Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hava Kalitesi

Kapsül Haber Ajansı - Hava Kalitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hava Kalitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni Elektrikli Nissan MICRA, Green NCAP'ten Beş Yıldız Aldı Haber

Yeni Elektrikli Nissan MICRA, Green NCAP'ten Beş Yıldız Aldı

2027 yılında Türkiye'ye gelecek olan tamamen elektrikli yeni Nissan MICRA, bağımsız çevresel değerlendirme programı Green NCAP’in verdiği en yüksek derece olan beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi’ni almaya hak kazandı. Bu derece, MICRA’nın hava kalitesi, enerji verimliliği ve sera gazı emisyonları gibi temel alanlardaki güçlü çevresel performansını teyit ediyor. Green NCAP, pek çok değerlendirmeden farklı olarak aracın üretimden kullanıma, kullanım ömrünün sonundaki geri dönüşüm sürecine kadar tüm yaşam döngüsünü hesaba katıyor. Böylece müşterilere, aracın genel çevresel etkisine ilişkin bağımsız bir ölçüt sunuyor. Yeni MICRA’nın Green NCAP’ten aldığı beş yıldız ne anlama geliyor? Green NCAP’in beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi, çevresel performans açısından programın ulaşılabilecek en üst seviyesini temsil ediyor ve yalnızca kuruluşun “çok iyi elektrikli araçlar” olarak tanımladığı modellere veriliyor. Tamamen elektrikli yeni MICRA, Green NCAP testlerinin tüm başlıklarında güçlü sonuçlar elde etti. Araç, Enerji Verimliliği’nde 10 üzerinden 9,3, Sera Gazları’nda ise 10 üzerinden tam 10 puan aldı. Green NCAP ayrıca aracın soğuk hava performansını “İyi” olarak değerlendirdi. Yeni MICRA’nın kompakt boyutları verimliliğe ve günlük kullanıma nasıl katkı sağlıyor? Eğlenceli, kompakt ve çevik bir elektrikli otomobil olarak tasarlanan yeni MICRA, dört metrenin altındaki uzunluğu ve 1,8 metreyi aşmayan genişliğiyle Avrupa şehirlerinin sokaklarında kolay kullanım sunarken Green NCAP’in ortaya koyduğu üst düzey sürdürülebilirlik performansını da karşılıyor. Müşteriler, pazara göre değişen donanım seçeneklerine bağlı olarak WLTP normlarına göre 317 km’ye kadar menzil sunan 40 kWh ve 416 km’ye kadar menzil sunan 52 kWh batarya versiyonları arasında seçim yapabiliyor. 40 kWh batarya 80 kW’a, 52 kWh batarya ise 100 kW’a kadar DC hızlı şarjı destekliyor. Rejeneratif frenleme ve Nissan’ın e-Pedal teknolojisi de günlük sürüşte verimliliği destekliyor. 100 km’de yalnızca 14,2 kWh enerji tüketen MICRA, verimlilik alanındaki iddiasını bir kez daha ortaya koyuyor. MICRA, Avrupalı müşteriler için nasıl tasarlandı? Özellikle Türkiye’nin de içinde yer aldığı Avrupalı müşteriler düşünülerek geliştirilen altıncı nesil MICRA, bu köklü model adının tamamen elektrikli bir otomobile dönüşümünü temsil ediyor. Kompakt boyutları Avrupa’nın kentsel yaşamına ve dar sokaklarına son derece uygunken, sunduğu menzil ve şarj kabiliyeti müşterilere gerektiğinde şehir dışına da rahatlıkla çıkabilme esnekliği sağlıyor. Dış tasarımı Londra’daki Nissan Design Europe’ta hayata geçirilen model, kendine özgü Nissan kimliğiyle öne çıkıyor. Belirgin çamurluk kavisleri ve karakteristik aydınlatma imzası, otomobile MICRA’nın önceki beş neslinde oluşan kişiliği ileri taşıyan etkileyici bir karakter kazandırıyor. İç mekânda ise Google built-in özellikli NissanConnect ve şarj duraklarını da hesaba katan rota planlama gibi bağlantılı teknolojiler, günlük kullanımı kolaylaştırıyor. Nissan AMIEO Ürün, Marka ve Pazarlama Stratejisi’nden Sorumlu Bölge Başkan Yardımcısı Clíodhna Lyons şunları söyledi: “Yeni MICRA, elektrifikasyon stratejimizin Avrupalı müşterilerin ihtiyaçları etrafında tasarlanmış otomobillere nasıl dönüştüğünü gösteriyor. Green NCAP’ten alınan beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi, müşterilerin MICRA’dan beklediği özgün tasarım, kullanışlı menzil ve günlük kullanım kolaylığının yanı sıra hedeflediğimiz verimliliğin de bağımsız bir kuruluş tarafından tescillenmesi açısından büyük önem taşıyor. “Avrupa’da elektrifiye ürün gamımızı genişletmeye devam ederken, müşterilerimize farklı ihtiyaç ve yaşam tarzlarına uygun olarak yüzde 100 elektrikli modeller ile sınıfının öncüsü e-POWER teknolojisini de içeren hibrit modeller arasında seçim imkânı sunuyoruz. Elektrikli mobiliteye Nissan’ın kendine özgü karakterini taşıyan MICRA, bu portföyün önemli bir parçası.” İttifak, yeni MICRA’ya nasıl destek sağlıyor? Renault ile iş birliği içinde geliştirilen yeni MICRA, Nissan’ın Renault-Nissan-Mitsubishi İttifakı’nın ölçek avantajından yararlanarak Avrupa için verimli bir şekilde elektrikli araç geliştirirken kendine özgü kimliğini nasıl koruduğunu gözler önüne seriyor. Bu yaklaşım, günümüz tüketicilerinin sürekli değişen ihtiyaçlarına yanıt vermek için iş birliklerinden yararlanarak araçları pazara daha hızlı sunmayı öngören Nissan gelecek vizyonunun temel unsurlarından birini oluşturuyor. Sıkça Sorulan Sorular S: Yeni Nissan MICRA, Green NCAP’ten hangi dereceyi aldı? C: Tamamen elektrikli yeni Nissan MICRA; %94’lük genel puanın yanı sıra Temiz Hava’da 10 üzerinden 9,1, Enerji Verimliliği’nde 10 üzerinden 9,3 ve Sera Gazları’nda 10 üzerinden 10 puan alarak Green NCAP’in en yüksek derecesi olan beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi’ni elde etti. S: Beş yıldızlı Green NCAP Sürdürülebilirlik Derecesi nedir? C: Beş yıldız, Green NCAP’in verdiği en yüksek Sürdürülebilirlik Derecesi olup kuruluşun web sitesinde “genel olarak mükemmel performans” şeklinde tanımlanıyor. Green NCAP metodolojisi, araçların çevresel performansını Temiz Hava, Enerji Verimliliği ve Sera Gazları başlıkları altında, aracın yaşam döngüsü boyunca ortaya çıkan çevresel etkileri de hesaba katarak değerlendiriyor. S: Yeni Nissan MICRA’nın menzili ne kadar? C: Yeni Nissan MICRA, donanıma bağlı olarak WLTP normlarına göre 317 km’ye kadar menzil sunan 40 kWh ve 416 km’ye kadar menzil sunan 52 kWh olmak üzere iki batarya seçeneğiyle sunuluyor. Bu iki seçenek, müşterilerin sürüş ihtiyaçlarına en uygun menzil ve batarya kapasitesi kombinasyonunu belirlemesine olanak tanıyor. S: Yeni Nissan MICRA nerede tasarlanıp üretiliyor? C: Avrupalı müşteriler için geliştirilen yeni MICRA’nın dış tasarımı, Londra’daki Nissan Design Europe’ta hayata geçirildi. Model, AmpR Small elektrikli araç platformu üzerinde, Fransa’nın Douai kentindeki Ampere ElectriCity tesisinde üretiliyor. S: Renault-Nissan-Mitsubishi İttifakı, yeni Nissan MICRA’nın geliştirilmesinde nasıl bir rol oynadı? C: Yeni MICRA, Renault-Nissan-Mitsubishi İttifakı bünyesinde, ortak elektrikli araç uzmanlığı ve Ampere’in AmpR Small elektrikli araç platformu kullanılarak geliştirildi. Nissan, İttifak’ın sağladığı bu imkânları Nissan Design Europe imzalı özgün bir dış tasarımla birleştirdi. Bu yaklaşım, ortak araç geliştirme ve üretim süreçlerinin Nissan’ın kendine özgü kimliğini korurken verimliliği nasıl desteklediğini gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nu Teknoloji, Şehir Altyapılarını Tek Dijital Ekosistemde Buluşturuyor Haber

