Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güvenlik

Kapsül Haber Ajansı - Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yerli ve milli zırh çeliği üreticisi Miilux OY, Paris Eurosatory 2026 Fuarı’nda Haber

Yerli ve milli zırh çeliği üreticisi Miilux OY, Paris Eurosatory 2026 Fuarı’nda

Türkiye’nin yerli ve milli zırh çeliği üreticisi Miilux OY, Paris’te düzenlenen Eurosatory 2026 Fuarı’nda Türkiye’nin yerli gücünü dünyaya tanıtıyor. “Geleceğinizi koruyun” mottosuyla açılan Uluslararası Eurosatory 2026 Fuarı, 15 – 19 Haziran tarihleri arasında “savunma ve güvenlik alanındaki zorlukları öngörmek” temasıyla Paris’te gerçekleştiriliyor. Eurosatory’ ye katılım sağlayan Miilux OY başta Miilux Protection 560T ve Miilux Protection 650T olmak üzere yeni ürünleriyle ve diğer zırh çeliği çözümleriyle iş ortaklarına çözümler sunmaya devam ediyor. Eurosatory 2026, beş gün boyunca tüm paydaşlar üreticiler, yeni girişimler ve önde gelen uzmanları bir araya getirerek, ihtiyaçlarına en uygun çözümleri bulma imkânı sunuyor. 185 bin metrekareden fazla bir alanı kapsayan fuar küresel olarak ülkelerin savunma alanında yeniden yapılanma eğiliminin merkezi rolünü ve çekiciliğini gösteriyor. Fuarda tanıtılan ürünlerden Miilux Protection 560T, çok amaçlı kullanım imkânı sunarken özellikle ağırlık azaltma hedefiyle öne çıkıyor. Miilux Protection 650T ürünü ise ultra yüksek sertlik sınıfında yer alarak delinmeye karşı üstün direnç sağlıyor. Stratejik Çelik Üretiminde Küresel Uzmanlık Miilux OY, ülkemiz için stratejik öneme sahip ısıl işlem görmüş yüksek mukavemetli çeliklerin üretimini gerçekleştirerek; zırhlı araçlar, mayın ve balistik koruma gerektiren sistem üreticileri ile hali hazırda iş birlikleri kurmaktadır. İş makineleri, inşaat, makine, madencilik gibi sektörlere de gereken komponent ve levhaları rekabetçi koşullarla ve hızlı teslimat süreleriyle temin ediyor. Miilux Protection zırh çeliği ürün ailesi ile taktik tekerlekli veya paletli muharebe araç üreticilerine balistik koruma sağlıyor. Ayrıca balistik koruma ihtiyacı duyulan ısıl işlemli çelik ürünler için de farklı ürün tiplerinde farklı çözümler sunuyor. Penetrasyona karşı dirençli ve yüksek tokluk özelliklerini ürünlerinde barındıran Miilux OY, üstün bükülebilirlik ve kaynaklanabilirlik özellikleri ile müşterilerine farklı hizmetler de sunabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ROKETSAN, İleri Teknoloji Savunma Sistemleriyle  Paris’te Sahneye Çıktı Haber

ROKETSAN, İleri Teknoloji Savunma Sistemleriyle  Paris’te Sahneye Çıktı

Savunma ve güvenlik alanında dünyanın en prestijli uluslararası organizasyonları arasında gösterilen Eurosatory 2026, 15-19 Haziran tarihleri arasında Fransa’nın başkenti Paris’te kapılarını ziyaretçilere açtı. Eurosatory 2026’da yapay zekâ, siber güvenlik, insansız sistemler ve yeni nesil savunma teknolojileri ön plana çıkarken ROKETSAN da ileri teknolojiye sahip sistemleriyle küresel savunma sanayisinin dev oyuncuları arasında Türkiye’yi temsil ediyor. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, fuara katılımları hakkında değerlendirmesinde, “Türkiye’nin NATO ittifakı içerisindeki stratejik konumu ve Avrupa güvenlik mimarisine sunduğu katkılar her geçen gün daha da önem kazanıyor. Biz de ROKETSAN olarak; sahada başarısını kanıtlamış, yüksek teknolojiye sahip ve fiyat-performans açısından rakiplerinden ayrışan sistemlerimizle Avrupa’nın güvenlik mimarisine daha çok katkı sunmaya hazırız. Bu açından Avrupa’daki dost ve müttefik ülkelerle yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirmek için Eurosatory 2026’nın önemli bir platform olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. ROKETSAN, Eurosatory 2026’daki standında; SİHA mühimmatlarından MAM-C, MAM-L, MAM-T, EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat ve İHA-230 Havadan Karaya Balistik Süpersonik Füze’yi, hassas güdümlü mühimmatlardan TEBER ve LAÇİN güdüm kitlerini, tanksavar sistemlerinden Kısa Menzilli Tanksavar Silahı KARAOK, Orta Menzilli Tanksavar Silahı OMTAS ve Genişletilmiş Uzun Menzilli Tanksavar Füzesi UMTAS-GM’yi, seyir füzelerinden ÇAKIR’ı, hava savunma sistemlerinden SUNGUR Hava Savunma Füze Sistemi ile HİSAR-O Hava Savunma Füzesi’ni, topçu sistemlerinden ise LG-155 Lazer Güdümlü Topçu Mühimmatı, 155 mm Obüs Mühimmatı Mesafece Düzeltme Kiti MDK’yı ve Lazer Güdümlü Mini Füze Sistemi METE’yi ziyaretçilerin beğenisine sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Savunma Sanayi Haberleri Neden Önemlidir? Haber

Savunma Sanayi Haberleri Neden Önemlidir?

