Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Haliliye

Kapsül Haber Ajansı - Haliliye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Haliliye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Marka Şehirlerin Geleceği Dijitalleşme, Gençlik ve Sporla Şekilleniyor Haber

Marka Şehirlerin Geleceği Dijitalleşme, Gençlik ve Sporla Şekilleniyor

Turkuvaz Medya Grubu ev sahipliğinde A Haber tarafından düzenlenen “Türkiye Yüzyılında Marka Şehirler Zirvesi”, öğleden sonraki oturumlarla devam etti. Haktan Uysal ve Merve Türkay’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panellerde, dijitalleşmenin yerel yönetim hizmetlerine yansımaları, gençlere yönelik çalışmalar, spor yatırımları ve şehirlerin turizm potansiyeli değerlendirildi. Zirvenin öğleden sonraki programında Haktan Uysal’ın moderatörlüğünde “Akıllı Şehirler, Dijitalleşme ve İnovatif Uygulamalar” başlıklı panel gerçekleştirildi. Panelde Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu ve Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, teknolojinin yerel yönetim süreçlerinde kullanılması ve yenilikçi uygulamaların şehir yaşamına katkısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu: “Belediyecilikte doğru işin karşılığı aritmetik, yanlışın sonucu geometrik büyür” Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, panelde yaptığı konuşmada belediyecilikte yapılan işlerin sonuçlarının zamanla büyüdüğünü belirterek, “Belediyecilikte iyi yaptığınız şeyler aritmetik olarak büyür. Kötü yaptığınız şeyler geometrik olarak büyür. Yanlış yaptığınız işin sonucunu geometrik olarak alırsınız” dedi. Belediyeciliğin canlı bir organizasyonu yönetmek olduğunu ifade eden Göksu, “Belediyecilikte bir saat öncenin işini bir saat sonraya tehir ettiğinizde o karşınıza üç saat sorun olarak çıkar” ifadelerini kullandı. Şehirlerin yaşayan organizmalar olduğunu vurgulayan Göksu, “Bir şehrin yöneticisi şehre gönlünü vermezse şehir ona esrarını açmaz. Çünkü bizde şehirler yaşayan organizmalardır. Şehirle konuşursunuz. Eğer siz şehirle konuşmuyorsanız, şehir size esrarını açmaz ve şehir size küser,” diye konuştu. “Marka şehir olmak için önce bir hikayeniz olacak” Şehirlerin geçmişten gelen hikayelerinin geleceği şekillendirdiğini belirten Göksu, İstanbul’un göçle büyümesinin planlama açısından önemli sonuçlar doğurduğunu söyledi. Göksu, “Şehirlerimiz rüyalarımız gibidir. İnsan rüyasında umutla korku arasındadır. Bazen umutlarınızı görürsünüz, bazen korkularınızı. Bizim şehirlerimiz de umutla korku arasında kurulmuştur” dedi. Geçmişte ihtiyaçlar doğrultusunda kat kat büyüyen yapıların kentsel dönüşüm sürecini zorlaştırdığını anlatan Göksu, marka şehir olmanın yalnızca tanıtım çalışmalarıyla mümkün olmayacağını ifade etti. Göksu, “Marka şehir olmak için önce bir hikayeniz olacak. Eğer siz bir şeyi marka şehir yapmak için sadece iletişimle marka şehir yapacağım diyorsanız onu marka şehir olarak kurgulayamıyorsunuz. Şehirler, hikayesi olan mekanlardır” ifadelerini kullandı. “Esenler İstanbul’un en güvenli ilçelerinden bir tanesi” Esenler’de güvenliğin yanı sıra sosyal, kültürel ve mekansal dönüşüme önem verdiklerini belirten Göksu, “Ben Esenler’i İstanbul’un en güvenli ilçelerinden bir tanesi yapacağım diyordum. Evet, elhamdülillah şu anda Esenler İstanbul’un en güvenli ilçelerinden bir tanesi” dedi. İlçenin 1291 cadde ve sokağında, okullarında, parklarında, kamu alanlarında ve meydanlarında 616 yapay zekâ destekli yüz tanıma sistemi kamerası bulunduğunu ifade eden Göksu, kentsel dönüşüm kapsamında yenilenen konut sayısının 68-70 bine ulaştığını ve 100 bine doğru ilerlediklerini söyledi. Dijitalleşme, akıllı şehir ve inovasyon alanlarında 32 büyük projelerinin bulunduğunu aktaran Göksu, yaklaşık 2 milyon metrekarelik Bilim, Teknoloji, Kültür, Sanat ve Spor Vadisi projesi BİTEK’in yüzde 70’inin tamamlandığını belirtti. Projenin kapsamına ilişkin Göksu, “Türkiye’nin en büyük bilim