Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güney Afrika

Kapsül Haber Ajansı - Güney Afrika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güney Afrika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çin Bağlantılı Webworm  Avrupa’da Hükümetleri Hedef Aldı   Haber

Çin Bağlantılı Webworm Avrupa’da Hükümetleri Hedef Aldı  

ESET, Webworm'un Belçika, İtalya, Polonya, Sırbistan ve İspanya'daki devlet kurumlarını hedef aldığını gözlemledi. Webworm aynı zamanda Güney Afrika'ya da girerek yerel bir üniversiteyi ele geçirdi. Geçen yıldan bu yana grup, C&C iletişimi için Discord ve Microsoft Graph API'sini kullanan arka kapılar kullanıyor. ESET araştırmacıları 400'den fazla Discord mesajının şifresini çözdü ve 50'den fazla benzersiz hedefe karşı keşif amacıyla kullanılan, saldırgan tarafından işletilen bir sunucu keşfetti. Webworm’un son faaliyetlerini ortaya çıkaran ESET araştırmacısı Eric Howard “Analizimiz sayesinde, açık kaynaklı bir güvenlik açığı tarayıcısı kullanarak grubun potansiyel ilk erişim tekniklerine ilişkin bir fikir veren bir sunucudan yürütülen komutları kurtarmayı başardık ve odaklandığı hedeflerin bazılarını tespit ettik” açıklamasını yaptı. ESET, EchoCreep arka kapısının C&C iletişimi için kullandığı Discord mesajlarının şifresini çözdükten sonra elde ettiği bilgilere dayanarak 2025 kampanyasını Webworm'a atfetti. Bu bilgiler, araştırmacıları saldırganların GitHub deposuna yönlendirdi; bu depoda SoftEther VPN uygulaması gibi hazırlanmış araçlar bulunuyordu. SoftEther yapılandırma dosyasında, bilinen bir Webworm IP adresiyle eşleşen bir IP adresi bulundu. En son araçlarının başında iki yeni arka kapı geliyor: Discord tabanlı EchoCreep ve Microsoft Graph tabanlı GraphWorm. Tehdit aktörleri mevcut proxy çözümlerini kullanmaya devam ederken WormFrp, ChainWorm, SmuxProxy ve WormSocket'e özel proxy çözümleri de eklediler. Proxy araçlarının sayısı ve karmaşıklığına bakıldığında, Webworm kurbanları proxy'lerini çalıştırmaya ikna ederek çok daha büyük bir gizli ağ oluşturuyor olabilir. Buna ek olarak, Webworm, Discord ve Microsoft Graph API’yi komuta ve kontrol (C&C) kanalları olarak kullanmaya başladı. EchoCreep arka kapısı, dosya yüklemek, çalışma zamanı raporları göndermek ve komut almak için Discord’u kullanıyor. GraphWorm ise C&C iletişimi için Microsoft Graph API’yi kullanıyor; ESET araştırmacıları, bu yazılımın özellikle yeni görevleri almak ve kurban bilgilerini yüklemek amacıyla yalnızca OneDrive uç noktalarını kullandığını ortaya çıkardı. ESET araştırmacısı Eric Howard açıklamasında şu bilgilere yer verdi: "2025 kampanyalarını araştırırken Webworm'un, Amazon Web Services'te bulunan ve S3'ün basit depolama hizmeti anlamına geldiği bir genel bulut depolama çözümü olan, güvenliği ihlal edilmiş bir AWS S3 bucket yapılandırmaları almak için özel proxy çözümü WormFrp'yi kullanmaya başladığını keşfettik. Görünüşe göre Webworm, bu S3 bucket aracılığıyla veri sızdırma işlemlerinden yararlanırken masum kurbanlar hizmetin faturasını ödüyor.” Aralık 2025 ile Ocak 2026 arasında operatörler, hizmete 20 yeni dosya yükledi; bunlardan ikisi İspanya’daki bir devlet kurumundan sızdırılmıştı. Grup ayrıca GitHub'da dosya yayımlamaya devam ediyor ve ESET, gelecekte de bunu sürdüreceklerini varsayıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Makinecileri’nin İlkbahar Maratonu Başladı Haber

