Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güven

Kapsül Haber Ajansı - Güven haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güven haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Emlak Katılım Tasarruf Finansman 1 Yaşında Haber

Emlak Katılım Tasarruf Finansman 1 Yaşında

Tasarruf finansman sistemini daha geniş kitlelerle buluşturan şirket, ilk yılında on binlerce ailenin ev, araç ve iş yeri sahibi olma hayallerine destek olurken, tasarruf kültürünün güçlenmesine ve sektörün gelişimine katkı sundu. Türkiye'nin ilk kamu sermayeli tasarruf finansman şirketi olarak sektöre yeni bir soluk getiren Emlak Katılım Tasarruf Finansman, faaliyetlerinin ilk yılını tamamladı. Emlak Katılım'ın güçlü kurumsal yapısı ve kamu bankası güvencesiyle tasarruf finansman modelini daha geniş kitlelerle buluşturan şirket, ilk yılında önemli bir büyüme ivmesi yakaladı. Tasarruflarını belirli bir plan dahilinde değerlendirerek faizsiz finansman modeliyle konut, araç veya iş yeri sahibi olmak isteyen vatandaşlara alternatif bir finansman imkânı sunan Emlak Katılım Tasarruf Finansman, on binlerce ailenin hayalini gerçeğe dönüştürdü. Gerçekleştirilen her teslimat, bir yandan birikimlerin somut bir varlığa dönüşmesini sağlarken diğer yandan konut ve otomotiv başta olmak üzere reel ekonomiye de katkı sağladı. Bir Yılda Sektöre Dinamizm Kattı Faaliyetlerinin ilk yılında ulaştığı müşteri sayısı ve gerçekleştirdiği teslimatlarla dikkat çeken Emlak Katılım Tasarruf Finansman, sektörün gelişimine ve dönüşümüne önemli katkılar sağladı. Türkiye’de bir kamu bankası iştiraki olarak tasarruf finansman sektöründe faaliyet gösteren ilk şirket olan kurum, kamu bankacılığının köklü deneyimini tasarruf finansman modeli ile bütünleştirerek sektöre yeni bir rekabet ve hizmet anlayışı kazandırdı. Emlak Katılım’ın sektöre dâhil olması, tasarruf finansman modelinin daha geniş kitlelerce tanınmasına, finansal sistemde alternatif kanalların güçlenmesine ve vatandaşların farklı finansman seçeneklerine erişiminin kolaylaşmasına zemin hazırladı. Şirket, ilk faaliyet yılında yalnızca büyümeyi değil; güven, erişilebilirlik, ve finansal kapsayıcılık temelinde güçlü, kalıcı ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmayı başardı. “İlk Yılımızda Güçlü Bir Güven İnşa Ettik” Emlak Katılım Genel Müdürü ve Emlak Katılım Tasarruf Finansman Yönetim Kurulu Başkanı Onur Gök, şirketin ilk yıl performansına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Emlak Katılım Tasarruf Finansman olarak henüz birinci yılımızı geride bırakırken ulaştığımız nokta bizim için büyük bir gurur kaynağı. Tasarrufların ekonomiye kazandırılması ve vatandaşlarımızın kendi birikimleriyle hedeflerine ulaşabilmelerine imkân sunulması bizim için büyük önem taşıyor. Emlak Katılım'ın güven ve deneyimini tasarruf finansman alanına taşıyarak sektöre dinamizm kazandırdığımıza inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de müşteri odaklı yaklaşımımızı, teknolojik altyapımızı ve ürün çeşitliliğimizi geliştirerek daha fazla vatandaşımıza ulaşmayı hedefliyoruz. Amacımız tasarruf kültürünün güçlenmesine katkı sağlayan, finansal erişilebilirliği artıran ve ülkemizin ekonomik kalkınmasına değer katan kalıcı bir yapı oluşturmak.” Emlak Katılım Tasarruf Finansman, birinci yılında elde ettiği deneyim ve oluşturduğu güçlü müşteri tabanıyla ikinci yılına daha büyük hedeflerle girerken, “tasarruf eden, üreten ve ekonomiye kazandıran Türkiye” vizyonuna katkı sunmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CCN Holding’e Happy Place to Work Bilim Kurulu’ndan ‘Harika Çalışma Ortamı’ Sertifikası Haber

CCN Holding’e Happy Place to Work Bilim Kurulu’ndan ‘Harika Çalışma Ortamı’ Sertifikası

