Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güvenlik

Kapsül Haber Ajansı - Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Turkcell Mühendisleri 6G’nin Küresel Standartlarını Belirliyor Haber

Turkcell Mühendisleri 6G’nin Küresel Standartlarını Belirliyor

Turkcell mühendisleri, mobil iletişimde uluslararası çapta teknik kuralları belirleyen Turkcell, 6G’nin teknik çerçevesinin oluşturulduğu uluslararası çalışmalarda aktif rol alıyor. Turkcell mühendisleri, dünya genelindeki operatörler, teknoloji üreticileri ve araştırma kuruluşlarıyla birlikte yeni nesil iletişimin standartlarına önemli katkı sunuyor. Çalışmalar, farklı cihaz ve şebekelerin uyum içinde çalışmasını sağlayan küresel mobil iletişim standartlarının geliştirildiği 3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP) bünyesinde yürütülüyor. Turkcell böylece, Türkiye’nin ve Turkcell’in bilgi birikimini geleceğin iletişim altyapısına taşıyor. 6G’nin yeni yetkinliklerinin, teknik gereksinimlerden şebeke mimarisine kadar nasıl şekilleneceğine ve geleceğin iletişim altyapılarına nasıl entegre edileceğine katkı sağlanıyor. Yapay zekâ, şebeke yönetiminin merkezine yerleşiyor Turkcell mühendislerinin aktif rol aldığı 6G standardizasyon çalışmalarında yapay zekâ en belirleyici unsurlardan biri konumunda. ‘AI-native network’ yaklaşımıyla yapay zekâ, şebekenin tasarım ve yönetimine yerleşik olarak entegre ediliyor. Hedef ise yapay zekânın, şebekenin tasarım ve yönetiminin temel bileşenlerinden biri haline gelmesini sağlamak. Gelecekte operatörlerin her teknik işlemi tek tek tanımlaması gerekmeyecek. Şebeke mevcut koşulları analiz ederek gerekli adımları kendisi belirleyecek. Böylece sorunları tespit edip kaynaklarını ihtiyaca göre düzenleyebilecek ve gerekli işlemleri insan müdahalesini en aza indirerek gerçekleştirebilecek. Uydu bağlantılarıyla daha geniş kapsama Turkcell mühendislerinin çalışma yürüttüğü bir diğer alan ise uydu ve diğer hava platformlarının karasal mobil şebekelerle bütünleşmesi. Bu sayede kapsamanın daha geniş coğrafyalara taşınması hedefleniyor. Kullanıcıların farklı bağlantı teknolojileri arasında hızlı ve güvenli şekilde iletişim kurabilmesi de amaçlanıyor. Turkcell mühendisleri ayrıca yeni nesil radyo teknolojileri ve şebeke kaynaklarının verimli yönetimi üzerine çalışmalar yürütüyor. Turkcell mühendislerinin standart belirleme çalışmalarına katkı sunduğu bir diğer alan ise şebekenin farklı hizmetlerin ihtiyaçlarına göre özelleştirilmesini sağlayan teknolojiler. Mobil şebekeler çevresini de algılayabilecek 6G ile birlikte mobil şebekelerin yeni yetenekler kazanması da bekleniyor. Bunlardan biri Entegre Algılama ve İletişim (Integrated Sensing and Communication, ISAC) teknolojisi. ISAC ile bugün haberleşme amacıyla kullanılan radyo sinyallerinin, aynı zamanda çevredeki hareketleri ve nesneleri algılamak için de kullanılabilmesi hedefleniyor. Böylece mobil şebeke yalnızca veri taşıyan bir altyapı olmaktan çıkarak çevresinden bilgi toplayabilen bir sisteme dönüşebilecek. Örneğin, insan veya araç hareketlerinin ve belirli bir alandaki yoğunluğun ilave kamera ya da sensör altyapısına ihtiyaç duyulmadan radyo sinyalleri üzerinden algılanabilmesi mümkün olabilecek. Bu yetenek; akıllı şehirler, ulaşım, endüstriyel otomasyon, afet yönetimi ve güvenlik gibi pek çok alanda yeni kullanım senaryolarının geliştirilmesinin önünü açabilecek. “Turkcell’in 32 yıllık birikimini uluslararası standartlara taşıyoruz” Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, yürütülen çalışmalara ilişkin şunları söyledi: “6G, iletişim şebekelerine hızın ötesinde yeni yetkinlikler kazandıracak. Bir yandan ülkemizin 5G dönüşümünde öncü rol oynarken bir yandan da çevresini algılayan, yapay zekâyla karar alabilen bir iletişim altyapısına hazırlanıyoruz. Bizim için öncelik, bu teknolojilerin nasıl çalışacağını belirleyen süreçlerde söz sahibi olmak. Mühendislerimiz, 3GPP bünyesindeki çalışmalarla geleceğin standartlarının geliştirilmesine önemli katkılar sunuyor. Araştırma ve saha çalışmalarımızla da bu teknolojilerin gerçek hayattaki karşılığını bugünden değerlendiriyoruz. Gelişmiş 5G altyapımızda gerçekleştirdiğimiz testler bunun somut birer örneği. Turkcell olarak 32 yıllık mühendislik birikimimizi uluslararası çalışmalara taşıyarak ülkemizin yeni nesil iletişim teknolojilerindeki rolünü güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Araçlar Değişiyor, Lastiklerden Beklentiler Artıyor! Haber

Araçlar Değişiyor, Lastiklerden Beklentiler Artıyor!

