Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hackathon

Kapsül Haber Ajansı - Hackathon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hackathon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay Zekâ Meslekleri Değil, Kullanmayanları Geride Bırakacak! Haber

Yapay Zekâ Meslekleri Değil, Kullanmayanları Geride Bırakacak!

Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, yapay zekânın dönüştürdüğü yeni dünyada üniversitelerin rolünü değerlendirdi. "Üniversiteler artık küresel rekabet ekosisteminin bir parçası" Tercih maratonunun devam ettiği bu günlerde "Geleceğin Meslekleri ve Yapay Zekâ Devrimi" konusunu değerlendiren Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, "Üniversite bir ekosistemdir. Bu ekosistemin akademisyenleri, öğrencileri ve üniversite-sanayi iş birlikleri gibi birçok bileşeni vardır. Birinci nesil üniversiteler bilgi aktarmaya odaklıydı. İkinci nesil üniversiteler Ar-Ge odaklı hale geldi. Üçüncü nesil üniversiteler ise üretilen bilginin ürüne dönüşmesini hedefleyen girişimcilik odaklı kurumlara dönüştü. Bugün ise dördüncü nesil üniversiteler girişimciliğin küresel ağlar içerisinde rekabet edebilmesini destekleyen yapılara dönüştü." dedi. Bu dönüşümün öğrencilerin eğitim anlayışını da değiştirdiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Bu dönüşen ekosistemin içerisinde öğrencilerimizin akademisyenlerle, sanayiyle ve diğer paydaşlarla doğru ilişki kurmasını sağlamak zorundayız. Çünkü artık mezuniyet sadece diploma almak anlamına gelmiyor." diye konuştu. "İyi proje yazabilmek geleceğin en önemli yetkinliklerinden biri" Projelerin geleceğin mesleklerinde belirleyici rol oynadığını ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, "Bir projenin dört temel özelliği vardır. Özgün olması gerekir. Bilimsel yöntemlere dayanması gerekir. Yaygınlaştırılabilir olması gerekir. Elde edilen sonuçların da tekrar üretilebilir olması gerekir. Öğrencilerimizin bu yetkinlikleri kazanması için birinci sınıftan itibaren sistematik şekilde ilerleyen bir eğitim modeli uyguluyoruz." ifadesinde bulundu. "Proje kültürü birinci sınıfta başlıyor" Üsküdar Üniversitesi'nde proje temelli eğitimin öğrencilerin ilk yılından itibaren başladığını anlatan Prof. Dr. Ergüzel, "İlk olarak Üniversite Kültürü dersini veriyoruz. Üniversite nedir, öğrenciden beklenti nedir, üniversitenin hayata katacağı değerler nelerdir; bunları konuşuyoruz. Ardından Girişimcilik ve Proje Kültürü dersimiz geliyor. Üçüncü sınıfta projeli seçmeli derslerimiz var. Son sınıfta ise öğrencilerimiz mezuniyet projelerini hazırlıyor. Böylece dört yıl boyunca adım adım gelişen bir proje kültürü oluşturuyoruz." şeklinde konuştu. "BrainPark'tan öğrenci kulüplerine kadar güçlü bir ekosistem kurduk" Üniversite bünyesinde yalnızca derslerle değil, farklı platformlarla da öğrencilerin desteklendiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Üniversitemizin içerisinde bir kuluçka merkezimiz var. BrainPark'ımız var. Ar-Ge çalışma gruplarımız var. Öğrenci kulüplerimiz var. Dolayısıyla öğrencilerimiz ilgi alanlarına göre hem akademik hem girişimcilik hem de araştırma açısından çok geniş destek mekanizmalarından yararlanabiliyor." dedi. "İş bulma kaygısı son derece doğal" Üniversite adaylarının en büyük endişelerinden birinin mezuniyet sonrası istihdam olduğunu belirten Prof. Dr. Ergüzel, "İş bulabilme kaygısının öncelikli olması son derece doğal. Çünkü üniversite sonrasında bir iş hayatı, aile hayatı ve kariyer planı var. Bizler de öğrencilik dönemimizde aynı kaygıları yaşadık. Üniversitenin görevi bu süreçte öğrenciye doğru rehberlik etmektir." diye konuştu. "Bilgiyi ürüne dönüştürebilen öğrenciler öne çıkıyor" Sadece teorik bilgiye sahip olmanın artık yeterli olmadığını ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, "İş hayatında yalnızca bilgi ölçülmüyor. Bilgiyi ürüne dönüştürebilme, uygulamaya geçirebilme becerileri de değerlendiriliyor. Bu nedenle öğrencilerimizin bu deneyimi mezun olduktan sonra değil, üniversite yıllarında kazanmasını hedefliyoruz." şeklinde konuştu. Bilim Fikir Festivali öğrencileri geleceğe hazırlıyor Üniversitede düzenlenen Bilim Fikir Festivali ve Hackathon organizasyonlarının öğrencilerin gelişimine önemli katkılar sağladığını belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Bilim Fikir Festivali ve Hackathon gibi rekabetçi uygulamalar öğrencilerimize çok önemli deneyimler kazandırıyor. Özellikle Hackathon'larda önemli başarılar elde eden öğrencilerimizin mesleki gelişimlerine büyük katkılar sağlandığını görüyoruz." ifadesinde bulundu. "Proje kültürü lise yıllarında başlamalı" Bilim Fikir Festivali'nin yalnızca üniversite öğrencilerine değil lise öğrencilerine de hitap ettiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Bu süreci sadece üniversite yıllarıyla sınırlamıyoruz. Bilim Fikir Festivali'ni lise öğrencilerine taşımamızın temel nedeni; proje yazma kültürünü erken yaşlarda kazandırmak. Bir problemle karşılaşıldığında bunu sistematik biçimde çözebilme yaklaşımını lise döneminde kazanan öğrenciler üniversiteye çok daha hazırlıklı geliyor." dedi. "TÜBİTAK ve TÜSEB destekli öğrenci projelerimiz var" Üsküdar Üniversitesi öğrencilerinin ulusal ve uluslararası fonlardan destek alan çok sayıda projeye imza attığını belirten Prof. Dr. Ergüzel, şöyle devam etti: "Üniversitemizin TÜBİTAK, TÜSEB gibi ulusal kuruluşların yanı