Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hackathon

Kapsül Haber Ajansı - Hackathon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hackathon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABB Ansera Techbridge Akademi’de Oyun Geliştirme Maratonu Haber

ABB Ansera Techbridge Akademi’de Oyun Geliştirme Maratonu

Ankara Büyükşehir Belediyesi Ansera TechBridge Akademi, Fall Temalı Hackathon’a ev sahipliği yaptı. OSTİM Teknik Üniversitesi Bilişim ve Oyun Geliştiricileri Topluluğu ile Gazi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencilerinin kurduğu Softline Club Topluluğu iş birliğinde düzenlenen etkinlikte gençler, 48 saat boyunca oyun geliştirdi. GENÇLER OYUN GELİŞTİRME SÜREÇLERİNDE DENEYİM KAZANDI OSTİM Teknik Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi başta olmak üzere farklı üniversitelerden ve disiplinlerden öğrencileri bir araya getiren hackathon, gençlerin bilgi ve becerilerini ortak projelere dönüştürmelerine olanak sağladı. Bilgisayar mühendisliği, endüstri mühendisliği ve farklı alanlardan öğrenciler, ekip çalışmasıyla oyun geliştirme süreçlerinde deneyim kazandı. ABB Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı, Akıllı Şehirler Şube Müdürü Kubilay Karadavut, “Ansera TechBridge Akademi olarak, gençlerimizin yeni fikirler üretmesini ve bu fikirlerin hayata geçirilmesini çok önemsiyoruz. OSTİM Teknik ve Gazi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği ve Endüstri Mühendisliği bölümlerinden yaklaşık 120 öğrenci, Fall Temalı Hackathon etkinliğinde bir araya geldi. Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak gençlerimize destek olmaktan ve bu güzel etkinliğe ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz" dedi. GENÇLER HEM SOSYALLEŞTİ HEM YARIŞTI Hackathon’un son gününde katılımcılar, geliştirdikleri oyunları tanıtarak projelerini paylaştı. Gençler hem yaratıcılıklarını hem de teknik becerilerini ortaya koydukları projelerle yarışma deneyimi yaşadı. Etkinliğe katılan gençler düşüncelerini şu şekilde aktardı: -Muhammed Murat: “Bu yaptığımız etkinlik oyun sektörüne yönelik bir istihdam sağlayacak. Burada Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz, bize bu mekânı sağladılar.” - Alper Gülender: “Bugün arkadaşlarımızla ilk defa oyun sektörüne girmek isteyen, bu konuda hiç deneyimi olmayan insanlarla bir araya geldik. Bugün etkinliğin üçüncü günü. Bütün katılımcılarımız 48 saat boyunca oyunlarını geliştirdiler. Bize verdikleri tüm destekleri ve kesintisiz yardım için Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ederiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Girişimcilik Dünyasının Nabzı Türkiye’de Attı Haber