Türkiye’nin Makinecileri’nin İlkbahar Maratonu Başladı

Turkish Machinery markasıyla dünya vitrinine çıkan Makine İhracatçıları Birliği (MAİB), Nisan’da dünya sanayi trendlerinin belirlendiği ve bu yıl tarihinde ilk kez savunma sanayii ürünlerine de yer veren Hannover Messe ile teknik tekstil dünyasının vitrini Techtextil’de gerçekleştirdiği temasların ardından, rotayı Münih ve Düsseldorf’taki dev buluşmalara çevirecek. Makineciler 4-7 Mayıs’ta çevre teknolojileri ve döngüsel ekonominin küresel referans noktası olan IFAT fuarında, hemen ardından 7-13 Mayıs’ta ambalaj endüstrisinin en büyük organizasyonu Interpack’ta yerini alacak. Geniş bir coğrafyaya yayılan tanıtım maratonu, 12-15 Mayıs’ta Güney Afrika’da düzenlenen tarım makineleri odağındaki NAMPO Harvest Day ile devam edecek. 26-29 Mayıs’ta Rusya’da gerçekleştirilecek iş makineleri ile madencilik teknolojileri fuarı CTT Mining’de ticaret heyeti düzenleyecek makineciler ayrıca, firmaların hedef pazarlarındaki ihracat potansiyellerini güçlendirmek amacıyla Endüstriyel Sistemler ve Aksamları UR-GE Projesi kapsamında kapsamlı bir İhtiyaç Analizi Çalışması başlatacak. Küresel değer zincirlerinin stratejik bir dönüşümden geçtiği, tedarik ve ticaret yollarının yeniden çizildiği bir dönemde koordine edilen yoğun takvime ilişkin değerlendirmelerde bulunan Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz şunları söyledi: “Küresel sıkılaşma politikalarına bağlı olarak yatırım ortamının eski canlılığından uzakta seyrettiği son birkaç yıl, sanayi şirketlerinin ölçeklerini çok olumsuz etkiledi. Artan jeopolitik riskler, öngörülebilirliğin zayıflaması ve piyasalardaki yüksek belirsizlik, yatırım kararlarının ertelenmesine yol açarken; bu durum reel sektör üzerinde ilave bir baskı oluşturdu. Bu süreçte yaşanan kâr kaybının ardından işletmelerin yeniden toparlanabilmesi için, küresel yatırım iştahının güçlenerek devam etmesi kritik önem taşıyor. Şu aşamada büyük sıçramalardan söz etmek mümkün olmasa da devam eden savaş belirsizliği ve artan enerji maliyetlerine rağmen sipariş akışının tamamen kesilmemiş olması, yatırım iştahının temkinli de olsa sürdüğüne işaret ediyor. Biz bu dönemde sahada olmanın, doğrudan temas kurmanın ve yeni iş birliği fırsatları yaratmanın her zamankinden daha önemli olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda, Mayıs ayında, stratejik açıdan önceliklendirdiğimiz üç farklı ülkede temaslarımızı yoğunlaştırarak yeni iş fırsatları geliştirmeyi hedefliyoruz.” “Her pazara ve her ihtiyaca göre yüksek kaliteli çözüm” Özellikle Almanya’daki buluşmaların stratejik önemine ve bu ülkeyle olan ilişkilerin basit ticaretin ötesinde, derin üretim entegrasyonuna dayandığına dikkat çeken Yılmaz şunları belirtti: “Türkiye ve Almanya makine sanayileri, üretim yapıları birbirini tamamlayan ve değer zincirinin aynı halkalarında yer alan iki aktör. Bu ülkede kurduğumuz bağlantılarla sanayii entegrasyonumuz derinleşirken sağladığımız ortaklıklarla rekabetçilik seviyemiz de yukarı taşınıyor. Nisan ayında ihracatçı firmalarımızın da güçlü bir temsil sağladığı Hannover Messe ve Techtextil platformlarında, Türkiye’nin sürdürülebilirliğe olan bağlılığını; döngüsellik, enerji tasarrufu ve dijital entegrasyon alanlarındaki çözüm ortağı kimliğini güçlü şekilde ortaya koyduğumuza inanıyoruz. IFAT ve Interpack fuarlarında da Türk makine sektörünün sadece güvenilir bir tedarikçi değil; İkiz Dönüşüm sürecinin pratikteki en güçlü taşıyıcısı ve stratejik bir mühendislik ortağı olduğunu aktarmaya devam edeceğiz.” Almanya’daki tanıtım çalışmalarının ardından Güney Afrika ve Rusya’daki tanıtım çalışmalarının sektörün uluslararası rekabetteki özgüvenini yansıttığını söyleyen Yılmaz, bu takvimin makine sektörünün küresel erişim kapasitesini daha da artıracağına inandıklarını belirterek şunları söyledi: “Küresel sıkılaşma politikalarına bağlı olarak yatırım ortamının temkinli seyrettiği bir dönemde, hem geleneksel pazarlarımızda kök salıyor, hem de farklı coğrafyalarda pazar yelpazemizi genişletiyoruz. Tarım makinelerinden madencilik teknolojilerine kadar farklı uzmanlık alanlarına hitap eden organizasyonlardaki varlığımızla, sektörümüzün her ihtiyaca göre yüksek kaliteli çözüm üretme kabiliyetini ve teknik esnekliğini kanıtlıyoruz. Yeni sanayi mimarisinde güvenilir bir teknoloji ortağı olarak, dünyanın her yerinde operasyonel süreklilik sunmaya ve 'Türkiye’nin Makinecileri' markasını küresel bir referans noktası olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Ticaret Zirvesi Mersin’de Haber

