Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Havacılık

Kapsül Haber Ajansı - Havacılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Havacılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İGA İstanbul Havalimanı’na,  Küresel Havacılık Otoritesi Cirium’dan “Platin Ödül” Haber

İGA İstanbul Havalimanı’na, Küresel Havacılık Otoritesi Cirium’dan “Platin Ödül”

Dünyanın en önemli küresel aktarma merkezlerinden İGA İstanbul Havalimanı, uluslararası havacılık standartlarını belirleyen Cirium’un hazırladığı “2025 Zamanında Performans İncelemesi” (On-Time Performance Review) başlıklı rapor kapsamında büyük bir başarıya imza attı. Operasyonel disiplini ve sürdürülebilir büyüme stratejisiyle öne çıkan İGA, küresel havacılık sektörünün en itibarlı ödüllerinden olan “Havalimanı Platin Ödülü”nü kazandı. İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen ve Cirium CEO’su Jeremy Bowen’ın katılımıyla düzenlenen ödül töreninde, İGA’nın 2025 yılında ulaştığı tarihi rekorlar ve operasyonel verimlilik artışı paylaşıldı. “Bu ödül, görünmeyen emeğin uluslararası tescilidir” İGA İstanbul Havalimanı’nın yüksek trafik hacmine rağmen gösterdiği istikrarlı operasyonel disiplinin altının çizildiği Cirium raporunda, Havalimanı’nın yoğun aktarma trafiği ve büyük ölçekli operasyonları yönetmedeki başarısı vurgulandı. Ödül töreninde konuşan İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen, bu başarının arkasındaki kusursuz koordinasyona dikkat çekerek şunları söyledi: “Bu ödül; yalnızca istatistiklerin değil, karmaşık operasyonları yönetebilme kabiliyetimizin ve kriz anlarında yolcu deneyimini koruyabilmemizin bir göstergesidir. 2025 yılında 84,3 milyon yolcu ağırlayıp 547 bin uçuşu başarıyla yönettik, günlük ortalama 1.707 uçuşla tarihimizin rekorlarını kırdık. Yolcularımız için suyun yüzeyinde her şey sakin ve akıcı görünürken, suyun altında 7/24 çalışan binlerce uzmanımız ve ileri teknolojik altyapımızla kusursuz bir koordinasyon sergiliyoruz. 117 yıllık tecrübesiyle sektörün en güvenilir odağı olan Cirium’dan bu ödülü almak, görünmeyen bu emeğin uluslararası tescilidir.” “İGA’nın Havacılık Verileri, Yükselişini Tesciller Nitelikte” Cirium CEO’su Jeremy Bowen, İGA İstanbul Havalimanı’nın sergilediği performans artışının dünya ölçeğinde bir başarı olduğunu vurguladı. Bowen, şu değerlendirmelerde bulundu: “İGA İstanbul Havalimanı’nın 2025 Platin Ödülü, istikrarlı ve ölçülebilir bir gelişimi yansıtmaktadır. 2023 yılında %68,62 olan ‘Zamanında Kalkış’ oranını 2024'te %76,28’e, 2025’te ise %80,72’ye ulaştıran İGA İstanbul Havalimanı, aynı süreçte küresel büyük havalimanları sıralamasında 51. sıradan 19. sıraya yükselmiştir. Bu kazanımlar her havalimanı için değerli olsa da Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu’yu birbirine bağlayan, dünyada çok az havalimanının her gün yönetebildiği trafik ve bağlantı düzeyinde faaliyet gösteren bir merkez (hub) olan İGA İstanbul Havalimanı için çok daha anlamlıdır. Çünkü böylesine bir ortamda performansı artırmak; havayolları, yer hizmetleri ekipleri ve hava trafik kontrolü arasında operasyonel bir disiplin ve koordinasyon gerektirir. Veriler, İGA İstanbul Havalimanı’nın temel başarı çıtasını yükselttiğini ve bu seviyeyi koruduğunu gösteriyor. Platin Ödülü’nün tescillediği şey, işte bu istikrardır.” Havacılık serüvenine 1909 yılında Flight Magazine ile adım atan Cirium, 117 yıllık derin tecrübesiyle sektörün en köklü bilgi otoritelerinden biri. Tarihi boyunca FlightStats, Diio, Innovata ve Ascend gibi kendi alanında lider birçok markayı ve stratejik ortağı bünyesine katarak devasa bir ekosisteme dönüşen şirket; günümüzde havacılık verisi ve analitiği dendiğinde dünyadaki en kapsamlı portföyü temsil ediyor. Asırlık mirasını modern dijital çözümlerle birleştiren Cirium, küresel havacılık standartlarını belirleyen, tarafsız ve güvenilir bir kurumdur. 2026 Hedefi: Türkiye Nüfusunu Aşan Yolcu Sayısı Operasyonel başarısını sürdürülebilirlik vizyonuyla taçlandıran İGA İstanbul Havalimanı, 2025 yılında tüm elektrik tüketimini güneş enerjisinden karşılayan dünyanın ilk havalimanı olma unvanını da kazandı. 2026 yılı için hedeflerini büyüten İGA, 90 milyonun üzerinde yolcu ağırlamayı ve taşıdığı yolcu sayısıyla Türkiye nüfusunu aşmayı hedefliyor. İGA İstanbul Havalimanı’nın 2025 Operasyonel Karnesi Yolcu Sayısı: 84,3 Milyon Toplam Uçuş: 547 Bin Günlük Rekor: 1.707 uçuş ve 283 bin yolcu Bağlantı Gücü: 330’dan fazla destinasyon ve 116 tarifeli yolcu havayolu Sürdürülebilirlik: 212 milyon avroluk GES yatırımı ile yılda 340 milyon kWh temiz enerji üretimi Küresel Başarı: ACI Europe verilerine göre küresel bağlantı merkezi sıralamasında dünya liderliği Görsel 2: Soldan Sağa Fotoğraf Altı: Jeremy Bowen - Cirium CEO'su, Selahattin Bilgen - İGA İstanbul Havalimanı CEO'su Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TIF 2026 İkinci Gününde de Turizmin Farklı Alanlarına Mercek Tuttu Haber