merkezi, teknoparklar, yapay zekâ merkezleri, spor aktivite merkezleri… Aklınıza gelen hayata dair bilim, teknoloji, inovasyon, kültür, spor ne istiyorsanız hepsi var içinde” ifadelerini kullandı. “Vatandaş projenin paydaşı olursa bir olursunuz” Akıllı şehir uygulamalarının verilerin doğru analiz edilmesi ve şehrin ihtiyaçlarının bütüncül biçimde değerlendirilmesi açısından önem taşıdığını belirten Göksu, dijitalleşmenin yalnızca verileri sayısal ortama aktarmak olmadığını söyledi. Göksu, “Dijitalleşme dediğimiz şey sadece alıp veriyi bir sayısal ortama aktarmak değildir. Artık bu kadar bilginin üretildiği bir çağda oturup Excel’le ya da elinizle bir veri setini tasnif etmeniz mümkün mü? Değil. Dijitalleşme bize veri setlerini tasnif etme imkânı sunuyor” dedi. Vatandaşın projelere katılımının önemine dikkat çeken Göksu, “Vatandaş sizin projeksiyonunuzda projenizin bir paydaşı olursa, ona katılım sağlarsa o zaman bir olursunuz. Siz onun projenin içine dahil ederseniz, o zaman adını ona koydurursanız daha çok katılım olur” ifadelerini kullandı. Muhtarlardan gelen yaklaşık 5 bin 300 talebin yüzde 99’unun üzerinde bir oranla çözüldüğünü belirten Göksu, şehirlerin bütün ihtiyaçlarına cevap verilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Şehri sadece yönetilmesi gereken bir şey değil, içinde yaşanılan bir mekân olduğunu bilerek ve içerisinde insanın olduğunu bilerek çözümlerinizi sunduğunuz zaman o şehir kendi içerisinde mutluluğunu inşa eder. Şehirle bütünleşirseniz şehir sizinle bütünleşir. Yaşatırsanız yaşarsınız” diye konuştu. Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu: Dijital ikiz yönetim merkezimizi oluşturduk Paneldeki konuşmasında ilçenin dijital ikizini oluşturduklarını belirten Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, “Derelerimize koymuş olduğumuz sensörlerle biz ilçemizin dijital ikizini oluşturduk. Şu anda mevcutta yapılarıyla, sosyal alanlarıyla, dereleriyle, topografik yapısına göre dijitalde ilçemizi oluşturduk, şu anki yapısına göre ve planlanan, master planda hayata geçmesi öngörülen binalarıyla, yapılarıyla, şehrin tamamen suretiyle dijital ikizde bunu yansıttık. Dijital ikizde verileri almak için, toplamak ve ölçümlemek için hava, su gibi sensörlerimizi yerleştirdik. Cadde sokaklarımızda, meydanlarımızda kameralarımızı aktif hale getirdik ve bu dijital ikiz yönetim merkezimizi oluşturduk. Tıpkı afet koordinasyon merkezi gibi. 7/24 oradaki anlık gelişmeleri yönetecek bir merkez kurduk. Biz bu merkezde oluşabilecek risklere karşı önlemlerimizi önceden alabiliyoruz, tedbirlerimizi alabiliyoruz” dedi. Yine bir rekor kırılacak İstanbul Havalimanı’nda yeni bir rekor kırılacağını müjdeleyen Başkan Candaroğlu, “358 bin nüfusumuz var, 500 kilometre kare bir alana sahibiz. İstanbul'un en büyük yüz ölçümüne sahip ilçelerinden bir tanesiyiz. İstanbul Havalimanı bizde, ilçe sınırlarımızda. Yıllık geçen sene 86 milyon yolcu kapasitesiyle çalıştı, kapattı yılı. Bu sene 90'ın üzerinde bir rakam olacak. Yine bir rekor kırılacak. Oraya gelen hem turist sayısı, yerli yabancı ziyaretçi sayısı, yeni şehir planları tamamı yüzde 65'i 70'i bizden neredeyse. Şu anda sosyal konut, 100 bin sosyal konutun tamamı bizde. 2 sene içerisinde burada vatandaşımız ikamet etmeye başlayacaklar. Yaklaşık 400 bin nüfusun gelmesi öngörülüyor. 2 sene içerisinde 750 bin nüfusa sahip bir ilçe olacağız. 