Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hava Savunma

Kapsül Haber Ajansı - Hava Savunma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hava Savunma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ROKETSAN, Güneydoğu Asya Ülkelerinin Savunmasına Güç Katma Hedefiyle DSA’da Yerini Aldı Haber

ROKETSAN, Güneydoğu Asya Ülkelerinin Savunmasına Güç Katma Hedefiyle DSA’da Yerini Aldı

Güneydoğu Asya bölgesinin önemli savunma ve güvenlik buluşmalarından biri olan DSA, bu yıl 20-23 Nisan tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlıyor. Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da düzenlenen fuara ROKETSAN da bölgedeki iş birliklerini artırma hedefiyle güçlü bir katılım gösteriyor. Türkiye’nin bölgedeki en önemli ortaklarından biri olan Malezya’nın ev sahipliğinde düzenlenen DSA’ya başarısını sahada kanıtlamış birçok roket, füze ve mühimmat çözümleriyle katıldıklarını ifade eden ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, şunları kaydetti: “Malezya’nın ev sahipliğinde düzenlenen DSA fuarı, bizim için yalnızca ürünlerimizi sergilediğimiz bir organizasyon değil; dost ve müttefik ülkelerle stratejik bağlarımızı güçlendirdiğimiz, iş birliklerimizi somut adımlara dönüştürdüğümüz ve savunmadaki kabiliyetlerimizi uluslararası arenada güçlü biçimde ortaya koyduğumuz çok kıymetli bir platformdur. Bu yıl da genişleyen ürün ailemiz ve muharebe sahasında kendini kanıtlamış sistemlerimizle DSA’ya güçlü ve iddialı bir katılım gerçekleştiriyoruz. SİHA mühimmatlarından tanksavar füzelerine, hava savunma sistemlerinden seyir füzelerine, deniz savunma çözümlerinden topçu sistemlerine kadar birçok ürünümüz ile fuarda yerimizi alıyoruz.” ROKETSAN, DSA 2026’da; SİHA mühimmatlarından MAM-C, MAM-L ve MAM-T’yi, tanksavar sistemlerinden Lazer Güdümlü Füze CİRİT’i, Kısa Menzilli Tanksavar Silah Sistemi KARAOK’u, Uzun Menzilli Tanksavar Füze Sistemi UMTAS’ı ve Orta Menzilli Tanksavar Füze Sistemi OMTAS’ı, seyir füzelerinden ise ÇAKIR ve ATMACA’yı sergiliyor. Ayrıca hava savunma sistemlerinde ise SUNGUR Hava Savunma Füze Sistemi, HİSAR-O (RF) Hava Savunma Füzesi, SİPER Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi Blok 1 ve Blok 2 Füzeleri, LEVENT Yakın Hava Savunma Sistemi Füzesi, MİDLAS Millî Dikey Lançer Atım Sistemi, TRLG-230 Füzesi, BORA Silah Sistemi ve yeni nesil savunma çözümlerinden biri olan ALKA Yönlendirilmiş Enerji Silah Sistemi de DSA’26 ROKETSAN standında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Savunma Sanayinde Son Gündem Haber

