Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güvenli Sürüş

Kapsül Haber Ajansı - Güvenli Sürüş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenli Sürüş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABB’den, Çocukların Güvenli Ulaşımı İçin Şoför ve Rehberlere Eğitim Haber

ABB’den, Çocukların Güvenli Ulaşımı İçin Şoför ve Rehberlere Eğitim

Ankara Büyükşehir Belediyesi, çocukların güvenli ve sağlıklı ulaşımını sağlamak amacıyla okul servis şoförleri ve rehber personeline yönelik eğitim programı düzenledi. 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde Sağlık İşleri, Ulaştırma ve Zabıta Daire Başkanlıkları ile Ankara Emniyet Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen eğitimlerde; ilk yardım, iş sağlığı ve güvenliği ile güvenli sürüş teknikleri konusunda bilgiler verildi. Alanında uzman personeller ve trafik polisleri tarafından verilen eğitimde hayati önem taşıyan bilgiler paylaşıldı. ŞOFÖRLERE VE REHBERLERE KAPSAMLI FARKINDALIK EĞİTİMİ Okul servis şoförlerinin ve rehberlerinin yoğun katılım gösterdiği eğitim programında; acil durum anında neler yapılması gerektiği ve zamanında doğru, bilinçli müdahale adımları detaylı bir şekilde anlatıldı. Şoförlere ve rehberlere uygulamalı olarak ilk yardım uygulamaları gösterilirken; güvenli sürüş teknikleri eğitiminde ise şoförlerin servis aracı kullanırken kurallara dikkat etmesi ve trafikte yapılmaması gereken davranışlar hakkında bilgi verildi. YAVUZ: “ÇOCUKLARIMIZIN GÜVENLİĞİNİ VE SAĞLIĞINI ÖNEMSİYORUZ” ABB Sağlık İşleri Daire Başkanı Mümtaz Yavuz, okula giden öğrencilerin güvenliği ve sağlığı için hem şoförlere hem de rehberlere önemli görevlerin düştüğünü belirterek verilen farkındalık eğitimlerinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Yavuz, şöyle devam etti: “Ankara’mızda görev yapan servisçilerimize dönük ‘İlk Yardım ve İş Sağlığı Güvenliği Eğitimi’ için yan yana geldik. Eğitimlerimizin amacı; şoförlerimizin ve rehberlerimizin, Ankara trafiğinde araç kullanırken karşılaşabilecekleri sorunlarda, acil durumlarda yapmaları gereken müdahalelerdir. Biliyorsunuz ki acil müdahale hayati önem taşımaktadır. Hayatın içerisinde, mesleklerin içerisinde bu tür kazalarla karşılaştıklarında ilk müdahaleyi doğru bilgi ve doğru teknikle yapmaları gerekmektedir. Bu tür eğitimlerimizi her yıl bu tür servislerimize güncellemenin yanında kendi belediyemiz içerisinde toplu taşıma aracı kullanan şoförlerimize de vermekteyiz. Eğitimlerimizi büyütmeye devam edeceğiz.” Ankara Servis Aracı İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı İlyas Aktürk ise böyle bir eğitim programında yer aldıkları için mutluluk duyduklarını belirterek, “Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’mız Sayın Mansur Yavaş’a çok teşekkür ediyoruz. Çünkü bizler milletin en değerli varlığı olan çocuklarımızı taşıyoruz. Bu eğitimlerin, servis şoförlerimize ve rehber personellerimize çok yardımcı olduğunu biliyoruz. Bu sayede zaten bildikleri bilgileri tekrar tazeleme şansı buldular” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TÜVTÜRK’ün Desteklediği Anadolu Dostluk Rallisi Ankara Finaliyle Tamamlandı Haber