Küresel Girişimcilik Dünyasının Nabzı Türkiye’de Attı

12 Ekim’deki Investor ve Hackathon Day ile başlayan ve 13–14 Ekim’deki ana programla devam eden etkinlik, üç gün boyunca 2.500’ün üzerinde katılımcıyı bir araya getirdi. Etkinlik kapsamında girişimciler ve yatırımcılar arasında binlerce bire bir görüşme gerçekleşti. Türkiye’nin önde gelen girişimcilik etkinliklerinden Istanbul Ignited by Slush’D; Türkiye, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Amerika ve Asya'dan girişimcileri, yatırımcıları ve teknoloji liderlerini ağırladı. 100'ü aşkın konuşmacının yer aldığı etkinlikte aynı zamanda hackathonlar ve yatırımcı-girişimci eşleşmeleri de düzenlendi. Buluşmaya özel geliştirilen eşleştirme uygulaması üzerinden girişimciler ile yatırımcılar arasında 2.000’den fazla görüşme planlanarak gerçekleşti. Etkinlik bu yıl "The Bridge Nobody Expected" temasıyla düzenlendi. Tema, Türkiye’nin 87 milyonluk nüfusu ve 34,9 olan medyan yaşıyla sahip olduğu potansiyele ve İstanbul’un bu potansiyeli dünyayla buluşturan stratejik konumuna dikkat çekti. İstanbul; sermaye, yetenek ve pazarları birbirine bağlayan bir inovasyon ve girişimcilik merkezi olarak öne çıktı. Day 0: OpenAI ve Manus'un hackathonları ile Yatırımcı Günü, ekosistemi kapalı kapılar ardında bir araya getirdi Etkinlik, ana konferanstan bir gün önce, 12 Ekim'de, ‘Day 0’ programıyla başladı. Günün en çok ses getiren etkinliği, dünyanın önde gelen yapay zekâ şirketleri OpenAI ve Manus'un imzasını taşıyan hackathonlar oldu. Bu iş birliği, küresel yapay zekâ devlerinin Türkiye'deki geliştirici ve girişimci topluluğuna duyduğu ilginin güçlü bir göstergesi oldu. Apify, Clerion, fal ve Hilbert'in desteğiyle girişimcilerin buluşma noktalarından Dotshub’ta düzenlenen hackathonlarda 200'ü aşkın geliştirici, gün boyunca OpenAI ve Manus teknolojileriyle yapay zekâ ajanları ve oyun odaklı yeni ürünler geliştirdi. Uygulamalı demolar ve panellerle zenginleşen yarışmaların kazananları günün sonunda açıklandı ve ödülleri verildi. Sait Halim Paşa Yalısı'nda düzenlenen Yatırımcı Günü (Investor Day) ise 300'ü aşkın katılımcıyı bir araya getirdi. Metis Ventures’ın ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte global fonların yöneticileri, yatırım ofislerinin temsilcileri, yüksek net değerli bireysel yatırımcılar ve melek yatırımcılar buluştu. Program; risk sermayesi, kurumsal sermaye, oyun, fintek, kalkınma finansmanı, büyüme ve şirket satın alma (buyout), aile ofisleri, yatırımda yapay zekâ kullanımı ve yeni nesil fon yöneticileri başlıklarındaki panellerden oluştu. Gün, davetli yatırımcılara özel buluşma ile sona erdi. Ana konferans iki gün boyunca Rixos Tersane İstanbul'da gerçekleşti. Akbank ve Togg'un ana sponsorluğunda 13–14 Ekim'de Rixos Tersane İstanbul'da gerçekleşen ana konferans, Istanbul Ignited by Slush'D Kurucu Ortakları Melisa Çağlar ve Şan Yalman'ın açılış konuşmasıyla başladı. Açılışın ardından Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı M. Muhiddin Keskin, "Türkiye Fırsatı: Yükselen Bir Teknoloji Gücüne Yatırım" başlıklı panelde kurucularla birlikte sahne aldı. İki gün boyunca ana sahne oturumlarının yanı sıra yuvarlak masa toplantıları ve bire bir görüşmeler düzenlenirken, küratörlü eşleştirmelerle yatırımcılar ve girişimciler bir araya getirildi. İkinci gün, ana sahne oturumları ve Google for Startups Demo Day ile tamamlandı. Etkinlikte 100’ü aşkın konuşmacı sahne aldı. Yatırım dünyasından Accel’den Zhenya Loginov, b2venture’den Gerrit Jurilj, Balderton Capital’den Luca Bocchio, BEK Ventures’den Baturay Kaya, Borusan Ventures’den Defne Kocabıyık Narter, Calm/Storm Ventures’den Lucanus Polagnoli, Dawn Capital’den Josh Bell, DN Capital’den Gülşah Wilke, DTCP’den Susie Meier, Earlybird’den Alina Bassi, e2vc’den Enis Hulli, Felix Capital’den Antoine Nussenbaum, Firgun Ventures’den Zeynep Korutürk, General Catalyst’ten Alex Momeni, HV Capital’den Manal Belaouane ve Alexander Joel Carbonell, Index Ventures’den Emil Schaefer, Inveo Ventures’den Haluk Nişli, Kleiner Perkins’ten Ilya Fushman, Mido Capital’den Bryan Kim, Northzone’den Dominik Esen, Raed Ventures’den Wael Nafee, redalpine’den Sebastian Becker ve Bilel Al Souaied, Scribble Ventures’den Elizabeth Weil ve Kevin Weil, Shorooq’tan Bilal Baloch, Speedinvest’ten Deepali Nangia, T.Capital’den Oliver Schmaeschke, VentureSouq’tan Suneel Gokhale, 212’den Numan Numan ve Ali Karabey, Laton Ventures’den Görkem Türk ve Oleka Capital’den İlker Sözdinler deneyimlerini paylaştı. Teknoloji ve iş dünyasından ise 1KOMMA5°’den Philipp Schröder, Anthropic’den Stephan von Perger, Cognition’dan Aman Thind, Google’dan Barış Yeşügey, Alpagut Çilingir, Mehmet Keteloğlu ve Tiago Henriques, Hilbert’ten Ceyda Erten, Loom Games’ten Kübra Gündoğan, Lyceum’dan Maximilian Niroomand, microagi’den Gianni Hodel, NVIDIA’dan Basil Fateen, OpenAI’dan Emre Okçular, Pallet’ten Nilkanth Patel, Pathfounders’den Mike Butcher, Periodic Labs’dan Ekin Doğuş Çubuk, Quantinuum’dan Ilyas Khan, Tencent Games’ten Nachuan Li, TYTAN Technologies’ten Batuhan Yumurtacı, Viktor.com’dan Fryd Wiatrowski, Wonderful’dan Georgios Kontogiannis, Akbank’tan Şebnem Dağ Güven, Disrupt.com’dan Alemşah Öztürk, Endeavor Türkiye’den Aslı Kurul Türkmen, Grand Games’ten Bekir Batuhan Çelebi, Heltia’dan Alperen Adıktı, İTÜ ARI Teknokent’ten Prof. Dr. Atilla Dikbaş, lumaq.ai’dan Sina Afra ve Rudi Dökmecioğlu, Midas’tan Egem Eraslan, Togg’dan Gürcan Karakaş, Trendyol’dan Erdem İnan ve TurkNet’ten Yunus Çelebiler sahne aldı. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan Sadullah Uzun da etkinliğin konuşmacıları arasında yer aldı. Sponsorlar ve ortaklar Etkinlikte Akbank ve Togg ana sponsor, BytePlus elmas sponsor olarak yer alırken; Sahne Sponsorları Google for Startups Accelerator ve ITU Arı Teknokent, altın sponsorlar Adjust, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ve Trendyol oldu. Teknoloji ortakları Clerion, fal, Hilbert, Manus ve OpenAI; VC ortakları 212, Ak Portföy, Felix Capital, Griffin Gaming Partners, HV Capital, Inveo Ventures, Laton Ventures, Metis Ventures, Speedinvest, Türk Telekom Ventures, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası ve Türkiye Kalkınma Fonu oldu. Ekinlikte ekosistem partnerleri arasında Girişimcilik Vakfı, Yenibirlider Derneği ve Endeavor yer alırken; Roamless, Magnitt, Brella, Kecos ve Visby etkinliğin strateji partnerleri olarak yer aldı. Etkinliğin medya ortakları ise EventLabs, FounderN, Hiwell, Inc. Türkiye, Ortak Alan, Orphex ve The Recursive oldu. Beş ülkeden bir araya gelen gönüllü bir ekip Istanbul Ignited by Slush'D, Kurucu Ortaklar Şan Yalman ve Melisa Çağlar liderliğinde; İpek Çeliksöz, Yağız Özkeş, Ceyda Sabancı Dinçer, Selin Kosova, Kaan Taşkent, Deniz Akyürek, Ata Yeğin, Anastasiia Shabliienko, Cecilie Auersperg, Kağan Korkmaz, Aymila Toyran, Yasemin Sezer, Nevena Vujovic, Tanzila Sharifli, Meryem Balcı, Nicole Mano, Selim Emirhan Önder, Aziz Berkan Hoşgül, Yiğit Çoban, Onur Cem Karaman, Furkan Öksüz, Emre Yiğit Ay ve Sude Naz Sarımeşe'den oluşan, Londra, Viyana, San Francisco, Milano ve İstanbul'dan bir araya gelen gönüllü bir ekip tarafından hayata geçirildi. Etkinliğin sahadaki işleyişini 120’yi aşkın gönüllü üniversite öğrencileri ve yeni mezun ekip üstlendi. Istanbul Ignited by Slush'D Kurucu Ortağı Şan Yalman, konuyla ilgili şunları söyledi: “İlk yıl İstanbul’un global bir sahneyi taşıyabileceğini kanıtladık. İkinci yıl, bunun tesadüf olmadığını gösterdik. Dünyanın önde gelen fonları ve yapay zekâ şirketleri İstanbul’a iş birliği yapmak, yatırım fırsatlarını görmek ve yeteneklerle bir araya olmak için geldi. Bizim için başarı ölçütü etkinlikteki kişi sayısı değil, bu üç günde hangi yatırım kararlarının alındığı ve hangi potansiyel iş birliklerinin ortaya çıktığı.” Istanbul Ignited by Slush'D Kurucu Ortağı Melisa Çağlar ise şunları söyledi: "İstanbul yıllarca Avrupa ile Asya arasında bir geçiş noktası olarak anlatıldı. Bu yıl gördük ki İstanbul bir arka plan değil, argümanın kendisi. 300'ü aşkın yatırımcının Yatırımcı Günü için bir yalıya sığması, 200'den fazla geliştiricinin OpenAI ve Manus ile bir gün boyunca ürün geliştirmesi ve 2.083 bire bir görüşme; bu şehrin sermaye ile yetenek arasında kimsenin beklemediği bir köprü olduğunun kanıtı." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ROKETSAN, Yapay Zekâ Hackathonu ile Savunmanın Geleceğini Bugünden Tasarlıyor Haber

