Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Halkapınar

Kapsül Haber Ajansı - Halkapınar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Halkapınar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmir'de Meslek Fabrikası Hayatları Değiştiriyor Haber

İzmir'de Meslek Fabrikası Hayatları Değiştiriyor

Aldıkları eğitimlerle belediye denetiminde stantlarda satış yapmaya başlayan kursiyerler, artık ailelerine güvenli bir şekilde ekmek götürebiliyor ve çocuklarına daha iyi bir gelecek sunuyor. Meslek fabrikası sayesinde hayata yepyeni bir başlangıç yapanlar, meslek fabrikasına dokunulmaması çağrısı yapıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, bugüne kadar 145 bin 77 kursiyere ulaştı ve binlerce hanede yeni bir hikâye başlattı. Halkapınar Kurs Merkezi’nde 2016 yılından bu yana açılan 531 kurstan mezun olan 13 bin 149 kişi, hayatlarına yeni bir yön verdi. 35 alan ve 215 branşta verilen eğitimler, kimi için ilk iş, kimi için yeniden ayağa kalkma, kimi için ise çocuklarına daha iyi bir gelecek sunmanın anahtarı oldu. Yolu Meslek Fabrikası’ndan geçen seyyar satıcılar, eğitimlerin ardından belediye denetiminde stantlarda çalışmaya başladı; daha önce kayıt dışı çalıştıkları için zabıta ekiplerinden kaçanlar artık huzurlu ve güvenli bir şekilde hizmet sunuyor. Nesiller boyu aynı meslekle evini geçindiren ve çocuklarını okutabilen kursiyerler, Büyükşehir Belediyesi’ne minnettar. “Umudu söndürmeyelim” Meslek Fabrikası’nda alınan eğitimler, kursiyerlerin hayatına doğrudan yansıyor. İzmir Seyyar Esnaf Meclisi Kurucusu ve İzmir Doğa İncisi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Heptepe de dezavantajlı grupların Meslek Fabrikası’nda aldığı eğitimlerin ardından meslek kollarına göre sertifika sahibi olduklarını ve hayata tutunduklarını belirterek, şunları söyledi: “Meslek Fabrikası’nın ışığını söndürmek, geleceğin ışığını söndürmek olur. Çünkü bu insanlar Meslek Fabrikası’nda aldıkları eğitimlerle istihdam edildi. Meslek Fabrikası’na sahip çıkalım. Umudu söndürmeyelim. İzmir’e miras bırakılan Meslek Fabrikamızın ışığını hiçbir zaman kapatmayalım.” “Dezavantajlı yurttaşlar topluma kazandırıldı” Sokak Emekçileri ve Balık Ekmekçiler Derneği Başkanı Semih Çavdarcı ise Meslek Fabrikası’nın kapanmasının birçok yurttaşı olumsuz etkileyeceğini belirtti. Çavdarcı, “Meslek Fabrikası’nın kapanması demek bazı insanların karanlık güçlere teslim olması anlamına geliyor. Karanlık güçlere teslimiyeti demek yeniden uyuşturucuya tekrar dönmesi demek. Oysa Meslek Fabrikası sayesinde meslek sahibi olan insanlar, topluma kazandırıldı. Bu insanların çoğu toplum dışına itiliyordu. Bunların yeniden yaşanmaması gerekiyor. Atatürk’ün İzmir’e mirası olan Meslek Fabrikası’na dokunulmaması gerekiyor” dedi. “Arkadaşlarımıza ekmek kapısı açıldı” Güzel İzmir Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Yüksel Ördekoglu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendilerine Meslek Fabrikası üzerinden ekmek kapısı açtığını söyledi. Önce hijyen belgesi ve sertifikalarını aldıklarını belirten Ördekoğlu, “Arkadaşlarımıza ekmek kapısı açıldı. Daha önce stantlarımızı zabıtadan dolayı açamıyorduk. Ama her şey değişti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bize hediye ettiği stantlarda ekmeğimizi kazanıyoruz. O nedenle Meslek Fabrikası’nın kapanmasını kesinlikle istemiyoruz. Cemil Başkanımızın sonuna kadar arkasındayız” diye konuştu. “Meslek Fabrikası bize çok şey kazandırdı” Ege İncisi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı ve Ege Bölgesi Kestane ve Mısırcılar Dernek Başkanı Şerif Akbulut, 1972 yılından bu yana 3 nesil aynı işi yaptıklarını belirtti. Akbulut, “Bizim başka bir gelirimiz, başka bir işimiz yok. Tek işimiz bu. Daha önce seyyar satıcılık yapıyorduk. Ancak Büyükşehir Belediyesi sayesinde tezgahlarımız tek tip oldu. Hijyen koşullarını en üst seviyeye çıkararak hizmet sunuyoruz. Bunların hepsi İzmir Büyükşehir Belediyesi sayesinde oldu. Meslek Fabrikası’ndaki eğitimleri tamamlayıp sertifika aldıktan sonra çok mutlu ve huzurlu olduk. O gün biz resmen tanındık. İşimizi belediye denetiminde sürdürüyoruz. Meslek Fabrikası bize çok şey kazandırdı. Daha iyi koşullarda çalışmamızı oraya borçluyuz. Kapanmasını istemiyoruz. Her zaman İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yanındayız” dedi. Büyükşehir denetiminde çalışıyorlar Meslek Fabrikası’nda satış yaparken dikkat etmesi gereken hijyen kurallarının yanı sıra müşteri ile sağlıklı ve doğru iletişim konusunda eğitim alana evli ve 2 çocuk babası 33 yaşındaki Mert Altınar da “Meslek Fabrikası sayesinde bu işi yapıyoruz. O nedenle kapanmasını istemiyoruz. Onun sayesinde ekmek yiyoruz” dedi. Daha önce zabıta ekiplerini gördüklerinde