Küresel Ticaret Zirvesi Mersin’de

TURAB’tan yapılan açıklamada küresel ticaret zirvesi ile Mersin’i küresel ticaretin aktif merkezlerinden biri haline getirmeye hazırlandıkları belirtildi. TURAB tarafından düzenlenen “Küresel Ticaretin Yeni Ufukları: Türk-Arap ve AB İş Dünyası için Fırsatlar ve Yönelimler” Zirvesi, 15 Nisan 2026 tarihinde Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirilecek kapsamlı programıyla uluslararası iş dünyasını bir araya getirmeye hazırlanıyor. Üst Düzey Katılım Sağlandı Programın saat 10:00’da başlayacak açılış bölümünde TURAB Genel Başkanı Fahri Kuş’un yanı sıra, Ticaret Bakanlığı Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürü Raif Can ile Dış Temsilcilikler Daire Başkanı Evren Subaşı’nın yer alacağı bildirildi. Açılışta, Türkiye’nin yurt dışı ticaret teşkilatı, ticaret müşavirlikleri ve küresel ticaret ağlarına ilişkin kapsamlı bir sunum yapılacağı ifade edilirken, Mersin Valisi Atilla Toros’un da programa teşrif etmesinin beklendiği kaydedildi . Dokuz Ülke İçin Ayrı Ayrı Ticaret Masası Zirve kapsamında ABD, Polonya, Hindistan, Güney Afrika, Tunus, Gana, Fildişi Sahili, Sırbistan ve Bosna Hersek olmak üzere 9 ülkeye yönelik özel oturumlar gerçekleştirilecek. Her ülke için ayrı panel düzenleneceği programda, ticaret müşavirleri, sektör temsilcileri ve uluslararası iş geliştirme uzmanlarının sahadaki deneyimlerini paylaşacağı belirtildi. ABD panelinin hibrit bağlantı ile yapılacağı, diğer ülke sunumlarının ise deneyim ve beklenti odaklı olarak gerçekleştirileceği ifade edilirken, moderatörlüğü TURAB Genel Sekreteri Yasemin Taş’ın üstleneceği bildirildi . Panel yapısının klasik sunum formatından farklı olarak tasarlandığına dikkat çekilen programda, bazı ülke oturumlarının eski ticaret müşavirleri, bazı sunumların ise pazara giriş ve büyüme stratejileri uzmanları tarafından gerçekleştirileceği belirtildi. Bu yaklaşımın, katılımcılara doğrudan uygulanabilir ticaret bilgisi sunmayı hedeflediği vurgulandı . Hazırlanan ülke analiz raporunda da Mersin’in lojistik altyapısı, üretim kapasitesi ve dış pazarlara erişim gücünün ön plana çıkarıldığı, panelin bu potansiyeli somut ticari iş birliklerine dönüştürmeyi amaçladığı ifade edildi. Raporda, organizasyonun ticaret heyetlerinin oluşturulması ve yatırım temaslarının başlatılması açısından kritik bir rol üstleneceği kaydedildi . Zirveye Yoğun İlgi Kayıtlar Doldu Etkinliğe yönelik ilginin yüksek olduğu, kayıtlı katılımcı sayısının arttığına dikkat çeken aöıklamada Adana, Nevşehir ve Kocaeli gibi farklı illerden yatırımcıların programa dahil olduğu, Mersin genelinde ise yoğun bir katılım beklendiği ifade edildi . Mersin Ticaretinin Yeni Eşiği Panel sonunda yapılacak genel değerlendirme oturumunda, ülke bazlı ticari eşleşmeler, B2B heyet planları ve detaylı ülke raporlarının paylaşılacağı belirtildi. Yetkililer, etkinliğin ardından Mersin merkezli yeni ticaret ağlarının oluşmasının ve uluslararası iş birliklerinin hız kazanmasının beklendiğini ifade etti . Genel değerlendirmelerde ise Mersin’in yalnızca bir liman kenti değil; üretim, depolama, işleme ve dağıtım kapasitesi yüksek çok boyutlu bir ticaret merkezi olduğuna dikkat çekilirken, bu panelin kenti küresel ticaret ağlarına daha güçlü şekilde entegre edecek önemli bir eşik olduğu vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BM’de Türkiye İmzası Haber