Bir ülkenin savunma kapasitesi yalnızca envanterdeki platformlarla ölçülmez. O kapasitenin nasıl geliştiği, hangi teknolojilere yöneldiği, hangi şirketlerin hangi kabiliyetleri kazandığı ve hangi ihracat hamlelerinin devreye alındığı da en az sonuçlar kadar belirleyicidir. Tam da bu yüzden savunma sanayi haberleri neden önemlidir sorusu, sadece askeri çevrelerin değil; yatırımcıların, tedarik zinciri aktörlerinin, medya profesyonellerinin ve kamuoyu yöneticilerinin de gündeminde yer alır. Savunma sanayi, ekonomi, teknoloji ve dış politika arasında duran özel bir alandır. Bir yeni üretim hattı haberi, sıradan bir şirket duyurusu gibi görünse de arka planında yerlileşme, ithalat bağımlılığı, istihdam, ihracat geliri ve stratejik özerklik gibi başlıklar bulunur. Bu nedenle savunma alanındaki haber akışı, yalnızca bilgi vermekle kalmaz; piyasanın ve kurumların karar alma çerçevesini de etkiler. Savunma sanayi haberleri neden önemlidir? Bu sorunun ilk yanıtı, savunma sanayinin artık dar bir uzmanlık alanı olmamasıdır. Günümüzde insansız sistemlerden yapay zekaya, elektronik harpten siber güvenliğe kadar uzanan geniş bir ekosistem söz konusudur. Bu ekosistemde yaşanan her gelişme, birden fazla sektörü aynı anda etkiler. Örneğin bir motor geliştirme programındaki ilerleme, sadece savunma tarafında bir teknik başarı anlamına gelmez. Aynı zamanda metalürji, hassas üretim, yazılım, test altyapısı ve nitelikli insan kaynağı açısından da kapasite artışı demektir. Haberin değeri burada başlar. Çünkü doğru okunan savunma sanayi haberleri, ekonomide hangi alanların büyüdüğünü ve hangi alanlarda yeni fırsatların oluştuğunu gösterir. İkinci önemli nokta, haberin stratejik farkındalık üretmesidir. Savunma projeleri çoğu zaman uzun solukludur ve kamuoyunda etkisi ancak yıllar sonra görünür hale gelir. Oysa düzenli ve nitelikli haber takibi, bu projelerin sadece nihai teslimat anında değil, geliştirme ve olgunlaşma aşamalarında da anlaşılmasını sağlar. Bu da özellikle karar verici pozisyondaki profesyoneller için kritik bir avantajdır. Güvenlikten ekonomiye uzanan etkisi Savunma sanayine ilişkin haberler çoğu zaman güvenlik boyutuyla ele alınır. Bu doğal bir yaklaşım, ancak eksiktir. Çünkü savunma projeleri aynı zamanda ciddi bir ekonomik ölçek üretir. Yüksek katma değerli üretim, ihracat sözleşmeleri, alt yüklenici ağları ve Ar-Ge yatırımları doğrudan ekonomik etki yaratır. Bir hava platformunun teslimatı ya da bir mühimmat sisteminin seri üretime geçmesi, kamuoyunda çoğu zaman teknik bir gelişme olarak yer bulur. Oysa iş dünyası açısından asıl soru şudur: Bu gelişme hangi tedarik zincirini harekete geçirdi, hangi yerli üreticiye yeni kabiliyet kazandırdı, hangi pazarlarda rekabet gücü oluşturdu? Savunma haberlerinin önemi, tam da bu dönüşümü görünür kılmasından gelir. Bu noktada ihracat haberleri ayrıca öne çıkar. Bir ülkeye yapılan satış, yalnızca gelir kalemi değildir. Diplomatik ilişki, bakım-idame kapasitesi, eğitim hizmeti, teknoloji güveni ve uzun vadeli iş ortaklığı anlamına da gelir. Dolayısıyla savunma sanayi haberleri, dış ticaret ve jeoekonomi perspektifinden de okunmalıdır. Yatırımcılar ve iş dünyası için neden kritik? Profesyonel okur açısından savunma haberi, yalnızca sektör merakıyla takip edilen bir içerik değildir. Birçok şirket için bu haberler, yeni iş alanlarının habercisidir. Kompozit malzeme, elektronik bileşen, yazılım, sensör teknolojisi, batarya sistemleri veya test altyapısı gibi alanlarda faaliyet gösteren firmalar için savunma projeleri yeni pazar kapıları açabilir. Burada önemli olan, haberin başlığından öte içeriğindeki sinyalleri görebilmektir. Hangi platformun yerlilik oranı artıyor, hangi alt sistemde dışa bağımlılık azaltılmak isteniyor, hangi program seri üretim eşiğine geldi? Bu sorulara verilen yanıtlar, tedarikçi firmalar için somut iş geliştirme verisi sunar. Aynı şekilde yatırım çevreleri de savunma haberlerini yakından izler. Ancak bu alanda tek bir olumlu haberle büyük çıkarımlar yapmak çoğu zaman yanıltıcı olabilir. Savunma sanayi, yüksek potansiyel kadar yüksek zaman maliyeti ve regülasyon yoğunluğu da taşır. Bu nedenle haberlerin bağlam içinde okunması gerekir. Teknoloji yönünü anlamanın en hızlı yollarından biri Savunma sektörü, yeni teknolojilerin erken kullanım alanlarından biridir. Otonom sistemler, görüntü işleme, karar destek yazılımları, siber savunma, mikroelektronik ve haberleşme altyapıları gibi başlıklar önce savunma ihtiyaçlarıyla ivme kazanabilir. Sonrasında ise sivil kullanıma yayılabilir. Bu yüzden savunma alanındaki haber akışı, teknoloji trendlerini anlamak için güçlü bir göstergedir. Bir radar modernizasyonu haberi ya da bir elektronik harp çözümüne ilişkin açıklama, aslında veri işleme kapasitesinden yarı iletken ihtiyacına kadar uzanan daha geniş bir resim sunar. Kurumlar açısından bu, sadece savunma teknolojisini değil, geleceğin sanayi yönünü de okumak anlamına gelir. Savunma haberlerinin değerli olmasının bir başka nedeni de teknolojik olgunluk düzeyini göstermesidir. Prototip ile seri üretim aynı şey değildir. Tanıtım ile operasyonel kabiliyet de aynı anlama gelmez. Bu ayrımı ortaya koyan haberler, sektörde gerçek ilerleme ile iletişim başarısını birbirinden ayırmaya yardımcı olur. Kamuoyu, itibar ve kurumsal iletişim boyutu Savunma sanayi haberleri, kurumsal itibar yönetimi açısından da önem taşır. Özellikle halka açık şirketler, büyük sanayi kuruluşları, kamu kurumları ve sektör birlikleri için savunma alanındaki görünürlük sadece prestij unsuru değildir. Güven, kapasite ve sürdürülebilirlik algısını etkileyen bir faktördür. Ancak bu alanda iletişimin dengeli kurulması gerekir. Fazla abartılı söylem, kısa vadede dikkat çekse de profesyonel okur nezdinde güven kaybına yol açabilir. Buna karşılık doğrulanmış veriye, teslimat takvimine, teknik yetkinliğe ve ihracat performansına dayanan haberler kalıcı etki yaratır. Savunma sektöründe itibarı besleyen unsur, gürültü değil tutarlılıktır. Bu nedenle yayıncılık tarafında da savunma haberleri özel bir editoryal dikkat ister. Teknik doğruluk, kavramsal netlik ve stratejik bağlam bir arada kurulmadığında içerik ya fazla yüzeysel kalır ya da dar bir uzman çevresine sıkışır. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörel odağı güçlü yayın modellerinde bu dengenin değerli görülmesinin nedeni de budur. Haber takibinde en sık yapılan hata Savunma sanayi gündemini izlerken en yaygın hata, sadece büyük platformlara odaklanmaktır. Elbette savaş uçağı, deniz platformu, hava savunma sistemi ya da insansız hava aracı haberleri yüksek ilgi görür. Fakat asıl dönüşüm çoğu zaman alt sistemlerde yaşanır. Bir aktarıcı sistem, bir elektro-optik çözüm, bir güç yönetim modülü ya da bir görev yazılımı güncellemesi dışarıdan küçük görünebilir. Oysa bu tür gelişmeler, yerlileşme oranını ve operasyonel bağımsızlığı doğrudan etkileyebilir. Nitelikli savunma haberciliği, büyük başlığın yanında bu görünmeyen katmanı da okuyucuya taşır. Bir diğer hata ise her haberi kesin başarı göstergesi gibi yorumlamaktır. Test aşaması, niyet beyanı, ön protokol, seri üretim ve operasyonel kullanım farklı evrelerdir. Profesyonel okur için değerli olan, bu evrelerin net biçimde ayrıştırılmasıdır. Aksi halde beklenti yönetimi bozulur ve haberin güvenilirliği zedelenir. Editörler ve yayıncılar için neden yüksek değer taşır? Savunma sanayi içerikleri, dijital yayıncılık açısından yüksek etkileşim üreten fakat aynı zamanda dikkatli işlenmesi gereken içeriklerdir. Çünkü bu başlıkta okur kitlesi yalnızca meraklı kullanıcıdan oluşmaz. Sektör temsilcileri, kamu profesyonelleri, yatırım çevreleri ve uluslararası gözlemciler de aynı içeriği takip eder. Bu durum, savunma haberini yeniden kullanılabilir ve referans niteliği taşıyan bir içerik türüne dönüştürür. Özellikle telifsiz ve ücretsiz haber akışına ihtiyaç duyan dijital yayınlar için savunma başlığı, hem trafik hem de kurumsal güven açısından önemli bir kategoridir. Fakat burada hız kadar doğrulama da belirleyicidir. İlk veren olmakla doğru veren olmak her zaman aynı sonuçları üretmez. Savunma sanayi haberleri neden önemlidir sorusunun asıl yanıtı Asıl yanıt şu: Çünkü savunma sanayi haberleri, bir ülkenin sadece askeri hazırlığını değil, sanayi derinliğini, teknoloji yönünü, ihracat kapasitesini ve stratejik özgüvenini görünür hale getirir. Bu haberler sayesinde hangi alanlarda ilerleme kaydedildiği, hangi darboğazların sürdüğü ve hangi fırsatların doğduğu daha net anlaşılır. Karar vericiler için bu içerikler bir erken uyarı ve yön tayini aracıdır. Medya kuruluşları için yüksek değerli, kalıcı ve uzmanlık gerektiren bir yayın alanıdır. Şirketler için pazar sinyali, yatırımcılar için stratejik gösterge, kamuoyu için ise daha bilinçli bir değerlendirme zeminidir. Savunma sanayini sadece manşet anlarında değil, sürekli ve bağlamlı biçimde izlemek gerekir. Çünkü çoğu zaman geleceğin ekonomik ve teknolojik ağırlık merkezleri, önce bu haberlerin satır aralarında görünür hale gelir.

