Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güvenli Sürüş

Kapsül Haber Ajansı - Güvenli Sürüş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenli Sürüş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aşırı Sıcaklar Araçları Zorluyor: Yola Çıkmadan Önce Bu Kontrolleri Yapın Haber

Aşırı Sıcaklar Araçları Zorluyor: Yola Çıkmadan Önce Bu Kontrolleri Yapın

Tatil sezonuyla birlikte uzun yolculukların arttığı yaz aylarında, araçların kritik güvenlik bileşenleri daha ağır çalışma koşullarıyla karşı karşıya kalıyor. Lastiklerden akülere, motor soğutma sistemlerinden elektronik donanımlara kadar birçok parça yüksek sıcaklıklardan doğrudan etkileniyor. Düzenli bakımı yapılmayan araçlarda ise bu durum performans kaybına, beklenmedik arızalara ve sürüş güvenliğini riske atabilecek sorunlara yol açabiliyor. AKO Grup, yaz aylarında güvenli sürüş için özellikle lastik ve akü kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Petlas, Starmaxx, Falken, Dunlop ve Funtoma markalarıyla farklı kullanım ihtiyaçlarına uygun lastik çözümleri sunan AKO Grup, Turbo, Ako Prestige ve Petlas Akü markalarıyla da farklı araç segmentlerine yönelik güvenilir akü çözümleri geliştiriyor. Yaz sıcaklarında en fazla lastikler zorlanıyor Yaz aylarında asfalt sıcaklığı hava sıcaklığının çok üzerine çıkarak lastiklerin çalışma koşullarını önemli ölçüde ağırlaştırıyor. Isınan lastiklerde basınç değerleri değişebiliyor, yanlış hava basıncı ise yol tutuşunu olumsuz etkilerken fren mesafesinin uzamasına neden olabiliyor. Aşınmış veya kullanım ömrünü tamamlamış lastikler yüksek sıcaklık altında deformasyona daha açık hale gelirken, uzun yolculuklarda beklenmedik riskler oluşturabiliyor. Bu nedenle sürücülerin uzun yola çıkmadan önce lastik hava basınçlarını üretici tavsiyelerine göre kontrol etmeleri, diş derinliğini incelemeleri, yanaklarda çatlak veya deformasyon olup olmadığını gözden geçirmeleri ve stepnenin kullanım durumunu kontrol etmeleri büyük önem taşıyor. SUV araçların ve elektrikli otomobillerin yaygınlaşmasıyla birlikte lastiklerden beklenen performans da değişiyor. Daha yüksek araç ağırlığı ve anlık tork üreten bu araçlarda doğru lastik seçimi ile düzenli basınç kontrolü hem güvenli sürüş hem de lastik ömrü açısından daha da kritik hale geliyor. “Yaz aylarında güvenli sürüş, doğru lastik ve sağlıklı aküyle başlar” Yaz sıcaklarının araçlar üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi S.Safa Özcan, “İklim koşulları artık çok daha değişken ve daha sert yaşanıyor. Yaz aylarında yalnızca sürücüler değil, araçların lastikleri ve aküleri de ciddi şekilde zorlanıyor. Özellikle uzun yolculuklar öncesinde yapılacak basit kontroller hem sürüş güvenliğini artırıyor hem de beklenmedik arızaların önüne geçiyor. Lastiklerin doğru basınçta kullanılması, mevsime uygun ürün tercih edilmesi ve akü performansının düzenli olarak kontrol edilmesi artık bir bakım önerisinden öte, güvenli mobilitenin vazgeçilmez unsurları arasında yer alıyor. AKO Grup olarak geliştirdiğimiz lastik ve akü çözümleriyle sürücülerimizin her mevsimde güvenli, verimli ve kesintisiz bir sürüş deneyimi yaşamalarına katkı sağlamayı sürdürüyoruz.” dedi. Artan sıcaklıklar akü performansını da etkiliyor Kamuoyunda akü arızalarının daha çok kış aylarında yaşandığı düşünülse de aşırı sıcaklar da akülerin ömrünü olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Yüksek sıcaklıklar, akü içerisindeki kimyasal reaksiyonları hızlandırarak sıvı kaybına ve kapasite düşüşüne neden olabiliyor. Özellikle yoğun elektronik donanıma sahip yeni nesil araçlarda klima, multimedya sistemleri, sürüş destek teknolojileri ve diğer elektronik bileşenler akü üzerinde ilave yük oluşturuyor. Düzenli kontrol edilmeyen aküler ise uzun yolculuklarda beklenmedik marş problemleri ve elektrik sistemi arızalarıyla karşılaşılmasına neden olabiliyor. Bu nedenle yaz aylarında akü voltajının ve bağlantı noktalarının periyodik olarak kontrol edilmesi, kutup başlarında oksitlenme bulunup bulunmadığının gözden geçirilmesi ve kullanım ömrünü tamamlamaya yaklaşan akülerin zamanında değiştirilmesi, güvenli ve kesintisiz bir sürüş için önem taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yavuz Sultan Selim ve Kuzey Çevre Otoyolu, "Yol Hipnozuna Dikkat" Konusunda Farkındalık Yaratıyor Haber

