Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güvenlik

Kapsül Haber Ajansı - Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin En Yoğun Geçiş Noktalarından Gürbulak Sınır Kapısına Yenilenen Tasarım Haber

Türkiye’nin En Yoğun Geçiş Noktalarından Gürbulak Sınır Kapısına Yenilenen Tasarım

Yaklaşık 324 bin metrekarelik alan üzerinde konumlanan ve 80 bin metrekare kapalı alana sahip olan sınır kompleksi, toplam 55 farklı yapıdan oluşan bütüncül bir yerleşim sistemi olarak planlanıyor. Gümrük, lojistik, güvenlik ve idari işlevleri bir araya getiren bu yapılaşma; TIR kontrol yapıları, yolcu yapısı, idari yapılar ve güvenlik birimleriyle yüksek yoğunluklu araç ve yaya akışını kesintisiz biçimde yönetebilecek bir altyapı sunuyor. Proje, master plan ölçeğinden mimari uygulama projelerine kadar BIM tabanlı entegre bir koordinasyon modeli ile geliştirilerek farklı disiplinlerin eş zamanlı ve uyumlu çalışmasını mümkün kılan kapsamlı bir tasarım sürecini ortaya koyuyor. GÜRBULAK SINIR KAPISI’NDA MİMARİ VE LOJİSTİK BİR ARAYA GELİYOR Sınır kompleksinin mimari dili, yalnızca işlevsel gereksinimlere yanıt vermekle kalmıyor; aynı zamanda kamusal ve temsili bir kimlik de ortaya koyuyor. Sınır yapıları, devletin fiziksel varlığını temsil eden kamusal altyapılar olarak güçlü bir mekânsal karakter taşıyor. Bu doğrultuda proje, sınır kapısını yalnızca bir kontrol noktası olarak değil; ülkenin mimari temsiliyetini ifade eden bir eşik mekân olarak ele alıyor. Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Aura Design Kurucu Mimarı Filiz Cingi Yurdakul, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelerde bulundu: “Bugün sınır kapıları yalnızca güvenlik ve kontrol işlevleriyle değil; aynı zamanda ülkelerin mimari kimliğini ve kamusal varlığını temsil eden mekânlar olarak da ele alınmalı. Gürbulak Sınır Kapısı projesinde amacımız, yoğun lojistik ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan güçlü modüler bir altyapı oluştururken aynı zamanda bulunduğu coğrafyanın ölçeğiyle ve kültürel referanslarıyla ilişki kuran çağdaş bir mimari dil ortaya koymaktı. Çift başlı kartal metaforundan ilham alan karşılama yapıları, sınırın koruyucu karakterini simgesel bir dille ifade ederken, geniş ölçekli peyzajla kurduğu ilişki sayesinde bu projeyi yalnızca bir geçiş noktası olmaktan çıkarıp kamusal bir eşik mekânına dönüştürüyor.” Gürbulak Sınır Kapısı projesi, lojistik altyapı, güvenlik teknolojileri ve mimari kimliği bir araya getiren çağdaş bir sınır mimarisi yaklaşımı sunarak sınır yapılarının yalnızca teknik altyapılar değil; aynı zamanda ülkelerin kimliğini temsil eden kamusal mimari eşikler olarak ele alınabileceğini ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Legrand Türkiye Grubu, Yerli Ürünleriyle Elektrik Güvenliğini ve Enerji Verimliliğini Artırıyor Haber

Legrand Türkiye Grubu, Yerli Ürünleriyle Elektrik Güvenliğini ve Enerji Verimliliğini Artırıyor

