Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güney Kore

Kapsül Haber Ajansı - Güney Kore haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güney Kore haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Su Ürünleri Sektörü İlk Çeyrekte İhracatını Yüzde 24 Artırdı Haber

Su Ürünleri Sektörü İlk Çeyrekte İhracatını Yüzde 24 Artırdı

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Türk su ürünleri sektörünün; Levrek, Çipura, Türk Somonu, Orkinos, Alabalık, Kaya Levreği ve Diğer Su Ürünleri kategorilerinin tamamında ihracat artış başarısı gösterdiğini dile getirdi. Levrek liderliğini sürdürdü Levrek ihracatının yüzde 29’luk artış ve 185 milyon dolarlık tutarla ilk sıradaki yerini koruduğu bilgisini veren Demir, “Çipura ihracatımız yüzde 18’lik artışla 140 milyon dolara ilerledi. Türk su ürünleri sektörümüzün son 10 yıllık süreçte dünya sofralarına ikramı olan Türk somonu yüzde 8’lik ihracat artışıyla 84 milyon dolardan 91 milyon dolara yükseldi. Orkinos ihracatımız yüzde 155’lik rekor artışla 18,5 milyon dolardan 47 milyon dolara sıçradı. Alabalık ihracatından 29,3 milyon dolar, kaya levreğinden 7 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Diğer su ürünleri ihracatımız 45 milyon dolardan 52 milyon dolara çıktı” şeklinde konuştu. Su ürünleri ihracatında aslan payı Egeli balıkçıların 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin 552 milyon dolarlık su ürünleri ihracatının 370 milyon dolarlık büyük dilimini Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği üyesi ihracatçıların gerçekleştirdiğini vurgulayan Başkan Demir şöyle devam etti: “Egeli ihracatçılar Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 67’sini yaptı. Bir başka ifadeyle her üç balık ihracatımızın ikisinin altında Egeli ihracatçıların imzası vardı. Egeli ihracatçılar levrek ve çipura ihracatında daha parlak bir başarı hikayesi yazdılar. Türkiye’nin levrek ihracatında Egeli ihracatçıların payı yüzde 90’a ulaştı. Çipura ihracatında Egeli ihracatçılar yüzde 84’ü temsil etti.” 21-23 Nisan 2026 tarihlerinde Barcelona’da dünyanın en büyük deniz ürünleri fuarından biri olan Seafood Expo Global’de Türk su ürünleri sektörünün gücünü ve potansiyelini dünyanın dört bir tarafından gelen satın almacılara gösterdiklerini paylaşan Demir, “Türkiye pavilyonu, fuar boyunca gerçekleştirdiği tanıtım ve tadım etkinlikleriyle öne çıkarken, ünlü şeflerin Türk su ürünleriyle hazırladığı özel menüler katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Fuar ile eş zamanlı olarak 21 Nisan 2026 tarihinde Barcelona Marina’da yer alan Velissima Restaurant’ta gerçekleştirilen “Mediterranean Taste of Turkish Seafood” temalı tadım etkinliği, Ege, İstanbul ve Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri tarafından ortaklaşa yürütülen Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edildi. Söz konusu etkinliğe Türk su ürünleri ihracatçı firma temsilcileri, yerli ve yabancı basın mensupları, potansiyel yabancı alıcı ve distribütörler, sektörün önde gelen kurum ve kuruluşları ile yabancı sosyal medya etkileyicileri katıldı. Dünyaca ünlü şefler Francesco Mattana ve Thomas Straker da Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edilen bu tadım etkinliğine katılarak Türk su ürünlerinin eşsiz lezzetlerini deneyimledi ve ürün çeşitliliği hakkında bilgi aldı. Etkinlikte yabancı şefler tarafından Türk balıklarıyla hazırlanan özel pişirim ve sunumlar gerçekleştirilirken, Türk su ürünlerinin yüksek kalitesi, çeşitliliği ve dünya mutfağına entegrasyonu vurgulandı. Bu kapsamlı tanıtım faaliyetleriyle Türk su ürünlerinin özellikle Akdeniz gastronomisindeki güçlü konumunun uluslararası alanda daha da pekiştirilmesi hedeflendi” ifadelerini kullandı. İhracatta ilk üç ülke Rusya, İtalya ve Hollanda oldu Türk su ürünleri sektörünün en çok ihracat yaptığı ülkeler hakkında da bilgi veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Rusya’nın 88 milyon dolarlık taleple zirvedeki yerini koruduğunun altını çizdi. İkinci sıradaki İtalya’ya ihracatımızın yüzde 12’lik artışla 64 milyon dolardan 72 milyon dolara çıktığını ifade eden Demir, “Zirvenin üçüncü basamağında 57 milyon dolarlık ihracatla Hollanda yer aldı. Yunanistan’a ihracatımız yüzde 30’luk artışla 43,4 milyon dolardan 56,4 milyon dolara ilerledi. İngiltere 52,7 milyon dolarlık Türk su ürünleri talep etti. En dikkat çekici ihracat artışımız yüzde 151’le Japonya’ya oldu. 2025 yılı ilk çeyreğinde 13,5 milyon dolarlık su ürünleri gönderdiğimiz Japonya’ya 2026’nın ocak-mart döneminde 33,7 milyon dolarlık ihracat yaptık. ABD 32 milyon dolarlık, Almanya 19 milyon dolarlık İspanya 13 milyon dolarlık, Güney Kore 11,5 milyon dolarlık su ürünleri talebiyle ilk 10 ülke arasında yer aldılar. Su ürünleri ihraç ettiğimiz ülke sayısı 72’ye ulaştı” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsung Electronics Türkiye’de Üst Düzey Atama Haber

Samsung Electronics Türkiye’de Üst Düzey Atama

Samsung Electronics Türkiye, başkanlık görevine Billy Kim’in atandığını duyurdu. Billy Kim, başkanlık bayrağını bu yıl Jeff Jo’dan devralırken, Samsung Electronics Türkiye çatısı altında 2011-2014 yılları arasında mobil ürün grubundan sorumlu olarak görev almıştı. Bu dönemde başta Galaxy S3 lansmanı gibi başarılı projeleri olmak üzere Türkiye’de akıllı telefon pazarında Samsung’un liderliğini elde etti. Görevinin ardından geçen süre zarfında şirketin İngiltere, Güney Kore ve ABD ülke ofislerinde İnsan Kaynakları ve Mobil İş Birimi Stratejik Direktörlüğü görevlerini üstlenen Kim, son olarak Samsung Electronics ABD bünyesinde Kurumsal Başkan Yardımcısı görevini yürütüyordu. Eğitimini ABD New York’ta bulunan Syracuse Üniversitesi’nde Pazarlama ve Muhasebe alanlarında MBA derecesiyle tamamlayan Billy Kim, yüksek teknoloji sektörlerinde 20 yılı aşkın deneyimiyle çok kanallı satışları ve çeşitli küresel pazarlarda ürün pazarlamasını yönlendirme konusunda uzman kimliğiyle Samsung Electronics Türkiye’ye katkı sağlayacak. Farklı ülkelerde edindiği tecrübeyle dinamik pazar ihtiyaçlarına uyum sağlamaya odaklanan Kim, Samsung Electronics Türkiye’nin globalde etkinliğini artırma ve satış ve pazarlama alanındaki üstün performansını geliştirme çalışmalarına da liderlik edecek. 2011-2014 yılları arasında görev aldığı Türkiye’ye yeni bir görevle tekrar dönmekten dolayı son derece mutlu olduğunu söyleyen Billy Kim, Samsung’un inovasyonlarıyla tüm dünyada başlattığı yapay zekâ ve 5G dönüşümüne Türkiye’de öncülük etmekten dolayı heyecanlı olduğunu ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cerebrum Tech, Koreli Teknoloji Devleriyle Stratejik İş Birliklerine İmza Attı Haber