Yavuz Sultan Selim ve Kuzey Çevre Otoyolu, "Yol Hipnozuna Dikkat" Konusunda Farkındalık Yaratıyor

Trafik güvenliği alanındaki çalışmalarını büyük bir titizlikle sürdüren IC Altyapı Grubu bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu, keyifli bir tatilin güvenli bir yolculukla başladığını hatırlatarak, uzun ve monoton sürüşlerde görülebilen "Yol Hipnozuna Dikkat" konusuna dikkat çekiyor. IC Altyapı Grubu işletmelerinden Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, güvenli sürüş kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamak amacıyla yol kullanıcılarının bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle uzun yol sürüşlerinde ortaya çıkabilen yol hipnozu, sürücülerin dikkat seviyesinin farkında olmadan azalmasına neden olarak çevresel uyaranlara verilen tepkilerin yavaşlamasına ve sürüş performansının olumsuz etkilenmesine yol açabiliyor. Bu kapsamda Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, sürücülere ''Yol Hipnozuna Dikkat'' hakkında bilgilendirmelerde bulunurken, uzun yolculuklarda uygulanabilecek basit önlemlerle dikkat seviyesinin korunabileceğine dikkat çekiyor. Sürücülerin her iki saatte bir mola vermesini, araçtan inerek kısa yürüyüşler yapmasını, bol su tüketmesini ve temiz hava almasını öneriyor. Yol boyunca aynalara ve çevre koşullarına düzenli olarak odaklanmak da dikkat dağınıklığının önüne geçilmesine yardımcı oluyor. Ayrıca sürücüler, uykululuk hissettiklerinde yolculuğa ara vermeli ve dinlenmeden direksiyon başına geçmemeli. Yolculuk sırasında zihinsel canlılığın korunması da büyük önem taşıyor. Odağı desteklemek amacıyla sakız çiğnemek, farklı türlerde müzikler dinlemek ve sürüş boyunca dik pozisyonda oturmaya özen göstermek dikkat seviyesinin korunmasına katkı sağlıyor. Bununla birlikte uzun yolculuklara çıkmadan önce en az 6-7 saat kaliteli uyku alınması, sürüş güvenliğini artıran en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi Operasyon Direktörü Engin Erdoğmuş, "Yol hipnozuna dikkat, özellikle uzun yolculuklarda sürücülerin dikkat seviyesini olumsuz etkileyebilen önemli bir trafik güvenliği riskidir. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi olarak trafik güvenliği konusunda farkındalık oluşturmayı önemli sorumluluklarımız arasında görüyoruz. Düzenli molalar vermek, basit fiziksel hareketler yapmak, sürüş öncesinde yeterince dinlenmek ve yorgunluk belirtilerini dikkate almak, olası risklerin azaltılmasına önemli katkı sağlıyor. Bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz farkındalık çalışmalarıyla daha fazla yol kullanıcısına ulaşmayı ve güvenli sürüş konusunda bilinç oluşturmayı hedefliyoruz." açıklamalarında bulundu. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, "Yol Hipnozu" farkındalığını ön plana çıkararak bu yıl da uluslararası bir kuruluş olan ASECAP (Avrupa Ücretli Yol Altyapısı İşletmecileri Birliği) tarafından düzenlenen S(He) Works I Care kampanyasında yer alıyor. Konuyu uluslararası platformlara taşıyan işletme, kapsayıcılık ve toplumsal fayda odağındaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bu Otoyol “Yol Hipnozuna Dikkat” Konusunda Farkındalık Yaratıyor Haber

