Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güvenlik

Kapsül Haber Ajansı - Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MAN TGE Next Level, “2026 Yılının Sürdürülebilir Hafif Ticari Aracı” Seçildi Haber

MAN TGE Next Level, “2026 Yılının Sürdürülebilir Hafif Ticari Aracı” Seçildi

MAN TGE Next Level, Milano merkezli İtalyan yayınevi Vado e Torno Edizioni tarafından düzenlenen Sürdürülebilir Yılın Ticari Aracı (STY) 2026 ödüllerinde, HTA kategorisinde birincilik ödülünü aldı. STY 2026 jürisi bu kararıyla, hafif ticari araç segmentinde sürdürülebilirliğin sadece tahrik sistemleriyle ilgili bir konu olmadığını; aynı zamanda insanları korumayı, direksiyon başındaki çalışma koşullarını iyileştirmeyi ve kentsel çevre üzerindeki olumlu etkileri de yapmayı kapsadığını vurguladı. STY 2026 jürisi açıklamasında ise; “MAN TGE Next Level, konfor, ergonomi, işlevsellik ve güvenlik alanlarındaki önemli iyileştirmeleriyle dikkat çekiyor. Bu unsurlar, operasyonel verimlilik, araç performansı ve profesyonellerin genel çalışma kalitesini doğrudan etkiliyor. Özellikle, kaza risklerini azaltan, sürüş konforunu yükselten ve hem sürücü hem de yolcuların refahını iyileştiren yeni nesil yardım sistemleri ön plana çıkıyor. Bu sistemler ise performans optimizasyonu ve araç verimliliği açısından açık ve somut faydalar sağlıyor” değerlendirmesine yer verdi. MAN TGE, “Next Level” ile 2025’te kapsamlı bir revizyondan geçti MAN TGE, “Next Level” ile 2025’ten itibaren kapsamlı teknik revizyonlardan geçirildi. Bu süreçte tüm elektronik mimari yenilendi; yeni kontrol üniteleri, sensörler ve kameralar araca entegre edildi. Söz konusu yeniliklerle birlikte TGE kullanıcıları ve diğer yol kullanıcıları açısından gelişmiş sürücü yardım sistemleri devreye alındı, güvenlik seviyesi daha artırıldı. Sürücü çalışma alanı da bu kapsamda yeniden tasarlandı. Standart olarak sunulan dijital gösterge paneli, merkezi MAN Media Van dokunmatik ekran ve ergonomik çok fonksiyonlu direksiyon simidi ile sürücü ergonomisi ve kullanım kolaylığı iyileştirildi. Yeni gösterge paneli düzeni sayesinde kabin içinde daha ferah ve işlevsel bir alan oluşturuldu. Bu teknik dönüşümle birlikte MAN TGE Next Level, yeni ve geliştirilmiş sürücü yardım sistemleriyle donatıldı. Kör Nokta Uyarısı, Kalkış Uyarısı, Cruise Assist (Sürüş Yardımı), Cruise Assist Plus (Artırılmış Sürüş Yardımı) ve Dönüş Yardımı sistemleri araca eklendi. Mevcut yardım sistemlerinin büyük bölümü ise işlevsellik açısından yenilendi ve kapsamları genişletildi. Ayrıca standart donanım seviyesi önemli ölçüde artırıldı. Her MAN TGE Next Level; Yorgunluk Algılama, Trafik İşareti Bilgisi, Akıllı Hız Yardımı, Acil Fren Yardımı, Park Yardımı (Düz şasili ve kaputlu araçlar hariç), Aktif Şerit Koruma Sistemi, Hız Sabitleyici ve Lastik Basıncı İzleme Sistemi ile donatıldı. Bu bütüncül donanım yaklaşımı, MAN nakliye araçlarının aktif güvenlik seviyesini üst düzeye taşıdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ROKETSAN, iş ortaklarıyla birlikte Suudi Arabistan’daki WDS Fuarına Çıkarma Yapıyor Haber

ROKETSAN, iş ortaklarıyla birlikte Suudi Arabistan’daki WDS Fuarına Çıkarma Yapıyor