sıra uluslararası fon sağlayıcılar tarafından desteklenen çok sayıda öğrenci projesi bulunuyor. İyi bir bölümde okumak tek başına yeterli değil. Eğer bunu güçlü projelerle ve uluslararası iş birlikleriyle desteklerseniz mezuniyet sonrasında çok önemli avantajlar elde ediyorsunuz. Proje yazmak sadece bilimsel çalışma yapmak değildir. Aynı zamanda proje içerisindeki ekip arkadaşlarınızla, ortaklarınızla ve paydaşlarınızla iletişimi yönetmeyi de öğrenirsiniz. Bu nedenle proje deneyimi öğrencilerin iletişim becerilerini geliştiren çok önemli bir eğitim sürecidir." "Yapay zekâ her mesleği dönüştürüyor" Yapay zekânın bazı mesleklerde doğrudan, bazılarında ise destekleyici rol üstlendiğini belirten Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, "Yapay zekâyı yoğun kullanan meslekler olduğu gibi onu destekleyici araç olarak kullanan meslekler de var. Burada ayırt edici unsur ister sağlık bilimleri, ister mühendislik, ister sosyal bilimler olsun, o alana özgü yetkinliklerin güçlü şekilde kazandırılmasıdır. Üniversitelerin temel görevi de tam olarak budur." diye konuştu. "Üniversite sadece bilgi veren kurum değil, değer inşa eden bir ekosistem" Üsküdar Üniversitesi'nde öğrencilerin eğitim yolculuğunun planlı ve aşamalı biçimde kurgulandığını anlatan Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, şöyle konuştu: "Üniversite Kültürü ile başlıyoruz, Girişimcilik ve Proje Kültürü ile olgunlaştırıyoruz, Projeye Dayalı Seçmeli Ders ve mezuniyet projesiyle tamamlıyoruz. Bunun yanında üniversitemizin değer odaklı ayağında 24 Altın Değer yaklaşımı bulunuyor. Üniversitenin temel misyonu eğitim vermek olmakla birlikte aslında siz adayı iş hayatına, topluma ve dünyaya hazırlıyorsunuz. Çok iyi bir mühendis yetiştirmek kıymetlidir ama değerleri olan bir mühendis yetiştirdiğiniz zaman geliştirdiği yazılımla, yaptığı uygulamayla topluma katkı sağlayan bir birey haline gelir. Önceliğimiz sadece iyi bir mühendis ya da iyi bir sağlık bilimci yetiştirmek değil; değer odaklı bireyler yetiştirmektir." "Yapay zekâ bir tehdit değil, güçlü bir iş ortağı" Yapay zekânın bazı alanlarda istihdamı dönüştüreceğini ancak asıl farkı teknolojiyi etkin kullananların oluşturacağını söyleyen Prof. Dr. Ergüzel, şöyle devam etti: "Yapay zekânın bazı mesleklerdeki istihdam alanını daraltacağı muhakkak. Ancak endişe edilmesi gereken şey yapay zekâ mesleği alacak mı sorusu değil. Yapay zekâyı doğru kullananlar, hiç kullanmayan veya zayıf kullanan meslektaşlarının önüne geçecekler. Eğer yapay zekâ araçlarını iyi kullanabiliyorsanız istihdam anlamında avantajlı olacaksınız. Mutlak surette birkaç yıl içerisinde yapay zekâ araçlarına hâkim olmayan, bunu bir iş ortağı olarak kullanmayan herhangi bir meslek alanı kalmayacak. Dolayısıyla yapay zekâ bir tehdit değil, zaman kazandıran, analiz gücü sağlayan, işleri kolaylaştıran güçlü bir iş ortağıdır. Yapay zekâyı tehdit olarak görmek yerine fırsat olarak görmek ve bu aracı sağlıklı kullanmak gerekiyor." "Klasik CV dönemi sona eriyor" İş dünyasının artık klasik öz geçmişlerden çok dijital portfolyolara önem verdiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Artık adaylardan beklentimiz klasik öz geçmişlerden ziyade dijital öz geçmişlerini hazırlamaları. Öğrenci üniversite hayatında hangi projelerde yer aldı, neler öğrendi; bunları CV formatına sığdırmak mümkün olmayabiliyor. Dijital öz geçmişlerinde yaptıkları projelerin videolarını koyabilir, kendilerini anlatabilirler. Öz geçmiş dediğiniz şey sadece metinden ibaret olmamalı. Videolar da olmalı. Lise döneminden itibaren yaptığı projeleri, aldığı ödülleri, nasıl geliştirdiğini anlatan bir dijital portfolyo mezuniyet sonrasında istihdam açısından önemli avantaj sağlayacaktır." dedi. "Üniversite seçerken ayırt edici özelliği sorgulayın" Tercih dönemindeki adaylara da seslenen Prof. Dr. Ergüzel, "Aday öğrenciler öncelikle bir üniversitenin ayırt edici özelliğinin ne olduğunu sorgulamalı. Sonrasında bölüm özelindeki farklılıkları değerlendirmeli. Bunun en doğru yolu üniversiteye gelmek, akademisyenleri ve öğrencileri dinlemektir." ifadesinde bulundu. "Üniversite geleceğe yapılan en önemli yatırımdır" Üniversite tercihinin hayatın en kritik yatırımlarından biri olduğunu belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Üniversite geleceğe yapılan bir yatırımdır. Geleceğinize yatırım yaparken doğru yatırım danışmanı, doğru akademisyen ve doğru üniversiteyle bu süreci yürütmek gerekir. Bir üniversitenin öğrenciye kazandırması gereken üç temel özellik vardır; öz güven, liderlik becerisi ve iletişim. Her öğrencimizin farklı meziyetleri var. Bunların ortaya çıkmasını sağlayan proje geliştirme ortamları, öğrenci kulüpleri, sosyal etkinlikler ve hackathonlar üniversitede mutlaka bulunmalıdır. Amaç her öğrencinin kendine özgü becerisini ortaya çıkarmaktır." şeklinde konuştu. "Hayatın zorluklarına hazırlayan üniversiteler fark oluşturacak" Diploma almanın mücadelenin sonu olmadığını belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Bir bölümü kazanmak mücadelenin bittiği anlamına gelmiyor. Hayat beklenmedik zorluklar çıkaracak. Üniversitenin temel misyonlarından biri öğrenciyi bu güçlüklerle baş edebilecek şekilde yetiştirmektir. Sadece mesleğe değil, hayata hazırlayan üniversiteler gerçek farkı oluşturacaktır." şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Teknoloji Liderleri Seçiliyor Haber

