Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güç Sistemleri

Kapsül Haber Ajansı - Güç Sistemleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güç Sistemleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Schneider Electric’ten Yapay Zekâ Fabrikaları İçin Yeni Prefabrik Tasarım Haber

Schneider Electric’ten Yapay Zekâ Fabrikaları İçin Yeni Prefabrik Tasarım

Schneider Electric’in yeni RapidScale Modüler Veri Merkezi Referans Tasarımı, sektörün geleneksel inşaat yöntemlerinden büyük ölçekte yapay zekâ kapasitesi üretimine geçişini destekliyor. NVIDIA Vera Rubin platformunu desteklemek üzere geliştirilen tasarım, donanım altyapısı için esnek bir teknik çerçeve sunuyor. Schneider Electric’in prefabrik modüler veri merkezi çözümleri portföyü RapidScale, yaklaşık yüzde 90’ı şirketin kendi çözümlerinden oluşan yapıyı, tüm yaşam döngüsünü kapsayan destekle bir araya getiriyor. Böylece devreye alma süreçlerini hızlandırmayı, öngörülebilirliği artırmayı ve proje risklerini azaltmayı hedefliyor. Compass Datacenters ile ortaklaşa hazırlanan yeni bir süre analizi çalışması, IT ekipmanlarının yer aldığı prefabrik modüllerin sahadaki kurulum süresini yüzde 80 azalttığını ortaya koydu. Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, RapidScale Modüler Veri Merkezi Referans Tasarımı 115’i tanıttı. Yüksek yoğunluklu yapay zekâ altyapıları için doğrulanmış ve mühendislik çalışmaları önceden tamamlanmış bir teknik çerçeve sunan yeni referans tasarım, saha lojistiğini ve planlamayı kolaylaştırırken dünya genelinde yapay zekâ fabrikalarının devreye alınmasını hızlandırıyor. NVIDIA Vera Rubin platformu ile yenilikçi sıvı soğutma teknolojisini bir araya getiren tasarım, enerji kullanımını kontrol altında tutarken işlem gücünü en üst düzeye çıkarmak üzere geliştirildi. Akıllı sıcaklık kontrolleriyle desteklenen gelişmiş sıvı soğutma teknolojisi, veri merkezlerinin aşırı ısınma riski veya enerji israfı olmadan en yüksek hesaplama performansını sunmasını sağlıyor. Modülerliği altyapı mimarisinin geneline entegre eden bu yaklaşım, işletmecilerin yalnızca projeye özel tasarlanan veri merkezlerine dayanmak yerine, tekrarlanabilir ve riskler açısından test edilmiş yapay zekâ altyapısı tasarımlarına geçişini destekliyor. Bu tasarımlar, güç sistemlerini, sıvı soğutmayı, IT altyapısını, yazılımı ve yaşam döngüsü hizmetlerini ölçeklenebilir, endüstriyel bir teslimat modeli içinde bir araya getiriyor. Pazardaki dönüşüme ve yapay zekâ altyapısının kritik ihtiyaçlarına yanıt Yeni modüler veri merkezi referans tasarımı, yapay zekânın işlem gücü ihtiyacının altyapı gereksinimlerini kökten değiştirdiği, veri merkezi sektörünün hızla büyüyüp dönüştüğü bir dönemde sunuluyor. Prefabrik modüler altyapının bir dönem avantajları olarak görülen hız, öngörülebilirlik, tekrarlanabilirlik ve kalite, artık yapay zekânın gerektirdiği ölçekte veri merkezleri kurabilmek için temel gereksinimler arasında yer alıyor. Schneider Electric’in tahminlerine göre küresel veri merkezi kapasitesi, 2030’a kadar 170 GW artarak toplam 300 GW’a ulaşacak. Bu rakam, 2025’teki kurulu kapasitenin 2,3 katına karşılık geliyor. On yılın sonunda yapay zekâ iş yüklerinin toplam talebin yaklaşık yüzde 65’ini oluşturması bekleniyor. Bu büyüme, yapay zekâ altyapısının hızla devreye alınmasına duyulan ihtiyacı artırırken yatırım, güç talebi ve kapasite gereksinimlerini de eş zamanlı olarak yükseltiyor. Geleneksel, yerinde inşa yöntemlerine dayanan veri merkezi geliştiricileri, talebe yetişmekte giderek daha fazla zorlanıyor. Yüksek yoğunluklu hesaplama ortamları ise güç ve soğutma gereksinimlerini artırarak karmaşık entegrasyon sorunları yaratıyor. Aynı zamanda şebeke kapasitesi, enerji verimliliği ve mevzuata uyum üzerindeki baskıyı da artırıyor. Nitelikli iş gücü eksikliği, personel darboğazlarına yol açarak ve karmaşık yapay zekâ altyapılarının kurulum sürelerini uzatarak bu zorlukları daha da derinleştiriyor. Prefabrik IT alanlarının avantajları verilerle ortaya konuyor Büyük ölçekli veri merkezi geliştiricisi Compass Datacenters ile ortaklaşa hazırlanan yeni bir teknik rapor, geleneksel IT alanı inşaatından prefabrik modüler IT ünitelerine geçişin kurulum verimliliğinde sağladığı kazanımları sayısal