Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ham Madde

Kapsül Haber Ajansı - Ham Madde haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ham Madde haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Avrasya'nın En Büyük Boya Ham Maddeleri ve Kaplama Fuarı Paıntistanbul 2026 Kapılarını Açtı Haber

Avrasya'nın En Büyük Boya Ham Maddeleri ve Kaplama Fuarı Paıntistanbul 2026 Kapılarını Açtı

Ham madde, yapı kimyasalları, yapıştırıcı bileşenleri ile laboratuvar ve üretim ekipmanları sektörlerini aynı çatı altında buluşturan Paintistanbul 2026, İstanbul Fuar Merkezi'nde ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Avrasya'nın en büyük boya ham maddeleri ve kaplama fuarı olarak öne çıkan organizasyon, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirerek yeni iş birliklerine ve ticari fırsatlara zemin hazırlıyor. Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) ile CNG Expo Events iş birliğiyle İstanbul Fuar Merkezi'nde toplam 4 ayrı salonda, 35 bin metrekare brüt ve 14 bin metrekare net alanda düzenlenen Paintistanbul 2026 kapsamında boya ve kaplama sektörünün önde gelen 619 firmasıyla birlikte 43 farklı ülkeden 10 bini aşkın uluslararası ziyaretçinin bir araya gelmesi bekleniyor. 28'inci Dönem AK Parti Bursa Milletvekili Varank: "Boya Sektörü Üretim Gücü, Nitelikli İnsan Kaynağı ve İhracat Kabiliyetiyle Önemli Bir Konumda" Üç gün sürecek fuarın açılış konuşmasını yapan 28'inci Dönem Ak Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, Paintistanbul Fuarı'nın üreticileri, tedarikçileri, teknoloji geliştiricileri ve sektör profesyonellerini bir araya getirerek yeni iş birliklerine zemin hazırladığını söyledi. Her geçen yıl artan uluslararası katılımıyla Paintistanbul'un sektörümüz ve ülkemiz için önemli fırsatlar oluşturacağına inandığını kaydeden Mustafa Varank sözlerine şöyle devam etti: "Dünya ekonomisi; bölgesel çatışmalar, enerji krizleri, tedarik zincirlerindeki dönüşüm, teknolojik gelişmeler ve iklim değişikliği gibi birçok dinamiğin etkisiyle önemli bir değişim sürecinden geçiyor. Bu dönüşüm boya ve kaplama sektöründe de kendini güçlü şekilde hissettiriyor. Artık rekabet yalnızca üretmekten değil, teknolojiyi etkin kullanmaktan, verimliliği artırmaktan ve sürdürülebilirliği iş süreçlerinin merkezine yerleştirmekten geçiyor. Türk boya sanayisi sahip olduğu üretim gücü, nitelikli insan kaynağı ve ihracat kabiliyetiyle önemli bir konumda bulunuyor. Ancak sektörümüzün ham maddede dışa bağımlılığını azaltacak yatırımları hızlandırması, yerli üretim kapasitesini artırması ve yüksek katma değerli ürünlere odaklanması büyük önem taşıyor. Kamu ve özel sektörün iş birliği içinde hareket etmesiyle sektörümüzün küresel rekabet gücünü daha da yukarı taşıyacağına inanıyoruz." T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Gürcan: "Bakanlık Olarak İhracatçıları Desteklemeye Devam Edeceğiz" T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan ise sözlerine bugün Türkiye'de düzenlenen fuarların ulaştığı uluslararası düzeyin herkes için gurur kaynağı olduğunu söyleyerek başladı. "Türkiye son 25 yılda ulaştırma, lojistik ve altyapı yatırımlarıyla önemli bir dönüşüm gerçekleştirmiştir. 2025 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 3,6 büyümüş, milli gelirimiz tarihi seviyelere ulaşmıştır. Mal ihracatımız 273,3 milyar dolar, hizmet ihracatımız ise 122,6 milyar dolar seviyesine yükselmiştir. Bu kapsamda boya sektörümüzün ihracatı ise 2025 yılında yaklaşık 1,6 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır" diyen Mahmut Gürcan Ticaret Bakanlığı olarak ülkemizin ihracatçıları desteklemeye devam edeceklerinin altını çizdi. Dünya Boyacılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bowtell: "Paintistanbul'un Ulaştığı Başarıyı Takdirle Takip Ediyoruz" Türkiye'de ve İstanbul'da yeniden bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Dünya Boyacılar Birliği (WCC) Yönetim Kurulu Başkanı Thomas Bowtell, dünya genelinde boya sektörünü temsil eden çok sayıda kuruluşla birlikte çalıştıklarını ve Türkiye boya sektörünün uluslararası alandaki gelişimini ve Paintistanbul'un ulaştığı başarıyı takdirle takip ettiklerini kaydetti. BOSAD Yönetim Kurulu Başkanı