Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Halil Hasar

Kapsül Haber Ajansı - Halil Hasar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Halil Hasar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İklim Değişikliği Başkanı Hasar, Türkiye’nin COP31 Vizyonunu Anlattı Haber

İklim Değişikliği Başkanı Hasar, Türkiye’nin COP31 Vizyonunu Anlattı

İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, SDSN Türkiye’nin düzenlediği “Sürdürülebilirlik Gündeminde Güncel Gelişmeler” toplantısında konuştu. Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde kurulan ve çoğunluğu üniversiteler olmak üzere çeşitli üye kuruluşlarıyla ‘Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri’ başlığı altında çalışmalar yürüten SDSN Türkiye’nin gerçekleştirdiği toplantıda konuşan İklim Değişikliği Başkanı Hasar, Türkiye’nin iklim kriziyle mücadelesi, COP31 süreci ve COP31 vizyonu ile ilgili açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin, dünyanın birçok sorunlu bölgesinde dahi tarafları buluşturan, barış diplomasisini sürdüren bir ülke olduğunu kaydeden Başkan Hasar, COP31 ile Türkiye’nin küresel anlamda bir iklim diplomasisi yürüteceğini belirtti. Türkiye’nin artık iklim politikalarını uygulayan ve gelecek nesiller için daha yaşanabilir bir dünya vizyonunu harekete geçiren bir ülke olduğunun altını çizen Başkan Hasar, konuşmasında şu hususlara değindi; “Tarihi bir diplomasi başarısına imza attık” Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadelede Birleşmiş Milletler çatısı altındaki en önemli organizasyonlardan biri olan COP’a ilk kez ev sahipliği yapacak. Bu hepimiz için büyük bir gurur kaynağı. COP31’in, Türkiye’nin ev sahipliği ve başkanlığında gerçekleştirilecek olması; güçlü, kararlı ve zorlu müzakerelerin ardından elde edilmiş önemli bir kazanımdır. Bu anlamda tarihi bir diplomasi başarısına imza attık." dedi. Başkan Hasar, Türkiye’nin COP Başkanlığı ve ev sahipliğini üstlenmesinde yürütülen müzakere süreçlerine dikkat çekerek, “Türkiye’nin COP Başkanlığı ve ev sahipliğini üstlenmesinde, müzakere süreçlerine bizzat katılarak bizlere liderlik eden ve kararlı duruşuyla müzakerelerin tıkandığı durumlarda inovatif çözümler sunan Bakanımız Sayın Murat Kurum’a şükranlarımı sunuyorum.” ifadelerini kullandı. Ülkemizin COP Başkanlığı ve ev sahipliğini üstlenmesinde büyük çaba gösteren Bakanımız Sayın Murat Kurum’a buradan teşekkür ediyorum. Türkiye olarak, “Hiçbir ülkenin geride bırakılmayacağı, daha adil ve kapsayıcı bir diplomasi” vizyonuyla COP31’in ev sahipliğini ve başkanlığını üstlendik. Bu tarihi sorumluluk; ülkemiz açısından son derece kıymetli ve anlamlıdır. “COP31, Türkiye’yi bölgesel bir aktör olmaktan çıkarıp, küresel bir iklim lideri haline getirme potansiyeline sahip” COP31, yalnızca bir iklim konferansı değildir. Türkiye’nin küresel diplomasi, ekonomi, teknoloji ve iklim diplomasisinde yükselen bir güç odağı olma yolunda tarihi bir fırsattır. Türkiye, 2026 yılında küresel iklim politikalarının şekillendirildiği platformun merkezinde yer alacak. COP31, Türkiye’yi bölgesel bir aktör olmaktan çıkarıp, küresel bir iklim lideri haline getirme potansiyeline sahip. Aynı zamanda COP31, Türkiye’nin yeşil dönüşümünü hızlandıran bir kaldıraç da olacaktır. COP31 sadece bir konferans değil, kültür zenginliğimizi de dünya kamuoyunda paylaşacağımız önemli bir organizasyondur. Türkiye’nin COP31 Vizyonu Türkiye olarak, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında güçlü bir köprü kurmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda; enerji ve sanayi sektörlerinde yeşil ve dijital dönüşümün hızlandırılması, teknoloji, finans ve kapasite geliştirmeyi güçlendirecek yeni bir uluslararası iş birliği zeminini hayata geçirmek, dijitalleşmenin iklim eylemine katkısını artırmak için kuzey–güney iş birliklerini derinleştirmek öncelikli hedeflerimizdir. Akdeniz’in, iklim risklerine karşı yüksek kırılganlığı bizim için kritik bir referanstır. Bu deneyimi, Pasifik ve Afrika gibi diğer kırılgan bölgelerle paylaşarak; iklim risklerinin yönetilmesi, dayanıklılık kapasitesinin artırılması, uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Türkiye olarak, geleceğin şehirlerini iklim dostu, dayanıklı ve uyarlanabilir bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyoruz. Bu kapsamda; kentlerin iklim direncini artıracak modeller geliştirmek, dünya çapında ihtiyaç duyulan kentsel dönüşümün finansmanını güçlendirmek, iklim dostu şehir planlamasını küresel ölçekte desteklemek öncelikli hedeflerimizdir. COP31 Hazırlıkları Dünyanın en kalabalık ve kapsayıcı diplomatik buluşmasına, en iyi şekilde hazırlanmak için hiç vakit kaybetmeden çalışmalara başladık. COP31’i, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştireceğiz. Etkinliğe yaklaşık 200 ülkenin katılmasını bekliyoruz. Toplam katılımcı sayısının 150 bini bulacağını öngörüyoruz. 100’ün üzerinde ülkenin devlet başkanı ve üst düzey temsilcilerinin zirveye katılımını bekliyoruz. Türkiye’nin iklim politikalarının da değerlendirildiği toplantıya SDSN Türkiye üyeleri, çeşitli üniversitelerden akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarından temsilciler ve çok sayıda davetli katıldı.