Geleceğin Teknoloji Liderleri Seçiliyor

Etkinlikte konuşan Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, güçlü toplumun güçlü kadınlarla mümkün olduğunu belirterek, “BİGE projemizle her geçen yıl daha fazla genç kıza ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi. Ulusal kalkınmayı destekleme vizyonu doğrultusunda kız öğrencilerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarında kendilerini geliştirmeleri ve girişimcilik ekosistemine adım atmalarını hedefleyen Halkbank BİGE projesi ikinci yılında da yoğun ilgi görüyor. Habitat Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen projenin ikinci etabı olan Hackathon’a Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesindeki 71 ilden ve yurt dışında eğitim gören Türk öğrencilerden oluşan toplam 562 takım başvurdu. 1.317 kız öğrencinin yer aldığı takımlar arasında gerçekleştirilen ön eleme sonucu 46 kız öğrenciden oluşan 20 asil takım Hackathon’a davet edildi. 27-28 Haziran tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen etkinlikte takımlar, yapay zekâdan iklim krizine kadar küresel ve toplumsal sorunlara yönelik sürdürülebilir çözümler üretmek için yarıştı. 48 saat süren teknoloji maratonunda jüri üyeleri tarafından belirlenen en başarılı 10 takım, Hızlandırma Programı’na katılmaya hak kazandı. “BİGE ile her geçen yıl daha fazla genç kıza ulaşıyoruz” Etkinliğin kapanışında konuşan Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, kız çocuklarının bilim ve teknolojiyle buluşmasına büyük önem verdiklerini belirtti. Fırsat eşitliğini destekleyen projeleri büyük bir özenle hayata geçirdiklerini söyleyen Recep Süleyman Özdil, “Güçlü toplum ancak güçlü kadınlarla mümkündür. BİGE projemizle her geçen yıl daha fazla genç kıza ulaşmanın ve onların bilim, teknoloji ve girişimcilik yolculuklarına eşlik etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Gördüğümüz ilgi ve ortaya çıkan başarı hikâyeleri de doğru yolda ilerlediğimizin en güçlü kanıtlarındandır.” ifadelerini kullandı. Ortaya konulan projelerin ve sergilenen emeğin, katılımcıların teknoloji ve girişimcilik alanındaki potansiyelini bir kez daha gösterdiğini vurgulayan Recep Süleyman Özdil, “Bugün kaybedeni olmayan bir yarışa tanıklık ettik ve hepinizin önemli kazanımlarla buradan ayrılacağınıza inanıyorum. Sizlerden yenilikçi iş fikirleriniz ile finans, yeşil teknolojiler, enerji, dijital sağlık ve yapay zekâ gibi kritik alanlarda toplumsal fayda üretmeye devam etmenizi bekliyoruz. Halkbank olarak her aşamada yanınızda olmayı sürdüreceğiz.” diye konuştu. Recep Süleyman Özdil, kadınların STEM alanlarında daha fazla yer almasının önemine dikkat çekerek şöyle devam etti: “Bilim ve teknolojide gerçek başarı, yalnızca yenilikçi fikirler üretmekle değil, bu fikirleri insanlığın faydasına sunabilmekle mümkündür. Merhametin temsilcisi olan kadınların, inovasyonu daha kapsayıcı ve toplumsal fayda odaklı hale getireceğine inanıyorum.” İki aylık Hızlandırma Programı sonrası büyük final 1 Temmuz’da başlayacak Hızlandırma Programı kapsamında 10 takım, iki ay boyunca iş fikirlerini geliştirme fırsatı bulacak. BİGE projesinin final etkinliği olan Demo Day ise 26 Eylül’de Halkbank Kuleleri’nde düzenlenecek. Dereceye giren ilk üç takım, projelerini hayata geçirebilmeleri için nakdi ödül almaya hak kazanacak. Ayrıca başarılı takımlar, uluslararası genç girişimcilik programları olan Generation Unlimited ve Entrepreneurship World Cup süreçlerine başvuru için yönlendirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MEXT, Türkiye’de Yapay Zekâyı Gençler İçin Erişilebilir Hale Getiriyor Haber

