Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gürcistan

Kapsül Haber Ajansı - Gürcistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gürcistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kahverengi Kokarcaya Karşı 1 Milyon 650 Bin Samuray Arısı Salımı Yapıldı Haber

Kahverengi Kokarcaya Karşı 1 Milyon 650 Bin Samuray Arısı Salımı Yapıldı

Bakan Yumaklı, yaptığı yazılı açıklamada, fındık başta olmak üzere 300'den fazla bitkisel üründe zarara yol açabilen kahverengi kokarcaya karşı entegre mücadele prensipleri çerçevesinde mekanik, biyoteknik, biyolojik ve kimyasal mücadele yöntemlerini içeren “Kahverengi Kokarca ile Mücadele Eylem Planı yürütüldüğünü hatırlattı. Bakanlığın planlamaları doğrultusunda, zararlının bulunduğu ve risk altında görülen illere samuray arısı salımları yapıldığına dikkati çeken Yumaklı, şu bilgileri aktardı: “2025 yılında il sayısı 40'a çıkarılarak yaklaşık 1 milyon 156 bin adet samuray arısı salımı gerçekleştirilmiş olup bu çalışma dünya ölçeğinde dikkat çeken parazitoit salım uygulamaları arasında yer alıyor. Bununla birlikte kahverengi kokarca zararlısına karşı feromon tuzaklardan samuray arısına kadar birçok farklı yöntemle mücadelemiz devam ediyor. 40 ilimizde öncelikle biyolojik mücadele, popülasyon yoğunluğunun yüksek olduğu ekonomik zarar eşiğini aşan alanlarda kimyasal mücadele, sonbahar döneminde ise Karadeniz ve Marmara Bölgelerindeki bulaşık alanlarda feromon tuzaklarla cezbet-öldür yöntemi uygulanarak mücadele çalışmaları sürdürülüyor. Ayrıca zararlının kışlamak amacıyla korunaklı alan dediğimiz ev, ahır, samanlık, serender, merek, depo vb. alanlara yöneldiği dönemde bir sonraki yılın popülasyonunun kırılması amacıyla kışlak mücadelesi yürütülüyor. 2026 yılında 859 bin 329 hanede kışlak mücadelesi yapıldı. Biyolojik mücadele amacıyla 2026 yılı içinde doğaya 1 milyon 650 bin adet samuray arısı salındı. Ayrıca, kahverengi kokarca ile biyolojik mücadele kapsamında da uluslararası iş birliklerini güçlendiriyoruz. Parazitoit üretimi ve salımına ilişkin edinilen bilgi ve tecrübelerimizi Gürcistan ve Azerbaycan ile paylaşarak bu ülkelerde yürütülen biyolojik mücadele çalışmalarına teknik katkı sağlıyoruz. Bu kapsamda, ülkemizde üretilen 20 bin adet samuray arısını kardeş Azerbaycan'a gönderdik. Azerbaycan'da ilk parazitoit salımı 7 Temmuz 2026 tarihinde TAGEM'e bağlı Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü personelimizin teknik desteği ile başarıyla gerçekleştirildi. Bu bağlamda, ülkemizin geliştirdiği entegre mücadele modeli ve biyolojik mücadele uygulamaları, başta bölge ülkeleri olmak üzere birçok ülke tarafından yakından takip ediliyor ve örnek alınıyor." ÜRETİCİLERE EĞİTİMLER VERİLİYOR Bakan Yumaklı, Kahverengi Kokarca ile Ülkesel Entegre Mücadele Yönetimi Projesi kapsamında üreticilere, zararlının kışlak döneminde etkin şekilde kontrol altına alınmasına yönelik, uygulanması gereken mücadele yöntemleri hakkında bilgilendirme ve eğitim faaliyetleri gerçekleştirildiğini dile getirerek eğitimlerde, zararlının biyolojisi, kışlak alanlarının tespiti, mekanik mücadele yöntemleri ile alınması gereken koruyucu tedbirlerin ayrıntılı olarak aktarıldığını belirtti. Biyolojik mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması ve bu konuda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla hazırlanan broşürlerin de üreticilere ve vatandaşlara dağıtıldığını aktaran Yumaklı, “Gerçekleştirilen bu faaliyetlerle zararlıyla mücadelede bilinç düzeyinin artırılması, sürdürülebilir mücadele yöntemlerinin teşvik edilmesi ve üreticilerin doğru uygulamalara yönlendirilmesi hedeflendi" ifadelerini kullandı. İKİ YENİ PROJE BAŞLATILDI Bakan Yumaklı, bundan sonraki süreçte, alınan olumlu sonuçların daha da iyi seviyelere getirilmesi için mücadele işlemleri, salımı yapılan samuray arılarının etkinlikleri ve rekolte kayıplarının yıllık olarak incelenmeye devam edeceğini belirterek şunları kaydetti: “2026 yılı itibarıyla Bakanlığımız tarafından başlatılan iki yeni proje kapsamında kahverengi kokarcaya yönelik bilimsel çalışmalar daha da güçlendirilecek. 'Kahverengi Kokarcanın Fındıkta Verim ve Kalite Kayıplarının Ekonomik Analizi ve Kimyasal Mücadele Optimizasyonu Projesi' ile ekonomik zarar eşiği ve optimum kimyasal mücadele zamanı belirlenecek, elde edilen sonuçlar karar destek sistemlerine entegre edilerek üretici koşullarında yaygınlaştırılacak. 'Kahverengi Kokarcanın Farklı Konukçularındaki Zarar Potansiyelinin, Popülasyon Dinamiklerinin ve Kritik Mücadele Dönemlerinin Belirlenmesi Projesi' ile de farklı konukçulardaki zarar durumu ve kritik mücadele dönemleri ortaya konulacak, elde edilen veriler tahmin-uyarı sistemleri ile entegre mücadele programlarının geliştirilmesinde kullanılacak. Bu bağlamda, kahverengi kokarcanın tarımsal üretimimizde yol açtığı kayıpların ortadan kaldırılması ve üreticilerimizin verim kaybının önlenmesi için yeni projeler geliştirmeyi sürdüreceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TAV Havalimanları 48,2 Milyon Yolcuya Hizmet Verdi Haber

