Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gün Işığı

Kapsül Haber Ajansı - Gün Işığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gün Işığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yaşamınızı Nasıl Güzelleştirirsiniz? Haber

Yaşamınızı Nasıl Güzelleştirirsiniz?

Oysa bu belirtiler sağlığınıza yeterince yatırım yapmadığınızın sinyalleri olabilir. İyi haber şu ki; bu tabloyu değiştirmek çoğu zaman günlük yaşamda yapılacak küçük ama düzenli değişikliklerle mümkün. Kişisel wellness yaklaşımının bu noktada önem kazandığına dikkat çeken Acıbadem Life Danışmanı İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, “Wellness; kişinin fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal sağlığını her gün bilinçli seçimlerle desteklemesidir" diyor ve sağlıklı yaşamın kaldırım taşı olan günlük hayatta kullanacağınız 10 kişisel wellness rutinini anlatıyor. SAĞLIĞINIZI BU SEÇİMLERLE DESTEKLEYİN Uzun yıllar boyunca sağlık, büyük ölçüde "Hasta mıyım, değil miyim?" sorusuyla değerlendirildi. Oysa günümüzde bu yaklaşım tek başına yeterli değil. Çünkü kronik hastalıkların önemli bir bölümü ortaya çıkmadan yıllar önce; uyku kalitesinde bozulma, enerji kaybı, kas gücünde azalma, metabolik esnekliğin kaybı, stres toleransının düşmesi ve bağışıklık sistemindeki değişiklikler gibi erken sinyaller vermeye başlıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, "Kas gücü, metabolik esneklik, uyku kalitesi, bağışıklık sistemi ve stres karşısında toparlanabilme kapasitesi aslında sağlık rezervimizi oluşturur. Günlük alışkanlıklarımız bu rezervi ya artırır ya da fark etmeden tüketir" diyor. Bedeni daha dirençli, dengeli ve yaşamı sürdürülebilir getirmenin yolunun günlük yaşamda uygulanabilecek wellness rutinleriyle mümkün olabileceğini söyleyen Dr. Halil Ertürk günlük yaşamda kullanılabilecek basit ve uygulanabilir 10 kişisel wellness rutinini paylaşıyor. 1. Wellness’ın ilk sorusu: Uykumu koruyacak ne yapıyorum? Uykunun bağışıklık sisteminin, hormon dengesinin, hafızanın, iştah kontrolünün, kan şekeri regülasyonunun ve hücresel tamir süreçlerinin yeniden organize olduğu biyolojik bir dönem olduğunu belirten Dr. Halil Ertürk “Kötü uyku yalnızca ertesi gün yorgun hissettirmez. Uzun vadede insülin direncini, iştah artışını, tansiyon problemlerini, inflamasyonu, duygu durum dalgalanmalarını ve bilişsel performans düşüklüğünü tetikleyebilir” diyor ve kaliteli uykunun temel adımlarını paylaşıyor; Sabah saatlerinde gün ışığı almak, Her gün benzer saatlerde yatıp kalkmak, Akşam geç saatte ağır yemek yememek, Kafeini öğleden sonra sınırlamak, Yatak odasını serin, karanlık ve sessiz tutmak, Uyumadan önce zihinsel ve dijital uyarıyı azaltmak. 2. Akdeniz tipi beslenme metabolik sağlığı destekliyor Karmaşık diyetler yerine sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarını öneren Dr. Halil Ertürk, zeytinyağı, sebze, baklagiller, balık, tam tahıllar ve yeterli protein içeren Akdeniz tipi beslenmenin kan şekeri dengesinden bağırsak sağlığına kadar birçok sistemi olumlu etkilediğini belirtiyor. Özellikle 40 yaşından sonra yeterli protein tüketimi kas kütlesini korumak açısından önem taşıyor. 3. Yemekten sonra 10 dakikalık yürüyüş fark yaratıyor Sağlıklı yaşam için uzun egzersiz programlarına gerek yok. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk’e göre öğle veya akşam yemeğinin ardından yapılacak 10-15 dakikalık tempolu yürüyüş sindirimi destekliyor ve yemek sonrası kan şekeri yükselmelerini dengelemeye yardımcı oluyor. 