Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Halka Açık Wi-Fi

Kapsül Haber Ajansı - Halka Açık Wi-Fi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Halka Açık Wi-Fi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Siber Saldırganların Yeni Hedefi Tatilciler Haber

Siber Saldırganların Yeni Hedefi Tatilciler

Türkiye, Güney Afrika ve Mısır da dâhil olmak üzere 20’den fazla ülkede bulunan Kaspersky çalışanları; kendi ülkelerinde mutlaka görülmesi gereken yerleri ve deneyimleri aktarırken, gezginlerin bu destinasyonlarda karşılaşabileceği dijital risklere dair ilk elden kritik değerlendirmeler sunuyor. En Çok Hedef Alınan Sektör: Ulaşım ve Biletleme Platformları Günümüzde bir seyahat planlamak; araç paylaşım uygulamaları, hava yolu şirketleri ve çevrim içi seyahat acenteleri arasında mekik dokumak anlamına geliyor. Bu süreç genellikle çok sayıda sekme ve cihaz üzerinden, üstelik avantajlı teklifleri kaçırmama telaşıyla yürütülüyor. İşte bu aciliyet hissi, tanıdık markalara duyulan güven ve platformlar arası yoğun trafik; meşru ulaşım ve seyahat hizmetlerini taklit ederek oltalama sayfaları, sahte uygulamalar ve dolandırıcılık odaklı teklifler sunan siber korsanlar için biçilmiş kaftan oluşturuyor. Kaspersky araştırmacıları, önde gelen ulaşım markalarının* adı kullanılarak yayılan siber tehditleri mercek altına aldı. Q2 2025 ile Q1 2026 tarihleri arasında Kaspersky çözümleri, bu markalarla ilişkilendirilen 262.663 engelleme kaydetti. Emirates markası taklit edilerek yapılan saldırılar, ulaşım kategorisindeki tüm tespitlerin %61’ini oluşturarak ilk sırada yer alırken; bunu %37 ile Uber takip etti. Bu kategoride gözlemlenen hareketliliğin ezici bir çoğunluğunun sektör lideri iki marka üzerinden yürütülmesi, saldırganların çabalarını geniş kitlelere ve yüksek ödeme trafiğine sahip tanınmış hizmetler üzerinde yoğunlaştırdığını gösteriyor. Ulaşım markalarıyla ilişkilendirilen dosya ve nesneler arasında en yaygın tespit edilen tehdit türü %30,5 ile Truva atları (Trojan) olurken, bunu %22,5 ile Bankacılık Truva Atları (Trojan-Banker) izledi. Bu kötü amaçlı yazılımlar doğrudan banka giriş bilgilerini ve ödeme verilerini çalmak üzere tasarlanıyor. Bir başka deyişle, ulaşım markalarını taklit eden siber suçlular yalnızca rezervasyon detaylarının peşinde değil; vakaların büyük çoğunluğunda doğrudan kullanıcının banka hesabını hedef alıyor. İrlanda hava yolu şirketi Ryanair’i taklit eden bir kimlik avı sayfası örneği Kaspersky araştırmacılarının tespit ettiği dolandırıcılık yöntemlerinden biri, Ryanair’i taklit eden ve mağdurlara“tazminat almaya hak kazandıklarını” söyleyen klasik bir dolandırıcılık senaryosu. Mağdurlara, uçuşları nedeniyle tazminat ödemesi almaya hak kazandıklarını belirten bir mesaj gönderiliyor. Ardından hesap bilgilerini girmeleri veya paranın ödenmesi için küçük bir “işlem ücreti” ödemeleri isteniyor. Dolandırıcılık, kurbanları harekete geçmeye zorlamak için yoğun bir aciliyet duygusu yaratıyor ve sözde teklifin sona ermesine yalnızca birkaç saniye kaldığı izlenimini veriyor. Bu tür aşırı zaman baskısı önemli bir uyarı işareti. Meşru tazminat talepleri, kişileri saniyeler içinde karar vermeye zorlayacak şekilde süreyle sınırlandırılmaz ve hava yolu şirketleri geri ödeme işlemi için önceden ücret talep etmez. Rezervasyon platformları ve seyahat hizmetleri: Küçük ama ciddi bir risk Kaspersky, ulaşım markalarının yanı sıra seyahat ve konaklama hizmetlerini taklit eden tehditleri de inceledi.