Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Havacılık

Kapsül Haber Ajansı - Havacılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Havacılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TASECS’ten Dijital Dönüşüm Hamlesi Haber

TASECS’ten Dijital Dönüşüm Hamlesi

Dassault Systèmes, Türk havacılık ve savunma sanayisi tedarikçisi TASECS'in İklimlendirme Sistemleri (ECS) tasarım ve geliştirme süreçlerini iyileştirmek için 3DEXPERIENCE platformunu kullandığını duyurdu. 2019 yılında kurulan bir TUSAŞ iştiraki olan TASECS, askeri ve sivil hava platformları için milli ve yenilikçi çözümler kullanarak iklimlendirme sistemleri tasarlayıp üretmeye odaklanıyor. Küresel çapta havacılık ve savunma sanayisi tedarikçilerine ECS sunma konusunda uzmanlaşan şirket için 3DEXPERIENCE platformunu kullanmak, inovasyon ve sürdürülebilirlik yolculuğunda atılmış büyük bir adımı temsil ediyor. Platform tabanlı tasarıma geçişini hızlandırmak amacıyla Ürün Yaşam Döngüsü Yönetimi (PLM) yetenekleri ve tek bir veri kaynağı sunan entegre bir çözüm arayan TASECS, bu doğrultuda 3DEXPERIENCE platformunu kullanmaya başlayarak kurum içindeki bilgi akışını standart hale getirdi. Havacılık ve savunma sanayisi tedarikçilerine özel olarak tasarlanan platform sayesinde şirket, teklif aşamasından teslimata kadar uzanan süreçte verimliliğini artırmak için Dassault Systèmes’in "Engineered to Fly" (Uçmak İçin Tasarlandı) endüstri çözümünden yararlanıyor. Bu yeni sistem, şirketin önceki çalışma yöntemlerine kıyasla %30 zaman tasarrufu elde etmesini ve operasyonel verimliliğini gözle görülür biçimde artırmasını sağlıyor. TASECS, platformun sunduğu iş birliği ortamından yararlanarak sektörün yasal gereksinimlerine tam uyum sağlarken iklimlendirme sistemlerinin konseptten teslimata kadar olan geliştirme sürecini de kolaylaştırıyor. Kabin içi hava sirkülasyonu, sıcaklık kontrolü ve basınçlandırma gibi işlevleri barındıran bu sistemler, havacılık uygulamalarında hem yolcu konforunu hem de operasyonel güvenliği sağlamak için büyük önem taşıyor. 3DEXPERIENCE platformunun entegre tasarım, simülasyon ve yaşam döngüsü yönetimi yetenekleri TASECS'e operasyonel verimliliği artırmak, maliyetleri düşürmek ve inovasyonu teşvik etmek için gereken tüm araçları sunuyor. TASECS Ürün Müdürü Gülden Şenaltun konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Dassault Systèmes’in 3DEXPERIENCE platformuna geçerek tasarım ve geliştirme süreçlerimizi hızlandırıyor, ekipler arası iş birliğini güçlendiriyor ve en yüksek güvenlik ve sürdürülebilirlik standartlarına uyum sağlıyoruz. 3DEXPERIENCE platformu, havacılık ve savunma sanayisindeki müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarını karşılayan yeni nesil İklimlendirme Sistemleri tasarlamamız için bize güç veriyor." Dassault Systèmes Türkiye Ülke Müdürü Hakan Kul ise şunları söyledi: "TASECS’in 3DEXPERIENCE platformunu bu denli başarılı bir şekilde kullanması, Türkiye'nin havacılık ve savunma sanayisinde giderek büyüyen rolünü de gözler önüne seriyor. Türkiye'deki müşterilerimizi her zaman desteklemeye ve çözümlerimiz aracılığıyla yepyeni inovasyon ve verimlilik seviyelerine ulaşmalarına yardımcı olmaya kararlıyız." TASECS artık 3DEXPERIENCE platformuyla sistem tasarımında yepyeni olasılıkları keşfedebiliyor. Şirket, sunduğu çözümlerin hem en ileri teknolojiye sahip hem de çevre dostu olmasını güvence altına almak için iklimlendirme sistemlerinin geliştirilme biçimini baştan aşağı iyileştiriyor ve performanslarını optimize ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Özgürleşen F-16 Uçaklarına Milli Görev Planlama Yazılımı Desteği Haber