MAN Ve ALTUR Turizm İş Birliği Yeni Teslimatla Güçlendi Haber

MAN Ve ALTUR Turizm İş Birliği Yeni Teslimatla Güçlendi

50. yılını kutlayan şirket, 2026 yılı araç yatırımı kapsamında filosunu 20 adet MAN Lion’s Coach ve 10 adet NEOPLAN Tourliner olmak üzere toplam 30 yeni otobüsle güçlendirdi. Gelişmiş konforu, üstün güvenliği, yüksek performansı ve sınıfında lider yakıt tasarrufuyla seyahat ve taşımacılık sektöründe standartları belirleyen MAN Lion’s Coach ile premium seyahat deneyiminin öncüsü NEOPLAN Tourliner otobüsleri, tescillenmiş kaliteleriyle Türkiye’nin dev firmalarının ilk tercihi olmaya devam ediyor. Uluslararası arenada kazandıkları prestijli ödüller ve yüksek operasyonel verimlilikleriyle öne çıkan bu otobüsler, ALTUR Turizm’in yeni yatırımında da tercih edilen modeller oldu. Şirket, büyüme hedefleri doğrultusunda filosuna 20 adet MAN Lion’s Coach ve 10 adet de NEOPLAN Tourliner olmak üzere toplam 30 adet yeni otobüs kattı. ALTUR Turizm’in Bahçelievler’deki tesislerinde düzenlenen teslimat töreni, ALTUR Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahim Albayrak’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Törene, MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Tuncay Bekiroğlu, Otobüs ve Hafif Ticari Araçlar Satış Direktörü Cumhur Kutlubay ile her iki şirketin yönetici ve çalışanları katıldı. “MAN, beklentilerimizi karşılayan güvenilir bir çözüm ortağı” Teslimat töreninde konuşan ALTUR Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahim Albayrak, şunları söyledi: “ALTUR olarak güvenilir personel taşımacılık hizmetinin temellerini 1976 yılında attık. Bugün ise 50. yılımızı kutlamanın gurur ve heyecanını yaşıyoruz. ALTUR olarak geride bıraktığımız yarım asırlık dönemde sektörün gelişimi noktasında birçok yeniliğe öncülük ettik, değişimlerin uygulayıcısı olduk. Sahip olduğumuz köklü tecrübeyle, personel taşımacılığı sektöründe ülkemizin öncü markalarından biri olmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Hizmet kalitemizin temelinde yolcu memnuniyeti, güvenlik ve operasyonel mükemmeliyet yer alıyor. Bu anlayış doğrultusunda filomuzu sürekli yeniliyor ve güçlendiriyoruz. Bunu yaparken de güvenilir yol arkadaşları seçiyoruz. MAN ve NEOPLAN markaları da güvenilir iş ortaklarımız arasında çok güçlü bir yere sahip. MAN ile uzun yıllardır başarılı bir iş ortaklığı yürütüyoruz. 50 yıl önceki ilk arabam MAN’dı. Bu nedenle MAN markası bizim için özel bir anlam taşıyor. Bugün ise filomuzdaki MAN markalı araçlar 120’ye ulaştı. Özellikle filomuzda önemli bir yere sahip olan MAN ve NEOPLAN otobüsleri; konforları, güvenlik donanımları, yakıt verimlilikleri, çevreci yapıları ve güçlü satış sonrası hizmetleriyle beklentilerimizi karşılayan önemli çözüm ortaklarımız arasında yer alıyor. Bugün teslim aldığımız 30 yeni otobüsün, operasyonlarımıza çok önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.” “ALTUR ile iş birliğimizi yeni teslimatlarla daha da ileri taşıyoruz” MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Tuncay Bekiroğlu da törendeki konuşmasında şunları kaydetti: “Bugün, MAN ve ALTUR Turizm arasındaki uzun soluklu iş birliğini yeni bir teslimatla daha da ileri taşıyoruz. Modern tasarımı, gelişmiş sürüş destek sistemleri, yüksek güvenlik standartları, düşük yakıt tüketimi ve yolcu konforuna odaklanan özellikleriyle MAN Lion’s Coach, rakiplerinin çok ötesinde bir araç. Aynı şekilde NEOPLAN Tourliner da yüksek güvenlik standartları, üstün yolculuk konforu ve yenilikçi tasarım anlayışıyla yolcu taşımacılığında premium segmentin standartlarını belirleyen markalar arasında yer alıyor Biz de MAN olarak araçlarımızın üstün niteliklerinin yanında, sektörde fark yaratan satış sonrası hizmet kalitemizle müşterilerimizin operasyonlarını kesintisiz ve en verimli şekilde sürdürmelerine destek veriyoruz. MAN’ı MAN yapan en önemli unsur, araçlarımızın üstün nitelikleri, teknolojik üstünlüğü, öncülüğünün yanı sıra ALTUR gibi 50 yıl önce MAN ile yola çıkmış, bu markanın bir parçası olmuş değerli iş ortaklarımızdır. Böyle bir iş ortağımız olduğu için gururluyuz. ALTUR Turizm gibi yüksek standartlara sahip bir markanın, yeni araç yatırımlarında bir kez daha MAN ve NEOPLAN markalarını tercih etmesi, ürünlerimize ve sunduğumuz hizmetlere duyulan güvenin en somut göstergesidir. Teslim ettiğimiz otobüslerin, ALTUR Turizm’in hizmet kalitesine ve büyüme hedeflerine değer katacağına inanıyor, araçlarımızın kendilerine hayırlı olmasını diliyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pirelli, Formula 1’deki Varlığını 2028’e Kadar Uzattı Haber