olarak ortaya koyuyor. “Prefabrik IT Alanı Modülü Süre Analizi: Yüksek Yoğunluklu, Sıvı Soğutmalı Bir Kurulumdan Çıkarılan Dersler” başlıklı çalışmaya (Teknik Rapor 238) göre, Compass’ın büyük ölçekli bir veri merkezi kampüsünde gerçekleştirilen uygulamada prefabrik modüler üniteler, ünite başına saha kurulum süresini 75,5 saatten yalnızca 15 saate indirerek yüzde 80 azalma sağladı. Kritik montaj, entegrasyon ve doğrulama işlemlerinin kontrollü bir fabrika ortamına taşınması, veri merkezi işletmecilerinin sahadaki iş gücü ihtiyacını ve karmaşıklığı azaltırken yapay zekâ hesaplama kapasitesini daha hızlı devreye almasına olanak tanıyor. Compass Datacenters Teknolojiden Sorumlu Başkanı Adil Attlassy, şunları söyledi: “IT ekipmanlarının yer aldığı alan, en fazla sayıda sistemin ve uzmanlık alanının en küçük alanda bir araya geldiği bölüm. Burada her kurulum adımı, kendisinden önceki adımın tamamlanmasına bağlı. Schneider Electric ile birlikte çalışarak bu sistemleri tek bir yapıda birleştiren prefabrik bir modül geliştirdik. Böylece sahada farklı iş kalemlerini koordine etme ihtiyacını ortadan kaldırdık. Sahadaki kurulum süresini yüzde 80 azaltarak devreye alma süreçlerini hızlandırıyor, müşterilerimizin iş yüklerini daha erken çalıştırmaya başlamasına yardımcı oluyoruz.” Schneider Electric RapidScale: Yapay zekâ yaşam döngüsü için bütünleşik bir endüstriyel mimari RapidScale, Schneider Electric’in prefabrik modüler yapay zekâ altyapılarının büyük ölçekte tasarlanması, teslim edilmesi ve desteklenmesine yönelik uçtan uca endüstriyel yaklaşımını oluşturuyor. Güç sistemleri, soğutma, IT alanı, yazılım ve yaşam döngüsü hizmetlerindeki kapsamlı mühendislik uzmanlığından yararlanan RapidScale, müşterilerin karmaşık ve projeye özel mühendislik süreçlerinden tekrarlanabilir, riskler açısından test edilmiş tasarımlara geçişini destekliyor. Bu referans tasarım, NVIDIA DSX POD referans tasarımının desteklenmesine yönelik ilk temel adımı da oluşturuyor. NVIDIA DSX POD, Vera Rubin yapay zekâ altyapısının sevkiyat öncesinde fabrikada entegre edilmesini ve doğrulanmasını sağlayarak ilk token üretimine kadar geçen süreyi kısaltıyor. Günümüz pazarında tedarik zinciri yönetimi, takvim belirsizliklerini ve proje risklerini azaltmada kritik bir unsur haline geliyor. Schneider Electric, tekil bileşenlerden eksiksiz modüler çözümlere uzanan, küresel ölçekte entegre bir tedarik zinciriyle bu ihtiyaca yanıt veriyor. Üretim kapasitesini 2025’ten bu yana dört katına çıkaran şirketin üretim ağı, toplam 1,35 milyon fit kare alana sahip sekiz ana tesisi kapsıyor. Bu ağ, üç ek tesis ve 10 ülkedeki 12 iş ortağı tesisiyle destekleniyor. Schneider Electric’in geniş portföyünden yararlanan RapidScale’de kullanılan ekipmanların yaklaşık yüzde 90’ı şirket bünyesinde üretiliyor. Bu yapı, ilk devreye alma gününden uzun vadeli optimizasyona kadar öngörülebilir performans, tedarik zincirinde güvence ve tüm yaşam döngüsünü kapsayan destek sağlıyor. Schneider Electric Güvenli Güç ve Veri Merkezlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Manish Kumar, şunları söyledi: “Yapay zekâ altyapısı daha önce görülmemiş bir hızla büyürken müşteriler standartlaştırılmış, güvenilir ve planlandığı şekilde devreye alınabilen çözümlere ihtiyaç duyuyor. Referans tasarımlarımızı ve prefabrik çözümlerimizi, küresel tedarik zincirimizin gücü ve yaşam döngüsü uzmanlığımızla birleştirerek yapay zekâ fabrikası işletmecilerinin yatırımlarından daha kısa sürede değer elde etmesine yardımcı oluyoruz. Aynı zamanda yeni nesil hesaplama için gereken dayanıklı altyapıyı kurmalarını destekliyoruz.” Omdia¹ verilerine göre Schneider Electric, prefabrik güç çözümlerinde dünyanın, prefabrik modüler veri merkezlerinde ise Kuzey Amerika’nın bir numaralı üreticisi konumunda bulunuyor. Şirket, Kuzey Amerika dışındaki küresel pazarda da ilk altı sağlayıcı arasında yer alıyor. Modüler referans tasarımın ABD’deki uygulamalar için ANSI standartlarına uygunluğu doğrulandı. Gelecekte, küresel uygulamalarda IEC standartlarını da destekleyecek şekilde kapsamın genişletilmesi planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB Ve Ferrari Hypersail, Yenilenebilir Enerji Teknolojileri İçin İş Birliği Yapıyor Haber

