Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gri Standartları

Kapsül Haber Ajansı - Gri Standartları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gri Standartları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzocam, Sürdürülebilirlikte Öncülüğünü İkinci Raporuyla Güçlendirdi Haber

İzocam, Sürdürülebilirlikte Öncülüğünü İkinci Raporuyla Güçlendirdi

Türkiye yalıtım sektörünün kurucusu ve lider markası İzocam, sürdürülebilirlik alanındaki öncü yaklaşımını ikinci Sürdürülebilirlik Raporu ile bir kez daha ortaya koydu. Global Reporting Initiative (GRI) standartları doğrultusunda hazırlanan rapor; şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performansını, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda kaydettiği ilerlemeyi ve gelecek dönem yol haritasını şeffaf bir şekilde paylaştı. Sürdürülebilirliğin İzocam'da artık ayrı bir proje değil, tüm iş süreçlerinin temelini oluşturan bir yönetim anlayışı haline geldiğini belirten İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, "Üretimden Ar-Ge'ye, tedarik zincirinden insan kaynaklarına, ürün geliştirmeden dijital dönüşüme kadar tüm süreçlerimizi sürdürülebilirlik bakış açısıyla yönetiyoruz. Türkiye yalıtım sektöründe sürdürülebilirlik raporu yayımlayan ilk şirket olarak hazırladığımız ikinci raporumuz ise yalnızca bir raporlama çalışması değil; sürdürülebilirlik alanındaki kararlılığımızın, şeffaflık anlayışımızın ve sürekli gelişim yaklaşımımızın somut bir göstergesidir." diye konuştu. 2025 yılı sürdürülebilirlikte önemli adımların atıldığı bir dönem oldu İzocam'ın ikinci Sürdürülebilirlik Raporu'nda, 2025 yılında sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda hayata geçirilen çalışmalar öne çıktı. Operasyonel verimliliği artırmaya yönelik yatırımlarını sürdüren şirket, üretim süreçlerinde gerçekleştirdiği iyileştirmelerle Kayseri tesisini sürdürülebilir üretim anlayışının örnek uygulama merkezlerinden biri haline getirdi. Üretim verimliliğini artıran, iş sağlığı ve güvenliği altyapısını uluslararası standartlar doğrultusunda güçlendiren ve kalite odaklı dönüşümü destekleyen çalışmalar öne çıktı. Bunun yanında ürünlerde Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) ve Çevresel Ürün Beyanı (EPD) uygulamalarının yaygınlaştırılması, dijital dönüşüm projeleri ve çalışan gelişimine yönelik yatırımlar raporun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Sürdürülebilirliği yalnızca üretim süreçleriyle sınırlı tutmayan İzocam; geliştirdiği ürünler, çalışanlarına yönelik uygulamalar ve toplumsal katkı projeleriyle bütüncül bir yaklaşım benimsiyor. Çalışan gelişimini destekleyen HYPE (Next Generation Program), liderlik akademileri ve wellbeing uygulamalarıyla insan odaklı dönüşümü güçlendiren şirket; İZODER'in enerji verimliliği seminerleri, İMSAD Sektör Buluşması ve Enerji Verimliliği Forumu gibi organizasyonlara verdiği desteklerle de sektörün sürdürülebilir dönüşümüne katkı sunuyor. Sosyal sorumluluk alanındaki çalışmalar kapsamında ise İzocam Yelken Takımı sponsorluğunu sürdüren şirket, 60'ıncı yılı dolayısıyla TEMA Vakfı aracılığıyla ve bayilerinin gönüllü desteğiyle hayata geçirilen "İzocam 60. Yıl Hatıra Ormanı" projesiyle sürdürülebilirlik anlayışını üretim faaliyetlerinin ötesine taşıyarak doğaya ve gelecek nesillere değer yaratma vizyonunu somut bir projeyle ortaya koydu. 2050 net sıfır hedefi doğrultusunda çalışmalar sürüyor Sürdürülebilirlik stratejilerini karbon emisyonlarının azaltılması, su tüketiminin düşürülmesi ve döngüsel ekonominin yaygınlaştırılması olmak üzere üç temel öncelik üzerine inşa ettiklerini ifade eden Kerem Kürklü, "2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmayı, 2030 yılına kadar su tüketimimizi yüzde 50 azaltmayı ve geri dönüştürülemeyen atık miktarını sıfıra indirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda üretim süreçlerimizi sürekli geliştirirken, enerji verimliliğimizi artırıyor, yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırıyor ve döngüsel ekonomi yaklaşımını tüm operasyonlarımıza entegre ediyoruz. Dijitalleşme ve yapay zekâ yatırımlarımızı da yalnızca operasyonel verimlilik sağlayan teknolojiler olarak değil, çevresel etkimizi azaltan önemli dönüşüm araçları olarak değerlendiriyoruz" dedi. İzocam olarak sürdürülebilirliği yalnızca geleceğe yönelik bir vizyon değil; her gün attıkları somut adımlarla değer yaratan, ölçülebilir ve hesap verebilir bir yönetim anlayışı olarak gördüklerini vurgulayan Kerem Kürklü, sözlerini şöyle tamamladı: "Sürdürülebilirliği tüm faaliyetlerimizin merkezine yerleştirerek çevresel sorumluluk, ekonomik değer yaratma, enerji verimliliğini destekleme, ülkemizin enerji bağımsızlığına katkı sağlama ve toplumsal faydayı birlikte ele alıyoruz. Yenilikçi ürünlerimiz, verimli üretim anlayışımız, güçlü insan kaynağımız ve paydaşlarımızla geliştirdiğimiz uzun soluklu iş birlikleriyle, düşük karbonlu ekonomiye geçişe liderlik etmeyi ve geleceğin daha güvenli, daha verimli ve daha sürdürülebilir yapılarına değer katmayı kararlılıkla sürdüreceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IC Holding Sürdürülebilirlikte Önceliklerini 285 Paydaşın Görüşüyle Şekillendirdi Haber

IC Holding Sürdürülebilirlikte Önceliklerini 285 Paydaşın Görüşüyle Şekillendirdi

