Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ham Petrol

Kapsül Haber Ajansı - Ham Petrol haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ham Petrol haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dünya Piyasalarında Bugün Neler Bekleniyor? (5 Ağustos 2026 Sabah Analizi) Haber

Dünya Piyasalarında Bugün Neler Bekleniyor? (5 Ağustos 2026 Sabah Analizi)

ABD ADP özel sektör istihdam verisi ile ISM Hizmet PMI bulunurken, bu verilerin cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam (NFP) raporuna ilişkin beklentileri şekillendirmesi bekleniyor. Aynı zamanda Çin ve Avrupa'dan gelecek hizmet sektörü verileri de küresel büyüme görünümü açısından yakından takip edilecek. Asya piyasalarında gözler Çin'de Asya borsaları güne Çin hizmet PMI verisi ve Japonya Merkez Bankası'nın toplantı tutanakları eşliğinde başladı. Çin hizmet sektöründen gelecek veriler, ülke ekonomisindeki toparlanmanın gücü hakkında önemli sinyaller verecek. Beklentilerin üzerinde bir veri emtia fiyatlarını ve Asya hisselerini destekleyebilir. Avrupa'da hizmet sektörü verileri izlenecek Avrupa piyasalarında gün boyunca; İspanya, İtalya, Fransa, Almanya ve Euro Bölgesi Hizmet PMI verileri, Euro Bölgesi Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), İngiltere Hizmet PMI yakından takip edilecek. Verilerin Avrupa ekonomisindeki büyüme ivmesine ilişkin yeni ipuçları vermesi beklenirken, Avrupa Merkez Bankası'nın faiz patikasına yönelik beklentiler üzerinde de etkili olabileceği değerlendiriliyor. ABD'de günün ana gündemi ADP ve ISM Wall Street açısından günün en önemli gelişmeleri: ADP Özel Sektör İstihdam Raporu ISM Hizmet PMI ABD ham petrol stokları olacak. ADP verisi, cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam raporu öncesinde iş gücü piyasasının görünümüne ilişkin önemli bir öncü gösterge olarak kabul ediliyor. ISM Hizmet PMI ise ABD ekonomisinin en büyük bölümünü oluşturan hizmet sektöründeki faaliyet seviyesini ortaya koyacak. Güçlü veriler Fed'in faiz indirimi beklentilerini öteleyebilirken, zayıf veriler piyasalarda farklı fiyatlamalara neden olabilir. Teknoloji hisselerinde bilanço heyecanı ABD borsalarında bilanço sezonu hız kesmeden devam ediyor. Yapay zekâ ve teknoloji şirketlerinden gelen güçlü finansal sonuçlar küresel hisse senedi piyasalarını desteklemeyi sürdürürken, yatırımcılar özellikle AMD ve diğer büyük teknoloji şirketlerinin açıklamalarını yakından izliyor. Son günlerde Dow Jones rekor seviyelere yaklaşırken teknoloji hisseleri yükselişin lokomotifi olmayı sürdürüyor. Petrol ve jeopolitik gelişmeler Petrol fiyatları Orta Doğu kaynaklı haber akışına duyarlı hareket etmeyi sürdürüyor. Hürmüz Boğazı yakınlarında yaşanan güvenlik gelişmeleri enerji piyasalarında oynaklığı artırırken, yatırımcılar bölgeden gelecek yeni açıklamaları yakından takip ediyor. Petrol fiyatlarındaki olası sert hareketlerin enerji hisseleri ve enflasyon beklenteleri üzerinde etkili olması bekleniyor. Altın ve dolar cephesi Altın fiyatları, ABD tahvil faizleri ve dolar endeksindeki hareketlere bağlı olarak yön arayışını sürdürüyor. Bugün açıklanacak ABD verilerinin ardından Fed'in faiz beklentilerinde oluşabilecek değişimlerin hem dolar hem de değerli metaller üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Bugün izlenecek kritik başlıklarÇin Hizmet PMIAvrupa Hizmet PMI verileriEuro Bölgesi ÜFEABD ADP Özel Sektör İstihdamıABD ISM Hizmet PMIABD ham petrol stoklarıKüresel bilanço sezonundan yeni sonuçlarOrta Doğu kaynaklı jeopolitik gelişmelerGenel görünüm Küresel piyasalarda veri odaklı ve temkinli bir görünüm öne çıkıyor. Yatırımcılar cuma günü açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisi öncesinde bugün gelecek ADP ve ISM verilerini dikkatle izleyecek. Hizmet sektörüne ilişkin küresel veriler ile bilanço sezonundan gelecek haber akışı da gün boyunca piyasalarda volatiliteyi artırabilecek başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Bu genel bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi değildir.

