Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hava Kargo

Kapsül Haber Ajansı - Hava Kargo haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hava Kargo haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DHL Express, Tayvan-Avrupa Bağlantısını Güçlendirmek İçin Direkt Uçuş Başlattı Haber

DHL Express, Tayvan-Avrupa Bağlantısını Güçlendirmek İçin Direkt Uçuş Başlattı

DHL Express, Taipei ve Leipzig'i birbirine bağlayan yeni bir uçuş başlatarak hava ağını güçlendirdi. Boeing 777 kargo uçağıyla sunulan hizmet, haftalık yaklaşık 200 tonluk kapasiteyle önceki hizmetin iki katına çıktı. Asya ile Avrupa arasında artan gönderi talebini karşılamak üzere hem taşıma kapasitesi artırıldı hem de transit süreleri iyileştirildi. DHL Express ve Lufthansa Cargo'nun ortak girişimi AeroLogic tarafından işletilen bu rota, Leipzig ve Taipei arasında haftada iki kez gerçekleştiriliyor. DHL Express Tayvan CEO’su Samuel Lee, "Yeni rotanın hayata geçirilmesi yalnızca Tayvan ile Avrupa arasındaki bağlantıyı güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda genel operasyonel verimliliğimizi ve kapasitemizi de artırıyor. Kargo uçaklarına ve özel uçuş rotalarına yaptığımız sürekli yatırımlar, Tayvan'ın büyümesine ve küresel ticaretteki konumuna olan güçlü güvenimizi yansıtıyor. Devam eden ağ optimizasyonlarımız sayesinde, müşterilerimizin uluslararası pazarlara daha büyük bir esneklikle açılmalarına olanak tanıyoruz” dedi. Yeni rota, Güney Tayvan'a yönelik ithalat operasyonlarını da optimize ediyor. Güney Tayvan'dan gelen gönderiler daha verimli bir şekilde işlenip sevk edilebiliyor; bu da toplam transit süresini yaklaşık yarım gün azaltarak hizmet hızını ve güvenilirliğini artırıyor. IATA'nın son istatistikleri, Tayvan'ın geçen yıl hava kargo hacminde küresel olarak dokuzuncu sırada yer aldığını gösteriyor. Yapay zekâ (AI) ve yarı iletkenler gibi temel sektörlerdeki ihracatı dünyaya öncülük ederken, yalnızca Taoyuan Uluslararası Havalimanı 2025 yılında toplam 2,5 milyon ton kargo hacmine ulaştı. 2026 DHL Küresel Bağlantılılık Raporu'na göre, yapay zekâ çipleri, sunucular ve diğer yüksek teknoloji ürünlerine yönelik artan talebin etkisiyle Tayvan'ın küresel ticaretteki konumu önemli ölçüde güçlendi ve sıralaması 36'dan 32'ye yükseldi. Şu anda Avrupa'ya yapılan sevkiyatların %60'ından fazlası yüksek teknoloji sektöründen kaynaklanıyor. Yeni uçuşun bu büyüyen talebi daha da desteklemesi bekleniyor. DHL Express; hızlı, güvenilir ve yüksek kaliteli sınır ötesi teslimat çözümleri sunmak için yatırımlarına devam ediyor. Dünyanın en büyük çift motorlu uçağı olan Boeing 777 kargo uçağı, tüm çift motorlu kargo uçakları arasında en yüksek taşıma kapasitesine ve menzile sahip. Boeing 747 ile karşılaştırıldığında karbon emisyonlarını %18'e kadar azaltarak DHL'in sürdürülebilir, düşük karbonlu lojistik taahhüdünü de destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Demiryolu Taşımacılığını İlk Kez Formula 1® Lojistiğine Dahil Ediyor Haber