ABB Ve Ferrari Hypersail, Yenilenebilir Enerji Teknolojileri İçin İş Birliği Yapıyor

ABB bugün, ABB’nin elektrifikasyon uzmanlığını dünyanın en iddialı açık deniz performans mücadelesiyle buluşturan Ferrari Hypersail ile teknoloji ortaklığını duyurdu. Elektrifikasyon Ortağı olarak ABB, denizcilik güç sistemleri, doğru akım (DC) teknolojisi ve gelişmiş elektrik sistemleri alanlarındaki uzmanlığıyla bu mücadeleyi destekleyecek. Ferrari Hypersail, yenilenebilir enerjiyle çalışan çığır açan 100 fitlik bir monohull hidrofoil teknesidir. Tekne, sürdürülebilir denizcilik performansının sınırlarını zorlamak üzere tasarlanmış olup hızı, gemi üzerinde enerji üretimini ve güç yönetimini teknik açıdan en zorlu ortamlardan birinde bir araya getiriyor. ABB, bu ortaklığa doğru akım teknolojisinde 25 yılı aşkın deneyimini ve bu alanda 700’den fazla patentten oluşan portföyünü taşıyor. Elektrifikasyon Ortağı olarak ABB, enerji yönetimi, denizcilik elektrik sistemleri, enerji depolama ve akıllı izleme alanlarındaki uzmanlığıyla Ferrari Hypersail’i destekleyecek. Ferrari Hypersail, ABB’ye gelişmiş elektrifikasyon, doğru akım mimarileri ve akıllı enerji yönetiminin zorlu açık deniz koşullarında dayanıklılığı ve verimliliği nasıl artırabileceğini göstermek için yüksek performanslı bir ortam sunuyor. Yenilenebilir enerji üretimini, depolamayı, izlemeyi ve güç dağıtımını gerçek zamanlı olarak dengelemeyi gerektiren bu koşullar, yeni nesil endüstriyel mikroşebekelerin geliştirilmesi açısından kritik önem taşıyor. ABB Elektrifikasyon İş Kolu Başkanı Giampiero Frisio, “Ferrari Hypersail, ABB’ye doğru akım teknolojisinin sınırlarını zorlamak için iş ortaklarımızla nasıl iş birliği yaptığımızı gösterebileceğimiz benzersiz bir platform sunuyor,” dedi. “Ferrari Hypersail, sistemlerimizin endüstride karşılaştığı en zorlu koşullarla kıyaslanabilecek şartlarda çalışmak üzere tasarlandı. ABB’nin rolü, elektrifikasyon ve otomasyon teknolojilerinin endüstrilerin sınırları aşmasına ve rekor kıran performansa ulaşmasına nasıl yardımcı olduğunu ortaya koyuyor. Bu gibi bir mücadeleden elde edilen deneyimler, denizcilik ve yenilenebilir enerjiden veri merkezlerine ve endüstriyel mikroşebekelere kadar farklı sektörlerde müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu dayanıklı ve verimli güç sistemlerini geliştirmemize katkı sağlayabilir. ” Ferrari Hypersail Proje Lideri Enrico Voltolini’ye göre ortaklık, görevin hayata geçirilmesi için gereken teknik temeli sağlıyor. Voltolini, “Hypersail tamamen yenilenebilir enerjiyle çalışıyor,” dedi. “Dünyanın en zorlu okyanus ortamlarında haftalar boyunca kendi kendine yeterli olmak zorunda. ABB’nin elektrifikasyon uzmanlığının projeye dahil olması değerli bir operasyonel avantaj sağlıyor.” Ferrari Hypersail’in doğru akım mimarisi, 48V ve 800 VDC’de çalışan sistemleriyle yüksek performanslı, kendi kendine yeterli bir mikroşebeke işlevi görecek. Aşırı soğuk, tuz serpintisi, basınç ve hareket koşullarında çalışırken kritik navigasyon, foil kontrolleri, güvenlik sistemleri ve tahrik için güç üretecek, depolayacak ve yönetecek. ABB ekibi, doğru akım sistem entegrasyonu, gerçek zamanlı izleme, akıllı güç dağıtımı ve denizde dayanıklılık alanlarındaki uzmanlığıyla Ferrari Hypersail’i destekleyecek. Projeden elde edilecek içgörüler, deniz taşımacılığı, veri merkezleri ve yenilenebilir enerji altyapısı dahil olmak üzere çeşitli endüstriler için gelişmiş güç sistemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak. ABB daha sürdürülebilir ve kaynaklar açısından verimli bir gelecek için elektrifikasyon ve otomasyon çözümleri sunan global bir teknoloji lideridir. ABB, mühendislik ve dijitalleşme alanlarındaki uzmanlığını birleştirerek endüstrilerin yüksek performansta çalışırken daha verimli, üretken ve sürdürülebilir hale gelmesine katkıda bulunmaktadır. ABB’de biz buna ‘Engineered to Outrun’ diyoruz. ABB, 140 yılı aşkın geçmişe ve dünya çapında 110.000’den fazla çalışana sahiptir. Şirketin hisseleri SIX İsviçre Borsası (ABBN) ve Nasdaq Stockholm’de (ABB) işlem görmektedir. www.abb.com Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Cat, KOMATEK 2026’ya Damgasını Vurdu Haber