IC Holding, 1 Ocak 2024–31 Aralık 2025 dönemindeki sürdürülebilirlik performansını ve gelecek dönem hedeflerini ortaya koyan 2024-2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. “Etkimiz, İzimiz, Geleceğimiz” başlığıyla hazırlanan rapor; Holding’in inşaat, altyapı, enerji, turizm, sanayi ve gayrimenkul alanlarındaki faaliyetlerini çevresel, sosyal ve yönetişim boyutlarıyla ele alıyor. Raporda, çifte önemlilik analizi sonucunda belirlenen öncelikli konulardaki çalışmaların yanı sıra Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na sağlanan katkılar ve UN Global Compact’ın 10 ilkesine yönelik ilerlemeler de paylaşılıyor. GRI Standartları’na uygun hazırlanan rapordaki seçilmiş çevresel ve sosyal göstergeler ile çifte önemlilik analizi bağımsız sınırlı güvence denetiminden geçti. “Dönüşümün bir parçası olmaya ve kalıcı değer üretmeye devam edeceğiz” IC Holding CEO’su ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Can Çaka, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sürdürülebilirliği; yatırımlarımızı, risklerimizi ve operasyonel dayanıklılığımızı şekillendiren bir yönetim alanı olarak görüyoruz. İnşaattan enerjiye, altyapıdan turizme uzanan çok sektörlü bir yapımız olduğundan, sürdürülebilirlik konusunda ortak bir yaklaşım geliştirmemiz ve her sektörün kendi dinamiklerine uygun çözümler üretmemiz gerekiyor. Bunun yanında yenilenebilir enerjiden sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimine, biyoçeşitlilikten sosyal etkiye kadar farklı alanlarda ortaya koyduğumuz somut sonuçları daha ileri taşımayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde sürdürülebilirliği, uzun vadeli değer yaratma ve rekabet gücümüzün temel unsurlarından biri olarak iş süreçlerimize daha güçlü biçimde entegre etmeye devam ederken paydaşlarımızın da katılımını artıracağız.” Enerji verimliliğinde yılda 8,7 milyon kWh tasarruf Rapor döneminde IC Holding grup şirketlerinde yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği alanlarında hayata geçirilen uygulamalarda ölçülebilir sonuçlar elde edildi. IC Enterra’nın yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi 2024 yılında 1,07 milyar kWh, 2025 yılında ise yaklaşık 1,25 milyar kWh olarak gerçekleşti. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu’nda gerçekleştirilen LED dönüşümüyle yıllık yaklaşık 8,7 milyon kWh enerji tasarrufu sağlanırken, 8 bin 248 armatür ve aydınlatma ekipmanı geri dönüştürüldü. Grup şirketlerinin veri merkezlerinin tek merkezde birleştirilmesi kapsamında ise 10 şirketteki 40 fiziksel sunucu devreden çıkarıldı. Bu dönüşümle yıllık yaklaşık 221 bin 600 kWh elektrik tasarrufu ve 96 ton karbon emisyonu azaltımı sağlandı. İlk çifte önemlilik analizi bağımsız güvence denetiminden geçti IC Holding, Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (ESRS) doğrultusundaki ilk çifte önemlilik analizini 2025 yılında gerçekleştirdi. Bu çalışmada hem Holding’in faaliyetlerinin çevre ve toplum üzerindeki etkileri hem de iklim değişikliği ve doğal kaynakların azalması gibi gelişmelerin Holding’in işlerini nasıl etkileyebileceği incelendi. Böylece hangi sürdürülebilirlik konularına öncelik verilmesi gerektiği yalnızca çevresel ve toplumsal etkiler açısından değil, şirketin karşılaşabileceği riskler ve yatırım fırsatları açısından da belirlendi. Çalışmada 146 etki, 120 risk ve 61 fırsat değerlendirilirken; yönetim, çalışanlar, müşteriler, tedarikçiler, kamu kurumları, iş ortakları ve sivil toplum kuruluşlarının da aralarında bulunduğu toplam 285 iç ve dış paydaşın görüşü alındı. Analizin metodolojisi, süreçleri ve sonuçları bağımsız sınırlı güvence denetimine tabi tutuldu. Enerji altyapısı ve biyoçeşitlilik birlikte yönetiliyor Biyoçeşitlilik alanında enerji altyapısının kuşlar üzerindeki etkilerini azaltmaya yönelik çalışmalar ölçeklendirildi. Trakya’da 2020’den bu yana 1.000 leylek yuva platformu kuruldu; 2021-2025 döneminde 29.895 metre iletken izolasyonu gerçekleştirildi. 2025’te izleme çalışmaları genişletilerek 47 leylek ve 11 şah kartal halkalandı. Önümüzdeki beş yılda 500 leylek ve 100 şah kartalın halkalanması, en az 20 kuşa GPS verici takılması hedefleniyor. DENK ile çeşitlilik ve kapsayıcılık grup genelinde yaygınlaştırılıyor IC Holding, çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık yaklaşımını DENK programıyla kurum genelinde yaygınlaştırıyor. 2025 yılında genişletilen DENK ÇEK Rehberi; İnsan Hakları Politikası, Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Politikası ile Ev İçi Şiddetle Mücadele Politikası’nı ortak bir yapıda buluştururken, DENK Dil Kılavuzu da önyargılardan arındırılmış ve kapsayıcı bir iletişim dilinin kullanılmasına rehberlik ediyor. Program kapsamında 2025 yılı boyunca Tuz Gölü ve Kilyos Tünel projeleri, IC Altyapı, Karasu Limanı, TREDAŞ, TREPAŞ ve IC Hotels operasyonlarında toplam 13 sınıf eğitimi ve 10 odak grup çalışması gerçekleştirildi. Bu çalışmalarla eşitlik ve kapsayıcılık uygulamalarının sahadaki karşılığı değerlendirilerek gelişim alanları belirlendi. Sosyal etki yatırımları iki yılda 871 milyon TL’ye ulaştı IC Holding ve grup şirketlerinin toplumsal gelişimi desteklemek amacıyla gerçekleştirdiği sosyal etki yatırımlarının toplam büyüklüğü 2024-2025 döneminde 871 milyon TL’ye ulaştı. Holding, İbrahim Çeçen Vakfı ile yürüttüğü çalışmalarda finansal desteğin ötesine geçerek grup şirketlerinin teknik kapasitesini, çalışan uzmanlığını ve kurumsal işbirliklerini sosyal etki programlarına dahil ediyor. Bu kapsamda İbrahim Çeçen Vakfı iş birliğiyle yürütülen IC Kariyer Köprüsü programı bugüne kadar 2.000 öğrenciye ulaştı; 105 öğrenci grup şirketlerinde staj olanağı elde etti. Deprem bölgesinde kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımını destekleyen Yaşam Atölyeleri’nden ise 500’den fazla kadın doğrudan yararlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Maruderm GRI Uyumlu İlk Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı Haber

