Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güneydoğu Asya

Kapsül Haber Ajansı - Güneydoğu Asya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güneydoğu Asya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ROKETSAN, Güneydoğu Asya Ülkelerinin Savunmasına Güç Katma Hedefiyle DSA’da Yerini Aldı Haber

ROKETSAN, Güneydoğu Asya Ülkelerinin Savunmasına Güç Katma Hedefiyle DSA’da Yerini Aldı

Güneydoğu Asya bölgesinin önemli savunma ve güvenlik buluşmalarından biri olan DSA, bu yıl 20-23 Nisan tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlıyor. Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da düzenlenen fuara ROKETSAN da bölgedeki iş birliklerini artırma hedefiyle güçlü bir katılım gösteriyor. Türkiye’nin bölgedeki en önemli ortaklarından biri olan Malezya’nın ev sahipliğinde düzenlenen DSA’ya başarısını sahada kanıtlamış birçok roket, füze ve mühimmat çözümleriyle katıldıklarını ifade eden ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, şunları kaydetti: “Malezya’nın ev sahipliğinde düzenlenen DSA fuarı, bizim için yalnızca ürünlerimizi sergilediğimiz bir organizasyon değil; dost ve müttefik ülkelerle stratejik bağlarımızı güçlendirdiğimiz, iş birliklerimizi somut adımlara dönüştürdüğümüz ve savunmadaki kabiliyetlerimizi uluslararası arenada güçlü biçimde ortaya koyduğumuz çok kıymetli bir platformdur. Bu yıl da genişleyen ürün ailemiz ve muharebe sahasında kendini kanıtlamış sistemlerimizle DSA’ya güçlü ve iddialı bir katılım gerçekleştiriyoruz. SİHA mühimmatlarından tanksavar füzelerine, hava savunma sistemlerinden seyir füzelerine, deniz savunma çözümlerinden topçu sistemlerine kadar birçok ürünümüz ile fuarda yerimizi alıyoruz.” ROKETSAN, DSA 2026’da; SİHA mühimmatlarından MAM-C, MAM-L ve MAM-T’yi, tanksavar sistemlerinden Lazer Güdümlü Füze CİRİT’i, Kısa Menzilli Tanksavar Silah Sistemi KARAOK’u, Uzun Menzilli Tanksavar Füze Sistemi UMTAS’ı ve Orta Menzilli Tanksavar Füze Sistemi OMTAS’ı, seyir füzelerinden ise ÇAKIR ve ATMACA’yı sergiliyor. Ayrıca hava savunma sistemlerinde ise SUNGUR Hava Savunma Füze Sistemi, HİSAR-O (RF) Hava Savunma Füzesi, SİPER Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi Blok 1 ve Blok 2 Füzeleri, LEVENT Yakın Hava Savunma Sistemi Füzesi, MİDLAS Millî Dikey Lançer Atım Sistemi, TRLG-230 Füzesi, BORA Silah Sistemi ve yeni nesil savunma çözümlerinden biri olan ALKA Yönlendirilmiş Enerji Silah Sistemi de DSA’26 ROKETSAN standında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Evden Çalışma Geri mi Geliyor? Haber

Evden Çalışma Geri mi Geliyor?