Nu Teknoloji, Şehir Altyapılarını Tek Dijital Ekosistemde Buluşturuyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı’ ile akıllı şehir uygulamalarının 81 il ölçeğinde yaygınlaştırılması hedefleniyor. Birlikte çalışabilir sistemler, ortak veri yönetimi ve yerli teknolojilerin geliştirilmesinin öne çıktığı plan; kaynakların etkin kullanıldığı, mükerrer yatırımların önlendiği, standartları belirlenmiş bütüncül bir akıllı şehir yaklaşımını esas alıyor. Akıllı şehir teknolojilerinde en az yüzde 80 yerli üretim hedefi de yerli teknoloji şirketleri açısından önemli bir ölçeklenme alanı yaratıyor. Nu Teknoloji ise bu dönüşüme sensör ve cihazların yanı sıra haberleşme altyapısı, yazılım, veri yönetimi ve entegrasyon kabiliyetini de içeren yerli teknoloji çözümleriyle katkı sunmayı hedefliyor. Nu Teknoloji'nin akıllı şehir yaklaşımında enerji tüketimi, hava kalitesi, çevresel ölçüm, aydınlatma, atık yönetimi ve kent mobilyaları gibi farklı alanlardan elde edilen veriler ortak bir dijital ekosistemin parçaları olarak ele alınıyor. Merkezi yönetim platformuyla farklı sistemlerden gelen veriler tek ekrandan izlenebiliyor; alarm ve anomaliler görülebiliyor, performans karşılaştırılabiliyor ve gerektiğinde daha hızlı aksiyon alınabiliyor. Böylece verinin enerji ve kaynak kullanımından bakım süreçlerine kadar şehir operasyonlarında somut faydaya dönüşmesi amaçlanıyor. Bu yapının haberleşme katmanında ise mesh mimarisi öne çıkıyor. Nu Teknoloji'nin IoT çözümlerinde kullandığı mesh tabanlı yapıda cihazlar yalnızca merkezi bir noktaya değil, birbirleri üzerinden de veri aktarabiliyor. Bu yapı geniş alanlara yayılan IoT uygulamalarında kapsama ve ölçeklenebilirliği destekliyor. Sistemleri konuşturmak dünyanın da gündeminde Sistemlerin birlikte çalışması, dünyadaki akıllı şehir çalışmalarının da temel gündemlerinden biri. OECD'nin Smart City Data Governance: Challenges and the Way Forward çalışması, şehirlerde farklı sistemlerden elde edilen verilerin birbirinden kopuk “veri silolarında” kalmasının birlikte çalışabilirliğin önündeki önemli engellerden biri olduğuna dikkat çekiyor. OECD; farklı şehir birimleri ve sektörlerden gelen verilerin paylaşılabildiği platformları ve ortak veri standartlarını akıllı şehir dönüşümünün önemli unsurları arasında gösteriyor. “Türkiye’nin 81 ili kapsayan yeni yol haritasını önemli buluyoruz” Nu Teknoloji Kurucu Ortağı Ayşe Nur Koroğlu, Türkiye'nin akıllı şehirlerle ilgili yeni dönemini şu şekilde değerlendirdi: “Bir şehre binlerce sensör yerleştirmek onu tek başına akıllı hale getirmiyor. Asıl dönüşüm; enerjiden hava kalitesine, aydınlatmadan atık yönetimine kadar farklı sistemlerin birbiriyle konuşabildiği ve üretilen verinin tek yönetim katmanında anlamlı hale getirilebildiği zaman başlıyor. Türkiye'nin 81 ili kapsayan yeni yol haritasını bu nedenle önemli buluyoruz. Önümüzdeki dönemde teknoloji sayısından çok, bu teknolojilerin ne kadar entegre, ölçeklenebilir ve yönetilebilir olduğuna bakmamız gerekecek. Yerli ve milli teknoloji de bizim için yalnızca bir cihazın ülkemizde üretilmesi anlamına gelmiyor. Kritik şehir altyapılarında teknolojiyi geliştirme kabiliyetinin, sistem bilgisinin ve veriyi yönetme yetkinliğinin ülkede kalması bunun önemli bir parçası. Türkiye'nin önündeki bu ölçeklenme fırsatının, burada geliştirilen ve sahada doğrulanan teknolojilerin uluslararası pazarlara taşınmasına da katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nu D-Active, Kapalı Alanlarda Enfeksiyon Riskini Akıllı Teknolojiyle Önlemeye Odaklanıyor Haber

Nu D-Active, Kapalı Alanlarda Enfeksiyon Riskini Akıllı Teknolojiyle Önlemeye Odaklanıyor