TÜVTÜRK’ün Desteklediği Anadolu Dostluk Rallisi Ankara Finaliyle Tamamlandı

Kültürel keşfi sosyal faydayla buluşturan rallide, 74 yaşındaki klasik otomobillerin de aralarında bulunduğu farklı dönemlerden araçlar aynı rotada buluştu. TÜVTÜRK ve T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı’nın destekleriyle hayata geçirilen Anadolu Dostluk Rallisi’nde final heyecanı yaşandı. 2 Ağustos’ta İstanbul Sultanahmet’ten başlayan yolculukta katılımcılar; Çanakkale, Akçay, Efes, Dalyan, Pamukkale, Olimpos, Konya, Niğde, Kapadokya ve Aksaray duraklarının ardından 12 Ağustos’ta başkente ulaştı. Rallinin Ankara’daki son durağı T.C. Dışişleri Bakanlığı oldu. İyilik odağında güvenli sürüş bilinci aşılandı Hız odaklı klasik ralli anlayışından farklı olarak kültürel keşif, sosyal fayda ve güvenli yolculuk odağında düzenlenen Anadolu Dostluk Rallisi’nde, 74 yaşındaki klasik otomobillerden 2026 model araçlara uzanan geniş bir yelpazedeki araçlar, İstanbul’dan Ankara’ya kadar 2.700 kilometrelik 10 günlük yolculuğu birlikte tamamladı. Katılımcılar arasında Almanya, İngiltere, Belçika, İtalya ve Bulgaristan’dan da ralli severler yer aldı. Rota boyunca “İyilik Durakları” kapsamında 20’ye yakın kurum ziyaret edilerek çocuklar ve huzurevi sakinleriyle bir araya gelindi. TÜVTÜRK istasyonlarından teslim alınan hediyelerin de paylaşıldığı buluşmalarda bine yakın kişiye ulaşıldı ve kuşaklar arası diyaloğa katkı sağlandı. Ralli araçları ise özellikle çocukların yoğun ilgisiyle karşılandı. Rallinin sosyal fayda çalışmaları yolculuğun tamamlanmasının ardından da devam edecek. Güzergâh üzerindeki valiliklerin yönlendireceği okul ve benzeri kurumlara, belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda bakım, onarım ve malzeme desteği sağlanacak. TÜVTÜRK’ün trafik güvenliği alanındaki uzmanlığıyla desteklenen Anadolu Dostluk Rallisi’nde güvenli sürüş bilinci de yolculuğun önemli unsurlarından biri oldu. Katılımcılar yol boyunca yaptıkları paylaşımlarla zamanında gerçekleştirilen araç muayenesinin, düzenli araç bakımının ve uzun yol öncesinde yapılması gereken kontrollerin trafik güvenliği açısından önemine dikkat çekti. Elif Kurşunlu: “Rallinin kamu diplomasisi açısından önemli bir değer taşıdığına inanıyoruz” T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı Avrupa Birliği ile İlişkiler Genel Müdürü Elif Kurşunlu, “Avrupa Birliği Başkanlığı olarak 2011 yılından bu yana İpek Yolu Dostluk Rallisi’ni destekliyoruz ve bu yıl ilk kez gerçekleştirilen Anadolu Dostluk Rallisi’nin de bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu projeyi hem AB iletişim stratejimiz hem de Türkiye’nin tanıtımı açısından çok kıymetli buluyoruz. Avrupa’dan gelen katılımcıların ülkemizin doğal ve kültürel zenginliklerini bizzat görmesi, insanlarımızla doğrudan temas kurması Türkiye’yi yakından tanımalarına imkân sağlıyor. Bu yönüyle rallinin kamu diplomasisi açısından da önemli bir değer taşıdığına inanıyoruz” dedi. Melis Avalin Korkmaz: “Farklı kültürleri ve insanları bir araya getiriyor” TÜVTÜRK Genel Müdür Vekili Melis Avalin Korkmaz, “TÜVTÜRK olarak güvenli yolculuk kültürünün gelişmesine katkı sağlamayı temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Uzun yıllardır destek verdiğimiz ralli organizasyonlarını da trafik, yol ve araç güvenliğinin yanı sıra ülkemizin tanıtımına sunduğu katkı açısından çok değerli buluyoruz. Bu yıl ilk kez ‘iyilik’ temasıyla düzenlenen Anadolu Dostluk Rallisi’nde farklı kültürlerden insanları aynı yolculukta buluştururken, İyilik Durakları aracılığıyla binden fazla kişiye ulaştık. Türkiye’nin kültürel zenginliklerinin daha yakından tanınmasına, yeni dostlukların kurulmasına ve yol boyunca iyiliğin çoğalmasına katkı sunan böylesine çok paydaşlı bir organizasyonun parçası olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz” dedi. Nadir Serin: “Dayanışmayı ve paylaşmayı birlikte deneyimlediler” Doğu-Batı Dostluk ve Barış Rallisi Derneği Başkanı Nadir Serin, “Yaklaşık 20 yıldır düzenlediğimiz ralli organizasyonlarının en önemli yanlarından biri, farklı ülkelerden ve kültürlerden insanları bir araya getirmesi. Anadolu Dostluk Rallisi’nde de daha önce birbirini tanımayan Türkiye’den ve yurt dışından katılımcılar aynı yolu paylaştı. Yol boyunca dayanışmayı, paylaşmayı ve takım olmayı birlikte deneyimlediler. Birbirini tanımayan insanların bu yolculuğun sonunda dostluklar kurduğunu görmek bizim için en değerli sonuçlardan biri” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Dostluk Rallisi’nde İlk Yarı Tamamlandı Haber