BM’de Türkiye İmzası

Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi (United Nations Economic and Social Council) tarafından 8 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen seçimlerde, Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu (International Narcotics Control Board) Başkanı olan Prof. Dr. Sevil Atasoy yeniden Kurul üyeliğine seçildi. 4. Kez 5 yıllığına seçildi… Halen Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü Müdürü olarak görev yapan ve Türkiye tarafından aday gösterilen Prof. Dr. Atasoy, bu seçimle birlikte dördüncü kez 5 yıllık bir dönem için Kurul üyeliğine seçilmiş olup, ilk görev dönemini 2005–2010 yılları arasında yürüttü. Prof. Dr. Atasoy, seçimlerde en yüksek oyu alarak ilk turda seçildi. Kurul toplam 13 üyeden oluşuyor Toplam 13 üyeden oluşan Kurulda, 3 üye Dünya Sağlık Örgütü tarafından aday gösterilen uzmanlar arasından seçilirken, diğer üyeler hükümetler tarafından önerilen adaylar arasından belirleniyor. Bununla birlikte, Kurul üyeleri ülkelerini temsil ederken, görevlerini tam bağımsızlık ve tarafsızlık ilkeleri çerçevesinde, yalnızca bilimsel ve teknik uzmanlıklarına dayanarak yerine getiriyor. Bu çerçevede, Prof. Dr. Atasoy’un yeniden seçilmesi, yalnızca adaylık süreciyle sınırlı olmayıp, uzun yıllara dayanan bilimsel birikimi, uluslararası deneyimi ve Kurul çalışmalarına yaptığı teknik katkıların üye devletler nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Oylama sonuçlarına göre Kurul, Mayıs 2027 itibarıyla Türkiye, Cezayir, Çad, Kolombiya, Çin, Hindistan, Güney Afrika, Fas, Uganda, Hollanda, Paraguay, Tayland ve Fransa’dan seçilen üyelerden oluşacak. Kurul bağımsız ve teknik bir organ Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu, Birleşmiş Milletler uyuşturucu kontrol sözleşmeleri çerçevesinde faaliyet gösteren bağımsız ve teknik bir organ. Kurul, kontrollü maddelerin tıbbi ve bilimsel amaçlarla erişilebilirliğini sağlarken, aynı zamanda bu maddelerin yasa dışı kanallara yönlendirilmesinin önlenmesine yönelik çalışmaları izliyor. Prof. Dr. Atasoy’dan teşekkür Prof. Dr. Atasoy, seçimlerin ardından yaptığı değerlendirmede, üye devletlerin gösterdiği güvene teşekkür ederek, Kurulun bağımsız, dengeli ve kanıta dayalı yaklaşımını sürdürmeye devam edeceğini ifade etti. Prof. Dr. Atasoy’un yeni görev süresi 2027–2032 dönemini kapsıyor. Dördüncü kez seçilmesi, Prof. Dr. Atasoy’un uluslararası alandaki uzmanlığı ve kurumsal hafızasının üye devletler nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAN Ankara’daki Fabrikasında ebus Üretimine Başladı Haber