İnsanlar zamanlarının büyük bölümünü kapalı alanlarda geçiriyor. Avrupa Çevre Ajansı (EEA) verilerine göre Avrupa’da bu oran yüzde 80-90’a ulaşıyor. Okul, hastane, ofis, AVM gibi yoğun kullanılan kapalı alanlarda insan yoğunluğu, havalandırma koşulları, sıcaklık ve nem gibi değişkenler hava kalitesini ve enfeksiyonların yayılım riskini etkileyebiliyor. Nu Teknoloji, ARTEQ ve DLED bu ihtiyaçtan hareketle, hava kalitesi ve enfeksiyon riskinin izlenmesinden dezenfeksiyona uzanan süreci tek sistem üzerinden yönetebilen Nu D-Active çözümünü geliştirdi. Sistem ortam koşullarını izliyor, elde edilen veriler üzerinden enfeksiyon riskini analiz ediyor ve risk belirlenen seviyeye ulaştığında görünür ışık tabanlı dezenfeksiyon sistemini devreye alabiliyor. Böylece, ölçüm, analiz, karar ve müdahaleden oluşan bütünleşik bir yapıya dönüşüyor. Sistemde Nu Teknoloji’ye ait NuSafe 360 hava kalitesi ve çevresel verileri sürekli izlerken, ARTEQ'in geliştirdiği ClairSense teknolojisi bu veriler üzerinden enfeksiyon riskini hesaplıyor. Nu Teknoloji'nin IoT haberleşme ve yazılım altyapısı ise veriyi, risk eşiklerini ve otomasyon sürecini yönetiyor. Riskin belirlenen seviyeye ulaşması halinde DLED'in dezenfeksiyon sistemi devreye alınıyor. Nu D-Active; hastaneler ve sağlık kuruluşları, okul ve kreşler, üniversiteler, oteller, AVM'ler, ofisler ile gıda üretim ve satış alanları başta olmak üzere insan yoğunluğunun yüksek olduğu farklı kapalı alanlarda kullanılabilecek şekilde geliştirildi. Sistem, kullanım alanının özelliklerine göre risk eşikleri, bildirimler ve dezenfeksiyon senaryolarının yapılandırılmasına olanak sağlıyor. “Ölçüm, analiz ve müdahaleyi aynı yapı içinde buluşturduk” Nu Teknoloji'nin İş Geliştirmeden Sorumlu Kurucu Ortağı Ayşe Nur Koroğlu, “ARTEQ ile geçen yıl başlattığımız iş birliğinde kapalı alanlardaki hava kalitesini ölçmenin ötesine geçerek, çevresel veriler üzerinden enfeksiyon riskini görünür hale getirmeyi hedeflemiştik. Nu D-Active ile şimdi bu yaklaşımı bir adım ileri taşıyoruz. DLED'in dezenfeksiyon teknolojisini sisteme dahil ederek ölçüm, analiz ve müdahaleyi aynı yapı içinde buluşturduk. Sistem ortamı sürekli takip ediyor, riski değerlendiriyor ve belirlediğimiz eşiklere ulaşıldığında dezenfeksiyon sürecini devreye alıyor. Hedefimiz insanların yoğun olarak bulunduğu kapalı alanların daha sağlıklı ve veriye dayalı bir sistemle yönetilmesini sağlamak” dedi. “Belirli mikroorganizmalar üzerinde %99,999’un üzerinde azalma tespit edildi” DLED Kurucu Ortağı Direnç Özdemir ise görünür ışık teknolojisinin sağladığı farklılığa dikkat çekerek, “DLED'i geliştirirken görünür ışığın mikrobiyal yük üzerindeki etkisini günlük yaşamın akışını bozmadan kullanılabilecek bir teknolojiye dönüştürmeyi hedefledik. Sistem, insanlar ortamdayken de çalışabiliyor ve aydınlatma ile sürekli dezenfeksiyonu aynı yapıda buluşturuyor. Nu D-Active ile bu teknoloji artık bağımsız çalışan bir sistem olmaktan çıkarak ortamın risk seviyesine göre devreye girebilen akıllı bir yapının müdahale katmanına dönüşüyor. Sistem UV içermiyor, ozon üretmiyor ve ışığa maruz kalan hava ve yüzeylerde mikrobiyal yükün azaltılmasına yönelik olarak çalışıyor. Bu yönde Akdeniz Üniversitesi Ar-Ge ve Biyosidal Ürün Analiz Laboratuvarı'nda yapılan testlerde, belirli mikroorganizmalar üzerinde* %99,999’un üzerinde azalma tespit edildi” dedi. “Risk bilgisi ekranda kalmıyor” ARTEQ Kurucu Ortağı ve CTO'su Tayyip Ensar Özkaya da “Enfeksiyon riski doğrudan gözle görülebilen bir parametre değil. ClairSense, hava kalitesi ve çevresel verileri analiz ederek bu riski ölçülebilir bir göstergeye dönüştürüyor. Nu D-Active'in önemli farkı ise elde edilen risk bilgisinin yalnızca bir raporda veya ekranda kalmaması. Nu Teknoloji'nin altyapısıyla karar mekanizmasına bağlanan veri, DLED entegrasyonuyla gerektiğinde fiziksel müdahaleye dönüşebiliyor” diye konuştu. *Akdeniz Üniversitesi Ar-Ge ve Biyosidal Ürün Analiz Laboratuvarı'nda gerçekleştirilen testlerde E. coli, Staphylococcus aureus, Enterococcus hirae ve Pseudomonas aeruginosa üzerinde, belirlenen laboratuvar koşullarında 5 log'un üzerinde mikrobiyal azalma raporlandı. Bu değer söz konusu test koşullarında yüzde 99,999'un üzerinde azalmaya karşılık geliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin’de Sürdürülebilir Ulaşımın Yeni Gücü: Elektrikli Otobüsler Haber