Anadolu Dostluk Rallisi’nde İlk Yarı Tamamlandı

TÜVTÜRK ve T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı’nın destekleriyle hayata geçirilen Anadolu Dostluk Rallisi’nin ilk yarısı tamamlandı. 2 Ağustos’ta İstanbul Sultanahmet’ten başlayan ve Türkiye’nin kültürel zenginliklerini sosyal fayda ile buluşturan ralli; 2 Ağustos’ta Çanakkale, 3 Ağustos’ta Akçay, 4 Ağustos’ta Efes ve 5 Ağustos’ta Dalyan duraklarının ardından 6 Ağustos itibarıyla Pamukkale’ye ulaştı. Çoğunlukla klasik araçların yer aldığı ralli, geçtiği her şehirde yerel kültürle buluşarak yolculuğunu sürdürüyor. Anadolu Dostluk Rallisi, 7 Ağustos’ta Olimpos, 8 Ağustos’ta Konya, 9 Ağustos’ta Niğde, 10 Ağustos’ta Kapadokya ve 11 Ağustos’ta Aksaray duraklarının ardından 12 Ağustos’ta Ankara’da sona erecek. Anadolu’nun farklı coğrafyalarını bir araya getiren bu özel rota boyunca katılımcılar, kültürel keşif ve sosyal etkiyi odağına alan yolculuğa ikinci yarıda da devam edecek. İyilik duraklarında keyifli buluşmalar gerçekleşti Klasik rallilerden farklı olarak tasarlanan Anadolu Dostluk Rallisi, her şehirde sosyal sorumluluk faaliyetlerini odağına alarak ilerliyor. Organizasyon; valilikler, yerel yönetimler ve sahadaki kamu kurumlarının katkılarıyla her durakta daha fazla kişiye ulaşarak “iyilik durakları” yaklaşımını büyütüyor. Bu kapsamda katılımcılar; Çanakkale’den Balıkesir Edremit’e uzanan rotada Altınoluk, Güre, Akçay ve Edremit güzergâhında ve Muğla Dalyan’dan Denizli’ye uzanan rotada sosyal fayda odaklı buluşmalar gerçekleştirdi. Katılımcılar, öncelikle TÜVTÜRK istasyonlarını ziyaret ederek hazırlanan hediyeleri teslim aldı. Ardından öğrenciler ve çocuklarla bir araya gelerek hediyeler takdim edildi. Ralli araçları bölgedeki çocukların yoğun ilgisiyle karşılanırken, öğrencilerle keyifli anlar paylaşıldı. Program kapsamında ayrıca huzurevleri ziyaret edilerek huzurevi sakinleriyle bir araya gelindi; samimi sohbetlerin gerçekleştiği buluşmada katılımcılar ve büyükler arasında sıcak paylaşımlar yaşandı. Güvenli sürüş farkındalığı yolculuğun önemli bir parçası TÜVTÜRK’ün trafik güvenliği alanındaki uzmanlığıyla desteklenen Anadolu Dostluk Rallisi, zamanında yapılan araç muayenesinin ve düzenli araç bakımının uzun yollarda güvenli sürüşün en önemli unsurlarından olduğuna dikkat çekiyor. Katılımcılar, yolculuk boyunca yaptıkları paylaşımlarla da trafik güvenliği konusunda farkındalık oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aşırı Sıcaklar Araçları Zorluyor: Yola Çıkmadan Önce Bu Kontrolleri Yapın Haber

