Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hava Savunma

Kapsül Haber Ajansı - Hava Savunma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hava Savunma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ASELSAN’dan EFES Tatbikatı’nda Yüksek Teknoloji Vurgusu Haber

ASELSAN’dan EFES Tatbikatı’nda Yüksek Teknoloji Vurgusu

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin koordinasyonunda gerçekleştirilen ve uluslararası ölçekte yoğun ilgi gören EFES Tatbikatında savunma sanayiinin yerli ve milli gücünü bir kez daha gözler önüne serildi. İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesinde gerçekleştirilen tatbikatın Seçkin Gözlemci Gününü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da izledi. ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a tatbikatta kullanılan ASELSAN sistemleriyle ilgili bilgi arzı gerçekleştirdi. Tatbikatın son gününde faaliyetleri Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, beraberindeki dost ve müttefik ülkelerin savunma bakanları, genelkurmay başkanları ile TSK komuta kademesi de takip etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tatbikatta yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Türk Ordusu barışın ordusudur” “Bu yılki tatbikatımıza da kendi askerlerimizin yanı sıra elli farklı ülkeden 1300'ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personel katılıyor. Milli Savunma Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız ve kuvvet komutanlarımız başta olmak üzere ordumuzun her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarımızın temsilcilerini canı gönülden tebrik ediyorum. Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı, İstiklal Marşı’mızdır. ‘Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal’ mısrasında olduğu gibi Türk Ordusu, istiklalin ordusudur. Türk Ordusu, tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş, aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz; en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş, aksine ima edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir. EFES-2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum. SAHA EXPO 2026’da 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın sergilediği ürünler savunma sanayiimizin ulaştığı seviyeyi bir kez daha ortaya koydu. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma kabiliyetlerimizi güçlendirerek ve savunma sanayiindeki atılım hamlemizi hızlandırarak Türkiye’yi bu fırtınalı süreçten güvenle çıkarmakta kararlıyız. EFES 2026 Tatbikatında sahne alan milli savunma sanayii ürünlerimizin tamamı bu hedef doğrultusunda geliştirildi. Dünyanın en güçlü ordularından biri olan Türk Silahlı Kuvvetleri, bu mücadelenin en önemli gücüdür.” “Bugün, gurur verici seviyeye ulaştık” Milli Savunma Bakanı Güler de tatbikatta yaptığı konuşmada, “Savunma sanayiinde ortaya konan güçlü vizyon, kararlı irade ve stratejik yatırımlar sayesinde bugün gurur verici bir seviyeye ulaştık. Bir dönem dışa bağımlı olduğumuz birçok kritik sistem artık milli imkanlarla ve kendi mühendislerimiz tarafından geliştiriliyor. Milli silah, mühimmat, insansız platform ve teknolojik kabiliyetlerimiz güvenlik politikamızın en önemli dayanaklarından biri haline geldi. Tam bağımsızlık hedefiyle kendi kendine yeterli savunma sanayii altyapısını güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz” diye konuştu. ‘Üstün kabiliyetlerini ortaya koymuştur” Tatbikata kapsamında birçok yeni faaliyetin icra edildiğini belirten Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu da konuşmasında, "HİSAR-A, HİSAR-O ve SiPER hava savunma sistemleri, tatbikat alanında bulunan hava savunma silah mevziinde çelik kubbe mimarisi içerisinde sergilenmektedir. Tatbikatta, yapay zeka destekli programlar, komuta kontrol süreçlerinde etkin olarak kullanılmıştır” dedi. Bakan Güler, ASELSAN standını ziyaret etti Tatbikatta ASELSAN standını Milli Savunma Bakanı Güler, Genelkurmay Başkanı Org. Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’ün yanı sıra yerli ve yabancı askeri heyetler ziyaret etti. Ahmet Akyol, başta Milli Savunma Bakanı ve Savunma Sanayii Başkanı olmak üzere, üst düzey ziyaretçilere ASELSAN sistemleriyle ilgili bilgi sundu. Tatbikat ile eş zamanlı olarak Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen Savunma Sanayii Sergisinin en büyük katılımcıları arasında yer alan ASELSAN, geliştirdiği ileri teknoloji çözümlerle hem ziyaretçilerin hem de askeri heyetlerin odağında yer aldı. Sahada etkinliği kanıtlanan sistemler ASELSAN, tatbikat alanında açtığı stantta yeni nesil savunma sistemlerini sergilerken, Türk Silahllı Kuvvetleri tarafından etkin olarak kullanılan ürünleriyle de dikkat çekici performans sergiledi. Gerçek harekât koşullarını içeren senaryolarda görev alan sistemlerin gösterdiği başarı, ASELSAN’ın operasyonel güvenilirliğini ve sahadaki etkinliğini bir kez daha kanıtladı. ASELSAN’ın yüksek dayanıklılık, hızlı reaksiyon kabiliyeti ve entegre görev performansıyla öne çıkan sistemleri, modern harp ortamının ihtiyaçlarına cevap veren çözümler arasında yer aldı. Tatbikat boyunca farklı birliklerle koordineli şekilde çalışan oyun değiştirici teknolojilerin performansı, milli savunma sanayiinin ulaştığı seviyeyi gözler önüne serdi. KOCATEPE, tatbikatta ilk kez kullanıldı ASELSAN, geniş ürün yelpazesinde bulunan elektronik harpten haberleşme sistemlerine, elektro-optik sistemlerden komuta kontrol ekipmanlarına kadar onlarca milli sistemle yer aldığı Savunma Sanayi Sergisinde büyük ilgi çekti. Tüm dünyanın yakından takip ettiği nefes kesen tatbikatta ASELSAN’ın geliştirdiği KOCATEPE Muharebe Sahası Yönetim Sistemi ilk kez kullanıldı. KOCATEPE, komutanlar ve komuta yeri personelleri için her seviyede harekât alanının kapsamlı bir resmini sundu. Stantta KORKUT 25 Hava Savunma Sistemi, KILIÇ OSA, TUFAN Kamikaze İDA, elektro-optik sistemler ve ÇELİKKUBBE unsurlarının da yer aldığı çok sayıda sistem sergilendi. ÇELİKKUBBE bileşenleri de sahada Türkiye’nin katmanlı hava savunma mimarisi ÇELİKKUBBE’nin temel unsurları, tatbikat kapsamında ilk kez aynı senaryo içerisinde birlikte görev yaptı. ÇELİKKUBBE, farklı irtifa ve menzillerde görev yapan sensörler, komuta kontrol sistemleri ve önleyici unsurları tek bir ağ merkezli yapıda birleştirmeyi amaçlıyor. EFES-2026’da bu mimarinin önemli unsurları aynı anda görev alarak, Türkiye’nin entegre hava ve füze savunma kabiliyetinin sahadaki işleyişini gözler önüne serdi. Bu kapsamda ASELSAN’ın geliştirdiği SİPER, HİSAR-A ve HİSAR-O, KORKUT ve İHTAR tatbikatın dikkat çekici sistemleri olarak görev yaptı. ASELSAN tarafından geliştirilen KORKUT 35 Alçak İrtifa Hava Savunma Sistemi, tatbikatın en dikkat çekici yerli unsurlarından biri olarak öne çıktı. KORKUT, parçacıklı mühimmat atma yeteneğiyle İHA'lar ve füzeler dahil modern hava tehditlerine karşı gece-gündüz etkili savunma sağladı. ALTAY Tankı da EFES’te boy gösterdi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) envanterine katılan yeni nesil Ana Muharebe Tankı ALTAY da EFES’te boy gösterdi. ALTAY, ASELSAN’ın kritik teknolojileriyle donatıldı. Bu sistemler, ALTAY Tankının etkinliğini, beka kabiliyetini ve durumsal farkındalığını en üst düzeye taşıdı. Milli sistemlerden yüksek performans EFES’te ASELSAN’ın elektronik harp koşullarına dayanıklı, yüksek güvenliğe sahip bir mesajlaşma, dosya aktarımı ve canlı görüntülü görüşme yazılımı olan ARTSoft MAESTRO da kullanıldı. ASELSAN’ın tatbikatta ACAR İHA Tespit Radarı, Kara Konuşlu Elektronik Destek Sistemi MİLKED, Modernize Çekili Top, KALKAN Hava Savunma, SERHAT Havan Tespit Radarı, Elektro-Optik Hedefleme Podu ASELPOD olmak üzere otuzdan fazla sistemi görev aldı. ASELSAN’ın sahada kullanılan çözümleri, birçok yabancı askeri heyet ve sektör temsilcisi tarafından yakından incelendi. ASELSAN’ın sahada kendini kanıtlayan teknolojileri, Türk savunma sanayiinin küresel rekabetteki yükselişinin somut örneklerinden biri olarak dikkat çekti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ROKETSAN’dan EFES-2026’da Güç Gösterisi Haber