Otomotiv dünyası elektrikli güç aktarma sistemleri, otonom sürüş ve dijital teknolojilerle dönüşürken, aracın ürettiği gücü yola aktaran lastiklerin üstlendiği rol de değişiyor. Elektrikli araçların, SUV’ların ve premium segmentin yaygınlaşmasıyla UHP lastiklerin kullanım alanı genişlerken, lastiklerden güvenlik, performans, düşük yuvarlanma direnci ve verimlilik gibi farklı kriterleri aynı anda karşılamaları bekleniyor. Premium lastik üreticisi Continental, Barcelona’da gerçekleştirdiği UHP Driving Event kapsamında, Ultra Yüksek Performanslı (UHP) lastiklerin modern araç ihtiyaçlarına nasıl yanıt verdiğini ve arkasındaki ileri mühendisliği tanıttı. Lastiklerin Üzerindeki Yük Hiç Olmadığı Kadar Artıyor Continental Araştırma ve Geliştirme Başkanı Edwin Goudswaard, elektrikli araçların artan ağırlığı ve güç seviyelerinin lastiklerin yol ile temasını daha kritik hale getirdiğine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Bir aracın yaptığı her şey, her biri yaklaşık bir kartpostal büyüklüğündeki dört temas alanı üzerinden gerçekleşiyor. İvmelenme, frenleme, viraj alma, konfor ve enerji verimliliğinin tamamı, bu küçük alanların aracı yola ne kadar etkili bağladığına bağlı. Araçlar daha ağır ve daha güçlü hale geldikçe lastiklerin üzerindeki yük de hiç olmadığı kadar artıyor”. Continental EMEA İş Alanı Başkanı Ferdinand Hoyos da artan beklentilerin yalnızca performansla sınırlı olmadığına dikkat çekti. Hoyos, premium lastiklerin geliştirilmesinde güvenlik, verimlilik ve sürdürülebilirliğin birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, “Premium lastikler yalnızca bir ürün kategorisi değil; sürekli inovasyonun, bilimsel uzmanlığın ve titiz test süreçlerinin sonucudur” dedi. Sanal Simülasyonlar ve Yılda 340 Bin Test UHP lastik geliştirmek; yol tutuşu, sürüş konforu, kısa fren mesafesi, düşük yuvarlanma direnci ve uzun kilometre ömrü gibi birbiriyle rekabet eden kriterleri aynı anda dengelemeyi gerektiriyor. Continental, bu süreci malzeme bilimi ve dijital simülasyonlardan gerçek sürüş testlerine uzanan kapsamlı bir geliştirme yaklaşımıyla yürütüyor. Fiziksel prototipler üretilmeden önce binlerce tasarım değişkeni dijital ortamda simüle ediliyor. Ancak süreç bununla sınırlı kalmıyor; Continental her yıl dünya genelindeki test pistlerinde yaklaşık 340 bin lastiği gerçek sürüş koşullarında değerlendiriyor. Bu geliştirme yaklaşımının sonuçları bağımsız testlere de yansıyor. Continental, 2025 yılında Avrupa genelinde gerçekleştirilen 66 bağımsız lastik testinin 54’ünde podyum derecesi elde etti. Farklı Sürüş Dinamiklerine Yanıt Veren Lastik Teknolojileri 1904 yılında dünyanın ilk desenli lastik sırtını geliştiren şirket, bugün geniş lastik portföyüyle farklı araç karakterleri ve kullanım ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunuyor. Portföyün performans odaklı üyelerinden SportContact 7, kuru ve ıslak zeminde hassas yol tutuşu ve güçlü kontrol özellikleriyle öne çıkarken, yüksek kilometre ömrü de sunuyor. Model, bağımsız testlerde elde ettiği güçlü sonuçlarla Continental’ın UHP alanındaki iddiasını destekliyor. 2026 yılında AUTO BILD sportscars tarafından gerçekleştirilen yaz lastiği testinde birinci olan SportContact 7, kuru ve ıslak zemindeki performansı, hassas direksiyon tepkileri ve kısa fren mesafeleriyle öne çıktı. PremiumContact 7, günlük sürüşte güvenlik ve konfora odaklanırken; AllSeasonContact 2, farklı hava koşullarında yıl boyunca dengeli performans sunuyor. Soğuk hava koşullarında daha yüksek performans gerektiren araçlar için geliştirilen WinterContact 8 S, kuru, ıslak ve karlı zeminlerde güçlü yol tutuşu sağlıyor. Portföyün verimlilik odaklı üyesi EcoContact 7 ise düşük yuvarlanma direnci, optimize edilmiş aerodinamik yapı ve yüksek kilometre ömrüyle araçların daha az enerjiyle daha uzun mesafe kat etmesine yardımcı oluyor. Silent Pattern teknolojisi de özellikle şehir içi kullanımda yuvarlanma sesinin azaltılmasını destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Škoda Superb 25 Yıldır Konfor ve Teknolojinin Simgesi Haber

