Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güneş Enerjisi

Kapsül Haber Ajansı - Güneş Enerjisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güneş Enerjisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şenpiliç GES Yatırımlarıyla 20.958 Ton Karbon Salımını Engelledi Haber

Şenpiliç GES Yatırımlarıyla 20.958 Ton Karbon Salımını Engelledi

Türkiye’nin lider entegre piliç eti üreticisi Şenpiliç; bugüne kadar Yem ve Kuluçkahane tesislerinde devreye aldığı GES’lerle yenilenebilir enerji kullanımını üretim süreçlerinin farklı aşamalarına yaygınlaştırıyor. Kesimhane, kuluçkahane, yem fabrikası ve yumurta üretim tesislerini kapsayan bu yatırımlar sayesinde şirket; 2022-2025 döneminde toplam 33,47 milyon kWh yenilenebilir elektrik üretimi gerçekleştirerek operasyonel yapısında doğa dostu enerji kullanımını güçlendiriyor. 953 bin ağaca eşdeğer karbon azaltımı Şenpiliç’in güneş enerjisi yatırımları, tesislerin yıllık enerji tüketimleri dikkate alınarak planlanan GES sistemleriyle üretim süreçlerinde yenilenebilir enerji kullanımını artırıyor. Kadirli ve Söğütlü kesimhaneleri, yumurta üretim tesisleri, kuluçkahaneler ile Adana’daki yem fabrikası, enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü yenilenebilir kaynaklardan karşılıyor. Bu kapsamda şirket, 2022–2025 döneminde yaklaşık 20.960 ton karbon salımını önledi. Bu azaltım, yapılan eşdeğerlik karşılaştırmalarına göre 953 bin ağacın veya 4.556 binek aracın bir yıllık çevresel etkisine karşılık geliyor. ‘GES yatırımları üretimin her aşamasında devam edecek’ Sürdürülebilirlik sorumluluğuyla GES yatırımlarını sürdüreceklerini belirten Şenpiliç Üretim Genel Müdürü Yardımcısı Ertan Üstün: “Güneş enerjisi yatırımlarımızı yalnızca belirli alanlarla sınırlı görmüyoruz. GES’leri, üretimin farklı aşamalarına yayılan bütüncül bir yaklaşımın parçası olarak konumlandırıyoruz. Bu sayede enerji ihtiyacımızı daha fazla temiz kaynaklardan karşılamayı ve üretim süreçlerimizde yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sungrow Avrupa’daki İlk Fabrikasını Açıyor Haber

Sungrow Avrupa’daki İlk Fabrikasını Açıyor

Dünyanın lider güneş enerjisi dönüştürücüsü (PV Invertör) ve enerji depolama çözümleri (ESS) üreticisi Sungrow, Avrupa pazarındaki varlığını güçlendiren önemli bir adımı daha hayata geçirdi. Şirket, Polonya’nın Aşağı Silezya bölgesinde yer alan Wałbrzych kentinde Avrupa’daki ilk üretim tesisini kuracağını duyurdu. Toplam 65.400 m² alana sahip olacak tesis, 230 milyon avroluk yatırım büyüklüğüyle Avrupa’da güçlü bir temiz enerji üretim ekosisteminin gelişimine katkı sunmayı hedefliyor. Önümüzdeki 12 ay içerisinde faaliyete geçmesi planlanan fabrikanın, bölgede 400 yeni istihdam yaratması ve yenilenebilir enerji alanında yerel uzmanlığın gelişmesini desteklemesi bekleniyor. Sungrow Avrupa Başkanı Shawn Shi, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bu yeni tesis, Sungrow’un Avrupa’daki yolculuğunda önemli bir kilometre taşı niteliğinde. Müşterilerimize daha yakın olmamızı, pazar ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt vermemizi sağlayacak. Aynı zamanda Avrupa’daki tedarik zinciri dayanıklılığını güçlendirirken, nitelikli istihdam yaratılmasına da katkı sunacak.” Avrupa’da Daha Güçlü Bir Temiz Enerji Değer Zinciri Yeni tesis, yıllık 20 GW PV Invertör ve 12,5 GWh enerji depolama sistemi (ESS) üretim kapasitesine sahip olacak şekilde tasarlandı. Gelişmiş üretim ve kalite güvence süreçlerini bünyesinde barındıracak tesis, ürün performansı, güvenilirlik ve güvenlik alanlarında yüksek standartları garanti edecek. Yerel üretimin güçlendirilmesinin yanı sıra tesis, Sungrow’un Avrupa genelindeki lojistik kabiliyetlerini de artıracak. Üretim faaliyetlerinin müşterilere daha yakın bir noktada konumlandırılması sayesinde teslim süreleri kısalacak, dağıtım süreçleri daha verimli hale gelecek ve Avrupa temiz enerji değer zincirinin dayanıklılığı desteklenecek. Küresel Deneyim, Yerel Güç Sungrow, Avrupa’da 2005 yılından bu yana faaliyet gösteriyor ve 2011 yılından itibaren kendi tüzel kişiliğiyle bölgedeki operasyonlarını sürdürüyor. Avrupa merkezi Münih’te konumlanan şirket; aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 25 yerel temsilcilik, 2 Ar-Ge merkezi, 26 depo ile birlikte 3 Eğitim ve Teknoloji Yetkinlik Merkezi ve Servis Merkezi aracılığıyla Avrupa’daki varlığını sürekli genişletiyor. Şirketin Avrupa bölgesindeki 3 Eğitim ve Teknoloji Yetkinlik Merkezi’nden biri Türkiye’de bulunuyor. Ayrıca Türkiye’de bir Sungrow Servis Merkezi ve deposu bulunuyor. Avrupa’daki öne çıkan projeler arasında; Belçika’da kıta Avrupası’nın en büyük enerji depolama sistemi (800 MWh), Birleşik Krallık’taki Bramley ESS projesi (330 MWh), şirketin Finlandiya’daki Avrupa’nın en kuzeyde yar alan PV projesi (70 MW), İsveç’te Nordik ülkelerin en büyük güneş çatı uygulaması (14 MW) ve Türkiye’de hayata geçirilen 70 MW’lık hibrit proje yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrupa'nın Şarj Ekosisteminde Türk İmzası Haber