Pirelli, Formula 1’deki Varlığını 2028’e Kadar Uzattı

FIA (Uluslararası Otomobil Federasyonu), mevcut sözleşmedeki opsiyon hakkını kullanarak İtalyan şirketle olan iş birliğini bir yıl daha uzattı. Böylece FIA, Formula One Management (FOM) ve Pirelli arasında karşılıklı anlaşmayla Formula 1’in Global Lastik Partnerliği ve bağlantılı şampiyonalardaki iş birliği 2028 sezonu sonuna kadar devam edecek. Bu bir yıllık uzatma opsiyonları, Pirelli’nin Formula 1’deki varlığını 2025-2027 dönemini kapsayacak şekilde uzattığı 2023 yılında imzalanan anlaşmalarda yer alıyordu. Buna göre Pirelli, 2028 sezonu sonuna kadar FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası, FIA Formula 2 Şampiyonası, FIA Formula 3 Şampiyonası ve F1 ACADEMY’nin tek lastik tedarikçisi olmaya devam edecek. FIA Başkanı Mohammed Ben Sulayem: “Pirelli uzun yıllardır FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası’nın önemli bir ortağı olarak performans, inovasyon ve güvenlik alanlarında sürekli yüksek standartlar sunuyor. İş birliğinin 2028 sonuna kadar uzatılması şampiyona için istikrar sağlarken FIA, Formula One Group ve Pirelli arasındaki güçlü iş birliğini de yansıtıyor. Birlikte inovasyonu ileri taşımaya ve dünya genelindeki takımlar, pilotlar ve taraftarlar için heyecan verici yarışlar sunmaya devam ediyoruz.” Formula 1 Başkanı ve CEO’su Stefano Domenicali: “Pirelli ile yıllara dayanan güçlü ve başarılı bir ortaklığa sahibiz. Teknik uzmanlığı, performans, inovasyon ve sürdürülebilirliğe olan bağlılığı sayesinde uzun yıllardır güvenilir bir iş ortağımız oldu. FIA ile birlikte bu iş birliğini bir yıl daha uzatacak olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Teknik regülasyonların sınırlarını zorlamaya devam ederken, Pirelli’nin kaliteye olan bağlılığı takımlar ve desteklediği tüm seriler için büyük bir güvence sağlıyor. Çünkü dünyanın en gelişmiş lastiklerinden bazılarıyla çalıştıklarını biliyorlar. FIA Başkanı Sayın Mohammed Ben Sulayem’e ve Pirelli Başkan Yardımcısı Marco Tronchetti Provera’ya teşekkür etmek istiyorum. Bu uzatma, uzman iş ortaklarıyla yürütülen başarılı iş birliklerinin ve pist üzerindeki en iyi yarış deneyimini sunma hedefinin bir başka önemli örneğidir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa'da Üretilen Yeni Renault Boreal Yollara Çıkıyor Haber