Karbon Piyasası Danışma Kurulu İlk Toplantısını Gerçekleştirdi Haber

Karbon Piyasası Danışma Kurulu İlk Toplantısını Gerçekleştirdi

TOBB’da gerçekleşen toplantıya, İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar ve TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu katıldı. İklim Kanunu gereği kurulan ve TOBB Başkanı’nın başkanlığında teşkil edilen Danışma Kurulu, Emisyon Ticaret Sistemi ve uluslararası karbon piyasasına ilişkin istişari nitelikte kararlar almak üzere oluşturuldu. Sanayi ve iş dünyasından temsilcilerin katılımıyla gerçekleşen toplantının açış konuşmasını yapan İklim Değişikliği Başkanı Hasar, ülkemizin geleceği için kamu ve özel sektörün el ele, güçlü adımlar atacağına yürekten inandığını ifade ederek, danışma kurulunun kamu ve özel sektör arasında güçlü bir köprü olduğunu belirtti. İklim Kanunu’nun yürürlüğe girmesinin ardından uygulamaya yönelik gerçekleşen bu toplantıların hayata geçtiğini görmekten duyduğu memnuniyeti de dile getiren Başkan Hasar, İklim Kanunuyla karbon piyasalarının da temel bir hukuki dayanağa kavuştuğunu vurgulayarak, “Bu noktada, Danışma Kurulu, İklim Kanunu’nun çok önemli bir organıdır. Danışma Kurulu, yalnızca politika tartışmalarının yapıldığı bir platform değil, aynı zamanda çözümün üretildiği bir ortak çalışma zeminidir. Burada yapılan her değerlendirme; sistemin olgunlaşması, sorunların sahadan merkeze taşınması ve ortak aklın kurumsallaşması açısından büyük önem taşıyor” dedi. İklim değişikliğiyle mücadelede ve yeşil dönüşümde Türkiye’nin kritik bir süreçten geçtiğini dile getiren Başkan Hasar’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle; “Türkiye olarak iklim değişikliğiyle mücadelede ve yeşil dönüşüm sürecinde tarihi bir adım attık” Türkiye olarak, iklim değişikliğiyle mücadelede ve yeşil dönüşüm sürecinde kritik bir dönemeçteyiz. İklim Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte, Türkiye olarak iklim değişikliğiyle mücadelede ve yeşil dönüşüm sürecinde tarihi bir adım attık. Artık sadece çevresel bir gereklilik değil, aynı zamanda yasal bir zorunluluk olarak da belirli adımların atılması gerekiyor. Bu adımların başında, sera gazı emisyonlarının azaltılması, Emisyon Ticareti Sistemi kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesi, karbon piyasalarında etkin rol alınması, raporlama yapılması ve uyum planlarının hazırlanması geliyor. “Yenilikçi teknolojilere yatırım yapan, verimliliği artıran işletmeler kazançlı olacak” Pilot uygulama ile faaliyete geçirmeyi planladığımız Türkiye Emisyon Ticareti Sistemi ile sera gazı emisyonlarını azaltacak, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na karşı ülkemizin ekonomik çıkarlarını koruyacak ve yeşil dönüşüm stratejimizi güçlendireceğiz. Bu süreçte, yenilikçi teknolojilere yatırım yapan, verimliliği artıran ve karbon yönetimini iş süreçlerine entegre eden işletmeler kazançlı olacak. “Ülkemiz koşullarına uygun, adil bir ETS modeli oluşturmayı hedefliyoruz” 2053 Net Sıfır hedefimiz doğrultusunda geliştirilen ETS’nin kurulması, uygulanması ve geliştirilmesine yönelik çalışmalarımız hızla devam ediyor. Bu kapsamda sistemin temel bileşenlerini oluşturmaya yönelik mevzuat hazırlıklarımız