Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Göz Sağlığı

Kapsül Haber Ajansı - Göz Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Göz Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Her Güneş Gözlüğü Gözleri Korumuyor! Haber

Her Güneş Gözlüğü Gözleri Korumuyor!

UV koruması bulunmayan güneş gözlüklerinin gözleri korumak yerine zarar verebileceğine dikkat çeken Optisyenlik Programından Dr. Naz Esin Başkan Özdemir, yanlış ürün seçiminin göz sağlığı açısından ciddi riskler oluşturabileceği konusunda uyardı. Dr. Özdemir, uzun süre ultraviyole ışınlarına maruz kalmanın katarakt, kornea hasarları ve sarı nokta hastalığı riskini artırabileceğini belirterek, “Güneş gözlüğü estetik bir tercih değil, göz sağlığını korumaya yönelik bir gerekliliktir.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Optisyenlik Programından Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, 27 Haziran Dünya Güneş Gözlüğü Günü dolayısıyla güneş gözlüğü seçimi konusunu değerlendirdi. Güneşin zararlı ışınları göz sağlığını tehdit ediyor Yaz aylarıyla birlikte güneş gözlüğü kullanımının arttığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, “Ancak birçok kişi güneş gözlüğünü yalnızca bir moda aksesuarı olarak görüyor. Oysa güneş gözlüğü, gözleri güneşin zararlı ultraviyole (UV) ışınlarından koruyan önemli bir sağlık gerecidir. Güneşten gelen UV ışınları yalnızca cildimizi değil, gözlerimizi de etkiler. Uzun süre korunmasız şekilde UV ışınlarına maruz kalmak; katarakt, kornea hasarları, göz yüzeyi hastalıkları ve sarı nokta hastalığı gibi ciddi sağlık sorunlarının gelişme riskini artırabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü kullanımı estetik bir tercih değil, göz sağlığını korumaya yönelik bir gerekliliktir.” dedi. Güneş gözlüğü alırken nelere dikkat edilmeli? Güneş gözlüğü alırken dikkat edilmesi gerekenleri anlatan Dr. Özdemir, “Tüketicilerin dikkat etmesi gereken ilk ve en önemli özellik, gözlüğün UV koruma özelliğine sahip olmasıdır. Camın koyu renkli olması tek başına koruma sağladığı anlamına gelmez. Bir güneş gözlüğünün ne kadar koyu olduğu değil, UV ışınlarını ne ölçüde engellediği önemlidir. Bu nedenle satın alınacak ürünün UV400 koruma özelliğine sahip olması gerekmektedir. UV400 ibaresi, gözlüğün 400 nanometreye kadar olan UVA ve UVB ışınlarının büyük bölümünü engelleyebildiğini gösterir. Ayrıca ürün üzerinde CE işaretinin bulunması ve güneş gözlükleri için geçerli olan EN ISO 12312-1 standardına uygun olması önemlidir. Bu standart, güneş gözlüklerinin güvenlik ve performans kriterlerini belirlemektedir.” diye konuştu. Koyu cam her zaman daha fazla koruma sağlamıyor Toplumda en sık yapılan yanlışlardan birinin de koyu renkli camların gözleri daha iyi koruduğunu düşünmek olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, şöyle devam etti: “Oysa UV filtresi bulunmayan koyu camlar, bazı durumlarda hiç gözlük kullanmamaktan daha zararlı olabilir. Koyu cam nedeniyle göz bebeği büyür ve göz içerisine daha fazla ışık girer. Eğer cam yeterli UV korumasına sahip değilse, kişi gözlerini koruduğunu düşünürken daha fazla zararlı ışına maruz kalabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü seçerken sadece camın renginin koyuluğuna değil, UV koruma özelliğine odaklanılmalıdır.” Her mevsimde aynı güneş gözlüğünü kullanmak doğru değil Güneş gözlüğü seçiminde mevsimsel koşulların da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Dr. Özdemir, camların ışık geçirgenliklerine göre kategori 0’dan kategori 4’e kadar sınıflandırıldığını söyledi ve “Kategori 0 ve 1 camlar düşük ışık koşullarında kullanılırken, kategori 2 orta ışık koşullarında ve kategori 3 camlar yoğun güneş ışığında günlük kullanım için en uygun seçeneklerdir. Kategori 4 camlar ise yüksek dağlık bölgeler, kar yansımalarının yoğun olduğu alanlar ve çok güçlü güneş ışığına maruz kalınan ortamlar için tasarlanmıştır.” şeklinde konuştu. Farklı coğrafi bölgelerde de farklı cam kategorilerine ihtiyaç duyulabilir Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, günlük kullanımda en yaygın olarak kategori 2 ve kategori 3 camların tercih edildiğini ifade ederek, şöyle devam etti: “Güneş gözlüğü cam kategorilerinde cam koyuluğu kategori 0'dan kategori 4'e doğru artmakta olup günlük kullanım için en yaygın tercihler kategori 2 ve kategori 3 camlardır. Kategori 4 camlarla araç kullanılması önerilmemektedir. Bu nedenle İstanbul'da mart ayında kullanılan bir güneş gözlüğü ile temmuz ayında kullanılan güneş gözlüğünün cam kategorisinin aynı olması her zaman doğru bir tercih değildir. Tek