Çalışan deneyimini kurum kültürünün temel unsurlarından biri olarak konumlandıran CCN Holding, Happy Place to Work Bilim Kurulu tarafından 2026 yılında yürütülen değerlendirme sonucunda Harika Çalışma Ortamı Sertifikası’nın (Great Work Environment) sahibi oldu. Happy Place to Work değerlendirme sürecinde kurumlar, kültür, liderlik yaklaşımı, çalışan bağlılığı, çeşitlilik, eşitlik ve güven gibi başlıklarda kapsamlı analizlerden geçiyor. Değerlendirme sürecinde çalışan geri bildirimleri ile organizasyonun insan kaynakları uygulamaları birlikte ele alınıyor. CCN Holding’in Harika Çalışma Ortamı Sertifikası’nı almaya hak kazanması, holdingin insan odaklı yönetim anlayışını, çalışan deneyimine verdiği önemi ve grup genelinde ortak değerler etrafında şekillenen kurum kültürünü ortaya koyuyor. “Herkesin katkısının önemsendiği bir kültür yaratmayı önceliklendiriyoruz” CCN Holding İnsan ve Kültür Grup Başkanı Pınar Akbulut, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Çalışan deneyimini kurum kültürümüzün temel bir parçası olarak görüyoruz. Happy Place to Work tarafından verilen Harika Çalışma Ortamı Sertifikası’nı da bu yaklaşımımızın önemli bir göstergesi olarak değerlendiriyoruz. CCN Holding olarak çalışanlarımızın kendilerini değerli, güvende ve ait hissettikleri bir çalışma ortamı oluşturmayı, farklılıkların desteklendiği, fikirlerin özgürce ifade edilebildiği ve herkesin katkısının önemsendiği bir kültür yaratmayı önceliklendiriyoruz. Bu sertifika, attığımız adımların çalışanlarımızın deneyimlerinde de karşılık bulduğunu görmek açısından bizim için çok kıymetli. Önümüzdeki dönemde de çalışanlarımızın ihtiyaç ve beklentilerini dinlemeye, deneyimlerini geliştirmeye ve CCN Holding’i tüm çalışma arkadaşlarımız için daha iyi bir çalışma ortamı haline getirmeye devam edeceğiz.” CCN Holding Hakkında 2007 yılında başlayan yolculuğunu bugün yaklaşık 10.000 çalışanıyla sürdüren CCN Holding; inşaat, sağlık, entegre tesis yönetimi, teknoloji, eğitim, turizm ve yat gibi birçok sektörde faaliyet göstermektedir. Grup, yatırımlarını kalite, güven ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda, geleceğe değer katan stratejik adımlar olarak konumlandırmaktadır. Ulusal ve uluslararası ölçekte prestijli projelere imza atan CCN Holding; Zaha Hadid imzalı Bakü Haydar Aliyev Kültür Merkezi ve Bakü Alev Kuleleri gibi ikonik projelerle global referans gücü kazanmış; Türkiye’nin ilk şehir hastanesi olan Mersin Şehir Hastanesi ve dünyanın tek parçada yapılan en büyük hastanesi Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ile sağlık yatırımları ve işletmeciliğinde öncü rol üstlenmiştir. CCN Holding, inşa ettiği projeleri sürdürülebilir işletme modelleriyle yönetmekte; sağlık kampüslerinden otellere, AVM’lerden enerji tesislerine kadar geniş bir yelpazede entegre tesis yönetimi hizmetleri sunmaktadır. Teknoloji alanında faaliyet gösteren INFERA ve WISERA markalarıyla dijital altyapı, yazılım, veri analitiği ve sistem entegrasyonu çözümleri geliştirerek operasyonel mükemmeliyet ve veriye dayalı yönetim yetkinliği sağlamaktadır. Turizm, gastronomi ve deneyim tasarımı alanında Altunizade Suites by Curio, Lokanta Yoğurt, Fami, The Cube.ist markalarıyla yaşam tarzı odaklı bir hizmet ekosistemi kuran CCN Holding, yenilikçi ve sürdürülebilir yatırımlarıyla geleceği şekillendirmeye devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