Özgürleşen F-16 Uçaklarına Milli Görev Planlama Yazılımı Desteği

HAVELSAN tarafından geliştirdiği yazılım savaş uçaklarının yanı sıra eğitim, kargo, erken ihbar ve kontrol gibi farklı hava platformlarının görev planlama ve görev sonrası değerlendirme/analiz süreçlerine yönelik kapsamlı yetenekler sunuyor ​​​​​​Türkiye'nin hava filosundaki F-16 uçaklarının yeteneklerinin milli ve yerli imkanlarla geliştirilen aviyonik kabiliyetlerle artırılmasına yönelik ÖZGÜR Projesi kapsamında, Görev Planlama Yazılımı'nın kabulleri gerçekleştirildi. HAVELSAN tarafından 2003’te geliştirilmeye başlanan ve 2007’den itibaren Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda aktif kullanımda olan Filo Seviyesi Görev Planlama (FSGP) Yazılımı, Türk Hava Kuvvetleri’nin kritik operasyonel ihtiyaçlarına yönelik milli, güvenilir ve yüksek kabiliyetli bir çözüm olarak öne çıkıyor. Sistem, savaş uçaklarının yanı sıra eğitim, kargo, erken ihbar ve kontrol (AWACS) gibi farklı hava platformlarının görev planlama ve görev sonrası değerlendirme/analiz süreçlerine yönelik kapsamlı yetenekler sunuyor. Coğrafi Bilgi Sistemi (GIS) desteği, rota ve seyrüsefer planlama, uçuş performans hesaplamaları, MEA/MSA/ESA analizleri, tehdit ve risk analizleri, klasik mühimmat taarruz planlamaları, mühimmat arayüz entegrasyonları, görev provası, veri yükleme/indirme ve görev sonrası analiz kabiliyetleriyle tam kapsamlı bir görev planlama altyapısı sağlıyor. Bununla birlikte sistem, Hava Kuvvetleri Bilgi Sistemi (HvBS) ile tam entegre çalışabilme, hava görev emirleri, hava sahası bilgileri, meteoroloji, NOTAM ve istihbarat verilerinin görev planlama süreçlerinde kullanılabilmesi gibi kritik yeteneklerin yanı sıra, ağdan bağımsız standalone kullanım kabiliyetine de sahip bulunuyor. Yazılımın HvBS entegrasyon çalışmaları ise devam ediyor. ÖZGÜR Projesi de Türkiye’nin savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yürütülen çalışmaların önemli ayaklarından birini oluşturuyor. Proje kapsamında yapısal iyileştirmelerin yanı sıra F-16 uçaklarına milli ve yerli imkanlarla geliştirilen aviyonik kabiliyetler ve mühimmatlar entegre ediliyor. Projeyle F-16’ların çok daha ileri kabiliyetlere sahip, modernize olmuş şekilde Hava Kuvvetleri’ne hizmet etmesi amaçlanıyor. HAVELSAN'ın geliştirdiği Görev Planlama Yazılımı'nın ÖZGÜR Projesi kapsamındaki kabul aşaması da başarıyla tamamlandı. ÖZGÜR Projesi kapsamında, milli akıllı mühimmatlardan TEBER gibi sistemlerin görev planlama yazılımlarının geliştirilmesi de başarıyla tamamlandı. Bunun yanında HGK, KGK, SOM, TOLUN gibi mühimmatların sisteme entegrasyonları başarılı şekilde gerçekleştirildi. Görev planlama kabiliyetleri HÜRKUŞ, HÜRJET, KAAN gibi platform ve mühimmatlarda da yaygınlaştırılarak milli havacılık ekosisteminin farklı unsurlarına entegre edilmeye devam ediyor. Türkiye’nin savunma teknolojilerinde dışa bağımlılığını azaltan bu kritik kabiliyetler, milli havacılık ve savunma sanayisinin dijital dönüşümünde önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Emirates, Uçak İçinde Kullanılan 88 Ton Plastiği Yeniden Dönüştürdü Haber