TIF 2026 İkinci Gününde de Turizmin Farklı Alanlarına Mercek Tuttu

Havacılıktan kruvaziyere, yumuşak güçten wellness’e, sürdürülebilirlikten Türk dizilerine kadar geniş bir yelpazede gelişim fırsatları ve büyüme hedeflerinin paylaşıldığı forumda; dijitalleşme, mavi ekonomi ve lüks segmentteki dönüşüme dikkat çekildi. Dünya turizminin önde gelen isimleri; Türkiye'nin küresel ölçekteki ilk dört oyuncu arasındaki yerini sağlamlaştırmak ve geliştirmek için sezonun 12 aya yayılması ve dijitalleşmenin operasyonel süreçlere entegre edilmesi gerekliliğini ortaya koydu. Forumda markalaşma, dijitalleşme, sürdürülebilirlik, yumuşak güç ve insan odaklı dönüşüm, turizmdeki stratejik başlıklar olarak öne çıktı. Oturumlarda öne çıkan bazı başlıklar: Kruvaziyer turizmde Galataport ve İstanbul Havalimanı ile kamu, özel sektör ve STK güç birliğinde pandemi sonrası kaydedilen hızlı toparlanmayla Türkiye fark yarattı. Orient Express, 67 vagonluk restore edilmiş trenle 2027 sonu itibarıyla Paris ve İstanbul’u birbirine bağlayacak.Türk havacılığı, THY, Pegasus ve SunExpress ile tarih yazdı; 800 ticari uçaklık filomuz 10 yıl içinde ikiye katlanabilir. Dünya hava yolcu sayısı 2053’te 22 milyara çıkacağı öngörülüyor. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) ev sahipliğinde; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) stratejik ortaklığında, Türkiye İş Bankası’nın ana sponsorluğunda düzenlenen Turizm Yatırım Forumu (Tourism Investment Forum) – TIF 2026’nın ikinci günü de, dünya turizminin önde gelen isimlerinin katılımıyla yoğun ve verimli oturumlara sahne oldu. “TÜRK TURİZMİNİN ASIL MUCİZESİ İNSANINDA YATIYOR” Gazeteci Özlem Doğaner’in moderatörü olduğu “Özet ve Temel Çıkarımlar: Çerçevenin Oluşturulması” başlıklı forumun ikinci gün açılış panelinde konuşan Oya Narin, TIF’in her yıl artan uluslararası ilgiyle büyüdüğüne dikkat çekti. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un Türkiye’nin turizmde artık dünyanın ilk dört vazgeçilmez destinasyonundan biri olduğu yönündeki değerlendirmelerine değinen Oya Narin, TTYD olarak, turizm yatırımcıları olarak bu güçlü pozisyonu korumaya ve daha da geliştirmeye yönelik kararlılıklarını dile getirdi. TTYD Başkanı Narin, Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkanı Gloria Guevara Manzo’nun Türkiye’ye yönelik “Bütün dünya sizi takip ediyor” sözlerinin de Türk turizmi açısından son derece kıymetli ve motive edici olduğunu belirtti. Türk turizminde yatak kapasitesi içinde yüzde 10 gibi düşük bir düzeyde olan markalaşmayı artırmak zorunluluğuna da dikkat çeken Oya Narin, açıklamasına şöyle devam etti: “Ülkemizin turizmde her şeyi var: İklimimiz, doğamız, tarihimiz, mitolojimiz, kültürümüz, gastronomimiz, denizimiz ve güneşimiz. En önemlisi ise heyecanımız ve pırıl pırıl insanlarımız. ‘Tanrı misafiri’ kavramına sahip bir kültürden geliyoruz. Misafiri kutsal kabul eden bir anlayışımız var. Türk turizminin asıl mucizesi de burada yatıyor: İnsanında” dedi. “2027 SONUNDA İKİNCİ ORİENT EXPRESS TRENİ, PARİS İLE İSTANBUL’U BİRBİRİNE BAĞLAYACAK” Orient Express CEO’su Gilda Perez Alvarado tarihi trenin 140 yıl önce başlayan hikayesini, yeni dönem çalışmalarını ve lüks otelcilikteki trendleri anlattı. Alvarado, Agatha Christie’den Hollywood’a kadar kültürel bir ikon haline gelen Orient Express’te 67 vagonluk restore edilmiş ikinci bir treninin 2027 sonu itibarıyla sefere başlayarak, Paris ve İstanbul’u birbirine bağlayacağını açıkladı. Alvarado, 2024 yılında 150 milyar dolara yaklaşan lüks otel pazarının 2032’de 370 milyar dolara çıkmasının beklenildiğini de belirtti. “TÜRKİYE, KRUVAZİYER’DE KAMU, ÖZEL SEKTÖR VE STK İŞ BİRLİĞİ İLE FARK YARATTI” Oturumdan önce “Mavi Ekonomi” başlıklı ana tema konuşmasını yapan Carnival Corporation’un eski Kıdemli Başkan Yardımcısı Giora Israel, “Kruvaziyer Turizminin Bir Sonraki Dalgası” başlıklı oturumun moderatörlüğünü de üstlendi. Oturumda Viking Ürün Geliştirme Başkan Yardımcısı Joost Ouendag, Ritz Carlton Yacht Collection Liman ve Varış Noktası Operasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Spyros Almpertis, Tura Turizm Holding Başkan & CEO’su Leyla Öner ile Galataport İstanbul Liman Direktörü Tolga Tuncay konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda kruvaziyer turizmi için Türkiye’nin misafirperverliği ve tarihi ile oluşturduğu mükemmel destinasyonlar, kruvaziyerdeki yüksek eğitim ve gelir/harcama seviyesine sahip turist profili, VIP müşteriler için ultra lüks kruvaziyer deneyimi gibi çarpıcı başlıklar ele alındı. Leyla Öner, Türkiye’nin pandemi sonrası 2021’de başlayan kruvaziyer turizmindeki toparlanma sürecinde, Galataport ve İstanbul Havalimanı’nın büyük etki yarattığını belirtti. Öner, hızlı bir şekilde kamu, özel sektör ve tüm STK'ların güçlerini birleştirerek; hem destinasyon tanıtımının etkili şekilde yapılması hem de taşımacılık, tesis ve rehber gibi diğer tamamlayıcı hizmetlerde kaydettikleri gelişmelerle Türkiye’nin fark yarattığını söyledi. “HAVACILIĞIN YENİ YÜZYILI: 2053’TE 22 MİLYAR YOLCU” Turizm ve havacılık sektörünün önemli isimleri, "Hava Taşımacılığı: Sırada Ne Var?" panelinde bir araya gelerek sektörün yol haritasını çizdi. Pegasus Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tevfik Nane’nin moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda, Southwind Airlines CEO’su Şükrü Can, TAV Airports COO’su Mete Erna ve TAV Güvenlik CEO’su Turgay Şahan konuşmacı olarak yer aldılar. Oturumda; ülkemize gelen her 10 turistin havayolu ile geldiği, Türk havacılığının THY, Pegasus ve SunExpress ile tarih yazdığı, 800 ticari uçaklık filonun 10 yıl içinde ikiye katlanması beklendiği, dünya hava yolcu sayısının 2043’te 17 milyar, 2053’te ise 22 milyara çıkacağı öngörüsü gibi önemli konulara değinildi. “TURİZMDE YENİ ROTA "ÇEVİKLİK VE DÖNÜŞÜM" Armin Zerunyan moderatörlüğünde gerçekleşen “Otel Yatırımları: Trendler, Markalar ve Stratejik Büyüme” panelinde ise AZ Consultancy Kurucusu Armin Zerunyan, IHG Hotels & Resorts Geliştirme Başkanı Kristin Thorsteinsdottir, Accor Premium Orta Ölçekli & Ekonomi MEA & Türkiye CDO Maya Ziadeh, Hyatt Hotels Güney Avrupa Otel Geliştirme Direktörü Carlos Paredes Fernandez, Hilton Worldwide Türkiye Kıdemli Geliştirme Direktörü Funda Eratici ve Petra Hospitality Kurucu Ortak & Direktör Tasos Kotzanastassis, Türkiye pazarının geleceğini konuştu. Oturumdaki açıklamalar Uluslararası markaların Türkiye’ye, zengin turizm potansiyeli paralelinde ilgi duyduğu ve bu ilginin artarak devam edeceği tablosunu ortaya koydu. “KONAKLAMA VE TURİZM FİNANSMANINDA STRATEJİK ADIMLAR” TKYB Başkan Yardımcısı Seçil Yıldız moderatörlüğünde düzenlenen “Konaklama Sektöründe İşletme ve Yatırım Finansmanı” oturumunda konuşmacılar; ICBC Proje Finansmanı Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Can Yakar, Ziraat Bank Proje Finansmanı Başkanı Berrin Mahmutoğlu, Ziraat Bank Proje Finansmanı Başkanı Berrin Mahmutoğlu, Ziraat Bank Proje Finansmanı Başkanı Berrin Mahmutoğlu, World Bank Group – Finans Sektörü Görev Ekibi Lideri Etkin Özen ve EBRD Kıdemli Gayrimenkul