Škoda Superb 25 Yıldır Konfor ve Teknolojinin Simgesi

İlk kez 11 Eylül 2001 tarihinde Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tanıtılan modern nesil Škoda Superb, ilk andan itibaren üst düzey konfor ve teknolojiyle özdeşleşti. Aynı zamanda markanın uluslararası büyümesinde önemli bir rol üstlendi. Dört nesil boyunca dünya genelinde yaklaşık 1.8 milyon adet Superb müşterilerle buluşurken, model özellikle bireysel kullanıcıların yanı sıra filo müşterilerinin de tercih ettiği modellerden biri haline geldi. “Superb adeta Türkiye için üretiliyor” Superb’in küresel başarı hikayesinde Türkiye de önemli bir yere sahip. Model, Türkiye’de satışa sunulduğu 2002 yılından bugüne kadar 100 bin adede yakın satışa ulaşırken, özellikle sedan gövde tipiyle Türk kullanıcıların yoğun ilgisini görüyor. Bu sayede Superb sedan satışlarında Türkiye, dünyanın en büyük pazarı olmayı sürdürüyor. Škoda Auto CEO’su Klaus Zellmer de Türkiye pazarının Superb açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, “Superb sedan üretiminin yarısı Türkiye’ye gönderiliyor. Bu araç adeta Türkiye için geliştirildi ve üretiliyor. Bunu gerçekten takdir ediyoruz” ifadelerini kullandı. Superb ismi 2001’de yeniden hayat buldu Köklü bir geçmişe sahip Škoda’nın Superb modelinin mirası 1934 yılına kadar uzanıyor. Škoda 640’ın modernize edilmesinin ardından kullanılmaya başlanan Superb adı, 1949 yılına kadar farklı gövde tiplerine sahip modellerde yer aldı. Dönemin Škoda ürün gamının teknik açıdan en gelişmiş otomobillerini temsil eden Superb, yaklaşık yarım asırlık aranın ardından 2001 yılında yeniden hayata döndürüldü. Tanıtılan ilk modern Superb, modelin bugün de öne çıkan konfor, genişlik, pratiklik ve zarif tasarım gibi temel özelliklerini ortaya koydu. 2008 yılında tanıtılan ikinci nesille birlikte yenilikçi TwinDoor bagaj açma sistemi sunulurken, ürün gamına daha sonra Combi gövde tipi ve dört tekerlekten çekişli versiyonlar da eklendi. 2015 yılında tanıtılan üçüncü nesil Superb ise teknolojik açıdan önemli bir sıçramayı temsil etti. Gelişmiş bağlantı özellikleri, kapsamlı sürüş destek sistemleri ve daha iddialı tasarımıyla yenilenen model, 2019 yılında Škoda’nın şarj edilebilir hibrit güç aktarma sistemine sahip ilk seri üretim modeli de oldu. 2023 yılında tanıtılan dördüncü ve güncel nesil Superb ise konfor, güvenlik ve dijitalleşme alanlarında daha da ileri taşındı. Yenilenen kabinde Škoda Smart Dials gibi yenilikçi çözümler sunan model, benzinli, dizel, mild hibrit ve şarj edilebilir hibrit seçenekleriyle Superb tarihinin en geniş motor ürün gamına sahip. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kartepe’nin Yeni Polis Merkezi Yükseliyor Haber

Kartepe’nin Yeni Polis Merkezi Yükseliyor

Kartepe Belediyesi ile Kartepe Kaymakamlığı koordinesinde Fatih Sultan Mehmet Mahallesi’nde yapımı devam eden yeni Polis Merkezi Amirliği ile ilçenin önemli ihtiyaçlarından biri daha karşılanmış olacak. Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman, inşaat çalışmalarını yerinde inceleyerek son durum hakkında bilgi aldı. Başkan Kocaman Çalışmaları Yerinde İnceledi Fatih Sultan Mehmet Mahallesi’nde yapımı devam eden Polis Merkezi Amirliği hizmet binasını gezen Başkan Kocaman, çalışmaların geldiği aşamayı yerinde değerlendirdi. Binanın fiziki yapısı ve hizmet alanları hakkında yetkililerden bilgi alan Başkan Kocaman, merkezin tamamlanmasıyla birlikte Kartepe’nin güvenlik altyapısının daha da güçleneceğini ifade etti. Kartepe’nin Önemli Bir İhtiyacı Daha Karşılanıyor Nüfusu her geçen gün artan ve hızla gelişen Kartepe’de hayata geçirilen yeni Polis Merkezi Amirliği, ilçenin güvenlik alanındaki önemli bir ihtiyacına cevap verecek. Modern hizmet binasıyla emniyet hizmetlerinin daha etkin yürütülmesine katkı sağlanırken, vatandaşların güvenlik hizmetlerine erişimi de kolaylaşacak. Merkezi konumuyla ulaşım kolaylığı sağlayacak Polis Merkezi Amirliği, hizmete girmesiyle birlikte bölgedeki emniyet hizmetlerinin daha güçlü ve hızlı şekilde yürütülmesine katkı sunacak. Başkan Kocaman “Kartepe Büyürken İhtiyaçlarına da Cevap Veriyoruz” Çalışmalara ilişkin değerlendirmede bulunan Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman, “Kartepe’miz büyüyor, nüfusumuz artıyor ve buna bağlı olarak ihtiyaçlarımız da çeşitleniyor. Biz de şehrimizin gelişimine paralel olarak ihtiyaç duyulan hizmetlerin Kartepe’mize kazandırılması için ilgili kurumlarımızla iş birliği içerisinde çalışıyoruz. Yeni Polis Merkezi Amirliğimiz de bu anlamda önemli bir ihtiyacımıza cevap verecek. Emniyet teşkilatımızın daha iyi şartlarda hizmet vereceği, vatandaşlarımızın da güvenlik hizmetlerine daha kolay ulaşabileceği güzel bir merkez olacak” dedi. Başkan Kocaman’a incelemeleri sırasında Kartepe Belediyesi Meclis Üyesi Mahir Tutak ile Fatih Sultan Mehmet Mahalle Muhtarı Alaattin Küçük eşlik etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Master’dan Güçlü Dönüş Haber