ROKETSAN, Yapay Zekâ Hackathonu ile Savunmanın Geleceğini Bugünden Tasarlıyor

Türkiye'nin lider roket, füze ve mühimmat teknolojileri firması ROKETSAN tarafından, savunma endüstrisindeki öncü rolünü yapay zekâ alanına da taşıma hedefiyle düzenlenen Yapay Zekâ Hackathonu başladı. Kritik teknolojilerde geliştirdiği yerli ve millî çözümlerle Türkiye'nin teknoloji bağımsızlığına katkı sağlayan ROKETSAN, yapay zekâyı geleceğin savunma sistemlerini şekillendirecek temel yetkinlik alanlarından biri olarak konumlandırıyor. Bu doğrultuda 25-27 Eylül tarihleri arasında Ankara'da düzenlenen Hackathon; Edge AI, Machine Learning, LLM, otonomi ve veri bilimi gibi kritik alanlarda genç yetenekleri gelişim ve yarışma sürecinde bir araya getiriyor. 2 bin 457 başvurudan 72 genç yetenek Hackathon'da ROKETSAN Yapay Zekâ Hackathonu'na yönelik üç haftalık başvuru sürecinde 2 bin 457 başvuru alındı. Temel kriterleri karşılayan bin 778 kişi, Hackathon öncesinde düzenlenen AI Workshoplarına davet edildi. Üç gün süren workshoplarda katılımcılara LLM, bilgisayarlı görü ve otonom sistemler alanlarında uygulamalı ve etkileşimli eğitimler verildi. Eğitimlere günlük ortalama bin 250 tekil katılımcı dahil olurken, üç gün boyunca 950'nin üzerinde soru yöneltildi. Workshopların sonunda binin üzerinde katılımcıya sertifika takdim edildi. Sürecin bir sonraki aşamasında 234 kişi İngilizce ve teknik sınav değerlendirmesine katıldı. Sınavların ardından 155 kişiyle ROKETSAN insan kaynakları ekipleri tarafından mülakat gerçekleştirildi. Değerlendirme süreçlerinin sonunda belirlenen 72 genç yetenek, isimlerini ROKETSAN'ın ürünlerinden alan ÇAKIR, MAM-L, ŞİMŞEK, AKYA, ATMACA, BORA, SUNGUR ve TAYFUN takım isimleriyle 48 saatlik Hackathon sürecine katılmaya hak kazandı. "Dünyanın takip ettiği teknolojileri geliştiren ROKETSAN olmayı hedefliyoruz" ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit, Hackathonun açılışında yaptığı konuşmada yapay zekânın savunma teknolojilerinin geleceğindeki rolüne dikkat çekti. Yiğit, yapay zekânın yalnızca bir teknoloji alanı olarak değil, savunma sanayisinin geleceğini şekillendirecek temel yetkinlik alanlarından biri olarak ele alınması gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Faruk Yiğit, konuşmasında ROKETSAN'ın yapay zekâ alanındaki yaklaşımını şöyle ifade etti: "Yapay zekayı ROKETSAN açısından yalnızca yeni bir teknoloji alanı olarak görmüyoruz. Biz yapay zekayı; tasarım süreçlerimizden üretime, test ve doğrulamadan lojistiğe, karar destek sistemlerinden geleceğin savunma sistemlerine kadar bütün değer zincirimizi dönüştürebilecek stratejik bir kabiliyet olarak görüyoruz. Hedefimiz, önümüzdeki dönemde ROKETSAN'ı yapay zekâ teknolojilerini en ileri seviyede kullanan savunma şirketlerinden biri olmanın ötesinde, yapay zeka alanında özgün teknolojiler geliştiren küresel bir teknoloji oyuncusu haline getirmek." Prof. Dr. Yiğit, dünyada teknoloji yarışının kurallarının yeniden yazıldığını belirterek, bu yarışta sadece teknolojiyi kullanan ülkeler değil, teknolojiyi geliştiren, kendi algoritmalarını üreten ve kendi yapay zekâ yetkinliğini oluşturan ülkelerin söz sahibi olacağını aktardı. ROKETSAN'ın kurulduğu günden bu yana Türkiye'nin kritik savunma teknolojilerinde dışa bağımlılığını azaltmak ve Türkiye'ye özgün yetenekler kazandırmak için çalıştığını vurgulayan Prof. Dr. Yiğit, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün geldiğimiz noktada ise hedefimizi daha da ileri taşımak zorundayız. Artık yalnızca dünyanın geliştirdiği teknolojileri takip eden değil, dünyanın takip ettiği teknolojileri geliştiren bir ROKETSAN hedefliyoruz. Bunun için güçlü mühendislik altyapımıza yeni bir güç daha eklemeliyiz: yapay zeka. Ama burada çok önemli bir noktayı özellikle vurgulamak istiyorum. Yapay zeka alanında başarının anahtarı yalnızca en iyi algoritmaya sahip olmak değildir. Asıl fark yaratacak olan, doğru problemi seçebilmek, doğru soruyu sorabilmek farklı disiplinleri bir araya getirebilmek ve geliştirdiğimiz teknolojiyi gerçek hayattaki bir ihtiyaca dönüştürebilmektir." Kurumların gerçek gücünün yalnızca sahip olduğu tesisler veya üretim altyapısı olmadığının altını çizen Prof. Dr. Yiğit, asıl gücün, var olan altyapıyı geleceğe taşıyacak insan kaynağı olduğunu, bu nedenle ROKETSAN olarak genç yeteneklerle buluşmayı stratejik bir öncelik olarak gördüklerini sözlerine ekledi. Yapay zekâ farklı boyutlarıyla ele alındı ROKETSAN Yapay Zekâ Hackathonu'nun açılış etkinliğinde, ROKETSAN'ın yapay zekâ alanındaki vizyonu ve bu alandaki yaklaşımı katılımcılarla paylaşıldı. Etkinlik kapsamında ayrıca yapay zekânın savunma teknolojilerindeki geleceği, güvenilir yapay zekâ sistemleri, mühendislik ve kariyer perspektifleri farklı oturum ve konuşmalarla ele alındı. ROKETSAN'ın yanı sıra sektör, akademi ve teknoloji ekosisteminden uzman isimler; "Yapay Zekâ ve Otonomiyle Yeni Nesil Sistemler: Güvenilirlik, Karar Üstünlüğü ve Mühendisliğin Geleceği", "Laboratuvardan Operasyonel Ortama: Güvenilir AI Sistemleri Nasıl İnşa Edilir?", "Geleceğin Sistemlerini İnşa Edenler: Savunma Teknolojilerinde AI Kariyeri" ve "Yapay Zekâ Çağında Mühendis Olmak: Küresel Örnekler ve Önümüzdeki Fırsatlar" başlıklı oturum ve konuşmalarda görüşlerini paylaştı. 48 saat boyunca gerçek problem senaryoları üzerinde çalışacaklar Hackathon kapsamında 72 genç yetenek, 48 saat boyunca gerçek bir problem senaryosu üzerinde çalışacak. Katılımcılar bu süreçte ROKETSAN'ın teknik mentorlarının desteğiyle ekipler halinde projelerini geliştirecek. Program, yalnızca bir yarışma olarak değil, workshoplar, eğitimler, paneller, teknik çalışmalar, mentor desteği ve gerçek problem senaryolarını bir araya getiren kapsamlı bir yetenek gelişim süreci olarak tasarlandı. ROKETSAN Yapay Zekâ Hackathonu kapsamında ortaya konulan çalışmalar jüri tarafından değerlendirilecek. Dereceye giren takımlar, kapanış töreninde "ROKETSAN Yapay Zekâ Ödülü" başta olmak üzere çeşitli özel ödüllerin sahibi olacak. ROKETSAN, Hackathon ile bir yandan yapay zekâ alanındaki nitelikli insan kaynağını keşfetmeyi ve yapay zekâ odaklı yetenek havuzunu genişletmeyi, diğer yandan genç yetenekleri savunma sanayisinin gerçek ihtiyaçlarıyla buluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TUA Astro Hackathon Türkiye Finali Ankara’da Gerçekleştirildi Haber

