Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hava Kuvvetleri

Kapsül Haber Ajansı - Hava Kuvvetleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hava Kuvvetleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özgürleşen F-16 Uçaklarına Milli Görev Planlama Yazılımı Desteği Haber

Özgürleşen F-16 Uçaklarına Milli Görev Planlama Yazılımı Desteği

HAVELSAN tarafından geliştirdiği yazılım savaş uçaklarının yanı sıra eğitim, kargo, erken ihbar ve kontrol gibi farklı hava platformlarının görev planlama ve görev sonrası değerlendirme/analiz süreçlerine yönelik kapsamlı yetenekler sunuyor ​​​​​​Türkiye'nin hava filosundaki F-16 uçaklarının yeteneklerinin milli ve yerli imkanlarla geliştirilen aviyonik kabiliyetlerle artırılmasına yönelik ÖZGÜR Projesi kapsamında, Görev Planlama Yazılımı'nın kabulleri gerçekleştirildi. HAVELSAN tarafından 2003’te geliştirilmeye başlanan ve 2007’den itibaren Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda aktif kullanımda olan Filo Seviyesi Görev Planlama (FSGP) Yazılımı, Türk Hava Kuvvetleri’nin kritik operasyonel ihtiyaçlarına yönelik milli, güvenilir ve yüksek kabiliyetli bir çözüm olarak öne çıkıyor. Sistem, savaş uçaklarının yanı sıra eğitim, kargo, erken ihbar ve kontrol (AWACS) gibi farklı hava platformlarının görev planlama ve görev sonrası değerlendirme/analiz süreçlerine yönelik kapsamlı yetenekler sunuyor. Coğrafi Bilgi Sistemi (GIS) desteği, rota ve seyrüsefer planlama, uçuş performans hesaplamaları, MEA/MSA/ESA analizleri, tehdit ve risk analizleri, klasik mühimmat taarruz planlamaları, mühimmat arayüz entegrasyonları, görev provası, veri yükleme/indirme ve görev sonrası analiz kabiliyetleriyle tam kapsamlı bir görev planlama altyapısı sağlıyor. Bununla birlikte sistem, Hava Kuvvetleri Bilgi Sistemi (HvBS) ile tam entegre çalışabilme, hava görev emirleri, hava sahası bilgileri, meteoroloji, NOTAM ve istihbarat verilerinin görev planlama süreçlerinde kullanılabilmesi gibi kritik yeteneklerin yanı sıra, ağdan bağımsız standalone kullanım kabiliyetine de sahip bulunuyor. Yazılımın HvBS entegrasyon çalışmaları ise devam ediyor. ÖZGÜR Projesi de Türkiye’nin savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yürütülen çalışmaların önemli ayaklarından birini oluşturuyor. Proje kapsamında yapısal iyileştirmelerin yanı sıra F-16 uçaklarına milli ve yerli imkanlarla geliştirilen aviyonik kabiliyetler ve mühimmatlar entegre ediliyor. Projeyle F-16’ların çok daha ileri kabiliyetlere sahip, modernize olmuş şekilde Hava Kuvvetleri’ne hizmet etmesi amaçlanıyor. HAVELSAN'ın geliştirdiği Görev Planlama Yazılımı'nın ÖZGÜR Projesi kapsamındaki kabul aşaması da başarıyla tamamlandı. ÖZGÜR Projesi kapsamında, milli akıllı mühimmatlardan TEBER gibi sistemlerin görev planlama yazılımlarının geliştirilmesi de başarıyla tamamlandı. Bunun yanında HGK, KGK, SOM, TOLUN gibi mühimmatların sisteme entegrasyonları başarılı şekilde gerçekleştirildi. Görev planlama kabiliyetleri HÜRKUŞ, HÜRJET, KAAN gibi platform ve mühimmatlarda da yaygınlaştırılarak milli havacılık ekosisteminin farklı unsurlarına entegre edilmeye devam ediyor. Türkiye’nin savunma teknolojilerinde dışa bağımlılığını azaltan bu kritik kabiliyetler, milli havacılık ve savunma sanayisinin dijital dönüşümünde önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GE Aerospace ve TUSAŞ HÜRJET Programı İçin F404 Motorları Anlaşmasını Duyurdu Haber