Renault Master’dan Güçlü Dönüş

2024 yılında tamamen yenilenerek, dördüncü nesliyle ülkemizde satışına başlanan, modern ve aerodinamik Renault Master, genişleyen ürün gamıyla farklı kullanım alanlarına yönelik çözümlerini güçlendiriyor. Uzun bir aranın ardından yenilenen Master Minibüs ve Renault tarafından üstyapısı tamamlanarak satışa sunulan açık kasa Master Kamyonet, sağlamlık, yüksek kullanım konforu ve iş odaklı fonksiyonları bir araya getiriyor. Renault’nun ticari araçlardaki uzmanlığını farklı kullanım alanlarına taşıyan yeni modeller, yalnızca birer araç olarak değil, personel ve öğrenci taşımacılığından yük taşımacılığına kadar profesyonellerin günlük operasyonlarını kolaylaştıran kapsamlı iş çözümleri olarak konumlanıyor. Üstyapıları tamamlanmış şekilde müşterilere teslim edilen araçlar, Renault güvencesi ve geniş servis ağıyla satış sonrasında da desteklenirken, 3 yıl veya 100.000 kilometreye kadar Renault garantisiyle sunuluyor. Yeni Master Minibüs: Konfor, Teknoloji ve İşlevsellik Bir Arada Uzun bir aranın ardından pazara dönen Yeni Renault Master Minibüs, tamamen yenilenen yolcu bölümü ve modern iç tasarımıyla segmentinde konfor standartlarını yeniden tanımlıyor. 16+1 koltuk düzeninde sunulan Master Minibüs, Personel ve Okul olmak üzere iki farklı paket seçeneğiyle farklı taşımacılık ihtiyaçlarına özel çözümler sunuyor. Her ayrıntısı yeniden tasarlanan iç mekanda, otomobil standartlarında tasarlanan Renault elmas logosu işlenmiş bel ve baldır destekli, parçalı suni deri döşemeli koltuklar segment beklentilerini yeniden tanımlıyor. Kumaş tavan kaplaması, özel tasarım cam altı paneller, aydınlatmalı USB güç çıkışları, ambiyans aydınlatma ve gizli klima kanalları ise yolculuk deneyimini daha konforlu bir seviyeye taşıyor. Yolcuların görüş alanını artırmak amacıyla koltukların platform üzerine konumlandırıldığı Master Minibüs’te, gizli mekanizmalı otomatik kayar kapı, yolcu bölümündeki koltukların etkin şekilde kullanılmasına olanak tanıyor. 1.200 mm genişliğindeki otomatik açılan yan kapı ve 800 mm genişliğindeki otomatik kayar basamak, geniş açıklık ve kolay kullanım avantajıyla yolcu iniş-binişlerini daha konforlu hale getiriyor. Yeni elektrik takviyeli direksiyon sistemi ile 14,9 metrelik dönüş çapıyla şehir içi kullanımda hem bir önceki nesline hem de segment ortalamasına göre yüksek manevra kabiliyeti sunuyor. Dört mevsim konfor Yeni Master Minibüs’ün yolcu bölümü bağımsız olarak kontrol edilebilen yüksek kapasiteli otomatik klima sistemi ile donatılıyor. Kış aylarında ise motor çalışmıyorken de iç mekanı ısıtabilen 2,2 kW gücündeki dizel ısıtıcı, uzun bekleme sürelerinde dahi kabin için konforun korunmasına yardımcı oluyor. Isıtıcı ve otomatik klima sisteminin tek panel üzerinden kontrol edilebilmesi kullanım kolaylığı sağlıyor. Okul taşımacılığında yüksek güvenlik standartları Yeni Master Minibüs’ün Okul paketi, öğrenci taşımacılığının ihtiyaçlarına yönelik özel donanımlarla sunuluyor. Yönetmeliğe uygun kamera kayıt sistemi, koltuk sensörü bilgilendirme sistemi ve kamera görüntü ekranı gibi donanımlar, okul taşımacılığında güvenlik ve mevzuat uyumunu destekliyor. Güçlü ve verimli motor Yeni Master Minibüs, 170 bg güç ve 380 Nm tork üreten Blue dCi motor ve 6 ileri manuel şanzıman ile sunuluyor. Zincirli motor yapısı dayanıklılık sunarken, verimli motor teknolojisi düşük yakıt tüketimi ile işletme maliyetlerini en aza indiriyor. Yeni Master Minibüs, lansmana özel 2.559.000 TL’den başlayan fiyatıyla 1.200.000 TL için %0 faiz ve 6 ay vade finansman kampanyasıyla müşterilerle buluşuyor. Bununla birlikte minibüs profesyonellerinin sezon dışı dönemlerde nakit akışlarını desteklemek amacıyla Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında ödemesi bulunmayan, 48 aya kadar vadeli, 1.500.000 TL’ye kadar kredi seçenekleri de sunuluyor. Master Kamyonet’te İşin İhtiyacına Göre Şekillenen Yeni Çözüm: Açık Kasa Master Kamyonet’in yeni açık kasa seçeneği, profesyonellerin farklı iş kollarındaki ihtiyaçlarına doğrudan yanıt vermek üzere geliştirildi. Renault tarafından üstyapısı tamamlanarak müşteriye hazır şekilde teslim edilen araç, kullanıcıların ek bir üstyapı süreciyle uğraşmadan işlerine başlamasına imkan tanıyor. L2 tek kabin, L3 tek kabin ve L3 çift kabin olmak üzere üç farklı gövde seçeneğiyle sunulan açık kasa Master Kamyonet, geniş yükleme alanı ve yüksek taşıma kapasitesiyle farklı sektörlerin kullanımına uyum sağlıyor. 3.915 mm’ye varan yükleme uzunluğu ve 1.140 kg’a varan istiap haddi sunan araçta, 500 mm yüksekliğindeki yan kapaklar yükün güvenli şekilde taşınmasına katkıda bulunuyor. Açık kasanın kapalı tasarımlı, cam ızgaralı kabin koruma paneli sürücü bölümünü olası yük kaymalarına karşı korurken, özel kaplamalı yük alanı uzun süreli ve yoğun kullanıma uygun bir yapı sunuyor. Ergonomik kollu kapak mandalları, arka kapakta yer alan katlanır basamak, yüksek dayanımlı arka kapak askıları ve kaydırmaz zeminli yan basamaklar, yükleme ve boşaltma süreçlerini kolaylaştırıyor. Üç tarafı tamamen açılabilen çelik kataforez kaplama yan kapaklar, nokta kaynaklı çelik şasi, ses ve titreşimi azaltan kapak menteşeleri ve menteşelere entegre yük sabitleme kancaları, açık kasa Master Kamyonet’in dayanıklılığını ve kullanım kolaylığını artırıyor. L3 uzunluğundaki versiyonlarda standart olarak sunulan LED gabari lambaları ise aracın görünürlüğünü artırıyor. Master Kamyonet açık kasalı versiyonlarında 1.916.000 TL’den başlayan fiyatıyla 1.000.000 TL, %0 faiz ve 6 ay vade finansman kampanyasıyla müşterilerin beğenisine sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rosatom Kazakistan’da Nükleer Santral İnşası İçin Sözleşme İmzaladı Haber