Irak Petrolünde Bir Yıllık Yeni Anlaşma Haber

Irak Petrolünde Bir Yıllık Yeni Anlaşma

Bakan Bayraktar, “Tarihi haftayı tarihi bir anlaşma ile tamamlıyoruz” derken “Pazartesi’den sonra yeni bir sayfa açıyoruz. Bu yeni sayfada iki ülkenin başta enerji alanı petrol, doğal gaz, elektrik olmak üzere diğer alanlarını da geliştireceğiz ve 17 milyar dolarlık ticaret hacmini de çok daha yukarı bir noktaya götüreceğiz.” ifadelerini kullandı. Bakanlıkta İmza Töreni Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. (BOTAŞ) ile Petrol Pazarlama Şirketi (SOMO) - Kuzey Petrol Şirketi (NOC) arasında “Ham Petrol Taşıma Anlaşması” imzalandı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında düzenlenen imza törenine Bakan Bayraktar’ın yanı sıra Irak Petrol Bakanı Basim Muhammed Hüdeyir katıldı. Törende BOTAŞ Genel Müdürü Abdulvahit Fidan, SOMO Genel Müdürü Ali Nizar Al-Shatri ve NOC Genel Müdürü Faisal Hammadi Ramadan, anlaşmayı imza altına aldı. Tarihi Hafta Görüşmede, “Tarihi haftayı tarihi bir anlaşma ile tamamlıyoruz” ifadelerini kullanan Bakan Bayraktar, imza töreni sonrası bir açıklama yaparak “Irak Başbakanının Sayın Cumhurbaşkanımızı ziyareti, iki ülke ilişkilerini ileri götürecek, yeni projelerin konuşulduğu ve bunlar için çalışmalara başlandığı bir süreci bize getirdi. Bunun yanı sıra Türkiye Petrollerinin Kerkük sahalarına ortak olması hakikaten tarihi ve önemli bir çalışmaydı.” dedi. Alternatif Güzergâh Bakan Bayraktar, haftanın sonunda ITP anlaşmasının imzalandığını ifade ederek “Bu boru hattı iki ülke arasında 1970'lerden gelen, yani neredeyse yarım asrı devirmiş ve sadece iki ülkenin ticari ilişkilerine değil aynı zamanda hem ülkemizin hem de dünya petrol piyasalarının arz güvenliğine katkı yapan çok önemli bir boru hattı. Bugünlerde önemi biraz daha fazla. Zira bu petrol boru hattı şimdi Hürmüz krizini yaşayan dünyada, 20 milyon varilin bir anlamda Körfez'de takılı kaldığı bir ortamda alternatif bir güzergâh oluşturmak adına fevkalade önem arz ediyor.” diye konuştu. Tam Kapasiteyle Çalışsın Türkiye olarak 50 yıla yakındır Silopi'den Ceyhan'a inen iki hattı çalışır vaziyette tuttuklarını kaydeden Bakan Bayraktar, “BOTAŞ, bu hattın işletmesinden, Ceyhan'daki depolama ve yükleme operasyonlarından sorumlu. İstiyoruz ki; bir buçuk milyon varil günlük kapasitesi olan hatlarımız, bundan sonra tam kapasiteyle çalışsın. Irak'tan gelecek petrolü, belki ilerleyen dönemde Kuveyt'ten ve Körfez ülkelerinden gelecek petrolü de bu güzergâh üzerinden dünya piyasalarına, Ceyhan'a taşıyalım.” dedi. Bir Milyon Varil Hedefi Bakan Bayraktar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Irak Başbakanı Zeydi’yi kabulünde gündeme gelen Türkiye’deki rafinerilerin ihtiyaç duyacağı bir milyon varillik petrolün Irak tarafından sağlanması konusunun önemli bir gelişme olduğunu dile getirerek “Bu hakikaten ülkemizin petrol arz güvenliği açısından önemli. Türkiye'deki rafinerilerimiz aslında civar ülke petrollerine göre tasarlanmış on yıllar önce. Dolayısıyla Irak petrolü ve Kerkük petrolü, bu anlamda bizim rafinerilerimizin en çok kullandığı ürünler.” diye konuştu. Yüzde 10’u Irak’tan Şu ana kadar rafinerilerin toplam ihtiyacının sadece yüzde 10'una yakın bir kısmının Irak'tan sağlandığını kaydeden Bakan Bayraktar, “Hürmüz üzerinden çoğunluğu. Ama inşallah bu boru hatlarını tahsis etmek suretiyle bunu ilerleyen dönemde artıracağız ve neredeyse ihtiyacımızın tamamına yakınını alabileceğimiz bir modeli karşılıklı oluşturmayı hedefliyoruz.” dedi. Yeni Sayfa Açıyoruz Bakan Bayraktar, bu hafta yapılan bütün anlaşmaların iki ülke için de hayırlı olmasını dileyerek Türkiye Petrollerinin Kerkük sahalarındaki ortaklığına atıfta bulundu. Başka sahalarda da çalışmalar yapacaklarını bildiren Bakan Bayraktar, “Pazartesi’den sonra yeni bir sayfa açıyoruz. Bu yeni sayfada iki ülkenin başta enerji alanı petrol, doğal gaz, elektrik olmak üzere diğer alanlarını da geliştireceğiz ve 17 milyar dolarlık ticaret hacmini de çok daha yukarı bir noktaya götüreceğiz.” diye konuştu. Bir Yıl Süreli Uzun dönemli bir anlaşma ile taraflar arasında uzun vadeli ve kapsamlı iş birliği modeli oluşturulana kadar devam eden petrol akışının kesilmemesi amacıyla BOTAŞ ve Irak devlet petrol şirketleri SOMO/NOC arasında, ham petrol iletimi konusunda bir yıl süreli anlaşmaya varıldı. 750 Bin Varillik Kapasite İmzalanan anlaşma kapsamında, boru hattı günlük kapasitesinin 750 bin varillik kısmı SOMO/NOC şirketlerine tahsis edildi. Böylece, Silopi-Ceyhan Ham Petrol İletim Sistemi’nin (SCP) daha verimli kullanılması sağlanacak. Enerji Diplomasisi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, 9 Temmuz’da Bağdat’ta ITP gündemiyle Irak Başbakanı Ali Zeydi ile görüştü. Ardından 28 Temmuz’da Irak Başbakanı Zeydi, Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin görüşmesinde de ITP önemli gündem maddelerinden biri oldu. Tarihi Anlaşma Irak Başbakanının Ankara’da olduğu gün, tarihi bir anlaşma da imzalandı. Türkiye Petrolleri, BP’nin Kerkük merkezli şirketine yüzde 15 oranında ortak oldu. Proje; Irak’ın en önemli hidrokarbon üretim bölgelerinden biri olan Kerkük’teki Baba ve Avanah kubbeleri ile Bai Hassan, Jambur ve Khabbaz sahalarını kapsıyor. Sözleşme alanının ilk aşamada 3 milyar varil petrol eşdeğerinin üzerinde hidrokarbon kaynağı içerdiği değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tüpraş, Yeni Gemilerle Ham Petrol Taşımacılığı Kapasitesini Güçlendiriyor Haber

