Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hatchback

Kapsül Haber Ajansı - Hatchback haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hatchback haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hyundai IONIQ 3, 2027 Avrupa’da Yılın Otomobili Finalisti Seçildi Haber

Hyundai IONIQ 3, 2027 Avrupa’da Yılın Otomobili Finalisti Seçildi

Hyundai’nin tamamen elektrikli modeli IONIQ 3, 2027 Avrupa’da Yılın Otomobili (European Car of the Year 2027) ödülünde yedi finalistten biri oldu. Avrupa’nın farklı ülkelerinden otomotiv gazetecilerinin oluşturduğu bağımsız jüri tarafından seçilen IONIQ 3, bu adaylıkla Avrupa’nın en köklü otomotiv ödüllerinden biri için yarışacak. Kazanan, 8 Ocak’ta Brüksel Otomobil Fuarı’nda açıklanacak. Yarışmanın Türk jüri üyeliğini ise otomotiv gazeteciliğinde 35 yıldan fazla tecrübeye sahip Ufuk Sandık yapıyor. Avrupa’da tasarlanan ve Hyundai Motor Türkiye’nin İzmit fabrikasında üretilen IONIQ 3, özellikle Avrupalı müşterilerin ihtiyaçları gözetilerek geliştirildi. Tamamen elektrikli kompakt hatchback model, Hyundai’nin özgün “Art of Steel” tasarım dilini, geniş iç mekânı ve sezgisel teknolojileriyle bir araya getirirken, uzun menzilli versiyonunda 482 km’ye varan WLTP menzili sunuyor. IONIQ 3, elektrikli mobiliteyi daha geniş bir müşteri kitlesi için erişilebilir kılmayı hedefliyor. Hyundai Motor Avrupa Başkan Yardımcısı, Avrupa Ürün ve Ürün Direktörlüğü Başkanı Christopher McKinnon, şunları söyledi: “Avrupa’da Yılın Otomobili finalistleri arasında yer almak, IONIQ 3 ve üretimde gösterilen emeğin takdir edilmesi açısından büyük önem taşıyor. Avrupalı müşterilerin ihtiyaçlarına göre şekillenen; özgün tasarımı, sınıfının öncüsü aerodinamik özellikleri, yüksek menzili ve olağanüstü iç mekân genişliğini, gelişmiş teknoloji ve erişilebilir bir fiyatla birleştiren bir elektrikli otomobil geliştirmek üzere yola çıktık. Siparişlerin şimdiden beklentilerimizi aşmasıyla birlikte müşterilerden aldığımız geri dönüşler de bizim için son derece cesaret verici oldu. Bu adaylık, modelimizin tüm bu özellikleri bir arada sunan güçlü yapısını ve elektrikli mobiliteyi daha fazla kişi için hem cazip hem de pratik hâle getirme hedefimizi yansıtıyor”. Özellikle Avrupalı müşteriler için Avrupa’da tasarlanıp geliştirilen IONIQ 3, sınıfının lideri 0,263 hava sürtünme katsayısına sahip özgün bir Aero Hatch tasarımı sunuyor. Uzun menzilli versiyonunda 482 km’ye varan WLTP menziliyle sınıfının en yüksek menzil değerine ulaşıyor. Ayrıca, beş yetişkinin rahatça oturabileceği koltukları ve 441 litrelik bagaj hacmiyle sınıfının öncüsü iç mekân genişliği sunuyor. Segmentinin en büyüğü olan 14,6 inçlik merkezi dokunmatik ekranında, Hyundai’nin Android Automotive OS tabanlı yeni nesil bilgi-eğlence platformu Pleos Connect yer alıyor. IONIQ 3’ü 2027 Avrupa’da Yılın Otomobili Ödülünün İddialı Adaylarından Biri Yapan Nedir? IONIQ 3, Avrupalı müşterilerin temel ihtiyaçlarına yanıt veren, sınıfının öncüsü birçok özelliği bir araya getiriyor. Aerodinamik tasarımı sürüş verimliliğine katkı sağlarken, geniş iç mekânı kompakt dış boyutlarına rağmen daha büyük bir aracın kullanışlılığını sunuyor. Sezgisel teknolojileri günlük kullanım kolaylığını desteklerken, erişilebilir fiyatı elektrikli mobiliteyi daha geniş bir müşteri kitlesine ulaştırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Premium Kompakt Sınıfın Öncüsü Audi A3 30 Yaşında Haber

Premium Kompakt Sınıfın Öncüsü Audi A3 30 Yaşında

Audi A3, 1996 Paris Otomobil Fuarı’ndaki dünya prömiyeriyle premium otomobil anlayışını kompakt boyutlarla buluşturdu. Yüksek kaliteli malzemeleri, özenli işçiliği ve sürüş dinamikleriyle segmentinin gelişimine öncülük eden model, otuz yılda üç kapılı hatchback’ten farklı gövde ve güç aktarma seçeneklerine sahip bir aileye dönüştü. İlk iki nesilde genişleyen model ailesi 1996’da tanıtılan ilk nesil A3, üç kapılı hatchback gövdesi ve Audi’nin kalite anlayışını yansıtan iç mekanıyla öne çıktı. 1998’de quattro dört tekerlekten çekiş sisteminin model ailesine katılması, kompakt sınıfta önemli bir yenilik oldu. 1999’da ise beş kapılı A3 ve 210 PS gücündeki S3, farklı kullanım beklentilerine yanıt veren iki yeni seçenek sundu. 2003’te tanıtılan ikinci nesil, daha geniş iç mekanı ve geliştirilen yürüyen aksamıyla konforu ve sürüş dinamizmini artırdı. 2004’te model ailesine katılan A3 Sportback, Singleframe ızgarayı A3 ile buluşturdu. 2008’de A3 Cabriolet ile üstü açık sürüş deneyimi sunulurken, 2011’de tanıtılan RS 3 Sportback, 340 PS gücündeki beş silindirli motoruyla ailenin performansını yeni bir seviyeye taşıdı. Dijitalleşme ve elektrifikasyonla yeni bir dönem 2012’de tanıtılan üçüncü nesil A3, Modüler Enine Platform (MQB) üzerine geliştirilen ilk Audi modeli oldu. Hafif yapı yaklaşımıyla verimliliği destekleyen bu nesilde MMI multimedya sistemi, çevrimiçi hizmetler ve gelişmiş sürüş destek sistemleri, üst sınıflardaki teknolojileri kompakt segmente taşıdı. 2013’te A3 Sedan’ın ürün gamına katılması, model ailesinin farklı pazarlardaki erişimini genişletti. 2014’te tanıtılan A3 Sportback e-tron ise Audi’nin kompakt sınıftaki ilk şarj edilebilir hibrit modeli olarak elektrifikasyon yolculuğunda önemli bir adım oluşturdu. 2016’da RS 3 Sedan, 400 PS gücündeki 2.5 TFSI motoruyla RS logosunu taşıyan ilk kompakt Audi sedan oldu. Dördüncü nesilde artan model ve teknoloji çeşitliliği 2020’de tanıtılan dördüncü nesil A3, daha sportif tasarımı ve dokunmatik kumanda konseptiyle dijitalleşmeyi sürdürdü. Belirli motor seçeneklerinde sunulan 48 voltluk mild hibrit sistem, performansı ve verimliliği destekledi. 2021’de RS 3 ile aileye katılan torque splitter teknolojisi, torku arka tekerlekler arasında değişken biçimde dağıtarak sürüş dinamiklerini geliştirdi. Bu sistem, 2024’te 333 PS güce ulaşan S3’te de sunulmaya başlandı. 2024’te ürün gamına eklenen A3 allstreet, Sportback’e göre üç santimetre daha fazla yerden yüksekliği ve yükseltilmiş oturma konumuyla crossover karakteri sundu. Güncel nesilde panoramik ekranlı kokpit, gelişmiş sürüş destek sistemleri ve dijital hizmetler de öne çıkıyor. Bugün A3’ün küresel ürün gamı; Sportback, Sedan ve allstreet gövde seçeneklerinin yanı sıra benzinli, dizel ve şarj edilebilir hibrit güç aktarma sistemlerini, sportif S3 ve RS 3 modellerini kapsıyor. İlk günden bu yana Ingolstadt’ta üretilen A3, otuz yıllık gelişimi boyunca günlük kullanışlılığı Audi’nin premium karakteriyle bir araya getirmeyi sürdürüyor. Tarihsel kilometre taşları 1996: Audi A3 (8L), Paris Otomobil Fuarı’nda (Salon Mondial de l’Automobile) dünya prömiyerini gerçekleştiriyor. 1998: quattro dört tekerlekten çekiş sistemi, kompakt sınıfta ilk kez sunuluyor. 1999: Audi S3, turbo beslemeli 1,8 litrelik sıralı dört silindirli motoru ve dört tekerlekten çekiş sistemiyle pazara sunuluyor. Audi A3’ün beş kapılı versiyonu model ailesini genişletiyor. 2003: İkinci nesil A3 (8P) tanıtılıyor. Coupé benzeri görünümüne rağmen iç mekan boyutları büyüyor. Çok kollu arka aks, sürüş dinamiklerini ve sürüş konforunu geliştiriyor. 2004: A3 Sportback, daha sonra markanın yüzü haline gelen karakteristik Singleframe ızgarayla tanıtılıyor. Sportback, bugün de A3’ün en yaygın gövde versiyonu olmayı sürdürüyor. 2008: Audi A3 Cabriolet pazara sunuluyor. Model ailesi, üstü açık bir versiyonla genişliyor. 2011: Audi RS 3 Sportback pazara sunuluyor ve efsanevi beş silindirli motoru kompakt segmentle buluşturuyor. 2012: Modüler Enine Platform üzerine geliştirilen üçüncü nesil A3 (8V) tanıtılıyor. Audi, döner/basmalı kumanda düğmesine sahip MMI kumanda sistemini kompakt sınıfa taşıyor. 2013: Audi A3 Sedan satışa sunuluyor ve zarif bir sedan versiyonuyla model ailesini genişletiyor. 2014: Audi, kompakt sınıftaki ilk şarj edilebilir hibrit modeli Audi A3 e-tron’u tanıtıyor. 2016: Audi, RS logosunu taşıyan ilk kompakt Audi sedan olan RS 3 Sedan’ı tanıtıyor. 2020: Dördüncü nesil A3 (8Y), daha sportif bir tasarım ve dokunmatik kullanıma dayalı yeni bir kumanda konseptiyle tanıtılıyor. 2024: Audi A3 allstreet, dikkat çekici bir crossover versiyonu olarak model ailesine katılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai’nin İzmit’te Ürettiği İlk Elektriklisi IONIQ 3 Türkiye’deki Kullanıcılarla Buluşuyor Haber