Borusan Cat, KOMATEK 2026’ya Damgasını Vurdu

İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen fuarda Borusan Cat; güçlü iş makineleri, dijital teknolojileri ve farklı sektörlere hitap eden ‘Kazandıran Çözümleri’ ile ziyaretçilerini ağırladı. Borusan Cat, KOMATEK 2026’da en dar alanlarda yüksek performans sunan Cat® kompakt makinelerden genel inşaat ve altyapı projelerine yönelik iş makinelerine, verimliliği artıran dijital çözümlerden bakım ve onarım süreçlerini güvence altına alan hizmet modellerine kadar uzanan kapsamlı çözüm setini sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Şirket, fuara özel avantajlar ve uzman ekip desteğiyle müşterilerine ihtiyaçlarına en uygun çözümleri yerinde değerlendirme fırsatı sundu. Borusan Cat Türkiye Genel Müdürü Uğur Tarık Gül, KOMATEK 2026’da yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Borusan Cat olarak, ‘Daha İyi Bir Dünya İçin Çözüm Üretiriz’ şirket amacımız doğrultusunda iş ortaklarımızın operasyonlarını kolaylaştırmaya ve onlara en yüksek katma değeri sunmaya odaklanıyoruz. KOMATEK 2026 Fuarı, sektörümüzdeki güçlü talebi ve teknolojik dönüşümü paylaşmak açısından bizim için son derece değerli bir platform sunuyor. Fuarda yalnızca sahada yüksek performans sunan güçlü iş makinelerimizi değil; dijital ekosistemimizi, hizmet modellerimizi ve farklı sektörlere özel çözümlerimizi de tanıtarak müşterilerimizin verimliliğini artırmayı hedefliyoruz. Geliştirdiğimiz her inovasyonla, iş ortaklarımızın sürdürülebilir büyüme yolculuklarında her zaman en güvenilir çözüm ortağı olmaya devam edeceğiz. Borusan Cat’in dijital çözüm ekosistemi de KOMATEK 2026’nın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Süper uygulama Boom360, filo yönetiminde veri odaklı yaklaşımıyla dikkat çeken VisionLink, Cat® teknolojileri ve SITECH çözümleri; sahada verimliliği artıran, operasyonel kontrolü güçlendiren ve işletmelere daha fazla görünürlük sağlayan yapılarıyla tanıtıldı. Bu çözümler, iş makinelerinin performansını yalnızca sahada değil, operasyonun tüm aşamalarında daha etkin bir şekilde yönetmeyi mümkün kılıyor. Borusan Cat, fuarda ayrıca Müşteri Değer Anlaşmaları (MDA) ile bakım ve onarım süreçlerini güvence altına alan, iş sürekliliğini destekleyen hizmet yaklaşımını da ziyaretçilerle paylaştı. Böylece müşteriler, makinelerinin performansını korurken operasyonlarını daha öngörülebilir ve verimli şekilde sürdürebiliyor. Borusan Cat standında; Cat® kazıcı yükleyiciler, ekskavatörler, mini ekskavatörler, lastikli ekskavatörler, lastikli yükleyiciler, silindirler ve dozerler ziyaretçilerin incelemesine