Avrupa'nın Şarj Ekosisteminde Türk İmzası

Türkiye'nin enerji teknolojileri alanındaki en köklü markalarından Tunçmatik, 1969'davoltaj regülatörü üretimiyle başlayan yolculuğunu bugün elektrikli araç şarj çözümlerinden güneş enerjisine, UPS sistemlerinden enerji depolama teknolojilerine uzanan bütünleşik bir inovasyon ekosistemine dönüştürdü. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özer, Tunçmatik'in kuruluşundan bu yana değişmeyen temel yaklaşımını şöyle özetliyor: "Elektrik enerjisindeki sorunlara çözüm üretmek bizim için 56 yıldır değişmeyen bir misyondur." Tunçmatik, Türkiye'nin teknoloji evrimindeki her kritik aşamada aktif bir rol oynadı. Televizyonların ilk kez evlere girdiği dönemde voltaj sorunu çözümleriyle sektöre giriş yapan şirket, 1980'lerde enerji darboğazında alternatör ve jeneratör üretimine yöneldi. 1990'larda bilgisayarların yaygınlaşmasıyla UPS üretimine başladı. 2000'li yıllarda güneş enerjisine odaklanarak Türkiye'nin ilk büyük GES projelerine imza attı. Bugün ise elektrikli araç şarj teknolojilerinde Türkiye'nin en geniş ürün gamına sahip yerli üreticilerinden biri olarak büyüyor. Şarj Altyapısında Sürdürülebilir ve Ölçeklenebilir Büyüme EPDK lisanslı şarj ağı işletmecisi Tunçmatik Charge Teknolojileri A.Ş., halihazırda Türkiye genelinde 26–27 şehirde 380'in üzerinde noktada hizmet veriyor. Şirket,2026'da ise 1.000'in üzerinde istasyona ulaşmayı hedefliyor. Bu büyüme modeli yalnızca istasyon sayılarına dayanmıyor; doğru lokasyon seçimi, kesintisiz hizmet, verimlilik ve uzun vadeli işletme kabiliyeti Tunçmatik'in temel stratejisini oluşturuyor. Güç elektroniğinde yarım asırlık uzmanlık ve 81ile yayılan servis altyapısı Tunçmatik'i sektörde rakipsiz bir operasyonel güç haline getiriyor. Avrupa Stratejisinde Yeni Dönem: Bulgaristan'da Şirket Kuruldu Tunçmatik'in Avrupa'da yükselen talebi karşılamak ve bölgesel operasyonlarını güçlendirmek amacıyla Bulgaristan'da şirket kuruluşunu tamamlaması, uluslararası büyüme stratejisinin en kritik adımı olarak konumlanıyor. Bu yeni yapılanma, Tunçmatik'in Avrupa'daki müşterilerine daha hızlı, doğrudan ve sürdürülebilir hizmet sunmasını sağlayacak bir operasyon üssü niteliği taşıyor. Tunçmatik bugüne kadar İtalya'nın Messina ve Napoli belediyeleri için kurduğu elektrikli araç şarj altyapılarıyla Avrupa'da önemli referanslar elde etti. Aynı şekilde Afrika'da global bir otomotiv markasına sağladığı tedarik desteği de şirketin uluslararası kalite standartlarını ve teknolojik yeterliliğini ortaya koydu. Bulgaristan yapılanması ise bu güçlü referansların üzerine inşa edilerek Tunçmatik'in Avrupa pazarındaki varlığını daha sistematik, daha hızlı ve daha rekabetçi bir modele taşıyor. Türkiye, Elektrikli Araç Dönüşümünde Öncü Ülkeler Arasında Elektrikli araç sahipliği Türkiye'de dünya ortalamasının üzerinde bir hızla büyüyor. Satılan her 100 yeni aracın yaklaşık 20'sinin elektrikli olması, şarj altyapısının önemini artırıyor. Bu hızlı büyüme, sektör içinde teknik yeterliliği olmayan firmaların elenmesini de beraberinde getiriyor. Mehmet Özer, sektörün gerektirdiği derin uzmanlık ve yatırım ihtiyacına dikkat çekerek, "Bu iş sadece donanım kurmak değildir; güçlü finansal yapı, teknik uzmanlık, AR-GE, servis kabiliyeti ve sürdürülebilir yatırım vizyonu gerektirir" diyor. Yeni Enerji Çağının Entegre Ekosistemi Tunçmatik'in gelecek vizyonu, enerjinin üretildiği, depolandığı, dönüştürüldüğü ve akıllı biçimde yönetildiği bütüncül bir enerji ekosistemi oluşturmak üzerine kurulu. Güneş enerjisi teknolojileri, lityum batarya sistemleri, UPS çözümleri ve elektrikli araç şarj platformlarıyla şirket, yeni enerji paradigmasının tüm bileşenlerini kapsayan geniş bir teknoloji yaklaşımı benimsiyor. Mehmet Özer: "Gelecek elektriğin yüzyılı olacak" Tunçmatik'in dünyanın yaklaşık 30 ülkesine ürün ihraç eden bir marka olduğunu ifade eden Özer enerji sektöründeki dönüşüme göre şirketin hedeflerini de yeniledikleri ifade etti. Özer şöyle konuştu: "Gelecek, tam anlamıyla elektriğin yüzyılı olacak. Hibrit solar inverterler ve lityum bataryalarla enerji bağımsız evler artık mümkün hale geldi. İnsanların şebekeye bağımlılığının azaldığı, kendi elektriğini üreten, depolayan ve yöneten yapıların yaygınlaştığı bir döneme giriyoruz. Bu yalnızca konutlar için değil; işletmeler, sanayi tesisleri ve lojistik merkezleri için de geçerli olacak. İnsanlar artık bağımlılıktan hoşlanmıyor. Elektrikli araç dönüşümü binek otomobillerle sınırlı kalmayacak. Yakında otobüs ve kamyon filolarında, liman ve marina uygulamalarında, maden ve endüstriyel sahalarda elektrikli taşıtların ve onlara özel şarj çözümlerinin hızla arttığını göreceğiz. Bugün elektrikli tekneler piyasada, elektrikli uçak çalışmalarında ise büyük ilerleme var. Şarj işi artık sadece aracı fişe takmak değil. Enerji yönetimi, filo optimizasyonu, yazılım ve veri analitiği ile iç içe bir yapıya dönüşüyor. Elektriğin üretimi, depolanması, kalitesi, güvenliği ve akıllı yönetimi önümüzdeki yılların en stratejik başlıkları olacak. Tunçmatik olarak biz de bu resimde güvenli, akıllı ve sürdürülebilir enerji çözümleriyle hem Türkiye'de hem uluslararası pazarlarda ön sıralarda yer almak istiyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Yenilenebilir Enerjide Uluslararası Yatırımlarla Yeni Bir Faza Geçiyor Haber