Suudi Arabistan’ın askeri otoritesi GAMI (General Authority for Military Industries) öncülüğünde başkent Riyad’da düzenlenen WDS fuarı başladı. 8-12 Şubat tarihleri arasında kapılarını açan fuar, dünyanın birçok ülkesinden üst düzey hükümet yetkilisini, askeri temsilcileri, sektör oyuncularını ve 100 binin üzerinde ziyaretçiyi bir araya getiriyor. Türkiye’nin roket ve füze teknolojilerindeki öncü markası ROKETSAN da güçlü iş ortağı kadrosu ve yeni nesil savunma sistemleri ile WDS sahnesinde yerini aldı. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, Suudi Arabistan ile güçlü ilişkilere sahip olduklarını ifade ederek fuar katılımıyla ilgili şunları söyledi: “Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde düzenlenen ve bölgenin en önemli fuarlarından biri olan WDS, bizim için birçok fırsatı barındırıyor. Bu fuarda sergilediğimiz birçok sistemimiz ile dünyanın önde gelen savunma şirketleri arasında gücümüzü gösteriyoruz. Burada gerçekleştireceğimiz görüşmelerle yeni iş birliklerine kapı aralamayı hedefliyoruz. Suudi Arabistan ile olan savunma, güvenlik ve ileri teknoloji alanlarında stratejik iş birliklerimizi bir üst boyuta taşımak için yeni adımlar da atıyoruz. Ayrıca bu fuarda bir ilki gerçekleştirerek 15 stratejik iş ortağımızı da aynı çatı altında bir araya getirecek ve birlikte oluşturduğumuz güçlü ekosistemi uluslararası vitrine taşıyacağız. Tüm bu adımlarımız ile sadece şirketimizin uluslararası boyutuna değil aynı zamanda Türkiye - Suudi Arabistan ilişkilerine de yeni bir soluk kazandırmayı hedefliyoruz.” ROKETSAN, WDS’26 fuarına ekosistemindeki elektronikten mekanik ve kompozit yapılara, elektromekanik sistemlerden hassas üretim ve mühendislik çözümlerine uzanan geniş bir yelpazede katkı sunan bu iş ortakları ile katılıyor: SİMPRO Elektronik Kart Üretim Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ASSAN Elektronik İmalat Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş., MZD Elektrik Elektronik Elektromekanik Mekatronik ve Sanayi Ticaret Anonim Şirketi, BARKO-MED Elektronik Ticaret A.Ş., FAYMER Makina İmalat İhracat Ltd. Şti., C.E.S. İleri Kompozit ve Savunma Teknolojileri Sanayi ve Ticaret A.Ş., MAKEL Mekanik Mühendislik A.Ş., BİL PLAS Savunma Limited Şirketi, İVEO Elektronik Savunma Sistemleri Sanayi ve Ticaret A.Ş., MERKAD Makina Kalıp Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., DEĞİRMENCİ Otomotiv ve Metal Endüstri Anonim Şirketi, ARMSTO Konnektör A.Ş., ÖZEN İş Makina Torna Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., RSTEK Roketsan Teknoloji Saha Destek Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile TEDEG Mühendislik Limited Şirketi. Bu iş birliği yapısı, ROKETSAN’ın tasarımdan üretime, entegrasyondan saha desteğine uzanan uçtan uca savunma çözümlerini küresel ölçekte sergilemesine imkân sağlıyor. ROKETSAN, WDS’26’da; Mini Akıllı Mühimmatlar MAM-C, MAM-L ve MAM-T, İHA-230 Havadan Karaya Balistik Süpersonik Füze, EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat, TEBER-82 Güdüm Kiti, LAÇİN Güdüm Kiti, KARAOK Kısa Menzilli Tanksavar Silahı, Orta Menzilli Tanksavar Silah Sistemi OMTAS, Genişletilmiş Uzun Menzilli Tanksavar Füze Sistemi L-UMTAS-GM, ÇAKIR Seyir Füzesi, Stand-off Mühimmatı SOM, SUNGUR Hava Savunma Füze Sistemi, HİSAR-O Hava Savunma Füzesi, SİPER Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi’ni sergiliyor. Bunların yanı sıra BORA, TRG-230 TRG-300 Füzeleri, Taktik Füze Fırlatma Sistemi KMC ve BURÇ Mobil Hava Savunma Sistemi de katılımcıların beğenisine sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Manisa Büyükşehir Belediyesi Dijital Hizmetlerde e-Devlet Dönemini Başlattı Haber

Manisa Büyükşehir Belediyesi Dijital Hizmetlerde e-Devlet Dönemini Başlattı

Yeni sistemle birlikte vatandaşlar, e-belediye işlemlerini ek bir hesap oluşturmaya gerek duymadan, ulusal kimlik doğrulama sistemi olan e-Devlet üzerinden güvenle gerçekleştirebilecek. Entegrasyon sayesinde; ‘E-Belediye’ hizmetleri, ‘Üzüm’ uygulaması ve ‘Çocuğum Güvende’ platformu, tek tıkla ve yüksek güvenlik standartlarıyla erişime açıldı. Dijital Hizmetlerde Ulusal Standart Bu entegrasyon ile dijital hizmetlerdeki güvenlik seviyesi artırılırken, kimlik doğrulama süreçleri ulusal standartlara uygun hale getirildi. Uygulamalar arasında veri tutarlılığı sağlanırken, kullanıcılar için çok daha hızlı, pratik ve kullanıcı dostu bir giriş deneyimi sunulması hedeflendi. Sistem Nasıl Çalışıyor? Kullanıcılar, ilgili uygulamalar içerisindeki "e-Devlet ile Giriş" seçeneğine tıkladıklarında doğrudan e-Devlet Kapısı doğrulama ekranına yönlendirilir. Kimlik doğrulamasının başarıyla tamamlanmasının ardından, sistem tarafından iletilen güvenli onay bilgisiyle uygulamaya erişim sağlanır. Bu sayede tüm süreç, merkezi ve tam korumalı bir altyapı üzerinden yürütülür. Geleceğin Akıllı Şehri İçin Güçlü Temel Manisa Büyükşehir Belediyesi, bu proje ile dijital belediyecilik hizmetlerinde güvenli, yönetilebilir ve kullanıcı dostu bir altyapı oluştururken, ilerleyen süreçte hayata geçirilecek projeler için de ortak bir kimlik doğrulama standardı oluşturmayı hedefliyor. e-Devlet entegrasyonu, belediyenin akıllı şehir uygulamaları için önemli bir temel niteliği taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekada Yatırım, Yönetişim ve Kurumsal Strateji Dönemi Başlıyor Haber