Tüpraş, Yeni Gemilerle Ham Petrol Taşımacılığı Kapasitesini Güçlendiriyor

Türkiye’nin enerji ihtiyacını kesintisiz karşılamak amacıyla faaliyetlerini sürdüren Tüpraş, Güney Kore’de inşa edilecek dört adet yeni Suezmax tipi gemisiyle ham petrol taşımacılığı kapasitesini önemli ölçüde artıracak. Toplam yatırım tutarı 370 milyon doları aşan, her biri yaklaşık 157.000 DWT taşıma kapasitesine sahip dört adet geminin 2029 yılı içerisinde teslim alınması planlanıyor. Tüpraş’ın deniz yolu taşımacılığı ve lojistik alanında faaliyet gösteren iştiraki Ditaş; geçtiğimiz günlerde teslim aldığı T. Riva tankeriyle Türk Kabotajı’nın ve Koç Topluluğu’nun 100. yılında Türk Bayraklı en büyük tanker filosuna sahip şirket olmuştu. Yeni gemilerin filoya katılmasıyla Tüpraş, petrol taşımacılığındaki kapasitesini artırırken, ulusal ve uluslararası deniz taşımacılığındaki rekabet gücünü daha da ileri taşımayı amaçlıyor. İzmit, İzmir, Kırıkkale ve Batman’da bulunan dört rafinerisinde yıllık toplam 30 milyon tonluk ham petrol işleme kapasitesine sahip olan Tüpraş; Avrupa'nın 7. büyük rafineri şirketi ve Akdeniz havzasının en kompleks rafinerilerinden biri konumundadır. 2025 yılı itibarıyla Türkiye dâhil 16 ülkeden 31 farklı ham petrol türü tedarik eden şirket, Avrupa ve Afrika başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerine ihracat gerçekleştirmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arktik Deniz Rotaları Küresel Ticaretin Haritasını Gerçekten Yeniden Şekillendirecek Mi?  Haber