Hyundai’nin İzmit’te Ürettiği İlk Elektriklisi IONIQ 3 Türkiye’deki Kullanıcılarla Buluşuyor

Hyundai Motor Türkiye, elektrikli mobilite alanındaki yatırımlarını ve ürün gamını büyütmeye devam ediyor. Markanın İzmit fabrikasında üretilen ve tüketiciler tarafından merakla beklenen yeni modeli IONIQ 3, Türkiye’de satışa sunulurken aynı zamanda Hyundai’nin küresel elektrikli otomobil teknolojisini Türkiye’nin üretim gücüyle bir araya getiriyor. Hyundai’nin Türkiye’de ürettiği ilk tamamen elektrikli model olan IONIQ 3, marka için yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. İzmit fabrikasının elektrikli araç üretimine geçişinde önemli bir rol üstlenen model, Hyundai’nin Türkiye’ye yönelik uzun vadeli yatırımlarının ve ülkenin otomotiv üretimindeki stratejik konumunun somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. IONIQ ailesinin tasarım, teknoloji ve kullanıcı odaklı yaklaşımını kompakt hatchback segmentine taşıyan IONIQ 3; şehir içi kullanım kolaylığı, uzun yolculuklara uygun menzil seçenekleri ve ferah iç mekânıyla farklı beklentilere cevap veriyor. “Aero Hatch” tasarımıyla verimlilik ve ferahlık bir arada IONIQ 3, Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım dilini yeni “Aero Hatch” gövde formuyla buluşturuyor. Çeliğin şekillendirilmesinden ilham alan tasarım yaklaşımı, sade yüzeyler ve belirgin hatlarla güçlü bir görünüm oluşturuyor. Akıcı ön bölümden başlayan tavan çizgisi, yolcular için geniş bir baş mesafesi sağlayacak şekilde uzanıyor ve arka spoylere doğru alçalarak dinamik bir siluet oluşturuyor. Yaklaşık 0,263 Cd’lik sürtünme katsayısı, modelin aerodinamik verimliliğini destekliyor. IONIQ ailesine özgü piksel aydınlatmalar ve Mors alfabesinde “H” harfini simgeleyen dört nokta detayı, modelin tasarım kimliğini tamamlıyor. N-Line EVO seçeneği ise N Line tasarımına özgü sportif detaylarla daha dinamik bir görünüm sunuyor. Kompakt boyutlar, geniş yaşam alanı IONIQ 3, 4.155 mm uzunluk, 1.800 mm genişlik ve 1.505 mm yükseklik ölçülerine sahip. N Line gövde tasarımında uzunluk 4.170 mm’ye ulaşırken, 2.680 mm’lik dingil mesafesi ve düz zemin yapısı ön ve arka yolcular için ferah bir yaşam alanı oluşturuyor. “Yaşam Alanı” yaklaşımıyla tasarlanan iç mekânda, günlük kullanılan alanlar sıcak ve davetkâr bir yaşam alanı hissi verecek şekilde düzenleniyor. B-segment boyutlarında bir otomobil olan IONIQ 3, kullanıcılara C-segmente yakın bir iç hacim sunuyor. Açık orta konsol ve farklı saklama çözümleri, kullanıcıların kişisel eşyalarını kolayca yerleştirmelerine imkân tanıyor. Toplam 441 litrelik bagaj kapasitesi, aile kullanımından hafta sonu yolculuklarına kadar farklı ihtiyaçlara cevap veriyor. Bu hacme dâhil olan, bagaj tabanının altındaki 119 litrelik Megabox ek depolama alanı, yükleme alanının daha verimli kullanılmasını sağlıyor. İki batarya, dört donanım seçeneği Türkiye’de Select, Trend, Prime ve N-Line EVO olmak üzere dört donanım seviyesiyle satışa sunulan IONIQ 3, iki farklı batarya ve motor seçeneğiyle kullanıcıların ihtiyaçlarına göre tercih yapmalarına imkân tanıyor. Select donanımında yer alan 42,2 kWh kapasiteli LFP batarya, 343 km birleşik menzil sunuyor. Bu versiyonun elektrik motoru 107,8 kW (146,5 PS) maksimum güç üretiyor. Trend, Prime ve N-Line EVO donanımlarında ise 61 kWh kapasiteli NMC batarya ile 99,5 kW (135,2 PS) maksimum güç üreten elektrik motoru bulunuyor. Birleşik menzil değerleri Trend’de 482 km, Prime’da 476 km ve N-Line EVO’da 435 km olarak sunuluyor. Donanım Batarya Maksimum güç Birleşik menzil 0-100 (sn) Select 42,2 kWh 107,8 kW / 146,5 PS 343 km 8,7 Trend 61 kWh 99,5 kW / 135,2 PS 482 km 9,5 Prime 61 kWh 99,5 kW / 135,2 PS 476 km 9,5 N-Line EVO 61 kWh 99,5 kW / 135,2 PS 435 km 9,6 Önde konumlandırılan elektrik motoru ve önden çekiş sistemiyle geliştirilen IONIQ 3, her iki motor seçeneğinde 250 Nm maksimum tork sunuyor. Rejeneratif frenleme sistemi ise yavaşlama sırasında enerjinin geri kazanılmasına katkıda bulunarak elektrikli sürüş verimliliğini destekliyor. Günlük kullanıma uygun şarj teknolojileri Hyundai Motor Grubu’nun üstün teknolojisi üzerine geliştirilen IONIQ 3, 400 volt elektrik mimarisiyle verimlilik ve şarj performansını bir araya getiriyor. Uygun DC hızlı şarj istasyonlarında ve optimum koşullarda batarya doluluk seviyesi, 42,2 kWh bataryalı versiyonda yaklaşık 29 dakikada, 61 kWh bataryalı versiyonlarda ise yaklaşık 30 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80’e çıkarılabiliyor. Model ailesinde 11 kW AC şarjın yanı sıra 22 kW’a kadar AC şarj seçeneği de bulunuyor. Pleos Connect ile yeni nesil dijital deneyim IONIQ 3, Avrupa’da Pleos Connect bilgi-eğlence sistemini sunan ilk Hyundai modeli olarak öne çıkıyor. Android Automotive OS (AAOS) tabanlı sistem, araç fonksiyonlarına, navigasyona ve kişiselleştirme seçeneklerine kolay erişim sağlayan bir arayüz sunuyor. Model ailesinde 12,9 inç ve 14,6 inç ekran seçenekleri bulunurken, sürüşe ilişkin temel bilgiler sürücünün görüş alanına yerleştirilen ayrı dijital gösterge üzerinden takip edilebiliyor. Apple CarPlay ve Android Auto desteği, akıllı telefon bağlantısını tamamlıyor. Hyundai Dijital Anahtar 2, uyumlu akıllı telefonlarla araca erişim ve dijital anahtar paylaşımı sağlıyor. Entegre elektrikli araç rota planlayıcı ise yolculuk sırasında şarj duraklarının planlanmasına yardımcı oluyor. Bu özelliklerin sunulması donanım ve hizmet kapsamına göre değişiyor. V2L ile otomobilin enerjisi günlük hayata taşınıyor IONIQ 3’ün V2L (Vehicle-to-Load) teknolojisi, yüksek voltajlı bataryanın enerjisinin uyumlu elektrikli cihazları çalıştırmak için kullanılmasına imkân tanıyor. Donanıma bağlı olarak sunulan iç ve dış V2L çözümleri; dizüstü bilgisayar, elektrikli bisiklet ve kamp ekipmanları gibi cihazlar için farklı kullanım olanakları sağlıyor. Hyundai SmartSense ile gelişmiş sürüş desteği IONIQ 3, Hyundai SmartSense güvenlik ve sürüş destek teknolojileriyle şehir içi ve uzun yol kullanımında sürücüye yardımcı oluyor. Model ailesinde donanıma bağlı olarak sunulan teknolojiler arasında; Çevre Görüş Monitörü (SVM)Kör Nokta Görüntü Monitörü (BVM) yer alıyor.Ön Çarpışma Önleme Asistanı 2 (FCA 2)Kör Nokta Çarpışma Önleme Asistanı (BCA)Şerit Takip Asistanı 2 (LFA 2) Sürüş ve park manevralarında çevrenin daha kolay takip edilmesini sağlayan bu sistemler, günlük kullanım konforunu ve güvenliğini destekliyor. Hyundai IONIQ 3, İzmit’teki üretim gücünü aerodinamik tasarımı, verimli elektrikli sürüşü ve kullanıcı odaklı teknolojileriyle bir araya getiriyor. Hyundai’nin Türkiye’deki üretim yolculuğunda yeni bir dönemi temsil eden model, markanın elektrifikasyon vizyonunu günlük yaşamın ihtiyaçlarına uygun bir otomobilde somutlaştırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İkinci Elde Satılan Her Dört Otomobilden Biri SUV Oldu Haber