Yapay Zekada Yatırım, Yönetişim ve Kurumsal Strateji Dönemi Başlıyor

12 ana trend üzerinden değerlendirilen raporda; yapay zekada ölçülebilir değer üretimi, ajan tabanlı sistemlerin yükselişi, kurumsal compute stratejileri ile güvenlik ve egemenlik odaklı mimarilerin belirleyici hâle geldiği vurgulanıyor. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI), “Karar Vericiler için 2026 Yapay Zeka Trendleri” raporunu yayımladı. Ocak 2026 tarihli rapor, yapay zekanın artık bir vizyon tartışmasından çok, doğrudan önceliklendirme, yatırım ve yönetişim konusu hâline geldiğini vurguluyor. TRAI, bu çalışmayla kurumlara “hangi teknoloji mümkün?” sorusundan ziyade, “hangi yaklaşım gerçekten anlamlı, sürdürülebilir ve yönetilebilir?” sorusuna odaklanan bir çerçeve sunuyor. Raporda, yapay zekanın popülerliğine göre değil; iş değeri, risk, ölçeklenebilirlik ve yönetişim kriterlerine göre seçilmiş 12 ana trend başlığı yer alıyor. Bu başlıklar arasında pilottan katma değere geçiş ve ROI disiplini, yapay zeka ajanları ve çoklu ajan mimarileri, alan odaklı modeller, AI-native yazılım geliştirme platformları, kurumsal AI compute stratejileri, gizli ve korumalı yapay zeka yaklaşımları, dijital köken (provenance), önleyici siber güvenlik, egemen yapay zeka ve coğrafi taşınabilirlik, fiziksel yapay zekanın ölçeklenmesi ile eğitimde yapay zekanın normalleşmesi gibi kritik konular öne çıkıyor. Rapor, yapay zekayı hızlı tüketilen bir trend listesi olmaktan çıkarıp, kurumların strateji masasında tekrar tekrar başvurabileceği bir referans doküman olarak konumluyor. Pilottan katma değere geçiş: Yapay zekada “ROI disiplini” dönemi Raporda öne çıkan temel başlıklardan biri, yapay zeka projelerinin “deneme” aşamasından çıkıp ölçülebilir iş sonuçları üretme zorunluluğu. Kurumların artık çok sayıda ama etkisi belirsiz projeler yerine, daha az sayıda, ölçeklenebilir ve tekrarlanabilir kullanım senaryolarına yöneldiği vurgulanıyor. Yatırımın geri dönüşü (ROI), yapay zeka projelerinde yönetim kurulları için merkezi bir kriter hâline gelirken, model, veri, altyapı, güvenlik ve değişim yönetimi maliyetlerinin daha görünür olması, bu alanda disiplinli bir yaklaşımı zorunlu kılıyor. Bu çerçevede yapay zeka, yalnızca teknik bir yatırım değil, doğrudan iş değeri üreten stratejik bir araç olarak konumlanıyor. Ajanlar yükseliyor: Asistandan “dijital ekip arkadaşına” Raporun en dikkat çekici başlıklarından bir diğeri de yapay zeka ajanlarının geçirdiği dönüşüm. 