4. Uzun oturmanın etkilerini azaltın Kas dokusunun yalnızca hareket etmek için değil, metabolizma, bağışıklık ve sağlıklı yaşlanma için de önemli olduğunu vurgulayan Dr. Ertürk, “Wellness yaklaşımında hareket yalnızca kalori yakmak için yapılmaz. Hareket; kası, kalbi, damarları, beyni, eklemleri ve metabolizmayı canlı tutan temel biyolojik uyarıdır” diyor ve günlük wellness için iki hedefi paylaşıyor; Daha az oturmak.Düzenli kas uyarısı vermek. Pahalı ekipman olmaksızın yapılan tempolu yürüyüş, merdiven çıkma, squat, duvara şınav, plank, esneme hareketleri ve vücut ağırlığıyla yapılan basit egzersizler güçlü bir başlangıç sağlıyor. Her 45-60 dakikada bir ayağa kalkmak, kısa bir yürüyüş yapmak veya birkaç esneme hareketi bile uzun oturmanın olumsuz etkilerini azaltmaya yardımcı oluyor. 5. Amaç stresi yok etmek değil, toparlanabilmek Stresin yaşamın doğal bir parçası olduğunu belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, asıl önemli olanın stres sonrası bedenin yeniden dengeye dönebilmesi olduğunu söylüyor. Yavaş nefes egzersizleri, doğada zaman geçirmek, dijital molalar vermek ve sosyal ilişkileri güçlendirmek sinir sisteminin toparlanmasına katkı sağlayabiliyor. 6. Hormetik Stres: Dozunda Zorlanma, Daha Güçlü Beden Bedenimizin her zaman konfor alanında kalmaya değil, zaman zaman kontrollü şekilde zorlanmaya da ihtiyacı var. Bilim dünyası buna "hormetik stres" adını veriyor. Sağlıklı bir bedenin zaman zaman kontrollü uyaranlara da ihtiyacı olduğunu ve burada “hormetik stres” kavramının devreye girdiğini belirten Dr. Halil Ertürk, “Hormetik stres; düşük dozda, kısa süreli ve kontrollü bir stresin vücutta adaptasyon yanıtı oluşturmasıdır. Yani bedene küçük bir zorlanma verilir; vücut buna yanıt olarak savunma, onarım ve dayanıklılık mekanizmalarını aktive eder. Egzersiz bunun en bilinen örneğidir. Kısa süreli soğuk veya sıcak maruziyeti, açlık penceresi, nefes egzersizleri ve doğa yürüyüşleri de doğru kişide, doğru dozda kullanıldığında benzer adaptif sinyaller oluşturabilir” diyor. 7. Buz banyosuna gerek yok, her duşun sonuna ekleyin Soğuk duş veya duşun sonunda kısa süreli serin su uygulaması, evde yapılabilecek basit hormetik pratiklerden biri. Başlangıç için uzun buz banyolarına gerek olmaksızın duşun sonunda 20-30 saniye daha serin suyla bitirmek bile kontrollü bir uyaran olabilir. Buradaki amaç dayanıklılık geliştirmek ve bedene kısa süreli bir adaptasyon sinyali vermektir. Kalp hastalığı, ritim bozukluğu, kontrolsüz hipertansiyon, Raynaud sendromu, panik atak eğilimi veya ciddi kronik hastalığı olan kişiler bu tür uygulamalarda dikkatli olmalı. 8. Gece atıştırmalarını bırakmak iyi bir başlangıç olabilir Aralıklı oruç, FMD benzeri beslenme protokolleri ve uzun açlık uygulamaları wellness dünyasında sık konuşuluyor. Çoğu kişi için ilk adımın akşam yemeğinden sonra atıştırmayı bırakmak ve doğal bir gece açlığı oluşturmak olduğunu belirten Dr. Halil Ertürk, “Yaklaşık 12 saatlik bu doğal gece açlığı metabolik ritmi desteklemeye yardımcı olur. Diyabet ilacı veya insülin kullananlar, hipoglisemi eğilimi olanlar, gebeler, emzirenler, yeme bozukluğu öyküsü olanlar, ileri yaşta kırılgan bireyler ve ciddi kronik hastalığı olanlar bu uygulamadan önce kişisel değerlendirme yapmalı” diyor. 9. En güçlü biyohack, alışkanlıklarınızdır Biyohacking’in ( Vücudu ve yaşam tarzını optimize etmek) en temel halinin biyolojiyi anlayarak günlük davranışları doğru sıraya koymak olduğunu söyleyen Dr. Halil Ertürk, sabah gün ışığı almak, düzenli hareket etmek, yeterli protein tüketmek, nefes egzersizleri yapmak ve zamanında uyumanın biyolojik açıdan en etkili uygulamalar arasında yer aldığını söylüyor ve ekliyor: “Bazen en iyi biyohack, akşam telefonu kapatıp zamanında uyumaktır.” 10. Mükemmel değil, sürdürülebilir bir rutin oluşturun Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk 'e göre sağlıklı yaşamın sırrı kusursuz bir program uygulamak değil; her gün sürdürülebilecek küçük alışkanlıklar geliştirmek. Gün ışığıyla güne başlamak, gün içinde hareket etmek, öğünlerden sonra kısa yürüyüşler yapmak, ekran kullanımını azaltmak ve düzenli uyku saatleri oluşturmak uzun vadede büyük fark yaratabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Form Endüstri Tesisleri'nden Erbil'e Doğal Aydınlatma Çözümü Haber