TAV Havalimanları 48,2 Milyon Yolcuya Hizmet Verdi

TAV Havalimanları, 2026 yılının ilk yarısında yolcu sayısını yüzde 1 artırarak 48,2 milyona çıkardı. Şirketin konsolide cirosu 867,3 milyon avroya, FAVÖK’ü 244,8 milyon avroya ulaşırken geçen yıl zarar açıklayan TAV, bu dönemde yeniden net kâra geçti. TAV Havalimanları, 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Şirketin işlettiği havalimanlarını kullanan toplam yolcu sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1 artarak 48,2 milyona yükseldi. Yılın ilk yarısında TAV Havalimanları’nın dış hat yolcu sayısı yüzde 1 gerileyerek 29,9 milyon olurken, iç hat yolcu trafiği yüzde 5 artışla 18,3 milyona çıktı. Yolcu trafiğindeki sınırlı büyümeye karşın şirketin gelirleri daha güçlü bir performans sergiledi. Konsolide ciro yıllık bazda yüzde 5 artarak 823,5 milyon avrodan 867,3 milyon avroya yükseldi. TAV Havalimanları yeniden net kâra geçti Şirketin faiz, amortisman ve vergi öncesi kârı olarak takip edilen FAVÖK göstergesi, 2026’nın ilk yarısında yüzde 3 artışla 244,8 milyon avroya ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde FAVÖK 236,7 milyon avro seviyesindeydi. FAVÖK marjı ise yüzde 28,7’den yüzde 28,2’ye geriledi. TAV Havalimanları, 2025 yılının ilk yarısında kaydettiği 50 milyon avroluk net zararın ardından 2026’nın aynı döneminde 8 milyon avro net kâr açıkladı. İkinci çeyrekte ciro ve FAVÖK’ün yıllık bazda yüzde 14 artması, şirketin ilk yarı performansına önemli katkı sağladı. Serkan Kaptan: Yolcu trafiğinin üzerinde gelir büyümesi sağladık TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan, 2026’nın ilk yarısında küresel ekonomik belirsizlikler ile jeopolitik risklerin havacılık sektörü üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Türk lirasının reel olarak güçlü seyrinin, Orta Doğu’daki gerilimlerin ve yükselen jet yakıtı fiyatlarının sektörü zorladığını belirten Kaptan, şirketin çeşitlendirilmiş havalimanı portföyü ve operasyonel esnekliği sayesinde yolcu trafiğinin üzerinde ciro ve FAVÖK büyümesi elde ettiğini vurguladı. Kaptan, Ankara, İzmir ve Kuzey Makedonya’daki havalimanlarının güçlü performansını sürdürdüğünü, Almatı Havalimanı’nda ise dış hat yolcu trafiğinin dikkat çekici bir büyüme kaydettiğini bildirdi. AJet’in Milas-Bodrum Havalimanı’nda ilave uçak konuşlandırma kararının da önümüzdeki dönemde şirketin yolcu trafiğini desteklemesi bekleniyor. Antalya’daki yeni ticari alanlar gelirlere katkı sağladı Antalya Havalimanı’nda kullanıma açılan yeni ticari alanlar, şirketin havacılık dışı gelirlerini destekledi. Yiyecek-içecek ve gümrüksüz satış alanlarındaki genişleme sayesinde yolcu başına elde edilen ticari gelirde artış kaydedildi. Serkan Kaptan, geçen yıl net kârlılığı olumsuz etkileyen ertelenmiş vergi ve kur çevrim giderlerinin nakit çıkışı yaratmadığını hatırlatarak, 2026’nın ilk yarısında net kârın yeniden pozitif seviyeye ulaştığını ifade etti. Almatı Havalimanı’nın tamamı TAV’ın olacak TAV Havalimanları, Almatı Havalimanı’ndaki ortaklık yapısını değiştirecek önemli bir anlaşmaya da imza attı. Havalimanının azınlık hissedarı KIF’in, 2021 tarihli hissedarlar sözleşmesi kapsamındaki satım opsiyonunu kullanması üzerine kalan yüzde 15 payın satın alınması konusunda anlaşmaya varıldı. TAV, söz konusu yüzde 15’lik pay için 133 milyon dolar ödeyecek. İşlemin tamamlanmasının ardından şirket, Almatı Havalimanı’nın yüzde 100’üne sahip olacak. Orta Asya’nın önemli havacılık merkezlerinden biri olarak değerlendirilen Almatı Havalimanı’ndaki yatırımların planlandığı şekilde devam ettiği bildirildi. Şirket, yılın geri kalanında yolcu başına uygulanan tarifelerde beklenen kademeli artışların, jet yakıtı satış hacmindeki düşüşün gelirler üzerindeki etkisini büyük ölçüde dengelemesini öngörüyor. Tiflis Havalimanı’nda terminal ve apron yatırımları başladı TAV Havalimanları, Tiflis Havalimanı’nın işletme imtiyazının beş yıl uzatılmasının ardından terminal ve apron yatırımlarını da başlattı. Yatırım programının 2028 IATA yaz sezonu başlamadan önce tamamlanması planlanıyor. Gürcistan’daki havalimanı trafiği, Orta Doğu’daki gerilim nedeniyle yaşanan hava sahası kapanışlarından olumsuz etkilendi. Bölgesel koşulların iyileşmeye başlamasıyla birlikte yolcu büyümesinin haziran ayında yeniden ivme kazandığı belirtildi. Mevcut şartların korunması durumunda toparlanmanın yılın ikinci yarısında da devam etmesi bekleniyor. TAV Havalimanları’nın ilk yarı sonuçları Finansal ve operasyonel gösterge 2025 ilk yarı 2026 ilk yarı Değişim Konsolide ciro 823,5 milyon avro 867,3 milyon avro %5 FAVÖK 236,7 milyon avro 244,8 milyon avro %3 FAVÖK marjı %28,7 %28,2 -0,5 puan Net kâr/zarar -50 milyon avro 8 milyon avro Pozitife döndü Toplam yolcu 47,6 milyon 48,2 milyon %1 Dış hat yolcusu 30,2 milyon 29,9 milyon -%1 İç hat yolcusu 17,3 milyon 18,3 milyon %5 TAV Havalimanları, yılın geri kalanında yatırımlar, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilir büyümeye odaklanmayı planlıyor. Şirket yönetimi, çeşitlendirilmiş portföy yapısının değişken piyasa koşulları karşısında önemli bir avantaj sağladığını değerlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye ve Gürcistan’dan Enerji Alanında Kritik İş Birliği Haber