bir güneş gözlüğünü dört mevsim kullanmak çoğu zaman yeterli görsel konforu ve korumayı sağlamayabilir. Hatta güneş ışığının daha az olduğu dönemlerde gereğinden koyu cam kullanılması, göze ulaşan ışık miktarını azaltarak görme performansını olumsuz etkileyebilir. Benzer şekilde aynı mevsimde farklı coğrafi bölgelerde de farklı cam kategorilerine ihtiyaç duyulabilir. Örneğin temmuz ayında İstanbul ve Trabzon gibi farklı iklim özelliklerine sahip şehirlerde, optimum görsel konfor ve koruma sağlayacak cam kategorileri farklılık gösterebilir. Kısacası, nasıl ki tek bir ayakkabıyla dört mevsimi geçirmek mümkün değilse, tek bir güneş gözlüğüyle de her mevsimde aynı görsel konforu ve korumayı sağlamak mümkün değildir.” Kategori 4 camlarla araç kullanılmamalı Dr. Özdemir, kategori 4 camların görünür ışığın yaklaşık yüzde 95’ini engelleyebildiğini belirterek, “Kategori 4 camlar görünür ışığın yaklaşık yüzde 95'ini engelleyebildiğinden araç kullanımı sırasında tercih edilmemelidir. Bu camlar sürücünün görüşünü olumsuz etkileyebilir ve trafik güvenliği açısından risk oluşturabilir.” dedi. Büyük çerçeveli gözlükler daha etkili koruma sağlayabiliyor Güneş gözlüğü seçiminde yalnızca cam kalitesinin değil, çerçeve yapısının da önemli olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, “Gözlüğün yüz yapısına uygun olması, buruna rahat oturması ve göz çevresini mümkün olduğunca kapatması gerekir. Büyük çerçeveli gözlükler, güneş ışınlarının üstten, alttan ve yanlardan göze ulaşmasını azaltır. Özellikle bombeli tasarıma sahip gözlükler yanlardan gelen ışınlara karşı ilave koruma sağlayabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü seçerken yalnızca görünüşüne değil, göz çevresini ne ölçüde koruduğuna da dikkat edilmelidir.” diye konuştu. Güneş gözlüğü güvenilir satış noktalarından alınmalı Günümüzde güneş gözlüklerinin marketlerden internet sitelerine kadar pek çok farklı noktada satılabildiğini hatırlatan Dr. Özdemir, “Güneş gözlükleri günümüzde tıbbi cihaz kapsamında değerlendirilmemekte, koruyucu ürün kategorisinde yer almaktadır. Bu nedenle marketlerde, benzin istasyonlarında, tekstil mağazalarında, internet sitelerinde ve seyyar satış noktalarında dahi satılabilmektedir. Ancak göz sağlığını doğrudan etkileyen bir ürünün yalnızca görünüşüne veya fiyatına bakılarak satın alınması doğru değildir. Optisyenlik müesseseleri İl Sağlık Müdürlükleri ve ilgili kamu kurumları tarafından düzenli olarak denetlenmektedir. Buna karşın farklı satış noktalarında satılan güneş gözlüklerinin UV koruma özelliklerinin doğrulanması mümkün değildir. Bu nedenle tüketicilerin güneş gözlüğü satın alırken güvenilir satış noktalarını tercih etmeleri ve ürünün teknik özelliklerini sorgulamaları büyük önem taşımaktadır.” ifadesinde bulundu. Kalitesiz güneş gözlükleri ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir Yeterli UV korumasına sahip olmayan güneş gözlüklerinin uzun süre kullanımının önemli riskler taşıdığına dikkat çeken Dr. Özdemir, “Yeterli UV korumasına sahip olmayan güneş gözlüklerinin uzun süre kullanılması; katarakt gelişim riskinin artmasına, kornea hasarlarına, göz yüzeyinde tahriş ve hassasiyete, sarı nokta bölgesinde hasara ve görme kalitesinde bozulmalara neden olabilir. Özellikle çocuklar, açık havada çalışan bireyler ve güneşe uzun süre maruz kalan kişiler risk altındaki gruplar arasında yer almaktadır.” dedi. Çocukların gözleri daha fazla korunmalı Çocukların göz yapılarının yetişkinlere göre UV ışınlarına karşı daha hassas olduğunu vurgulayan Dr. Özdemir, “Çocukların göz merceğinin daha geçirgen olması nedeniyle zararlı UV ışınları gözün daha derin yapılarına ulaşabilmektedir. Bu nedenle çocuklarda güneş gözlüğü kullanımı ihmal edilmemelidir. Çocuklar için seçilecek güneş gözlüklerinde UV400 koruması, CE işareti, kırılmaya dayanıklı malzeme kullanımı ve yüz yapısına uygunluk mutlaka dikkate alınmalıdır.” diye konuştu. Güneş gözlüğü bir moda ürünü olmanın çok ötesinde Güneş gözlüğünün bir moda ürünü olmanın çok ötesinde, göz sağlığını koruyan önemli bir yardımcı olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, “Tüketicilerin yalnızca fiyatına, markasına veya görünümüne göre değil; UV korumasına, standartlara uygunluğuna ve satın aldıkları satış noktasının güvenilirliğine göre seçim yapmaları gerekir. Unutulmamalıdır ki doğru seçilmiş bir güneş gözlüğü yalnızca daha konforlu bir görüş sağlamakla kalmaz, aynı zamanda göz sağlığının korunmasına da önemli katkı sunar.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaz Tatilinde Lens Kullananlar Dikkat! Haber