Mersin’de Sürdürülebilir Ulaşımın Yeni Gücü: Elektrikli Otobüsler

Mersin Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı bünyesinde kent içi ulaşımda 8 aydır kullanımda olan ‘Kentin yeni enerjisi’ elektrikli otobüsler, Mersinlilerden gördüğü ilgi ve memnuniyetle öne çıkıyor. Araçlar, sessiz ve konforlu yolculuk deneyiminin yanı sıra çevreye duyarlı ulaşım anlayışıyla da vatandaşların beğenisini kazanıyor. Elektrikli otobüsleri kullanan vatandaşlar, özellikle araçların sessizliği, konforu ve modern yapısından memnun olduklarını ifade ediyor. Yolculuk sırasında motor ve egzoz kaynaklı gürültünün olmaması, kent içindeki ulaşım deneyimini daha sakin ve rahat hale getirirken; araçların çevre dostu yapısı da vatandaşlar tarafından önemli bir avantaj olarak değerlendiriliyor. Elektrikli otobüslerin maliyetlerde sağladığı tasarruf ise sürdürülebilir ulaşımın yanı sıra kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sunuyor. Sıfır egzoz emisyonu, düşük gürültü seviyesi ve enerji maliyetlerinde sağladığı tasarruf gibi avantajlarıyla öne çıkan elektrikli otobüsler, Mersin’de sürdürülebilir ulaşım anlayışının günlük yaşamın bir parçası haline gelmesine katkı sunuyor. Mersin ulaşımında elektrikli dönem memnuniyet getirdi Elektrikli otobüsleri çok konforlu bulan vatandaşlardan Nazife Yılmaz, “Ulaşım açısından daha rahat hissettiriyor. Gürültüyü azaltıyor. Diğer otobüslerde giderken çok gürültü ve uğultu oluyor. Egzoz dumanı olmadığı için çevreye zarar vermiyor. Doğayı koruyor” dedi. Diğer otobüslere kıyasla elektrikli otobüslerin daha seri olduğunu ifade eden Temat Uğur, “Daha sessiz olduğu için yolculuk daha keyifli oluyor. Egzoz olmaması tüm canlılar için çok iyi. Egzozlardan çıkan gazları solduğumuz için sağlık problemleri ortaya çıkıyor. Bu yüzden hem sağlık hem ulaşım hem de konfor açısından çok iyi. Daha çabuk ve daha kullanışlı oluyor” dedi. Uğur, Başkan Seçer’e teşekkürünü ileterek, “Hem öğrenci olarak hem de Mersin halkından birisi olarak sunduğu hizmetlerden çok memnunuz. Hem MERCİ hem öğrenci danışmanlığı, hem otobüsler ve diğer hizmetlerin hepsinden faydalanıyoruz, memnunuz” ifadelerine yer verdi. Kullandığı güzergâhlardaki otobüslerin büyük oranda elektrikli olduğunu ifade eden Görkem Karakuş, “Ben çok memnunum. Klimasından, rahatlığından ve güzergâhından memnunum. Teknoloji çağına giriyoruz. Elektrikliler çevreye daha yararlıysa bunu destekleriz. Teknolojiye ayak uydurulması bence Mersin için çok iyi” diye konuştu. 26 yıldır Mersin’de yaşadığını söyleyen İsmail Sadık Ay, Büyükşehir’in tüm hizmetlerini takdir ettiğini anlatarak, “Vahap Seçer’in hayranıyım. Desteklemeye devam edeceğim. Teknolojilerin verdiği nimetlerden yararlanması çok önemli. Elektrikli otobüs çevre yönünden çok güzel. Konforu da çok güzel. Vatandaş ayakta kalsa bile sarsılma olmuyor. Rahatça gidip geliyoruz. Şoförlerimiz de çok nazik” dedi. Ay, ayrıca Büyükşehir Belediyesi’nin kendisine sunduğu diğer hizmetlerden de çok memnun olduğunu sözlerine ekledi. Elektrikli otobüsleri sıklıkla kullandığını anlatan Kadriye Erdoğan, “Çok memnunuz. Rahat, temiz, sessiz. Çevre açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Mersin’de modern araçların olması çok iyi. Güzel bir şehrimiz var. Herkes de memnun. Belediyemizden de memnun. Çok teşekkür ederim başkanıma. Her zaman arkasındayız” ifadelerine yer verdi. Elektrikli otobüslerin tasarruf yönüne dikkat çeken Kenan Atik, “Hava kalitesi açısından gayet güzel. Sessiz, sakin gidip geliyoruz. Çevresel konular da güzel. Klima sistemi de çok iyi. Şehir içinde elektrikli gayet iyi” dedi. Elektrikli otobüsleri memnuniyetle karşılayan İbrahim Güneş, “Birkaç defa bindim. Sessiz ve rahat. Diğerlerine nazaran gürültü yok. Modern ve konforlu. Çevremize uygun. Doğaya zarar vermiyor. Yağ gibi gidiyor” dedi. Gülnar’dan ziyaret amaçlı geldiğini ve ilk kez elektrikli otobüse bindiğini söyleyen Kiraz Doğru, “Elektrikli otobüse ilk defa bindim. Memnun kaldım. Çevreci, sessiz. Arabamdan daha konforlu” diye konuştu. Vatandaşlardan Hüseyin Altık ise “Memnunuz, çok güzel. Büyükşehir Belediye Başkanımızın çalışmasından da çok memnunuz. Çok şahane. Elektrikli otobüsler çevre açısından temiz, doğayı kirletmiyor. İnsanlara zarar vermiyor. Egzoz dumanı olmadığından dolayı daha da güzel. Çok konforlu” ifadelerine yer verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hastane İklimlendirmesinde Sağlık, Güvenlik ve Enerji Verimliliğini Birlikte Yönetmenin   5 Kritik Unsuru Haber

Hastane İklimlendirmesinde Sağlık, Güvenlik ve Enerji Verimliliğini Birlikte Yönetmenin 5 Kritik Unsuru