sunuldu. Borusan Cat, yakın zamanda distribütörlük ağına dahil ettiği Faresin markalı teleskopik yükleyiciler ve tarım makinelerini de ilk kez KOMATEK 2026’da tanıttı. İş makinelerine ek olarak, güç sistemleri ürün gamında yer alan jeneratör çözümleriyle de farklı ihtiyaçlara yanıt veren şirket, entegre çözüm yaklaşımını fuar boyunca ziyaretçilerle paylaştı. Fuar kapsamında sergilenen makinelerin alana taşınması ise grup şirketlerinden Borusan Heavy ile yürütülen lojistik iş birliği kapsamında gerçekleştirildi. Borusan Cat, fuar kapsamında uzman ekipleriyle birebir görüşme imkanı sunarak ziyaretçilerin ihtiyaçlarına en uygun çözümleri değerlendirmelerine katkı sağladı. “Daha İyi Bir Dünya İçin Çözüm Üretiriz” şirket amacı ile faaliyet gösteren şirket, KOMATEK 2026’da iş makineleri, dijital teknolojiler ve hizmet çözümleriyle müşterilerine uçtan uca değer sunmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASPİLSAN Enerji EFES 2026’da Sahadaki Gücünü Gösterecek Haber

ASPİLSAN Enerji EFES 2026’da Sahadaki Gücünü Gösterecek

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı kuruluşu ASPİLSAN Enerji, 16-21 Mayıs 2026 tarihleri arasında İzmir Seferihisar’da icra edilecek EFES 2026 Tatbikatı’nda, sahada kesintisiz görev icrasını sağlayan yeni nesil enerji çözümleriyle yer alacak. “Enerji, operasyonel kabiliyetin belirleyicisidir” ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet Turan Özdemir, “Günümüz harekât ortamında enerji, sadece bir destek unsuru değil; operasyonel gücün doğrudan belirleyicisidir. EFES 2026’da sergileyeceğimiz çözümler, en zorlu saha koşullarında kesintisiz görev icrasını mümkün kılmak üzere geliştirilmiştir. Yerli hücre teknolojimiz ve sistem entegrasyon kabiliyetimizle, sahadaki enerji ihtiyacını güvenilir ve sürdürülebilir şekilde karşılıyoruz.” dedi. Sahada doğrulanmış çözümler Tatbikat kapsamında ASPİLSAN Enerji standında; 1200-1500-3000-6000Wh taşınabilir güç sistemleri,iletişim sistemlerine yönelik yüksek enerji yoğunluklu lityum iyon batarya çözümleri,taktik sahada hızlı konuşlanabilen modüler enerji depolama sistemleri,denizaltı, deniz, kara, hava ve uzay platformlarına ait lityum ile nikel kadmiyum görev ve emniyet kritik batarya sistemleri,torpido, insansız denizaltı araçlar, kamikaze İHA ve İDA’ lara ait batarya çözümleri sergilenecek. Bu sistemler; sınır hattı operasyonlarından mobil birliklere, iletişim altyapısından insansız sistemlere kadar geniş bir kullanım alanında enerji sürekliliği sağlayarak modern harekât sahasının kritik ihtiyaçlarına doğrudan cevap veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