Legrand Türkiye Grubu, bu dönüşüm ihtiyacını yerli üretim altyapısıyla buluşturarak XS4, XG6, XD10 ve XC10 serisi modüler ürünleriyle elektrik tesisatlarını hem daha güvenli hem de çevreye daha duyarlı bir zemine taşımayı amaçlıyor. Legrand Türkiye Grubu’nun Gebze'deki ileri teknoloji tesisinde tam otomasyon süreçleriyle hayat bulan yeni nesil modüler ürünler, konutlardan ticari yapılara, endüstriyel tesislerden karma kullanım alanlarına kadar geniş bir yelpazede elektrik altyapılarını aşırı yük, kısa devre ve kaçak akım gibi başlıca tehlikelere karşı eksiksiz biçimde koruyor. XS4, XG6 ve XD10 serisi otomatik sigortalar ile XC10 serisi kaçak akım koruma anahtarları, üstün dayanıklılık özellikleri ve sezgisel tasarımlarıyla elektriksel riskleri köklü biçimde azaltırken, tesisat güvenliğini uzun vadede güvence altına alıyor. IP2X koruma sınıfına sahip bu ürünler, montaj ve bakım süreçlerinde kullanıcıları olası tehlikelere karşı korurken yangın ve elektrik çarpmalarının önlenmesine de doğrudan katkı sağlıyor. Legrand Türkiye Grubu tarafından mühendislik odaklı tasarım anlayışıyla geliştirilen bu çözümler, enerji tüketimini optimize ederek hem çevresel ayak izini küçültüyor hem de işletme maliyetlerini aşağı çekiyor. Geniş aksesuar uyumluluğu ve esnek montaj alternatifleri sayesinde Türkiye'nin farklı iklim koşullarına ve yapı tiplerine kolaylıkla adapte edilebilen ürünler, sektör profesyonellerine güvenilir ve ölçeklenebilir bir çözüm platformu sunuyor. Dayanıklılık ve Verimlilik Tek Üründe Legrand Türkiye Grubu'nun yeni nesil modüler ürün ailesi, IP2X güvenlik sınıflandırmasıyla montaj ve günlük kullanım süreçlerinin her aşamasında kullanıcıyı koruyan bir kalkan işlevi görüyor. Elektrik tesisatlarında oluşabilecek riskleri kaynağında bertaraf etmek amacıyla tasarlanan bu ürünler, uzun servis ömürleri ve yüksek mekanik dayanımlarıyla sektörde öne çıkıyor. Legrand Türkiye Grubu, üretimde kullandığı malzemeleri ve benimsediği süreçleri çevresel sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği kriterleri doğrultusunda seçerek sorumlu üretim anlayışını pratiğe yansıtıyor. Teknik Zorunluluktan Kentsel Dönüşüm Aracına Legrand Türkiye Grubu, elektrik güvenliğini salt teknik bir zorunluluk olarak değil, şehirlerin daha yaşanabilir ve dirençli bir geleceğe taşınmasında kritik bir araç olarak konumlandırıyor. Yerli üretim kapasitesiyle sektörde kalıcı bir iz bırakmayı hedefleyen Legrand Türkiye Grubu, XS4, XG6, XD10 ve XC10 serisi ürünlerin sunduğu kapsamlı aksesuar seçenekleri, uyarlanabilir montaj çözümleri ve kullanıcı merkezli tasarımlar aracılığıyla güvenli elektrifikasyonu ve kolay kurulumu herkes için ulaşılabilir kılıyor. Bugünün Standartları, Yarının Vizyonu Bu yeni nesil elektrik güvenliği çözümleri, anlık ihtiyaçlara yanıt vermenin ötesine geçerek sürdürülebilir kentsel dönüşümün temel taşlarından biri olmayı hedefliyor. Legrand Türkiye Grubu, inovasyonu çevresel sorumlulukla harmanlayan ürün geliştirme vizyonuyla enerji altyapılarında verimliliği, güvenliği ve sürdürülebilirliği eş zamanlı olarak sağlayan çözümler üretmeye kararlılıkla devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa’da Doğal Gaz Şebekesi Yılda İki Kez Güvenlik Taramasından Geçiyor Haber

Bursa’da Doğal Gaz Şebekesi Yılda İki Kez Güvenlik Taramasından Geçiyor

Aksa Bursa Doğalgaz, kesintisiz ve güvenli doğal gaz arzını sağlamak amacıyla yürüttüğü periyodik kaçak tarama faaliyetleri kapsamında 2025 yılı boyunca kapsamlı saha kontrolleri gerçekleştirdi. Şirket, 7 bin 564 kilometrelik doğal gaz dağıtım şebekesini son teknoloji cihazlarla yıl içinde iki kez tarayarak şebeke kontrolünün başarıyla sağlandığını açıkladı. Can ve mal güvenliği açısından risk oluşumunun önüne geçen bu çalışmalarla şebeke unsurlarında oluşabilecek olası hasarların erken aşamada tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması hedefleniyor. Doğal gaz konforu daima güvenli ve kesintisiz Bursa’nın 11 ilçesinde 1,2 milyonu aşkın aboneyi kesintisiz ve güvenli doğal gazla buluşturduklarını belirten Aksa Bursa Doğalgaz Şirket Müdürü Çağdaş Adıbelli, “Abonelerimizin doğal gaz konforunu her zaman güvenli ve kesintisiz bir şekilde yaşayabilmesi için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Muhtemel riskleri önlemek amacıyla 7 bin 564 kilometrelik dağıtım şebekemizi yıl içinde düzenli olarak iki kez tarıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz kaçak tarama faaliyetleri sayesinde fark edilmesi güç hasarları tespit ederek gerekli önlemleri alıyoruz” dedi. Adıbelli, uzman ekiplerinin altı aylık periyotlarda OMD (Optical Methane Detector) tip kaçak arama cihazıyla donatılmış araçlarla, bu araçların ulaşamadığı bölgelerde ise lazer sensör teknolojisi ile çalışan hassas el tipi dedektörlerle kontrolleri gerçekleştirdiğini ifade etti. Boru hatları, vanalar, servis kutuları, şehir giriş ve ölçüm istasyonlarını detaylı şekilde kontrol ettiklerine dikkat çeken Adıbelli, şebeke güvenliğini en üst seviyede tutmak için sahadaki kontrollerini sürdürdüklerini ve 2026 yılı çalışmalarına başladıklarını belirtti. İzinsiz kazı çalışması yapmak yasak Adıbelli, doğal gaz arzının sürekliliği ve dağıtım şebekesinin güvenli şekilde işletilebilmesi için kazı çalışmalarının koordinasyon içinde yürütülmesinin büyük önem taşıdığını ve doğal gaz hatlarının bulunduğu noktalarda yapılan izinsiz kazıların güvenlik riski oluşturduğunu hatırlattı. “Kentimizde izinsiz kazı çalışmaları nedeniyle 2025 yılında 463 hat hasarı meydana geldi. Vatandaşların can ve mal güvenliğini tehlikeye atmakla birlikte ülke ekonomisini de olumsuz etkileyen bu hat hasarları sonucu havaya salınan gaz miktarı 183 bin 858 metreküp olurken, 13 bin 358 abonemiz ortalama 150 dakika süreyle doğal gaz hizmeti alamadı” diyen Adıbelli, can ve mal güvenliğinin korunması için su, elektrik ve internet altyapı çalışmaları, bahçe düzenlemeleri, ağaç dikimi ve çocuk parkı yapımı gibi tüm kazı çalışmalarının Altyapı Koordinasyon Merkezi’nin (AYKOME) yönetmeliği kapsamında doğal gaz dağıtım şirketinin bilgisi dahilinde olması gerektiğinin altını çizdi. Adıbelli, “Tüm kazı çalışmalarının öncesinde 444 4 187 numaralı Aksa Doğalgaz Çözüm Merkezimiz ile iletişime geçilebilir. Şüpheli bir kazı çalışmasıyla karşılaşan vatandaşlarımız ise 7 gün 24 saat hizmet veren 187 Doğal Gaz Acil hattımızı arayabilir” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Endüstriyel Yapılarında Çatı Kaynaklı Riskleri Azaltan Akıllı Yalıtım Yaklaşımı Haber