Cerebrum Tech, Koreli Teknoloji Devleriyle Stratejik İş Birliklerine İmza Attı

Türkiye’nin yenilikçi teknoloji şirketlerinden Cerebrum Tech, Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Erkul’un Güney Kore’ye gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında, ülkenin önde gelen teknoloji ve enerji firmalarıyla bir dizi stratejik iş birliği mutabakatı imzaladı. Bu anlaşmalar, yapay zekâ, yarı iletken teknolojileri, enerji altyapıları ve endüstriyel inovasyon alanlarında Türkiye ile Kore arasındaki teknoloji köprüsünü daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Ziyaret kapsamında Cerebrum Tech, elektronik ve ileri teknoloji alanında Kore’nin önemli şirketlerinden Chemtronics, ülkenin lider enerji gruplarından GS Energy ve endüstriyel inovasyon devi WiTS ile masaya oturdu. İmzalanan anlaşmalar, ortak Ar-Ge projelerinin geliştirilmesi, endüstriyel yapay zekâ çözümlerinin entegrasyonu ve küresel pazarlar için yenilikçi teknolojiler üretilmesini kapsıyor. “Ortak akıl ve vizyon” Cerebrum Tech Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Erkul, imzalanan anlaşmaların her iki ülke için de büyük bir potansiyel taşıdığını belirtti. "Güney Kore, teknoloji ve inovasyon alanında dünyanın en dinamik ekosistemlerinden birine sahip. Cerebrum Tech olarak, bu ekosistemin önemli oyuncularıyla stratejik ortaklıklar kurarak küresel vizyonumuzu bir adım öteye taşıyoruz," diyen Erdem Erkul, sözlerine şöyle devam etti: "Bu iş birlikleri, sadece teknoloji transferi anlamına gelmiyor; aynı zamanda yapay zekâ, mobilite ve sürdürülebilir enerji gibi geleceği şekillendiren alanlarda ortak akıl ve vizyonla hareket etme kararlılığımızı gösteriyor. Türkiye’nin teknoloji üretimindeki yetkinliğini, Kore’nin global pazardaki deneyimiyle birleştirerek dünya çapında ses getirecek projelere imza atacağımıza inanıyorum." İki ülke arasındaki ilişkilere uzun yıllardır katkı sağlayan Erkul, aynı zamanda Kore Cumhuriyeti’nin Sivas Fahri Konsolosu olarak görev yapıyor. Erkul, geçmişte de Türkiye-Kore arasında çok sayıda Ar-Ge ve inovasyon projesine liderlik etmişti. Kilit oyuncuları bir araya getiren anlaşmalar Cerebrum Tech’in Kore’de gerçekleştirdiği stratejik iş birlikleri, farklı sektörlerdeki kilit oyuncuları bir araya getiriyor. Elektronik ve yarı iletken sektörünün öncülerinden Chemtronics ile yapılan anlaşma, yapay zekâ destekli endüstriyel çözümler, ileri malzeme teknolojileri ve ortak Ar-Ge projelerine odaklanıyor. Enerji ve altyapı alanında ise Kore’nin lider gruplarından GS Energy ile güçler birleştirildi. Bu iş birliği, özellikle elektrikli araç şarj altyapılarında yapay zekâ entegrasyonu ve akıllı enerji yönetimi sistemlerinin geliştirilmesini hedefliyor. Endüstriyel inovasyon ve otomotiv sektöründe faaliyet gösteren WiTS ile imzalanan mutabakat ise otomotiv odaklı Ar-Ge çalışmaları, mobilite çözümleri ve endüstriyel yapay zekâ uygulamaları alanlarında ortak projeler geliştirilmesini öngörüyor. Bu anlaşmalar, Cerebrum Tech’in Ankara, İstanbul, Seul, Londra, Silikon Vadisi ve Hollanda’daki ofisleri aracılığıyla yürüttüğü küresel genişleme stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Şirket, "bildiklerinin değil, bilmediklerinin peşinde olma" vizyonuyla, farklı coğrafyalardaki teknoloji liderleriyle iş birliği yaparak yenilikçi çözümler geliştirmeye devam etmeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

