Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güven

Kapsül Haber Ajansı - Güven haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güven haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Isuzu Kasko ile Özel Ayrıcalıklar Güvence Altında  Haber

Isuzu Kasko ile Özel Ayrıcalıklar Güvence Altında 

Sigorta süreçlerini sade ve güvenilir hale getirmeyi amaçlayan sigortaladım.com, Eureko Sigorta iş birliğiyle Isuzu markalı araçlara özel kasko ürününü hayata geçirdi. Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, ticari araç kullanıcılarına yönelik yenilikçi hizmetlerine bir yenisini ekliyor. Eureko Sigorta tarafından Isuzu araç sahiplerine özel olarak geliştirilen Isuzu Kasko, ticari araç kullanıcılarına ayrıcalıklı koruma ve hizmet avantajları sunuyor. Isuzu Kasko sahibi sigortalılar, araçlarını marka standartlarına uygun şekilde onarım yapan uzman teknisyenlere sahip Isuzu yetkili servislerine güvenle teslim edebiliyor. Ayrıca, yalnızca orijinal yedek parçaların kullanıldığı bu kapsamlı kasko ürünü, Isuzu sahiplerine uzun ömürlü performans ve tam güvence sağlıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Isuzu Satış Sonrası Hizmetler Direktörü Özkan Eriş, “Anadolu Isuzu olarak, müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentilerini odağımıza alıyor; onlara yalnızca bir araç değil, güven, konfor ve bir deneyim sunmayı amaçlıyoruz. Eureko Sigorta ve sigortaladım.com iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Isuzu Kasko projesi, müşteri odaklı yaklaşımımızın güçlü bir yansımasıdır. Isuzu araç sahipleri, markaya özel teminat yapısı, orijinal yedek parça güvencesi ve yetkili servis ayrıcalıklarıyla daha güvenli bir sigorta deneyimi yaşayacak. Amacımız, Isuzu araç sahiplerinin her koşulda yanında olmak ve markamıza duyulan güveni satış sonrası hizmetlerde de güçlendirmek. Eureko Sigorta ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğinin, sigorta sektörüne yeni bir bakış kazandıracağına ve müşteri memnuniyetine dayalı uzun vadeli bir iş modeli için ilham vereceğine inanıyoruz” dedi. Gerçekleştirilen iş birliği ile ilgili Eureko Kobi & Bireysel Domain Koordinatörü Serkan Öztürk, “Eureko Sigorta olarak müşterilerimize gönül rahatlığı sunmak amacıyla hareket ediyor ve onların ihtiyaçlarına en doğru şekilde cevap verebilmek için çözümler sunuyoruz. Bu doğrultuda sigortalılarımıza sağladığımız geniş kapsamlı teminatlarıyla öne çıkan kasko ürünümüze Isuzu marka araç sahiplerine özel avantajlar ekleyerek yeni ürünümüzü geliştirdik. Markalı kasko yaklaşımını Türkiye’ye ilk getiren sigorta şirketlerinden biri olarak, iş birliği yaptığımız geniş marka yelpazemize Isuzu’yu da eklemekten dolayı mutluyuz” dedi. sigortaladım.com Genel Müdürü Orçun Kızıltepe ise iş birliğiyle ilgili olarak, “sigortaladım.com olarak sigorta süreçlerini kolaylaştırma ve ihtiyaç odaklı çözümler sunma hedefimizle, Isuzu Markalı Kasko ürününü desteklemekten mutluluk duyuyoruz. Eureko Sigorta ve Isuzu iş birliğiyle geliştirilen bu kasko ürünü, ticari araç sahiplerine özel avantajlar sunarken, güvenli bir sürüş deneyimini de destekliyor. Müşterilerimizin ihtiyaçlarına en uygun sigorta çözümlerini sunmaya ve sigortayı daha kolay, hızlı ve erişilebilir hale getirmeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uzun Vadede Ruh Sağlığını Olumsuz Etkiliyor! Haber

Uzun Vadede Ruh Sağlığını Olumsuz Etkiliyor!