Aşırı Sıcaklar Araçları Zorluyor: Yola Çıkmadan Önce Bu Kontrolleri Yapın

Tatil sezonuyla birlikte uzun yolculukların arttığı yaz aylarında, araçların kritik güvenlik bileşenleri daha ağır çalışma koşullarıyla karşı karşıya kalıyor. Lastiklerden akülere, motor soğutma sistemlerinden elektronik donanımlara kadar birçok parça yüksek sıcaklıklardan doğrudan etkileniyor. Düzenli bakımı yapılmayan araçlarda ise bu durum performans kaybına, beklenmedik arızalara ve sürüş güvenliğini riske atabilecek sorunlara yol açabiliyor. AKO Grup, yaz aylarında güvenli sürüş için özellikle lastik ve akü kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Petlas, Starmaxx, Falken, Dunlop ve Funtoma markalarıyla farklı kullanım ihtiyaçlarına uygun lastik çözümleri sunan AKO Grup, Turbo, Ako Prestige ve Petlas Akü markalarıyla da farklı araç segmentlerine yönelik güvenilir akü çözümleri geliştiriyor. Yaz sıcaklarında en fazla lastikler zorlanıyor Yaz aylarında asfalt sıcaklığı hava sıcaklığının çok üzerine çıkarak lastiklerin çalışma koşullarını önemli ölçüde ağırlaştırıyor. Isınan lastiklerde basınç değerleri değişebiliyor, yanlış hava basıncı ise yol tutuşunu olumsuz etkilerken fren mesafesinin uzamasına neden olabiliyor. Aşınmış veya kullanım ömrünü tamamlamış lastikler yüksek sıcaklık altında deformasyona daha açık hale gelirken, uzun yolculuklarda beklenmedik riskler oluşturabiliyor. Bu nedenle sürücülerin uzun yola çıkmadan önce lastik hava basınçlarını üretici tavsiyelerine göre kontrol etmeleri, diş derinliğini incelemeleri, yanaklarda çatlak veya deformasyon olup olmadığını gözden geçirmeleri ve stepnenin kullanım durumunu kontrol etmeleri büyük önem taşıyor. SUV araçların ve elektrikli otomobillerin yaygınlaşmasıyla birlikte lastiklerden beklenen performans da değişiyor. Daha yüksek araç ağırlığı ve anlık tork üreten bu araçlarda doğru lastik seçimi ile düzenli basınç kontrolü hem güvenli sürüş hem de lastik ömrü açısından daha da kritik hale geliyor. “Yaz aylarında güvenli sürüş, doğru lastik ve sağlıklı aküyle başlar” Yaz sıcaklarının araçlar üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi S.Safa Özcan, “İklim koşulları artık çok daha değişken ve daha sert yaşanıyor. Yaz aylarında yalnızca sürücüler değil, araçların lastikleri ve aküleri de ciddi şekilde zorlanıyor. Özellikle uzun yolculuklar öncesinde yapılacak basit kontroller hem sürüş güvenliğini artırıyor hem de beklenmedik arızaların önüne geçiyor. Lastiklerin doğru basınçta kullanılması, mevsime uygun ürün tercih edilmesi ve akü performansının düzenli olarak kontrol edilmesi artık bir bakım önerisinden öte, güvenli mobilitenin vazgeçilmez unsurları arasında yer alıyor. AKO Grup olarak geliştirdiğimiz lastik ve akü çözümleriyle sürücülerimizin her mevsimde güvenli, verimli ve kesintisiz bir sürüş deneyimi yaşamalarına katkı sağlamayı sürdürüyoruz.” dedi. Artan sıcaklıklar akü performansını da etkiliyor Kamuoyunda akü arızalarının daha çok kış aylarında yaşandığı düşünülse de aşırı sıcaklar da akülerin ömrünü olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Yüksek sıcaklıklar, akü içerisindeki kimyasal reaksiyonları hızlandırarak sıvı kaybına ve kapasite düşüşüne neden olabiliyor. Özellikle yoğun elektronik donanıma sahip yeni nesil araçlarda klima, multimedya sistemleri, sürüş destek teknolojileri ve diğer elektronik bileşenler akü üzerinde ilave yük oluşturuyor. Düzenli kontrol edilmeyen aküler ise uzun yolculuklarda beklenmedik marş problemleri ve elektrik sistemi arızalarıyla karşılaşılmasına neden olabiliyor. Bu nedenle yaz aylarında akü voltajının ve bağlantı noktalarının periyodik olarak kontrol edilmesi, kutup başlarında oksitlenme bulunup bulunmadığının gözden geçirilmesi ve kullanım ömrünü tamamlamaya yaklaşan akülerin zamanında değiştirilmesi, güvenli ve kesintisiz bir sürüş için önem taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yavuz Sultan Selim ve Kuzey Çevre Otoyolu, "Yol Hipnozuna Dikkat" Konusunda Farkındalık Yaratıyor Haber

Yavuz Sultan Selim ve Kuzey Çevre Otoyolu, "Yol Hipnozuna Dikkat" Konusunda Farkındalık Yaratıyor

Trafik güvenliği alanındaki çalışmalarını büyük bir titizlikle sürdüren IC Altyapı Grubu bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu, keyifli bir tatilin güvenli bir yolculukla başladığını hatırlatarak, uzun ve monoton sürüşlerde görülebilen "Yol Hipnozuna Dikkat" konusuna dikkat çekiyor. IC Altyapı Grubu işletmelerinden Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, güvenli sürüş kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamak amacıyla yol kullanıcılarının bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle uzun yol sürüşlerinde ortaya çıkabilen yol hipnozu, sürücülerin dikkat seviyesinin farkında olmadan azalmasına neden olarak çevresel uyaranlara verilen tepkilerin yavaşlamasına ve sürüş performansının olumsuz etkilenmesine yol açabiliyor. Bu kapsamda Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, sürücülere ''Yol Hipnozuna Dikkat'' hakkında bilgilendirmelerde bulunurken, uzun yolculuklarda uygulanabilecek basit önlemlerle dikkat seviyesinin korunabileceğine dikkat çekiyor. Sürücülerin her iki saatte bir mola vermesini, araçtan inerek kısa yürüyüşler yapmasını, bol su tüketmesini ve temiz hava almasını öneriyor. Yol boyunca aynalara ve çevre koşullarına düzenli olarak odaklanmak da dikkat dağınıklığının önüne geçilmesine yardımcı oluyor. Ayrıca sürücüler, uykululuk hissettiklerinde yolculuğa ara vermeli ve dinlenmeden direksiyon başına geçmemeli. Yolculuk sırasında zihinsel canlılığın korunması da büyük önem taşıyor. Odağı desteklemek amacıyla sakız çiğnemek, farklı türlerde müzikler dinlemek ve sürüş boyunca dik pozisyonda oturmaya özen göstermek dikkat seviyesinin korunmasına katkı sağlıyor. Bununla birlikte uzun yolculuklara çıkmadan önce en az 6-7 saat kaliteli uyku alınması, sürüş güvenliğini artıran en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi Operasyon Direktörü Engin Erdoğmuş, "Yol hipnozuna dikkat, özellikle uzun yolculuklarda sürücülerin dikkat seviyesini olumsuz etkileyebilen önemli bir trafik güvenliği riskidir. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi olarak trafik güvenliği konusunda farkındalık oluşturmayı önemli sorumluluklarımız arasında görüyoruz. Düzenli molalar vermek, basit fiziksel hareketler yapmak, sürüş öncesinde yeterince dinlenmek ve yorgunluk belirtilerini dikkate almak, olası risklerin azaltılmasına önemli katkı sağlıyor. Bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz farkındalık çalışmalarıyla daha fazla yol kullanıcısına ulaşmayı ve güvenli sürüş konusunda bilinç oluşturmayı hedefliyoruz." açıklamalarında bulundu. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, "Yol Hipnozu" farkındalığını ön plana çıkararak bu yıl da uluslararası bir kuruluş olan ASECAP (Avrupa Ücretli Yol Altyapısı İşletmecileri Birliği) tarafından düzenlenen S(He) Works I Care kampanyasında yer alıyor. Konuyu uluslararası platformlara taşıyan işletme, kapsayıcılık ve toplumsal fayda odağındaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bu Otoyol “Yol Hipnozuna Dikkat” Konusunda Farkındalık Yaratıyor Haber