Yaz Tatilinde Lens Kullananlar Dikkat!

Uzmanlar; deniz, havuz ve hatta duş sırasında kontakt lens kullanımının göz enfeksiyonları açısından önemli riskler oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ahmet Taşar, özellikle yaz aylarında artan su teması nedeniyle kontakt lens kullanıcılarının daha dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. Su ve Kontakt Lens Bir Araya Geldiğinde Risk Artabiliyor Kontakt lensler kornea yüzeyine doğrudan temas eden tıbbi ürünlerdir. Bu nedenle kullanım kurallarına uyulmaması durumunda enfeksiyon gelişme riski artabilmektedir. Deniz, havuz veya duş suyunda bulunabilen bazı mikroorganizmalar lens yüzeyine tutunarak göz dokusuna ulaşabilir. Op. Dr. Ahmet Taşar konu hakkında şu açıklamalarda bulunuyor: "Kontakt lensler mutlaka önerilen sürelerde kullanılmalı, gece uyumadan önce çıkarılmalı ve uygun solüsyonlarla saklanmalıdır. Lenslerle denize veya havuza girildiğinde su içerisindeki mikroorganizmalar lens ile kornea arasında kalabilir ve enfeksiyon gelişmesi için uygun bir ortam oluşabilir." Basit Bir Rahatsızlık Gibi Başlayıp Ciddi Sonuçlara Yol Açabilir Lens kullanımına bağlı gelişen enfeksiyonlar başlangıçta hafif belirtilerle kendini gösterebilir. Ancak gerekli değerlendirme ve tedavi süreci geciktiğinde daha ciddi tablolar ortaya çıkabilmektedir. Gözde kızarıklık, batma, sulanma, bulanık görme ve ışığa karşı hassasiyet gibi şikâyetler enfeksiyonun ilk belirtileri arasında yer alabilir. İlerleyen süreçte kornea dokusunu etkileyen keratit gibi daha ciddi enfeksiyonlar gelişebilir. Bu nedenle özellikle deniz veya havuz sonrasında ortaya çıkan göz şikâyetlerinin ihmal edilmemesi önem taşımaktadır. Deniz ve Havuz Sonrasında Bu Belirtilere Dikkat Deniz veya havuz sonrasında; Gözde belirgin kızarıklık,Ağrı veya batma hissi,Bulanık görme,Yoğun sulanma,Işığa karşı hassasiyet, gibi belirtiler ortaya çıkıyorsa göz hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirilmesi önerilmektedir. Yaz Aylarında Lens Kullanıcıları Nelere Dikkat Etmeli? Yaz döneminde kontakt lens kullanan bireylerin hijyen kurallarına daha fazla özen göstermesi gerekir. Enfeksiyon riskinin azaltılmasına yardımcı olabilecek bazı önlemler şunlardır: Lenslerin önerilen kullanım süresi aşılmamalıdır.Lensler düzenli olarak değiştirilmeli ve bakım ürünleri uygun şekilde kullanılmalıdır.Lenslerle duş alınmamalı, mümkünse yüzme sırasında lens kullanılmamalıdır.Gözlerde kuruluk hissi oluşması durumunda göz hekiminin önerdiği ürünler kullanılmalıdır.Lens kapları düzenli aralıklarla yenilenmelidir. Kontakt Lens Kullanımına Alternatif Seçenekler Değerlendirilebilir Kontakt lens kullanımı birçok kişi için güvenli ve etkili bir görme düzeltme yöntemi olsa da bazı bireyler gözlük veya lens kullanımına alternatif seçenekleri merak edebilmektedir. Günümüzde miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarının düzeltilmesinde farklı refraktif cerrahi yöntemler kullanılabilmektedir. Yapılan detaylı göz muayenesi sonrasında uygun adaylarda Excimer Lazer veya ReLEx SMILE Pro gibi yöntemler hekim tarafından değerlendirilmektedir. Uygulanabilecek yöntemin belirlenmesinde kornea yapısı, göz numarası, göz sağlığı ve kişinin genel tıbbi durumu birlikte ele alınmalıdır. Op. Dr. Ahmet Taşar, konuyla ilgili şu bilgileri paylaşıyor: "Yaz aylarında göz sağlığını korumanın temel yolu, kontakt lenslerin doğru kullanımı ve hijyen kurallarına uyulmasıdır. Görme kusurlarının düzeltilmesine yönelik güncel teknolojiler farklı seçenekler sunabilse de her yöntem her birey için uygun olmayabilir. Bu nedenle göz sağlığıyla ilgili kararların ayrıntılı göz muayenesi ve tıbbi değerlendirme sonrasında verilmesi önemlidir." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Göz Sağlığında Hastalar   Rakama Değil Uzmanlığa Bakıyor Haber

Göz Sağlığında Hastalar Rakama Değil Uzmanlığa Bakıyor

Göz sağlığı alanında lazer ve akıllı lens operasyonlarına yönelik talep artarken, tüketici kararlarının merkezinde maliyet değil güven yer alıyor. Dünyagöz Hastaneler Grubu’nun FutureBright Group iş birliğiyle pazar araştırmasına göre, katılımcıların yüzde 89’u için göz operasyonuna karar verme aşamasında en kritik faktör cerrahın deneyimi olarak ortaya çıkıyor. Operasyon sürecinde tasarruf arayışı var olsa da nihai karar; cerrah deneyimi, uzmanlık, referans ve şeffaflık ekseninde şekilleniyor. Veriler, günümüzde “fiyat değil güven odaklı” bir karar mekanizmasının öne çıktığını ortaya koyuyor. Bu durum, sektördeki rekabetin artık güven ve deneyim odaklı yürüdüğüne işaret ediyor. Gözde bilgi kaynağı yakın çevre Göz sağlığında hastanın yolculuğu genellikle çevreden gelen uyarılar ve görme kalitesindeki belirgin düşüşün bariz şekilde fark edilmesi ile başlıyor. Bu noktada hastalar için en etkili yönlendiriciler; aile üyeleri, iş arkadaşları ve komşular olarak dikkat çekiyor. Hasta için yakın çevre, bilinmezlik karşısındaki endişesini azaltıcı bir filtre görevi üstleniyor. Branş hastaneleri tercih nedeni Katılımcıların %65’i, yalnızca ilgili alanda uzmanlaşmış doktor veya kuruma güvendiğini belirtiyor. Bu durum, göz gibi kritik bir organda geri dönüşü olmayan hata korkusunun karar mekanizmasında belirleyici olduğunu ortaya koyarken, branş hastaneciliğinin önemine referans veriyor. Cerrahide özel hastane tercih ediliyor Söz konusu cerrahi bir operasyon olduğunda her 10 kişiden 6’sı önemli operasyonlar için özel hastaneyi tercih edeceğini, yalnızca 2’si devlet hastanelerine yöneleceğini ifade ediyor. Yüksek maliyetler, her 10 kişiden sadece 1’i için tedaviden vazgeçme sebebi sayılıyor. Bu veriler, göz sağlığı için bütçeden tasarruf etmek yerine 'en güvenli ve en doğru' sonuca odaklanıldığını kanıtlar nitelikte. Özel hastane tercihi hasta deneyimi, hız, konfor ve iletişim ekseninde yoğunlaşırken, devlet hastanesi tercihi ise maliyet olarak göze çarpıyor. Hastanenin fiziki yapısı güveni pekiştiriyor Operasyon geçirmek üzere hastaneye adım atan her 10 kişiden 4’ü, hastanenin fiziksel koşullarının ferah, aydınlık ve düzenli olmasını bekliyor. Hastanede bekleme süreci söz konusu olduğunda ise ortamın konforu belirleyici olmakla birlikte ferah alanlar, ergonomik oturma düzeni ve ikramlar beklemeyi daha kabul edilebilir kıldığı ifade ediliyor. Araştırma sonuçlarına dair değerlendirmelerde bulunan Dünyagöz Hastaneler Grubu CEO’su Güçlü Batkın şunları söyledi: "Bu araştırma, toplumun göz sağlığına bakışı noktasında stratejik bir önem taşıyor. Günümüzde hastaların karar mekanizmasının merkezine 'fiyat' yerine 'güven ve uzmanlığı' koymuş olması, branş hastaneciliğinin ve tecrübeli hekim kadrosunun hayati değerini bir kez daha kanıtlıyor. Araştırma sonuçları, onlara sunduğumuz güven odaklı hizmet standartlarını daha da yukarı taşıma noktasında bizim için kıymetli bir yol haritası oldu.” FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula, araştırma sonuçları hakkında açıklamalarda bulundu: “Bu araştırma bize sadece insanların neye baktığını değil, nasıl karar verdiğini de anlattı. Karar anında güçlü bir gerilim var. İnsanlar göz sağlığı için kuruma gittiklerinde sadece tedavi olmuyor, aynı zamanda ‘hasta mıyım müşteri mi?’ sorusunu da yaşıyor. Bu yüzden cerrah ya da teknoloji ne kadar belirleyici ise, sürecin ne kadar şeffaf olduğu da bir o kadar belirleyici. Asıl kırılma ise kararın kendisinde. Cerrah deneyimi deniyor ama mesele aslında ‘kime kendimi emanet ediyorum’ sorusu. Bu cerrah gerçekten bu kurumun parçası mı, teknoloji gerçekten söylendiği gibi mi, süreç bana açıkça anlatılıyor mu… Bu sorular belirleyici oluyor. Referans arayışı, ikinci görüş ihtiyacı, detaylı açıklama beklentisi. Hepsi aynı ihtiyaca çıkıyor. Bugün sağlıkta farkı yaratan, en iyi hizmeti sunan kadar, süreçler konusunda en açık ve en dürüst olan kurumlar.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hatay Defne’de Çocuklara Göz Sağlığı Taraması Haber

