Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güvenli Yaşam

Kapsül Haber Ajansı - Güvenli Yaşam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenli Yaşam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Günsan’dan Çocuklara Güvenli Yaşam Rehberi Haber

Günsan’dan Çocuklara Güvenli Yaşam Rehberi

Çocuklarda güvenli elektrik kullanımı konusunda farkındalık oluşturmayı hedefleyen kitap, güvenli yaşam kültürü, enerji tasarrufu ve bilinçli tüketim gibi konuları eğlenceli bir dille anlatıyor. Kitapta, Derin ile meraklı karakter Fiyuuu’nun yolculuğu üzerinden çocuklara elektrik konusunda günlük yaşamda karşılaşabilecekleri riskler ve doğru davranış biçimleri hikâye yolu ile aktarılıyor. Hikâye, çocuklarda sorumluluk bilinci ve sürdürülebilir yaşam farkındalığı oluşturmayı hedefliyor. Binlerce çocuğa ulaşan farkındalık hareketi Sosyal etki yaklaşımıyla hayata geçirilen proje kapsamında, 10 bin adet kitap basıldı. Kelime Yayınları'nın katkılarıyla hazırlanan kitap, Bütün Çocuklar Bizim Derneği’nin desteğiyle Diyarbakır, Aydın, Siirt, Gümüşhane, Mardin, Kocaeli, Bilecik’te çocuklarla buluştu. Balıkesir’de de gerçekleştirilen dağıtımlarla birlikte ilk etapta toplam 4 bin 500 adet kitap çocukların hayal dünyasına dokundu. Türkiye genelindeki 120 kütüphaneye de ulaştırıldı. Projenin erişimini artırmak amacıyla kitabın sesli versiyonu da hazırlandı. Seslendirme sanatçısı Harun Can’ın sesiyle hayat bulan eser; Storytel üzerinden erişilebilir hale geldi. Ayrıca kitabın e-kitap versiyonu da yine Storyel ile Sayısal Grafik ve Google Play platformlarında yer alıyor. “Güvenli yaşam kültürü küçük yaşlarda başlıyor” Günsan Elektrik Pazarlama Direktörü Burcu Şahbudak, güvenli elektrik kullanımının yalnızca teknik bir konu değil, aynı zamanda çocukların güvenliğiyle ilgili toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Hepimiz çocuklarımıza ‘Prize dokunma’, ‘Dikkat et’ gibi uyarılar yapıyoruz. Ancak çocuklar kurallardan çok hikâyelerle öğreniyor. Biz de elektrik güvenliği gibi teknik bir konuyu onların dünyasına, anlayabilecekleri bir dil ve hikâye aracılığıyla taşımak istedik. Kıpırdak Elektron Fiyuuu, bir çocuk kitabından daha fazlası; çocuklarla güvenli yaşam kültürü arasında kurulan bir köprü. Güvenli davranışların da tıpkı diğer yaşam alışkanlıkları gibi küçük yaşlarda kazanıldığına inanıyoruz. Başarımızı kaç kitap bastığımızla değil, kaç çocuğun hayatına dokunabildiğimizle ölçeceğiz. Eğer Fiyuuu sayesinde bir çocuk bir riski fark eder, bir önlemi hatırlar ya da güvenli davranışın önemini kavrarsa, amacımıza ulaşmış olacağız.” "Çocuklar dünyayı hikayeler aracılığıyla keşfediyor" Projenin yazarı Ayşe Başcı ise çocukların öğrenme biçimine dikkat çekerek şunları söyledi: “Çocuklar kuralları ezberlemekten çok, hikayeler üzerinden öğreniyor. Fiyuuu’yu oluştururken amacımız güvenli yaşam konularını sıcak ve akılda kalıcı bir anlatımla sunmaktı. Derin ve Fiyuuu’nun hikayesi sayesinde çocuklar yalnızca güvenliği değil, doğru karar verme ve sorumluluk almayı da öğreniyor.” Fiyuuu projesi, Günsan Elektrik’in toplumsal fayda odaklı çalışmalarının devamı niteliğini taşıyor. Şirket, daha önce hayata geçirdiği “Hayatı Aydınlatan Kadınlar” ve “40. Yıl 40 Okul” projeleriyle farklı sosyal alanlarda kalıcı etki oluşturdu. Bu yaklaşımın devamı olarak Fiyuuu kapsamında önümüzdeki dönemde yazar-okur buluşmaları, okul etkinlikleri ve kütüphane ziyaretleri düzenlenerek çocuklarla interaktif çalışmalar gerçekleştirilmesi planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Engelli Vatandaş Önerdi, Nilüfer Belediyesi Hayata Geçirdi Haber