JENDER'de Burak Başeğmezler Yeniden Başkan Seçildi Haber

JENDER'de Burak Başeğmezler Yeniden Başkan Seçildi

Jeneratör ve Güç Sistemleri Sanayicileri Derneği (JENDER), 2. Olağan Genel Kurul Toplantısı’nı başarıyla gerçekleştirdi. Toplantı sonucunda, mevcut Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Burak Başegmezler, üyelerin oy birliğiyle yeniden başkanlığa seçildi. Genel kurulda verilen en güçlü mesaj, sektörün birlikteliğinin ve ortak vizyonunun kararlılıkla devam ettiği yönünde oldu. Aynı gün, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın desteği ve Sanayi Genel Müdürü Sn. Prof. Dr. İlker Murat AR’ın katılımıyla gerçekleştirilen “Uluslararası Kesintisiz Güç ve Data Center Zirvesi”, Türkiye’de jeneratör, güç sistemleri ve veri merkezi ekosistemini ilk kez bu kapsamda bir araya getiren en önemli organizasyonlardan biri olarak öne çıktı. Zirve, sektörün dijital altyapılar, enerji sürekliliği ve veri merkezleri ile entegrasyonunda yeni bir dönemin başladığını ortaya koydu. JENDER başkanı Başeğmezler, “JENDER olarak çok kısa sürede sektörümüzün en güçlü temsil platformlarından biri haline geldik. Bugün geldiğimiz noktada yalnızca üyelerimizi değil, Türkiye jeneratör ve güç sistemleri sektörünün üretim gücünü ve küresel vizyonunu temsil ediyoruz. Yeni dönemde teknik altyapıdan sürdürülebilirliğe, eğitimden uluslararası tanıtıma kadar tüm alanlarda çalışmalarımızı daha da derinleştireceğiz. Hedefimiz nettir: Türk Malı jeneratör ve güç sistemlerini sürdürülebilir bir anlayışla 200 ülkeye ulaştırmak ve Türkiye’yi bu alanda küresel bir merkez haline getirmek. Aynı gün gerçekleştirdiğimiz Uluslararası Kesintisiz Güç ve Data Center Zirvesi, sektörümüz açısından tarihi bir adımdır. Bu zirve ile jeneratör, güç sistemleri ve veri merkezi ekosistemini ilk kez bu ölçekte bir araya getirerek Türkiye’nin stratejik konumunu daha güçlü şekilde ortaya koyduk.” dedi. Yeni Dönem Yönetim Kurulu Burak BAŞEĞMEZLER – Yönetim Kurulu Başkanı – TEKSAN JENERANTÖR Nazmi ATALAY – Başkan Vekili - AKSA JENERATÖR A. Semih GÖKALP – Başkan Vekili - ALİMAR JENERATÖR İnanç ÇUBUKLU – Başkan Vekili & Sayman – İDEA JENERATÖR Prof. Dr. İbrahim KILIÇASLAN – Yönetim Kurulu Üyesi – İŞBİR ELEKTRİK Sinan Gökhan GÜNER – Yönetim Kurulu Üyesi - EMSA JENERATÖR Dr. Kadir SÜMERKENT – Yönetim Kurulu Üyesi KJ JENERATÖR Faruk AKSOY – CEO & Genel Sekreter