Rosatom Kazakistan’da Nükleer Santral İnşası İçin Sözleşme İmzaladı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom ile “Kazakistan Nükleer Elektrik Santralleri” şirketi (KAES), toplam 2400 MW elektrik kapasitesine sahip iki güç ünitesinden oluşacak Balkaş NGS’nin inşası için EPC sözleşmesi imzaladı. Nükleer güç santrali, Kazakistan’ın Almatı Bölgesi, Jambıl ilçesine bağlı Ülken köyü yakınlarında inşa edilecek. Rus tarafı adına sözleşmeyi Rosatom Genel Müdür Birinci Yardımcısı ve Atomstroyexport A.Ş. Başkanı Andrey Petrov, Kazak tarafı adına ise KAES Genel Müdürü Yernat Berdigulov imzaladı. İmza töreni, Rosatom Genel Müdürü Aleksey Lihachev ile Kazakistan Cumhuriyeti Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Almasadam Satkaliev’in katılımıyla gerçekleştirildi. İmzalanan sözleşme, gelecekte inşa edilecek Balkaş NGS projesinde Rus ve Kazak taraflarının sorumluluklarını belirliyor. Uluslararası konsorsiyumun lideri olarak Rosatom, tasarım ve tedarikten inşaat, işletmeye alma çalışmaları ve tamamlanan tesisin müşteriye teslimine kadar projenin tüm uygulama döngüsünden sorumlu olacak. Gelecekteki santralin temelini, her biri 1200 MW elektrik kapasitesine sahip modern III+ Nesil VVER-1200 reaktörleri oluşturacak. Bu teknoloji, en sıkı uluslararası güvenlik gerekliliklerini karşılıyor ve Rusya, Belarus, Türkiye, Bangladeş, Macaristan, Mısır ve Çin’de işletmede olan veya inşası devam eden tesislerde başarıyla uygulanıyor. İşletme ömrü 60 yıl olacak olan reaktörlerde bu sürenin 20 yıl daha uzatılması mümkün. Rosatom Genel Müdürü Aleksey Lihachev, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “İmzalanan sözleşme, Kazakistan ile iş birliğimizde yeni bir aşamanın başlangıcını oluşturuyor. Yakın dönemde Rosatom’un tasarım çalışmalarını gerçekleştirmesi ve ekipman tedarikçisi şirketlerden oluşan uluslararası bir konsorsiyum kurması gerekiyor. Bununla birlikte projenin tüm aşamalarında en sıkı uluslararası güvenlik ve verimlilik gerekliliklerini karşılayan güç ünitelerini inşa etmek ve işletmeye almak yönündeki temel hedefimize bağlı kalıyoruz. Rus nükleer teknolojilerinin Kazakistan Cumhuriyeti’nin enerji bağımsızlığı ve sürdürülebilir kalkınması için güvenilir bir temel oluşturacağına inanıyoruz.” Santralin kurulacağı bölgede, Ağustos 2025’te başlatılan etüt çalışmaları halen devam ediyor. Uzmanlar bugüne kadar derinliği 120 metreye ulaşan 60’tan fazla kuyu açarak analiz için gerekli numuneleri aldı. Güç ünitelerinin yerleşimi açısından en uygun sahanın belirlenmesi amacıyla malzemeler laboratuvar koşullarında inceleniyor. Bu çalışmaların 2027 yılında tamamlanması, ardından mühendislerin güç ünitelerinin inşasına başlanması için gerekli izin belgelerinin alınmasına yönelik dokümantasyonu hazırlamaya başlaması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Furetank’tan İsveç Denizciliğine Güçlü Mesaj: Fure Vasa Denize İndi, Dört Yeni Gemi Siparişi Geldi Haber

