Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güvenilirlik

Kapsül Haber Ajansı - Güvenilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SARSILMAZ’dan Shot Show’da Küresel Güç Gösterisi Haber

SARSILMAZ’dan Shot Show’da Küresel Güç Gösterisi

SARSILMAZ, bu katılımla yalnızca ürünlerini değil; grup şirketleriyle oluşturduğu bütünleşik üretim ve teknoloji gücünü de küresel sektör profesyonelleriyle buluşturuyor. Avrupa’nın en büyük entegre silah üretim tesisine sahip olan SARSILMAZ ve grup şirketleri; farklı çap ve kalibrelerde silah ve mühimmattan, uzaktan komutalı savunma sistemlerine ve yüksek hassasiyetli metal enjeksiyon (MIM) teknolojilerine uzanan geniş ürün ve yetkinlik portföyüyle savunma sanayiinde uçtan uca entegre hizmet sunabilen nadir global yapılardan biri olarak öne çıkıyor. Tasarımdan üretime, testten saha kullanımına kadar tüm süreçleri tek çatı altında yöneten bu yapı; operasyonel güvenilirlik, sürdürülebilir kalite ve hızlı adaptasyon avantajı sağlıyor. Dünyanın en büyük sivil silah pazarı olmasının yanı sıra, en bilinçli, eğitimli ve geri bildirim odaklı kullanıcı kitlesine sahip olan ABD, SARSILMAZ’ın küresel büyüme ve konumlanma stratejisinde kritik bir referans pazarı niteliği taşıyor. ABD’de yerel yapılanması SARUSA üzerinden faaliyet gösteren SARSILMAZ; yalnızca sivil segmentte değil, birçok eyalette kolluk kuvvetlerinin envanterinde aktif olarak kullanılan ürünleriyle de güvenilirliğini sahada kanıtlamış durumda. SARSILMAZ, ABD pazarında elde edilen başarıyı diğer coğrafyalar için güçlü bir referans noktası olarak konumlandırıyor. SARSILMAZ’dan Bütünleşik Güç, Küresel Mesaj SHOT Show’un SARSILMAZ açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çeken SARSILMAZ Dış Ticaret Genel Müdürü M.Nuri Kızıltan, şu değerlendirmede bulundu: “SHOT Show, Amerika kıtasındaki müşterilerimizle doğrudan temas kurabildiğimiz, sektörün yönelimlerini yakından takip ettiğimiz ve rekabet gücümüzü sahada ölçtüğümüz en kritik platformlardan biri. ABD, diğer pazarların dikkatle izlediği bir referans noktası. Bugün SARSILMAZ olarak yalnızca ürün kalitemizle değil; grup şirketlerimizle oluşturduğumuz entegre yapı sayesinde sunduğumuz sürdürülebilir, güvenilir ve bütüncül hizmet anlayışıyla fark yaratıyoruz. Bu sinerjik ‘bütünleşik güç’ ile ABD’den tüm dünyaya net bir mesaj veriyoruz: Üretim gücümüz, teknolojimiz ve sahada kendini kanıtlamış ürünlerimizle SARSILMAZ size yeter.” SHOT Show 2026’da Entegre Yetkinlik Sahada SHOT Show 2026’da SARSILMAZ’ın entegre yapısı; grup şirketlerinin sahaya değer katan uzmanlıklarıyla somutlaşıyor. Ünimetal, MIM yöntemiyle üretilmiş tabanca ve tüfek parçaları ile ileri üretim süreçlerindeki mühendislik kabiliyetini sergilerken,BPS, farklı çap ve kalibrelerdeki mühimmat üretim gücüyle bu yapıyı tamamlıyor.BEST Defence’in SARUSA standında sergilenen 12.7 mm UKSS (Uzaktan Komutalı Silah Sistemi) ve LA2 Dynamics’in Türkiye’nin ilk silahlı ve bacaklı robotu SARBOT, BEST Defence ve LA2 Dynamics’in ileri teknoloji gücünü temsil ediyor. SARSILMAZ, SHOT Show 2026’da; köklü geçmişi, ileri üretim altyapısı ve grup şirketleriyle oluşturduğu sinerjik bütünlük sayesinde, Türkiye’nin savunma sanayiindeki küresel temsil gücünü ABD pazarında bir kez daha güçlü biçimde ortaya koyuyor.