DHL Demiryolu Taşımacılığını İlk Kez Formula 1® Lojistiğine Dahil Ediyor

Dünyanın lider lojistik şirketi ve Formula 1®'in Resmi Lojistik Ortağı DHL Group, Formula 1 lojistiğinde ilk kez demiryolu yük taşımacılığı operasyonunu başarıyla tamamlayarak 2026 sezonunda Kuzey Amerika'da dönüm noktası niteliğinde bir pilot program gerçekleştirdi. DHL, 46 adet 40 fitlik "high-cube" ve 4 adet 20 fitlik konteyner dahil olmak üzere yaklaşık 50 konteyner dolusu yarış ekipmanını demiryolu ile Miami, Florida'dan Montreal, Kanada'ya taşıyarak yaklaşık 2.000 kilometrelik bir mesafeyi geride bıraktı. DHL'in bu etap için yönettiği ve normal şartlarda karayoluyla taşınacak olan F1 yükünün yaklaşık %68'i demiryoluna kaydırıldı. Böylece Formula 1'in katı zaman çizelgelerine sadık kalınırken karbon yoğunluğu daha yüksek olan taşımacılık türlerine bağımlılık azaltıldı. DHL Global Forwarding Küresel Motor Sporları Lojistiği Başkanı Paul Fowler, "Demiryolunu yarıştan yarışa lojistik faaliyetlerimize dahil etmek, zamanın son derece kritik olduğu bir ortamda köklü taşımacılık modlarının sürdürülebilirliği desteklemek amacıyla yeni yöntemlerle nasıl uygulanabileceğini gösteriyor. Bu pilot projedeki tüm yüklerin başarıyla teslim edilmesi, demiryolunun Formula 1'in zorlu takvimini güvenilir bir şekilde desteklerken, emisyonların düşürülmesine de katkı sağlayabileceğini kanıtlıyor. Bu durum, DHL ve Formula 1'in şampiyonanın çevre ayak izini azaltmak için lojistik çözümlerini geliştirmeye nasıl devam ettiğini gösterirken, yeni yaklaşımları ölçeklendirmek için de zemin hazırlıyor" dedi. Yolculuk boyunca konteynerler; elleçleme, transit süreleri ve kargo bütünlüğünü izlemek amacıyla takip cihazları ile darbe sensörleriyle donatıldı; böylece yarış ekipmanlarının güvenli ve tam zamanında teslim edilmesi sağlandı. Toplanan veriler, DHL ve Formula 1'in serideki sera gazı emisyonlarını daha da azaltma fırsatlarını araştırdığı bu dönemde, temel operasyonel kriterleri ve sürdürülebilirlik performansını değerlendirmek için kullanılıyor. Proje, Karbonsuzlaştırmaya Odaklanan Köklü Bir Ortaklık Üzerine İnşa Edildi DHL'in demiryolu yük taşımacılığı pilot projesi, DHL ile Formula 1 arasındaki 20 yılı aşkın ortaklığa dayanıyor ve Formula 1'in 2030 yılına yönelik "Net Sıfır" hedefi ile DHL Group'un 2050 yılına kadar net sıfır sera gazı emisyonu hedefini destekliyor. Demiryolu artık, Formula 1 takvimi genelinde uygulanan diğer emisyon azaltıcı çözümlerin yanı sıra DHL'in daha geniş kapsamlı multimodal lojistik stratejisini tamamlıyor. Bu çözümler arasında şunlar yer alıyor: Geleneksel jet yakıtına kıyasla yaşam döngüsü sera gazı emisyonlarında %80'e varan azalma sağlayan, "book-and-claim" (Rezerve Et ve Talep Et) mekanizmaları aracılığıyla belirli hava kargo operasyonlarında Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) kullanımı.Avrupa karayolu taşımacılığını destekleyen ve geleneksel dizel kamyonlara kıyasla sera gazı emisyonlarında ortalama %83 azalma sağlayan 50'den fazla biyoyakıtlı kamyon.Taşıma mesafelerini azaltmak ve sezon boyunca verimliliği artırmak amacıyla, F1'in yarış lojistiğinde artırdığı bölgeselleşme yaklaşımına dayalı optimize edilmiş rota planlaması. Miami–Montreal demiryolu pilot projesi, demiryolu yük taşımacılığının Formula 1 lojistik ağının bir parçası olma potansiyelini başarıyla ortaya koyuyor ve gelecekteki genişlemeler için bir temel oluşturuyor. DHL ve Formula 1; takvim yapısına, operasyonel fizibiliteye ve 2026 denemesinin performans sonuçlarına bağlı olarak, 2027 sezonundan itibaren Kuzey Amerika'da demiryolu kullanımını ölçeklendirme fırsatlarını birlikte değerlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Express’ten Ağır Yük Taşımacılığında Yeni Dönem Haber