Hatay Defne’de Çocuklara Göz Sağlığı Taraması

İstanbul Bilgi Üniversitesi Optisyenlik Programı’nın ana yürütücülüğünde hayata geçirilen “Önlenebilir Körlük ile Aydınlık Bir Yaşam” projesi kapsamında, Hatay’ın Defne ilçesindeki Gümüşgöze İlkokulu’nda çocuklara yönelik göz sağlığı taraması yapıldı. 6 Şubat 2023 yılında meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası bölgede iyileşme sürecine katkı sunmayı amaçlayan çalışma, akademisyenler ve BİLGİ Optisyenlik Programı öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Üsküdar Üniversitesi, Muş Alparslan Üniversitesi, Türk Kızılay, Miyop-Der (Miyopi Akademi Optik ve Optometri Göz ve Görme Sağlığı Derneği) ve Miyopi Academy işbirliğiyle yürütülen çalışmada, çocuklarda görme kusurlarının erken tanı ve yönlendirme yoluyla tespit edilmesi hedeflendi. Gerçekleştirilen taramalarla önlenebilir körlük risklerine dikkat çekilirken elde edilen bulgular değerlendirilmek ve gerekli yönlendirmelerin yapılması amacıyla ilgili sağlık birimlerine iletilmek üzere kayıt altına alındı. Proje kapsamında göz sağlığı taramalarının yanı sıra okul bünyesinde göz sağlığına yönelik eğitim atölyeleri kuruldu. Atölye çalışmalarında çocuklara göz sağlığını koruma, doğru görme alışkanlıkları ve ekran kullanımı konularında yaş gruplarına uygun bilgilendirme yapıldı. Bu kapsamda yürütülen çalışmalar, tarama ve eğitimi bir araya getiren bütüncül bir halk sağlığı yaklaşımı olarak yürütüldü. Projenin ana yürütücüsü İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Miyopi Academy Direktörü Aykut Çağlı, çocukluk çağında erken tanının önemine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Miyopi başta olmak üzere çocukluk çağında ortaya çıkan görme kusurları, erken fark edildiğinde büyük ölçüde önlenebilir. Çocukların göz sağlığı, yalnızca bireysel bir sağlık meselesi değil; aynı zamanda eğitim, gelişim ve toplum sağlığının temel bir parçasıdır. Bu sorumlulukla sahadayız ve çocukların gözlerindeki ışığı korumaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Gücüyle Detaylı Göz Muayenesi Haber