** Q2 2025 ile Q1 2026 arasında bu markalarla ilişkili 5.414 saldırı girişimi tespit edildi. Bu hizmetlerin adı altında en sık dağıtılan tehditler ise %54,6 ile yine Truva atları oldu. Seyahat hizmeti hesapları; ödeme bilgilerini, kişisel verileri, geçmiş rezervasyonları ve konaklama/etkinlik sağlayıcılarıyla yapılan yazışmaları içerdiğinden siber suçlular için cazip birer hedef haline geliyor. Güvenilir platformları taklit eden kötü amaçlı dosyalar veya sayfalar; kimlik bilgilerini çalmak, ödeme verilerini ele geçirmek, cihaza ek kötü amaçlı yazılımlar yüklemek veya kurbanın cihazına doğrudan erişim sağlamak amacıyla tasarlanabiliyor. Booking.com’u taklit eden bir kimlik avı sayfası örneği Booking.com’u taklit eden başka bir dolandırıcılık yönteminde ise mağdurlar, gerçek bir rezervasyon sayfasını andıran sahte bir sayfaya yönlendiriliyor ve rezervasyonu tamamlamak amacıyla kişisel ve ödeme bilgilerini girmeleri isteniyor. Ancak işlem tamamlandığında gerçekte herhangi bir rezervasyon oluşturulmuyor ve para doğrudan dolandırıcılara aktarılıyor. Sahte sayfa, gerçek Booking.com ödeme adımlarını o kadar yakından taklit ediyor ki kurbanlar çoğu zaman durumun farkına ancak seyahat ettikleri destinasyona ulaştıklarında ve adlarına herhangi bir rezervasyon bulunmadığını öğrendiklerinde varıyor. Kaspersky Baş Güvenlik Araştırmacısı Evgeny Kuskov konuyla ilgili şunları söyledi: “Seyahat markaları; güven, aciliyet ve ödeme işlemlerinin kesiştiği benzersiz bir noktada bulunuyor. Bu da onları, meşru görünerek kullanıcıları kandırmaya çalışan siber suçlular için son derece cazip hedefler haline getiriyor. İnsanlar uçuş veya araç rezervasyonu yaparken çoğu zaman hızlı hareket ediyor, birden fazla sekmede fiyat karşılaştırıyor ve iyi bir fırsat ya da hesaplarıyla ilgili bir sorun gibi görünen herhangi bir şeye tıklamaya daha yatkın oluyor. Ulaşım markalarına ilişkin verilerimizde dikkat çeken noktalardan biri, en çok hedef alınan markaların araç çağırma hizmetlerinden tam kapsamlı hava yolu şirketlerine kadar birbirinden tamamen farklı hizmetleri kapsaması. Bu da saldırganların tek bir alana odaklanmak yerine geniş bir ağ attığını gösteriyor.” Seyahat ilhamı almak ve detaylara ulaşmak için Kaspersky çalışanlarının kendi ülkelerindeki görülmeye değer yerleri, lezzetleri ve deneyimleri paylaştığı Kaspersky Güvenli Seyahat İpuçları platformunu ziyaret edebilirsiniz. Proje aynı zamanda seyahat odaklı oltalama ve ödeme dolandırıcılıklarından güvenli olmayan halka açık Wi-Fi ağlarına kadar gezginlerin karşılaşabileceği dijital tehditlere dikkat çekiyor; seyahat planlama, rezervasyon ve tatil sürecinde korunmaya yönelik pratik tavsiyeler sunuyor. Kaspersky’den seyahat dolandırıcılıklarına karşı korunmak için öneriler: Doğrudan resmi web siteleri veya uygulamalar üzerinden rezervasyon yapın: E-posta, mesaj veya sosyal medya üzerinden gelen "rezervasyonunuz" ya da fırsat bağlantılarına tıklamaktan kaçının; bunun yerine doğrudan ilgili hava yolu, araç paylaşım veya rezervasyon platformunun resmi adresine gidin.Ödeme bilgilerini girmeden önce URL’yi iki kez kontrol edin: Hava yolu, ulaşım veya rezervasyon sitelerini taklit eden oltalama sayfaları, ilk bakışta fark edilmesi zor sahte (lookalike) alan adları kullanır."Gerçek olamayacak kadar iyi" tekliflere şüpheyle yaklaşın: Özellikle acil eylem gerektiren veya banka transferi, hediye kartı gibi alışılmadık ödeme yöntemleri talep eden tekliflere karşı dikkatli olun.Güçlü ve benzersiz parolalar kullanın: Seyahat ve ulaşım hesaplarınız için karmaşık şifreler belirleyin ve sunulan tüm platformlarda çok faktörlü kimlik doğrulamayı (MFA) etkinleştirin.Uygulamaları yalnızca resmi mağazalardan indirin: Ulaşım ve seyahat uygulamalarını indirmeden önce kullanıcı yorumlarını ve istenen izinleri mutlaka inceleyin.Hesap hareketlerinizi düzenli kontrol edin: Seyahat rezervasyonlarının ardından banka ve kredi kartı ekstrelerinizi takip edin, şüpheli işlemleri vakit kaybetmeden bankanıza bildirin.Sadece güvenilir QR kodları taratın: İşlem yapmadan önce web adresi ve ödeme detaylarını dikkatlice doğrulayın; meşruiyeti onaylanmamış QR kod bağlantılarından dosya veya uygulama indirmekten kaçının. Kaspersky Premium bünyesindeki Güvenli QR Tarayıcı özelliği, kod içerisindeki bağlantıları denetleyerek zararlı veya oltalama amaçlı bir site tespit edildiğinde sizi anında uyarır.Yapay zekâ destekli korumadan yararlanın: Kaspersky Premium, hassas verilerinizi paylaşmadan önce oltalama sitelerini ve sahte ödeme sayfalarını tespit etmek için makine öğrenimi, gerçek zamanlı izleme ve kimlik hırsızlığı kontrollerini bir arada sunar.Halka açık Wi-Fi ağlarında VPN kullanın: Bağlantınızı şifreleyen Kaspersky Premium VPN, ortak ağlarda seyahat servislerine, e-postalarınıza veya çevrim içi hesaplarınıza erişirken ekstra bir güvenlik katmanı sağlar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çalışan Davranışları KOBİ'ler İçin Gizli Siber Güvenlik Riski Oluşturuyor Haber

Çalışan Davranışları KOBİ'ler İçin Gizli Siber Güvenlik Riski Oluşturuyor

WatchGuard tarafından hazırlanan "2026 Siber Güvenlik Hijyeni Raporu" verilerine göre, çalışanların yüzde 64'ü iş için yetkisiz yapay zeka araçları kullandığını itiraf ederek çoğu kurumun yönetmek için yeterli görünürlüğe sahip olamadığı ve hızla büyüyen gölge yapay zeka sorununa katkıda bulunuyor. Aynı zamanda yaygın çalışma alanı alışkanlıkları riski artırmaya devam ediyor. Çalışanların yüzde 76'sı şifrelerini yeniden kullanırken yüzde 70'i iş için halka açık Wi-Fi ağlarına bağlanıyor ve yüzde 50'si kurumsal kaynaklara VPN koruması olmadan erişerek kurumları kimlik bilgisi hırsızlığına, veri engellemeye ve yetkisiz erişime maruz bırakıyor. Yapay Zeka Kullanımı Arttıkça Görünürlük Boşlukları Derinleşiyor Tüketiciye yönelik yapay zeka araçları, çoğu kurumun henüz resmi bir yönetişim duruşuyla ele alamadığı, hızla büyüyen bir güvenlik riski kategorisini başlattı. Raporda belirtildiği üzere, katılımcıların yüzde 30'undan azı kurumlarının kullanılan yazılımların doğru bir envanterini tuttuğuna inanırken, yaklaşık yüzde 40'ı şirketlerinin çalışanlarının kullandığı uygulamalara dair tam görünürlük olmadan faaliyet gösterdiğini söylüyor. Onaylanmış araçlar ve hangi bilgilerin dışarıya aktarılabileceğine dair kurumsal rehberlik de dâhil olmak üzere bu yönetişim eksikliği, BT ve siber güvenlik ekipleri için tehlikeli bir kör nokta oluşturuyor. Yaygın Güvensiz Çalışma Alışkanlıkları Kurumları Savunmasız Bırakıyor Gölge yapay zekanın ötesinde yaygın çalışan davranışları, kurumsal güvenlik protokollerini zayıflatmayı ve bilgisayar korsanları için fırsatlar yaratmayı sürdürüyor. Çalışanların yüzde 76'sı şifreleri birden fazla hesapta yeniden kullandığını itiraf ediyor. Bu durum ele geçirilmiş tek bir kimlik bilgisinin bile kurumu hesapların ele geçirilmesine, yanal hareketlere ve birden fazla sistem, platform ve uygulama genelinde önemli veri sızıntılarına karşı savunmasız bıraktığı anlamına geliyor. Ayrıca katılımcıların yüzde 30'u şifrelerini başkalarıyla paylaştığını belirtiyor. Bununla birlikte çalışanların yüzde 70'i iş için halka açık Wi-Fi ağlarını kullanırken yüzde 50'si kurumsal kaynaklara