ROKETSAN’dan EFES-2026’da Güç Gösterisi

Dünyanın en prestijli askeri tatbikatlarından biri olarak Millî Savunma Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen EFES-2026 Tatbikatı kapsamında, Türk savunma endüstrisinin geliştirdiği yerli, milli ve modern teknolojiler başarısını ispat ediyor. ROKETSAN’ın oyun değiştirici teknolojileri ve sistemleri de EFES-2026 Tatbikatı süresince Türk Silahlı Kuvvetlerinin çeşitli senaryolar kapsamında platform ve birlikler tarafından aktif olarak kullanılıyor. ROKETSAN’ın Karaok Kısa Menzilli Tanksavar Silah Sistemi de 50 ülkeden gözlemci, birlik ve unsurların da yer aldığı tatbikat kapsamında ilk kez kullanıldı. Karaok Kısa Menzilli Tanksavar Silah Sisteminin yanı sıra, ROKETSAN’ın geliştirdiği yenilikçi silah sistemleri olan SUNGUR Hava Savunma Sistemi, TEBER Güdüm Kiti, MAM-T Mini Akıllı Mühimmat ve UMTAS Uzun Menzilli Tanksavar Füze Sistemi de tatbikat kapsamında kullanıldı. “ROKETSAN ürün ve sistemleri sahada başarısını tekrar ispat ediyor” Tatbikat ile eş zamanlı olarak, Türk savunma sanayiinin son dönemde dünyada başarıyla adından söz ettiren ürün ve sistemleri için de ‘Savunma Sanayi Sergisi’ açılırken, 20’den fazla ROKETSAN sistemi de ROKETSAN standında yerli ve yabancı katılımcıların beğenisine sunuldu. Tatbikatın Türk Silahlı Kuvvetlerinin güç ve etkinliğinin önemli bir yansıması olduğunu ve gösterilen uluslararası ilginin her geçen gün daha da arttığını belirten ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, şunları söyledi: “ROKETSAN olarak bizler de geliştirdiğimiz stratejik ve yeni nesil teknoloji ürünlerimizle kahraman ordumuzun gücüne güç katmaya devam ediyoruz. Bugün roket, füze ve mühimmat teknolojilerinde bir dünya markası olan şirketimiz, geliştirdiği savunma sistemleri ile Türk Silahlı Kuvvetlerimizin vurucu ve caydırıcı gücü olmayı sürdürüyor. Sahada başarısını kanıtlayan ürün ve sistemlerimiz de EFES Tatbikatında başarısını tekrar ispat ediyor.” Tatbikat kapsamında 30’dan fazla dost ve müttefik ülke askeri heyetinin ROKETSAN standını ziyaret ettiğini aktaran İkinci, “Tamamı Türk mühendislerin imzasını taşıyan son teknolojiye sahip yerli ve milli savunma sistemlerimize ilgi her geçen gün artıyor. ROKETSAN olarak milli sorumluluğumuzun bilincinde olarak, hava savunma sistemlerimizden SİHA mühimmatlarımıza, tanksavar füzelerimizden deniz sistemlerimize kadar birçok farklı alanda var olan ürünlerimizi geliştirmeye ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücüne güç katmaya devam edeceğiz.” Oyun değiştiren ROKETSAN sistemleri tatbikat kapsamında sergileniyor ROKETSAN, savunma sanayi sergisi bölümünde yer alan standında Mini Akıllı Mühimmatlarından MAM-C, MAM-L ve MAM-T’yi, tanksavar sistemlerinden CİRİT Lazer Güdümlü Füze’yi, KARAOK Kısa Menzilli Tanksavar Silahı ve Uzun Menzilli Tanksavar Füze Sistemi UMTAS’ı, TEBER Hassas Güdüm Kitini, Seyir Füzesi ailesinden ÇAKIR Seyir Füzesini ve Kara ATMACA Karadan Karaya Seyir Füzesini sergiliyor. Hava savunma sistemlerinden SUNGUR Hava Savunma Füze Sistemi, MİDLAS Milli Dikey Atım Lançer Sistemi, HİSAR-A ve HİSAR-O Hava Savunma Füzelerini ve SİPER Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi ROKETSAN standında katılımcılar ile buluşuyor. ROKETSAN ayrıca Yeni Nesil Hafif Sınıf Torpido ORKA’yı ve Yeni Nesil Ağır Sınıf Torpido AKYA’yı standında sergiliyor. Bunların yanı sıra, Tayfun Füzesi, TRLG-122, TRLG-230 Füzeleri, Taktik Füze Fırlatma Sistemi KMC ve PUSU silah sisteminden atılan Cirit Anti-İHA Füzesi de ROKETSAN tarafından EFES Tatbikatı sergi alanındaki ROKETSAN standında beğeniye sunuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karel, Romanya’da BSDA 2026 Fuarı’nda Yerini Aldı Haber