Pandemi döneminde zorunluluktan hayatımıza giren evden çalışma modeli, son yıllarda birçok şirketin ofise dönüş çağrılarıyla geri plana itilmişti. Ancak 2026’nın ilk çeyreğinde yaşanan jeopolitik gelişmeler, bu tartışmayı farklı bir nedenle yeniden gündeme taşıdı. Yaşanan krizin enerji arzı ve petrol fiyatları üzerindeki etkisi, yalnızca piyasaları değil, kurumların çalışma modellerini de yeniden şekillendiriyor. Uluslararası Enerji Ajansı yayımladığı bültende krize karşı alınabilecek önlemler arasında evden çalışmayı doğrudan önerirken, Filipinler enerji acil durumu ilan etti, Sri Lanka kamu tarafında fiilen 4 günlük çalışma haftasına geçti, Vietnam ise şirketleri uzaktan çalışmayı yaygınlaştırmaya çağırdı. Global yayınlarda yer alan haberler, yalnızca Güneydoğu Asya ile sınırlı kalmayıp, dünya genelinde birçok hükümet ve şirketin pandemi dönemindeki uygulamalara geri dönerek uzaktan çalışma, seyahat kısıtları ve enerji tasarrufu önlemlerini yeniden devreye aldığını gösteriyor. Pandemi döneminde esneklik çoğunlukla sağlık ve güvenlik gerekçesiyle savunuluyordu. Bugün ise aynı esneklik, enerji maliyetleri, yakıt arzı, tedarik zinciri kırılganlığı ve operasyonel dayanıklılık açısından yeniden değerlendiriliyor. Bu değişim, uzaktan çalışmanın kriz dönemlerinde devreye alınabilecek stratejik bir iş sürekliliği aracı olarak görülmeye başladığını gösteriyor. Enerji Krizi Çağında Yeni Standart, Esnek Çalışma Bugün gündemde olan 4 günlük hafta uygulamalarını tek bir başlık altında okumak yeterli değil. Çünkü Asya’daki son örnekler, çalışan deneyimini iyileştirmek için tasarlanan klasik 4 günlük hafta modelinden çok, enerji tasarrufu ve kaynak yönetimi amacıyla geliştirilen acil durum düzenlemeleri niteliği taşıyor. Bazı ülkelerde kamu kurumlarının çalışma günleri azaltılırken, şirketler ofis kullanımını düşürmeye ve çalışan mobilitesini sınırlamaya yönelik adımlar atıyor. Buna rağmen, bu gelişmeler iş dünyasına önemli bir gerçeği yeniden hatırlatıyor. Çalışma modeli artık yalnızca insan kaynakları politikası değil, aynı zamanda risk yönetimi ve operasyon verimliliğinin de bir parçası. Küresel Krizler, Şirketlerin Çalışma Şeklini Tekrar Değiştiriyor İnsan kaynakları firması Gilda&Partners Kurucu Ortağı Jilda Bal, konuyla ilgili değerlendirmesinde, pandemiyle birlikte çalışma hayatına giren esnekliğin bir dönem geçici bir uygulama olarak görüldüğünü, ancak bugün küresel enerji krizinin şirketleri çalışma modelini yeniden tanımlamaya yönelttiğini belirtiyor. “Gözlemlerimiz, esnek çalışmanın konfor alanından çıkıp doğrudan iş sürekliliği ve maliyet yönetimi aracı haline geldiğini gösteriyor. Enerji maliyetlerinin ve jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde, uzaktan ve hibrit çalışma modelleri yalnızca çalışan memnuniyeti açısından değil, kurumsal çeviklik ve operasyonel dayanıklılık ve enerji maliyeti açısından da kritik bir rol üstleniyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DESAN’ın Malezya İçin İnşa Ettiği  İkinci Geminin Sac Kesme Töreni Gerçekleşti Haber

