Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hammadde

Kapsül Haber Ajansı - Hammadde haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hammadde haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bonna’nın Yeşil Dönüşüm Odaklı Ar-Ge Projesi TÜBİTAK Desteği Almaya Hak Kazandı Haber

Bonna’nın Yeşil Dönüşüm Odaklı Ar-Ge Projesi TÜBİTAK Desteği Almaya Hak Kazandı

Proje; porselen üretim süreçlerinde oluşan atıkların ve kullanım ömrünü tamamlamış porselen ürünlerin yeniden üretim döngüsüne kazandırılmasını, yüksek oranda geri dönüştürülmüş atık içeren ve pişirim sıcaklığı ile süresi optimize edilerek enerji etkin üretim sağlayan yeni nesil porselen teknolojilerinin geliştirilmesini hedefliyor. 2014 yılından bu yana geliştirdiği yenilikçi masaüstü çözümleriyle HoReCa sektörünün güvenilir iş ortaklarından biri olan Bonna, sürdürülebilir üretim yaklaşımını Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarıyla ileri taşımaya devam ediyor. Bu doğrultuda Bonna Sürdürülebilirlik Komitesi öncülüğünde hazırlanan Ar-Ge başvurusu, TÜBİTAK 1832 Sanayide Yeşil Dönüşüm 2025-3 Çağrısı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Projenin resmi adı “Yüksek Oranda Atık İçerikli, Düşük Sıcaklıkta Sinterlenen Yeni Nesil Sofra Eşyaları Üretim Teknolojisi” olarak belirlenirken, proje kapsamında porselen üretim süreçlerinde ortaya çıkan atıkların yanı sıra kullanım ömrünü tamamlamış porselen ürünlerin de yeniden üretime kazandırılmasına yönelik yenilikçi teknolojiler geliştirilecek. Bonna’nın projesi, standart bir Ar-Ge çalışmasının ötesinde, yeşil dönüşüm ve kaynak verimliliğini üretim teknolojisinin merkezine alan bir yaklaşım ortaya koyuyor. Geliştirilecek teknolojiyle, yüksek oranda geri dönüştürülmüş atık içeren ve pişirim sıcaklığı ile süresi optimize edilerek enerji etkin üretim sağlayan yeni nesil porselenlerin üretilmesi hedefleniyor. Bu doğrultuda proje; doğal kaynak ve hammadde kullanımının azaltılması, enerji verimliliğinin artırılması ve üretim süreçlerinin karbon ayak izinin düşürülmesi açısından önemli bir potansiyel taşıyor. Aynı zamanda, üretimden kaynaklanan porselen atıklarının yeniden değerlendirilerek ekonomik değer yaratması ve döngüsel ekonomi yaklaşımının üretim süreçlerine daha güçlü biçimde entegre edilmesi amaçlanıyor. Sürdürülebilirlik yaklaşımını Ar-Ge gücüyle büyütüyor Bonna’nın sürdürülebilirlik yaklaşımı yalnızca tek bir projeye değil, üretim süreçlerinin bütününe yayılan uzun vadeli bir dönüşüm vizyonuna dayanıyor. Şirket, kaynakların daha verimli kullanılmasını, atıkların azaltılmasını ve üretim süreçlerinin çevresel etkisinin düşürülmesini Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarıyla birlikte ele alıyor. TÜBİTAK desteği almaya hak kazanan proje de bu yaklaşımın önemli bir adımını oluşturuyor. Bonna, geliştireceği yeni nesil üretim teknolojileriyle daha az hammadde ve doğal kaynak kullanarak, daha düşük enerji tüketimiyle ve daha düşük çevresel etkiye sahip üretim modellerinin önünü açmayı hedefliyor. Bu yönüyle proje, Bonna’nın döngüsel ekonomi, kaynak ve enerji verimliliği ile düşük karbonlu üretim hedeflerinin Ar-Ge ve inovasyon kapasitesiyle somutlaştırıldığı önemli çalışmalardan biri olarak öne çıkıyor. “Sürdürülebilir üretimi Ar-Ge ve inovasyon gücümüzle ileri taşıyoruz” Bonna Genel Müdürü Erbil Aşkan, TÜBİTAK desteği almaya hak kazanan projenin şirketin sürdürülebilirlik vizyonunun önemli bir göstergesi olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, geleceğe yönelik iş modelimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Bonna Sürdürülebilirlik Komitesi öncülüğünde geliştirdiğimiz ve TÜBİTAK 1832 Sanayide Yeşil Dönüşüm Programı kapsamında desteklenmeye hak kazanan projemiz, bu yaklaşımımızı Ar-Ge ve inovasyon gücümüzle somut bir üretim teknolojisine dönüştürme hedefimizin önemli bir göstergesi. Porselen üretim süreçlerinde oluşan atıkları ve kullanım ömrünü tamamlamış porselen ürünleri yeniden üretim döngüsüne kazandırırken doğal kaynak ve hammadde kullanımını azaltmayı, enerji verimliliğimizi artırmayı ve karbon ayak izimizi düşürmeyi hedefliyoruz. Yüksek oranda geri dönüştürülmüş atık içeren ve pişirim sıcaklığı ile süresi optimize edilerek enerji etkin üretim sağlayan yeni nesil porselen teknolojileri geliştirmek, yalnızca üretim süreçlerimizi dönüştürmek açısından değil, sektörümüzde daha sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaşması açısından da önemli bir adım. Bonna olarak Ar-Ge yetkinliğimizi sürdürülebilirlik hedeflerimizle bir araya getirerek kaynakları daha verimli kullanan, döngüsel ekonomiyi destekleyen ve çevresel etkisi daha düşük üretim teknolojileri geliştirmeye odaklanıyoruz. ‘Yarına da kalsın’ anlayışımız doğrultusunda, üretimden toplumsal katkıya kadar attığımız her adımda daha sürdürülebilir bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hürmüz Gerilimi Yatak Sektöründe Maliyet Baskısını Artırıyor Haber