Karel, Romanya’da BSDA 2026 Fuarı’nda Yerini Aldı

Karel, Avrupa yapılanmasının önemli bir parçası olan bağlı ortaklığı Karel Europe aracılığıyla Romanya’da aktif olarak faaliyet gösterirken, bölgedeki varlığını yerel iş birlikleri ve uzun vadeli projelerle güçlendirmeyi hedefliyor. Romanya ile Türkiye’nin savunma teknolojileri alanındaki iş birliklerinin güç kazandığı bir dönemde, Romanya’nın yürüttüğü modernizasyon programları ve yerlileşme odağı dikkat çekiyor. Savunma ve endüstriyel offset uygulamaları kapsamında özellikle kara araçları ve hava savunma sistemleri projelerinde yerli katkı beklentisi ön plana çıkıyor. Karel, Türkiye’nin savunma sanayiindeki birikimi ve 40 yıllık Ar-Ge, üretim ve mühendislik deneyimiyle kara, hava ve deniz platformlarında bu sürece uyumlu çözümler geliştirme yetkinliğine sahip. Türkiye’nin önde gelen savunma sanayi şirketleriyle yürüttüğü iş birlikleri ve üstlendiği sorumluluklar kapsamında güçlü bir savunma elektroniği üretim (EMS) yetkinliği geliştiren Karel, aynı zamanda proje ihtiyaçlarına özel, uçtan uca ve terzi usulü çözümler tasarlayıp hayata geçirebiliyor. Bu çok katmanlı yaklaşım, Romanya’nın yerel üretim ve teknoloji geliştirme hedefleriyle güçlü bir uyum yakalıyor. Kara, Hava ve Deniz platformları için yenilikçi çözümler BSDA 2026’da BSDA 2026 kapsamında Karel, COM-LINE Araç İçi İletişim Ağ Geçidi, COM-BAT 5G Özel Mobil Ağ ve MOBAT Yeni Nesil Operasyonel Başlık Takımı ile sahadaki operasyonel ihtiyaçlara yanıt veren çözümlerini sergiledi. Farklı platform ve sistemler arasında kesintisiz iletişim sağlayan bütünleşik haberleşme yapısı ve güçlü entegrasyon kabiliyeti, Karel’in bu alandaki temel yetkinlikleri arasında yer alıyor. Hava ve deniz platformlarına yönelik geliştirdiği kritik bileşenlerle de dikkat çeken Karel, BSDA 2026’da aviyonik sistem çözümlerinden hava platformlarında uçuş sürekliliğini sağlayan Yedek Uçuş Gösterge Sistemi (BFI) ile deniz platformları için geliştirdiği AD101 modüler alarm ve genel seslendirme sistemini de tanıttı. Karel, savunma sanayinde operasyonel etkinliğin temel unsurlarından biri olarak kritik bir rol oynayan iletişim alanına; tasarım, entegrasyon, kurulum ve saha operasyonlarını kapsayan uçtan uca çözümler sunarak sistemlerin sahada güvenilir ve sürdürülebilir şekilde çalışmasına katkı sağlıyor. Karel Savunma Teknolojileri Grup Başkanı Yavuz Bayız yaptığı açıklamada; “Romanya’nın savunma sanayiinde yerlileşme ve modernizasyon odağı, bir dönüşüm sürecinden öte, aynı zamanda güçlü ve sürdürülebilir bir ekosistem inşasına işaret ediyor. Karel olarak, Türkiye’de edindiğimiz savunma teknolojileri deneyimini ve üretim yetkinliğimizi bu vizyonla buluşturarak, yerel iş birlikleri ve uzun vadeli projelerle değer yaratmayı hedefliyoruz. Bütünleşik iletişim çözümlerimiz ve sahada doğrulanmış sistem yaklaşımımızla, bu ekosistemin güvenilir paydaşlarından biri olmayı amaçlıyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASELSAN’dan SAHA 2026 Çıkarması Haber