Maruderm GRI Uyumlu İlk Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

Bilimin rehberliğinde geliştirdiği sürdürülebilir güzellik anlayışını iş stratejisinin merkezine taşıyan Maruderm, Global Reporting Initiative (GRI) Standartları ile uyumlu olarak hazırladığı ilk 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu kamuoyuyla paylaştı. Rapor, şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanındaki performansını şeffaf bir şekilde ortaya koyarken; Maruderm Gezegeni, Maruderm Topluluğu ve Maruderm Güvencesi olmak üzere üç temel eksen üzerine inşa edilen 3M sürdürülebilirlik yaklaşımını da ilk kez kapsamlı şekilde açıklıyor. "Cildin senin hikâyen, gelecek hepimizin" yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdüren Maruderm, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil; ürün geliştirmeden tedarik zincirine, insan kaynağından yönetişim anlayışına kadar tüm süreçlerini şekillendiren stratejik bir yönetim modeli olarak konumlandırıyor. GRI Standartları doğrultusunda hazırlanan ve 1 Ocak-31 Aralık 2025 dönemini kapsayan rapor, şirketin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik uygulamalarını, toplumsal fayda çalışmalarını ve kurumsal yönetişim yaklaşımını uluslararası raporlama standartları çerçevesinde paydaşlarıyla buluşturuyor. Sürdürülebilirlik stratejisinin merkezinde 3M yaklaşımı yer alıyor Maruderm, sürdürülebilirlik stratejisini Maruderm Gezegeni, Maruderm Topluluğu ve Maruderm Güvencesi olmak üzere üç temel başlık altında yönetiyor. Maruderm Gezegeni; iklim değişikliğiyle mücadele, enerji ve kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir ambalaj uygulamaları ve biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmaları kapsıyor. Maruderm Topluluğu; çalışanlardan tedarikçilere, iş ortaklarından müşterilere kadar tüm paydaşlarla birlikte sosyal değer yaratmayı, fırsat eşitliğini güçlendirmeyi ve toplumsal fayda sağlamayı hedefliyor. Maruderm Güvencesi ise ürün güvenliği, içerik şeffaflığı, etik iş yapış biçimi ve güçlü yönetişim anlayışıyla tüketici güvenini güçlendiren uygulamaları bir araya getiriyor. Şirket, sürdürülebilirliği yalnızca belirli projelerle sınırlı bir yaklaşım yerine, değer zincirinin tamamına yayılan kurumsal bir dönüşüm modeli olarak ele alıyor. Karbon ayak izi ISO 14064-1 standardına göre hesaplandı İklim değişikliğiyle mücadeleyi öncelikli çalışma alanlarından biri olarak gören Maruderm, 2025 yılında kurumsal karbon ayak izini ISO 14064-1 Standardı kapsamında hesapladı. Kapsam 1, Kapsam 2 ve Kapsam 3 emisyonlarını analiz eden şirket, karbon emisyonlarını bundan sonraki süreçte her yıl düzenli olarak hesaplayacağını, elde edilen veriler doğrultusunda emisyon azaltım stratejilerini uygulayacağını ve çevresel performansını sürekli geliştireceğini açıkladı. Şirket ayrıca enerji verimliliğini artıran uygulamalar, lojistik optimizasyonu ve döngüsel ekonomi yaklaşımıyla kaynak kullanımını azaltmaya yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Ambalaj dönüşümünde somut sonuçlar Raporda yer alan verilere göre Maruderm, "Az ama Öz" yaklaşımı doğrultusunda 15 farklı ürününde kutu ambalaj kullanımını kaldırarak kaynak tüketimini azaltan önemli adımlar attı. Bu uygulama sayesinde yaklaşık 108 ağacın korunmasına, 16 ton CO₂e sera gazı emisyonunun önlenmesine ve 6,4 ton ambalaj kullanımının azaltılmasına katkı sağlandı. Şirket ayrıca 2025 itibarıyla tüm ürün kutularında FSC sertifikalı kâğıt kullanımına geçerken, önümüzdeki dönemde kargo ambalajlarında da aynı dönüşümü tamamlamayı hedefliyor. Kadın liderliği sürdürülebilir büyümenin önemli bir parçası İnsan odaklı kurum kültürünü sürdürülebilirlik anlayışının temel bileşenlerinden biri olarak gören Maruderm'de çalışan ekibinin yüzde 66'sını kadınlar oluşturuyor. Şirket, kadınların karar alma mekanizmalarındaki temsilini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürürken, 2030 yılına kadar kadın çalışan oranını daha da yükseltmeyi hedefliyor. Çeşitlilik ve kapsayıcılığı kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiren Maruderm, çalışan gelişimi, fırsat eşitliği ve iyi olma hâli uygulamalarını da sürdürülebilir büyümenin temel unsurları arasında görüyor. Sosyal etki odağında STK iş birlikleri güçlenecek Maruderm, sürdürülebilirlik stratejisinin sosyal boyutunda sivil toplum kuruluşlarıyla geliştirilecek iş birliklerine daha fazla odaklanmayı hedefliyor. Türk Kanser Derneği, Haytap ve İhtiyaç Haritası gibi kuruluşlarla yürüttüğü projeleri önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaştırmayı planlayan şirket; kadınların güçlenmesi, cilt sağlığı farkındalığı, çevre bilinci, hayvan refahı ve yerel kalkınma alanlarında sosyal etki yaratan projeleri artırmayı amaçlıyor. Yeni dönemde STK iş birlikleriyle geliştirilecek projeler, Maruderm'in sürdürülebilirlik yol haritasının önemli yapı taşlarından biri olacak. "Sürdürülebilirliği büyüme stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz" Maruderm CEO'su ve Kurucusu Altuğ Aynur, raporla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Maruderm'i kurarken yalnızca etkili dermokozmetik ürünler geliştirmeyi değil, doğaya, insana ve geleceğe karşı sorumluluk alan bir marka oluşturmayı hedefledik. Bugün yayımladığımız GRI uyumlu ilk Sürdürülebilirlik Raporumuz, bu yaklaşımımızın en somut göstergelerinden biri. Sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin merkezine yerleştiriyor; çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki çalışmalarımızı Maruderm Gezegeni, Maruderm Topluluğu ve Maruderm Güvencesi olarak tanımladığımız 3M yaklaşımıyla yönetiyoruz. Bu kapsamda kurumsal karbon ayak izimizi ISO 14064-1 Standardı doğrultusunda hesapladık. Bundan sonraki dönemde karbon emisyonlarımızı her yıl düzenli olarak ölçerek emisyon azaltım stratejilerimizi kararlılıkla uygulayacağız. Aynı zamanda kadınların liderliğini destekleyen kapsayıcı kurum kültürümüzü güçlendirirken, sivil toplum kuruluşlarıyla kuracağımız iş birliklerini artırarak sosyal etkimizi daha da büyütmeyi hedefliyoruz. Güzellik sektöründe sürdürülebilir dönüşümün önemli aktörlerinden biri olma hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." “Rapor önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerimizi de ortaya koyuyor” Maruderm Kıdemli Sürdürülebilirlik Uzmanı Ece Nur Balcı ise rapora ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Maruderm'de sürdürülebilirliği yalnızca çevresel uygulamalarla sınırlı değil, iş yapış biçimimizin tamamına yön veren bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. GRI Standartları doğrultusunda hazırladığımız ilk Sürdürülebilirlik Raporumuz, çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki performansımızı şeffaflıkla paylaşırken, önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerimizi de ortaya koyuyor. 3M yaklaşımımız doğrultusunda karbon yönetiminden toplumsal etki çalışmalarına, ürün güvenliğinden kapsayıcı kurum kültürüne kadar tüm süreçlerimizi sürekli geliştirmeye ve paydaşlarımızla birlikte daha sürdürülebilir bir gelecek için değer üretmeye devam edeceğiz." İlk sürdürülebilirlik raporuyla birlikte Maruderm, uluslararası raporlama standartlarına uyumlu, şeffaf ve hesap verebilir sürdürülebilirlik yönetimini kurumsal yapısının önemli bir parçası haline getirirken; çevresel etkisini azaltan, toplumsal fayda üreten ve etik yönetişimi güçlendiren uygulamalarını önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaştırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OPET’in Sürdürülebilirlik Raporu’na Uluslararası Arenada Çifte Platin Ödül Haber