kaçtıklarını, Büyükşehir Belediyesi ile yaptıkları iş birliği sayesinde yetkililerin denetiminde satış yaptıklarını ifade eden Altınar, şimdi zabıta ekiplerini gördüğü zaman kaçmadan, huzurlu şekilde çalıştıklarını söyledi. “Binlerce arkadaşımız evine ekmek götürmeye başladı” 43 yaşında 3 çocuk babası çiçek satıcısı Emin Demirdöven’in hayatına da Meslek Fabrikası dokundu. Daha güzel buket yaparken, daha iyi satış yapmayı öğrendiğini vurgulayan Demirdöven, “Meslek Fabrikası’nın bize çok büyük katkısı oldu. Daha önce yaptığımız buketler biraz zayıftı ancak aldığımız eğitimlerin ardından daha şık çiçek buketleri hazırlamayı öğrendik. Görsel olarak daha da zenginleştik. Bu da satışlarımıza yansıdı. Meslek Fabrikası’nda eğitim alan binlerce arkadaşımız evine ekmek götürmeye başladı. O nedene lütfen Meslek Fabrikası’na dokunmayın” dedi. “Bu sayede ekmek yemeye başladık” 15 yıl boyunca eşi ile büyük zorluklarla seyyar çiçekçilik yapan 3 çocuk babası Rafet Keski’in yolu da Meslek Fabrikası ile kesiştikten sonra değişti. Meslek Fabrikası’ndan aldıkları eğitimlerin ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de kendilerine çiçek satış tezgahı verdiğini ve yine belediyenin belirlediği noktada satış yapmaya başladığını anlattı. Rafet Keski, “Daha önce çalışma şartlarımız çok zordu. Yağmur çamurda satış yapmaya çalışıyorduk. Zabıta gelince kaçıyorduk. Çoğu zaman da yakalanıyorduk ve çiçeklerimize el konuyordu. Meslek Fabrikası hayatımızı değiştirdi. Artık zabıtadan kaçmadan satış yapıyoruz. Bu sayede ekmek yemeye başladık. Hayatımızda çok şey değişti. Çok güzel günler yaşıyoruz. Lütfen Meslek Fabrikası’na dokunmayın. Ekmeğimizi onun sayesinde kazanıyoruz. Çocuklarımı burada büyüttüm ve bu tezgah sayesinde çocuklarıma ekmek yediriyorum. Bunun sayesinde onları okutabiliyorum” dedi. “Meslek Fabrikası hayatıma renk kattı” Mesleği tekstilcilik olan ancak alanında iş bulamadığı için İnciraltı’nda balık ekmek satışı yaparak geçimini sağlayan Fatma İnan, Meslek Fabrikası’ndan aldığı eğitimlerin ardından hayatında yaşadığı değişimi şu sözlerle anlattı: “Aile bütçesine katkı sunmak isteyen ancak eğitimi veya mesleği olmayan kadınlar, Meslek Fabrikası sayesinde hayatlarını değiştirdi. Meslek Fabrikası’na giden kadınlar, ilgi alanlarına göre mesleklerini seçerek çalışmaya başladı. Meslek Fabrikası hayatıma renk kattı. Hem aile bütçesine daha fazla destek sağlayabildim hem de yaptığım iş hakkında daha çok bilgim var. İşimi daha profesyonel şekilde yapıyorum. Balığı daha iyi kızartma konusunda çok güzel eğitimler aldım. Daha güzel sunum yapıyorum. O nedenle Meslek Fabrikası’nın kapatılması toplum açısından zararlı. Orada meslek edinmek için eğitim alan gençler de var. Bu tür yerler insanlara yol gösteriyor. O nedenle lütfen Meslek Fabrikası’na dokunmayın.” Bir eğitimden fazlası Meslek Fabrikası, kursiyerler için yalnızca meslek öğrenilen bir yer değil, aynı zamanda bir dönüşüm alanı. Burada edinilen bilgi ve beceriler, insanların hayatına doğrudan dokunuyor. Kuşaklar boyu seyyar olarak çiçek satıcılığı yaptıklarını anlatan Hanım Dalak’ın da hayatı Meslek Fabrikası sayesinde değişti. Yaptığı işin kendisini son derece mutlu ettiğini anlatan Dalak, “Meslek Fabrikası’ndan aldığımız eğitimler sayesinde çok güzel çiçekler yapmayı öğrendik. Müşteriye daha iyi sunum yapıyoruz. İşin inceliklerini öğrendik. Bilmediğimiz modelleri öğrendik. Daha şık buketler hazırlıyoruz. İzmirliye daha güzel hizmet sunuyoruz. Evimize ekmek götürüyoruz. Çok memnunuz. Çocuklarımıza buradan ekmek götürüyoruz. Bu işten başka bir iş bilmiyorum” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dev Ulaşım Projeleri Tamamlanıyor Haber

Dev Ulaşım Projeleri Tamamlanıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, son iki yılda zorlu ekonomik koşullara rağmen, kent genelindeki ulaşım yatırımlarında önemli bir ilerleme kaydetti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve başladığı 2024 yılı nisan ayında Buca Metrosu’nda yüzde 2 olan ilerleme seviyesi yüzde 47’ye ulaşırken tünel kazıları tamamlandı, hattın Fuar İzmir’e uzatılması için çalışmalar başladı. Kentin 2040 yılına kadar olan ulaşım vizyonunu şekillendirmek amacıyla İzmir Ulaşım Ana Planı çalışmaları başlatıldı. Ulaşımı daha konforlu, güvenli, sürdürülebilir ve akıcı hale getirecek pek çok yatırım tamamlanırken onlarca dev yatırımın da startı verildi. İzmir’de raylı sistem atağı İzmir Büyükşehir Belediyesi, son iki yılda raylı sistem yatırımlarında önemli bir ivme yakaladı. Büyükşehir’in öz kaynaklarıyla yürütülen 765 milyon Euro bütçeli Buca Metrosu’nda ilerleme yüzde 50’ye ulaştı. 