ASELSAN’dan SAHA 2026 Çıkarması

ASELSAN, 5-9 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezinde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarında, güncel harp sahasını, geleceğin milli teknolojilerini küresel savunma ekosistemi ile bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, SAHA EXPO 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı Kapanış Programında açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay alanında küresel düzeyde yıldızı parlayan ülkeler arasına adını gururla yazdırdığını belirten Cumhurbaşkanımız “Bu başarı tablosunun gerisinde şüphesiz on yılların emeği, gecesini gündüzüne katarak adanmış bir ruhla çalışan 100 bini aşkın vatan evladının gayreti, milletimizin desteği ve devletimizin iradesi vardır, inşallah daha iyi yerlerde olacak. Daha büyük başarı hikâyelerini birlikte yazacak, savunma sanayiinde tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar durmadan, duraksamadan çalışacağız” dedi. SAHA’nın en büyük stant alanına ve en geniş ürün yelpazesine sahip firması olan ASELSAN; fuarda başta ÇELİKKUBBE bileşenleri olmak üzere denizlerin altından uzayın derinliklerine uzanan her alanda geliştirdiği milli çözümleri uluslararası delegasyonların beğenisine sundu. ASELSAN standını başta Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz, Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler, Sanayii ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Alparslan Bayraktar, Ticaret Bakanımız Ömer Bolat, Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek, Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanlarımız, MİT Başkanımız İbrahim Kalın, Savunma Sanayii Başkanımız Prof. Dr. Haluk Görgün, SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar ile Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar olmak üzere çok sayıda yerli ve yabancı delegasyon ziyaret etti. Havada, karada, denizde mutlak hakimiyet ASELSAN, fuar boyunca Mavi Vatan’ın Yeni Vurucu Güçleri, ÇELİKKUBBE'ye Yeni Yetenekler ve Hava Taarruzunda Oyun Değiştirecek Sistemler Lansmanı yaptı. Bu kapsamda Türkiye’nin ilk Kamikaze OSA’sı KILIÇ ile TUFAN Kamikaze İDA, ILGAR 3-LT Muhabere Elektronik Harp Sistemi, KORAL AD Hava Savunma Elektronik Harp Sistemi, MİĞFER Öz Savunma FPV Önleme Sistemi, GÖKALP Otonom Kinetik Dron İmha Sistemi, GÖKBERK 10 Lazer Silah Sistemi, EJDERHA 210 Yüksek Güçlü Mikrodalga Silah Sistemi, FULMAR 500A ile TOLUN’un üç farklı varyasyonu SAHA’da yer aldı. ASELSAN, Türkiye’nin savunma ve ileri teknoloji alanındaki en önemli buluşmalarından biri olan SAHA 2026’da ÇELİKKUBBE’nin bileşenlerinden ALP Alçak İrtifa Radarını, GÜRZ Hibrit Hava Savunma Sistemini, KORKUT Hava Savunma Sistemini, EJDERHA Anti İHA Sistemini, GÖKBERK Mobil Lazer Silah Sistemini ve PUHU’yu sergiledi. Küresel savunma aktörleriyle yeni iş birlikleri ASELSAN, SAHA’da oyun değiştirici teknolojilerin gücüyle savunma sanayiinin küresel aktörleriyle yeni iş birliklerine kapı araladı. ASELSAN ile Endonezyalı PT REPUBLIK arasında İnsansız Deniz Araçları Faydalı Yükleri ve Görev Kritik Haberleşme Sistemleri Sözleşmeleri imzalandı. ASELSAN ile Umman savunma sanayi şirketi Sinan Advanced Industries arasında da ortak girişim kurulmasına yönelik sözleşme imza töreni gerçekleşti. SAHA 2026'da Savunma Sanayii Başkanlığı ile ülkemizin gücüne güç katacak yeni sözleşmelere de imza atıldı. Bu kapsamda Hava Savunma Sistemleri İlave Seri Üretim, İnsansız Savaş Uçağı Alt Sistemler Tedarik, Elektro Optik Sistemleri İlave Tedarik, Erken İhbar Radarları, Yakın Yörünge Uyduları ve Askeri 5G, Kriptolu Emniyet Telsiz Muhabere Sistemi Yaygınlaştırma ve Yapay Zeka Destekli Jandarma KGYS Sözleşmeleri imzalandı. ASELSAN Nanotech Eskişehir kuruluyor SAHA 2026'da imzalanan sözleşme ile; ASELSAN Nanotech, Eskişehir'de faaliyetlerine başlayacak. Böylece ÇELİKKUBBE kapsamındaki füze sistemlerinde kullanılan seramik radomların yerli ve milli imkânlarla, daha yüksek kapasite ve kalite standartlarında üretilmesi sağlanacak. ASELSAN, tedarik ekosistemiyle birlikte modern harp sahasının ve geleceğin teknolojilerini bugünden şekillendiriyor. ASELSAN, SAHA’da millileştirme yolculuğunda başarıyla ilerleyen tedarik ekosistemindeki firmalara 1000 Ürünle Millileştirme Yolculuğu Töreninde ödüllerini takdim etti. Fuar kapsamında ASELSAN standında TRT 1’in sevilen dizisi Teşkilat oyuncuları ile imza günü düzenlendi. SAHA’nın halk gününde fuara akın eden vatandaşlar, imza gününe yoğun ilgi gösterdi. Vatandaşlar, dizinin oyuncularıyla sohbet ederek, hatıra fotoğrafı çektirdi. Dünyaya yön veren küresel teknoloji markası ASELSAN CEO’su Ahmet Akyol, SAHA 2026’nın şirketin küresel marka yolculuğunun en önemli yapıtaşı olduğuna dikkat çekti. SAHA’da ASELSAN’ın ihracat odaklı büyüme stratejisi kapsamında önemli ortaklıklara imza atıldığını belirten Akyol, sözlerini şöyle sürdürdü: “SAHA, Türkiye’nin savunma sanayiinde ve ileri teknolojide geldiği noktanın dünyaya ilan edildiği önemli bir platform oldu. Burada gerçekleştirdiğimiz lansmanlarla milli mühendisliğin gücünün küresel rekabetteki iddiasını ortaya koyduk. ASELSAN olarak hedefimiz artık seri üretim kabiliyetimizle küresel ligde oyun kurucu olarak standartları belirlemek. SAHA, bu açıdan ASELSAN’ın küresel teknoloji markası olma yolculuğunda sıçrama tahtası niteliğini taşıdı. Fuar, aynı zamanda ASELSAN’ın gittikçe güçlenen seri üretim kaslarıyla dünyaya yön veren bir marka haline gelmesini hızlandırıyor. Gerçekleştirdiğimiz iş birlikleri ve lansmanlar ihracatta yeni pazarların kapısını araladı. Fuar, ASELSAN mühendisliğinin gücünü küresel vitrine taşımak ve rekabet gücünü üst lige çıkarmak için stratejik bir fırsat yarattı.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ROKETSAN, Güneydoğu Asya Ülkelerinin Savunmasına Güç Katma Hedefiyle DSA’da Yerini Aldı Haber