Hürmüz Gerilimi Yatak Sektöründe Maliyet Baskısını Artırıyor

Küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilim, petrol piyasasının yanı sıra üretim sektörlerinde de maliyet ve tedarik riskini artırıyor. Petrol fiyatlarındaki değişimin yatak sektörüne aynı gün ve aynı oranda yansımadığını belirten Armis Yatak İcra Kurulu Başkanı M. Kürşat Batallı, özellikle poliüretan sünger, plastik ve sentetik esaslı ürünlerde petrokimya maliyetlerinin daha belirgin bir etkisi bulunduğuna dikkat çekti. Tedarik Güvenliği Artık Stratejik Bir Rekabet Unsuru Batallı, “Yatak sektöründe petrol fiyatındaki hareketi tek başına değerlendirmek doğru olmaz. Özellikle sünger üretiminde kullanılan poliol, TDI ve MDI gibi temel kimyasal hammaddelerin fiyatı ve bulunabilirliği bizim açımızdan son derece önemli. Petrol fiyatına enerji, navlun, üretici kapasitesi, tesis duruşları, arz güvenliği ve döviz kuru da eklendiğinde çok daha karmaşık bir maliyet yapısıyla karşı karşıya kalıyoruz. Bu nedenle bugün bizim için asıl mesele tek seferlik bir fiyat artışından çok, maliyetlerdeki yükselişin ne kadar kalıcı olacağı ve tedarik zincirinin ne ölçüde öngörülebilir kalacağı” dedi. Batallı, “Bugünün üretim modelinde sadece ‘ne kadar siparişimiz var, fabrikamız ne kadar üretebilir’ sorularıyla hareket etmek yeterli değil. Kritik hammaddenin hangi sürede geleceğini, alternatif kaynağın bulunup bulunmadığını ve olası bir gecikmenin üretim programına etkisini de aynı anda değerlendirmek gerekiyor. Buradaki hedef stokları kontrolsüz biçimde artırmak değil. Finansman maliyetlerinin de yüksek olduğu bir dönemde doğru olan, üretimi durdurmayacak seviyede güvenlik stoğu oluşturmak ve alternatif tedarik senaryolarını önceden hazırlamak. Tedarik güvenliği artık satın alma departmanının tek başına yönettiği bir konu olmaktan çıktı, doğrudan şirketlerin rekabet gücünü etkileyen stratejik bir başlık haline geldi” diye konuştu. Küresel Tedarik Zincirindeki Değişim Türkiye’ye Yeni Fırsat Açıyor Önümüzdeki 6-12 aylık dönemde sektör açısından en büyük riskin maliyet ve talep belirsizliğinin aynı anda devam etmesi olduğunu söyleyen Batallı, Türkiye’nin üretim kabiliyeti ve coğrafi konumunun ise önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Batallı, “Bir tarafta enerji, hammadde, navlun ve finansman maliyetleri, diğer tarafta tüketicinin alım gücü var. Üreticilerin önümüzdeki dönemde bu iki taraf arasında çok hassas bir denge kurması gerekecek. Ancak küresel tedarik zincirlerinin giderek daha bölgesel hale gelmesi Türkiye için önemli bir fırsat da yaratıyor. Hızlı üretim, kısa termin, ürün çeşitliliği ve Avrupa’ya yakınlık Türk yatak sektörünün güçlü tarafları. Bundan sonraki dönemde rekabet avantajını sadece kimin daha büyük üretim kapasitesine sahip olduğu belirlemeyecek. Tedarik zincirini doğru yöneten, üretimini verimli planlayan, maliyetlerini yakından takip eden ve alternatif pazarlara hızla ulaşabilen şirketler bu dönemi daha güçlü geçirecek” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üç Sektör Tek Ekosistem Yaşam Bilimleri İstanbul’da Buluşuyor Haber