106 Milyar Dolarlık ERP Pazarında Yeni Dönem Haber

106 Milyar Dolarlık ERP Pazarında Yeni Dönem

Kurumsal kaynak planlama (ERP) pazarının liderlerinden Industrial Application Software (IAS), yeni müşteri kazanımında pazar lideri olarak kapattığı 2025 yılını otomotivden savunma sanayiine, akademik işbirliklerinden sportif rekorlara kadar her alanda tarihinin en verimli dönemlerinden biri olarak geride bıraktı. Küresel ERP pazarının 106 milyar dolarlık hacme ulaşacağı ve yapay zekanın iş süreçlerinin ana omurgası haline geleceği 2026 yılında ise IAS; yapay zekâ Canias ERP entegrasyonu, Canias IoT uzmanlığı ve ‘IAS Dijital’ markası ile dijital dönüşümde adından söz ettirecek. IAS, 2025 yılında Hyundai Motor Group ile yürüttüğü stratejik işbirliği kapsamında, grubun Asya, Orta Doğu ve Afrika’daki üretim tesislerinde dev bir dijital dönüşüm operasyonuna başladı. Kore’de yerleşik 200 kişilik dev bir ekiple yürütülen projede farklı coğrafyalardaki tesislerde eş zamanlı ERP canlı geçişleri gerçekleştirildi. Aynı zamanda Canias ERP, Güney Kore’nin köklü kulüplerinden Jeonbuk Hyundai Motors FC tarafından da belirli modüllerde canlı olarak kullanılmaya başladı. IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber’in “Canias ERP’nin global arenadaki en önemli imzalarından biri” olarak nitelendirdiği, sektöre özgü Troia kodlarının da eklendiği ve 100’den fazla entegrasyonun sağlandığı bu dev proje, Hyundai’nin farklı ülkelerdeki üretim operasyonlarında süreçlerin ortak bir dijital standart altında yönetilmesine katkı sundu. Savunma Sanayisinin Güvenli Yazılım Kalkanı 2025, savunma ve havacılık gibi yüksek hassasiyet gerektiren sektörlerde IAS teknolojilerinin yaygınlığını artırdığı bir yıl oldu. IDEF 2025 Fuarı’nda 50’den fazla iş ortağının IAS ürünlerini referans göstermesi, markanın savunma sanayisindeki uzmanlığını tescilledi. Yerli sermaye, açık kaynak kodlu yapı ve kendi sunucuları üzerinden kurulum imkanıyla gelen yüksek güvenlik standartları, savunma sanayii ve havacılık devlerinin IAS teknolojilerini tercih etmesindeki kilit unsurlar oldu. Akademiden Sanayiye İnovasyon Köprüsü IAS, 2025 yılında teknolojisini sadece fabrikalara değil, Avrupa’nın laboratuvarlarına da taşıdı. Almanya’nın saygın eğitim kurumlarından Potsdam ve Ostfalia Üniversiteleri ile yapılan stratejik ortaklıklar sonucunda Canias ERP, bu kurumlardaki akademik araştırma laboratuvarlarının ve öğrenim fabrikalarının dijital omurgasını oluşturdu. Projeler kapsamında IAS’ın IoT ekibi, Canias ERP sistemini Potsdam Üniversitesi'nin Öğrenim Fabrikası (Learning Factory) ve Ostfalia Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi'nin 3B Prototipleme Laboratuvarı'nda başarıyla hayata geçirdi. IAS, 2025 yılında dijital dönüşüm ve üretim teknolojileri alanındaki çalışmalarıyla 2025 Factory Innovation Awards’ta İzleyici Özel Ödülü de dahil olmak üzere iki ayrı ödüle layık görüldü. Model Fabrikalar ve KOBİ’lere Dijital Rehberlik Türkiye’nin dijital dönüşüm seferberliğinde de aktif rol üstlenen IAS; Ankara, Kayseri, Konya ve Bursa’da bulunan Model Fabrikaların dijitalleşme altyapısını kurdu. Bu fabrikalarda KOBİ’ler için hazırlanan Endüstri 4.0 müfredatı ve bütünleşik teknoloji desteği ile yerel üretimin küresel rekabet gücü artırıldı. ERP ve IoT teknolojileriyle donatılan bu merkezler, sanayiciler için dijitalleşmede birer dayanak noktası haline geldi. Denizlerde 11 Yıllık Rekor Egale Edildi İş dünyasındaki çevikliğini denizlere de taşıyan IAS Yelken Takımı, Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü (TAYK) tarafından organize edilen 2025 sezonunu başarılı bir performansla tamamladı. Takım, son 11 yılda aynı yıl içinde hem TAYK Off-Shore hem de In-Shore trofelerini kazanan tek ekip olarak tarihi bir rekoru egale etti. IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber, elde edilen sportif başarının takım ruhu, çeviklik ve yüksek odaklanma çevresinde şekillenen şirket kültürünün bir yansıması olduğunun altını çizdi. Yapay Zekâ Odaklı 2026 Vizyonu ve ‘IAS Dijital’ Dönemi IAS, 2025’in başarılarını 2026’da yeni ufuklara taşımaya hazırlanıyor. Şirketin öncelikli gündemi, yapay zekanın Canias ERP’nin üzerinde çalışılan yeni sürümüne entegrasyonu ve Gelir İdaresi Başkanlığı onaylı özel entegratör konumundaki e-dönüşüm markası IAS Dijital çözümlerinin dijital dönüşüm hedefleyen daha fazla sektör ve firma ile buluşturulması olacak. IAS’ın 35 yılı aşan sektör ve elektronik dönüşüm tecrübesiyle birleştiren IAS Dijital, markanın köklü destek tecrübesi ve çevikliğiyle pazarda ilerlemeye devam ediyor. 2025 performanslarını değerlendiren ve 2026 vizyonlarını açıklayan IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber, konuyla ilgili açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Dijitalleşme artık sadece iş süreçlerini kayıt altına alan bir yazılım meselesi değil; şirketlerin küresel rekabette hayatta kalma ve büyüme reflekslerini belirleyen stratejik bir akıl konumunda. 2025 yılı, bu aklın dünyanın en sofistike üretim bantlarından en hassas savunma sistemlerine kadar her coğrafyada nasıl etkin biçimde hayata geçirilebildiğini kanıtladığımız bir yıldı. 2026 vizyonumuzla bu yapıyı bir adım öteye taşıyacağız ve yapay zekâ ile verinin kendi öngörülerini ürettiği bir ekosistem inşa edeceğiz.” Mühendisler İçin Global Kariyer Mobilitesi IAS, teknolojik başarısını en önemli kaynağı olan insan gücüyle pekiştiriyor. Yan hakları yalnızca bir ek ödeme yaklaşımı olarak değil, çalışanlarının global ölçekte deneyim kazanmasını sağlayan stratejik bir yatırım olarak gören şirket, farklı ülkelerde yürüttüğü ileri teknoloji projeleri sayesinde ekiplerine gerçek bir kariyer mobilitesi sunuyor. Bu sayede ekip üyelerinin hem teknik yetkinliklerini hem de uluslararası çalışma kültürünü geliştirmelerine imkân tanınıyor. 2026 yılında da odağını mühendislerinin yeni teknolojilerle tanışacağı, sınır ötesi projelerde sorumluluk alacağı ve potansiyelini en üst düzeye taşıyacağı bir gelişim ekosistemi yaratmaya çeviren IAS, yazılımcılarının ürettiği değerle büyümeyi ve onlara dünyanın her yerinde fırsatlar açmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Balık İhracatı 2026 Yılına Rekorla Girdi Haber

Türkiye’nin Balık İhracatı 2026 Yılına Rekorla Girdi

Balık, 2026 yılı ocak ayında ihracatını en fazla artıran 5 ürün grubundan biri olurken, gıda ihracatının yıldızı oldu. Balık ihracatı miktar bazında yüzde 4’lük artışla 21 bin 978 tondan, 22 bin 935 tona ilerledi. Yüksek protein deposu Omega-3 yağ asitleriyle sağlıklı bir yaşamın anahtarı olan balık, yüksek protein içeriyor. Balığı protein miktarı açısından düzenli tüketmek, kas kütlesini artırmaktan kalp sağlığını korumaya kadar birçok fayda sağlıyor. Türkiye’nin zengin deniz ürünleri çeşitliliği, sağlıklı bir yaşam sürdürmeyi kolaylaştırır. Türkiye’nin ihraç ettiği her üç balıktan ikisine imza attıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türk su ürünleri sektörünün 2025 yılını 2 milyar 243 milyon dolarlık performansla geride bıraktığını, 2026 yılına çok başarılı bir giriş yaptıklarını, 2,5 milyar dolar ihracat hedefini aşacak bir ihracat seyri ortaya koyduklarını vurguladı. Orkinos ihracatında üç haneli artış Su ürünleri ihracatında levrek ihracatının yüzde 27’lik artışla 48 milyon dolardan 60,7 milyon dolara çıkarak liderliğini sürdürdüğü bilgisini veren Girit, “Çipura ihracatımız 38 milyon dolardan 46 milyon dolara yükseldi. En belirgin artış orkinosta oldu. Orkinos ihracatı yüzde 122’lik üç haneli artışla 18,5 milyon dolardan 41 milyon dolara fırladı. Türk somonundaki artışımız 2026 yılında da sürdü ve yüzde 39’luk gelişimle 23 milyon dolardan 32 milyon dolara çıktı. Diğer su ürünleri ihracatımız 14,8 milyon dolardan 16 milyon dolara yükselirken, alabalık ihracatımız 8,7 milyon dolarla sabit kaldı. Kaya levreği ihracatımız yüzde 44’lük artışla 1,7 milyon dolardan 2,5 milyon dolara çıktı” şeklinde konuştu. Su ürünleri ihracatında aslan payı Egeli balıkçıların Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin, 2025 yılı ocak ayında 95,7 milyon dolar olan ihracatının 2026 yılı ocak ayında yüzde 27 geliştiği bilgisini veren Başkan Girit sözlerini şöyle tamamladı; “2026 yılı Ocak ayında ihracatımızı 121,5 milyon dolara ulaştırdık ve su ürünleri ihracatından aslan payını aldık. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimiz 46 milyon dolarlık levrek ihraç ederken, ikinci sırada 36 milyon dolarla çipura, 13,7 milyon dolarla Türk somonu yer aldı.” Rusya Federasyonu ve Japonya arasındaki yarışı fotofiniş belirledi 2026 yılı ocak ayında su ürünleri ihracatında Rusya Federasyonu 31,3 milyon dolarla ilk sıradaki yerini korurken, orkinos talebiyle öne çıkan Japonya’ya ihracatımız yüzde 120’lik artışla 12 milyon dolardan 31 milyon dolara çıktı. Japonya su ürünleri ihraç ettiğimiz ülkeler sıralamasında 4 basamak yükselirken, Rusya ile Japonya arasında liderliği fotofiniş belirledi. İtalya 22,4 milyon dolarlık Türk su ürünleri talep ederken, Hollanda’ya su ürünleri ihracatımız yüzde 24’lük artışla 14,8 milyon dolardan 18,3 milyon dolara çıktı. Beşinci sıradaki Yunanistan’a su ürünleri ihracatımız yüzde 21’lik yükselişle 15 milyon dolardan 18,2 milyon dolara ilerledi. Bu ülkeleri İngiltere, Güney Kore, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ve İspanya takip etti. Türkiye ocak ayında 55 ülkeye su ürünleri ihraç etti. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin en çok balık ihraç ettiği ülke 17,8 milyon dolarla İtalya olurken, İtalya’yı 17,2 milyon dolarla Yunanistan ve 15,7 milyon dolarla İngiltere izledi. Ege Bölgesi’nden balık ihraç edilen ülke sayısı 46 oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Renault’nun Dünyada En Çok Satış Gerçekleştirdiği İkinci Ülke Oldu Haber