Endüstriyel Yapılarında Çatı Kaynaklı Riskleri Azaltan Akıllı Yalıtım Yaklaşımı

Özellikle metal ve sandviç panel çatılarda zamanla oluşan vidalı birleşim noktaları, korozyon ve sızdırmazlık problemleri, yapılarda hem güvenlik hem de maliyet açısından önemli riskler doğuruyor. Ravago Bina Çözümleri tarafından geliştirilen Ravaproof Bondstoper Alüminyum, mevcut çatı sistemlerini sökmeden yenilemeye imkân tanıyan yapısıyla bu riskleri minimize eden bütüncül bir su yalıtım çözümü sunuyor. Ravaproof Bondstoper Alüminyum, metal ve sandviç panel çatılarda karşılaşılan su sızıntısı, ısı kaybı ve korozyon problemlerine karşı geliştirilen yüksek aderanslı elastomerik bitüm esaslı bir membran olarak öne çıkıyor. Mevcut kaplamanın üzerine doğrudan uygulanabilmesi sayesinde renovasyon süreçlerini hızlandıran ürün, işletmeler için zaman kaybını ve ek işçilik ihtiyacını önemli ölçüde azaltıyor. Üretim faaliyetlerinin durdurulmasına gerek bırakmayan uygulama süreci, sanayi tesislerinde operasyonel verimliliğin korunmasına katkı sağlıyor. Vida başlarını ve birleşim noktalarını tamamen kaplayarak yüzey bütünlüğü oluşturan sistem, çatı kaynaklı yalıtım zafiyetlerini ortadan kaldırıyor. Metal çatılarda uzun ömürlü koruma dönemi Dış ortam koşullarına sürekli maruz kalan metal ve sandviç panel çatılar; UV ışınları, yağış, sıcaklık farkları ve nem etkisiyle zaman içinde performans kaybına uğrayabiliyor. Bu durum, su yalıtımında zayıflama, metal yüzeylerde oksitlenme ve artan bakım maliyetleri gibi sonuçlar doğuruyor. Bondstoper Alüminyum, güçlendirilmiş polimer yapısı sayesinde çatılara yüksek yapışma performansı kazandırarak tek kat uygulamada dahi etkin koruma sağlıyor. TPU (termoplastik poliüretan) ve SBS (stiren-butadien-stiren) katkılı elastomerik bitüm formülasyonu, ürüne hem esneklik hem de dayanım kazandırıyor. Böylece mevcut çatı sistemi sökülmeden yapılan uygulamalarla yapılar yeniden güvenli ve su geçirimsiz hale getirilebiliyor. Projelere teknik avantaj ve enerji katkısı sunuyor Ravago Bina Çözümleri’nin yalıtım alanındaki uzmanlığını yansıtan bu ürün, 1 metre genişliğinde ve 8 metre uzunluğundaki rulolar halinde sunuluyor. 4,4 milimetre ve 5 milimetre kalınlık alternatifleriyle farklı çatı detaylarına uyum sağlıyor. EN 13707 standardına uygun olarak üretilen Bondstoper Alüminyum, -20°C’ye kadar esnekliğini koruyabilen yapısıyla düşük sıcaklıklarda dahi güvenli uygulama imkânı tanıyor. Alüminyum kaplı üst yüzeyi sayesinde güneş ışınlarını yansıtarak çatı yüzeyindeki ısı yükünü azaltıyor ve binaların enerji performansına doğrudan katkı sağlayan reflektif bir katman oluşturuyor. Bu özellik, geniş açıklıklı sanayi yapılarında iç ortam konforunun desteklenmesine yardımcı oluyor. Uygulama kolaylığı ve estetik bütünlük bir arada Bondstoper Alüminyum, şaloma yardımıyla ısıtılarak yüzeye yapıştırılıyor ve gizli dere ile mahya arasında 10 santimetre boyuna, 15 santimetre enine bindirmelerle uygulanıyor. Söküm gerektirmeyen uygulama yöntemi sayesinde şantiye süresi kısalıyor, ek güvenlik önlemleri minimuma iniyor ve işletme faaliyetleri kesintiye uğramıyor. Bu durum, özellikle üretimin devam ettiği tesisler için önemli bir avantaj sunuyor. Teknik performansının yanı sıra görsel bütünlük de sağlayan ürün, metal çatılarda sıkça karşılaşılan vida detaylarını gizleyerek daha pürüzsüz, bütüncül ve modern bir çatı yüzeyi elde edilmesini sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Birleşik Krallık Türkiye Büyükelçisi Jill Morris CMG'den Eşitlik Çağrısı Haber