Emirates, Uçak İçinde Kullanılan 88 Ton Plastiği Yeniden Dönüştürdü

Dünya Çevre Günü'nü kutlayan Emirates, Haziran 2023'te başlattığı kapalı döngü geri dönüşüm programının dikkat çekici sonuçlarını paylaştı. Havayolu, son bir yılda Ekonomi Sınıfında kullanılan uçak içi yemek servis ekipmanlarından elde edilen 88 bin kilogramdan fazla plastiği yeniden işleyerek uçaklarda kullanılmak üzere yeni ürünlere dönüştürdü. Çevresel sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda hareket eden Emirates, uçak içi ikram servis ekipmanlarında kapalı döngü üretim modeline geçiş için 50 milyon Dirhem’in üzerinde yatırım gerçekleştirdi. Kullanım ömrünü tamamlayan veya hasar gören Ekonomi Sınıfı tepsileri, yemek kapları, atıştırmalık servis ürünleri ve kâseler uçuşların ardından toplanarak temizleniyor, inceleniyor ve Dubai'deki alanında uzman bir tesiste yeniden işleniyor. Bu süreç sonunda, yüzde 25'e kadar geri dönüştürülmüş malzeme içeren yeni servis ürünleri üretiliyor. Üretilen ekipmanlar daha sonra Emirates Flight Catering'e teslim edilerek binlerce uçuşta yeniden kullanıma sunuluyor. Emirates'in küresel uçuş ağında her yıl milyonlarca tepsi, kâse ve servis ürünü kullanılıyor. Program sayesinde çöpe gönderilen plastik atık miktarı önemli ölçüde azaltılırken, geri dönüşüm ve üretim süreçlerinin yerel olarak gerçekleştirilmesi sayesinde lojistik kaynaklı emisyonların da düşürülmesi hedefleniyor. Program, havacılık sektörüne yönelik servis ekipmanları alanında faaliyet gösteren ve kapalı döngü üretim konusunda uzmanlaşmış deSter FZE UAE iş birliğiyle yürütülüyor. Dünyanın önde gelen döngüsel ekonomi kuruluşlarını bir araya getiren CE100 ağı üyesi olan deSter, sürdürülebilir uygulamalar alanında uluslararası kabul gören Ecovadis tarafından verilen "Gold" sürdürülebilirlik derecesine sahip bulunuyor. Tesis ayrıca güneş enerjisi kullanımı, verimli su yönetimi ve atık azaltım uygulamaları gibi sürdürülebilir tasarım prensiplerini de bünyesinde barındırıyor. Emirates’in uçuş deneyimindeki sürdürülebilirlik uygulamaları Emirates, geri dönüşüm programının yanı sıra uçuş deneyiminin farklı noktalarında çevresel sürdürülebilirliği destekleyen uygulamalarını sürdürüyor. Bu kapsamda; Emirates'in çocuklara yönelik çanta ve pelüş oyuncak koleksiyonu en az yüzde 50 oranında geri dönüştürülmüş malzeme içeriyor. Gereksiz plastik ambalaj kullanımı da azaltılmış durumda.First Class yatak ürünlerinde kullanılan plastik ambalajlar kaldırılarak geri dönüştürülmüş polyesterden üretilen yeniden kullanılabilir çantalar kullanılmaya başlandı.Business Class, Premium Ekonomi ve Ekonomi Sınıfı kulaklık ambalajları yüzde 100 geri dönüştürülmüş plastikten üretiliyor.First ve Business Class yolcu kitlerinde geri dönüştürülmüş içerikli kumaşlar ve daha sürdürülebilir malzemeler tercih ediliyor.Premium Ekonomi ve Ekonomi Sınıfı yolcu kitlerinde biyolojik bazlı malzemeler kullanılırken, çorap ve göz maskeleri yüzde 100 geri dönüştürülmüş polyesterden üretiliyor.Premium Ekonomi ve Ekonomi Sınıfı battaniyelerinde kullanılan her ürün yaklaşık 28 geri dönüştürülmüş plastik şişeye eşdeğer malzeme içeriyor.First ve Business Class'ta sunulan pijama, terlik ve göz maskeleri sertifikalı botanik liflerden elde edilen modal kumaştan üretiliyor.First ve Business Class'ta sunulan VOYA cilt bakım ürünlerinde sürdürülebilir yöntemlerle hasat edilen organik deniz yosunları kullanılıyor.Uçuşlarda plastik pipetlerin yerine sertifikalı kâğıt pipetler kullanılıyor.Dubai'ye gelen uçuşlarda uygun operasyonel koşullarda cam ve plastik şişeler ayrıştırılarak geri dönüşüme kazandırılıyor.Tüm kabin sınıflarında kullanılan menüler, sürdürülebilir kaynaklı kâğıtlara basılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karsan Otonom E-ATAK Hava Ulaşımında Sahneye Çıktı Haber