Bu Otoyol “Yol Hipnozuna Dikkat” Konusunda Farkındalık Yaratıyor

IC Altyapı Grubu işletmelerinden Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, güvenli sürüş kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamak amacıyla yol kullanıcılarının bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle uzun yol sürüşlerinde ortaya çıkabilen yol hipnozu, sürücülerin dikkat seviyesinin farkında olmadan azalmasına neden olarak çevresel uyaranlara verilen tepkilerin yavaşlamasına ve sürüş performansının olumsuz etkilenmesine yol açabiliyor. Bu kapsamda Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, sürücülere ‘’Yol Hipnozuna Dikkat’’ hakkında bilgilendirmelerde bulunurken, uzun yolculuklarda uygulanabilecek basit önlemlerle dikkat seviyesinin korunabileceğine dikkat çekiyor. Sürücülerin her iki saatte bir mola vermesini, araçtan inerek kısa yürüyüşler yapmasını, bol su tüketmesini ve temiz hava almasını öneriyor. Yol boyunca aynalara ve çevre koşullarına düzenli olarak odaklanmak da dikkat dağınıklığının önüne geçilmesine yardımcı oluyor. Ayrıca sürücüler, uykululuk hissettiklerinde yolculuğa ara vermeli ve dinlenmeden direksiyon başına geçmemeli. Yolculuk sırasında zihinsel canlılığın korunması da büyük önem taşıyor. Odağı desteklemek amacıyla sakız çiğnemek, farklı türlerde müzikler dinlemek ve sürüş boyunca dik pozisyonda oturmaya özen göstermek dikkat seviyesinin korunmasına katkı sağlıyor. Bununla birlikte uzun yolculuklara çıkmadan önce en az 6-7 saat kaliteli uyku alınması, sürüş güvenliğini artıran en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi Operasyon Direktörü Engin Erdoğmuş, “Yol hipnozuna dikkat, özellikle uzun yolculuklarda sürücülerin dikkat seviyesini olumsuz etkileyebilen önemli bir trafik güvenliği riskidir. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi olarak trafik güvenliği konusunda farkındalık oluşturmayı önemli sorumluluklarımız arasında görüyoruz. Düzenli molalar vermek, basit fiziksel hareketler yapmak, sürüş öncesinde yeterince dinlenmek ve yorgunluk belirtilerini dikkate almak, olası risklerin azaltılmasına önemli katkı sağlıyor. Bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz farkındalık çalışmalarıyla daha fazla yol kullanıcısına ulaşmayı ve güvenli sürüş konusunda bilinç oluşturmayı hedefliyoruz.” açıklamalarında bulundu. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, “Yol Hipnozu” farkındalığını ön plana çıkararak bu yıl da uluslararası bir kuruluş olan ASECAP (Avrupa Ücretli Yol Altyapısı İşletmecileri Birliği) tarafından düzenlenen S(He) Works I Care kampanyasında yer alıyor. Konuyu uluslararası platformlara taşıyan işletme, kapsayıcılık ve toplumsal fayda odağındaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Trucks D, Euro NCAP değerlendirmesinde 4 yıldız ve CitySafe etiketini kazandı Haber

Renault Trucks D, Euro NCAP değerlendirmesinde 4 yıldız ve CitySafe etiketini kazandı

Euro NCAP değerlendirmesine ilk kez katılan Renault Trucks D[1], doğrudan 4 yıldız elde ederek aktif ve pasif güvenlik özelliklerinin etkinliğini doğruladı. Bağımsız yol güvenliği kuruluşu, Renault Trucks D’de bulunan sürücü destek ve çarpışma önleme sistemlerinin kalitesini de özellikle vurguluyor. Şehir içi kullanım için özel olarak tasarlanan sistemler Euro NCAP özellikle sürücü görüşünü övgüyle değerlendirdi: Sürücünün doğrudan görüşünü iyileştiren, alt camlı opsiyonel yolcu tarafı görüş kapısı.Yüksek performanslı dolaylı görüş sistemleri: opsiyonel panoramik görüş ve yolcu tarafı kameraları. Daha konforlu bir sürüş deneyimi için çeşitli özellikler: Kamyonun öndeki araca fazla yaklaşması durumunda mesafe uyarısı.Adaptif Hız Sabitleyici (ACC) ve Gelişmiş Acil Frenleme Sistemi (AEB) gibi ileri güvenlik sistemleri. Euro NCAP: “Renault Trucks D kamyonun değerlendirmelerinde ACC ve AEB, diğer araçlarla arkadan çarpışma durumlarında son derece etkili olduğunu kanıtladı. Ayrıca AEB, yayalar ve bisiklet kullanıcıları ile yaşanan önden çarpışmalarda da iyi performans gösterdi.” Bu arada yapılan son güncelleme, AEB sisteminin devre dışı bırakılması durumunda 15 dakika sonra otomatik olarak yeniden etkinleşmesini garanti ederek sürücü ve diğer yol kullanıcıları için kesintisiz koruma sağlıyor. Renault Trucks D’nin toplam güvenli sürüş puanı %75, çarpışma önleme %59 ve kaza sonrası sistemlerin puanlaması %80 olarak ölçüldü. Renault Trucks D, geniş güvenlik donanımı yelpazesi sayesinde City Safe sertifikasını da kazandı. Bu da aracın şehir içi sürüşte ve savunmasız yol kullanıcılarının korunmasında en güvenli araçlar arasında yer aldığı anlamına geliyor. Euro NCAP değerlendirmesi: yol güvenliğinin öncüsü Euro NCAP, 1997’den bu yana binek araçlarda güvenlik standartlarının yükseltilmesinde önemli bir rol oynuyor. 2024 yılından itibaren testlerini ağır hizmet kamyonlarını da kapsayacak şekilde genişleten Euro NCAP, tüm sektörü daha gelişmiş güvenlik teknolojileri ve ekipmanlarını benimsemek üzere teşvik ediyor. Renault Trucks, kamyon sürücülerinin ve tüm yol kullanıcılarının güvenliğini artıran bu yaklaşımı destekliyor. Renault Trucks’ın uzun yol aracı Renault Trucks T ile dağıtım modeli Renault Trucks D, hem 4 yıldız Euro NCAP hem de CitySafe sertifikası ile ödüllendirilmiştir. 2026 değerlendirmesi, üç alanı kapsayan 1 ila 5 yıldızlı bir puanlamaya dayanıyor: Güvenli sürüş: sürücü izleme sistemleri, doğrudan ve dolaylı görüş ile sürücü destek sistemlerinin değerlendirilmesi.Çarpışma önleme: aracın diğer araçlar, yayalar ve bisiklet kullanıcılarıyla önden çarpışmalara, şerit değişimlerine ve düşük hızda manevralara nasıl tepki verdiğinin değerlendirilmesi.Kaza sonrası sistemler: ilk yardım ekipleri için bilgi sağlanması ve acil müdahale erişilebilirliği. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayram Yolculuğuna Çıkacaklar Dikkat!  Haber