Baytaş: "Avrupa'da İlk Üç Üretici Ülke Arasına Girmeyi Hedefliyoruz" Bugün burada yalnızca bir fuarın açılışını gerçekleştirmediklerini aynı zamanda Türk boya sanayisinin üretim gücünü, küresel pazarlardaki iddiasını ve ortak vizyonunu tüm dünyaya bir kez daha ilan ettiklerini söyleyen BOSAD Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Baytaş, konuşmasında şunları söyledi: "BOSAD olarak yaklaşık 20 yıllık geçmişimizle sektörümüzün yüzde 85'ini temsil eden büyük bir aileyiz. Boya sektörü olarak Avrupa'da ilk üç üretici ülke arasına girmeyi ve dünya pazarında oyun kurucu ülkelerden biri olmayı hedefliyoruz. Paintistanbul ise sektörümüzün gücünü ortaya koyduğumuz ve geleceğe ilişkin çözümleri birlikte geliştirdiğimiz önemli bir platform ve fuarımızın sektörümüze ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum." CNG Group Yönetim Kurulu Başkanı Yaman: "Dünyanın Üçüncü Büyük Boya ve Kaplama Fuarı" Paintistanbul'un yalnızca bir fuar değil, sektörün geleceğine yön veren bir bilgi ve iş birliği platformu olduğunu söyleyen CNG Group Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yaman, "İki yıllık aranın ardından sektörümüzün en prestijli ve en kapsamlı buluşmasının açılışını gerçekleştiriyoruz. Bugün yalnızca bir fuarın açılışını yapmıyor; aynı zamanda yaklaşık çeyrek asırlık emeğin, kararlılığın ve sektörümüze duyduğumuz inancın da bir sonucunu kutluyoruz. Bu yıl Almanya, İtalya, Çin, Fransa, Kore, İspanya, Amerika ve Hindistan başta olmak üzere 43 ülkeden 619 firma ve temsilciliği fuarımızda yer alıyor. Tüm bu yönleriyle fuarımız bugün itibarıyla Avrupa'nın ikinci, dünyanın ise üçüncü büyük boya ve kaplama fuarı konumuna ulaşmış durumda" dedi. BOSAD Başkanvekili Hakan Ünel: "Sürdürülebilirliği, Akıllı Boya Teknolojilerini, Yapay Zekânın Etkilerini Konuşacağız" Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) Başkanvekili Hakan Ünel, Paintistanbul'un bugün ulaştığı noktanın İstanbul'un üretim ve ticaretin kesişim noktasında yer almasının yanı sıra, yüksek büyüme potansiyeline sahip pazarlara erişim avantajıyla da daha da güçlendiğini ifade etti. Paintistanbul'un dünyanın önde gelen sektör organizasyonları arasında yerini aldığını ve China Coat ile European Coatings Show'un ardından dünyanın üçüncü büyük etkinliği konumuna ulaştığını belirten Ünel, "Önümüzdeki üç gün boyunca yalnızca ticari fırsatları değil; sürdürülebilirliği, akıllı boya ve kaplama teknolojilerini, yapay zekânın sektörümüze etkilerini, yeni pazarları ve 2030'a giden yolda rekabet avantajı sağlayacak stratejileri de ele alacağız. İnanıyorum ki burada kurulacak her yeni bağlantı, paylaşılacak her bilgi ve geliştirilecek her ortak proje sektörümüzün geleceğine önemli katkılar sunacak" dedi. İnteraktif Deneyim Yaşatacak Katılımcılar fuar boyunca yeni iş bağlantıları kurma, mevcut iş birliklerini geliştirme ve küresel pazardaki son gelişmeleri yakından takip etme fırsatı bulacak. Üç gün sürecek organizasyonda sergilenen yenilikçi ürünler, ileri teknoloji çözümleri ve sürdürülebilir üretim yaklaşımları, firmalara uluslararası ölçekte önemli bir görünürlük sağlarken, eş zamanlı düzenlenecek konferans programı da sektörün geleceğine yönelik önemli değerlendirmelere ev sahipliği yapacak. Paintistanbul 2026 katılımcıları fuar süresince AI Graffiti ve Tilt Brush gibi yapay zeka çizimleriyle teknoloji ile sanatın buluştuğu interaktif deneyimler yaşayarak yaratıcılıklarını farklı platformlarda sergileme fırsatı bulacak. Powder Dosing Expo Eş Zamanlı Düzenleniyor Paintistanbul 2026 kapsamında, toz, granül ve katı hammadde dozaj teknolojilerine odaklanan Powder Dosing Expo da eş zamanlı olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Dozaj teknolojileri alanında faaliyet gösteren üretici ve tedarikçiler için önemli bir buluşma noktası olan fuar, üretim süreçlerinde verimlilik sağlayan dozaj sistemleri, otomasyon uygulamaları, proses ekipmanları ve dijital teknolojileri sektör profesyonelleriyle buluşturuyor. Böylece katılımcılar, hem boya ve kaplama hem toz dozajlama sektöründeki yenilikleri ve üretim süreçlerini optimize eden teknolojileri aynı platformda keşfetme fırsatı yakalıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