Bankacı Yöneticisi Seher Güngör tarafından, turizm işletme ve finans yönetiminin sektör için taşıdığı stratejik değer masaya yatırıldı. “LÜKSÜN YENİ ROTASI: KİŞİYE ÖZEL VE ANLAMLI YOLCULUKLAR” Forbes Travel Guide CEO’su ve Küresel Elçisi Filip Boyen’in moderatörlüğünde gerçekleşen, “Lüksten Yaşam Tarzına: Yeni Misafir Beklentileri” konulu panelde, Servotel Kurucu Ortağı Ayla Heyfegil, The Peninsula İstanbul Genel Müdürü Jonathan Crook, Minor Hotels Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdürü Amir Golbarg ile Technogym Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Vittorio Zagaia turizmde lüksü konuştu. Oturumda; konukseverliğin bir numaralı kalite unsuru olduğu, lüksün fiziksel niteliklerden çok ‘benim için tasarlanmış’ hissi veren hizmet, ortam ve deneyime dayandığı, Türkiye’nin geleneksel misafirperverliği, gastronomi, kültür, marinalar başta olmak üzere lüks turizm açısından taşıdığı avantajlar ele alındı. “SEYAHAT ARTIK KEŞİF DEĞİL, BÜTÜNSEL İYİ OLUŞ YOLCULUĞU” NG Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür’ün moderatörlüğünü üstlendiği “Wellness Çağında Turizm Yatırımları” başlıklı panelde Forbes Travel Guide CEO’su & Küresel Elçi Filip Boyen, Sunset Hospitality Group İş Geliştirme Direktörü Carmen Bardaji, Healing Hotels of the World Kurucu & CEO’su Anne Biging ve Johnson Health Tech EMEA Bölgesi Otelcilik Satışları Direktörü Gary Young, turizm sektörünün yükselen trendi wellness ve longevity kavramlarını ve bu alanların sektöre katkılarını ele aldı. Bu terndin otel tasarımlarından çalışan eğitimine kadar her alanı etkilediği, bilim destekli ölçülebilir programların ve kişiselleştirilmiş deneyimlerin öne çıktığı gibi önemli başlıklar, oturumda detayları ile konuşuldu. “MARİNALAR, TEKNELERİN OTOPARKI OLMAKTAN ÇOK YAŞAM ALANI HÂLİNE DÖNDÜ” Naviga Publishing and Communications Corp. Kurucu Ortağı Tuba Noyan moderatörlüğündeki “Marinaların Sosyal Yaşam Alanlarına Dönüşümü” adlı panelde ise Setur Marina Genel Müdürü Emre Doruk, marina kültüründeki dönüşümü ve bunun sosyal–ekonomik etkilerini konuştu. Panelde; marinaların yalnızca teknelerin park ettiği yerler olmaktan çıkıp, herkes için alternatif birer yaşam alanına dönüştüğü ve Türkiye’nin marinalar konusunda gelişebileceği çok önemli bir coğrafyaya sahip olduğu belirtildi. “HİKAYELERİMİZ PETROLDEN DAHA DEĞERLİ” Contemporary İstanbul Vakfı Başkanı Ali Güreli moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Yumuşak Güç: Sanat ve Kültür Yoluyla Değer Yaratmak” panelinde ise FarkLabs Kurucusu Ahu Büyükküşoğlu Serter, Ay Yapım CEO’su Kerem Çatay ve Zeyrek Çinili Hamam Kurucu Direktörü Koza Güreli Yazgan; sanat, dizi sektörü ve kültürel mirasın birleşerek turizm içinde nasıl devasa bir "yumuşak güç" oluşturduğu çarpıcı örneklerle anlatıldı. “SEKTÖRDE PARA VE YATIRIM VAR AMA DOĞRU İNSAN YOK” “Konaklama Sektöründe Yeteneğin Geleceği” panelinde konuşan Les Roches CEO’su Carlos Diez, sektörün içinde bulunduğu ve adeta ‘mükemmel fırtına’ya dönüşen yetenek krizine vurgu yaptı. Diez; “Turizmde para var, tesis var, ancak bunları işletecek kalifiye insan yok. Turizm eğitim alanların eskiden 90’ı otelciliği seçerken, bu oran şimdi yüzde 30’a düştü. Öyle bir noktadayız ki bazı şirketler, sadece doğru insan bulamadıkları için büyüme planlarını durdurmak zorunda kalıyor” açıklamasında bulundu. “MICE SEKTÖRÜ GELİR VE ÜLKE TANITIMI AÇISINDAN STRATEJİK ÖNEME SAHİP” Dreamproject CEO & Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Ataman moderatörlüğündeki “Etkinlik Turizminin Geleceği: Kongre Mekanları ve Spor Deneyimleri” panelinde Lütfi Kırdar Congress and Exhibition Center Genel Müdürü Deniz Dikkaya, ICVB Genel Müdürü Cemil Hakan Kılıç ve TÜRSAB Başkan Yardımcısı Hasan Eker, Türkiye’nin büyüyen etkinlik turizmi pazarında sahip olduğu potansiyeli masaya yatırdılar. Projelerin mimari aşamalar öncesinde profesyonel kongre organizatörleriyle başlaması, kongre ziyaretçilerinin ortalama turistlere oranla yaklaşık 4 kat fazla harcama yapması, daha yeni ve donanımlı otelleri ile Türkiye’nin MICE sektöründe avantajlı olması ve ülkemizde düzenlenecek kongre sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar, panelde ele alınan konular içinde öne çıktı. “OTEL TASARIMINDA HİKÂYE VE DENEYİM ODAKLI YAKLAŞIM” GAD Architecture/ Foundation Kurucusu Gökhan Avcıoğlu moderatörlüğünde düzenlenen “Otel Tasarımında Trendler: Destinasyon, Ruh, Deneyim ve İşlev” başlıklı oturumda, Bilgili Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Proje Geliştirme ve İnşaat Yönetimi Grubu Başkanı Levent Abay, Space Architects & Designers Kurucusu Kaan Çetinkaya ile Autoban Kurucu Ortağı Seyhan Özdemir, yapı tasarımının inceliklerini ve turizm deneyimine katkısını ele aldı. Panelde 20 otel, 25 bin oda kapasitesi ve 75 bin metrekarelik bir kongre merkezine sahip, kongre, spor ve longevity üzerinden turizmi 12 aya yayacak bir Konaklı projesinin dahi bölgeye 1,2 milyar dolarlık katma değer sağlayacağının vurgulandığı panelde, projelerin çok titiz çalışma ve 365 derecelik bir hassasiyetle tasarlanması gerektiği belirtildi. “TURİZMDE DENEYİM, KİŞİSELLEŞTİRME VE SÜRDÜRÜLEBİLİR DESTİNASYONLAR” “Pazarlamada Etkililik: Fikirleri Etkiye Dönüştürmek” panelinde TBWA Worldwide Strateji Direktörü Toygun Yılmazer moderatörü, Creative Supply Kurucu & Kreatif Direktörü- Youri Sawerschel ve Tatilbudur Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Çubuk da konuşmacı olarak yer aldılar. Panelde; bazı popüler destinasyonlara yoğun talep oluşurken, bazı destinasyonların ise kalabalık nedeni ile tercih edilmemesi, sofistike gezginlerin kimlikleriyle uyumlu destinasyonlar araması, iş ve tatilin birleştirilmesi, fiyat karşılaştırmalarının belirleyici olması, deneyim, kişiselleştirme ile sürdürülebilirliğin öne çıkması gibi tüketici davranışlarındaki tüm değişimler ve dijital platformların rolü masaya yatırıldı. “TÜRK DİZİLERİ: 170 ÜLKEYE İHRAÇ EDİLEN ÜCRETSİZ TANITIM GÜCÜ” Av. Dr. Aydın Orhan’ın moderatörlüğündeki “Türk Dizileri Aracılığıyla Destinasyon Markalaşması” oturumunda Gold Film’in kurucusu Faruk Turgut ile Süreç Film’in sahibi Ali Gündoğdu konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, 2008 yılında başlayan küresel yolculuğun bugün 1 milyar izleyiciye ulaştığı, 2024-2025 sezonunda tahminen 800 milyon dolarlık bir satış gerçekleştiği, dizi ihracı konusunda Amerika ve İngiltere’den sonra en fazla satış yapan ülke olarak elde edilen tanıtım, kültürel kazanım ve turizme katkısı masaya yatırıldı. “KONAKLAMA YATIRIMLARINDA SERMAYE, KÂRLILIK VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM” “Konaklama Sektöründe Sermaye Akışları ve İşlemlere Bakış” oturumunda ise Access Hospitality Kurucu & Başkanı Haluk Özdoğan (moderatörü), Ernst & Young Ortağı Gün Gökkaya ve Deloitte Ortağı Osman Arslan sahneye çıktı. Oturumda, Türkiye’deki otel yatırımlarındaki sermaye akışları, yatırımcı ilgisi ve dijital dönüşüm trendlerini ele aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uçuş Güvenliğini Yapay Zeka ile Yeniden Tanımlayacak Gençler Aranıyor Haber