Üç Sektör Tek Ekosistem Yaşam Bilimleri İstanbul’da Buluşuyor

Bu ihtiyaçtan hareket eden Artkim Group, yaşam bilimlerinin birbirini tamamlayan üç önemli alanını uzmanlaşmış fuarlarla bir araya getiriyor. “Life Sciences deserves its own stage!” mottosuyla düzenlenen Pharmaist, CHCI – Cosmetics & Home Care Ingredients ve Food & Nutritional Ingredients (FNI), ilaçtan kozmetiğe, ev bakım ürünlerinden gıda ve beslenmeye uzanan geniş bir üretim ve tedarik zincirini İstanbul’da buluşturmaya hazırlanıyor. İlk katılımcılarını duyuran organizasyon, 9-11 Haziran 2027 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Üç ihtisas fuarını kapsayan organizasyon, Türkiye ve Avrasya’da yaşam bilimleri alanına odaklanan kapsamlı bir ticaret ve iş geliştirme platformu oluşturmayı hedefliyor. ÜÇ İHTİSAS FUARI, ÜÇ FARKLI UZMANLIK ALANI Yaşam bilimleri ekosisteminin üç önemli alanına odaklanan organizasyonda Pharmaist; ilaç hammaddeleri, üretim ve proses teknolojileri, ambalaj, laboratuvar ekipmanları ve GMP çözümlerini; CHCI – Cosmetics & Home Care Ingredients; kozmetik ve ev bakım hammaddeleri, aktif bileşenler, esanslar, formülasyon çözümleri ve üretim teknolojilerini; Food & Nutritional Ingredients (FNI) ise gıda katkı maddeleri, fonksiyonel içerikler, vitaminler, mineraller, bitkisel ekstraktlar, doğal bileşenler ve nutrasötik hammaddeleri sektör profesyonelleriyle buluşturacak. Üç organizasyonun birlikte konumlandırılmasının temelinde hammadde, içerik, Ar-Ge, formülasyon, üretim teknolojileri ve sürdürülebilirlik gibi ortak başlıklar bulunuyor. Her fuar kendi uzmanlık alanını korurken, profesyonellere birbirini tamamlayan teknolojileri, yeni iş birliklerini ve pazar fırsatlarını aynı organizasyon çatısı altında takip etme imkânı sunacak. SEKTÖR KURULUŞLARINDAN GÜÇLÜ DESTEK Yaşam bilimleri sektörlerinin profesyonel ihtiyaçlarına ve dinamiklerine uygun bir platform oluşturmayı hedefleyen organizasyon, sektörün önde gelen kuruluşlarının desteğiyle güçleniyor. Pharmaist, TİYSAT iş birliği ve FECC desteğiyle; CHCI – Cosmetics & Home Care Ingredients, KÜAD ve FECC desteğiyle; Food & Nutritional Ingredients (FNI) ise TÜGİDER desteğiyle gerçekleştirilecek. FNI kapsamında Seluz Diamond da sponsor olarak organizasyonda yer alacak. Sektör kuruluşlarının desteği, fuarların yalnızca ticari bir buluşma noktası olmasının ötesinde, sektörün ihtiyaçlarını ve gündemini yakından takip eden, profesyonellerin bilgi ve deneyim paylaşımına olanak sağlayan güçlü bir platform olarak konumlandırılmasına katkı sağlayacak. Önümüzdeki dönemde organizasyona katılan destekçi ve sponsorların da açıklanmasıyla birlikte, yaşam bilimleri ekosisteminin farklı paydaşlarını bir araya getiren güçlü bir iş birliği ağı oluşturulması hedefleniyor. İHTİSAS FUARCILIĞINDA YENİ DÖNEM YAŞAM BİLİMLERİYLE DEVAM EDİYOR Türkiye’de kimya sektörünün ihtisaslaşmış fuarcılık anlayışıyla gelişmesine öncülük eden Artkim Group, uzun yıllara dayanan sektörel fuarcılık deneyimini bu kez yaşam bilimleri alanına taşıyor. Artkim Group Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, fuarların yalnızca ürün ve teknolojilerin sergilendiği organizasyonlar olmanın ötesinde, sektör profesyonellerinin bilgi alışverişinde bulunabileceği ve ticari fırsatları değerlendirebileceği bir ortam sunacağını belirterek: “Pharmaist, CHCI ve FNI ile amacımız; üreticilerden hammadde tedarikçilerine, teknoloji geliştiricilerinden Ar-Ge ekiplerine ve satın alma profesyonellerine kadar değer zincirinin farklı noktalarında yer alan paydaşları buluşturmak. Bu organizasyonlarla yeni ticari iş birliklerine, bilgi paylaşımına ve teknoloji transferine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Sektör kuruluşlarının desteğini de bu hedefin önemli bir parçası olarak görüyoruz. İstanbul’un yaşam bilimleri alanında bölgesel bir buluşma merkezi haline gelmesi için çalışmalarımıza şimdiden başladık.” ifadelerinde bulundu. 9-11 HAZİRAN’DA YAŞAM BİLİMLERİNİN KALBİ İSTANBUL’DA ATACAK Artkim Group tarafından düzenlenecek Pharmaist, CHCI – Cosmetics & Home Care Ingredients ve Food & Nutritional Ingredients (FNI) fuarları, 9-11 Haziran 2027 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Binlerce nitelikli ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanan organizasyon; yeni ticari fırsatlar, ihracat odaklı iş birlikleri, teknoloji transferi ve uluslararası ortaklıklar için zemin oluşturmayı hedefliyor. Fuarların, Türkiye’nin yaşam bilimleri alanındaki üretim ve inovasyon kapasitesinin uluslararası ölçekte daha güçlü şekilde konumlandırılmasına katkı sağlaması amaçlanıyor. ARTKİM GROUP HAKKINDA 2002 yılından bu yana faaliyet gösteren Artkim Group, kimya ve üretim sanayilerine yönelik geliştirdiği uluslararası organizasyonlar ve sektörel platformlarla alanının önde gelen şirketleri arasında yer almaktadır. Kimya, boya, kozmetik, gıda, ilaç, poliüretan, kompozit, yapıştırıcı, teknik köpük, tekstil, yüzey işlem ve endüstriyel boyama teknolojileri gibi farklı sektörlere yönelik uluslararası standartlarda 12 ayrı ihtisas organizasyonu gerçekleştiren Artkim Group, 24 yıllık deneyimiyle sektör profesyonellerini bir araya getirmektedir. Artkim Group, firmaların ürün ve teknolojilerini tanıtmalarına, yeni pazarlara açılmalarına ve uluslararası iş bağlantıları geliştirmelerine katkı sağlamaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Armada Gıda’dan 2026’nın İlk Yarısında Rekor Performans Haber