Türkiye ve Gürcistan’dan Enerji Alanında Kritik İş Birliği

Bakan Bayraktar, İstanbul Yerebatan Sarnıcı’nda Gürcistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maka Botchorishvili ev sahipliğinde düzenlenen Gürcistan Bağımsızlık Günü resepsiyonuna katıldı. Ortak Vizyon Burada bir konuşma yapan Bakan Bayraktar, Türkiye ve Gürcistan’ın güçlü bir dostluk, karşılıklı güven, iyi komşuluk ve bölgesel barışa yönelik ortak bir vizyon üzerine inşa edilmiş eşsiz bir ortaklığı paylaştığını ifade etti. Türkiye ve Gürcistan arasındaki iş birliğinin ticaret ve ekonomiden enerji, sağlık, turizm, ulaştırma, eğitim, savunma sanayisi ve kültürel ilişkilere kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsadığını kaydeden Bakan Bayraktar, “Ortaklığımızın bu çok boyutlu doğası, yeni alanlar ve sektörlerle her geçen gün daha da güçlenmeye devam etmektedir.” dedi. 2025 yılı boyunca Türkiye ile Gürcistan arasında 100’den fazla üst düzey ziyaret gerçekleştiğini anımsatan Bakan Bayraktar, bu olumlu ivmenin 2026 yılına da taşındığını söyledi. Hedef 5 Milyar Dolarlık Ticaret Hacmi Türkiye ile Gürcistan arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin de de son derece olumlu bir seyir izlediğini söyleyen Bakan Bayraktar, “Türkiye, 2008 yılından bu yana Gürcistan'ın en büyük ticaret ortağı olma konumunu istikrarlı bir şekilde sürdürmektedir. İkili ticaret hacminde 3 milyar dolarlık ilk hedefimize hâlihazırda ulaşmış olarak, 5 milyar dolarlık yeni hedefimize de en kısa sürede ulaşacağımıza yürekten inanıyoruz.” diye konuştu. Bölgenin Kalkınmasına ve Refahına Fayda Bakan Bayraktar, “Doğu ve Batı arasında stratejik bir köprü görevi gören iki ülke olarak iş birliğimiz, yalnızca Türkiye ve Gürcistan'a değil, aynı zamanda geniş bölgemizin kalkınmasına ve refahına da fayda sağlamaktadır.” dedi. Dönüm Noktası Niteliğindeki Enerji Projeleri Bakan Bayraktar, Türkiye ile Gürcistan’ın bölgesel istikrara, ekonomik kalkınmaya ve enerji güvenliğine önemli katkılar sağlayan dönüm noktası niteliğindeki enerji projeleri aracılığıyla birlikte çalışmanın gücünü kanıtladığını belirtti. Bakan Bayraktar, “Bugün küresel enerji manzarası; hızlı teknolojik gelişmeler, değişen ekonomik koşullar ve jeopolitik dinamiklerle şekillenerek her zamankinden daha hızlı bir evrim geçirmektedir. Böylesine dinamik ve zorlu bir ortamda, iş birliğimiz her zamankinden çok daha hayati bir hâl almıştır. Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı, Bakü-Tiflis-Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı ve TANAP'ı da kapsayan Güney Gaz Koridoru girişimi gibi stratejik hamleler, ortak vizyonumuzun ve uzun ömürlü başarılı ortaklığımızın kalıcı sembolleri olarak dimdik ayaktadır.” diye konuştu. Yeşil Elektrik İletim ve Ticaret Projesi İki ülke arasındaki iş birliğinin yalnızca geçmişteki başarılardan ibaret olmadığını, yeni bölgesel girişimlerde somut adımlarla sürekli olarak ilerlediklerini kaydeden Bakan Bayraktar, “Bunun en önemli örneklerinden biri Yeşil Elektrik İletim ve Ticaret Projesi'dir. Bu vizyoner dönüm noktası, yalnızca bölgesel bağlantısallığı ve enerji güvenliğini güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda yenilenebilir enerjinin pazarlarımıza entegrasyonunu da ivmelendirecektir. Hızla değişen bu enerji ortamında yol alırken, iş birliğimizi daha da derinleştirmeye tam bir kararlılıkla bağlıyız.” dedi. Türkiye’nin Gürcistan'ın egemenliğini, bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve refahını desteklemeye devam edeceğini kaydeden Bakan Bayraktar, Gürcistan halkının Bağımsızlık Günü'nü kutladı. İstiklal Marşı’nı Seslendirdiler Resepsiyonda Gürcistan’ın en seçkin kadın vokal topluluklarından biri olan Gori Kadınlar Korosu da bir konser verdi. Koro, programda İstiklal Marşı’nı da seslendirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayraktar’dan Enerji Güvenliği İçin Çeşitlendirme Vurgusu Haber

