Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güneş Panelleri

Kapsül Haber Ajansı - Güneş Panelleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güneş Panelleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Karsan’ın GES Yatırımı Elektrik İhtiyacının Yüzde 25’ini Karşılayacak Haber

Karsan’ın GES Yatırımı Elektrik İhtiyacının Yüzde 25’ini Karşılayacak

“Mobilitenin Geleceğinde Bir Adım Önde” olma vizyonuyla toplu ulaşımın dönüşümünde öncü rol üstlenen Karsan, sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarına üretim süreçlerinde de hız kesmeden devam ediyor. Elektrikli mobiliteyi yalnızca geliştirdiği ve ürettiği araçlarla değil, üretimde kullandığı enerji kaynaklarıyla da destekleyen Karsan, Bursa’daki üretim tesisinde 3,5 MW DC kurulu güce sahip Güneş Enerji Santrali’ni devreye aldı. Yıllık tüketimin yüzde 25’ini karşılayacak! Yıllık yaklaşık 4,6 milyon kWh yenilenebilir enerji üretim kapasitesine sahip tesis sayesinde Karsan’ın üretim tesisindeki toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 25’i güneş enerjisinden karşılanacak. Yatırımla elde edilecek yenilenebilir enerji miktarı, her yıl yaklaşık 1.000 elektrikli aracın üretim süreçlerinde tüketilen elektriğin güneş enerjisinden karşılanmasına imkân sağlayacak. Böylece Karsan, sıfır emisyonlu mobilite yaklaşımını araçların kullanım aşamasının ötesine taşıyarak üretim süreçlerinin karbon ayak izini azaltma hedefini de güçlendirecek. Sürdürülebilir mobilite üretimden başlıyor! Güneş Enerji Santrali yatırımına ilişkin değerlendirmede yapan Karsan CEO’su Utku Ayyarkın, “Elektrikli ve otonom toplu ulaşım çözümlerimizle mobilitenin dönüşümüne öncülük ederken, sürdürülebilir mobilitenin daha üretim aşamasında başladığına inanıyoruz. Elektrikli araçların yalnızca kullanım sırasındaki çevresel etkilerini değil, üretim süreçlerinden kaynaklanan karbon ayak izini de azaltmayı hedefleyen bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Bu doğrultuda devreye aldığımız 3,5 MW kurulu güce sahip Güneş Enerji Santralimiz, üretim tesisimizin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 25’ini yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayacak. Üreteceğimiz enerjiyle her yıl yaklaşık 1.000 elektrikli aracın üretiminde tüketilen elektriği güneş enerjisinden sağlayabilecek olmamız, yatırımımızın çevresel etkisini çok somut biçimde ortaya koyuyor. Yenilenebilir enerji yatırımlarını yalnızca çevresel sorumluluğumuzun bir parçası olarak değil, aynı zamanda Karsan’ın uzun vadeli büyüme, rekabetçilik ve enerji güvenliği stratejisinin önemli bir unsuru olarak görüyoruz. Bu yatırım, 2030 Net Sıfır Fabrika vizyonumuzun en önemli kilometre taşlarından birini oluşturuyor. Üretim süeçlerimizi daha verimli, dayanıklı ve düşük karbonlu hale getiren yatırımlarımıza kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. Yılda yaklaşık 2 bin ton karbon emisyonu önlenecek! Yaklaşık altı ay içerisinde tamamlanan proje kapsamında fizibilite, mühendislik, tedarik, saha uygulaması, test ve devreye alma süreçleri başarıyla yürütüldü. Projenin tüm aşamalarında Karsan’ın üretim operasyonlarının kesintiye uğramadan devam etmesi temel önceliklerden biri olarak ele alındı. Tesiste yüksek enerji verimliliği sağlamak amacıyla son teknoloji yerli üretim TopCon Bifacial 620 Wp güneş panelleri ile yüksek verimliliğe sahip invertörler kullanıldı. Çift yüzeyli yapıya sahip paneller, doğrudan güneş ışığının yanı sıra yüzeylerden yansıyan ışığı da enerji üretiminde değerlendirerek santralin toplam verimliliğine katkı sağlıyor. Yıllık yaklaşık 4,6 milyon kWh yenilenebilir enerji üretim kapasitesine sahip Güneş Enerji Santrali ile her yıl yaklaşık 2.000 ton CO₂ emisyonunun önlenmesi hedefleniyor. Elektrikli araçların toplam karbon ayak izinin yaklaşık yüzde 10 ila 20’sini oluşturabilen üretim kaynaklı emisyonların azaltılması da yatırımın temel motivasyonları arasında yer alıyor. Karsan böylece, elektrikli araçların kullanım aşamasında sunduğu sıfır emisyon avantajını üretim süreçlerinde kullanılan enerjinin dönüşümüyle tamamlamayı amaçlıyor. Karbon düzenlemelerine hazırlıkta stratejik adım! Karsan’ın Güneş Enerji Santrali yatırımı; enerji maliyetlerinin optimize edilmesi, karbon emisyonlarının azaltılması, enerji arz güvenliğinin artırılması ve sürdürülebilir üretim altyapısının güçlendirilmesi hedeflerine doğrudan katkı sağlayacak. Proje aynı zamanda Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve gelecek dönemde devreye alınması beklenen diğer karbon düzenlemelerine hazırlık açısından da stratejik önem taşıyor. Karsan, yenilenebilir enerji kullanım oranını artırarak gelecekte oluşabilecek karbon maliyetlerini ve enerji piyasalarındaki dalgalanmaların üretim süreçleri üzerindeki etkisini azaltmayı hedefliyor. Net Sıfır Fabrika! Güneş Enerji Santrali yatırımı, Karsan’ın üretim faaliyetlerinden kaynaklanan karbon emisyonlarını azaltmayı amaçlayan 2030 Net Sıfır Fabrika hedefinin önemli kilometre taşlarından biri olarak konumlanıyor. Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, kaynakların etkin yönetimi ve düşük karbonlu üretim süreçleri üzerine çalışmalarını sürdüren Karsan, mevcut çatı kapasitesini de değerlendirerek ilerleyen dönemde ilave Güneş Enerji Santrali yatırımlarını gündemine almayı planlıyor. Elektrikli mobilite alanındaki öncü konumunu üretim altyapısında gerçekleştirdiği yatırımlarla destekleyen Karsan, daha temiz, verimli ve sürdürülebilir bir mobilite ekosisteminin oluşturulması için çalışmalarına devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaz Tatilinin Gözdesi Karavanlar: Karavan Tatiline İlgi Artıyor, Güneş Enerjili Çözümler Öne Çıkıyor Haber