Uçuş Güvenliğini Yapay Zeka ile Yeniden Tanımlayacak Gençler Aranıyor

Yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesi ve üretimi, Türkiye’nin teknolojik geleceği ve küresel rekabet gücü açısından kritik bir rol oynarken, yarışma da havacılık sektöründe karşılaşılan sorunlara yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler üretilmesini hedefliyor. Son başvuru tarihi 20 Şubat olan yarışma, bu alanda yetkin insan kaynağı yetiştirmeyi, bilgi birikimini artırmayı ve Türkiye’nin havacılık ile ileri teknoloji alanındaki bağımsızlığını güçlendirmeyi amaçlıyor. Yapay zeka ile daha güvenli ve akıllı uçuşlar Havacılıkta Yapay Zeka Yarışması, uçan araçların çevresel farkındalığını artıran ve operasyonel güvenliğini güçlendiren yapay zeka tabanlı algoritmaların geliştirilmesine odaklanıyor. Bu kapsamda hava araçlarının kamera ve sensör verilerini işleyerek çevresini algılayabilmesi, otonom ve güvenli uçuş gerçekleştirebilmesi ve olası arıza durumlarını önceden tespit ederek önleyebilmesi hedefleniyor. Yarışma, katılımcılara bu yetkinlikleri kazandıracak akıllı sistemler geliştirmeleri için hem rekabetçi hem de öğretici bir ortam sunuyor. Gerçekçi havacılık senaryolarına dayalı üç temel görev Yarışma; hava araçlarının çevresini algılayabilmesi, GPS gibi konumlandırma sistemlerinin devre dışı kaldığı durumlarda güvenli şekilde konum kestirimi yapabilmesi ve yarışma esnasında anlık olarak tanımlanan referans objeleri görsel veri üzerinden tespit edebilmesini amaçlayan üç temel görevden oluşuyor. Takımlar; insan, taşıt ve iniş alanlarının tespitiyle çevresel farkındalık sağlayan sistemler geliştirirken, görsel veriye dayalı pozisyon kestirimi ve yarışma sırasında paylaşılan dinamik referans nesneleri video kareleri içerisinde tespit ederek konumlarını belirleyebilen yapay zeka algoritmalarını gerçekçi havacılık senaryoları altında test etme fırsatı buluyor. Yarışmaya, Türkiye’de ve yurt dışında öğrenim gören lise ve üniversite öğrencileri ile mezunlar takım halinde katılabiliyor. Ön lisans, lisans, yüksek lisans, doktora ve açık öğretim öğrencileri de başvuru yapabiliyor. Takımlar en az 2, en fazla 5 kişiden oluşuyor. Bu yapı, farklı disiplinlerden gelen gençlerin birlikte çalışarak çok yönlü çözümler geliştirmesine olanak tanıyor. Büyük ödüller gençleri bekliyor! Havacılıkta Yapay Zeka Yarışması’nda dereceye giren takımlar birincilik ödülü 250 bin TL, ikincilik ödülü 225 bin TL ve üçüncülük ödülü ise 200 bin TL alacak. Yarışma, sunduğu ödüllerin yanı sıra gençlerin ileri teknoloji alanlarında deneyim kazanmasını, proje geliştirme kültürü edinmesini ve havacılıkta yapay zeka uygulamalarına yönelik derinlemesine bilgi sahibi olmasını da destekliyor. TEKNOFEST’in heyecan dolu atmosferinde yer almak, yapay zekâ ve havacılık alanında geleceğin teknolojilerini geliştirmek isteyen tüm gençler için başvurular 20 Şubat’ta sona eriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASPİLSAN Enerji, World Defense Show 2026’da Küresel Vizyonunu Sergiliyor Haber

ASPİLSAN Enerji, World Defense Show 2026’da Küresel Vizyonunu Sergiliyor

8-12 Şubat 2026 tarihleri arasında, Riyad Uluslararası Kongre ve Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan fuarda ASPİLSAN Enerji, H4-E7 numaralı standında ziyaretçilerini ağırlayacak. Stratejik Güç, Sürdürülebilir Gelecek “Enerjimizle Geleceğe Yön Veriyoruz” vizyonuyla fuara katılan ASPİLSAN Enerji, savunma, havacılık ve ileri teknoloji uygulamalarına yönelik geliştirdiği yüksek performanslı, güvenilir ve sürdürülebilir enerji depolama çözümlerini uluslararası paydaşlarla buluşturacak. Şirket, yerli ve milli üretim gücünü ileri mühendislik kabiliyetiyle birleştirerek, savunma sanayi başta olmak üzere birçok kritik sektörde enerji güvenliğine katkı sağlamaya devam ediyor. Küresel İş Birliklerine Açılan Kapı World Defense Show 2026, ASPİLSAN Enerji için yalnızca ürün ve teknolojilerin sergilendiği bir platform değil; aynı zamanda yeni iş birliklerinin, stratejik ortaklıkların ve küresel açılımların da önemli bir buluşma noktası olacak. Fuarda; Lityum iyon pil çözümleri,Savunma ve havacılık odaklı enerji sistemleri,Özel uygulamalara yönelik batarya teknolojileri uluslararası ziyaretçilere sunulacak. Türkiye’nin Enerji Gücünü Dünyaya Taşıyoruz ASPİLSAN Enerji, Ar-Ge odaklı yaklaşımı, sürdürülebilir üretim anlayışı ve yüksek kalite standartlarıyla, Türkiye’nin enerji teknolojilerindeki gücünü küresel arenada temsil etmeye devam ediyor. World Defense Show 2026’da sergilenecek her çözüm, sadece bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin güvenli ve sürdürülebilir dünyasına da yön verme hedefini yansıtıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Havacılıkta Geleceği Tasarlamak İsteyen Genç Mühendisler TEKNOFEST Jet Motor Tasarım Yarışması’nda Buluşuyo Haber

Havacılıkta Geleceği Tasarlamak İsteyen Genç Mühendisler TEKNOFEST Jet Motor Tasarım Yarışması’nda Buluşuyo

Geleceğin havacılık mühendislerini yetiştirmeyi hedefleyen Jet Motor Tasarım Yarışması, katılımcılara teorik bilgilerini gerçek mühendislik problemleri üzerinden uygulama imkânı sunarken, aynı zamanda sektöre güçlü bir adım atmalarını destekliyor. Yarışma, genç mühendis adaylarına üretkenliklerini, teknik yetkinliklerini ve analitik düşünme becerilerini sergileyebilecekleri özgün bir platform sağlıyor. 2026 Yılı Tasarım Konusu ile Gerçek Bir Mühendislik Problemi 2026 yılı Jet Motor Tasarım Yarışması kapsamında katılımcılardan, 6000 lbf itki üreten bir turbofan motor için hareketli aksisimetrik yakınsak-ıraksak lüle tasarımı gerçekleştirmeleri bekleniyor. Bu kapsamda yarışmacılar, modern havacılık motorlarında kritik öneme sahip bir sistem üzerinde çalışarak, ileri seviye mühendislik yaklaşımlarını uygulama fırsatı bulacak. Ayrıca dereceye giren ilk üç takımın tasarımları, sıralamanın netleştirilmesi amacıyla eklemeli plastik katmanlı imalat yaklaşımıyla üretilecek; ortaya çıkan prototipler TEI’nin mühendislik altyapıları kullanılarak performans testlerine tabi tutulacak. Yarışma, katılımcılara yalnızca maddi bir kazanım değil, aynı zamanda prestijli bir deneyim ve kariyerlerinde fark yaratacak bir referans sunuyor. Yarışmaya, Türkiye ve yurt dışında öğrenim gören üniversitelerin mühendislik bölümlerinde lisans, yüksek lisans veya doktora seviyesinde eğitim alan öğrenciler ile mühendislik bölümlerinden yeni mezun olup profesyonel olarak mühendislik mesleğini icra etmeyen adaylar katılabiliyor. Bu yönüyle Jet Motor Tasarım Yarışması, farklı akademik seviyelerden genç mühendisleri aynı platformda buluşturuyor. Yarışma sonunda dereceye giren takımlar önemli para ödülleriyle destekleniyor. Birincilik ödülü 200 bin TL, ikincilik ödülü 175 bin TL, üçüncülük ödülü ise 150 bin TL olarak belirlendi. Havacılık motorları alanında mühendislik yetkinliğini geliştirmek ve gerçek bir tasarım problemi üzerinde çalışma deneyimi kazanmak isteyen genç mühendis adayları, son başvuru tarihi 20 Şubat olan TEKNOFEST Jet Motor Tasarım Yarışması’na davet ediliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEKNOFEST’te İHA Yarışı İçin Başvurular Başladı Haber