DHL Express’ten Ağır Yük Taşımacılığında Yeni Dönem

DHL Express, parça başına 1.000 kilograma ve gönderi başına 3.000 kilograma kadar gönderiler için geliştirilen ekspres hava taşımacılığı çözümü Heavy Weight Express’i (HWX), Time Definite International (TDI) portföyüne dahil ederek dünya genelinde kullanıma sunduğunu duyurdu. DHL’in uluslararası hızlı gönderilerde belirli bir iş günü veya saat taahhüdü sunduğu, kapıdan kapıya ve gümrük işlemleri dahil hızlı teslimat hizmeti TDI (Uluslararası Hızlı Hava Yolu Taşımacılığı) kapsamında sunulan Heavy Weight Express ile DHL Express, 220’den fazla ülke ve bölgede ağır yük taşımacılığını ekspres hız ve güvenilirlikle gerçekleştirebilen lider küresel lojistik sağlayıcısı konumunu daha da güçlendiriyor. Şirketin özel hava ve kara taşımacılığı ağı; istikrarlı taşıma kapasitesi, öngörülebilir teslimat süreleri ve dünya genelinde tutarlı operasyon standartları sunuyor. Heavy Weight Express hizmeti, gönderi güvenilirliği ve zamanlamanın kritik iş gereklilikleri arasında yer aldığı sektörlerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere geliştirildi. Hizmet; hızlı ve belirli teslimat sürelerine sahip taşımacılığı, uçtan uca kontrol, proaktif takip ve diğer taşımacılık alanlarında karşılaşılan fiyat dalgalanmaları ile maliyet belirsizliklerini ortadan kaldıran şeffaf, her şey dahil fiyatlandırma modeliyle bir araya getiriyor. Müşteriler; taahhüt edilen teslimat sürelerinden, gönderilerin her aşamasında kapsamlı görünürlükten ve DHL Express’in darbe hassasiyeti bulunan, yüksek değerli veya regülasyona tabi ürünlere yönelik sıkı operasyonel prosedürleri de kapsayan yüksek operasyon standartlarından faydalanabiliyor. DHL Express CEO’su John Pearson, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Heavy Weight Express hizmeti, DHL Express’in küresel tedarik zincirlerine sunduğu değeri daha da ileri taşıyan, stratejik açıdan önemli bir adımı temsil ediyor. Sektörler artan dalgalanmalar, giderek karmaşıklaşan üretim döngüleri ve gecikmeler ile tedarik zinciri aksaklıklarından kaynaklanan ciddi finansal risklerle karşı karşıya kalırken, DHL’in 3.000 kilograma kadar gönderiler için ekspres seviyesinde hız, kapasite erişimi ve daha yüksek güvenilirlik sunabilmesi; müşterilerin lojistik sağlayıcılarından beklediği hizmet standartlarını yeniden tanımlıyor.” Heavy Weight Express hizmetinin hayata geçirilmesi, dünya genelinde kurulan özel Ağır Gönderi Öncelikli Operasyon Ekipleri tarafından destekleniyor. Bu uzman ekipler; proaktif gönderi takibi, olası aksaklıkların erken tespiti, gerçek zamanlı müdahale ve müşterilerle doğrudan iletişimden sorumlu olarak gönderi akışının kesintisiz şekilde sürdürülmesini sağlıyor. Her bir ağır yük gönderisi için özel süreç yönetimi sunulurken, müşterilere genellikle daha küçük ölçekli veya uzman lojistik sağlayıcılarıyla ilişkilendirilen öngörülebilirlik ve kişiselleştirilmiş hizmet avantajı sunuluyor. Buna ek olarak müşteriler, DHL Express’in küresel entegre lojistik altyapısı, standartlaştırılmış süreçleri ve 7/24 operasyonel kontrol gücünden de faydalanabiliyor. Bu hizmet, sektörlerde öne çıkan altı kritik ağır yük ihtiyacına doğrudan yanıt veriyor: Üretim duruşlarının önlenmesi, değiştirilemeyen takvimlere sahip program ve ürün lansmanlarının yönetilmesi, stok tamponlarının azaltılmasıyla işletme sermayesinin optimize edilmesi, satın alma odaklı büyük ölçekli taşımacılık operasyonlarının desteklenmesi, sıkı özel taşıma gerekliliklerine uyum sağlanması ve çok lokasyonlu karmaşık tedarik zincirlerinin daha istikrarlı hale getirilmesi. Bu kullanım alanları özellikle teknoloji, otomotiv üretimi, mühendislik ve makine, yaşam bilimleri, ilaç ile petrol, doğal gaz ve enerji sektörlerinde öne çıkıyor. Söz konusu sektörlerde yaşanabilecek küçük gecikmeler dahi ciddi finansal sonuçlara yol açabiliyor. Müşterilerin dalgalanan hava yolu kapasitesine bağımlılığını azaltan ve ek ücretler ile taşıma ek maliyetlerinden kaynaklanan fiyat değişkenliğini ortadan kaldıran bu hizmet, müşterilere teslim alma noktasından nihai teslimata kadar tek taşıyıcıyla çalışma istikrarı sunuyor. DHL Express; kendi uçak filosu, aktarma merkezleri, geçiş noktaları, gümrük operasyonları ve son kilometre teslimat ağıyla hizmet vererek, küresel aksaklıkların veya sınırlı hava kargo kapasitesinin yaşandığı dönemlerde dahi müşterilerine öngörülebilirlik sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL ve IAG Cargo'dan Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı Anlaşması Haber