TUA Astro Hackathon Türkiye Finali Ankara’da Gerçekleştirildi

Türkiye Uzay Ajansı koordinasyonunda düzenlenen TUA Astro Hackathon’ın Türkiye Finali, Gençlik ve Spor Bakanlığı iş birliğiyle 8–9 Eylül 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirildi. Uzay alanında yenilikçi fikirlerin ve çözüm odaklı projelerin geliştirilmesini amaçlayan TUA Astro Hackathon’ın ilk aşaması, 28–29 Mart 2026 tarihlerinde 24’ü fiziki, 11’i çevrim içi olmak üzere toplam 35 şehirde eş zamanlı olarak düzenlendi. Türkiye genelinde 4 bin 942 kişinin katıldığı etkinlikte en yüksek katılım 415 kişiyle Bursa’dan sağlandı.Bursa’yı sırasıyla Samsun 274, Muğla 264, Malatya 253 ve Ankara 200 katılımcıyla takip etti. Toplam 727 aktif takımın yer aldığı etkinlik boyunca gençler, TUA tarafından uzay alanında belirlenen problemlere çözüm geliştirmek amacıyla 36 saat boyunca çalışmalarını sürdürdü. Süreç sonunda 628 proje ortaya konulurken, yapılan değerlendirmeler sonucunda 95 takım Türkiye Finali’nde yarışmaya hak kazandı. Türkiye Finali’nin ilk günü olan 8 Eylül’de, 62 takım ve yaklaşık 400 katılımcı Ankara’da bir araya geldi. Takımlar, projelerini nihai hâle getirmek ve jüri sunumlarına hazırlamak için 12 saat boyunca yoğun şekilde çalıştı. Final programının ikinci günü olan 9 Eylül’de ise Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Kasım Gönüllü ve Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Yusuf Kıraç’ın katılımıyla ödül töreni gerçekleştirildi.Yapılan değerlendirmeler sonucunda 10 takım farklı kategorilerde şampiyonluğa ulaşırken, Türkiye’nin Milli Uzay Programı hedeflerine katkı sağlayabilecek nitelikteki üç projeye “TUA Milli Uzay Programı Özel Ödülü” takdim edildi. TUA Astro Hackathon ile gençlerin uzay bilimleri ve teknolojilerine yönelik ilgilerinin artırılması, yenilikçi fikirlerinin desteklenmesi ve Türkiye’nin uzay ekosistemine katkı sağlayabilecek projelerin ortaya çıkarılması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Halkbank ve TÜBİTAK KARE İş Birliğiyle Düzenlenen HackAntarktika İçin Başvurular Başladı Haber

Halkbank ve TÜBİTAK KARE İş Birliğiyle Düzenlenen HackAntarktika İçin Başvurular Başladı