Türkiye Yenilenebilir Enerjide Uluslararası Yatırımlarla Yeni Bir Faza Geçiyor

Anlaşma kapsamında, toplam 5 bin megavat büyüklüğündeki yenilenebilir enerji yatırımlarının ilk fazını oluşturan 2 bin megavatlık güneş enerjisi projeleri, Sivas ve Karaman Taşeli bölgelerinde hayata geçirilecek. Yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımı kapsayan projelerde, üretilen elektriğin kilovatsaat başına 1,99 avro/sent bedelle 25 yıl boyunca satın alınması öngörülürken, yatırım modelinde yüzde 50 yerlileştirme şartı yer alıyor. Tamamlandığında yaklaşık 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye ulaşması hedeflenen projelerin, 2027’de temelinin atılması, ilk fazın 2027 sonunda devreye alınması ve tüm sürecin 2028–2029 döneminde tamamlanması planlanıyor. YENİLENEBİLİR ENERJİ YATIRIMLARI RÜZGÂR VE GÜNEŞ EKOSİSTEMİNİ BİRLİKTE GÜÇLENDİRİYOR Söz konusu anlaşmanın Türkiye’nin uzun vadeli yenilenebilir enerji hedefleri açısından kritik bir eşik olduğunu vurgulayan Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Dr. İbrahim Erden, “Türkiye’nin 2035 yılı için ortaya koyduğu yenilenebilir enerji hedefleri, yalnızca kurulu güç artışını değil; yatırım ölçeği, finansman yapısı ve uluslararası iş birliklerini birlikte ele alan bütüncül bir dönüşümü ifade ediyor. Suudi Arabistan ile imzalanan bu büyük ölçekli güneş enerjisi yatırımı, enerji arz güvenliğini güçlendiren, elektrik maliyetlerini aşağı çeken ve yenilenebilir kaynakların sistemdeki payını artıran son derece stratejik bir adım. Güneş enerjisinde atılan bu adımın, rüzgâr enerjisi başta olmak üzere tüm yenilenebilir enerji ekosistemine güçlü bir yatırım ivmesi kazandıracağını değerlendiriyoruz. Güneş ve rüzgâr enerjisinin birlikte, dengeli ve entegre biçimde büyümesi; yerli sanayi, istihdam ve teknolojik gelişim açısından Türkiye’ye önemli katkılar sunacaktır,” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sungrow, Şebeke Oluşturma Özellikli Yeni Nesil Enerji Depolama Çözümü PowerTitan 3.0’ı Tanıttı Haber

Sungrow, Şebeke Oluşturma Özellikli Yeni Nesil Enerji Depolama Çözümü PowerTitan 3.0’ı Tanıttı