DHL ve IAG Cargo'dan Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı Anlaşması

DHL Group, International Airlines Group’un (IAG) kargo operasyonlarından sorumlu birimi IAG Cargo ile sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF)* alanındaki iş birliğini önemli ölçüde genişlettiğini duyurdu. Yeni beş yıllık anlaşma, 2025 yılındaki bir önceki yenilemeyle birlikte, Londra Heathrow Havalimanı’nda yaklaşık 240 milyon litre SAF kullanımını mümkün kılacak ve British Airways uçuşlarında taşınan DHL Express kargolarının yaşam döngüsü sera gazı emisyonlarını azaltacak. DHL Express, yılda yaklaşık 40 milyon litre katkısız SAF (neat) kullanımına karşılık gelen Scope 3 emisyon azaltımlarından faydalanacak. Bu miktar, 2025 yenilemesiyle birlikte toplamda 640.000 ton CO₂e yaşam döngüsü emisyon azaltımına karşılık geliyor. Söz konusu anlaşma, IAG Cargo ağı içerisinde DHL Express taşımalarının neredeyse tamamına atfedilen yakıtı kapsıyor. Bu iş birliğinde kullanılan SAF, Uluslararası Sürdürülebilirlik ve Karbon Sertifikasyonu (ISCC) tarafından sertifikalandırılıyor. SAF, kullanılmış yemeklik yağ gibi kaynaklardan üretiliyor ve yerine geçtiği fosil jet yakıtına kıyasla yaşam döngüsü boyunca yaklaşık yüzde 90 oranında sera gazı emisyonu azaltımı sağlıyor. İş birliği, ayrıca DHL Global Forwarding (DGF) ile IAG Cargo arasında imzalanacak ek bir çerçeve sözleşmesiyle desteklenecek. Bu adım, Group’un sürdürülebilir yakıtlara güvenilir ve çeşitlendirilmiş erişimini güçlendiren birimler arası stratejisini daha da güçlendiriyor. Genişletilen bu DGF çerçevesi, DHL Group genelinde toplam emisyon azaltım hacmini yaşam döngüsü emisyonu bazında 1 milyon tonun üzerine çıkarma potansiyeli taşıyor. Bu yaklaşım, emisyon azaltım hizmetlerine yönelik artan talebi karşılamada Grup’un kapasitesini güçlendirirken, sürdürülebilir yakıt temelli lojistik çözümler pazarının büyümesini de destekliyor. Aynı zamanda DHL’in müşterilerine uzun vadeli, güvenilir ve geleceğe dönük sürdürülebilirlik çözümleri sunma taahhüdünü pekiştiriyor. IAG Cargo ile güçlendirilen bu ortaklık, havacılık kaynaklı yaşam döngüsü sera gazı emisyonlarını azaltma yönünde ortak bir kararlılığı yansıtıyor. Müşterilerin taşımacılık kaynaklı emisyonlarını azaltmaya yönelik güvenilir ve uzun vadeli çözümler aradığı bir dönemde, SAF’a istikrarlı ve öngörülebilir erişimin sağlanması giderek daha kritik hale geliyor. Bu iş birliği, DHL Express ve DGF genelinde tutarlı ve yüksek kaliteli lojistik hizmetleri sunma kapasitesinin temel yapı taşlarından biri olarak öne çıkıyor. DHL Express Küresel Ağ Operasyonları ve Havacılıktan Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Travis Cobb konuyla ilgili şunları söyledi: “Bu anlaşma, sektörde SAF kullanımında kararlı iki paydaşın güçlerini birleştirdiğinde nelerin mümkün olduğunu gösteriyor. Ana ticaret hatlarından birinde yaşam döngüsü emisyonlarını azaltma kapasitemizi önemli ölçüde artırırken, sektörler arası iş birliklerinin somut emisyon azaltımlarına nasıl katkı sağlayabileceğini de ortaya koyuyor.” IAG Cargo Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Başkanı Camilo Garcia Cervera ise şunları ifade etti: “DHL ile uzun yıllara dayanan güçlü bir iş birliğimiz var. Küresel ticaretin sürekliliğini sağlarken daha sürdürülebilir hava kargo çözümleri geliştirmek için birlikte çalışmaya devam etmekten memnuniyet duyuyoruz. Bu tür ortaklıklar, sürdürülebilir havacılık yakıtının ölçeklenmesi açısından kritik önem taşıyor.” Bu anlaşmalar, DHL’in 2030 yılına kadar hava taşımacılığında sürdürülebilir havacılık yakıtı kullanım oranını yüzde 30’a çıkarma hedefini destekliyor. Uzun vadeli SAF anlaşmaları, dünya genelindeki müşterilere daha düşük emisyonlu hava taşımacılığı çözümlerini sürdürülebilir şekilde sunabilmek için gerekli altyapının oluşturulmasına katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lufthansa Cargo, Küresel Otomotiv Sektörünün Güçlü Lojistik Partneri Olmayı Sürdürüyor Haber