2 sene içinde iki katından daha fazla olacağız. Altyapı, üst yapı çalışmaları devam ediyor. Bizim de yerel yönetim anlamında vatandaşımıza vereceğimiz hizmetle alakalı şu anda tabii ki planlarımız var, master planlarımız var, gelecek zamanlı planlarımız var. Yaklaşık 2 buçuk yılda 10’un üzerinde aile sağlığı merkezi oluşturduk. Okullarımız çok çok önemli. Genç nüfus bizde de genç bir nüfusa sahibiz. Gençlerimizin beklentileri, gençlerimizin bu anlamda yönetime katılımları bizler için de çok önemli ve inşallah ben gelecekte bu inovatif düşüncenin ve dijitalleşmenin gençlerimizin hayırlı elleriyle daha farklı yere geleceğine inanıyorum” diye konuştu. “Dalga enerjisinden elektrik ürettik” Türkiye’de yerli ve milli bir proje olan Karadeniz'de dalgalardan enerji ürettiklerini belirten Başkan Candaroğlu, “15 tane elektrikli toplu taşıma aracı aldık. Ücretsiz mahallelerimizin arasında ring servisi yapıyoruz. Belediye bünyesinde şu anda elektrikli araçlarımızın sayısı çoğaldı ve bunların ihtiyaçlarını karşılamak adına güneş enerjisi sistemleri, GES'ler kurduk. Karadeniz'in hırçın dalgalarından istifade etmek adına ilçemizin 22 kilometre sınırı var Karadeniz'e. Karadeniz'de o dalgalardan enerji ürettik. Bu çok inovatif bir projedir. Türkiye'de yerli ve milli tektir bu proje. Dalga enerjisinden. Bu ürettiğimiz elektriklerle hem hizmet binalarımızın hem de bu tür araçlarımızın, hizmet araçlarımızın elektrik ihtiyacını karşılıyoruz. Bu tür projelerle ayakta duruyoruz. Çünkü sürdürülebilir bir proje” şeklinde konuştu. Merve Türkay’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Şehirlerde Gençlik ve Spor” panelinde Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan, Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat ve Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun yer aldı. Panelde, gençlere yönelik çalışmalar, spor yatırımları ve yerel yönetimlerin gençlerin sosyal yaşama katılımını destekleyen projeleri ele alındı. Malatya’da depremin ardından geleceğin şehri inşa ediliyor Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı, panelde yaptığı konuşmada, 6 Şubat depremlerinin ardından şehirde yürütülen yeniden yapılanma çalışmalarını, sanayi yatırımlarını ve gençlere yönelik projeleri anlattı. Malatya’nın depremden ağır yara aldığını vurgulayan Başkan, “Malatya çok büyük bir hasar aldı. Ama biz artık Malatya’da depremin yaralarını sarmıyoruz. Biz geleceğin Malatyası’nı inşa ediyoruz.” dedi. Yeniden yapılanma sürecinin yalnızca konut ve iş yeri inşasıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Başkan, şehircilikten ulaşıma, turizmden sanayiye, gençlik ve spordan sosyal donatılara kadar geniş bir alanda yeni bir şehir modeli oluşturduklarını söyledi. 125 bin bağımsız bölümle çok merkezli şehir planlaması Malatya’da konut ve iş yerlerini kapsayan 125 bin bağımsız bölümün inşa edildiğini belirten Başkan, yeniden yapılanmada şehrin demografik yapısının ve toplumsal bağlarının korunmasına önem verdiklerini kaydetti. “Biz sadece bu konutları yapmadık.” diyen Başkan, planlamada mahalle kültürünü ve komşuluk ilişkilerini gözeterek hareket ettiklerini ifade etti. Başkan, “Yeni bir Malatya kurgularken Malatya’nın demografik yapısı bozulmasın, Malatya’da insanlarımız kendi komşusuyla, kendi akrabalarıyla aynı sokakta, aynı caddede, aynı yerde yaşasınlar istedik ve bu şekilde bir planlama yaptık.” sözleriyle yeniden yapılanmanın sosyal boyutuna dikkat çekti. Yeni yerleşim planlamasıyla Malatya’nın tek merkezli yapıdan çok merkezli bir şehir modeline dönüştürüldüğünü belirten Başkan, bu yaklaşımın şehrin gelecekteki gelişiminde belirleyici olacağını söyledi. Sanayide yeni yatırımlar, gençlik ve sporda kapsamlı projeler Malatya’nın ekonomik yapısında tarımın yanı sıra sanayinin de önemli bir yer tuttuğunu belirten Başkan, mevcut sanayi yapısının geliştirilmesi ve yeni üretim alanlarının oluşturulması için çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti. İki yeni organize sanayi bölgesinin kurulma sürecine değinen Başkan, “İlk yerli ve milli akıllı telefonu da Malatya’da üretilecek.” diyerek şehirdeki üretim kapasitesinin yeni alanlara taşınmasına yönelik hedeflerini aktardı. Gençlere yönelik yatırımların da yeniden yapılanma sürecinin önemli bir parçası olduğunu belirten Başkan, tamamlanan 43 spor yatırımının yanı sıra yeni projelerin sürdüğünü söyledi. Kaynarca-Melekbaba bölgesinde 57 dönüm üzerine kurulan spor kompleksinin tamamlandığını belirten Başkan, tesiste