Birleşik Krallık Türkiye Büyükelçisi Jill Morris CMG'den Eşitlik Çağrısı

Majestelerinin Türkiye’ye atadığı ilk kadın büyükelçi olmaktan büyük bir gurur ve onur duyduğunu belirten Morris, Türk Dışişleri Bakanlığı’ndaki saygın üst düzey kadın diplomatların ve Ankara’daki çok sayıdaki kadın büyükelçinin kendisine ilham verdiğini ifade etti. Bir büyükelçi olarak görev yapmanın, kendi ülkesini temsil etmek açısından derinden hissedilen bir ayrıcalık olduğunu vurgulayan Morris, bir kadın olarak bu rolü üstlenmenin modern diplomasinin artan çeşitliliğini ve kapsayıcılığını yansıtma fırsatı sunduğunu söyledi. Modern diplomasinin uluslararası yetenek ve deneyimden beslenerek zenginleştiğini belirten Morris, bu tür görevlerde kadınların yer almasının daha fazla kadının diplomasi alanında kariyer yapmasına ilham vereceğini umduğunu dile getirdi. Birleşik Krallık ile Türkiye’nin uzun süredir güçlü ikili ilişkilere sahip olduğunu ifade eden Morris, ticaret, savunma, güvenlik ile bilim ve teknoloji iş birliği başta olmak üzere geniş bir alanda ortak öncelikler bulunduğunu söyledi. Bu öncelikler doğrultusunda gelişen ilişkilerin her iki ülke için de önemli kazanımlar sağladığını belirten Morris, ortaklığın kültürel bağlar ve halklar arasındaki canlı ilişkiler sayesinde daha da güçlendiğini ifade etti. Türk sanat ve edebiyatının kadınların deneyimlerini anlamaya imkân sağlayan güçlü bir bakış açısı sunduğunu belirten Morris, Halide Edib Adıvar’ın yirminci yüzyılın başlarında kadınların toplum içindeki yükselen rollerini etkili biçimde yansıttığını söyledi. Duygu Asena ve Sevgi Soysal’ın kadınların sosyal ve kişisel gerçekliklerinin tasvirinde çığır açtığını belirten Morris, şiirde Gülten Akın’ın kuşağının en etkili seslerinden biri olduğunu ifade etti. Görsel sanatlar alanında ise Fahrelnissa Zeid’den Eren Eyüboğlu, Neşe Erdok ve Selma Gürbüz’e kadar pek çok öncü kadın sanatçının Türk sanatının gelişimine önemli katkılar sunduğunu dile getirdi. Kadınların farklı sektörlerde karşılaştığı “cam tavan” engellerine de değinen Morris, cesaretin kadınların ilerlemesi için önemli bir itici güç olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını söyledi. Sürdürülebilir ilerleme için cesaretin, kadınların eşit koşullarda başarıya ulaşmasını sağlayan yapılar ve kültürlerle desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Hükûmetler ve kurumların kadın liderliğine değer veren koşullar oluşturması gerektiğini belirten Morris, kadınların katkılarının adil biçimde değerlendirilmesinin bu sürecin temel adımlarından biri olduğunu ifade etti. Aile dostu imkânlar ve esnek çalışma düzenlemeleri gibi politikaların da kadınların farklı sorumluluklarını tanıyan önemli uygulamalar olduğuna dikkat çekti. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle genç kadınlara da mesaj veren Morris, genç kadınların bugün hem fırsatlarla dolu hem de dirayet, merak ve öz güven gerektiren sınamalarla karşılaştıklarını söyledi. Hayallerin peşinden gitmenin her zaman düz bir yol olmayabileceğini belirten Morris, öğrenmeye istekli olmanın ve kararlılığın beklenmedik kapıları açabileceğini ifade etti. Morris, genç kadınlara yaptıkları katkıya inanmaları, yeni şeyler öğrenmek için fırsat aramaları ve kendilerine ilham veren hedeflerin peşinden gitmekten çekinmemeleri çağrısında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin KKTC’ye F-16 Gönderme Hamlesi Güçlü ve Zamanında Bir Yanıt! Haber

Türkiye’nin KKTC’ye F-16 Gönderme Hamlesi Güçlü ve Zamanında Bir Yanıt!