DESAN’ın Malezya İçin İnşa Ettiği İkinci Geminin Sac Kesme Töreni Gerçekleşti

MPMS 2, Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı için inşa edilen ilk gemiyle aynı teknik özelliklere sahip eş gemi olarak üretilecek; bununla birlikte ilave yeni yetenekler de kazanacak. Türk savunma sanayiinin yüksek teknoloji çözümleri ve DESAN’ın deneyimli teknik kadrosuyla Türkiye’de 24 ay içerisinde inşa edilecek 99 metre uzunluğundaki gemi, MPMS 1 ile birlikte Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı envanterindeki en büyük iki gemiden biri olacak; her iki geminin de 2027 yılı sonuna kadar teslim edilmesi planlanmaktadır. Dört adet hızlı müdahale botu ve iki adet dikey iniş-kalkış yapabilen İnsansız Hava Aracı, 11 ton kapasiteli helikopter platformu, revir / sağlık hizmetleri, 45 kişilik gözaltı kapasitesine sahip gemi, 70 personel, 30 yolcu kapasitesi ile 30 gün kesintisiz seyir yapabilecek. Türk Loydu tarafından sertifikalandırılacak projeye, ilk gemide olduğu gibi ASELSAN ve HAVELSAN başta olmak üzere Türk savunma sanayiinin öncü firmalarının katkılarıyla; silah sistemleri, elektronik ve muhabere sistemleri gibi ileri teknoloji bileşenleri entegre edilecek. İkinci gemide tüm bu unsurlara ilave olarak, DESAN tarafından inşa edilecek bir adet insansız/otonom su üstü aracı (Unmanned Surface Vehicle – USV) da proje kapsamında yer alacak ve DESAN’ın ilk İDA ihracı da gerçekleştirilmiş olacak. DESAN Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk İsmail Kaptanoğlu, yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bünyemizde faaliyet gösteren tersanelerimizde, bir yandan Hisar Sınıfı Açık Deniz Karakol Gemisi ve MPMS 1 projelerimizde üretim süreçleri yoğun bir tempoda sürdürülürken, bugün itibarıyla MPMS 2 projemizde de tüm ön hazırlık çalışmaları tamamlanmış ve fiili inşa aşamasına geçilmiştir. Denizlerdeki egemenlik haklarının korunmasına katkı sağlayacak bu platformların, planlanan takvimin önünde tamamlanarak teslim edilmesi temel önceliğimizdir. Üç adet 100 metrelik askeri geminin inşa faaliyetleri devam ederken, ticari gemi inşa ile tamir-bakım ve onarım faaliyetlerimiz de yüksek tempoda sürdürülmektedir. DESAN ve ATLAS Tersanelerimiz, güçlü altyapıları ve deneyimli kadrolarıyla askeri ve ticari gemi inşa ile tamir-bakım ve modernizasyon projelerinde ülkemize değer katmayı sürdürürken; bu son proje kapsamında yer alan insansız deniz aracı (İDA) entegrasyonu da ileri teknoloji kabiliyetlerimizi uluslararası arenada bir kez daha ortaya koyacaktır. MPMS-2 projesi; DESAN’ın küresel ölçekte büyüme vizyonunun, savunma sanayiindeki yetkinliğinin ve Güneydoğu Asya pazarındaki kalıcı iş birliği anlayışının en güçlü göstergelerinden biri olacaktır. Bu önemli projenin ülkemize ve kardeş ve müttefik Malezya’ya hayırlı olmasını temenni ediyoruz.” Sac Kesme Töreni Nedir? Sac kesme töreni, bir geminin inşa sürecindeki ilk resmi adım olarak anılır ve projenin başlangıcını simgeler. Törende, geminin gövdesinde kullanılacak ilk çelik levha kesilir. Bu sembolik etkinlik, yalnızca üretim sürecinin başlangıcı olarak değil, aynı zamanda projenin kilometre taşlarından biri olarak kabul edilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Air Cambodia’dan 20 Adet 737 MAX Siparişi Haber