Indomie Türkiye, 2026 Yılında Tüketicinin   Gündeminde Olacak 5 Gıda Trendini Açıkladı Haber

Indomie Türkiye, 2026 Yılında Tüketicinin Gündeminde Olacak 5 Gıda Trendini Açıkladı

Indomie Türkiye, bu dönüşümü sadece takip eden değil, Türkiye’deki üretim gücü ve vizyoner stratejileriyle değişime yön veren bir marka olarak karşılıyor. Markaların ürün geliştirme süreçlerini tüketicinin bu yeni beklentilerine göre şekillendirmesi gerektiğini vurgulayan Indomie Türkiye Pazarlama Müdürü Aslan Birincikişi, 2026 gıda sektörüne yön verecek 5 tüketici trendini paylaştı. Küresel gıda sektörü 2026’ya yaklaşırken tüketicilerin ürün seçimlerinde yalnızca lezzet, hız ve pratiklik arayışına değil, tarladan sofraya uzanan hikâyeye, üretim süreçlerinin şeffaflığına ve üründen aldığı değerin netliğine odaklandığı bir döneme giriliyor. Bu yeni dönemde güvenilirlik, izlenebilirlik ve fiyat-performans dengesi satın alma motivasyonunun temel unsurları haline gelirken, tüketiciler tanıdık, ulaşılabilir ve sürpriz barındırmayan markalara yöneliyor. Indomie Türkiye, şeffaf üretim anlayışıyla ziyaretlere açık hale getirdiği üretim tesisi, yerel tedarik zinciri yapısı ve tutarlı kalite standartlarıyla tüketicinin bu beklentilerine bütüncül bir güven çerçevesi sunuyor. Ürünlerinin lezzetini, erişilebilirliğini ve istikrarlı deneyimini koruyarak modern tüketicinin hem duygusal hem de fonksiyonel ihtiyaçlarına karşılık veren bir marka konumu ortaya koyduklarını dile getiren Indomie Türkiye Pazarlama Müdürü Aslan Birincikişi, bu kapsamda 2026 gıda sektörüne yön verecek tüketici trendlerini sıralıyor. 1. Duyulara Hitap Eden Ürünler Önem Kazanacak: Mintel’in öngörülerine göre, 2026’da tüketiciler yiyecek ve içecek seçimlerinde tat kadar doku, aroma, renk ve sıcaklık gibi duyusal unsurlara da daha fazla önem verecek. Gün içinde kısa rahatlama anları yaratma ihtiyacı güçlendikçe, markaların ürünlerini bu çok duyulu beklentilere yanıt verecek şekilde tasarlaması bekleniyor. Duyu odaklı bu yaklaşım, tüketicinin ürünle kurduğu bağı derinleştirirken aynı zamanda markalara daha akılda kalıcı ve duygusal olarak destekleyici deneyimler sunma fırsatı yaratıyor. 2. Şeffaflık Öne Çıkacak: Innova Market Insights verilerine göre, küresel olarak tüketicilerin %58’i, ürünlerde kullanılan içeriklerin kökenine dair açık ve anlaşılır bilgi görmek istiyor. Satın alma kararlarını etkileyen bu beklenti, markaları daha sade içerik listeleri sunmaya, tedarik zincirini görünür kılmaya ve üretim süreçlerini daha net şekilde paylaşmaya yönlendiriyor. Gıda ve içecek kategorisinde şeffaflık, yalnızca güven duygusunu artırmakla kalmıyor, aynı zamanda tüketicinin markayla kurduğu uzun vadeli ilişkiyi güçlendiren temel bir tercih kriterine dönüşüyor. 3. Değer Odaklı Tüketim Öne Çıkacak: NielsenIQ Tüketici Görünümü: 2026 Rehberi Raporu’na göre, 2026’da tüketiciler, harcadıkları paranın karşılığını net şekilde görmek istiyor. . Ekonomik koşulların etkisiyle satın alma davranışları yalnızca düşük fiyat arayışından uzaklaşıyor, erişilebilir fiyata yüksek kalite, güvenilirlik ve somut fayda sunan ürünler tercih ediliyor. Fiyat-performans dengesi, tüketicinin “değer odaklı” kararlarını şekillendirirken, markaların sunduğu gerçek fayda ve uzun vadeli değer satın alma motivasyonunun temel belirleyicisi haline geliyor. 4. Konfor Arayışı ve Güven Veren Tercihler Öne Çıkacak: Küresel belirsizliklerin yoğunlaştığı dönemlerde tüketiciler, kendilerine güven veren, yıllar içinde alıştıkları ve hayatlarında yer etmiş markalara yöneliyor. Euromonitor International’ın 2026 Küresel Tüketici Trendleri Raporu’na göre “Comfort Zone” olarak tanımlanan bu eğilim, yenilik arayışının tamamen ortadan kalkmadığı, ancak seçimlerin daha risksiz, tanıdık ve ulaşılabilir seçenekler etrafında şekillendiği bir tüketici davranışına işaret ediyor. 5. Dijital Odaklı Rekabet Artacak: Gelişmiş ülkelerde faaliyet gösteren markalar, erişilebilir fiyatlama, inovasyon ve dijital öncelikli deneyimleri bir araya getirerek küresel ölçekte etkilerini hızla artırıyor. Çin’in ihracat değerinin 2026 yılına kadar 4 trilyon ABD dolarına ulaşması öngörülüyor. İşletmelerin rekabetçi kalabilmesi için mobil öncelikli dijital deneyimlerini güçlendirmesi ve içerik ile ticareti birleştiren kesintisiz alışveriş yolculukları tasarlaması gerekiyor. Şeffaflık, 2026’nın Belirleyici Beklentisi Olacak Sektörün geleceği ve markanın 2026 vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Indomie Türkiye Pazarlama Müdürü Aslan Birincikişi, “2026 projeksiyonları, tüketicinin artık yalnızca tat ve hız arayışında olmadığını, markanın hikâyesine, üretim süreçlerindeki şeffaflığa ve kendisine sunulan değerin gerçekliğine odaklandığını gösteriyor. Gıda ve içecek sektöründe güvenin, tercih kadar bağlılığı da belirleyen temel unsurlardan biri haline geldiğini görüyoruz. Bu doğrultuda Çerkezköy’deki üretim tesisimizi ziyaretlere açmamız, tüketicinin şeffaflık beklentisini karşılayan önemli bir adım oldu. Yaklaşık %70 oranındaki yerel hammadde kullanımımız ise güvenilir, sürdürülebilir ve erişilebilir bir ürün deneyimi sunmayı destekliyor. Erişilebilir fiyat politikamızla değer odaklı tüketimi gözetirken, üretim süreçlerimize dair bilgileri paylaşmaya verdiğimiz önem, markayla kurulan bağı güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor. Teknolojik altyapımız ve yerel üretim kapasitemizle 2026’nın öne çıkardığı güven, kalite ve şeffaflık beklentilerine bugünden karşılık vermeyi hedefliyoruz.” açıklamasında bulundu.