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Bu hamle, garantörlük hakkının kullanılması, enerji güvenliğinin sağlanması ve Kıbrıs Türklerinin güvenliğinin temini açısından kritik öneme sahiptir. Türkiye’nin hem kendi güvenliğini hem de KKTC’nin varlığını korumak için sahada olmayı sürdüreceği açıktır.” dedi. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) güvenliğini artırmaya yönelik planlamalar kapsamında 6 F-16 savaş uçağı ile hava savunma sistemlerinin adaya konuşlandırıldığını açıkladı. Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, Doğu Akdeniz’de artan askeri hareketlilik ve bunun Kıbrıs meselesine yansımalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. İran meselesi küresel düzenin kritik düğüm noktalarından biri Prof. Dr. Havva Kök Arslan, İran merkezli gerilimin Doğu Akdeniz’de yeni bir güvenlik mimarisinin oluşmasına neden olduğunu belirterek, “İran meselesi, yalnızca bir güvenlik veya nükleer program tartışması olmanın ötesinde, küresel düzenin enerji, finans ve jeopolitik yapısında kritik bir düğüm noktası haline gelmiştir. Bu düğümün çözülmeye çalışıldığı sahalardan biri de Doğu Akdeniz’dir. ABD ve İsrail ile İran arasındaki gerilimin genişlemesi, Kıbrıs adasında askeri yığınağın artmasına neden olmuştur. Avrupa Birliği ülkelerinin bölgeye savaş gemileri ve uçaklar göndermesi ile Yunanistan’ın GKRY’ye askeri takviye yapması, tansiyonu yükselten başlıca etkenlerdir.” dedi. Türkiye’nin KKTC’ye F-16 göndermesi çok katmanlı bir stratejik hamle Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) 6 adet F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemleri konuşlandırmasının bölgesel dengeler açısından kritik olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Arslan, şöyle devam etti: “Bu kritik dönemde, Türkiye’nin KKTC’ye 6 F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemi göndermesi, bölgesel ve küresel dengeler açısından önemli bir hamle olarak değerlendirilmektedir. Peki, bu adımın arkasındaki stratejik mantık nedir? Bölgesel ve küresel güçler (ABD, AB ülkeleri, Yunanistan, İran) bu süreçte hangi pozisyonları almış, ne tür hamleler yapmıştır? Türkiye’nin 6 F-16 ve hava savunma sistemlerini KKTC’ye konuşlandırması, çok katmanlı ve zamanında bir stratejik hamledir. Türkiye, 1959 Londra ve Zürih Antlaşmaları ile 1960 Kıbrıs Anayasası çerçevesinde, yalnızca KKTC değil, tüm Kıbrıs adasının garantörüdür. Uzmanlar, bu hamlenin olası bir çatışma ortamında adanın bütünlüğünü ve Kıbrıs Türklerinin güvenliğini koruma yükümlülüğünün bir gereği olduğunu vurgulamaktadır. Özellikle belirsizlik ortamında, mevcut anayasal düzeni bozma veya toprak kazanma amaçlı girişimlere karşı caydırıcı bir güç oluşturmak hedeflenmiştir.” Doğu Akdeniz’deki güç dengesi hızla değişiyor Prof. Dr. Arslan, Doğu Akdeniz’de birçok küresel ve bölgesel aktörün aynı anda askeri varlık gösterdiğini belirterek, şunları kaydetti: “Bölgede halihazırda önemli bir askeri varlık bulunmaktadır. ABD, İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya, Hollanda ve Yunanistan, İran tehdidine karşı olduklarını belirterek bölgeye savaş gemileri ve uçaklar göndermiştir. Türkiye de bu ortamda ‘sahada olmak’ ve bölgesel bir güç olarak pozisyon almak durumundadır. Bu hamle, aynı zamanda Türkiye’nin KKTC’nin yanında durduğunu göstermesi açısından da önem taşımaktadır.” Enerji güvenliği Türkiye için stratejik önemde Doğu Akdeniz’in enerji kaynakları açısından taşıdığı öneme de dikkat çeken Prof. Dr. Arslan, “Doğu Akdeniz’in enerji kaynakları ve ticaret yolları Türkiye için stratejik öneme sahiptir. Bu adım, enerji arz güvenliği ile ilgili potansiyel sorunlarda Türkiye’nin sahada bulunduğunu açıkça ortaya koymaktadır.” ifadesinde bulundu. GKRY’nin NATO üyeliği girişimi Türkiye açısından kritik bir risk Prof. Dr. Arslan, Batı dünyasının İran tehdidini gerekçe göstererek GKRY’yi NATO’ya dahil etme girişimlerinin gündeme gelebileceğini de ifade ederek, “Bazı yorumcular, Batı dünyasının İran tehdidini bahane ederek GKRY’yi NATO’ya dahil etme girişiminde bulunabileceğini belirtmektedir. Türkiye’nin onayı olmadan GKRY’nin NATO’ya üyeliği, Türkiye’yi çevreleme ve KKTC’nin varlığını göz ardı etme riski taşıyacaktır. Bu hamle, söz konusu planları önden engellemeyi hedeflemektedir.” dedi. Yunanistan bölgedeki en aktif askeri aktörlerden biri Bölgede Yunanistan’ın askeri hareketliliğinin dikkat çektiğini belirten Prof. Dr. Arslan, “Yunanistan’ın