Bayram Yolculuğuna Çıkacaklar Dikkat! 

Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Görevlisi, Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, Ramazan Bayramı öncesinde yola çıkacaklara otoyollarda güvenli sürüş ve gişe alanlarında doğru davranışlar konusunda önemli uyarılarda bulundu. Otoyollarda giriş ve çıkışların sınırlı olması güvenlik için önemli Otoyolların temel özelliğinin transit trafiğe ayrılmış olması olduğunu belirten Şener, şu değerlendirmede bulundu: “Otoyol; özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı, yaya, hayvan ve motorsuz araçların giremediği, yalnızca izinli motorlu araçların kullanabildiği ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayoludur. Bu nedenle otoyollarda giriş ve çıkış noktalarının minimum sayıda olması güvenli sürüş açısından büyük önem taşır.” Otoyollarda araçların kendi sınıflarına göre yüksek hızlarda ilerlediğini hatırlatan Şener, “Otoyolda taşıtların kendi sınıflarına göre olabilecek en yüksek hızlarda kullanımına izin verilmiştir ve otoyola giriş-çıkış noktaları bu hızların azaldığı noktalardır. Bu sebeple giriş ve çıkış yapacak sürücülerin güvenli bir şekilde hız planlaması yapabilmesi için otoyollarda hızlanma ve yavaşlama şeritlerini bilmeleri ve fonksiyonlarına uygun bir şekilde kullanmaları büyük bir öneme sahiptir.” dedi. Hızlanma şeridinin sonuna kadar ilerlemek gerekir Otoyola girişlerde kullanılan hızlanma şeritlerinin doğru kullanımının hayati önem taşıdığını ifade eden Özgür Şener, sürücülerin bu şeritleri çoğu zaman yanlış kullandığını söyledi ve “Hızlanma şeridi, otoyola veya ana yola katılan araçların güvenli bir şekilde hızlanarak trafiğin akış hızına uyum sağlaması için ayrılmış şerittir. Bu şeritler sürücülerin ana yoldaki araçların hızına ulaşmasını kolaylaştırır. Bu hıza ulaşmak için hızlanma şeridinin mümkün olduğunca sonuna kadar ilerlenmesi ve ardından otoyola katılınması gerekir.” diye konuştu. Özgür Şener, sürücülerin otoyola katılmadan önce aynalarını kontrol etmeleri, sinyal vermeleri ve ani manevralardan kaçınmaları gerektiğini de sözlerine ekledi. Yavaşlama şeridine erken girmek kazaları önler Otoyoldan çıkışlarda kullanılan yavaşlama şeritlerinin de güvenli sürüş açısından büyük önem taşıdığını belirten Özgür Şener, Türkiye’de sürücülerin sık yaptığı bir hataya dikkat çekti ve “Yavaşlama şeridi, otoyoldan çıkış yapacak araçların güvenli bir şekilde hızlarını azaltmaları için ayrılmış özel bir şerittir. Ancak ülkemizde birçok sürücü çıkışa kadar otoyolda ilerleyip son anda sapaktan ayrılmaya çalışıyor. Bu davranış, arkadan gelen araçlarla çarpışma riskini ciddi şekilde artırıyor. Doğru bir şekilde yavaşlamak şeridinde bulunan taşıtların da akışını engelliyor.” ifadesinde bulundu. 