Kişiler bazen bilinçli bazen bilinçsiz olarak korku, stres ve kaygıdan korunmak için kaçınma davranışları sergilediğini aktaran Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Bu davranışlar, kişinin duygusal dengeyi koruma ve stresle başa çıkma çabalarının bir yansımasıdır. Ancak bu tür kaçınma davranışları uzun vadede kişinin kendi travmalarıyla yüzleşme sürecini geciktirebilir.” dedi. Özellikle olayların görsel ve sesli medya aracılığıyla sunulduğu durumlarda, korkuların daha belirgin hale gelebildiğine dikkat çeken Beyaz, ruh sağlığı için dengeyi bulmanın, hem gerektiğinde uzaklaşmayı hem de bilinçli olarak bilgi edinmeyi kapsadığını vurguladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, travmatik olaylara doğrudan maruz kalınmasa bile ortaya çıkabilen kaçınma davranışlarının nedenleri, türleri ve etkileri hakkında açıklamalarda bulundu. Travmatik olaylara doğrudan maruz kalınmasa bile kaçınma gerçekleşebilir! Kaçınma davranışının; bir kişinin bazen kasıtlı bazen de kasıtsız olarak, sıkıntı verici veya rahatsız edici bir olay yahut bir durum sonrası, hızlı ve geçici bir şekilde rahatlama ihtiyacı doğrultusunda reddetmeye-inkâr etmeye yönelik bir kaçış tepkisi olarak tanımlanabileceğini aktaran Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Kaçınma bilişsel (belirli konular üzerine düşünmekten kaçınmak), duygusal (belirli duygu veya hisleri yaşamaktan kaçınmak) veya bağlamsal (olaylardan durumlardan kaçınmak) olarak sınıflandırılabilir.” dedi. Travmatik olaylardan kaçınma davranışlarının, empati, korku, geçmiş deneyimler ve kontrol ihtiyacı gibi bir dizi psikolojik faktörün bir sonucu olarak ortaya çıkabileceğini kaydeden Beyaz, “Bu davranışlar, kişinin duygusal dengeyi koruma ve stresle başa çıkma çabalarının bir yansımasıdır. Ancak bu tür kaçınma davranışları uzun vadede kişinin kendi travmalarıyla yüzleşme sürecini geciktirebilir. Savaşlar, depremler ve doğal afetler gibi travmatik olaylar, insanlığın tarihi boyunca deneyimlediği acı verici olaylar arasında yer alır. Ancak bazı kişiler, bu tür olaylara doğrudan maruz kalmamış olsalar bile, kaçınma davranışları sergileyebilirler.” şeklinde konuştu. Travmatik olaylar hakkında bilgi edinmek, kişilerin korku ve endişelerini artırabilir! Bu durumun nedenleri hakkında bilgi veren Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şunları dile getirdi: “Birçok kişi, haberlerde veya medyada bu tür travmatik olayları gördüğünde, empati ve duyarlılık gösterme eğilimindedir. Duygusal olarak etkilenen bu kişiler, olaylardan kaçınma eğilimine girebilirler. Empati, başkalarının acılarına karşı duyarlı olma yetisini yansıtır ve bu nedenle kişiler bu tür haberleri izlememek veya konuşmaktan kaçınmak isteyebilirler. Travmatik olaylar hakkında bilgi edinmek, kişilerin korku ve endişelerini artırabilir. Özellikle olayların görsel ve sesli medya aracılığıyla sunulduğu durumlarda, bu korkular daha belirgin hale gelebilir. Bu nedenle, kişiler bu tür haberlerden ve olaylardan uzak durmayı tercih edebilirler. Geçmişte benzer bir travmatik olaya doğrudan maruz kalan veya böyle bir olayı yaşayan kişiler, bu tür olaylardan kaçınma davranışlarını daha belirgin bir şekilde sergileyebilirler.” Kaçınma, kişinin kontrol ve güven arayışının bir yansıması olabilir! Bu durumun, geçmiş deneyimlerin travmatik olayların hatırlanması ve tekrar yaşanması korkusundan kaynaklanabileceğini ifade eden Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Olaylar hakkında bilgi edinmek, kişilerin kendilerini daha güvensiz hissetmelerine neden