tam nizami futbol sahası, bin 500 seyirci kapasiteli stadyum, bin seyirci kapasiteli spor salonu, kapalı halı saha ve golf sahasının bulunduğunu anlattı. Kompleksin gençlik merkeziyle birlikte gençlerin farklı spor dallarına erişimini artıracağını ifade etti. Kütüphane yatırımlarına da değinen Başkan, Malatya genelinde 13 kütüphanenin inşaatının sürdüğünü belirterek, spor tesisleri ve gençlik merkezleriyle birlikte gençlerin sosyal ve sportif imkânlara erişimini kolaylaştırmayı hedeflediklerini dile getirdi. Bu yaklaşımı, “Malatya’da bir evladımız veya bir kişi evinden çıktığı zaman 5 dakika yürüme mesafesiyle kütüphaneye, sosyal tesise, bir gençlik merkezine, bir spor tesisine ulaşabilir.” sözleriyle anlattı. Türkiye’de dördüncü Keşif Kampüsü Panelde konuşma yapan Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat: “Yaklaşık 5 tane kütüphanemiz var. Şu an 6'ncıyı inşa ediyoruz. 452 kişi kapasiteli modern kütüphaneler. Dünya ve Türkiye'deki ilk ve tek olan bir Teknofest'i Şanlıurfa'da icra ettik. Şehre de heyecan geldi. Gençlere de var olan güvenlerine bir özgüven daha tekrar geldi. Bizlere bunu tevdi eden Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz. Şu anda gençlikle ilgili gelecekteki bilim, sanayi, teknoloji, uzay bilimleriyle ilgili, havacılıkla ilgili şu anda keşif kampüsümüz yaklaşık bir 6 dönümlük alan üzerinde bin 600 metrekarelik kapalı alan üzerinde inşaatımız bitmek üzere. Türkiye'de de dördüncü keşif kampüsü olacak” şeklinde konuştu. Gençlerimize ‘Kanala değil, havuza’ diyoruz Başkan Canpolat, “Urfa spora da ilgili. Sadece Haliliye ilçemizde sadece 34 tane amatör spor kulübü var. Şehrimizde turnuvaların yapılacağı spor kompleksleri var ama bir de Haliliye'ye özgü daha büyük bir spor kulübü yapmayı düşündük. Temellerini attık. Yaklaşık 17 dönümlük bir alan üzerinde. Buraya aynı zamanda basketbol da ekledik. Tribünü ve diğer sosyal donatı alanlarıyla beraber burada hem il içindeki hem de bölge içerisindeki yarışmaların yapılabileceği bir amatör spor kompleksini de inşallah bitirmiş olacağız. O sportif alandaki gençlerimize yapmış olduğumuz yatırımlara bir de yüzme havuzlarına destek verdik. 5 tane olan ulusal standartlardaki modern yüzme havuzlarına şu an altıncısını bitirmek üzereyiz. Bunlar yarı olimpik şeklinde oluyor. Şanlıurfa'da kardeşlerimize, gençlerimize kanala değil, havuza diyoruz. Ulusal standartta da turnuvaların yapılabileceği bir açık okçuluk merkezini şu anda inşa ediyoruz. Burada da bir spor merkezi de yine olup içerisinde minder güreşlerinin yapılabileceği ata sporları merkezlerimizde yaklaşık bir 10 dönüm alan üzerinde şu anda inşası bitmek üzere” dedi. “Belediye Başkanı şehrin dert babasıdır” Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan, panelde yaptığı konuşmada belediyecilik anlayışının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde farklı bir boyuta taşındığını belirterek, “Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu belediyecilik vizyonu başka bir çehre kazandırdı. ‘Sokakta olacaksınız, dertliyle dertleneceksiniz. Siz o şehrin dert babasısınız. Girmediğiniz ev kalmayacak’ dedi” ifadelerini kullandı. Vatandaşların belediye başkanlarından beklentilerinin arttığını kaydeden Ercan, “Vatandaş artık belediye başkanının kanunda yetkisinin ne olduğuyla ilgilenmiyor. ‘Ben sana ulaşırım kardeşim, benim şehrimin şehremini sensin. Git, yetkili kimse sen de ona ulaş’ diyor. Halkın dertleriyle dertlendiğiniz zaman gerçekten gidiyorsunuz, uğraşıyorsunuz. Sizinle hiç ilgisi olmayan konular, kurumlar olsa da vatandaşın meselesini çözüyorsunuz. O artık sizin yaşam biçiminiz haline geliyor” dedi. “Sincan’da her an interaktif olmak zorundasınız” Sincan’ın hızla büyüyen ve dinamik bir ilçe olduğunu vurgulayan Ercan, “Sincan’da her an interaktif olmak zorundasınız. Yoksa ne Sincan’a uyabilirsiniz ne de orada başarılı bir belediye başkanlığı yapabilirsiniz” diye konuştu. İlçenin nüfusunun