13,5 kilometrelik Çamlıkule-Üçyol hattının tünel kazıları tamamlandı. Hat tamamlandığında Üçyol’da metroya, Şirinyer’de İZBAN’a entegre olacak ve Buca’dan kent merkezine ulaşım ciddi şekilde hızlanacak. Buca Metrosu Gaziemir’e uzatılıyor Buca Metro hattı yeni düzenlemeyle 17,8 kilometreye uzatılarak Fuar İzmir’e kadar ulaşacak ve toplam 14 istasyonla hizmet verecek. Buca Metrosu için 108 araçlık 18 setlik sürücüsüz metro filosu planlanıyor; hat tamamlandığında günde 400 binden fazla yolcu taşınması bekleniyor. Ayrıca İzmir’de İZBAN’a iki yeni istasyon (Konak Gürçeşme ve Çiğli Katip Çelebi Üniversitesi) inşa ediliyor. Şehirde raylı sistem ağını güçlendirmek için 22 yeni elektrikli tramvay aracı alınacak ve tramvay filosu 60 araca çıkacak. Karabağlar–Gaziemir metro hattı ise 32,5 kilometre uzunluğunda ve 24 istasyondan oluşacak şekilde planlanıyor. Hat, Menderes’ten Halkapınar’a kadar uzanacak ve İZBAN, mevcut metro, tramvay ve otobüs ağlarıyla entegre olacak. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’na 2026 yılı yatırım programına alınması için başvuru yapıldı. Ulaşımda büyük adımlar Toplu ulaşımda, bin 700’den fazla otobüsle hizmet veren ESHOT bünyesine 125 yeni araç eklendi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve gelmesi ile birlikte 90 dakika ücretsiz aktarma sistemi yeniden uygulamaya alındı. 45 yeni hat açılarak ulaşım ağı büyüdü. Körfez içi ulaşımı güçlendirmek için deniz taksi projesi başlatıldı. 3 deniz dolmuşu temin edildi. Yeni yanaşma noktaları oluşturuluyor. İzmir’in bisiklet paylaşım sistemi BİSİM tamamen yenilenerek yeni nesil modele geçti. 500 elektrikli ve 500 manuel olmak üzere toplam 1000 bisiklet kent genelinde hizmete sunuldu. İstasyon zorunluluğu kaldırıldı, QR kod ile saniyeler içinde kiralama mümkün hale geldi. Sistem İzmirim Kart mobil uygulaması ile entegre edildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürülebilir ulaşım hedefi doğrultusunda hayata geçirdiği BİSİCAB sistemiyle, elektrik destekli üç tekerlekli bisikletler Konak ve Alsancak’ta hizmet vermeye hazırlanıyor. Hem ulaşım amacıyla hem turistik geziler için kullanılacak sistem, karbon salımını azaltırken üniversite öğrencilerine de part-time iş imkânı sunacak. Hem yayalar hem trafik rahatladı Gaziemir Hava Eğitim Yolu Taşıt Üst Geçidi, Karabağlar Dostluk Bulvarı Bağlantı Yolu, Güzelbahçe 75. Yıl Cumhuriyet Bulvarı birinci etap projesi, Bayraklı Akın Kıvanç Köprüsü gibi kent trafiğine çözüm üretecek yatırımlar tamamlandı. Altındağ ve Karataş üst geçitleri ile yaya güvenliği sağlandı. Trafik sıkışıklığını azaltacak Gıda Çarşısı ile Mürselpaşa Bulvarı’nı bağlayacak karayolu alt geçidi, Mavişehir trafiğine nefes aldıracak Şemikler Taşıt Köprüsü, çevreyolu ve Ataşehir trafiğini rahatlatacak Çiğli Kipa Taşıt Köprüsü inşaatlarına başlandı. Yeni Girne Üst Geçidi’nde çalışmalar devam ederken Ozan Abay Yaya Üst Geçidi, Gaziemir Optimum Yaya Üst Geçidi ve Latife Hanım Mahallesi yaya köprüsü imalatlarının bu yıl başlanacağı belirtildi. Asfalt seferberliği Kent merkezi ve kırsal mahallerde İzmir-Yozgat arası mesafeye denk gelecek kadar 802 kilometrelik yol yapımı tamamlandı. Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı’nın koordinesinde İZBETON ekipleri, 375 kilometrelik yola denk gelecek 735 bin ton asfalt çalışması gerçekleştirdi. İzmir’in 30 ilçesinde çok sayıda cadde yenilenirken hasarlı yollarda ise 25 kişilik asfalt yama ekipleriyle tamir çalışması yapıldı. Kırsal mahallelerde ise 427 kilometre uzunluğa denk gelecek 2 milyon 132 bin metrekare sathi kaplama çalışmasıyla üretim yolları yeniledi. Yol çalışmalarının yanı sıra İzmir genelinde yaklaşık 600 araçlık otopark alanı oluşturuldu. Buca – Bornova arası 10 dakikaya düşecek İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynaklarıyla yapılan ve tamamlandığında Türkiye’nin belediye kaynaklarıyla inşa edilen en uzun karayolu tüneli olacak Buca Onat Tüneli’nde ilk tünel tamamlandı. Bağlantı yollarında çalışmalar yüzde 96 seviyesine ulaştı. Tünel sayesinde Buca ile Bornova arası 10 dakikaya inecek, Konak, Balçova, Çeşme ve Urla gibi ilçelerden şehir trafiğine girmeden Bornova ve Karşıyaka ile İstanbul ve Ankara yollarına bağlanmak mümkün olacak. Kent merkezindeki trafik ise Yeşildere ve Ankara Caddesi ile Şehitler Caddesi ve Kamil Tunca hattında büyük ölçüde rahatlayacak. İzmirliler, Konak Tüneli ve Homeros Bulvarı üzerinden Buca Onat Tüneli’ne bağlanarak otogar ve Bornova’ya kısa sürede ulaşabilecek. Mürselpaşa Karayolu Alt Geçidi yolu yarıladı Kent merkezindeki trafiği rahatlatacak dev ulaşım projelerinin ilk etabı olan Mürselpaşa Karayolu Alt Geçidi imalatında yüzde 50 seviyesine ulaşıldı. Alta geçit Halkapınar bölgesini Mürselpaşa Bulvarı üzerinden Gıda Çarşısı’na bağlayacak. Karşıyaka’da kesintisiz ulaşım için yoğun tempo İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka’da