MEXT, Türkiye’de Yapay Zekâyı Gençler İçin Erişilebilir Hale Getiriyor

Türkiye’nin dijital dönüşümünde öncü rol üstlenen MEXT, yapay zekâ alanındaki dönüşümü hızlandırmak ve genç yetenekleri bu alanda üretmeye teşvik etmek amacıyla 14 Nisan’da MEXT Teknoloji Merkezi’nde gerçekleştirdiği “Fikirden Ürüne” hackathonunda üniversite öğrencileri ve genç profesyonelleri bir araya getirdi. Etkinlikte katılımcılar, yapay zekâ destekli araçları kullanarak gerçek problemlere çözüm üreten projeler geliştirdi. MEXT öncülüğünde; Business Sweden, İTÜ ARI Teknokent, T3 Girişim Merkezi ,Toplum Gönüllüleri Vakfı ve Yapay Zekâ Fabrikası destekleriyle düzenlenen hackathon, katılımcılarına fikirlerini kısa sürede çalışan ürünlere dönüştürme fırsatı sundu. Etkinliğin en dikkat çekici unsurlarından biri dünyanın en hızlı büyüyen yapay zekâ girişimlerinden Lovable ve üretken yapay zekâ alanında global ölçekte öne çıkan Fal.ai’ın Türkiye’de ilk kez bu ölçekte bir hackathon deneyiminin merkezinde yer alması oldu. Katılımcılar, Lovable’ın yapay zekâ destekli geliştirme platformu sayesinde fikirlerini hızla prototipe dönüştürürken; Fal.ai’ın görsel, video ve ses üreten model kütüphanesinden yararlanarak projelerini ileri seviyeye taşıdı. Üç Ekip Ödüllerini Aldı Problemin netliği, çözüm fikrinin gücü ve potansiyel etki gibi kriterler doğrultusunda seçilen 12 ekip, etkinlik öncesinde düzenlenen çevrim içi hazırlık sürecinin ardından MEXT’te bir araya geldi. Gün boyunca projeleri üzerinde çalışan ekipler, akşam saatlerinde jüriye sunumlarını gerçekleştirdi. Yapılan değerlendirme sonucunda üç ekip ödüle layık görüldü. Birincilik ödülünü Tıbbi Görselleştirme Asistanı Projesi, ikincilik ödülünü AI Destekli Araç Kiralama Platformu, üçüncülük ödülünü Sentetik UGC Reklam Üretici Projesi kazanırken; Fal.ai özel ödülünü ise RelateAI Dijital İlişki Mentoru Projesi aldı. Dereceye giren ilk üç ekibe Lovable ve Fal.ai tarafından platform kredisi sağlanırken; T3 Girişim Merkezi ile Yapay Zekâ Fabrikası tarafından mentorluk desteği sunulacak. Bu desteklerle ekiplerin geliştirdikleri projelerin etkinlik sonrasında da ilerletilmesi ve girişimcilik ekosistemine daha güçlü şekilde dahil olması hedefleniyor. MEXT’in yapay zekâyı stratejik bir odak noktası olarak konumlandırdığını belirten MEXT Genel Müdürü Efe Erdem konu ile ilgili şunları söyledi: “Yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji alanı değil, gençlerimizin yaratıcılığını ve üretkenliğini güçlendiren önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Bu hackathon ile yapay zekâyı daha ulaşılabilir hale getirmeyi ve genç yeteneklerin gerçek problemlere çözüm üreten ürünler geliştirmesine destek olmayı amaçlıyoruz. Lovable ve Fal.ai gibi güçlü girişimlerle yaptığımız iş birliği ise Türkiye’nin inovasyon ekosistemine duyduğumuz güvenin bir göstergesi. Sanayinin geleceğinin; teknolojiyi doğru kullanan, veriyi yöneten, insan kaynağını geliştiren ve dönüşümü iş yapış biçiminin merkezine alan şirketler tarafından şekilleneceğine inanıyoruz. MEXT olarak bu dönüşüm yolculuğunda sanayimizin yanında olmaya, yön göstermeye ve dönüşümü hızlandırmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Atilla Dikbaş ise bu hackathonda jüri üyesi olarak yer almanın kendisine, gençlerin yapay zekâ alanında üretim yapma potansiyelini yakından gözlemleme fırsatı sunduğunu ifade ederek, “Katılımcılar, kısa sürede güçlü fikirleri çalışan çözümlere dönüştürdü ve gerçek problemlere odaklandı. Bu yaklaşım, girişimcilik ekosisteminin gelişimi açısından kritik bir değer taşımaktadır. İTÜ ARI Teknokent olarak, genç yeteneklerin teknoloji üretme kapasitesini desteklemeyi stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. MEXT’in bu girişimi, farklı paydaşları aynı hedef etrafında birleştirdi ve etkili bir iş birliği modeli sundu. Bu tür platformlar, gençlerin yalnızca fikir üretmesini değil, aynı zamanda bu fikirleri sürdürülebilir girişimlere dönüştürmesini sağlar. Türkiye’nin küresel rekabet gücü, bu yeteneklerin doğru araçlar ve doğru yönlendirmeyle buluşmasına bağlıdır. Bu doğrultuda, genç girişimcilerin yanında durmaya ve onların gelişimine katkı sağlamada paydaş olarak da yer alacağız. Teşekkürler MEXT'' dedi. Yapay Zeka Fabrikası CEO’su Can Bakır, “Bugün yapay zekâ sayesinde fikirden ürüne giden yol hiç olmadığı kadar kısaldı. Artık küçük ekipler ve genç yetenekler, çok kısa sürelerde gerçek problemlere çözüm üreten ürünler geliştirebiliyorlar. Bu, girişimciliğin doğasını kökten değiştiriyor. Bu nedenle hackathon gibi yapılar; yeni nesil ürün geliştirme kültürünün önemli yapı taşlarından biri haline geliyor. Özellikle hızlı prototipleme ve gerçek kullanım senaryolarına doğrudan temas imkânı, bu süreçleri çok daha değerli kılıyor. Genç yeteneklerin bu süreçlere erken aşamada dahil olması hem bireysel potansiyelin açığa çıkması hem de ekosistemin sürdürülebilir şekilde büyümesi açısından kritik. Bu tür iş birlikleri aynı zamanda girişimler, kurumlar ve teknoloji sağlayıcıları arasında somut değer üreten uygulama zeminleri oluşturuyor. Yapay zekânın gerçek etkisi, birlikte üretildiğinde ve gerçek dünyada karşılık bulduğunda ortaya çıkıyor. Bu hackathon kapsamında geliştirilen projelerin mentorluk ve ekosistem desteğiyle gelişimini sürdürmesini önemsiyoruz. Yapay Zekâ Fabrikası olarak bu üretim döngüsünü güçlendiren iş birliklerini desteklemeye devam ediyoruz” şeklinde konuştu. Business Sweden Kıdemli Proje Müdürü Didem Çetin Karaduman bölgenin en dinamik iki dijital ekosisteminin kesişim noktasında bulunmanın kendileri için büyük bir değer olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Lovable gibi İsveçli bir unicorn’un, Türkiye’nin öncü dijital dönüşüm merkezlerinden MEXT’te böyle bir hackathon’da yer alması, ekosistemdeki dönüşümün güçlü bir göstergesi. Geleneksel iş birliklerinin ötesine geçerek birlikte üretim (co-creation) dönemine girdiğimizi görmek heyecan verici. İsveç’in unicorn ölçeklendirme modeli ile Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısı ve genç teknoloji yeteneği birleştiğinde çok değerli çıktılar elde edileceğinile inanıyoruz. Business Sweden olarak bu iş birliklerini desteklemeye ve iki ülke arasında köprü kuran projelerin gelişimine katkı sağlamaya hazırız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Q-Gen Hackathon Başvuruları Başladı Haber