Savunma Sanayinde Son Gündem

Savunma sanayinde gündem artık yalnızca yeni bir platformun tanıtılmasıyla şekillenmiyor. Asıl belirleyici başlık, geliştirilen sistemlerin ne kadar hızlı sahaya indirilebildiği, ne kadar sürdürülebilir üretilebildiği ve ne kadar yüksek ihracat değeri oluşturabildiği. Bu nedenle savunma sanayi son gelişmeler başlığı, teknik ilerlemenin ötesinde, sanayi politikası, finansman, tedarik güvenliği ve jeopolitik konumlanma açısından da okunmalı. Türkiye özelinde bakıldığında son dönemin en net eğilimi, platform merkezli yaklaşımdan sistem mimarisi merkezli yaklaşıma geçiş. Artık tekil ürünlerden çok, birlikte çalışan sensörler, mühimmatlar, komuta kontrol altyapıları, elektronik harp kabiliyetleri ve veri işleme çözümleri öne çıkıyor. Bu değişim, hem kamu tarafındaki ihtiyaç tanımlarını hem de özel sektörün yatırım kararlarını yeniden şekillendiriyor. Savunma sanayi son gelişmeler neden yeni bir faza işaret ediyor? Bir süredir savunma ekosisteminde aynı anda birkaç eksen güç kazanıyor. Birincisi, insansız sistemlerde kazanılan deneyimin deniz, kara ve hava alanları arasında çapraz biçimde taşınması. İkincisi, hava savunma katmanlarının çok daha bütünleşik ele alınması. Üçüncüsü ise kritik alt bileşenlerde dışa bağımlılığı azaltmaya dönük daha sert bir sanayileşme refleksi. Bu üç başlık birlikte değerlendirildiğinde, sektörün yalnızca büyümediği, aynı zamanda olgunlaştığı görülüyor. Olgunlaşma burada kapasite artışı anlamına geliyor ama bunun kadar önemli bir başka boyut daha var: teslimat disiplini. Ulusal ihtiyaçların yanı sıra ihracat yükümlülüklerinin artması, üretici şirketleri program yönetimi, kalite güvencesi ve satış sonrası destek alanlarında daha kurumsal bir yapıya zorluyor. Savunma projelerinde görünür başarı çoğu zaman platform üzerinden konuşulur. Oysa gerçek farkı yaratan unsur, radar, motor, güç grubu, haberleşme altyapısı, aviyonik, yazılım ve mühimmat gibi katmanlarda oluşan yerlilik derinliğidir. Son gelişmeler tam da bu derinliğin büyüdüğünü gösteriyor. İnsansız sistemlerde ölçek büyüyor, rekabet sertleşiyor Türkiye’nin son yıllarda uluslararası görünürlüğünü artıran en güçlü alanlardan biri insansız hava araçları oldu. Ancak sektör artık yalnızca taktik sınıf çözümlerle anılmıyor. Daha uzun havada kalış süreleri, daha yüksek faydalı yük kapasitesi, uydu kontrollü operasyonlar ve ağ destekli görev kabiliyeti yeni standardı belirliyor. Burada kritik eşik, ürün çeşitliliği kadar operasyonel sürdürülebilirlik. Bir platformun ihraç edilmesi tek başına yeterli değil. Eğitim, bakım, yedek parça, mühimmat entegrasyonu ve görev yazılımı güncellemeleri, toplam değerin büyük bölümünü oluşturuyor. Bu durum savunma şirketleri için daha yüksek gelir potansiyeli yaratırken aynı zamanda daha ağır bir hizmet sorumluluğu anlamına geliyor. İnsansız kara ve deniz sistemlerinde de benzer bir ivme var. Özellikle keşif, sınır güvenliği, mayın karşı tedbirleri ve riskli bölgelerde personel kaybını azaltma hedefi, bu sistemleri daha görünür hale getiriyor. Buna rağmen her görev için insansız çözüm en doğru seçenek olmayabilir. Zorlu iklim koşulları, elektronik karıştırma riski ve veri bağı bağımlılığı gibi faktörler, hibrit kuvvet yapılarının uzun süre daha önemini koruyacağını gösteriyor. Yapay zeka ve otonomi alanında asıl sınav güvenilirlik Yapay zeka destekli hedef tespiti, rota optimizasyonu ve karar destek altyapıları savunma teknolojilerinde daha sık konuşuluyor. Fakat kurumlar açısından temel soru şu: Bu sistemler gerçek operasyon koşullarında ne kadar güvenilir? Laboratuvar başarısı ile sahadaki performans her zaman örtüşmeyebilir. Bu nedenle önümüzdeki dönemde veri kalitesi, doğrulama süreçleri ve insan denetimi çerçevesi daha fazla önem kazanacak. Teknolojik sıçrama kadar kurumsal güven de belirleyici olacak. Hava savunma ve füze katmanlarında entegrasyon dönemi Savunma sanayi son gelişmeler içinde en yakından izlenen başlıklardan biri hava savunma mimarisi. Tehditlerin niteliği değiştikçe tek katmanlı çözümler yetersiz kalıyor. Alçak irtifa, orta irtifa ve uzun menzil unsurlarının birlikte çalışması, radar ağlarının ortak resim üretmesi ve komuta kontrol yapısının gecikmesiz karar verebilmesi gerekiyor. Bu alandaki gelişmeler, yalnızca teknik yetkinlik açısından değil, caydırıcılık dili açısından da stratejik. Çünkü hava savunma sistemleri çoğu zaman kullanılmadan da değer üretir. Karşı tarafa maliyet hesabını değiştiren bir çerçeve sunar. Bu yüzden teslim edilen her yeni sistem, sadece envanter kalemi değil, aynı zamanda siyasi ve askeri mesaj niteliği taşır. Füze teknolojilerinde menzil, hassasiyet ve