140 kilometre hızla giden araç saniyede 38 metre yol alıyor Yüksek hızın sürüş hatalarının etkisini büyüttüğünü belirten Özgür Şener, otoyollarda mesafe ve hız planlamasının hayati önem taşıdığını söyledi. “Saatte 140 kilometre hızla giden bir araç saniyede yaklaşık 38,8 metre yol alır. Bu da 5 saniyede yaklaşık 194 metre, yani bir buçuk futbol sahası kadar mesafe demektir. Bu nedenle sürücüler yalnızca önlerini değil, aynalar aracılığıyla arkadan gelen trafiği de sürekli kontrol etmelidir.” İfadelerini kullanan Şener, otoyollarda güvenli sürüş için araçlar arasında en az 6 saniyelik takip mesafesi bırakılması gerektiğini vurguladı. En sağ şerit sürekli sürüş şerididir Otoyollarda şerit kullanımının da güvenli sürüş açısından önemli olduğunu ifade eden Şener, “Sürücüler otoyolda mümkün olduğunca en sağ şeridi kullanarak ilerlemelidir. Diğer şeritler sollama amaçlıdır. Sağ şerit dışında herhangi bir şeritte sürekli sürüş yapmak güvenli değildir.” dedi. Özgür Şener ayrıca sürücülerin otoyolda karşılaşabilecekleri risklere karşı dikkatli olması gerektiğini belirterek, emniyet şeridinde duran araçlar, yola düşen yükler, tünellerde arızalanan araçlar ve gece görüşünü zorlaştıran silinmiş yol çizgileri gibi tehlikelere karşı da uyardı. Otoyol sürüşü monotonluk nedeniyle dikkat kaybına yol açabilir Uzun süreli otoyol sürüşlerinin sürücülerde dikkat kaybına yol açabileceğini ifade eden Özgür Şener, bu durumun kazalara zemin hazırlayabildiğini söyledi. Şener, “Otoyol sürüşleri monoton sürüş olarak tanımlanabilir. Bu durum sürücülerde dikkat dağınıklığı, tek elle araç kullanma, sinyal vermeden şerit değiştirme veya uykululuk gibi riskli davranışlara yol açabilir. Sürücülerin bu konuda farkındalık geliştirmesi gerekir.” diye konuştu. Gişelerde en sık yaşanan kazalar Son dönemde paralı otoyol ve köprü gişelerinde de ciddi kazalar yaşandığını hatırlatan Özgür Şener, bu kazaların çoğunun sürücü hatasından kaynaklandığını ifade etti ve “İki aracın aynı gişeye girmeye çalışması, son anda gişe değiştirme, yavaşlayan araca arkadan çarpma veya yanlış gişeye girip geri manevra yapma gibi davranışlar gişe bölgelerinde en sık görülen kaza nedenleridir.” ifadesinde bulundu. Gişelerde hız genellikle 30 kilometre olmalı Sürücülerin gişe alanlarına yaklaşırken hızlarını mutlaka düşürmeleri gerektiğini vurgulayan Özgür Şener, “Gişe alanlarına yaklaşırken verilen hız limitlerine eksiksiz uyulmalıdır. Ani fren yerine kademeli yavaşlama yapılmalıdır. Gişe alanlarında hız limiti genellikle 30 kilometre/saat civarındadır. Bayram dönemleri, tatil dönemleri, mesai başlangıç ve bitiş saati gibi zamanlarda gişelerde uzun beklemeler olmaktadır. Bu durumlarda sabırlı ve sakin kalmak önemlidir.” dedi. Şener, gişelerde sürücülerin en sık yaptığı hatanın son anda şerit değiştirmek olduğunu da kaydederek, “Sürücülerin en çok yaptığı hatalardan biri, son anda gişe değiştirmeye çalışmaktır. Gişeye girmeden önce hangi şeridi kullanacağınızı belirlemeli ve o şeritte ilerlemelisiniz. Son anda yapılan şerit değişiklikleri arkadan gelen araçlarla çarpışma riskini artırır.” şeklinde konuştu. Gişe çıkışlarında ani hızlanmayın Gişelerden çıktıktan sonra sürücülerin ani hızlanma eğiliminde olduğunu belirten Şener, bunun da risk oluşturduğunu söyledi ve “Gişe çıkışlarında sürücüler genellikle ani hızlanmaya çalışır. Ancak çevredeki araçların da aynı anda hızlanabileceği unutulmamalı ve çevre sürekli gözlemlenerek sürüşe devam edilmelidir. Tüm işaret ve yönlendirmeler sürücüler tarafından takip edilmeli ve eksiksiz uyulmalıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kış Lastiklerinin Hava Basıncı Ne Olmalı? Haber