Kemal Baysak Bulvarı’nı İZBAN hattı üzerinden Şemikler Mahallesi’ne, Anadolu Caddesi’ne ve Çevreyolu’na bağlayacak taşıt üst geçidi ile yeni imar yolu çalışmalarını sürdürüyor. Çevreyolu bağlantısını sağlamak amacıyla Cumhuriyet Mahallesi’nde kamulaştırma ve yıkım çalışmaları başlatıldı. Projenin tamamlanmasıyla Karşıyaka trafiği önemli ölçüde rahatlayacak. Çiğli’deki trafik yükü azalacak Çiğli Ataşehir ile Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ni birbirine bağlayacak Çiğli Kipa Taşıt Köprüsü’nün yapımına başladı. Köprü tamamlandığında çevre yolundaki trafik yükü azalacak. Üç kilometrelik güzergâh 100 metreye düşecek; hastane ve fabrikaların yoğun olduğu bölgede ulaşım süresi 15 dakikadan 1 dakikaya inecek. Böylece acil müdahale araçlarının bölgeye erişimi de önemli ölçüde hızlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’in Yeni Başlangıçlara Açılan Kapısı: Meslek Fabrikası Haber

İzmir’in Yeni Başlangıçlara Açılan Kapısı: Meslek Fabrikası

İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası kurulduğu günden bu yana 29 merkezde, 5 bin 800 kursta, tam 145 bin 77 kursiyere umut oldu. Kursiyerlerin kimi istihdam kapısını araladı, kimi kendi işini kurdu. Tarihi binadaki Halkapınar Kurs Merkezi ise adeta tarih yazdı. 2016’dan bu yana 531 kurstan 13 bin 149 kursiyer mezuniyet belgesi aldı. Meslek Fabrikası’nda açılan yeni bir kapı da Dijital Gençlik Merkezi oldu. Halkapınar Kurs Merkezi’nde yer alan merkezde 2025 yılının şubat ayından bu yana 385 genç, geleceğin dünyasına dijital yetkinliklerle hazırlandı. İzmir’in iş, aş ve umut üreten fabrikası, merkezi Halkapınar Kurs Merkezi’nde bulunan İstihdamı Geliştirme ve Destekleme Birimi aracılığıyla da 37 bin 44 kişiyi açık iş ilanı bulunan firmalara yönlendirdi. Bu kapsamda 2 bin 694 kişi hayata yeni bir başlangıç yaptı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası Şube Müdürlüğü’nün en büyük motivasyonu ise rakamlar değil, hayatlarına dokundukları İzmirliler oldu. “Sağlanan fayda, başarı hikâyelerinde gizli” Meslek Fabrikası Şube Müdürü Zeki Kapı, “Merkezlerimizde 35 alan, 215 farklı branşta mesleki ve teknik eğitim faaliyetlerini sürdürüyoruz. Halkapınar Kurs Merkezi, bize ait merkezlerden sadece bir tanesi ancak bizim en merkezi noktamız. Burası 10 yıldır kentin istihdamına katkı sağlıyor. Aynı zamanda en fazla branşta kurs verdiğimiz merkez olma özelliğine sahip. Barista, pastacılık, ileri Excel, ön muhasebe, mülakat teknikleri, tekstil gibi branşlarda eğitimlerimiz aktif bir şekilde devam ediyor. Çalışmalarımızı genç ve kadın kursiyer odaklı sürdürüyoruz. Meslek Fabrikası olarak sadece eğitim vermiyoruz, yurttaşlarımızın iş hayatına katılımını destekliyor ve yönlendirici faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. ‘Meslek Fabrikası’ndan kaç kişi faydalanıyor?’ sorusunun cevabı, bu zamana kadar Meslek Fabrikası’ndan mezun olan yurttaşlarımızın başarı hikâyelerinde ve sınıflarda gizli” diye konuştu. “Yaptığımız işin karşılığını görüyoruz” Meslek Fabrikası’nda çok sayıda başarı hikâyesi yazıldığını ifade eden Kapı, “Örneğin barista kursu mezunumuz, kendi işletmesini açıp sınıf arkadaşlığı yaptığı üç kursiyere de istihdam sağladı. Ekip arkadaşları olarak yaptığımız işin karşılığını görebildiğimiz bir alanda çalışıyoruz. İzmirli bir yurttaşın Meslek Fabrikası kapısından içeri girip eğitimlerden sonra yazdığı öyküyü takip edebiliyoruz. Özellikle kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımı çok kıymetli. Hepsini birer başarı hikâyesine dönüştürmeyi hedefliyoruz” dedi. “Meslek Fabrikası Köy Enstitüleri gibi” Uzun yıllar İstanbul’da dizi ve filmlerde cast direktörlüğü ve sanat asistanlığı yapan Ecenur Meşe, “Kahve benim için bir tutkuydu. İzmir’de Meslek Fabrikası’nın barista kursunu bitirdim. Kahveyle ilgili atölyelere de katılmaya devam ediyorum. Almanya’ya taşınıp orada kafe açma planım var. Burasının en güzel avantajlarından biri de bu kurs sertifikasının yurt dışında da geçerli olması. Bu sayede Almanya’da da sertifikamı kullanabilirim. Nasıl daha önce Köy Enstitüleri varsa ve insanlar kendilerini birçok konuda geliştirebildiyse Meslek Fabrikası’nın amacı da aynı şekilde. Çok güzel eğitimler veriliyor, alınan sertifikalarla çok güzel iş yerleri açılabiliyor” ifadelerini kullandı. “Meslek Fabrikası ile iki altın bilezik taktım” Tekstil mühendisliği bölümü mezunu Korhan Şen isimli kursiyer de “Ben İstanbul’da yaşıyordum. Bir süredir İzmir’de ailemin yanında kalıyorum. Meslek Fabrikası’nı zaten biliyordum. İkiz kardeşimle birlikte bana uygun kurslara baktık. İlk olarak barista eğitimi aldım, ardından tekstil kursuna başladım. Tekstil benim mesleğim ama hiç bu kadar uygulamalı olarak bir süreç geçirmemiştim. Okulda genelde teorik