Halkbank, girişimcilik ekosistemini destekleyen projelerine bir yenisini daha ekleyerek, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Kutup Araştırmaları Enstitüsü (TÜBİTAK KARE) ile iş birliğine imza attı. İş birliği kapsamında hayata geçirilen Antarktika Hackathonu (HackAntarktika) ile seçilecek yenilikçi fikir, 11. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne taşınacak. HackAntarktika için başvurular, 13 Eylül tarihine kadar Halkbank internet sitesi üzerinden yapılabilecek. Kutup bölgelerinde karşılaşılan problemlere yenilikçi çözümler geliştirmeyi ve Türkiye’nin kutup araştırmalarına katkı sunmayı hedefleyen, en fazla 4 kişiden oluşan girişimler, bireysel veya ekip olarak projeye başvurabilecek. Halkbank ve TÜBİTAK KARE ekipleri tarafından gerçekleştirilecek ön eleme sonunda 10 girişim HackAntarktika’ya katılmaya hak kazanacak. Katılımcılar, 24 saat sürecek Hackathon’da Antarktika’daki saha çalışmalarını daha verimli hale getirebilecek, çevresel ayak izini azaltabilecek ve ticari başarı potansiyeli olan projelerini mentör ve uzmanların desteğiyle geliştirerek jüri karşısına çıkacak. Büyük Ödül: Antarktika Bilim Seferi Halkbank ve TÜBİTAK KARE tarafından oluşturulacak jüri heyetinin yapacağı final değerlendirmesi ile belirlenecek Hackathon birincisi girişimi temsilen bir kişi bir haftalık 11. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne katılma hakkı elde edecek. Halkbank, bu iş birliğiyle kazanan girişimciye projesini dünyanın en zorlu araştırma sahalarından birine taşıma ve burada test etme imkânı sunarak Türkiye’nin Antarktika bilim çalışmalarına destek verecek. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde, TÜBİTAK KARE tarafından yürütülen Ulusal Antarktika Bilim Seferleriyle Türkiye’nin kutup bölgesindeki varlığının güçlendirilmesi ve Türk bilim insanlarının kutup araştırmalarına katkı sağlaması hedefleniyor. Antarktika Hackathonu da kutup araştırmalarında kullanılabilecek yenilikçi teknolojilerin geliştirilmesini teşvik ederek, geleceğe duyarlı ve bilimde kalıcı etki oluşturacak projelere destek olmayı amaçlıyor. Başvuru adresi: www.halkbank.com.tr Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Meslekleri Değil, Kullanmayanları Geride Bırakacak! Haber

Yapay Zekâ Meslekleri Değil, Kullanmayanları Geride Bırakacak!

Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, yapay zekânın dönüştürdüğü yeni dünyada üniversitelerin rolünü değerlendirdi. "Üniversiteler artık küresel rekabet ekosisteminin bir parçası" Tercih maratonunun devam ettiği bu günlerde "Geleceğin Meslekleri ve Yapay Zekâ Devrimi" konusunu değerlendiren Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, "Üniversite bir ekosistemdir. Bu ekosistemin akademisyenleri, öğrencileri ve üniversite-sanayi iş birlikleri gibi birçok bileşeni vardır. Birinci nesil üniversiteler bilgi aktarmaya odaklıydı. İkinci nesil üniversiteler Ar-Ge odaklı hale geldi. Üçüncü nesil üniversiteler ise üretilen bilginin ürüne dönüşmesini hedefleyen girişimcilik odaklı kurumlara dönüştü. Bugün ise dördüncü nesil üniversiteler girişimciliğin küresel ağlar içerisinde rekabet edebilmesini destekleyen yapılara dönüştü." dedi. Bu dönüşümün öğrencilerin eğitim anlayışını da değiştirdiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Bu dönüşen ekosistemin içerisinde öğrencilerimizin akademisyenlerle, sanayiyle ve diğer paydaşlarla doğru ilişki kurmasını sağlamak zorundayız. Çünkü artık mezuniyet sadece diploma almak anlamına gelmiyor." diye konuştu. "İyi proje yazabilmek geleceğin en önemli yetkinliklerinden biri" Projelerin geleceğin mesleklerinde belirleyici rol oynadığını ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, "Bir projenin dört temel özelliği vardır. Özgün olması gerekir. Bilimsel yöntemlere dayanması gerekir. Yaygınlaştırılabilir olması gerekir. Elde edilen sonuçların da tekrar üretilebilir olması gerekir. Öğrencilerimizin bu yetkinlikleri kazanması için birinci sınıftan itibaren sistematik şekilde ilerleyen bir eğitim modeli uyguluyoruz." ifadesinde bulundu. "Proje kültürü birinci sınıfta başlıyor" Üsküdar Üniversitesi'nde proje temelli eğitimin öğrencilerin ilk yılından itibaren başladığını anlatan Prof. Dr. Ergüzel, "İlk olarak Üniversite Kültürü dersini veriyoruz. Üniversite nedir, öğrenciden beklenti nedir, üniversitenin hayata katacağı değerler nelerdir; bunları konuşuyoruz. Ardından Girişimcilik ve Proje Kültürü dersimiz geliyor. Üçüncü sınıfta projeli seçmeli derslerimiz var. Son sınıfta ise öğrencilerimiz mezuniyet projelerini hazırlıyor. Böylece dört yıl boyunca adım adım gelişen bir proje kültürü oluşturuyoruz." şeklinde konuştu. "BrainPark'tan öğrenci kulüplerine kadar güçlü bir ekosistem kurduk" Üniversite bünyesinde yalnızca derslerle değil, farklı platformlarla da öğrencilerin desteklendiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Üniversitemizin içerisinde bir kuluçka merkezimiz var. BrainPark'ımız var. Ar-Ge çalışma gruplarımız var. Öğrenci kulüplerimiz var. Dolayısıyla öğrencilerimiz ilgi alanlarına göre hem akademik hem girişimcilik hem de araştırma açısından çok geniş destek mekanizmalarından yararlanabiliyor." dedi. "İş bulma kaygısı son derece doğal" Üniversite adaylarının en büyük endişelerinden birinin mezuniyet sonrası istihdam olduğunu belirten Prof. Dr. Ergüzel, "İş bulabilme kaygısının öncelikli olması son derece doğal. Çünkü üniversite sonrasında bir iş hayatı, aile hayatı ve kariyer planı var. Bizler de öğrencilik dönemimizde aynı kaygıları yaşadık. Üniversitenin görevi bu süreçte öğrenciye doğru rehberlik etmektir." diye konuştu. "Bilgiyi ürüne dönüştürebilen öğrenciler öne çıkıyor" Sadece teorik bilgiye sahip olmanın artık yeterli olmadığını ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, "İş hayatında yalnızca bilgi ölçülmüyor. Bilgiyi ürüne dönüştürebilme, uygulamaya geçirebilme becerileri de değerlendiriliyor. Bu nedenle öğrencilerimizin bu deneyimi mezun olduktan sonra değil, üniversite yıllarında kazanmasını hedefliyoruz." şeklinde konuştu. Bilim Fikir Festivali öğrencileri geleceğe hazırlıyor Üniversitede düzenlenen Bilim Fikir Festivali ve Hackathon organizasyonlarının öğrencilerin gelişimine önemli katkılar sağladığını belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Bilim Fikir Festivali ve Hackathon gibi rekabetçi uygulamalar öğrencilerimize çok önemli deneyimler kazandırıyor. Özellikle Hackathon'larda önemli başarılar elde eden öğrencilerimizin mesleki gelişimlerine büyük katkılar sağlandığını görüyoruz." ifadesinde bulundu. "Proje kültürü lise yıllarında başlamalı" Bilim Fikir Festivali'nin yalnızca üniversite öğrencilerine değil lise öğrencilerine de hitap ettiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Bu süreci sadece üniversite yıllarıyla sınırlamıyoruz. Bilim Fikir Festivali'ni lise öğrencilerine taşımamızın temel nedeni; proje yazma kültürünü erken yaşlarda kazandırmak. Bir problemle karşılaşıldığında bunu sistematik biçimde çözebilme yaklaşımını lise döneminde kazanan öğrenciler üniversiteye çok daha hazırlıklı geliyor." dedi. "TÜBİTAK ve TÜSEB destekli öğrenci projelerimiz var" Üsküdar Üniversitesi öğrencilerinin ulusal ve uluslararası fonlardan destek alan çok sayıda projeye imza attığını belirten Prof. Dr. Ergüzel, şöyle devam etti: "Üniversitemizin TÜBİTAK, TÜSEB gibi ulusal kuruluşların yanı sıra uluslararası fon sağlayıcılar tarafından desteklenen çok sayıda öğrenci projesi bulunuyor. İyi bir bölümde okumak tek başına yeterli değil. Eğer bunu güçlü projelerle ve uluslararası iş birlikleriyle desteklerseniz mezuniyet sonrasında çok önemli avantajlar elde ediyorsunuz. Proje yazmak sadece bilimsel çalışma yapmak değildir. Aynı zamanda proje içerisindeki ekip arkadaşlarınızla, ortaklarınızla ve paydaşlarınızla iletişimi yönetmeyi de öğrenirsiniz. Bu nedenle proje deneyimi öğrencilerin iletişim becerilerini geliştiren çok önemli bir eğitim sürecidir." "Yapay zekâ her mesleği dönüştürüyor" Yapay zekânın bazı mesleklerde doğrudan, bazılarında ise destekleyici rol üstlendiğini belirten Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, "Yapay zekâyı yoğun kullanan meslekler olduğu gibi onu destekleyici araç olarak kullanan meslekler de var. Burada ayırt edici unsur ister sağlık bilimleri, ister mühendislik, ister sosyal bilimler olsun, o alana özgü yetkinliklerin güçlü şekilde kazandırılmasıdır. Üniversitelerin temel görevi de tam olarak budur." diye konuştu. "Üniversite sadece bilgi veren kurum değil, değer inşa eden bir ekosistem" Üsküdar Üniversitesi'nde öğrencilerin eğitim yolculuğunun planlı ve aşamalı biçimde kurgulandığını anlatan Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, şöyle konuştu: "Üniversite Kültürü ile başlıyoruz, Girişimcilik ve Proje Kültürü ile olgunlaştırıyoruz, Projeye Dayalı Seçmeli Ders ve mezuniyet projesiyle tamamlıyoruz. Bunun yanında üniversitemizin değer odaklı ayağında 24 Altın Değer yaklaşımı bulunuyor. Üniversitenin temel misyonu eğitim vermek olmakla birlikte aslında siz adayı iş hayatına, topluma ve dünyaya hazırlıyorsunuz. Çok iyi bir mühendis yetiştirmek kıymetlidir ama değerleri olan bir mühendis yetiştirdiğiniz zaman geliştirdiği yazılımla, yaptığı uygulamayla topluma katkı sağlayan bir birey haline gelir. Önceliğimiz sadece iyi bir mühendis ya da iyi bir sağlık bilimci yetiştirmek değil; değer odaklı bireyler yetiştirmektir." "Yapay zekâ bir tehdit değil, güçlü bir iş ortağı" Yapay zekânın bazı alanlarda istihdamı dönüştüreceğini ancak asıl farkı teknolojiyi etkin kullananların oluşturacağını söyleyen Prof. Dr. Ergüzel, şöyle devam etti: "Yapay zekânın bazı mesleklerdeki istihdam alanını daraltacağı muhakkak. Ancak endişe edilmesi gereken şey yapay zekâ mesleği alacak mı sorusu değil. Yapay zekâyı doğru kullananlar, hiç kullanmayan veya zayıf kullanan meslektaşlarının önüne geçecekler. Eğer yapay zekâ araçlarını iyi kullanabiliyorsanız istihdam anlamında avantajlı olacaksınız. Mutlak surette birkaç yıl içerisinde yapay zekâ araçlarına hâkim olmayan, bunu bir iş ortağı olarak kullanmayan herhangi bir meslek alanı kalmayacak. Dolayısıyla yapay zekâ bir tehdit değil, zaman kazandıran, analiz gücü sağlayan, işleri kolaylaştıran güçlü bir iş ortağıdır. Yapay zekâyı tehdit olarak görmek yerine fırsat olarak görmek ve bu aracı sağlıklı kullanmak gerekiyor." "Klasik CV dönemi sona eriyor" İş dünyasının artık klasik öz geçmişlerden çok dijital portfolyolara önem verdiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Artık adaylardan beklentimiz klasik öz geçmişlerden ziyade dijital öz geçmişlerini hazırlamaları. Öğrenci üniversite hayatında hangi projelerde yer aldı, neler öğrendi; bunları CV formatına sığdırmak mümkün olmayabiliyor. Dijital öz geçmişlerinde yaptıkları projelerin videolarını koyabilir, kendilerini anlatabilirler. Öz geçmiş dediğiniz şey sadece metinden ibaret olmamalı. Videolar da olmalı. Lise döneminden itibaren yaptığı projeleri, aldığı ödülleri, nasıl geliştirdiğini anlatan bir dijital portfolyo mezuniyet sonrasında istihdam açısından önemli avantaj sağlayacaktır." dedi. "Üniversite seçerken ayırt edici özelliği sorgulayın" Tercih dönemindeki adaylara da seslenen Prof. Dr. Ergüzel, "Aday öğrenciler öncelikle bir üniversitenin ayırt edici özelliğinin ne olduğunu sorgulamalı. Sonrasında bölüm özelindeki farklılıkları değerlendirmeli. Bunun en doğru yolu üniversiteye gelmek, akademisyenleri ve öğrencileri dinlemektir." ifadesinde bulundu. "Üniversite geleceğe yapılan en önemli yatırımdır" Üniversite tercihinin hayatın en kritik yatırımlarından biri olduğunu belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Üniversite geleceğe yapılan bir yatırımdır. Geleceğinize yatırım yaparken doğru yatırım danışmanı, doğru akademisyen ve doğru üniversiteyle bu süreci yürütmek gerekir. Bir üniversitenin öğrenciye kazandırması gereken üç temel özellik vardır; öz güven, liderlik becerisi ve iletişim. Her öğrencimizin farklı meziyetleri var. Bunların ortaya çıkmasını sağlayan proje geliştirme ortamları, öğrenci kulüpleri, sosyal etkinlikler ve hackathonlar üniversitede mutlaka bulunmalıdır. Amaç her öğrencinin kendine özgü becerisini ortaya çıkarmaktır." şeklinde konuştu. "Hayatın zorluklarına hazırlayan üniversiteler fark oluşturacak" Diploma almanın mücadelenin sonu olmadığını belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Bir bölümü kazanmak mücadelenin bittiği anlamına gelmiyor. Hayat beklenmedik zorluklar çıkaracak. Üniversitenin temel misyonlarından biri öğrenciyi bu güçlüklerle baş edebilecek şekilde yetiştirmektir. Sadece mesleğe değil, hayata hazırlayan üniversiteler gerçek farkı oluşturacaktır." şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Teknoloji Liderleri Seçiliyor Haber