Furetank’tan İsveç Denizciliğine Güçlü Mesaj: Fure Vasa Denize İndi, Dört Yeni Gemi Siparişi Geldi

İsveçli denizcilik şirketi Furetank, yeni tankeri Fure Vasa için Uddevalla’da isim verme töreni düzenledi. 300’den fazla davetlinin katıldığı törende şirket, dört yeni gemi siparişini de duyurdu. Böylece VINGA serisindeki gemi sayısı 26’ya yükselecek. İsveç denizcilik sektörünün önemli şirketlerinden Furetank, filosuna katılan yeni tankeri Fure Vasa’yı Uddevalla’da düzenlenen törenle tanıttı. 28 Ağustos Cuma günü gerçekleştirilen törene siyaset, iş dünyası ve denizcilik sektöründen 300’ü aşkın davetli katıldı. Fure Vasa’nın isim aldığı gün, aynı zamanda yeni yatırım kararlarının açıklandığı ve Furetank ile FKAB Marine Design arasındaki 40 yıllık iş birliğinin kutlandığı önemli bir buluşmaya dönüştü. İsveç bayrağı vurgusu Törende konuşan İsveç Devlet Sekreteri Johan Davidson, taşımacılığın artık yalnızca rekabet gücüyle ilgili olmadığını, dünyadaki siyasi gerilimler nedeniyle güvenlik, dayanıklılık ve hazırlık açısından da önem taşıdığını söyledi. Davidson, Furetank’ın İsveç bayrağı altında çalışacak yeni bir gemiyi daha filosuna katmasının hükümet açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Bu açıklama, İsveç’in ticari filosunu güçlendirme ve stratejik taşımacılık kapasitesini koruma hedefinin yeni yatırımlarda daha belirgin hale geldiğini gösterdi. Fure Vasa Avrupa’ya ulaştı Çin’in Yangzhou kentindeki China Merchants Jinling Tersanesi’nde inşa edilen Fure Vasa, kısa süre önce Avrupa’ya ulaştı. Yeni tanker, Furetank’ın çevreci ve verimli gemilerden oluşan VINGA serisinin 18’inci üyesi oldu. Furetank Üst Yöneticisi Lars Höglund, geminin Furetank, Algoma Central Corporation, FKAB Marine Design, tersane çalışanları ve proje ortakları arasındaki yakın iş birliğinin sonucu olduğunu söyledi. Höglund, Fure Vasa’nın daha sürdürülebilir ve verimli deniz taşımacılığına yönelik ortak hedeflerini temsil ettiğini belirterek geminin gelecek 20 yılda uygulanması beklenen çevre düzenlemelerini karşılayacak şekilde tasarlandığını ifade etti. Dört yeni gemi siparişi açıklandı Furetank, isim verme töreninde büyüme planının yeni adımlarını da duyurdu. Şirket, dört yeni VINGA sınıfı tanker siparişi verildiğini açıkladı. Bu siparişlerle birlikte serideki toplam gemi sayısı 26’ya çıkacak. Yeni gemilerden ikisi Furetank ile Kanadalı Algoma Central Corporation’ın ortak girişimi FureBear bünyesinde faaliyet gösterecek. Diğer gemiler ise Älvtank ve O.H. Meling şirketlerinin filolarına katılacak. Açıklanan siparişler, çevreci tanker filosuna yönelik talebin devam ettiğine ve İsveç merkezli denizcilik şirketlerinin yeni yatırımlara hazırlandığına işaret etti. 40 yıllık ortaklık büyüyerek devam ediyor Tören, Furetank ile gemi tasarım şirketi FKAB Marine Design arasındaki iş birliğinin 40’ıncı yılına da sahne oldu. Mattsson Group Yönetim Kurulu Başkanı Stefan Mattsson, 1980’li yıllarda başlayan ortaklığın her iki şirkete de önemli başarılar kazandırdığını söyledi. Mattsson, iş dünyasının yalnızca ekonomi ve rakamlardan ibaret olmadığını, uzun vadeli bağlılık, güven ve dostluğun da kalıcı başarıda önemli rol oynadığını vurguladı. VINGA serisinin pazarda güçlü karşılık bulduğunu belirten