eğitim alıyorduk fakat dikiş konusunda uygulamalı daha çok burada çalışabildim. İki kursa da gittiğim için şu an benim için iki alternatif meslek var. İki kurstan da çok şey öğrendim. Hem kahve sektörü hem de tekstil sektöründe inovatif fikirlerim oluştu. İki altın bilezik takmış oldum. Meslek Fabrikası, bizim için umut vaat eden bir seçenek. Ülkemizde genç nesil Meslek Fabrikası’na katılarak istedikleri alanda kendilerini geliştirebilir ve meslek edinebilir. Bu konuda istihdam kapısı da açık” diye konuştu. “Meslek edinmek için bir adım” Ön muhasebe kursuna katılan Güner Yıldız ise “Daha önce lojistik sektöründe çalıştım ancak sağlık sorunlarım nedeniyle işimi bırakmak zorunda kaldım. Meslek Fabrikası’nı zaten biliyordum ve ilgimi çekiyordu. Mesleki olarak burada fazlasıyla gelişebileceğimi gördüm ve buraya başvurmak istedim. Muhasebe sektörü çok geniş bir alan olduğu için bu kursu tercih ettim. Kurs çok iyi gidiyor. Buradan çıktığımda muhasebeci olarak çalışmak için yeterli olacağım. Çünkü hocalarımız çok detaylı bilgi veriyor. Meslek Fabrikası’nın kalifiye olmak için yeterli olduğunu, meslek edinmek için bir adım olduğunu gördüm” sözlerine yer verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’in Meslek Fabrikası İş, Aş, Umut Üretiyor Haber

İzmir’in Meslek Fabrikası İş, Aş, Umut Üretiyor

Ekonomik koşulların zorlaştığı, iş gücü piyasasında daralmanın ve işsizliğin daha görünür hâle geldiği günümüzde Meslek Fabrikası’nın çalışmaları somut ve ölçülebilir sonuçlar ortaya koyuyor. Halkapınar’daki tarihi binasında faaliyetlerini sürdüren İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası Şube Müdürlüğü gençlere iş, aş ve umut üretiyor. 2016 yılında restore edilerek kamusal hizmete kazandırılan binada, bugün mesleki eğitimden istihdama uzanan çok yönlü bir kamu hizmeti veriliyor. Kentin dört yanında istihdama katılım için hizmet veren müdürlüğün açtığı bazı kursların yanı sıra tüm idari çalışmaları da burada yürütülüyor. İş arayanla işvereni buluşturuyor Meslek Fabrikası bünyesinde 2017 yılında kurulan İstihdamı Geliştirme ve Destekleme Birimi, iş arayan yurttaşlarla işverenleri buluşturan yapısıyla kent genelinde aktif hizmet veriyor. Aynı zamanda İŞKUR Hizmet Noktası olarak da görev yapan birim; bölgesel analizler, sektörel araştırmalar ve iş gücü piyasasının ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda 2017 yılından bugüne kadar 34 bin 694 kişi, açık iş ilanı bulunan firmalara yönlendirilerek istihdam süreçlerine dâhil edildi. Yapılan yönlendirme, eşleştirme ve danışmanlık çalışmaları sonucunda 2 bin 695 kişi istihdam edildi. Bu veriler, Meslek Fabrikası’nın istihdam alanında yalnızca aracılık eden değil, doğrudan sonuç üreten bir yapı olduğunu ortaya koyuyor. Eğitimle güçlenen model Meslek Fabrikası’nın istihdam çalışmaları, mesleki ve teknik eğitimlerle destekleniyor. Gerçek bir fabrika işleyişiyle yapılandırılan merkez; Eğitim Birimi, İstihdamı Geliştirme ve Destekleme Birimi ve Dijital Gençlik Merkezi'nden oluşan bütüncül bir hizmet modeli sunuyor. Binlerce genç meslek edindi 2016 yılından bu yana Halkapınar Kurs Merkezi’nde 510 kurs açıldı. Bu kurslardan 12 bin 668 kişi faydalanırken, 7 bin 512 kursiyer eğitimlerini tamamlayarak belge almaya hak kazandı. Eğitim-istihdam bağlantısını güçlendiren bu yapı, iş gücü piyasasının ihtiyaç duyduğu niteliklerin kazandırılmasına katkı sağlıyor. Dijital dönüşüm ve genç istihdamı İstihdamın geleceğine yönelik çalışmalar kapsamında, Türkiye Belediyeler Birliği’nin nihai faydalanıcı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın uygulayıcı olduğu ve Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı III (IPA III) kapsamında finanse edilen “Bugünün Gençleri Geleceğin Meslekleri Projesi” doğrultusunda, Halkapınar’daki Meslek Fabrikası binasında Dijital Gençlik Merkezi kuruldu. Şubat 2025 itibarıyla faaliyete başlayan merkezde, 16–30 yaş arası gençlere yönelik 10 farklı başlıkta şimdiye kadar 27 eğitim ve atölye düzenlendi. 317 genç, dijital beceri ve yetkinliklerini geliştirmeye yönelik bu çalışmalara katılım sağladı. Kent geneline yayılan hizmet ağı Meslek Fabrikası, Dijital Gençlik Merkezi ile birlikte İzmir genelinde 29 kurs merkezi ile hizmet veriyor. Bu merkezlerin 28’i farklı ilçelerde konumlanarak mesleki eğitim ve istihdam desteklerinin kentin tamamına dengeli biçimde yayılmasını sağlıyor. 28 kurs merkezinde bugüne kadar açılan 5 bin 300 kurstan 143 bin 625 kursiyer faydalandı. Meslek Fabrikası, Halkapınar’daki tarihî binasında yürüttüğü bu çalışmalarla; ekonomik koşulların zorlaştığı bir dönemde istihdama erişimi güçlendiren, nitelikli iş gücünü destekleyen ve yerel ekonomiye katkı sunan bir kamu hizmeti modeli olarak faaliyetlerini sürdürüyor.