Bu Otoyol “Yol Hipnozuna Dikkat” Konusunda Farkındalık Yaratıyor

IC Altyapı Grubu işletmelerinden Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, güvenli sürüş kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamak amacıyla yol kullanıcılarının bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle uzun yol sürüşlerinde ortaya çıkabilen yol hipnozu, sürücülerin dikkat seviyesinin farkında olmadan azalmasına neden olarak çevresel uyaranlara verilen tepkilerin yavaşlamasına ve sürüş performansının olumsuz etkilenmesine yol açabiliyor. Bu kapsamda Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, sürücülere ‘’Yol Hipnozuna Dikkat’’ hakkında bilgilendirmelerde bulunurken, uzun yolculuklarda uygulanabilecek basit önlemlerle dikkat seviyesinin korunabileceğine dikkat çekiyor. Sürücülerin her iki saatte bir mola vermesini, araçtan inerek kısa yürüyüşler yapmasını, bol su tüketmesini ve temiz hava almasını öneriyor. Yol boyunca aynalara ve çevre koşullarına düzenli olarak odaklanmak da dikkat dağınıklığının önüne geçilmesine yardımcı oluyor. Ayrıca sürücüler, uykululuk hissettiklerinde yolculuğa ara vermeli ve dinlenmeden direksiyon başına geçmemeli. Yolculuk sırasında zihinsel canlılığın korunması da büyük önem taşıyor. Odağı desteklemek amacıyla sakız çiğnemek, farklı türlerde müzikler dinlemek ve sürüş boyunca dik pozisyonda oturmaya özen göstermek dikkat seviyesinin korunmasına katkı sağlıyor. Bununla birlikte uzun yolculuklara çıkmadan önce en az 6-7 saat kaliteli uyku alınması, sürüş güvenliğini artıran en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi Operasyon Direktörü Engin Erdoğmuş, “Yol hipnozuna dikkat, özellikle uzun yolculuklarda sürücülerin dikkat seviyesini olumsuz etkileyebilen önemli bir trafik güvenliği riskidir. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi olarak trafik güvenliği konusunda farkındalık oluşturmayı önemli sorumluluklarımız arasında görüyoruz. Düzenli molalar vermek, basit fiziksel hareketler yapmak, sürüş öncesinde yeterince dinlenmek ve yorgunluk belirtilerini dikkate almak, olası risklerin azaltılmasına önemli katkı sağlıyor. Bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz farkındalık çalışmalarıyla daha fazla yol kullanıcısına ulaşmayı ve güvenli sürüş konusunda bilinç oluşturmayı hedefliyoruz.” açıklamalarında bulundu. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, “Yol Hipnozu” farkındalığını ön plana çıkararak bu yıl da uluslararası bir kuruluş olan ASECAP (Avrupa Ücretli Yol Altyapısı İşletmecileri Birliği) tarafından düzenlenen S(He) Works I Care kampanyasında yer alıyor. Konuyu uluslararası platformlara taşıyan işletme, kapsayıcılık ve toplumsal fayda odağındaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Trucks D, Euro NCAP değerlendirmesinde 4 yıldız ve CitySafe etiketini kazandı Haber

Renault Trucks D, Euro NCAP değerlendirmesinde 4 yıldız ve CitySafe etiketini kazandı