Air Cambodia’dan 20 Adet 737 MAX Siparişi

Boeing ile Air Cambodia, Singapur Havacılık Fuarı’nda Güneydoğu Asya havacılığı açısından dikkat çeken bir anlaşmaya imza attı. Buna göre Air Cambodia, 20 adede kadar 737 MAX uçağı için sipariş verdi. Anlaşma, Kamboçyalı bir havayolunun ilk kez Boeing uçağı işletmesi açısından da tarihi önem taşıyor. 10 Kesin, 10 Opsiyonlu Sipariş Air Cambodia, Aralık 2025’te 10 adet 737-8 için kesin sipariş verirken, 10 uçak için de opsiyon hakkı aldı. Sipariş, daha önce Boeing’in sipariş ve teslimat listelerinde açıklanmamıştı. Bu anlaşma, aynı zamanda Air Cambodia’nın bugüne kadarki en büyük dar gövdeli uçak yatırımı olarak kayda geçti. Asya İçin Büyüme Planı 737 MAX uçaklarıyla filosunu yenilemeyi ve büyütmeyi hedefleyen Air Cambodia, artan bölgesel hava trafiğinden daha fazla pay almayı planlıyor. Havayolu, özellikle Kuzey ve Güneydoğu Asya’daki yüksek talep gören hatlara doğrudan uçuşlar başlatmayı hedefliyor. Air Cambodia CEO’su Dr. David Zhan, yatırımı şu sözlerle değerlendirdi: “737-8, büyüme stratejimizin bir sonraki aşaması için menzil, kapasite ve yakıt verimliliğinin ideal birleşimini sunuyor. Bu yatırım, yeni pazarlara doğrudan uçuşlar başlatmamıza, rekabetçi fiyatlar sunmamıza ve yerel istihdam yaratmamıza olanak sağlayacak.” Yakıt Tüketiminde %20 Avantaj İki sınıflı konfigürasyonda 178 yolcuya kadar taşıyabilen 737-8, 3.500 deniz miline (6.480 km) kadar menzil sunuyor. Uçak, önceki nesil modellere kıyasla yakıt tüketimi ve emisyonlarda yaklaşık %20 azalma sağlayarak işletme maliyetlerini düşürüyor. Boeing: “Kamboçya’da Havacılığın Geleceğini Destekliyoruz” Boeing Ticari Satış ve Pazarlama Kıdemli Başkan Yardımcısı Brad McMullen, Air Cambodia’yı 737 MAX ailesinin yeni müşterisi olarak görmekten memnuniyet duyduklarını belirterek, Boeing’in Kamboçya ve bölge genelinde havacılığın büyümesine destek vermeye devam edeceğini söyledi. Bölgesel Talep Hızla Artıyor Air Cambodia hâlihazırda Vietnam, Hindistan, Tayland, Çin, Japonya ve Hong Kong dahil olmak üzere birçok noktaya uçuşlar gerçekleştiriyor. Boeing’in öngörülerine göre Güneydoğu Asya’da önümüzdeki 20 yılda yaklaşık 5.000 yeni uçağa ihtiyaç duyulacak ve bu talebin yüzde 80’den fazlası dar gövdeli uçaklardan oluşacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2025'te İnternet Değişim Noktalarında Küresel Veri Trafiği Rekoru Haber