Lufthansa Cargo, Küresel Otomotiv Sektörünün Güçlü Lojistik Partneri Olmayı Sürdürüyor

Avrupa ve Kuzey Afrika’da gerçekleştirilen son charter operasyonları, şirketin küresel operasyon gücünü ve esnek ağ yapısını ortaya koydu. Otomotiv sektöründe üretim süreçlerinin giderek daha hızlı ve karmaşık hale gelmesi, lojistik çözümlerine olan ihtiyacı da artırıyor. Bu noktada hava kargo taşımacılığı, üretimin kesintisiz devam etmesini sağlamak, prototipleri taşımak ve yüksek değerli araçların güvenli şekilde ulaştırılması açısından kritik bir rol oynuyor. Otomotiv Sektörü Lufthansa Cargo’nun Stratejik Alanlarından Biri Lufthansa Cargo, 2024 yılından itibaren otomotiv sektörünü stratejik bir odak alanı olarak konumlandırdı. Şirket bu kapsamda üreticiler ve tedarikçiler için sektöre özel taşımacılık çözümleri geliştiriyor. Lufthansa Cargo Operasyon Direktörü Frank Bauer, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Otomotiv müşterilerimiz maksimum hız ve güvenilirlik bekliyor. Küresel ağımız ve uzman ekiplerimiz sayesinde tedarik zincirlerinin yoğun zaman baskısı altında bile sorunsuz şekilde çalışmasını sağlıyoruz.” Şirketin sunduğu çözümler arasında üretim hatları için kritik parça taşımaları, yüksek değerli araçların nakliyesi ve zaman hassasiyeti yüksek gönderiler yer alıyor. 24 Saatten Kısa Sürede Üretimi Kurtaran Operasyon Ocak ayının sonunda Avrupa’da gerçekleştirilen bir charter operasyonu, Lufthansa Cargo’nun hızlı müdahale kabiliyetini gözler önüne serdi. Belgrad’da bir otomobil üretim tesisinde eksik parçalar nedeniyle üretim hattı durma riskiyle karşı karşıya kaldı. Bunun üzerine talebin alınmasından 24 saatten kısa süre sonra Frankfurt’tan bir A321 kargo uçağı havalandı. Yük, Viyana’da: 13 ana kargo bölümü 10 alt kargo bölümü kullanılarak uçağa yüklendi ve Belgrad’a ulaştırıldı. Operasyonun ardından iki ek charter uçuşu daha gerçekleştirildi. Mercedes-Benz İçin Büyük Ölçekli Lojistik Operasyonu Şubat ayında Lufthansa Cargo, Mercedes-Benz için Fas’ın Kazablanka kentinden toplam 11 adet A321F charter uçuşu gerçekleştirdi. Sadece 11 gün içinde yapılan operasyon, yoğun havalimanı trafiğine rağmen başarıyla tamamlandı. Yerel ekipler, gerekli kargo ekipmanlarını ve yükleme ünitelerini kısa sürede organize ederek operasyonun kesintisiz devam etmesini sağladı. Bu operasyon, şirketin büyük ölçekli üretim destek operasyonlarında hızlı karar alma ve koordinasyon yeteneğini ortaya koydu. Yüksek Değerli Araçların Taşınmasında Özel Operasyon Lufthansa Cargo yalnızca üretim parçaları değil, aynı zamanda yüksek değerli araçların taşınmasında da uzmanlık sunuyor. 2026 yılının Şubat ayında Lamborghini Aventador temel alınarak özel olarak üretilmiş bir araç, Kahire’den Avrupa’ya güvenli şekilde taşındı. Operasyon sırasında gümrük ve belge işlemlerinde yapılan son dakika düzenlemelerine rağmen Lufthansa Cargo ekipleri taşımanın zamanında ve güvenli şekilde tamamlanmasını sağladı. Otomotiv Segmenti İçin Özel Yönetim Lufthansa Cargo’nun otomotiv segmentindeki stratejik gelişimi, Industry Development – Automotive Kıdemli Müdürü Rachid Massaoudi tarafından yönetiliyor. Massaoudi, otomotiv sektöründeki küresel ihtiyaçları analiz ederek müşteri taleplerine uygun lojistik çözümleri geliştiriyor. Massaoudi konuyla ilgili şunları söyledi: “Operasyon ekiplerimizle yakın iş birliği içinde müşterilerimizin ihtiyaçlarını uygulanabilir ve özel lojistik çözümlerine dönüştürüyoruz.” Küresel Otomotiv Endüstrisi İçin Stratejik Ortak Lufthansa Cargo, geniş küresel ağı, hızlı charter operasyonları ve özel taşımacılık çözümleriyle otomotiv üreticileri, tedarikçiler ve lojistik firmaları için önemli bir iş ortağı olmayı sürdürüyor. Şirket, küresel iş dünyasına lojistik destek sağlama hedefi doğrultusunda faaliyetlerini “Enabling Global Business” vizyonuyla yürütüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çelebi Havacılık, Dev Satın Alma ile Kenya Pazarına Giriyor Haber