ROKETSAN, Güneydoğu Asya Ülkelerinin Savunmasına Güç Katma Hedefiyle DSA’da Yerini Aldı

Güneydoğu Asya bölgesinin önemli savunma ve güvenlik buluşmalarından biri olan DSA, bu yıl 20-23 Nisan tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlıyor. Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da düzenlenen fuara ROKETSAN da bölgedeki iş birliklerini artırma hedefiyle güçlü bir katılım gösteriyor. Türkiye’nin bölgedeki en önemli ortaklarından biri olan Malezya’nın ev sahipliğinde düzenlenen DSA’ya başarısını sahada kanıtlamış birçok roket, füze ve mühimmat çözümleriyle katıldıklarını ifade eden ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, şunları kaydetti: “Malezya’nın ev sahipliğinde düzenlenen DSA fuarı, bizim için yalnızca ürünlerimizi sergilediğimiz bir organizasyon değil; dost ve müttefik ülkelerle stratejik bağlarımızı güçlendirdiğimiz, iş birliklerimizi somut adımlara dönüştürdüğümüz ve savunmadaki kabiliyetlerimizi uluslararası arenada güçlü biçimde ortaya koyduğumuz çok kıymetli bir platformdur. Bu yıl da genişleyen ürün ailemiz ve muharebe sahasında kendini kanıtlamış sistemlerimizle DSA’ya güçlü ve iddialı bir katılım gerçekleştiriyoruz. SİHA mühimmatlarından tanksavar füzelerine, hava savunma sistemlerinden seyir füzelerine, deniz savunma çözümlerinden topçu sistemlerine kadar birçok ürünümüz ile fuarda yerimizi alıyoruz.” ROKETSAN, DSA 2026’da; SİHA mühimmatlarından MAM-C, MAM-L ve MAM-T’yi, tanksavar sistemlerinden Lazer Güdümlü Füze CİRİT’i, Kısa Menzilli Tanksavar Silah Sistemi KARAOK’u, Uzun Menzilli Tanksavar Füze Sistemi UMTAS’ı ve Orta Menzilli Tanksavar Füze Sistemi OMTAS’ı, seyir füzelerinden ise ÇAKIR ve ATMACA’yı sergiliyor. Ayrıca hava savunma sistemlerinde ise SUNGUR Hava Savunma Füze Sistemi, HİSAR-O (RF) Hava Savunma Füzesi, SİPER Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi Blok 1 ve Blok 2 Füzeleri, LEVENT Yakın Hava Savunma Sistemi Füzesi, MİDLAS Millî Dikey Lançer Atım Sistemi, TRLG-230 Füzesi, BORA Silah Sistemi ve yeni nesil savunma çözümlerinden biri olan ALKA Yönlendirilmiş Enerji Silah Sistemi de DSA’26 ROKETSAN standında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Savunma Sanayinde Son Gündem Haber

