Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güler Sabancı

Kapsül Haber Ajansı - Güler Sabancı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güler Sabancı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sabancı Vakfı ve Sabancı Üniversitesi’nden Veri Temelli Eşitlik Buluşması Haber

Sabancı Vakfı ve Sabancı Üniversitesi’nden Veri Temelli Eşitlik Buluşması

Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında veri temelli çalışma önemine odaklanan buluşmada, mevcut durum analizleri, çözüm önerileri ve geleceğe yönelik iş birliği alanları ele alındı. Eşitlik Politikalarında Veri Temelli Yaklaşımlar Öne Çıkıyor Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi (SU Gender) ve Sabancı Vakfı tarafından, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında sürdürülebilir ve etki odaklı bir diyalog zemini oluşturmak amacıyla düzenlenen etkinlik, “Bakım Odaklı Gelecek” temasıyla gerçekleştirildi. Akademi ve sivil toplumu bir araya getiren buluşmada, toplumsal cinsiyet eşitliği için verinin önemi, sorunları daha iyi anlamak ve kalıcı çözümler üretmek için veri odaklı yaklaşımların şart olduğu vurgulandı. “Sistematik dönüşüm veri temelli ve etki odaklı yaklaşımlarla mümkün” Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, “Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda hepimizin bildiği ‘Bir kadın güçlenirse toplum güçlenir’ ve ‘Eşitlik bir insan hakları meselesidir’ gibi temel gerçekler var. Bunları biliyor, takip ediyoruz. Gelişme var ama yeterli değil. Veriler bize ne söylüyor? Kadınların iş gücüne katılımı hala istediğimiz yerlerde değil, sınırlı. Fırsatlara erişimde ciddi eşitsizlikler var. Bu nedenle alanda gerçek bir ilerleme için sistematik bir dönüşüme ihtiyacımız var. Ve bu dönüşüm ancak veri temelli ve etki odaklı yaklaşımlarla mümkün” dedi. “Filantropi yalnızca kaynak sağlayan bir yapı değil; farklı aktörleri bir araya getirerek değer üretiyor” Güler Sabancı, Sabancı Vakfı’nın 50 yılı geride bırakırken yeni bir yol haritası belirlediğini ifade ederek şunları söyledi: “Yeni döneme bakarken kendimize şu soruyu sorduk: ‘Daha etkili, daha sonuç odaklı ve kalıcı çözümler nasıl üretebiliriz?’ Bu sorunun cevabını ortak bir akılla tespit ettik. Bu yeni dönemde, veriye dayalı, bilimsel, etki odaklı ve en önemlisi iş birliğine dayalı bir yaklaşımı merkeze aldık. Bir boyut daha var ki, onu da özellikle vurgulamak isterim: Filantropinin dönüşümü. Artık mesele sadece destek vermek ya da kapasite geliştirmek değil; yaratılan etkinin en doğru şekilde yönlendirilmesi. Filantropi dünyasının önündeki bu yeni aşama da bizi yine aynı noktaya getiriyor; veriye dayalı, bilimsel ve etki odaklı bir yaklaşım. En önemlisi de akademi ile sivil toplumun birlikte çalıştığı, birlikte ürettiği güçlü iş birlikleri. Çünkü filantropi yalnızca kaynak sağlayan bir yapı olarak değil; farklı aktörleri bir araya getirerek değer üretiyor. Türkiye’de biz de bu rolü benimsiyoruz.” “Sistematik dönüşüm için veri temelli ve etki odaklı yaklaşımlara ihtiyaç var” Sabancı Vakfı’nın 2019’da OECD global filantropi raporunda toplumsal cinsiyet eşitliğine odaklanan en etkili yedi vakıftan biri olarak gösterildiğini hatırlatan Güler Sabancı, sözlerine şöyle devam etti: “OECD’nin geçtiğimiz hafta yayınlanan 2026 raporu da etkimizin ve yerimizin sürdüğünü gösteriyor. Ancak bizim için asıl önemli olan sahadaki dönüşüm. 20 yıl önce Birleşmiş Milletler ile yürüttüğümüz ortak program, Sabancı Üniversitesi ile geliştirilen Mor Sertifika Programı hep bir ihtiyaçtan doğdu, ortak akılla tasarlandı ve etkisini bugün de sürdürüyor.” “Akademi, saha ile bağlantılı çalıştığında etkiyi büyütür. Birlikte düşünmek, tasarlamak, üretmek artık bir gereklilik” Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında somut ve ölçülebilir etki yaratmanın önemine dikkat çeken Güler Sabancı, “Bugün de aynı anlayışla, daha geniş iş birlikleriyle toplumsal cinsiyet eşitliği alanında somut ve ölçülebilir etki yaratmaya devam ediyoruz. Ama artık bir adım daha ileri gidiyoruz. Etki çalışmaları bir ‘pusula’ niteliği taşıyor. Çünkü: ‘Ölçülemeyen hiçbir şeyi geliştiremeyiz.’ Burada özellikle akademi için bir parantez açmak isterim. Akademi, yenilik üretme ve modeller geliştirme kapasitesine sahip. Ancak içinde bulunduğumuz dönem bize şunu gösteriyor: Tek başına akademinin ilerlemesi yeterli değil. Akademi, saha ile bağlantılı sivil toplum ile çalıştığında etkiyi büyütür ve politika süreçlerine daha güçlü katkı sunar. Çünkü sahada etkiyi yaratan sivil toplumdur. Bir nevi sivil toplum uygulayıcıdır. Bu nedenle birlikte düşünmek, tasarlamak, üretmek ve etkisini daha sonra ölçmek artık bir gerekliliktir.” dedi. Veri temelli araştırmalar ve ortak akıl eşitlik için aynı zeminde buluştu Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki son yıllarda yürütülen veri temelli, hak temelli ve sosyal politikaya yön veren araştırmaları bir araya getirerek görünür kılan etkinlik; üniversitelerin araştırma merkezleri, sivil toplum örgütleri, uluslararası kuruluşlar ve fon sağlayıcı kurumlar arasında bilgi paylaşımı ve iş birliği zemini oluşturdu. Gün boyu süren program kapsamında düzenlenen panel ve atölye çalışmalarında bakım emeği, kadın istihdamı, geleceğin iş gücü, yapay zekâ, veri gibi başlıklar toplumsal cinsiyet perspektifiyle değerlendirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Megastar Ülkeyi Büyüledi! Haber