farklı platformlardan atılabilirlik öne çıkıyor. Ancak burada da maliyet-performans dengesi kritik. Çok gelişmiş sistemlerin sayıca sınırlı kalması, geniş alan savunmasında sorun yaratabilir. Bu nedenle daha ekonomik, seri üretilebilir ve modüler çözümler giderek daha fazla değer kazanıyor. Motor, elektronik ve alt sistemlerde yerlilik baskısı artıyor Sektörün en hassas alanlarından biri kritik alt bileşenler. Motor, transmisyon, güç elektroniği, yarı iletken tabanlı sistemler, kızılötesi algılayıcılar ve özel alaşımlar gibi başlıklar, gerçek bağımsızlığın test edildiği alanlar arasında yer alıyor. Platform üretmek görünürdür, ancak alt sistem üretmek stratejik derinlik sağlar. Son dönemde kamu destekleri, teknoloji odaklı yatırım iştahı ve üniversite-sanayi iş birlikleri bu alanda daha olumlu bir tablo ortaya koyuyor. Yine de sürecin hızına ilişkin aşırı iyimserlik yanıltıcı olabilir. Çünkü savunma kalitesinde alt bileşen geliştirmek, sivil üretime kıyasla çok daha uzun test ve sertifikasyon takvimleri gerektiriyor. Burada temel mesele sadece yerlilik oranı değildir. Ölçek ekonomisi de önemlidir. Eğer bir alt sistem yeterli adetlerde üretilemiyorsa, birim maliyet yukarı çıkar ve ihracat rekabeti zayıflar. Dolayısıyla savunma sanayinde yerlileşme politikası, sipariş sürekliliği ve ihracat planlamasıyla birlikte düşünülmelidir. İhracat tarafında fırsat büyük, baskı da büyük Savunma sanayii ihracatı artık yalnızca gelir kalemi olarak görülmüyor. Diplomatik ilişki setlerini genişleten, bakım-idame üzerinden uzun vadeli bağ kuran ve teknoloji markalaşmasını güçlendiren bir araç niteliği taşıyor. Özellikle Orta Doğu, Afrika, Orta Asya ve bazı Avrupa pazarlarında Türk savunma ürünlerine ilgi devam ediyor. Ancak ihracatın büyümesi beraberinde yeni baskılar getiriyor. Alıcı ülkeler sadece ürün değil, finansman modeli, ortak üretim imkanı, eğitim desteği ve yerel sanayi katılımı da talep ediyor. Bu da satış süreçlerini daha karmaşık hale getiriyor. Kısa vadede hızlı anlaşmalar öne çıksa da uzun vadede kurumsal dayanıklılığı yüksek şirketler avantaj sağlayacak. Bir diğer başlık da itibardır. Savunma ihracatında teslimat gecikmeleri, teknik destek yetersizlikleri veya bakım zincirindeki aksaklıklar marka algısını hızlı biçimde aşındırabilir. Bu nedenle büyümenin sağlıklı olması için üretim hattı disiplini ve satış sonrası organizasyon en az ürün başarısı kadar önemlidir. Uzay, siber güvenlik ve çift kullanımlı teknolojiler yükseliyor Savunma ekosistemi artık yalnızca klasik platformlardan ibaret değil. Uydu sistemleri, uzay tabanlı gözlem kapasitesi, güvenli haberleşme altyapıları ve siber savunma çözümleri yeni dönemin temel alanları arasında. Bu başlıklarda geliştirilen yetkinlikler, hem askeri kullanım hem de sivil sektörler için değer üretebiliyor. Çift kullanımlı teknolojiler burada ayrı bir önem taşıyor. Görüntü işleme, yapay zeka, kompozit malzeme, batarya teknolojisi ve yüksek güvenlikli yazılım gibi alanlar savunma ile sivil endüstriler arasında çift yönlü bir akış yaratıyor. Bu da yatırımın geri dönüşünü artırıyor ve daha geniş bir teknoloji tabanı oluşmasına katkı sağlıyor. Bu çerçevede savunma sanayi şirketleri için asıl soru, hangi alanlarda dikey derinleşme, hangi alanlarda ortaklık stratejisi izleneceği. Her teknolojiyi şirket içinde geliştirmek mümkün değil. Doğru ekosistem yönetimi, önümüzdeki dönemin en kritik rekabet başlıklarından biri olacak. Önümüzdeki dönemde hangi göstergeler izlenmeli? Sektörü izleyen karar vericiler için manşet açıklamalar kadar ölçülebilir göstergeler önemli. Siparişten teslimata geçen süre, ihracat sözleşmelerinin sürekliliği, alt sistem yerlilik oranı, bakım-idame kapasitesi ve nitelikli insan kaynağı bu göstergelerin başında geliyor. Aynı şekilde savunma sanayinde finansman maliyeti, kur oynaklığı ve tedarik zinciri güvenliği de göz ardı edilmemeli. Çünkü yüksek teknoloji üretimi yalnızca mühendislik başarısıyla ilerlemiyor. Uzun vadeli yatırım sabrı, tedarikçi dayanıklılığı ve öngörülebilir talep yapısı da gerekiyor. Bu nedenle savunma sanayi son gelişmeler başlığını izlerken sadece yeni ürün duyurularına odaklanmak eksik kalır. Asıl tablo, üretim kabiliyeti, ihracat kalitesi, alt sistem bağımsızlığı ve teknoloji ekosisteminin ne kadar dengeli büyüdüğünde ortaya çıkar. Önümüzdeki dönemde öne çıkacak şirketler ve kurumlar, yalnızca dikkat çeken sistemler geliştirenler değil, bunu zamanında teslim eden, sürdürülebilir biçimde destekleyen ve küresel rekabette maliyetle yetkinliği birlikte yönetenler olacak. Sektörde kalıcı güç, vitrinde görünen ürün kadar arka plandaki sanayi disiplininden doğuyor.