TEKNOFEST’te İHA Yarışı İçin Başvurular Başladı

Her yıl artan katılımıyla dikkat çeken yarışma, ulusal ve uluslararası öğrencileri aynı platformda buluşturarak İHA teknolojilerinde yenilikçi fikirlerin ortaya çıkmasına katkı sağlıyor. İnsansız hava araçları; savunmadan tarıma, afet yönetiminden çevresel gözleme kadar pek çok alanda stratejik öneme sahip teknolojiler arasında yer alıyor. TEKNOFEST İnsansız Hava Araçları Yarışması da bu dönüşümün merkezinde konumlanarak öğrencilerin teorik bilgilerini pratiğe dönüştürmelerine olanak tanıyor. Yarışma, gençlerin mühendislik becerilerini geliştirmelerinin yanı sıra takım çalışması, problem çözme ve proje yönetimi yetkinliklerini de güçlendirmeyi hedefliyor. Uluslararası Katılım ve Güçlü Rekabet Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da yarışmaya hem Türkiye’den hem de dünyanın farklı ülkelerinden yoğun katılım bekleniyor. Uluslararası niteliğiyle öne çıkan yarışma, farklı kültürlerden ve disiplinlerden gelen öğrencilerin aynı hedef doğrultusunda buluşmasını sağlıyor. Önceki yıllarda yüzlerce takımın başvurduğu yarışmada finale kalan ekipler, özgün tasarımları ve yenilikçi uçuş görevleriyle TEKNOFEST sahnesinde kıyasıya rekabet etti. Bu yönüyle yarışma, gençler için sadece bir teknoloji mücadelesi değil, aynı zamanda küresel ölçekte bir deneyim ve görünürlük alanı sunuyor. Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması, Sabit Kanat, Döner Kanat ve Serbest Görev olmak üzere üç farklı kategoride gerçekleştiriliyor. Yarışma sürecinde takımlar; tasarımdan yazılıma, donanımdan uçuş performansına kadar pek çok aşamada değerlendirmeye tabi tutuluyor. Final aşamasına kalan ekipler, geliştirdikleri İHA’larla görev senaryolarını başarıyla tamamlamak için kıyasıya mücadele ediyor. Yarışma; ulusal ve uluslararası ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerinin yanı sıra şartnamede tanımlanan karma takım yapısı kapsamında lise öğrencilerinin de yer alabildiği takımların başvurusuna açık olarak düzenleniyor. Böylece farklı yaş ve eğitim seviyelerinden gençler, aynı projede bir araya gelerek ortak üretim kültürünü deneyimleme fırsatı buluyor. Liseliler İçin Ayrı Bir Gökyüzü: Liseler Arası İHA Yarışması TEKNOFEST kapsamında genç yaşta teknolojiyle buluşmayı teşvik eden bir diğer önemli yarışma ise TÜBİTAK yürütücülüğünde düzenlenen Liseler Arası İnsansız Hava Araçları Yarışması. Bu yarışma, lise seviyesindeki öğrencilerin İHA teknolojilerine yönelmelerini desteklemeyi, bilgi ve becerilerini somut projelerle geliştirmelerini ve havacılık alanında erken yaşta yetkinlik kazanmalarını amaçlıyor. Farklı görev senaryoları ve Sabit Kanat, Döner Kanat ve Serbest Görev olmak üzere üç farklı kategoride gerçekleştirilen yarışma kapsamında; öğrencilerin yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda analitik düşünme, sistematik tasarım yaklaşımı ve takım çalışması gibi çok yönlü mühendislik yetkinliklerini ortaya koymaları hedefleniyor. Liseler Arası İHA Yarışması’na Türkiye’den ve yurt dışından lise ve dengi okul öğrencilerinin yanı sıra; Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Merkezleri, BİLSEM’ler, Deneyap Teknoloji Atölyeleri, Bilim Merkezleri ve Bilim Atölyelerinin lise seviyesindeki öğrencileri de takımlar halinde başvuru yapabiliyor. Böylece farklı eğitim ortamlarından gelen gençler, teknoloji üretimi odağında aynı platformda buluşuyor. Ödüllerle Desteklenen Yenilikçi Fikirler 2026 yılı kapsamında Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması’nda her üç kategoride dereceye giren takımlara ayrı ayrı ödüller verilecek. Sabit kanat, döner kanat ve serbest görev kategorilerinde birinciler 250 bin TL, ikinciler 200 bin TL, üçüncüler ise 175 bin TL ödülün sahibi olacak. Liseler Arası İnsansız Hava Araçları Yarışması’nda ise genç mucitleri motive eden önemli ödüller bulunuyor. Yarışmada birinci olan takım 200 bin TL, ikinci olan takım 150 bin TL, üçüncü olan takım ise 120 bin TL ödül kazanacak. Maddi ödüllerin yanı sıra yarışmalar, katılımcılara projelerini geniş kitlelere tanıtma, alanında uzman isimlerle bir araya gelme ve TEKNOFEST ekosistemi içinde yer alma fırsatı da sunuyor. Projeni Uçurmanın Tam Zamanı İnsansız hava araçları teknolojilerinde kendini geliştirmek, özgün projelerini ulusal ve uluslararası platformlarda sergilemek ve TEKNOFEST atmosferini yakından deneyimlemek isteyen gençler için bu iki yarışma da önemli fırsatlar sunuyor. Hayalindeki İHA’yı tasarlamak, yazılımından donanımına kadar kendi projenle gökyüzüne çıkmak ve TEKNOFEST’te yerini almak isteyen tüm gençler için başvuru süreci devam ediyor. Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması ve Liseler Arası İnsansız Hava Araçları Yarışması, yeteneklerini sergileyebileceğin, sınırlarını zorlayabileceğin ve geleceğe iz bırakabileceğin güçlü platformlar sunuyor. Başvurular 20 Şubat’ta sona eriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceği Üretenler TEKNOFEST’te Buluşuyor Haber

Geleceği Üretenler TEKNOFEST’te Buluşuyor

Fikirleri projeye, projeleri geleceğe dönüştürmek isteyenler için yarışma başvuruları 20 Şubat’a kadar devam ediyor! Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST, 2026 yılında binlerce yıllık tarihi ve köklü medeniyet mirasıyla öne çıkan Şanlıurfa’da düzenlenecek. 30 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında GAP Havalimanında gerçekleşecek TEKNOFEST 2026, bilimi ve teknolojiyi tarihin sıfır noktası Şanlıurfa’da milyonlarla buluşturacak. Her yıl yenilenen yarışma kategorileriyle dikkat çeken TEKNOFEST, dünyanın en büyük ödüllü teknoloji yarışmalarına bu yıl da ev sahipliği yapıyor. 2026 yılında 52 yarışma ve 127 alt kategoride düzenlenecek TEKNOFEST Teknoloji Yarışmaları için başvurular, 20 Şubat’a kadar devam ediyor. Tarihin Kalbinden Geleceğin Zihinlerine; 52 Farklı Yarışma TEKNOFEST Şanlıurfa’da! TEKNOFEST 2026’da, gençlerin büyük bir ilgiyle takip ettiği “Roket Yarışması, Tarım Teknolojileri Yarışması, İnsansız Hava Araçları Yarışmaları, Çelikkubbe Hava Savunma Sistemleri Yarışması, Sağlıkta Yapay Zeka Yarışması ve Güvenli Uydu Haberleşmesi Yarışması” gibi pek çok alanda toplam 52 farklı kategoride teknoloji yarışması düzenlenecek. Bu yıl ise önceki yıllardan farklı olarak “Elektronik Harp Yarışması, İleri Otonom Sistemler Tasarım ve Operasyon Yarışması, TEKNOFEST Maden Teknolojileri Yarışması, FPV Drone İzleme (Tracking) Yarışması ve İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması” ilk kez başvuruya açılarak teknoloji tutkunlarına yeni ufuklar ve güçlü deneyim fırsatları sunacak. 2018’den bugüne 4 Milyonu aşkın Hayal, Geleceğin Teknolojisine Dönüştü! 2018 yılından bu yana inovasyonun, üretmenin ve geleceği şekillendiren fikirlerin buluşma noktası olan TEKNOFEST, bugüne kadar 4 milyonun üstünde başvuruya ev sahipliği yaptı. TEKNOFEST 2026’da ise ilkokuldan lisansüstüne kadar her eğitim seviyesinden binlerce genç, hayallerini projeye dönüştürmek için farklı kategorilerdeki teknoloji yarışmalarına başvurma imkanı yakalayacak. Geleceğin mimarları arasında yer almak ve teknolojinin öncüleri arasına adını yazdırmak isteyenler, başvurularını hemen yapabilir. T3 Vakfı ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ana yürütücülüğünde, Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketleri, kamu, medya kuruluşları ve üniversitelerin destekleriyle düzenlenen dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST, 2026 yılında Şanlıurfa’da teknoloji severlerle buluşmaya hazırlanıyor. Festival coşkusunu ülkemizin her köşesine ulaştıran ve "ilklerin tek festivali" TEKNOFEST’in teknoloji yarışmalarına katılmak için www.teknofest.org adresinden başvurularınızı yapabilirsiniz.