Armada Gıda’dan 2026’nın İlk Yarısında Rekor Performans

Türkiye’nin önde gelen bakliyat, hububat ve katma değerli gıda şirketlerinden Armada Gıda, 2026 yılı 6 aylık (ilk yarıyıl) finansal sonuçlarını açıkladı. Yüksek operasyonel verimlilik, sürdürülebilir kârlılık odaklı üretim ve agresif ihracat stratejisiyle öne çıkan şirket, yılın ilk yarısında hem ciroda hem de kârlılık rasyolarında tarihi rekor seviyelere imza attı. Net Kâr’da yüzde 395, FAVÖK’te yüzde 96’lık Büyüme Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıklanan 6 aylık finansal tablolara göre Armada Gıda, 2026’nın ilk yarısını güçlü bir bilanço yapısıyla tamamladı. Şirket geçen yılın aynı dönemine göre hasılatını yüzde 49 artırarak 8,20 milyar TL seviyesine çıkartmayı başardı (2025/06: 5,50 milyar TL). Brüt Kâr ise yüzde 48 artışla 1,69 milyar TL’ye yükselirken, Brüt Kâr Marjı yüzde 20,6 olarak gerçekleşti. Armada Gıda’nın Esas Faaliyet Kârı ise önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 111 artış göstererek 1,36 milyar TL’ye ulaştı (2025/06: 642,7 milyon TL). Operasyonel kârlılığın en önemli göstergesi olan Faiz ve Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) ise yüzde 96 artışla 1,44 milyar TL seviyesine çıktı (2025/06: 735,2 milyon TL). Armada Gıda kârlılıkta yakaladığı ivmeyle 2026’nın ilk yarısında net dönem kârını yüzde 395 oranında artırarak 2,05 milyar TL’ye yükseltti (2025/06: 415,8 milyon TL). Büyümenin Motoru: Armada-3 Tesis Yatırımı ve Yeşil Enerji Kârlılıkta yakalanan bu ivmenin arkasında katma değerli ürün yatırımları yer alıyor. Mersin’de devam eden Armada-3 Bakliyat Üretim ve Depolama Tesisi yatırımında genel tamamlanma oranı 2026 yılının ilk yarısı itibarıyla yüzde 81’e ulaştı. Toplam 44 milyon dolar bütçeli yatırım kapsamında 35,5 milyon dolarlık gerçekleşme sağlanırken; proje bünyesindeki Ekstrüzyon ve Protein Ayrıştırma Tesisi (Armada-3) yüzde 100 tamamlanma oranıyla hazır hale getirildi. Tesis tamamen bittiğinde günlük 4 bin 800 ton bakliyat işleme ve 181 bin 500 ton depolama kapasitesi sunacak. Sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda öz tüketimini karşılamaya yönelik GES yatırımlarına da devam eden şirket; Şanlıurfa Harran’daki santrali aktif olarak işletirken, Viranşehir’deki 19 MW’lık GES projesinin ÇED onaylarını tamamlayarak kurulumunu bitirmiştir. Kazakistan Yatırımı ile Küresel Tedarik Zincirinde Yeni Hamle Uluslararası büyüme stratejisi doğrultusunda hammadde tedarik gücünü artırmayı ve Orta Asya pazarlarında derinleşmeyi hedefleyen Armada Gıda, Temmuz 2026 itibarıyla Kazakistan’da iki yeni şirket kuruluşunu tamamladı: MERGEN KAZAKHSTAN LTD, yüzde 100 Armada Gıda sermayesiyle doğrudan bağlı ortaklık olarak kuruldu. AGROST LTD ise yüzde 50 Armada Gıda ortaklığıyla stratejik iş birliği modeli çerçevesinde faaliyete geçirildi. Bu hamle ile şirket, bölgedeki tarımsal hammadde potansiyelini doğrudan kaynağında işleyerek küresel pazarlara sunma gücünü perçinlemeyi amaçlıyor. Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez: “Katma değerli üretim, yatırımlar ve küresel açılımla büyümemizi sürdürüyoruz” İlk yarıyıl finansal sonuçlarını değerlendiren Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez, büyüme, küresel yatırımlar ve yurtdışına açılma hedeflerine ilişkin şu açıklamalarda bulundu: “2026 yılının ilk 6 ayında satışlarımızı yüzde 49, FAVÖK’ü yüzde 96 artırırken ihracatın ciromuzdaki payını yüzde 65 seviyesinde koruduk. Elde ettiğimiz yüzde 395’lik net kâr artışı ve 1,44 milyar TL’lik FAVÖK, Armada Gıda’nın üretim gücünün, uluslararası erişiminin ve operasyonel verimliliğinin ulaştığı seviyenin en net göstergeleridir. Önümüzdeki dönemde güçlü büyümemizi nakit üretimiyle desteklemeye, devam eden katma değerli yatırımlarımızı tamamlamaya ve yeni yatırımlarla üretim gücümüzü ileri taşımaya devam edeceğiz. Armada Gıda’nın küresel üretim ve tedarik zincirindeki konumunu daha da güçlendirme hedefimiz doğrultusunda hızla ilerliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimpur Avrupa Yapı Sektöründeki Konumunu Güçlendiriyor Haber