Arktik Deniz Rotaları Küresel Ticaretin Haritasını Gerçekten Yeniden Şekillendirecek Mi? 

Arktik rotaları ise potansiyel alternatifler olarak giderek daha fazla ilgi çekiyor. Coface tarafından yayımlanan yeni bir araştırma, iklim değişikliğinin seyrüsefer koşullarını dönüştürmesine rağmen, önümüzdeki beş yıl içinde bu rotaların ticari potansiyelinin sınırlı kalacağını ortaya koyuyor. Konteyner taşımacılığı açısından güçlü bir alternatif oluşturmadığı belirtilen Arktik güzergâhlar, buna karşın ham petrol ve doğal gaz gibi belirli emtia akışlarında önemli avantajlar sunabiliyor. Özellikle ABD ve Kuzey Avrupa’dan Asya’ya yapılan ihracat için bu rotaların stratejik katkı sağlayabileceği öngörülüyor. Öne çıkan küresel veriler şöyle: - Küresel mal ticaretinin yüzde 80’i deniz taşımacılığıyla gerçekleştiriliyor. - Doğu Asya ile Avrupa veya Kuzey Amerika arasındaki ticaretin ise önümüzdeki beş yıl içinde yaklaşık yüzde 3,5’inin Arktik rotaları üzerinden gerçekleşebileceği düşünülüyor Küresel deniz taşımacılığında artan baskı karşısında daha kısa rotalar Deniz taşımacılığı, küresel ticaretin yüzde 80’inden fazlasını oluştururken, Doğu Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika arasında yoğunlaşıyor ve sınırlı sayıda stratejik koridor etrafında şekilleniyor. Bu yoğunlaşma, küresel ticareti jeopolitik şoklara karşı daha kırılgan hale getiriyor. Son dönemde Kızıldeniz’de yaşanan aksamalar, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimler ve özellikle ABD politikalarıyla şekillenen uluslararası ticaret düzenindeki değişimler bu kırılganlığı daha da görünür kılıyor. Bu çerçevede Arktik rotaları, mesafeleri ciddi ölçüde kısaltan teorik bir alternatif olarak öne çıkıyor. Doğu Asya ile Kuzey Avrupa arasındaki mesafeyi yüzde 40’a kadar, Kuzey Amerika’nın doğu kıyılarına olan mesafeyi ise yaklaşık yüzde 20 oranında azaltabilen bu rotalar, iklim değişikliğiyle birlikte artan kullanılabilirlikleri sayesinde ekonomik açıdan ne ölçüde sürdürülebilir oldukları sorusunu gündeme taşıyor. Gerçek bir potansiyel barındırsa da ağırlıklı olarak dökme yük taşımacılığına odaklanıyor Bu rotaların ekonomik uygulanabilirliğini değerlendirmek amacıyla, Asya–Kuzey Avrupa ve Asya–Kuzey Amerika hatlarında Arktik rotalar ile geleneksel güzergâhlar arasındaki birim taşıma maliyetlerini karşılaştıran Coface, yaptığı analizde tankerler, dökme yük gemileri ve konteyner gemileri olmak üzere üç ana gemi tipini ele aldı. Elde edilen sonuçlar, önümüzdeki beş yıllık dönemde Arktik rotalarının ağırlıklı olarak ham madde taşımacılığına odaklanacağını gösteriyor. Özellikle sıvı dökme yükte (ham petrol, dizel, metanol ve LNG gibi) maliyet avantajı dikkat çekiyor; bazı durumlarda yüzde 45 ila 50’ye varan düşüşler mümkün görünüyor. Kuru dökme yükte (tahıl, cevher ve inşaat malzemeleri) de rekabetçi bir yapı oluşabileceği değerlendiriliyor, ancak bu durum büyük ölçüde gemilerin buz kırıcı desteği olmadan operasyon gerçekleştirebilmesine bağlı. Buna karşılık konteyner taşımacılığı, daha kısa mesafelere rağmen rekabetçi bir konumda bulunmuyor. Operasyonel kısıtlar, gemi boyutlarına ilişkin sınırlamalar ve Arktik seyrüseferine özgü maliyetler, mevcut koşullarda bu rotaların geleneksel hatların ölçek ekonomisiyle yarışmasını engelliyor. Bazı sektörlerde avantaj sağlansa da küresel