İkinci Elde Satılan Her Dört Otomobilden Biri SUV Oldu

Sıfır otomobil tarafında ise Ocak-Temmuz döneminde satışların yüzde 65,5’ini SUV’lar oluşturdu. Veriler, SUV’ların hem sıfır hem de ikinci el otomobil pazarında tüketici tercihlerindeki yerini güçlendirdiğini gösteriyor. Türkiye’nin önde gelen online ikinci el araç platformlarından VavaCars, SUV’ların sıfır ve ikinci el otomotiv pazarındaki güçlenen konumunu değerlendirdi. VavaCars’ın analizine göre, pazar daralmasına rağmen SUV satışları ikinci elde artarken, sıfır otomobilde toplam pazardan daha sınırlı geriledi. Her iki pazarda da payını artıran SUV’lar, tüketici tercihlerindeki değişimin en belirgin göstergelerinden biri oldu. İkinci elde satılan her dört otomobilden biri SUV oldu 2026 yılı Ocak-Temmuz döneminde ikinci el araç satışlarında geçen yılın aynı dönemine göre görülen yüzde 2,7’lik düşüşe rağmen SUV satışları yüzde 8,4 artarak ana gövde tipleri arasında büyüme gösteren tek kategori oldu. SUV’ların ikinci el otomobil pazarındaki payı yüzde 21,3’ten yüzde 24,5’e yükselirken sedan satışları yüzde 9,5, hatchback satışları ise yüzde 7,1 geriledi. Böylece geçen yıl yaklaşık her beş ikinci el otomobilden biri SUV iken bu yıl oran yaklaşık her dört otomobilden bire ulaştı. Sıfır araç satışlarında yaklaşık her üç araçtan ikisi SUV Ocak-Temmuz 2026 döneminde sıfır otomobil pazarı yüzde 12,1 daraldı. Buna rağmen SUV’ların pazar payı yüzde 62,6’dan yüzde 65,5’e yükseldi ve SUV’lar en çok tercih edilen gövde tipi oldu. SUV satışlarına segment bazlı bakıldığında ise yüzde 5 büyüyen B-SUV segmenti genel pazardan pozitif ayrıştı. Bunu ikinci sırada yüzde 20,3 payla sedan, yüzde 13,8 payla hatchback araçlar takip etti. İkinci el SUV pazarında Qashqai lider 2026 Ocak-Temmuz döneminde, 0-15 yaş aralığındaki ikinci el SUV’larda Nissan Qashqai yüzde 7,3’lük payla en çok satılan model oldu. Qashqai’yi Dacia Duster ve Peugeot 3008 izlerken, Volkswagen Tiguan dördüncü sırada yer aldı. Marka bazında bakıldığında ise Volkswagen ilk sırada yer alırken Peugeot ikinci, Nissan üçüncü oldu. SUV tercihi iki pazarda da güç kazanıyor VavaCars Ticari Grup Başkanı Serdıl Gözelekli, sonuçları şöyle değerlendirdi: “Gerek yeni gerekse ikinci el otomobil satış verileri, SUV’ların tüketici tercihlerindeki ağırlığının giderek arttığına işaret ediyor. Üreticilerin SUV segmentine giderek daha fazla ağırlık vermesi, güçlü tüketici talebinin pazarda karşılık bulduğunu ve SUV’ların payının önümüzdeki dönemlerde de artabileceğini gösteriyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Peugeot 308 Türkiye'de Haber