olabilir.” dedi. Bu tür durumlarda, kaçınma davranışlarının, kişinin olaylar üzerinde bir miktar kontrol sahibi olma çabasının bir yansıması olabileceğine değinen Beyaz, bilgi edinmeden uzaklaşarak, kişinin kendisini güvende hissetmeye çalışabileceğine işaret etti. Kaçınma, kişinin kendi duygusal sağlığını koruma girişimi olarak başlar! Kaçınma davranışlarının nedenine atıfta bulunan Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şunları söyledi: “Kaçınma davranışları, kişinin kendini koruma mekanizmalarının bir yansıması olarak başlar. Özellikle travmatik olaylardan kaçınmak, kişinin duygusal dengeyi koruma amacını taşır. Bu tür olaylardan kaçınma, kişinin anksiyete ve stres seviyelerini kontrol etmeye ve duygusal zararlardan kaçınmaya çalıştığını gösterir. Kısacası, kaçınma, kişinin kendi duygusal sağlığını koruma girişimi olarak başlar.” Kaçınma başlangıçta korur, ama uzun vadede sorunları derinleştirebilir! Ancak, bu kaçınma davranışlarının uzun vadede sorunları daha da derinleştirebileceğine dikkat çeken Beyaz, “Özellikle kişi olayları sürekli olarak görmezden gelirse bu, olayların etkilerini ele almak ve duygusal olarak iyileşmek için gerekli olan adımları atmamak anlamına gelebilir.” dedi. Bu durumun, travmatik olayların kişinin zihinsel sağlığına daha fazla zarar vermesine yol açabileceğini vurgulayan Beyaz, “Kaçınma davranışları, kişinin olayların etkileriyle yüzleşmek ve gerektiğinde destek aramak yerine sorunları ertelemesine neden olabilir. Özetle, kaçınma davranışları, başlangıçta kişinin kendini korumasını temsil edebilir, ancak uzun vadede bu davranışlar sorunları daha da derinleştirebilir. Bu nedenle, travmatik olaylarla başa çıkmak için sağlıklı bir yol, olayların etkileriyle yüzleşmek, duygusal destek aramak ve gerektiğinde profesyonel yardım almaktır. Bu, kişinin duygusal iyileşme sürecini başlatmasına yardımcı olabilir.” uyarısında bulundu. Denge önemli! Kişilerin savaş veya diğer travmatik olaylar hakkında kaçınma davranışları göstermelerinin doğal bir tepki olabileceğini ifade eden Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Ruh sağlığı açısından bazı durumlarda gereklidir. Ancak bu, kişinin savaş veya diğer travmatik olaylarla hiç maruz kalmaması gerektiği anlamına gelmez. Ruh sağlığı açısından denge sağlamak önemlidir ve bu denge kişiden kişiye değişebilir.” şeklinde konuştu. Ruh sağlığında denge, kişinin duygusal sınırlarını tanımasıyla ilgili! Travmatik olaylardan tamamen kaçınmanın olumsuz etkilerinin de olabileceğinin altını çizen Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, sözlerini şöyle tamamladı: “Kişilerin belli bir oranda bu tür olaylarla karşılaşmaları ve bu olaylara dair bilgi sahibi olmaları, dünya olayları hakkında bilinçli ve bilgili olmalarına yardımcı olabilir. Bu, empati geliştirme, bilinçlenme ve hatta yardım sağlama isteğini destekleyebilir. Ruh sağlığı açısından denge, kişinin duygusal ihtiyaçlarını ve sınırlarını tanımakla ilgilidir. Bazen bu, travmatik olaylardan bir süre uzak durmayı içerebilirken, diğer zamanlarda bilinçli bir şekilde olaylar hakkında bilgi sahibi olmayı gerektirebilir. Her kişinin ihtiyaçları farklıdır, bu nedenle denge kişisel bir tercihe dayalıdır. Sonuç olarak, kişilerin savaş veya diğer travmatik olaylar hakkında kaçınma davranışları göstermeleri doğru bir tepki olabilir, ancak bu kaçınma, ruh sağlığı açısından dengeli bir yaklaşımla bir arada kullanılmalıdır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bitaksi, Yapay Zeka İle ‘Değişim Saati’ ve ‘Karşının Taksisi’ Sorununu Bitiriyor Haber