Kimpur Avrupa Yapı Sektöründeki Konumunu Güçlendiriyor

2025 yılında Düzce tesisinde PET bazlı polyester poliol üretimine başladığını duyuran Kimpur, bu alandaki çalışmalarını ReMade sertifikasıyla belgelendirdi. Belgelendirme kuruluşu ICMQ tarafından gerçekleştirilen değerlendirmelerde tüketim sonrası geri dönüştürülmüş PET girdilerinin kaynağı ve tedarik zinciri boyunca izlenebilirliği, üretim kayıtları ile kütle denkliği esasına dayanan hesaplama metodolojisi incelendi. Değerlendirmeler sonucunda, sertifika kapsamındaki nihai ürünlerin geri dönüştürülmüş içerik oranları bağımsız olarak doğrulandı. Sertifika kapsamındaki ürünler, müşterilerin uygulama ihtiyaçları doğrultusunda farklı geri dönüştürülmüş içerik oranlarına sahip seçenekler sunuyor. Tüketim sonrası geri dönüştürülmüş PET kaynaklı içerik oranı, ürün bazında ağırlıkça maksimum yüzde 40'a kadar ulaşıyor. Böylece tüketim sonrası PET atıkları yeniden hammadde döngüsüne kazandırılırken kaynakların verimli kullanılmasına ve atıkların katma değerli ürünlere dönüştürülmesine katkı sağlanıyor. Doğrulanmış içerik, korunan teknik performans Geleneksel muadilleriyle karşılaştırılabilir teknik ve mekanik özellikler sunan sertifikalı ürünler, müşterilerin mevcut üretim hatlarında kullanılabiliyor. Böylece sandviç panel üreticileri, teknik performansı korurken geri dönüştürülmüş içerik kullanımına ilişkin beklentilere yanıt verebiliyor ve kullandıkları hammaddenin geri dönüştürülmüş içerik oranını bağımsız bir doğrulamayla belgeleyebiliyor. Bu kapsamda, ürünlerin Avrupa'daki bir sandviç panel üreticisine ilk ticari sevkiyatı da gerçekleştirildi. Kimpur Satış, Pazarlama ve Sürdürülebilirlik Genel Müdür Yardımcısı Tuncay Halat, gelişmeye ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "ReMade® sertifikası, ürünlerimizde kullanılan geri dönüştürülmüş içeriğin oranını ve bu içeriğin tedarik zinciri boyunca izlenebilirliğini bağımsız olarak doğruluyor. Böylece Avrupa'daki müşterilerimize geri dönüştürülmüş içerik oranı ölçülebilir ve belgelendirilebilir ürün seçenekleri sunuyoruz. Teknik ve mekanik performanstan ödün vermeyen bu ürünlerle müşterilerimizin çevresel etkilerini azaltma hedeflerine katkı sağlıyor, ilgili standartların gerekliliklerini karşılama süreçlerini destekliyoruz. Bu gelişmenin Avrupa yapı sektöründeki iş birliklerimizi genişleteceğine ve bölgedeki pazar payımızı artırma hedefimize katkı sağlayacağına inanıyoruz." Kimpur, sürdürülebilir ürün yönetimi yaklaşımı doğrultusunda geri dönüştürülmüş kaynakları ürün geliştirme süreçlerine dahil etmeyi; geri dönüştürülmüş içeriği ölçülebilir, izlenebilir ve bağımsız olarak doğrulanmış poliüretan hammaddeleri sunmayı sürdürüyor. Kimpur'un RE1219 numaralı ReMade® sertifikası, 15 Temmuz 2026 tarihinde düzenlenmiş olup gerekli gözetimlerin başarıyla tamamlanması koşuluyla 14 Temmuz 2029 tarihine kadar geçerlidir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye İle Azerbaycan Arasında Kimya Ticaretine Yeni Köprü Haber