Corendon Airlines’a “Sürdürülebilirlik Liderleri Ödülü” Haber

Corendon Airlines’a “Sürdürülebilirlik Liderleri Ödülü”

Turkuvaz Medya Grubu’nun aylık ekonomi yayını InBusiness Dergisi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Sürdürülebilirlik Liderleri Ödülleri, 15 Aralık 2025 tarihinde Turkuvaz Medya Merkezi’nde gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu. İlklerin havayolu şirketi Corendon Airlines, sürdürülebilir ürün ve uygulamalarıyla ödül kazanan kurumlar arasında yer aldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile InBusiness Dergisi editörlerinden oluşan jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda; Corendon Airlines’ın Antalya Havalimanı’nda sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) kullanımına başlaması, bu uygulamayı ölçeklendirme hedefi ve IATA Fly Net Zero 2050 taahhüdünü desteklemesi, ödüle gerekçe olarak gösterildi. Sürdürülebilir havacılık alanında attığı adımlarla hem sektöre hem de Türkiye ekonomisine örnek olan Corendon Airlines, 2024 yılında Petrol Ofisi Grubu iş birliğiyle Fraport TAV Antalya Havalimanı’ndan başlayarak SAF yakıtını operasyonlarına entegre etmiş; Türkiye’de havacılık sektöründe çevresel etkiyi azaltmaya yönelik örnek uygulamalardan birine imza atmıştı. Corendon airlines Uçuş Operasyon Mühendislik Müdürü Gökmen Düzgören ödülle ilgili, “Sürdürülebilirlik, Corendon Airlines olarak yalnızca bir vizyon değil, operasyonlarımızda karşılığı olan somut bir sorumluluk. 2024 yılında Antalya Havalimanı’ndan başlayarak hayata geçirdiğimiz SAF yakıt uygulamasının bugün Sürdürülebilirlik Liderleri Ödülü ile taçlandırılması, doğru yönde ilerlediğimizin önemli bir göstergesi. Önümüzdeki dönemde SAF kullanımını artırarak, havacılık sektöründe çevresel etkiyi azaltmaya yönelik adımlarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Büyümeye Devam Ediyor Haber