2026 itibarıyla ajanlar, yalnızca öneri veren araçlar olmaktan çıkıp; görev alan, plan yapan, diğer sistemleri kullanan ve sonuç üreten “dijital ekip arkadaşları” hâline geliyor. Bilet açma, raporlama, veri çekme, e-posta yönetimi ve süreç adımlarını tamamlama gibi işler giderek ajanlar üzerinden yürütülüyor. Bu dönüşümle birlikte insanların rolü de değişiyor; operatörlükten ziyade koçluk ve denetçilik öne çıkıyor. Raporda ayrıca, karmaşık iş süreçlerinde tek bir “süper ajan” yaklaşımı yerine, uzmanlaşmış ajanların birlikte çalıştığı çoklu ajan mimarilerinin önem kazandığı vurgulanıyor. Bu yapı hem kaliteyi artırıyor hem de güvenlik, izlenebilirlik ve denetim açısından daha sağlam bir zemin oluşturuyor. Kurumsal AI compute stratejik bir yarış alanına dönüşüyor Yapay zeka modellerinin çalıştırılması, eğitilmesi ve ajan sistemlerinin ölçeklenmesi için gereken işlem gücü (compute), kurumlar için yeni bir stratejik alan olarak öne çıkıyor. Rapora göre kurumlar, yalnızca “buluttan alırız” yaklaşımıyla yetinmek yerine; kapasite planlaması, maliyet optimizasyonu ve hibrit mimariler üzerine daha bilinçli kararlar almaya başlıyor. Compute artık teknik bir detay değil, yapay zeka yatırımlarının üzerinde yükseldiği temel altyapı unsurlarından biri olarak görülüyor ve doğrudan yönetim gündemine giriyor. Güven, egemenlik ve mimari yeniden tanımlanıyor Raporda güvenlik boyutu, yalnızca siber saldırılara karşı koruma olarak değil, aynı zamanda veri, model ve içerik güveni açısından bütüncül biçimde ele alınıyor. Gizli ve korumalı yapay zeka yaklaşımları, hassas veriler üzerinde güvenli biçimde yapay zeka kullanımını mümkün kılarken; dijital köken (provenance) kavramı, içeriklerin nereden geldiğini ve kim tarafından üretildiğini kanıtlamayı giderek zorunlu hâle getiriyor. Bununla birlikte, yapay zeka altyapılarının hangi ülkede, hangi yargı alanında konumlandığı da mimariyi belirleyen kritik bir faktör olarak öne çıkıyor. Egemen yapay zeka ve “coğrafi taşınabilirlik” yaklaşımı, kurumların regülasyon ve jeopolitik risklere karşı daha esnek ve dayanıklı yapılar kurmasını gerektiriyor. “Yapay zeka artık bir teknoloji değil, kurumsal strateji alanı” Raporu değerlendiren TRAI Genel Müdürü Can Sinemli, yapay zekanın geldiği noktayı şu sözlerle özetliyor: “Yapay zeka artık yalnızca bir teknoloji başlığı değil; kurumların rekabet gücünü, dayanıklılığını ve geleceğe hazırlık seviyesini belirleyen temel bir strateji alanı. Bugün asıl farkı yaratan, hangi modeli kullandığınızdan çok, yapay zekayı nasıl yönettiğiniz, nasıl ölçeklediğiniz ve nasıl güvenli hâle getirdiğinizdir. Bu rapor, kurumlara yapay zekayı bir deneme alanı değil, sürdürülebilir ve ölçülebilir bir kurumsal yetkinlik olarak ele almaları için bir yol haritası sunuyor. TRAI’nin “Karar Vericiler için 2026 Yapay Zeka Trendleri” raporu, yapay zekanın artık teknoloji ekiplerinin değil, doğrudan üst yönetimlerin ve karar vericilerin gündeminde yer alması gerektiğini güçlü biçimde ortaya koyuyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka, Robotlar ve VR Aile Yaşamını Yeniden Tanımlıyor Haber