Bitaksi, Yapay Zeka İle ‘Değişim Saati’ ve ‘Karşının Taksisi’ Sorununu Bitiriyor

12 yıl boyunca oluşan yolculuk verileriyle geliştirilen “Yeni Akıllı Eşleştirme Modülü”, çağrıları trafik ve sürücü davranış verilerini analiz ederek en hızlı ulaşabilecek sürücülerle buluşturuyor. Türkiye’nin lider dijital ulaşım platformu ve alanında Türkiye’nin ilk yerel girişimi olan Bitaksi, şehir içi ulaşımı büyük hacimli veriler ve yapay zeka ile çalışan sistemlerle yönetiyor. Platformun her ay milyonlarca yolculuğa ev sahipliği yapması ve İstanbul’daki taksi şoförlerinin %90’ının Bitaksi kullanması, 13 yıl içinde şehir içi hareketliliğe ilişkin güçlü bir veri zemini oluştururken; bu ölçek, çağrı-sürücü eşleşmesini daha verimli hale getiren yapay zeka destekli mekanizmaları da besliyor. Bu yapı, Bitaksi’nin kullanıcı deneyiminde sağladığı performansın da temelini oluşturuyor. Bağımsız araştırma sonuçlarına göre Bitaksi, dijital taksi platformları arasında en çok kullanılan ve ilk akla gelen uygulama olurken, kullanıcı memnuniyeti ise %94 seviyesinde. “Yeni Akıllı Eşleştirme Modülü” çağrı sürecini veriye dayalı olarak yönetiyor Bitaksi’nin 13 yıl boyunca biriken yolculuk verileri, yapay zeka altyapısını besleyen temel kaynaklardan biri olarak kullanılıyor. Bu yapı üzerine geliştirilen Akıllı Eşleştirme Modülü, trafik akışı ve sürücü davranışlarına ilişkin verileri gerçek zamanlı analiz ederek çağrı sürecini yönetiyor. Kullanıcı çağrı başlattığında sistem devreye giriyor. Sürücünün alışkın olduğu güzergahlar, geçmiş yolculuk davranışları, trafik akışına verdiği tepkiler, iptal eğilimi ve memnuniyet puanı gibi değişkenler milisaniyeler içinde analiz ediliyor. Analiz sonucunda çağrının en hızlı şekilde karşılanabileceği sürücüler belirleniyor. Sistem, çağrının yanıt alma olasılığını artırmak için bazı çağrıları aynı anda birden fazla sürücüye gösterebiliyor. Bazı çağrılar ise farklı sürücü gruplarına dinamik şekilde yönlendirilebiliyor. Bu yapı, eşleşmenin daha hızlı gerçekleşmesini destekliyor. Sistemin arka planında çalışan bu yaklaşımın, Bitaksi’nin reklam kampanyalarında yer alan “En yakın taksi Bitaksi” söyleminin de temelini oluşturduğunu belirten Bitaksi CEO’su Kaan Sancaklı, “‘En yakın taksi’ yaklaşımını yalnızca fiziksel mesafe üzerinden tanımlamıyoruz. Bizim için ‘en yakın’; çağrıya en hızlı yanıt verebilecek, kullanıcı ihtiyacına en uygun şekilde eşleşebilecek sürücünün belirlenmesi anlamına geliyor. Bu nedenle hız, uygunluk ve doğru eşleşme kriterlerini birlikte değerlendiriyoruz,” dedi. Hız ve güven, standartlarla destekleniyor Araştırmalara göre kullanıcıların bir taksi uygulamasında ilk beklentisinin güven ve hız olduğu görülüyor. Bitaksi, çağrı sürecinin yanıt alabilir olmasına ve yolculuğun sorunsuz başlamasına odaklanıyor. Sürücü yönetimi, yolculuk sonrası yapılan değerlendirmeler üzerinden yürütülüyor. Her iki yolculuktan biri kullanıcılar tarafından puanlanıyor. Bu geri bildirimler doğrultusunda sürücüler ödüllendiriliyor; belirlenen standartları karşılamayanlar sistemden çıkarılıyor. Bu süreç, Bitaksi’nin kullanıcılar tarafından verilen 5 üzerinden 4,91 sürücü memnuniyet puanına ulaşmasında etkili oluyor. ‘2026’da Bitaksi daha da yakın olacak’ 2026’da çağrı deneyimini daha da tutarlı ve öngörülebilir hale getirmeye odaklandıklarını vurgulayan Bitaksi CEO’su Kaan Sancaklı, “Bitaksi’nin çalışma prensibinin temelini oluşturan ‘En yakın taksi’ yaklaşımını, 2026’da büyüyen veri hacmimiz ve gelişmiş yapay zeka modellerimizle daha hassas ve hızlı çalışır hale getireceğiz. Şehir içi akışı okuma kapasitemizdeki bu güçlenme sayesinde, çağrıların en hızlı ulaşabilecek sürücüyle buluşmasını daha istikrarlı ve öngörülebilir bir deneyime dönüştürmeyi hedefliyoruz. Böylece Bitaksi olarak kullanıcılarımıza ‘daha da yakın’ olmayı sürdüreceğiz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Totalenergies Türkiye Uzun Soluklu İş Birlikleriyle Fark Yaratıyor Haber