Bursa'da Üretilen Yeni Renault Boreal Yollara Çıkıyor

Renault’nun Türkiye’de üretilen yeni C segmenti SUV modeli Renault Boreal, Türkiye’de satışa sunuluyor. OYAK ve Renault tarafından açıklanan 400 milyon Euro’luk yatırım kararının önemli adımlarından biri olan Boreal hem Türkiye ekonomisine hem de otomotiv sektörüne önemli katkılar sunacak yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu “Renault Boreal, OYAK ve Renault Group iş birliğinin ortaya koyduğu güçlü vizyonu ve Türkiye’nin otomotiv üretimindeki stratejik konumunu net biçimde yansıtan çok değerli bir proje. Boreal’i yalnızca “Türkiye’de üretilen” bir model olarak değil, aynı zamanda “Türkiye için tasarlanan ve Türk kullanıcıların ihtiyaçlarına göre geliştirilen” bir model olarak konumlandırıyoruz. Türkiye’nin en büyük segmenti olan ve hızla büyüyen C-SUV segmentinde; güçlü ve iddialı tasarımı, geniş ve ferah yaşam alanı, ileri teknolojileri ve verimli motor seçenekleriyle Renault Boreal’in segmentinde dengeleri değiştirecek bir model olacağına inanıyoruz. Bu güçlü potansiyeline olan güvenimizle, Renault Boreal’in 2027 yılında Türkiye’nin en çok satan otomobili olmasını hedefliyoruz. Bugün Clio, Megane Sedan ve Duster ile Türkiye'nin en güçlü yerli ürün gamlarından birine sahibiz. Bursa'da üreteceğimiz Renault Boreal’in de bu başarı hikayesine katılmasıyla birlikte dört yerli modelden oluşan ürün gamımızı daha da güçlendirecek, pazardaki liderliğimizi daha da ileriye taşıyacağız. Türkiye’de %40’ın üzerinde yerli katkı oranıyla üretilecek olan Renault Boreal, bu sayede ÖTV muafiyetinden yararlanabilecek. Modelin, uzun süredir bu segmentte yeni bir model bekleyen müşterilerimiz için önemli bir alternatif oluşturacağını düşünüyoruz. Sunduğu yüksek teknoloji, üstün konfor ve geniş yaşam alanıyla Renault Boreal’in, ÖTV muafiyetinden yararlanan kullanıcılar tarafından da yoğun ilgi göreceğine inanıyoruz. Renault Boreal için sunduğumuz 7 yıl veya 160.000 kilometreye kadar garanti kapsamıyla müşterilerimize yalnızca yeni bir otomobil değil, uzun yıllar güvenle kullanabilecekleri kapsamlı bir sahiplik deneyimi de sunuyoruz. OYAK ve Renault Group’unun güçlü ortaklığıyla hayata geçirilen bu projenin, ülkemizin otomotiv sanayisine, ihracatına ve ekonomik gelişimine uzun vadeli katkılar sunacak bir başarı hikayesi olacağına inanıyoruz.” Renault Group Türkiye CEO’su Lionel Jaillet “Boreal’i Türkiye pazarına sunmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu model, yıllar süren adanmışlığın, titiz çalışmaların ve sarsılmaz kararlılığın somut bir yansımasını ortaya koyuyor. Elde edilen bu başarı; Renault Group’un uluslararası ekipleri arasındaki güçlü koordinasyonu, yakın iş birliğini ve üstün çabayı gözler önüne seriyor. Boreal, yalnızca yeni bir model olmanın ötesinde, ortak hedeflerimizin ve kolektif uzmanlığımızın güçlü bir ifadesini temsil ediyor. Yoğun rekabetin yaşandığı C-SUV segmentinde Boreal, kendine özgü nitelikleriyle belirgin bir şekilde farklılaşıyor. Geniş ve rafine iç mekânı, iddialı dış tasarımı, ileri teknoloji E-Tech full hybrid motoru ve Google entegreli, bağlantılı OpenR Link multimedya sistemiyle Türk kullanıcılarının beklentilerine eksiksiz bir yanıt veriyor. Ürün özelliklerinin ötesinde Boreal, aynı zamanda stratejik bir dönüm noktasını temsil ediyor. Bursa’daki Oyak Renault kampüsümüzde üretilecek olması hem iç pazardaki talebi destekleyecek hem de ihracat hedeflerimize katkı sağlayarak Türkiye’nin küresel otomotiv ekosistemindeki konumunu daha da güçlendirecek. SUV segmentinde Duster ile yakalanan güçlü ivmenin üzerine inşa edilen Boreal, bu başarıyı C segmentine taşıyarak bir üst seviyeye çıkarıyor. Aynı zamanda Renault Group’un uluslararası stratejik planını tutarlı bir şekilde hayata geçirme ve vizyonunu somut sonuçlara dönüştürme yetkinliğini de açıkça ortaya koyuyor. Değerli ortağımız OYAK ile, yerel yetkinliklerimizi geliştirmeye, ekiplerimizi güçlendirmeye ve Türkiye otomotiv ekosisteminin sürdürülebilir gelişimine katkı sağlamaya kararlılıkla devam ediyoruz.” Türkiye, Renault’nun küresel üretim ağında stratejik rolünü güçlendiriyor Bursa’da üretilen Megane Sedan ve Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen Clio ve Duster’ın ardından Renault Boreal’in de yerli üretim portföyüne katılması, Türkiye’nin yüksek katma değerli araç üretimindeki rolünü daha da güçlendirirken, Renault’nun küresel büyüme planındaki stratejik önemini de ortaya koyuyor. Renault, özellikle C ve D segmentlerindeki varlığını güçlendirmeyi hedeflerken, Türkiye bu stratejinin önemli üretim merkezlerinden biri olarak konumlanıyor. Boreal’in üretimiyle birlikte OYAK Renault Bursa Fabrikaları, modelin uluslararası pazarlara ihracatıyla hem iç pazar hem de ihracat operasyonlarındaki rolünü daha da güçlendiriyor. SUV modellerin toplam pazardaki ağırlığının her geçen gün arttığı Türkiye’de Renault Boreal, markanın C segmentindeki iddiasını güçlendiren önemli modellerden biri olarak öne çıkıyor. Renault, Türkiye’deki üretim gücünü uluslararası ölçekte büyüme hedefleriyle birleştirerek Boreal’i global başarı hikâyesinin önemli parçalarından biri olarak konumlandırıyor. Güçlü, zarif ve dikkat çekici SUV tasarımı Renault Boreal heybetli gövde yapısı, keskin omuz çizgileri, güçlü ön tasarımı ve modern ışık imzası modelin güçlü duruşunu ilk bakışta hissettiriyor. 4,56 metre uzunluğu ve 2,70 metre aks mesafesiyle Renault Boreal, C segmenti ortalamalarının üzerine çıkan ve D segmentini çağrıştıran boyutlarıyla dikkat çekiyor. Geniş iç yaşam alanı ve 630 litreye varan bagaj hacmiyle segmentinde fark yaratıyor. Gövde rengi ön ızgara, yeni “Nouvel’R” logosu, ince LED far tasarımı ve Niagara konseptinden ilham alan ışık imzası aracın modern karakterini vurguluyor. Yan profilde dikkat çeken güçlü çamurluk yapısı ve akıcı tavan çizgisi, Boreal’in hem şehir içinde hem uzun yol kullanımında premium algısını güçlendiriyor. 19 inç elmas kesim alaşım jantlar, siyah tavan, elektrikli açılır panoramik cam tavan ise modele üst segment bir nitelik kazandırıyor. Teknoloji ve konfor odaklı yaşam alanı Renault Boreal’in iç mekanı, dijital teknolojiler ve konforu bir araya getiren modern ve ferah bir yaşam alanı sunuyor. Ergonomik tasarım anlayışıyla şekillendirilen kokpit, sürücü odaklı yapısı ve geniş ekran teknolojileriyle dikkat çekiyor. Modelde 10 inç dijital gösterge ekranı ve 10 inç merkezi openR link multimedya ekranı birlikte sunuluyor. Ergonomik yerleşim sayesinde sürücünün dikkati yolda kalırken, bağlantılı teknolojilere erişim kolaylaşıyor. Çok işlevli direksiyon simidi arkasında bulunan vites seçici kulakçıklar iç mekandaki modern atmosferi destekliyor. 48 farklı renk seçeneğine sahip ambiyans aydınlatması, Multi-Sense sürüş modlarına göre otomatik olarak değişebiliyor. İç mekanda kullanılan yumuşak dokulu yüzeyler, lazer işlemeli dekoratif detaylar ve kontrast dikişli koltuklar yüksek kalite algısını güçlendiriyor. Türkiye pazarı için özel olarak sunulan gri tonlu perfore döşeme seçeneği, Boreal’in modern karakterine farklı bir imza katıyor. Elektrikli ön koltuklar, hafızalı ve masaj fonksiyonlu sürücü koltuğu, çift bölgeli otomatik klima, soğutmalı kablosuz şarj ünitesi ve geniş saklama alanları günlük kullanımı daha konforlu hale getiriyor. Arka koltuklarda sunulan havalandırma kanalları, USB-C girişleri, arka kol dayama ve Easy Break arka koltuk katlama sistemi de aile kullanımını destekleyen detaylar arasında yer alıyor. 630 litreye varan bagaj hacmi, arka koltuklar yatırıldığında 1.868 litreye kadar ulaşıyor. Düşük yükleme eşiği ise kullanım kolaylığı sağlıyor. Google entegre bağlantılı sürüş deneyimi Bağlantılı araç teknolojilerinde öncü markalardan biri olan Renault, yeni Boreal modeliyle de gelişmiş dijital ekosistem ve bağlantılı sürüş özelliklerini kullanıcılarla buluşturuyor openR link multimedya sistemi sayesinde kullanıcılar Google Haritalar, Google Asistan ve Google Play uygulamalarına doğrudan erişebiliyor, evlerindeki Google Home entegrasyonuna uygun akıllı cihazlarını yönetebiliyor. Gerçek zamanlı trafik bilgileri, sesli komut sistemi ve kişiselleştirilmiş dijital deneyim, Boreal’i günlük yaşamın doğal bir uzantısına dönüştürüyor. Youtube, Spotify, Prime Video, HBO Max, Waze ve Vivaldi gibi popüler uygulamalar sistem içerisinde kullanılabiliyor. Uzaktan OTA güncelleme altyapısı sayesinde bilgi-eğlence sistemi ve sürüş destek teknolojileri sürekli güncel kalabiliyor. My Renault uygulaması üzerinden kullanıcılar araçlarının kornasını ve ışıklarını uzaktan etkinleştirebiliyor ve araç konumunu görüntüleyebiliyor. Renault Boreal’de ayrıca Jean-Michel Jarre iş birliğiyle geliştirilen Harman Kardon premium ses sistemi de yer alıyor. On hoparlörlü ve 435 Watt gücündeki sistem; Stüdyo, Konser, Kulüp ve Salon dahil olmak üzere farklı ses atmosferleriyle sürükleyici bir deneyim sunuyor. Gelişmiş sürüş destek sistemleri Renault Boreal, aktif güvenlik ve sürüş destek sistemleri konusunda segmentinin en kapsamlı modellerinden biri olarak konumlanıyor. Modelde versiyona ve donanım seviyesine bağlı olarak 25 adede kadar gelişmiş ADAS teknolojisi sunuluyor. Şerit Takip Asistanı, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Güvenli Çıkış Asistanı, Arka Çapraz Trafik Uyarısı ve Acil Duruş Asistanı gibi teknolojiler sürüş güvenliğini artırıyor. Seviye 2 otonom sürüş desteği sunan Aktif Sürüş Yardımı sistemi; dur & kalk özellikli adaptif hız sabitleyici ve şerit ortalama fonksiyonunu bir araya getirerek yoğun trafikte sürüşü daha konforlu hale getiriyor. Eller Serbest Park Sistemi ve 360 derece çevre görüş kamerası sayesinde araç paralel veya dikey park manevralarını sürücü müdahalesi olmadan gerçekleştirebiliyor. Full LED far teknolojisi ise gece sürüşlerinde görüş kalitesini artırırken diğer sürücüler için göz kamaşmasını azaltıyor. Verimli motor seçenekleri ve EDC otomatik şanzıman Renault Boreal performans, verimlilik ve sürüş konforunu bir araya getiren full hybrid E-Tech 160 hp, 1.3 turbo TCe EDC 145 hp ve hybrid E-Tech 4x4 150 hp motor seçenekleriyle geliştirildi. Boreal, Türkiye’de lansman döneminde full hybrid E-Tech 160 hp ve turbo TCe EDC 145 hp motor seçenekleriyle satışa sunuluyor. 2026 yılının son çeyreğinde sunulan motor seçeneklerine hybrid E-Tech 4x4 150 hp versiyonu da eklenecek ve müşteri beklentileriyle buluşacak. 1.3 turbo TCe EDC 145 hp benzinli motor ve 6 ileri ıslak çift kavramalı (EDC) motor seçeneği ise performans ve sürüş konforunu dengeli bir şekilde bir araya getiriyor. Bu versiyon, WLTP normlarına göre 149 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 6,6 L/100 km karma yakıt tüketimi değerlerine sahip. Renault Boreal full hybrid E-Tech 160 hp versiyonu ise özellikle verimlilik odaklı bir sürüş deneyimi sunuyor. Sisteminin kalbinde, Türkiye’de Oyak Horse tarafından Bursa’da üretilen ve dünyaya ihraç edilen HR18 kodlu hibrit motoru yer alıyor. Şehir içinde yüzde 80’e kadar elektrikli sürüş gerçekleştirebilen sistem, 110 km/s hıza kadar elektrikli sürüş imkanı sağlayabiliyor. Çok modlu otomatik şanzımanla sunulan model, WLTP normlarına göre 108 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 4,8 L/100 km karma yakıt tüketimiyle dikkat çekiyor. Multi-Sense sürüş sistemi; Eco, Comfort, Sport ve Perso modlarının yanında yeni Smart Mod seçeneğiyle geliyor. Sistem; direksiyon sertliği, motor tepkisi, ambiyans aydınlatması ve ses atmosferini sürüş koşullarına göre otomatik olarak adapte edebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tepe Kurumsal, Perakende Günleri'nde Sektör Profesyonelleriyle Buluştu Haber