6 Milyon Dolarlık Bilgi ve Teknoloji Yatırımıyla Yerli Üretim Hamlesi Haber

6 Milyon Dolarlık Bilgi ve Teknoloji Yatırımıyla Yerli Üretim Hamlesi

2024 itibarıyla yaklaşık 33,9 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan bitki ekstraktları pazarı, üretim teknolojileri ve yüksek katma değerli ham madde yatırımlarını da beraberinde getiriyor. Türkiye sahip olduğu güçlü bitki çeşitliliğine rağmen uzun yıllardır birçok bitkisel ekstrede dış kaynaklı üretim modellerine bağımlı bir yapı sergilerken, Talya Bitkisel yaklaşık 3,5 yıllık AR-GE sürecinin ardından Türkiye’de bitkisel ekstraksiyon, toz ekstre üretimi ve proses altyapısını aynı çatı altında buluşturan sayılı 360 derece entegre üretim modellerinden birini geliştirdi. İTHAL ÜRÜNDEN ENTEGRE ÜRETİM MODELİNE GEÇİŞ Bitkisel içeriklere yönelik talebin artmasıyla birlikte yüksek etken madde oranına sahip, standardize ve izlenebilir ham madde ihtiyacı sektörün öncelikli başlıkları arasında yer almaya başladı. Talya Bitkisel tarafından geliştirilen sistemle birlikte bitkilerin belirli proseslerden geçirilmesi, etken maddelerin ayrıştırılması ve yüksek saflıkta toz ekstre elde edilmesine yönelik süreçler şirket bünyesinde yönetilmeye başlandı. Bu süreç sonunda elde edilen bitkisel ekstreler bugün gıda takviyeleri, fonksiyonel gıdalar, kozmetik ürünler, aromaterapi uygulamaları, hayvan sağlığı çözümleri ve tarımsal içerik geliştirme süreçleri başta olmak üzere farklı alanlarda ham madde olarak kullanılabiliyor. SAHADA GELİŞEN DENEYİM KNOW-HOW’A DÖNÜŞTÜ Bitkisel ekstraksiyon ve toz ekstre üretimine yönelik yerli kaynak ve teknik bilginin sınırlı olması nedeniyle sürecin büyük ölçüde AR-GE çalışmaları, deneme uygulamaları ve saha deneyimleriyle şekillendiğini belirten Talya Bitkisel Kurucusu M. Halis Ertaş, geliştirilen sistemin yalnızca proses ünitesi yatırım maliyetinin bugün yaklaşık 3 milyon dolar seviyesine ulaştığını; bilgi birikimi, AR-GE süreçleri ve teknolojik altyapıyla birlikte toplam yatırım değerinin ise 5–6 milyon dolar seviyelerine çıktığını ifade ederek şunları söyledi: "Bitkisel ekstraksiyon ve toz ekstre üretimine yönelik yerli kaynak ve teknik bilgi oldukça sınırlıydı. Bu nedenle süreç büyük ölçüde AR-GE çalışmaları, deneme uygulamaları ve saha deneyimleriyle şekillendi. Yaklaşık 3,5 yıllık süreç boyunca birçok farklı bitki üzerinde çalıştık. Örneğin bugün Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (BATEM) ile TÜBİTAK destekli proje kapsamında zerdeçal üzerine çalışmalar yürütüyoruz. Zerdeçal gibi etken madde yapısıyla öne çıkan bitkilerde yüksek verimli ekstrakt geliştirme süreçleri, sahip olduğumuz know-how’ın en güçlü örnekleri arasında yer alıyor. Bugün yalnızca bir üretim hattı değil; bilgi, deneyim ve teknoloji altyapısı kurduğumuzu söyleyebiliriz" dedi. BİR ÜRETİM HATTINDAN DAHA FAZLASI Bitkisel üretimde yalnızca son ürüne değil, ürünün arkasındaki bilgiye ve üretim altyapısına yatırım yaptıklarını belirten ve yaklaşık 3,5 yıllık süreç boyunca sahada edinilen deneyimin bugün farklı sektörlere hizmet eden bir yapının temelini oluşturduğunu ifade eden Ertaş: "Bugün geldiğimiz noktada yalnızca kendi ürünlerimizi geliştirmiyoruz. Kozmetikten gıdaya, hayvan sağlığından tarıma kadar farklı sektörlere ham madde sağlayan bir yapıya ulaştık. Uzun yıllar ithal edilen birçok içerikte yerli üretim kapasitesi oluşturmak bizim için önemli bir kazanım oldu. Bir üretim tesisini kurabilirsiniz ancak süreçleri ve bilgi birikimini kısa sürede oluşturmanız kolay değil. Bizim için asıl yatırım bilgiye, AR-GE’ye ve üretim deneyimine yapılan yatırım oldu" açıklamalarında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Bitkisel Ekstrede Dışa Bağımlılığını Azaltacak Yatırım Haber

