Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Havelsan

Kapsül Haber Ajansı - Havelsan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Havelsan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HAVELSAN’dan İnsansız Deniz Sistemleri Gösterisi Haber

HAVELSAN’dan İnsansız Deniz Sistemleri Gösterisi

SANCAR SİDA ve USV-12 ile denizde, BARKAN ile karada, BULUT ile havada görev alan HAVELSAN, ADVENT COP, İnsansız Araçlar Video Yönetim Sistemi (VMS) ve Web Tabanlı Taktik Deniz Resmi (TALAY) sistemleriyle müşterek harekata stratejik bir altyapı desteği sundu. HAVELSAN ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı işbirliğiyle kullanıma sunulan Müşterek Harekat Resmi (ADVENT COP), tatbikatın en kritik yeteneklerinden biri olarak öne çıktı. Sistem, tatbikata katılan 40’tan fazla deniz, hava, kara ve sualtı aracını ortak harekat resminde buluşturdu. Senaryo bazlı görevlendirmeler, konum, durum ve telemetri bilgilerinin aynı ortamda sunulmasıyla desteklenerek farklı insansız sistemlerin koordineli bir kuvvet olarak yönetilmesi sağlandı. Sahanın görüntüsü anlık olarak komuta kademesinde Tatbikat kapsamında VMS üzerinden 30’dan fazla insansız aracın canlı görüntüsü ortak altyapıda sunulurken, TALAY ile taktik deniz resmine erişim imkanı sağlandı. HAVELSAN ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığının birlikte tesis ettiği TURNAs ağı üzerinden Taktik Kontrol Merkezi ve Seçkin Gözlemci Alanı’nın komuta kontrol, izleme ve yönetim altyapısı işletilerek sahadaki tüm faaliyetler anlık olarak takip edildi. ADVENT ROTA Görev Sistemi ile donatılan SANCAR SİDA, keşif, gözetleme ve hedef raporlama görevleriyle taktik deniz resmine önemli bir katkı sundu. Ağ Destekli Yetenek üzerinden ADVENT Savaş Yönetim Sistemi ile bütünleşik çalışan sistem, ana geminin organik bir unsuru gibi hareket etme kabiliyetini sahada sergiledi. HAVELSAN ve VN Deniz Teknolojileri işbirliğiyle geliştirilen USV-12 insansız deniz aracı, taşıdığı SAGAN İHA’nın otonom kalkışını ve temsili kıyı hedefine patlayıcı içermeyen eğitim mühimmatı atışını başarıyla icra etti. Bu faaliyet, deniz ve hava unsurlarının bütünleşik kullanım esnekliğini ortaya koydu. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Tatlıoğlu’ndan HAVELSAN’a tebrik Deniz Kuvvetleri Komutanlığının harekat tecrübesi ile HAVELSAN’ın milli mühendislik birikimini sahada buluşturan TURNAs, insanlı ve insansız unsurların Mavi Vatan’da birlikte harekat icra etmesine zemin hazırlayarak “geleceğin harekat ortamına hazırız” mesajı verdi. Tatbikat kapsamında Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, HAVELSAN ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Araştırma Merkezi Komutanlığı (ARMERKOM) işbirliğiyle oluşturulan Taktik Kontrol Merkezi’ni ziyaret ederek altyapıyı yerinde inceledi. ADVENT üzerinden farklı harekat ortamlarındaki unsurların birlikte kullanımına ilişkin detaylı bilgi alan Tatlıoğlu, HAVELSAN’ın müşterek harekat resmini oluşturarak tatbikatta en kritik rolü başarıyla üstlendiğini belirterek HAVELSAN ekibine teşekkürlerini iletti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kameralar Görüntüledi, EYEMINER Analiz Etti Haber