Yaz Tatilinin Gözdesi Karavanlar: Karavan Tatiline İlgi Artıyor, Güneş Enerjili Çözümler Öne Çıkıyor

Artan yakıt ve konaklama maliyetleri, kalabalık turizm bölgelerinden uzaklaşma isteği ve doğayla daha fazla vakit geçirme arzusu, karavan kullanımını her geçen yıl daha da yaygınlaştırıyor. Özellikle yaz sezonunda karavan tatili, kamp rotaları, karavan yaşamı ve güneş enerjili karavan sistemleri gibi konular Google'da en çok aranan başlıklar arasında yer alıyor. Karavan Tatili Neden Bu Kadar Popüler? Karavan tatili, kullanıcılarına otel rezervasyonu zorunluluğu olmadan diledikleri rotayı özgürce planlama imkânı sunuyor. Deniz kenarından ormanlık alanlara, göl kıyılarından yaylalara kadar birçok farklı noktada konaklama fırsatı sağlayan karavanlar, özellikle yaz aylarında yoğun ilgi görüyor. Uzmanlar, son yıllarda hem kiralık hem de satın alınan karavan sayısında önemli artış yaşandığını belirtirken, kullanıcıların artık yalnızca ulaşım değil, aynı zamanda enerji bağımsızlığı sağlayan teknolojilere de yatırım yaptığını ifade ediyor. Güneş Enerjili Karavan Sistemleri Konforu Artırıyor Karavan kullanıcılarının en önemli ihtiyaçlarından biri kesintisiz enerjiye ulaşabilmek oluyor. Bu noktada esnek güneş panelleri, enerji depolama sistemleri ve akıllı inverter çözümleri, karavan sahiplerine büyük avantaj sağlıyor. Karavan üzerine kolaylıkla uygulanabilen hafif ve esnek güneş panelleri sayesinde; Elektrik şebekesine ihtiyaç azalıyor. Buzdolabı, aydınlatma, klima ve küçük ev aletleri daha uzun süre kullanılabiliyor. Telefon, tablet ve bilgisayar gibi cihazlar gün boyunca rahatlıkla şarj edilebiliyor. Kamp alanı dışında da enerji üretimi mümkün hale geliyor. Bu sistemler, özellikle uzun süreli seyahat yapan kullanıcılar için hem ekonomik hem de çevre dostu bir çözüm sunuyor. Karavan Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli? Uzmanlara göre karavan satın almadan önce kullanım amacı doğru belirlenmeli. Kısa hafta sonu kaçamakları ile uzun süreli yaşam planları farklı donanımlar gerektiriyor. Karavan seçiminde dikkat edilmesi gereken başlıca unsurlar şunlar oluyor: Araç ağırlığı ve yakıt tüketimi Güneş paneli altyapısına uygun çatı tasarımı Akü ve enerji depolama kapasitesi Su ve atık su tankı hacmi Isıtma-soğutma sistemi Elektrik altyapısı ve inverter kapasitesi Depolama alanı ve yaşam konforu Özellikle enerji altyapısının güçlü olması, yaz aylarında klima, buzdolabı ve elektronik cihazların kesintisiz kullanılabilmesi açısından büyük önem taşıyor. Karavan Tatilinde Sürdürülebilirlik Ön Planda Çevre bilincinin artmasıyla birlikte karavan kullanıcıları da daha sürdürülebilir çözümlere yöneliyor. Fosil yakıt tüketimini azaltan güneş enerjisi sistemleri, sessiz çalışma avantajı ve düşük işletme maliyeti sayesinde karavan yaşamının vazgeçilmez parçaları arasında yer alıyor. Enerjisini güneşten üreten karavanlar, hem karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlıyor hem de kullanıcıların doğada daha uzun süre bağımsız kalmasına olanak tanıyor. Yazın En Popüler Tatil Trendlerinden Biri Karavan Seyahatleri Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda karavan tatili, güneş enerjili karavan, karavan güneş paneli, karavan elektrik sistemi ve karavan kamp rotaları gibi aramaların daha da artmasını bekliyor. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte daha hafif, daha verimli ve daha uzun ömürlü güneş enerjisi çözümleri sayesinde karavanlar artık yalnızca bir ulaşım aracı değil; enerji üreten, çevre dostu ve özgür yaşam alanlarına dönüşüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arçelik’ten Voleybol Milli Takımlarına Sürdürülebilir Destek Haber