Geleceğin Teknoloji Liderleri Seçiliyor

Etkinlikte konuşan Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, güçlü toplumun güçlü kadınlarla mümkün olduğunu belirterek, “BİGE projemizle her geçen yıl daha fazla genç kıza ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi. Ulusal kalkınmayı destekleme vizyonu doğrultusunda kız öğrencilerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarında kendilerini geliştirmeleri ve girişimcilik ekosistemine adım atmalarını hedefleyen Halkbank BİGE projesi ikinci yılında da yoğun ilgi görüyor. Habitat Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen projenin ikinci etabı olan Hackathon’a Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesindeki 71 ilden ve yurt dışında eğitim gören Türk öğrencilerden oluşan toplam 562 takım başvurdu. 1.317 kız öğrencinin yer aldığı takımlar arasında gerçekleştirilen ön eleme sonucu 46 kız öğrenciden oluşan 20 asil takım Hackathon’a davet edildi. 27-28 Haziran tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen etkinlikte takımlar, yapay zekâdan iklim krizine kadar küresel ve toplumsal sorunlara yönelik sürdürülebilir çözümler üretmek için yarıştı. 48 saat süren teknoloji maratonunda jüri üyeleri tarafından belirlenen en başarılı 10 takım, Hızlandırma Programı’na katılmaya hak kazandı. “BİGE ile her geçen yıl daha fazla genç kıza ulaşıyoruz” Etkinliğin kapanışında konuşan Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, kız çocuklarının bilim ve teknolojiyle buluşmasına büyük önem verdiklerini belirtti. Fırsat eşitliğini destekleyen projeleri büyük bir özenle hayata geçirdiklerini söyleyen Recep Süleyman Özdil, “Güçlü toplum ancak güçlü kadınlarla mümkündür. BİGE projemizle her geçen yıl daha fazla genç kıza ulaşmanın ve onların bilim, teknoloji ve girişimcilik yolculuklarına eşlik etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Gördüğümüz ilgi ve ortaya çıkan başarı hikâyeleri de doğru yolda ilerlediğimizin en güçlü kanıtlarındandır.” ifadelerini kullandı. Ortaya konulan projelerin ve sergilenen emeğin, katılımcıların teknoloji ve girişimcilik alanındaki potansiyelini bir kez daha gösterdiğini vurgulayan Recep Süleyman Özdil, “Bugün kaybedeni olmayan bir yarışa tanıklık ettik ve hepinizin önemli kazanımlarla buradan ayrılacağınıza inanıyorum. Sizlerden yenilikçi iş fikirleriniz ile finans, yeşil teknolojiler, enerji, dijital sağlık ve yapay zekâ gibi kritik alanlarda toplumsal fayda üretmeye devam etmenizi bekliyoruz. Halkbank olarak her aşamada yanınızda olmayı sürdüreceğiz.” diye konuştu. Recep Süleyman Özdil, kadınların STEM alanlarında daha fazla yer almasının önemine dikkat çekerek şöyle devam etti: “Bilim ve teknolojide gerçek başarı, yalnızca yenilikçi fikirler üretmekle değil, bu fikirleri insanlığın faydasına sunabilmekle mümkündür. Merhametin temsilcisi olan kadınların, inovasyonu daha kapsayıcı ve toplumsal fayda odaklı hale getireceğine inanıyorum.” İki aylık Hızlandırma Programı sonrası büyük final 1 Temmuz’da başlayacak Hızlandırma Programı kapsamında 10 takım, iki ay boyunca iş fikirlerini geliştirme fırsatı bulacak. BİGE projesinin final etkinliği olan Demo Day ise 26 Eylül’de Halkbank Kuleleri’nde düzenlenecek. Dereceye giren ilk üç takım, projelerini hayata geçirebilmeleri için nakdi ödül almaya hak kazanacak. Ayrıca başarılı takımlar, uluslararası genç girişimcilik programları olan Generation Unlimited ve Entrepreneurship World Cup süreçlerine başvuru için yönlendirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MEXT, Türkiye’de Yapay Zekâyı Gençler İçin Erişilebilir Hale Getiriyor Haber