Kaspersky, Otomotiv Yazılım Geliştirme Süreci için ISO Sertifikası Aldı Haber

Kaspersky, Otomotiv Yazılım Geliştirme Süreci için ISO Sertifikası Aldı

“ISO 26262 – Karayolu Araçları: Fonksiyonel Güvenlik” standardı, seri üretim yolcu araçlarında kullanılan elektrikli ve/veya elektronik sistemlerin güvenliğini sağlamak amacıyla geliştirilen uluslararası bir çerçevedir. Bu standart, karmaşık teknik sistemlerde oluşabilecek olası arıza veya hatalardan kaynaklanan riskleri sistematik olarak azaltarak hem insan hayatını hem de mülkiyeti korumayı hedefliyor. Bu sertifikasyonla birlikte Kaspersky, Kaspersky Automotive Secure Gateway gibi otomotiv sektörüne yönelik çözümler geliştirmenin yanı sıra, fonksiyonel güvenlik standartlarına sıkı biçimde uyum gerektiren ulaşım ve endüstriyel alanlarda da faaliyet gösterebilecek konuma geldi. Şirket, böylece ISO 26262 kapsamında tanımlanan dört güvenlik düzeyinden biri olan ASIL B gerekliliklerine tam uyum sağlayan yazılım ürünlerini resmi olarak sunma yetkinliğine kavuştu. Bu başarı, otomotiv üreticileri ve sistem entegratörleriyle yeni stratejik iş birliklerinin önünü açıyor. KasperskyOS Automotive Development Baş Güvenlik Analisti Tatiana Golubeva konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “ISO 26262 sertifikasını almak bizim için önemli bir dönüm noktası. Bu belge, fonksiyonel güvenlikte uluslararası standartlara tam uyumumuzu ve kalite ile güvenilirliğe olan bağlılığımızı teyit ediyor. İş ortaklarımız açısından bu, çözümlerimizin yalnızca kapsamlı siber güvenlik koruması sağlamakla kalmadığını, aynı zamanda insan hayatını etkileyen kritik sistemlerin güvenliğini de garanti ettiğini gösteriyor. Geliştirme süreçlerimizin olgunluk düzeyini ortaya koyarak, otomotiv sektörü ve ilişkili alanlarda yenilikçi projelere kapı aralıyoruz.” KasperskyOS’un ve “Cyber Immune” yaklaşımının hikâyesi 2002 yılında başladı ve bu ay 23. yıl dönümü kutlanıyor. “Kırılamaz bir sistem” geliştirme fikriyle yola çıkan Kaspersky, yıllar içinde KasperskyOS’u — en yüksek güvenlik, güvenilirlik ve siber saldırılara karşı dayanıklılık sunmak üzere tasarlanmış mikro çekirdek tabanlı bir işletim sistemini — geliştirdi. Bu dönüm noktasını kutlayan Kaspersky, en sofistike ve öngörülemeyen tehditlere karşı kendini savunabilen, doğası gereği dayanıklı BT sistemleri geliştirerek “Cyber Immune” bir geleceğin şekillenmesine katkı sunma kararlılığını yineliyor.