Q-Gen Hackathon Başvuruları Başladı

“Keşfet, kodla, dönüştür” temasıyla hayata geçirilen program, katılımcılara yalnızca fikir üretme değil, geleceğin teknolojilerine yön veren projeler geliştirme fırsatı sunuyor. Doğuş Teknoloji, geleceğin dönüştürücü teknolojileri arasında öne çıkan kuantum bilişim alanında genç yetenekleri bir araya getirecek Q-Gen Hackathon’u hayata geçiriyor. Üniversite öğrencileri, yüksek lisans öğrencileri ve son iki yıl içinde mezun olmuş genç profesyonellerin katılımına açık olarak kurgulanan program, katılımcıları yalnızca bir yarışmaya değil; gerçek dünya problemlerine kuantum bakış açısıyla çözüm üretmeye dayalı çok katmanlı bir gelişim deneyimine davet ediyor. “Keşfet, kodla, dönüştür” temasıyla hayata geçirilen Q-Gen Hackathon, gençlerin teknolojiyle yalnızca etkileşim kuran değil; onu tasarlayan, geliştiren ve dönüştüren tarafta yer almasını amaçlıyor. Kuantum bilişim alanında ön deneyim şartı aramayan program, farklı disiplinlerden katılımcıları bir araya getirerek problem çözme, yaratıcı düşünme, ekip çalışması ve hızlı prototipleme becerilerini de destekliyor. Katılımcılar, projelerini geliştirirken teknik becerilerinin yanında insan odaklı etki, sürdürülebilirlik ve uygulanabilirlik gibi unsurları da dikkate alacak. Kuantum Teknolojilerinde Uygulamalı Deneyim ve Gelişim Fırsatı Q-Gen Hackathon, katılımcılara başvuru sürecinden final sunumuna kadar uzanan uçtan uca tasarlanmış hibrit bir deneyim sunuyor. Başvuru sürecinin ardından seçilen adaylar, online açılış toplantısıyla programa dahil olduktan sonra hazırlık döneminde projelerini geliştirmeye başlayacak. Belirlenen problem alanlarında çalışan ekipler, bu süreçte alanında uzman mentorların desteğiyle yenilikçi çözümler geliştirirken hem teknik bilgi ve deneyimlerini derinleştirme hem de proje geliştirme pratiği kazanma fırsatı bulacak. Programın final aşamasında ise ekipler, projelerini yüz yüze gerçekleştirilecek etkinlikte sektör profesyonellerinden oluşan jüriye sunarak çalışmalarını görünür kılma imkânı elde edecek. Q-Gen Hackathon, bir yarışmanın ötesinde; mentorluk, profesyonel ağlara erişim, staj ve kariyer fırsatlarıyla katılımcılara kuantum bilişim gibi hızla gelişen bir alanda erken dönem deneyim kazandırmayı hedefliyor. Q-Gen Hackathon için başvurular 19 Nisan’a kadar Doğuş Teknoloji web sitesi üzerinden (www.d-teknoloji.com.tr/tr/q-genhackathon) devam edecek. Başvuruların tamamlanmasının ardından yapılacak değerlendirme süreciyle finalist ekipler belirlenecek ve katılımcılarla iletişime geçilecek. Program, 27 Nisan’da gerçekleştirilecek online açılış buluşmasıyla başlayacak. Hazırlık sürecinde geliştirilen projeler, 29 Nisan’da düzenlenecek final etkinliğinde jüriye sunulacak. Başarılı bulunan ekipler ise ödüller, mentorluk destekleri ve kariyer fırsatlarıyla desteklenecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