Yeni Peugeot 308 Türkiye'de

Onlarca yıldır Avrupa C hatchback segmentinde önemli bir oyuncu olan PEUGEOT, özgün tasarımı, sürüş keyfi ve dinamik yol tutuşuyla bilinen ve birçok ülkede en çok tercih edilen 308 modelinin, yeni makyajlanan versiyonunu Türkiye'de satışa sundu. Yeni PEUGEOT 308, muhteşem tasarımı, benzersiz sürüş dinamikleri, verimli 1,5 litrelik BlueHDi dizel motoru ile sürüş keyfini bambaşka bir boyuta taşıyor. PEUGEOT, yeni PEUGEOT 308 modelini Türkiye'de dizel motor seçeneği ile Allure ve GT olmak üzere iki donanım seviyesiyle sunuyor. Bu kapsamda Allure donanımlı versiyon 2.360.000 TL'den başlayan fiyatlarla satışa sunulurken, GT donanımlı versiyon 2.695.000 TL'den başlayan fiyatlarla ileri sürüş keyfini yaşamak isteyen müşterilerini bekliyor. Fransa'da tasarlanan ve Mulhouse fabrikasında üretilen yeni PEUGEOT 308, Fransız mükemmelliğini ifade ediyor. PEUGEOT modellerinde bir ilk: Aydınlatmalı ön ızgara! PEUGEOT ürün gamında ilk kez kullanılan aydınlatmalı logo ile yeni 308 geleceğe ışık tutuyor. Aydınlatılan PEUGEOT logosu, yenilenen ön tasarım boyunca markanın kimliğini gururla vurguluyor. Sürücü tarafından görülmese de, logonun arkasına gizlenen mesafe radarı yüksek düzeyde güvenlik sağlıyor. Logonun üzerinde yer alan ışıklı şeritler, ızgarayı zarif bir şekilde öne çıkarırken, PEUGEOT 308'in aydınlatmasını yenilenen farlara doğru uzatarak otomobilin güçlü duruşunu destekliyor. Bu duruş, farlardan başlayarak ön yüze kadar uzanan güçlendirilmiş omuz çizgisiyle daha da belirginleşiyor. Yeni tamponun alt kısmının trapezoid yapısı da yeni PEUGEOT 308'in yola sağlam basmasını sağlarken, bunu her iki uçta bulunan hava girişleri tamamlıyor. Tamponun uçlarındaki bu hava girişleri, hava akışını tekerlek davlumbazlarının iç kısmına yönlendirerek, yeni PEUGEOT 308'i segmentinin en aerodinamik modeli haline getiriyor. Bu optimizasyon yakıt tüketiminin düşmesine de katkı sağlıyor. Gövde rengi yeni ön ızgara, aracın bütününe kusursuz bir şekilde entegre oluyor. Bununla birlikte yeni PEUGEOT 308'in ızgara tasarımında yer verilen şeritler orta kısımda aralıklı, yanlara doğru ise daha sık konumlandırılıyor. Bu uygulama, aracın güçlü duruşunu desteklerken hava akışını optimize ediyor. Allure donanım seviyesinde yeni ön ızgara tasarımı, Full LED farlar ve 17 inç elmas kesim alaşım jantlar standart olarak sunulurken, GT donanım seviyesinde aydınlatmalı ön ızgara ve PEUGEOT logosu, Matrix Full LED farlar, akıcı LED sinyal lambaları ve 18 inç elmas kesim alaşım jantlar sportif görünümü daha da ileri taşıyor. Etkileyici bir görünüm PEUGEOT 308'in etkileyici tasarımı far bölgesine yerleştirilen üç adet ince LED pençesiyle benzersiz bir ışık imzası taşıyor. Gündüz farı ve sinyal lambası işlevine sahip bu ikonik imza, PEUGEOT kimliğini tam anlamıyla yansıtıyor. Allure donanım seviyesinde Full LED farlar standart olarak sunulurken, GT donanım seviyesinde Matrix Full LED far teknolojisi sürüş güvenliğini ve akıcı LED ön sinyal lambaları ise görsel etkiyi daha da artırıyor. Arka bölümde ise yeni PEUGEOT 308, PEUGEOT logosunun üzerindeki zarif parlak siyah bandın her iki yanında yer alan üç adet eğik LED pençesiyle tüm donanım seviyelerinde etkileyici arka aydınlatma imzasını taşıyor. Sportif ve zarif karakteri ile öne çıkan yeni PEUGEOT 308 benzersiz tarzı ve boyutlarıyla C segmentinin en sportif tasarımlarından birini ortaya koyuyor. Yeni PEUGEOT 308, üretimde kullanılan %30'dan fazla çevre dostu malzeme (geri dönüştürülmüş ve yenilenebilir) ile sürdürülebilirlik konusunda yeni standartlar belirliyor. Kenevir liflerinden üretilen ön konsol ve tamponlar ile depolama alanlarında geri dönüştürülmüş plastikler gibi 30'dan fazla polimer bileşen bu ekolojik taahhüdün altını çiziyor. PEUGEOT ekipleri, araçların tasarımından başlayıp ömrünü tamamlayana kadar, çevre üzerindeki etkisini sınırlamak için çalışıyor. PEUGEOT, çevresel standartlara uymanın yanı sıra, sürdürülebilir hareketlilik konusunda öncülük etmeyi hedefliyor ve bu nedenle araçlarının ekolojik ayak izini azaltmak için önemli ölçüde kaynak ayırmayı taahhüt ediyor. Heyecan verici yeni renkler ve jant seçenekleri​ Yeni PEUGEOT 308'in Allure ve GT donanım seviyeleri yeni elmas kesim alaşım jantlarla donatıldı. Zarafet, yenilik ve aerodinamiği bir araya getiren bu jantlar, PEUGEOT tasarım ekibinin kapsamlı çalışmalarını yansıtıyor. Allure donanım seviyesinde 17 inç alaşım jantlar sunulurken, GT donanım seviyesinde 18 inç elmas kesim alaşım jantlar daha güçlü bir görünüm sağlıyor. Yeni PEUGEOT 308, ürün gamına eklenen yeni Lagoa Mavi renginin yanı sıra Selenyum Gri, Tekno Gri, Okenit Beyaz, İnci Siyah ve Elixir Kırmızı gövde renkleriyle her zevke hitap eden zengin renk seçenekleri sunuyor. Teknolojik ve fonksiyonel iç tasarım Yeni 308'in dış tasarımındaki dinamizm iç mekâna da yansıyor. Allure donanım seviyesinde 10 inç dijital gösterge paneli, kablosuz Mirror Screen, kablosuz şarj sistemi ve anahtarsız giriş-çalıştırma sistemi standart olarak sunuluyor. GT donanım seviyesinde ise 10 inçlik 3 boyutlu dijital gösterge paneli, i-Toggles kişiselleştirilebilir sanal tuşlar ve entegre 3 boyutlu navigasyon sistemi sürüş deneyimini daha da ileri taşıyor. Yeni PEUGEOT 308'de ayrıntıya gösterilen özen her noktada hissediliyor. Buna GT donanımlı versiyonda ön konsoldan kapı panellerine kadar uzanan ve 8 farklı renk seçeneği sunan ambiyans aydınlatması dahil. Yeni PEUGEOT 308, şık ve sportif görünümlü ön koltuklara sahip. Allure donanım seviyesinde Quartz dikiş detaylarına sahip Tremezzo yarı deri kumaş koltuklar sunulurken, GT donanım seviyesinde Adamite Yeşili dikiş detaylı Uzila yarı deri kumaş koltuklar, Alcantara kaplamalı ön konsol ve alüminyum dekor detayları iç mekânın karakterini güçlendiriyor. GT versiyonunda ayrıca bel destekli sürücü koltuğu, ambiyans aydınlatması ve siyah tavan kaplaması standart olarak sunuluyor. Allure donanım seviyesinden itibaren standart olarak sunulan Panaromik Açılır Cam Tavan da güneşin iç mekâna daha rahat ulaşmasını ve daha aydınlık olmasını sağlıyor. Yeni PEUGEOT 308, teknolojik donanımlarıyla da segmentinde fark yaratıyor. Allure donanım seviyesinde arka park sensörü ve geri görüş kamerası standart olarak sunulurken, GT donanım seviyesinde ön ve arka park sensörleri, yan sensörler, 360 derece çevre görüş sistemi ve geri viteste otomatik alçalan yan aynalar yer alıyor. Ayrıca GT donanım seviyesinde Spor Sürüş Paketi ile daha dinamik vites geçişleri ve sürüş karakteri sunuluyor. İleri seviye sürüş keyfi Yeni PEUGEOT 308, PEUGEOT'nun C segmentindeki modellerinin mirasını sürdürüyor ve olağanüstü bir sürüş keyfi sunuyor. Yeni model, PEUGEOT'nun sürüş özelliklerindeki uzmanlığını miras alarak çeviklik, dinamizm ve denge gibi özellikleriyle öne çıkıyor. Alçak oturma pozisyonu ve süspansiyonu ile titreşimleri filtreleme kalitesi modelin sürüş deneyimini daha da ileriye taşıyor. PEUGEOT sürüş keyfinin temel unsuru olan ünlü PEUGEOT i-Cockpit®, yeni 308'de PEUGEOT'nun en gelişmiş ifadelerinden birine ulaşıyor. Göz hizasında konumlandırılan gösterge paneli ve kompakt direksiyon simidi ile olağanüstü ergonomi sunan yeni 308'de her şey sürücünün göz hizasında ve ellerinin erişim mesafesinde olacak şekilde doğal bir kompozisyonla düzenlenmiş durumda. Buna ön konsolun ortasındaki, hafifçe sürücüye dönük konumlandırılmış kumandalar da dâhil. Yeni PEUGEOT 308, kapsamlı sürüş destek sistemleriyle güvenliği de üst seviyeye taşıyor. Adaptif Hız Sabitleyici, Aktif Şerit Takip Sistemi, Sürücü Dikkat ve Yorgunluk Tespit Kamerası, Hız Limiti Tanıma ve Önerme Sistemi ile Acil Durum Tam Durdurma Güvenlik Freni her iki donanım seviyesinde de standart olarak sunuluyor. GT donanım seviyesinde ise Kör Nokta Uyarı Sistemi, Geri Manevra Trafik Uyarı Sistemi ve Şerit Konumlama Asistanı gibi ileri sürüş destek teknolojileri yer alıyor. Tüm ihtiyaçları karşılamak üzere geliştirilen verimli dizel motor PEUGEOT, her kullanıcı tipi ve kullanım amacına cevap verme hedefiyle kişiye özel çözümler sunmaya devam ediyor ve yeni PEUGEOT 308'de verimliliğini kanıtlamış 130 HP gücünde dört silindirli 1,5 litrelik BlueHDi dizel motor da sunuyor. Dizel motorla eşleştirilen EAT8 otomatik şanzıman ise özellikle uzun mesafeli yoğun sürüşleri daha da keyifli hale getiriyor. 1.499 cc hacmindeki motor, 1.750 d/d'de 300 Nm maksimum tork üreterek günlük kullanımda güçlü ara hızlanmalar ve yüksek sürüş konforu sağlıyor. Yeni PEUGEOT 308, bu motorla 207 km/s maksimum hıza ulaşırken, 0'dan 100 km/s hıza 10,6 saniyede çıkabiliyor. WLTP normlarına göre 100 kilometrede 4,9 ila 5,1 litre aralığında karma yakıt tüketimi sunan model, performans ve verimlilik arasında başarılı bir denge kuruyor. 53 litrelik yakıt deposu ve düşük tüketim değerleri sayesinde uzun yolculuklarda daha az yakıt molasıyla yüksek kullanım konforu sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford’dan Avrupa Pazarı İçin Yeni Hamle Haber