Türkiye’nin Bitkisel Ekstrede Dışa Bağımlılığını Azaltacak Yatırım

Bitkisel içeriklere yönelik talebin artmasıyla birlikte yüksek etken madde oranına sahip, standardize ve izlenebilir ham madde ihtiyacı sektörün öncelikli başlıkları arasında yer almaya başladı. Talya Bitkisel tarafından geliştirilen sistemle birlikte bitkilerin belirli proseslerden geçirilmesi, etken maddelerin ayrıştırılması ve yüksek saflıkta toz ekstre elde edilmesine yönelik süreçler şirket bünyesinde yönetilmeye başlandı. Bu süreç sonunda elde edilen bitkisel ekstreler bugün gıda takviyeleri, fonksiyonel gıdalar, kozmetik ürünler, aromaterapi uygulamaları, hayvan sağlığı çözümleri ve tarımsal içerik geliştirme süreçleri başta olmak üzere farklı alanlarda ham madde olarak kullanılabiliyor. SAHADA GELİŞEN DENEYİM KNOW-HOW’A DÖNÜŞTÜ Bitkisel ekstraksiyon ve toz ekstre üretimine yönelik yerli kaynak ve teknik bilginin sınırlı olması nedeniyle sürecin büyük ölçüde AR-GE çalışmaları, deneme uygulamaları ve saha deneyimleriyle şekillendiğini belirten Talya Bitkisel Kurucusu M. Halis Ertaş, geliştirilen sistemin yalnızca proses ünitesi yatırım maliyetinin bugün yaklaşık 3 milyon dolar seviyesine ulaştığını; bilgi birikimi, AR-GE süreçleri ve teknolojik altyapıyla birlikte toplam yatırım değerinin ise 5–6 milyon dolar seviyelerine çıktığını ifade ederek şunları söyledi: "Bitkisel ekstraksiyon ve toz ekstre üretimine yönelik yerli kaynak ve teknik bilgi oldukça sınırlıydı. Bu nedenle süreç büyük ölçüde AR-GE çalışmaları, deneme uygulamaları ve saha deneyimleriyle şekillendi. Yaklaşık 3,5 yıllık süreç boyunca birçok farklı bitki üzerinde çalıştık. Örneğin bugün Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (BATEM) ile TÜBİTAK destekli proje kapsamında zerdeçal üzerine çalışmalar yürütüyoruz. Zerdeçal gibi etken madde yapısıyla öne çıkan bitkilerde yüksek verimli ekstrakt geliştirme süreçleri, sahip olduğumuz know-how’ın en güçlü örnekleri arasında yer alıyor. Bugün yalnızca bir üretim hattı değil; bilgi, deneyim ve teknoloji altyapısı kurduğumuzu söyleyebiliriz" dedi. BİR ÜRETİM HATTINDAN DAHA FAZLASI Bitkisel üretimde yalnızca son ürüne değil, ürünün arkasındaki bilgiye ve üretim altyapısına yatırım yaptıklarını belirten ve yaklaşık 3,5 yıllık süreç boyunca sahada edinilen deneyimin bugün farklı sektörlere hizmet eden bir yapının temelini oluşturduğunu ifade eden Ertaş: "Bugün geldiğimiz noktada yalnızca kendi ürünlerimizi geliştirmiyoruz. Kozmetikten gıdaya, hayvan sağlığından tarıma kadar farklı sektörlere ham madde sağlayan bir yapıya ulaştık. Uzun yıllar ithal edilen birçok içerikte yerli üretim kapasitesi oluşturmak bizim için önemli bir kazanım oldu. Bir üretim tesisini kurabilirsiniz ancak süreçleri ve bilgi birikimini kısa sürede oluşturmanız kolay değil. Bizim için asıl yatırım bilgiye, AR-GE’ye ve üretim deneyimine yapılan yatırım oldu" açıklamalarında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KOSGEB’in 20 Milyon TL’lik Desteği için Son Başvuru Tarihi 30 Haziran Haber