Tepe Kurumsal, Perakende Günleri'nde Sektör Profesyonelleriyle Buluştu

Şirket, etkinlik boyunca entegre hizmet yaklaşımını ve teknoloji destekli operasyon yönetimi çözümlerini ziyaretçilerle paylaşırken, perakende sektörünün dönüşen ihtiyaçlarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Perakende Günleri süresince güvenlik, tesis yönetimi, profesyonel temizlik, yemek hizmetleri ve iş sağlığı ve güvenliği alanlarındaki çözümlerini sektör temsilcilerine aktaran Tepe Kurumsal, sektör profesyonelleriyle gerçekleştirdiği temaslarda perakendenin değişen operasyonel ihtiyaçlarını ve entegre hizmet yönetimine yönelik beklentileri ele aldı. İki gün boyunca yoğun ziyaretçi trafiğine sahne olan stantta iş ortakları, müşteriler ve sektör paydaşlarını ağırlayan Tepe Kurumsal, perakende sektörünün geleceğine ilişkin fikir alışverişlerinde bulunurken yeni iş birliği fırsatlarını da değerlendirme imkanı buldu. Fuarın dinamik atmosferi içerisinde gerçekleşen görüşmeler, sektörün dönüşen beklentilerine yönelik önemli içgörüler sunarken, Tepe Kurumsal’ın entegre hizmet yaklaşımına duyulan ilgiyi de ortaya koydu. Perakendede yeni dönem akıllı operasyonlarla şekilleniyor Fuarı değerlendiren Tepe Kurumsal İcra Kurulu Başkanı Murat Altıkardeşler, perakende sektöründe yaşanan dönüşümün artık yalnızca müşteri deneyimiyle sınırlı olmadığını belirterek şunları söyledi: “Perakende sektöründe rekabet artık yalnızca ürün ve fiyat üzerinden şekillenmiyor. Operasyonların ne kadar verimli, sürdürülebilir ve öngörülebilir yönetildiği de kurumların başarısında belirleyici hale geliyor. Perakende Günleri boyunca gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, özellikle yapay zeka destekli operasyon yönetimi, güvenlik teknolojileri ve veri odaklı karar mekanizmalarına yönelik ilginin önemli ölçüde arttığını gördük” dedi. "Entegre hizmet yönetimi artık bir tercih değil, ihtiyaç" Altıkardeşler, entegre hizmet yönetiminin kurumlar için stratejik bir ihtiyaç haline geldiğini vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: “Kurumlar bugün farklı hizmetleri ayrı ayrı yönetmek yerine, tüm operasyonlarını ortak standartlarla ve tek merkezden yönetebilecekleri çözümlere yöneliyor. Tepe Kurumsal olarak güvenlikten tesis yönetimine, profesyonel temizlikten iş sağlığı ve güvenliğine kadar geniş hizmet ekosistemimizi teknolojiyle destekliyoruz. Perakende Günleri’nde gördüğümüz yoğun ilgi de bu yaklaşımın sektörde giderek daha fazla karşılık bulduğunu gösteriyor” dedi. Tepe Kurumsal, önümüzdeki dönemde de teknoloji destekli entegre hizmet yaklaşımıyla perakende sektörünün operasyonel dönüşümüne katkı sunmaya ve kurumların değişen ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler geliştirmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karsan Otonom E-ATAK Hava Ulaşımında Sahneye Çıktı Haber