Arçelik’ten Voleybol Milli Takımlarına Sürdürülebilir Destek

2026 Milli Takımlar sezonundan itibaren dört yıl boyunca devam edecek sponsorluk kapsamında Arçelik, tedarik edeceği yenilenebilir enerji çözümleriyle federasyonun sürdürülebilir bir gelir modeli oluşturmasına katkı sağlayarak Türk voleyboluna destek verecek. Arçelik, ayrıca, Mutfak Küçük Ev Aletleri Sponsoru olarak da Milli Takımların yanında yer alacak. 71 yıldır Türkiye için değer yaratan Arçelik, teknoloji ve üretim gücünü toplumsal fayda alanındaki uzun soluklu katkılarıyla birleştirmeye devam ediyor. Sporu bu yaklaşımın önemli bir parçası olarak konumlandıran marka, Türkiye Voleybol Federasyonu ile önemli bir iş birliğine imza attı. İş birliği kapsamında Arçelik, Sürdürülebilir Enerji Sistemleri ve Mutfak Küçük Ev Aletleri kategorilerinde Voleybol Milli Takımlarının Resmi Sponsoru olarak ay yıldızlıların yanında yer alacak. Sponsorluk anlaşmasının imza töreni İstanbul’da düzenlendi. Törene Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Polat Şen, Arçelik CEO’su Can Dinçer, Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural, voleybol milli takım sporcuları Aylin Uysalcan, Marko Mert Matic ve Ahmet Tümer ile TVF ve Arçelik’ten yetkililer katıldı. 2026 Milli Takımlar sezonunda başlayıp 2029 sezonunun sonuna kadar devam edecek iş birliği kapsamında Arçelik, “Teknolojimiz Hayatın, Desteğimiz Voleybolun Kalbinde” yaklaşımıyla federasyonun yenilenebilir enerji dönüşümüne katkı sunacak. Sponsorluk kapsamında Arçelik Enerji Çözümleri’nin güneş panelleri ve inverter sistemleri, TVF’nin Gümüşhane’deki arazilerinde kurulacak güneş enerjisi sistemlerinde kullanılacak. Bu sistemlerden elde edilecek yenilenebilir enerji ise Voleybol Milli Takımları için sürdürülebilir gelir yaratılmasına katkı sağlayacak. Arçelik, ayrıca Mutfak Küçük Ev Aletleri Sponsoru olarak da Milli Takımların yanında yer alacak. Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ: “Birlikteliğimizin Türk voleyboluna katkı sunacağına inanıyoruz” Törende konuşan Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, “Türk voleybolunun bugün ulaştığı başarıda sponsorlarımızın desteğinin ve paydaşlarımızla kurduğumuz güçlü birlikteliğin çok önemli bir payı bulunuyor. Arçelik ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, uzun süredir hayalini kurduğumuz enerji projemiz açısından da büyük önem taşıyor. Voleybola duydukları güven ve ilk günden bu yana verdiği kıymetli destekler için Koç ailesine ve Arçelik camiasına teşekkürlerimi sunuyorum. Arçelik bizim için çok değerli bir yol arkadaşı. Bu birlikteliğin Türk voleyboluna katkı sunacağına inanıyor, her iki taraf için de hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Polat Şen: “Voleybolun ilham verici başarı hikayesinin bir parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz” Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Polat Şen, “Koç Topluluğu olarak sporu; dostluk, dayanışma, saygı ve ortak başarı kültürünü güçlendiren birleştirici bir güç olarak görüyoruz. Kurucumuz merhum Vehbi Koç’un ‘Ülkem varsa ben de varım’ anlayışıyla spora yaptığımız yatırımları, ülkemizin ekonomik ve toplumsal kalkınmasının yanı sıra genç nesillere yapılan uzun vadeli bir yatırım