Ford’dan Avrupa Pazarı İçin Yeni Hamle

Ford, bayileri ve iş ortaklarıyla düzenlediği toplantıda, Avrupa’daki geleceğine yönelik yeni dinamik vizyonunu paylaştı. Önümüzdeki üç yıl içinde ticari ve bireysel müşteriler için kapsamlı bir ürün ve teknoloji planı devreye almaya hazırlanan Ford, Avrupa’daki sürücülere ve işletmelere yönelik vaatlerini yeniliyor. Ford Avrupa stratejisini, markanın gerçek anlamda güçlü olduğu ve farklılaştığı alanlara odaklanan yeni küresel marka platformu Ready-Set-Ford ile gözler önüne seriyor: İnşa Et (Build), Heyecan Ver (Thrill) ve Maceraya Atıl (Adventure). Avrupa’da ‘Ready-Set-Ford’ çatısı altındaki ilk kampanyalar bu ay başlıyori Ford Pro, Avrupa İşletmeleri için Araç Üreticisinden Üretkenlik Ortağına Dönüşüyor Onbir yıldır Avrupa'nın lider ticari araç markası olan Ford Pro1, her bir araçtan elde edilen çıktıyı en üst düzeye çıkarmak için yazılım ve hizmetlerden yararlanarak, bir araç üreticisinden her büyüklükteki işletme için vazgeçilmez bir üretkenlik ortağına dönüşüyor. Ford Pro’nun Avrupa’daki işin bel kemiği olduğunu ifade eden Ford Avrupa Başkanı Jim Baumbick, görüşlerini şu sözlerle dile getirdi: “Biz sadece van ve pick-up satmıyoruz; araçlar, yazılım ve hizmetlerden oluşan entegre bir ekosistem sunuyoruz. Araçlarımız pazara liderlik ediyor ve onların etrafında rakiplerimizin karşılık veremeyeceği bir üretkenliği hızlandıran bir ekosistem inşa ettik. Müşterilerimiz için bu yalnızca ulaşım değil, daha iyi bir yatırım getirisi anlamına geliyor.” Ford Pro’nun Uptime Services hizmetleri, bağlantılı araç verilerini ve öngörüsel zekâyı kullanarak sorunları probleme dönüşmeden önce tespit ediyor. 2019’dan bu yana her Ford Pro aracı entegre modemle üretiliyor. Bugün Avrupa’da 1,2 milyondan fazla müşterinin aracı bağlantılı durumda ve bu araçlar, araç sağlığı hakkında günde yaklaşık 6 milyon sinyal üretiyor. Sadece geçtiğimiz yıl, Ford’un bağlantılı hizmetleri müşterilerimizin kesintisiz çalışma süresini yaklaşık bir milyon gün artırdı. Ford Pro şimdi bu yetenekleri ilk kez küçük işletmelere de taşıyor. Yeni “Bayi Filo Operasyonel Verimlilik Hizmeti” sayesinde her Ford bayisi özel bir operasyon yöneticisine dönüşebiliyor; araç sağlığını izleyebiliyor, müşterilere proaktif şekilde ulaşabiliyor, araç gelmeden önce parça ve servis hazırlıklarını yapabiliyor. Bu hizmet ile Avrupa’da yapılan ilk pilot uygulamalar, araçların onarım sürelerinin yüzde 50’ye kadar kısaldığını ve onarımların yüzde 80’inin proaktif şekilde tespit edildiğini gösteriyor.2 Bayi Filo Operasyonel Verimlilik Hizmeti, iş sahibi müşteriler açısından daha fazla çalışma süresi, daha verimli ve üretken bir iş günü ve sahip oldukları her araçtan daha fazla gelir elde etmek anlamına geliyor. Bayiler açısından ise daha fazla servis fırsatı, daha güçlü müşteri bağlılığı ve gelir potansiyelinde önemli bir artış anlamına geliyor. Tüm bunlar bayilerin araç ve servis sağlayıcı olmanın ötesinde, ticari müşterilerinin kazanç sağlamaya devam etmesine yardımcı olan; içgörü, araç ve bağlantı kabiliyetleriyle donatılmış, veri destekli bir verimlilik ortağına dönüşmeleri ile mümkün oluyor. Ayrıca, Ford Pro ürün gamına zorlu görevler için tasarlanan Ranger Super Duty‘i ekliyor. Ranger Super Duty: Avrupa’nın En Zorlu Görevleri İçin Sınırları Zorlayan Kabiliyet Ranger, 11 yıldır üst üste Avrupa’nın en çok satan pick-up modeli konumunda.1 Yeni Ranger Super Duty, bu model ailesini, acil durum hizmetleri, ormancılık, madencilik ve askeriye gibi zorlu iş alanlarına da taşıyor. Model; toplam 8 ton birleşik kütle kapasitesiyle3,4 4,5 tona kadar çekme kapasitesi4 ve yaklaşık 2 ton taşıma kapasitesi3 sunuyor. Araç fabrikadan çıktığı andan itibaren ağır hizmet tipi süspansiyon, ekstra alt gövde koruması ve rakiplerine göre yerden daha yüksek bir yapı ile donatılıyor. Ranger’ın standart kabin konforu, bağlantı özellikleri ve sürüş destek teknolojileriyle5, iş odaklı yaklaşım bu araçta birleştiriyor. Jim Baumbick, Ranger Super Duty için şunları ifade etti “Avrupa’daki kamu kurumları ve savunma sanayisine hizmet veren dönüşüm firmaları, sınırları zorlayan özellikler sunan hazır araçlara giderek daha fazla ihtiyaç duyuyor. Aslında Ranger Super Duty, tam olarak bu görevler için tasarlandı. Şimdiye kadar geliştirdiğimiz en kabiliyetli Ranger olan model, aynı zamanda Avrupa’da yeni bir ağır hizmet kamyonet segmenti oluşturuyor. Ranger Super Duty, fabrikamızdan doğrudan ve yüksek adetlerde temin edilebiliyor.” Avrupa’da Ford Binek Araçları İçin Yeni Bir Dönem Ford’un özellikle Avrupa’nın kendi yarış formatı olan ralli dünyasında bir asrı aşan yarış mirası bulunuyor. Ford, bu off-road ruhunu sürüş performansıyla birleştirerek Avrupa’ya özel ralli ruhu taşıyan araçlar geliştirecek. Ford Avrupa’nın yeni ürün ailesi, kontrol ve hassasiyetten ödün vermeden heyecan ve macerayı bir araya getiren “multi energy” çözümler sunacak. Bu araçlar, Avrupa’nın Alp geçitleri, Arnavut kaldırımlı sokakları