Türkiye İle Azerbaycan Arasında Kimya Ticaretine Yeni Köprü

Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği, üretim üslerinin çeşitlendiği ve Orta Koridor'un uluslararası ticarette önem kazandığı süreçte Azerbaycan, kimya ve petrokimya yatırımlarında bölgenin yükselen üretim ve yatırım merkezlerinden biri haline geliyor. Güçlü enerji altyapısı, gelişen sanayi yatırımları, zengin hammadde kaynakları ve yatırım teşvikleriyle öne çıkan ülke; Türkiye, Kafkasya, Hazar Havzası ve Orta Asya'yı kapsayan yaklaşık 300 milyonluk pazara erişim sağlayan konumuyla uluslararası yatırımcıların ilgisini çekiyor. Bu dönüşümün en önemli yapı taşlarından biri olan Sumgayıt Kimya Sanayi Parkı, bugün 39 yatırımcıya ev sahipliği yapıyor. Parkta yatırım taahhüdü 6 milyar manatı, gerçekleşen yatırım tutarı ise 5,5 milyar manatı aşarken, 6 bin 200'ün üzerinde kişiye istihdam sağlanıyor. Burada üretilen ürünler 70'ten fazla ülkeye ihraç ediliyor. Alat Serbest Ekonomik Bölgesi ile birlikte oluşturulan yatırım ekosistemi de Azerbaycan'ın bölgesel üretim ve ihracat merkezi olma hedefini destekliyor. BÖLGESEL TİCARETİN YENİ BULUŞMA NOKTASI Gelişen sanayi altyapısından hareketle hayata geçirilen Turkchem Azerbaijan; üreticileri, hammadde tedarikçilerini, distribütörleri, teknoloji sağlayıcılarını, laboratuvar ekipmanı üreticilerini, yatırımcıları, satın alma profesyonellerini ve sektör karar vericilerini aynı çatı altında buluşturacak. Kimyasallar, petrokimya ürünleri, özel kimyasallar, laboratuvar teknolojileri, proses ekipmanları ve üretim teknolojilerini kapsayan organizasyon; uluslararası konferanslar, Turkchem Stage oturumları ve planlı B2B iş görüşmeleriyle katılımcılara yeni ticaret ve yatırım fırsatları sunacak. Turkchem Azerbaijan, yalnızca ürünlerin sergilendiği bir fuar olmanın ötesinde; sektör profesyonellerinin bilgi paylaşımında bulunduğu, yeni teknolojilerin tanıtıldığı ve uluslararası iş bağlantılarının geliştirildiği bir buluşma noktası olmayı amaçlıyor. TURKCHEM'İN ULUSLARARASI BÜYÜME YOLCULUĞUNDA YENİ ADIM Turkchem Azerbaijan'ın iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin yanı sıra teknoloji transferi ve yatırım iş birliklerine de katkı sağlayacağını belirten Artkim Group Kurucusu ve CEO'su Ahmet Güler: "Turkchem, yıllardır Türkiye'de kimya sektörünün en önemli buluşmalarından biri olarak üreticileri, tedarikçileri, yatırımcıları ve sektör profesyonellerini bir araya getiriyor. Azerbaycan da son yıllarda kimya ve petrokimya yatırımlarında önemli bir ivme yakaladı. Türkiye ile güçlü ticari ilişkileri, gelişen sanayi altyapısı ve Kafkasya ile Orta Asya pazarlarına açılan stratejik konumu nedeniyle Turkchem'in uluslararası büyüme yolculuğundaki ilk adımını Azerbaycan'da atmayı tercih ettik. Bu doğrultuda, Turkchem'in Türkiye'de oluşturduğu güçlü ekosistemi şimdi Azerbaycan'a taşıyoruz. Turkchem Azerbaijan'ın, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ticari ilişkilerin güçlenmesine, yeni yatırım fırsatlarının oluşmasına ve bölgesel iş birliklerinin gelişmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz" dedi. BAKÜ'NÜN STRATEJİK KONUMU YENİ FIRSATLAR SUNUYOR Bakü'nün sunduğu bölgesel avantajlara dikkat çeken Güler, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bakü; Kafkasya, Hazar Havzası ve Orta Asya pazarlarına erişim sağlayan stratejik konumuyla uluslararası şirketler için önemli bir ticaret ve yatırım merkezi. Turkchem Azerbaijan, fuar deneyimini uluslararası konferanslar, Turkchem Stage oturumları ve planlı B2B görüşmeleriyle destekleyerek katılımcılara iş geliştirme odaklı kapsamlı bir sektör buluşması sunacak. Bu adımla Turkchem'in uluslararası etki alanını genişletirken, Türkiye'nin kimya sektörünü de yeni pazarlara taşımayı hedefliyoruz." Artkim Group, uluslararası fuarcılık vizyonu doğrultusunda Türkiye'nin kimya sektörünü yeni pazarlarla buluşturmaya devam ederken, Turkchem Azerbaijan'ın Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlenmesine, bölgesel ticaret hacmini artıracak yeni ortaklıkların kurulmasına ve Kafkasya ile Orta Asya'nın önemli sektör buluşmalarından biri haline gelmesine katkı sunması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TURKCOMPOSITE 2026 Kompozit Sektörünü Küresel Vitrine Taşıyacak Haber