son yıllarda yıllık ortalama 20-25 bin arttığını, dokuz yıllık belediye başkanlığı döneminde ise yaklaşık 150 bin kişilik artış yaşandığını belirten Ercan, “120 bin ilk, orta ve lise düzeyinde öğrencimiz var. 30 yaş altı 300 bin. Böyle bir genç şehirden bahsediyoruz” ifadelerini kullandı. Sincan’ın Ankara’nın sanayi ve üretim kapasitesinde önemli bir yere sahip olduğunu kaydeden Ercan, “Ankara’nın ihracatının yüzde 70’ini Sincan yapıyor. Beş tane organize sanayisi var. Her biri hacmini ikiye katlıyor. Sincan’da hem tarım hem endüstri hem de metropol kent belediyeciliği var. Bu katmanların her birinde aktif olarak yer almaya gayret ediyoruz,” dedi. “Herhangi bir sanatı, mesleği olmayan gençlere sanat ve meslek kazandırıyoruz” Gençlerin ihtiyaçlarına yönelik çalışmalara öncelik verdiklerini belirten Ercan, Sincan’da 13 millet kütüphanesi bulunduğunu ve kütüphanelerin yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Ercan, “İlkini yaptığımızda ‘Belediyenin işi mi bu, kim gidecek, boşuna para harcıyorsun’ diyenler oldu. Sonra yaptık, sırada bekliyor gençler. Şimdi hamdolsun 13 tane var Sincan’da. Dolup dolup taşıyor” ifadelerini kullandı. İlçede yaklaşık 100 bin kütüphane üyeleri bulunduğunu, bebek kütüphanesiyle 0-6 yaş grubundaki çocuklara ve ailelerine yönelik çalışmalar yürüttüklerini aktaran Ercan, spor, sanat ve kültür alanındaki yatırımları da anlattı. Spor salonları, gençlik merkezleri, futbol sahaları, bilim merkezi, konservatuvar ve Gastronomi Akademisi gibi projelerle farklı alanlarda eğitim ve etkinlik imkânı sunduklarını belirten Ercan, organize sanayi bölgeleriyle iş birliği yaparak meslek kursları düzenlediklerini ve istihdam ofisi aracılığıyla gençleri işe yerleştirdiklerini kaydetti. Ercan, “Herhangi bir sanatı, mesleği olmayan gençlere sanat ve meslek kazandırıyoruz. Aylık binleri bulan rakamlarla gençlerimizi işe yerleştiriyoruz” dedi. Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun: “Gençleri kötü alışkanlıklardan uzaklaştırmanın yolu spor” Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, yaptığı konuşmasında genç nüfusa sahip ilçede spor altyapısını güçlendirmeyi öncelikleri arasına aldıklarını belirtti. Belediyeciliğin yalnızca imar ve inşa faaliyetlerinden ibaret olmadığını ifade eden Dursun, “Şehri ihya etmek, nesli ihya etmek de yerel yönetimlerin en büyük vazifelerinden birisi. Gençleri kötü alışkanlıklardan, kötü işlerden, kötü arkadaşlıklardan, uyuşturucudan, sigaradan ve benzeri kötü huylardan uzaklaştırmanın en önemli araçlarından birisi spor” dedi. “Hedef Avrupa’nın en iyi spor şehri olmaktı” Sultangazi’de spor altyapısının güçlendiğini söyleyen Dursun, Gençlik ve Spor Bakanlığı verilerine göre aktif lisanslı sporcu sayısı bakımından Türkiye’nin en büyük spor kulübü olduklarını ifade etti. Kulüplerinde 27 branşta 3 bin 500 aktif lisanslı sporcu bulunduğunu belirten Dursun, “Biz artık bir markalaşma hikâyemiz olmalı dedik. Kendi platformlarımızda birbirimizle yarışan bir hale büründük ama artık bunu bir marka haline getirmeliyiz, platformu başka yerlere götürmeliyiz” diye konuştu. Bu hedef doğrultusunda Avrupa’daki spor organizasyonlarına yöneldiklerini kaydeden Dursun, Sultangazi ve İstanbul’un 2012 yılında Avrupa Spor Başkenti unvanını aldığını, o tarihten bu yana bu unvanı alan başka bir şehir olmadığını söyledi. Dursun, 2026 yılında Avrupa’da 21 şehrin “Avrupa’nın en iyi spor şehri” unvanı için yarıştığını belirterek, “Biz platformu artık başka bir yere getirdik” ifadelerini kullandı. “Sporun yaygın bir şekilde bütün katmanlara ulaştırıldığı ilçe sıfatını aldık” Brüksel’de yürütülen sürecin tamamlandığını açıklayan Dursun, Avrupa’nın en iyi spor şehri unvanını kazandıklarını belirterek, “Geçen hafta Brüksel’deydim. Avrupa’nın en iyi spor şehri unvanını Sultangazi, İstanbul, Türkiye’ye getirdik. Bu bizim için çok büyük bir başarı” dedi. Spor şehri olmanın yalnızca başarıya odaklanmak anlamına gelmediğini vurgulayan Dursun, “Sporun yaygın bir şekilde bütün katmanlara ulaştırıldığı ilçe sıfatını aldık. Başarıdan daha çok, sporun kitlelere ne kadar yaygın olarak yapıldığına da bakılıyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şanlıurfa’da Raylı Sistem İçin Tarihi Adım Haber