RAMS Türkiye'den Konutta Yeni Finansman Hamlesi Haber

RAMS Türkiye'den Konutta Yeni Finansman Hamlesi

Aralık 2027'de teslim edilmesi planlanan projeye ilişkin kampanyayı yeni marka yüzleri Hazal Kaya ve Ali Atay ile birlikte duyuran RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Devran Bülbül, “İnsanlara yalnızca bir konut değil, güvenle ve huzurla yaşayabilecekleri bir hayat sunmayı hedefliyoruz. Hazal Kaya ve Ali Atay ile başlattığımız bu uzun soluklu iş birliği de aynı yaşam anlayışını ve 'İyi ki Buradayız' mesajını daha geniş kitlelerle buluşturacak” dedi. İstanbul'un en büyük ölçekli kentsel dönüşüm projelerinden biri olan RAMS Park House Maslak, konut sahibi olmak isteyenler için yeni bir finansman kampanyası başlattı. RAMS Türkiye, projede 60 aya varan vade ile ev sahibi olma imkânı sunarken, markanın yeni iletişim dönemini de duyurdu. Bu kapsamda ünlü oyuncular Hazal Kaya ve Ali Atay, iki yıllık iş birliğiyle RAMS Türkiye'nin yeni marka yüzleri oldu. Düzenlenen basın toplantısında konuşan RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Devran Bülbül, mevcut ekonomik koşullarda konuta erişimin önündeki en büyük engelin finansman olduğuna dikkat çekerek, insanların güvenli ve nitelikli konuta ulaşmasını kolaylaştıracak çözümler geliştirmeye devam ettiklerini söyledi. Bülbül, “Bugün insanların konut alırken en fazla zorlandığı konu finansman. Biz de bu noktada sorumluluk alarak müşterilerimize uzun vadeli ödeme kolaylığı sunuyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni kampanyayla RAMS Park House Maslak'ta 60 aya varan vade imkânı sağlıyoruz. İnsanların güvenle yaşayabilecekleri evlere ulaşmasını kolaylaştırmak istiyoruz. Proje daha tamamlanmadan yaklaşık yüzde 20 değer artışı sağladı. Şehrin ihtiyaçlarına cevap veren, insanların 'İyi ki Buradayız' diyeceği yaşam alanları kazandırıyoruz” dedi. “İyi ki Buradayız” ile yeni iletişim dönemi RAMS Türkiye, Hazal Kaya ve Ali Atay ile hayata geçirdiği iki yıllık iş birliğiyle yeni marka iletişim dönemini de başlattı. “İyi ki Buradayız” söylemiyle hazırlanan ve televizyon ekranlarında izleyiciyle buluşan kampanya; güven, aile, komşuluk ve aidiyet duygularını merkeze alıyor. Hazal Kaya ve Ali Atay’ın rol aldığı reklam filmi, RAMS’ın yaşam alanlarına bakışını ve sunduğu yaşam deneyimini, insanların kendilerini ait ve güvende hissedecekleri bir yaşam kültürüyle birlikte anlatıyor. Devran Bülbül, Hazal Kaya ve Ali Atay ile yapılan iş birliğine ilişkin de şu değerlendirmede bulundu: “Biz sadece tanınmış isimlerle çalışmak istemedik. Güveni, samimiyeti, aileyi ve doğallığı hayatlarında da temsil eden yol arkadaşları arıyorduk. Hazal Kaya ve Ali Atay'ın bu değerlerle doğal bir uyum yakaladığını düşünüyoruz. Bu birlikteliği, ortak değerler etrafında şekillenen uzun soluklu bir marka iş birliği olarak görüyoruz.” Hazal Kaya: “Kendimizi içinde görebildiğimiz bir hikâyenin parçası olduk” RAMS Türkiye ile yollarının ortak değerler sayesinde kesiştiğini belirten Hazal Kaya ise şunları söyledi: “Bir iş birliğinde benim için en önemli konu güven. RAMS ile tanıştığımızda sadece bir reklam filmi çekmeyeceğimizi hissettik. Kendimizi içinde görebildiğimiz, aileyi, güveni ve aidiyet duygusunu anlatan gerçek bir hikâyenin parçası olduk. İstanbul'a geldiğimizde yaşayacağımız evimizin de RAMS Park House Maslak'ta olması, bu hikâyeyi bizim için çok daha gerçek ve samimi kılıyor. Bu samimiyetin izleyiciye de geçeceğine inanıyorum.” Ali Atay da projede yer alma nedenlerini şu sözlerle anlattı: “Bizim için önemli olan anlatılan hikâyeye inanabilmekti. RAMS'ın ortaya koyduğu yaşam anlayışı bize çok yakın geldi. Bu nedenle süreç bizim açımızdan oldukça doğal gelişti. İnsanların kendilerini evlerinde hissedebilecekleri bir yaşam fikrini anlatıyor olmak bizim için çok kıymetli.” All In One yaşam konseptiyle öne çıkıyor 409 bin metrekarelik inşaat alanında geliştirilen RAMS Park House Maslak, 10 blok ve yaklaşık 3 bin bağımsız bölümden oluşan yapısıyla Türkiye'nin en kapsamlı dönüşüm projeleri arasında yer alıyor. Proje, yaklaşık 10 bin 900 metrekarelik çarşı alanı, açık ve kapalı yüzme havuzları, gökyüzü havuzu, gökyüzü terası, spor alanları, Yoga & Zen stüdyosu, ortak çalışma alanları, kreş, klinik, çocuk oyun alanları, bisiklet parkurları ve sosyal yaşam alanlarıyla All In One konseptini hayata geçiriyor. Geniş daire tipleriyle dikkat çeken RAMS Park House Maslak; 1+1’den 4+1’e uzanan, teraslı, balkonlu ve bahçeli konut alternatifleriyle farklı yaşam beklentilerine yanıt veriyor. Aralık 2027 teslim tarihli proje; Maslak'ın merkezindeki konumu ve güçlü ulaşım bağlantıları, modern mühendislik yaklaşımı ve kapsamlı sosyal donatılarıyla İstanbul'da yaşam, yatırım ve kentsel dönüşümün yeni referans noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Türkiye yatırımlarına devam ediyor 38 yılı aşkın deneyime sahip RAMS; bugün 4 ülkede, 9 şehirde, 100'ün üzerinde proje ve 6 milyon metrekarenin üzerinde tamamlanan inşaat alanıyla faaliyet gösteriyor. Türkiye'yi en önemli büyüme merkezlerinden biri olarak konumlandıran şirket, İstanbul başta olmak üzere yeni konut ve karma yaşam projeleriyle yatırımlarını sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yılda 6,1 Milyon Etkileşimden Çıkan Müşteri Deneyimi İçgörüsü Haber