Dünyanın lider PV invertör ve enerji depolama sistemi (ESS) üreticisi Sungrow, Madrid’de düzenlenen PV & ESS Summit etkinliğinde, Avrupa temiz enerji pazarı açısından dönüm noktası niteliği taşıyan iki inovasyonunu tanıttı. Etkinlikte, şirketin şebeke ölçekli enerji depolama projeleri için yüksek verimlilik ve güvenlik sunan PowerTitan 3.0 batarya enerji depolama sistemi (BESS) ile DC bağlantılı PV-ESS çözümüne yönelik geliştirilen Tek Platform Tasarımı tanıtıldı. Aralarında SolarPower Europe, TÜV ve DEKRA gibi küresel sertifikasyon ve denetim kuruluşlarından temsilcilerin de bulunduğu 300’ü aşkın sektör profesyoneli ve iş ortağının katıldığı etkinlikte, yeni ürün lansmanının yanı sıra pazar dinamiklerinin ele alındığı paneller düzenlendi. Zirvede, entegre PV ve ESS teknolojilerinin enerji dönüşümünün bir sonraki aşamasını şekillendirmedeki rolü öne çıktı. Sungrow Avrupa’nın ESS’ten Sorumlu Başkan Yardımcısı James Li, Sungrow’un Avrupa’yı kilit bir pazar olarak önceliklendirdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Güçlü ve yerelleştirilmiş servis altyapısına sahip Avrupa operasyonumuz; 280’in üzerinde mühendis, 5 onarım atölyesi, 14 servis deposu ve 220’den fazla servis iş ortağından oluşan geniş bir hizmet ağıyla destekleniyor. Önümüzdeki dönemde Avrupa’daki varlığımızı, stratejik iş birlikleri ve kıtanın yeşil enerji dönüşümünü desteklemeye odaklanan yeni nesil teknolojilerle güçlendirmeye devam edeceğiz.” Sungrow’un enerji depolama çözümleri ürün ailesinin yeni üyesi PowerTitan 3.0, Avrupa genelinde ve Türkiye’de yaygın satış ve servis ağıyla desteklenerek, temiz enerji dönüşümünde kritik bir rol üstlenmeye ve önümüzdeki yıllarda artması beklenen enerji depolama ihtiyacına yanıt vermeye hazırlanıyor. Avrupa güneş enerjisi sektörünün çatı kuruluşu SolarPower Europe (SPE) verilerine göre, AB genelinde kümülatif PV kurulu gücü 2025 yılında 406 GW’a ulaştı. Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik sistemine entegrasyonu; şebeke tıkanıklıkları, artan üretim kısıntıları ve negatif fiyatlar gibi bazı zorlukları da beraberinde getiriyor. SPE, esnek güç talebine olan ihtiyacın 2030 yılına kadar %40 seviyesine çıkacağını öngörüyor. Bu tablo, büyük ölçekli batarya enerji depolama sistemlerinin (BESS) hayata geçirilmesini kritik hale getiriyor. SPE’ye göre, 2025 yılında 26 GWh’ın üzerinde BESS kurulumu gerçekleştirildi ve şebeke ölçekli sistemler ilk kez konut tipi sistemleri geride bıraktı. Kuruluş, 2030 yılına kadar yıllık ortalama %30 BESS büyümesiyle toplam kapasitenin 412 GWh’a ulaşmasını bekliyor. PowerTitan 3.0: Yeni Nesil Şebeke Ölçekli Enerji Depolama Sistemi Modern enerji sistemlerinin karşılaştığı zorluklara yanıt verecek şekilde tasarlanan PowerTitan 3.0, 6 metrelik bir konteyner içerisinde 1,78 MW kapasiteli güç dönüştürme sistemi (PCS) ile 7,14 MWh batarya kapasitesini bir araya getiriyor. Sistem, 4 saatlik konfigürasyonda tek bir blokta 7,2 MW / 28,5 MWh seviyesine ulaşabiliyor. 600Ah ve üzeri istiflenmiş batarya hücreleri, 2 ila 8 saat arasında çalışma süresi sunarken, bu yapı daha yüksek güvenlik ve verimlilik sağlayarak sistem genelinde %92 gidiş-dönüş verimliliğine (RTE) katkı sağlıyor. AC blok tasarımı sayesinde PowerTitan 3.0, fabrikada önceden kurulu ve devreye alınmış olarak teslim ediliyor; ayrıca bir saat içinde kendi kendine konfigürasyon ve kontrol süreçlerini gerçekleştirebiliyor. Bu özellik, 1 GWh kapasiteli bir projenin yalnızca 12 gün içinde devreye alınmasına imkân tanıyor. Sistem, -40°C’ye kadar düşük sıcaklıklarda performans kaybı yaşamadan çalışabiliyor; bu da onu sert iklim koşullarına sahip Türkiye’nin iç bölgelerinin yanı sıra kıyı ve yüksek nemli alanlar için de uygun hale getiriyor. DC Bağlantılı PV-ESS Çözümü için Tek Platform Tasarımı Sungrow, PowerTitan 3.0 ile birlikte DC bağlantılı PV-ESS çözümüne yönelik Tek Platform Tasarımını da tanıttı. Bu tasarım; enerji depolamaya özel arayüze sahip 1+X modüler invertör, entegre DC/DC modülü bulunan PowerTitan 3.0 ve Sungrow tarafından geliştirilen PV-ESS Sinerji Yönetim Sistemi’ni içeriyor. Entegre mimari, 8 saate kadar uzun deşarj süresi ve %100’e kadar esnek ESS güç oranı sunarken, sistem genelinde maliyet optimizasyonu sağlıyor. Pazar ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanan bu çözüm, pik–vadi tarifeleri arasındaki fiyat farklarından yararlanarak etkin enerji arbitrajını mümkün kılıyor ve optimize edilmiş dağıtım sayesinde şebeke uyumluluğunu artırıyor. Bugüne kadar Sungrow’un DC bağlantılı çözümü, 10’dan fazla ülkede 90’ın üzerinde projede hayata geçirildi. Şebeke Oluşturma Teknolojisi: Enerji Dönüşümünde Bir Dönüm Noktası Şebeke oluşturma (grid-forming) teknolojisi, dayanıklı ve istikrarlı elektrik sistemlerinin temel bileşenlerinden biri haline geliyor. Zirvede konuşan Sungrow Şebeke Çözümleri Direktörü Dr. Henry Liu, bu teknolojinin yenilenebilir enerji ağırlıklı şebekeleri desteklemedeki ve değişen AB standartlarını karşılamadaki artan rolüne dikkat çekti. Sungrow, gerilim ve frekans desteği, salınım sönümleme, GW seviyesinde şebekeyi sıfırdan başlatma (black start) kabiliyeti ve sistem dayanımı desteği gibi temel yetkinliklerini paylaştı. Bu yetkinlikler, Suudi Arabistan’daki 7,8 GWh kapasiteli ve dünyanın en büyük şebeke oluşturma özellikli enerji depolama tesisi olan projede başarıyla doğrulandı. Küresel Uzmanlık ve Yerel Varlık 2011 yılından bu yana Avrupa’da faaliyet gösteren Sungrow, bölgedeki varlığını 25 yerel ofis, iki Ar-Ge merkezi, 26 depo ve üç Eğitim & Teknoloji ile Servis Merkezi’ne genişletti. Şirketin Avrupa genel merkezi Almanya’nın Münih kentinde bulunuyor. Son dönemde hayata geçirilen öne çıkan projeler arasında Belçika’da yer alan Avrupa’nın en büyük BESS projelerinden biri (800 MWh), Birleşik Krallık’taki Bramley ESS projesi (330 MWh), Finlandiya’daki en kuzey PV projesi (70 MW) ve Türkiye’deki 70 MW kapasiteli hibrit proje yer alıyor.