OPET’in Sürdürülebilirlik Raporu’na Uluslararası Arenada Çifte Platin Ödül

OPET’in 2022-2024 dönemini kapsayan 7. Sürdürülebilirlik Raporu, Amerikan İletişim Profesyonelleri Ligi (LACP) tarafından düzenlenen Spotlight Awards ve Inspire Awards organizasyonlarında iki ayrı platin ödüle layık görüldü. Rapor, her iki değerlendirmede de “100 üzerinden 99 puan alarak” uluslararası ölçekte önemli bir başarı elde etti. OPET’in Sürdürülebilirlik Raporu, küresel iletişim sektörünün prestijli değerlendirme programlarından 2025/26 Inspire Awards Corporate Publishing Competition’da “Dünyanın En İyi 100 İletişim Materyali” arasında gösterildi. Rapor, 2025/26 Spotlight Awards Global Communications Competition kapsamında ise “Dünyanın En İyi 100 Kurumsal Yayını” arasına seçildi. BM KÜRESEL İLKELER SÖZLEŞMESİ KAPSAMINDA BİR İLERLEME BİLDİRİMİ NİTELİĞİNDE Küresel Raporlama Girişimi (GRI) Standartları ile uyumlu olarak hazırlanan ve 2022-2024 dönemini kapsayan rapor; şirketin yönetişim, sorumlu değer zinciri, Ar-Ge/inovasyon ve dijital dönüşüm, çalışma hayatı, çevre, toplumsal yatırımlar ana başlıklarındaki yönetim yaklaşımlarını, performansını, iyi uygulama örneklerini ve gelecek hedeflerini ortaya koyuyor. Sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda kamuoyuyla paylaşan OPET'in Sürdürülebilirlik Raporu, içerik kalitesi, şeffaflık, tasarım ve sürdürülebilirlik performansının etkin şekilde aktarılması kriterleriyle öne çıkıyor. Rapor, aynı zamanda Koç Holding’in imzacısı olduğu Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UNGC) kapsamında bir ilerleme bildirimi niteliği de taşıyor. Bu yönüyle insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele başlıklarında gerçekleştirilen çalışmaların ve elde edilen gelişmelerin uluslararası ilkeler doğrultusunda paylaşılmasına da katkı sağlıyor. “İNSANI ODAĞINA ALAN BİR YAKLAŞIMLA HAREKET EDİYORUZ” Sürdürülebilirlik raporunun iki ayrı platin ödüle birden layık görülmesinden gurur duyduklarını belirten OPET Genel Müdürü Özgür Kahramanzade, “Enerji yönetiminden atık yönetimine, çalışan haklarından müşteri memnuniyetine, toplumsal sorumluluktan etik yönetişime kadar pek çok alanda çalışmalar yürütüyoruz. Sürdürülebilirlik yaklaşımımızın önemli bir boyutunu da sosyal etki ve kapsayıcılık oluşturuyor. Sürdürülebilir bir gelecek için tüm faaliyetlerinde insanı odağına alan bir yaklaşımla hareket ediyoruz. Toplumla bağ kurmanın ve sosyal kapsayıcılığı artırmanın da sürdürülebilirliğin vazgeçilmez bir parçası olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda; eğitim, sağlık, kültür ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi alanlarda uzun soluklu sosyal sorumluluk projeleri yürütüyoruz. LACP gibi saygın bir kuruluş tarafından verilen bu ödüller, sürdürülebilirlik performansımızın ve şeffaf raporlama anlayışımızın uluslararası ölçekte takdir gördüğünü ortaya koyması açısından büyük önem taşıyor” değerlendirmesinde bulundu. Bugüne kadar 7 rapor yayınlayan ve her bir rapor özelinde LACP’den sektöründe ödül kazanan tek marka olan OPET, 2025 yılı performansını içeren yeni raporlamasını ise yıl içinde kamuoyu ile paylaşmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Memorial Sağlık Grubu, 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı Haber