MAN Ankara’daki Fabrikasında ebus Üretimine Başladı

MAN Truck & Bus, otobüs iş kolundaki dönüşümü kararlılıkla sürdürüyor. MAN bu kapsamda, Ankara fabrikasında tamamen elektrikli MAN Lion’s City E şehir otobüsünün seri üretimine başladı. İlk e-otobüsler Ankara’daki montaj hattından çıkmaya başlarken, bu gelişme şirket için sıfır emisyonlu ve sürdürülebilir mobilitiye geçişte önemli bir adımı temsil ediyor. Polonya’nın Starachowice tesisinde 2020’den bu yana başarıyla sürdürülen üretimin ardından, elektrikli aslanlar artık Ankara’da da üretim hattından çıkmaya başladı. MAN, Güney Afrika’daki Olifantsfontein üretim tesisinde ise yerel pazara özel geliştirdiği Lion’s Explorer E’yi de üretmeye devam ediyor. Bu üç üretim üssüyle giderek artan sıfır emisyonlu otobüs talebine yanıt veren MAN, aynı zamanda küresel üretim ve e-mobilite ağının bir parçası olarak Ankara’daki üretim kapasitesini de güçlendiriyor. “Ankara, gelecekteki e-mobilite stratejimizde kilit bir rol oynayacak” MAN Truck & Bus Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay, Ankara’daki e-otobüs üretiminin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Ankara’da elektrikliotobüs üretimine başlayarak, elektromobilite yolunda önemli bir kilometre taşını geride bırakıyoruz. Bu adımla hem üretim kapasitemizi genişletiyor, hem de küresel otobüs ağımızı güçlendirerek artan müşteri taleplerini daha hızlı ve esnek bir şekilde karşılayabiliyoruz. Ankara, gelecekteki e-mobilite stratejimizde kilit bir rol oynayacak.” MAN, üretim ağını elektrikli döneme taşıyor Ankara fabrikasının dönüştürülmesi, MAN’ın sürdürülebilir ulaşım çözümleri odağında yürüttüğü kapsamlı dönüşüm stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor. 2020 yılında MAN Lion’s City E’nin piyasaya sunulmasıyla birlikte Polonya’daki Starachowice tesisi, elektrikli araçların büyük ölçekli üretimi için tam donanımlı hale gelen ilk MAN fabrikası olmuştu. Güney Afrika’daki Olifantsfontein tesisinde ise iki yıldır Lion’s Explorer E üretimi sürdürülüyor. MAN, tamamen elektrikli araç üretimini yalnızca otobüslerle sınırlı tutmayarak kamyon segmentinde de genişletiyor. Tamamen elektrikli ağır hizmet tipi MAN eTGS ve eTGX kamyonlarının seri üretimi 2025 yılında Münih fabrikasında başlarken, Krakow’daki üretim ekibi de ilk elektrikli kamyonların seri üretimi için hazırlıklarını sürdürüyor. Hafif hizmet tipi MAN eTGL modelinin seri üretiminin de önümüzdeki aylarda aynı tesiste başlaması planlanıyor. MAN ayrıca, Mayıs ayında Milano’da düzenlenecek Transpotec fuarında tamamen elektrikli ürün portföyünü tamamlayacak bir başka elektrikli modelini tanıtmayı hedefliyor. Bu modelinde de ilerleyen dönemde Krakow’da üretilmesi öngörülüyor. Nürnberg fabrikası ise MAN’ın kendi batarya üretimine başlamasıyla birlikte, yalnızca motor üretimi yapan bir tesis olmaktan çıkarak, son teknoloji dizel motorlar ve alternatif tahrik sistemleri için bir geliştirme ve üretim merkezine dönüştürülmüş durumda. E-stratejisinin kilit bileşeni olarak Ankara Son yıllarda, Ankara'daki üretim tesisinde gerçekleştirilen yatırımlarla altyapı modernize edilirken, üretim süreçleri de optimize edildi ve çalışanlar elektrikli mobilitenin gereksinimlerine uygun şekilde eğitildi. Barbaros Oktay, dönüşüm yolculukları kapsamında attıkları bu adımlar ve yaptıkları bu yatırımlar sayesinde, uzun vadede yüksek hacimli ve yüksek kaliteli sıfır emisyonlu mobilite çözümleri sunabilecek güçlü bir altyapı oluşturduklarını vurguluyor. Önümüzdeki dönemde Ankara fabrikasında Lion’s City E’nin yanı sıra elektrikli şehirlerarası otobüsler ve Türkiye’deki turizm taşımacılığına yönelik geliştirilen yeni Lion’s Coach E modelinin de de burada üretilmesi planlanıyor. Ankara’nın öneminin altını çizen Oktay, “Hedefimiz, Ankara’nın da Starachowice gibi MAN’ın otobüsteki e-mobilite dönüşümünde kilit bir rol oynaması” diye konuşuyor. MAN Türkiye A.Ş. CEO’su Mehmet Şermet ise fabrikanın esnek üretim yapısına dikkat çekerek, şunları söylüyor: “Ankara, MAN’ın e-mobilite merkezlerinden biri haline geliyor. Esnek üretim yapımız sayesinde, aynı üretim hattında hem çeşitli elektrikli otobüs modellerini hem de geleneksel motorlu otobüsleri üretebiliyoruz. Bu da farklı pazar gereksinimlerine verimli bir şekilde yanıt vermemizi sağlıyor.” MAN Lion’s City E: Bir başarı öyküsü 2019’daki piyasaya sürülen MAN Lion’s City E, kısa sürede Avrupa’da bir başarı hikayesine dönüştü ve şu anda birçok Avrupa şehrinde hizmet veriyor. Bugüne kadar yaklaşık 3.300 araç üretilip teslim edilirken, bu araçlar toplamda yaklaşık 250 milyon kilometre yol kat etti. Yerel olarak emisyon üretmeyen çalışma özellikleri sayesinde bu kullanım, geleneksel dizel otobüslere kıyasla yaklaşık 150.000 ton CO2 tasarrufu sağladı. Satış rakamlarındaki artış da bu dinamik gelişmeyi etkileyici bir şekilde ortaya koyuyor. 2025 mali yılında, MAN’ın tamamen elektrikli kamyon ve otobüs satışları yüzde 168 artarak 1.970 adede ulaştı. Yalnızca MAN Lion’s City E satışları, bir önceki yıla göre yüzde 118 artış göstererek, toplamda 1.300 adedin üzerine çıktı. MAN, elektrikli otobüs satışında ulaştığı bu rakamla yeni bir rekora imza attı. Günümüzde Avrupa'da, MAN tarafından satılan her iki şehir otobüsünden biri artık elektrikle çalışıyor. Lion’s City E’nin elde ettiği bu başarıda, modelin güvenilirliği, menzili ve sürdürülebilirlik performansı kadar, aynı zamanda sürekli genişletilen sıfır emisyonlu otobüs portföyü de önemli rol oynuyor. Bu portföy; kompakt 10 metrelik araçlardan klasik 12 metrelik tek gövdeli otobüslere, yüksek yolcu kapasiteli 18 metrelik körüklü otobüslerden şehirlerarası kullanıma uygun alçak girişli elektrikli modellere kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Lion’s Chassis E modeli de MAN’ın Avrupa dışındaki pazarlara da hizmet vermesini mümkün kılıyor. Tamamen elektrikli MAN Lion’s Coach E ise sıfır emisyonlu uzun mesafe seyahatlerinde yeni bir çağının başlangıcını temsil ediyor. İlk araçların yıl sonuna kadar müşterilere teslim edilmesi planlanırken, MAN bu geniş model yelpazesiyle şehir içi, bölgesel ve uzun mesafe taşımacılığında sürdürülebilir mobiliteye küresel ölçekte katkı sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HANTECH Türkiye’de 5 Milyon Dolarlık Yatırımla Büyüyecek Haber