Form Endüstri Tesisleri'nden Erbil'e Doğal Aydınlatma Çözümü

Enerji verimli endüstriyel çözümler sunan Form Endüstri Tesisleri, Irak'ın Erbil kentinde hayata geçirilen Erbil Uluslararası Kargo Terminali Projesi'nde Sunviatube doğal aydınlatma sistemleriyle yer aldı. Terminalin ithalat ayrıştırma alanı, ihracat yük hazırlama alanı ve gümrükleme alanı bölümlerinde kullanılan 83 adet SVT-550mm sistem, gün ışığını yapının iç hacimlerine ileterek yoğun operasyon temposunun sürdüğü alanlarda aydınlık ve konforlu bir çalışma ortamı oluşturuyor. Uygulama, elektrik enerjisi tüketmeden çalışan yapısıyla lojistik yapılarında enerji verimliliğine ve çalışan konforuna aynı anda katkı sunan bir çözüm yaklaşımını ortaya koyuyor. Gün Işığı Derin İç Hacimlere Minimum Kayıpla Taşınıyor Havaalanları, lojistik merkezleri, depolar ve üretim tesisleri gibi geniş hacimli yapılarda doğal gün ışığının iç mekanlara ulaştırılması, aydınlatma altyapısının en önemli bileşenlerinden biri haline geliyor. Sunviatube sisteminde kullanılan yüksek performanslı reflektif kanallar, yüzde 99'a varan yansıtıcılık değeriyle gün ışığının uzun mesafelerde minimum kayıpla iletilmesini sağlıyor. Bu yapı, doğal ışığın sınırlı kaldığı derin iç hacimlerde dahi dengeli bir aydınlatma performansı sunuyor. UV ışınlarını filtreleyen tasarımı sayesinde kamaşmayı azaltan sistem, çalışanlar için daha konforlu bir iç mekan aydınlatması oluşturuyor. Doğal Aydınlatma ile Enerji Verimliliği Sunviatube, elektrik enerjisi tüketmeden çalışan yapısıyla gündüz saatlerinde yapay aydınlatma ihtiyacını azaltarak enerji tasarrufuna katkıda bulunuyor. Bakım gerektirmeyen yapısı, uzun kullanım ömrü ve sıfır işletme enerjisi tüketimi, sistemi sürdürülebilir ve çevre dostu bir alternatif olarak öne çıkarıyor. Erbil Uluslararası Kargo Terminali'nde gerçekleştirilen uygulama, Sunviatube sistemlerinin geniş hacimli lojistik yapılarda doğal aydınlatma ve enerji verimliliğine sağladığı katkıyı ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Teknik Üniversitesi’nde büyük sektör buluşması Haber