Bayraktar’dan Enerji Güvenliği İçin Çeşitlendirme Vurgusu

Bakan Bayraktar, Bakü Enerji Haftası marjında “Dirençli ve Çeşitlendirilmiş Bir Enerji Geleceği için Uluslararası İş Birliği” temasıyla gerçekleşen Bakanlar Oturumu’na iştirak etti. Çeşitlendirme ve Bağlantısallık Son yıllarda dünyanın çok sayıda krizle karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Bakan Bayraktar, mevcut tablonun "yeni normal" olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Krizler ve belirsizlikler çağında yaşıyoruz. Kendimizi bu yeni normale ve bu gelişmelere hazırlamamız gerekiyor." diye konuştu. Bu süreçte enerji güvenliğinin sağlanabilmesi için iki temel unsurun öne çıktığını ifade eden Bakan Bayraktar, "Bu durumu yönetebilmek için iki şeye ihtiyacımız var, çeşitlendirme ve bağlantısallık. Çeşitlendirme ve daha fazla enterkoneksiyon bir arada yürütülmeli." dedi. Kapasiteler Artabilir Mevcut enerji altyapısının daha etkin kullanılmasının önemine vurgu yapan Bakan Bayraktar, Trans Anadolu Boru Hattı'nın (TANAP) halen önemli ölçüde kullanılmayan kapasiteye sahip olduğunu dile getirdi. Sınırlı yatırımlarla mevcut hatların kapasitesinin artırılabileceğine işaret eden Bakan Bayraktar, Kerkük'ten Basra'ya uzanacak ilave bağlantılarla Irak-Türkiye Boru Hattı'nın tam kapasiteyle kullanılabileceğini belirtti. Güçlü Siyasi İrade, Kararlılık ve Güçlü Liderlik Yeni altyapı ve enterkoneksiyon projelerinin de enerji güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğunu dile getiren Bakan Bayraktar; Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye ve Bulgaristan arasında planlanan elektrik enterkoneksiyon projesine işaret etti. Söz konusu projenin gelecekte Orta Asya'ya kadar uzanabileceğini ifade eden Bayraktar, bunun bölgesel ölçekte elektrik ticaretini ve enerji güvenliğini güçlendireceğini kaydetti Enerji alanındaki projelerin hayata geçirilmesi için siyasi kararlılığın önemli olduğuna dikkati çeken Bakan Bayraktar, "İhtiyacımız olan tek şey; güçlü siyasi irade, kararlılık ve güçlü liderliktir." açıklamasını yaptı. Azerbaycan ile Örnek İş Birliği Bakan Bayraktar, Forum’da basın mensuplarına açıklamalarda da bulundu. Bakan Bayraktar, dünyada yaşananların enerji güvenliğini daha da ön plana çıkardığını ve dünyanın zorlu bir süreçten geçtiğini belirtti. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki enerji iş birliğinin örnek teşkil ettiğine işaret eden Bakan Bayraktar, “Boru hatları gibi projelerle Türkiye ve Azerbaycan hakikaten örnek iş birliği yapıyor. Enerjide uzun dönemli iş birliklerinin temelinde üretici, taşıyıcı ve tüketici ülkelerin dengeli bir şekilde bu süreci paylaşması yatıyor. Türkiye, Azerbaycan ile birlikte hem kendi arz güvenliğine hem de Avrupa'nın arz güvenliğine önemli katkı sunuyor." dedi. Hem Doğal Gaz Hem Elektrikte Forum kapsamında yeni projelerin de ele alındığını ifade eden Bakan Bayraktar, Türkmenistan gazının Türkiye'ye ulaştırılmasına yönelik imza töreninin önemli olduğuna vurgu yaptı. Türkiye'nin bir yandan arz güvenliğini sağlamaya yönelik anlaşmalar yaptığını, diğer yandan da komşu ülkelerle enerji bağlantılarını güçlendirmeye çalıştığını ifade eden Bayraktar, "Avrupa'yla bağlantımızı güçlendirip hem doğal gazda hem elektrikte bunu artırmaya çalışıyoruz." dedi. TANAP’ın Elektrik Versiyonu Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye ve Bulgaristan arasında planlanan elektrik bağlantı projesine de değinen Bakan Bayraktar, "Ben ona ‘TANAP'ın elektrik versiyonu’ diyorum. TANAP projesi gibi gazı değil, buradaki elektrik kaynaklarını, Türkiye'ye ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya götürme projesini önümüzdeki haftalarda ve aylarda daha yoğun şekilde duyacaksınız." dedi. Türkmenistan Gazı Bakan Bayraktar, "Türkmen gazının artık Azerbaycan üzerinden Türkiye'ye ve Avrupa'ya gitmesinin zamanının geldiği noktasında ifadeler oldu. Bütün mevkidaşlarımız bu konulara son derece ilgili. Belki zamanlama olarak da artık herkesin 'evet' diyeceği bir zamandayız." ifadelerini kullandı. Türkiye Hazır Şu anda dünyanın arz güvenliği ve enerji kaynaklarına erişimle alakalı çok önemli bir süreç yaşadığına dikkati çeken Bakan Bayraktar, "Türkiye bu konuda hazır. Bugüne kadar yaptığımız projeler ve sunduğumuz katkılarla bunu ortaya koyduk. Geçtiğimiz yıldan bu yana Nahçıvan Boru Hattı'nı devreye aldık, Suriye'ye doğal gaz vermeye başladık. Bunlar, bunun küçük örnekleri. İnşallah bunu artırarak devam etmeyi hedefliyoruz." diye konuştu Kurulu Gücün Yüzde 60'tan Fazlası Yenilenebilir Kaynaklardan Bakan Bayraktar, 31. Bakü Enerji Forumu kapsamında Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) tarafından düzenlenen "Orta Asya'da Yenilenebilir Enerji Odaklı Enerji Dönüşümünün Teşvik Edilmesi" başlıklı panelde de değerlendirmelerde bulundu. Orta Asya'nın tarihi bir kavşakta bulunduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, bölgenin sahip olduğu yüksek yenilenebilir enerji potansiyelinin, enerji dönüşümü hedeflerine ulaşılması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Türkiye'nin enerji dönüşüm sürecinde aktif rol üstlendiğini belirten Bakan Bayraktar, "Mart ayı itibarıyla toplam kurulu gücümüz 125 gigavatı aşmıştır ve bunun yüzde 60'tan fazlası yenilenebilir kaynaklardan oluşmaktadır." bilgisini verdi. Rüzgâr ve güneş enerjisindeki gelişimin cesur politikaların somut sonucu olduğuna vurgu yapan Bakan Bayraktar, Türkiye'nin güneş enerjisi ekipmanlarında yüzde 75, rüzgâr enerjisi ekipmanlarında da yüzde 70'in üzerinde yerlilik oranına ulaştığını dile getirdi. Bakan Bayraktar, "Bu kurumsal uzmanlığımızı, deneyimimizi, ihale modellerimizi ve sanayi altyapımızı komşu ülkelerimizle paylaşmaya tamamen hazırız." dedi. İkili Görüşmeler Bakan Bayraktar, Bakü’deki temasları kapsamında Ukrayna Başbakan Birinci Yardımcısı ve Enerji Bakanı Denys Shmyhal, Özbekistan Enerji Bakanı Jurabek Mirzamahmudov ve Mısır Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Karim Badawi ile görüşmeler de gerçekleştirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayraktar: Türkiye Güvenilir Enerji Ortağı Olmaya Devam Edecek Haber