Megastar Ülkeyi Büyüledi!

Herkesin hep bir ağızdan söylediği muhteşem repertuarı, ikonik dansları, sevenleriyle kucaklaştığı keyifli sohbeti ve bitmeyen enerjisiyle, megastar bugün bir kez daha sahnede devleşti. Gece boyu şarkılara büyük bir heyecanla eşlik eden dinleyiciler arasında bu kez, Vuslat Doğan, Güler Sabancı, Mustafa Taviloğlu, Sinem Kobal, Kenan İmirzalıoğlu, Ali Sunal, Mert Fırat, İdil Fırat, Zeynep Bastık, Reynmen, Serkay Tütüncü Engincan Ural, Didem Balçın ve Afra Saraçoğlu gibi sanat ve cemiyet hayatının ünlü isimleri de vardı. Megastar gündeme oturdu Yüzlerce haber içeriği, binlerce paylaşım ve milyonlarca sosyal medya etkileşimiyle Tarkan konserlerinin etkisi sadece Volkswagen Arena sınırlarında kalmıyor. Şanslı kalabalığın saatler boyunca dinmeyen coşkusu, dijital platformlar aracılığıyla tüm ülkeye yayılıyor ve adeta gündemi belirliyor. Sahnesi baş harfinden esinle "T" formunda Bu unutulmaz konser serisi yaklaşık 300 kişilik dev bir ekibin titiz prodüksiyonuyla, görsel bir şölene de dönüşüyor. Megastar’ın baş harfini simgeleyen "T" formundaki özel sahne tasarımı, Tarkan’ın hayranlarıyla arasındaki mesafeyi de kaldırıyor. Tüm konserlerinde sahnede adeta adım atmadık yer bırakmayan Megastar, bu gece de salonun her köşesindeki dinleyicisiyle göz göze gelerek samimi ve unutulmaz anlar yaşatıyor. Tarkan hasretini bitiren konserlere iki yeni tarih daha eklendi! Tarkan konserleri yoğun talep üzerine iki yeni tarih eklenerek sürüyor. Megastat, 31 Ocak’ın ardından 3 ve 4 Şubat’ta da sahnede olacak! Projenin sahne tasarımını Can Besbelli üstlenirken, Tarkan’a sahnede eşlik eden orkestra; elektrik gitarda Can Şengün, bas gitarda Alp Ersönmez, davulda Volkan Öktem, akustik gitarda Ayhan Günyıl ile Ateş Berker Öngören, klavyede Serhat Ersöz ve Matthew Erdem, klarnette Göksun Çavdar, udda Özdemir Güz ve vokallerde Faruk Emre Kürklüoğlu ile Ozan Öztürk’ten oluşuyor; organizasyon süreci ise Hitt Prodüksiyon tarafından yürütülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı Vakfı’nın Gelenekselleşen ‘Ekim Zamanı’ Etkinliği Gerçekleştirildi Haber