olarak değerlendiriyoruz. Çünkü biliyoruz ki milli takımlarımızın elde ettiği her başarı, yalnızca kupalarla değil, çocuklara ve gençlere verdiği ilhamla da büyüyor. Filenin Sultanları ve Filenin Efeleri'nin ortaya koyduğu mücadele, azim ve takım ruhu, geleceğin sporcularına ve milyonlarca gencimize cesaret veriyor. Topluluğumuzun 100. yılında ülkemizin voleybolda yazdığı bu ilham verici başarı hikâyesinin bir parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. İkinci yüzyılımıza girerken de Topluluk şirketlerimizle birlikte, ülkemize değer katan, gençlere ilham veren ve sürdürülebilir başarıyı destekleyen projelerin yanında olmaya devam edeceğiz" dedi. Arçelik CEO’su Can Dinçer: “Teknoloji birikimimizi Türk voleybolunun geleceğiyle buluşturuyoruz” Arçelik CEO’su Can Dinçer ise, “Bu topraklardan doğan ve 71 yıldır geliştirdiği teknolojilerle ülkemizi dünyanın dört bir yanında başarıyla temsil eden bir şirket olarak, ay yıldızlı bayrağımızı uluslararası arenada gururla dalgalandıran Voleybol Milli Takımlarımızın yanında olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. 1970’lerin sonundan bu yana voleybolla kurduğumuz bağ, Türkiye Voleybol Federasyonu ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliğini bizim için daha da anlamlı kılıyor. Sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin merkezine koyan bir şirket olarak, sağlayacağımız güneş enerjisi çözümleriyle Voleybol Milli Takımlarımız için yenilenebilir enerjiye dayalı sürdürülebilir bir gelir modelinin oluşmasına katkı sunacağız. Böylece teknoloji ve sürdürülebilirlik alanındaki birikimimizi Türk voleybolunun geleceği için kalıcı değer üreten bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bunun yanı sıra Mutfak Küçük Ev Aletleri kategorisindeki ürünlerimizle de milli takımlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Türk voleybolunun geleceğine katkı sağlayacak bu iş birliğinin bir parçası olmaktan büyük gurur duyuyoruz” dedi. Arçelik’ten spora uzun soluklu destek “Teknolojiyle Hayatın Kalbinde" yaklaşımıyla uzun yıllardır tüketicilerin kalbinde yer alan Arçelik, şimdi de voleybol severlerin kalbinde daha güçlü bir yer edinmeyi hedefliyor. Arçelik, sporu; toplumsal kalkınmayı destekleyen, farklı kuşakları ortak bir heyecan etrafında buluşturan stratejik bir alan olarak konumlandırıyor. Markanın voleybolla bağı, 1979 yılında kurulan Arçelik Spor Kulübü’ne uzanıyor. Uzun yıllar voleybola destek veren Arçelik, erkek voleybol takımıyla Türkiye Şampiyonluğu ve A1 Ligi şampiyonluğu gibi önemli başarılara imza attı. 2017 yılından bu yana Milli Futbol Takımları Ana Sponsoru olarak ay yıldızlı formanın yanında yer alan marka, Sürdürülebilir Enerji Sistemleri ve Mutfak Küçük Ev Aletleri kategorilerinde Voleybol Milli Takımları’nın Resmi Sponsoru olarak milli takımlar düzeyindeki desteğini voleybola da genişletiyor. Türkiye Voleybol Federasyonu ile hayata geçirilen iş birliği, Arçelik’in “Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın” vizyonu doğrultusunda sürdürülebilirliği merkeze alan yaklaşımının ve Türkiye için değer yaratma hedefinin somut adımlarından da biri olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Emirates Flight Catering’den Dev Yatırım Haber