Kuraklık, Toprak Ve Üretim Masada Haber

Kuraklık, Toprak Ve Üretim Masada

İklim değişikliğinin etkilerinin her geçen yıl daha sert hissedildiği bir dönemde, İzmir’in su, tarım ve üretim geleceği, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen Sulama Kooperatifleri Toplantısı’nda kapsamlı biçimde değerlendirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra İzmir Bölgesi Sulama Kooperatifleri Birliği Başkanı Hüseyin İlhan Yavuz, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Halit Çelik, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZPA Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, meclis üyeleri, tarım komisyonu temsilcileri, ilçe belediyelerinin temsilcileri, muhtarlar, sulama kooperatiflerinin başkan ve yöneticileri, üreticiler ile ziraat odalarının temsilcileri katıldı. İki saati aşkın süren ve yaklaşık 100 üreticinin yer aldığı toplantıda; su yönetimi, tarımsal sulama, yer altı su kaynaklarının durumu, toprak sağlığı ve kalkınma arasındaki ilişki bütüncül bir yaklaşımla ele alındı. Cemil Tugay: Tüketimin yüzde 70’i tarımsal sulamadan kaynaklanıyor Toplantıda su krizinin yalnızca teknik bir başlık değil, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik bir mesele olduğuna dikkat çeken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 2025 yılının beklenenden çok daha kurak geçtiğini vurguladı. Tugay, “2025 yılı hiçbirimizin öngöremediği kadar kurak bir yıl oldu. En kurak yıllardan birini yaşadık. Biz hiçbir soruna sırtımızı dönmüyoruz. Konu Devlet Su İşleri’nin sorumluluk alanında olsa da ‘bu başkasının sorunu’ demiyoruz. İzmir’in bugün bir numaralı sorunu sudur” dedi. Yer altı sularının kontrolsüz kullanımının ciddi riskler taşıdığına işaret eden Tugay, kaçak ve ruhsatsız kuyuların her geçen gün arttığını belirtti. Su tüketimindeki dağılıma da değinen Tugay, “Toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 10’u kentlerde içme ve kullanma suyu, yüzde 20’si sanayi, yüzde 70’i ise tarımsal sulama amacıyla kullanılıyor. Bu nedenle yalnızca bireysel tasarruf çağrılarıyla bu sorunu çözemeyiz. Tarımsal sulamada verimliliği artıracak ortak adımlara ve sizlerin desteğine ihtiyacımız var” diye konuştu. “Kayıp-kaçak oranını düşürmek için yoğun çalışıyoruz” Kayıp-kaçak konusundaki yanlış algılara da değinen Başkan Tugay, şebeke sistemlerinde belirli oranda kaybın kaçınılmaz olduğunu belirterek, İzmir’de yüzde 24,8 seviyesinde olan kayıp-kaçak oranını daha da düşürmek için sahada yoğun bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Yanlış sulama yöntemleri, bilinçsiz gübreleme ve hatalı ilaçlama nedeniyle toprakların organik yapısının zayıfladığını ifade eden Tugay, tuzlanma ve asitlenme sorunlarının giderek arttığına dikkat çekti. “Kalkınma olmadan ne okul kalır ne hastane” Su ve tarım meselesinin aynı zamanda bir kalkınma meselesi olduğunun altını çizen Başkan Tugay, üretimin sürekliliğinin toplumsal yaşamın tüm alanları için hayati önemde olduğunu vurguladı. Tugay, “Sanayi, tarım ve hayvancılık için söylüyorum; üretmeye devam etmek zorundayız. Çocuklarımızın eğitim alabilmesi, insanların sağlık hizmetlerine erişebilmesi, altyapının ayakta kalması ancak kalkınmış bir ülkenin sağlayabileceği imkânlarla mümkündür. Aksi halde ne okul kalır ne hastane, ne de bu kenti ayakta tutacak başka bir yapı” dedi. Meseleye parçalı değil bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini belirten Tugay, tarım ve hayvancılığın İzmir için vazgeçilmez olduğunu ifade ederek, “Çiftçimiz, hayvancılıkla uğraşan üreticimiz göz bebeğimizdir. Emeklerinin karşılığını almaları gerekir. Ancak bunu yaparken suyu ve toprağı da korumak zorundayız” diye konuştu. “Bu süreci birlikte yöneteceğiz” Başkan Dr. Cemil Tugay, su krizine kalıcı çözümün ancak ortak akıl ve bilimsel yaklaşımla mümkün olabileceğini vurgulayarak, üniversitelerden akademisyenlerin de yer aldığı bilimsel bir Su Kurulu oluşturduklarını açıkladı. Tugay, arıtılmış suların yeniden kullanımı, modern sulama tekniklerinin yaygınlaştırılması, sanayide su verimliliğinin artırılması ve yeni su kaynaklarının oluşturulmasına yönelik seçeneklerin birlikte değerlendirileceğini ifade etti. Sürecin çok paydaşlı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğine dikkat çeken Tugay, “Bu işi ne belediye tek başına yapabilir ne de devlet. Bu süreç, kentte yaşayan