Şanlıurfa’da Raylı Sistem İçin Tarihi Adım

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, kent içi ulaşımın geleceğini şekillendirecek en önemli yatırımlardan biri için önemli bir adım daha attı. Şanlıurfalıların uzun yıllardır beklediği raylı sistem yatırımı kapsamında hem hattın birinci etap yapım işi hem de 14 adet hafif raylı sistem aracının temini için 13 Ekim 2026 tarihinde iki ayrı ihale gerçekleştirilecek. Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın talimatları doğrultusunda, Ulaşım Daire Başkanlığı tarafından yürütülen Eyyübiye–Haliliye Hafif Raylı Sistem Projesi proje ve hazırlık çalışmalarının ardından ihale aşamasına ulaştı. Kentte yıllardır gündemde olan ve Şanlıurfalıların hayata geçirilmesini beklediği raylı sistem için 13 Ekim 2026 tarihinde iki ayrı ihale yapılacak. İLK İHALE 14 RAYLI SİSTEM ARACI İÇİN Projenin araç ayağını oluşturacak “14 Adet Hafif Raylı Sistem Aracı Temini ve İşletmeye Alınması İşi” ihalesi, 13 Ekim 2026 Salı günü saat 10.00’da gerçekleştirilecek. 2026/1334867 ihale kayıt numarasıyla ilan edilen ihale, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında açık ihale usulüyle gerçekleştirilecek. İhale kapsamında Şanlıurfa’da kullanılacak 14 adet hafif raylı sistem aracının temini ve işletmeye alınması sağlanacak. HAFİF RAYLI SİSTEM HATTININ 1. ETABI DA AYNI GÜN İHALEDE Aynı gün raylı sistem projesinin altyapısını oluşturacak bir diğer önemli ihale daha yapılacak. “Şanlıurfa Eyyübiye - Haliliye Hafif Raylı Sistem Hattı 1. (Birinci) Aşama Yapım İşi” ihalesi ise 13 Ekim 2026 saat 10.30’da gerçekleştirilecek. 2026/1327584 ihale kayıt numarasıyla ilan edilen yapım işi, yine 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında açık ihale usulüyle yapılacak. Çalışmaların gerçekleştirileceği bölge ise Eyyübiye ve Haliliye ilçeleri olarak belirlendi. Böylece aynı gün içerisinde hem raylı sistem hattının yapımına hem de bu hatta hizmet verecek araçların teminine ilişkin iki kritik ihale gerçekleştirilmiş olacak. ŞANLIURFA ULAŞIMINDA YENİ BİR DÖNEM Hızla büyüyen nüfusu ve artan ulaşım ihtiyacıyla birlikte yeni ulaşım çözümlerine ihtiyaç duyan Şanlıurfa'da hafif raylı sistem projesinin hayata geçirilmesi, kent içi toplu ulaşım açısından önemli bir dönüşümün başlangıcı olacak. Raylı sistemle birlikte yüksek yolcu taşıma kapasitesi, daha düzenli ve öngörülebilir seyahat süreleri, konforlu toplu ulaşım ve karayolu üzerindeki trafik yükünün azaltılması hedefleniyor. Projenin aynı zamanda özel araç kullanımına olan bağımlılığın azaltılmasına, yoğun güzergâhlarda toplu taşımanın cazibesinin artırılmasına ve daha sürdürülebilir bir kent içi ulaşım sisteminin oluşturulmasına katkı sağlaması bekleniyor. Özellikle Eyyübiye ve Haliliye gibi nüfus ve günlük hareketliliğin yoğun olduğu iki merkez ilçeyi kapsaması, projenin Şanlıurfa'nın ulaşım ağı açısından stratejik önemini daha da artırıyor. BAŞKAN GÜLPINAR DÖNEMİNİN EN ÖNEMLİ ULAŞIM YATIRIMLARINDAN BİRİ Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın talimatlarıyla başlatılan çalışmalar kapsamında Ulaşım Daire Başkanlığı teknik hazırlık ve proje süreçlerini tamamlayarak yatırımı ihale aşamasına taşıdı. 13 Ekim 2026, bu anlamda Şanlıurfa ulaşımı açısından önemli tarihlerden biri olacak. Hattın birinci etap yapım işi ile 14 hafif raylı sistem aracının temininin aynı gün ihaleye çıkmasıyla birlikte, Şanlıurfa’nın yıllardır beklediği raylı sistem projesinin hayata geçirilmesi yolunda somut ve önemli bir eşik daha aşılmış olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tarım İşçisi Ailelerin Çocukları için Nitelikli Eğitim Desteği Haber