sürüyor. Emisyon Ticareti Sistemi’nin işleyişine yönelik ikincil düzenleme taslaklarında sona yaklaştık. Sistemin tasarımında; Avrupa Birliği Emisyon Ticareti Sistemi (AB ETS) başta olmak üzere, uluslararası uygulamaları yakından inceledik. AB ETS’nin ilk yıllarındaki hatalarından ders alarak; ülkemiz koşullarına uygun, daha esnek ve adil bir model oluşturmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin ETS’si ile AB’deki gibi kesin ve mutlak bir emisyon azaltımına değil, emisyon yoğunluğunun azaltılmasına odaklanıyoruz. Bildiğiniz üzere, Ulusal Katkı Beyanı hedefimiz de mutlak bir azaltım taahhüdü içermiyor. Burada hedefimiz, üretimimizi baskılamadan, aynı zamanda düşük emisyonlu üretimi teşvik etmek yönündedir. Bu yaklaşım, üretim artışıyla paralel şekilde üst sınırın uyarlanmasına imkân tanıyor. Böylece sanayi üretimini baskılamadan emisyon azaltımını teşvik etmek mümkün oluyor. “Türkiye Emisyon Ticareti Sistemi gibi yenilikçi ve piyasa temelli bir yapıyı hep birlikte ülkemize kazandıracağız” Net Sıfır Emisyon hedefine giden yolda, ülkemizin potansiyelini en verimli şekilde değerlendirerek, Türkiye Emisyon Ticareti Sistemi gibi yenilikçi ve piyasa temelli bir yapıyı hep birlikte ülkemize kazandıracağız. Ücretsiz Tahsisatlandırma bu sistemde işin kalbi niteliğinde. Burada adil olmak zorundayız. Adil olmak için bir kıyaslama yapmamız gerekiyor. Kıyas değer yöntemiyle, belli ürün gruplarının emisyon yoğunluklarına göre ücretsiz tahsisatlar belirleniyor. “Bugün burada yaptığımız istişareler, geleceğin karbon piyasasının temellerini oluşturacak…” Bugün burada yaptığımız istişareler, geleceğin karbon piyasasının sağlam temellerini oluşturacağına bütün kalbimle inanıyorum. Kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum olarak el ele verdiğimizde bu dönüşümü yalnızca yönetmekle kalmayacak, aynı zamanda önemli fırsatlara da dönüştürebileceğiz. TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu Toplantıya başkanlık eden TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ise, toplantının Türkiye’nin yeşil dönüşüm sürecinde bir köşe taşı olduğuna değinerek, “Yeşil mutabakat süreci Türkiye’nin yeni kalkınma stratejisidir. Bu fırsatı doğru kullanırsak, çevreci ve iklim dostu bir büyümeyi başarabiliriz” dedi. ETS gelirlerinin ülkemizde de özel sektörün yeşil dönüşüme uyum sağlaması için kullanılması gerektiğini belirten Başkan Hisarcıklıoğlu, “Gelirlerin özel sektörün dönüşüm yatırımlarına da yönlendirilmesi, raporlama ve doğrulama süreçlerinin sade ve dijital olması, süreci sadece bir uyum zorunluluğu olmaktan çıkarıp yeni bir rekabet tasarımı haline getirilmesi uygun olacaktır. Böylece erken uyum sağlayan şirketlerimiz küresel değer zincirinde tercih edilir, tedarikçi olma avantajları artar ve Türkiye menşeili ürün güçlenebilir. Geçmişte kuralları erkenden anlayıp fırsata çevirdiğimiz gibi bugün de karbon piyasasını sanayimizin yeşil, verimli ve teknoloji yatırımlarının ana omurgası yaparak yeni bir sanayi sıçramasına imza atabiliriz” şeklinde konuştu Toplantının ardından alınan kararlar, İklim Değişikliği Başkanlığınca Karbon Piyasası Kuruluna sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.