Memorial Sağlık Grubu, 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

GRI Standartları doğrultusunda hazırlanan rapor; Memorial’ın 2025 yılı boyunca sağlıkta sürdürülebilir büyüme, çevresel etki yönetimi, dijitalleşme, klinik araştırmalar, çalışan deneyimi, toplumsal fayda ve uluslararası sağlık hizmetleri alanlarında yarattığı değeri kapsamlı biçimde ortaya koyuyor. Memorial, raporda sürdürülebilirliği sağlık hizmetinin tamamlayıcı bir unsuru değil; daha güvenli, daha erişilebilir, daha nitelikli ve geleceğe hazır sağlık hizmeti sunmanın temel bileşeni olarak konumlandırıyor. Sağlıkta büyüme, yalnızca kapasite artışı değil; daha fazla hayata erişim 2025 yılı, Memorial Sağlık Grubu için büyüme vizyonunun güçlü yatırımlarla hayata geçtiği önemli bir dönem oldu. Grup; Bodrum ve Göztepe’de açtığı yeni nesil hastaneler ve Romanya’da hizmete aldığı Memorial City Gate Kliniği ile sağlık hizmet ağını genişletti. Memorial Bodrum Hastanesi bölgenin sağlık altyapısına stratejik katkı sunarken, Memorial Göztepe Hastanesi ileri teknoloji altyapısı, multidisipliner yapısı ve yüksek kapasitesiyle grubun sağlıkta ulaştığı yeni seviyeyi temsil eden yatırımlardan biri oldu. Memorial, bu yatırımları yalnızca fiziksel büyüme olarak değil; daha fazla insana, doğru zamanda, doğru tedaviye ve yüksek standartlı sağlık hizmetine erişim sağlama sorumluluğunun bir parçası olarak ele alıyor. “Yeni nesil sağlık merkezleri kurma kararlılığımızın güçlü bir yansıması” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Memorial Sağlık Grubu CEO’su Bora Uludüz, şunları söyledi: “2025 yılı, Memorial Sağlık Grubu’nun stratejik büyüme vizyonunu önemli yatırımlarla sahaya yansıttığı ve sağlıkta etki alanını belirgin şekilde genişlettiği bir yıl oldu. Sağlıkta sürdürülebilir büyümenin; doğru lokasyonlarda, doğru ihtiyaçlara, doğru altyapı ve kalite standartlarıyla cevap verebilmek anlamına geldiğine inanıyoruz. Bu anlayışla biri Bodrum’da, diğeri İstanbul’da olmak üzere iki büyük yatırımı hayata geçirerek hizmet ağımızı genişlettik, sağlık hizmetlerine erişimi artırdık ve ileri tıp teknolojileriyle donatılmış yeni merkezlerimizi sağlık ekosistemine kazandırdık. Memorial Bodrum Hastanemizle bölgenin sağlık altyapısına stratejik katkı sunarken, Memorial Göztepe Hastanemizle ülkemizin sağlıkta kalite, verimlilik ve sürdürülebilirlik hedeflerine de güçlü bir ivme kazandırdık. Bu yatırımlar bizim için yalnızca fiziksel kapasite artışı anlamına gelmiyor. Aynı zamanda hasta güvenliğini, klinik mükemmeliyeti, dijitalleşmeyi, sürdürülebilir altyapıyı ve nitelikli insan kaynağını bir araya getiren yeni nesil sağlık merkezleri kurma kararlılığımızın güçlü bir yansımasını oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde de sağlıkta sürdürülebilir büyüme vizyonumuz doğrultusunda; insanı merkeze alan, teknolojiyle güçlenen, bilim üreten ve toplum için uzun vadeli değer oluşturan bir sağlık modeli geliştirmeye devam edeceğiz.” Çevresel sürdürülebilirlikte ölçülebilir hedefler Memorial Sağlık Grubu, çevresel sürdürülebilirlik çalışmalarını daha sistematik, ölçülebilir ve hedef odaklı bir yapıya taşıyor. Enerji verimliliği, su yönetimi, atık yönetimi ve emisyon azaltımı alanlarında yürütülen çalışmalarla çevre dostu hastane yaklaşımı tüm operasyonlara entegre ediliyor. 2025 yılında yapılan iyileştirmelerle metrekare başına düşen karbon ayak izinde %4,2 oranında iyileşme sağlandı. İlk kez gerçekleştirilen su ayak izi analiziyle su yönetiminde verimlilik odağını güçlendiren Memorial, 2027 yılına kadar metrekare başına karbon ayak izini %10 azaltmayı hedefliyor. Teknoloji, veri ve bilimle geleceğin tıbbına katkı Memorial Sağlık Grubu, teknolojiyi sağlık hizmetinin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyor. Yapay zekâ, veri analitiği, dijital sağlık çözümleri ve uzaktan sağlık uygulamaları; tanıdan tedaviye tüm süreçlerde daha hızlı, etkin ve erişilebilir bir hizmet modeli oluşturmanın temel unsurları arasında yer alıyor. Klinik araştırma merkezi altyapısına yapılan yatırımlar ise Memorial’ın yalnızca sağlık hizmeti sunan değil, aynı zamanda bilim üreten, yeni tedavi yöntemlerinin gelişimine katkı sağlayan ve geleceğin tıbbını destekleyen bir sağlık grubu olma hedefini güçlendiriyor. Memorial Talks platformu kapsamında gerçekleştirilen akademik buluşmalar ve bilgi paylaşımı çalışmaları da sağlık alanındaki bilimsel birikimin yeni nesillere aktarılmasına katkı sağlıyor. Uluslararası sağlık hizmetlerinde güçlü konum Memorial, Türkiye’deki hastaneleri, Romanya’daki sağlık yatırımları ve yurt dışı ofisleriyle uluslararası sağlık hizmetleri alanındaki güçlü konumunu sürdürüyor. 2025 yılında Romanya’da hizmete açılan Memorial City Gate Kliniği; modern altyapısı, uzman kadrosu ve çok branşlı yapısıyla Memorial’ın uluslararası ölçekte erişilebilir ve yüksek standartlı sağlık hizmeti sunma vizyonunun önemli bir parçası oldu. Memorial Sağlık Grubu, bugün 190’dan fazla ülkeden gelen 50 binin üzerinde uluslararası hastaya hizmet sunarken; onkoloji, hematoloji, organ nakli, genel cerrahi, gastroenteroloji ve ortopedi gibi yüksek uzmanlık gerektiren alanlarda uluslararası ölçekte güçlü bir konumlanma sergiliyor. İnsan odaklı kurum kültürü ve toplumsal fayda Memorial, sürdürülebilir sağlık hizmetinin güçlü bir insan kaynağı, kapsayıcı kurum kültürü ve toplumsal sorumluluk anlayışıyla mümkün olduğuna inanıyor. 8 bini aşkın çalışanıyla kapsayıcılığı, fırsat eşitliğini, çalışan gelişimini ve iş sağlığı güvenliğini destekleyen Memorial; kadınların güçlenmesini merkeze alan projeleriyle de toplumsal fayda alanındaki etkisini büyütüyor. “Kadınlar Omuz Omuza” projesinin yanı sıra “Sağlığa Kulaç At” ve “Pembe Yürüyüş” gibi sosyal sorumluluk projeleriyle aktif yaşam, koruyucu sağlık, erken teşhis ve sağlıklı yaşam farkındalığının toplumun daha geniş kesimlerine ulaşması hedefleniyor. Sağlıkta öncü uygulamalarla güçlenen sürdürülebilirlik yaklaşımı Memorial Sağlık Grubu, sağlık sektöründeki öncü konumunu yatırımlarının yanı sıra tıbbi başarıları, ileri teknoloji altyapısı ve uluslararası standartlardaki uygulamalarıyla da sürdürüyor. Türkiye’de JCI akreditasyonu alan ilk hastane olan Memorial Şişli Hastanesi ile başlayan kalite yolculuğu; robotik cerrahi, organ nakli, tüp bebek, ileri tanı teknolojileri ve sürdürülebilir hastane uygulamaları alanlarındaki öncü çalışmalarla devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimko’dan Sürdürülebilir Gelecek İçin 37 Milyon TL’lik Yatırım Haber