Tarım İşçisi Ailelerin Çocukları için Nitelikli Eğitim Desteği

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), Turkish Philanthropy Funds (TPF) desteğiyle tarım işçisi ailelerin eğitimden kopma riski taşıyan çocukları için nitelikli eğitim desteği sunan "Dört Mevsim Eğitim Projesi"ni Şanlıurfa'da hayata geçiriyor. Depremden etkilenen iller arasında yer alan Şanlıurfa'da Ateşböceği Öğrenim Biriminde yürütülen etkinliklerle, tarım işçisi ailelerin çocuklarının yaz döneminde nitelikli eğitime erişimlerinin ve gelişimlerinin desteklenmesi hedefleniyor. TPF’nin işletme sponsorluğunu üstlendiği TEGV Tasarım Mucitleri Ateşböceği Öğrenim Birimi aracılığıyla Şanlıurfa'nın Haliliye ilçesinde yürütülen proje, Ağustos ayı sonuna kadar devam edecek. Proje kapsamında çocuklar, yaş ve gelişim düzeylerine uygun olarak hazırlanan oyun ve deneyim temelli etkinliklerle nitelikli eğitim desteği alacak. Çocukların bütüncül becerilerinin gelişimi amaçlanıyor Çocukların çok yönlü gelişimini destekleyen proje kapsamında hijyen ve öz bakım, sanat, müzik, spor ve temel akademik beceriler gibi farklı alanlarda etkinlikler gerçekleştirilecek. Projeyle dezavantajlı koşullarda yaşayan çocukların sosyal-duygusal, bilişsel ve fiziksel gelişimlerinin desteklenmesinin yanı sıra öğrenmeye aktif katılım göstermeleri, günlük yaşam becerileri kazanmaları ve kendilerini güvenle ifade edebilmeleri amaçlanıyor. Bölgede tarım işçisi olarak çalışan aileler, mevsimlik tarım göçü nedeniyle yer değiştirebiliyor, bu durumun çocuklarının yaz döneminde eğitim ve öğretimden uzak kalmasına neden olduğu gözlemleniyor. Dört Mevsim Eğitim Projesiyle çocukların öğrenme kayıplarının önüne geçilmesi ve gelişimlerini kesintisiz biçimde desteklemesi amaçlanıyor. TEGV'in bu alandaki saha deneyimi 15 yıl öncesine dayanıyor TEGV'in tarım işçisi ailelerin çocuklarına yönelik projelerdeki saha deneyimi 2011 yılına kadar uzanıyor. Tarım göçü nedeniyle eğitimi kesintiye uğrayan ve akranlarının eğitimsel kazanımlarına henüz erişememiş çocuklara destek olmak amacıyla, 2011-2016 yılları arasında Ankara, Şanlıurfa ve Adana'da Mevsimlik Tarım İşçileri Projesi (METİP) kapsamında TEGV Ateşböceği Öğrenim Birimi etkinlikleri düzenlenmişti. Bu çalışmalardan edinilen deneyim, 2021 yılından bu yana kesintisiz sürdürülen ve fındık hasadı bölgesi olan Ordu ve Sakarya’da hayata geçirilmiş olan Dört Mevsim Eğitim Projesi'nin de temelini oluşturmuştur. Proje kapsamında bu yıl 6. kez Sakarya’da gerçekleştirilecek etkinliklerin yanı sıra TPF desteğiyle Şanlıurfalı çocuklarla da buluşuluyor. TEGV ve TPF iş birliği binlerce çocuğun hayatına etki etti TEGV ile TPF arasında uzun yıllardır devam eden güçlü iş birliği, 6 Şubat depremlerinin ardından deprem bölgesinde yürütülen eğitim çalışmalarına verilen sürdürülebilir destekle daha da güçlendi. 2024 yılında Lloyd's Register Foundation ile birlikte Gaziantep Öğrenim Birimi'nin yapım sponsorluğunu üstlenen TPF, Ateşböceği Öğrenim Birimlerinin faaliyetlerine de katkı sağlayarak binlerce çocuğu nitelikli eğitimle buluşturdu. TPF'nin de destekleriyle Hatay'da dört konteyner kentte 1000 çocuğa bisiklet hediye edilerek "Bisiklet Temel Eğitim Programı" uygulandı. 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremden etkilenen iller arasında bulunan Şanlıurfa'da hayata geçirilen Dört Mevsim Eğitim Projesi de bu stratejik iş birliğinin yeni halkasını oluşturuyor. "Çocukların gözlerindeki merakı, öğrenme isteklerini ve mutluluklarını görüyoruz" TEGV Ateşböceği Öğrenim Birimi Yöneticisi Mehmet Karaduman, projeye ilişkin duygularını şu sözlerle ifade etti: “Daha önce hem deprem bölgesinde hem de Dört Mevsim Eğitim Projesi kapsamında Sakarya'da görev yapmış biri olarak, bu projenin benim için ayrı bir anlamı var. Şanlıurfa'da tarım işçisi ailelerin çocuklarıyla Ateşböceğimizde bir araya geldiğimizde onların gözlerindeki merakı, öğrenme isteğini ve mutluluklarını görüyoruz. Aileleri tarım