Bayraktar: Türkiye Güvenilir Enerji Ortağı Olmaya Devam Edecek

Bakü Enerji Haftası, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in açılış hitabıyla başlarken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da açılış törenine bir mesaj ile katıldı. Mesajında, bölge için hayal olarak nitelendirilen birçok mega projeyi, Azerbaycan'la birlikte başarıyla hayata geçirmeye devam ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, özetle şunlara değindi: Mevcut İş Birlikleri Bakü-Tiflis-Ceyhan, Bakü-Tiflis-Erzurum ve TANAP Boru Hattı gibi projeler, Azerbaycan'la birlikte başlattığımız ve bir diğer dost ülke Gürcistan'ın katkılarıyla tamamladığımız projeler olmayı sürdürüyor. Azeri-Çırak-Güneşli ve Şahdeniz ortaklığımız suretiyle Azerbaycan'la iş birliğimizin daha da derinleştiğini görüyoruz. Elektrik Bağlantıları Türkiye-Azerbaycan arasındaki elektrik bağlantıları bizler için stratejik önemde olmayı sürdürüyor. İnşallah Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan ve Bulgaristan arasında yeşil elektrik iletimi ve ticareti projesinin hayata geçirilmesiyle birlikte, tüm bölgemizin enerji güvenliğine katkı sunmayı temenni ediyoruz. Büyük Fırsatlar Türkmen gazının Azerbaycan ve Türkiye üzerinden ihracı hususunda iş birliğimizi geliştirmek için önümüzde büyük fırsatlar bulunmaktadır. Kazakistan'ın doğal kaynaklarının Batı pazarlarına ulaştırılmasında Bakü-Tiflis-Ceyhan Hattının daha da artarak kullanıldığına şahit oluyoruz. COP31 Zirvesi Türkiye olarak yenilenebilir ve yeşil enerji dahil enerjinin tüm boyutlarında verimlilik ve çevreye saygıyı esas alarak etkinliği sağlamaya yönelik bir vizyona sahibiz. Küresel iklim eyleminde öncü ve örnek ülkelerden biri olma kararlılığımızı, bu yıl 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da ev sahipliğini yapacağımız COP31 zirvesiyle pekiştireceğiz. Türkiye’nin Öncelikleri Açılış töreninde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajını okuyan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, kendisi de Türkiye’nin enerji vizyonunu anlatan bir konuşma yaptı. Türkiye’nin enerjideki önceliklerini; arz güvenliğini sağlamak, ithalat bağımlılığını azaltmak, ekonomik büyümeyi desteklemek ve yüzyılın ortalarına doğru net sıfır emisyon hedefine ulaşmak olarak sıralayan Bakan Bayraktar, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkinin, güçlü ikili iş birliğinin tüm bölge için nasıl stratejik değer yaratabileceğinin dikkat çekici bir örneği olduğunu söyledi. Mimariyi Dönüştüren Projeler Bakan Bayraktar, “Ortak tarihimiz ve kardeşliğimiz üzerine kurulu olan ortaklığımız, Avrupa’nın enerji güvenliğine önemli katkılar sağlamıştır.” İfadelerini kullanırken Bakü–Tiflis–Ceyhan. Güney Kafkasya Boru Hattı, TANAP ve STAR Rafinerisi gibi amiral projelerin, bölgesel enerji mimarisini dönüştürdüğünü anlattı. Yapıcı Çabalar Doğu ile Batı arasında stratejik bir konuma sahip olan Türkiye’nin, güvenilir bir ortak, bir enerji merkezi ve bölgesel enerji projelerinde kilit olma rolüne devam edeceğini kaydeden Bakan Bayraktar, “Bu yıl COP31’e ev sahipliği yapacak ülke olarak Türkiye, küresel enerji ve iklim diyaloğuna yönelik yapıcı çabalarını sürdürmeye ve daha dayanıklı, daha sürdürülebilir bir enerji geleceğinin inşasına katkıda bulunmaya kararlıdır.” dedi. 33 Milyar Metreküplük Anlaşma Türkiye ile Azerbaycan arasındaki güçlü enerji ilişkileri, Bakü Enerji Haftası’nda yeni bir aşamaya geçti. BOTAŞ ile birlikte SOCAR, TotalEnergies ve ADNOC şirketleri, Azerbaycan’dan 2029’dan başlamak üzere 15 yıl boyunca Türkiye’ye toplam 33 milyar metreküp doğal gaz sağlayacak bir anlaşmayı imzaladı. Merkez Ülke Vizyonu Anlaşmaya ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan yapılan sosyal medya açıklamasında şunlar kaydedildi: Bakü Enerji Forumu marjında Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’in katılımıyla millî şirketimiz BOTAŞ ile SOCAR, TotalEnergies ve ADNOC arasında 15 yıllık yeni bir doğal gaz tedarik anlaşması imza altına alındı. Söz konusu anlaşmayla, Absheron sahasındaki yeni üretim yatırımları kapsamında 2029 yılından itibaren ülkemize toplam 33 milyar metreküp doğal gaz arzı sağlanacak. Türkiye’nin enerjide merkez ülke olma vizyonunu destekleyen bu stratejik adım; ülkemizin, bölgemizin ve Avrupa’nın enerji arz güvenliğine önemli katkılar sunacaktır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Temiz Enerjiyle 1 Milyon Haneye Elektrik Haber