GE Aerospace ve TUSAŞ HÜRJET Programı İçin F404 Motorları Anlaşmasını Duyurdu

GE Aerospace (NYSE:GE) ve Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ) bugün, HÜRJET uçaklarına güç vermek üzere GE Aerospace F404 motorları için bir anlaşma yapıldığını duyurdu. HÜRJET platformu için önemli bir dönüm noktasını temsil eden bu anlaşma; programın etki alanını genişletmesi ve gelecekteki varyantlarını geliştirmesi sürecinde teknik ve operasyonel desteğin devamlılığını güvence altına alırken, GE Aerospace’in gelişmiş askeri hava aracı programları için güvenilir bir itki sistemi ortağı olma rolünü güçlendiriyor. Türk Havacılık Uzay Sanayii Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu yaptığı açıklamada “HÜRJET Jet Eğitim Uçağı, TUSAŞ’ın havacılık ve savunma kabiliyetleri açısından ileriye dönük önemli bir eşiği temsil ederken, bu anlaşma da program açısından kritik bir dönüm noktası niteliği taşımaktadır. GE Aerospace ile uzun yıllara dayanan iş birliğimiz, HÜRJET’in modern, güvenilir ve küresel ölçekte rekabetçi bir eğitim platformu olarak başarısını destekleyen kritik itki kabiliyetlerini sağlamaya devam etmektedir. Bu anlaşma, vizyonumuzu ve endüstriyel yetkinliklerimizi daha da pekiştirmektedir,” dedi. Anlaşmanın stratejik önemine vurgu yapan GE Aerospace Savunma ve Sistemler Küresel Satış ve İş Geliştirme Başkan Yardımcısı Rita Flaherty, “Türk Havacılık Uzay Sanayii'nin gelişmiş askeri hava araçları için bir itki sistemi ortağı olarak GE Aerospace'e duyduğu güvenden ve HÜRJET programının kazandığı giderek artan ivmeden onur duyuyoruz. HÜRJET küresel sahnede yerini alırken Türk Havacılık Uzay Sanayii'ni desteklemekten ve Türkiye'nin savunma ve havacılık ekosisteminde kilit bir aktör olarak süregelen yükselişine katkıda bulunmaktan gurur duyuyoruz,” dedi. HÜRJET, dünya çapında ileri seviye eğitim ve muharip uçaklarında yaygın olarak kullanılan, muharebe şartlarında kendini kanıtlamış ve son derece yüksek güvenilirliğe sahip bir platform olan GE Aerospace F404 motorundan güç almaktadır. Bu uçak; gelişmiş aviyonikler, yüksek performans ve yeni nesil çözümler arayan hava kuvvetleri için operasyonel esneklik sunarak modern eğitim görevi gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlanmıştır. F404 motorlu uçakların on altı ulusun envanterinde bulunması ve halihazırda sipariş durumunda olması, bu turbofan motorunun kendi sınıfındaki çok yönlü motorlardan biri olarak konumunu ve dünya genelinde hava kuvvetleri uygulamaları için rüştünü ispatlamış bir tercih olduğunu yansıtmaktadır. 1985 yılında GE Aerospace ve Türk Havacılık Uzay Sanayii arasında kurulan bir ortak girişim şirketi olan TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. (TEI), bölgenin en başarılı havacılık ortaklıklarından biri olarak öne çıkıyor. Bu güçlü temelin üzerine inşa edilen süreçte Türk Havacılık Uzay Sanayii, HÜRJET’in sektörde rekabetçi, ileri seviye jet eğitim uçağı platformuna dönüşmesinde merkezi bir rol oynamıştır. 2024 Farnborough Airshow ve 2025 IDEF’te imzalanan iki Mutabakat Zaptı, bu genişleyen iş birliğinin zeminini hazırlamış ve bu sözleşmenin imzalanmasına doğrudan katkıda bulunmuştur. GE Aerospace ile TUSAŞ, Türk Hava Kuvvetleri’nin F-16 filosuna güç veren F110 motorlarına kadar uzanan yaklaşık kırk yıllık stratejik bir ortaklığa sahiptir. Bu güçlü ortaklık, GE Aerospace F110 motorlarıyla güçlendirilen KAAN ve F404 motorlarıyla güçlendirilen HÜRJET dahil olmak üzere birçok havacılık ve savunma programını kapsamaktadır. GE Aerospace, 60 yıldır Türkiye’nin güvenilir bir ortağıdır. İstanbul, Ankara ve Gebze’deki ofis ve tesisleriyle GE Aerospace’in Türkiye’deki 500’den fazla çalışanı ile ülke genelindeki 3100’den fazla ticari ve savunma motorundan oluşan kurulu filoyu desteklemektedir. Türkiye Teknoloji Merkezi’ndeki yüksek nitelikli mühendisler, GE Aerospace’in yeni motor programları, yazılım geliştirme ve katmanlı imalat gibi küresel mühendislik çalışmalarına katkıda bulunarak ülkenin gelişmiş bir havacılık merkezi olma konumunu desteklemektedir. GE Aerospace’in Türk Havacılık Uzay Sanayii ile ortak girişimi olan TEI, GE Aerospace ve ortakları için yüzlerce motor bileşeni üreterek küresel tedarik zincirine önemli katkılar sağlamaktadır. --- Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sensofusion Atol Aviation’ı Satın Aldı: Hava Tabanlı Drone Tespit Sistemleri Geliyor Haber