Yapay Zekâ Gücüyle Detaylı Göz Muayenesi

Bu vizyonla Prof. Dr. Bozkurt Şener, Türkiye’de kullanılmaya başlanan yapay zekâ destekli göz muayene cihazları ile göz sağlığındaki bir yeniliği sağlık hizmetine kazandırıldığını anlattı. Göz sağlığında erken tanının hayati önem taşıdığını vurgulayan Dünyagöz Hastaneler Grubu Medikal Direktörü Prof. Dr. Bozkurt Şener, Türkiye’de kullanılmaya başlanan yapay zekâ destekli göz muayene cihazları ile göz muayenesinin daha da detaylı bir şekilde yapılabildiğini söyledi. Prof. Dr. Bozkurt Şener, “Günümüzde göz hastalıklarının büyük bir kısmı, hasta farkına varmadan ilerleyebiliyor. Bu nedenle düzenli ve detaylı göz kontrolleri, görme kayıplarının önlenmesinde en etkili yaklaşım haline geliyor. Yapay zekâ destekli bu yeni nesil muayene cihazları sayesinde artık hastalarımıza çok hızlı ölçümler yaparak çok daha fazla veri sunarak detaylı göz muayenesi yapabiliyoruz. Yapay zeka destekli göz muayene cihazının bu verileri ölçüp sunabilmesi için yaklaşık 6-7 dakikada yeterli olabiliyor. Bu veriler ışığında göz doktorunun kişiye özel tedavi uygulayabilmesi için kapsamlı bir değerlendirme yapmasına imkan doğuyor” dedi. Yapay Zekâ ile Hızlı, Kapsamlı ve Objektif Değerlendirme Yapay zekâ destekli göz muayene cihazının çalışma prensibini anlatan Prof. Dr. Şener, sistemin tek bir platformda çok sayıda ölçümü bir araya getirdiğini belirterek şunları söyledi: “Bu teknoloji, gözün optik ve anatomik yapısına ait 100’ün üzerinde parametreyi birkaç dakika içinde ölçüyor. 120’nin üzerinde göz rahatsızlığını; semptomlar, risk faktörleri, görsel testler ile tespit ediyor. 30 yapay zeka algoritması tarafından elde edilen veriler yapay zekâ algoritmalarıyla analiz edilerek detaylı ve görsel bir rapora dönüştürülüyor. Bu sayede hekimin değerlendirmesi çok daha objektif, hızlı ve güvenilir hale geliyor.” Kişiye Özel Göz Sağlığı Verileri Sunuluyor Yapay zekâ destekli göz muayene cihazının sunduğu kapsamlı veri setine dikkat çeken Prof. Dr. Bozkurt Şener, şu bilgileri paylaştı: Yapay zekâ destekli göz muayenesi ile yaklaşık 6-7 dakika içerisinde; kornea, retina ve göz tansiyonu alanlarında: Kornea topografisi ve kornea kalınlığı,Retinada görme siniri ve sarı nokta değerlendirmesi,Göz tansiyonunun gerçek değeri,Gözün ön ve arka yapısına ilişkin detaylı ölçümler,Gözün refraksiyon kusurlarına dair bilgiler vermektedir. Bu kapsamlı ölçümlerin, göz sağlığının mevcut durumunu net biçimde ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Şener, erken tanının ötesine geçen bir avantaj sağladığını ifade etti: “Aynı zamanda bu veriler, hastanın lazer göz cerrahisine ve premium lens (akıllı lens) cerrahisine uygun olup olmadığı konusunda da bize çok değerli bilgiler sunuyor. Hastanın göz yapısı, kornea kalınlığı ve diğer biyometrik parametreler yapay zekâ ile analiz edilerek, cerrahiye uygunluk objektif şekilde değerlendirilebiliyor. Bu da hem hasta güvenliğini artırıyor hem de doğru hasta doğru tedavi yaklaşımını güçlendiriyor.” Göz hastalıklarının ciddi bir bölümünün belirti vermeden ilerlediğine dikkat çeken Prof. Dr. Bozkurt Şener, erken tanının önemini şu sözlerle vurguladı: “Göz sağlığında erken tanı, tedavi başarısını artırmanın yanı sıra geri dönüşü olmayan görme kayıplarının önüne geçilmesini sağlar. Yapay zekâ destekli muayene ile tespit edilen risklere göre hastalar, tüm göz branşlarındaki uzman hekimlere yönlendirilerek değerlendirilir. Bu bütünleşik yaklaşım sayesinde her hasta, ihtiyacına özel bir tedavi sürecine dahil edilir. Risklerin doğru branşlarda ele alınması hem hasta güvenliği hem de sonuç başarısı açısından son derece büyük önem taşır.” Donanımlı Merkezlerde Muayene Büyük Avantaj Sağlıyor Gelişmiş teknolojinin, uzman hekim kadrosuyla birlikte anlam kazandığını belirten Prof. Dr. Şener sözlerini şöyle tamamladı: “Bu tür ileri teknolojiye sahip muayene sistemlerinin, tam donanımlı merkezlerde kullanılması son derece önemlidir. Yapay zekâ destekli bu teknoloji, hastalara hızlı, güvenilir ve kapsamlı bir göz sağlığı hizmeti sunarken, aynı zamanda dünyadaki ileri teknolojilerin deneyimlenmesine de imkân tanıyor. Yapay zekâ geliştikçe hekimlerin daha fazla bilgiye ulaşması, öğrenmesi ve kendini geliştirmesi mümkün oluyor. Bu bilgiler, doğru değerlendirildiğinde cerrahide ve medikal tedavi planlamalarda başarıyı ve güveni artırıyor.”