Totalenergies Türkiye Uzun Soluklu İş Birlikleriyle Fark Yaratıyor

TotalEnergies’in Diyarbakır bölge distribütörü Üge Petrol Otomotiv ve Eskişehir bölge distribütörü Es Madeni Yağlar ile gerçekleştirdiği başarılı iş birlikleri 20 yılı geride bıraktı. Distribütörlerle gerçekleştirdikleri uzun ömürlü iş birliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan TotalEnergies Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Murat Selçuk, "Distribütörlerimiz ile güçlü ve istikrarlı bir iş birliğimiz var. Bu uzun soluklu ortaklık, her iki taraf için de büyük bir değer taşıyor. İş ortaklarımızın bölgedeki pazar bilgisi, tecrübesi ve müşteri odaklı hizmet anlayışı, TotalEnergies ve ELF markalarının tüketicilerle en doğru şekilde buluşmasını sağlıyor. Birlikte nice başarılı yıllara imza atacağımıza inancımız tam" dedi. Güven, kalite, sürdürülebilirlik Diyarbakır merkezli Üge Petrol Otomotiv, TotalEnergies ve ELF madeni yağlarının Batman, Bingöl, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şırnak, Tunceli illerindeki distribütörlüğünü yürütüyor. Madeni yağ ve otomotiv yedek parça sektöründe faaliyet gösteren şirket, geniş ürün yelpazesi ve güçlü lojistik altyapısıyla bölgenin önde gelen tedarikçileri arasında yer alıyor. Üge Petrol Otomotiv ortaklarından Hüseyin Üge de iş birliğine dair şu ifadeleri kullandı: “1984 yılından bu yana madeni yağ sektöründeki tecrübemizi TotalEnergies ve ELF markalarının gücüyle birleştirerek distribütörlüğünü başarıyla sürdürüyoruz. Uzun yıllara dayanan iş birliğimizde, güven, kalite ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle hareket ediyor; sektörde edindiğimiz tecrübeyi müşterilerimize en iyi şekilde aktarmayı hedefliyoruz. Aile ortamında çalışmanın getirdiği güven duygusuyla, markamıza duyduğumuz bilinçle yolumuza aynı azim ve kararlılıkla devam etmenin haklı gururunu yaşıyoruz.” “TotalEnergies bize güç kattı” Es Madeni Yağlar ise TotalEnergies ve ELF madeni yağlarının Bilecik, Eskişehir, Kütahya distribütörü. 2003 yılında Eskişehir’de kurulan şirket, madeni yağ sektöründe güçlü iş ortaklıkları ve müşteri memnuniyetine dayalı hizmet anlayışıyla faaliyet gösteriyor. “Amacımız; iş ortaklarımıza güvenilir, kaliteli ve sürdürülebilir çözümler sunarak uzun vadeli iş birlikleri geliştirmek” diyen Es Madeni Yağlar Genel Müdürü Uğur Çankırlı, iş birliği hakkında “TotalEnergies ile imzaladığımız distribütörlük anlaşması sektördeki konumumuzu daha da güçlendirdi. Yenilikçi vizyonumuz ve güçlü tedarik altyapımızla sektörün ihtiyaçlarını karşılamaya, iş ortaklarımızla birlikte büyümeye kararlıyız” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ICF Türkiye ve ATSO’dan Antalya’da Liderlik Odaklı Koçluk Buluşması Haber

ICF Türkiye ve ATSO’dan Antalya’da Liderlik Odaklı Koçluk Buluşması

Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği (ICF) Türkiye ile Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) iş birliğinde düzenlenen ‘Koçlukla Güçlenen Düşünce ve Liderlik’ etkinliği, Antalya’da geniş katılımla başarıyla gerçekleştirildi. Etkinlikte, koçluk yaklaşımının liderlik yetkinliklerine, öz farkındalığa, etkili iletişime ve sağlıklı karar alma süreçlerine katkısı kapsamlı oturumlarla ele alındı. ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın açılış konuşmasını gerçekleştirdiği programa; Antalya Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR) İl Müdürü İlhan Çolakoğlu, ATSO Yönetim Kurulu ve Meclis üyeleri, sektör temsilcileri, eğitimciler ve öğrenciler katıldı. “Koçluk Temelli Düşünce Liderliği: Yön Vermekten Yolu Açmaya” Programın birinci oturumunda konuşan ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Beyza Erdem Balcı, “Koçluk Temelli Düşünce Liderliği: Yön Vermekten Yolu Açmaya” başlıklı sunumunda modern liderlik anlayışının dönüşümüne dikkat çekti. Balcı, günümüz liderliğinin artık yalnızca karar alan ve yön gösteren bir modelden ibaret olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: “Gerçek liderlik, insanların potansiyelini ortaya çıkarabilecek alanı açabilmektir. Koçluk yaklaşımı; öz farkındalık, güçlü soru sorma, etkin dinleme ve sorumluluk bilinciyle bireyin kendi çözümünü üretmesini destekler. Bu da sürdürülebilir başarıyı mümkün kılar. Koçluk yaklaşımı iş dünyasında; hedef belirleme süreçlerini netleştirir, karar alma kalitesini artırır, iletişim kültürünü güçlendirir, kurumlarda güven ve sorumluluk bilincini yaygınlaştırır. Liderliğin geleceği ‘farkındalık temelli’ bir anlayışla şekillenecek.” Farkındalık, kurumsal gelişim ve deneyim paylaşımları ele alındı! Etkinlikte Dr. Murat Kaplan, farkındalık temalı sunumuyla katılımcılara yeni ve derinlikli perspektifler kazandırdı. Antalya OSB Eğitim Müdürü Sehel Türk ise gelişim süreçlerinde koçluğun rolü ve kurumlara sağladığı katkılar üzerine değerlendirmelerde bulundu. Genç Liderler ve Girişimciler Derneği (JCI) Antalya Şubesi üyeleri de koçluğun profesyonel yaşamlarına etkisini deneyimsel paylaşımlarla aktararak programa uygulama odaklı bir boyut kazandırdı. Meslek Liselerinde Koçluk ve Mentorluk Modeli Etkinliğin ikinci bölümünde ise “Rol Modelden Yol Arkadaşlığına – ATSO Meslek Liseleri Koçluk & Mentorluk Projesi” ele alındı. Oturumun moderatörlüğünü Anda Eğitim ve Koçluk Kurucusu, ICF Üyesi Profesyonel Koç Melike Yayla üstlendi. Sektör temsilcileri, mentorlar, öğretmenler ve öğrenciler; meslek liselerinde yürütülen koçluk ve mentorluk çalışmalarının gençlerin kariyer farkındalığı, özgüveni ve gelecek vizyonu üzerindeki etkilerini paylaştı. Program, koçluğun yalnızca iş dünyasında değil, eğitim alanında da güçlü bir gelişim aracı olduğunu ortaya koydu. “Koçlukla Güçlenen Düşünce ve Liderlik” etkinliği, ICF Türkiye’nin koçluk kültürünü farklı paydaşlarla buluşturma ve liderlik anlayışını dönüştürme vizyonunun güçlü bir yansıması oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teksüt Müşteri Memnuniyetinde Zirvede Haber