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Büyümeye Devam Ediyor

Türkiye'nin 2'nci, Avrupa'nın 9'uncu en yoğun havalimanı İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın hızlı büyümesine paralel olarak ek kapasite sağlayacak olan Terminal 1’in, yapımı tamamlanan Faz-1 bölümü düzenlenen törenle hizmete açıldı. Yenilenen Terminal 1’de düzenlenen açılış törenine, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, İstanbul Valisi Davut Gül, Sabiha Gökçen Havalimanı Mülki İdare Amiri Halil Avşar, AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir, HEAŞ Genel Müdürü Faruk Kacır, Sabiha Gökçen Havalimanı'nın (ISG) terminal işletmecisi Malezya Havalimanları Holdings Berhad (MAHB) Yönetici Direktörü Dato' Mohd Izani Ghani, havalimanı ekosistemindeki paydaş kurumların üst düzey yöneticileri ile çok sayıda davetli katıldı. T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı iştiraki Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Meydan Otoritesi HEAŞ ile İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Yatırım, Yapım ve İşletme A.Ş. (ISG) iş birliğinde toplam 70 milyon euro yatırımla hayata geçirilen Terminal 1 Renovasyon Projesi’nin Faz-1’i açılırken, tüm hızıyla devam eden Faz-2 ve Faz-3 çalışmaları ise 2026 yılı içerisinde tamamlanması hedefleniyor. Havalimanının ilk terminal binası olan ve 16 yıldır operasyon dışında olan Terminal 1’in tam kapasite hizmete girmesiyle birlikte Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, İstanbul’un büyüyen ulaşım ihtiyaçlarına çözüm sunmakla kalmayıp, ülkemizin uluslararası hava trafiğindeki payını artırarak küresel havacılık arenasındaki konumunun daha da güçlenmesine önemli katkılar sağlayacak. Bakan Uraloğlu: Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı yalnızca bir altyapı projesi değil Çağımızda ulaşımın sadece bir ihtiyaç değil aynı zamanda bir medeniyet göstergesi, bir kalkınma dinamosu olduğunu belirten Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, havacılığın insanları, kültürleri ve ekonomileri birbirine bağlayan güçlü bir köprü olduğunu söyledi. Bakan Uraloğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ülkemiz, Asya, Avrupa ve Afrika’nın kesişim noktasında, Afro-Avrasya coğrafyasının tam ortasındaki stratejik konumuyla dünyanın en avantajlı coğrafyalarından birine sahip. Dört saatlik uçuş mesafesinde, 1,5 milyar insanın yaşadığı ve toplam ekonomik büyüklüğü 55 trilyon doları aşan 67 ülkenin merkezinde yer alıyoruz. Bu avantajı doğru okuyarak da son 23 yılda hayata geçirdiğimiz cesur ve vizyoner politikalarla, Türkiye’yi havacılıkta dünyanın parlayan yıldızı haline getirdik. 2002’de 26 olan aktif havalimanı sayımızı 58’e çıkardık. Yani her yıl ortalama 1,4 havalimanını hizmete açarak, gökyüzünde sınır tanımayan bir Türkiye inşa ettik. Yapım çalışmaları devam eden Yozgat Havalimanı ve Bayburt–Gümüşhane Bölgesel havalimanı ile bu sayıyı 60’a çıkaracağız. Yine iç ve dış hatlarda toplam yolcu trafiğimiz yaklaşık 34 milyon seviyesindeydi; 2024 yılı sonunda 231 milyon yolcuya çıkarak Avrupa’da 3’üncü, dünyada 7’nci sıraya yükseldik. Bu yılın ilk 11 ayı içinde 229,7 milyon yolcuya hizmet sunduk.” Bugün dış hat uçuş noktasının 132 ülkede 355’e ulaştığını söyleyen Bakan Uraloğlu, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde “Dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak” hedefiyle ülkemizi dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden birine dönüştürdük. Dış hat uçuş ağımızda; 2003’te 50 ülkede 60 noktaya uçabiliyorduk. Hava Ulaştırma Anlaşması yaptığımız ülke sayısını da 81’den 175’e çıkardık. Bu alanda dünyada en çok anlaşma bulunan ülkelerin başında geliyoruz.” dedi. Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın, sadece bir havalimanı değil; İstanbul’un büyüyen ulaşım ihtiyaçlarına çözüm sunan, uluslararası hava trafiğindeki payını artırarak Türkiye’nin küresel havacılık arenasındaki konumunu güçlendiren, sınırları zorlayan stratejik bir merkez olduğunu söyleyen Bakan Uraloğlu, konuşmasına şöyle devam etti: “Avrupa’da “Major Havalimanları” kategorisinde en hızlı büyüyen havalimanı unvanını taşıyan bu eşsiz tesis, operasyonel verimlilik, müşteri deneyimi ve sürdürülebilirlik alanlarında sektör standartlarını yükseltmeye de devam etmektedir. Bildiğiniz üzere neredeyse tam iki yıl önce, 25 Aralık 2023’te Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışını yaptığı ikinci pistin devreye alınmasıyla, Sabiha Gökçen daha hızlı, daha güçlü bir ivme kazandı. 3 bin 540 metre uzunluğundaki bu pist, geniş gövdeli uçakların inişine imkan sağladı; yeni taksi yolları, yüksek kapasiteli apronlar, trafik kontrol kulesi ve son teknoloji üstyapılarla hava trafik kapasitesi büyük ölçüde arttı. Havalimanımız, bu yatırımla gerçek potansiyelini ortaya koydu. Bu gelişimin katkıları rakamlara çarpıcı biçimde yansıdı: 2023’ün ilk 11 ayında 33 milyon 716 bin yolcuya hizmet verilirken, 2025’in aynı döneminde yolcu sayısı yüzde 31 artarak 44 milyon 217 bine ulaştı. Sadece 11 ayda, 2024 yılının tamamında kırılan 41 milyon 449 bin yolcu rekorunu geride bıraktık. Hatta, Aralık ayının ortası itibarıyla yolcu sayımız 46 milyonun üzerine çıktı. Yıl sonuna kadar ise bu rakamın 48 milyona ulaşmasını bekliyoruz. Bu rakamlar, ikinci pistin Sabiha Gökçen’e ve Türk havacılığına ne kadar büyük bir doping etkisi yaptığını, sınırları nasıl zorladığını açıkça gösteriyor.” Bakan Uraloğlu, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın, yalnızca bir altyapı projesi değil; İstanbul’un ve ülkemizin havacılık vizyonuna adanmış, geleceğe uzanan bir miras olduğunu kaydetti. Doğal olarak artan yolcu trafiğini karşılamak, daha hızlı, daha güçlü ve daha konforlu hizmet sunmak için Terminal 1 Renovasyon Projesi’ni hayata geçirdiklerini kaydeden Bakan Abdulkadir Uraloğlu, “Bugün açılışını yaptığımız 1. fazı ile havalimanımız hem kapasite hem konfor açısından büyük bir ivme kazanacak. Yeni yapılan çalışmalarla, ilk terminal binası T1 modern mimarisi, gelişmiş teknolojik altyapısı, yolcu konforuna yönelik çözümleri ve sürdürülebilir yapısıyla yeniden hayat buldu. Yapılan düzenlemelerle yolcularımızın metro–otobüs–terminal geçişleri daha hızlı ve konforlu hale getirildi. Eşsiz ve kesintisiz hizmet için her detay titizlikle tamamlandı. Faz 2 ve Faz 3’teki çalışmalar da tamamlandığında Terminal 1, havalimanımıza yıllık ilave 5,5 milyon yolcu kapasitesi kazandıracak. Terminal 1 Renovasyon Projesi 1. Fazının İstanbul’umuza, ülkemize ve havacılık sektörümüze hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.” “ISG, savunma sanayiimizin kritik altyapı ihtiyaçlarını destekleyen stratejik bir platform” Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ise konuşmasında, Sabiha Gökçen Havalimanı'nın, sadece sivil havacılığa yönelik bir yatırım olmanın ötesinde; savunma sanayiimizin kritik altyapı ihtiyaçlarını destekleyen stratejik bir hamle olarak şekillendiğini söyledi. Prof.Dr. Görgün, “Bugün burada yalnızca bir terminal binasının açılışını gerçekleştirmiyoruz. Aynı zamanda; artan yolcu talebine cevap veren, erişilebilirliği güçlendiren, şehirle, ülkeyle ve dünyayla kurduğumuz bağlantıları daha sağlam bir zemine taşıyan bütüncül bir vizyonun önemli bir adımına hep birlikte şahitlik ediyoruz.” dedi. Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın, Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından yürütülen “İleri Teknoloji Endüstri Parkı ve Havaalanı Projesi – İTEP” kapsamında, havacılık, savunma ve ileri teknoloji ekosistemlerinin entegre biçimde gelişmesini hedefleyen özgün bir modelin ilk adımı olarak planlandığını vurgulayan Prof. Dr. Haluk Görgün sözlerine şöyle devam etti: “Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan elde edilen gelirlerin, Savunma Sanayii Destekleme Fonu’na aktarılarak ülkemiz savunma sanayiinin teknolojik altyapısının geliştirilmesine ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik kritik projelerde kullanılması, projenin ülkemiz ve savunma sanayii açısından önemini daha da artırmaktadır. Havalimanı, bünyesinde barındırdığı Havacılık Bakım Onarım Merkezleri, Teknopark İstanbul ile organik bağlantısı ve sunduğu entegre altyapı ile Başkanlığımızın savunma sanayiinde sürdürülebilirlik, teknoloji derinliği ve küresel rekabet gücü oluşturma hedeflerinin, havaalanı ölçeğinde hayata geçirildiği stratejik bir platformdur.” Yolcu deneyimini önceliklendiren, teknolojiyi stratejik bir araç olarak kullanan ve operasyonel verimliliği sürekli ileriye taşıyan güçlü dönüşüm vizyonuyla atılan her adımın, Sabiha Gökçen’i modern havalimanı işletmeciliğinin güçlü örneklerinden biri hâline getirdiğini söyleyen Prof. Dr. Haluk Görgün, “Ulaştığımız yolcu trafiği seviyesi, havalimanlarımızda pist ve hava tarafının yanı sıra terminal altyapılarının da bütüncül bir anlayışla geliştirilmesini beraberinde getirmiştir. Bu anlayış doğrultusunda, uzun yıllar hizmet verdikten sonra farklı amaçlarla kullanılan Terminal-1 binası; Başkanlığımızın öncülüğünde, HEAŞ Meydan Otoritesi ve terminal işletmecisinin iş birliğiyle yeniden değerlendirilmiş ve “Terminal-2 – Terminal-1 Entegrasyon Projesi” hayata geçirilmiştir. Bu yapı, yolcu akışının terminal geneline dengeli biçimde yayılmasını sağlayarak hem operasyonel verimliliği hem de yolcu deneyimini ileri bir seviyeye taşıyacaktır.” dedi. HEAŞ tarafından yürütülen çalışmaların yalnızca mevcut kapasiteyi artırmakla sınırlı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Haluk Görgün, Terminal-3 ve Mütemmimleri Projesi ve Kuzey Hava Sahası Gelişim Projesi gibi yatırımların, önümüzdeki dönemde havalimanının uzun vadeli ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde planlandığını açıkladı. HEAŞ Genel Müdürü: Sabiha Gökçen Türkiye’nin dünyaya açılan güçlü bir kapısı haline geldi Sabiha Gökçen Havalimanı Meydan Otoritesi HEAŞ Genel Müdürü Faruk Kacır, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın yıllar içerisinde yalnızca uçakların iniş kalkış yaptığı bir meydan olmanın ötesine geçerek Türkiye’nin dünyaya açılan en güçlü kapılarından biri hâline geldiğini söyledi. Genel Müdür Kacır sözlerine şöyle devam etti: “HEAŞ olarak bizler; bu büyük ve dinamik yapının güvenli, kesintisiz ve sürdürülebilir şekilde işletilmesinden sorumlu meydan otoritesiyiz. Pistlerden aprona, hava sahasından enerji altyapısına; kar ve buzla mücadeleden taksi yollarına, acil durum yönetiminden çevresel sürdürülebilirliğe kadar her alanda 7 gün 24 saat görev başındayız. Çünkü havalimanı dediğimiz yapı; durağan değil, her an yaşayan ve anlık kararlar gerektiren bir ekosistemdir. Sabiha Gökçen, 2001 yılında sivil havacılığa açıldığında 44 bin yolcuya ev sahipliği yapıyordu. 