Kontakt Lens Kullananlar İçin 4 Altın Kural Haber

Kontakt Lens Kullananlar İçin 4 Altın Kural

Dünya genelindeki kontakt lens kullanıcılarının yüzde 70'inin kadınlardan oluştuğu ve bu kullanıcıların çoğunun cilt bakımı ve makyaj gibi rutinlere özen gösterdiği biliniyor. Ancak göz sağlığını korumak için kontakt lensler ve kozmetik ürünler arasındaki etkileşimlerin göz önünde bulundurulması gerekiyor. Türk Oftalmoloji Derneği Derneği Kontakt Lens Birim Başkanı Prof. Dr. Zeynep Özbek kontakt lens kullanırken dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi. Türkiye’de 1928 yılında kurulan ülkemizin en köklü derneklerinden, Türk göz doktorlarını temsil eden Türk Oftalmoloji Derneği 59. Ulusal Kongresi 19-23 Kasım 2025 tarihleri arasında Antalya’da düzenleniyor. Kongre kapsamında göz hastalıkları ve tedavi yöntemleri ile ilgili son gelişmelerin ele alındığı bilimsel sunumlar ve tartışmalar yapılıyor. Göz sağlığı ve hastalıkları konusunda halkı bilinçlendirmeye yönelik faaliyetler yürüten Türk Oftalmoloji Derneği Derneği Kontakt Lens Birim Başkanı Prof. Dr. Zeynep Özbek açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Zeynep Özbek, kırma kusuru olan ve gözlükle rahat edemeyen kişiler için hayatı kolaylaştıran kontakt lenslerin yanlış kullanılması halinde ciddi sorunlara yol açabileceğinin altını çizdi. Göz doktoruna danışılmadan kontakt lens kullanımına başlanmaması gerektiğini vurguladı. Kontakt lenslerin kırma kusurları için, bazı göz hastalıklarında tedavi amaçlı ve bazen de kozmetik amaçla kullanıldığını söyleyen Dr. Zeynep Özbek, kontakt lens kullanımı ile ortaya çıkabilecek en önemli problemlerin, kornea enfeksiyonları, immün reaksiyonlar, alerjik problemler, kuru göz ya da lensle ilgili sorunlar olabileceğini söyledi. Prof. Dr. Zeynep Özbek açıklamalarına şöyle devam etti: “Kontakt lensler, gözlüklerden farklı olarak doğrudan göz yüzeyine uygulanır ve tüm gün boyunca kornea üzerinde kalır. Bu, kontakt lenslerin gözyaşı ve göz kapağı çevresiyle sürekli temas halinde olduğu anlamına gelir. Gün içinde 12-20 bin kez göz kırptığımız düşünüldüğünde, göz altı kremleri, far, rimel, eyeliner, gibi ürünlerin göz ve lens yüzeyine bulaşma olasılığı oldukça yüksektir. Özellikle gözün refleks olarak sulandığı durumlarda çöz çevresine uygulanmış tüm maddeler göz yüzeyine ve lens üzerine dağılır. Bilimsel çalışmalar bu tip ürünlerin kontakt lens yüzeyinde birikebildiğini göstermiştir. Her ne kadar her akşam uyumadan önce lenslerimizi çıkarıp solüsyonla temizlesek de bazı yağ bazlı içerikler (özellikle su ile çıkmayan) kalıcı olarak lensin yapısında kalabilmekte uzamış kullanımda alerjik reaksiyonlara ve bağışıklık sistemine bağlı sorunlara yol açabilmektedir.” Sağlıklı ve hijyenik kontakt lens kullanımı için altın kurallar: Göz sağlığınızı riske atmamak adına lens kullanımı ve kozmetik ürünlerle ilgili detaylı bilgiyi mutlaka bir göz hekiminizden alın. Hijyen Önceliklidir: Lens takmadan önce ellerinizi sabunla iyice yıkayın, durulayın ve kurulayın. Tırnaklarınızın kısa olmasına özen gösterin. Makyaj yapmadan önce takın: Lenslerinizi ellere, yüze ve göze bir şey sürmeden önce ve makyaj yapmadan önce takın. Makyaj yaparken lens yüzeyine bulaşma riskini azaltmak için kirpik diplerine ürün sürmekten kaçının. Doğru Sıralamayı İzleyin: Lenslerinizi çıkarırken önce ellerinizi iyice sabunla yıkayıp, durulayın ve kurulayın. Temiz elinizle önce lenslerinizi çıkarıp lens kabına yerleştirip solüsyon koyun. Ardından makyajınızı temizleyin. Lens gözde iken uygulanacak makyaj temizleme ürünleri lens yapısına zarar verebilir. Kalıcı Makyaj ve Yapay Kirpik Uygulamaları: Kirpik diplerinde yer alan ve gözyaşına katkıda bulunan Meibomian bezlerine zarar verebileceklerinden bu işlemler için uygulayıcının bilgisi ve kullanılacak malzeme konusunda dikkatli olun. Bu tür uygulamalar ciddi alerji ve enfeksiyonlara yol açabilir. Kontakt lens kullanımı sırasında gözde ağrı, kızarıklık, yanma, batma gibi sorunlar olursa kontakt lensinizi hemen çıkarıp, lensiniz, lens kabı ve solüsyonunuz ile birlikte göz hekimize başvurun, çünkü eğer bir enfeksiyon varsa bunlardan örnek almak gerekir.