Savunma Sanayinde Son Gündem

Savunma sanayinde gündem artık yalnızca yeni bir platformun tanıtılmasıyla şekillenmiyor. Asıl belirleyici başlık, geliştirilen sistemlerin ne kadar hızlı sahaya indirilebildiği, ne kadar sürdürülebilir üretilebildiği ve ne kadar yüksek ihracat değeri oluşturabildiği. Bu nedenle savunma sanayi son gelişmeler başlığı, teknik ilerlemenin ötesinde, sanayi politikası, finansman, tedarik güvenliği ve jeopolitik konumlanma açısından da okunmalı. Türkiye özelinde bakıldığında son dönemin en net eğilimi, platform merkezli yaklaşımdan sistem mimarisi merkezli yaklaşıma geçiş. Artık tekil ürünlerden çok, birlikte çalışan sensörler, mühimmatlar, komuta kontrol altyapıları, elektronik harp kabiliyetleri ve veri işleme çözümleri öne çıkıyor. Bu değişim, hem kamu tarafındaki ihtiyaç tanımlarını hem de özel sektörün yatırım kararlarını yeniden şekillendiriyor. Savunma sanayi son gelişmeler neden yeni bir faza işaret ediyor? Bir süredir savunma ekosisteminde aynı anda birkaç eksen güç kazanıyor. Birincisi, insansız sistemlerde kazanılan deneyimin deniz, kara ve hava alanları arasında çapraz biçimde taşınması. İkincisi, hava savunma katmanlarının çok daha bütünleşik ele alınması. Üçüncüsü ise kritik alt bileşenlerde dışa bağımlılığı azaltmaya dönük daha sert bir sanayileşme refleksi. Bu üç başlık birlikte değerlendirildiğinde, sektörün yalnızca büyümediği, aynı zamanda olgunlaştığı görülüyor. Olgunlaşma burada kapasite artışı anlamına geliyor ama bunun kadar önemli bir başka boyut daha var: teslimat disiplini. Ulusal ihtiyaçların yanı sıra ihracat yükümlülüklerinin artması, üretici şirketleri program yönetimi, kalite güvencesi ve satış sonrası destek alanlarında daha kurumsal bir yapıya zorluyor. Savunma projelerinde görünür başarı çoğu zaman platform üzerinden konuşulur. Oysa gerçek farkı yaratan unsur, radar, motor, güç grubu, haberleşme altyapısı, aviyonik, yazılım ve mühimmat gibi katmanlarda oluşan yerlilik derinliğidir. Son gelişmeler tam da bu derinliğin büyüdüğünü gösteriyor. İnsansız sistemlerde ölçek büyüyor, rekabet sertleşiyor Türkiye’nin son yıllarda uluslararası görünürlüğünü artıran en güçlü alanlardan biri insansız hava araçları oldu. Ancak sektör artık yalnızca taktik sınıf çözümlerle anılmıyor. Daha uzun havada kalış süreleri, daha yüksek faydalı yük kapasitesi, uydu kontrollü operasyonlar ve ağ destekli görev kabiliyeti yeni standardı belirliyor. Burada kritik eşik, ürün çeşitliliği kadar operasyonel sürdürülebilirlik. Bir platformun ihraç edilmesi tek başına yeterli değil. Eğitim, bakım, yedek parça, mühimmat entegrasyonu ve görev yazılımı güncellemeleri, toplam değerin büyük bölümünü oluşturuyor. Bu durum savunma şirketleri için daha yüksek gelir potansiyeli yaratırken aynı zamanda daha ağır bir hizmet sorumluluğu anlamına geliyor. İnsansız kara ve deniz sistemlerinde de benzer bir ivme var. Özellikle keşif, sınır güvenliği, mayın karşı tedbirleri ve riskli bölgelerde personel kaybını azaltma hedefi, bu sistemleri daha görünür hale getiriyor. Buna rağmen her görev için insansız çözüm en doğru seçenek olmayabilir. Zorlu iklim koşulları, elektronik karıştırma riski ve veri bağı bağımlılığı gibi faktörler, hibrit kuvvet yapılarının uzun süre daha önemini koruyacağını gösteriyor. Yapay zeka ve otonomi alanında asıl sınav güvenilirlik Yapay zeka destekli hedef tespiti, rota optimizasyonu ve karar destek altyapıları savunma teknolojilerinde daha sık konuşuluyor. Fakat kurumlar açısından temel soru şu: Bu sistemler gerçek operasyon koşullarında ne kadar güvenilir? Laboratuvar başarısı ile sahadaki performans her zaman örtüşmeyebilir. Bu nedenle önümüzdeki dönemde veri kalitesi, doğrulama süreçleri ve insan denetimi çerçevesi daha fazla önem kazanacak. Teknolojik sıçrama kadar kurumsal güven de belirleyici olacak. Hava savunma ve füze katmanlarında entegrasyon dönemi Savunma sanayi son gelişmeler içinde en yakından izlenen başlıklardan biri hava savunma mimarisi. Tehditlerin niteliği değiştikçe tek katmanlı çözümler yetersiz kalıyor. Alçak irtifa, orta irtifa ve uzun menzil unsurlarının birlikte çalışması, radar ağlarının ortak resim üretmesi ve komuta kontrol yapısının gecikmesiz karar verebilmesi gerekiyor. Bu alandaki gelişmeler, yalnızca teknik yetkinlik açısından değil, caydırıcılık dili açısından da stratejik. Çünkü hava savunma sistemleri çoğu zaman kullanılmadan da değer üretir. Karşı tarafa maliyet hesabını değiştiren bir çerçeve sunar. Bu yüzden teslim edilen her yeni sistem, sadece envanter kalemi değil, aynı zamanda siyasi ve askeri mesaj niteliği taşır. Füze teknolojilerinde menzil, hassasiyet ve