CW Enerji Solar Sulama Sistemleriyle Tarımda Tasarruf Sağlıyor    Haber

CW Enerji Solar Sulama Sistemleriyle Tarımda Tasarruf Sağlıyor  

Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, tarım sektörüne özel geliştirdiği sistemlerle de dikkat çekmeye devam ediyor. CW Enerji solar sulama sistemleri, tarım alanlarında elektrik ihtiyacının tamamen güneş panelleri ile karşılanmasını sağlayarak, çiftçilere önemli avantajlar sunuyor. Solar sulama sistemleri hakkında açıklamalarda bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, tarım sektörüne yönelik sundukları çözümlerle de sürdürülebilir geleceğe katkı sağladıklarını söyledi. Solar sulama sistemlerinde inovatif çözümler sunarak çiftçilerin ve tarım işletmelerinin verimliliğini artırmayı hedeflediklerini ifade eden Sarvan, “Özellikle son yıllarda kullanım alanı gittikçe artan güneş paneli uygulamaları günümüzde pek çok alanda kullanılıyor. Bu doğrultuda tarımsal sulama alanında da güneş panellerimizden yararlanılıyor. Güneş enerjisiyle çalışan solar sulama sistemlerimiz, geleneksel sulama yöntemlerine kıyasla hem çevre dostu hem de maliyet avantajlarıyla tarımsal üretimde verimlilik artışı sağlamakta” dedi. Bu sistemin güneş enerjisi kullanarak tarım alanlarının sulanmasını sağladığını ifade eden Sarvan, solar sulama çözümlerinin tarlalarda yetişen bitkilere suyu en verimli şekilde ileterek üretimde daha yüksek verim elde edilmesine önemli katkı sunduğunu vurguladı. Şebekeden uzak kırsal alanlarda da rahatlıkla kullanılabiliyor “Tarım sektöründe sürdürülebilirliği desteklemek ve çiftçilerimizin enerji maliyetlerini azaltmak amacıyla özel çözümler geliştiriyoruz” diyen Sarvan, “Solar sulama sistemlerimiz hem çevre dostu enerji kullanımı sağlıyor hem de verimliliği artırıyor. Bu sistemler sayesinde çiftçilerimiz, yüksek elektrik veya yakıt faturaları ödemeden sulama ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Yani sistem tarımda hem ekonomik hem de çevresel kazanımlar yaratmayı hedefliyor. Şöyle ki; geleneksel sulama yöntemleri ciddi maliyetler yaratabiliyor. Solar sulama sistemleri ise güneşten elde edilen temiz enerji ile çalıştığı için uzun vadede enerji maliyetlerini düşürüyor. Çiftçilerimiz sistemi kurduktan sonraki birkaç yıl içinde yaptıkları yatırımın karşılığını fazlasıyla alabiliyor. Özellikle bu sistemler, şebekeden uzak kırsal alanlarda da rahatlıkla kullanılabiliyor, böylece elektrik altyapısı olmayan bölgelerde bile üretimin sürdürülebilirliğini sağlıyor” diye konuştu. Uzaktan takip ve yönetim imkanı sunuyor Ayrıca CW Enerji solar sulama sistemlerinin uzaktan takip ve yönetim imkanı sunduğunu belirten Sarvan, gelişmiş izleme altyapısının kullanıcılara önemli bir operasyonel kolaylık sağladığını ifade etti. Sarvan, “Bu sistem sayesinde çiftçiler ve tarım işletmeleri, sulama sistemlerini araziye gitmeden sistemi aktif hale getirebiliyor, uzaktan kontrol ve yönetim imkanı ile performans verilerini anlık olarak takip edebiliyor ve gerekli durumlarda müdahalede bulunabiliyor. Uzaktan kontrol imkanı ile sistem performansını anlık olarak takip edebiliyor, gerekli durumlarda hızlıca müdahalede bulunabiliyorlar. Bu sayede hem zaman hem de iş gücü tasarrufu sağlanırken, sulama süreçleri çok daha verimli ve kontrollü bir şekilde yönetilebiliyor” dedi. Sarvan: Amacımız tarımın geleceğini güvence altına almak Tarımda verimlilik kadar sürdürülebilirliğin de kritik olduğunu dile getiren Sarvan, iklim değişikliği ve kuraklıkla mücadelede bu tür yenilenebilir enerji tabanlı sistemlerin rolünün giderek arttığına dikkat çekti. Güneş enerjili sulama sistemlerinin uzun kullanım ömrüne sahip olması sayesinde kullanıcılar için oldukça avantajlı bir çözüm olduğunun altını çizen Sarvan, şöyle devam etti: “Tarım alanında geliştirdiğimiz çözümlerle, çiftçilerimizin ve tarım işletmelerinin verimliliğini artırmalarına katkı sağlıyoruz. Özellikle iklim değişikliği ve giderek artan kuraklık tehdidi karşısında yenilenebilir enerji temelli çözümler tarım sektörü için de kritik hale geldi. Güneş enerjili sulama sistemleri bakım ihtiyacının düşük ve kullanımının oldukça pratik olması nedeniyle tarım işletmeleri için büyük kolaylık sağlıyor. Enerji giderlerinin her geçen gün arttığı bir dönemde, çiftçilerimize bu yükü hafifleten alternatifler sunmak bizim için öncelikli bir sorumluluk. Amacımız, tarımın geleceğini güvence altına almak ve üreticilerimizi iklim koşullarına karşı daha dirençli hale getirmek.” CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nissan’dan Güneş Enerjisiyle Çalışan Araç Teknolojisi Haber