W-Energy for Innovation’a Bir Ödül Daha Haber

W-Energy for Innovation’a Bir Ödül Daha

Aygaz, W-Energy for Innovation programı ile 6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nde “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bilinci” kategorisinde ödüle layık görüldü. 18–30 yaş arası genç kadın yeteneklere odaklanan program; teknoloji ve inovasyon alanında eğitim, gelişim ve mentorluk imkânları sunarak kadınların bu alanlarda daha güçlü şekilde yer almasını hedefledi. W-Energy for Innovation, Koç Holding’in Birleşmiş Milletler Kadın Birimi Nesiller Boyu Eşitlik Forumu’ndaki küresel liderliği doğrultusunda 2022 yılında eşitlik seferberliği kapsamında hayata geçirildi. W-Energy for Innovation, teknoloji ile inovasyonda cinsiyet eşitliğini sağlamayı amaçlayan W-Energy for Equality projesinin önemli bileşenlerinden birini oluşturuyor. Bu çerçevede Aygaz, kadınların teknoloji ve girişimcilik ekosistemine katılımını artırmaya yönelik uzun soluklu ve bütüncül bir yapı kurguladı. Programın başvuru süreci eşitlik ilkesi doğrultusunda tasarlandı. Açık/örgün üniversite öğrencisi, yeni mezun ya da mezun genç kadınların başvurusuna açık olan programa; kontenjan limitleri dışında herhangi bir üniversite, yabancı dil ya da teknik yeterlilik ön koşulu getirilmedi. Böylece teknoloji ve inovasyon alanına ilgi duyan her genç kadının fırsatlara erişebilmesi amaçlandı. Katılımcılar, Temel ve İleri Seviye Girişimcilik Eğitimlerini tamamladıktan sonra yapılan ölçme ve değerlendirmeler sonucunda Hackathon’a katılmaya hak kazandı. Hackathon’da dereceye giren adaylar; Aygaz bünyesinde dört aylık W-Energy for Innovation Kuluçka Staj Programı, iki aylık Hızlandırma Staj Programı ve bir aylık Yaz Stajı Programına katılma fırsatı elde etti. Bu süreçte oryantasyon programları, inovasyon mentorluğu ve çeşitli gelişim destekleriyle iş fikirlerini olgunlaştırma ve kurumsal deneyim kazanma imkânı buldular. W-Energy for Equality çatısı altında yürütülen çalışmalar kapsamında Aygaz, teknoloji, yapay zekâ, inovasyon ve girişimcilik alanlarında geniş bir kitleye ulaştı; 100 bin kadına ulaşma hedefini aşarak 103 binden fazla kadına eğitim sundu. W-Energy for Innovation programı özelinde ise bugüne kadar 17 binden fazla genç kadına erişildi; online, fiziksel ve asenkron içeriklerle tasarlanan uçtan uca gelişim yolculuğu bütünsel olarak sürdürüldü. Yapılan ön test ve son test analizlerinde, programa katılan genç kadınların STEM alanlarında kariyer yapma isteklerinde, bu alanlardaki kariyer seçeneklerine dair farkındalık düzeylerinde ve iş fikri geliştirme konusunda kendilerini yetkin hissetme oranlarında anlamlı artışlar gözlemlendi. 190’dan fazla üniversiteden öğrencinin katılım gösterdiği ve 250’nin üzerinde paydaşla iş birliği yapılan program ulusal ölçekte güçlü bir etki alanı oluşturdu. Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nde elde edilen bu başarı, Aygaz’ın enerji sektöründeki liderliğini toplumsal sorumluluk anlayışıyla birleştiren yaklaşımının güçlü bir göstergesi oldu. W-Energy for Innovation projesi daha önce de önemli platformlarda takdir görmüştü. Proje, 2023 yılında TEGEP tarafından Kadınların İş Hayatına Katılımını Destekleme kategorisinde Altın Statü Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca Girişimci Kurumlar Platformu ve Fast Company iş birliğiyle düzenlenen yarışmada Jüri Özel Ödülü almaya hak kazandı. Aygaz, teknoloji ve inovasyonda daha dengeli ve kapsayıcı bir ekosistem oluşturma hedefi doğrultusunda, toplumsal cinsiyet eşitliği kapsamındaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sorunlara Gençlerden Yapay Zeka Destekli Çözümler Haber