Karsan Otonom E-ATAK Hava Ulaşımında Sahneye Çıktı

“Mobilitenin Geleceğinde Bir Adım Önde” olma vizyonuyla dünyada toplu taşımanın dönüşümünde öncü rol oynayan Karsan, otonom teknolojisinin ulaştığı noktayı gözler önüne sermeye devam ediyor. Dünyanın ilk Seviye-4 otonom toplu ulaşım aracı olarak 2021’den bu yana gerçek yol şartlarında hizmet veren Karsan Otonom e-ATAK, toplu ulaşımdaki başarısını şimdi de farklı operasyonel kullanım alanlarında da gerçekleştirebileceğini kanıtladı. Bu kapsamda şirket, teknoloji partneri ADASTEC ve Türk Hava Yolları ile İGA İstanbul Havalimanı’nda bir demo operasyonu gerçekleştirdi. Karsan Otonom e-ATAK apron sahasında gerçek operasyon koşullarında test edildi. Demo sürüşleri iki farklı senaryo üzerinden kurgulandı. İlk senaryoda araç, Türk Hava Yolları Operasyon Merkezi – Ekip Terminali başlangıç noktasından Smart Kargo Sahası’na (SMARTIST Binası önü) yaklaşık 3,5 kilometrelik bir rotada ilerledi. İkinci senaryoda ise yine Türk Hava Yolları Operasyon Merkezi – Ekip Terminali başlangıç alınarak 200’lü Açık Park Sahası’na yaklaşık 1,5 kilometrelik bir sürüş gerçekleştirildi. Vardiya ekiplerinin çalışma alanlarına ve uçuş ekiplerinin uçak park pozisyonlarına ulaştırılmasını simüle eden bu senaryolar; otonom sürüş performansının gerçek operasyon koşullarında doğrulanması, algılama ve navigasyon sistemlerinin test edilmesi, güvenlik ve acil durum senaryolarının değerlendirilmesi ile operasyonel trafik etkileşiminin analiz edilmesi açısından önemli veriler ortaya koydu. Apron yolunda diğer hizmet araçlarıyla birlikte gerçek operasyon trafiği içerisinde hareket eden Karsan Otonom e-ATAK, üzerindeki LiDAR, radar, kamera ve gelişmiş sensör sistemleriyle rotasını sorunsuz şekilde tamamlayarak, otonom teknolojisinin havayolu lojistiğindeki potansiyelini de gözler önüne serdi. Otonom teknolojisinin potansiyelini açıkça gösterdik! Bu önemli testin otonom teknolojinin gerçek operasyon ortamındaki kabiliyetini ve havacılık sektöründeki dijital dönüşüm potansiyelini net şekilde ortaya çıkardığını söyleyen Karsan Yurtiçi Satış ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Muzaffer Arpacıoğlu, “Yakın zamanda Otonom e-ATAK ile, Frankfurt Havalimanı’nda iki haftalık demo operasyonunu başarıyla tamamlamıştık. Şimdi de İGA İstanbul Havalimanı’ndaki bu başarılı demo ile apron operasyonlarında otonom mobilitenin uzun vadeli potansiyelini açık olarak gösterdik” dedi. Apronların yüksek güvenlik gerektiren alanlar olduğunu ifade eden Muzaffer Arpacıoğlu, şöyle devam etti: “Bu kapsamda Karsan Otonom e-ATAK; operasyonel verimlilik, insan hatasının minimize edilmesi, güvenlik standartlarının artırılması, dijitalleşme ve otomasyon ihtiyaçlarına güçlü şekilde cevap verdi. Bu başarılı demoyu, otonom teknolojisinin yalnızca toplu ulaşımda değil, farklı operasyonel kullanım alanlarında da konumlandırabildiğini göstermesi açısından stratejik bir adım olarak nitelendiriyoruz.” Karsan, Türk Hava Yolları ve ADASTEC ekiplerinin bir araya geldiği toplantıda, apron içi yolcu taşımacılığı ve güvenlik süreçlerine yönelik değerlendirmelerin ardından, geleceğin mobilite çözümlerine ışık tutan demo sürüşü apron sahasında gerçekleştirildi. Toplantı sonrasında Türk Hava Yolları Genel Müdür Yardımcısı Kerem Kızıltunç: “Türk Hava Yolları olarak, Türkiye'de bir havalimanı apron sahasında gerçekleştirilen ilk otonom otobüs demo çalışmasına imza atarak sektörde yine öncü olduk. Karsan Otomotiv ve ADASTEC iş birliğiyle geliştirilen otonom otobüslerle, havalimanı operasyonlarımız için gerçekleştirdiğimiz bu test sürüşünde Ekip Terminalimizden başlayan yolculuğumuzu, Smartist kargo binamıza ve açık park pozisyonlarına da uğrayarak 11 kilometrelik bir rotada tamamen otonom şekilde tamamladık. Havacılığın kalbinin attığı apronda bu teknolojiyi sahada öncü olarak test etmek ve otonom sürüş deneyimini güvenli şekilde bizzat yaşamak gerçekten heyecan vericiydi. Bu çalışmaya katkı veren herkese teşekkür ediyorum.” açıklamalarında bulundu. Atalay Taşkoparan, ADASTEC Kurucu Ortağı ve CCO’su olarak, şirketin Seviye-4 otonom sürüş teknolojisiyle havalimanı operasyonlarında güvenilir, ölçeklenebilir ve sahada karşılığı olan çözümler sunduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “İGA, Avrupa Birliği’nin en yoğun havalimanı. Burada, ADASTEC’in otonom sürüş teknolojisini kullanan Karsan Otonom e-ATAK ile, gerçek trafik koşullarında bir personel taşıma senaryosu uyguladık. Senaryo, terminal binası ile uçak altı arasındaki taşıma ihtiyacına odaklandı. Otonom aracın gerçek trafik ortamındaki performansı, aprondaki ekip taşımacılığında operasyonel verimlilik ve güvenlik beklentilerini karşılayan, uygulanabilir bir çözüm olabileceği öngörüldü. Farklı havalimanı projelerinde edindiğimiz saha deneyimiyle, otonom mobilitenin havacılık operasyonlarında bir dizi sorunu çözeceğine ve büyük ölçüde yer tutacağına inanıyoruz. ADASTEC olarak, Karsan ile birlikte havalimanlarının güvenlik, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşümüne katkı sunmaktan memnuniyet duyuyoruz. Dünyanın farklı havalimanlarını geleceğin operasyonlarını birlikte şekillendirmeye davet ediyoruz.” 60 bin yolcu deneyimiyle Dünyada ilk ve tek! Otonom teknolojisinin mobilitenin dönüşümünde giderek daha önemli bir rol üstlenmesiyle birlikte Karsan Otonom e-ATAK, Avrupa ve ABD’de hayata geçirilen projelerle gerçek trafik koşullarında yolcu taşıyarak önemli başarılara imza atıyor. ABD’de Michigan State University kampüsünde 1,5 yıl boyunca 5 kilometrelik bir rotada yolcu taşıyan araç, Norveç’in Stavanger şehrinde ise 2022 yılından bu yana biletli yolcu taşımayı sürdürüyor ve tünelden geçen ilk otonom otobüs olarak dikkat çekiyor. Rotterdam’da Avrupa’nın ilk otonom havalimanı shuttle’ını devreye alan Karsan, İsviçre ve İsveç’te açık trafikte yolcu taşıyan ilk otonom otobüs projelerini hayata geçirirken, Hannover’de ise KBA onayıyla kamuya açık yollarda test sürüşü gerçekleştiren ilk otonom otobüs oldu. Frankfurt’ta gerçekleştirilen otonom apron demo çalışması ise Karsan’ın havalimanı operasyonları gibi yüksek güvenlik ve hassasiyet gerektiren alanlarda da otonom mobilite çözümleri sunabilme yetkinliğini ortaya koydu. 2026 yılında Salen ve Paris RATP’de gerçekleştirilen otonom demo projeleriyle birlikte Karsan, farklı kullanım senaryolarında otonom teknolojisini geliştirmeyi sürdürecek. 160 bin kilometrenin üzerinde otonom sürüş deneyimine, 60 binden fazla taşınan yolcuya ve yüzde 99,5 başarı oranına ulaşan Karsan, bugün 12 ülkede 16 farklı otonom proje ile dünyada açık trafikte yolcu taşıyan Seviye-4 ilk ve tek otonom otobüs olma özelliğini korumaya devam ediyor. Karsan Otonom e-ATAK sürekli hizmete hazır! Gelişmiş Sensör Paketi ile donatılan Karsan Otonom e-ATAK, farklı hava koşullarında hassas navigasyon ve durumsal farkındalık sağlamak için birlikte çalışan LiDAR, radar, kameralar, GNSS ve en son teknoloji sensörlerin bir kombinasyonunu kullanıyor. Gece veya gündüz, farklı hava koşullarında 40 km/s hıza otonom sürüşte çıkabilen araç, bir otobüs sürücüsünün yaptığı; rota üzerindeki duraklara yanaşma, inme-binme süreçlerini yönetme, kavşak ve geçitlerle trafik ışıklarındaki sevk ve idareyi sağlama benzeri tüm işlemleri sürücüsüz olarak gerçekleştiriyor. Otobüsün AC ünitelerle 5 saatte, DC ünitelerle ise 3 saatte tam olarak şarj olabilme yeteneği, aracın sürekli hizmete hazır olmasını sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabiha Gökçen’den 2026’nın İlk Rekor Haberi Geldi Haber