İstanbul Teknik Üniversitesi’nde büyük sektör buluşması

Arlight, Fagerhult Group’un küresel vizyonunu yerel uzmanlığıyla birleştirerek, akademiye sunduğu kesintisiz katkı ile aydınlatma sektörünün gelişimine öncülük etmeye devam ediyor. İstanbul Teknik Üniversite’nde düzenlenen “Türkiye ve Ötesi İçin Düşük Karbonlu, Yüksek Konforlu Entegre Aydınlatma Stratejileri” (Low Carbon, High Comfort Integrated Lighting Strategies for Türkiye and Beyond) konferansında aydınlatma alanında sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve kullanıcı konforu odağında geliştirilen entegre yaklaşımlar ele alındı. Sektörün önemli oyuncularından Arlight, sağlık yapılarında aydınlatma konusunu Dr. Serhat Özenç sözcülüğünde ele aldı. “Türkiye’deki toplam rüzgar ve güneş üretiminin neredeyse tamamı aydınlatmada tüketiliyor” Arlight Genel Müdürü Altuğ Bilgiç, Türkiye’deki toplam rüzgar ve güneş üretiminin neredeyse tamamının aydınlatmada tüketildiğini söyledi. Bilgiç: “İstanbul Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirilen bu uluslararası çalıştay, akademi ile sektörün birlikte üretmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bunun önemini size şöyle anlatabilirim. Türkiye’deki toplam rüzgar ve güneş üretimini topladığınızda, neredeyse tamamını aydınlatmada tüketiyoruz. Dağların tepesindeki rüzgar türbinlerini, geniş arazilere kurulu güneş panellerini düşünün; bunun karşılığı sadece ışık. Bu bize aydınlatmada muazzam bir verimlilik potansiyeli olduğunu söylüyor. Özellikle sağlık yapılarında aydınlatma; verimlilik ile farklı kullanıcı ihtiyaçlarının birlikte ele alınmasını gerektiriyor. Bu noktada bizim yaklaşımımız, aydınlatmayı bütüncül bir sistem olarak ele almak. Çünkü doğru aydınlatma, doğru senaryoyu kurgulamakla ve gün ışığı ile yapay ışığı birlikte değerlendiren tasarım yaklaşımıyla mümkün oluyor. Arlight olarak, Fagerhult Group’un bilgi birikimini Türkiye’deki saha deneyimimizle birleştirerek, bu tür etkinliklerde aktif rol almayı çok önemsiyoruz. Akademi ile sektör arasında kurulan bu etkileşim, yalnızca bugünün projelerinin ötesinde geleceğin aydınlatma anlayışına da yön veriyor. Bu nedenle bu iş birliklerini, uzun vadeli bir gelişim alanı olarak görüyor ve desteklemeye devam ediyoruz.” “Sağlık yapılarında doğru aydınlatma; iyileşme sürecinin ve operasyonel başarının ayrılmaz bir parçasıdır” Çalıştay kapsamında Arlight adına söz alan Dr. Serhat Özenç de sağlık yapıları gibi kompleks organizmalarda gün ışığı entegrasyonu ile enerji verimliliği ve kullanıcı konforu arasındaki kritik dengeye dikkat çekti. Hastaneler gibi 24 saat yaşayan, farklı kullanıcı gruplarına aynı anda hizmet eden yapılarda aydınlatmanın çok katmanlı bir yaklaşım gerektirdiğini belirten Özenç: "Hastaneler, her metrekaresinde farklı bir senaryo barındıran devasa organizmalardır. Bizim en büyük mücadelemiz; cerrahın ameliyathanedeki keskin görme ihtiyacı ile hastanın odasındaki huzur beklentisini aynı mühendislik potasında eritmektir. Binlerce metrekarelik bu alanlarda gün ışığını akıllı sistemlerle tasarıma dahil ederek, sadece konforu değil, işletme maliyetlerini ve enerji verimliliğini de yönetiyoruz. Çünkü sağlık yapılarında doğru aydınlatma; teknik bir zorunluluk değil, iyileşme sürecinin ve operasyonel başarının ayrılmaz bir parçasıdır" dedi. Program kapsamında düzenlenen atölye çalışmaları ve oturumlar, katılımcıların farklı başlıklarda bir araya gelerek bilgi paylaşımında bulunmasına ve güncel yaklaşımları çok yönlü olarak değerlendirmesine olanak sağladı. Uluslararası ölçekte araştırmacıların, akademisyenlerin ve sektör profesyonellerinin katılımıyla gerçekleşen çalıştayda; düşük karbon hedefleri doğrultusunda aydınlatma tasarımının rolü, gün ışığı ve yapay aydınlatmanın birlikte ele alındığı bütüncül çözümler ve kullanıcı odaklı tasarım yaklaşımları kapsamlı biçimde tartışıldı. Farklı disiplinleri bir araya getiren çalıştay, hem teorik bilgi paylaşımına hem de uygulamaya yönelik yaklaşımların değerlendirilmesine olanak sağladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.