ticarete etkisi sınırlı kalıyor Toplamda, Doğu Asya, Kuzey Avrupa ve Kuzey Amerika arasındaki ticaretin yaklaşık yüzde 3,5’inin Arktik rotalarını kullanması bekleniyor. Bu nedenle, kısa vadede bu rotaların küresel ticaret haritası üzerindeki etkisinin sınırlı kalacağı öngörülüyor. Buna karşın bazı sektörlerin bu gelişmeden avantaj sağlaması bekleniyor. Özellikle tahıl, enerji, metal ve ormancılık ile bağlantılı sektörler öne çıkıyor. Bu durum nasıl yorumlanmalı? Kuzey Amerika’dan Doğu Asya’ya yapılan ihracatın değer bazında yaklaşık yüzde 7’sinin Arktik rotaları üzerinden taşınabileceği öngörülüyor. Bu da toplamda 22 milyar dolarlık bir hacme karşılık geliyor; bunun 6 milyar doları kuru dökme yükten, 16 milyar doları ise sıvı dökme yükten oluşuyor. ABD’nin kuzeydoğu kıyısında veya Kuzey Avrupa’da konumlanan dökme yük ihracatçıları, daha düşük taşıma maliyetleri ve kısalan transit süreler sayesinde Asya pazarlarında rekabet güçlerini artırabilir. Buna karşılık Güney Amerika’daki bazı rakipler (demir cevheriyle Brezilya, bakırla Şili) ile Afrika’daki bazı üreticiler (belirli minerallerde Demokratik Kongo Cumhuriyeti) göreli taşıma avantajlarında zayıflama yaşayabilir. Üreticilerin ötesinde, geleneksel deniz rotalarına yüksek ölçüde bağımlı bazı ülkeler de kırılgan hale gelebilir. Kanal gelirlerinin GSYH içinde önemli paya sahip olduğu Mısır ve Panama bu açıdan öne çıkıyor. Asya-Avrupa ticaretinde kilit rol oynayan bazı büyük liman merkezleri de ticaret akışlarının bir bölümünün kuzeye kayması halinde stratejik konumlarını sorgulamak durumunda kalabilir. Bu kapsamda Singapur ve daha sınırlı ölçüde Cebel Ali öne çıkan örnekler arasında yer alıyor. Ancak bu risk daha uzun vadeye yayılıyor; zira Arktik taşımacılığın 2030 yılına kadar konteyner taşımacılığına açılması beklenmiyor. Henüz ikincil önemde bir ticaret rotası olsa da önemli bir jeopolitik unsur Arktik rotaları mesafe açısından avantaj sunsa da gelişimleri önemli kısıtlarla karşı karşıya bulunuyor. Seyrüsefer süreleri hâlâ mevsimsel özellik gösterirken, buz koşulları değişken ve öngörülemez kalıyor; birçok durumda buz kırıcı gemilerin kullanımı zorunlu hale geliyor. Bu nedenle Arktik bölgesi giderek artan bir stratejik rekabet alanına dönüşmüş durumda. Kuzey Deniz Rotası büyük ölçüde Rusya’nın kontrolünde bulunurken, Çin bölgedeki varlığını ve kutup kapasitesini kademeli olarak güçlendiriyor. ABD de bölgede etkisini artırma yönünde adımlar atıyor. Bu çerçevede Arktik rotalarının gelişimi, yalnızca lojistik maliyetlerin değerlendirilmesiyle sınırlı kalmıyor; egemenlik, kritik altyapının kontrolü, kaynaklara erişim ve güç dengelerinin yeniden şekillenmesi gibi başlıkları da beraberinde getiriyor. Kısa vadede bu rotaların değeri ticari olmaktan çok siyasi bir nitelik taşıyor. Konteyner taşımacılığı ekonomik olarak geniş ölçekte uygulanabilir hale gelmediği sürece, küresel ticaret dengelerinde köklü bir değişim yaratmaları beklenmiyor. Coface sektör ekonomisti Eve Barré ise bu durumla ilgili, “Arktik deniz rotaları, mesafeleri kısaltmaları nedeniyle dikkat çekiyor. Ancak önümüzdeki birkaç yıl içinde ticari ilgi oldukça sınırlı kalacak ve ağırlıklı olarak hammadde taşımacılığı etrafında yoğunlaşacak” açıklamasında bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjide Yerli Üretim Hamlesi Haber