Sabiha Gökçen’den 2026’nın İlk Rekor Haberi Geldi

Havacılık sektörünün ve Türkiye’nin yükselen değeri olan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, operasyonel kabiliyetini ve bölgedeki stratejik konumunu bir kez daha kanıtladı. 31 Mayıs Pazar günü iç ve dış hatlarda toplam 894 iniş-kalkış ile gerçekleşen yoğun hava trafiği, havalimanı tarihinde bir gün içerisinde ulaşılan en yüksek uçuş sayısı olarak kayıtlara geçti. Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Meydan Otoritesi HEAŞ ve Terminal İşletmecisi İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) koordinasyonunda uygulanan titiz çalışmalar neticesinde bayram yoğunluğu ve söz konusu rekor trafik sorunsuz şekilde yönetildi. HEAŞ tarafından, hava trafik kontrol hizmetlerinden apron yönetimine, teknik altyapıdan hava sahası emniyetine kadar tüm operasyonel süreçler etkin şekilde yönetilirken; terminal tarafında ise ISG ekiplerince operasyon, güvenlik, temizlik, yönlendirme ve yolcu konforuna yönelik çalışmalar 24 saat esaslı olarak yürütüldü. Böylece bayram dönemine ait yoğun trafik operasyonel aksama yaşanmadan başarıyla tamamlandı. Havalimanının artan kapasite kullanımını destekleyen bu rekor, aynı zamanda Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın stratejik konumunu ve teknolojik altyapısının gücünü bir kez daha teyit etti. Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, operasyonel başarısıyla Türkiye’nin sivil havacılık hedeflerine katkı sunmaya ve bölgedeki en önemli uçuş merkezlerinden biri olma konumunu güçlendirmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kurban Bayramı Seyahati Planlayanlara Kritik Uyarı: Uçak Biletleri Hızla Tükeniyor Haber

Kurban Bayramı Seyahati Planlayanlara Kritik Uyarı: Uçak Biletleri Hızla Tükeniyor