2025'te İnternet Değişim Noktalarında Küresel Veri Trafiği Rekoru

Dünyanın lider İnternet Değişim Noktası operatörü DE-CIX, 2025 yılında küresel veri trafiğinde dikkat çekici bir büyüme kaydedildiğini açıkladı. DE-CIX’in dünya genelindeki platformlarında ve 4.000’den fazla bağlı müşteriyle birlikte, yıl boyunca toplam 79 eksabayt (EB) veri değişimi gerçekleşti. Bu rakam, 2024’e kıyasla yüzde 16’lık bir artışa (68 EB) ve 2020’de kaydedilen trafiğin (38 EB) iki kattan fazlasına, yani yüzde 147’nin de üzerinde artışa işaret ediyor. Bu büyüklüğü somutlaştırmak gerekirse, 79 eksabayt; bir futbol maçının Full HD kalitede 2,2 milyon yıl boyunca kesintisiz izlenebilmesine eşdeğer bir veri miktarı anlamına geliyor. Avrupa’nın en büyük İnternet Değişim Noktası olan DE-CIX Frankfurt’ta ise veri trafiği 48 EB’ye ulaştı. Bu seviye, 2024’e göre yüzde 6, 2021’e kıyasla ise yüzde 65’lik bir artışı (29 EB) temsil ediyor. 2025 yılının en yoğun günü olarak kayıtlara geçen gün ise, Türkiye saatiyle saat 22:11’de saniyede 26,99 terabit (Tbit/s) seviyesine ulaşan küresel veri alışverişinin gerçekleştiği 9 Aralık günü oldu. Bu zirve anında yalnızca bir saniyede değiş tokuş edilen veri miktarı kağıda dökülseydi, ortaya çıkan kağıt yığını Everest Dağı’nın yaklaşık 21 katı yüksekliğinde olurdu. UEFA Şampiyonlar Ligi 6. günü maçlarıyla aynı zamana denk gelen bu yoğunluk, canlı spor etkinliklerinin küresel internet kullanımı üzerindeki etkisinin giderek arttığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Aynı anda DE-CIX Frankfurt, 18,73 Tbit/s ile tüm zamanların en yüksek veri trafiğine ulaşarak yeni bir rekor kırdı ve Avrupa ve küresel ölçekteki kritik bağlantı merkezi rolünü bir kez daha pekiştirdi. DE-CIX CEO’su Ivo Ivanov konuyla ilgili şunları söyledi: “Küresel veri trafiğindeki büyüme; yayın platformları, yapay zeka iş yükleri, milyarlarca bağlı cihaz ve dünya genelinde yaygınlaşan uzaktan ve hibrit çalışma modelleri tarafından yönlendiriliyor. Buna büyük canlı etkinlikler, oyun ve yazılım lansmanlarının yarattığı ani yoğunlukları ve küresel ölçekteki önemli gelişmeleri de eklediğimizde, dayanıklı ve yüksek kapasiteli dijital altyapının, birbirine bağlı dünyamız için hiç olmadığı kadar kritik olduğu açıkça görülüyor.” 2025’te Yeni Dijital Merkezler Yükselişte: DE-CIX İstanbul’da Yüzde 30’a Yakın Veri Trafiği Artışı DE-CIX Kuzey Amerika platformlarında 2025 yılı boyunca gerçekleşen veri trafiği 11 eksabayt’a ulaştı. Bu sayı, 2024’teki 7,5 EB seviyesine kıyasla yüzde 46’lık bir büyümeye karşılık geliyor. New York’ta trafik yüzde 16 artarak yıl sonunda 5 EB’ye yükselirken, Dallas yüzde 35’lik büyümeyle 3,5 EB seviyesine ulaştı. Daha genç bir İnternet Değişim Noktası olan Chicago ise yüzde 400’lük dikkat çekici bir artışla 650 petabayt’ın (PB) üzerine çıktı. Avrupa ve Orta Doğu’da Madrid (İspanya) ve Dubai (BAE) 2025 yılında 2,7 EB veri trafiği kaydederken, Lizbon’da (Portekiz) bu sayı 115 PB oldu. İstanbul’da ise 927 PB’lık veri değişimi gerçekleşti; bu da 2024 yılına kıyasla yüzde 28’lik bir artışı temsil ediyor. Güneydoğu Asya’daki dağıtık platformda veri trafiği yüzde 140 büyüyerek 1,2 exksabayt’a ulaşırken, Malezya’da gerçekleşen trafik 93 PB seviyesine çıktı. DE-CIX’in en yeni lokasyonları arasında yer alan Mexico City/Querétaro (Meksika) ve São Paulo (Brezilya) ise faaliyete geçtikleri ilk aylarda sırasıyla 24 PB ve 10 PB veri trafiği kaydetti. 79 eksabayt ne anlama geliyor? Veri iletim hızı, saniye başına terabit (Tbit/s) cinsinden ifade edilir.1 terabit/saniye; 10³ Gbit/s, 10⁶ Mbit/s, 10⁹ kbit/s ya da 10¹² bit/s, yani 1.000.000.000.000 bit/s anlamına gelir. 8 terabit = 1 terabayt (TB), 1.000 TB = 1 petabayt (PB) ve 1.000 PB = 1 eksabayt (EB)’tır.79 eksabayt (EB), yüksek çözünürlükte 2,2 milyon yıl süren bir futbol maçını kesintisiz olarak izlemek için gereken veri miktarına karşılık gelir.