Hastaneler; 7 gün 24 saat işletilmeleri kritik alanlarda yüksek hijyen, iç hava kalitesi ve basınç kontrolü gerektirmeleri nedeniyle enerji tüketimi açısından yüksek potansiyele sahip yapılardır. Ameliyathane, yoğun bakım, izolasyon odası, laboratuvar, görüntüleme alanları, hasta odaları ve poliklinikler gibi farklı bölümlerin iklimlendirme ihtiyaçları birbirinden ayrışırken, sistemlerin kesintisiz ve güvenilir şekilde çalışması gerekiyor. Bu nedenle hastanelerde enerji verimliliği, tek bir ekipmanın verimlilik değerinden ziyade binanın tüm HVAC sisteminin yıllık çalışma performansı üzerinden değerlendirilmelidir. Klima santralleri, soğutma grupları, pompalar, fanlar, soğutma kuleleri ve otomasyon sistemlerinin birbiriyle uyumlu çalışması hem enerji tüketiminin optimize edilmesi hem de işletme sürekliliğinin sağlanması açısından kritik önem taşıyor. Hastanelerde iklimlendirme sistemlerinin enerji performansının sistem tasarımından işletme stratejilerine kadar bütüncül bir şekilde ele alınması gerektiğini belirten Form Endüstri Ürünleri Ürün Yönetimi ve Marka Müdürü Pınar Gürler, “Hastanelerde enerji verimliliğini cihazın tam yük kapasite ve verileri üzerinden değerlendirmek yeterli değil. HVAC sistemleri yıl boyunca değişken yüklerde çalışıyor. Bu nedenle ekipmanların kısmi yük verimlilikleri, basınç kayıpları, debilerin kontrolü, kapasite kademelendirmesi ve otomasyon stratejileri de toplam enerji tüketimini doğrudan etkiliyor.” dedi. Form Endüstri Ürünleri, merkezi iklimlendirme alanındaki deneyimi ve geniş ürün portföyüyle hastanenin iklimlendirme sistemi için entegre bir çözüm yaklaşımı sunuyor. Pınar Gürler, hastane projelerinde entegre iklimlendirme yaklaşımının öne çıkan 5 unsurunu şöyle sıralıyor: 1. HVAC proje ve sistem ihtiyaçlarına uygun ürün ve sistem çözümü sunuyor. Form Endüstri Ürünleri, proje ihtiyaçları doğrultusunda merkezi soğutma sistemleri, klima santralleri, fancoiller, soğutma kuleleri, kuru soğutucular ve farklı HVAC uygulamalarına yönelik ürün ve sistem çözümlerinin teminini gerçekleştiriyor. Form’un sunduğu çözümlerin önemli bir parametresi ise satış sonrası teknik destek ve servis hizmetleri oluşturuyor. Ekipmanların doğru şekilde devreye alınması, işletme sürecinde performanslarının korunması ve ihtiyaç halinde teknik servis desteğinin sağlanması, hastaneler gibi 7 gün 24 saat çalışan tesislerde sistemlerin güvenilirliği ve işletme sürekliliği açısından önem taşıyor. 2. Klima santralleriyle kritik alanlarda güvenli ve verimli hava yönetimi sağlıyor. Hastanelerde hava tarafındaki ekipmanların enerji performansı, HVAC sisteminin toplam işletme maliyetleri açısından önemli bir rol oynuyor. Form Endüstri Ürünleri, proje ihtiyaçlarına uygun standart ve hijyenik klima santralleri ile hava tarafında gerekli debi, filtrasyon ve hijyen koşullarının karşılanmasına yönelik çözümler sunuyor. Klima santrallerinde kullanılan yüksek verimli fan teknolojileri ve değişken hızlı sürücüler, ihtiyaç duyulan hava debisinin çalışma koşullarına göre kontrol edilmesine ve fan enerji tüketiminin optimize edilmesine katkı sağlıyor. Özellikle hastane gibi kritik mahallerde, gerekli hava kalitesi ve hijyen koşullarından ödün vermeden enerji verimliliğinin sağlanması esas oluyor. Bu nedenle klima santralinin kapasitesi, fan seçimi, filtrasyon kademeleri ve sistemin çalışma koşulları birlikte değerlendirilerek, enerji performansı ile kritik mahallerin ihtiyaçları arasında optimum dengenin kurulması gerekiyor. 3. Kısmi yüklerde yüksek verimlilik ve yüksek kapasiteli soğutma çözümleri sunuyor. Hastanelerde mevsimsel koşullar, bina doluluk oranı, tıbbi cihazlar ve farklı mahallerin kullanım senaryoları, soğutma ve ısıtma yüklerinin sürekli değişmesine neden oluyor. Bu nedenle soğutma grubu, ısı pompası ve diğer HVAC ekipmanlarının nominal yükteki verimliliklerinin yanı sıra, kısmi yük koşullarındaki performansları da cihaz seçiminde özellikle dikkate alınıyor. Bu ihtiyaç, özellikle şehir hastaneleri gibi yüksek kapasiteli ve kesintisiz işletilen tesislerde daha da belirgin hale geliyor; zira merkezi soğutma sistemi bu tür projelerde toplam enerji tüketiminin önemli bileşenlerinden birini oluşturuyor. Özellikle şehir hastaneleri gibi yüksek kapasite ve kesintisiz işletme gerektiren yapılarda santrifuj soğutma grupları toplam enerji tüketimi ve işletme maliyetleri açısından kritik bir rol üstleniyor. Form Endüstri Ürünleri'nin satışını yaptığı Clivet VFD'li Santrifüj Soğutma Grupları, hastane projelerinde özellikle yüksek kapasite ve yüksek verimlilik değerleri nedeniyle tercih ediliyor. Clivet, Full Falling Film evaporatör teknolojisine sahip iki kademeli santrifüj kompresörlü soğutma grupları 10MW’a kadar kapasite aralığında soğutma sağlayan bu gruplar; fabrikalar, havaalanları, sergi salonları ve hastaneler gibi yüksek soğutma yüküne ihtiyaç duyan binalarda yaygın olarak tercih ediliyor. Patentli Full Falling Film evaporatör teknolojisi, soğutucu gaz şarj miktarını %40'a kadar azaltarak hem çevreci bir çözüm sunuyor hem de CO2 emisyonlarının önemli ölçüde düşmesini sağlıyor. 6,58'e kadar COP ve 10,69'a kadar IPLV değerleriyle yüksek enerji tasarrufu sunarken, 20'den fazla patentli tasarımıyla teknolojide öncü konumda yer alıyor. Ayrıca daha az soğutucu gaz kullanımı ve daha düşük ses seviyesiyle çevre dostu bir yapı sunan sistemler, daha kompakt boyutları ve daha geniş çalışma limitleriyle de projelere esneklik kazandırıyor. 4. Güvenilir sistemler, güçlü servis desteğiyle güvence sağlıyor. Hastanelerde HVAC sistemlerinin kesintisiz ve güvenilir şekilde çalışması, sağlık hizmetlerinin sürekliliği açısından kritik önem taşıyor. Özellikle kritik alanlarda olası arızalara karşı dayanıklılık ve sistem sürekliliği, tasarımın temel kriterleri arasında yer alıyor. Kapasite kademelendirmesi, yedek ekipman stratejisi, bağımsız devreler, bakım kolaylığı ve hızlı servis müdahalesinin birlikte değerlendirilmesi, hastane işletmesinin sürekliliğini destekliyor. Bu noktada, ekipman seçiminin ötesinde güçlü bir satış sonrası hizmet altyapısı da belirleyici bir unsur olarak öne çıkıyor. Form Endüstri Ürünleri, yıllardır sektöre sunduğu ürün ve çözümlerin yanı sıra teknik servis, yedek parça temini ve saha desteğiyle de hastane projelerinde işletmecilere güvence sağlıyor. Türkiye genelinde çok sayıda hastane projesinde yer alan geniş referans portföyü, markanın kritik sağlık tesislerindeki uygulama deneyimini ve güvenilirliğini ortaya koyuyor. Form'un yıllardır sürdürdüğü bilinirlik ve sektördeki köklü konumu, hastane işletmecileri için hem ekipman hem de hizmet sürekliliği açısından uzun vadeli bir güvence oluşturuyor. 5. Otomasyon destekli işletme ile geleceğin ihtiyaçlarına uyumlu altyapı sağlıyor. Enerji verimli bir HVAC sistemi yalnızca doğru ekipmanlardan oluşmuyor. Ekipmanların gerçek zamanlı ihtiyaçlara göre kontrol edilmesi ve sistem performansının izlenmesi de enerji tüketiminin optimize edilmesinde önemli rol oynuyor. Soğutma gruplarının, pompaların, fanların ve klima santrallerinin çalışma koşullarının merkezi otomasyon üzerinden izlenmesi; sıcaklık, basınç, debi ve çalışma süreleri gibi parametrelerin takip edilmesi, sistemin gereksiz enerji tüketmesini önlemeye yardımcı oluyor. Bu yaklaşım aynı zamanda bakım ihtiyaçlarının erken tespit edilmesine ve ekipmanların optimum çalışma aralıklarında tutulmasına katkı sağlıyor. Ayrıca, hastanelerin iklimlendirme altyapısının açılış dönemindeki ihtiyaçlar ve uzun vadeli işletme perspektifi birlikte değerlendirilerek tasarlanması gerekiyor. Yeni polikliniklerin açılması, yatak kapasitesinin artırılması, yeni tıbbi cihazların devreye alınması veya alanların kullanım amacının değişmesi gibi ihtiyaçlar zaman içerisinde sistemin genişletilmesini gerektirebiliyor. Modüler ve genişlemeye uygun tasarlanan merkezi sistemler, gelecekteki renovasyon ve kapasite artışlarının daha kolay karşılanmasına katkı sağlıyor. Farklı HVAC Bileşenlerini Tek Bir Sistem İçerisinde Birleştiriyor Form Endüstri Ürünleri'nin hastanelere sunduğu çözüm yaklaşımında geniş ürün portföyünün yanı sıra, farklı ürünlerin proje ihtiyaçları doğrultusunda bir sistem içerisinde konumlandırılabilmesi öne çıkıyor. Merkezi soğutma tarafında Clivet santrifüj veya vidalı soğutma grupları, hava tarafında Form yerli üretim Eurovent sertifikalı hijyenik ve standart klima santralleri ve fancoiller, su tarafında Eurovent ve CTI sertifikalı yerli üretimimiz Form Freva soğutma kuleleri ve kuru soğutucular ile özel uygulamalarda ısı pompaları ve hassas kontrollü klima çözümleri birlikte değerlendirilebiliyor. Bu yaklaşımın önemli örnekleri arasında Tekirdağ Kapaklı Devlet Hastanesi ve Dicle Devlet Hastanesi projeleri yer alıyor. Tekirdağ Kapaklı Devlet Hastanesi'nde toplam 21 adet klima santrali, bunların 9 adedinde hijyenik klima santrali uygulaması, 2 adet soğutma grubu ve 420 adet dört borulu gizli tavan tipi fancoil kullanıldı. Dicle Devlet Hastanesi'nde ise 7 adedi hijyenik olmak üzere toplam 21 adet klima santrali, 2 adet VFD'li vidalı soğutma grubu ve 322 adet gizli tavan tipi fancoil kullanıldı. Pamukkale Üniversitesi'nin 400 yataklı Hastanesi, Tıp Fakültesi ve Fakülte binalarının tamamında 23,5 MW kapasiteye sahip 24 adet Eurovent sertifikalı Clivet multifonksiyonel ısı pompası ile yeni nesil R513A gazlı Clivet VFD vidalı soğutma grupları kullanıldı. Yüksek kapasiteli sağlık tesislerinde merkezi soğutma çözümlerinin ölçeklenebilirliğini ortaya koyan referanslar arasında ise Samsun, Mardin, Sakarya ve Sancaktepe şehir hastaneleri bulunuyor. Samsun Şehir Hastanesi'nde 900 yatak, 200 yoğun bakım yatağı ve 40 ameliyathanenin ihtiyaç duyduğu soğutma altyapısında santrifüj soğutma grupları, VFD'li hava soğutmalı vidalı soğutma grupları, Form Freva soğutma kuleleri ve kuru soğutucular birlikte kullanıldı. Mardin Şehir Hastanesi'nde toplam 4.500 kW kapasiteli VFD'li, iki kademeli santrifüj chiller sistemi; Sakarya Şehir Hastanesi'nde ise 1.000 yataklı tesisin merkezi soğutma sisteminde santrifüj soğutma grupları tercih edildi. Sancaktepe Şehir Hastanesi'nde kullanılan 14 adet santrifüj soğutma grubu da önemli referanslar arasında yer alıyor. “Doğru İklimlendirme, Sağlık Hizmetinin Sürekliliğine Katkı Sağlıyor” Hastane projelerinde geleceğin iklimlendirme yaklaşımının yalnızca yüksek verimli cihazlardan oluşmadığını vurgulayan Form Endüstri Ürünleri Ürün Yönetimi ve Marka Müdürü Pınar Gürler, “Geleceğin hastanelerinde iklimlendirme yaklaşımının; yüksek verimli cihazların yanı sıra entegre mühendislik, doğru sistem tasarımı, merkezi kontrol, enerji yönetimi, hijyen ve güçlü satış sonrası hizmetin birleşimiyle değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Geniş ürün portföyümüz, merkezi iklimlendirme alanındaki deneyimimiz ve hastane projelerindeki referanslarımız, bu bütüncül yaklaşımın önemli yapı taşlarını oluşturuyor. Çünkü hastanelerde doğru iklimlendirme yalnızca konfor sağlamıyor; sağlık hizmetinin güvenilir, sürdürülebilir ve kesintisiz şekilde devam etmesine de katkı sağlıyor.” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Panasonic, İki Yeni Showroomla Marka Deneyimini Ege Bölgesi'ne Taşıyor Haber

