Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güvenli Ulaşım

Kapsül Haber Ajansı - Güvenli Ulaşım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenli Ulaşım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mersin Büyükşehir’den Sahil Şeridine 7/24 Elektronik Denetleme Sistemi Haber

Mersin Büyükşehir’den Sahil Şeridine 7/24 Elektronik Denetleme Sistemi

Mersin Büyükşehir Belediyesi, sahil bandında yayaların ve bisiklet kullanıcılarının güvenliğini artırmak amacıyla hayata geçirdiği Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) ile yürüyüş ve bisiklet yollarındaki motorlu araç geçişlerini engelliyor. Kentte güvenli ulaşım ve kamusal alan kullanımını destekleyen uygulama sayesinde, sahil şeridinde motorlu araç kaynaklı risklerin önüne geçilmesi hedefleniyor. Zabıta Dairesi Başkanlığı tarafından Babil Kavşağı’ndan Mersin Limanı’na kadar uzanan sahil bandında uygulamaya alınan sistem kapsamında, güzergah boyunca yerleştirilen kameralarla 7/24 izlenen alanın görüntüleri, Macit Özcan Spor Tesisleri’nde kurulan merkezden anlık olarak takip ediliyor. EDS ile şimdiye kadar yaklaşık 3 bin sürücüye cezai işlem uygulandı 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla aktif olarak kullanılmaya başlanan sistem sayesinde, yürüyüş ve bisiklet yollarına motorlu araçla giriş yapanlar anında tespit ediliyor. Elektronik Denetleme Sistemi’ne düşen görüntüler doğrultusunda, ihlal yaptığı belirlenen araç sürücülerine 3 bin 705 lira idari para cezası uygulanıyor. Cezayı bir ay içerisinde ödeyenler, yüzde 25 indirimden yararlanabiliyor. Büyükşehir Belediyesi’nin sahil şeridinde güvenliği artırmak amacıyla hayata geçirdiği uygulama kapsamında, bugüne kadar yaklaşık 3 bin sürücüye cezai işlem uygulandı. Aktürk: “Bu karar, yaya ve bisiklet yolunda motorlu araçların oluşturduğu tehlike nedeniyle alındı” Mersin Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı’na bağlı Denetleme Şube Müdürü Zülküf Aktürk, “Elektronik Denetleme Sistemi, 1 Ocak 2026 itibariyle kuruldu. Kapsama alanı ise Kültür Park’ın tamamı. Meclisimizde alınan kararla ilgili olarak; Emir ve Yasaklar Yönetmeliği ile ilgili madde gereği, motorlu araçların yaya ve bisiklet yollarına geçmemesi gerekiyor. Sahil yolunda çeşitli yerlere bu yasakla ilgili tabelalar astık ve duyurular yaptık” dedi. Kültür Park’ın ailelerin ve çocukların güvenle vakit geçirdiği önemli bir yaşam alanı olduğuna dikkat çeken Aktürk, yürüyüş ve bisiklet yollarında motorlu araçların oluşturduğu tehlike nedeniyle bu kararın alındığını ifade etti. Uygulamanın daha önce belediyenin internet sitesi ve basın aracılığıyla duyurulduğunu, ancak ihlallerin sürmesi nedeniyle yeniden bilgilendirme yapma gereği duyduklarını kaydeden Aktürk, “Belediyemizin Emir ve Yasaklar Yönetmeliği 25. Maddesi’ne göre, bu hususta tespit tutanağı tutularak yaklaşık 3 bin adet ceza yazıldı. Büyükşehir olarak ceza yazma taraftarı değiliz, ama vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği için bu caydırıcı tedbirleri almak zorundayız” dedi. Vatandaşlara kurallara uymaları konusunda da çağrıda bulunan Aktürk, “Zabıta Dairesi Başkanlığı olarak, gerek EDS gerekse de motorize ekiplerimizce denetimlerimiz devam edecek” ifadelerine yer verdi. Vatandaşlar EDS’den çok memnun Her gün sahile geldiğini belirten vatandaşlardan Ahmet Kılıçkap, “Yayaların geçtiği yerlerden ve bisiklet yolundan motorlar çok hızlı gidiyor ve tehlike oluşturuyor. Her geldiğimde otobanda gibi süratli geçiyorlar. Bu sistem caydırıcı ve çok güzel” dedi. Büyükşehir’in çalışmalarını beğeniyle takip ettiğini ifade eden Kılıçkap, “72 yaşındayım ve böyle bir Belediye Başkanı görmedim. Köylere gidiyor yollarını yapıyor. Öğrencilere burs, ihtiyaç sahibine ucuz yemek, hastası olana yatacak yer veriyor. Bundan daha güzeli olmaz” diye konuştu. Sahilde sıklıkla bisiklete bindiğini söyleyen Gülşen Ünlü, Elektronik Denetleme Sistemi’nin çok faydalı olduğunu kaydederek, “Bisiklet sürerken beni rahatsız ediyorlar ve düşürecekler diye korkuyorum. Bisiklet yolunda motorlu araçlar geçmesin. Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ederiz. Harika bir sistem oluşturmuş. Vatandaşların can güvenliğini sağlıyor” ifadelerini kullandı. Her gün akşam saatlerinde sahilde bisiklet sürdüğünü söyleyen vatandaşlardan Ali Öz, kameralarla denetleme sistemini çok yararlı bulduğunu belirterek, “Çok güzel bir sistem. Herkes ona göre temkinli gider. Herhangi bir olay ve kaza olmaz. Biraz önce buradan bir motorlu geçti. Onların da ceza yediğine şahit oldum. Burası onların yolu değil” diye konuştu. Özgecan Aslan Barış Meydanı’nda seyyar satıcılık yapan Mehmet İşidoğru, “Bisiklet yolundan motorla geçen oluyordu. Uygulama hayata geçince azaldı. Büyükşehir’in Elektronik Denetleme Sistemi caydırıcı oldu. Ayrıca zabıtalar da sürekli denetim yapıyor ve bu yolu kullanan motorlu araç sahiplerine ceza yazıyor. Faydalı bir sistem” ifadelerine yer verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkan Şadi Özdemir “Anne Taksi”nin Direksiyonuna Geçti Haber