herkesin; üreticinin, sanayicinin ve kooperatiflerin birlikte yöneteceği bir süreçtir” dedi. “Yalnız değilsiniz” Sulama kooperatifleri ile tarımsal kalkınma kooperatiflerinin sürecin en önemli paydaşları olduğuna dikkat çeken Başkan Tugay, yanlış yönetim anlayışlarının yarattığı sorunlara işaret etti. Tugay, “Kötü yönetimlerden, yanlış işlerden yorulduk. Bir kardeşiniz, bir evladınız olarak ricamdır: Bu ülkeye artık kimse kıymasın. Herkes elindekinin kıymetini bilsin. Bu zor değil” dedi. Görevini layıkıyla yerine getirmek için çalıştığını vurgulayan Tugay, sürecin birlikte yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Bundan sonra birlikte yol yürüyelim. Suyun mutlaka verimli kullanılması için akıllı sayaçlar gibi uygulamalardan yararlanalım. Hobi bahçelerinin daha sık denetlenmesi gerekiyor. Bu buluşma ortak bir çalışma zemini olarak devam etmeli. Ulaşabildiğimiz herkese doğru sulama tekniklerini anlatalım” diye konuştu. Su krizinin geçici bir sorun olmadığına da dikkat çeken Başkan Tugay, “Bu yıl su krizi var; önümüzdeki yıl da, sonraki yıllarda da olacak. Kimse mağdur olmamalı. Hepimiz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeliyiz. Eksikler, yanlışlar olabilir ama doğruyu birlikte bulacağız. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sizi hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız” ifadelerini kullandı. “Bu para belediyenin değil, İzmirlinin parası” İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, toplantıda belediye kaynaklarının kullanımına ilişkin net ve açık mesajlar verdi. Kaynakların kişisel değil, tamamen halka ait olduğunu vurgulayan Tugay, desteklerin de bu anlayış doğrultusunda planlandığını ifade etti. Tugay, “Bu para benim cebimden çıkmıyor, bir başkasının cebinden de çıkmıyor. Bu para belediyenin parası ama aslında İzmirlinin, halkın parasıdır. Bizim görevimiz de bu kaynağı doğru, adil ve verimli biçimde kullanmaktır” dedi. Desteklerin rastgele değil, sürdürülebilir üretimi esas alan bir yaklaşımla planlandığını belirten Başkan Tugay, samimiyet ve devamlılık vurgusu yaparak üreticilere şu çağrıda bulundu: “Gerçekten üretim yapmak isteyen, bahçesine sahip çıkan, hayvancılığı ciddiyetle yürüten üreticinin yanında oluruz. Ancak verdiğimiz desteğin karşılığını görmek isteriz. Bugün başlayıp yarın bırakılan işler değil, örnek olacak, sürdürülebilir çalışmalar istiyoruz. Kimin neye ihtiyacı varsa gelsin söylesin. Kendini sıkıntıda hisseden, derdi olan herkes bize ulaşsın. Biz bunun için buradayız ve bunu yapmayı gerçekten istiyoruz. İzmir’in en büyük kurumudur, en büyük gücüdür. Mali yapısı her geçen gün daha sağlam bir noktaya geliyor. Kaynaklarımız var. Önemli olan bu kaynakların heba edilmemesi ve doğru işler için kullanılmasıdır. Belediye sizin, kurum sizin; bu kurumun parası sizin. Gelin, ‘Bu işi samimi biçimde yapacağım’ deyin. Ne gücümüz varsa sizindir. Fidanıyla, desteğiyle, imkânıyla yanınızda oluruz.” Erdoğan: Saniyede yaklaşık 2 bin litre ilave suyu sisteme kazandırdık Kent merkezinde günlük içme suyu tüketiminin yaklaşık 648 bin metreküp olduğunu belirten İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, bunun saniyede ortalama 7 bin 500 litre suya karşılık geldiğini söyledi. Erdoğan, bugün bu ihtiyacı karşılayan yüzeysel su kaynaklarının büyük bölümünün ya tamamen tükendiğini ya da kritik seviyelere gerilediğini vurguladı. Barajlardan gelen su miktarının tarihsel olarak en düşük seviyelere indiğine dikkat çeken Erdoğan, “Tahtalı ve Gördes barajlarında ortaya çıkan tablo yalnızca İzmir için değil, ülkemizin birçok büyük kenti için ciddi bir uyarıdır. Bu nedenle suyu artık yalnızca mevcut kaynaklar üzerinden değil, çok yönlü ve bütüncül bir kriz yönetimi anlayışıyla ele almak zorundayız” dedi. İzmir’in içme suyunun yaklaşık yüzde 74’ünün yer altı suyu kaynaklarından karşılandığını ifade eden Erdoğan, bu oranın olağanüstü dönemler için geçici bir çözüm olduğunu belirterek, “Yer altı sularının korunması ve sürdürülebilirliği bizim için hayati önemdedir” diye konuştu. Bu kapsamda Göksu, Sarıkız, Menemen ve Halkapınar başta olmak üzere birçok bölgede kuyu yenileme ve yeni kuyu devreye alma çalışmalarını hızlandırdıklarını aktaran Erdoğan, “Yalnızca bu çalışmalar sayesinde saniyede yaklaşık 2 bin litre ilave suyu sisteme kazandırmış durumdayız” ifadelerini kullandı. “Orta ve uzun vadede alternatif