Schneider Electric'te Üst Düzey Atama Haber

Schneider Electric'te Üst Düzey Atama

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, organizasyonunun üst yönetiminde gerçekleşen stratejik görev değişikliğini duyurdu. Yapılan açıklamaya göre, 21 yıldır Schneider Electric’te çeşitli rollerde görev alan Mehmet Özalp, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla Schneider Electric Türkiye ve Orta Asya Bölge Başkanı olarak atandı. Mevcut Bölge Başkanı İsmail Yamangil, Schneider Electric Orta Doğu ve Afrika Bölgesi Ticari Dönüşüm Projeleri Lideri olarak devam edeceği yeni rolü ile Schneider Electric’e değer katmayı sürdürecek. Şirketten yapılan açıklamada, Mehmet Özalp’in köklü deneyimi, bölgeye ve sektöre olan hakimiyeti ile şirketin iş ortaklarıyla kurduğu güçlü iş birliğini daha da ileriye taşıyacağına inancın tam olduğu belirtildi. Bu görev devriyle birlikte Schneider Electric’in kurumsal hedeflerine doğru aynı başarı, istikrar ve kararlılıkla yürümeye devam edeceği vurgulandı. Schneider Electric’te 21 yıllık deneyim İstanbul Erkek Lisesi mezunu olan Mehmet Özalp, 1999 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Ardından Marmara Üniversitesi Almanca İşletme Bölümü’nde Yüksek Lisans Programı’nı 2002 yılında tamamladı. Kariyer yolculuğuna 2004 yılında Proje Müdürü olarak Schneider Electric’e katılarak başlayan Özalp, geçen 21 yılda ulusal ve uluslararası pek çok kritik rol üstlendi. Türkiye, İran ve Orta Asya Bölgesi Endüstri İş Birimi’nden sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevini yerine getiren Özalp; Ortadoğu, Afrika Bölgesi Endüstri İş Biriminden sorumlu Başkan Yardımcılığı gibi üst düzey görevleri de başarıyla yürüttü. Mehmet Özalp, yeni görevi öncesinde, 2021 yılından bu yana Schneider Electric Türkiye ve Orta Asya Bölgesi Güç Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı olarak bölgeye liderlik ediyordu.

JENDER'de Yeni Dönem Haber

JENDER'de Yeni Dönem

Türkiye jeneratör ve güç sistemleri sektörünün çatı kuruluşu JENDER (Jeneratör Sanayicileri ve Güç Sistemleri Derneği), yeni Yönetim Kurulu yapılanmasını, stratejik önceliklerini ve kurumsal yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. Yeni dönemle birlikte JENDER, sektörün küresel ölçekte rekabet gücünü artırmayı ve Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim ve ihracat kapasitesini daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Kuruluşundan bu yana kısa sürede sektörün ortak sesi ve güçlü bir temsilcisi haline gelen JENDER, yeni yönetim yapısıyla yalnızca bir görev değişimini değil; kurumsallaşma, teknik kapasitenin geliştirilmesi, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşümle uyum ile uluslararası temsiliyetin güçlendirilmesini kapsayan bütüncül bir vizyon ortaya koyuyor. Yeni yönetim dönemine ilişkin yapılan değerlendirmede, “Yeni dönem, JENDER’in Türk jeneratör ve güç sistemleri sektörünü; teknik yeterlilik, sürdürülebilirlik ve küresel rekabet ekseninde ileri taşıma kararlılığını güçlü biçimde ortaya koymaktadır” ifadelerine yer verildi. Bu vizyon doğrultusunda JENDER’in yeni Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu: - Burak BAŞEĞMEZLER – TEKSAN Jeneratör Yönetim Kurulu Başkanı | Chairman & President - Sinan Gökhan Güner – EMSA Jeneratör Başkan Vekili & Sayman | Vice Chairman & Treasurer - Kadir Sümerkent – KJ Power Jeneratör Başkan Vekili | Vice Chairman - Nazmi Atalay – AKSA Jeneratör Yönetim Kurulu Üyesi | Board Member - Semih Gökalp – ALIMAR Jeneratör Yönetim Kurulu Üyesi | Board Member - Prof. Dr. İbrahim Kılıçaslan – İŞBİR Elektrik Yönetim Kurulu Üyesi | Board Member - İnanç Çubuklu – IDEA Jeneratör Yönetim Kurulu Üyesi | Board Member Sn. Faruk Aksoy Genel Sekreter | Secretary General & Board Member

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.