VPN koruması olmadan erişiyor. Bu tablo kurumun saldırı yüzeyini önemli ölçüde genişletirken, güvensiz bağlantıları hedefleyen ortadaki adam saldırıları ve diğer tehditler yoluyla veri engelleme, kimlik bilgisi hırsızlığı ve yetkisiz ağ erişimine maruz kalma riskini artırıyor. Ayrıca çalışanların yüzde 55'i iş cihazlarını kişisel faaliyetler için kullanarak kötü amaçlı yazılım enfeksiyonları, kimlik avı saldırıları ve kurumsal güvenlik kontrollerini aşabilecek uygulama veya web sitelerine maruz kalma riskini artırıyor. Hibrit ve uzaktan çalışmanın yaygın olarak benimsenmesi kişisel ve profesyonel sınırlar arasındaki çizgiyi bulanıklaştırarak saldırganlara kurumsal verileri ele geçirmek için yeni fırsatlar yaratırken güvenlik ekiplerinin riski etkili bir şekilde azaltmasını zorlaştırıyor. İnsan Davranışını Yönetmek Temel Bir Gereklilik Haline Geliyor Artan üretkenlik baskıları, gelişen çalışma ortamları ve hızlı teknoloji adaptasyonu iş gücü genelinde riskli davranışları yönlendiriyor. Yaşananlar yönetilen hizmet sağlayıcılarının KOBİ'lere ciddi olaylara yol açmadan önce siber güvenlik hijyeni boşluklarını gidermelerinde yardımcı olmaları için net bir fırsat yaratıyor. Maruz kalma riskini azaltmak için WatchGuard KOBİ'lerin ve MSP iş ortaklarının şifre yöneticilerini ve Çok Faktörlü Kimlik Doğrulamayı zorunlu kılmak, yetkisiz gölge teknoloji kullanımını belirlemek, net yapay zeka kabul edilebilir kullanım politikaları oluşturmak, VPN ve sıfır güven yaklaşımlarıyla korumayı ofis dışına taşımak ve teknik göstergelerin yanı sıra insan riski metriklerini izlerken sürekli güvenlik eğitimleri uygulamak olmak üzere altı pratik adıma odaklanmalarını öneriyor. Kurumların güvenlik araçlarına yatırım yaptığını ancak birçoğunun çalışanların gerçekte nasıl çalıştığına dair görünürlükten hala yoksun olduğunu belirten WatchGuard Güvenlik Operasyonları Direktörü Marc Laliberte, "Yapay zeka kullanımından şifre uygulamalarına kadar günlük davranışlar geleneksel kontrollerin çözmek için tasarlanmadığı riskler yaratıyor. Kurumlar yeni teknolojileri benimsedikçe ve dağıtılmış çalışmayı destekledikçe, insan davranışını yönetmek temel bir gereklilik haline geliyor. MSP'ler için bu tablo teknolojinin ötesine geçerek kullanıcı riski görünürlüğü, politika yönetişimi ve sürekli güvenlik farkındalığına doğru genişlemek adına büyük bir fırsat sunuyor." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WatchGuard, 2026 Siber Güvenlik   Hijyen Raporunu Yayınladı Haber

WatchGuard, 2026 Siber Güvenlik Hijyen Raporunu Yayınladı

WatchGuard tarafından hazırlanan "2026 Siber Güvenlik Hijyeni Raporu" verilerine göre, çalışanların yüzde 64'ü iş için yetkisiz yapay zeka araçları kullandığını itiraf ederek çoğu kurumun yönetmek için yeterli görünürlüğe sahip olamadığı ve hızla büyüyen gölge yapay zeka sorununa katkıda bulunuyor. Aynı zamanda yaygın çalışma alanı alışkanlıkları riski artırmaya devam ediyor. Çalışanların yüzde 76'sı şifrelerini yeniden kullanırken yüzde 70'i iş için halka açık Wi-Fi ağlarına bağlanıyor ve yüzde 50'si kurumsal kaynaklara VPN koruması olmadan erişerek kurumları kimlik bilgisi hırsızlığına, veri engellemeye ve yetkisiz erişime maruz bırakıyor. Yapay Zeka Kullanımı Arttıkça Görünürlük Boşlukları Derinleşiyor Tüketiciye yönelik yapay zeka araçları, çoğu kurumun henüz resmi bir yönetişim duruşuyla ele alamadığı, hızla büyüyen bir güvenlik riski kategorisini başlattı. Raporda belirtildiği üzere, katılımcıların yüzde 30'undan azı kurumlarının kullanılan yazılımların doğru bir envanterini