HANTECH Türkiye’de 5 Milyon Dolarlık Yatırımla Büyüyecek

İstanbul’daki bayi toplantısında 5 milyon dolarlık yatırım, 260 bayilik dağıtım ağı ve yüzde 35 büyüme hedefini paylaşan şirket, Avrupa’nın en büyük VRF pazarı olan Türkiye’de 2026 yılı için yüzde 5 pazar payı hedefliyor. Almanya merkezli teknoloji şirketi HANTECH, İstanbul'da geniş katılımlı bayi ve iş ortakları toplantısı düzenledi. Etkinlikte yeni VRF (Variable Refrigerant Flow) klima ürün gamı tanıtılırken Türkiye, Avrupa ve küresel pazarlara ilişkin büyüme hedefleri de paylaşıldı. Geniş kapasite ve enerji verimliliği bir arada sunuluyor Tanıtılan VRF sistemleri iki ana seri sunuyor. Alan tasarrufu ve yüksek verimlilik arayan projeler için 8 kW'tan 28 kW'a uzanan Mini VRF Serisi ile büyük ölçekli ve endüstriyel projeler için 25,2 kW'tan 90 kW'a ulaşan V6 Endüstriyel Seri öne çıktı. Isı pompası ve soğutma odaklı dış ünite kategorileri ile üstten atış ürün gruplarından oluşan bu sistem ailesi; otel, rezidans, toplu konut ve ticari yapı projelerine hitap ediyor. Apartman uygulamalarında pay ölçer entegrasyonu sayesinde bireysel kullanıma dayalı faturalama altyapısı da sunuluyor. Teknik gereklilikleri nedeniyle montaj, yalnızca uzmanlaşmış ve sertifikalı iş ortaklarıyla yürütülüyor. Stratejik avantaj: Eurovent Sertifikası Avrupa'nın en büyük ve rekabetçi VRF iklim pazarının Türkiye olduğunu belirten HANTECH, 2026 yıl sonuna kadar Türkiye'de yüzde 35 büyüme ve VRF pazarında yaklaşık yüzde 5 pazar payı hedefliyor. VRF segmentindeki toplam yatırımlarının 5 milyon dolar olduğunu ve 260 bayilik güçlü dağıtım ağıyla sektöre adım attıklarını vurgulayan HANTECH Türkiye Genel Koordinatörü M. Murat Özbakır, önümüzdeki 2 yıl içinde bayi ve servis ağını 300'den fazla noktaya taşımayı hedeflediklerini söyledi: "Türkiye, Avrupa'nın en büyük VRF pazarı; ancak aynı zamanda en rekabetçi alan. Biz bu rekabete güçlü bir ürün gamı, sertifikalı altyapı ve köklü bayi ağımızla girdik. Uluslararası enerji verimliliği standardı olan Eurovent belgesi, özellikle kamu projelerinde bizi rakiplerimizden belirgin biçimde ayrıştıran stratejik bir avantaj. 2026 sonunda yüzde 5 pazar payını yakalamanın yalnızca başlangıç olduğuna inanıyoruz." Küresel büyüme tarafında ise HANTECH, 2026 yılı toplam cirosundaki artışın yaklaşık yüzde 60'lık bölümünü Almanya merkezli Avrupa operasyonlarından bekliyor. Bu yıl faaliyete geçen Güney Afrika pazarında ise önümüzdeki yıl için yüzde 50 büyüme hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HANTECH Türkiye'de Yüzde 5 Pazar Payı Hedefliyor Haber