Yapay Zeka, Robotlar ve VR Aile Yaşamını Yeniden Tanımlıyor

Kaspersky’nin pazar araştırma merkezi tarafından gerçekleştirilen küresel ankete* göre, Türkiye’deki katılımcıların %93'ü dijitalleşmenin önümüzdeki on yıl içinde ailelerin ortak boş zaman aktivitelerini kökten değiştireceğine inanıyor. Bu değişim, bağ kurma süreçlerinin ileri teknoloji aracılığıyla sağlandığı, beraberinde hem yeni ritüelleri hem de yeni zorlukları getiren bir geleceğe işaret ediyor. Ekran süresi aile zamanına dönüşüyor ve riskleri de beraberinde getiriyor Türkiye’deki katılımcıların %56'sı, yapay zeka destekli uyku öncesi masallarının bir norm haline geleceğini öngörüyor; bu oran küresel çapta 18-34 yaş grubunda ise %53 seviyesinde seyrediyor. Günümüzde uygulamalar ve akıllı cihazlar; özelleştirilebilir karakterler ve olay örgüleriyle yapay zeka anlatımlı hikayeler sunabiliyor. Bu durum, yoğun ebeveynler için yenilikçi bir yardımcı, çocuklar içinse sonsuz sabırlı ve etkileşimli bir hikaye anlatıcısı anlamına geliyor. Öte yandan, Türkiye'deki ailelerin %40'ının çocukların gerçek evcil hayvanlar yerine dijital olanları tercih edeceğini öngörmesi, insanın en sadık dostunun tarihteki ilk büyük güncellemesini almaya hazırlandığını gösteriyor. Ancak, yapay zekanın bir çocuğun hayatını zenginleştirme potansiyeli olsa da bu durum beraberinde yüksek bir dikkat gerekliliğini getiriyor. Çocuklar masallar veya öğrenme amacıyla yapay zeka ile etkileşime girdiğinde ebeveynlerin proaktif olması şart. Çocuğun verilerini veya ses etkileşimlerini gereksiz yere saklamayan ya da kötüye kullanmayan, güçlü gizlilik politikalarına sahip hizmetler seçilmeli. Ayrıca, içeriği kısıtlamak ve ekran süresini dengelemek için Kaspersky Safe Kids gibi dijital ebeveynlik asistanlarıyla kontrol mekanizmaları güçlendirilmelidir. Ebeveynlerin yapay zeka etkileşimlerini yeni bir "dijital oyun alanı" olarak görmeleri; oturum sürelerini sınırlamak için ebeveyn denetimlerini kullanmaları, denetlenmiş ve yaşa uygun platformları seçmeleri önem taşıyor. En önemlisi ise bu hikayelerin ne olduğu ve nasıl oluşturulduğu konusunda çocuklarla açık bir diyalog sürdürülmelidir. Çocuklara yapay zekanın bir arkadaş değil, bir araç olduğu anlatılmalı; tıpkı fiziksel dünyada olduğu gibi, herhangi bir tuhaf veya rahatsız edici etkileşimi bildirmeleri konusunda teşvik edilmelidirler. Buradaki asıl hedef, yapay zekanın insan etkileşimini ikame etmesi değil, ebeveyn sesindeki huzuru tamamlayan bir unsur olmasıdır. Dijital Mumları Üflemek Türkiye’de katılımcıların %56'sı aile kutlamalarının standart bir uygulama olarak video konferans formatına taşınacağını öngörüyor. Öte yandan, katılımcıların %29'u aile tatillerinin tamamen sanal gerçeklik (VR) ortamında gerçekleşeceğini hayal edebiliyor. Bu durum kulağa bilim kurgu gibi gelse de on yıl öncesine kadar bugün kullandığımız üretken yapay zeka teknolojilerinin bu denli yaygınlaşacağı da tahmin edilmiyordu. Bu tablo, ailelerin dijital etkinliklerinin geleceğinin tek tip bir dalga halinde değil; kültürel açık yapı ve dijital altyapı tarafından şekillendirilen bir dizi evrimle gerçekleşeceğini vurguluyor. Kaspersky gibi siber güvenlik liderleri için bu gelişen ortam, evin en mahrem alanlarında yeni risk vektörleri anlamına geliyor. Geleceğin ailesi için dijital evi hazırlamak Katılımcıların yüzde 57’si, ev robotlarının aile bireyleri gibi görülmeye başlanacağını düşünüyor. Sesle çalışan kişisel asistanların veya otonom robot süpürgelerin ötesine geçen bu cihazlar; ders anlatabilen, oyun oynayabilen ya da arkadaşlık sunabilen somut yapay zekâ yoldaşları olarak konumlanıyor. Ancak siber saldırganların gözünde, bir VR gözlüğünden robot bakıcılara kadar her yeni cihaz potansiyel bir giriş noktası anlamına geliyor. Güvenliği sağlamak için varsayılan şifreler mutlaka değiştirilmeli, tüm cihazların yazılımları düzenli olarak güncellenmeli ve ev ağı segmentlere ayrılmalıdır. Kaspersky Premium’un Smart Home Monitor özelliği, kullanıcıların ev Wi-Fi ağını 7/24 tarar; ağa bağlı cihazların türü, işletim sistemi ve IP adresi gibi bilgileri listeler ve yeni ya da bilinmeyen bir cihaz bağlandığında uyarı verir. Robotlar, yapay zekâ ve sanal gerçeklik cihazları aile yaşamının bir parçası haline geldikçe, güvenlik bir sonradan eklenen unsur değil, en baştan inşa edilmesi gereken bir temel olmalıdır. Kaspersky META Bölgesi Tüketici Kanalı Başkanı Seifallah Jedidi konuyla ilgili şunları söylüyor: “Teknolojinin hızla gelişmesi aileyi parçalamıyor; aksine paylaşılan alanları yeniden tanımlıyor. Küresel çoğunluğun öngördüğü gelecek, dijital ve fiziksel deneyimlerin iç içe geçerek yeni bir birliktelik anlayışı yarattığı bir dünya. Bir büyükanne ya da büyükbabanın bir doğum günü kutlamasına hologramla katılması ya da kardeşlerin dünyanın farklı köşelerinden aynı dijital evcil hayvana birlikte bakması buna örnek. Asıl mesele ve fırsat, bilinçli şekilde güvenli dijital ortamlar inşa etmek; bu ortamların güvenli, saygılı ve nihayetinde bizi birbirimize daha da yakınlaştıran araçlar olmasını sağlamak.” *Araştırma, Kaspersky’nin pazar araştırma merkezi tarafından Kasım 2025’te gerçekleştirildi. Arjantin, Şili, Çin, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Malezya, Meksika, Suudi Arabistan, Güney Afrika, İspanya, Türkiye, Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden 3.000 kişi ankete katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone’dan Yerli Tedarikçilerine Global Pazarlara Açılma Fırsatı  Haber