9 günlük Kurban Bayramı tatili yaklaşırken seyahat sektöründe hareketlilik zirveye ulaştı. ENUYGUN.com Uçak İş Biriminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Orkun Özkan, bayram dönemi için uçak bileti aramalarının normal döneme göre 3 kat artış gösterdiğini ifade etti. 4 Hafta Öncesinden Talep Patlaması Geçmiş yıllarda bayrama 3 hafta kala başlayan yoğun ilginin bu yıl ilk kez Ramazan Bayramı’nda 4 haftaya çıktığını, Kurban Bayramı’nda da bu trendin sürdüğünü belirten Özkan, “Kullanıcılarımız artık çok daha bilinçli. Bayram biletlerine 4 hafta önceden yoğun ilgi göstermeye başladılar. İlk bilet alanlar en avantajlı fiyatları yakaladı. Ancak bayrama yaklaştıkça yer bulma sıkıntısı artıyor.” dedi. Popüler Hatlarda Son Durum: Tavan Fiyat 6.990 TL Uçuşlarda uygulanan tavan fiyat uygulamasına dikkat çeken Özkan, biletlerin son %30’luk kısmının tavan fiyattan satıldığını hatırlatarak şu örnekleri paylaştı: Antalya: Normal dönemde 3.000 -3.500 TL bandında olan biletler, bayramda tavan fiyat olan 6.990 TL seviyelerine ulaştı.Trabzon: 4.000 TL bandından 6.500 TL seviyelerine yükseldi.Doğu ve Güneydoğu Anadolu: Diyarbakır, Van ve Mardin en çok talep gören ve fiyatların yükseldiği destinasyonlar arasında ilk sıralarda yer alıyor.Ekonomik Seyahat İçin Öneri: Tarih Kaydırma Tatil planı yapanlara maliyetleri düşürecek kritik bir ipucu veren Özkan sözlerine şöyle devam etti: “Yoğunluk ve yüksek fiyatlar daha çok tatilin ilk günü olan 23 Mayıs’ta görülüyor. Seyahat planını 25, 26 veya 27 Mayıs tarihlerine kaydıran kullanıcılar, biletlerini tekrar çok daha avantajlı rakamlarla alabilirler.” Küresel Jet Yakıtı Krizi ve Körfez Hattında Toparlanma Dünyadaki jeopolitik gerilimlerin havacılık sektörüne etkilerine de değinen Özkan, Hürmüz Boğazı ve Körfez bölgesindeki enerji tesislerine yönelik müdahalelerin ciddi bir jet yakıtı darboğazı yarattığını belirtti. ABD’de bir hava yolunun bu kriz nedeniyle faaliyetlerine son verdiğini hatırlatan Özkan, Türkiye’deki durumu şöyle özetledi: “Türkiye’de alınan önlemler sayesinde benzer bir operasyonel durma yaşamıyoruz. Ancak Türk taşıyıcılar Körfez bölgesindeki bazı kritik rotalarda kayıplar yaşadı. Savaşın başlamasıyla Dubai, Doha, Kuveyt ve Bahreyn gibi rotalarda %71’e varan bir gerileme görmüştük. Bayramın etkisiyle bu bölgedeki durulma, talebi tekrar canlandırdı ve gerileme %30’lar seviyesine kadar düştü. Bayram, Körfez hattını da hareketlendirdi.” Wingie Enuygun Group Hakkında: Teknolojik gelişmelerin öncüsü olan, dijital düşünen ve kullanıcılarına en kusursuz deneyimi sunmak için çalışan seyahat odaklı bir teknoloji şirketidir. Wingie Enuygun Group, her ay en uygun seçeneklerle buluşturduğu 22 milyonun üzerinde ziyaretçisi ile Türkiye’de seyahat sektörünün online dönüşümüne yön veriyor. Hizmet verdiği alanlar arasında uçak bileti, otel, otobüs bileti, araç kiralama, transfer, finans ve sigorta yer alıyor. 18 milyonun üzerinde uygulama indirme ile seyahat sektöründe öncü olma özelliğini taşıyan ENUYGUN, 2028’e kadar dünyanın en büyük 5 online seyahat pazaryeri arasına girme vizyonuna paralel olarak, global markası Wingie ile 19 dilde hizmet sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’de Gökyüzü Gençlerle Renklendi Haber