HANTECH Türkiye'de Yüzde 5 Pazar Payı Hedefliyor

Almanya merkezli teknoloji şirketi HANTECH, İstanbul'da geniş katılımlı bayi ve iş ortakları toplantısı düzenledi. Etkinlikte yeni VRF (Variable Refrigerant Flow) klima ürün gamı tanıtılırken Türkiye, Avrupa ve küresel pazarlara ilişkin büyüme hedefleri de paylaşıldı. Geniş kapasite ve enerji verimliliği bir arada sunuluyor Tanıtılan VRF sistemleri iki ana seri sunuyor. Alan tasarrufu ve yüksek verimlilik arayan projeler için 8 kW'tan 28 kW'a uzanan Mini VRF Serisi ile büyük ölçekli ve endüstriyel projeler için 25,2 kW'tan 90 kW'a ulaşan V6 Endüstriyel Seri öne çıktı. Isı pompası ve soğutma odaklı dış ünite kategorileri ile üstten atış ürün gruplarından oluşan bu sistem ailesi; otel, rezidans, toplu konut ve ticari yapı projelerine hitap ediyor. Apartman uygulamalarında pay ölçer entegrasyonu sayesinde bireysel kullanıma dayalı faturalama altyapısı da sunuluyor. Teknik gereklilikleri nedeniyle montaj, yalnızca uzmanlaşmış ve sertifikalı iş ortaklarıyla yürütülüyor. Stratejik avantaj: Eurovent Sertifikası Avrupa'nın en büyük ve rekabetçi VRF iklim pazarının Türkiye olduğunu belirten HANTECH, 2026 yıl sonuna kadar Türkiye'de yüzde 35 büyüme ve VRF pazarında yaklaşık yüzde 5 pazar payı hedefliyor. VRF segmentindeki toplam yatırımlarının 5 milyon dolar olduğunu ve 260 bayilik güçlü dağıtım ağıyla sektöre adım attıklarını vurgulayan HANTECH Türkiye Genel Koordinatörü M. Murat Özbakır, önümüzdeki 2 yıl içinde bayi ve servis ağını 300'den fazla noktaya taşımayı hedeflediklerini söyledi: "Türkiye, Avrupa'nın en büyük VRF pazarı; ancak aynı zamanda en rekabetçi alan. Biz bu rekabete güçlü bir ürün gamı, sertifikalı altyapı ve köklü bayi ağımızla girdik. Uluslararası enerji verimliliği standardı olan Eurovent belgesi, özellikle kamu projelerinde bizi rakiplerimizden belirgin biçimde ayrıştıran stratejik bir avantaj. 2026 sonunda yüzde 5 pazar payını yakalamanın yalnızca başlangıç olduğuna inanıyoruz." Küresel büyüme tarafında ise HANTECH, 2026 yılı toplam cirosundaki artışın yaklaşık yüzde 60'lık bölümünü Almanya merkezli Avrupa operasyonlarından bekliyor. Bu yıl faaliyete geçen Güney Afrika pazarında ise önümüzdeki yıl için yüzde 50 büyüme hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HANTECH, Avrupa'nın En Büyük VRF Pazarı Türkiye'de  Yüzde 5 Pazar Payı Hedefliyor  Haber

HANTECH, Avrupa'nın En Büyük VRF Pazarı Türkiye'de Yüzde 5 Pazar Payı Hedefliyor 

İstanbul'da düzenlediği bayi toplantısında Mini VRF ve V6 Endüstriyel Seri olmak üzere iki ayrı ürün grubu öne çıktı. Avrupa’nın en büyük ve rekabetçi VRF pazarının Türkiye olduğunu vurgulayan şirket, 2026 yıl sonuna kadar 5 milyon dolarlık yatırımla yüzde 5 pazar payı hedefi açıkladı. Almanya merkezli teknoloji şirketi HANTECH, İstanbul'da geniş katılımlı bayi ve iş ortakları toplantısı düzenledi. Etkinlikte yeni VRF (Variable Refrigerant Flow) klima ürün gamı tanıtılırken Türkiye, Avrupa ve küresel pazarlara ilişkin büyüme hedefleri de paylaşıldı. Geniş kapasite ve enerji verimliliği bir arada sunuluyor Tanıtılan VRF sistemleri iki ana seri sunuyor. Alan tasarrufu ve yüksek verimlilik arayan projeler için 8 kW'tan 28 kW'a uzanan Mini VRF Serisi ile büyük ölçekli ve endüstriyel projeler için 25,2 kW'tan 90 kW'a ulaşan V6 Endüstriyel Seri öne çıktı. Isı pompası ve soğutma odaklı dış ünite kategorileri ile üstten atış ürün gruplarından oluşan bu sistem ailesi; otel, rezidans, toplu konut ve ticari yapı projelerine hitap ediyor. Apartman uygulamalarında pay ölçer entegrasyonu sayesinde bireysel kullanıma dayalı faturalama altyapısı da sunuluyor. Teknik gereklilikleri nedeniyle montaj, yalnızca uzmanlaşmış ve sertifikalı iş ortaklarıyla yürütülüyor. Stratejik avantaj: Eurovent Sertifikası Avrupa'nın en büyük ve rekabetçi VRF iklim pazarının Türkiye olduğunu belirten HANTECH, 2026 yıl sonuna kadar Türkiye'de yüzde 35 büyüme ve VRF pazarında yaklaşık yüzde 5 pazar payı hedefliyor. VRF segmentindeki toplam yatırımlarının 5 milyon dolar olduğunu ve 260 bayilik güçlü dağıtım ağıyla sektöre adım attıklarını vurgulayan HANTECH Türkiye Genel Koordinatörü M. Murat Özbakır, önümüzdeki 2 yıl içinde bayi ve servis ağını 300'den fazla noktaya taşımayı hedeflediklerini söyledi: "Türkiye, Avrupa'nın en büyük VRF pazarı; ancak aynı zamanda en rekabetçi alan. Biz bu rekabete güçlü bir ürün gamı, sertifikalı altyapı ve köklü bayi ağımızla girdik. Uluslararası enerji verimliliği standardı olan Eurovent belgesi, özellikle kamu projelerinde bizi rakiplerimizden belirgin biçimde ayrıştıran stratejik bir avantaj. 2026 sonunda yüzde 5 pazar payını yakalamanın yalnızca başlangıç olduğuna inanıyoruz." Küresel büyüme tarafında ise HANTECH, 2026 yılı toplam cirosundaki artışın yaklaşık yüzde 60'lık bölümünü Almanya merkezli Avrupa operasyonlarından bekliyor. Bu yıl faaliyete geçen Güney Afrika pazarında ise önümüzdeki yıl için yüzde 50 büyüme hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Naturelgaz, 2025’te Net Karını Yüzde 88 Artırdı Haber