Türkiye Renault’nun Dünyada En Çok Satış Gerçekleştirdiği İkinci Ülke Oldu

Renault Uluslararası Oyun Planı 2027 stratejisi kapsamında Türkiye’de üretimine başlanan Duster, yılın son çeyreğinde yakaladığı güçlü satış ivmesiyle aralık ayında en çok satan SUV olarak bu performansta önemli rol oynadı. Strateji doğrultusunda 2025 yılı içinde Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda iki yeni modelin daha üretimine başlanacak. Bu modellerden biri Renault Boreal olurken, diğer model önümüzdeki dönemde açıklanacak.Renault, 2025 yılında dünya genelinde 1.628.030 adet araç satışı gerçekleştirerek güçlü bir performans sergiledi. Marka, 2024’e kıyasla binek ve hafif ticari araç toplamında %3,2 büyüme kaydetti.Bu büyümede, 1.292.000 adetle %10 artış gösteren binek otomobil satışları belirleyici oldu.Renault’nun elde ettiği bu sonuçlar, markanın üst üste üçüncü yılda da büyüme kaydettiğini ortaya koydu. Yılın ilk yarısında %2,7, ikinci yarısında ise %3,8 büyüme sağlayan marka, istikrarlı ve sürdürülebilir ticari stratejisini güçlendirdi.Renault, Avrupa’da binek otomobil satışlarını %7,4 artırırken, satışlarının %60’ını oluşturan elektrikli, full hybrid ve plug-in hybrid modellerde 12 puana varan büyüme elde etti.Bu performans, Renault’yu Avrupa’da 90 g/km’nin altındaki CO₂ emisyon değeriyle sınıfının en iyileri arasına taşıdı.Binek ve hafif ticari araç satışları toplamında Renault, Avrupa pazarında ikinci sıraya yükseldi.Avrupa dışı pazarlarda ise Uluslararası Oyun Planı sayesinde %11,7’nin üzerinde büyüme sağlayan Renault, “dünyanın önde gelen Fransız otomotiv markası” konumunu korudu. Renault Küresel Satış ve Operasyonlar Direktörü Ivan Segal, “Renault, üst üste üç yıl boyunca kaydettiği büyüme ve dünya genelindeki binek otomobil satışlarındaki güçlü artışla, stratejisinin sağlamlığını ve tutarlılığını ortaya koydu. Elektrifikasyon odağımız ve değer temelli yaklaşımımız, markamızı lider ve yenilikçi bir konuma taşırken somut sonuçlar üretmeye devam ediyor. 2025 yılında Avrupa’da ve küresel pazarlarda elde edilen büyüme, her pazara özel ürün stratejimizle müşteri beklentilerini karşılamamızı sağladı ve sürdürülebilir performansımızı daha da güçlendirdi.” Renault Uluslararası Oyun Planı 2027'nin başarısı sayesinde Uluslararası pazarlarda elde edilen ivmeli büyüme Renault Uluslararası Oyun Planı 2027 stratejisi, küresel ayak izini genişletme hedefi doğrultusunda 2025 yılında somut ve güçlü sonuçlar ortaya koydu. Uluslararası pazarlardaki satışlar, yıllık bazda %11,7 artarak 621.435 adede ulaştı ve markanın toplam satışlarının %38’ini oluşturdu (geçen yıla göre +2,9 puan). Renault, bu performansla dünyanın bir numaralı Fransız otomobil markası olma konumunu korudu. Türkiye: Renault, güçlü ikinci yarı performansı ve Türkiye’de üretilen Duster’ın yılın son çeyreğinde yakaladığı yüksek satış ivmesiyle, aralık ayında SUV segmentinin en çok satan modeli olmasının da katkısıyla %8 büyüme ve 144.331 adet satışa ulaştı. Bu sonuçla marka, Türkiye pazarında liderliğe yükseldi ve uluslararası büyümede kilit pazarlardan biri oldu. Renault Uluslararası Oyun Planı 2027 stratejisi kapsamında Türkiye’de üretimi başlayan Duster, bu başarıda belirleyici rol oynarken; strateji doğrultusunda 2025 yılı içinde Türkiye’de Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda iki yeni modelin daha üretimine başlanması planlanıyor. Bu modellerden biri Renault Boreal olurken, ikinci model önümüzdeki dönemde kamuoyuyla paylaşılacak. Latin Amerika: Kardian modelinin katkısıyla satışlar %11,3 artarak 272.600 adede ulaştı. Bölge, Renault’nun büyüme stratejisinde önemli rol oynamayı sürdürdü. Güney Kore: Grand Koleos’un 40.877 adetlik satışla liderlik ettiği pazarda toplam satışlar iki kattan fazla artarak 52.300 adede çıktı (%55,9 büyüme). Fas: Renault, bu pazarda %44,8 büyüme kaydederek 41.100 araç satışı gerçekleştirdi. Pazar payı 1,4 puan artışla %17,4’e yükseldi. Kardian, burada da başarının temel modellerinden biri oldu. Hindistan: Renault, 2025’in ikinci yarısında satışlarını yıllık bazda %18,3, son çeyrekte ise %27,4 artırarak pazardaki ilginin net şekilde yeniden canlandığını ortaya koydu. Avrupa: Binek otomobilde elektrifikasyon destekli güçlü büyüme Renault, 2025 yılında Avrupa’da binek ve hafif ticari araç toplamında 1.004.000 adet satış gerçekleştirerek pazarda ikinci sırada yer aldı. Binek otomobil satışları %7,4 artarak, aynı dönemde %2,3 büyüyen pazarın üzerinde bir performans sergiledi. Bu sonuçla Renault’nun Avrupa’daki binek otomobil pazar payı 0,3 puan artışla %5,7’ye yükseldi. Artan rekabet ortamına rağmen Renault, Avrupa’da büyümeyi sürdüren sayılı markalardan biri olarak öne çıktı. Bu performans, markanın tam elektrikli ve full hybrid modelleri birlikte sunan çift yönlü elektrifikasyon stratejisinin başarısını ortaya koydu. Elektrifikasyonlu araçlar, 2025 yılında 12 puanlık artışla Renault’nun Avrupa satışlarının %60’ını oluşturdu.Tam elektrikli araç satışları, %72,2 artışla 151.939 adede ulaşarak %29,8 büyüyen pazarda Renault’nun Avrupa binek satışlarının %20,2’sini oluşturdu. Renault, Fransa genel pazarında ve Avrupa’da B segmentinde bir numaralı elektrikli araç markası konumuna yükseldi.Full hybrid araç satışları, %17 artışla 287.374 adede ulaştı. Bu satışlar, %9 büyüyen pazarda Renault’nun binek otomobil satışlarının %38,4’ünü oluşturdu. Marka, 2020’den bu yana bir milyondan fazla E-Tech hybrid araç satışı gerçekleştirirken, 2025 yılında Avrupa hibrit pazarında ikinci sırada yer aldı.Renault, elde ettiği bu sonuçlarla Avrupa’da 90 g/km’nin altındaki CO₂ emisyon değeriyle sınıfının en iyileri arasında konumlandı. Renault, B-hatchback segmentindeki liderliğini sürdürürken, geleneksel ve yeni rakiplere karşı güçlü rekabet performansı sergileyerek Avrupa B segmenti genelinde ikinci sırada yer aldı. Avrupa'da en çok satan modeller Renault 5 E-Tech, lansmanından bu yana ulaştığı 100.000'den fazla satış adediyle güçlü gidişatını sürdürdü ve Avrupa'da B segmentinde bir numaralı EV oldu. Scenic E-Tech, Avrupa'da 38.111 adet sattı (2024'e kıyasla %58.1 artış). Clio 5'in satışları 2024'e oranla %4,5 yükseldi ve araç pazardaki son yılında 243.401 satış adedine ulaştı (Sandero'dan sonra Avrupa'daki iki numaralı binek otomobil). Symbioz, lansmanından bu yana ulaştığı 88.523 satış adediyle Renault'nun en çok satan full hybrid modeli oldu. Değer Odaklı Ticari Strateji ve Geliştirilmiş Satış Kalitesi Renault, satış kalitesini ticari performansının temel unsurlarından biri olarak konumlandırmaya devam etti ve satış adedinden ziyade değer yaratmaya odaklanan stratejisine olan bağlılığını bir kez daha ortaya koydu. 2025 yılında perakende ve filo satışlarında elde edilen verimlilik, iyileştirilen satış karması ve SUV modellerin güçlü performansı bu yaklaşımı destekledi. Yükselen değerler: Avrupa’da, 2024 sonuna kıyasla pazarın belirgin şekilde üzerinde, küresel ölçekte 5 puanlık artış sağlandı. 2021’den bu yana toplam artış ise 7 puana ulaştı.Binek otomobil perakende kanalı: Yeni Çinli rakiplerin yarattığı yoğun rekabete rağmen Renault; Fransa (+0,3 puan), İngiltere (+0,4 puan), Belçika (+0,1 puan), Hollanda (+2 puan), İsviçre (+0,4 puan) ve Avusturya (+1,4 puan) gibi birçok Avrupa pazarında ek pazar payı kazandı.Daha yüksek değerli segmentlerde büyüme: Dünya genelinde C ve D segmentlerindeki satışlar %7,9 artarak 444 bin adede ulaştı. Hafif Ticari Araçlar (LCV): Zorlu Bir Pazarda Kademeli Toparlanma Dünya genelinde LCV satışları; Avrupa pazarındaki daralma (yıllık bazda -%8,3), ani üretim kesintileri ve yeni Master ürün ailesinin üretiminin kademeli olarak devreye alınması nedeniyle %16,5 düşüşle 336.505 adet olarak gerçekleşti. İlk altı ayın ardından Renault LCV operasyonları 2025 yılı boyunca kademeli toparlanma sinyalleri verdi. İlk yarıda %22,7’lik düşüş yaşanırken, ikinci yarıda düşüş oranı %9,4 seviyesine geriledi ve satışlar her çeyrekte iyileşme gösterdi. Renault LCV’ler, Avrupa’da 244.900 adet satışla hafif ticari araç pazarında ikinci sırada yer aldı.Latin Amerika’da satışlar %17,2 artışla 59.800 adede ulaştı ve güçlü bir performans sergilendi.Kangoo VAN satışları %8,4 artarak 63.900 adede yükseldi ve model, Avrupa küçük van segmentinde podyumda yer aldı.Elektrikli LCV’ler, geçen yıla kıyasla 6 puanlık artışla toplam LCV satışlarının %10,1’ini oluşturdu. Yeni Master E-Tech’in lansmanının etkisiyle Renault’nun elektrikli LCV satışları %90 arttı. 2026 Görünümü: İstikrarlı Büyüme Üzerine İnşa Uluslararası Boreal, geçen sonbaharda Brezilya’daki ticari lansmanının ardından, 2026’da Bursa’da (Türkiye) devreye alınacak ikinci üretim merkezi sayesinde 50’den fazla ülkeye ihracat yaparak Latin Amerika ve diğer pazarlardaki varlığını güçlendirecek.Filante, Kore pazarı ile birlikte KİK ülkeleri ve Kolombiya’da E segmentindeki yeni amiral gemisi olarak bu ocak ayında Seul’de tanıtıldı ve Renault Uluslararası Oyun Planı’nın beşinci modeli olarak önemli bir kilometre taşı oldu.İkonik Renault Duster, 2025’te pazara sunulan yeni nesil Kiger ve Triber’in ardından, 26 Ocak itibarıyla Hindistan’da yeniden satışa çıkacak.2027’ye kadar, Renault Uluslararası Oyun Planı kapsamında üç yeni model daha tanıtılacak. Avrupa Renault 4 E-Tech’in yeni pazarlara giriş yapması ve Twingo E-Tech’in ticari lansmanı, markanın elektrifikasyon atağını destekleyecek.Yenilenen tasarımı, geliştirilmiş güç aktarma organları ve teknolojileriyle yeni nesil Clio 6’nın satışları devam edecek.2026 model Megane E-Tech, bu yıl içerisinde tanıtılacak.LCV satışları, genişletilmiş yeni Master ürün gamı ile hız kazanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Group ve Markalarının Büyüme İvmesi Sürüyor Haber