KOSGEB’in 20 Milyon TL’lik Desteği için Son Başvuru Tarihi 30 Haziran

Sistem Global’den yapılan açıklamaya göre, KOSGEB tarafından KOBİ’lerin üretim kapasitesini artırmak, dijital dönüşüm yatırımlarını hızlandırmak ve kurumsal gelişim süreçlerini güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen Kapasite Geliştirme Destek Programı’nın 2026 yılı 2. başvuru dönemi açıldı. Sistem Global, 30 Haziran 2026 tarihine kadar başvuru kabul eden programa başvurmayı planlayan işletmelere, başvuru stratejisinin oluşturulmasından proje dosyasının hazırlanmasına, uygunluk değerlendirmesinden süreç yönetimine kadar her aşamada uçtan uca danışmanlık hizmeti sunuyor. 20 Milyon TL’ye Kadar Kredi Desteği Program kapsamında işletmeler 20 milyon TL’ye kadar kredi kullanabiliyor; savunma, havacılık ve uzay sektörlerinde faaliyet gösteren nitelikli işletmeler ise bu limitin 30 milyon TL’ye yükseldiği ayrıcalıklı destekten yararlanabiliyor. Programın en dikkat çekici unsurlarından birini ise finans kuruluşlarından kullanılacak krediler için sunulan 20 puanlık geri ödemesiz faiz desteği oluşturuyor. 24 aya kadar proje süresi ve 36 aya kadar kredi vadesiyle işletmeler yatırımlarını uzun soluklu bir planlama çerçevesinde hayata geçirebilir. Program, oldukça geniş bir yelpazede gider kalemini kapsıyor. Makine ve teçhizat yatırımları, kurumsal yazılım ve dijitalleşme harcamaları, personel giderleri, eğitim ve danışmanlık hizmetleri, test ve analiz çalışmaları, belgelendirme süreçleri, tasarım ile pazarlama faaliyetleri, sınai mülkiyet haklarına ilişkin harcamalar ve imalatçılar için ham madde giderleri desteklenen başlıca kalemler arasında yer alıyor. Bu kapsamıyla program; üretimden teknolojiye, insan kaynağından kurumsal gelişime uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteren her ölçekteki KOBİ için anlamlı bir finansman fırsatı sunuyor. Sistem Global’den Uçtan Uca Danışmanlık Hizmetleri Bu kapsamlı destekten maksimum düzeyde yararlanabilmek için doğru bir başvuru stratejisi ve güçlü bir proje dosyası kritik önem taşıyor. Sistem Global, KOSGEB destekleri konusundaki derin uzmanlığı ve deneyimli ekibiyle işletmelere başvuru stratejisinin oluşturulmasından proje dosyasının hazırlanmasına, uygunluk değerlendirmesinden süreç yönetimine kadar her aşamada uçtan uca danışmanlık hizmeti sunuyor. Programdan yararlanmak isteyen işletmeler, Sistem Global danışmanlarıyla iletişime geçerek uygunluk durumlarını değerlendirebilir ve süreci en verimli şekilde yönetebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk İlaç Sanayisinde Yerli Tedarik Hamlesi Haber