Yılda 6,1 Milyon Etkileşimden Çıkan Müşteri Deneyimi İçgörüsü

fzlPLUS, yıllık 6,1 milyonun üzerinde müşteri etkileşiminde ulaştığı yüzde 80 ilk temasta çözüm başarısıyla; teknoloji, operasyonel hafıza ve insan uzmanlığını birlikte çalıştıran deneyim modelinin sahadaki karşılığını ortaya koyuyor. Müşteri hizmetlerinde başarı çoğu zaman hız, yanıt süresi ve çağrı karşılama oranları üzerinden değerlendiriliyor. Oysa müşteri açısından deneyimin en kritik anı, sorunun ilk temas içinde doğru anlaşılması ve çözüm yolunun netleşmesi. Müşteri aynı konu için yeniden etkileşime geçmek zorunda kaldığında, farklı temsilcilere aynı bilgileri tekrar aktardığında veya daha önce paylaştığı detaylar yeniden sorulduğunda süreç uzamakla kalmıyor; markanın kendisini tanıma ve süreci sahiplenme kapasitesi de sorgulanmaya başlıyor. Bu nedenle ilk temasta çözüm, yani FCR, çağrı merkezi operasyonlarının verimlilik başlığından çıkarak güven, sadakat, müşteri eforu ve elde tutma performansını birlikte etkileyen kritik bir müşteri deneyimi göstergesine dönüşüyor. Müşteri için iyi hizmetin ilk ölçütü çözüm Genesys’in The State of Customer Experience raporu, çözümün müşteri beklentileri içindeki yerini net biçimde ortaya koyuyor. 5.232 tüketici ve 1.181 müşteri deneyimi karar vericisiyle yapılan küresel araştırmaya göre, tüketicilerin yüzde 82’si bir şirketin ancak sunduğu müşteri hizmeti kadar iyi olabileceğine inanıyor. Tüketicilere bir müşteri hizmetleri etkileşiminde en çok neye değer verdikleri sorulduğunda ise yüzde 49 ile sorunun ilk etkileşimde çözülmesi ilk sırada, hızlı yanıt ise yüzde 48 ile ikinci sırada yer alıyor. Aynı rapor, kötü hizmet deneyimlerinin müşteri davranışına doğrudan yansıyabildiğini gösteriyor. Tüketicilerin yüzde 30’u son bir yılda kötü müşteri hizmetleri deneyimi nedeniyle bir şirketle iş yapmayı bıraktığını belirtirken, yüzde 53’ü favori markalarında bile 2 ila 5 kötü hizmet etkileşiminden sonra başka bir markaya geçebileceğini söylüyor. Bu veri, müşteri hizmetlerinin markalar için sadakat ve ciro koruma kapasitesini etkileyen kritik bir temas alanı olduğunu ortaya koyuyor. Tekrar temas güveni aşındırıyor Müşterinin önceki temasının, açık aksiyonlarının, kanal geçmişinin ve çözüm beklentisinin aynı bağlam içinde görülememesi, çözüm sürecini uzatırken müşteri eforunu da artırıyor. ContactBabel verilerine göre, tüketicilerin ortalama yüzde 51’i sorun ve şikâyetlerinin çözülmesi için markalarla birden fazla kez etkileşime geçmek zorunda kalıyor. Bu noktada asıl mesele, bir kaydı ilk görüşmede kapatmakla sınırlı kalmıyor. Müşterinin ihtiyacını doğru anlamak, gerekli bilgiyi temsilcinin önüne getirmek ve aynı sorunun yeniden temas yaratmasını engellemek gerekiyor. Çözülemeyen her temas yeniden etkileşim ihtimalini artırırken, kopan her bağlam müşteri güvenini zayıflatıyor. fzlPLUS ilk temasta çözüm başarısını nasıl güçlendiriyor? Yüksek çözüm oranı; doğru veri, korunan bağlam, akıllı önceliklendirme ve yetkin insan temasının aynı yapı içinde çalışmasıyla oluşuyor. fzlPLUS’ın deneyim modelinde bu yapı, teknoloji ve insan uzmanlığının birlikte kurgulanmasıyla kuruluyor. fzlPLUS tarafından geliştirilen OmniFlow omnichannel deneyim orkestrasyonu altyapısı, farklı kanallardan gelen müşteri temaslarını aynı operasyonel hafızada buluşturuyor. Müşteri WhatsApp üzerinden bir talep başlatıp daha sonra çağrı merkezini aradığında süreç sıfırdan başlamıyor; önceki temaslar, açık aksiyonlar, müşteri ihtiyacı ve çözüm geçmişi temsilcinin ekranına taşınıyor. Yapay zekâ destekli sınıflandırma ve konuşma analitiği, temasın konusunu, aciliyetini ve duygu tonunu anlamaya katkı sağlıyor. Yetkin insan temsilciler ise bu bağlamı empati, muhakeme ve çözüm üretme becerisiyle tamamlıyor. fzlPLUS, yıllık 6,1 milyonun üzerinde müşteri etkileşimini yönettiği operasyonlarında yüzde 80 ilk temasta çözüm oranına ulaşarak bu yaklaşımın sahadaki karşılığını görünür kılıyor. fzlPLUS Genel Müdürü Hüseyin Yerçok, ilk temasta çözüm oranının müşteri deneyiminde belirleyici bir güven göstergesi olduğunu belirterek şunları söyledi: “Müşteri için en değerli temas, sorununun anlaşıldığını ve çözüm yolunun netleştiğini hissettiği andır. Bugün sürdürülebilir büyüme, yeni müşteri kazanmanın yanında mevcut müşterinin deneyimini tutarlı biçimde yönetebilmeyi de gerektiriyor. Bu nedenle ilk temasta çözüm oranını yalnızca bir performans metriği olarak okumuyor; müşteri sadakati, elde tutma ve ilişki kalitesini güçlendiren stratejik bir gösterge olarak ele alıyoruz. Bu performansın arkasında teknoloji, operasyonel hafıza, doğru veri ve insan uzmanlığını aynı deneyim mimarisinde buluşturan çalışma modelimiz bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İkinci El Araç Satışında Fiyat Kadar Güven de Öne Çıkıyor Haber