Emirates Flight Catering’den Dev Yatırım

Biyodigester, oksijen, ısı ve mikroorganizmalarla çalışan aerobik sindirim süreci sayesinde organik atıkları ayrıştırıyor. Süreç sonunda ortaya çıkan gri su, içme suyu dışındaki alanlarda yeniden kullanılabiliyor. Geleneksel mekanik sistemlerin aksine biyodigesterler, mikrobiyal kültür geliştikçe daha verimli hale geliyor ve farklı atık türlerine uyum sağlayabiliyor. Atık sahaya gitmeden dönüşüyor Emirates Flight Catering CEO’su Shahreyar Nawabi konuyla ilgili şunları söyledi: “En büyük farkı atıkları sorumlu şekilde yöneterek yaratabileceğimize inanıyoruz. Bu ölçekte bir biyodigesterin devreye alınması, düzenli depolama sahalarına gönderilen atık miktarını azaltma hedefimizde önemli bir operasyonel adımdır. Sahadaki ekiplerimizin istikrarlı ayrıştırma çalışmaları ve şirket içi iş birliği bu başarının temelini oluşturdu.” Günlük 6 ton atık işleme kapasitesi Aralık 2025’te devreye alınan sistem halihazırda günde ortalama 3,5 ton organik atık işliyor. Biyolojik olgunluğa ulaştığında günlük yaklaşık 6 ton kapasiteye erişmesi bekleniyor. Birleşik Krallık Çevre, Gıda ve Kırsal İşler Bakanlığı (DEFRA) dönüşüm katsayılarına göre, 1 ton gıda atığının düzenli depolama sahasına gönderilmemesi yaklaşık 0,7 ton CO₂ emisyonunu önlüyor. Sistem tam kapasiteyle çalıştığında yıllık 2.000 tonun üzerinde CO₂ emisyonunun engellenmesi öngörülüyor. Birleşik Krallık Çevre, Gıda ve Kırsal İşler Bakanlığı (DEFRA) ile uyumlu sera gazı (GHG) dönüşüm katsayılarını esas alan hesaplamalara göre EKFC, bir ton gıda atığının düzenli depolama sahasına gönderilmemesinin, başta metan salımının önlenmesi sayesinde yaklaşık 0,7 ton CO₂ emisyonunu engellediğini öngörüyor. Sistem tam kapasiteye ve biyolojik olgunluğa ulaştığında, yıllık 2.000 tonun üzerinde CO₂ emisyonunun önüne geçilebilecek. Sürdürülebilirlik yolculuğunun bir parçası Biyodigester yatırımı, EKFC’nin sürdürülebilirliği operasyonlarının merkezine yerleştiren daha geniş kapsamlı dönüşüm programının önemli bir adımını oluşturuyor. Şirket geçtiğimiz yıl güneş panelleri aracılığıyla 4.000 MWh enerji üreterek 1.600 ton CO₂ emisyonunu önledi; operasyonlarında elektrikli araç kullanımını yaygınlaştırdı ve bölgedeki ilk elektrikli hi-loader prototipini 2026 ortasında devreye almak üzere hazırlıklarını sürdürdü. Atık yönetimi ve döngüsel ekonomi alanında ise LFC-50 biyodigester aracılığıyla yaklaşık 75.000 kilogram gıda atığı işlendi; ambalaj değişiklikleri sayesinde yıllık 45.000 kilogram plastik kullanımı ortadan kaldırıldı. Üretim artıklarıyla geliştirilen 47 yeni tarif potansiyel gıda israfını azaltırken, Bustanica’da pestisit kullanılmadan yetiştirilen marullar geçen yıl günlük 28.000 Emirates salatasında kullanıldı. Yapay zekâ destekli otomasyon ve akıllı kamera sistemleri de üretim kalitesini artırırken atık miktarının azaltılmasına katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Emirates Flight Catering’den Dev Yatırım Haber