Vodafone’dan Yerli Tedarikçilerine Global Pazarlara Açılma Fırsatı 

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, Türkiye’nin dört bir yanından tedarikçilerini bir kez daha İstanbul’da buluşturdu. Vodafone Tedarik Zinciri Yönetimi ekibi tarafından düzenlenen etkinliğe teknoloji, yazılım, telekommünikasyon, üretim ve hizmet sektörlerinden, farklı büyüklüklerde yaklaşık 500 tedarikçi firmanın yöneticileri katıldı. “Geleceğe birlikte bağlıyız.” mesajının verildiği toplantıda, Vodafone’un Türkiye’deki 20 yıllık yolculuğunun yanı sıra geleceğe yönelik hedef ve stratejileri de paylaşıldı. Etkinlik kapsamında düzenlenen panel ve sunumlarda 5G hazırlıkları, sürdürülebilirlik, iş sağlığı ve güvenliği, yerli ve milli tedarikçi ekosistemine yönelik yatırımlar gibi konular ele alındı. Gerçekleşen zirvede, şirket stratejik önceliklerini aktaran konuşmasında Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, şunları söyledi: “Vodafone Grubu olarak, Avrupa ve Afrika'nın en büyük telekom ve teknoloji şirketlerinden biriyiz. Toplamda 60 ülkenin 15'inde kendi markamızla faaliyet gösteriyor, 330 milyondan fazla bireysel müşteriye ve 4,7 milyon işletmeye hizmet sunuyor, dünya genelinde 220 milyondan fazla cihazı birbirine bağlıyoruz. Ülkemizde ise Cumhuriyet tarihinin en büyük iki uluslararası doğrudan yatırımcılarından biriyiz. 20 yılda yaptığımız toplam yatırımın reel değeri 480 milyar TL'yi aşmış durumda. Türkiye'de 50 milyar TL'lik satın alma hacmine, 1.200'ün üzerinde tedarikçi ve yaklaşık 6.000 satış noktasından oluşan çok büyük bir ekosisteme sahibiz. Bu ekosistemle, yaklaşık 40 bin kişilik doğrudan ve dolaylı istihdam yaratıyoruz. Tedarikçi yönetiminde birlikte çözüm geliştirmeyi esas alan stratejik ortaklıklar kurmaya önem veriyoruz. Sadece fiyat odağıyla bakmayarak, kurumsal hassasiyetlerimiz konusunda bizimle paralel düşünen ve hareket eden firmalarla çok daha fazla işbirliği yaptığımız bir çalışma biçimine geçtik. Kendini geliştirmeye devam eden, kısa vadeli getiri yerine uzun vadeli sürdürülebilir değer yaratmaya odaklanan ve kalite, hız ve dijital yetkinlikler anlamında fark yaratan tedarikçilerimiz için hem Türkiye’de hem de global pazarlarda büyüme fırsatları sunmaya odaklanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de tedarikçilerimizle birlikte üretecek, Türkiye'de kazandıklarımızı yine Türkiye için değere dönüştüreceğiz.” Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hana Jalel ise şöyle konuştu: “Vodafone Türkiye olarak uzun yıllardır hedefimiz sektörde gelir bazında en hızlı büyüyen operatör olmak. Son 2,5 yıldır bu hedefi istikralı bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Türkiye’de başardıklarımızla Vodafone Grubu’nun global finansal tablolarında da önemli bir yere sahibiz. 2025-26 mali yılımız da bu açıdan başarılı geçiyor. Nisan-Eylül 2025 dönemini kapsayan mali yıl sonuçlarımıza göre, şirketimizin servis gelirleri 64,8 milyar TL olarak gerçekleşti. Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kârımız 23,7 milyar TL oldu. Bu sonuçlarla, gelir bazında en hızlı büyüyen operatör olma hedefini mali yılımızın ilk yarısı itibarıyla da gerçekleştirmiş olduk. Bu yolculukta bizimle birlikte olan tedarikçilerimize teşekkür ediyoruz.” Vodafone Tedarikçi Yönetiminde Global Fırsat ve Standartlarla Değer Yaratıyor Küresel ölçekte 26 milyar Euro’nun üzerinde bir satın alma gücüyle dünyanın en büyük tedarik organizasyonlarından biri haline gelen Vodafone, ölçek ekonomisi yaratmanın ötesinde; tedarikçileri için farklı ülkelere açılma ve ihracat fırsatları sunuyor. Tedarikçi yönetiminde uluslararası en iyi uygulamalarla tam uyum sağlayarak küresel standartlarda bir çalışma modeli benimseyen Vodafone. ISG (İş Sağlığı ve Güvenliği) gerekliliklerini tüm tedarikçi ekosistemine entegre ederken, siber güvenlik ve veri koruma alanlarında en yüksek seviye kontrollerle tedarik zinciri güvenilirliğini güçlendiriyor. Vodafone ayrıca kapsayıcılık ve çeşitlilik prensiplerini tedarikçi seçim ve değerlendirme süreçlerinin temel bileşenlerinden biri hâline getirmiş durumda. Çevresel etki azaltımı ve gezegenin korunmasına yönelik sürdürülebilirlik kriterleri doğrultusunda çalışan Vodafone, tüm tedarikçileriyle birlikte çevresel sorumluluğu esas alan, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir değer zinciri oluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Franjo von Allmen Crans Montana’da Downhill Zaferiyle Olimpiyatlara Güven Tazeledi Haber

Franjo von Allmen Crans Montana’da Downhill Zaferiyle Olimpiyatlara Güven Tazeledi