ve virajlı yolları gibi kendine özgü zorlukların üstesinden gelebilecek karaktere sahip. Ford, 2029 sonuna kadar Avrupa’da, Avrupa için üretilen tamamen yeni beş binek aracı lanse edecek: Global Bronco ailesinin yeni üyesi Avrupa’ya geliyor: Global Bronco ailesinin bu yeni “multi energy” üyesi, güçlü karaktere sahip kompakt bir SUV olacak. Model 2028’den itibaren Ford’un İspanya Valencia’daki fabrikasında üretilecek. Elektrikli Hatchback: Bu yeni küçük elektrikli araç, özgün tasarımı Ford’un imza niteliğindeki sürüş dinamikleriyle birleştirerek “yarıştan yola” uzanan kabiliyetleri B segmentine taşıyacak. Küçük Elektrikli SUV: Ralli mirasından gelen tasarım dilini ve sürüş dinamiklerini şehir kullanımına uygun bir paket içinde sunan dinamik, tamamen elektrikli küçük SUV. İki Multi Energy Enerji Crossover: Ralli ruhu taşıyan iki yeni crossover modeli, 2029 sonuna kadar yeni ürün gamına katılacak. Hız ve Ölçek için İş Birlikleri Stratejik iş birlikleri, Ford’un Avrupa’daki rekabet yaklaşımının merkezinde yer alıyor. Geliştirme süreçlerini hızlandıran bu iş birlikleri ölçek ekonomisine zemin sağlarken hem ticari araç hem de binek araç segmentlerinde değer yaratıyor. Ford ve iş ortaklarının uzmanlığını, endüstriyel ayak izini ve tedarik altyapısını bir araya getirmek, her iki tarafa da dünyanın en rekabetçi bölgelerinden birinde kazanmak için gerekli verimlilik, rekabet gücü ve üretim imkanı sağlıyor. Baumbick, “Bunlar yalnızca birer anlaşma değil, stratejik kaldıraçlar. Hız ve ölçekle hareket etmek için en iyilerle iş birliği yapıyoruz ve ürünlere tutkuyla, belirgin şekilde Ford karakteri taşıyan araçlar sunmaya odaklanıyoruz.” dedi. Ford Türkiye İş Birimi Lideri Özgür Yücetürk ise “Ready-Set-Ford, Ford’un Avrupa’daki yeni bir marka platformu olmanın ötesinde aslında Ford’un Avrupa pazarında rekabete karşılık kendi off-road ruhunu ve asırlık ralli mirasını, müşteri merkezci bir yaklaşımla “multi energy” seçenekleri ve yeni bağlantılı hizmetlerle bir araya getirdiği yeni bir çağın habercisi. Ford Türkiye olarak önceliğimiz binekte ve ticari araçlarda ürünü, finansmanı, satış kanalını ve müşteri deneyimini birlikte yöneten bir yapı ile değer yaratmak. Ready Set Ford stratejisinin altındaki müşteri merkezci felsefe ve yenilikler, bu yapımız için önemli bir zemin sağlayacak.” dedi. Karbonsuz Mobiliteye Gerçekçi Bir Yol Avrupa’daki sürücülere ve işletmelere 100 yılı aşkın süredir sevdikleri ve hayatlarını kolaylaştıran otomobiller, kamyonetler ve van modelleri sunan Ford, sıfır emisyonlu geleceğe doğru yolculukta, müşterilerini desteklemekte kararlı. Ancak emisyon hedefleri tüketici talebinin gerçeklerinden koptuğunda sonuçlar ters etki yaratabiliyor: Alıcılar daha eski ve daha yüksek emisyonlu araçlarını daha uzun süre kullanmaya devam ediyor; endüstriyel yatırımın ekonomik temelleri zayıflıyor. Buna ek olarak, “Made in Europe” düzenlemelerinin bölgesel entegre tedarik zincirlerinin gerçekliğini ve Türkiye, Fas ve Birleşik Krallık gibi bölgesel ortakların endüstriyel ekosistemimizde oynadığı önemli rolü yansıtması önem taşıyor. Bu pazarların dışarıda bırakılması veya kısıtlanması Avrupa’nın rekabet gücünü zayıflatacak ve sonuçta tüketiciler için maliyetleri artıracaktır. Avrupa’nın acil ihtiyacı, hedefleri tüketici tercihleriyle uyumlu hale getiren ve gerçekçi, güvenilir bir planlama ufku sağlayan düzenleyici bir çerçevedir. Ford, müşteri öncelikli bir yaklaşım çağrısında bulunuyor: · Gerçekçi Hedefler ve Doğru Şarj Altyapısı: CO2 hedefleri gerçek tüketici talebini ve altyapı koşullarını yansıtmalı. Pazarın hareket edebileceğinden daha hızlı bir geçişi zorlamak, emisyonların azaltılmasında kritik öneme sahip araç parkı yenilenme hızını yavaşlatma riski taşıyor. · Yeni Bir Yol: Mevzuat, plug-in hibritler (PHEV) ve menzil artırıcılı elektrikli araçlar (EREV) gibi elektrikli teknolojileri desteklemeli ve teşvik etmeli. Bu teknolojiler, tamamen elektrikli bir geleceğe pratik bir geçiş yolu sunuyor. Ailelerin ve işletmelerin Avrupa genelinde gerekli şarj altyapısı kurulurken bugünden emisyonlarını azaltmaya başlamasını, elektrikli kilometre kullanımını en üst seviyeye çıkarmasını sağlıyor. · Küçük İşletmeler İçin Koruma: Yeni van satışlarının yaklaşık yüzde 10’u elektrikli araçlardan oluşuyor. İşletmeler, binek araçlara göre optimize edilmiş şarj altyapısı ve depolar için şebeke erişiminde yaşanan gecikmeler nedeniyle zorlanıyor. Ticari araçlara agresif hedefler dayatmak; Avrupa ekonomisini ayakta tutan tesisatçılar, inşaatçılar ve dağıtım sürücüleri üzerinde ek bir vergi etkisi yaratıyor. Baumbick, “Biz araçları regülasyon zorunluluklarını karşılamak için değil, insanlar için üretiyoruz. Sıfır emisyona giden en hızlı yol, müşterilerin gerçekten tercih edeceği yoldur. Müşterilerin mümkün olduğunda elektrikli sürüş yapmasını sağlayan hibrit teknolojilerle emisyon azaltımını bugünden hızlandırabiliriz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıttı Haber