Emirates Flight Catering’den Dev Yatırım

Biyodigester, oksijen, ısı ve mikroorganizmalarla çalışan aerobik sindirim süreci sayesinde organik atıkları ayrıştırıyor. Süreç sonunda ortaya çıkan gri su, içme suyu dışındaki alanlarda yeniden kullanılabiliyor. Geleneksel mekanik sistemlerin aksine biyodigesterler, mikrobiyal kültür geliştikçe daha verimli hale geliyor ve farklı atık türlerine uyum sağlayabiliyor. Atık sahaya gitmeden dönüşüyor Emirates Flight Catering CEO’su Shahreyar Nawabi konuyla ilgili şunları söyledi: “En büyük farkı atıkları sorumlu şekilde yöneterek yaratabileceğimize inanıyoruz. Bu ölçekte bir biyodigesterin devreye alınması, düzenli depolama sahalarına gönderilen atık miktarını azaltma hedefimizde önemli bir operasyonel adımdır. Sahadaki ekiplerimizin istikrarlı ayrıştırma çalışmaları ve şirket içi iş birliği bu başarının temelini oluşturdu.” Günlük 6 ton atık işleme kapasitesi Aralık 2025’te devreye alınan sistem halihazırda günde ortalama 3,5 ton organik atık işliyor. Biyolojik olgunluğa ulaştığında günlük yaklaşık 6 ton kapasiteye erişmesi bekleniyor. Birleşik Krallık Çevre, Gıda ve Kırsal İşler Bakanlığı (DEFRA) dönüşüm katsayılarına göre, 1 ton gıda atığının düzenli depolama sahasına gönderilmemesi yaklaşık 0,7 ton CO₂ emisyonunu önlüyor. Sistem tam kapasiteyle çalıştığında yıllık 2.000 tonun üzerinde CO₂ emisyonunun engellenmesi öngörülüyor. Birleşik Krallık Çevre, Gıda ve Kırsal İşler Bakanlığı (DEFRA) ile uyumlu sera gazı (GHG) dönüşüm katsayılarını esas alan hesaplamalara göre EKFC, bir ton gıda atığının düzenli depolama sahasına gönderilmemesinin, başta metan salımının önlenmesi sayesinde yaklaşık 0,7 ton CO₂ emisyonunu engellediğini öngörüyor. Sistem tam kapasiteye ve biyolojik olgunluğa ulaştığında, yıllık 2.000 tonun üzerinde CO₂ emisyonunun önüne geçilebilecek. Sürdürülebilirlik yolculuğunun bir parçası Biyodigester yatırımı, EKFC’nin sürdürülebilirliği operasyonlarının merkezine yerleştiren daha geniş kapsamlı dönüşüm programının önemli bir adımını oluşturuyor. Şirket geçtiğimiz yıl güneş panelleri aracılığıyla 4.000 MWh enerji üreterek 1.600 ton CO₂ emisyonunu önledi; operasyonlarında elektrikli araç kullanımını yaygınlaştırdı ve bölgedeki ilk elektrikli hi-loader prototipini 2026 ortasında devreye almak üzere hazırlıklarını sürdürdü. Atık yönetimi ve döngüsel ekonomi alanında ise LFC-50 biyodigester aracılığıyla yaklaşık 75.000 kilogram gıda atığı işlendi; ambalaj değişiklikleri sayesinde yıllık 45.000 kilogram plastik kullanımı ortadan kaldırıldı. Üretim artıklarıyla geliştirilen 47 yeni tarif potansiyel gıda israfını azaltırken, Bustanica’da pestisit kullanılmadan yetiştirilen marullar geçen yıl günlük 28.000 Emirates salatasında kullanıldı. Yapay zekâ destekli otomasyon ve akıllı kamera sistemleri de üretim kalitesini artırırken atık miktarının azaltılmasına katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

INTERSPORT’tan Stratejik Hamle: İsveç’te Yeni Nesil Merkez Depo Faaliyete Geçiyor Haber

INTERSPORT’tan Stratejik Hamle: İsveç’te Yeni Nesil Merkez Depo Faaliyete Geçiyor