Çelebi Havacılık, Dev Satın Alma ile Kenya Pazarına Giriyor

Bu satın alma, Çelebi Havacılık’ın Kenya’nın hızla büyüyen havacılık hizmetleri sektörüne resmî girişini temsil ediyor. İşlem, şirketin uluslararası büyüme stratejisiyle uyumlu olup, grup şirketleri arasında güçlü sinerjiler yaratması bekleniyor. 65 yılı aşkın deneyimiyle Almanya, Endonezya, Macaristan, Tanzanya ve Türkiye’de faaliyet gösteren Çelebi Havacılık, üç kıtada 400’ün üzerinde havayolu müşterisine hizmet sunuyor. Transglobal Cargo Centre Ltd. (AFS)’nin gruba katılması, Çelebi Havacılık’ın Kenya’daki ilk operasyonu olup Afrika kıtasındaki uzun vadeli büyüme planlarında önemli bir adım niteliği taşıyor. Kenya’nın en kritik lojistik merkezi: JKIA Nairobi’deki Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı’nda (JKIA) konumlanan AFS; yer hizmetleri, hava kargo ve antrepo yönetimi hizmetleri sunuyor. Yaklaşık 400.000 tonluk yıllık hava kargo hacmine sahip Kenya pazarının yüzde 20’si bu havalimanı üzerinden yönetiliyor. Ülke havacılık sektörünün önümüzdeki beş yıl boyunca yıllık ortalama yüzde 5 büyüme göstermesi bekleniyor. Bu oran, IATA (Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği)’nın global büyüme beklentisi olan yüzde 3,3’ün oldukça üzerinde. Bu işlemle birlikte Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı, Nairobi, Çelebi Havacılık’ın global ağının stratejik bir parçası haline gelirken şirket, Afrika’nın en dinamik ve stratejik açıdan önemli pazarlarından birinde varlığını daha da güçlendirmiş oluyor. AFS’nin Yerel Gücü, Çelebi’nin Global Tecrübesiyle Buluşuyor Çelebi Havacılık Grup CEO’su Dave Dorner, satın almayla ilgili şunları söyledi: “Kenya, Doğu ve Orta Afrika’da ticaret ve kargo akışlarının kilit kapılarından biri. AFS’yi Çelebi ailesine katarak bu önemli pazardaki varlığımızı güçlendiriyor; havayolu müşterilerimiz, iş ortaklarımız ve çalışanlarımız için yeni fırsatlar yaratıyoruz. Amacımız, AFS’nin güçlü yerel uzmanlığını Çelebi Havacılık’ın global deneyimi, modern sistemleri ve operasyonel standartlarıyla birleştirerek Kenya’nın bölgesel ticaret ve lojistik merkezi olma hedeflerini desteklemek.” Şirket, mevcut tüm operasyonel taahhütlerin ve hizmet seviyelerinin kesintisiz şekilde devam edeceğini, süreçlere veya altyapıya yönelik potansiyel değişikliklerin ise müşteriler ve ilgili otoritelerle tam bir koordinasyon içinde hayata geçirileceğini vurguladı.