44 binden 44 milyona ulaştığımız bir ekosistemden bahsediyoruz.” Havacılığın; ticaretten turizme, yatırımdan istihdama kadar pek çok alanı doğrudan etkileyen stratejik bir sektör olduğunu vurgulayan Faruk Kacır, bu alandaki her kapasite artışının, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü bir adım daha ileri taşıdığını belirtti. Avrupa’daki birçok köklü havalimanının tek haneli büyüme oranlarıyla ilerlediği bir dönemde, Sabiha Gökçen’in çift haneli artışlarla zirvede yer aldığını hatırlatan Kacır, bu sonuçların Türkiye’nin havacılıktaki rekabet gücünün açık bir göstergesi olduğunu söyledi. HEAŞ Genel Müdürü Kacır, açılışı yapılan Terminal 1’in, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın hafızası olduğuna dikkat çekerek “İlk yolcuları karşılayan, ilk uçuşlara ev sahipliği yapan bu yapı; operasyon dışı kaldığı dönemlerde dahi bu meydanın ruhundan hiçbir zaman kopmamıştır. Bugün Terminal 1’i yeniden hayata geçirirken, aslında geçmişle geleceği aynı çatı altında buluşturuyoruz.” ifadelerini kullandı. İkinci pistin tam kapasiteyle devreye alınması, apron park pozisyonlarının artırılması, yeni hangarlar, bakım tesisleri, akaryakıt çiftlikleri ve hava sahası gelişim projelerinin, meydanın operasyonel dayanıklılığını güçlendiren stratejik adımlar olduğunu dile getiren Faruk Kacır, “Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu yeni kapının, Türkiye’nin geleceğine açılan daha büyük kapılara vesile olmasını temenni ediyorum.” dedi. “Türkiye-Malezya iş birliğinin gücünü yansıtıyor” İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'nın (ISG) işletmecisi Malezya Havalimanları Holdings Berhad (MAHB) Yönetici Direktörü Dato' Mohd Izani Ghani, Türkiye – Malezya dostluk ilişkilerine dikkat çekerek ISG’nin en önemli yatırımlarının başında geldiğini söyledi. İstanbul’da bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Dato İzani, “Bugünkü tören, Sabiha Gökçen Havalimanı için önemli bir altyapı dönüm noktasının ötesinde bir anlam taşımaktadır. Aynı zamanda güvene, ortak hedeflere ve uzun vadeli büyüme vizyonuna dayanan bir iş birliğinin gücünü yansıtmaktadır. Bu yatırım, her iki ülke açısından da stratejik bir önem taşımaktadır. Türkiye için, ulusal havacılık hedeflerini ileriye taşımakta ve İstanbul’un küresel ölçekte lider bir merkez olma konumunu daha da güçlendirmektedir. Malezya açısından ise bu proje; güçlü ortaklıklar, karşılıklı güven ve paylaşılan uzun vadeli vizyon temelinde hayata geçirilen önemli bir yurt dışı havalimanı yatırımının başarısını yansıtmaktadır. Türkiye’de bize duyulan güven için tüm ilgili kurum ve kuruluşlara en içten teşekkürlerimizi sunuyorum. Bu güven sayesinde havalimanı, küresel havacılığın en dinamik başarı hikâyelerinden biri hâline gelmiştir.” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından kurdele kesimi gerçekleştirilerek yenilenen vizyonuyla Terminal 1’in Faz-1 bölümü hizmete açıldı. Terminal 1 Özellikleri ve İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Hakkında: 2024 yılını 41,5 milyon yolcu ile tamamlayan Sabiha Gökçen, Avrupa Havalimanları Konseyi (ACI Europe) verilerine göre geçen yıla kıyasla yüzde 27,7’lik yolcu büyümesiyle Ekim ayında Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanı oldu. Açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gerçekleştirilen 2. pistin devreye alınmasıyla Türkiye genelindeki uçuş trafiğinin yaklaşık yüzde 15’ini karşılayan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın kapasitesini artırmak, yolculara konforlu bir seyahat deneyimi yaşatmak amacıyla yenilenen T1 terminalinde 5,5 milyona kadar yolcuya hizmet verilecek. 2025 Kasım ayı itibarıyla toplam yolcu sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17’lik artışla 44,2 milyona ulaşan Sabiha Gökçen’de bu trafiğin 19,4 milyonu iç hat, 24,8 milyonu dış hat yolcularından oluştu. Toplam yolcu trafiğinin yüzde 56’sının dış hatlardan gelmesi, Sabiha Gökçen’in artık net biçimde uluslararası ağırlığı olan bir havalimanı haline geldiğini gösteriyor. 11 aylık sonuçlara göre, iç hat yolcu trafiğinde yüzde 21’lik pay ile birinci sırada yer alan Sabiha Gökçen Havalimanı, dış hatlarda da ülke toplamının yüzde 18’ini karşılıyor. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'nda Kasım ayında iniş-kalkış yapan uçak trafiği iç hatlarda 9 bin 409, dış hatlarda 13 bin 680 olmak üzere toplamda 23 bin 89 olarak gerçekleşti. Yolcu trafiği ise iç hatlarda 1 milyon 758 bin 618, dış hatlarda 2 milyon 387 bin 864 olmak üzere toplamda 4 milyon 146 bin 482 oldu. Sabiha Gökçen Havalimanı'nda bu süreçte, iç hatlarda 105 bin 978, dış hatlarda 144 bin 560 olmak üzere toplamda 250 bin 538 uçak trafiği gerçekleşti. Bu ivmeyle birlikte toplam yolcu sayısının hedeflenenin üzerine çıkarak 2025 yılında yaklaşık 48 milyona ulaşması bekleniyor. Bugün yenilenerek hizmete açılan T1 terminali ile mevcut terminal T2’nin toplam kapasitesi böylece 50 milyonu aşacak. 2025 yılı içerisinde toplam 23 dış hat, 2 iç hat olmak üzere toplam 25 hat açılışı gerçekleştiren İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, bugün 54 ülkede 39 iç hat, 115 dış hat olmak üzere toplam 154 destinasyonu İstanbul’a bağlıyor. İstanbul ve çevresindeki destinasyonlara yakınlığıyla “Şehrin Havalimanı” olan İSG, kara, deniz ve raylı sistem bağlantılarıyla ideal bir transfer noktası olarak öne çıkarken, kapasiteyi arttıracak T1 terminali ile daha fazla sayıda uçuşu çatısı altında toplayacak. 24 bin m²’lik T1, özel bir köprü sistemiyle T2’ye bağlandı İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda titizlikle yürütülen T1 yenileme ve aktivasyon projesinin bel kemiğini özel bağlantı köprüsü oluşturuyor. T1 ve T2 terminal binaları, Türkiye’de ilk kez uygulanan iki ayak açıklığı arası 80 mt olan, 240 metre uzunluğunda çelik bir köprüyle birbirine bağlandı. Yapımında 1100 ton çelik kullanılan köprü, pistleri ve apronu gören özel manzarasıyla da havalimanları arasında benzersiz noktalardan biri olmaya aday. Toplam 24 bin m²’lik büyüklüğe sahip olan uydu terminal T1, mevcut terminal T2’nin Dış Hatlar 201 no’lu kapısından köprüyle bağlanarak havalimanına mevcut kapılara ek olarak 9 noktada toplam 18 biniş kapısı kazandıracak. Açılan Faz1 bölümünde 5 noktada 10 biniş kapısı bugün itibarıyla hizmete alındı. Önümüzdeki günlerde uçuş planlamalarına bu kapılar dahil edilecek. Yenilenen T1 terminalinde 1300 kişilik oturma kapasitesinin yanı sıra çocuk oyun alanları, yeme – içme - alışveriş kioskları, hac ve umre yolcusu misafirler için ihram giyinme odası ve mescit bulunuyor. Yolcular ana terminal binasından (T2) check-in, bagaj ve pasaport işlemlerini tamamladıktan sonra T1’e yürüyen bantlar sayesinde kolaylıkla geçiş yapabilecek. Afet durumlarında kesintisiz hizmet verilebilmesi için ileri seviye sismik izolatör teknolojileriyle inşa edilen ve dünyada depreme en dayanıklı yapılar arasında yer alan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın mevcut terminal binasına uyumlu olarak T1 terminali de sondaj ve jeofizik araştırmalar; zemin iyileştirme-iksa-veri ve geoteknik proje uygulamalarıyla güçlendirildi. Proje kapsamında sürdürülebilirlik açısından mevcut bina yapısı yeni ihtiyaçlara hizmet edecek biçimde olabildiğince korunarak yenilendi. Sökümü yapılan tüm birincil ve ikincil çelikler, MKE’ne (MKE Geri Dönüşüm İşletme Müdürlüğü) teslim edilerek geri dönüşüme kazandırıldı. Mevcut T2 terminalimizde yer alan fakat kullanımda yer almayan yürüyen yollarımızın tüm parça değişimleri ve bakımlarını yaparak T1&T2 bağlantı köprüsünde kullanıldı. Gün ışığından mümkün oldukça yararlanmak adına, aydınlatma otomasyonu sistemi kurularak, enerji tüketiminin minimuma indirilmesi hedeflendi. Tüm elektrik ve mekanik ekipmanlar, en yüksek enerji sınıfı olan IE5 verimlilik standardına göre seçildi. Yaklaşık 8 ay gibi kısa bir sürede yapımı fazlı olarak tamamlanan projede, ortalama günde 400 ve maksimumda da 550 kişi sınırlı alanda çalıştı. Bu süreçte herhangi bir iş kazası yaşanmadan açılış safhasına ulaşıldı. Projenin ilerleyen safhasında, ISG Ofisleri’nin Terminal 1’de konumlandırılması ve mevcut ofislerin bulunduğu asma kat alanlarının tamamen yolcu trafiğine açılması planlanıyor. Ofislerden boşalan alanların dahil edilmesiyle kara ve hava tarafında yolcular için ek alanlar oluşturularak misafirlerin seyahat konforunun artırılması hedefleniyor. Türkiye ve Avrupa havacılık sektöründe önemli rekor ve başarılara imza atan; 40 milyonun üzerinde yolcuya hizmet veren “Major Havalimanları” kategorisinde Avrupa’da en hızlı büyüyen havalimanı olan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, operasyonel verimlilik, müşteri deneyimi ve sürdürülebilirlik alanlarında sektör standartlarını yükseltme ve en yenilikçi havalimanı olma hedefine uyumlu adımlar atmayı kararlılıkla sürdürecek.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.