Karsan Otonom E-ATAK Hava Ulaşımında Sahneye Çıktı

“Mobilitenin Geleceğinde Bir Adım Önde” olma vizyonuyla dünyada toplu taşımanın dönüşümünde öncü rol oynayan Karsan, otonom teknolojisinin ulaştığı noktayı gözler önüne sermeye devam ediyor. Dünyanın ilk Seviye-4 otonom toplu ulaşım aracı olarak 2021’den bu yana gerçek yol şartlarında hizmet veren Karsan Otonom e-ATAK, toplu ulaşımdaki başarısını şimdi de farklı operasyonel kullanım alanlarında da gerçekleştirebileceğini kanıtladı. Bu kapsamda şirket, teknoloji partneri ADASTEC ve Türk Hava Yolları ile İGA İstanbul Havalimanı’nda bir demo operasyonu gerçekleştirdi. Karsan Otonom e-ATAK apron sahasında gerçek operasyon koşullarında test edildi. Demo sürüşleri iki farklı senaryo üzerinden kurgulandı. İlk senaryoda araç, Türk Hava Yolları Operasyon Merkezi – Ekip Terminali başlangıç noktasından Smart Kargo Sahası’na (SMARTIST Binası önü) yaklaşık 3,5 kilometrelik bir rotada ilerledi. İkinci senaryoda ise yine Türk Hava Yolları Operasyon Merkezi – Ekip Terminali başlangıç alınarak 200’lü Açık Park Sahası’na yaklaşık 1,5 kilometrelik bir sürüş gerçekleştirildi. Vardiya ekiplerinin çalışma alanlarına ve uçuş ekiplerinin uçak park pozisyonlarına ulaştırılmasını simüle eden bu senaryolar; otonom sürüş performansının gerçek operasyon koşullarında doğrulanması, algılama ve navigasyon sistemlerinin test edilmesi, güvenlik ve acil durum senaryolarının değerlendirilmesi ile operasyonel trafik etkileşiminin analiz edilmesi açısından önemli veriler ortaya koydu. Apron yolunda diğer hizmet araçlarıyla birlikte gerçek operasyon trafiği içerisinde hareket eden Karsan Otonom e-ATAK, üzerindeki LiDAR, radar, kamera ve gelişmiş sensör sistemleriyle rotasını sorunsuz şekilde tamamlayarak, otonom teknolojisinin havayolu lojistiğindeki potansiyelini de gözler önüne serdi. Otonom teknolojisinin potansiyelini açıkça gösterdik! Bu önemli testin otonom teknolojinin gerçek operasyon ortamındaki kabiliyetini ve havacılık sektöründeki dijital dönüşüm potansiyelini net şekilde ortaya çıkardığını söyleyen Karsan Yurtiçi Satış ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Muzaffer Arpacıoğlu, “Yakın zamanda Otonom e-ATAK ile, Frankfurt Havalimanı’nda iki haftalık demo operasyonunu başarıyla tamamlamıştık. Şimdi de İGA İstanbul Havalimanı’ndaki bu başarılı demo ile apron operasyonlarında otonom mobilitenin uzun vadeli potansiyelini açık olarak gösterdik” dedi. Apronların yüksek güvenlik gerektiren alanlar olduğunu ifade eden Muzaffer Arpacıoğlu, şöyle devam etti: “Bu kapsamda Karsan Otonom e-ATAK; operasyonel verimlilik, insan hatasının minimize edilmesi, güvenlik standartlarının artırılması, dijitalleşme ve otomasyon ihtiyaçlarına güçlü şekilde cevap verdi. Bu başarılı demoyu, otonom teknolojisinin yalnızca toplu ulaşımda değil, farklı operasyonel kullanım alanlarında da konumlandırabildiğini göstermesi açısından stratejik bir adım olarak nitelendiriyoruz.” Karsan, Türk Hava Yolları ve ADASTEC ekiplerinin bir araya geldiği toplantıda, apron içi yolcu taşımacılığı ve güvenlik süreçlerine yönelik değerlendirmelerin ardından, geleceğin mobilite çözümlerine ışık tutan demo sürüşü apron sahasında gerçekleştirildi. Toplantı sonrasında Türk Hava Yolları Genel Müdür Yardımcısı Kerem Kızıltunç: “Türk Hava Yolları olarak, Türkiye'de bir havalimanı apron sahasında gerçekleştirilen ilk otonom otobüs demo çalışmasına imza atarak sektörde yine öncü olduk. Karsan Otomotiv ve ADASTEC iş birliğiyle geliştirilen otonom otobüslerle, havalimanı operasyonlarımız için gerçekleştirdiğimiz bu test sürüşünde Ekip Terminalimizden başlayan yolculuğumuzu, Smartist kargo binamıza ve açık park pozisyonlarına da uğrayarak 11 kilometrelik bir rotada tamamen otonom şekilde tamamladık. Havacılığın kalbinin attığı apronda bu teknolojiyi sahada öncü olarak test etmek ve otonom sürüş deneyimini güvenli şekilde bizzat yaşamak gerçekten heyecan vericiydi. Bu çalışmaya katkı veren herkese teşekkür ediyorum.” açıklamalarında bulundu. Atalay Taşkoparan, ADASTEC Kurucu Ortağı ve CCO’su olarak, şirketin Seviye-4 otonom sürüş teknolojisiyle havalimanı operasyonlarında güvenilir, ölçeklenebilir ve sahada karşılığı olan çözümler sunduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “İGA, Avrupa Birliği’nin en yoğun havalimanı. Burada, ADASTEC’in otonom sürüş teknolojisini kullanan Karsan Otonom e-ATAK ile, gerçek trafik koşullarında bir personel taşıma senaryosu uyguladık. Senaryo, terminal binası ile uçak altı arasındaki taşıma ihtiyacına odaklandı. Otonom aracın gerçek trafik ortamındaki performansı, aprondaki ekip taşımacılığında operasyonel verimlilik ve güvenlik beklentilerini karşılayan, uygulanabilir bir çözüm olabileceği öngörüldü. Farklı havalimanı projelerinde edindiğimiz saha deneyimiyle, otonom mobilitenin havacılık operasyonlarında bir dizi sorunu çözeceğine ve büyük ölçüde yer tutacağına inanıyoruz. ADASTEC olarak, Karsan ile birlikte havalimanlarının güvenlik, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşümüne katkı sunmaktan memnuniyet duyuyoruz. Dünyanın farklı havalimanlarını geleceğin operasyonlarını birlikte şekillendirmeye davet ediyoruz.” 60 bin yolcu deneyimiyle Dünyada ilk ve tek! Otonom teknolojisinin mobilitenin dönüşümünde giderek daha önemli bir rol üstlenmesiyle birlikte Karsan Otonom e-ATAK, Avrupa ve ABD’de hayata geçirilen projelerle gerçek trafik koşullarında yolcu taşıyarak önemli başarılara imza atıyor. ABD’de Michigan State University kampüsünde 1,5 yıl boyunca 5 kilometrelik bir rotada yolcu taşıyan araç, Norveç’in Stavanger şehrinde ise 2022 yılından bu yana biletli yolcu taşımayı sürdürüyor ve tünelden geçen ilk otonom otobüs olarak dikkat çekiyor. Rotterdam’da Avrupa’nın ilk otonom havalimanı shuttle’ını devreye alan Karsan, İsviçre ve İsveç’te açık trafikte yolcu taşıyan ilk otonom otobüs projelerini hayata geçirirken, Hannover’de ise KBA onayıyla kamuya açık yollarda test sürüşü gerçekleştiren ilk otonom otobüs oldu. Frankfurt’ta gerçekleştirilen otonom apron demo çalışması ise Karsan’ın havalimanı operasyonları gibi yüksek güvenlik ve hassasiyet gerektiren alanlarda da otonom mobilite çözümleri sunabilme yetkinliğini ortaya koydu. 2026 yılında Salen ve Paris RATP’de gerçekleştirilen otonom demo projeleriyle birlikte Karsan, farklı kullanım senaryolarında otonom teknolojisini geliştirmeyi sürdürecek. 160 bin kilometrenin üzerinde otonom sürüş deneyimine, 60 binden fazla taşınan yolcuya ve yüzde 99,5 başarı oranına ulaşan Karsan, bugün 12 ülkede 16 farklı otonom proje ile dünyada açık trafikte yolcu taşıyan Seviye-4 ilk ve tek otonom otobüs olma özelliğini korumaya devam ediyor. Karsan Otonom e-ATAK sürekli hizmete hazır! Gelişmiş Sensör Paketi ile donatılan Karsan Otonom e-ATAK, farklı hava koşullarında hassas navigasyon ve durumsal farkındalık sağlamak için birlikte çalışan LiDAR, radar, kameralar, GNSS ve en son teknoloji sensörlerin bir kombinasyonunu kullanıyor. Gece veya gündüz, farklı hava koşullarında 40 km/s hıza otonom sürüşte çıkabilen araç, bir otobüs sürücüsünün yaptığı; rota üzerindeki duraklara yanaşma, inme-binme süreçlerini yönetme, kavşak ve geçitlerle trafik ışıklarındaki sevk ve idareyi sağlama benzeri tüm işlemleri sürücüsüz olarak gerçekleştiriyor. Otobüsün AC ünitelerle 5 saatte, DC ünitelerle ise 3 saatte tam olarak şarj olabilme yeteneği, aracın sürekli hizmete hazır olmasını sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Foton Tunland Türkiye'yi Dolaşacak Haber