Renault Group ve Markalarının Büyüme İvmesi Sürüyor

Avrupa’da binek araç performansıyla otomotiv üreticileri arasında üst sıralarda yer alan Grup, yaklaşık 400 bin adet hibrit satışına ulaşarak bu alanda %35,1 büyüme kaydetti, elektrikli araç satışları ise yaklaşık 194 bin adete ulaşarak %76,7 artış gösterdi. Renault Group markalarının tamamında pazarın üzerinde gerçekleşen performans, Grup’un dengeli ticari politikası ve elektrifikasyon stratejisinin somut karşılığını ortaya koydu. 2025 yılında Renault Group, dünya genelinde 2.336.807 araç satışı gerçekleştirdi. Pazarın %1,6 büyüdüğü bir ortamda %3,2’lik artış kaydeden Grup, birbirini tamamlayan üç markasının tamamında pazarın üzerinde bir büyüme performansı sergiledi.Renault: 1.628.030 araç satışıyla 2024’e kıyasla %3,2 büyüme kaydetti.Dacia: 697.408 araç satışıyla 2024’e göre %3,1 artış sağladı.Alpine: İlk kez 10.000 adet sınırını aşarak 10.970 araç satışına ulaştı. Bir önceki yıla kıyasla satışlarını iki kattan fazla artırarak %139,2 büyüme yakaladı.Avrupa’da, 1.607.848 adetlik satış rakamına ulaşan Renault Group, özellikle C segmentinde güçlü seyreden binek araç performansının katkısıyla otomobil üreticileri arasında ilk sıralarda yer aldı.Renault Group’un binek araç (PC) satışları %5,9 artış göstererek, pazarın %2,3’lük büyüme oranının iki katından fazla bir performans sergiledi. Bu sonuçla Grup, Fransa’da birinci otomotiv grubu konumuna yükseldi.Renault Group’un hafif ticari araç (LCV) satışları ise 2025 yılında kademeli bir toparlanma sinyali verdi. Yılın ilk yarısında %29,6 daralan satışlar, ikinci yarıda %10,6 seviyesine gerileyerek iyileşme eğilimine girdi.Uluslararası[2] pazarlarda Renault markası, ana pazarlarındaki güçlü büyümenin etkisiyle satışlarını %11,7 artırdı. Latin Amerika’da %11,3, Güney Kore’de %55,9 ve Fas’ta %44,8 oranında kaydedilen artışlar bu performansta belirleyici oldu.Grup, değer odaklı ve disiplinli ticari politikasını sürdürmeye devam ediyor:Renault Group, Avrupa’daki beş ana pazarında[3] perakende müşteri segmentinde güçlü bir konumunu koruyor. Bu ülkelerde perakende satışlar, Grup’un binek araç satışlarının yaklaşık %60’ını oluştururken, pazar ortalamasının 16,9 puan üzerinde bir performans sergileniyor. Ayrıca bu kategoride üç modeli[4], ilk 5 içinde yer alıyor.Avrupa’da C segmenti ve üzerindeki modellerin satışları, Grup’un toplam binek araç satışlarının %31,1’ini oluşturuyor. Bu oran, bir önceki döneme kıyasla 1 puanlık artışa işaret ederek ürün gamındaki yukarı segment ağırlığının güçlendiğini gösteriyor.Avrupalı rakiplerine5 kıyasla 5 ila 12 puan daha yüksek kalıntı değerlerde titiz ve disiplinli bir yaklaşım sergiliyor.Renault Group Avrupa’da binek araç (PC) elektrifikasyon hamlesini sürdürerek yaklaşık 400.000 hibrit araç[5] satışı gerçekleştirdi ve bu alanda %35,1 büyüme kaydetti. Elektrikli araç satışları ise yaklaşık 194.000 adede ulaşarak %76,7 artış gösterdi.Renault, yeni modellerinin katkısıyla elektrikli araç alanında öncülüğünü güçlendirerek EV karmasını %20,2 seviyesine taşıdı. Aynı zamanda hibrit araç (HEV) satışlarına güçlü odağını koruyarak bu alanda %17,0 büyüme sağladı.Dacia ise yıl boyunca 113.000’in üzerinde hibrit araç satışı gerçekleştirdi. Bu rakam, 2024 yılına kıyasla %121,7’lik çok güçlü bir artışa işaret ediyor.Grup 2026 yılında ürün atağını sürdürmeye devam ediyor:Avrupa’da içten yanmalı ve elektrikli ürün gamını yenilemek ve genişletmek amacıyla; yeni Renault Clio, Renault Twingo E-Tech Electric, yeni bir A segment elektrikli Dacia, yeni bir C segment içten yanmalı ve hibrit Dacia ile Alpine A390 modellerini pazara sunmayı planlıyor. Aynı zamanda uluslararası büyümesini de hızlandırıyor. Bu kapsamda Latin Amerika ve Türkiye için Renault Boreal, Hindistan için Renault Duster, Güney Kore ve denizaşırı pazarlar için Renault Filante ile Latin Amerika pazarı için yeni bir Renault pick-up modelini devreye almayı hedefliyor. Renault Group Büyümeden Sorumlu Genel Müdürü Fabrice Cambolive, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Grubun ticari sonuçları, değer odaklı ürün planımız, disiplinli ticari politikamız ve tutarlı stratejimiz arasındaki güçlü uyumu açıkça yansıtıyor. Bu yıl, uluslararası pazarlardaki performansımız Avrupa’daki büyümemizi tamamlıyor. Markalarımız ve teknolojilerimiz arasındaki tamamlayıcılık ise, müşterilerin değişen ihtiyaçlarına yanıt verme gücümüzün en önemli unsurlarından biri. İki ayaklı güç aktarım stratejimiz artık tüm Grup genelinde hayata geçmiş durumda. Renault, satışlarının üçte ikisinin elektrikli ve hibrit araçlardan oluşmasıyla CO₂ emisyonları açısından kendi segmentinde en iyi performansı gösteren genel marka konumunda yer alıyor. Dacia ise hibrit alandaki büyümesini hızlandırıyor. Güçlü ticari performansı elektrifikasyonla aynı anda sürdürebilmemizin arkasında iki gerçek oyun değiştirici bulunuyor: Hem müşteri beklentilerini hem de CO₂ regülasyon hedeflerini aynı anda karşılayan hibrit teknolojilerimiz ve ürünlerin cazibesini artırarak satış performansını güçlendiren yüzde 100 elektrikli platformlarımız.” Renault markası – Üst üste üçüncü yıl büyüme Renault, 2025 yılında dünya genelinde 1.628.030 araç satışı gerçekleştirerek %3,2 büyüme kaydetti ve güçlü bir performans ortaya koydu. Bu sonuçta, küresel binek araç pazarında %10,0 seviyesinde gerçekleşen büyüme belirleyici oldu. Avrupa’da marka, binek araç (PC) ve hafif ticari araç (LCV) toplamında ikinci sıraya yükseldi. Bu başarıda, binek araç satışlarında kaydedilen %7,4’lük artış önemli rol oynadı. Renault’nun binek