Alp disiplini Dünya Kupası’nın Crans Montana ayağında Downhill yarışını kazanan Franjo von Allmen, Olimpiyat Oyunları öncesinde formda olduğunu bir kez daha gösterdi. İsviçreli sporcu, pazar günü sergilediği kusursuza yakın performansla rakiplerini geride bırakarak zafere ulaştı. HEAD takımının bir diğer sporcusu Ryan Cochran-Siegle, yarışta üçüncü sırayı alarak podyumu tamamladı. Böylece HEAD, Olimpiyatlar öncesindeki son yarışta önemli bir başarıya imza atmış oldu. “Bu Zafer Olimpiyatlar Öncesi Çok Değerli” HEAD Racing Direktörü Rainer Salzgeber, yarışın ardından yaptığı açıklamada Franjo von Allmen’in performansını şu sözlerle değerlendirdi: “Bu Franjo için muhteşem bir galibiyet. Wengen ve Kitzbühel’de yaptığı hataların ardından böyle bir dönüş çok önemli. Bugün hatasız bir yarış çıkarmasını özellikle umuyordum. Şimdi Bormio’ya ve Olimpiyatlara büyük bir özgüvenle gidiyor.” Salzgeber, Ryan Cochran-Siegle’ın üçüncülüğüne de dikkat çekerek, Amerikalı sporcunun doğru yaklaşımı bulduğunu ve Bormio’da da iddialı olabileceğini vurguladı. Von Allmen’den Kariyerinin Beşinci Dünya Kupası Zaferi Franjo von Allmen, yarışta Dominik Paris’e 65 salise fark atarak birinciliği elde etti. Bu sonuçla 24 yaşındaki sporcu, kariyerinin beşinci Dünya Kupası zaferini kazanmış oldu. Bu galibiyet, onun Downhill kategorisindeki dördüncü, bu sezonki ikinci zaferi olarak kayıtlara geçti. Yarış sonrası konuşan von Allmen, ev sahibi seyirci önünde yarışmanın kendisi için ayrı bir motivasyon olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu parkurda kendimi çok iyi hissettim. Hatasız bir yarış çıkarmak beni çok mutlu etti. Olimpiyatlar öncesi böyle bir sonuç almak benim için çok değerli.” Ryan Cochran-Siegle Sezonun İkinci Podyumunu Aldı Amerikalı kayakçı Ryan Cochran-Siegle, sezonun ikinci podyum başarısını Crans Montana’da elde etti. Aralık ayında Beaver Creek’te ikinci olan 33 yaşındaki sporcu, bu yarışta ikinci sıranın yalnızca 5 salise gerisinde kaldı. Yarışta ayrıca İsviçreli Alessio Miggiano sekizinci olarak ilk 10’a girdi. İlk 30’da yer alan diğer sporcular arasında Stefan Babinsky, Justin Murisier, Guglielmo Bosca ve Simon Jocher de bulunuyor. Kadınlar Super-G’de HEAD Sporcuları İlk 10’da Cumartesi günü yapılan Kadınlar Super-G yarışında, Avusturyalı Ariane Rädler ve Cornelia Hütter sırasıyla yedinci ve sekizinci olarak ilk 10’a girmeyi başardı. Dünya Kupası puanı alan sporcular arasında Kajsa Vickhoff Lie, Laura Gauche, Tricia Mangan, Nina Ortlieb, Corinne Suter ve Keely Cashman da yer aldı. Cuma günü planlanan Downhill yarışında ise Lindsey Vonn’un da düşmesi sonrası, organizasyon güvenlik gerekçesiyle yalnızca altı sporcunun start almasının ardından iptal edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çılgın Sayısal Loto’da   277 Talihli Ekstra 10 Milyon TL Kazandı! Haber

Çılgın Sayısal Loto’da  277 Talihli Ekstra 10 Milyon TL Kazandı!