farklı platformlardan atılabilirlik öne çıkıyor. Ancak burada da maliyet-performans dengesi kritik. Çok gelişmiş sistemlerin sayıca sınırlı kalması, geniş alan savunmasında sorun yaratabilir. Bu nedenle daha ekonomik, seri üretilebilir ve modüler çözümler giderek daha fazla değer kazanıyor. Motor, elektronik ve alt sistemlerde yerlilik baskısı artıyor Sektörün en hassas alanlarından biri kritik alt bileşenler. Motor, transmisyon, güç elektroniği, yarı iletken tabanlı sistemler, kızılötesi algılayıcılar ve özel alaşımlar gibi başlıklar, gerçek bağımsızlığın test edildiği alanlar arasında yer alıyor. Platform üretmek görünürdür, ancak alt sistem üretmek stratejik derinlik sağlar. Son dönemde kamu destekleri, teknoloji odaklı yatırım iştahı ve üniversite-sanayi iş birlikleri bu alanda daha olumlu bir tablo ortaya koyuyor. Yine de sürecin hızına ilişkin aşırı iyimserlik yanıltıcı olabilir. Çünkü savunma kalitesinde alt bileşen geliştirmek, sivil üretime kıyasla çok daha uzun test ve sertifikasyon takvimleri gerektiriyor. Burada temel mesele sadece yerlilik oranı değildir. Ölçek ekonomisi de önemlidir. Eğer bir alt sistem yeterli adetlerde üretilemiyorsa, birim maliyet yukarı çıkar ve ihracat rekabeti zayıflar. Dolayısıyla savunma sanayinde yerlileşme politikası, sipariş sürekliliği ve ihracat planlamasıyla birlikte düşünülmelidir. İhracat tarafında fırsat büyük, baskı da büyük Savunma sanayii ihracatı artık yalnızca gelir kalemi olarak görülmüyor. Diplomatik ilişki setlerini genişleten, bakım-idame üzerinden uzun vadeli bağ kuran ve teknoloji markalaşmasını güçlendiren bir araç niteliği taşıyor. Özellikle Orta Doğu, Afrika, Orta Asya ve bazı Avrupa pazarlarında Türk savunma ürünlerine ilgi devam ediyor. Ancak ihracatın büyümesi beraberinde yeni baskılar getiriyor. Alıcı ülkeler sadece ürün değil, finansman modeli, ortak üretim imkanı, eğitim desteği ve yerel sanayi katılımı da talep ediyor. Bu da satış süreçlerini daha karmaşık hale getiriyor. Kısa vadede hızlı anlaşmalar öne çıksa da uzun vadede kurumsal dayanıklılığı yüksek şirketler avantaj sağlayacak. Bir diğer başlık da itibardır. Savunma ihracatında teslimat gecikmeleri, teknik destek yetersizlikleri veya bakım zincirindeki aksaklıklar marka algısını hızlı biçimde aşındırabilir. Bu nedenle büyümenin sağlıklı olması için üretim hattı disiplini ve satış sonrası organizasyon en az ürün başarısı kadar önemlidir. Uzay, siber güvenlik ve çift kullanımlı teknolojiler yükseliyor Savunma ekosistemi artık yalnızca klasik platformlardan ibaret değil. Uydu sistemleri, uzay tabanlı gözlem kapasitesi, güvenli haberleşme altyapıları ve siber savunma çözümleri yeni dönemin temel alanları arasında. Bu başlıklarda geliştirilen yetkinlikler, hem askeri kullanım hem de sivil sektörler için değer üretebiliyor. Çift kullanımlı teknolojiler burada ayrı bir önem taşıyor. Görüntü işleme, yapay zeka, kompozit malzeme, batarya teknolojisi ve yüksek güvenlikli yazılım gibi alanlar savunma ile sivil endüstriler arasında çift yönlü bir akış yaratıyor. Bu da yatırımın geri dönüşünü artırıyor ve daha geniş bir teknoloji tabanı oluşmasına katkı sağlıyor. Bu çerçevede savunma sanayi şirketleri için asıl soru, hangi alanlarda dikey derinleşme, hangi alanlarda ortaklık stratejisi izleneceği. Her teknolojiyi şirket içinde geliştirmek mümkün değil. Doğru ekosistem yönetimi, önümüzdeki dönemin en kritik rekabet başlıklarından biri olacak. Önümüzdeki dönemde hangi göstergeler izlenmeli? Sektörü izleyen karar vericiler için manşet açıklamalar kadar ölçülebilir göstergeler önemli. Siparişten teslimata geçen süre, ihracat sözleşmelerinin sürekliliği, alt sistem yerlilik oranı, bakım-idame kapasitesi ve nitelikli insan kaynağı bu göstergelerin başında geliyor. Aynı şekilde savunma sanayinde finansman maliyeti, kur oynaklığı ve tedarik zinciri güvenliği de göz ardı edilmemeli. Çünkü yüksek teknoloji üretimi yalnızca mühendislik başarısıyla ilerlemiyor. Uzun vadeli yatırım sabrı, tedarikçi dayanıklılığı ve öngörülebilir talep yapısı da gerekiyor. Bu nedenle savunma sanayi son gelişmeler başlığını izlerken sadece yeni ürün duyurularına odaklanmak eksik kalır. Asıl tablo, üretim kabiliyeti, ihracat kalitesi, alt sistem bağımsızlığı ve teknoloji ekosisteminin ne kadar dengeli büyüdüğünde ortaya çıkar. Önümüzdeki dönemde öne çıkacak şirketler ve kurumlar, yalnızca dikkat çeken sistemler geliştirenler değil, bunu zamanında teslim eden, sürdürülebilir biçimde destekleyen ve küresel rekabette maliyetle yetkinliği birlikte yönetenler olacak. Sektörde kalıcı güç, vitrinde görünen ürün kadar arka plandaki sanayi disiplininden doğuyor.