Kış Lastiklerinin Hava Basıncı Ne Olmalı?

Soğuk hava, lastiklerdeki hava basıncını önemli ölçüde etkiliyor. Kış aylarında hava basıncı ölçüm ve kontrollerinin daha sık yapılması gerektiğini kaydeden LASİD Genel Sekreteri Erdal Kurt, lastikteki hava basıncının güvenli sürüşteki önemine dikkat çekti: ‘’Kış koşullarında bazı sürücülerimiz lastiklerine gerekli hava basıncını sağlamadan trafiğe çıkabiliyor. Bazı sürücüler arasında ise karlı yollarda lastiklerin daha az şişirilmesi gerektiği yönünde oluşan yanlış bir algı var. Oysa lastikteki basınç hava sıcaklığının düşmesine paralel olarak azalır. Bu nedenle soğukta, özellikle karlı ve buzlu yollarda hava basıncını kesinlikle düşürmemek gerekir.’’ Düşük hava basıncı, yol tutuşunu azaltabilir Düşük hava basıncının yol tutuşunu ve aracın hakimiyetini azalttığını, güvenli sürüşü riske attığını belirten LASİD Genel Sekreteri Erdal Kurt, doğru hava basınının önemine işaret etti: ‘’Doğru hava basıncı, güvenli sürüş için en önemli unsurlardan biridir. Lastikleriniz doğru hava basıncında olduğunda aracınızın kontrolünü kaybetme, virajda savrulma ve suda kızaklama riskleri azalır. Aynı zamanda, doğru basınç lastiklerinizin vaktinden önce aşınmasını ve iç yapısında geri dönüşü olmayan hasarın oluşmasını engeller. Doğru lastik ayrıca yakıt tasarrufu da sağlar. Ancak hava basıncı, ortam ısısındaki değişiklikler veya lastikteki küçük delikler aracılığıyla düşebilir ve değişebilir. Hava basıncı düştüğünde lastiklerinizin hasar görme riski artar. Hava basıncı olması gerekenin altında olan lastikler, araçların yol tutuşunu ve araç hakimiyetini azaltır, fren mesafesini artırır ve lastiklerin daha çabuk aşınmasına sebep olur.’’ Her 10 derece düşüşünde basınç da düşer LASİD Genel Sekreteri Erdal Kurt; sürücülerin özellikle kış aylarında kış lastiklerinde doğru hava basıncı için yapması gerekenleri ise şöyle sıraladı: ‘’Hava sıcaklığının her 10 derece düşüşünde, lastiklerin hava basıncı azalır. Bu durum özellikle kış aylarında soğuk havada yaşanan bir durum olduğu için sürücülerin kış aylarında hava basıncını daha dikkatli ve düzenli bir şekilde kontrol etmesi gerekir. Bu nedenle bazı sürücülerde oluşan daha az şişirmek algısı yanlıştır. Karlı ve buzlu yollarda lastiğinizin hava basıncını kesinlikle düşürmeyin. Özel otomobil, ticari veya ağır tonajlı her tür lastik için doğru hava basıncı araç üreticileri tarafından belirlenmiştir. Sürücüler, doğru bilgilere araçlarının kapı içlerinden, torpido gözünden veya yakıt deposu kapağından ulaşabilirler. Hava basıncı, tercihen lastikler soğukken, güneşe maruz kalmamışken veya en azından 2 saat boyunca hareket etmemişken ölçülmelidir. Yedek lastik dahil olmak üzere lastiklerin hava basıncı, 15 günde bir kez ve herhangi bir uzun yolculuktan önce, mutlaka kontrol edilmelidir.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nissan ve Wayve, Yeni Nesil Sürücü Destek Teknolojisi Üzerine Anlaşma İmzaladı  Haber