Çelebi Havacılık,  Asya-Pasifik’teki Konumunu Güçlendiriyor Haber

Çelebi Havacılık, Asya-Pasifik’teki Konumunu Güçlendiriyor

Bu iki stratejik adım, Çelebi Havacılık’ın Asya-Pasifik bölgesindeki varlığını güçlendirirken, şirketi Endonezya havacılık pazarının merkezine taşıyor. 65 yılı aşkın deneyimiyle üç kıtada faaliyet gösteren ve 400’ün üzerinde havayolu müşterisine hizmet sunan Çelebi Havacılık, yeni yıl ile birlikte Bali ve Jakarta operasyonlarını devreye alarak bölgenin en yüksek yolcu ve uçuş trafiğine sahip iki ana havalimanında tarifeli uçuşlara hizmet vermeye başladı. Bu genişleme, şirketin uluslararası büyüme stratejisinin önemli bir parçası olarak, Asya-Pasifik’te uzun vadeli ve sürdürülebilir bir değer yaratma hedefini yansıtıyor. 60 milyondan fazla yolcunun buluştuğu iki havalimanı Bali’de yer alan I Gusti Ngurah Rai Uluslararası Havalimanı, Endonezya’nın en önemli turizm kapılarından biri olarak öne çıkarken; Jakarta Soekarno-Hatta Uluslararası Havalimanı ise ülkenin ana havacılık merkezi ve iş seyahatleri için kritik bir bağlantı noktasında bulunuyor. Yolcu trafiği verileri de bu tabloyu net biçimde ortaya koyuyor. Ocak–Ekim 2025 döneminde I Gusti Ngurah Rai Uluslararası Havalimanı, iç ve dış hatlarda 20 milyonu aşkın yolcuya hizmet verirken, aynı dönemde Soekarno-Hatta Uluslararası Havalimanı’ndan geçen yolcu sayısı yaklaşık 46 Milyon olarak kaydedildi. Bu veriler, Bali’nin turistleriçin kritik bir giriş kapısı olma özelliğini ortaya koyarken Jakarta’nın, Endonezya için en yoğun ve stratejik ulusal havacılık merkezlerinden biri olduğunu da net biçimde gösteriyor. Güçlü pazar dinamikleri üzerine konumlanan Çelebi Havacılık, her iki havalimanındaki operasyonel varlığını genişleterek yolcu hizmetleri, rampa hizmetleri, güvenlik ve genel havacılık alanlarında faaliyet gösteriyor. İlk etapta her iki lokasyonda da iç hat uçuşlarını kapsayan operasyonlar yürüten Çelebi Havacılık, bu yatırımıyla Endonezya pazarındaki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Bali ve Jakarta’daki eş zamanlı olarak devreye alınan operasyonlar, Çelebi Havacılık’ın Asya-Pasifik bölgesinde benimsediği seçici ve odaklı büyüme stratejisinin somut bir yansıması olarak öne çıkarken; bu operasyonlar, yüksek yolcu hacmine sahip, stratejik önemi bulunan havacılık merkezlerine öncelik veren küresel genişleme yaklaşımını da destekliyor. Planlanan operasyonel kapasite doğrultusunda, Bali’de yıllık 1.800 uçuş ve 650 bin yolcu, Jakarta’da ise 4.500 uçuş ve 1,6 milyon yolcu seviyesine ulaşılması öngörülüyor. Operasyonlar kapsamında Bali’de yaklaşık 150’den fazla, Jakarta’da ise 200’den fazla Çelebi Havacılık çalışanı görev yapıyor. Sürdürülebilirlik Odaklı Bir İlk Çelebi Havacılık, Endonezya operasyonlarını sürdürülebilirliği merkezine alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor. Şirket, yer hizmetlerinde tamamen elektrikli ekipman filosu kullanan Endonezya’daki ilk yer hizmetleri şirketi (GHA) olarak, havalimanlarında karbon emisyonlarının azaltılmasına ve “yeşil havalimanı” hedeflerine somut katkı sağlamayı amaçlıyor. Bu yaklaşım, Endonezya’nın net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda ICAO’nun Uzun Vadeli Hedefleri (LTAG) ve ülkenin Ulusal Katkı Taahhüdü (NDC) ile uyumlu şekilde, havacılık sektöründe sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik küresel iklim hedeflerine de doğrudan katkı sunuyor. Yüksek güvenlik standartları, operasyonel mükemmeliyet ve çevre dostu uygulamalar ise Çelebi Havacılık’ın Endonezya’daki hizmet anlayışının temelini oluşturuyor. Çelebi Havacılık Güneydoğu Asya Başkanı Murali Ramachandran, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: ‘’Bali ve Jakarta gibi Endonezya’nın en yüksek yolcu ve uçuş hacmine sahip iki kritik merkezinde eş zamanlı olarak operasyon kurmak, güçlü bir operasyonel altyapının yanında aynı zamanda derin bir bölgesel öngörü ve kusursuz bir koordinasyon kabiliyetini de beraberinde gerektiriyor. Endonezya’da hayata geçirdiğimiz bu yapı, Çelebi Havacılık’ın farklı coğrafyalarda edindiği küresel deneyimi, yerel dinamikler ve ihtiyaçlarla bütünleştiren yaklaşımının somut bir yansıması. Bölgedeki ekiplerimizle birlikte, güvenliği, operasyonel sürekliliği ve hizmet kalitesini en üst standartlarda ele alıyor, havacılık ekosisteminin tüm paydaşları için güvenilir, tutarlı ve uzun vadeli değer üreten bir hizmet anlayışıyla ilerliyoruz.’’ Çelebi Havacılık Endonezya Genel Müdürü Andy Dias ise şu ifadeleri kullandı: “Bali ve Jakarta’da başlattığımız operasyonlar, Endonezya genelinde halihazırda hizmet verdiğimiz 25 havalimanına ek olarak, bu pazara yönelik uzun vadeli bağlılığımızın güçlü bir göstergesi. Çelebi Havacılık Akademisi kapsamında yürüttüğümüz yapılandırılmış eğitim programlarıyla, sertifikalı içerikler, sahada operasyonel deneyim ve küresel uygulamalar odağında Endonezyalı yeteneklere yatırım yapıyoruz. Havayolu iş ortaklarımız ve havalimanı paydaşlarımızla yakın iş birliği içinde, Endonezya sivil havacılık otoritelerinin destek ve rehberliğiyle yolculara güvenli, güvenilir ve zamanında yer hizmetleri sunmayı hedefliyoruz. Operasyonlarımızın kurulması ve genişletilmesi sürecinde gösterdikleri iş birliği ve güven için ilgili otoriteler ve düzenleyici kurumlara teşekkürlerimizi sunuyoruz. Amacımız, Endonezya’nın havayolu yolcu ve kargo akışını daha güçlü ve verimli hale getirerek sürdürülebilirlik hedeflerini ve turizm büyümesini desteklerken, ulusal havacılık ekosisteminin uzun vadeli güçlenmesine katkı sağlamak.”