Başkan Şadi Özdemir “Anne Taksi”nin Direksiyonuna Geçti

Nilüfer Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla başlattığı “Anne Taksi” hizmeti, anne ve anne adaylarının hastane süreçlerini kolaylaştırıyor. Hamileler ile 0-1 yaş aralığında çocuğu olan annelerin, devlet hastanelerindeki kadın doğum ve çocuk bölümlerine rahatça ulaşabilmesi için hayata geçirilen uygulamanın direksiyonuna bu kez Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir geçti. Başkan Şadi Özdemir, Görükle ve Çalı mahallelerinde yaşayan iki anneyi evlerinden alarak, Bursa Şehir Hastanesi ve Dörtçelik Çocuk Hastanesi’ndeki randevularına yetiştirdi. ÜCRETSİZ VE GÜVENLİ ULAŞIM İMKANI Nilüfer’de yaşayan anneler, bir gün öncesinden randevu oluşturarak bu hizmetten tamamen ücretsiz bir şekilde faydalanabiliyor. Anneler evlerinden alınıp sağlık kuruluşlarına ulaştırılıyor ve muayene sonrasında tekrar güvenle evlerine bırakılıyor. Uygulamada farklı ihtiyaçlar ve güvenlik önlemleri de titizlikle düşünülmüş durumda. Araçlarda standart olarak bebek koltuğu yer alırken, ikiz bebek sahibi anneler için çift bebek koltuğu da hazır bulunduruluyor. Ayrıca hamile yolcuların yolculuklarını daha güvenli hale getirmek amacıyla araçta özel hamile emniyet kemerleri kullanılıyor. “AMAÇ SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞİMİ KOLAYLAŞTIRMAK” Anne Taksi’nin şoför koltuğuna geçerek, uygulamayı bizzat deneyimleyen Başkan Şadi Özdemir, hizmetin amacına dair şu değerlendirmelerde bulundu: “Erişilebilirlik çok önemli. Arabası olsa bile hamile bir kadının veya bebekli bir annenin hastaneye gidip dönmesi, hem aracı hem de çocuğu idare etmesi kolay değil. Kadınların rahatlığı ve çocuklarımızın sağlıklı büyümesi için bu projeyi hayata geçirdik. Bir kadın kenti olan Nilüfer’de kadınların sağlık hizmetlerine doğru ve sağlıklı bir şekilde erişmeleri için çalışmaya devam ediyoruz.” ANNELER UYGULAMADAN MEMNUN Uygulamayı ilk kez deneyimleyen annelerden Şeyma Uçar, eşinin vardiyalı çalışması nedeniyle çocuğunu hastane kontrollerine götürmekte zorlandığını belirterek, Anne Taksi’nin kendisi için çok büyük bir kolaylık ve fayda sağladığını söyledi. Hizmetten yararlanan bir diğer anne İrem Nur Üstünbaş ise, çeşitli sebeplerle hastaneye ulaşımda zorluk çeken birçok kişi olduğunu hatırlatarak uygulamanın toplum için çok yararlı bir adım olduğunu söyledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom, 5G'de Öncü Rolüyle Türkiye’yi Küresel Teknoloji Rekabetinde Daha Güçlü Konuma Getirmeyi Hedefliyor Haber