araç tarafındaki güçlü performansı, markanın çift yönlü elektrifikasyon stratejisiyle destekleniyor. Bir yandan tam hibrit satışları %17,0 artarak yaklaşık 287.000 adede ulaştı ve bu araçlar markanın toplam binek araç satışlarının %38,4’ünü oluşturdu. Bu oran, pazar ortalamasının 25,6 puan üzerinde yer alıyor. Renault, Avrupa hibrit araç pazarında ikinci sıradaki marka konumunu korurken, Symbioz modelini ürün gamının en çok satan hibrit modeli olarak konumlandırdı. Diğer yandan elektrikli araç satışları %72,2 artış göstererek 151.939 adede ulaştı. Avrupa perakende binek araç pazarında en çok satan ikinci elektrikli model olan Renault 5 E-Tech Electric’in katkısıyla, Renault’nun elektrikli araçları artık markanın toplam binek araç satışlarının %20,2’sini oluşturuyor. Hafif ticari araç segmentinde ise Avrupa toplam pazar hacmindeki (TIV) %8,3’lük daralma, Express modelinin ürün gamından çıkışı ve yeni Master model ailesinin kademeli olarak devreye alınması nedeniyle Renault’nun satışları 244.927 adede geriledi ve %21,1 düşüş kaydedildi. Buna rağmen 2025 yılı içinde kademeli bir toparlanma gözlendi; yılın ilk yarısında %29,2 olan daralma, ikinci yarıda %11,1 seviyesine geriledi. Avrupa dışı pazarlarda ise Renault’nun binek ve hafif ticari araç toplam satışları %11,7 artış gösterdi ve bu pazarların markanın toplam satışları içindeki payı %38’e yükseldi (+2,9 puan). Latin Amerika’da %11,3, Güney Kore’de %55,9 ve Fas’ta %44,8 oranında kaydedilen güçlü büyümenin etkisiyle Renault, dünya genelinde en çok satan Fransız otomobil markası olma konumunu korudu. Renault, değer odaklı ticari stratejisini sürdürerek perakende satışlarda birçok Avrupa ülkesinde pazar payını artırdı. Artık değerler (residual values) 2025 yılında küresel ölçekte istikrarlı seyrini korudu ve pazar ortalamasının 5 puan üzerinde konumlanmaya devam etti. 2021 yılından bu yana ise toplamda 7 puanlık bir artış kaydedildi. Renault markası, 2026 yılında güçlü temelleri üzerine inşa etmeye devam edecek: Avrupa’da Renault 4 E-Tech’in yeni pazarlara açılması ve Twingo E-Tech’in ticari lansmanının gerçekleştirilmesi, markanın elektrifikasyon atağını sürdürmesini sağlayacak. Yeni Clio’nun pazara sunulma süreci de devam edecek.Avrupa dışında ise Uluslararası Oyun Planı, Boreal’in yeni pazarlara yayılması, Filante’in Güney Kore, Körfez ülkeleri ve Kolombiya’da satışa sunulması, Renault Duster’ın Hindistan’da devreye alınması ve 2027’ye kadar pazara sunulacak üç yeni ürünle birlikte hız kesmeden sürecek.Hafif ticari araç (LCV) satışlarındaki ivmelenme ise Master model ailesinin daha geniş ürün gamıyla desteklenecek. Dacia markası – Avrupa’da perakende müşteri segmentinde ikinci en büyük marka Avrupa’da Dacia, 601.765 adetlik satış rakamına ulaştı ve %2,9 büyüme sağladı. Perakende satış kanalına odaklanan marka, Avrupa perakende binek araç pazarında %7,9 pazar payına ulaşarak bu kanalda podyumda ikinci sıraya yükseldi. Bu sonuçlar, markanın beş temel modeli tarafından destekleniyor. Özellikle Sandero, tüm satış kanalları genelinde Avrupa’nın en çok satan binek otomobili konumuna yerleşti. 2025’in ikinci çeyreğinde pazara sunulan Bigster ise 2025’in ikinci yarısında Avrupa’da perakende müşteriler arasında en çok satan C-SUV modeli oldu. Spring modeli de tüm kanallar genelinde ilk kez A segmenti elektrikli araçlar arasında en çok satan model olmayı başardı. 2025 yılında Dacia, ürün gamının elektrifikasyonunu da sürdürdü. Duster ve Bigster modellerinin katkısıyla hibrit araç satışları iki katından fazla artarak %121,7 büyüme kaydetti ve toplam binek araç satışlarının %19,2’sini oluşturdu (+10,3 puan). Satılan her dört Dacia aracından biri artık elektrikli veya hibrit olurken, bu oran 2024’e kıyasla iki katına çıktı. 2026 yılında marka, ürün gamını elektrifikasyon odağında geliştirmeye devam edecek ve yeni bir A segmenti elektrikli modeli pazara sunacak. Ayrıca C segmentinde yeni bir içten yanmalı ve hibrit motorlu modeli de ürün gamına ekleyecek. Alpine markası - Üç haneli büyüme Alpine markası, 2025 yılında premium otomotiv segmentinde tarihindeki en güçlü performanslardan birine imza atarak 10.970 adetlik tescil rakamına ulaştı ve %139,2 ile üç haneli büyüme kaydetti. İlk kez 10.000 adet eşiğinin aşılması, marka için önemli bir kilometre taşı oldu. Bu ivme; başta Fransa (+%89,5), Birleşik Krallık (+%369,5), Almanya (+%133,5), İspanya (+%584,4) ve İtalya (+%216,4) olmak üzere ana Avrupa pazarlarındaki güçlü performansla desteklendi. Alpine A110, 2.681 adetlik satışla iki koltuklu spor coupé segmentindeki liderliğini sürdürürken, tamamen elektrikli A290 modelinin başarılı lansmanı da markanın büyümesinde belirleyici rol oynadı. A290, 8.198 adetlik satış rakamına ulaştı. 2025 yılının sonunda tanıtılan Alpine A390 ise, Alpine’in “Dream Garage” vizyonunun yeni modeli ve markanın ilk sportif fastback’i olarak konumlanıyor. A390, Alpine’in yeni müşteri kitlelerine ulaşmasını sağlayarak markanın büyümesini destekleyecek önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Alpine’in uluslararası varlığı da genişlemeye devam etti. 15 yeni satış noktasının eklenmesiyle birlikte marka, 25 ülkede toplam 169 mağaza ve atölyeye ulaştı. Bu genişlemenin 2026 yılında da sürmesi hedefleniyor. Motor sporlarından gelen mirası ve güçlü mühendislik yetkinliği üzerine inşa edilen ürün stratejisi ve inovasyon yaklaşımı sayesinde Alpine, premium spor otomobil pazarında kilit bir oyuncu konumuna yükselirken, aynı zamanda gelecekteki büyüme ve elektrifikasyon sürecine de güçlü bir zemin hazırlamış oldu.