Hyundai IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıttı

Hyundai, elektrikli mobiliteyi Avrupa’daki günlük ihtiyaçlara daha uygun, sezgisel ve konforlu hale getirmek üzere geliştirilen tamamen elektrikli kompakt hatchback modeli IONIQ 3’ü İtalya’da tanıttı. Milano Tasarım Haftası, Hyundai'nin tasarım anlatısı için doğal bir ortam oluşturarak, markanın uzun süredir devam eden tasarım mirasını Avrupa'nın önde gelen yaratıcı sesleriyle diyaloğa sokuyor. Tasarımın küresel başkentine geri dönerek Hyundai, Giorgetto Giugiaro tarafından tasarlanan 1974 tarihli Pony Coupé ile başlayan bir mirası vurguluyor ve tasarımın markanın modern elektrikli mobiliteye yaklaşımını nasıl sürekli olarak şekillendirdiğinin altını çiziyor. IONIQ 3; Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım felsefesinden ilham alan güçlü tasarımı, sade ve kullanıcı dostu teknolojileri ile geniş ve konforlu iç mekânı bir araya getiriyor. Türkiye’de üretilecek ikinci elektrikli model olan IONIQ 3, sadelik, hassasiyet ve malzeme doğallığını dengeleyen yaklaşımıyla, insan odaklı modern elektrikli mobilite vizyonunu yansıtıyor. Yeni “Aero Hatch” tasarımıyla verimlilik ve ferahlık bir arada IONIQ 3, hem aerodinamik verimlilik hem de iç mekân genişliği sunacak şekilde optimize edilen yeni bir “Aero Hatch” tasarım felsefesini yansıtıyor. Alçak ve akıcı ön tasarım, hem ön hem arka yolcuların üzerinden düz bir şekilde ilerleyen tavan çizgisiyle devam ediyor ve arka spoylere doğru dinamik biçimde alçalarak bütünleşiyor. Bu geometri, özellikle arka koltuk yolcuları için baş mesafesini artırarak iç mekânda belirgin bir ferahlık ve konfor sağlıyor. “IONIQ 3, Avrupa’da elektrikli mobiliteyi daha erişilebilir hale getiriyor”. Hyundai Motor Avrupa Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, yeni modelle ilgili şunları söyledi: “IONIQ 3, Hyundai’nin Avrupa’daki elektrikli araç ürün gamında önemli bir rol oynuyor. IONIQ markasının tasarım, ileri teknoloji ve insan odaklı yaklaşım gibi temel değerlerini, günlük kullanıma uygun kompakt bir formatta sunuyor. IONIQ 3 ile elektrikli mobiliteyi daha erişilebilir hale getiriyoruz. Model, IONIQ 5 ve IONIQ 6’yı tamamlayarak şehir yaşamına ve aile kullanımına uyum sağlayan, aynı zamanda kalite, güvenlik ve verimlilikten ödün vermeyen bir alternatif sunuyor”. Avrupalı kullanıcılar için geliştirildi IONIQ 3; şehir içi kullanım ağırlıklı olmak üzere genç aileler ve fonksiyonelliğe önem veren kullanıcılar için geliştirildi. Hyundai Motor Grubu’nun Elektrik-Global Modüler Platformu (E-GMP) üzerine inşa edilen model, 400 volt elektrik mimarisiyle verimlilik, menzil ve şarj performansını dengeli şekilde sunuyor. Yeni modelde iki farklı batarya seçeneği sunuluyor. Standart menzilli batarya, 344 km’nin üzerinde (WLTP) bir değer sunarken uzun menzilli batarya ise 496 km’nin üzerinde (WLTP) bir menzile sahip olacak. 42.2 kWh standard versiyon LFP tip batarya, 61 kWh (Long range) ise NCM batarya kullanacak. Her iki model de önde konumlu elektrik motora ve önden çekiş sistemine sahip olacak. Üç farklı sürüş modu ve diğer IONIQ modellerinde olduğu gibi geri kazanım özellikli rejenerasyon sistemiyle donatılacak. Modern şehir karakterini yansıtan tasarım IONIQ 3, Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım dilini kompakt EV segmentine taşıyor. Dünyada kendi otomobillerinde kullandığı çeliğin tamamına yakınını yine kendi tesislerinde üreten tek marka olan Hyundai, çelik üretiminden ilham aldığı bu yaklaşımla, yüzeyleri sadeleştirerek güçlü ve net bir görsel etki yaratıyor. Piksel aydınlatma imzası ve “H” harfine mors koduyla gönderme yapan dört nokta detayı, modelin karakteristik tasarımını güçlendiriyor. Yaklaşık 0.263 sürtünme katsayısı, aerodinamik verimliliği desteklerken modern tasarım kimliğini pekiştiriyor. Model; 11 farklı dış renk, farklı iç mekân kombinasyonları ve 16,17,18 ve 19 inç jant seçenekleri ile kişiselleştirilebiliyor. Ayrıca, daha fazla sportiflik ve N ruhunu yaşamak isteyenler için geliştirilen IONIQ 3 N Line ise dinamik detaylarıyla daha çarpıcı bir görünüm sunuyor. Basit ve sezgisel teknoloji deneyimi IONIQ 3’teki teknoloji, karmaşıklık yaratmak yerine günlük kullanımı kolaylaştırmak üzere tasarlandı. Model, Avrupa’da ilk kez sunulan Pleos Connect bilgi-eğlence sistemiyle donatılıyor. Android Automotive OS (AAOS) tabanlı sistem; 12,9 inç veya 14,6 inç ekran ve araç fonksiyonlarına ve bağlantıya sezgisel erişim sunuyor. Güvenlik için “eller direksiyonda, gözler yolda” felsefesine sadık kalarak hız ve anlık sürüş parametreleri gibi bilgiler ise direksiyonun üst kısmına denk gelecek şekilde kokpitteki ayrı bir dijital ekrandan takip edilebilecek. Öne çıkan diğer özellikler: Hyundai Digital Key 2, Plug & Charge, Entegre EV rota planlayıcı ve İç ve dış V2L (Vehicle-to-Load). Hızlı şarj ile batarya, optimum koşullarda %10’dan %80’e 29 dakikada dolabiliyor. AC şarj kapasitesi ise 22 kW’a kadar çıkıyor. Kompakt boyutlara rağmen geniş ve konforlu iç mekân IONIQ 3, kompakt boyutlarına rağmen ferah ve esnek bir iç mekân sunuyor. “Furnished Space” yaklaşımıyla tasarlanan iç mekânda, unsurlar bir yaşam alanı hissi verecek şekilde konumlandırılıyor. Uzun aks mesafesi ve düz zemin yapısı; geniş diz ve baş mesafesi sağlarken, bagaj hacmi günlük kullanım için pratik çözümler sunuyor. Bagajın altına doğru gizli bir depolama alanı sunan Megabox, ek kullanım kolaylığı sağlıyor. 441 litrelik cömert bagaj kapasitesinin segmentte standartları belirlemesi ve günlük kullanım kolaylığını desteklemesi bekleniyor. Böylelikle iki adet büyük tip bavul rahatlıkla bagaja aynı anda sığabiliyor. Bu ekstra hacim, normal bir B segmenti aracın böylesine geniş bir yükleme kapasitesine sahip olamayacağı anlamına geliyor. İç mekan konforu, pazarların dinamiklerine göre standart donanıma bağlı olarak aşağıdaki özelliklerle de tercih edilebilecek. Relaxation koltuklarIsıtmalı ve havalandırmalı koltuklarGeri dönüştürülmüş ve biyobazlı malzemelerBOSE® Premium ses sistemiÇift bölgeli klimaAmbiyans aydınlatma gibi özellikler sunuluyor. Gelişmiş güvenlik ve sürüş destek sistemleri IONIQ 3, Hyundai SmartSense sürüş destek sistemleriyle donatılıyor. Ayrıca, Projection LED farlar ve akıllı ön aydınlatma sistemi (IFS), görüş ve güvenliği artırıyor. Öne çıkan özellikler: Otoyol Sürüş Desteği 2 (HDA2)Uzaktan Akıllı Park Asistanı (RSPA)Hafızalı Park Manevrası (MRA)Surround Çevre Görüş Kameras (SVM)Kör Nokta İzleme Monitörü (BVM)7 hava yastığı Avrupa için geliştirildi, Türkiye’de üretilecek. IONIQ 3, Avrupa’da tasarlanarak Hyundai’nin Türkiye’deki İzmit fabrikasında Ağustos ayında üretilecek. Aracın Avrupa ile aynda Türkiye’deki satışına ise Eylül ayında başlanacak. 147 PS (107,8 kW) ve 135 PS (99.5 kW) güç üreten iki motor seçeneği ve iki seçenekte de 250 Nm tork sunacak olan model, 170 km/s maksimum hız ile modern Avrupa yaşamına uyum sağlayacak şekilde geliştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Group, futuREady'i Hayata Geçiriyor Haber