Nilüfer’de Gökyüzü Gençlerle Renklendi

Nilüfer Belediyesi’nin, Bursa Uludağ Üniversitesi Havacılık Topluluğu öğrencileriyle birlikte bu yıl 5’incisini gerçekleştirdiği “Üni Uçuş Günleri”, yoğun ilgi gördü. Nilüfer Belediyesi Fadıllı Havacılık ve Doğa Sporları Merkezi’nde 15 Mayıs’ta başlayan etkinliklere, uçuş okullarının yanı sıra Türkiye’nin dört bir yanındaki 22 üniversiteden 610 havacılık tutkunu katıldı. Katılımcılar, iki gece boyunca etkinlik alanında kurdukları çadırlarda kamp yaparak doğanın ve gökyüzünün tadını çıkardı. Etkinlik boyunca gökyüzü, kostümlü ve serbest uçuş gösterileriyle renklendi. Katılımcılar; HAVELSAN’ın paraşüt simülasyonu ve GUHEM’in sıcak hava balonu simülasyonu deneyimlerinin yanı sıra voleybol, badminton ve speedball turnuvalarıyla eğlenceli anlar yaşadı. Kostümlü uçuş yarışmasında yaratıcı fikirler gökyüzüyle buluşurken, “Badem” isimli köpeğin uçuş gösterisi etkinliğin ilgi çeken anlarından biri oldu. Programın ödül törenine Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra Nilüfer Belediye Başkan Vekili Berna Hacer Bilici, Başkan Yardımcıları Emre Karagöz ve Zerrin Güleş, Nilüfer Belediyesi Meclis Üyeleri, Fadıllı Mahalle Muhtarı Nail Gülmez ve çok sayıda katılımcı katıldı. “GENÇLERİN TALEPLERİNE ‘HAYIR’ DEMEK YASAK” Ödül töreninde konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, tesisin geliştirileceğini belirterek şunları söyledi: “Burada sizlerle birlikte olmaktan dolayı son derece memnunuz. Her şey gençler için. Mevcut tesisimizi daha da geliştireceğiz; seyir terasları ve yeni organizasyonlarla bu bölgeyi gençlerin her zaman gelip eğlenebileceği, kamp yapabileceği bir merkez haline getirmeye çalışıyoruz. Özellikle Ayvaini Mağarası’nın turizme kazandırılması için girişimlerimiz sürüyor. İçinde 4,5 kilometre boyunca botla gezilebilecek su yolu bulunan bu doğa harikasını herkes görmeli. Bölgedeki Ayvaköyü’nü ‘Örnek Köy’ ve aynı zamanda ‘Dijital Köy’ haline getiriyoruz. Dünyanın herhangi bir yerinden bilgisayarıyla çalışan ‘dijital göçebeler’ için konaklamalı alanlar oluşturuyoruz. Ayrıca hemen karşımızdaki Gölyazı da dünyada görülmesi gereken yerler arasında gösteriliyor. Bir dahaki yıl geldiğinizde buraya teknelerle ulaşabileceğiniz bir sistem kurmayı hedefliyoruz. Gençler, kadınlar, dezavantajlı gruplar ve tarım alanları bizim özel hassasiyet alanlarımız. Nilüfer Belediyesi’nde gençlerin taleplerine ‘hayır’ demek yasak.” Konuşmaların ardından Başkan Şadi Özdemir, Bilici, Karagöz, Güleş ve Gülmez, yarışmalarda dereceye giren katılımcılara ödüllerini verdi. Üni Uçuş Günleri kapsamında düzenlenen “Kostümlü Uçuş Festivali”nde birinciliği, “Satranç” kostümüyle yarışan Çukurova Üniversitesi Havacılık Topluluğu öğrencileri Arda Sonel ve Sıla Bozkurt kazandı. Yarışmada ikinciliği “Anka Kuşu” kostümüyle Pamukkale Üniversitesi Havacılık Topluluğu öğrencisi Mehmet Fidel Akso elde ederken, Bursa Uludağ Üniversitesi Havacılık Topluluğu öğrencileri Hamza Sener ve Cemil Abdulhalikov ise “Viltrum Gezegeninden Omni-Man ve Invincible” kostümüyle üçüncü oldu. Yarışmaya katılan “Badem” isimli köpek de madalya ile ödüllendirildi. Voleybol turnuvasında ise İskenderun Üniversitesi Havacılık Topluluğu öğrencileri birinci, İnönü Üniversitesi Havacılık Topluluğu öğrencileri ikinci, Bursa Uludağ Üniversitesi Havacılık Topluluğu öğrencileri ise üçüncü sırada yer aldı. Etkinliğe katkılarından dolayı jüri üyeleri ile HAVELSAN temsilcilerine de plaket takdim edildi. Gündüzleri uçuş ve spor etkinlikleriyle geçen organizasyon; gece ateş başı sohbetleri, Kırmızı Halı Defilesi, DJ performansları ile İlkay Özkara ve Blöf grubunun konserleriyle sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BMW Motorrad’dan Göz Kamaştıran Konsept: Vision K18 İlk Kez Sahneye Çıkıyor Haber