Maysan Mando’dan Önemli Başarı Haber

Maysan Mando’dan Önemli Başarı

Türkiye’nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi Maysan Mando, önemli bir başarıya daha imza attı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından bu yıl 28’incisi düzenlenen "Bursa 250 Büyük Firma Araştırması- 2024" sonuçları, kentin ekonomik dinamiklerini ortaya koyarken, Maysan Mando da listedeki yükselişini sürdürdü. Bursa sanayisinin üretim, ihracat, istihdam ve katma değer performansını mercek altına alan bu önemli çalışmada Maysan Mando, 2023 listesinde 77. sırada yer alırken, 2024 listesinde ise 63. sırada yer aldı. Maysan Mando ayrıca sektörel sıralamada 18. sırada yer aldı. Maysan Mando’nun ilgili araştırma listesindeki bu ilerleyişi, şirketin Bursa ekonomisindeki ağırlığını ve istikrarlı büyüme performansını gözler önüne sererken, şirketin rekabet gücünü, operasyonel mükemmelliğini ve Bursa ile ülke sanayisine olan değerli katkısının da önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Sektöre yön veriyor Öte yandan, Güney Kore merkezli HL Mando ve Çukurova Holding ortaklığıyla faaliyetlerini sürdüren Maysan Mando, Türkiye ve Avrupa’da ağır ticari araç segmentinde pazar liderliğini korurken, binek ve hafif ticari araçlardan otobüs, kamyon, traktör ve askeri uygulamalara kadar geniş bir ürün gamıyla sektöre yön veriyor. Şirket, Türkiye’deki orijinal ekipman üreticileri (OEM) ile yakın iş birliği içinde çalışarak bu yıl OEM pazarında liderliği ele geçirdi ve satış sonrası pazarda da lider konumunu güçlendirdi. Maysan Mando, Ar-Ge ve inovasyona yaptığı sürekli yatırımla da otomotiv sektörünün geleceğine yön veren inovatif çözümler geliştirmeye devam ediyor.