Sabancı Vakfı’nın Gelenekselleşen ‘Ekim Zamanı’ Etkinliği Gerçekleştirildi

Sabancı Vakfı, 20 yıla yakın süredir kesintisiz olarak sürdürdüğü Hibe Programı kapsamında destek verdiği sivil toplum kuruluşlarıyla geleneksel “Ekim Zamanı” etkinliğinde bir araya geldi. Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’nın ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte, 2024-2025 döneminde destek alan 8 projenin hikayesi katılımcılarla paylaşıldı. Konuşmasına Ekim Zamanı’nın umut zamanı olduğunu ifade ederek başlayan Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı” Burada, aynı çatı altında sizlerle buluşurken, barışın sadece bir umut değil, aynı zamanda her insanın hakkı olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Gazze’de yaşanan büyük trajedi karşısında, hepimizin yüreği derinden sarsılıyor. Dünya genelinde yükselen sivil uyanış ve vicdanın güçlü çağrısına kulak verilmesi gerekiyor. Ateşkes, barış için ilk adımdır. Fakat çatışmaların sona ermesi ve insani koşulların iyileşmesi açısından çok değerli bir adımdır. Büyük çabalarla sağlanan bu ateşkes hem insani yardımların ulaşabilmesi hem de yeni bir barış süreci için umut veriyor. Ama gerçek hedef, kalıcı barışın tesis edilmesi olmalıdır. Bu yönde yürütülen çabaların kararlılıkla sürdürülmesini diliyoruz. İnsanlık için utanç verici olan bu savaşta barışın kalıcı hale gelmesi en büyük dileğimizdir. Böylesine zorlu dönemlerde bize güç veren, umudu yeniden yeşerten; insanın potansiyeline, aklına ve yaratıcılığına olan inançtır” dedi. “Projelerin planlama ve hedef belirleme aşamasından başlayarak, can suyu olmaya, cesaret vermeye ve etkiyi derinleştirmeye çalışıyoruz” 50 yılı geride bırakan Sabancı Vakfı’nın yeni dönem stratejisinin merkezinde, hibe desteği verilerin kurumlar ve sivil toplumda iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen bir yapının yer aldığını ifade eden Güler Sabancı, “Ekim Zamanı bizim için sadece bir gün değil; umutlarımızı yenilediğimiz, ilham verici hikâyelerle buluştuğumuz bir yolculuk. Bu yolculuk; toplumsal gelişim için verdiğimiz emeğin, kartopu misali, her geçen yıl nasıl büyüdüğünü gösteriyor” dedi. Güler Sabancı sözlerine şöyle devam etti: “Dünyada birçok krizin aynı anda yaşandığı bir dönemdeyiz. Kaynaklar azalıyor; ihtiyaçlar artıyor. Artık daha etkili, daha ölçülebilir çözümlere ihtiyacımız var. Bilime ve kanıta dayalı ölçülebilir çözümler üretmek ve sürekli iyileştirmek için sayıları ve ihtiyaçları doğru okumak gerekir. 81 ilde şimdiye kadar yaklaşık 250 projeyle 5 milyona yakın kişiye ulaştık. Bugünkü değeriyle sivil topluma, toplam 650 milyon TL’lik hibe desteği sağladık. Fakat bu rakamlardan çok daha önemlisi, başarılı olmaları için tüm paydaşlarımızla bu yolu birlikte yürümüş olmamızdır. Projelerin planlama ve hedef belirleme aşamasından başlayarak, can suyu olmaya, cesaret vermeye ve etkiyi derinleştirmeye çalışıyoruz.” “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Etki Araştırması, tüm olumsuzluklara rağmen, doğru yolda olduğumuzu bir kez daha gösterdi” “Yaptığımız işlerin etkisini ölçmeden, özellikle uzun soluklu projelerde tam anlamıyla gelişimi ve değişimi göremeyeceğimizi biliyoruz” diyen Güler Sabancı, “Bu yıl ilk kez yaptığımız Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Etki Araştırması; çoklu krizler döneminde, tüm olumsuzluklara rağmen, bize doğru yolda olduğumuzu bir kez daha gösterdi. Araştırmaya katılan 89 kurumun neredeyse yarısı ilk hibesini Sabancı Vakfı’ndan aldı. Bu destek, birçok kurum için başlangıç noktası oldu. Bu projeler aracılığıyla Türkiye’nin dört bir yanında güçlü iş birlikleri geliştirildi. Sabancı Vakfı’nın desteğiyle güvenilirlik kazanan sivil toplum kuruluşları, başka fonlara da bu sayede erişim sağladı. Kapasitelerini artırdı. Bizleri en çok mutlu eden sonuç ise; neredeyse tüm kurumların hala bu alanda çalışmaya devam ediyor olmasıdır. Bu araştırma bize Vakfımızın sadece bir hibe veren değil, toplumsal cinsiyet eşitliği alanına meşruiyet kazandıran stratejik bir aktör olduğunu bir kez daha bilimsel olarak kanıtladı” şeklinde konuştu. Sabancı Vakfı’nın Ekim Zamanı buluşmasında Datça Çevre ve Turizm Derneği “Kızıl Kirazkuşu: Datça’da İklim Değişikliği Odağında Kuraklıkla Mücadele”, Döngü Kooperatifi “Çevresini Dönüştüren Kırsalda Kadın Liderler: Keten Döngüsü”, Fethiye Turizm Tanıtım Eğitim Kültür ve Çevre Vakfı “Turizme Erişiyoruz-2”, Hasat Derneği “Gençler Ne Alemde? Deprem Sonrası Hatay'da Gençler ve Savunuculuk”, Müzikist Derneği “Köyde Müzikist Var: Köy Öğretmenleri İçin Müzik Eğitimi Rehberi”, Oyun Hareketi Derneği “Oyuncu Okul”, Önce Çocuklar Derneği “Dayanışma İyileştirir: Kadından Kadına Sağlık” ve Uluslararası Genç Arayış Derneği “Yerel Savunuculuk Akademisi” projelerinin sonuçları, gelecek dönem hedefleri ve faydalanıcıların öyküleri aktarıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, GESDA Zirvesi’nde Haber

Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, GESDA Zirvesi’nde

Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen GESDA Zirvesi’nde filantropinin geleceğine dair görüşlerini paylaştı. “Değişen Dünyada Filantropi ve Özel Sektörün Rolü” oturumunda konuşan Sabancı, çoklu krizler döneminde filantropinin rolünü, güven ve hesap verebilirliğin önemini, ayrıca sürdürülebilir toplumsal dönüşüm için iş birliği ile ilgili görüşlerini paylaştı. “Artan eşitsizliklerle mücadelede bilim ve filantropi kilit rol oynuyor” Teknolojik ilerlemelerle birlikte artan eşitsizliklere dikkat çeken Sabancı, filantropinin artık yalnızca iyilik yapmak değil, sistemleri dönüştürmek anlamına geldiğini ve bilim ile birlikte kilit rol üstlendiğini vurguladı. “İnsanlık için gerçekten zor bir dönemden geçiyoruz. Artan eşitsizlikler karşısında, GESDA gibi bir platformda sorunları birlikte tartışabilmek çok önemli, çünkü büyük problemleri tek bir kurumla veya tek bir yöntemle çözmemiz mümkün değil. Bakış açımızı ve çözüm üretme biçimlerimizi yenilememiz gerekiyor. Bunları yeniden keşfetmeli, tartışmalı, tasarlamalı ve üzerine düşünmeliyiz.” “Gerçek güven, iyi niyetin ötesine geçmekle başlar” Sabancı konuşmasında, “Güven ve meşruiyet, filantropinin temelidir. Ben buna ‘filantropinin para birimi güvendir’ diyorum. Toplumsal gelişim; güvenin inşası, şeffaflık ve net bir amaca sahip olmakla başlar. Eğitim de güvenin ve sürdürülebilir gelişmenin temelidir. Bundan 25 yıl önce kurulan Sabancı Üniversitesi, birlikte yaratma ve birlikte öğrenme kültürünün en somut örneklerinden biridir. Bugün Sabancı Üniversitesi, ülkemizin en iyi araştırma kurumlarından biridir.” dedi. “Büyük meselelerin çözümünde iş birlikleri kritik rol oynuyor” “Sabancı Vakfı olarak son 20 yıldır hibe veriyoruz” diyen Güler Sabancı, “Bu süreçte genellikle sahada ilk kez proje yürüten küçük sivil toplum kuruluşlarına destek verdik. Bugüne kadar 250’ye yakın proje destekledik. Ancak her zaman söylediğim gibi, mesele sadece maddi destek değil. Önemli olan mentorluk yapmak, yol göstermek ve ortak bir hedefe birlikte yürümektir. Başarılı olmanın yolu, öncelikle ne yapılması gerektiğiyle ilgili ortak anlayış sağlamaktan geçer. Birlikte hareket edersek etkiyi çoğaltabiliriz.” Başarı Üçgeni: Kamu, Özel Sektör ve Sivil Toplum Sabancı, büyük sorunların çözümünde kamu, özel sektör ve sivil toplumun birlikte hareket etmesinin kritik rol oynadığını vurguladı. “Buna başarı üçgeni diyoruz. Filantropi bu üçgenin önemli bir parçası. Küresel perspektifimizi koruyarak çözüm için iş birlikleri geliştirmek hayati önem taşıyor.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.