ile uğraşırken çocuklar vakitlerini evde oturarak değil Ateşböceğinde geleceklerine hazırlanarak geçiriyor eğlenirken öğreniyorlar. Zorlu koşullara rağmen çocukların nitelikli eğitim desteğiyle potansiyellerini keşfedeceklerine inanıyoruz. Onlara güvenli ve nitelikli bir öğrenme ortamı sunabilmek, bizim için yalnızca bir görev değil, bir sorumluluk ve büyük bir umut kaynağı.” “Çocukların yaz dönemini nitelikli bir öğrenme ortamında geçirmelerini hedefliyoruz” TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Çocukların nitelikli eğitime erişiminin sürekliliğini sağlamak bizim için büyük önem taşıyor. Turkish Philanthropy Funds ile uzun yıllardır sürdürdüğümüz güçlü iş birliği sayesinde, deprem bölgesindeki eğitim çalışmalarımızı sürdürülebilir biçimde geliştirmeye devam ediyoruz. Saha deneyimimizle hayata geçirdiğimiz Dört Mevsim Eğitim Projesi'ni, TPF'nin destekleriyle bu yıl Şanlıurfa'ya da taşıyoruz. Amacımız, tarım işçisi ailelerin çocuklarının yaz dönemini güvenli, destekleyici ve nitelikli bir öğrenme ortamında geçirmelerini sağlamak. Her çocuğun, gelişim ihtiyaçlarına duyarlı ortamlarda nitelikli eğitimle buluşmasının çok önemli olduğunu biliyoruz. Dört Mevsim Eğitim Projesi'nde ve tüm faaliyetlerimizde benimsediğimiz ilke şu: çocuklarımız nerede olursa olsun, biz de oradayız. Bu proje sayesinde çocuklarımızın yalnızca akademik değil; sosyal, duygusal ve fiziksel gelişimlerinin de destekleneceğine ve yaşamlarına uzun vadeli katkılar sunacağına inanıyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şanlıurfa’da Kaçak Elektrik Denetimleri Sıklaştırıldı: Bir Haftada 2 bin 626 Abone Tespit Edildi  Haber

Şanlıurfa’da Kaçak Elektrik Denetimleri Sıklaştırıldı: Bir Haftada 2 bin 626 Abone Tespit Edildi 

Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, havaların soğumasıyla birlikte artan kaçak elektrik tüketimine karşı sahadaki denetimlerini hızlandırdı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan sorumluluk sahasındaki illerde kaçak kullanımın önlenmesine yönelik kapsamlı kontroller gerçekleştiren Dicle Elektrik, Şanlıurfa’da son bir haftada 2 bin 626 abonenin ısınma amaçlı kaçak elektrik kullandığını tespit etti. Yapay zeka destekli analizler, dron kontrolleri ve jandarma destekli saha ekipleriyle sürdürülen çalışmalar, özellikle kırsal mahallelerde yoğunlaştırıldı. Kaçak elektrik, diğer abonelerin de hizmet kalitesini düşürüyor Dicle Elektrik yetkilileri, havaların soğumasıyla birlikte özellikle ısınma amacıyla kaçak kullanımın tekrar artış eğilimine geçtiğini belirtti. Yetkililer, “Kaçak elektrik kullanımı yasa dışı bir davranış olmakla birlikte tüm elektrik şebekenin dengesini bozarak arızalara ve kesintilere neden oluyor. Bu durumdan en çok etkilenen ise elektrik faturalarını düzenli ödeyen ve yasal yollardan elektrik kullanan aboneler oluyor. Biz bu adaletsizliğe karşı mücadelemizi tüm imkânlarımızla yürütüyoruz” dedi. Yapay zeka destekli tespit, jandarma destekli denetim Dicle Elektrik, sahada yürütülen çalışmalarda teknolojik yeniliklerden de azami ölçüde yararlanıyor. Kaçak kullanımın yoğun olduğu bölgeler, yapay zeka ile analiz edilerek hem havadan hem karadan kontrol altına alınıyor. Şanlıurfa’nın Eyyübiye, Haliliye ve Karaköprü ilçelerine bağlı toplam 15 kırsal mahallede gerçekleştirilen son kontrollerde sadece kırsalda 140 abonenin kaçak elektrik kullandığı belirlendi. İl genelinde ise bu sayı 2 bin 626’ya ulaştı. “Kaçak elektrikle mücadelede kararlıyız” Dicle Elektrik tarafından yapılan açıklamada, kırsal ve şehir merkezlerinde eş zamanlı denetimlerin artırıldığına dikkat çekilerek şu ifadeler kullanıldı: “Özellikle yapay zeka destekli analizlerle en doğru noktaları tespit ediyor, denetim ekiplerimizi bu alanlara yönlendiriyoruz. Kaçak elektrikle mücadelede kararlıyız. Kayıpsız ve kesintisiz enerji hedefimize ulaşmak için teknolojiden faydalanmayı sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.