F-16 ve savaş gemisi göndermesi, Avrupa ülkelerinin askeri yığınağı ve GKRY’ye Patriot füzeleri konuşlandırması, Türkiye’de bir tehdit algısı oluşturmuştur. Türkiye, bu algıya yanıt vererek hem caydırıcılığını artırmış hem de olası sürpriz gelişmelere hazırlık göstermiştir.” diye konuştu. Doğu Akdeniz uzun süre kriz potansiyeli taşıyacak Prof. Dr. Havva Kök Arslan, Doğu Akdeniz’in, farklı aktörlerin karmaşık bir satranç tahtası haline geldiğini ifade ederek, “ABD, İran’a yönelik operasyonları başlatan taraf olarak görülmekte ve bölgede stratejik bir çıkış planının eksikliği nedeniyle önemli yıkımlar yaşanmaktadır. Uzun vadede ise ABD, doların rezerv para statüsünü koruma çabasıyla jeopolitik sertliğini artırmaktadır. İsrail ise doğrudan bir çatışmadan kaçınmakta, ancak Kıbrıs ile askeri iş birliği yaparak dolaylı bir güvenlik şemsiyesi oluşturmayı sürdürmektedir.” şeklinde konuştu. Fransa, İngiltere, İtalya, Hollanda ve İspanya’nın İran tehdidini gerekçe göstererek Doğu Akdeniz’deki askeri varlıklarını artırdığını da kaydeden Prof. Dr. Arslan, “Bu hamlelerin temel stratejileri şunlardır: Enerji ve ticaret güvenliğini sağlamak, AB üyesi GKRY’yi olası saldırılara karşı korumak, İsrail’in dolaylı güvenliğini desteklemek, NATO içinde bağımsız bir güvenlik rolü üstlenmek, Fransa ve İngiltere’nin Kıbrıs merkezli operasyon alanları oluşturduğu dikkat çekmektedir.” ifadesinde bulundu. Yunanistan GKRY’ye 4 F-16 ve savaş gemisi gönderdi Yunanistan’ın bölgedeki en aktif aktörlerden biri olarak, GKRY’ye 4 F-16 ve savaş gemisi gönderdiğini söyleyen Prof. Dr. Arslan, “Bazı generaller, Ege Adaları’nın silahlandırılması ve olası bir çatışmada AB ve ABD desteği olacağını varsayarak hareket etmektedir.” dedi. ABD-İsrail saldırılarının hedefi olan İran’ın, karşılık vererek bölgesel yayılma riskini artırdığını da kaydeden Prof. Dr. Arslan, “İngiliz üslerine düzenlenen dron saldırısı Doğu Akdeniz’i de etkilemiştir. Uzun vadede İran meselesi, dolar merkezli küresel finans sistemine meydan okuma niteliği taşımakta ve yalnızca bölgesel değil, küresel düzenin geleceğini de ilgilendirmektedir.” şeklinde konuştu. Kıbrıs artık Avrupa’nın ileri savunma platformlarından biri Kıbrıs Adasının artık yalnızca diplomatik veya enerji temelli bir rekabet alanı olmadığını dile getiren Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Ada, artık yalnızca enerji veya diplomasi sahası olmaktan çıkmış, jeostratejik bir düğüm noktası ve Avrupa’nın ileri savunma platformu haline gelmiştir. Bölgede üç ana askeri eksen oluşmaktadır. Kuzey Eksen: Türkiye kıyıları, KKTC ve Türk donanması, Orta Eksen: Kıbrıs Adası, İngiliz üsleri (Akrotiri ve Dikelya) ve Avrupa unsurları, Güney Eksen: İsrail kıyıları, Levant havzası ve ABD müttefik unsurları.” Beklenmedik hamleler doğrudan çatışma riskini artırabilir Bölgedeki askeri yığılmanın çeşitli riskleri de beraberinde getirdiğini ifade eden Prof. Dr. Arslan, geleceğe dair riskleri şöyle sıraladı: “Doğrudan Çatışma: Yunanistan’ın Ege Adaları veya Kıbrıs’ta beklenmedik hamleleri doğrudan bir çatışmayı tetikleyebilir. GKRY’nin NATO Üyeliği: Batı’nın bu girişimi, Türkiye için kırmızı çizgiyi oluşturabilir ve ittifak içinde kriz yaratabilir. Uzun Vadeli Askeri Yığınak: Bölgeye konuşlandırılan silah ve gemiler, tehdit ortadan kalktıktan sonra da kalabilir; bu durum Türkiye için risk yaratabilir. Bölgesel Rekabetin Derinleşmesi: Avrupa ülkelerinin kalıcı askeri varlığı, Doğu Akdeniz’deki güç rekabetini artırabilir. Küresel Düzenin Test Edilmesi: İran merkezli kriz, sadece bölgesel değil, aynı zamanda küresel ekonomik ve güvenlik düzeninin sınandığı bir durumdur.” F-16 gönderilmesi zamanında ve güçlü bir yanıt Türkiye’nin KKTC’ye F-16 gönderme hamlesinin, artan askeri yığınağa karşı verilen güçlü ve zamanında bir yanıt olarak değerlendirilebileceğini kaydeden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Bu hamle, garantörlük hakkının kullanılması, enerji güvenliğinin sağlanması ve Kıbrıs Türklerinin güvenliğinin temini açısından kritik öneme sahiptir. Önümüzdeki dönemde Doğu Akdeniz, enerji rekabeti ve büyük güçlerin güvenlik stratejilerinin kesiştiği bir kriz alanı olmaya devam edecektir. Türkiye’nin hem kendi güvenliğini hem de KKTC’nin varlığını korumak için sahada olmayı sürdüreceği açıktır.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Instagram Hesaplarını Saldırılardan Korumak İçin Alınması Gereken 5 Önlem Haber