İkinci El Araç Satışında Fiyat Kadar Güven de Öne Çıkıyor

Teklifin nasıl belirlendiği, ekspertiz sonrasında nasıl bir süreç izleneceği ve ödemenin güvenli şekilde gerçekleşmesi de satış kararında önem kazanıyor. Otoboom, teknoloji ile fiziksel hizmeti bir araya getiren modeliyle araç satışında güven ve şeffaflığı da sürecin merkezine yerleştiriyor. İkinci el otomobil satışında araç sahiplerinin öncelikli sorularından biri uzun yıllardır “Aracımı ne kadara satabilirim?” oldu. Ancak dijitalleşmeyle birlikte bilgiye erişimin kolaylaşması, fiyatların daha rahat karşılaştırılabilmesi ve araç satışında alternatif kanalların çoğalması, tüketicinin beklentisini de değiştirdi. Bugün araç sahipleri yalnızca yüksek bir teklif değil; bu teklifin neye göre belirlendiğini anlayabildikleri, ekspertiz ve değerleme aşamalarını takip edebildikleri, satışın sonunda sürprizlerle karşılaşmadıkları ve ödeme sürecinden emin oldukları bir deneyim arıyor. Bu değişim, ikinci el otomobil pazarında araç sahiplerinin satış kanalı tercihinde dikkate aldığı kriterleri de çeşitlendiriyor. Fiyat, satış kararının önemli unsurlarından biri olmaya devam ederken; güven, şeffaflık ve sürecin öngörülebilirliği de araç sahiplerinin değerlendirdiği kriterler arasında yer alıyor. Güven, ekspertizden ödemeye kadar bütün süreci kapsıyor İkinci el araç satışında güvenin en kritik aşamalarından birini ekspertiz oluşturuyor. Aracın mekanik durumundan hasar geçmişine, kilometresinden kaporta ve boya durumuna kadar pek çok unsur hem aracın gerçek durumunun hem de değerinin belirlenmesinde rol oynuyor. Otoboom’da araç sahibi, aracına ilişkin temel bilgileri dijital platform üzerinden paylaşarak online ön değerleme sürecini başlatabiliyor. Ardından gerçekleştirilen fiziki ekspertizle aracın mevcut durumu detaylı biçimde değerlendiriliyor ve ekspertiz sonucunda satın alma teklifi oluşturuluyor. Böylece süreç yalnızca “bir fiyat verme” yaklaşımından çıkarak, veri, fiziki inceleme ve şeffaf süreç yönetiminin birlikte çalıştığı bir satış deneyimine dönüşüyor. “En yüksek fiyat” kadar “bu fiyatın arkasında kim var?” sorusu da önemli İkinci el araç satışında dijital kanalların yaygınlaşması araç sahiplerine daha fazla seçenek sunarken, güvenilir bilgi ve işlem güvenliği ihtiyacını da artırıyor. Tüketiciler açısından teklifin yüksekliği kadar, teklifin hangi kriterlerle oluşturulduğu ve satış sürecinin güvenilir bir yapı üzerinden ilerlemesi de önem taşıyor. Otoboom, bu noktada dijitalleşmeyi yalnızca süreci hızlandıran bir araç olarak değil, satışın her aşamasını daha anlaşılır ve öngörülebilir hale getiren bir altyapı olarak konumlandırıyor. Online değerlemeden fiziki ekspertize, fiyat teklifinden noter devri ve güvenli ödeme sürecine kadar tüm adımlar birbirini tamamlayan tek bir yapı içerisinde ilerliyor. Araç sahibinin yalnızca aldığı teklife değil, sürecin tamamına güvenmesi gerekiyor Otoboom Ticari Operasyonlar Direktörü Murat Karademir, ikinci el otomobil satışında güvenin önemine dikkat çekerek konuyla ilgili şunları söyledi: “İkinci el araç satışında fiyat elbette çok önemli. Ancak araç sahibi için iyi bir satış deneyimi yalnızca yüksek bir teklif almakla sınırlı değil. Teklifin nasıl oluştuğunu bilmek, ekspertiz sonrasında nasıl bir süreçle karşılaşacağını öngörebilmek ve satış tamamlandığında ödemesini güvenle alacağından emin olmak istiyor. Bizim için güven tam olarak burada başlıyor. Otoboom’da teknolojiyi yalnızca daha hızlı fiyat vermek için değil, satış sürecindeki belirsizlikleri azaltmak için kullanıyoruz. Hedefimiz, araç sahibinin ilk değerlemeden satışın tamamlanmasına kadar sürecin her adımını bildiği ve kendisini güvende hissettiği şeffaf bir satış modeli oluşturmak.” İkinci el otomobil sektöründe dijitalleşmenin bir sonraki aşamasının yalnızca işlemleri online ortama taşımak değil, belirsizliği azaltmak olduğuna dikkat çeken Otoboom; yapay zeka ve veri analitiği destekli değerleme altyapısını fiziksel ekspertiz, doğrudan müşteri iletişimi ve güvenli ödeme süreçleriyle tamamlıyor. Otoboom, bu yaklaşımla araç satışında fiyatın yanı sıra hız, şeffaflık, güven ve kullanıcı deneyiminin birlikte ele alındığı daha öngörülebilir bir satış süreci sunmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Boreas'tan Kurumsal Dönüşüme Stratejik Adım Haber