Çimko’dan Sürdürülebilir Gelecek İçin 37 Milyon TL’lik Yatırım

SANKO Holding’in çimento ve hazır beton sektöründeki lider şirketi Çimko, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansını, stratejik önceliklerini ve hedeflerini kamuoyuyla paylaştığı “Bizimle güçlenir” temalı 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) dikkate alınarak ve Küresel Raporlama Girişimi (GRI) Standartları’na uygun olarak hazırlanan raporda, Çimko’nun karbon yönetimi, enerji dönüşümü, dijital üretim teknolojileri, sosyal sorumluluk projeleri, iş sağlığı ve güvenliği gibi başlıklarda yürüttüğü somut uygulamalara, performans göstergelerine ve gelecek hedeflerine yer verildi. “Sürdürülebilirliği, rekabet gücümüzü artıran stratejik bir unsur olarak konumlandırıyoruz” Çimento sektörünün yüksek enerji ihtiyacı ve karbon yoğun üretim yapısına dikkat çeken Çimko CEO’su Dr. Önder Kırca, “2025 yılı, sürdürülebilirlik alanında attığımız adımları daha sistematik, ölçülebilir ve entegre bir yapıya kavuşturduğumuz bir dönem oldu. Hayata geçirdiğimiz uygulamalarla üretim süreçlerimizde fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltırken alternatif yakıt kullanımını artırdık. Atık ısı geri kazanım sistemlerimiz sayesinde üretimden açığa çıkan enerjinin yeniden değerlendirilmesine katkı sağladık. Küresel ölçekte değişen regülasyonlar ve özellikle sınırda karbon düzenlemeleri doğrultusunda, iş modelimizi değişen gerekliliklere uyumlu hale getirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda sürdürülebilirliği, rekabet gücümüzü ve operasyonel dayanıklılığımızı destekleyen stratejik bir unsur olarak değerlendiriyoruz” dedi. Alternatif yakıt ısıl ikame oranı 5 yılda %63 arttı Üretim süreçlerinde kaynak verimliliğini artırmak ve karbon emisyonlarını azaltmak amacıyla alternatif hammadde ve yakıt kullanımını geliştirmeye yönelik çalışmaların sonuçlarını almaya devam eden Çimko, 2025 itibarıyla 130 bin tona yakın alternatif yakıt ve 70 bin tona yakın alternatif hammadde kullandı. Alternatif yakıt tedarikinde biyokütle içeriğine sahip atıklarla birlikte yüksek kalorifik değere sahip atıkları öncelikli olarak tercih eden Çimko’nun, 2025 yılında fabrikalara ait ağırlıklı ortalama alternatif yakıt ısıl ikame oranı yüzde 17,2 seviyesine ulaşırken, bu oran 2020 baz yılına kıyasla yaklaşık yüzde 63 artış gösterdi. Aynı dönemde biyokütleye dayalı ısıl ikame oranında ise 2020 baz yılına kıyasla yaklaşık yüzde 174 artış kaydedildi. Enerji dönüşümü tarafındaki yatırımlarına hız veren Çimko, toplam 49 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi kapasitesi ve yenilenebilir enerji projeleriyle portföyünü güçlendirdi. Tesislerde kurulu olan Atık Isı Geri Kazanım Sistemleri (WHR) ile yıllık 69 bin MWh enerji tasarrufu sağlayan Çimko, toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 25’ini yenilenebilir enerji yatırımları ile karşıladı ve bu sayede 65 bin ton CO2 emisyonunun önüne geçildi.” Hazır beton tesislerinde kullanılan suyun %63’ü geri kazanıldı 2021 yılından bu yana su ayak izini düzenli olarak hesaplayan Çimko, üretim süreçlerinde oluşan atık suyun geri kazanımına yönelik projeleri hayata geçirirken, 2025 yılında çimento fabrikalarında yaklaşık 190 bin m3 su geri kazanarak üretim süreçlerinde yeniden kullanıma kazandırdı. Bu miktar, fabrikalarda kullanılan toplam suyun yaklaşık %14’üne karşılık geliyor. Hazır beton tesislerinde ise kullanılan suyun %63’ü geri kazanılarak yeniden değerlendirildi. Çimko raporlanan uygulama ve performans sonuçları doğrultusunda, ilk raporlama yılında CDP İklim Değişikliği ve Su Güvenliği Programlarında A Listesi’nde yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı Toplumsal yatırımlara 37 milyon TL kaynak ayrıldı Çimko, sürdürülebilirlik yaklaşımını yalnızca çevresel performansla sınırlamayıp, insan ve toplum boyutunu da kapsayan bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Bu kapsamda Çimko, 2025 yılında toplumsal yatırım alanına 37 milyon TL kaynak ayırarak faaliyet gösterdiği bölgelerde sosyal fayda odaklı projelere destek verdi. Bu yaklaşımın en önemli unsurlarından birini, uluslararası iş birlikleriyle hayata geçirilen eğitim projeleri oluşturdu. Çimko’nun UNICEF ile birlikte yürüttüğü MakerUp programı, çocukların ve gençlerin 21. yüzyıl becerilerinin geliştirilmesine katkı sağlayan çalışmalar arasında yer aldı. Program kapsamında katılımcıların yaratıcı düşünme, problem çözme, dijital okuryazarlık ve üretim odaklı becerileri geliştirilirken, aynı zamanda uygulamalı öğrenme modeliyle çocukların potansiyellerini keşfetmeleri desteklendi. MakerUp programı, Gaziantep ve Adıyaman’da açılan merkezler aracılığıyla eğitime erişim ve beceri gelişimine katkı sunmayı hedefleyen uygulamalar kapsamında Çimko’nun toplumsal etki yaklaşımının önemli bir parçası oldu. Eğitim alanındaki bir diğer önemli çalışma ise SosyalBen Vakfı iş birliğiyle Hatay ve Adıyaman’da hayata geçirilen Beceri ve Yetenek Merkezleri (BEYEM) oldu. Bu merkezler aracılığıyla 2.800 öğrenciye ulaşılırken, çocukların bilim, teknoloji ve üretim odaklı becerilerini geliştirmeye yönelik uygulamalı eğitimler desteklendi. Çimko, bu projelerle çocukların ve gençlerin gelişimine katkı sağlamayı ve faaliyet gösterdiği bölgelerde sosyal gelişimi desteklemeyi amaçlıyor. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) imzacılığıyla ise sosyal ve yönetişim alanındaki taahhütlerini uluslararası ilkeler doğrultusunda desteklemeyi sürdürdü.