Instagram Hesaplarını Saldırılardan Korumak İçin Alınması Gereken 5 Önlem

Aciliyet hissi uyandıran sahte destek mesajları, hesapların saniyeler içinde ele geçirilmesine yol açıyor. Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, bu tuzaklara karşı kullanıcıları uyararak hesap güvenliğini korumanın 5 kritik yolunu sıralıyor. Siber saldırganlar, Instagram kullanıcılarının hesaplarını ele geçirmek için her geçen gün daha inandırıcı yöntemler geliştiriyor. Kullanıcılara e-posta veya doğrudan mesaj yoluyla ulaşan dolandırıcılar resmi Instagram destek ekibi gibi davranarak, "Hesabınızda telif hakkı ihlali tespit edildi", "Mavi tik başvurunuz onaylandı" veya "Başka bir cihazdan şüpheli giriş yapıldı" gibi aciliyet hissi uyandıran mesajlar iletiyor. Bu sayede kullanıcıları paniğe sürükleyen saldırganlar, paylaşılan bağlantıya tıklanma sağlamayı amaçlıyor. Tıklanan bağlantı kurbanı, orijinal Instagram giriş sayfasına birebir benzeyen sahte bir ekrana yönlendiriyor. Panikle kullanıcı adı ve şifresini bu ekrana giren kişilerin hesapları anında dolandırıcıların eline geçiyor. Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, tuzaklara karşı kullanıcıları uyararak hesap güvenliğini korumanın 5 kritik yolunu paylaşıyor. "Saldırganlar Aciliyet Hissiyle Mantıklı Düşünmeyi Engelliyor" Sosyal medya dolandırıcılıklarında temel silahın panik havası olduğuna dikkat çeken Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, "Saldırganlar, kurbanlarını endişeye sürükleyerek saniyeler içinde karar vermelerini ve mantıklı düşünmelerini engellemeyi amaçlıyor. 'Hesabınız 24 saat içinde kalıcı olarak kapatılacak' gibi uyarılar, kullanıcıların yönlendirildikleri adresin doğruluğunu kontrol etmeden kişisel bilgilerini girmesine yol açıyor. Ele geçirilen hesaplar daha sonra asıl sahibine şantaj yapmak veya takipçi listesindeki diğer kişileri dolandırmak amacıyla kullanılıyor. Gelen her resmi görünümlü mesaja şüpheyle yaklaşmak ve platform içi güvenlik önlemlerini en üst düzeyde tutmak dijital güvenliğin temelini oluşturuyor." uyarısında bulunuyor. Alev Akkoyunlu, Instagram hesaplarını sahte giriş sayfalarından ve oltalama saldırılarından korumak için 5 kritik adımı paylaşıyor: 1. Mesajlardaki veya e-postalardaki yönlendirme bağlantılarına tıklamayın. Instagram size hesabınızla ilgili önemli bir uyarıyı asla DM yoluyla göndermez. E-posta ile gelen "Hemen giriş yapın" veya "İtiraz edin" butonlarına basmaktan kaçının. İşlem yapmanız gerekiyorsa, her zaman uygulamayı kendiniz açarak veya tarayıcınıza "instagram.com" adresini manuel olarak yazarak giriş yapın. 2. Gönderici adresini ve sayfa bağlantısını (URL) mutlaka kontrol edin. Resmi görünen bir sayfanın adres çubuğunda sahte uzantılar bulunabilir. Güvenliğiniz için adresin sadece "instagram.com" olduğundan emin olun ve e-postayı gönderen kişinin adresindeki harf oyunlarına dikkat edin. 3. İki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) aktif hale getirin. Parolanız siber suçluların eline geçse bile hesabınızı korumanın en etkili yolu İki Faktörlü Kimlik Doğrulama’dır. Bu özelliği hemen açarak, yeni bir cihazdan giriş yapılmak istendiğinde telefonunuza SMS veya kimlik doğrulayıcı uygulama üzerinden kod gelmesini sağlayın. 4. Resmi bildirimleri sadece uygulama içinden doğrulayın. Hesabınızla ilgili gerçekten bir sorun veya telif hakkı uyarısı varsa, bunu doğrudan uygulamanın "Ayarlar" menüsündeki "Instagram'dan E-postalar" veya "Hesap Durumu" bölümünden görüntüleyebilirsiniz. Harici kanallardan gelen uyarıları sadece bu menüler üzerinden teyit edin. 5. Cihazlarınızda güçlü bir mobil ve masaüstü güvenlik çözümü bulundurun. Oltalama bağlantıları bazen gözden kaçabilecek kadar profesyonelce hazırlanabiliyor. Bitdefender Mobile Security veya Bitdefender Total Security, tıkladığınız bir bağlantının sahte veya zararlı olduğunu anında tespit ederek o siteye erişiminizi engeller ve hesap bilgilerinizi güvende tutar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yazılım Testinin Geleceği İnsan Zihninin Gelişiminde Yatıyor Haber

Yazılım Testinin Geleceği İnsan Zihninin Gelişiminde Yatıyor

Teknoloji odaklı danışmanlık ve eğitim firması TesterYou’nun kurucusu Barış Sarıalioğlu, 31 yıldır çocuklara nitelikli eğitim desteği sağlayan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın (TEGV) İstanbul’da bulunan Zeyrek Öğrenim Birimi’ndeki çocuklarla bir araya geldi. 3 ve 4’üncü sınıf olmak üzere toplam 12 çocukla buluşan Sarıalioğlu, yazılım testi ve kalite güvencesi konularında çocuklara uygun düzeyde ve eğlenceli bir atölye düzenledi. “Genç ve Çevik Testçiler Atölyesi”nde çocuklar, testçinin kim olduğu ve test prensiplerinin neler olduğuna dair bilgiler edinirken, grup çalışması sayesinde etkileşim tabanlı atölyede eğlenerek öğrendi. Çocuklarla iletişim kurmanın kendisi için oldukça önemli olduğunu belirten TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Atölye çalışmamıza katılan çocukların ilgisi beni çok mutlu etti. Soru soran, hayal kuran, öğrenmeye açık çocuklarla aynı ortamda olmak insana umut veriyor.” dedi. “Test mühendisliği artık bir kariyer alanı” Yazılım testi sektörünün son yıllarda önemli bir ivme kazanmış olduğunu belirten Sarıalioğlu, “Dijitalleşme hızlandıkça, şirketlerin sunduğu yazılım çözümlerinin hatasız, güvenli ve kullanıcı dostu olması daha kritik hale geliyor. Bu durum, yazılım testine olan ihtiyacı belirgin şekilde artırıyor. Testin geleceğini sadece teknolojide değil, insan zihninin gelişiminde görüyorum. Türkiye’de birçok kurum artık yazılım testini sadece teknik bir kontrol değil, müşteri memnuniyeti, güvenlik ve iş sürekliliği açısından kritik bir kalite aracı olarak görüyor. Sektörün büyümesiyle birlikte test mühendisliği bir kariyer alanı haline gelirken; test otomasyonu, yapay zekâ destekli test araçları ve kullanıcı deneyimi odaklı test yaklaşımları gibi modern yöntemlere olan talep de hızla artıyor. Bu sebeple hem çocuklar hem de gençlerle bir araya gelerek onlara bu alandaki tecrübelerimi aktarmak benim için çok önemli.” açıklamasını yaptı. TEGV’de çocuklara yeni nesil öğrenme imkânı sunuluyor “Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla nitelikli eğitimi Türkiye’nin dört bir yanındaki çocuklarla buluşturan ve 30 yılı geride bırakan TEGV, bugüne kadar 108 bini aşkın gönüllüsü ve bağışçılarının desteğiyle 3.3 milyondan fazla çocuğa ulaştı. TEGV Zeyrek Öğrenim Birimi’nde çocuklar, eğlenirken öğreniyor ve temel yaşam becerilerini geliştiriyorlar. Çocuklara bilişim, okuma, matematik, fen, sanat ve İngilizce olmak üzere altı ana dalda etkinlikler hazırlayan TEGV’de bütün etkinlikler gönüllülerin desteğiyle hayata geçiriliyor. TEGV’in atölyelerinde ise çocuklara 3D baskı cihazından robot kitlerine, kodlama platformlarından elektronik devre kartlarına uzanan bir yelpazede yeni nesil öğrenme imkânı sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sikorsky Yeni S-92A+ Helikopterinin Üretimini Artırıyor Haber