Limak Çimento’nun Anka Fabrikası CSC Platinum Se rtifikası Aldı Haber

Limak Çimento’nun Anka Fabrikası CSC Platinum Se rtifikası Aldı

Türkiye çimento sektörünün öncü şirketi Limak Çimento’nun Anka Fabrikası, sürdürülebilirlik alanında sektörün önde gelen değerlendirme platformu Concrete Sustainability Council (CSC) tarafından Platinum Sertifikası ile ödüllendirildi. Anka Fabrikası, Türkiye’de bu sertifikayı almaya hak kazanan ilk ve tek entegre çimento tesisi oldu. Çimento sektörünün en sürdürülebilir ve ileri teknolojiye sahip tesisleri arasında yer alan Limak Çimento Anka Fabrikası, CSC tarafından yapılan de? ?erlendirmede 100 üzerinden 95,2 başarı oranı elde ederek Platinum sertifikasını almaya hak kazandı. Yönetim, çevre, sosyal ve ekonomik olmak üzere dört ana başlıkta gerçekleştirilen kapsamlı ve titiz değerlendirmeler sonucunda 1 Ekim 2025 itibarıyla Platinum sertifikasına layık görülen Anka Fabrikası, böylelikle sürdürülebilirlik alanındaki yüksek performansını uluslararası standartlarda belgeledi. Dünya genelinde CSC Platinum sertifikasına sahip çimento üretim tesislerinin sayısı sadece 10 iken şirket düzeyinde ise bu unvana sahip kurum sayısı yalnızca üçle sınırlı. Limak Çimento Global CEO’su Erkam Kocakerim, CSC Platinum sertifikasına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Limak Çimento olarak tüm faaliyetlerimizi sürdürülebilirlik ve inovasyon odağında yürütüyor, yeşil dönüşüm odaklı ürün ve çözümlerimizle sektörümüze öncülük ediyoruz. Ankara fabrikamı zın, sürdürülebilirlik alanında sektörümüzün en saygın platformlarından biri olan CSC tarafından Platinum sertifikasına layık görülmesi, uluslararası ölçekte de önemli bir başarı niteliğini taşıyor. Sürdürülebilir üretim vizyonumuzun somut bir göstergesi olan bu prestijli sertifika, ‘daha sürdürülebilir bir gelecek’ için attığımız adımların uluslararası düzeyde tescillendiğinin güçlü bir kanıtı. Limak Çimento olarak sürdürülebilirlik ve inovasyonda sektörümüze öncülük etmeye devam edeceğiz.” CSC, çimento endüstrisinde sürdürülebilirliği teşvik ediyor Beton, agrega ve çimento üreticilerinin sürdürülebilirlik performansını bağımsız ve şeffaf biçimde değerlendiren uluslararası bir sertifikasyon sistemi olan CSC, çimento üreticilerinin uygulamalarını titizlikle ölçerek belgelendiriyor. Bu sistem, çimento sektöründe sürdürülebilir üretimi teşvik ederken, aynı zamanda se ktörün şeffaflık ve güvenilirlik düzeyini yükseltmeyi ve tedarik zincirinde sürdürülebilirlik kriterlerini standartlaştırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.