Teksüt Müşteri Memnuniyetinde Zirvede

ŞİKAYETVAR’ın 1,5 milyonu aşkın anket verisiyle hazırladığı Müşteri Deneyim Endeksi sonuçlarına göre, 11'inci A.C.E. Awards’ta 60 sektörden 98 marka mükemmel müşteri deneyimi performansıyla ödüllendirildi. Müşteri memnuniyeti odaklı çalışma kültürünü benimseyen ve şikayetleri memnuniyete dönüştüren markalara A.C.E. Awards töreninde Diamond, Gold ve Silver olmak üzere üç ana kategoride ödül verildi. Teksüt adına Diamond ödülünü alan Kalite Müdürü Tuba Doğru aldıkları ödülün kendileri için çok anlamlı olduğunu ifade ederek şu açıklamayı yaptı: “Süt ve süt ürünleri kategorisinde Türkiye’nin en köklü kuruluşları arasında yer alıyoruz. Teksüt olarak bu sene 70. yılımızı kutluyoruz. İçinde bulunduğumuz sektör her yaştan bireyin gelişimi ve sağlığı için çok önemli. Bu nedenle kalite, güven ve hijyen bizim için çok anlamlı değerler. A.C.E Awards, Mükemmel Müşteri Memnuniyeti Başarı Ödülleri kapsamında bu ödülü kazanmak bizler için çok büyük bir gurur. Sadece son bir yılın değil yılların emeği, tecrübesi, bilgisi var bu başarının ardında. Tüm Teksüt ailesi adına bu ödülü almaktan, burada olmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. 70. yılında Teksüt’e müşteri memnuniyetinde büyük ödül Süt ürünleri sektörü çok titiz olunması, kurallara harfi harfine uyulması gereken bir kategori. Dünyanın en besleyici ürünlerinden biri olan süt en önemli hammaddemiz. Sütü işeyerek müşterilerimize en iyi, kaliteli ve sağlıklı şekilde ulaştırmaya çalışıyoruz, yeni ürünler üretiyoruz. Bu da çok iyi bir organizasyon yapısı, takım çalışması gerektiriyor. Sütün temin edilmesinden, lojistiğine, işlenmesinden son tüketicinin önüne çıkana kadar her gün yenilenen bir çalışma içerisindeyiz. İşimiz sadece üretmekle bitmiyor. Aynı zamanda müşterilerimizin geri dönüşlerine de çok değer veriyoruz. Onları iyi anlayabilmek, konuları iyi anlatabilmek, hızlı çözüm üretebilmek çok önemli. Kalitenin her süreçte iyi yönetilmesi gerekiyor. Bu nedenle Teksüt ailesinin tüm çalışanları adına bu ödülü kazandık, 70. yılımızın da bir nevi ödüllerinden birini aldık.” Ödül törenine Teksüt adına Kalite Müdürü Tuba Doğru, Mali İşler Direktörü Murat Karahan, Endüstriyel Tedarik ve Satış Müdürü Süleyman Said Koçoğlu ve Kalite Sistem Sorumlusu Aleyna Yağcıoğlu ve katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Yılın İlk Enflasyon Verisi Beyaz Yaka İçin Ne Anlama Geliyor? Haber

 Yılın İlk Enflasyon Verisi Beyaz Yaka İçin Ne Anlama Geliyor?