Enerjide Yerli Üretim Hamlesi

Enerjide dışa bağımlılığı azaltma noktasında yerli petrol ve doğal gaz üretimi büyük önem taşıyor. Özellikle Gabar’daki petrol, Karadeniz’deki doğal gaz üretimi, Türkiye’nin enerji faturasının azaltılmasında katkı sağlıyor. Bu sahaların yanı sıra yeni keşiflerin de devreye girmesiyle petrol ve doğal gaz üretimi giderek artıyor. 135 Bin Varillik Rekor 2025 yılında yurt içindeki toplam petrol üretimi 47,9 milyon varil olarak gerçekleşti. 2024’te 38 milyon varil olan yurt için petrol üretiminin yüzde 26’lık artışı dikkat çekti. Günlük ham petrol üretimi 135 bin 671 varil ile 25 Nisan 2025’te yıllık bazda rekor seviyeye ulaştı. 10,2 Milyon Metreküp ile Zirve Doğal gazda 2024 yılında yıllık 2,3 milyar metreküp olan toplam yurt içi üretim, 2025’te 3,2 milyar metreküpe çıktı. Doğal gazdaki yıllık artış, yüzde 39 olarak kayıtlara geçti. 21 Nisan 2025’te Türkiye geneli günlük doğal gaz üretimi, 10,2 milyon metreküp ile zirve yaptı. Enerji Faturası Petrol ve doğal gaz üretimindeki artış trendini yorumlayan Bakan Bayraktar, ülke olarak her yıl 60-70 milyar dolar enerji faturası ödediklerini söyledi. Bayraktar, Türkiye’nin enerjisinin üçte ikisini ithal ettiğini ifade ederek enerjide dışa bağımlılığın azaltılması için yerli üretimin önemine dikkat çekti. Yeni Keşifler 2025 yılında yerli petrol ve doğal gaz üretiminde önemli bir hamle yaptıklarını kaydeden Bayraktar, “Bu yıl ile birlikte arama ve üretim faaliyetlerimize hız vereceğiz. Karadeniz’deki doğal gaz üretimimizi iki katına çıkaracağız. Diyarbakır’da gerçekleştireceğimiz yatay sondaj yönteminin Türkiye petrolcülüğünde oyun değiştirici etkisi olacak. Hem denizlerde hem de kara alanlarından sondaj faaliyetlerimiz artacak. İnşallah 2026 daha büyük keşiflere gideceğimiz bir yıl olacak.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Global Menkul Değerler, Tüpraş (TUPRS) için araştırma raporu yayınladı Haber