Nissan ve Wayve, Yeni Nesil Sürücü Destek Teknolojisi Üzerine Anlaşma İmzaladı 

Nissan Motor Co., Ltd. ve Wayve, yeni nesil ProPILOT serisini Wayve AI(yapay zeka) teknolojisiyle geniş bir Nissan araç yelpazesine entegre etmek için kesin anlaşmalar imzaladıklarını duyurdu. Bu ortaklık, Wayve'nin somutlaştırılmış AI yazılımını Nissan'ın gelişmiş sürücü destek sistemleriyle birleştirerek hem ADAS hem de noktadan noktaya gelişmiş sürüşü destekleyecek. Nissan, 2016 yılında tek şeritli otoyol yardımı için ProPILOT'u tanıttı ve 2019 yılında çok şeritli destek ve eller serbest işlevselliği ekleyerek ProPILOT 2.0'ı piyasaya sürdü. Bu özellikler, çeşitli müşteri ihtiyaçlarını karşılamak için artık birçok modelde mevcut. Nissan, bu temele dayanarak Wayve AI ile entegre edilmiş yeni nesil ProPILOT'u geliştiriyor. Eylül 2025'te Nissan, Wayve'in son teknoloji ürünü somutlaştırılmış AI yazılımı olan "Wayve AI Driver"ı, Nissan'ın yeni nesil LiDAR teknolojisini kullanan "Ground Truth Perception" teknolojisiyle entegre eden bir prototipi tanıttı. Bu prototip, otoyollarda ve karmaşık kentsel ortamlarda sorunsuz ve güvenli sürüş yardımı sağladığını gösterdi. Yeni anlaşma kapsamında Nissan ve Wayve, "Wayve AI Driver"ı yeni nesil ProPILOT serisine entegre ederek seri üretim araçlarda kullanıma sunacak. Nissan, Wayve'nin AI teknolojisini kullanarak ProPILOT'un işlevselliğini ve rahatlığını daha da artırmayı ve çeşitli müşteri ihtiyaçlarını karşılamak için Japonya ve Kuzey Amerika dahil olmak üzere küresel pazarlara gelişmiş sistemler sunmayı hedefliyor. Nissan, bu yeni nesil ProPILOT ile donatılmış ilk modeli 2027 mali yılında Japonya'da piyasaya sürmeyi planlıyor. Bu anlaşma, her iki şirket için de önemli bir ilerlemeyi temsil ediyor. Nissan, Wayve AI sistemlerini geniş bir araç segmentinde büyük ölçekte kullanmayı taahhüt eden ilk otomobil üreticisi. Güvenliği temel alan Wayve'nin uçtan uca somutlaştırılmış yapay zekası, minimum ek geliştirme ile yeni şehirlere ve araç platformlarına verimli bir şekilde uyum sağlayabilecek. Wayne AI, ProPILOT serisi ile birleştirildiğinde, kameralar, radar ve LiDAR dahil olmak üzere çeşitli sensör konfigürasyonları ile birçok araç segmentinde akıllı sürüş sunacak. Sistemin seri üretim araçlara uygulanması, Nissan ve Wayve'nin çeşitli gerçek dünya sürüş koşullarından ders almasını sağlayarak sürekli iyileştirme ve Nissan'ın akıllı sürüş teknolojilerinin uzun vadeli rekabet gücünün güçlendirilmesini mümkün kılacak. Nissan Motor Co., Ltd. Başkanı ve CEO'su Ivan Espinosa'nın yorumu "Nissan'ın gelişmiş otonom sürüş uzmanlığını Wayve'nin son teknoloji AI teknolojisiyle birleştirerek, sürücü yardımı için yeni bir standart belirliyoruz. Wayve AI ile entegre edilmiş yeni nesil ProPILOT sistemimizin yaygın olarak benimsenmesi, dünya çapındaki müşterilere daha güvenli, daha sezgisel ve daha konforlu sürüş deneyimleri sunarken, akıllı mobilite geleceğine geçişi hızlandıracak. Bu anlaşma, mobiliteyi daha temiz, daha güvenli ve daha kapsayıcı hale getirme misyonunda Nissan için önemli bir adımdır." Wayve'nin kurucu ortağı ve CEO'su Alex Kendall'ın yorumu “Nissan, somutlaştırılmış yapay zekayı seri üretime taşıyarak küresel otomobil üreticileri arasında öncü rol üstleniyor. Yeni nesil akıllı sürüş teknolojisini dünya çapındaki müşterilere ulaştırmak için Nissan ile ortaklık kurmaktan gurur duyuyoruz. Wayve'in hızla gelişen yapay zekasını Nissan'ın mühendislik ve küresel erişimiyle birleştirerek, güvenli ve keyifli otonom mobiliteye yönelik inovasyonun hızını artırabiliriz.”

Direksiyon Başında Tüm Dikkatinizi Yola Verin! Haber

Direksiyon Başında Tüm Dikkatinizi Yola Verin!