Renault Group, futuREady'i Hayata Geçiriyor

Renault Group, futuREady ile büyümeye hazır (growth ready), teknolojiye hazır (tech ready), mükemmeliyete hazır (excellence ready) ve güvene hazır (trust ready) olmak üzere dört temel sütun üzerine inşa edilen yaklaşımıyla küresel ölçekte Avrupa’nın referans otomobil üreticisi olmayı hedefliyor. 4 temel başlık altında şekillenen bu yaklaşım; ürün stratejisinden teknoloji yatırımlarına, operasyonel dönüşümden çalışan gelişimine kadar uzanan kapsamlı bir dönüşüm vizyonunu ortaya koyuyor. Renault Group, “Growth ready” başlığı altında ürün atağını sürdürmeyi ve müşteri deneyimini tüm faaliyetlerinin merkezine koymayı hedefliyor. Bu kapsamda, Avrupa’da 16’sı elektrikli olmak üzere toplam 22 yeni modelin piyasaya sunulması ve uluslararası pazarlarda 14 modelle ikinci ürün atağının başarıyla tamamlanması planlanıyor. Renault Group’un futuREady planında Türkiye’nin kritik rolü Renault Group’un futuREady vizyonu kapsamında Türkiye, büyüme stratejisinin ve operasyonel mükemmeliyet anlayışının önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Geniş Avrupa bölgesinin kritik üretim ve mühendislik üslerinden biri olan Türkiye, güçlü sanayi altyapısı, yüksek üretim kabiliyeti ve gelişmiş otomotiv ekosistemiyle Grup’un küresel operasyonlarında stratejik bir rol üstleniyor. Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası da çoklu model üretim kapasitesi, esnek yapısı ve mühendislik yetkinlikleriyle bu yapının en güçlü halkalarından birini oluşturuyor. Türkiye’nin futuREady içindeki bu stratejik rolü, Renault Group’un C segmentindeki yeni oyuncusu Dacia STRIKER’ın Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası’nda üretilecek olmasıyla daha da güçleniyor. Renault Group’un C segmentindeki yeni oyuncusu Dacia STRIKER Türkiye’de üretilecek Dacia, Uluslararası Oyun Planı kapsamında Türkiye’de üretilecek dördüncü model olan Striker’ın ön tanıtımını ilk kez futuREady strateji toplantısında gerçekleştirdi. Renault Duster, Yeni Renault Clio ve Renault Boreal’in ardından Dacia Striker’ın da Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası’nda üretileceği açıklandı. Bu adımla birlikte Dacia, üretim anlamında Türkiye’ye resmi olarak giriş yapıyor.400 milyon avroyu aşan bir yatırım paketi kapsamında geliştirilen yeni C segmenti model, Türkiye’de satışa sunulacak ve başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok pazara ihraç edilecek.Hibrit seçenekler de dahil olmak üzere farklı motor alternatifleriyle pazara sunulacak olan Dacia Striker’ın 2026 yılında üretime girmesi planlanıyor.Renault Group’un futuREady stratejisi kapsamında büyüme ve ürün atağını hızlandırma planının da bir parçası olan yeni Dacia Striker, Grup’un uluslararası üretim ve ürün stratejisinde Türkiye’nin rolünü güçlendiriyor. Dacia Striker, Uluslararası Oyun Planı kapsamında Türkiye’de üretimi planlanan dört modelden oluşan ürün gamını tamamlıyor. 400 milyon avroyu aşan bir yatırım paketi kapsamında geliştirilen yeni C segmenti model, Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası’nda üretilecek. Renault Group Türkiye CEO Lionel Jaillet: “Oyak Renault, Aralık 2023’ün sonunda 400 milyon avroyu aşan bir yatırımla dört yeni modelin üretime alınacağını duyurarak Türkiye için net bir dönüşüm yol haritası ortaya koydu. Bu yolculuk Renault Duster ile başladı ve Yeni Renault Clio ile devam ediyor. Bu arada Renault Boreal ise proje sürecinde ilerliyor ve 2026 yılının ortasında Türkiye yollarındaki yerini alacak. Ürün planımızdaki dördüncü modeli duyurmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Yeni C segmenti modelimiz Dacia Striker’ın üretim yeri Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası olacak. Bu projeyle birlikte Türkiye, Dacia markası için ilk kez bir modelin tek küresel üretim merkezi olacak. Bu model, Dacia’nın Türkiye’deki varlığını güçlendirerek markayı yalnızca ithalat yapan bir konumdan yerel üretim gerçekleştiren bir marka haline taşıyor. Üretimin başlamasıyla birlikte fabrikamızın çoklu model üretim kabiliyeti bir üst seviyeye taşınacak. Bu gelişme aynı zamanda Renault Group’un futuREady stratejisi kapsamında büyüme ve operasyonel mükemmeliyet hedeflerine de güçlü bir katkı sağlayacak. OYAK ile kurduğumuz güçlü iş birliği doğrultusunda üretim ve mühendislik yetkinliklerimizi daha da güçlendirmeyi ve Türkiye otomotiv ekosistemi için daha fazla değer yaratmayı sürdüreceğiz.” Striker: Dacia’nın C segmentinin geleceğine yönelik vizyonu Dacia, station wagon’un dinamizmini, geniş bir hatchback’in pratikliğini ve bir SUV’un yerden yüksekliğini bir araya getiren yeni çoklu enerji seçenekli crossover modeli Striker ile C segmentindeki atağını güçlendiriyor. Dacia Striker, güçlü ve kendinden emin bir tasarıma sahip. Dinamik hatları, aerodinamik silueti ve iddialı dikey ön yüz tasarımı, markanın yeni ve modern gündüz farı imzasıyla tamamlanıyor. Striker, Dacia’nın C segmentinde elektrifikasyonu erişilebilir kılma hedefini yansıtıyor. Ürün gamında hibrit versiyon, Hybrid 4x4 ve benzin/LPG seçenekleri yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai i30 Yeni Motoruyla Şimdi Daha Güçlü ve İddialı Haber

Hyundai i30 Yeni Motoruyla Şimdi Daha Güçlü ve İddialı

Hyundai Motor Türkiye, C segmentindeki iddialı modeli i30’u yeni motor seçeneğiyle daha güçlü bir yapıya kavuşturuyor. Modern tasarım anlayışı, geniş iç hacmi ve zengin donanım özellikleriyle Türk tüketicisinin ilgisini çeken Hyundai i30, şimdi 1.6 litrelik T-GDI benzinli motoruyla performans beklentisini yükseltiyor. Yeni 1.6 T-GDI motor, 150 PS maksimum güç ve 250 Nm maksimum tork üreterek hem şehir içi hem de uzun yol sürüşlerinde güçlü ve dengeli bir performans sunuyor. Turbo beslemeli yapısıyla düşük devirlerden itibaren canlı bir karakter ortaya koyan motor, özellikle ara hızlanmalarda sürücüsüne daha yüksek bir çekiş hissi veriyor. Böylece i30, günlük kullanım konforunu korurken daha dinamik bir sürüş isteyen kullanıcılar için de güçlü bir alternatif haline geliyor. Yeni motor, 7 ileri çift kavramalı DCT şanzımanla birlikte sunuluyor. Hızlı ve akıcı vites geçişleri sağlayan bu kombinasyon, performans ile konfor arasında ideal bir denge kuruyor. 206 km/s maksimum hıza ulaşabilen Hyundai i30, 0’dan 100 km/s hıza 9,2 saniyede çıkarak segmentindeki verimliliğini daha da belirginleştiriyor. Performans artışıyla birlikte konforlu sürüş karakterini korumaya devam eden i30, geliştirilmiş sürüş dinamikleri sayesinde hem stabilite hem de yol tutuş anlamında güven veren bir yapı sunuyor. Sürücüsüne her yol koşulunda kontrollü ve güvenli bir deneyim vadeden i30, güçlü hızlanma değerleri ve dengeli yol tutuş özellikleriyle hem şehir içinde hem de uzun yol sürüşlerinde keyifli bir yol arkadaşı haline geliyor. Teknoloji ve konfor tarafında sınıfının iddialı modellerinden biri olan i30, geniş panoramik cam tavanı, 10,25 inç dijital gösterge paneli ve 10,25 inç dokunmatik bilgi-eğlence sistemiyle modern bir kokpit deneyimi sunuyor. Apple CarPlay ve Android Auto uyumluluğu sayesinde akıllı telefon entegrasyonu sağlanırken, USB Type-C girişleri ve kablosuz şarj ünitesi günlük kullanım pratikliğini artırıyor. Hyundai’nin gelişmiş sürüş destek ve güvenlik sistemlerini bir araya getiren Smart Sense donanımları da i30’da sunulmaya devam ediyor. Ön Çarpışma Önleme Asistanı (FCA), Şeritte Kalma Asistanı (LKA), Şerit Takip Asistanı (LFA), Akıllı Hız Limit Asistanı (ISLA) ve Arka Yolcu / Eşya Uyarısı (ROA) gibi sistemler, sürücüyü aktif olarak destekleyerek güvenlik seviyesini üst düzeye taşıyor. Türkiye’de “Prime” ve “Comfort” olmak üzere iki farklı donanım paketiyle satışa sunulan hatchback gövde tipindeki Hyundai i30, yenilenen motoruyla birlikte C segmentindeki rekabet gücünü daha da artırıyor. Güçlü performansı, zengin donanımı ve modern tasarımıyla i30, şimdi daha iddialı ve daha dinamik bir karakterle yollara çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.