Yılın ilk ayında görülen bu hızlanma, enflasyonun yıl geneline eşit dağılmadığını ve özellikle ücret planlamalarının yapıldığı dönemlerde algıyı güçlü biçimde etkileyebildiğini ortaya koydu. Küresel ölçekte ise enflasyon daha ılımlı bir patikada ilerliyor. OECD verileri, birçok gelişmiş ekonomide manşet enflasyonun gerilediğine ve ücret artışlarının daha öngörülebilir bantlarda şekillendiğine işaret ediyor. Bu tablo, Türkiye’de ücret beklentilerinin küresel eğilimlerden çok, yerel enflasyon dinamiği üzerinden şekillendiğini gösteriyor. Maaşlarda Beklenti Enflasyonu Etkisi Beyaz yaka açısından yılın ilk enflasyon verisinin etkisi, gerçekleşen oranlardan çok beklenen yıl sonu enflasyonu üzerinden hissediliyor. Beklenti enflasyonu, yani enflasyonun yıl sonunda hangi seviyede kapanacağına dair öngörü, maaş artışlarının yeterliliğini değerlendirmede temel referans noktası haline geliyor. Benzer bir tartışma küresel ölçekte de görülüyor. WTW uluslararsı ücret araştırması 2026’ya girerken, maaş artışlarıyla enflasyonun her zaman paralel ilerlemediğini ortaya koyuyor. Bu nedenle küresel şirketler, ücret artışlarını tek başına zam oranıyla sınırlamak yerine, esnek yan haklar, performans primleri, sağlık ve refah paketleri, esnek çalışma modelleri ve öğrenme bütçeleri gibi tamamlayıcı unsurlarla çalışan toplam kazancını dengelemeye yöneliyor. Ücret Yönetiminde Güven ve Öngörü Dönemi İnsan kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners Kurucu Ortağı Jilda Bal, Ocak ayı verilerinin kurumlar ve çalışanlar açısından bir zam tartışmasından çok, ücret politikalarının ne kadar öngörü ve güven üretebildiğini test ettiğini vurguluyor: “Beyaz yakada belirleyici olan tek bir ayın enflasyonu değil, yılın geri kalanına dair belirsizlik algısıdır. Beklenti enflasyonu yükseldiğinde çalışanlar yalnızca zam oranını değil, satın alma güçlerinin nasıl korunacağını görmek istiyor. Kurumlar için bu dönem, ücret politikasını daha şeffaf ve tutarlı bir çerçevede yeniden anlatma ihtiyacını ortaya koyuyor.” Bal’a göre “Bu süreçte kurumların ücret artışını bir maliyet kalemi olarak görmek yerine, çalışanların yan haklar dahil , toplam kazancını ve satın alma gücünü nasıl koruyacaklarına odaklanmaları gerekiyor. Çalışanlar açısından ise maaş beklentilerinin tek bir senaryoya bağlanmadan, farklı olasılıkları dikkate alan daha esnek bir bakış açısıyla ele alınması önem kazanıyor. Önümüzdeki dönemde hem kurumlar hem de beyaz yaka için asıl farkı yaratacak yaklaşım, oranlardan çok öngörülebilirlik ve güven olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyanın Önde Gelen Tenisçilerinden Jannik Sinner Allianz’ın Küresel Marka Elçisi Oldu Haber

Dünyanın Önde Gelen Tenisçilerinden Jannik Sinner Allianz’ın Küresel Marka Elçisi Oldu