Weichai Yeni Enerji Ticari Araç SDAC Markasıyla Küresel Atılımda Haber

Weichai Yeni Enerji Ticari Araç SDAC Markasıyla Küresel Atılımda

Çin’in otomotiv devlerinden Weichai Yeni Enerji Ticari Araç (Weichai New Energy Commercial Vehicle), stratejik yurt dışı markası SDAC’ın yeni ürün matrisini Küresel İş Birliği Konferansı’nda dünyaya tanıttı. Şirket, yeni ürün portföyüyle hafif ticari araç sektöründeki vizyonunu ve stratejik konumlandırmasını gözler önüne serdi. Weichai Grubu'nun küresel inovasyon çerçevesine tam entegre olan şirket, 150'den fazla ülke ve bölgeye yayılan endüstriyel altyapısı ve 3.000'e yakın servis noktasıyla güçlü bir teknolojik avantaja sahip. Şirket, orta, hafif, küçük ve mini kamyonları içeren çeşitlendirilmiş ürün yelpazesiyle farklı operasyonel taleplere cevap veriyor. Küresel Pazara Özel Yerelleştirme SDAC, ürün geliştirmede yerelleştirilmiş adaptasyona büyük önem veriyor. Müşterilerin değişen ihtiyaçlarını karşılamak üzere bölgesel koşullara özel çözümler üretildi: Orta Doğu: Aşırı sıcak koşullar için özel termal yönetim sistemi iyileştirmeleri. Güneydoğu Asya ve Amerika Kıtası: Yüksek nem ve tuzlu ortamlar için profesyonel düzeyde korozyon önleyici yükseltmeler. BDT Ülkeleri (CIS): Şiddetli soğuk iklim modelleri, Rusça gösterge panelleri, düşük sıcaklıkta çalıştırma sistemleri, park ısıtıcıları ve gelişmiş paslanma önleyici şasi uygulamaları geliştirildi. Weichai Yeni Enerji Ticari Araç, müşterilerine kapsamlı tam yaşam döngüsü ekolojik çözümleri sunarak, küresel yüksek kaliteli hafif kamyon pazarına yeni bir ivme kazandırmayı hedefliyor.