Panasonic, İki Yeni Showroomla Marka Deneyimini Ege Bölgesi'ne Taşıyor

Panasonic, Japon mühendisliğini nanoe™ X teknolojisiyle desteklenen gelişmiş hava kalitesi çözümleriyle bir araya getiriyor. Türkiye'deki showroom yatırımlarını sürdüren marka, Ege Bölgesi'nde iki yeni adresle bayi ağını genişletiyor. TLC Klima güvencesiyle hayata geçen Denizli Merkezefendi Bayisi ve Aydın Efeler Bayisi, Panasonic'in yeni nesil showroom konseptini bölge kullanıcılarıyla buluşturuyor. Hava kalitesinde Panasonic imzası: nanoe™ X Showroomlarda Panasonic'in iklimlendirme yaklaşımının önemli parçalarından biri olan nanoe™ X teknolojisi de ziyaretçilerle buluşuyor. Su moleküllerinden yararlanarak hidroksil radikalleri üreten nanoe™ X, iç ortam hava kalitesinin iyileştirilmesine katkı sağlıyor. Panasonic'in uzun yıllara dayanan hava kalitesi araştırmalarının bir sonucu olan teknoloji, iklimlendirmeyi yalnızca sıcaklık kontrolünün ötesine taşıyarak daha konforlu ve nitelikli yaşam alanları oluşturmayı hedefliyor. Showroomda ziyaretçileri özel bir deneyim bekliyor Denizli Merkezefendi ve Aydın Efeler'deki showroomlar, ziyaretçileri özel bir deneyime davet ediyor. Girişte Panasonic'in kurucusu Konosuke Matsushita'nın "daha iyiye ulaşma" ilkesine yer verilirken, ilerleyen bölümlerde her ürün kendine özel tasarlanan sergileme alanlarında sunuluyor. Tavanı boydan boya kateden organik ışık çizgileri ve oval sergileme modülleri ise yenilikçi ve akıcı bir tasarım diliyle markanın görünmeyen teknolojisini mekana taşıyor. Panasonic'in geniş ürün yelpazesi tek çatı altında buluşuyor İki showroomda da ziyaretçiler, Panasonic'in geniş ürün yelpazesini yakından inceleme fırsatı buluyor. Duvar tipi split klimalarda Etherea ve BZ serileri, Multi TZ sistemleri ve VRF sistemleri; konut ve ticari projelerin farklı ihtiyaçlarına yönelik seçenekleriyle showroomlarda sergileniyor. Showroom deneyimini avantajlı fırsatlar tamamlıyor Denizli Merkezefendi ve Aydın Efeler bayilerini ziyaret edenler, Panasonic'in Türkiye genelinde sürdürdüğü kampanyalardan yararlanabiliyor. Kampanya kapsamında Panasonic klima ürünlerinde 12 taksit imkanı ve 10 yıl garanti avantajı sunuluyor. Ege Bölgesi'ndeki bu iki yeni showroom yatırımı, Panasonic'in ülke genelindeki bayi ağında tutarlı ve premium bir marka kimliği kurma hedefinin bir parçası. TLC Klima, önümüzdeki dönemde showroom konseptini farklı bölgelerdeki bayileriyle birlikte yaygınlaştırmayı planlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BDR Thermea, G.I. Holding'i Satın Alarak Ticari İklimlendirme Alanındaki Gücünü Artırdı Haber