Global Menkul Değerler, Tüpraş (TUPRS) için araştırma raporu yayınladı

Kurulduğu 1990 yılından bu yana Türkiye finans piyasalarının gelişimi için önemli çalışmalara imza atan Global Menkul Değerler, Tüpraş’ı araştırma kapsamına aldı. GMD, Tüpraş’ı 253 TL hedef fiyat ve “AL” tavsiyesiyle model portföyüne eklerken, 15 Ekim 2025 tarihli kapanış fiyatına göre %42 getiri potansiyeline dikkat çekti. Raporda, en defansif hisselerden biri olarak tanımlanan Tüpraş’ın önümüzdeki dönemde, toparlanan orta distilat marjları, maliyet odaklı yaklaşımı, yurt içi talep kompozisyonunda istikrarın korunması ve güçlü bilanço yapısının desteğiyle defansif, nakit üreten bir rafineri olarak öne çıkacağı beklentisine vurgu yapıldı. 2025 yılı için planlanan 600 milyon dolarlık yatırım programına rağmen şirketin net nakit pozisyonunu korumasının temettü potansiyeline devam edeceğini gösterdiğine işaret eden raporda, “Tüpraş’ın net rafineri marjının 2025’te 5,6$/varil, 2026’da ise 6,0$/varil seviyesinde gerçekleşmesini öngörüyoruz. Bu görünüm, yüksek kapasite kullanımı ve güçlü orta distilat marjları ile desteklenmektedir. Ham petrol diferansiyellerinin daralmasına karşın, şirketin esnek ham petrol tedarik yapısı ve yüksek marjlı ürünlere odaklanması sayesinde karlılığını korumasını bekliyoruz. Düşük stok seviyeleri ve ulaştırma sektöründe artan dizel talebi, 3Ç25’te marjların güçlü kalmasını sağlarken, küresel hareketliliğin artışı da jet marjlarını hem 3Ç25’te hem de yıl genelinde desteklemiştir. Orta vadede, Türkiye’nin petrol ürünleri talep kompozisyonunda belirgin bir değişim beklemiyor; talebin yüksek seviyelerde seyretmeye devam edeceğini öngörüyoruz” denildi. Yurt içi talep güçlü seyrediyor Artan elektrifikasyon eğilimine rağmen, yurtiçi akaryakıt talebinin yüksek seviyesini koruduğu belirtilen raporda, “Türkiye’nin petrol ürünleri tüketimi, 2025 yılının ilk yarısında yıllık bazda %4,7 artarak 19,1 milyon ton seviyesine ulaşmıştır. OPEC de küresel ölçekte petrol ürünleri talebinin orta vadede güçlü kalmasını beklemektedir. Önümüzdeki dönemde yurtiçi talebin yıllık %4–5 oranında büyümesini bekliyoruz. Kerkük–Ceyhan boru hattı üzerinden Kuzey Irak petrol ihracatının yeniden başlaması ise, Kırıkkale Rafinerisi’nin ham petrol tedarik güvenliğini ve operasyonel verimliliği artırarak lojistik maliyetlerini azaltması açısından önemli. Önümüzdeki dönemde boru hattı kapasitesinin artırılarak bu hattan yaratılacak kazanımların da devam etmesini bekliyoruz. Tüpraş tahminlerimize göre –0,7x Net Borç/FAVÖK (2025T) oranı ile bölgesel emsalleri arasında en sağlıklı bilançolardan birine sahiptir. 2025 yılı 600 milyon USD yatırım programı, büyük ölçüde iç kaynaklarla finanse edilmekte olup; bu durum şirketin finansal esnekliği ve temettü ödeme kapasitesini korumaktadır. Şirketin 2026T göre 4,5x FD/FAVÖK ve 10,3x F/K çarpanlarından işlem görmesini bekliyoruz; bu değerler, yüksek operasyonel ölçek, kompleksite, nakit akışı, büyüme potansiyeli ve temettü geçmişini de göz önünde bulundurarak küresel rafineri emsallerine hafif primli olmasını olağan karşılıyoruz. Yaklaşık %8-9 temettü verimi ile Tüpraş, BIST Sanayi Endeksi’nin en yüksek temettü getirisi sunan hisselerinden biri. 2025 yılı için hisse başına temettü beklentimiz 13.6TL olup ~%8 temettü verimine işaret etmektedir” ifadelerine yer verildi. Riskler ve katalistler Global Menkul Değerler, yayımladığı raporda Tüpraş için mevcut risk unsurlarına da dikkat çekti. Raporda riskler; beklenenden zayıf akaryakıt talebi, SAF ve yeşil hidrojen projelerinde regülasyon kaynaklı gecikmeler, yüksek enerji maliyetleri ve döviz oynaklığı olarak sıralandı. Raporda ayrıca, hisse için öne çıkan unsurlar da belirtildi. Buna göre: Güçlü dizel ve jet marjları Temettü açıklamaları SAF ve Entek yatırımlarında hızlanma Kerkük–Ceyhan hattı üzerinden Irak petrol arzının normalleşmesi ve jeopolitik risklerin azalması Not: Yatırım tavsiyesi değildir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.