TURKCOMPOSITE 2026 Kompozit Sektörünü Küresel Vitrine Taşıyacak

Türkiye’nin kompozit malzeme ve teknolojileri alanındaki en kapsamlı organizasyonu olan Uluslararası Kompozit Fuarı TURKCOMPOSITE 2026, çok daha güçlü bir organizasyon yapısıyla sektöre ve dünyaya kapılarını açmaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin destekleriyle gerçekleştirilecek fuar, 21-23 Ekim2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi 9 ve 10. salonlar ile fuaye alanında, 15 bin m²’lik alanda düzenlenecek. TURKCOMPOSITE2026 kapsamında yüzde 30’u yabancı katılımcı olmak üzere 500’den fazla markanın yine yüzde 30’u yabancı ziyaretçi olmak üzere 4 bini aşkın uluslararası ziyaretçi ile bir araya gelmesi bekleniyor. “Meet4Composite” sloganıyla hayata geçirilecek etkinlik, katılımcılara hammadde, yarı mamul, nihai ürünler, laboratuvar sistemleri ve üretim teknolojileri gibi birçok alanda kapsamlı bir platform sunacak. Yeni Organizasyon, Yeni Vizyon Kompozit Sanayicileri Derneği desteğiyle düzenlenen; Türk Havacılık Uzay Sanayii(TUSAŞ), Roketsan, Baykar Teknoloji gibi önde gelen kurumların da katılım göstereceği fuar, önceki yıllardan farklı olarak 20 yılı aşkın sektörel deneyime sahip CNG Expo tarafından organize ediliyor. Bu iş birliği ile fuarın organizasyon yapısı tamamen yenileniyor. Bu değişim sayesinde hem ziyaretçi deneyimi hem de uluslararası tanıtım stratejileri büyük ölçüde güçlendirilerek, Türk kompozit sektörünün uluslararası bilinirliği ve prestijinin artırılması hedefleniyor. Kompozit Sanayicileri Derneği ve Türk firmalarının her yıl Fransa’daki JEC World ve ABD’deki CAMX gibi dünyanın önde gelen fuarlarında başarıyla yer aldığını söyleyen CNG Expo Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Cengiz Yaman, artık hedefin bu global etkiyi TURKCOMPOSITE Fuarı ile Türkiye’ye taşımak ve ülkemizi kompozit alanında bölgesel bir merkez haline getirmek olduğunu söyledi. TURKCOMPOSITE 2026’nın yalnızca bir ürün sergileme platformu değil; aynı zamanda bilgi paylaşımı, teknoloji transferi ve uluslararası iş birliği fırsatlarının buluşma noktası olduğunu kaydeden Yaman, “Yenilenen organizasyon yapısıyla fuar, bu yıl Türk kompozit sektörünü küresel vitrine taşıma yolunda güçlü bir adım olarak konumlanıyor” dedi. Türk Kompozit Sektörü Güçleniyor Türk kompozit sektörü, son yıllarda inşaat, otomotiv, havacılık ve savunma sanayi başta olmak üzere birçok stratejik alanda güçlü bir büyüme sergiliyor.2024 itibarıyla 2 milyar doları aşan pazar büyüklüğünün önümüzdeki beş yıl içinde 7 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Uluslararası standartlarda üretim yapan sektör, yüksek mühendislik ve tasarım kabiliyetleri sayesinde Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya pazarlarında rekabet gücünü artırıyor. Geleneksel kompozit ürünlerin yanı sıra karbon fiber takviyeli polimerler (CFRP), aramid fiberler ve nano-kompozitler gibi ileri teknoloji ürünlere yönelen sektör; hafiflik, dayanıklılık ve yüksek performans özellikleriyle öne çıkıyor. Kompozit ürünlerin ihracatı 2024’te 2 milyar doları aşarak Türkiye’nin yüksek teknolojili ihracatında önemli bir paya ulaştı. Türk kompozit sektörü, artan teknoloji yatırımlarıyla Kuzey Amerika, Batı Avrupa, Hindistan, Güneydoğu Asya ve MENA bölgesindeki varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NG Kütahya Seramik’e Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı’ndan Verimlilik Ödülü Haber