Sorunlara Gençlerden Yapay Zeka Destekli Çözümler

Nilüfer Belediyesi, kentin dijital dönüşüm süreçlerine gençleri dahil etmek amacıyla başlattığı “Yazılım Kampları” projesinin startını verdi. Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Yapay Zeka Topluluğu iş birliğiyle düzenlenen “Nilüfer Yapay Zeka Hackathonu”, Nilüfer Pancar Deposu’nda başladı. Yaklaşık 40 yazılımcı gencin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte ekipler, belediyecilik hizmetlerinde verimliliği artıracak projeler geliştirmek için yarışıyor. Etkinliğin açılışına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Yalçın Işıkyıldız ve çok sayıda öğrenci katıldı. “GENÇLERİ KARAR ORTAĞI OLARAK GÖRÜYORUZ” Açılışta konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kendisinin de bilişim sektöründen gelen biri olduğunu hatırlatarak, dijitalleşme vizyonuna verdikleri önemi vurguladı. Seçim döneminde vaat ettikleri “yazılım kampları” projesini hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, kent yönetiminde gençlerin fikrine ihtiyaç duyduklarını belirterek, şunları söyledi: “Bir kentin geleceği; fikri olan gençlerle, üreten zihinlerle ve çözüm arayan ekiplerle kurulur. Biz Nilüfer Belediyesi olarak ihtiyaçlarımızı sadece masa başında tanımlamak yerine, bu kentin gençleriyle birlikte düşünmek istedik. Temizlikten ulaşıma kadar her alanda yapay zekanın üreteceği çözümleri sizlerle konuşmak istiyoruz. Çünkü biz gençleri birer karar ortağı olarak görüyoruz. Buradan çıkacak her fikir, her satır kod bizim için çok kıymetli bir rehber olacak.” AKILLI ŞEHİRCİLİK İÇİN İKİ KRİTİK GÖREV BUÜ Yapay Zeka Topluluğu Başkanı Esra Tungır ise yapay zekayı toplumsal fayda odağında ele aldıklarını belirterek, gençlere ve teknolojiye verdiği destekten dolayı Nilüfer Belediyesi’ne teşekkür etti. Konuşmaların ardından Başkan Şadi Özdemir’in startı vermesiyle kodlama maratonu başladı. Genç mühendis ve yazılımcı adaylarından oluşan ekipler, etkinlik boyunca iki ana kategoride proje geliştirecek. Ekiplerden; Nilüfer Belediyesi’nin çöp toplama araçlarının rotalarını optimize ederek yakıt tasarrufu sağlayacak algoritmalar ve belediyeye ait kütüphane, spor salonu, etüt merkezi gibi mekanların anlık doluluk oranlarını takip edecek sistemler tasarlamaları bekleniyor. Pancar Deposu’nda gerçekleşen ve ekiplerin gece boyunca aralıksız çalışacağı hackathon, 28 Aralık Pazar günü sona erecek. Hazırlanan projeler; uygulanabilirlik, teknik yetkinlik ve yaratıcılık kriterlerine göre jüri tarafından değerlendirilecek ve dereceye giren takımlar ödüllendirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank, KOBİ’lerin Yapay Zekâ Dönüşümünü Agentic AI Hackathon ile Destekliyor Haber