ROKETSAN, iş ortaklarıyla birlikte Suudi Arabistan’daki WDS Fuarına Çıkarma Yapıyor Haber

ROKETSAN, iş ortaklarıyla birlikte Suudi Arabistan’daki WDS Fuarına Çıkarma Yapıyor

Suudi Arabistan’ın askeri otoritesi GAMI (General Authority for Military Industries) öncülüğünde başkent Riyad’da düzenlenen WDS fuarı başladı. 8-12 Şubat tarihleri arasında kapılarını açan fuar, dünyanın birçok ülkesinden üst düzey hükümet yetkilisini, askeri temsilcileri, sektör oyuncularını ve 100 binin üzerinde ziyaretçiyi bir araya getiriyor. Türkiye’nin roket ve füze teknolojilerindeki öncü markası ROKETSAN da güçlü iş ortağı kadrosu ve yeni nesil savunma sistemleri ile WDS sahnesinde yerini aldı. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, Suudi Arabistan ile güçlü ilişkilere sahip olduklarını ifade ederek fuar katılımıyla ilgili şunları söyledi: “Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde düzenlenen ve bölgenin en önemli fuarlarından biri olan WDS, bizim için birçok fırsatı barındırıyor. Bu fuarda sergilediğimiz birçok sistemimiz ile dünyanın önde gelen savunma şirketleri arasında gücümüzü gösteriyoruz. Burada gerçekleştireceğimiz görüşmelerle yeni iş birliklerine kapı aralamayı hedefliyoruz. Suudi Arabistan ile olan savunma, güvenlik ve ileri teknoloji alanlarında stratejik iş birliklerimizi bir üst boyuta taşımak için yeni adımlar da atıyoruz. Ayrıca bu fuarda bir ilki gerçekleştirerek 15 stratejik iş ortağımızı da aynı çatı altında bir araya getirecek ve birlikte oluşturduğumuz güçlü ekosistemi uluslararası vitrine taşıyacağız. Tüm bu adımlarımız ile sadece şirketimizin uluslararası boyutuna değil aynı zamanda Türkiye - Suudi Arabistan ilişkilerine de yeni bir soluk kazandırmayı hedefliyoruz.” ROKETSAN, WDS’26 fuarına ekosistemindeki elektronikten mekanik ve kompozit yapılara, elektromekanik sistemlerden hassas üretim ve mühendislik çözümlerine uzanan geniş bir yelpazede katkı sunan bu iş ortakları ile katılıyor: SİMPRO Elektronik Kart Üretim Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ASSAN Elektronik İmalat Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş., MZD Elektrik Elektronik Elektromekanik Mekatronik ve Sanayi Ticaret Anonim Şirketi, BARKO-MED Elektronik Ticaret A.Ş., FAYMER Makina İmalat İhracat Ltd. Şti., C.E.S. İleri Kompozit ve Savunma Teknolojileri Sanayi ve Ticaret A.Ş., MAKEL Mekanik Mühendislik A.Ş., BİL PLAS Savunma Limited Şirketi, İVEO Elektronik Savunma Sistemleri Sanayi ve Ticaret A.Ş., MERKAD Makina Kalıp Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., DEĞİRMENCİ Otomotiv ve Metal Endüstri Anonim Şirketi, ARMSTO Konnektör A.Ş., ÖZEN İş Makina Torna Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., RSTEK Roketsan Teknoloji Saha Destek Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile TEDEG Mühendislik Limited Şirketi. Bu iş birliği yapısı, ROKETSAN’ın tasarımdan üretime, entegrasyondan saha desteğine uzanan uçtan uca savunma çözümlerini küresel ölçekte sergilemesine imkân sağlıyor. ROKETSAN, WDS’26’da; Mini Akıllı Mühimmatlar MAM-C, MAM-L ve MAM-T, İHA-230 Havadan Karaya Balistik Süpersonik Füze, EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat, TEBER-82 Güdüm Kiti, LAÇİN Güdüm Kiti, KARAOK Kısa Menzilli Tanksavar Silahı, Orta Menzilli Tanksavar Silah Sistemi OMTAS, Genişletilmiş Uzun Menzilli Tanksavar Füze Sistemi L-UMTAS-GM, ÇAKIR Seyir Füzesi, Stand-off Mühimmatı SOM, SUNGUR Hava Savunma Füze Sistemi, HİSAR-O Hava Savunma Füzesi, SİPER Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi’ni sergiliyor. Bunların yanı sıra BORA, TRG-230 TRG-300 Füzeleri, Taktik Füze Fırlatma Sistemi KMC ve BURÇ Mobil Hava Savunma Sistemi de katılımcıların beğenisine sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İtalya, Drone Avcısı "Skynex" Hava Savunma Sistemini Teslim Aldı! Haber