Spor perakendeciliğinin önde gelen markalarından INTERSPORT, lojistik operasyonlarında önemli bir dönüşüme imza atıyor. Şirket, Logistea ortaklığıyla İsveç’in Forserum (Nässjö) bölgesinde inşa edilen yeni ve ileri teknoloji merkez deposunun taşınma sürecini başlattı. Toplamda 31.100 metrekareden fazla alana sahip tesis, daha akıllı lojistik akışlar, yüksek verimlilik ve sürdürülebilir işletme modeliyle öne çıkıyor. INTERSPORT CEO’su Pontus Petersson, yeni merkezin şirket için stratejik önem taşıdığını belirterek, “Yeni merkez depomuzun hayata geçmesini görmek bizim için son derece heyecan verici. Bu yatırım, lojistik gücümüzü artırırken sürdürülebilirlik çalışmalarımızı da ileriye taşıyor ve müşterilerimizin beklentilerine daha hızlı yanıt vermemizi sağlıyor,” dedi. Yüksek Teknoloji ve Sürdürülebilirlik Bir Arada INTERSPORT’un yeni merkez deposu, en yüksek çevresel sertifikasyon standartlarına göre inşa edildi. Tesiste güneş panelleri, modern sosyal alanlar, çalışanlar için spor ve antrenman alanları, bir spor salonu ve ilerleyen dönemde açılması planlanan bir Outlet mağazası da yer alacak. Ayrıca INTERSPORT, lojistik süreçlerini optimize etmek ve geleceğin hızlı tedarik zinciri ihtiyaçlarına cevap verebilmek için ileri düzey otomasyon sistemlerine yatırım yaptı. Bu sistemlerin, operasyonel verimliliği artırırken kaynak kullanımını da azaltması hedefleniyor. Logistea Gayrimenkul Direktörü Jonas Kennerhed ise projeye ilişkin yaptığı açıklamada, “Zaman ve bütçe hedeflerini korurken aynı zamanda BREEAM ‘Outstanding’ seviyesinde bir tesis inşa etmek, hem teknik yeterliliğimizin hem de sürdürülebilirliğe olan bağlılığımızın bir göstergesi,” ifadelerini kullandı. Karbon Ayak İzi Azalacak INTERSPORT, yeni merkez depo yatırımını aynı zamanda iklim etkisini azaltmaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriyor. Şirket yetkililerine göre modern otomasyon, daha verimli sevkiyat planlaması ve sürdürülebilir enerji kullanımı sayesinde, yalnızca şirket içi operasyonlarda değil, tüm tedarik zinciri boyunca emisyonların düşürülmesi hedefleniyor. INTERSPORT Tedarik Zinciri Direktörü Johan Cedergren, “Bu tesis, çalışanlarımız için daha iyi koşullar sunarken, değer zincirimiz genelinde daha düşük karbon salımı sağlıyor. Logistea ile yüksek sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz iş birliğinden memnuniyet duyuyoruz,” değerlendirmesinde bulundu. Yeni merkez depo ile birlikte INTERSPORT’un, hem müşteri deneyimini iyileştirmesi hem de uzun vadeli büyüme stratejisini daha güçlü bir lojistik altyapı ile desteklemesi bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KARAVANİST, Ziyaretçilerini Ağırlamaya Başladı Haber

KARAVANİST, Ziyaretçilerini Ağırlamaya Başladı

Türkiye’de karavan, kamp ve outdoor sektörünün en kapsamlı buluşma noktası olan KARAVANİST, 6. kez kapılarını açtı. Tüyap Fuarcılık Grubu tarafından, Karavan Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği (KAITED) iş birliği ve Ulusal Kamp ve Karavan Federasyonu (UKKF) desteğiyle düzenlenen fuar, ilk günden yoğun ziyaretçi ilgisiyle karşılandı. Hedef 70 bin üzeri ziyaretçi 70 binin üzerinde online bilet kaydının gerçekleştiği fuarda, organizasyon sonuna kadar ziyaretçi sayısının bu rakamın üzerine çıkması hedefleniyor. 100’ün üzerinde firma ve firma temsilciliğinin yer aldığı fuar, yalnızca yerli katılımcıların değil, uluslararası profesyonellerin de odağında. Balkanlar, MENA bölgesi ve Avrasya başta olmak üzere 75 ülkeden 1.000’i aşkın uluslararası profesyonel ile Türkiye genelinden 70 binden fazla doğa tutkununun fuarı ziyaret etmesi bekleniyor. "Yeni bir rekora imza atacağız" Fuarın açılış töreninde konuşan Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Gökalp Gökdemir, organizasyonun ulaştığı büyüklüğe ve gördüğü uluslararası ilgiye dikkat çekti. Gökdemir konuşmasında şunları kaydetti: "Bu yıl 6. kez kapılarını açtığımız KARAVANİST ile sektörde Türkiye'nin en büyük fuarını organize etmenin gururunu yaşıyoruz. 3 salonda, 100'den fazla firma ve firma temsilciliği katılımıyla gerçekleştirdiğimiz fuarımız, bu alandaki en kapsamlı buluşma noktası olacak. Şu an itibarıyla 70 ülkeden 70 binden fazla online ziyaretçi kaydı almış durumdayız. Bu yoğun ilgi, bu yıl ziyaretçi sayısında yeni bir rekora imza atacağımızın en net göstergesi. Tüm katılımcılarımıza ve ziyaretçilerimize teşekkür ediyoruz." Karavandan tiny house’a geniş ürün yelpazesi KARAVANİST, ziyaretçilerini doğa yaşamına yönelik ürün ve çözümleri tek çatı altında buluşturuyor. Fuarda; motokaravan, campervan, çekme karavan ve özel amaçlı karavanların yanı sıra, son dönemde ilgi gören tiny house ve mobil ev üniteleri ile off-road 4x4 arazi taşıtları sergileniyor. Ana araçların haricinde, karavan iç donanım mobilyaları, mutfak ve banyo modülleri, ısıtıcı-klima sistemleri ve güneş panelleri gibi kritik yan sanayi ürünleri de meraklılarıyla buluşuyor. Outdoor tutkunları için ise çadırlar, uyku tulumları, kamp mobilyaları, outdoor giyim, bisiklet ve e-scooter gibi geniş bir aksesuar yelpazesi fuarda yerini aldı. Sadece bir fuar değil, deneyim merkezi KARAVANİST, ticari bir platform olmanın ötesinde düzenlediği 17’yi aşkın etkinlik, söyleşi ve yarışma ile ziyaretçilerine tam bir deneyim merkezi sunuyor. Fuar süresince sektörün uzman isimleri; karavan sektöründeki güncel sorunlar, tiny house mevzuatı ve kiralama prosedürleri gibi teknik konularda bilgi verecek. Ayrıca orman yangınları eğitimi, alınacak önlemler ve uygulamalı düğüm atma eğitimi gibi hayati pratik bilgiler de katılımcılarla paylaşılacak. Doğa ile iç içe bir yaşam hayali kuran herkesin davetli olduğu fuar, Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde 10-17 Ocak 2026 tarihleri arasında 10:00-19:00, 18 Ocak 2026 tarihinde ise 10:00-18:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Havacılıkta Havaalanı Terminallerinin Geleceği: Dijital, Sürdürülebilir ve Akıllı Haber