Akbank, KOBİ’lerin Yapay Zekâ Dönüşümünü Agentic AI Hackathon ile Destekliyor

Türkiye’de KOBİ’lere yönelik ilk kapsamlı Agentic AI maratonu olan programda, 50 KOBİ’ye dijital ve yapay zekâ olgunluk değerlendirmesi yapılırken, seçilen 10 KOBİ’nin gerçek operasyonel problemlerine yönelik uygulamalı çözümler geliştirmesi desteklendi. Program, KOBİ’lerin yapay zekâyı stratejik bir dönüşüm ve rekabet avantajı aracı olarak kullanabileceğini somut biçimde ortaya koydu. Akbank, MEXT ve Novus iş birliğiyle hayata geçirilen ‘KOBİ’ler İçin Agentic AI Hackathonu’, birbirlerinden farklı sektörlerdeki KOBİ’lerin gerçek operasyonel ihtiyaçlarına yönelik otonom yapay zekâ çözümleri geliştirmesine imkân sundu. Türkiye’de KOBİ’lere yönelik ilk kapsamlı Agentic AI (karar alabilen ve aksiyon gerçekleştirebilen otonom yapay zekâ sistemleri) maratonu olma özelliğini taşıyan program, MEXT’te gerçekleştirildi. KOBİ’lerin dijital ve yapay zekâ dönüşümünü hızlandırmayı hedefleyen KOBİ’ler İçin Agentic AI Hackathonu, teknoloji ile sanayiyi aynı zeminde buluşturdu. Program, KOBİ’lerin kendi operasyonlarından yola çıkarak, ölçülebilir yapay zekâ etkisi yaratabilecek çözümler geliştirmelerine odaklandı. Program kapsamında 50 KOBİ’ye Dijital ve Yapay Zekâ Olgunluk Değerlendirmesi yapıldı. Değerlendirme sonucunda belirlenen 10 KOBİ, hackathona davet edilerek Agentic AI mimarisi, bulut altyapıları ve Novus platformunu uygulamalı biçimde deneyimleme fırsatı buldu. Katılımcılar, kendi üretim, operasyon ve hizmet süreçlerindeki gerçek problemlere yönelik otonom ve entegre yapay zekâ çözümleri geliştirirken, uzmanlardan bire bir mentörlük aldı. “KOBİ’lerin yapay zekâ teknolojilerine erişimini kolaylaştırmayı hedefliyoruz” Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, programa ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: “Akbank olarak KOBİ’lerin sürdürülebilir büyümesini, teknoloji ve dijital dönüşümle birlikte ele alıyoruz. KOBİ’ler İçin Agentic AI Hackathonu, KOBİ’lerin yapay zekâyı kendi operasyonlarına uyarlayabilecek yetkinliğe sahip olduğunu somut biçimde ortaya koyan çok kıymetli bir örnek. Bu tür programlarla, yapay zekâ dönüşümünü yalnızca büyük ölçekli şirketlerin değil, KOBİ’lerin erişebileceği ve gerçek değer üretebileceği bir alan hâline getirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda, KOBİ’lerin üretim ve iş süreçlerinde verimlilik artışı sağlamalarını, maliyetlerini optimize etmelerini ve rekabet güçlerini artırmalarını destekleyecek erişilebilir, ölçeklenebilir ve güvenilir yapay zeka çözümleri geliştirmelerine olanak tanıyoruz. İş dünyasının geleceğine yatırım yapmaya, KOBİ’lerimizin rekabet gücünü artıracak ekosistem iş birliklerini desteklemeye devam edeceğiz.” MEXT Teknoloji Merkezi Genel Müdürü Efe Erdem ise “MEXT olarak, üretim sektörünün geleceğini şekillendirecek agentic yapay zekâ teknolojilerinin gerçek operasyonel senaryolarla buluşmasını özellikle önemsiyoruz. Bu doğrultuda KOBİ’ler İçin Agentic AI Hackathonu, yalnızca bir günlük bir etkinlik olarak değil, uçtan uca kurgulanmış bir uygulama süreci olarak ele alıyoruz. Hackathon’a katılan KOBİ’ler, kendi üretim ve operasyon süreçlerindeki ihtiyaçları üzerinden agentic yapay zekâ kullanım senaryolarını geliştirme, bu ihtiyaçlara karşılık veren uygulanabilir ve ölçülebilir fayda üreten çözümler ortaya koyarak, bunları test etme imkânı buldular. Amacımız, yapay zekâyı pilot seviyede kullanılan bir teknoloji olmaktan çıkararak, özellikle üretim ekosisteminde ve KOBİ’ler nezdinde erişilebilir, ölçeklenebilir ve güvenilir bir yetkinlik haline getirmek. Biz de MEXT olarak bu yaklaşımdan yola çıkarak, koordinatörlüğünü üstlendiğimiz konsorsiyum ile Avrupa Birliği tarafından Avrupa Dijital İnovasyon Merkezi (EDIH) olarak seçildik. Bu yapı sayesinde, önümüzdeki dönemde KOBİ’lerin yapay zekâ ve dijital dönüşüm yolculuklarını daha geniş ölçekte, uygulama odaklı ve sürdürülebilir biçimde desteklemeyi hedefliyoruz.” KOBİ’ler için uygulamalı ve stratejik bir dönüşüm modeli KOBİ’ler İçin Agentic AI Hackathonu, üretim sektörüne özel kurgulanan yapısıyla KOBİ’lerin yapay zekâyı operasyonel verimlilik ve rekabet avantajı yaratan stratejik bir araç olarak konumlandırmasına hizmet ediyor. Akbank’ın sponsorları arasında yer aldığı program, KOBİ’ler için benzersiz bir teknoloji geliştirme ortamı sundu. Akbank, KOBİ’lere yönelik teknoloji ve dijital dönüşüm odaklı yaklaşımıyla yapay zekâ, veri ve inovasyon temelli programları desteklemeye, üretim sektörünün dönüşümüne katkı sağlamaya ve Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine değer katmaya devam edecek.

Yapay Zekâ Odaklı İnovasyon: İlaç Geliştirmede Küresel İş Birliği Haber

Yapay Zekâ Odaklı İnovasyon: İlaç Geliştirmede Küresel İş Birliği

Merck ve Boltz ekibi, yapay zekâ destekli protein mühendisliği alanında yeni bir standart belirlemek amacıyla M-Boltz Hackathon'u düzenledi. Almanya'nın Darmstadt ve ABD'nin Cambridge şehirlerinde eş zamanlı gerçekleştirilen etkinlik, ilaç geliştirme süreçlerini hızlandırmayı hedefliyor. Yaklaşık 100 kişinin katılımıyla hibrit olarak düzenlenen etkinlikte, 50’den fazla uzman bir araya gelerek farklı disiplinlerin ortak çalışmasına imkân sağladı. Hackathon'a AWS, NVIDIA, Hugging Face ve MIT Jameel Clinic gibi teknoloji ortakları destek verdi. Katılımcılar, antikorları anlamak ve olası ilaç hedeflerini belirlemek gibi zorlu görevler üzerinde çalıştı. Merck’in Dijital İnovasyon Küresel Başkanı Philipp Harbach, etkinliğin katılımcılarla ortak inovasyon geliştirme fırsatı sunduğunu belirtti. Boltz’un ortak yazarı Gabriele Corso ise, bu kıtalar arası iş birliğinin karmaşık biyomoleküler zorlukları çözmede önemli bir rol oynadığını vurguladı. M-Boltz Hackathon, yapay zekâ destekli protein mühendisliğine yeni bir ivme kazandırdı. "Hack" (keşif amaçlı araştırma ve sorun çözme) ve "marathon" kelimelerinin birleşiminden oluşan Hackathon, ekiplerin sınırlı sürede yenilikçi projeler geliştirdiği bir yarışma formatı olarak biliniyor. Merck, bu tür çalışmaları Ar-Ge süreçlerine entegre ederek dijital inovasyondaki liderliğini güçlendirmeye devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.