Türk Telekom, 5G'de Öncü Rolüyle Türkiye’yi Küresel Teknoloji Rekabetinde Daha Güçlü Konuma Getirmeyi Hedefliyor

Türk Telekom’un dijital geleceğin ve 5G ekosisteminin temelini oluşturan güçlü fiber altyapısı, 2025 yılı itibarıyla 535 bin kilometreye, fiber hane kapsaması 34,3 milyona ulaştı. 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı LTE baz istasyonu oranı ise %58’e yükseldi. Uzun yıllardır yürüttüğü saha testleri, pilot uygulamaları ve Ar-Ge çalışmalarıyla 5G’de öncü rol üstlenen Türk Telekom, yerli ve milli teknoloji üretme vizyonu kapsamında iştirak şirketleri Argela ve Netsia ile 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltan yenilikçi çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, Türkiye’nin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl oldu. 81 ili uçtan uca kapsayan ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin en büyük gücünü oluşturuyor. Sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar hayata geçirdiğimiz 5G uygulamalarında kazandığımız deneyim ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı istasyon oranımızla iletişimin her döneminde olduğu gibi 5G çağının da öncüsüyüz. Türk Telekom olarak, 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı, Türkiye’yi küresel teknoloji rekabetinde daha güçlü konuma getirmeyi hedefliyoruz” dedi. Milli sorumluluk bilinciyle dijital dönüşümde liderliği üstlenen Türk Telekom, Türkiye’nin her köşesini yeni nesil altyapılarla birbirine bağlarken, yerli ve milli ürün ve projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Yeni yıla girerken değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları ile tamamladıklarını, 2026’yı ise 5G ile iletişimde dönüşümün yılı yapma vizyonuyla hareket edeceklerini belirterek şu açıklamada bulundu; “Ülkemizin her köşesini fiberle birbirine bağlayarak dijital geleceği bugünden inşa ediyoruz" “Türk Telekom olarak köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, ülkemizin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl olurken; ağustos ayında, 2026 yılı Şubat ayında dolacak olan sabit hizmetler imtiyazımızın 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attık. Bu tarihi imza, Türkiye'nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimimizi 37 milyon haneye, fiber abone sayımızı 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızımızı 7 kat artırmayı hedefliyoruz. İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 81 ilimizi uçtan uca saran ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34,3 milyon hane kapsamasına (FFTH/B ve FTTH/C) ulaştı. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine taşıyarak, dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Uzun yıllardır 5G ile sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar tüm alanlarda öncü çalışmalar gerçekleştirdik. 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, 5G ile akıllı tarım, 5G ile limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım, 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu, 5G ile ilk canlı maç yayını, ilk milli endüstriyel 5G şebeke, 5G altyapısı ile Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle yenilikçi sanat deneyimi gibi çeşitli uygulamalar hayata geçirdik. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye’yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz.” “5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli çözümler geliştirdik” 5G’yi yalnızca daha hızlı internet değil; üretimde, sağlıkta, eğitimde ve yaşamın her alanında verimliliği artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerinin altını çizen Şahin, “Mobil Numara Taşıma pazarındaki lider konumumuzu sürdürürken, 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları alarak mobildeki abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumumuzu pekiştirdik. Aldığımız kapsamlı frekanslarla ise ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Elde ettiğimiz bu güçlü pozisyon ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonu oranımızla Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yerli teknolojilerimiz ve Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin 5G’de de öncü ülkelerden biri olması için çalışıyoruz. Uzun yıllardır yürüttüğümüz saha testleri, pilot uygulamalarımız ile yerli ve millî teknoloji üretme vizyonumuzla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia’nın geliştirdiği yenilikçi çözümler ile 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Türk Telekom olarak 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı ve Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.