kaynakları konuşmak zorundayız” Suyu artırmanın, yeni kaynak bulmak kadar önemli olduğuna dikkat çeken İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, tasarrufun en önemli ayaklarından birinin kayıp-kaçakla mücadele olduğunu vurguladı. Erdoğan, “Kent merkezinde kayıp-kaçak oranını yüzde 24,8 seviyesine düşürdük. Bu sayede yaklaşık 5,6 milyon metreküp suyu sistemde tutmayı başardık. Bizim için kayıp-kaçakta sağlanan her yüzde 1’lik düşüş, yeni bir baraj kadar değerlidir” dedi. Kısa vadede su arzını artırmaya yönelik bir diğer başlığın Tahtalı Barajı’nın ölü hacminde bulunan suyun değerlendirilmesi olduğunu belirten Erdoğan, bu konuda teknik hazırlıkların sürdüğünü ifade etti. Erdoğan, “Temmuz 2026’da bu suyun sisteme kazandırılmasına yönelik ihale sürecini başlatmayı planlıyoruz. Bu adım, İzmir’in su güvenliği açısından kritik önemdedir” diye konuştu. Orta ve uzun vadede ise alternatif kaynakların mutlaka gündeme alınması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, deniz suyu arıtma tesislerinin yüksek enerji maliyetlerine rağmen iklim değişikliği gerçeği karşısında kaçınılmaz seçenekler arasında yer aldığını söyledi. Erdoğan, “Bu yatırımları bilimsel veriler ışığında, çevresel etkileri gözeterek ve doğru finansman modelleriyle değerlendirmek zorundayız” dedi. Bulut tohumlama uygulamalarına da değinen Erdoğan, bu konuda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile iletişime geçtiklerini belirterek, “Bu yöntem tek başına bir çözüm değildir; ancak uygun koşullarda destekleyici bir araç olabilir” ifadelerini kullandı. Erdoğan dayanışmanın önemine dikkat çekti İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, su krizinin yönetiminde dayanışmanın hayati önemde olduğunu vurguladı. Devlet Su İşleri (DSİ) ile yürütülen baraj ve altyapı yatırımlarının hızlandırılmasının büyük önem taşıdığını belirten Erdoğan, özellikle Başlamış ve Düvertepe barajları başta olmak üzere İzmir’in uzun vadeli su güvenliği için gerekli yatırımların ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu sürecin yalnızca İZSU’nun ya da yerel yönetimlerin tek başına yürütebileceği bir süreç olmadığını dile getiren Erdoğan, “Su krizini yönetmek için tüm kurum ve kuruluşların ortak hareket etmesi gerekiyor. Vatandaşlarımızın su tasarrufu konusundaki duyarlılığının artarak devam etmesi de elimizi güçlendiriyor. Tasarruf, bilinçli kullanım ve dayanışma, bugün İzmir’in su geleceği için en güçlü araçlarımızdır” şeklinde konuştu. Büyükşehir'in destekleri İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, İzmir genelindeki kooperatif yapısı ve belediyenin yürüttüğü desteklere ilişkin ayrıntılı bilgiler paylaştı. Üngür, İzmir’de 81 sulama kooperatifi, 45 su ürünleri kooperatifi ve 163 tarımsal kalkınma kooperatifi olmak üzere toplam 289 kooperatifin faaliyet gösterdiğini belirtti. Sulama kooperatiflerine bağlı 13 bin 500 ortağın bulunduğunu ifade eden Üngür, kooperatiflerin özellikle Kemalpaşa, Ödemiş, Menderes, Bergama ve Tire ilçelerinde yoğunlaştığını aktardı. Belediyenin yetki ve sorumluluğunda 18 sulama göleti bulunduğunu kaydeden Üngür, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak sulama tesisleri, hayvan içme suyu göletleri, sondaj kuyuları, yeni gölet yapımı, bakım-onarım çalışmaları ve eğitim desteklerinin aralıksız sürdürüldüğünü söyledi. Üngür, 2024–2025 döneminde çok sayıda yeni tesisin hayata geçirildiğini, mevcut tesislerde bakım-onarım çalışmalarının yapıldığını, kuyu yapımı ve ekipman desteklerinin üreticilerle buluşturulduğunu vurguladı. Bilimsel veriler paylaşıldı Toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, iklim değişikliğinin Ege Bölgesi ve İzmir havzaları üzerindeki etkilerine ilişkin güncel bilimsel verileri paylaştı. Kurucu, yağış miktarı ve sürekliliğinde yaşanan azalmanın geçici bir durum olmadığını, yapısal bir değişime işaret ettiğini vurguladı. Sıcaklık artışlarının İzmir ve çevresinde daha şiddetli biçimde hissedildiğine dikkat çeken Kurucu, önümüzdeki 15–20 yıllık süreçte su kaynakları üzerindeki baskının daha da artacağını ifade etti. Bu nedenle havza bazlı planlama, bilimsel izleme ve uzun vadeli su yönetimi politikalarının artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini söyledi. İki saati aşkın süren toplantı, kooperatif temsilcilerinin görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.