AirAsia X, İstanbul’dan Kuala Lumpur’a Direkt Uçuşlarını Başlatıyor Haber

AirAsia X, İstanbul’dan Kuala Lumpur’a Direkt Uçuşlarını Başlatıyor

AirAsia Grubu’nun orta ve uzun menzilli uçuşları gerçekleştiren iştiraki AirAsia X, Kuala Lumpur ve İstanbul Sabiha Gökçen arasında yeni direkt uçuş hattını resmen başlatıyor. Bu yeni hat, Malezya üzerinden Güneydoğu Asya ile Türkiye arasındaki seyahat, ticaret ve turizm bağlarını güçlendiren önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor. AirAsia X, 14 Kasım 2025 itibarıyla Airbus A330 geniş gövdeli uçaklarıyla haftada 4 kez iki şehir arasında karşılıklı seferler düzenlemeye başlıyor. Yeni hat, her iki bölgedeki yolcular, öğrenciler ve iş dünyası için uygun fiyatlı ve pratik bir seyahat alternatifi sunuyor. Lansman kapsamında AirAsia X, sınırlı sayıdaki koltuk için tek yön 9.999 TL’den tanıtım fiyatları ve ödüllü Premium Flatbed sınıfı için de 35.100 TL’den başlayan tek yön fiyatlar sunuyor. 17 Ekim itibarıyla satışa sunulan biletler, 14 Kasım 2025 – 14 Eylül 2026 tarihleri arasındaki seyahatler için geçerli olup 9 Kasım 2025’e kadar satın alınabilecek. Rezervasyonlar airasia.com ve AirAsia MOVE uygulaması üzerinden yapılabiliyor. Doğu ile Batı’yı buluşturan bu yeni hat, AirAsia X için önemli bir büyüme adımını temsil ediyor. Kuala Lumpur’dan 23 destinasyona doğrudan uçuş gerçekleştiren hava yolu, Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN), Kuzey Asya, Orta Asya ve Avustralya’daki varlığını güçlendiriyor. Malezya’nın “Visit Malaysia 2026” yılına hazırlanmasıyla birlikte bu yeni bağlantı, Türkiye’den seyahat edenlere bölgenin zengin kültürel mirasını, doğal güzelliklerini ve canlı şehirlerini keşfetme fırsatı sunuyor. AirAsia X CEO’su Benyamin Ismail, “İstanbul ve Kuala Lumpur arasında 14 Kasım’da başlayacak olan yeni seferleri duyurmaktan büyük gurur duyuyoruz. Asya ve Avrupa’yı birbirine daha da yaklaştıran bu iki dinamik şehir, ticaret, turizm, eğitim ve kültürel alışveriş açısından önemli fırsatlar sunuyor. Misafirlerimiz, Kuala Lumpur üzerinden Fly-Thru hizmetimiz sayesinde bagaj teslimi yapmadan Endonezya, Avustralya, Singapur, Çin, Tayland ve daha birçok noktaya rahatlıkla bağlantı sağlayabiliyor. Aynı şekilde Güneydoğu Asya’dan gelen yolcular da artık Türkiye’nin benzersiz güzelliklerine kolayca ulaşabiliyor. Dünyanın en iyi düşük maliyetli hava yolu olarak, uzun mesafeli seyahati herkes için erişilebilir kılmaya ve konforlu bir uçuş deneyimi sunmaya devam ediyoruz” dedi. Malezya’daki Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Sayın Emir Salim Yüksel ise şunları söyledi: “Ülkelerimiz arasında yeni bir bağlantının daha kurulmasından mutluluk duyuyoruz. Bu hat, halklarımız arasındaki etkileşimi artırarak kültürel ve ekonomik açıdan önemli katkılar sağlayacak. Malezya, coğrafi olarak uzak ama gönülden yakın bir komşumuz. Aramızdaki mesafelere rağmen kalplerimiz her zaman yakın. Bu tür somut adımların Türk ve Malezya halklarını daha sık bir araya getireceğine ve dostluk bağlarını güçlendireceğine inanıyorum. Yeni hattın hayata geçmesinde emeği geçen herkesi kutluyorum.” Yeni Kuala Lumpur–İstanbul hattı, AirAsia X’in Asya ve Avrupa arasında Malezya üzerinden uygun maliyetli, uzun menzilli bağlantılar kurma vizyonunu bir adım ileri taşıyor. Hava yolu, yenilikçi yaklaşımı, erişilebilirliği ve sunduğu yüksek değerle dünyanın en iyi düşük maliyetli hava yolu unvanını taşımayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.