Boreas'tan Kurumsal Dönüşüme Stratejik Adım

Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Boreas Genel Müdürü İsmail Yamangil, sürdürülebilir liderliğe giden yolda kurum kültürünün oynadığı kritik role dikkat çekerek şunları söyledi: “Geleceğimizi inşa ederken en büyük gücümüzü ileri teknolojimizden, operasyonel yetkinliğimizden ve insan kaynağımızın ortak enerjisinden alıyoruz. Büyümemizi taşıyacak en sağlam altyapı ise ortak kurum kültürümüzdür. Bu değerleri oluştururken potansiyelimizi en üst seviyeye çıkaracak, ortak aklı ve dayanışmayı besleyecek bir iklim yaratmayı hedefledik. Global arenadaki farkımızı, yüksek mühendislik gücümüz ve değişim anlarındaki ortak reflekslerimizle ortaya koyuyoruz. Bugün paylaştığımız Pusula ile bizi zirveye taşıyacak ilkeleri şirketimizin ortak duruşu haline getiriyoruz. Bu sağlam temeller üzerinde yükselen misyonumuzla; veri merkezlerinden modern ticari binalara kadar geleceği şekillendiren altyapıları yenilikçi iklimlendirme, güç ve yönetim teknolojilerimizle sürdürülebilir kılacak ve dijital dönüşümün geleceğini verimlilik ve güvenle inşa edeceğiz.’’ Lansmanda söz alan Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Doğan Erdoğan, Pusula değerlerinin şirketin mühendislik, üretim, ürün geliştirme ve teknoloji vizyonuna entegrasyonunu aktardı. Erdoğan, verimlilik ve güven odaklı mühendislik anlayışını bu değerlerle harmanlayarak, geleceğin altyapılarını inşa etmeyi sürdüreceklerini vurguladı. Pusula Değerleri Boreas İsminin Özüne ve Rüzgarın Gücüne Atıfta Bulunuyor Lansmanın devamında İnsan Kaynakları Müdürü Gonca Kanat, Pusula’nın mimarisini ve değerlerin çıkış noktasını detaylandırdı. Kanat, altı temel değerin baş harflerinden oluşan P-U-S-U-L-A kelimesinin, şirkete adını veren kuzey rüzgarı Boreas’ın yön gösteren gücüne doğrudan bir gönderme taşıdığını belirtti. İlkelerin sadece sözde kalmayıp günlük iş süreçlerine yansıyan somut ve gözlemlenebilir davranışlara dönüşmesini hedeflediklerini vurgulayan Kanat, sözlerini şöyle sürdürdü: “Pusula’mızı oluşturan altı temel değeri tanımlarken; başarılarımız ve kalite anlayışımızla duyduğumuz Gurur (Proud), güçlü bir ekip ruhuyla tek vücut olma Birliktelik (United), ustalığımızla müşterilerimize değer yaratma Yetkinlik (Skilled), açık,dürüst ve şeffaf bir duruş Dürüstlük (Upright), kalıcı etki yaratan uzun vadeli bir bakış açısı Kalıcı etki (Lasting) ve çözüm odaklı harmoni ve hız Çeviklik (Agile) ilkelerini esas aldık. Boreas kelimesinin anlamına ve rüzgarın yön verme gücüne atıfta bulunan bu pusulayı günlük çalışma hayatımızın odağına yerleştirerek geleceğe emin adımlarla yürüyoruz.” Fabrikada Eğlenceli ve Unutulmaz Bir Gün Bilgilendirme oturumlarının ardından etkinlik, fabrika bahçesinde düzenlenen mangal partisi ve canlı müzikle devam etti. Yönetimin ve tüm çalışanların bir arada vakit geçirdiği organizasyonda Boreas, yeni kurum kültürünü yüksek bir enerjiyle karşıladı. Boreas başta veri merkezleri olmak üzere endüstriyel yapılar için yenilikçi ve sürdürülebilir iklimlendirme teknolojileri sunmaya, dijital dönüşümün geleceğini verimlilik ve güvenle inşa etmeye kararlılıkla devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin En Saygın Ödülleri, İtibar Zirvesi’nde Sahiplerini Bulacak! Haber

Türkiye’nin En Saygın Ödülleri, İtibar Zirvesi’nde Sahiplerini Bulacak!