Mattsson, gemi sayısının 26’ya ulaşmasını büyük bir başarı olarak değerlendirdi. Fure Vasa’ya ismini, Mattsson Group Yönetim Kurulu Üyesi Anna Mattsson Lundgren verdi. İlk destek 1988 yılında geldi Lars Höglund, Furetank’ın bugünkü büyüklüğüne ulaşmasında FKAB’nin geçmişte verdiği desteğin önemli bir payı bulunduğunu anlattı. FKAB’nin kurucusu Gustaf Mattsson’un 1988 yılında Furetank’a güvenerek şirketin ilk çift cidarlı gemisinin finansmanına katkı sağladığını hatırlatan Höglund, bu yatırımın söz konusu güvenlik standardı henüz zorunlu hale gelmeden yıllar önce yapıldığına dikkat çekti. Höglund, Anna Mattsson’un Fure Vasa’nın isim annesi olmasının bu nedenle ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. İsveç denizciliğinde gelecek umudu Törene katılan isimler arasında Stena Sphere Üst Yöneticisi Dan Sten Olsson da yer aldı. Furetank gibi İsveç’in önemli denizcilik merkezlerinden Donsö kökenli olan Olsson, yeni nesil gemilerin taşıdığı teknoloji nedeniyle törende bulunduğunu söyledi. Stena’nın aynı Çin tersanesine 19 gemi siparişi verdiğini hatırlatan Olsson, Furetank’ın VINGA serisinde 26 gemiye ulaşmasının dikkat çekici olduğunu belirtti. İsveç’te gemilerin ülke siciline kaydedilmesi için artık daha uygun şartların oluştuğunu dile getiren Olsson, sektörün geleceği konusunda iyimser olduklarını ve İsveç denizciliğinin gelişmesine birlikte katkı sunacaklarını söyledi. Fure Vasa’nın filoya katılması ve aynı gün dört yeni siparişin açıklanması, Furetank’ın büyüme planlarının yanı sıra İsveç tanker taşımacılığındaki hareketliliğin de güçlü bir göstergesi oldu.

Efeler’de Gençlik ve İzcilik için Dev İş Birliği Haber

Efeler’de Gençlik ve İzcilik için Dev İş Birliği

Protokol kapsamında; izcilik faaliyetlerinden doğa eğitimlerine, afet farkındalığından sosyal sorumluluk projelerine kadar pek çok alanda ortak çalışmalar yürütülecek. GENÇLER DOĞAYLA BULUŞACAK, AFET FARKINDALIĞI ARTACAK İmzalanan protokol ile 7 yaş ve üzerindeki bireylere yönelik izcilik kampları, doğa yürüyüşleri, çevre koruma etkinlikleri ve fidan dikim organizasyonları planlanıyor. Ayrıca gençlere ilk yardım, temel sağlık bilgileri, liderlik ve karakter gelişimi gibi konularda eğitimler verilirken; olası acil durumlara karşı afet bilincini artıracak uygulamalı çalışmalar gerçekleştirilecek. İş birliği kapsamında ihtiyaç sahibi çocukların faaliyetlere katılımına da özel imkânlar tanınacak. TESİS VE ULAŞIM DESTEĞİ EFELER BELEDİYESİ TARAFINDAN SAĞLANACAK Protokol uyarınca Efeler Belediyesi, bünyesindeki tesis, eğitim ve kamp alanlarını kulübün kullanımına sunacak; imkânlar dâhilinde ulaşım, lojistik ve malzeme desteği sağlayacak. Faaliyetlerin sahada etkin ve güvenli bir şekilde yürütülmesi amacıyla iki kurum temsilcilerinden oluşan bir Ortak Koordinasyon Kurulu kurulacak. Kurul, yıllık çalışma planlarını hazırlayarak tesis ve saha kullanımlarını koordine edecek. ÇOCUK KORUMA VE GÜVENLİK ÖN PLANDA TUTULACAK Protokolde, tüm etkinliklerde çocuk hakları ve güvenliği esas alınacak. Yaz ve kış kampları başta olmak üzere tüm organizasyonlarda sağlık ve emniyet tedbirleri en üst düzeyde planlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yazılım Test Alanında 7 Milyondan Fazla Test Mühendisi Çalışıyor Haber