BMW Motorrad’dan Göz Kamaştıran Konsept: Vision K18 İlk Kez Sahneye Çıkıyor

İlk kez İtalya’daki prestijli Concorso d’Eleganza Villa d’Este etkinliğinde sergilenecek olan Vision K18, yalnızca bir konsept motosiklet olmanın ötesinde markanın gelecekte izleyeceği tasarım rotasına dair güçlü ipuçları veriyor. Yüksek performans ile duygusal tasarım dilini aynı noktada buluşturan model, özellikle uzun yol sürüşlerine odaklanan yapısıyla dikkat çekiyor. BMW Motorrad’ın şimdiye kadar geliştirdiği en iddialı konseptlerden biri olarak gösterilen Vision K18, hem teknik altyapısı hem de çarpıcı görünümüyle motosiklet tutkunlarının radarına girmeyi başardı. BMW Vision K18 Tasarımıyla Havacılık Dünyasına Göz Kırpıyor Yeni konseptin en dikkat çekici detaylarından biri aerodinamik tasarım anlayışı oldu. BMW Motorrad tasarım ekibi, Vision K18’in siluetini oluştururken yüksek hızlı jet uçaklarından ilham aldı. Bu yaklaşım motosikletin yalnızca hareket halindeyken değil, park pozisyonundayken bile güçlü ve dinamik görünmesini sağlıyor. Özellikle uzatılmış gövde yapısı ve akıcı yüzey geçişleri, motosiklete oldukça agresif bir karakter kazandırıyor. Gövde boyunca kullanılan metalik detaylar ve keskin çizgiler ise konseptin premium kimliğini öne çıkarıyor. Tasarım dili, klasik touring motosiklet anlayışını modern performans estetiğiyle bir araya getiriyor. BMW Motorrad’ın bugüne kadar ürettiği altı silindirli touring modellerinde konfor ön plandayken, Vision K18 bu yaklaşımı daha duygusal ve daha dramatik bir forma taşıyor. Motosiklet üzerindeki altı hava girişi, altı egzoz çıkışı ve altı LED far detayı da doğrudan motor mimarisine gönderme yapıyor. 1.800 cc’lik Dev Altı Silindirli Motor Öne Çıkıyor Vision K18’in merkezinde BMW Motorrad’ın ikonik sıralı altı silindirli motoru yer alıyor. 1.800 cc hacmindeki güç ünitesi yalnızca performans üretmek için değil, aynı zamanda tasarımın ana unsuru olarak da kullanılmış durumda. Motor bloğunun bilinçli şekilde görünür bırakılması, konseptin mekanik karakterini daha güçlü hissettiriyor. BMW mühendisleri, bu yaklaşım sayesinde motosikletin teknik yönünü estetik bir unsur haline dönüştürmeyi hedefliyor. Marka tarafından yapılan açıklamalara göre Vision K18, performans hissini yalnızca sürüş sırasında değil, görsel algı üzerinden de sürücüye aktarmayı amaçlıyor. Bu nedenle motosikletin her detayı hız, güç ve uzun yol hissini destekleyecek şekilde şekillendirildi. El İşçiliği ve İleri Teknoloji Aynı Gövdede Buluştu BMW Motorrad Vision K18’in üretiminde geleneksel el işçiliği ile ileri mühendislik teknolojileri birlikte kullanıldı. Konseptin alüminyum gövde parçalarının önemli bölümü elde şekillendirildi. Özellikle tek parça görünümüne sahip büyük yan panel, motosikletin en dikkat çekici tasarım detaylarından biri olarak öne çıkıyor. Karbon fiber ve alüminyum kombinasyonu sayesinde hem hafiflik hem de yüksek dayanıklılık hedeflenmiş durumda. Yüzeylerde kullanılan özel kaplamalar ise motosiklete klasik Formula 1 egzoz sistemlerini hatırlatan metalik bir görünüm kazandırıyor. Teknolojik tarafta da Vision K18 oldukça iddialı detaylara sahip. Hidrolik olarak ayarlanabilen süspansiyon sistemi, aktif soğutmalı far teknolojisi ve büyük hava girişleri konseptin ileri mühendislik yaklaşımını gözler önüne seriyor. “The Heat of Speed” Tasarım Felsefesiyle Duygulara Hitap Ediyor BMW Motorrad, Vision K18’de “The Heat of Speed” adını verdiği özel bir tasarım yaklaşımını benimsiyor. Bu konsept, motorun ürettiği gücü görsel bir hisse dönüştürmeyi amaçlıyor. Motosikletin belirli bölümlerinde kullanılan özel ışık ve yüzey efektleri, yüksek sıcaklık altında oluşan hava dalgalanmalarını simüle ediyor. Böylece hız ve performans duygusu fiziksel hareket olmadan bile hissedilebiliyor. Tanıtım görsellerinin bir pist ve uçak kalkış alanı atmosferinde hazırlanması da bu yaklaşımın bir parçası olarak değerlendiriliyor. BMW Motorrad, Vision K18 ile yalnızca bir motosiklet değil, aynı zamanda güçlü bir sürüş deneyiminin görsel temsilini sunmayı hedefliyor. BMW Motorrad Geleceğin Tasarım Dilini Şimdiden Gösteriyor BMW Motorrad CEO’su Markus Flasch, Vision K18’in marka için yalnızca bir konsept çalışması olmadığını, aynı zamanda performans ve tasarım anlayışının geleceğine dair önemli bir gösterge olduğunu belirtti. Flasch’a göre altı silindirli motor BMW Motorrad için yalnızca teknik bir bileşen değil, aynı zamanda markanın karakterini temsil eden güçlü bir sembol niteliği taşıyor. Vision K18 de bu gücü heykelsi bir tasarım formuna dönüştürerek hız ve dinamizmi somut hale getiriyor. Motosiklet dünyasında elektrikli dönüşüm ve dijitalleşme hız kazanırken, BMW Motorrad’ın böylesine duygusal ve mekanik hissi yüksek bir konsept geliştirmesi sektör içinde dikkat çekmiş durumda. Vision K18’in seri üretime girip girmeyeceği henüz bilinmese de modelin gelecekteki BMW touring motosikletlerine ilham vereceği şimdiden konuşulmaya başlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.