Naturelgaz, 2025’te Net Karını Yüzde 88 Artırdı

Naturelgaz, 2025 yılında satış hacmini yüzde 10,7 artırarak 359 milyon Sm³’ün üzerine çıkarırken, net kârını yüzde 88 artışla 900,6 milyon TL’ye, FAVÖK’ünü ise yüzde 14 artışla 1 milyar 702 milyon TL seviyesine ulaştırdı. Naturelgaz 2025 yılında brüt karını 2 milyar 174 milyon TL’ye ulaştırırken, vergi öncesi karını da bir önceki yıla göre yüzde 94’lük artışla 1 milyar 470 milyon TL’nin üstüne çıkardı. Hayata geçen GES yatırımı ile enerji ihtiyacı karşılanacak Yurt içinde tamamladıkları yatırımlara da değinen Hasan Tahsin Turan, şunları söyledi: “Muş’un Bulanık ilçesinde hayata geçirdiğimiz güneş enerjisi santralinde (GES) üretime başladık. Yıllık 33 milyon kWh elektrik üretme kapasitesine sahip olan tesis ile öncelikle Naturelgaz’ın operasyonel enerji ihtiyaçları karşılanacak. Artan miktar ise yasal düzenlemeler doğrultusunda ulusal elektrik şebekesine aktarılacak. Bu projemiz sadece sürdürülebilirlik hedeflerimize değil, ülkemizin enerji arz güvenliğine de katkı sağlayacak. Öte yandan Gaziantep’te 14’üncü CNG dolum tesisimizi devreye aldık. 2025 yılı boyunca gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 1.08 milyar lirayı buldu.” ‘İstikrarlı büyüme ivmemizi sürdürüyoruz’ Şirketin 2025 yılına ilişkin finansal ve operasyonel performansı ile stratejik adımlarını değerlendiren Naturelgaz Genel Müdürü Hasan Tahsin Turan, “İstikrarlı büyüme ivmemizi sürdürüyoruz. Küresel piyasalardaki dalgalı enflasyon ortamına rağmen elde ettiğimiz bu başarılı sonuçlarda emeği geçen tüm Naturelgaz çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. 2025 yılı, büyüme ve operasyonel verimliliğe odaklandığımız, önemli stratejik adımları hayata geçirdiğimiz bir yıl oldu. Bu dönemde hem yurt içindeki yatırımlarımızı tamamladık hem de Güney Afrika merkezli AfroJoule’un hisselerini satın alarak uluslararası alanda faaliyet gösterme hedefimizin ilk adımlarını attık. Bu satın alma ile operasyonlarımıza Güney Afrika’da da devam edeceğiz. İlerleyen dönemde proje ile ilgili gelişmeleri kamuoyuyla paylaşmayı sürdüreceğiz. Ayrıca, Yönetim Kurulumuzun 2025 hesap dönemine ilişkin olarak aldığı karar kapsamında, 600 milyon TL tutarında kâr payı dağıtımının Genel Kurul’un onayına sunulmasını planlıyoruz. Böylece şirketimiz her yıl olduğu gibi 2025 yılı sonuçları için de kâr payı dağıtacaktır. Yatırımcılarımız ve tüm paydaşlarımızla paylaşmaktan memnuniyet duyuyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.