BDR Thermea, G.I. Holding'i Satın Alarak Ticari İklimlendirme Alanındaki Gücünü Artırdı

Akıllı iklimlendirme çözümlerinin önde gelen uluslararası üreticilerinden BDR Thermea, ticari ve endüstriyel uygulamalara yönelik HVAC (Isıtma, Havalandırma ve İklimlendirme) çözümlerinde uzmanlaşmış İtalya merkezli G.I. Holding'in yüzde 100 hissesinin satın alımını tamamladığını duyurdu. Satın alma işlemi, BDR Thermea'nın 2023 yılında G.I. Holding'in yüzde 25 hissesini devralmasıyla başlayan stratejik ortaklığın devamı niteliği taşıyor. Tam sahiplikle birlikte iki şirket arasındaki stratejik ve operasyonel uyum daha da güçlenirken, BDR Thermea'nın 2030 büyüme hedeflerine ulaşma yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan BDR Thermea CEO'su Tjarko Bouman, "Bu satın alma bizim için önemli bir dönüm noktası. G.I. Holding'in yüksek kapasiteli ürün portföyü, mühendislik uzmanlığı ve ticari yetkinlikleri sayesinde müşterilerimize daha kapsamlı ve entegre karbonsuzlaştırma çözümleri sunabileceğiz. Ticari HVAC alanındaki yetkinliklerimizi önemli ölçüde genişleterek konut projelerinden otellere, veri merkezlerinden eğitim kurumlarına kadar çok geniş bir alana hizmet verebileceğiz" dedi. G.I. Holding'in eski CEO'su Paolo Baldissin ise, "Yıllar önce başlayan iş birliğimiz bugün çok daha güçlü bir yapıya dönüşüyor. BDR Thermea'nın uzun vadeli vizyonu ve güçlü endüstriyel yaklaşımı sayesinde G.I. Holding'in büyümesini sürdürerek müşterilerimiz için yeni fırsatlar yaratacağına inanıyoruz" diye konuştu. Ticari HVAC Çözümlerinde Kapsamlı Portföy Söz konusu satın alma ile birlikte G.I. Holding bünyesindeki CLINT, KTK KLIMATECHNIK, NOVAIR Ve MONTAIR markaları da BDR Thermea ailesine katıldı. Bu markalar sayesinde BDR Thermea'nın ticari portföyü; ısı pompaları ve chiller sistemleri (CLINT), proses soğutma çözümleri (KTK KLIMATECHNIK), iç hava kalitesi çözümleri (NOVAIR) ve veri merkezi soğutma sistemleri (MONTAIR) alanlarında güçleniyor. G.I. Holding ayrıca mühendislik, sistem entegrasyonu, ürün yönetimi, eğitim ve satış sonrası hizmetler alanlarında sahip olduğu uzmanlığıyla BDR Thermea'nın çözüm odaklı büyüme stratejisini destekleyecek. 2030 Stratejisinin Önemli Bir Parçası Satın alma, BDR Thermea'nın uzun vadeli dönüşüm yol haritasını oluşturan "Strategy 2030: Focus. Transform. Perform." stratejisinin önemli yapı taşlarından biri olarak öne çıkıyor. Şirket, bu strateji kapsamında konut ve ticari pazarlardaki konumunu güçlendirmeyi, bağlantılı ısıtma ve soğutma çözümlerini yaygınlaştırmayı ve satış sonrası hizmetlerini büyütmeyi hedefliyor. G.I. Holding'in bünyeye katılmasıyla birlikte BDR Thermea'nın ürün odaklı yaklaşımdan entegre çözüm sağlayıcısına kadar dönüşüm süreci de hız kazanacak İtalya'daki Üretim Gücü Artıyor Satın alma kapsamında G.I. Holding'in İtalya'nın Friuli Venezia Giulia bölgesindeki Latisana, Ronchis ve Rivignano'da bulunan üretim tesisleri de BDR Thermea ağına dahil oluyor. Bu tesisler, BAXI'nin Bassano del Grappa'daki üretim operasyonlarıyla birlikte faaliyet gösterecek. İtalya, Macaristan, Malezya ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde görev yapan yaklaşık 300 G.I. Holding çalışanı da 50'den fazla ülkede faaliyet gösteren ve 6.500'den fazla kişiyi istihdam eden BDR Thermea organizasyonuna katılacak. Satın alma işleminin tamamlanmasının ardından Alberto Favero, mevcut BDR Thermea İtalya Genel Müdürü görevine ek olarak G.I. Holding Genel Müdürü olarak atandı. BDR Thermea Hakkında: BDR Thermea, konut ve ticari kullanıma yönelik akıllı iklimlendirme çözümleri geliştiren küresel bir üreticidir. Yaklaşık 6.500 çalışanı bulunan şirket, dünya genelinde faaliyet göstermektedir. Şirket, 2025 yılında 1,9 milyar avro ciroya ulaşmıştır. BDR Thermea; Baxi, De Dietrich, Remeha, Brötje, Chappée ve Baymak gibi sektörün önde gelen markalarını bünyesinde bulundurmaktadır. Şirketin genel merkezi Hollanda'nın Apeldoorn kentindedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uzmanlar Uyarıyor: Klima Bakımını Aksatmayın Haber