Nissan’dan Güneş Enerjisiyle Çalışan Araç Teknolojisi

Güneş ışığını doğru akıma çeviren, yüksek verimli hücrelere sahip 3,8 m²’lik özel bir güneş paneli sistemiyle donatılan Nissan Ariya, gerçek koşullarda yapılan testler sonucunda güneşli bir günde 23 kilometreye kadar ek menzil sağlıyor.Bu konsept, yeni nesil temiz enerji teknolojileriyle Nissan’ın karbon nötr bir geleceğe yönelik yenilikçi yaklaşımını ortaya koyuyor. Temiz Enerji Günü'nde Nissan, güneş enerjisiyle çalışan Ariya konseptini tanıttı. Bu konsept, gelecekteki elektrikli araçların dünyanın en bol yenilenebilir enerji kaynağı olan güneşi nasıl kullanabileceğini araştırıyor. Nissan'ın Dubai'deki İleri Ürün Planlama ekibi ve Barselona'daki Powertrain Planlama ekibi mühendisleri tarafından geliştirilen konsept; kaput, tavan ve bagaj kapağına entegre edilmiş 3,8 m²'lik yüksek verimli fotovoltaik panellere sahip. Polimer ve cam bazlı bu güneş panelleri, güneş ışığını güce dönüştürüyor ve enerji kullanımını optimize etmek ve harici şarj altyapısına bağımlılığı azaltmak için tasarlanmış gelişmiş bir sistem tarafından yönetiliyor. Elektrikli araç özgürlüğünün kapılarını açan teknoloji Gerçek hayatta yapılan tesrler, sistemin dönüştürücü potansiyelini ortaya koyuyor: İdeal koşullarda, sistem günde 23 km'ye kadar ek menzil sağlayabiliyor.Barselona gibi güneş ışığına maruz kalma oranının yüksek olduğu şehirlerde, araç, güneş enerjisiylegünlük ortalama 17,6 km ek sürüş menzili sağlayabiliyorYıl boyunca elde edilen ortalamalar, küresel olarak önemli kazançlar olduğunu gösteriyor: Londra'da 10,2 km/gün, Yeni Delhi'de 18,9 km/gün ve Dubai'de 21,2 km/günSürücüler, kullanımlarına bağlı olarak şarj sıklıklarını %35-65 oranında azaltabiliyorlar.İki saatlik, 80 km'lik bir yolculukta 0,5 kWh temiz enerji üretiliyor ve bu da 3 km'lik ücretsiz, sıfır emisyonlu ek menzil sağlıyor. Bu performans, sınırlı şarj altyapısına sahip bölgeler için önemli sonuçlar doğuruyor. Sürücüler, güneşin altında park ederek veya sürüş yaparak şarj aralıklarını uzatabiliyor, daha fazla özerklik elde edebiliyor ve maliyetlerini düşürebiliyor. Cesur bir fikri gerçeğe dönüştüren işbirliği Proje, basit ama iddialı bir soruyla başladı: Elektrikli araçlar kendi kendilerini şarj edebilselerdi ne olurdu? Bu soru, Nissan'ın mühendislik ekipleri tarafından hayata geçirilen yeni nesil panel teknolojisini sağlayan Hollandalı güneş enerjisi mobilite yenilikçisi Lightyear ile bir ortaklığın başlamasına neden oldu. Hollanda ile Barselona arasında 1.550 km'lik bir yolculuk da dahil olmak üzere yapılan ilk uzun mesafe testleri, güneş enerjisi entegrasyonunun yıllık 6.000 km yol kat eden bir sürücünün yıllık şarj istasyonu ziyaretlerini 23'ten sadece 8'e düşürebileceğini gösterdi. Nissan AMIEO ePowertrain & İçten Yanmalı Motor Powertrain (ICE) Teknoloji Araştırma ve İleri Mühendislik Başkan Yardımcısı ve Baş Powertrain Mühendisi Shunsuke Shigemoto: "Güneş enerjisiyle çalışan Ariya konsepti, Nissan'ın inovasyon ve sürdürülebilirliğin el ele ilerlemesi gerektiği inancını somutlaştırıyor. Araçların kendi yenilenebilir enerjilerini nasıl üretebileceklerini araştırarak, müşterilerimiz için daha fazla özgürlük, daha az şarj bağımlılığı ve daha temiz bir gelecek gibi yeni fırsatların kapısını açıyoruz. Bu konsept sadece teknik bir dönüm noktası değil, Nissan'ın elektrikli mobilitenin bir sonraki aşamasını nasıl yöneteceğine dair bir vizyon." dedi. Nissan'ın 2050 karbon nötrlüğü hedefine doğru bir adım Güneş enerjisiyle çalışan Ariya konsepti, Nissan'ın daha temiz ve daha bağlantılı bir dünya inşa etme konusundaki uzun vadeli taahhüdünü yansıtıyor. Nissan, entegre bir elektrikli araç çözümü olarak güneş enerjisiyle şarjı araştırarak, 2050 yılına kadar ürünlerinin ve faaliyetlerinin yaşam döngüsü boyunca karbon nötrlüğü hedefine ulaşma konusundaki küresel hedefine yönelik yeniliklere devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kalyon PV’den Bir İlk Daha Haber