tuttuğuna inanırken, yaklaşık yüzde 40'ı şirketlerinin çalışanlarının kullandığı uygulamalara dair tam görünürlük olmadan faaliyet gösterdiğini söylüyor. Onaylanmış araçlar ve hangi bilgilerin dışarıya aktarılabileceğine dair kurumsal rehberlik de dâhil olmak üzere bu yönetişim eksikliği, BT ve siber güvenlik ekipleri için tehlikeli bir kör nokta oluşturuyor. Yaygın Güvensiz Çalışma Alışkanlıkları Kurumları Savunmasız Bırakıyor Gölge yapay zekanın ötesinde yaygın çalışan davranışları, kurumsal güvenlik protokollerini zayıflatmayı ve bilgisayar korsanları için fırsatlar yaratmayı sürdürüyor. Çalışanların yüzde 76'sı şifreleri birden fazla hesapta yeniden kullandığını itiraf ediyor. Bu durum ele geçirilmiş tek bir kimlik bilgisinin bile kurumu hesapların ele geçirilmesine, yanal hareketlere ve birden fazla sistem, platform ve uygulama genelinde önemli veri sızıntılarına karşı savunmasız bıraktığı anlamına geliyor. Ayrıca katılımcıların yüzde 30'u şifrelerini başkalarıyla paylaştığını belirtiyor. Bununla birlikte çalışanların yüzde 70'i iş için halka açık Wi-Fi ağlarını kullanırken yüzde 50'si kurumsal kaynaklara VPN koruması olmadan erişiyor. Bu tablo kurumun saldırı yüzeyini önemli ölçüde genişletirken, güvensiz bağlantıları hedefleyen ortadaki adam saldırıları ve diğer tehditler yoluyla veri engelleme, kimlik bilgisi hırsızlığı ve yetkisiz ağ erişimine maruz kalma riskini artırıyor. Ayrıca çalışanların yüzde 55'i iş cihazlarını kişisel faaliyetler için kullanarak kötü amaçlı yazılım enfeksiyonları, kimlik avı saldırıları ve kurumsal güvenlik kontrollerini aşabilecek uygulama veya web sitelerine maruz kalma riskini artırıyor. Hibrit ve uzaktan çalışmanın yaygın olarak benimsenmesi kişisel ve profesyonel sınırlar arasındaki çizgiyi bulanıklaştırarak saldırganlara kurumsal verileri ele geçirmek için yeni fırsatlar yaratırken güvenlik ekiplerinin riski etkili bir şekilde azaltmasını zorlaştırıyor. İnsan Davranışını Yönetmek Temel Bir Gereklilik Haline Geliyor Artan üretkenlik baskıları, gelişen çalışma ortamları ve hızlı teknoloji adaptasyonu iş gücü genelinde riskli davranışları yönlendiriyor. Yaşananlar yönetilen hizmet sağlayıcılarının KOBİ'lere ciddi olaylara yol açmadan önce siber güvenlik hijyeni boşluklarını gidermelerinde yardımcı olmaları için net bir fırsat yaratıyor. Maruz kalma riskini azaltmak için WatchGuard KOBİ'lerin ve MSP iş ortaklarının şifre yöneticilerini ve Çok Faktörlü Kimlik Doğrulamayı zorunlu kılmak, yetkisiz gölge teknoloji kullanımını belirlemek, net yapay zeka kabul edilebilir kullanım politikaları oluşturmak, VPN ve sıfır güven yaklaşımlarıyla korumayı ofis dışına taşımak ve teknik göstergelerin yanı sıra insan riski metriklerini izlerken sürekli güvenlik eğitimleri uygulamak olmak üzere altı pratik adıma odaklanmalarını öneriyor. Kurumların güvenlik araçlarına yatırım yaptığını ancak birçoğunun çalışanların gerçekte nasıl çalıştığına dair görünürlükten hala yoksun olduğunu belirten WatchGuard Güvenlik Operasyonları Direktörü Marc Laliberte, "Yapay zeka kullanımından şifre uygulamalarına kadar günlük davranışlar geleneksel kontrollerin çözmek için tasarlanmadığı riskler yaratıyor. Kurumlar yeni teknolojileri benimsedikçe ve dağıtılmış çalışmayı destekledikçe, insan davranışını yönetmek temel bir gereklilik haline geliyor. MSP'ler için bu tablo teknolojinin ötesine geçerek kullanıcı riski görünürlüğü, politika yönetişimi ve sürekli güvenlik farkındalığına doğru genişlemek adına büyük bir fırsat sunuyor." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.