Yazılım Test Alanında 7 Milyondan Fazla Test Mühendisi Çalışıyor

TesterYou kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Dünyada yazılım test alanında 7 milyondan fazla test mühendisi çalışıyor. Pazar, yaklaşık 50 milyar dolar büyüklüğünde bir ekonomiye tekabül ediyor. Dijitalleşme hızlandıkça, şirketlerin sunduğu yazılım çözümlerinin hatasız, güvenli ve kullanıcı dostu olması daha kritik hâle geliyor. Bu durum, yazılım testine olan ihtiyacı belirgin şekilde artırıyor.” diyor. “World Testers Day”in geçmişi, 9 Eylül 1947'de Harvard Üniversitesi bilgisayar bilimcilerinden Grace Hopper ve ekibinin üzerinde çalıştıkları projede buldukları ilk “hataya” dayanıyor. Bu önemli günün ardındaki hikâye ise oldukça ilginç. Hopper ve ekibi Howard Aiken tarafından tasarlanan Mark II Hesap Makinesi üzerinde çalışıyordu. Ekip, Mark II Hesap Makinesi'nin sürekli hatalar verdiğini keşfetti ve cihazı açıp donanımını incelediklerinde hatayı buldu. Bu bug; bir böceğin elektromekanik rölenin arasına sıkışmasıydı. Hopper ve ekibi daha sonra bu olaya çalışma günlüklerinde yer verdi, "böceği" bir "bug" kanıtı olarak günlüğe kaydeden ekip, hatayı giderme işlemine de "hata ayıklama" adını verdi. “TesterYou teknolojiye, insan, kültür ve doğru mühendislik çerçevesinde yaklaşıyor” Dünyanın yazılım testi konusunda farklı bir yöne evrilmeyi sürdürdüğünü belirten TesterYou kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Bugüne dek yazılım testi projenin sonunda yapılan bir kontrol işi olarak görülüyordu. Artık test ve kalite mühendisliği işin merkezinde yer alıyor. Bu gelişme bizleri en çok heyecanlandıran konuların başında yer alıyor. Teknolojinin evrildiği bu süreç kuşkusuz yaptığımız işin önemini bir kez daha ortaya koymuş durumda. Gelecekte yapay zeka ve makine öğrenimiyle birlikte hataları daha kod yazılırken tahmin eden, test senaryolarını otomatik üreten, hatta bazı durumlarda kendini iyileştirebilen sistemleri daha fazla göreceğiz. Bu teknik gelişmeler, insan merkezli stratejilere entegre edilmeli. Bizler teknolojiye; insan, kültür ve doğru mühendislik çerçevesinde yaklaşıyoruz. Bu felsefemizle heyecanımızı bir an olsun kaybetmeden dijital kalite kültürünün yaygınlaştırılması için çalışmayı sürdüreceğiz.” diyor. Pazar yaklaşık 50 milyar dolar büyüklüğünde Testin geleceğini sadece teknolojide değil, insan zihninin gelişiminde gördüklerini belirten Sarıalioğlu, “Bugün, dünyada yazılım test alanında 7 milyondan fazla test mühendisi çalışıyor. Pazar, yaklaşık 50 milyar dolar büyüklüğünde bir ekonomiye tekabül ediyor, yıllık büyüme yüzde 10’un üzerinde seyrediyor. Dünya genelinde yazılım test aktivitelerinin yüzde 60’tan fazlası ise outsource ediliyor. Türkiye’de de birçok kurum artık yazılım testini sadece teknik bir kontrol değil, müşteri memnuniyeti, güvenlik ve iş sürekliliği açısından kritik bir kalite aracı olarak görüyor. Sektörün büyümesiyle birlikte test mühendisliği bir kariyer alanı haline gelirken; test otomasyonu, yapay zekâ destekli test araçları ve kullanıcı deneyimi odaklı test yaklaşımları gibi modern yöntemlere olan talep de hızla artıyor.” açıklamasını yaptı. Önümüzdeki dönemde özellikle yapay zekâ ve veri odaklı yaklaşımlar üzerinde daha fazla durmayı planladıklarını belirten Barış Sarıalioğlu, “TesterYou olarak sektördeki gelişmeleri yakından takip ediyor ve hizmetlerimizi buna göre sürekli güncelliyoruz. Yapay zekâ konusundaki gelişmeleri de eğitim ve danışmanlık programlarımıza entegre ederek, kurumların güncel teknolojilere uyum sağlamalarına destek olmayı hedefliyoruz. Amacımız, yeni teknolojiler karşısında hem bireyleri hem de kurumları daha donanımlı hale getirmek ve bu dönüşüm yolculuklarında onlara rehberlik etmek.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.