İtalya, Drone Avcısı "Skynex" Hava Savunma Sistemini Teslim Aldı!

Savunma teknolojilerinde dev bir adım atan İtalya, Rheinmetall tarafından geliştirilen yüksek teknolojili Skynex hava savunma sistemini envanterine katan ilk NATO üyesi olarak tarihe geçti. 18 Aralık 2025 tarihinde Sabaudia'daki Hava Savunma Topçu Komutanlığı'nda (Comando Artiglieria Controaeri) gerçekleştirilen törenle ilk batarya İtalyan Ordusu’na teslim edildi. Drone Tehdidine Karşı "Çelik Kubbe" Etkisi Ukrayna’daki savaşın gidişatını değiştiren en büyük unsurlardan biri olan drone ve İHA saldırıları, artık şehir savaşlarının ve modern çatışmaların merkezinde yer alıyor. İtalyan Ordusu, Skynex sistemi ile özellikle yakın ve çok yakın mesafedeki hava saldırılarına karşı mutlak üstünlük hedefliyor. Sistem, sadece drone’lara karşı değil, aynı zamanda seyir füzeleri ve düşük irtifada seyreden diğer hava tehditlerine karşı da yüksek etkinlik sağlıyor. Skynex’in Teknik Gücü: Dakikada 1.000 Mermi Skynex'i rakiplerinden ayıran en büyük özellik, füze tabanlı sistemlere göre çok daha ekonomik ve sürdürülebilir bir koruma sunmasıdır. İşte sistemin öne çıkan teknik detayları: 35mm Revolver Gun Mk3: Dakikada tam 1.000 mermi ateşleme kapasitesine sahip. Menzil: 4 kilometreye kadar etkili koruma kalkanı. Ahead Mühimmatı: Programlanabilir mühimmat teknolojisi sayesinde hedefe çarpmadan hemen önce patlayarak bir "parçacık bulutu" oluşturuyor ve hedefi kesin olarak imha ediyor. XTAR 3D Radar: 50 kilometre yarıçapındaki tüm hava sahasını anlık olarak tarayabiliyor. 1,5 Yıl İçinde Teslimat: 277 Milyon Euro'luk Dev Anlaşma Ocak 2025'te imzalanan 73 milyon euro değerindeki ilk siparişin teslimatı rekor sayılabilecek bir sürede tamamlandı. Anlaşma kapsamında İtalya'nın, toplam değeri 204 milyon euro olan 3 ek sistem için daha satın alma opsiyonu bulunuyor. Skynex sistemleri halihazırda Ukrayna’da zorlu savaş koşullarında rüştünü ispatlamış durumda. İtalya'nın ardından NATO üyesi Romanya'nın da benzer bir teknolojiyi tercih etmesi, Avrupa hava savunmasında yeni bir standardın belirlendiğini gösteriyor. Maliyet Avantajı: Neden Füze Değil de Top Sistemi? Geleneksel hava savunma füzeleri binlerce, hatta milyonlarca dolar maliyete sahipken; Skynex'in kullandığı top mermisi tabanlı savunma, bir hedefi imha etmek için çok daha düşük bir maliyet gerektiriyor. Bu durum, özellikle ucuz "kamikaze drone" saldırılarını savuşturmak için hayati bir avantaj sağlıyor.