Doğuş Holding’den 2030’a Yönelik Somut Emisyon Azaltım Hedefleri Haber

Doğuş Holding’den 2030’a Yönelik Somut Emisyon Azaltım Hedefleri

Sürdürülebilirliği uzun vadeli değer yaratma anlayışının temel unsurlarından biri olarak ele alan Doğuş Holding, 2024 Sürdürülebilirlik Raporunu yayımladı. Holdingin küresel raporlama standartlarıyla uyumlu olarak hazırladığı ilk sürdürülebilirlik raporu, iklim değişikliğiyle mücadeleden yönetişime, risk yönetiminden yatırım süreçlerine uzanan kurumsal yaklaşımı bütüncül bir çerçevede ele alıyor. Raporda; çift öncelik analizi, dekarbonizasyon stratejisi ve Kapsam 3 emisyonlarının ölçümü ve yönetimine yönelik geliştirilen DO-TRace Programı öne çıkıyor. Doğuş Holding, 2030 yılına kadar 2022 baz yılına kıyasla Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarında yüzde 50, Kapsam 3 emisyonlarında ise yüzde 30 azaltım hedeflediğini açıkladı. Çok sektörlü yatırım portföyü dikkate alınarak belirlenen bu hedefler, Doğuş Holding’in iklim risklerine karşı dayanıklılığını artırmayı amaçlayan dekarbonizasyon yol haritasının temelini oluşturuyor. Sürdürülebilirlik, Karar Alma ve Performans Yönetiminin Ayrılmaz Bir Parçası 2024 Sürdürülebilirlik Raporu; Doğuş Holding'in çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarını ölçülebilir hedefler, performans göstergeleri ve izleme mekanizmaları aracılığıyla nasıl yönettiğini ortaya koyuyor. Bu kapsamda oluşturulan “İzleme Komitesi”, sürdürülebilirlik hedeflerinin düzenli olarak değerlendirilmesini ve karar alma süreçlerine sistematik biçimde entegre edilmesini sağlayan yönetişim yapısının önemli bir unsuru olarak raporda yer alıyor. Çift Öncelik Analizi ile Stratejik Odaklanma Raporda yer alan çift öncelik analizi doğrultusunda, paydaş beklentileri ile finansal etki alanları birlikte ele alınarak 2025–2028 dönemine yönelik stratejik sürdürülebilirlik öncelikleri tanımlandı. Holdingin Dekarbonizasyon Stratejisi, bu öncelikler doğrultusunda iştirak ve bağlı ortaklıkları kapsayan kapsamlı bir aksiyon planı temelinde yapılandırıldı. Bu yaklaşım; emisyonların düzenli takibini, veri kalitesinin güçlendirilmesini ve azaltım hedeflerinin performans yönetimiyle ilişkilendirilmesini esas alıyor. Doğuş Holding'in değer zinciri ve yatırım yapısı dikkate alınarak geliştirilen Kapsam 3 DO-TRace Programı ise, sektör bazlı önemlilik analizleri doğrultusunda Kapsam 3 emisyonlarının ölçümü ve yönetimine yönelik kurumsal bir çerçeve sunuyor. Program, sürdürülebilirlik göstergelerinin yatırım değerlendirme ve risk yönetimi süreçlerine entegrasyonunu destekleyerek, holdingin uzun vadeli stratejik karar alma mekanizmalarına katkı sağlıyor. Doğuş Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Nafiz Karadere, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Doğuş Holding olarak sürdürülebilirliği, yönetişim yapımızın ve karar alma süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyoruz. Küresel standartlarla uyumlu ilk sürdürülebilirlik raporumuz, bu yaklaşımın kurumsal stratejimize nasıl entegre edildiğini ortaya koyuyor. Çift öncelik analiziyle belirlenen başlıkları grup genelinde sistematik biçimde izlerken, Dekarbonizasyon Stratejimiz ve İzleme Komitemiz aracılığıyla iklim risklerine karşı dayanıklılığımızı artırmayı ve sürdürülebilirliği yatırım ve performans yönetiminin temel bileşenlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz." Ulusal ve Uluslararası Raporlama Standartlarıyla Uyum Doğuş Holding A.Ş. 2024 Sürdürülebilirlik Raporu, GRI Standartları, ESRS (Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları) ve Türkiye'de yürürlüğe giren TSRS (Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları) referans alınarak hazırlandı.

Kutes GRI Uyumlu 2024 Yılı Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı Haber