Karlı ve buzlu havalarda en güvenli davranışın, kişisel sürüş becerisine güvenmekten çok, riskleri minimize edecek tercihler yapmak olduğunu ifade eden Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, toplu taşımanın mümkün olduğu durumlarda bireysel araç kullanımından kaçınılması gerektiğini, zorunlu hallerde ise sürüşün “acele değil istikrar” prensibiyle yapılması gerektiğini söyledi. “Arkadan çarpma kazalarının temel nedenleri; güvenli takip mesafesine uyulmaması ve sürüş sırasında cep telefonu kullanımıdır.” Özgür Şener, sürücülere direksiyon başında tüm dikkatlerini yola vermeleri çağrısında bulundu. Özgür Şener, kış aylarında güvenli sürüşün yalnızca teknik bilgi değil, bilinçli davranış meselesi olduğuna dikkat çekerek, “Kış şartlarında güvenli sürüş, ‘gidebilir miyim?’ sorusundan önce ‘gitmeli miyim?’ sorusunu sormakla başlar.” dedi. Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Görevlisi ve Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, olumsuz hava ve yol koşullarında sürücülerin zorunlu olmadıkça araç kullanımından kaçınmasını önerdi. Riskli havalarda direksiyon değil, tercih belirleyici Özgür Şener, karlı ve buzlu havalarda en güvenli davranışın, kişisel sürüş becerisine güvenmekten çok, riskleri minimize edecek tercihler yapmak olduğunu ifade ederek, toplu taşımanın mümkün olduğu durumlarda bireysel araç kullanımından kaçınılması gerektiğini, zorunlu hallerde ise sürüşün “acele değil istikrar” prensibiyle yapılması gerektiğini söyledi. Kaygan zeminlerde hızın mutlaka düşürülmesi, ani direksiyon hareketlerinden, sert fren ve ani hızlanmalardan kaçınılması gerektiğini belirten Şener, sürücülerin kendilerine güvenli bir alan bırakacak takip mesafesini mutlaka artırması gerektiğini ifade etti. Kazaların büyük bölümü dikkatsizlikten Kış koşullarında yaşanan kazaların önemli bir bölümünün teknik yetersizlikten değil, dikkat dağınıklığından kaynaklandığına dikkat çeken Özgür Şener, özellikle cep telefonu kullanımının ölümcül kazalara zemin hazırladığını vurguladı. “Arkadan çarpma kazalarının temel nedenleri; güvenli takip mesafesine uyulmaması ve sürüş sırasında cep telefonu kullanımıdır.” diyen Şener, sürücülere direksiyon başında tüm dikkatlerini yola vermeleri çağrısında bulundu. Kış sürüşü yola çıkmadan başlar Güvenli sürüşün, hareket anında değil, yola çıkmadan önce yapılan kontrollerle başladığını belirten Özgür Şener, kış koşullarına uygun olmayan bir araçla trafiğe çıkmanın, hem sürücüyü hem de diğer yol kullanıcılarını riske attığını kaydetti. Lastiklerin diş derinliğinin en az 4 mm olması gerektiğini hatırlatan Özgür Şener, lastik basınçlarının uygun değerlerde olup olmadığının, far ve aydınlatmaların, sileceklerin, cam rezistanslarının ve havalandırma sistemlerinin çalışır durumda olmasının hayati önem taşıdığını anlattı. Cam suyunda antifriz bulunmamasının, sürüş sırasında görüşü tamamen ortadan kaldırabileceğine işaret eden Şener, özellikle aracın tavanında ve cam üstlerinde biriken karların temizlenmeden yola çıkılmaması gerektiğini vurguladı. Yolda kalma ihtimali de hesaba katılmalı Kış şartlarında yalnızca sürüş anının değil, olası bir yolda kalma durumunun da planlanması gerektiğini ifade eden Şener, araçta yeterli enerji, su ve temel gıdaların bulundurulmasının önemine dikkat çekti. Küçük çocuklu aileler için bu hazırlığın daha da hayati olduğunu söyleyen Özgür Şener, ayrıca kar zincirlerinin lastik ebatlarıyla uyumlu olması, zincirin kullanılabilir durumda bulunması ve gerektiğinde nasıl takılacağının önceden bilinmesi gerektiğini belirtti. Elektrikli araçlar için kış ayrı bir plan gerektiriyor Elektrikli araç kullanıcılarına da özel uyarılarda bulunan Şener, soğuk havaların batarya performansını etkileyebileceğini hatırlattı. Isıtma sistemlerinin düzgün çalıştığından emin olunması gerektiğini söyleyen Şener, “Elektrikli araç sürücüleri, yola çıkmadan önce şarj durumlarını ve güzergâh üzerindeki şarj istasyonlarını mutlaka planlamalıdır. Aksi halde soğuk hava koşullarında yolda kalma riski ciddi biçimde artar.” dedi. Kış sürüşü bir refleks değil, bilinç meselesi Özgür Şener, kış aylarında güvenli sürüşün yalnızca teknik bilgi değil, bilinçli davranış meselesi olduğuna dikkat çekerek, “Kış şartlarında güvenli sürüş, ‘gidebilir miyim?’ sorusundan önce ‘gitmeli miyim?’ sorusunu sormakla başlar.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Kadınlara Güç Katan Araba Bakım Kursu Tamamlandı Haber

Kadınlara Güç Katan Araba Bakım Kursu Tamamlandı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Eşitlik Birimi ile Makine İkmal Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı iş birliğinde gerçekleştirilen kursun teorik eğitimi, Kadın Danışma ve Dayanışma Merkezi’nde, teorik eğitimi ise Makine İkmal Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı’nda yapıldı. Eğitim süresince kadınlar; basit araç arızalarının giderilmesi, güvenli sürüş öncesi yapılması gereken kontroller ve temel bakım uygulamaları hakkında hem teorik hem de pratik bilgiler edindi. Kursun amacıyla ilgili konuşan Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Selim Öztop, araba bakımının “erkek işi” olarak görülmesine karşı durduklarını vurgulayarak, “Bu çalışmalarla cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Araba bakımının bir cinsiyeti olmadığını göstermek bizim için çok önemli. Katılım gösteren tüm kadınları tebrik ediyorum.” dedi. Eşitlik Birimi Sorumlusu Ceyda Söğüt ise kursun toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sağladığını belirterek, “Dört hafta süren kursumuzda lastik değiştirme, motor bakımı, silecek tamiri gibi uygulamalı eğitimler verdik. Kadınların bu alanda güçlenmesini çok önemsiyoruz.” ifadelerini kullandı. Eğitimi uygulamalı olarak veren Makine İkmal Bakım ve Onarım Dairesi eğitmeni Gökhan Gökbel de kursun içeriğine değinerek, “İlk üç hafta teorik, son hafta ise atölyede uygulamalı eğitim yapıyoruz. Eskişehir’deki tüm kadınlarımızı bu kursa katılmaya davet ediyoruz.” dedi. Kursa katılan kadınlar ise eğitimden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Katılımcılar, lastik değiştirmeden silecek tamirine kadar pek çok konuda bilgi sahibi olduklarını belirterek Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye teşekkür etti. Kadınlar, kursun özgüvenlerini artırdığını ve artık araçlarının bakımını kendilerinin yapabileceklerini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.