Foton Tunland Türkiye'yi Dolaşacak

Bu sene 100. yılını kutlayan Koç Topluluğu bünyesindeki Otokar, pick-up segmentindeki iddiasını sahaya taşıyor. “Her Yola Yakışır” sloganıyla başlatılan Foton Tunland Türkiye turunun ilk durağı 23–30 Mayıs tarihleri arasında İzmir, Çeşme Marina olacak. Foton Tunland; İstanbul, Ankara, Gaziantep, Trabzon, Bursa, Antalya ve Adana olmak üzere Türkiye’nin farklı şehirlerinde pick-up tutkunlarıyla buluşmaya devam edecek. Türkiye turu boyunca ziyaretçiler Otokar güvencesiyle satışa sunulan Foton Tunland modellerini yakından inceleyebilecek, test sürüşleriyle pick-up deneyimini yaşayabilecek ve araçların sunduğu konfor, teknoloji ve performans özelliklerini keşfedebilecek. HER İHTİYACA UYGUN İKİ GÜÇLÜ PICK-UP “Her Yola Yakışır” Türkiye turu boyunca ziyaretçiler, hem iş odaklı kullanım ihtiyaçlarına hitap eden G7’yi hem de premium yaşam tarzını yansıtan V9’u yakından inceleme ve test sürüşüyle deneyimleme fırsatı bulacak. Foton Tunland ürün ailesi, farklı kullanıcı ihtiyaçlarına hitap eden iki güçlü modeliyle pick-up segmentinde dikkat çekiyor. Üstün arazi performansı, 5 yıldızlı güvenlik özellikleri ve ekonomik yakıt tüketimiyle öne çıkan Foton Tunland G7, kullanıcılarının güçlü ve akıllı iş ortağı olarak konumlanıyor. Full-size pick-up segmentinde yer alan Foton Tunland V9 ise SUV konforunu pick-up dünyasıyla buluşturan premium yaşam tarzı odaklı yapısıyla dikkat çekiyor. Güçlü tasarımı, gelişmiş teknolojileri ve konfor odaklı donanımıyla V9; şehir yaşamından hafta sonu kaçamaklarına kadar farklı kullanım senaryolarında kullanıcılarına ayrıcalıklı bir deneyim sunuyor. OTOKAR GÜVENCESİ Foton Tunland kullanıcıları, güçlü ve çok yönlü bir pick-up deneyiminin yanı sıra Otokar güvencesini de yanında taşıyor. Türkiye genelindeki yaygın bayi ve servis ağı, güçlü satış sonrası hizmet altyapısı, yedek parça erişimi ve müşteri destek hizmetleriyle Foton Tunland sahiplerine güven veren kapsamlı bir sahiplik deneyimi sunuluyor. Otokar’ın otomotiv sektöründeki deneyimi ve müşteri odaklı hizmet anlayışı, Foton Tunland’ın Türkiye’deki yolculuğuna güçlü bir temel oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.