Uzmanlar Uyarıyor: Klima Bakımını Aksatmayın

Uzmanlar ise performans kaybı, yüksek enerji tüketimi ve iç ortam hava kalitesinde yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçmek için düzenli klima bakımının ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Gree Klima Satış Sonrası Hizmetler ekibi yoğun kullanım döneminde cihazlardan maksimum verim alınabilmesi için bakım ve filtre temizliğinin önemine vurgu yapıyor. Kış aylarında uzun süre kullanılmayan klimalarda zamanla toz ve kir birikimi oluşabiliyor. Özellikle filtrelerde meydana gelen birikimler, cihazın hava akışını ve soğutma performansını olumsuz etkileyebiliyor. Yaz aylarıyla birlikte klimaların yeniden yoğun şekilde kullanılmaya başlanması, bakım ve filtre temizliğini daha da önemli hale getiriyor. Gree Klima Satış Sonrası Hizmetler ekibi, düzenli bakımın yalnızca cihaz performansı açısından değil, enerji tüketiminin kontrol altında tutulması ve iç ortam hava kalitesinin korunması açısından da önem taşıdığına dikkat çekiyor. Enerji Tüketiminde Tasarruf Sağlıyor Yaz aylarında kullanıcıların en sık yaptığı hatalardan biri, klimanın yeterince serinletmediğini düşünerek sıcaklık ayarını sürekli düşürmek oluyor. Ancak cihazın beklenen performansı göstermemesi yalnızca sıcaklık ayarıyla değil, bakım durumu ve filtre temizliğiyle de doğrudan ilişkili olabiliyor. Kirlenen filtreler hava dolaşımını zorlaştırırken, klima istenilen sıcaklığa ulaşabilmek için daha uzun süre çalışmak zorunda kalabiliyor. Bu durum hem enerji tüketimini artırabiliyor hem de cihazın çalışma verimini düşürebiliyor. Gree Klima Satış Sonrası Hizmetler ekibi, düzenli bakımın klimanın kapasitesini daha verimli kullanmasına yardımcı olduğunu ve özellikle yoğun kullanım dönemlerinde gereksiz enerji tüketiminin önüne geçebildiğini belirtiyor. İç Ortam Hava Kalitesini Destekliyor Yaz aylarında kapalı alanlarda geçirilen sürenin artmasıyla birlikte iç ortam hava kalitesi daha da önem kazanıyor. Ancak birçok kullanıcı klimanın yalnızca ortamı serinlettiğini düşünürken, cihazın dolaşıma soktuğu havanın kalitesini göz ardı edebiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Gree Klima Türkiye Temsilcisi TLC Klima’nın Satış Sonrası Hizmetler Müdürü Özgür Göksu, "Klima bakımını yalnızca sezonluk bir işlem olarak değil, konforu, sağlığı ve enerji verimliliğini koruyan önemli bir kullanım alışkanlığı olarak görüyoruz. Küçük bir bakım ihmali, yaz ortasında hem yüksek enerji tüketimine hem de beklenmedik arızalara neden olabiliyor. Bu nedenle yaz sezonu öncesinde filtre temizliğinin yapılması ve periyodik bakımın ihmal edilmemesi büyük önem taşıyor." dedi. Küçük Kontroller Büyük Sorunların Önüne Geçebiliyor Klimalarda yaşanan performans sorunları çoğu zaman cihazın kullanım ömrünün sonuna geldiği anlamına gelmiyor. Uzmanlara göre düzenli bakım ve kontroller sayesinde birçok teknik sorun büyümeden tespit edilebiliyor. Özellikle yoğun kullanım dönemlerinde ortaya çıkabilecek performans kayıpları, yetersiz soğutma veya beklenmedik arızalar, erken müdahale sayesinde önlenebiliyor. Gree Klima Satış Sonrası Hizmetler ekibi, kullanıcıların filtre temizliğini ihmal etmemelerini, dış ünitelerin genel durumunu kontrol etmelerini ve ihtiyaç duyulması halinde yetkili servis desteği almalarını öneriyor. Yoğun kullanımın yaşandığı yaz aylarında düzenli bakım ve kontroller, klimaların daha verimli çalışmasına katkı sağlarken enerji tüketiminin kontrol altında tutulmasına ve cihaz ömrünün korunmasına da yardımcı olabiliyor. Gree Klima Satış Sonrası Hizmetler ekibi, bakımın yalnızca teknik bir gereklilik değil, konforlu, verimli ve kesintisiz bir kullanım deneyiminin önemli bir parçası olduğuna dikkat çekiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Klima Bakımında Konforu Artıran Çözüm Haber

Klima Bakımında Konforu Artıran Çözüm

Havaların ısınmasıyla birlikte klima kullanımı yeniden artışa geçerken, cihazların sıcaklıkların arttığı yaz sezonuna hazır olması verimli kullanım için kritik hale geliyor. Uzmanlar, klimaların düzenli bakımının hem performans hem de hava kalitesi açısından önemli olduğunu vurgularken, MediaMarkt Türkiye’de sunduğu Klima Bakım Hizmeti ile kullanıcıların bu süreci kolay ve güvenli şekilde yönetmesini sağlıyor. Düzenli bakım ile enerji tüketiminde %40’a varan tasarruf mümkün Düzenli bakım yapılmayan klimalarda zamanla performans düşüşü yaşanabiliyor. Bununla birlikte ortam hava kalitesinin olumsuz etkilenmesi de söz konusu olabiliyor. Klima bakımının düzenli yapılması ise cihazın daha dengeli ve güçlü çalışmasına katkı sağlıyor. Aynı zamanda enerji tüketiminin optimize edilmesine yardımcı olurken, cihazın kullanım ömrünün korunmasına da destek oluyor. Dünyanın önde gelen iklimlendirme otoritelerinden ASHRAE’ye göre, klima ve HVAC sistemlerinde düzenli bakım; enerji verimliliği, sistem performansı ve iç mekân hava kalitesinin korunması açısından kritik önem taşırken, akademik çalışmalar bakım uygulamalarının enerji tüketiminde %20–40’a varan iyileşme sağlayabildiğini ortaya koyuyor. MediaMarkt Klima Bakım Hizmeti ile yerinde bakım MediaMarkt Türkiye’nin sunduğu Klima Bakım Hizmeti kapsamında cihazlar bizzat yerinde, uzman ekipler tarafından detaylı şekilde kontrol ediliyor. Hizmet kapsamında öncelikle klimanın genel kontrolü gerçekleştiriliyor. İç ve dış ünite detaylı şekilde inceleniyor, kritik öneme sahip olan filtreler temizlenerek hijyenik hale getiriliyor. Gaz basınçları kontrol edilen klimanın iç temizliği de yapılıyor. Klimanın tüm iletişim kabloları ve iç-dış ünitelerin fanlarının mekanik bağlantıları da kontrol ediliyor. Drenaj çıkış hortumları ve borularının kontrolü, temizliği yapılıyor ve var ise tıkanıklık gideriliyor. Ayrıca tüm fan pervane kanatçıklarının temizliği ve kontrolü de yapılıyor. Klima Bakım Hizmeti ile klimaların daha sağlıklı, verimli ve güvenli şekilde çalışması desteklenirken cihazın kullanım ömrü de artırılarak elektronik atık olmasının önüne geçiliyor. MediaMarkt Türkiye, robot süpürgeden kombiye, kahve makinesinden çamaşır makinesine, 11 farklı cihaz için sunduğu bakım paketleriyle kullanıcıların cihazlarından maksimum verim almasını hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.