Kalyon PV’den Bir İlk Daha

Türkiye’nin global markalar oluşturma vizyonuna katkı sağlamak amacıyla Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen TURQUALITY Destek Programı kapsamına alınan Kalyon PV, yüksek katma değerli üretim gücünü ve uluslararası pazarlardaki marka potansiyelini daha da ileri taşımayı hedefliyor. Bu kapsamda Kalyon PV; tanıtım, fuar katılımı, hedef pazara yönelik danışmanlık ve pazar araştırması gibi alanlarda birçok destekten yararlanabilecek. Kalyon PV; TURQUALITY kapsamına alınmasıyla birlikte küresel büyüme stratejilerini daha güçlü bir zeminde hayata geçirme fırsatı yakalayacak. Programın sunduğu hedef pazar bazlı ve uzun vadeli destek mekanizmaları, Kalyon PV’nin uluslararası pazarlarda sürdürülebilir bir marka olmasına katkı sağlayacak. Özellikle kurumsal altyapının güçlendirilmesi, marka yönetimi yetkinliklerinin geliştirilmesi ve küresel rekabet gücünün artırılması, bu sürecin temel odak alanları arasında yer alıyor. Gelişim Yol Haritası Desteği ile şirketin uluslararasılaşma sürecinin sistematik, ölçülebilir ve stratejik bir çerçevede ilerlemesi hedefleniyor. Tüm dünyada ülkemizi temsil edecek Yerli ve milli üretim anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren Kalyon PV, yüksek verimliliğe sahip ingot, wafer, güneş hücresi ve panel üretimi yapması, ileri teknoloji yatırımları gerçekleştirmesi ve entegre üretim altyapısıyla Türkiye’nin yanı sıra, küresel güneş enerjisi sektörünün de iddialı oyuncuları arasında yer almayı amaçlıyor. Bu bağlamda TURQUALITY Programı, Kalyon PV’nin uluslararası pazarlarda marka bilinirliliğini artırmasına, güvenilir ve yüksek teknolojiye sahip bir Türk markası algısını pekiştirmesine olanak sağlayacak. “Ülkemizin ekonomik kalkınmasına somut katkılar sağlayacağız.” Kalyon PV Genel Müdürü Dr. İhsan Kulalı konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Kalyon PV olarak kurumsallaşma ve büyüme yolculuğumuza ivme kazandıracak her fırsatı değerlendiriyoruz. TURQUALITY Programı’na dahil olmamız, Kalyon PV’nin kurumsal altyapısının, yönetim yetkinliklerinin ve uluslararası pazarlara yönelik büyüme stratejisinin güçlü bir temele dayandığının somut bir göstergesi. Yüksek teknolojili üretim kabiliyetimiz, sürdürülebilirlik odağımız ve yerli üretim gücümüzle, güven veren ve uzun vadeli değer yaratan bir marka olduğumuzu uluslararası arenada da göstermeyi hedefliyoruz. Bu program kapsamında sağlanan desteklerle, hedef pazarlardaki marka bilinirliğimizi artırmayı, yeni pazarlara giriş süreçlerimizi hızlandırmayı ve global ölçekte istikrarlı bir büyüme yakalamayı amaçlıyoruz. Kalyon PV olarak, Türkiye’yi güneş teknolojileri alanında uluslararası pazarlarda güçlü bir şekilde temsil etmeye ve TURQUALITY’nin gücü ile ülkemizin ekonomik kalkınmasına somut katkılar sağlamaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji TOPCon High Efficiency Hücre Teknolojilerinde Uzun Ömür ve Güvenilirliği Yeniden Tanımlıyor Haber

CW Enerji TOPCon High Efficiency Hücre Teknolojilerinde Uzun Ömür ve Güvenilirliği Yeniden Tanımlıyor

Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, ileri mühendislik altyapısı, güçlü AR-GE kapasitesi ve entegre üretim modeliyle güneş enerjisi teknolojilerinde küresel ölçekte dikkat çeken başarılara imza atmaya devam ediyor. Teknoloji odaklı büyüme yolculuğunda güçlü AR-GE altyapısı, ileri mühendislik yetkinliği ve entegre üretim modeliyle öne çıkan firma, hücreden panele uzanan katma değerli üretim zinciri sayesinde küresel pazarlarda rekabetçi, sürdürülebilir ve uzun vadeli bir konum elde etmeyi hedefliyor. Güneş enerjisi teknolojilerinde yüksek katma değerli ve yerli üretim gücüyle sektörde yeni bir dönemin kapılarını araladıklarını belirten CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, CW Enerji iştiraki olan CW SolarCell’in yeni nesil TOPCon High Efficiency Teknolojili Rectangle G12R (Golden Size) güneş hücrelerinin üretimine başladığını ve G12R Rectangle güneş hücreleri ile uluslararası pazarlarda öncü konumlarını güçlendirdiklerini söyledi. Sarvan, yüksek teknolojiye dayalı üretim altyapısı ve güçlü AR-GE yetkinliğiyle geliştirilen G12R Rectangle TOPCon High Efficiency hücrelerin, panelde alan kullanımını en üst seviyeye çıkararak birim alanda daha yüksek enerji üretimini mümkün kıldığını ifade ederek, “Fraunhofer ISE testlerine göre %25 üzerine ulaşan verimlilik değerleriyle öne çıkan hücrelerimiz hem Türkiye’de hem de küresel pazarlarda yüksek performans, uzun ömür ve rekabet avantajı sunan yeni nesil bir çözüm olarak konumlanıyor. Hücreden panele kadar uzanan entegre üretim yapısıyla dikkat çeken firmamız, ingot dilimlemeden nihai ürüne kadar tüm süreçleri yüksek teknolojiye dayalı üretim altyapısı ve uzman mühendislik gücüyle tek çatı altında gerçekleştirerek; kalite, izlenebilirlik ve verimlilikte küresel standartlarda bir üretim modeli sunuyor. Teknoloji odaklı üretim modelimiz, sürdürülebilirlik yaklaşımımız ve uluslararası kalite standartlarımızla güneş enerjisi teknolojilerinde küresel tedarik zincirinde güçlü, güvenilir ve rekabetçi bir üretici olarak yerimizi alıyoruz” dedi. TOPCon High Efficiency Hücreleri IEC 63209 Sertifikasıyla Tescillendi CW Enerji’nin geliştirdiği TOPCon High Efficiency güneş hücrelerinin, uzun ömür ve saha performansını esas alan IEC 63209 sertifikasını alarak, ürün dayanıklılığını uluslararası standartlarda tescillediğini dile getiren Sarvan, güneş hücrelerinin yüksek sıcaklık, nem, mekanik yük, termal döngü ve UV gibi zorlu çevresel koşullarda gerçekleştirilen kapsamlı testleri başarıyla tamamladığını ve gerçek saha şartlarında uzun vadeli, güvenilir ve istikrarlı performans sunabildiğini ortaya koyduğunu kaydetti. Sarvan, “Bu sertifikasyonla birlikte ürünlerimizin yalnızca verimlilik değil, aynı zamanda uzun dönem dayanıklılık ve operasyonel güvenilirlik açısından da küresel standartları karşıladığı belgelendi. Daha önce IEC 61215 sertifikasına sahip olan ürünlerimiz, IEC 63209 ile birlikte yeni nesil hücre teknolojilerinde güvenilirlik ve performans açısından daha ileri bir seviyeye taşındı” diye konuştu. Uluslararası Sertifikasyonlarla Küresel Pazarlara Erişim Öte yandan Intertek tarafından gerçekleştirilen test ve denetim süreçlerini başarıyla tamamlayan panelleri UL 61730 ve CSA C22.2 No. 61730 sertifikalarını ETL onaylı olarak almaya hak kazandığını belirten Sarvan, bu sertifikaların panellerin elektriksel güvenlik, yangın dayanımı, mekanik sağlamlık ve yapısal bütünlük gibi kritik kriterleri karşıladığını belgeleyerek, ürünlerin ABD ve Kanada pazarlarında satışa sunulmasının önünü açtığına dikkat çekti. Sarvan, böylece CW Enerji’nin Kuzey Amerika pazarlarında satış, sigorta ve finansman süreçlerine entegrasyon açısından önemli bir eşiği aşmış olduğunu ifade ederek, “Kısacası ileri mühendislik altyapısı, yerli ve milli üretim anlayışı, yüksek verimli hücre teknolojileri, entegre üretim gücü ve uluslararası sertifikasyonlarla desteklenen ürün portföyümüzle, güneş enerjisi teknolojilerinde güvenilirlik, performans ve sürdürülebilirliği bir arada sunan küresel bir teknoloji üreticisi olarak çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz. Hücreden panele uzanan katma değerli üretim yaklaşımımızla hem bugünün enerji ihtiyaçlarına hem de geleceğin sürdürülebilirlik hedeflerine yanıt vererek, yüksek teknoloji odaklı büyüme stratejisiyle küresel pazarlarda uzun vadeli, güçlü ve istikrarlı bir varlık oluşturmayı hedefliyoruz” dedi. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.