Sensofusion Atol Aviation’ı Satın Aldı: Hava Tabanlı Drone Tespit Sistemleri Geliyor

Finlandiya merkezli savunma teknolojisi şirketi Sensofusion, uçak üreticisi Atol Aviation’ı satın alarak hava tabanlı drone tespit sistemleri alanındaki çalışmalarını yeni bir aşamaya taşıdı. Gerçekleştirilen stratejik satın alma ile Sensofusion, hava araçları üretim kabiliyeti ve insansız hava platformları konusundaki uzmanlığı bünyesine kattı. Şirketten yapılan açıklamaya göre satın alma sayesinde Sensofusion, hava-yer sensör gözetim çözümleri geliştirme kapasitesini artırırken, yeni ürünlerini Finlandiya’daki eski bir hava kuvvetleri üssünde bulunan üretim tesisinde pazara sunmaya hazırlanıyor. Atol Aviation, Finlandiya’nın Halli bölgesinde faaliyet gösteriyor. Şirket, burada Atol Aurora amfibik uçağı ile güvenlik ve savunma amaçlı geliştirilen Atol Protector hava aracını tasarlayıp üretiyor. Bu üretim altyapısının Sensofusion grubuna katılmasıyla birlikte, şirketin geniş alan gözetimi ve hava tabanlı keşif çözümlerinde önemli bir avantaj elde etmesi bekleniyor. Hava tabanlı drone tespit sistemleri, kara konuşlu çözümlere göre çok daha geniş alanların izlenmesine imkan tanıyor. Özellikle arazi yapısı, ormanlık bölgeler ve binalar nedeniyle sinyal yayılımının sınırlanabildiği durumlarda, hava platformlarına entegre edilen sensör sistemleri izleme kapasitesini önemli ölçüde artırıyor. Bu da geniş alan güvenliği ve hızlı değişen operasyonel sahalarda ciddi bir performans avantajı sağlıyor. Sensofusion, Atol Aviation tesislerinde yeni ürünlerin üretimine başlamayı, operasyonlarını büyütmeyi ve ek istihdam oluşturmayı planlıyor. Şirket, yeni ürünlerine ilişkin daha fazla detayı Haziran 2026’da açıklayacağını duyurdu. Sensofusion Kurucusu ve CEO’su Tuomas Rasila, hava-yer operasyonlarının şirket için yeni bir alan olmadığını belirterek, birçok Airfence müşterisinin ürünlerini halihazırda helikopterler, uçaklar ve drone’lar üzerine entegre ettiğini ifade etti. Rasila, sinyal hakimiyetinin yalnızca yerden sağlanamayacağını, radyo vericilerinin havadan çok daha etkin biçimde tespit edilebildiğini vurguladı. Atol Aviation Kurucusu ve CEO’su Anssi Rekula ise bu satın almanın şirket için önemli bir adım olduğunu belirtti. Rekula, Sensofusion ile mühendislik bilgisi ve uygulama kabiliyeti açısından gerçek bir sinerji yakaladıklarını, her iki şirketin de Finlandiya mühendisliğiyle yüksek nitelikli ürünler tasarlayıp ürettiğini söyledi. Taraflar, satın alma bedeline ilişkin herhangi bir finansal detay paylaşmadı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Embraer ve Mahindra, C-390 Millennium İçin Hindistan’da Güçlerini Birleştirdi! Haber