İtibar Araştırmasını farklı kılan en önemli unsur, sonuçların bağımsız ve şeffaf bir araştırma metodolojisine dayanması. Araştırma, hazır marka listeleri yerine açık uçlu sorular kullanarak tüketicilerin her sektörde akıllarına ilk gelen kurumları belirliyor. Böylece markaların listelerde yer aldıkları için değil, gerçekten zihinlerde yer ettikleri için öne çıkmaları sağlanıyor. İkinci aşamada ise finalist markalar farklı bir katılımcı grubu tarafından güven, saygı, kalite ve sosyal sorumluluk boyutlarında değerlendiriliyor. İki aşamalı bu model sayesinde her markanın nihai itibar skoru, yalnızca bilinirliğini değil toplumdaki algısının niteliğini de yansıtıyor. İtibar tek boyutlu değil Araştırmanın ortaya koyduğu puanlama sistemi, aynı toplam skora sahip iki markanın farklı güçlü yönlere sahip olabileceğini de gösteriyor. Bir marka güven algısıyla öne çıkarken, bir diğeri sosyal sorumluluk ya da kalite performansıyla aynı başarıya ulaşabiliyor. Bu yönüyle çalışma, klasik sıralamaların ötesine geçerek kurumlara itibarlarının hangi alanlarda güçlendiğini gösteren stratejik bir veri seti sunuyor. Türkiye’yi temsil eden toplam 6 bin 400 katılımcıyla yürütülen araştırma; bankacılıktan otomotive, e-ticaretten sigortaya, GSM’den market ve holdinglere kadar 10 sektörü kapsıyor. Her marka yalnızca kendi sektöründeki rakipleriyle değerlendiriliyor ve sektörünün en yüksek puanına ulaşan kurum İtibar Ödülü’nün sahibi oluyor. Ödüllerin arkasında araştırma var İtibar Ödülleri, tek seferlik bir başarıyı ödüllendirmenin ötesinde, Türkiye’de itibarın yıllar içinde izlenebileceği sürdürülebilir bir ölçüm sisteminin ilk adımını oluşturuyor. Araştırmanın her yıl tekrarlanmasıyla birlikte kurumlar, itibar performanslarını zaman içinde karşılaştırabilecek ve gelişim alanlarını somut veriler üzerinden takip edebilecek. İtibar Ödülleri, 24 Eylül 2026’da Hilton Istanbul Bosphorus’ta düzenlenecek İtibar Zirvesi kapsamında sahiplerini bulacak. Zirvede araştırmanın bulguları uzmanlar tarafından değerlendirilecek, güven, kurumsal saygınlık ve toplumsal meşruiyet üzerine gerçekleştirilecek oturumlarla Türkiye’de itibar yönetiminin geleceği tartışılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Erkunt Traktör'den Çiftçi Odaklı Yaklaşım Haber

Erkunt Traktör'den Çiftçi Odaklı Yaklaşım

Tarım sektöründe kalıcı başarının yalnızca iyi bir ürün geliştirmekle değil, çiftçiye verilen sözün yerine getirilmesiyle mümkün olduğunu belirten Erkunt Traktör CEO’su Tolga Saylan, aldıkları her kararda çiftçinin ihtiyaçlarını ve memnuniyetini merkeze koyduklarını söyledi. Bir traktörün gerçek değerinin satış günü değil, yıllar sonra tarlada çalışmaya devam ettikçe ortaya çıktığını vurgalayan Tolga Saylan, “Bizim odağımız hiçbir zaman yalnızca üretim olmadı. Bir ürünü geliştirirken performansı kadar dayanıklılığına, yakıt verimliliğine, bakım maliyetine ve satış sonrasında çiftçimize sağlayacağı güvene de aynı önemi veriyoruz. Traktörlerimize 3 yıl, yerli eCapra motorumuza ise 5 yıl garanti sunabiliyor olmamızın temelinde de bu yaklaşım var. Bir ürünün arkasında durabiliyorsanız, aslında verdiğiniz sözün de arkasında duruyorsunuz demektir.” diye konuştu. YERLİ MÜHENDİSLİK GÜCÜ Tarımın yalnızca traktörden ibaret olmadığının altını çizen Saylan,“Çiftçimizin işi tarlaya traktör götürmekle bitmiyor. Bu nedenle biz de çözüm üretirken daha geniş bir perspektifle hareket ediyoruz. Hisarlar Tarım Makineleri ile ekipman tarafında da çiftçilerimizin ihtiyaçlarına cevap veriyor, yerli mühendislik gücümüzü uluslararası bilgi ve tecrübeyle buluşturarak geliştirdiğimiz ürünleri dünyanın farklı coğrafyalarına ArmaTrac adıyla ulaştırıyoruz. Ancak bizim için büyümenin en önemli göstergesi ihracat rakamları değil; hangi ülkede olursa olsun markamızın sağlam köklere sahip bir marka haline gelmesi, ürünümüzü kullanan çiftçinin aynı kaliteyi, aynı hizmet anlayışını ve aynı güven duygusunu yaşayabilmesidir” ifadelerini kullandı. BU BAŞARI HEPİMİZİN... Tolga Saylan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün geldiğimiz noktaya tek başımıza ulaşmadık. Çalışanlarımızın emeği, bayilerimizin ve servislerimizin özverisi, tedarikçilerimizin katkısı ve en önemlisi çiftçilerimizin bize duyduğu güven, Erkunt Traktör’ü bugün olduğu yere taşıdı. Bizim sorumluluğumuz ise bu güveni korumak ve her gün daha ileriye taşımaktır. Tarım uzun soluklu bir iştir. Biz de attığımız her adımı aynı bakış açısıyla planlıyor; mühendisliğimize, insan kaynağımıza, iş ortaklarımıza ve satış sonrası hizmetlerimize yatırım yaparken tek bir hedefi esas alıyoruz: Yıllar sonra da tercih edilen, güvenilen ve tavsiye edilen bir marka olmaya devam etmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KKTC Gayrimenkulünde Düzenlemeler Planlı Projelere İlgiyi Artırıyor Haber