Türk İlaç Sanayisinde Yerli Tedarik Hamlesi

Osmanlı döneminde eczacılık faaliyetlerine ev sahipliği yapan Rumeli Han’da gerçekleştirilen etkinlikte; ilaç üreticileri, ham madde ve etken madde tedarikçileri, makine üreticileri, otomasyon ve yazılım firmaları ile sektör profesyonelleri doğrudan temas kurdu. Yerli üretim kapasitesinin artırılması, sürdürülebilir üretim altyapısının güçlendirilmesi ve küresel rekabette daha güçlü bir konum elde edilmesine yönelik stratejik başlıklar öne çıktı. HÜRMÜZ’ÜN KAPATILMASI İLAÇ YAN SANAYİNİN ÖNEMİNİ HATIRLATTI İlaç yan sanayisinin stratejik önemi ve yerli üretim vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan TİYSAT Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Yaşrin: “Ortadoğu’da yaşanan sorunlar ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılması hepimize açıkça göstermiştir ki; üretim kadar süreklilik ve erişim de hayati öneme sahip. Güçlü bir yan sanayi bizi ayakta tutar, güçlü bir satış ve iş birliği yaklaşımı ise bizi büyütür. İlaç yan sanayisi yalnızca üretimi destekleyen bir yapı değil; sağlıkta bağımsızlığın, sürdürülebilir üretimin ve güçlü ekonominin temelini oluşturan stratejik bir ekosistemdir. Pandemi süreci ve küresel gelişmeler, üretim kadar erişim ve sürekliliğin de kritik olduğunu gösterdi. Güçlü bir yan sanayi bizi ayakta tutarken, güçlü iş birlikleri ve doğru anlatım bizi büyütecektir. İlaç sektörü dünyanın en rekabetçi alanlarından biri. Bu nedenle güçlü bir üretim kadar, güçlü bir anlatım, markalaşma ve pazarlama anlayışı da gerekli. Yerli üretim kapasitesinin güçlenmesiyle birlikte sektörümüzün küresel rekabet gücünün de artacağına inanıyoruz. Üretmek çok kıymetlidir ancak ortaya koyduğunuz değeri dünyaya ulaştırabildiğiniz ölçüde gerçek başarıya dönüşür” ifadelerinde bulundu. KÜRESEL KRİZLERE KARŞI YERLİ ENTEGRE ÜRETİM EKOSİSTEMİ KURULMALI Yerli üretim, güçlü tedarik zinciri ve ilaç sanayisinde değişen küresel rekabet dinamiklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Artkim Group Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler; “Bugün ilaç sanayisinde rekabet yalnızca üretim kapasitesiyle değil; teknoloji kullanımından tedarik zinciri yönetimine, inovasyon gücünden kurulan stratejik iş birliklerine kadar çok boyutlu bir yapıyla şekilleniyor. Bu nedenle yerli ve entegre bir üretim ekosistemi oluşturmak, sektörümüz açısından artık bir tercih değil; sürdürülebilir büyümenin temel gerekliliklerinden biri haline geliyor. Artkim Group olarak gerçekleştirdiğimiz bu organizasyonun yalnızca bir B2B etkinliği değil; Türk ilaç sanayisinin yerli üretim ekseninde güçlenmesine katkı sağlayacak stratejik bir iş birliği platformu olduğuna inanıyoruz. Yerli üreticilerimizi doğrudan karar vericilerle buluşturarak uzun vadeli, sürdürülebilir ve yüksek katma değerli iş birliklerinin önünü açmayı hedefliyoruz” dedi. Sadece TİYSAT üyelerine özel masa katılımıyla gerçekleştirilen organizasyonda, ilaç üretim zincirinin tüm halkaları birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Etkinlik boyunca özellikle son yıllarda yaşanan küresel lojistik problemleri, ham maddeye erişim süreçleri, üretim sürekliliği ve bölgesel krizlerin ilaç sanayisine etkileri gündeme taşındı. Sektör temsilcileri, yerli üretim altyapısının güçlendirilmesinin yalnızca ekonomik değil; sağlık güvenliği açısından da kritik bir gereklilik olduğuna dikkat çekti. SEKTÖRÜN YENİ DÖNEM AJANDASI DA PAYLAŞILDI Etkinlik kapsamında ayrıca hazırlıkları devam eden TİYSAT e-dergisine ilişkin bilgiler sektör temsilcileriyle paylaşılırken, 29-30 Haziran tarihlerinde TÜSEB-TİYSAT iş birliğiyle düzenlenecek Arama Konferansı için çalışmaların sürdüğü aktarıldı. Programa katılım sağlayan TÜSEB Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Murat Sarğın da sektör temsilcileriyle bir araya gelerek yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Gerçekleştirilen birebir görüşmelerin; yeni yatırım süreçlerine, yerli üretim odaklı projelere ve sektörler arası uzun vadeli iş birliklerine katkı sağlaması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