NG Kütahya Seramik’e Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı’ndan Verimlilik Ödülü

Porselen seramik sektörünün global oyuncuları arasında yer alan NG Kütahya Seramik, yüksek teknoloji yatırımları, güçlü Ar-Ge altyapısı ve sürdürülebilir üretim anlayışı ile yeni bir ödüle daha layık görüldü. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ankara’da düzenlenen 11. Verimlilik Proje Ödülleri Töreni, sanayi kuruluşlarının verimlilik, kaynak yönetimi ve sürdürülebilirlik odaklı projelerini bir araya getirdi. Törenin açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır; dijital dönüşüm çağında veriyi bilgiye, bilgiyi ise verimli süreçlere ve yüksek katma değere dönüştüren kurumların küresel rekabette öne çıktığını vurguladı. NG Kütahya Seramik, Seramikte İki Katmanlı Üretim ile İş Süreçlerinde ve Maliyette Verimlilik Artışı başlıklı çalışmasıyla Büyük Ölçekli İşletmeler – Ar-Ge kategorisinde 3.lük ödülünün sahibi oldu. NG Kütahya Seramik Teknik Genel Müdürü Musa Yılmaz ödülü Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın elinden aldı. Sağladığı çevresel etki, yenilikçi yaklaşım ve yaygınlaştırılabilirlik kriterleri doğrultusunda değerlendirilerek ödüllendirilen proje; hammadde ile enerji kullanımını optimize etmeyi, üretim süreçlerinde sadeleşmeyi, üretim maliyetlerini düşürmeyi ve yüksek kalite standartlarını korurken operasyonel verimliliği artırmayı hedefliyor. NG Kütahya Seramik, Ar-Ge yetkinliği ve ileri teknoloji yatırımlarıyla geliştirdiği projeleri yalnızca üretim süreçlerini iyileştirmek için değil, sektörde sürdürülebilir dönüşümü desteklemek amacıyla da hayata geçiriyor. Verimlilik odaklı yaklaşımla geliştirilen yenilikçi uygulamalar; kaynakların daha etkin kullanılmasına, rekabet gücünün artırılmasına ve yüksek katma değerli üretimin yaygınlaşmasına katkı sağlıyor. Yılmaz: “Elde ettiğimiz bu derece, yenilikçi bakış açımızın ve Ar-Ge çalışmalarımızın değerli bir çıktısı” NG Kütahya Seramik Teknik Genel Müdürü Musa Yılmaz, “Verimlilik Proje Ödülleri'nde elde ettiğimiz bu derece, üretimde yenilikçi bakış açımızın ve Ar-Ge çalışmalarımızın değerli bir çıktısıdır. Geliştirdiğimiz proje ile üretim süreçlerini daha yalın ve verimli hale getirerek üretim performansını artıran ve maliyetleri azaltan önemli iyileştirmeler gerçekleştirdik. Verimliliği, sürdürülebilirliği, inovasyonu ve teknolojiyi tüm yatırımlarımızın merkezinde konumlandırıyoruz. Bundan sonraki süreçte de yüksek katma değer üreten projeler geliştirerek hem sektörümüzün gelişimine hem de ülkemizin sanayi vizyonuna katkı sunmayı sürdüreceğiz” değerlendirmesinde bulundu. Ar-Ge, üretim ve yatırım stratejilerini verimlilik ile sürdürülebilirlik ekseninde şekillendiren NG Kütahya Seramik, geliştirdiği yenilikçi teknolojiler ve süreç iyileştirme projeleriyle hem Türk seramik sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırmayı hem de ülke ekonomisine değer katmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.