Almanya, 20 Adet Yeni Eurofighter Siparişi Verdi! Haber

Almanya, 20 Adet Yeni Eurofighter Siparişi Verdi!

MANCHING, ALMANYA – Almanya, hava savunma kabiliyetlerini güçlendirmek amacıyla 20 adet yeni Eurofighter savaş uçağı siparişi verdiğini duyurdu. Avrupa'nın en başarılı seri üretim savaş uçağı programı olan Eurofighter, bu yeni siparişle birlikte ileri teknoloji ve yeteneklerle geleceğe taşınıyor ve Alman Hava Kuvvetleri'nin bel kemiği olma rolünü pekiştiriyor. Sözleşme kapsamında Airbus, bu çok amaçlı savaş uçaklarını Münih yakınlarındaki Manching'de bulunan nihai montaj hattında üretecek. İlk uçağın Alman Hava Kuvvetleri'ne teslimatının 2031'de, son uçağın ise 2034'te yapılması planlanıyor. Airbus Savunma ve Uzay CEO'su Mike Schoellhorn, "Bu yeni sipariş, Eurofighter’ın Alman Hava Kuvvetleri için öneminin ve ülkemizin hava savunma ile NATO yeteneklerindeki stratejik rolünün bir başka kanıtıdır," dedi. Schoellhorn, Eurofighter'ın sürekli evriminin, Gelecek Nesil Savaş Hava Sistemi'ne (FCAS) sorunsuz bir geçiş sağlayan önemli bir teknolojik ve operasyonel köprü görevi göreceğini belirtti. Teknolojik İlerleme: E-Scan Radar ve Elektronik Harp Airbus, sipariş edilen 20 Eurofighter uçağını en son sensörlerle donatacak. Bu yükseltmelerin kilit unsurları şunlar: E-Scan Radar: Uçaklar, yeni elektronik E-Scan radar ile donatılacak. Elektronik Harp Yeteneği: Mevcut ve yeni inşa edilecek uçaklara, İsveçli Saab tarafından geliştirilen Arexis sensör paketinin entegrasyonuyla elektronik harp (EW) kabiliyetleri eklenecek. Bu teknolojik yükseltmeler, Alman Hava Kuvvetleri'nin Eurofighter uçaklarının operasyonel kapasitesini önemli ölçüde artıracak. Avrupa'nın En Başarılı Savaş Uçağı Programı Almanya, İtalya, İspanya ve Birleşik Krallık'ın dahil olduğu Avrupa'nın en büyük savunma programı olan Eurofighter, sadece güvenliğin değil, aynı zamanda büyüme ve istihdamın da itici gücü. Program, Avrupa'da 100.000'den fazla, yalnızca Almanya'da ise 25.000 kişiye istihdam sağlıyor. Bu yeni sözleşmeyle birlikte, Avusturya, Suudi Arabistan, Umman, Kuveyt ve Katar'ın da dahil olduğu toplam dokuz ülke tarafından sipariş edilen Eurofighter sayısı 740'ı aştı ve programı seri üretimdeki en başarılı Avrupa savaş uçağı haline getirdi. Eurofighter'ın Alman Hava Kuvvetleri envanterinde 2060'lara kadar kalması planlanıyor. 2040'ta operasyonel olması beklenen FCAS sisteminde de Eurofighter'ın mevcut ve gelecekteki insanlı ve insansız hava araçlarıyla ağ tabanlı bir şekilde görev yapmaya devam etmesi öngörülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.