   Türk İlaç Sanayisi Yerli Üretim İçin Masaya Oturuyor Haber

  Türk İlaç Sanayisi Yerli Üretim İçin Masaya Oturuyor

TİYSAT (Teknoloji, İlaç ve Yerli Sanayi Topluluğu Kümelenmesi) tarafından Artkim Global organizatörlüğünde düzenlenecek B2B İş Olanakları Etkinliği, 14 Mayıs’ta İstanbul Rumeli Han’da sektörün paydaşlarını bir araya getirecek. Osmanlı döneminde eczacılık faaliyetlerine ev sahipliği yapmış olan Rumeli Han’da gerçekleştirilecek etkinlik, sektörel iş birliklerini tarihsel bir zeminde buluşturacak. Yerli ilaç üreticileriyle ile yerli tedarikçiyi buluşturacak etkinlik, Türk ilaç sanayisinin geleceğini yerli üretim odağında yeniden şekillendirmeyi hedefliyor. İLAÇ ÜRETİMİNİN TÜM HALKALARI TEK PLATFORMDA Sadece TİYSAT üyelerine özel masa katılımıyla gerçekleştirilecek etkinlikte; makine, ham madde, yazılım ve sarf malzeme üreticileri, ilaç sektörünün karar vericileriyle birebir görüşmeler yapma imkânı bulacak. Organizasyonun, yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Etkinlik, ilaç üretim sürecinin farklı aşamalarında faaliyet gösteren yerli firmalar ile üreticileri doğrudan buluşturarak sektördeki önemli bir ihtiyaca yanıt veriyor. Katılımcılar, üretim süreçlerini iyileştirecek çözümleri yerinde değerlendirme ve yeni iş bağlantıları kurma fırsatı elde edecek. YERLİ ÜRETİMLE GÜÇLENEN SEKTÖR TİYSAT’ın, Türkiye’de ilaç sanayisinin tüm bileşenlerini yerli üretim odağında bir araya getiren ve sektörler arası iş birliğini güçlendiren bir kümelenme olduğunu belirten TİYSAT Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Yaşrin; “İlaç üreticilerinden ham madde ve ekipman tedarikçilerine, yazılım ve otomasyon çözümlerinden lojistik ve sarf malzemeye kadar sektörün tüm halkalarını kapsayan bu yapıyla, yerli üretim kapasitesini artırmayı ve Türk ilaç sanayisinin küresel rekabet gücünü yükseltmeyi hedefliyoruz. 14 Mayıs’ta Rumeli Han’da gerçekleştireceğimiz etkinliğimiz, Osmanlı döneminde eczacılık faaliyetlerine ev sahipliği yapmış bu tarihi mekânın mirasını modern inovasyon ve stratejik iş birliği vizyonumuzla buluşturacak. Bu özel buluşma ile Türk ilaç sanayisinin geleceğini yerli üretim ekseninde şekillendirecek, sektörde kalıcı ve yüksek katma değerli iş birliklerinin önünü açacak stratejik bir platform oluşturmayı amaçlıyoruz” ifadelerinde bulundu. “KÜRESEL REKABETTE YENİ DENKLEM” Artkim Global Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde: “İlaç sanayisi, yalnızca ekonomik büyüklüğüyle değil, aynı zamanda stratejik önemiyle de ülkelerin kalkınmasında belirleyici rol oynayan sektörlerin başında geliyor. Bu ölçekte bir sektörde sürdürülebilir başarı elde edebilmenin temel koşulu ise güçlü, entegre ve yerli bir tedarik zinciri yapısına sahip olmaktan geçiyor. Bu etkinlik ile amacımız; yerli üreticilerimizi yalnızca görünür kılmak değil, onları doğrudan karar vericilerle buluşturarak kalıcı ve yüksek katma değerli iş birliklerinin önünü açmak. Bugün küresel rekabet, yalnızca üretim kapasitesiyle değil; tedarik zinciri yönetimi, teknoloji geliştirme ve iş birliği kabiliyetiyle şekilleniyor. TİYSAT B2B Etkinliği’ni de bu bakış açısıyla, sektörün tüm paydaşlarını aynı zeminde buluşturan stratejik bir platform olarak konumlandırıyoruz. Bu organizasyonun, Türk ilaç sanayisinin yerli üretim ekseninde güçlenmesine ve uluslararası rekabetçiliğinin artmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı YERLİ TEKNOLOJİYLE KÜRESEL REKABETTE DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE TİYSAT B2B İş Olanakları Etkinliği, yerli teknoloji ve üretim gücünü merkeze alan yaklaşımıyla, Türk ilaç sanayisinin küresel pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmasına katkı sunmayı hedefliyor. 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü’nde gerçekleşecek bu özel buluşma, sektörün tüm paydaşlarını ortak bir vizyon etrafında bir araya getirecek. Yerli üretim temelli yeni iş birliklerinin doğmasının hedeflendiği buluşma; stratejik kararların şekillendiği ve geleceğin üretim modelinin inşa edildiği güçlü bir platform olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İlaç Sanayisinde Yerli Tedarik Zinciri İçin Kritik Buluşma Haber