Göz Doktorları Kongrede Buluştu Haber

Göz Doktorları Kongrede Buluştu

Türkiye’de 1928 yılında kurulan ülkemizin en köklü derneklerinden, Türk göz doktorlarını temsil eden Türk Oftalmoloji Derneği’nin 59’uncu Ulusal Kongresi 19-23 Kasım 2025 tarihleri arasında Türk Oftalmoloji Derneği Ankara Şubesi katkılarıyla Antalya’da düzenleniyor. Türkiye’nin en köklü meslek kuruluşlarından biri olan ve göz hekimlerini temsil eden Türk Oftalmoloji Derneği’nin (TOD), Türk göz hekimlerinin mesleki becerilerini ve deneyimlerini artırmak amacıyla düzenlediği en büyük toplantı niteliğini taşıyan Ulusal Kongre bu yıl 19-23 Kasım 2025 tarihleri arasında Antalya’da düzenleniyor. Kuruluşunun 97. yılını kutlayan dernek tüm yıl boyunca sempozyum, kurs, beceri aktarım programları ve webinarlar düzenliyor. Yılda bir kez gerçekleşen Ulusal Kongre Türk Oftalmoloji Derneği’nin en önemli ve büyük katılımlı bilimsel aktivitesi olarak yer alıyor. Bu yıl da Antalya – Rixos Sungate Hotel ve Kongre Merkezi’nde 5 gün boyunca Türkiye’nin ve dünyanın alanında uzman ve deneyimli göz hekimleri bir araya gelecek; bilgi ve tecrübelerini meslektaşları ile paylaşacak. Göz hastalıkları ve göz sağlığı alanında ülkemizdeki en kapsamlı ve önemli etkinlik olan kongreye, yurtiçi ve yurtdışından 2 binden fazla göz hekimi, 451 yerli ve 36 yabancı konuşmacının yanı sıra 50’ye yakın firma ve endüstri temsilcisi katılıyor. Antalya – Rixos Sungate Hotel ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen TOD 59’uncu Ulusal Kongresi kapsamında paneller, kurslar, yuvarlak masa toplantıları, video oturumları, sözlü sunumlar, poster etkinlikleri ve uydu toplantıları her yıl olduğu gibi bu yıl da gerçekleştiriliyor. Göz sağlığı ile ilgili ülkemizdeki ve dünyadaki tüm gelişmelerin, yeniliklerin, son geliştirilen tedavi yöntemlerinin kapsamlı bir şekilde paylaşılacağı bu kongre göz hekimlerine sosyal olarak da bir araya gelme fırsatı sunuyor. Bir yıl süren hazırlık, uluslararası katkı Türk Oftalmoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Huban Atilla, kongre hakkında şu bilgileri verdi: “Ulusal Kongre Organizasyon Kurulu yaklaşık bir yıl süren hazırlık aşamasında, çevrimiçi ve yüz yüze yapılan toplantılar ile hem bilimsel açıdan zengin ve güncel olan paneller, kurslar, yuvarlak masa toplantıları, etkileşimli toplantılar, video oturumları, sözel sunumlar ile poster etkinlikleri, uluslararası genç oftalmologlar oturumları, UKOK panelleri ve endüstri uydu toplantıları, hem de sosyal açıdan meslektaşlarımızla bir araya gelerek hasret giderecek programlar hazırlamak için azami gayret gösterdi. Ulusal Kongremizi uluslararası düzeye taşımak ve yurtdışından meslektaşlarımızın da katılımını arttırmak amacıyla bu yıl daha fazla salonda yabancı dillere tercüme yapılıyor. TOD eğitim birimlerimizin katkıları ile hazırlanan bilimsel programda, yine onların önerileri doğrultusunda yurtdışından davet ettiğimiz bilim insanları ve diğer davetli oftalmoloji dernek başkanları da kongrenin bilimsel programını bilgi ve tecrübeleri ile daha zenginleştirecekler.” Bilim İleri Eğitim Programları Türk Oftalmoloji Derneği Ulusal Kongresi daha önceki yıllarda olduğu gibi ilk gün artık geleneksel hale gelen Bilim İleri Eğitim Programları (BİLEP) ile başladı. Oftalmoloji alanında ileri düzeydeki çalışmalar ve yeni bilgiler, katarakt cerrahisinde özellikli durumlar ve yenilikler, premium yapay göz iç lens cerrahisinde güncellenme, retina hastalıkları, vitreoretinal cerrahi, kornea, oküler yüzey ve glokomda yenilikler olarak belirlenen başlıklar katılımcılarla paylaşılıyor. Tecrübeli ve genç göz hekimlerini bir araya getiren, bilimsel ve sosyal yönden büyük katkılar sağlayan kongrede bu yıl seçimli genel kurul da yapılacak. Köklü ve kurumsal yapısı ile diğer derneklere de örnek olan Türk Oftalmoloji Derneği’nde iki yıllığına görevi devralacak yönetim delegelerin oyları ile belirlenecek.

Göz Sağlığında Salgın: Diyabet Haber

Göz Sağlığında Salgın: Diyabet

Dünya genelinde diyabetli bireylerin sayısı hızla artarken, bu hastalığın göz sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri de giderek büyüyor. Dünyagöz Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Fevzi Akkan, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü kapsamında yaptığı açıklamada, diyabetin gözde oluşturduğu kalıcı hasarlara karşı erken tanı ve düzenli göz muayenelerinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) verilerine göre, dünya genelinde 2025 itibarıyla 828 milyon yetişkin diyabetle yaşıyor. Bu rakamın 2050 yılına kadar 1,3 milyara ulaşması bekleniyor. Her 10 yetişkinden biri diyabetli olmasına rağmen, bu kişilerin önemli bir kısmı hastalığının farkında değil veya yeterli tedavi alamıyor. Diyabetin, kanda glikoz oranının yükselmesiyle ortaya çıkan ciddi bir metabolik hastalık olduğunu vurgulayan Dünyagöz Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Fevzi Akkan, “Yüksek şeker düzeyi retina damarlarında bozulmaya yol açarak görme kaybına neden olur. Bu nedenle diyabet hastalarının göz muayenelerini düzenli aralıklarla yaptırmaları büyük önem taşır,” dedi. Erken Tanı Görmeyi Kurtarabilir Diyabetin, gözün ağ tabakasında kanamalara ve sarı noktada ödem oluşumuna yol açabileceğini belirten Op. Dr. Fevzi Akkan, bu durumların zamanında fark edilmemesi halinde kalıcı görme kaybı yaşanabileceğini söyledi. “Erken teşhis edilen vakalarda görme kaybını önlemek mümkündür. Ancak birçok hasta, gözde ciddi hasar oluşana kadar muayeneye gitmiyor. Bu da geri dönüşü olmayan sonuçlara neden oluyor,” diye konuştu. Hastalığın Hızını Yavaşlatmak Mümkün Araştırmalara göre Türkiye’de diyabet hastalarının yüzde 82’si bu hastalık nedeniyle günlük yaşamında zorlanıyor, tamamı ise hastalığın ruhsal durumlarını olumsuz etkilediğini belirtiyor. Op. Dr. Fevzi Akkan, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak için alınabilecek önlemleri şu şekilde sıraladı: Hareketli bir yaşam tarzı benimseyin.Kan şekeri dengesini koruyun, açlık-tokluk farklarını azaltın.İşlenmiş gıdalardan uzak durun.Erken evrede teşhis edilen hastalarda, sarı nokta ödemine yönelik göz içi ilaç enjeksiyonları ve kanamalı damarlarda lazer tedavisi ile görme uzun süre korunabilir. Düzenli Kontroller Hayati Önem Taşıyor Diyabetik retinopatinin, 50 yaş altındaki bireylerde körlüğe yol açan en yaygın neden olduğunu hatırlatan Op. Dr. Fevzi Akkan, hastaların özellikle diyabetin 5’inci yılından itibaren yılda en az bir kez göz muayenesi yaptırmaları gerektiğini söyledi. Hastalığı teşhis edilen bireylerde ise 3 ila 4 ayda bir düzenli muayenenin şart olduğunu vurguladı. Göz Sağlığını Korumak Elinizde Diyabetin gözde en sık neden olduğu hastalık olan diyabetik retinopatinin, görme oranında yüzde 90’a varan kayıplara yol açabileceğini belirten Op. Dr. Fevzi Akkan, şu uyarılarda bulundu: “Diyabet, retinadaki kılcal damarların yapısını bozarak hücre kaybına, damar geçirgenliğinin artmasına ve sarı noktada sıvı birikimine neden olur. Zamanla retinada yeni damarlar oluşur, bu damarlar kanayabilir ve göz içinde zar oluşumuna yol açabilir. Sonuç olarak ciddi görme kayıpları ve ağrılı göz tansiyonu artışları meydana gelir.” Göz Muayenesini İhmal Etmeyin Op. Dr. Fevzi Akkan, diyabetin tamamen ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını, ancak düzenli takip ve uygun tedaviyle gözdeki olumsuz etkilerin yavaşlatılabileceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Diyabet hastaları, görme yetilerini korumak istiyorlarsa yılda en az bir kez göz muayenesi olmalı. Unutmayın, erken tanı hayat kurtarır, göz sağlığınızı korur.”