Euro NCAP değerlendirmesine ilk kez katılan Renault Trucks D[1], doğrudan 4 yıldız elde ederek aktif ve pasif güvenlik özelliklerinin etkinliğini doğruladı. Bağımsız yol güvenliği kuruluşu, Renault Trucks D’de bulunan sürücü destek ve çarpışma önleme sistemlerinin kalitesini de özellikle vurguluyor. Şehir içi kullanım için özel olarak tasarlanan sistemler Euro NCAP özellikle sürücü görüşünü övgüyle değerlendirdi: Sürücünün doğrudan görüşünü iyileştiren, alt camlı opsiyonel yolcu tarafı görüş kapısı.Yüksek performanslı dolaylı görüş sistemleri: opsiyonel panoramik görüş ve yolcu tarafı kameraları. Daha konforlu bir sürüş deneyimi için çeşitli özellikler: Kamyonun öndeki araca fazla yaklaşması durumunda mesafe uyarısı.Adaptif Hız Sabitleyici (ACC) ve Gelişmiş Acil Frenleme Sistemi (AEB) gibi ileri güvenlik sistemleri. Euro NCAP: “Renault Trucks D kamyonun değerlendirmelerinde ACC ve AEB, diğer araçlarla arkadan çarpışma durumlarında son derece etkili olduğunu kanıtladı. Ayrıca AEB, yayalar ve bisiklet kullanıcıları ile yaşanan önden çarpışmalarda da iyi performans gösterdi.” Bu arada yapılan son güncelleme, AEB sisteminin devre dışı bırakılması durumunda 15 dakika sonra otomatik olarak yeniden etkinleşmesini garanti ederek sürücü ve diğer yol kullanıcıları için kesintisiz koruma sağlıyor. Renault Trucks D’nin toplam güvenli sürüş puanı %75, çarpışma önleme %59 ve kaza sonrası sistemlerin puanlaması %80 olarak ölçüldü. Renault Trucks D, geniş güvenlik donanımı yelpazesi sayesinde City Safe sertifikasını da kazandı. Bu da aracın şehir içi sürüşte ve savunmasız yol kullanıcılarının korunmasında en güvenli araçlar arasında yer aldığı anlamına geliyor. Euro NCAP değerlendirmesi: yol güvenliğinin öncüsü Euro NCAP, 1997’den bu yana binek araçlarda güvenlik standartlarının yükseltilmesinde önemli bir rol oynuyor. 2024 yılından itibaren testlerini ağır hizmet kamyonlarını da kapsayacak şekilde genişleten Euro NCAP, tüm sektörü daha gelişmiş güvenlik teknolojileri ve ekipmanlarını benimsemek üzere teşvik ediyor. Renault Trucks, kamyon sürücülerinin ve tüm yol kullanıcılarının güvenliğini artıran bu yaklaşımı destekliyor. Renault Trucks’ın uzun yol aracı Renault Trucks T ile dağıtım modeli Renault Trucks D, hem 4 yıldız Euro NCAP hem de CitySafe sertifikası ile ödüllendirilmiştir. 2026 değerlendirmesi, üç alanı kapsayan 1 ila 5 yıldızlı bir puanlamaya dayanıyor: Güvenli sürüş: sürücü izleme sistemleri, doğrudan ve dolaylı görüş ile sürücü destek sistemlerinin değerlendirilmesi.Çarpışma önleme: aracın diğer araçlar, yayalar ve bisiklet kullanıcılarıyla önden çarpışmalara, şerit değişimlerine ve düşük hızda manevralara nasıl tepki verdiğinin değerlendirilmesi.Kaza sonrası sistemler: ilk yardım ekipleri için bilgi sağlanması ve acil müdahale erişilebilirliği. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayram Yolculuğuna Çıkacaklar Dikkat!  Haber

Bayram Yolculuğuna Çıkacaklar Dikkat! 

Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Görevlisi, Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, Ramazan Bayramı öncesinde yola çıkacaklara otoyollarda güvenli sürüş ve gişe alanlarında doğru davranışlar konusunda önemli uyarılarda bulundu. Otoyollarda giriş ve çıkışların sınırlı olması güvenlik için önemli Otoyolların temel özelliğinin transit trafiğe ayrılmış olması olduğunu belirten Şener, şu değerlendirmede bulundu: “Otoyol; özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı, yaya, hayvan ve motorsuz araçların giremediği, yalnızca izinli motorlu araçların kullanabildiği ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayoludur. Bu nedenle otoyollarda giriş ve çıkış noktalarının minimum sayıda olması güvenli sürüş açısından büyük önem taşır.” Otoyollarda araçların kendi sınıflarına göre yüksek hızlarda ilerlediğini hatırlatan Şener, “Otoyolda taşıtların kendi sınıflarına göre olabilecek en yüksek hızlarda kullanımına izin verilmiştir ve otoyola giriş-çıkış noktaları bu hızların azaldığı noktalardır. Bu sebeple giriş ve çıkış yapacak sürücülerin güvenli bir şekilde hız planlaması yapabilmesi için otoyollarda hızlanma ve yavaşlama şeritlerini bilmeleri ve fonksiyonlarına uygun bir şekilde kullanmaları büyük bir öneme sahiptir.” dedi. Hızlanma şeridinin sonuna kadar ilerlemek gerekir Otoyola girişlerde kullanılan hızlanma şeritlerinin doğru kullanımının hayati önem taşıdığını ifade eden Özgür Şener, sürücülerin bu şeritleri çoğu zaman yanlış kullandığını söyledi ve “Hızlanma şeridi, otoyola veya ana yola katılan araçların güvenli bir şekilde hızlanarak trafiğin akış hızına uyum sağlaması için ayrılmış şerittir. Bu şeritler sürücülerin ana yoldaki araçların hızına ulaşmasını kolaylaştırır. Bu hıza ulaşmak için hızlanma şeridinin mümkün olduğunca sonuna kadar ilerlenmesi ve ardından otoyola katılınması gerekir.” diye konuştu. Özgür Şener, sürücülerin otoyola katılmadan önce aynalarını kontrol etmeleri, sinyal vermeleri ve ani manevralardan kaçınmaları gerektiğini de sözlerine ekledi. Yavaşlama şeridine erken girmek kazaları önler Otoyoldan çıkışlarda kullanılan yavaşlama şeritlerinin de güvenli sürüş açısından büyük önem taşıdığını belirten Özgür Şener, Türkiye’de sürücülerin sık yaptığı bir hataya dikkat çekti ve “Yavaşlama şeridi, otoyoldan çıkış yapacak araçların güvenli bir şekilde hızlarını azaltmaları için ayrılmış özel bir şerittir. Ancak ülkemizde birçok sürücü çıkışa kadar otoyolda ilerleyip son anda sapaktan ayrılmaya çalışıyor. Bu davranış, arkadan gelen araçlarla çarpışma riskini ciddi şekilde artırıyor. Doğru bir şekilde yavaşlamak şeridinde bulunan taşıtların da akışını engelliyor.” ifadesinde bulundu. 140 kilometre hızla giden araç saniyede 38 metre yol alıyor Yüksek hızın sürüş hatalarının etkisini büyüttüğünü belirten Özgür Şener, otoyollarda mesafe ve hız planlamasının hayati önem taşıdığını söyledi. “Saatte 140 kilometre hızla giden bir araç saniyede yaklaşık 38,8 metre yol alır. Bu da 5 saniyede yaklaşık 194 metre, yani bir buçuk futbol sahası kadar mesafe demektir. Bu nedenle sürücüler yalnızca önlerini değil, aynalar aracılığıyla arkadan gelen trafiği de sürekli kontrol etmelidir.” İfadelerini kullanan Şener, otoyollarda güvenli sürüş için araçlar arasında en az 6 saniyelik takip mesafesi bırakılması gerektiğini vurguladı. En sağ şerit sürekli sürüş şerididir Otoyollarda şerit kullanımının da güvenli sürüş açısından önemli olduğunu ifade eden Şener, “Sürücüler otoyolda mümkün olduğunca en sağ şeridi kullanarak ilerlemelidir. Diğer şeritler sollama amaçlıdır. Sağ şerit dışında herhangi bir şeritte sürekli sürüş yapmak güvenli değildir.” dedi. Özgür Şener ayrıca sürücülerin otoyolda karşılaşabilecekleri risklere karşı dikkatli olması gerektiğini belirterek, emniyet şeridinde duran araçlar, yola düşen yükler, tünellerde arızalanan araçlar ve gece görüşünü zorlaştıran silinmiş yol çizgileri gibi tehlikelere karşı da uyardı. Otoyol sürüşü monotonluk nedeniyle dikkat kaybına yol açabilir Uzun süreli otoyol sürüşlerinin sürücülerde dikkat kaybına yol açabileceğini ifade eden Özgür Şener, bu durumun kazalara zemin hazırlayabildiğini söyledi. Şener, “Otoyol sürüşleri monoton sürüş olarak tanımlanabilir. Bu durum sürücülerde dikkat dağınıklığı, tek elle araç kullanma, sinyal vermeden şerit değiştirme veya uykululuk gibi riskli davranışlara yol açabilir. Sürücülerin bu konuda farkındalık geliştirmesi gerekir.” diye konuştu. Gişelerde en sık yaşanan kazalar Son dönemde paralı otoyol ve köprü gişelerinde de ciddi kazalar yaşandığını hatırlatan Özgür Şener, bu kazaların çoğunun sürücü hatasından kaynaklandığını ifade etti ve “İki aracın aynı gişeye girmeye çalışması, son anda gişe değiştirme, yavaşlayan araca arkadan çarpma veya yanlış gişeye girip geri manevra yapma gibi davranışlar gişe bölgelerinde en sık görülen kaza nedenleridir.” ifadesinde bulundu. Gişelerde hız genellikle 30 kilometre olmalı Sürücülerin gişe alanlarına yaklaşırken hızlarını mutlaka düşürmeleri gerektiğini vurgulayan Özgür Şener, “Gişe alanlarına yaklaşırken verilen hız limitlerine eksiksiz uyulmalıdır. Ani fren yerine kademeli yavaşlama yapılmalıdır. Gişe alanlarında hız limiti genellikle 30 kilometre/saat civarındadır. Bayram dönemleri, tatil dönemleri, mesai başlangıç ve bitiş saati gibi zamanlarda gişelerde uzun beklemeler olmaktadır. Bu durumlarda sabırlı ve sakin kalmak önemlidir.” dedi. Şener, gişelerde sürücülerin en sık yaptığı hatanın son anda şerit değiştirmek olduğunu da kaydederek, “Sürücülerin en çok yaptığı hatalardan biri, son anda gişe değiştirmeye çalışmaktır. Gişeye girmeden önce hangi şeridi kullanacağınızı belirlemeli ve o şeritte ilerlemelisiniz. Son anda yapılan şerit değişiklikleri arkadan gelen araçlarla çarpışma riskini artırır.” şeklinde konuştu. Gişe çıkışlarında ani hızlanmayın Gişelerden çıktıktan sonra sürücülerin ani hızlanma eğiliminde olduğunu belirten Şener, bunun da risk oluşturduğunu söyledi ve “Gişe çıkışlarında sürücüler genellikle ani hızlanmaya çalışır. Ancak çevredeki araçların da aynı anda hızlanabileceği unutulmamalı ve çevre sürekli gözlemlenerek sürüşe devam edilmelidir. Tüm işaret ve yönlendirmeler sürücüler tarafından takip edilmeli ve eksiksiz uyulmalıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kış Lastiklerinin Hava Basıncı Ne Olmalı? Haber