MEXT, Türkiye’de Yapay Zekâyı Gençler İçin Erişilebilir Hale Getiriyor

Türkiye’nin dijital dönüşümünde öncü rol üstlenen MEXT, yapay zekâ alanındaki dönüşümü hızlandırmak ve genç yetenekleri bu alanda üretmeye teşvik etmek amacıyla 14 Nisan’da MEXT Teknoloji Merkezi’nde gerçekleştirdiği “Fikirden Ürüne” hackathonunda üniversite öğrencileri ve genç profesyonelleri bir araya getirdi. Etkinlikte katılımcılar, yapay zekâ destekli araçları kullanarak gerçek problemlere çözüm üreten projeler geliştirdi. MEXT öncülüğünde; Business Sweden, İTÜ ARI Teknokent, T3 Girişim Merkezi ,Toplum Gönüllüleri Vakfı ve Yapay Zekâ Fabrikası destekleriyle düzenlenen hackathon, katılımcılarına fikirlerini kısa sürede çalışan ürünlere dönüştürme fırsatı sundu. Etkinliğin en dikkat çekici unsurlarından biri dünyanın en hızlı büyüyen yapay zekâ girişimlerinden Lovable ve üretken yapay zekâ alanında global ölçekte öne çıkan Fal.ai’ın Türkiye’de ilk kez bu ölçekte bir hackathon deneyiminin merkezinde yer alması oldu. Katılımcılar, Lovable’ın yapay zekâ destekli geliştirme platformu sayesinde fikirlerini hızla prototipe dönüştürürken; Fal.ai’ın görsel, video ve ses üreten model kütüphanesinden yararlanarak projelerini ileri seviyeye taşıdı. Üç Ekip Ödüllerini Aldı Problemin netliği, çözüm fikrinin gücü ve potansiyel etki gibi kriterler doğrultusunda seçilen 12 ekip, etkinlik öncesinde düzenlenen çevrim içi hazırlık sürecinin ardından MEXT’te bir araya geldi. Gün boyunca projeleri üzerinde çalışan ekipler, akşam saatlerinde jüriye sunumlarını gerçekleştirdi. Yapılan değerlendirme sonucunda üç ekip ödüle layık görüldü. Birincilik ödülünü Tıbbi Görselleştirme Asistanı Projesi, ikincilik ödülünü AI Destekli Araç Kiralama Platformu, üçüncülük ödülünü Sentetik UGC Reklam Üretici Projesi kazanırken; Fal.ai özel ödülünü ise RelateAI Dijital İlişki Mentoru Projesi aldı. Dereceye giren ilk üç ekibe Lovable ve Fal.ai tarafından platform kredisi sağlanırken; T3 Girişim Merkezi ile Yapay Zekâ Fabrikası tarafından mentorluk desteği sunulacak. Bu desteklerle ekiplerin geliştirdikleri projelerin etkinlik sonrasında da ilerletilmesi ve girişimcilik ekosistemine daha güçlü şekilde dahil olması hedefleniyor. MEXT’in yapay zekâyı stratejik bir odak noktası olarak konumlandırdığını belirten MEXT Genel Müdürü Efe Erdem konu ile ilgili şunları söyledi: “Yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji alanı değil, gençlerimizin yaratıcılığını ve üretkenliğini güçlendiren önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Bu hackathon ile yapay zekâyı daha ulaşılabilir hale getirmeyi ve genç yeteneklerin gerçek problemlere çözüm üreten ürünler geliştirmesine destek olmayı amaçlıyoruz. Lovable ve Fal.ai gibi güçlü girişimlerle yaptığımız iş birliği ise Türkiye’nin inovasyon ekosistemine duyduğumuz güvenin bir göstergesi. Sanayinin geleceğinin; teknolojiyi doğru kullanan, veriyi yöneten, insan kaynağını geliştiren ve dönüşümü iş yapış biçiminin merkezine alan şirketler tarafından şekilleneceğine inanıyoruz. MEXT olarak bu dönüşüm yolculuğunda sanayimizin yanında olmaya, yön göstermeye ve dönüşümü hızlandırmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Atilla Dikbaş ise bu hackathonda jüri üyesi olarak yer almanın kendisine, gençlerin yapay zekâ alanında üretim yapma potansiyelini yakından gözlemleme fırsatı sunduğunu ifade ederek, “Katılımcılar, kısa sürede güçlü fikirleri çalışan çözümlere dönüştürdü ve gerçek problemlere odaklandı. Bu yaklaşım, girişimcilik ekosisteminin gelişimi açısından kritik bir değer taşımaktadır. İTÜ ARI Teknokent olarak, genç yeteneklerin teknoloji üretme kapasitesini desteklemeyi stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. MEXT’in bu girişimi, farklı paydaşları aynı hedef etrafında birleştirdi ve etkili bir iş birliği modeli sundu. Bu tür platformlar, gençlerin yalnızca fikir üretmesini değil, aynı zamanda bu fikirleri sürdürülebilir girişimlere dönüştürmesini sağlar. Türkiye’nin küresel rekabet gücü, bu yeteneklerin doğru araçlar ve doğru yönlendirmeyle buluşmasına bağlıdır. Bu doğrultuda, genç girişimcilerin yanında durmaya ve onların gelişimine katkı sağlamada paydaş olarak da yer alacağız. Teşekkürler MEXT'' dedi. Yapay Zeka Fabrikası CEO’su Can Bakır, “Bugün yapay zekâ sayesinde fikirden ürüne giden yol hiç olmadığı kadar kısaldı. Artık küçük ekipler ve genç yetenekler, çok kısa sürelerde gerçek problemlere çözüm üreten ürünler geliştirebiliyorlar. Bu, girişimciliğin doğasını kökten değiştiriyor. Bu nedenle hackathon gibi yapılar; yeni nesil ürün geliştirme kültürünün önemli yapı taşlarından biri haline geliyor. Özellikle hızlı prototipleme ve gerçek kullanım senaryolarına doğrudan temas imkânı, bu süreçleri çok daha değerli kılıyor. Genç yeteneklerin bu süreçlere erken aşamada dahil olması hem bireysel potansiyelin açığa çıkması hem de ekosistemin sürdürülebilir şekilde büyümesi açısından kritik. Bu tür iş birlikleri aynı zamanda girişimler, kurumlar ve teknoloji sağlayıcıları arasında somut değer üreten uygulama zeminleri oluşturuyor. Yapay zekânın gerçek etkisi, birlikte üretildiğinde ve gerçek dünyada karşılık bulduğunda ortaya çıkıyor. Bu hackathon kapsamında geliştirilen projelerin mentorluk ve ekosistem desteğiyle gelişimini sürdürmesini önemsiyoruz. Yapay Zekâ Fabrikası olarak bu üretim döngüsünü güçlendiren iş birliklerini desteklemeye devam ediyoruz” şeklinde konuştu. Business Sweden Kıdemli Proje Müdürü Didem Çetin Karaduman bölgenin en dinamik iki dijital ekosisteminin kesişim noktasında bulunmanın kendileri için büyük bir değer olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Lovable gibi İsveçli bir unicorn’un, Türkiye’nin öncü dijital dönüşüm merkezlerinden MEXT’te böyle bir hackathon’da yer alması, ekosistemdeki dönüşümün güçlü bir göstergesi. Geleneksel iş birliklerinin ötesine geçerek birlikte üretim (co-creation) dönemine girdiğimizi görmek heyecan verici. İsveç’in unicorn ölçeklendirme modeli ile Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısı ve genç teknoloji yeteneği birleştiğinde çok değerli çıktılar elde edileceğinile inanıyoruz. Business Sweden olarak bu iş birliklerini desteklemeye ve iki ülke arasında köprü kuran projelerin gelişimine katkı sağlamaya hazırız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.