Çılgın Sayısal Loto’da ‘Milyonerler Festivali’ 31 Ocak Cumartesi günü gerçekleşen altıncı çekilişinde 277 talihliye toplamda 10 milyon TL ekstra ikramiye kazandırdı. 4 bilen talihliler kişi başı 65 bin 111 TL ikramiye kazandı. 19 Ocak-9 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek Milyonerler Festivali, oyunseverlere toplamda garanti 100 milyon TL ekstra ikramiye kazandıracak. Çılgın Sayısal Loto’da büyük ikramiye tutarı 612 milyon TL’yi aştı Çılgın Sayısal Loto’da büyük ikramiye tutarı 612 milyon TL’yi aştı. Büyük ikramiye “Milyonerler Festivali” kapsamında yapılan çekilişlerde sahibini bulabilir. Çılgın Sayısal Loto çekiliş sonuçlarına https://www.millipiyangoonline.com/sayisal-loto/sonuclar adresinden ulaşılabilir. Çılgın Sayısal Loto oynamanın kuralları neler? 1’den 90’a kadar olan sayılar arasından 6 tanesini seçerek kolon oluşturmaya dayalı bir oyun olan Çılgın Sayısal Loto’da en az 2, en fazla ise 6 adet sayıyı bilenler farklı miktarlarda ikramiye kazanıyor. Her çekilişte küre içerisindeki 90 numara içinden 6 numara + 1 numara (Joker) çekiliyor. Ayrıca isteğe bağlı olarak eklenebilen SüperStar özelliği için de farklı bir 90 numara içinden 1 adet SüperStar numarası çekiliyor. Kazanma oranı oynanan kolon ve bilinen numara adedine göre değişiyor. Oyunseverler kolonları kendileri doldurabildiği gibi ayrıca sayıları doğrudan bayiye söyleyerek veya “Sen Seç” ile terminalden rastgele sayı seçtirerek de oynayabiliyor. 18 yaşından büyük herkesin oynayabileceği Çılgın Sayısal Loto’da her kolonun fiyatı ise 25 TL. SüperStar sayısını oynamak ise 15 TL. Oyunun kurallarıyla ilgili ayrıntılı bilgiye https://www.millipiyangoonline.com/sayisal-loto/kurallar adresinden ulaşmak mümkün. Tüm çekilişler canlı yayınlanır Tüm çekilişler, Şisal Şans’ın son teknolojiyi kullanarak oluşturulan teknik altyapısı ile noter huzurunda gerçekleştirilmekte ve canlı olarak yayınlanmaktadır. Dünya Piyango Birliği (World Lottery Association- WLA) tarafından verilen WLA-SCS:2020 (Level 2) Güvenlik Kontrol Standartı Sertifikasına ve TS ISO/IEC 27001:2013 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi Sertifikasına sahip olan kurum, en büyük önceliği şeffaflığa vermektedir. Dünya Piyango Birliği Üyesi Firma tarafından üretilen son teknoloji ürünü yeni çekiliş makineleriyle kurulmuş olan ve ŞANS MERKEZİ adı verilen çekiliş stüdyosunda noter huzurunda düzenlenen çekilişler, www.millipiyangoonline.comsitesinden ve Milli Piyango TV Youtube kanalından canlı yayınlanmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsung'tan Yeni Gizlilik Katmanı Haber

Samsung'tan Yeni Gizlilik Katmanı

En kişisel alanımız haline gelen telefonumuzu her yerde kullanıyoruz. Otobüste, asansörde ve sıra beklediğimiz her yerde, dijital gizliliğimiz herkesin gözü önünde sergileniyor. Telefonlar rutinlerimize ve tercihlerimize daha fazla uyum sağlamaya başladıkça gizlilikle ilgili endişeler de artıyor. Bu endişelere yönelik olarak Samsung, telefonların gözetlenmesinin önüne geçecek yeni bir gizlilik katmanı sunmaya hazırlanıyor. Yeni özellikle kullanıcılar, örneğin bir toplu taşıma aracında, birilerinin gördüğünü düşünmeden mesajlarını kontrol edebilecek veya şifrelerini girebilecek. Yıllar boyunca geliştirilen esnek koruma Herkesin birbirinden farklı gizlilik ihtiyacı bulunuyor. Bu yeni katman, kullanıcıya kendi için en uygun olanı seçme imkanını sunuyor. Kullanıcılar, belirli uygulamaları çalıştırırken veya telefonlarının daha özel alanlarına erişirken, bu özelliği kendi ihtiyaçlarına göre ayarlayarak güvenliklerini artırabiliyor. Görünürlük tercihlerine yönelik sunulan birden fazla ayar sayesinde, kullanıcılar, ihtiyaç duydukları gizlilik koruma düzeyine göre başkalarının görebileceklerini sınırlayabiliyor. Kullanıcılar ayrıca bildirimlerin açılır pencereleri gibi özelliklerin belirli kısımlarını saklamayı da seçebiliyor. Bu imkan, genel bir güvenlik yaklaşımından ziyade, kullanıcıların bir özelliği tamamen kapatabileceği veya ince ayarlar yapabileceği, kişiye özel bir yaklaşımı yansıtıyor. Yeni özelliği sunabilmek için mühendislik, test ve iyileştirme çalışmaları yapan Samsung, insanların telefonlarını nasıl kullandığını, neleri “özel” olarak değerlendirdiğini ve günlük yaşamda güvenliğin nasıl hissettirmesi gerektiğini inceledi. Bu çalışmaların sonucunda, donanım ile yazılımı, kullanıcıları rahatsız etmeden korumak üzere usta bir hassasiyetle birleştirdi. Mobil gizlilikte yeni standart Sunulan katman, kullanıcıların güvenliğini sağlamak için geliştirilen Galaxy inovasyonları serisinin en yenisi. Güçlü güvenlik özellikleri olmadan gizlilik sağlanamaz. Samsung Knox, on yıldan fazla bir süredir Knox Vault gibi özel güvenlik donanımlarından Knox Matrix gibi ekosistem savunma çözümlerine kadar Galaxy cihazlarında çok katmanlı bir koruma sistemi oluşturdu. Samsung’un güvenlik taahhütlerini temel alarak geliştirilen yeni güvenlik önlemi, piksel seviyesinde gizlilik sağlıyor. Çok yakında Galaxy'ye sunulacak bu yenilikle, kullanıcılar, görebilecekleri bir gizliliğe ve hissedebilecekleri bir güvenliğe kavuşacak.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.