Kutes GRI Uyumlu 2024 Yılı Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı

Döküm sektörünün öncü markalarından Kutes, Küresel Raporlama Girişimi (Global Reporting Initiatives- GRI) Standartları, temel seçeneğine uyumlu olarak hazırlanan sürdürülebilirlik raporunu yayınladı. Sürdürülebilirlik raporunu dört yıldır aralıksız olarak kamuoyuyla paylaşan Kutes, 2024 yılında da sektörüne örnek olacak uygulamalar hayata geçirdi. 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’na ilişkin değerlendirmede bulunan Kutes İcra Kurulu Başkanı Ali Esat Kutmangil, kuruluşlarından bu yana yalnızca yüksek kaliteli üretim hedefiyle değil, toplumsal, çevresel ve ekonomik sorumluluk bilinciyle hareket ettiklerini vurgulayarak, sürdürülebilirliği iş yapış biçimlerinin merkezine yerleştirdiklerini belirtti. Kutmangil, “Yönetim kurulumuzun doğrudan takibinde faaliyet gösteren Sürdürülebilirlik Komitemiz ile birlikte, teknik yetkinlikleri artırmaya yönelik eğitim ve gelişim programlarını hayata geçirdik. Tüm değer zincirimizi kapsayan sürdürülebilirlik hedeflerini üst yönetim performans kriterlerine entegre ettiğimiz yeni bir izleme sistemini devreye aldık. Bu sayede sürdürülebilirliği sadece bir hedef değil, aynı zamanda hesap verebilirlik ilkesiyle desteklenen bir liderlik vizyonu olarak konumlandırıyoruz. Üretim süreçlerimizde dijitalleşme, yeşil enerji yatırımları ve etik tedarik zinciri uygulamalarını güçlendirmeye devam ederken; genç mühendisler, kadın çalışanlar ve yerel toplum için kapsayıcı uygulamalar geliştirmeyi bir sorumluluk olarak görüyoruz. Tüm bu çabalarımızda bizi en çok motive eden unsur, paydaşlarımızın güveni ve geri bildirimleridir. Hep birlikte daha yeşil, daha adil ve daha dirençli bir gelecek inşa etmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Yenilenebilir enerji ve döngüsel ekonomi ile geleceğe yatırım Çevresel etkilerini azaltmak amacıyla enerji verimliliği, iklim değişikliğiyle mücadele, su ve atık yönetimi ile kaynak verimliliği alanlarında kapsamlı bir sürdürülebilirlik stratejisi yürüten Kutes, düşük karbonlu üretim teknolojileri, yenilenebilir enerji yatırımları ve verimlilik projeleriyle sürdürülebilir üretime geçişini hızlandırıyor. 2024’te Kırklareli ve Edirne’de toplam 38 milyon kWh kapasiteli GES yatırımı tamamlayarak toplam enerji ihtiyacının %45’ini yenilenebilir enerjiden karşılayan şirket, IE3-IE4 motorlar ve Progelta yatırımları sayesinde ise %5 enerji tasarrufu sağladı. 2024’te kapsam 1 ve 2 emisyonlarını sırasıyla %4,7 ve %6,6 oranında azaltan Kutes, 2030’a kadar toplam emisyonlarda %30 azalma hedefliyor. 7.222.800 kg hurda geri dönüştürülerek hammadde ihtiyacının %53’ünü hurdadan karşılayan şirket, kaynak verimliliği konusunda da önemli bir gelişmeye imza attı. Atık miktarını ,se bir önceki yıla göre %26, tehlikeli atık miktarını ise %19 azalttı. Döngüsel ekonomi ilkelerini kurumsal kültürüne entegre etmeyi hedefleyen şirket, 2025’te planlanan Döngüsel Ekonomi Eğitimi ile çalışan farkındalığını artırarak atıkların yeniden kullanımı, geri dönüşümü ve ürün ömrünün uzatılmasına yönelik uygulamaları sistematik hale getirmeyi amaçlıyor. 2026 itibarıyla ise karbon ayak izini CDP platformunda raporlamayı hedefliyor. Kutes, dijital dönüşümle sürdürülebilirlik ve verimliliği güçlendiriyor 2021’den bu yana yürüttüğü dijital dönüşüm çalışmalarını 2024’te ileri bir seviyeye taşıyan Kutes, teknolojiyi verimlilikle beraber sürdürülebilirlik, müşteri memnuniyeti ve küresel rekabet gücü için stratejik bir araç olarak görüyor. Şirket, ERP sistemini MS Dynamics 365 versiyonuna yükselterek tedarik zinciri, üretim ve finans süreçlerinde hız, şeffaflık ve entegrasyonu güçlendirdi. TISAX sertifikasıyla otomotiv sektöründe bilgi güvenliği standartlarına tam uyum sağladı, ISO 27001 ile başlayan siber güvenlik yolculuğunu uluslararası düzeye taşıdı. Anlık raporlama sistemleri sayesinde üretimden yönetime tüm süreçlerde gerçek zamanlı veri izleme ve karar alma kapasitesini artırdı. 2024’te dijital arşiv, enerji optimizasyonu ve atık azaltma çözümleriyle çevresel sürdürülebilirliği destekledi, otomasyon ve kestirimci bakım teknolojileriyle İSG performansı güçlendirdi. Dijital dönüşüm yatırımları kapsamında MaestroHub, DigiTheta, MS Power BI, Flowmeo ve altyapı güncellemeleriyle “tek doğruluk noktası (Single Point of Truth)” vizyonunu hayata geçirdi. Kutes, 2025 ve sonrasında üretim hatlarını %100 dijital izlenebilir hale getirmeyi, kestirimci bakım oranını artırmayı, üretim başına enerji tüketiminde %10 azalma ve dijital tedarik zinciri entegrasyonu hedefliyor. Operasyonel mükemmeliyet ile 2027’de global TPM ödülü hedefleniyor Kutes, operasyonel mükemmeliyet yaklaşımı doğrultusunda hazırladığı TPM Master Planı ile komite yapılarını, hedef KPI/KAI değerlerini ve gelişim adımlarını sistematik hale getirdi. TPM Yürütme Kurulu liderliğinde Kaizen, Planlı Bakım, Otonom Bakım, SEÇ, Eğitim ve Erken Ekipman Yönetimi gibi başlıklar altında tüm çalışanları kapsayan bir yapı kurdu. Yalın üretim, Kaizen, 5S ve SMED uygulamalarıyla verimlilik, kalite ve sürekliliği artırmaya yönelik iyileştirmeler yapan şirket, 2024’te GF hattında çapak kaynaklı duruşların ve setup sürelerinin azaltılmasıyla önemli kazanımlar elde etti. Şirket, 2027’de global TPM Ödülü hedefi doğrultusunda Japon danışmanlık desteğiyle yalın üretim tekniklerini TPM sistemine entegre ederek uzun vadeli rekabetçiliğini güçlendirirken sürdürülebilir üretim ve kaynak yönetimine katkı sağlıyor. Kadın çalışan oranını %22’ye çıkarmayı planlıyor İnsan kaynağını en değerli varlığı olarak gören ve çalışanlarının gelişimi, güvenliği ile memnuniyetini kurumsal sürdürülebilirliğin temeli kabul eden Kutes, fırsat eşitliği, katılımcı yönetim ve güçlü bir iş sağlığı-güvenliği kültürü üzerine kurulu insan kaynakları yaklaşımıyla hareket ediyor. Şirket, KUTES Akademi aracılığıyla teknik ve kişisel gelişim eğitimlerini artırırken, kadın istihdamını ve yönetimde kadın oranını yükseltmeyi hedefliyor. 2026’ya kadar kadın çalışan oranını %22’ye, yönetimde kadın oranını %20’ye çıkarma ve tüm çalışanlara yılda en az bir kez ayrımcılık karşıtı eğitim verme hedefi bulunuyor. Teknik bilgi, çevresel sürdürülebilirlik, liderlik ve İSG konularında eğitimler düzenleyen şirket 2021–2024 döneminde eğitim saatlerini %195, eğitim sayısını %186 artırmayı başardı. Kutes, çalışan memnuniyeti ve mutluluğunu artırmak için prim, kira ve aile yardımı, sağlık sigortası, doğum desteği, kreş indirimi, hibrit çalışma ve burs imkanları gibi kapsamlı yan haklar sunuyor. Sosyal sorumluluk çalışmaları da yürüten Kutes, Türk Eğitim Vakfı (TEV) iş birliğinde hayata geçirdiği Mehmet Bekir Kutmangil Burs Fonu aracılığıyla 2022 yılından beri öğrencilere burs vermeye devam ediyor. Aynı zamanda TEV’in staj programına da dahil olarak öğrencilere staj imkanı da sunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.