İlaç Sanayisinde Yerli Tedarik Zinciri İçin Kritik Buluşma

TİYSAT (Teknoloji, İlaç ve Yerli Sanayi Topluluğu Kümelenmesi) tarafından Artkim MICE ve Artkim Fuarcılık organizatörlüğünde düzenlenecek B2B İş Olanakları Etkinliği, 14 Mayıs’ta İstanbul Rumeli Han’da sektörün paydaşlarını bir araya getirecek. Osmanlı döneminde eczacılık faaliyetlerine ev sahipliği yapmış olan Rumeli Han’da gerçekleştirilecek etkinlik, sektörel iş birliklerini tarihsel bir zeminde buluşturacak. Yerli ilaç üreticileriyle ile yerli tedarikçiyi buluşturacak etkinlik, Türk ilaç sanayisinin geleceğini yerli üretim odağında yeniden şekillendirmeyi hedefliyor. İLAÇ ÜRETİMİNİN TÜM HALKALARI TEK PLATFORMDA Sadece TİYSAT üyelerine özel masa katılımıyla gerçekleştirilecek etkinlikte; makine, ham madde, yazılım ve sarf malzeme üreticileri, ilaç sektörünün karar vericileriyle birebir görüşmeler yapma imkânı bulacak. Organizasyonun, yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Etkinlik, ilaç üretim sürecinin farklı aşamalarında faaliyet gösteren yerli firmalar ile üreticileri doğrudan buluşturarak sektördeki önemli bir ihtiyaca yanıt veriyor. Katılımcılar, üretim süreçlerini iyileştirecek çözümleri yerinde değerlendirme ve yeni iş bağlantıları kurma fırsatı elde edecek. YERLİ ÜRETİMLE GÜÇLENEN SEKTÖR TİYSAT’ın, Türkiye’de ilaç sanayisinin tüm bileşenlerini yerli üretim odağında bir araya getiren ve sektörler arası iş birliğini güçlendiren bir kümelenme olduğunu belirten TİYSAT Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Yaşrin; “İlaç üreticilerinden ham madde ve ekipman tedarikçilerine, yazılım ve otomasyon çözümlerinden lojistik ve sarf malzemeye kadar sektörün tüm halkalarını kapsayan bu yapıyla, yerli üretim kapasitesini artırmayı ve Türk ilaç sanayisinin küresel rekabet gücünü yükseltmeyi hedefliyoruz. 14 Mayıs’ta Rumeli Han’da gerçekleştireceğimiz etkinliğimiz, Osmanlı döneminde eczacılık faaliyetlerine ev sahipliği yapmış bu tarihi mekânın mirasını modern inovasyon ve stratejik iş birliği vizyonumuzla buluşturacak. Bu özel buluşma ile Türk ilaç sanayisinin geleceğini yerli üretim ekseninde şekillendirecek, sektörde kalıcı ve yüksek katma değerli iş birliklerinin önünü açacak stratejik bir platform oluşturmayı amaçlıyoruz” ifadelerinde bulundu. “KÜRESEL REKABETTE YENİ DENKLEM” Artkim Group Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde: “İlaç sanayisi, yalnızca ekonomik büyüklüğüyle değil, aynı zamanda stratejik önemiyle de ülkelerin kalkınmasında belirleyici rol oynayan sektörlerin başında geliyor. Bu ölçekte bir sektörde sürdürülebilir başarı elde edebilmenin temel koşulu ise güçlü, entegre ve yerli bir tedarik zinciri yapısına sahip olmaktan geçiyor. Bu etkinlik ile amacımız; yerli üreticilerimizi yalnızca görünür kılmak değil, onları doğrudan karar vericilerle buluşturarak kalıcı ve yüksek katma değerli iş birliklerinin önünü açmak. Bugün küresel rekabet, yalnızca üretim kapasitesiyle değil; tedarik zinciri yönetimi, teknoloji geliştirme ve iş birliği kabiliyetiyle şekilleniyor. TİYSAT B2B Etkinliği’ni de bu bakış açısıyla, sektörün tüm paydaşlarını aynı zeminde buluşturan stratejik bir platform olarak konumlandırıyoruz. Bu organizasyonun, Türk ilaç sanayisinin yerli üretim ekseninde güçlenmesine ve uluslararası rekabetçiliğinin artmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı YERLİ TEKNOLOJİYLE KÜRESEL REKABETTE DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE TİYSAT B2B İş Olanakları Etkinliği, yerli teknoloji ve üretim gücünü merkeze alan yaklaşımıyla, Türk ilaç sanayisinin küresel pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmasına katkı sunmayı hedefliyor. 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü’nde gerçekleşecek bu özel buluşma, sektörün tüm paydaşlarını ortak bir vizyon etrafında bir araya getirecek. Yerli üretim temelli yeni iş birliklerinin doğmasının hedeflendiği buluşma; stratejik kararların şekillendiği ve geleceğin üretim modelinin inşa edildiği güçlü bir platform olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.