KKTC Gayrimenkulünde Düzenlemeler Planlı Projelere İlgiyi Artırıyor

Sektör temsilcileri, yatırımcıların artık yalnızca fiyat avantajına değil; hukuki güvence, kurumsal geliştirici, planlı yaşam konsepti ve uzun vadeli değer potansiyeline de odaklandığını belirtiyor… Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin yürürlüğe giren yeni düzenlemeler, gayrimenkul sektöründe yeni bir dönemin kapısını araladı. Yatırım süreçlerini daha şeffaf ve kontrollü hâle getirmeyi amaçlayan düzenlemelerle birlikte yatırımcıların karar verme kriterlerinde de önemli bir değişim yaşanıyor. Sektör değerlendirmelerine göre, yatırımcılar artık yalnızca satış fiyatı veya kısa vadeli getiri beklentisiyle hareket etmiyor. Projelerin yasal süreçlere uygunluğu, geliştirici firmanın sektördeki deneyimi, teslim performansı, yaşam konsepti ve bulunduğu bölgenin gelişim potansiyeli yatırım kararlarında daha belirleyici hâ le geliyor. Özellikle uluslararası yatırımcıların güven odaklı yaklaşımı, kurumsal şirketler tarafından geliştirilen planlı projelere olan ilgiyi artırıyor. Bu dönüşüm, Kuzey Kıbrıs'ta geliştirilen yeni nesil yaşam projelerini de ön plana çıkarıyor. Konutun ötesine geçen, sosyal yaşam alanları, yeşil dokusu, ticari üniteleri ve günlük yaşamı kolaylaştıran donatılarıyla öne çıkan projeler, yatırımın yanı sıra sürdürülebilir bir yaşam deneyimi sunmayı hedefliyor. YATIRIM KARARLARINDA GÜVEN VE KURUMSAL YAPI BELİRLEYİCİ OLUYOR Bu anlayış doğrultusunda projeler geliştiren SOA Holding, Lefkoşa'da hayata geçirdiği Air Life Lefkoşa ile değişen yatırımcı beklentilerine yanıt vermeyi amaçlıyor. Yaklaşık 69 bin metrekarelik proje alanı üzerinde yükselen Air Life Lefkoşa; konut, ticari alanlar, sosyal donatılar ve yeşil yaşam alanlarını bir araya getirerek kullanıcılarına bütüncül bir yaşam modeli sunuyor. Şehrin önemli ulaşım akslarına ve Ercan Havalimanı'na yakın konumuyla dikkat çeken proje, hem yaşam hem de yatırım odaklı beklentilere cevap veren yapısıyla öne çıkıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu, yeni düzenlemelerin sektör açısından güveni pekiştiren önemli bir adım olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Gayrimenkul sektörü, güven üzerine inşa edilen bir ekosistemdir. KKTC'de hayata geçirilen yeni düzenlemeler, yatırım süreçlerinin daha şeffaf ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasına katkı sağlıyor. Bu süreçte yatırımcıların da tercihlerini yalnızca fiyat üzerinden değil, projeyi geliştiren firmanın deneyimi, hukuki altyapısı ve uzun vadeli vizyonu doğrultusunda şekillendirdiğini görüyoruz." Artukoğlu, yeni nesil projelerde yaşam kalitesinin yatırım değerinin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Bugün yatırımcılar yalnızca bir konut satın almıyor; aynı zamanda güvenli, planlı ve sürdürülebilir bir yaşamın parçası olmayı tercih ediyor. Bu nedenle sosyal donatıları güçlü, yeşil alanlarıyla öne çıkan ve günlük yaşamı kolaylaştıran projeler daha fazla ilgi görüyor. Air Life Lefkoşa'yı tasarlarken de bu yaklaşımı benimsedik. Hedefimiz, yalnızca bugünün değil, geleceğin yaşam ihtiyaçlarına da cevap veren, uzun vadede değerini koruyan bir yaşam merkezi oluşturmak." Sektör temsilcileri, yeni düzenlemelerle birlikte KKTC gayrimenkul pazarında kurumsal yapı, şeffaflık ve planlı şehirleşme anlayışının daha fazla önem kazanacağını değerlendirirken, bu dönüşümün uluslararası yatırımcı güvenini artırarak sektörün sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacağını öngörüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.