Temiz Enerjiyle 1 Milyon Haneye Elektrik

Türkiye’nin rüzgar enerjisi sektöründe ilk üç oyuncu arasında yer alan Eksim Enerji, 2025 yılında başarıyla tamamladığı kapasite artış hamlesinin ardından toplam kurulu gücünü yaklaşık 1.2 GW seviyesine taşıdı. Geçtiğimiz sene yıllar boyunca yaptığı yatırımların karşılığını alan Eksim Enerji, biri Türkiye’nin 2. büyük lisanslı GES sahası olmak üzere, 10 ayrı sahada bir senede ulaşılması zor bir başarıya imza atarak 42 yeni türbini devreye aldı. Ayrıca Geyve, Silivri, Viranşehir, Yozgat ve Karaman sahalarının yanı sıra yurt dışında Skole RES projesinin yapımını tamamladı. Bu yatırımlarla birlikte 488,5 MW’lık kapasite artışı sağlayan şirket, ulaştığı kurulu güç seviyesiyle büyümesini kararlılıkla sürdürdü. “Yenilenebilir enerjiye geçiş tercihin ötesinde bir zorunluluk” Amasya Merzifon’da yer alan Kayadüzü Rüzgar Enerjisi Santrali’nde düzenlenen Uçurtma Festivali’nde değerlendirmelerde bulunan Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, küresel enerji gündemine ilişkin şunları söyledi: “Dünyada son dönemde artan jeopolitik gerilimler ve lojistik aksamalar, enerji güvenliğini üretim hacminin ötesinde stratejik bir öncelik haline getirdi. Uluslararası öngörüler, bazı bölgelerde yaşanan üretim kayıplarının telafisinin iki yılı bulabileceğini gösteriyor. Bu tablo, yenilenebilir enerjiye geçişi artık bir tercih değil, zorunluluk haline getiriyor. 2026 yılı ilk çeyreği itibarıyla ülkemizin toplam kurulu gücünün 124.532 MW’a ulaştığını ve bu artışın büyük ölçüde güneş enerjisinden kaynaklandığını görüyoruz. Yenilenebilir kaynakların toplam kurulu güç içindeki payının yüzde 60’ı aşması, dönüşümün hızını ve ülkemizin başarısını net biçimde ortaya koyuyor.” “Temiz enerji, gelecek nesillere bırakılacak en değerli miras” Akbay, temiz enerjinin yalnızca bir yatırım alanı değil, aynı zamanda gelecek nesillere bırakılacak en değerli miras olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti: “Bugün burada uçurtmalarımızı yalnızca rüzgârla değil, daha temiz bir dünya umuduyla gökyüzüne bırakıyoruz. Geçtiğimiz yıl İzmir Seferihisar’da başlattığımız uçurtma festivalini bu yıl Merzifon’a taşıyarak çocuklarımızla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 2025 yılı boyunca rüzgar, güneş ve hidroelektrik santrallerimizden elde ettiğimiz 2,35 milyar kWh üretim ile yaklaşık 1 milyon hanenin enerji ihtiyacını temiz kaynaklardan karşıladık. Bu üretim sayesinde 1,4 milyon ton karbon salımını engelledik. Tüm bu çalışmaların arkasında çocuklarımıza daha yaşanabilir ve güvenli bir çevre bırakma motivasyonu bulunuyor.” Dijital dönüşüm ve depolama odaklı gelecek vizyonu Eksim Enerji’nin gelecek projeksiyonuna ilişkin bilgiler de veren Arkın Akbay, dijitalleşmenin verimli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, “Dijitalleşme yoluyla verim artışını, maliyet optimizasyonunu ve veri odaklı üretim modelini stratejimizin merkezine konumlandırıyoruz. Yapay zeka destekli tahminleme sistemlerinden dijital ikiz uygulamalarına kadar geniş bir teknoloji yelpazesini aktif olarak kullanıyoruz. Üretimi yalnızca kurulu güç üzerinden değil; en başta sürdürebilirlik olmak kaydıyla verimlilik, öngörülebilirlik, emre amadelik ve dayanıklılık temelinde ele alıyoruz. Rüzgar, güneş, bulut, nem ve su gibi tüm iklim verilerinden ekipman performansına kadar bütün parametreleri anlık olarak izliyoruz. Böylece operasyonel kararlarımızı tedarikçiden müşteriye uçtan uca optimize ediyoruz” diye konuştu. Depolama entegreli santral projelerine de değinen Akbay, Kırklareli’nden Antalya’ya uzanan 10 farklı sahada toplam 633 MW gücündeki yatırımlar için ön lisans süreçlerinin hızla ilerlediğini ifade etti. “Doğu ile Batı arasında enerji köprüsü kurmayı hedefliyoruz” Eksim Enerji’nin uluslararası yatırımlarına da değinen Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, şirketin bölgesel bir enerji oyuncusu olma vizyonunu şu sözlerle anlattı: “Türkiye’deki yatırımlarımızın yanı sıra yurt dışında da aktif olarak büyümeye devam ediyoruz. Gürcistan’da işletmede olan 2 hidroelektrik santralimize ek olarak devreye alınma aşamasında 1 güneş enerjisi santralimiz bulunuyor. Aynı ülkede geliştirme süreci devam eden 6 rüzgar ve 2 güneş projesiyle toplamda 700 MW kapasiteye ulaşmayı hedefliyoruz. Ukrayna’da ise işletmeye aldığımız 1 rüzgar santrali ve geliştirme aşamasındaki 1 proje ile toplam 360 MW’lık bir portföy oluşturmayı planlıyoruz.” Uçurtma Festivali’nin yeni durağı Amasya Merzifon Arkın Akbay son olarak Uçurtma Festivali’ne ilişkin olarak şu bilgileri paylaştı: “Yenilenebilir enerjiye ilişkin farkındalığın erken yaşlarda kazanılmasını son derece önemsiyoruz. Bu anlayışla İzmir Seferihisar’ın ardından Merzifon’da düzenlediğimiz Uçurtma Festivali’nde çocukları doğa, rüzgar ve temiz enerjiyle buluşturduk. Çocuklarımıza eğlenirken öğrenebilecekleri, doğayla ve rüzgârla doğrudan temas kurabilecekleri bir deneyim sunuyoruz. Ayrıca ‘Yeteri Kadar’ kampanyamız kapsamında düzenlediğimiz atölye çalışmalarında çocuklara çevre bilinci kazandırmayı hedefledik. Uçurtma festivallerimizi Türkiye’nin farklı bölgelerindeki santral sahalarımızda çocuklarla buluşturmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karaman’ın Rüzgarı Enerjiye Dönüşüyor! Haber