Engelli Vatandaş Önerdi, Nilüfer Belediyesi Hayata Geçirdi

Nilüfer Belediyesi, afet bilincini güçlendirmek ve dezavantajlı bireylerin yaşam alanlarını daha güvenli hale getirmek amacıyla örnek bir uygulama başlattı. Nilüfer Belediye Stratejik Planı’na dahil edilen “Engelsiz Nilüfer” çalışması kapsamında, engelli vatandaşların evlerinde “ev içi tehlike avı” yapılarak, hareketli mobilyalar ve eşyalar sabitleniyor. DAYANIKLI VE DİRENÇLİ NİLÜFER Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, çalışmaları yerinde inceleyerek projenin önemine dikkat çekti. Afet öncesi alınacak önlemlerin hayati olduğunu vurgulayan Karagöz, “Amacımız evlerde hem eşyaları sabitlemek hem de tahliye yollarını açık tutarak yaşam üçgenleri oluşturmak. Çalışma arkadaşlarımız, başvuruda bulunan vatandaşların evlerini ziyaret ederek riskli noktaları tespit ediyor ve sabitleme işlemlerini profesyonelce gerçekleştiriyor. Başvuruda bulunmaları için buradan engelli vatandaşlarımıza açık çağrı yapıyoruz. Dayanıklı ve dirençli Nilüfer’i ancak bu tarz ortak çalışmalarla var edebiliriz” diye konuştu. AFETE HAZIRLIK ENGELLİ BİREYLER İÇİN DE ÇOK ÖNEMLİ Öneri sahibi engelli birey Merve Erbek, projeden ilk faydalanan kişi oldu. 6 Şubat depremlerindeki deneyimlerinden yola çıkarak bu fikri geliştirdiğini ifade eden Erbek, “Engelli bireyler bu proje sayesinde daha tedbirli olacak. ‘Dolap düşmeseydi ölmezdi’ denilen acı durumların önüne geçmek istiyoruz. Tüm engelli bireylerin bu projeye başvurmasını ve diğer kurumların da bu tip çalışmalar için harekete geçmesini dilerim. Afete hazırlık engelli bireyler için de çok önemli” dedi. KAÇIŞ YOLLARI AÇIK TUTULUYOR Nilüfer Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürü Erdinç Çamkerten ise 1999 depremindeki yaralanmaların yaklaşık yüzde 50’sinin devrilen eşyalardan kaynaklandığını hatırlatarak, “Çalışmalarla evlerde güvenli yaşam üçgenleri oluşturuyor, kaçış yollarının açık tutulmasını sağlıyoruz” diye konuştu. ENGELSİZ NİLÜFER’E BAŞVURU Evlerinde afetlere karşı önlem alınmasını isteyen engelli vatandaşlar, 444 16 03 numaralı telefonu arayarak veya “Nilüfer Her Yerde” uygulamasının “Engelsiz Nilüfer” sekmesi üzerinden başvurularını yapabiliyorlar. Belediye ekipleri, haftanın en az bir gününü bu çalışmalara ayırarak gelen talepler doğrultusunda ev ziyaretlerini sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye, Dünyanın En Dinamik Kentsel Dönüşüm Laboratuvarlarından Biri Haber