Sikorsky Yeni S-92A+ Helikopterinin Üretimini Artırıyor

Lockheed Martin bünyesinde faaliyet gösteren şirket, yeni helikopterlerin üretim ve montajını ABD’nin Connecticut eyaletindeki Stratford ve New York’taki Owego tesislerinde gerçekleştirecek. Yeni S-92A+ helikopterleri ilk olarak devlet başkanlığı taşımacılığı için sipariş veren bir müşteri için üretilecek. Ayrıca offshore enerji sektörü ve diğer devlet müşterilerinden yeni siparişlerin gelmesi bekleniyor. Küresel Talep Artışı Bekleniyor Sikorsky Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Rich Benton, yeni modelin şirketin modernizasyon stratejisinin önemli bir parçası olduğunu söyledi. Benton açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “S-92A+ helikopteri filoyu modernize etme ve geleceğe hazırlanma stratejimizin önemli bir parçası. Beklenen talebi karşılamak için üretim kapasitemizi artırıyoruz. S-92, zorlu hava koşullarında uzun menzilli görevler için en yüksek uçuş süresine sahip helikopter olarak devlet liderleri, offshore enerji şirketleri ve arama-kurtarma ekipleri tarafından tercih ediliyor.” Şirket, devlet başkanlığı taşımacılığı için yeni bir ülkeden iki helikopter siparişi aldığını açıkladı. Böylece S-92 modelini kullanan devlet sayısı 14’e yükseldi. Sikorsky ayrıca bu iki helikoptere ek olarak üç adet daha S-92A+ helikopteri üretmeyi planlıyor. Artan talep doğrultusunda şirketin yıllık 12 helikopter üretim kapasitesine ulaşabileceği belirtiliyor. Üretim ABD’de Yapılacak Helikopterlerin bazı kritik parçaları Sikorsky’nin Stratford tesisinde üretilecek. Burada üretilecek başlıca bileşenler: ana dişli kutusu rotor palaları güç aktarım sistemleri Helikopterlerin montajı ise Owego tesisinde gerçekleştirilecek. Bu tesis daha önce S-92 platformu temel alınarak geliştirilen ABD başkanlık helikopterlerinden 23 adet teslim etmişti. 2025’te Asya ve Orta Doğu’ya Teslimat Yapıldı Sikorsky, 2025 yılında Asya ve Orta Doğu’daki devlet başkanlığı müşterilerine iki adet S-92A helikopteri teslim ettiğini açıkladı. Yeni S-92A+ modelinin ise bu platformun daha gelişmiş versiyonu olduğu belirtiliyor. S-92A+ Yeni Nesil Görevler İçin Tasarlandı S-92 helikopter ailesi uzun yıllardır güvenlik, performans ve çok yönlülük açısından sektörde önemli bir konumda bulunuyor. Yeni S-92A+ modeli, bu platformun en gelişmiş versiyonu olarak geliştirildi. Sikorsky bundan sonra üretilecek tüm S-92 helikopterlerini S-92A+ standardına göre üretmeyi planlıyor. Yeni Phase IV Ana Dişli Kutusu S-92A+ modelinin en önemli yeniliklerinden biri Phase IV ana dişli kutusu. Bu sistemin özellikleri: 6000 saatten fazla operasyon ömrü bakım aralıklarının uzaması gelişmiş güvenlik sistemleri Ayrıca sistemde bulunan yardımcı yağlama sistemi, ana yağ basıncı kaybolsa bile helikopterin uçuşu güvenli şekilde tamamlamasını sağlıyor. Daha Güçlü Motorlar Yeni modelde GE CT7-8A6 motorları kullanılıyor. Motor güncellemeleri sayesinde: yüksek sıcaklık ve yüksek irtifa koşullarında daha güçlü performans artırılmış motor gücü daha yüksek taşıma kapasitesi sağlanıyor. Helikopterin maksimum kalkış ağırlığı13 ton seviyesine çıkarıldı. Bu sayede: 1200 pound daha fazla yük veya yakıt kapasitesi daha güçlü dış yük taşıma kapasitesi (sling load) sunuluyor. Mevcut Helikopterler de Güncellenebilecek Sikorsky ayrıca S-92A+ teknolojisinin mevcut S-92A helikopterlerine retrofit kit olarak uygulanabileceğini açıkladı. Bu kit sayesinde operatörler: yeni dişli kutusu motor yükseltmesi gibi geliştirmeleri mevcut helikopterlerine ekleyebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.