Karaman’ın Rüzgarı Enerjiye Dönüşüyor!

Türkiye’nin dört bir yanındaki yenilenebilir enerji yatırımlarıyla yeşil dönüşüme katkı sağlayan Eksim Enerji, rüzgar ve güneş odağındaki büyümesini yeni projelerle sürdürüyor. Şirket yapımı tamamlanan 70 MW kapasiteli Karaman RES projesiyle, 110 bin hanenin enerji ihtiyacının karşılanması planlıyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye’de Geyve RES ve Tokat RES kapasite artışı ile birlikte Yozgat RES, Viranşehir GES, Ukrayna’da Skole RES yatırımlarını devreye alan Eksim Enerji, 2026 yılı başında ise Susurluk RES, Hasanbeyli RES, Ovacık RES kapasite artışı ile Karaman RES yatırımını da başarıyla tamamladı. Bu sayede şirket yeni nesil, yüksek verimli 46 türbinle birlikte GES santralini devreye alarak toplam 515,7 MW’lık kurulu güç artışı gerçekleştirdi. Devreye giren santralleri ile rüzgar enerjisinde Türkiye’nin ilk 3 şirketi arasına girdiklerinin altını çizen Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay şunları söyledi: “Yoğun bir çalışmayla yeni güneş ve rüzgar enerjisi santrallerimizi ve kapasite artışlarımızı devreye almayı başardık. Son olarak Karaman RES’in tamamlanmasıyla birlikte farklı coğrafyalarda yürüttüğümüz yatırımlarımızda önemli bir eşiği daha geride bıraktık. Önümüzdeki dönemde ise ülkemizdeki portföyümüzü depolamalı elektrik üretim tesisleri, kapasite artışları ve bütünleşik güneş enerjisi tesisleri ile geliştirmeyi hedefliyoruz. Yurt dışında da Gürcistan’daki GES yatırımımızı devreye alma aşamasındayız. Doğudan batıya yenilenebilir enerji köprüsü olma hedefimizi üretim tesislerimizle güçlendiriyoruz.” “1,4 milyon ton karbon salımını engelledik” 2025’te elektrik üretimini 960 bin hanenin ihtiyacına denk olan 2,3 milyar kWh seviyesine taşıdıklarını ve 1,4 milyon ton karbon salımının önüne geçtiklerini söyleyen Akbay, “İklim krizinin etkileri ve fosil kaynakların tedarik zincirindeki kırılganlık her geçen gün daha belirgin hale geliyor. Enerji bağımsızlığının önemi artıyor. Böyle bir süreçte Türkiye’nin artan enerji ihtiyacına temiz, yerli, esnek ve güvenilir bir üretim yapısıyla yanıt vermek, kalkınmanın sürekliliği ve sürdürülebilirlik açısından stratejik bir zorunluluk haline geldi. Biz de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2035 Enerji Vizyonu doğrultusunda, yenilenebilir enerji kapasite artışını üretim sahasının ve ekipmanının verimliliğiyle yüksek emre amadelikle birlikte gerçekleştiriyor, enerji dönüşümündeki öncü rolümüzü bu stratejik odakla kuvvetlendirmeye devam ediyoruz” dedi. “COP31’de yenilenebilir enerji yatırımlarının önemi bir kez daha ortaya çıkacak” Kasım ayında Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31’de ülkemizdeki yenilenebilir enerji yatırımlarının öneminin bir kez daha ortaya çıkacağını belirten Arkın Akbay, “Uzun süredir gündemden düşmeyen iklim diplomasisi ve enerji bağımsızlığı jeopolitik gelişmelerle yeni bir boyuta ulaştı. Yerli ve uluslararası kaynaklardan sağlanacak ekonomik finansman kaynakları ile fosil kaynakları azaltıcı yönde enerji dönüşümü, yüksek katma değerli sanayi politikamızla bütünleşecek şekilde verimliliği artıran, toplam maliyeti düşüren kendini kanıtlamış teknoloji yatırımları birbirini destekleyerek sağlıklı büyümeyi güvence altına alıyor. Enerjiye uygun maliyetle erişimin güvence altına alınması ile toplumun refahının artması ve sürdürülebilir şekilde korunması için daha hızlı ve daha güvenli uygulama adımları atmamız elzem. COP31, bu çok katmanlı gündemin açık bir çerçevede ele alınmasına katkı sunarken, bu yolda taahhüt vermiş ülkelerin vizyonlarının yanı sıra uygulamaları ile de değerlendirileceği bir platform niteliği taşıyor. Dolayısıyla bu zirve, Türkiye’nin doğru politikalarının uygulamaya dönüştürdüğü yenilenebilir enerji yatırımları ile ekonomik rekabetçiliğinin yanı sıra sürdürülebilir kalkınmaya katkısını ve küresel iklim diplomasisindeki ağırlığını daha görünür hale getirmesi açısından son derece büyük önem taşıyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Schneider Electric Türkiye ve Orta Asya’da Üst Düzey Atama Haber