Jeopolitik Gerilim Dijitale Yansıyor Haber

Jeopolitik Gerilim Dijitale Yansıyor

Çin ile bağlantılı APT grupları, Pekin'in jeopolitik hedeflerini ilerletmeye devam ederek “ortadaki düşman” tekniğinin kullanımını artırdı ve birkaç Latin Amerika ülkesindeki hükümetleri hedef aldı. Rusya ile bağlantılı APT grupları, Ukrayna ve birkaç Avrupa Birliği üye ülkesine yönelik operasyonlarını yoğunlaştırdı ve operasyonlarını genişletti. Rusya ile bağlantılı bir tehdit aktörü olan InedibleOchotense, ESET'i taklit eden bir spearphishing kampanyası yürüttü. ESET Research, ESET araştırmacıları tarafından Nisan-Eylül 2025 tarihleri arasında belgelenen seçkin APT gruplarının faaliyetlerini vurgulayan en son APT Faaliyet Raporunu yayımladı. İzlenen dönemde, Çin ile bağlantılı APT grupları Pekin'in jeopolitik hedeflerini ilerletmeye devam etti. ESET, FamousSparrow grubunun, Trump yönetiminin Latin Amerika'ya olan stratejik ilgisine bir yanıt olarak ve muhtemelen devam eden ABD-Çin güç mücadelesinin etkisiyle hem ilk erişim hem de yanal hareket için giderek artan bir şekilde "ortadaki düşman" tekniğini kullandığını gözlemledi. FamousSparrow grubu, Latin Amerika'ya bir saldırı başlattı ve bölgedeki birçok devlet kurumunu hedef aldı. Avrupa genelinde, hükümet kurumları, Rusya ile bağlantılı APT gruplarının Ukrayna ve birkaç Avrupa Birliği üye ülkesine yönelik operasyonlarını yoğunlaştırmasıyla siber casusluğun ana odak noktası olmaya devam etti. Özellikle, Rusya ile bağlantılı grupların Ukrayna dışındaki hedefleri bile Ukrayna ile stratejik veya operasyonel bağlantılar sergiledi ve bu da ülkenin Rusya'nın istihbarat çabalarının merkezinde yer almaya devam ettiği fikrini pekiştirdi. RomCom, WinRAR'daki bir sıfır gün güvenlik açığını istismar ederek kötü amaçlı DLL'ler dağıttı ve AB ve Kanada'daki finans, imalat, savunma ve lojistik sektörlerine odaklanan çeşitli arka kapılar sağladı. Sıfır gün istismarları pahalı olduğundan hem Gamaredon hem de Sandworm grupları, çok daha ucuz olan spearphishing tekniğini birincil saldırı yöntemi olarak kullandı. Gamaredon, operasyonlarının yoğunluğu ve sıklığında belirgin bir artışla Ukrayna'yı hedef alan en aktif APT grubu olmaya devam etti. Benzer şekilde, Sandworm da Ukrayna'ya odaklandı — ancak Gamaredon'un siber casusluk faaliyetlerinden farklı olarak yıkım amaçlıydı. Büyük ölçüde hükümet, enerji, lojistik ve tahıl sektörlerine yoğunlaştı. Muhtemel hedefi Ukrayna ekonomisini zayıflatmaktı. Belarus ile bağlantılı FrostyNeighbor grubu, Roundcube'deki bir XSS güvenlik açığını istismar etti. Polonya ve Litvanya şirketleri, Polonya şirketlerini taklit eden spearphishing e-postalarının hedefi oldu. E-postalar, yapay zekâ tarafından oluşturulan içeriği anımsatan bir yapıya sahip, belirgin bir şekilde kullanılan ve birleştirilen madde işaretleri ve emojiler içeriyordu. Bu da kampanyada yapay zekânın kullanılmış olabileceğini düşündürüyor. Teslim edilen yükler arasında bir kimlik bilgisi hırsızı ve bir e-posta mesajı hırsızı bulunuyordu. ESET Tehdit Araştırmaları Direktörü Jean-Ian Boutin, "İlginç bir şekilde, Rusya ile bağlantılı bir tehdit aktörü olan InedibleOchotense, ESET'i taklit eden bir spearphishing kampanyası yürüttü. Bu kampanya, Kalambur arka kapısı ile birlikte meşru bir ESET ürününün indirilmesine yol açan trojanize bir ESET yükleyicisi içeren e-postalar ve Signal mesajlarını içeriyordu. Çin ile bağlantılı gruplar, ESET araştırmacıları tarafından son zamanlarda Asya, Avrupa, Latin Amerika ve ABD'de gözlemlenen kampanyalarla oldukça aktif olmaya devam ediyor. Bu küresel yayılma, Çin ile bağlantılı tehdit aktörlerinin, Pekin'in mevcut jeopolitik önceliklerini desteklemek için harekete geçirilmeye devam ettiğini gösteriyor.” açıklamasını yaptı. Asya'da APT grupları, önceki raporlama döneminde olduğu gibi hükümet kurumlarının yanı sıra teknoloji, mühendislik ve imalat sektörlerini hedef almaya devam etti. Kuzey Kore ile bağlantılı tehdit aktörleri, Güney Kore ve teknoloji sektörüne, özellikle de rejimin önemli bir gelir kaynağı olan kripto para birimine yönelik operasyonlarda oldukça aktif olmaya devam etti. ESET, Haziran ve Eylül ayları arasında FamousSparrow'un Latin Amerika'da çoğunlukla devlet kurumlarına yönelik çeşitli operasyonlar yürüttüğünü de gözlemledi. Bunlar, ESET'in bu dönemde gruba atfettiği faaliyetlerin büyük bir kısmını oluşturuyor ve bu bölgenin son aylarda grubun ana operasyonel odak noktası olduğunu gösteriyor. Bu faaliyetler, Trump yönetiminin Latin Amerika'ya olan ilgisinin yeniden canlanmasıyla bölgede şu anda devam eden ABD-Çin güç mücadelesiyle kısmen bağlantılı olabilir. Genel olarak, FamousSparrow'un "Latin Amerika turu"nda gözlemlenen kurbanlar arasında Arjantin'deki birçok devlet kurumu, Ekvador'daki bir devlet kurumu, Guatemala'daki bir devlet kurumu, Honduras'daki birçok devlet kurumu ve Panama'daki bir devlet kurumu bulunmaktadır. ESET ürünleri, müşterilerinin sistemlerini bu raporda açıklanan kötü amaçlı faaliyetlerden korur. Burada paylaşılan istihbarat, çoğunlukla ESET'in tescilli telemetri verilerine dayanmaktadır. Ayrıca belirli APT gruplarının faaliyetlerini ayrıntılı olarak açıklayan derinlemesine teknik raporlar ve sık faaliyet güncellemeleri hazırlayan ESET araştırmacıları tarafından doğrulanmıştır. ESET APT Raporları olarak bilinen bu tehdit istihbaratı analizleri, vatandaşları, kritik ulusal altyapıyı ve yüksek değerli varlıkları suçluların ve devletlerin yönettiği siber saldırılardan korumakla görevli kuruluşlara yardımcı olmaktadır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.