Havacılıkta Havaalanı Terminallerinin Geleceği: Dijital, Sürdürülebilir ve Akıllı

İşte havaalanı terminallerinin geleceğini belirleyen 6 önemli trend: 1. Tam Dijital ve Biyometrik Terminaller Gelecekte pasaport ve bilet kontrolü tarih olabilir. Biyometrik kimlik doğrulama (yüz, iris, parmak izi) sayesinde yolcular, terminale adım attıkları andan uçağa biniş anına kadar temasız ve hızlı bir deneyim yaşayacak. ICAO ve IATA standartlarıyla uyumlu bu sistemler, kuyrukları azaltırken güvenliği artıracak. 2. Sürdürülebilir ve İklim Dirençli Tasarımlar İklim değişikliğine karşı net-sıfır karbon terminaller yaygınlaşıyor. Güneş panelleri, jeotermal enerji, akıllı enerji depolama sistemleri ve yeşil duvarlar ile terminaller kendi enerjisini üretecek. Doğal aydınlatma ve pasif soğutma sistemleri ise uzun vadede işletme maliyetlerini düşürecek. 3. Otonom Sistemler ve Yapay Zekâ Otonom temizlik ve bagaj robotları, terminal içi lojistiği devralırken, yapay zekâ destekli güvenlik taramaları ve öngörülü bakım sistemleri ile gecikmeler azalacak, operasyonel verimlilik artacak. 4. Yolcu Odaklı ve Kapsayıcı Mimari Stres azaltıcı iç mimari, sezgisel yön bulma sistemleri ve hızlı sağlık tarama alanlarına dönüşebilen esnek mekânlar, yolcu memnuniyetini üst seviyeye taşıyacak. 5. Modüler ve Esnek Altyapı Dijital kimlik çerçeveleri, şifrelenmiş veri akışı ve siber risk yönetimi ile terminaller, geleceğin güvenlik ihtiyaçlarına anında uyum sağlayabilecek. 6. Entegre Multimodal Ulaşım Merkezleri Havaalanları; tren, metro, elektrikli ulaşım araçları ve hatta dikey iniş kalkış yapan elektrikli hava taksileri (eVTOL) ile kusursuz bir şekilde entegre olacak. Tek bilet ve dijital ödeme sistemleri ile şehir içi ve şehirler arası ulaşım tek bir noktadan planlanabilecek. Neden Önemli? Bu dönüşüm, sadece teknolojik bir yenilik değil; aynı zamanda daha çevreci, güvenli, hızlı ve konforlu bir seyahat deneyimi sunmayı hedefliyor. Havayolu şirketleri, havalimanı işletmecileri ve teknoloji sağlayıcıları, bu trendlere yatırım yaparak geleceğin seyahat ekosistemini şimdiden inşa ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.