Schneider Electric Türkiye ve Orta Asya’da Üst Düzey Atama

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, Türkiye ve Orta Asya bölgesindeki stratejik liderlik kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Şirket bünyesindeki 18 yıllık kariyeri boyunca, Türkiye ve Orta Doğu ve Afrika bölgesi bağlantılı farklı coğrafyalarda, Proje Yönetimi, Servisler, Satış, Pazarlama ve Operasyonel Liderlik gibi pek çok kilit rolde bulunan Bihter Gönenli, Schneider Electric Türkiye ve Orta Asya bölgesine Güvenli Güç ve Veri Merkezleri İş Birimi Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. Nisan 2024’ten bu yana yürüttüğü Orta Asya Ülke Direktörlüğü (Azerbaycan, Gürcistan, Türkmenistan) görevinde güçlü iş birlikleri inşa eden Gönenli, yeni görevinde bölgenin hızla büyüyen kritik güç sistemleri, veri merkezi ve yapay zekâ altyapısı ekosistemindeki stratejik büyüme hedefine liderlik edecek. Gönenli, Schneider Electric kariyeri öncesinde ve sırasında edindiği proje geliştirme, proje yönetimi, servisler, satış, dijital enerji ve bölgesel yönetim tecrübesiyle, Güvenli Güç iş biriminin bölgedeki varlığını güçlendirmeye odaklanacak. ### Schneider Electric Hakkında Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, endüstrilerin, işletmelerin ve yaşam alanlarının elektrifikasyon, otomasyon ve dijitalleşme yoluyla daha verimli ve sürdürülebilir çalışmasını sağlar. Schneider Electric teknolojileri; binaları, veri merkezlerini, fabrikaları, altyapıları ve enerji şebekelerini açık ve birbirleriyle entegre ekosistemlere dönüştürerek performansı, dayanıklılığı ve sürdürülebilirliği güçlendirir. Akıllı cihazlardan yazılım tabanlı mimarilere, yapay zekâ destekli sistemlerden dijital servislere ve uzman danışmanlığına uzanan geniş portföyüyle Schneider Electric, 100’den fazla ülkede 160.000 çalışanı ve 1 milyon iş ortağıyla faaliyet göstermektedir. Schneider Electric, dünyanın en sürdürülebilir şirketleri arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Beykoz Kundura ve Institut Français Ortaklığında İstanbul CinéCollective Başvuruları Başladı Haber

Beykoz Kundura ve Institut Français Ortaklığında İstanbul CinéCollective Başvuruları Başladı

İstanbul CinéCollective, ilk ya da ikinci uzun metrajlı kurmaca, belgesel veya hibrit film projelerini geliştiren sinemacılar için açık çağrısını duyurdu. Institut Français ve Beykoz Kundura ortaklığıyla hayata geçirilen uluslararası konuk sanatçı programı ve atölye çalışması, 2026 edisyonunda İstanbul Film Festivali ve Köprüde Buluşmalar iş birliğiyle gerçekleştirilecek. Türkiye’den ve komşu ülkelerden yükselen sinemacıları Fransa’dan ve bölgeden önemli sinema profesyonelleriyle bir araya getiren İstanbul CinéCollective, proje geliştirme süreçlerini derinleştirmeyi ve bölgesel ölçekte iş birliklerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Katılımcılar; birebir mentorluklar, grup çalışmaları ve kolektif değerlendirme oturumları aracılığıyla projelerinin sanatsal ve yapım aşamalarını geliştirme imkânı bulurken, ortak yapım ve uzun vadeli iş birlikleri için de yeni bağlar kuruyor. Geleneksel atölye yapılarının ötesine geçen İstanbul CinéCollective, katılımcılar arasında bir topluluk oluşturmayı ve paylaşım odaklı bir üretim ortamı yaratmayı merkezine alıyor. Fikirlerin birlikte tartışıldığı ve zenginleştirildiği bu süreç, farklı ülkelerden sinemacılar arasında kalıcı ilişkilerin kurulmasını destekliyor. Program kapsamında belgesel ve kurmaca projeler için iki ayrı çalışma grubu oluşturulurken, tanınmış yönetmenlerin katılımıyla gerçekleşecek ustalık sınıfları (masterclass) tüm katılımcılara açık olarak planlanıyor. Ayrıca, anlatı kalıplarının ötesine geçen hibrit projelere özel bir önem veriliyor. Program Neler Sunuyor? Nisan 2026’da Beykoz Kundura’da gerçekleştirilecek bir haftalık kapasite geliştirme programı; proje yazımı, sunum (pitching) materyalleri ve sektörle buluşma süreçlerine odaklanan atölyeler, söyleşiler ve uluslararası paylaşımlar içeriyor. Katılımcılar ayrıca İstanbul Film Festivali kapsamında düzenlenen Köprüde Buluşmalar’a davet edilerek, bölgesel ve uluslararası karar vericilerle doğrudan temas kurma fırsatı yakalıyor. Kimler Başvurabilir? İstanbul CinéCollective; belgesel, kurmaca veya hibrit alanda üretim yapan, yaratıcı yöntemlerini derinleştirmek isteyen sinemacılara açık. Açık çağrı kapsamında katılımcılar; projelerin sanatsal niteliği, bölgesel gelişim potansiyeli ve sinemacıların programa olan motivasyonları doğrultusunda belirlenecek. Program; Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan, İran ve Türkiye vatandaşı sinemacıların başvurularına açık. Program Bilgileri Tarih: 8–13 Nisan 2026 Mekân: Beykoz Kundura, İstanbul Kategori: Belgesel / Kurmaca / Hibrit Film Önemli Tarihler Başvuru Dönemi: 15 Aralık – 17 Şubat Seçilen Projelerin Açıklanması: 24 Şubat Konuk Sanatçı Programı: 8–13 Nisan 2026 Katılım ücretsiz olup; konaklama, atölye programı ve program süresince ulaşım masrafları İstanbul CinéCollective tarafından karşılanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.