Embraer ve Mahindra, C-390 Millennium İçin Hindistan’da Güçlerini Birleştirdi!

Brezilyalı havacılık devi Embraer Savunma ve Güvenlik ile Hint holdingi Mahindra Grubu, Hindistan’ın Atmanirbhar Bharat (Kendine Yeterli Hindistan) vizyonuna katkı sağlamak amacıyla stratejik bir iş birliği anlaşması (SCA) imzaladı. Anlaşma, Hindistan Hava Kuvvetleri'nin Orta Nakliye Uçağı (MTA) programı için C-390 Millennium çözümünü geliştirmeyi hedefliyor. İmza töreni, Embraer’in Aerocity, Yeni Delhi'deki ulusal ofisinin açılışıyla eş zamanlı olarak gerçekleşti. Yerel Üretim ve Bölgesel Destek Merkezi Hedefi Şubat 2024’te imzalanan Mutabakat Zaptı’nı (MOU) derinleştiren bu yeni anlaşma, ortak pazarlama, sanayileşme ve Hindistan’ı C-390 Millennium için bir merkez (hub) olarak geliştirme kapsamını içeriyor. Embraer ve Mahindra Grubu, Hindistan’daki paydaşlarla ve askeri/havacılık ekosistemiyle yakın çalışarak yerel üretim, montaj tesisleri, tedarik zinciri ve Bakım, Onarım, Revizyon (MRO) faaliyetleri için fırsatlar belirleyecek. Nihai uzun vadeli hedef, Hindistan'ı C-390 Millennium için hem iç hem de bölgesel gereksinimlere hizmet veren bir üretim ve destek üssü olarak konumlandırmak. Embraer Savunma ve Güvenlik Başkanı ve CEO’su Bosco da Costa Junior, bu ortaklığın Brezilya ve Hindistan arasındaki büyüyen dostluğun bir yansıması olduğunu ve "Atmanirbhar Bharat" taahhüdünü desteklediğini belirtti. C-390 Millennium: Sınıfının En Modern Nakliye Uçağı Mahindra Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Vinod Sahay, "C-390 Millennium, yetenek, verimlilik ve çok yönlülük açısından eşsizdir. İş birliğimizi derinleştirerek, Hindistan Hava Kuvvetleri için bu uçağın sadece ülkenin güvenliğine değil, aynı zamanda 'Hindistan'da Üret' felsefesine de katkıda bulunmasını sağlayacağız," dedi. C-390 Millennium, kendi sınıfındaki en modern askeri nakliye uçağı olarak öne çıkıyor: Kapasite ve Hız: Diğer orta ölçekli askeri nakliye uçaklarına kıyasla daha fazla yük (26 ton) taşıyabiliyor ve daha hızlı (470 knot) ve uzağa uçabiliyor. Çok Yönlülük: Kargo ve asker taşımacılığı, havadan indirme, tıbbi tahliye, arama-kurtarma, yangınla mücadele ve insani yardım operasyonları dahil olmak üzere geniş bir görev yelpazesinde kullanılabiliyor. Operasyonel Verim: Brezilya, Portekiz, Hollanda, Avusturya, Güney Kore, Çek Cumhuriyeti gibi ülkelerin hava kuvvetleri tarafından seçilen C-390 filosu, %99'un üzerinde görev tamamlama oranı ile kategorisinde olağanüstü üretkenlik sergiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.