Kış Lastiklerinin Hava Basıncı Ne Olmalı?

Soğuk hava, lastiklerdeki hava basıncını önemli ölçüde etkiliyor. Kış aylarında hava basıncı ölçüm ve kontrollerinin daha sık yapılması gerektiğini kaydeden LASİD Genel Sekreteri Erdal Kurt, lastikteki hava basıncının güvenli sürüşteki önemine dikkat çekti: ‘’Kış koşullarında bazı sürücülerimiz lastiklerine gerekli hava basıncını sağlamadan trafiğe çıkabiliyor. Bazı sürücüler arasında ise karlı yollarda lastiklerin daha az şişirilmesi gerektiği yönünde oluşan yanlış bir algı var. Oysa lastikteki basınç hava sıcaklığının düşmesine paralel olarak azalır. Bu nedenle soğukta, özellikle karlı ve buzlu yollarda hava basıncını kesinlikle düşürmemek gerekir.’’ Düşük hava basıncı, yol tutuşunu azaltabilir Düşük hava basıncının yol tutuşunu ve aracın hakimiyetini azalttığını, güvenli sürüşü riske attığını belirten LASİD Genel Sekreteri Erdal Kurt, doğru hava basınının önemine işaret etti: ‘’Doğru hava basıncı, güvenli sürüş için en önemli unsurlardan biridir. Lastikleriniz doğru hava basıncında olduğunda aracınızın kontrolünü kaybetme, virajda savrulma ve suda kızaklama riskleri azalır. Aynı zamanda, doğru basınç lastiklerinizin vaktinden önce aşınmasını ve iç yapısında geri dönüşü olmayan hasarın oluşmasını engeller. Doğru lastik ayrıca yakıt tasarrufu da sağlar. Ancak hava basıncı, ortam ısısındaki değişiklikler veya lastikteki küçük delikler aracılığıyla düşebilir ve değişebilir. Hava basıncı düştüğünde lastiklerinizin hasar görme riski artar. Hava basıncı olması gerekenin altında olan lastikler, araçların yol tutuşunu ve araç hakimiyetini azaltır, fren mesafesini artırır ve lastiklerin daha çabuk aşınmasına sebep olur.’’ Her 10 derece düşüşünde basınç da düşer LASİD Genel Sekreteri Erdal Kurt; sürücülerin özellikle kış aylarında kış lastiklerinde doğru hava basıncı için yapması gerekenleri ise şöyle sıraladı: ‘’Hava sıcaklığının her 10 derece düşüşünde, lastiklerin hava basıncı azalır. Bu durum özellikle kış aylarında soğuk havada yaşanan bir durum olduğu için sürücülerin kış aylarında hava basıncını daha dikkatli ve düzenli bir şekilde kontrol etmesi gerekir. Bu nedenle bazı sürücülerde oluşan daha az şişirmek algısı yanlıştır. Karlı ve buzlu yollarda lastiğinizin hava basıncını kesinlikle düşürmeyin. Özel otomobil, ticari veya ağır tonajlı her tür lastik için doğru hava basıncı araç üreticileri tarafından belirlenmiştir. Sürücüler, doğru bilgilere araçlarının kapı içlerinden, torpido gözünden veya yakıt deposu kapağından ulaşabilirler. Hava basıncı, tercihen lastikler soğukken, güneşe maruz kalmamışken veya en azından 2 saat boyunca hareket etmemişken ölçülmelidir. Yedek lastik dahil olmak üzere lastiklerin hava basıncı, 15 günde bir kez ve herhangi bir uzun yolculuktan önce, mutlaka kontrol edilmelidir.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.