Türkiye, Dünyanın En Dinamik Kentsel Dönüşüm Laboratuvarlarından Biri

Bu iki dinamik, kentsel dönüşümü bizim için bir tercih değil, stratejik bir zorunluluk hâline getiriyor. Dünya Bankası verilerine göre Türkiye’de nüfusun yaklaşık %78’i şehirlerde yaşıyor; bu oran yaklaşık %58 olan dünya ortalamasının belirgin şekilde üzerinde. Birleşmiş Milletler 2030’a kadar dünya genelinde 5 milyara yakın insanın şehirlerde yaşayacağını belirtiyor. Bu tablo, Türkiye’yi küresel kentleşme dalgasının tam merkezine yerleştiriyor. Türkiye’nin Kentsel Dönüşüm Kapasitesi: Bölgesel Bir Referans Noktası Türkiye, ölçek ve hız açısından bakıldığında, kentsel dönüşüm tecrübesiyle adeta bir laboratuvar görevi görüyor. Sadece büyükşehir ölçeğinde dahi önemli adımlar atıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın paylaştığı verilere göre İstanbul’da bugüne kadar yaklaşık 800.000 bağımsız bölüm kentsel dönüşüm kapsamında yenilenerek hak sahiplerine teslim edildi. 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında, 2025 sonuna kadar bölge genelinde 453.000 konutun tamamlanması hedefleniyor. Bu süreç için ayrılan yeniden inşa bütçesi 2 trilyon TL’yi aşıyor. Bir başka ifadeyle, Türkiye bugün hem afet odaklı yeniden inşa hem de planlı kentsel dönüşüm alanlarında, pek çok ülkenin onlarca yılda yakalayamadığı bir ölçeği sadece birkaç yıl içinde yönetmek zorunda. NOVO Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Aytuğ Dikbaşer, bu tabloyu şöyle değerlendiriyor: “Kentsel dönüşüm Türkiye’de artık sadece bina yenileme faaliyeti değil; finansmandan mühendisliğe, hukuktan sosyolojiye uzanan, çok aktörlü bir dönüşüm ekosistemi. Doğru planlama ve şeffaflıkla yönetildiği takdirde, Türkiye bu ekosistemiyle bölgesine ve dünyaya model olabilecek güçtedir.” Dedi. Birleşmiş Milletler ve UN-Habitat raporları, şehirlerin bugün küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık %70’inden sorumlu olduğunu ve dünya nüfusunun çoğunluğunu barındırdığını ortaya koyuyor. Buna rağmen, pek çok ülkede kentsel dönüşüm; parça parça ilerleyen, daha çok “yenileme” odaklı, afet riskinden ziyade estetik odaklı projeler şeklinde karşımıza çıkıyor. Türkiye’nin farkı ise afet odağında güvenli yaşam eksenine oturma, kamu kurumlarının kurumsal ölçek ekonomisi ve proje yönetim kapasitesi değeri ile öne çıkıyor. Dünya Bankası verilerine göre, 1 milyonun üzerinde nüfusa sahip kentsel alanlarda yaşayan kişi sayısı Türkiye’de 2024 itibarıyla 33 milyonu aşmış durumda. Bu da Türkiye’yi, mega kent ve büyük metropol deneyimi açısından Avrupa ve OECD liginde ön sıralara taşıyor. Dikbaşer’e göre, bu tablo Türkiye’ye önemli bir rekabet avantajı sunuyor: “Bugün dünyada hem bu ölçekte kentleşen hem de bu kadar kısa sürede yapı stoğunu yenileme mecburiyeti olan ülke sayısı çok az. Türkiye, doğru stratejilerle hareket ettiği takdirde, kentsel dönüşüm know-how’ını sadece kendi içinde değil, bölge ülkeleriyle de paylaşabilecek, mühendislik ve danışmanlık ihracatı yapabilecek seviyede.” Dedi. Kentsel Dönüşüm: Sadece Bina Değil, Yaşam Kalitesi Dönüşümü Küresel ölçekte bakıldığında, konut krizinin 2,8 milyardan fazla insanı etkilediği, plansız büyüyen şehirlerin iklim risklerini artırdığı vurgulanırken, Türkiye’deki kentsel dönüşüm politikaları; enerji verimli binalar, ulaşım hatlarına entegrasyon, sosyal ve kültürel donatı alanları gibi parametrelerle ele alındığında, sadece betonun değil, yaşam kalitesinin dönüşmesi anlamına geliyor. Aytuğ Dikbaşer, bu noktaya özellikle dikkat çekiyor: “Biz NOVO Şirketler Grubu olarak kentsel dönüşüme sadece ‘’eskiyi yık, yeniyi yap’’ mantığıyla bakmıyoruz. Mahalle dokusunun korunması, sosyal bağların güçlenmesi, çocukların ve yaşlıların güvenle yaşayabileceği sokaklar tasarlamak, en az statik proje kadar önemli. Gerçek dönüşüm, betonarme kadar insanı da merkeze alan dönüşümdür” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.