Okula Dönüşte Göz Sağlığına Dikkat! Haber

Okula Dönüşte Göz Sağlığına Dikkat!

Prof. Dr. Huban Atilla, görme sorunlarının çocukların dersleri takip etme, okuma ve yazma becerilerini doğrudan etkilediğini ifade etti. “Göz sağlığı, çocukların öğrenme sürecinde temel bir rol oynar. Net bir görüşe sahip olmayan çocuklar, tahtadaki yazıları göremeyebilir, kitapları okumakta zorlanabilir ve derslere odaklanmakta güçlük çekebilirler” diyen Atilla, özellikle miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarının erken teşhis edilip tedavi edilmesinin önemine vurgu yaptı. Çocukların göz sağlığı ile ilgili olarak hem anne babaların hem de öğretmenlerin dikkatinin önemli olduğunu paylaştı. Erken tanı önemli Ebeveynlerin, okula başlamadan önce çocuklarını göz muayenesine götürmelerini öneren Atilla, “Erken teşhis edilen göz problemleri, basit müdahale ve önlemlerle çözülebilir ve çocuğun öğrenim hayatı olumsuz etkilenmeden sağlıklı bir şekilde devam edebilir. Göz taramaları, çocukların gelecekteki başarıları için hayati öneme sahiptir. Çocuklarda sık görülen hastalıklar arasında, göz tembelliği, miyop, hipermetrop, şaşılık, astigmat, konjonktivit gibi birçok farklı hastalık yer alıyor. Erken tanı ve tedavi yapılmadığında ise çocuğun tahtayı iyi görememesi, okurken satır atlaması, cümleleri eliyle takip etmesi, baş ağrısı, gözlerini kırpıştırma, gözlerde sulanma ve ödevlerini yaparken zorlanması gibi okul başarısını da olumsuz etkileyebilecek sorunlar ortaya çıkabilir.” dedi Türk Oftalmoloji Derneği’nden öneriler Türk Oftalmoloji Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Huban Atilla çocukların göz sağlığını korumak ve okul başarısını desteklemek için ebeveynlere ve öğretmenlere şu önemli tavsiyelerde bulundu; Düzenli göz muayenesi: Çocukların okul öncesi dönemde ilk göz muayenesini yaptırmaları büyük önem taşır. Ayrıca, okul çağında olan çocukların her yıl düzenli olarak göz kontrollerine götürülmesi, olası görme problemlerinin erken teşhis edilmesi ve tedavi edilmesi açısından kritik öneme sahiptir. Özellikle miyopi okul çağı çocuklarında ortaya çıkar ve gözlerini kısma, baş ağrısı gibi şikayetlere sebep olur. Görme şikayetlerine duyarlılık: Çocuklar genellikle görme problemlerini fark edemez veya bunu ifade edemezler. Ancak sık sık baş ağrısı, gözlerini kısarak bakma, tahtadaki yazıları görememe, kitap okurken zorlanma gibi belirtiler göz problemlerinin işareti olabilir. Bu tür belirtiler gözlemlendiğinde vakit kaybetmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. Aydınlatma ve çalışma ortamı: Çalışma masalarının iyi aydınlatılmış olması, gözlerin zorlanmasını önlemek açısından önemlidir. Çocukların ders çalıştığı ortamda doğal ışık tercih edilmeli, yapay ışık kullanılıyorsa da göz yormayan, yeterli düzeyde aydınlatma sağlanmalıdır. Loş ışıkta veya karanlıkta yakın çalışma, telefon veya tablete bakmak miyopinin artması için risk teşkil etmektedir. Ekran süresine dikkat: Günümüzde çocuklar, ders çalışırken veya oyun oynarken uzun süre ekran başında vakit geçiriyor. Bu durum göz yorgunluğuna ve uzun vadede göz problemlerine yol açabilir. Ebeveynler, çocuklarının ekran karşısında geçirdiği süreyi sınırlamalı ve 20-20-20 kuralını uygulamalıdır. Çocuklar her 20 dakikada bir, 20 saniye boyunca 20 metre uzaklıktaki bir nesneye bakarak gözlerini dinlendirmelidirler. Ayrıca miyopi varlığında açık havada geçirilen sürenin arttırılması ve yakın mesafeden bakmanın engellenmesi miyopinin ilerlemesini azaltabilir. Dengeli beslenme: Göz sağlığı için gerekli vitamin ve minerallerin düzenli olarak alınması gerekmektedir. A, C ve E vitaminleri ile omega-3 yağ asitleri açısından zengin besinler tüketilmelidir. Düzgün ve sağlıklı beslenen çocuklarda ek vitamin A desteğine ihtiyaç yoktur. Okul ve aile iş birliği: Öğretmenlerin, öğrencilerin göz sağlığı konusundaki olası şikayetlerine karşı dikkatli olmaları ve ebeveynlerle iş birliği içinde olmaları gerekmektedir. Okulda tahtayı görememe, yakın okuma veya gözlerini kısma kırma kusurlarının habercisi olarak değerlendirilmelidir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.