Meksika Semalarında Yeni Bir Dev: İlk Cessna SkyCourier Göreve Başlıyor! Haber

Meksika Semalarında Yeni Bir Dev: İlk Cessna SkyCourier Göreve Başlıyor!

Meksika’nın önde gelen kargo taşımacılığı sağlayıcısı FlexCoah, havacılık iştiraki Altair aracılığıyla ülkenin ilk Cessna SkyCourier uçağını teslim alarak büyük bir başarıya imza attı. Kargo varyantı olarak teslim edilen bu uçak, şirketin ülke genelindeki hava sevkiyat kapasitesini önemli ölçüde artıracak. Lojistikte Yeni Standart: Kapasite ve Esneklik Bir Arada Textron Aviation tarafından tasarlanan ve üretilen Cessna SkyCourier, özellikle operasyonlarını büyütmek isteyen lojistik şirketleri için "mükemmel bir iş ortağı" olarak görülüyor. Textron Aviation Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Lannie O’Bannion, uçağın başarısını şu sözlerle vurguluyor: "Cessna SkyCourier’ın güvenilirliği, yük kapasitesi ve görev esnekliği, maliyet verimliliğini korurken operasyonlarını ölçeklendirmek isteyen operatörler için onu güçlü bir varlık haline getiriyor." Karadan Havaya: FlexCoah’ın Vizyoner Dönüşümü 2009 yılında Saltillo'da kurulan FlexCoah, aslında uzun yol ve yerel kara taşımacılığında uzmanlaşmış, ulusal düzeyde tanınan bir şirket. Ancak yeni SkyCourier, şirketin mevcut Cessna Caravan uçaklarına katılarak devasa kargo taşımalarını destekleyecek. FlexCoah Genel Müdürü Chava de las Fuentes, yatırımı şu sözlerle değerlendirdi: "Yıllardır malları karayolunda güvenle taşıyoruz. Filomuza bu uçağı ekleyerek müşterilerimiz için gökyüzünü de açıyoruz. Bu yatırım sayesinde daha hızlı teslimat süreleri sunacak, yeni pazarlara bağlanacak ve müşterilerimize ihtiyaçlarına göre kara veya hava taşımacılığı arasında seçim yapma esnekliği tanıyacağız." Dünya Genelinde Büyüyen Bir Trend Cessna SkyCourier'ın varlığı sadece Meksika ile sınırlı kalmıyor. Bu yıl içinde Kanada'ya yapılan ilk teslimat ve Moğolistan'dan alınan ilk sipariş gibi duyurular, uçağın farklı coğrafyalara ve zorlu görev profillerine olan adaptasyon yeteneğini kanıtlıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.