ROKETSAN, iş ortaklarıyla birlikte Suudi Arabistan’daki WDS Fuarına Çıkarma Yapıyor Haber

ROKETSAN, iş ortaklarıyla birlikte Suudi Arabistan’daki WDS Fuarına Çıkarma Yapıyor

Suudi Arabistan’ın askeri otoritesi GAMI (General Authority for Military Industries) öncülüğünde başkent Riyad’da düzenlenen WDS fuarı başladı. 8-12 Şubat tarihleri arasında kapılarını açan fuar, dünyanın birçok ülkesinden üst düzey hükümet yetkilisini, askeri temsilcileri, sektör oyuncularını ve 100 binin üzerinde ziyaretçiyi bir araya getiriyor. Türkiye’nin roket ve füze teknolojilerindeki öncü markası ROKETSAN da güçlü iş ortağı kadrosu ve yeni nesil savunma sistemleri ile WDS sahnesinde yerini aldı. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, Suudi Arabistan ile güçlü ilişkilere sahip olduklarını ifade ederek fuar katılımıyla ilgili şunları söyledi: “Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde düzenlenen ve bölgenin en önemli fuarlarından biri olan WDS, bizim için birçok fırsatı barındırıyor. Bu fuarda sergilediğimiz birçok sistemimiz ile dünyanın önde gelen savunma şirketleri arasında gücümüzü gösteriyoruz. Burada gerçekleştireceğimiz görüşmelerle yeni iş birliklerine kapı aralamayı hedefliyoruz. Suudi Arabistan ile olan savunma, güvenlik ve ileri teknoloji alanlarında stratejik iş birliklerimizi bir üst boyuta taşımak için yeni adımlar da atıyoruz. Ayrıca bu fuarda bir ilki gerçekleştirerek 15 stratejik iş ortağımızı da aynı çatı altında bir araya getirecek ve birlikte oluşturduğumuz güçlü ekosistemi uluslararası vitrine taşıyacağız. Tüm bu adımlarımız ile sadece şirketimizin uluslararası boyutuna değil aynı zamanda Türkiye - Suudi Arabistan ilişkilerine de yeni bir soluk kazandırmayı hedefliyoruz.” ROKETSAN, WDS’26 fuarına ekosistemindeki elektronikten mekanik ve kompozit yapılara, elektromekanik sistemlerden hassas üretim ve mühendislik çözümlerine uzanan geniş bir yelpazede katkı sunan bu iş ortakları ile katılıyor: SİMPRO Elektronik Kart Üretim Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ASSAN Elektronik İmalat Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş., MZD Elektrik Elektronik Elektromekanik Mekatronik ve Sanayi Ticaret Anonim Şirketi, BARKO-MED Elektronik Ticaret A.Ş., FAYMER Makina İmalat İhracat Ltd. Şti., C.E.S. İleri Kompozit ve Savunma Teknolojileri Sanayi ve Ticaret A.Ş., MAKEL Mekanik Mühendislik A.Ş., BİL PLAS Savunma Limited Şirketi, İVEO Elektronik Savunma Sistemleri Sanayi ve Ticaret A.Ş., MERKAD Makina Kalıp Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., DEĞİRMENCİ Otomotiv ve Metal Endüstri Anonim Şirketi, ARMSTO Konnektör A.Ş., ÖZEN İş Makina Torna Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., RSTEK Roketsan Teknoloji Saha Destek Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile TEDEG Mühendislik Limited Şirketi. Bu iş birliği yapısı, ROKETSAN’ın tasarımdan üretime, entegrasyondan saha desteğine uzanan uçtan uca savunma çözümlerini küresel ölçekte sergilemesine imkân sağlıyor. ROKETSAN, WDS’26’da; Mini Akıllı Mühimmatlar MAM-C, MAM-L ve MAM-T, İHA-230 Havadan Karaya Balistik Süpersonik Füze, EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat, TEBER-82 Güdüm Kiti, LAÇİN Güdüm Kiti, KARAOK Kısa Menzilli Tanksavar Silahı, Orta Menzilli Tanksavar Silah Sistemi OMTAS, Genişletilmiş Uzun Menzilli Tanksavar Füze Sistemi L-UMTAS-GM, ÇAKIR Seyir Füzesi, Stand-off Mühimmatı SOM, SUNGUR Hava Savunma Füze Sistemi, HİSAR-O Hava Savunma Füzesi, SİPER Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi’ni sergiliyor. Bunların yanı sıra BORA, TRG-230 TRG-300 Füzeleri, Taktik Füze Fırlatma Sistemi KMC ve BURÇ Mobil Hava Savunma Sistemi de katılımcıların beğenisine sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İtalya, Drone Avcısı "Skynex" Hava Savunma Sistemini Teslim Aldı! Haber

İtalya, Drone Avcısı "Skynex" Hava Savunma Sistemini Teslim Aldı!

Savunma teknolojilerinde dev bir adım atan İtalya, Rheinmetall tarafından geliştirilen yüksek teknolojili Skynex hava savunma sistemini envanterine katan ilk NATO üyesi olarak tarihe geçti. 18 Aralık 2025 tarihinde Sabaudia'daki Hava Savunma Topçu Komutanlığı'nda (Comando Artiglieria Controaeri) gerçekleştirilen törenle ilk batarya İtalyan Ordusu’na teslim edildi. Drone Tehdidine Karşı "Çelik Kubbe" Etkisi Ukrayna’daki savaşın gidişatını değiştiren en büyük unsurlardan biri olan drone ve İHA saldırıları, artık şehir savaşlarının ve modern çatışmaların merkezinde yer alıyor. İtalyan Ordusu, Skynex sistemi ile özellikle yakın ve çok yakın mesafedeki hava saldırılarına karşı mutlak üstünlük hedefliyor. Sistem, sadece drone’lara karşı değil, aynı zamanda seyir füzeleri ve düşük irtifada seyreden diğer hava tehditlerine karşı da yüksek etkinlik sağlıyor. Skynex’in Teknik Gücü: Dakikada 1.000 Mermi Skynex'i rakiplerinden ayıran en büyük özellik, füze tabanlı sistemlere göre çok daha ekonomik ve sürdürülebilir bir koruma sunmasıdır. İşte sistemin öne çıkan teknik detayları: 35mm Revolver Gun Mk3: Dakikada tam 1.000 mermi ateşleme kapasitesine sahip. Menzil: 4 kilometreye kadar etkili koruma kalkanı. Ahead Mühimmatı: Programlanabilir mühimmat teknolojisi sayesinde hedefe çarpmadan hemen önce patlayarak bir "parçacık bulutu" oluşturuyor ve hedefi kesin olarak imha ediyor. XTAR 3D Radar: 50 kilometre yarıçapındaki tüm hava sahasını anlık olarak tarayabiliyor. 1,5 Yıl İçinde Teslimat: 277 Milyon Euro'luk Dev Anlaşma Ocak 2025'te imzalanan 73 milyon euro değerindeki ilk siparişin teslimatı rekor sayılabilecek bir sürede tamamlandı. Anlaşma kapsamında İtalya'nın, toplam değeri 204 milyon euro olan 3 ek sistem için daha satın alma opsiyonu bulunuyor. Skynex sistemleri halihazırda Ukrayna’da zorlu savaş koşullarında rüştünü ispatlamış durumda. İtalya'nın ardından NATO üyesi Romanya'nın da benzer bir teknolojiyi tercih etmesi, Avrupa hava savunmasında yeni bir standardın belirlendiğini gösteriyor. Maliyet Avantajı: Neden Füze Değil de Top Sistemi? Geleneksel hava savunma füzeleri binlerce, hatta milyonlarca dolar maliyete sahipken; Skynex'in kullandığı top mermisi tabanlı savunma, bir hedefi imha etmek için çok daha düşük bir maliyet gerektiriyor. Bu durum, özellikle ucuz "kamikaze drone" saldırılarını savuşturmak için hayati bir avantaj sağlıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.