Dünyanın önde gelen sigorta ve varlık yönetimi şirketlerinden Allianz Grubu, 4 kez Grand Slam Şampiyonu olarak adını tenis tarihine altın harflerle yazdıran Jannik Sinner’ın küresel çapta ortağı ve destekçisi oldu. Yapılan anlaşma kapsamında Allianz, Sinner'ın resmi ortağı olacak ve FC Bayern Münih futbol takımı ve Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları gibi uzun süreli bağları bulunan spor portföyüne, dünya sıralamasında 2. sırada bulunan tenis yıldızını da ekleyecek. Bu küresel iş birliği ile sporun birleştirici gücünü teşvik eden ve sporu dünya çapında bir etkileşim platformu olarak kullanma stratejisini güçlendiren Allianz, Jannik Sinner’ın kurucusu olduğu vakıf aracılığı ile de çocukları ve gençleri eğitim ve spor yoluyla güçlendirmeyi hedefliyor. Ünlü tenisçi Jannik Sinner yaptığı açıklamada, “Allianz ile iş birliğimizden dolayı büyük mutluluk duyuyorum. Tecrübelerim bana şunu öğretti ki, sporda olduğu gibi hayatta da azimli olmak, iyi hazırlık yapmak ve konfor alanınızın biraz dışına çıkmak başarıyı da beraberinde getiriyor. Bunun için de güçlü bir ekibe sahip olmak ve daha iyisini yapmak için hem sahada hem de saha dışında sürekli çalışmak gerekiyor. Allianz'ın da bu vizyonu paylaştığını biliyorum ve özellikle Vakfım aracılığıyla yapacağımız ortak projeler için şimdiden heyecan duyuyorum” dedi. Allianz SE CEO'su Oliver Bäte ise şunları söyledi: “Allianz'da güven, bireyleri, toplumları ve kurumları daha aydınlık bir gelecek için güçlendirme misyonumuzun merkezinde yer alıyor. Özgünlük, dayanıklılık ve mükemmellik gibi değerleri paylaştığımız Jannik Sinner ile güçlerimizi birleştirmekten heyecan duyuyoruz. Bu iş birliği, çocukları ve gençleri güvenle geleceğe hazırlamaya dair misyonumuzun da devamı niteliğinde. Birlikte, güvene ve ortak başarıya dayalı bir gelecek inşa ediyoruz.” Allianz, bu uzun soluklu ortaklık ile çocukların eğitim ve spor yoluyla dünyayı ve kendi potansiyellerini keşfetmelerini sağlamak için Jannik Sinner Vakfı'na da destek olacak. Allianz Türkiye’den ilham veren sporculara tam destek 2021 yılından bu yana Olimpiyat ve Paralimpik Hareketlerinin ana ortağı olan Allianz, bu ortaklığı 2032 yılına kadar sürdürecek. Yaklaşan Milano Cortina 2026 Kış Olimpiyatları ve Paralimpik Oyunları'nın Resmi Sigorta ortağı olan Allianz, 25 yılı aşkın bir süredir FC Bayern Münih takımının yanı sıra yüzlerce yerel spor kulübü ve derneğiyle de iş birliği yapıyor. Sporun sosyal ve kültürel bariyerleri aşma gücüne inanan Allianz Türkiye de Ceren Reyhan Yıldırım, Sümeyye Boyacı, Merve Dinçel ve Mete Gazoz gibi insanlığa ilham veren sporcularla iş birliklerini güçlendirerek, olimpiyat ruhunu tüm Türkiye'ye yaymak ve daha fazla genci spora teşvik etmeyi amaçlıyor. Son olarak Dağ Gibi Arkandayız projesiyle Erzurumlu kız çocuklarını kayak sporuyla tanıştıran Allianz Türkiye, 3 başarılı kız çocuğunu ilk antrenörlük sınavına dek, yaklaşık 10 yıl boyunca destekleyecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yatırım Amaçlı Alışverişlerde Tercihler Değişti Haber

Yatırım Amaçlı Alışverişlerde Tercihler Değişti

Hepsiburada verilerine göre Ocak 2026’da gümüş ürünlerine olan ilgi, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 103 arttı. Aylık kırılımda ise bu artışın yalnızca tek bir dönemle sınırlı kalmadığı, gümüş tercihinin yıl geneline yayılan istikrarlı bir yükseliş sergilediği görülüyor. Son bir yılda gümüşün artık yatırım sepetlerinde düzenli ve tekrarlayan bir ürün haline gelmesi dikkat çekiyor. Verilere göre altın kategorisinde ise 22 ayar altın bilezik gibi daha yüksek hacimli ürünlere olan ilgi, istikrarını korumaya devam ediyor. Ocak 2025’te gram altın ile 22 ayar bilezik arasındaki dengeli seyir 2026 yılı itibarıyla yerini belirgin bir tercih değişimine bıraktı. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla değerlendirildiğinde, 22 ayar bileziğe olan talep gram altına göre yaklaşık yüzde 50 daha fazla artış gösterdi. Dijital kuyumculuğa olan ilginin Türkiye geneline yayıldığı görülüyor. Üç büyük ilin ardından yatırım amaçlı alışverişlerin en yoğun yaşandığı şehirler Bursa, Kocaeli ve Antalya olarak sıralandı. Satış tarafında ise Türkiye’nin geleneksel kuyumculuk merkezleri öne çıktı; Çorum, Kayseri ve Diyarbakır platform üzerinden en çok satış yapan şehirler oldu. Ocak’ta Yatırımcı Ay Sonunu Bekledi Ocak ayının son 10 günü incelendiğinde, gümüş fiyatlarındaki artışın da etkisiyle yatırım amaçlı alışverişlerin bu dönemde belirgin biçimde yoğunlaştığı görülüyor. Özellikle 28 Ocak, ay ortalamasının yaklaşık yüzde 45 üzerine çıkarak, son 10 günün en yüksek satışının gerçekleştiği gün olarak öne çıktı. Bu tablo, ay sonuna doğru artan gümüş gündemi ve görünürlüğünün tüketici davranışları üzerinde etkili olduğunu gösteriyor. Dijital kuyumculuğa olan ilginin artması, yatırım amaçlı altın ve gümüş alışverişlerinde güven unsurunu ön plana çıkarıyor. Bu süreçte platformların teknik altyapısı, satıcı geçmişi ve teslimat sonrası güvence mekanizmaları tüketicilerin kararında belirleyici oluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.