Kameralar Görüntüledi, EYEMINER Analiz Etti

TEKNOFEST GÜNEYDOĞU’da, güvenlik operasyonları kapsamında EYEMINER VMS, Video Analitik Sunucusu, EYEMINER Gözcü çözümlerini devreye alan HAVELSAN, mevcut kamera ve kayıt sistemleriyle entegre bir güvenlik altyapısı oluşturdu. EYEMINER altyapısına entegre edilen kameralar üzerinde insan, araç, yüz, şapkalı kişi ve çanta taşıyan kişi tespiti gibi video analitik senaryoları uygulandı. Görüntü kayıt süreçleri ise sahada konumlandırılan Ağ Video Kaydedici cihazlarıyla desteklendi. Etkinlik süresince karşılaşılan kayıp çocuk vakaları ve sahadaki ileri düzey güvenlik ihtiyaçları doğrultusunda EYEMINER Gözcü, TEKNOFEST GÜNEYDOĞU Kriz Merkezi'ne anlık veri desteği sağladı. Silah tespiti, insan analitiği ve plaka tanıma senaryoları devreye alınarak çok katmanlı güvenlik analitiklerinin sahadaki etkinliği ortaya konuldu. Kayıp çocuklara ait fotoğrafların sisteme yüklenmesiyle, ilgili kişilerin geçmiş kamera kayıtları üzerinden aranabilmesi, izledikleri güzergâhların belirlenmesi ve geçiş yaptıkları zaman aralıklarının tespit edilmesi gibi operasyonel kullanım senaryoları EYEMINER sayesinde TEKNOFEST Kriz Merkezi’nde görevli ekipler tarafından değerlendirildi. Olay doğrulama ve görüntü analizi yapılarak güvenlik operasyonlarına destek verilen çalışmalar sonucunda EYEMINER platformunun farklı marka ve model kamera sistemleriyle bütünleşebilen, kısa sürede devreye alınabilen ve insan, araç, nesne ile güvenlik odaklı farklı analitik ihtiyaçlara uyarlanabilen esnek bir çözüm olduğu da ilk kez bu ölçekte bir etkinlikte kanıtlanmış oldu. Elde edilen sonuçlar, gelecekte düzenlenecek geniş katılımlı etkinliklerde mevcut kamera altyapılarının ilave kamera yatırımı gerektirmeden gelişmiş video analitik kabiliyetleriyle güçlendirilmesine yönelik önemli bir referans oluşturdu. Gerçekleştirilen kurulum ve uygulamalar, EYEMINER çözümlerinin yoğun katılımlı organizasyonlarda merkezi izleme, gelişmiş video analizi, kayıp kişi araştırması ve kritik alan güvenliği açısından sağlayabileceği operasyonel katkıları ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması Açıklandı Haber

Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması Açıklandı

Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması, her yıl olduğu gibi bu dönemde de bir önceki yılın Türkiye ihracat sıralamasındaki ilk 500 şirket, Kamuoyu Aydınlatma Platformu’nda Ar-Ge datalarını açıklayan şirketler ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge merkezi olan şirketlere iletilen anketlere verilen yanıtlar ile hazırlandı. Şirketlerin 2025 yılında Ar-Ge harcamaları, 2026 yılı için planlanan Ar-Ge harcamaları, Ar-Ge personel sayısı, 2025 yılında Ar-Ge merkezlerinde alınan patent sayısı, faydalı model sayısı, tasarım tescil sayısı ve marka sayısı Ar-Ge 500 Araştırmasının temel datalarını oluşturdu. 500 şirketin verilerinin analiz edildiği araştırma, 2025 yılında Ar-Ge için harcanan toplam bütçenin 257 milyar 875 milyon 205 bin TL olduğunu ortaya koydu. Türkiye’nin en yüksek Ar-Ge harcaması yapan 500 firmasını ortaya koyan araştırma ayrıca Tasarım Merkezleri arasında en yüksek harcama yapan ilk 50 firmayı da ayrı bir sıralama olarak belirliyor. TUSAŞ, 65 milyar 207 milyon 978 bin 740 TL’lik Ar-Ge yatırımıyla liderliğini sürdürerek, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da zirvedeki yerini korudu. Senelerdir ilk üç sırada yer alan TUSAŞ, ASELSAN ve ROKETSAN bu yıl da geleneği bozmadı. Ekonomi ve İş Dünyası Portalı Turkishtime, bu yıl 13. kez imza attığı prestijli “Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması” ile ülkenin inovasyon haritasını gözler önüne sererken, Türk iş dünyasının geleceğine stratejik bir pusula olmaya devam ediyor. Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin Ar-Ge harcamaları, yenilikçi projeleri, teknolojik gelişim süreçleri ve fikri mülkiyet performanslarını analiz eden araştırma, sektör profesyonelleri için referans niteliği taşıyor. Bu yıl 13’üncüsü hazırlanan raporda, Ar-Ge yatırımları ve çalışmalarında yine savunma sanayinin yükseliş gösterdiği gözlendi. TUSAŞ 65 milyar 207 milyon 978 bin 740 TL’lik Ar-Ge harcamasıyla birincilik koltuğundaki yerini bu sene de bırakmadı. ASELSAN, 48 milyar 182 milyon 526 bin 55 TL’lik Ar-Ge harcamasıyla Türkiye’nin Ar-Ge ve yüksek teknoloji ekosistemindeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koyarak ikinci sırada yer aldı. Üçüncülük koltuğunda ise yine savunma ve havacılık sanayiinin önemli oyuncularından ROKETSAN 21 milyar 409 milyon 818 bin 299 TL’lik harcaması ile yer aldı. Listenin dördüncü sırasında 9 milyar 540 milyon 715 bin 484 TL’lik harcama ile HAVELSAN bulunurken, beşinci sırasında 8 milyar 300 milyon 55 bin TL’lik Ar-Ge harcamasıyla otomotiv sektörünün önemli şirketlerinden Ford Otomotiv yer almayı başardı. Listenin ilk 5 sırasında yer alan şirketlerin toplam Ar-Ge harcaması, 2025 yılında 500 şirketin yaptığı toplam harcamanın yüzde 59,19’unu oluşturdu. AR-GE ARAŞTIRMASI HER SENE KAPSAMINI GENİŞLETİYOR Ekonomi ve iş dünyasına 13 yıldır ayna tutan “Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması”, geçtiğimiz yıl dahil edilen Tasarım Merkezleri odağını bu yıl daha da güçlendirerek sürdürüyor. Bu anlamda çalışma, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylı Tasarım Merkezlerini de markajına alıyor. Söz konusu merkezlerin harcama ve istihdam verilerini de kapsayarak tasarım temelli inovasyon süreçlerini ve ürün geliştirme yetkinliklerini gözler önüne seriyor. Bu sene ilk defa Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması kapsamında “Ar-Ge Ürünleriyle En Fazla İhracat Gerçekleştiren İlk 100” listesi hazırlandı. Şirketlerin Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirilen ürünlerinden 2023, 2024 ve 2025 yıllarında elde ettiklerini beyan ettikleri toplam ihracat tutarları esas alınarak listelendi. Araştırma bu yönüyle şirketlerin Ar-Ge faaliyetlerini ihracata ne ölçüde dönüştürebildiğini ortaya koyuyor. TÜRKİYE’NİN AR-GE YILDIZLARI KÜRESEL ARENADA FARK YARATIYOR Türkiye Ar-Ge 500 Araştırmasına katılan şirketler; Ar-Ge bütçelerinden uzman kadrolara, merkez yapılanmalarından fikri mülkiyet tescillerine kadar uzanan geniş veri havuzu sunarak, Türkiye’nin inovasyon ekosistemindeki yükselişini ve küresel rekabet gücünü somutlaştırıyor. Ülkemizin Ar-Ge görünürlüğünü uluslararası arenada pekiştiren bu kapsamlı rapor aynı zamanda katılımcı şirketlere kendi başarılarını dünya sahnesinde sergileme fırsatı sunuyor. Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanan rapor, uluslararası basın ve küresel fikir liderleriyle paylaşılıyor. Bugüne kadar binlerce şirketin dahil olduğu araştırma, 13’üncü sayısı yayınlanırken “Türkiye’de Ar-Ge” bilincini oluşturan bir almanak niteliği taşıyor. ÜÇ YILDA AR-GE ÜRÜNLERİYLE YAPILAN 843,9 MİLYAR TL’LİK İHRACAT DİKKAT ÇEKİYOR Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması kapsamında bu sene ilk defa listede yer alan “Ar-Ge Ürünleriyle En Fazla İhracat Gerçekleştiren İlk 100” sıralamasında, şirketlerin 2023-2025 döneminde Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirilen ürünlerden elde ettikleri toplam ihracat 843,9 milyar TL olarak gerçekleşti. Sıralamanın ilk sırasında 337,8 milyar TL ile Oyak Renault yer alıyor. Oyak Renault’u 154,2 milyar TL ile ASELSAN ve 58,9 milyar TL ile TUSAŞ izliyor. İlk üç şirketin toplamı 550,8 milyar TL’ye, ilk 100 içerisindeki payı ise yüzde 65,3’e ulaşıyor. Araştırmaya göre ilk 10 şirketin toplam Ar-Ge ürünleri kaynaklı ihracatı 653,4 milyar TL. Böylece ilk 10 şirket, ilk 100 toplamının yüzde 77,4’ünü oluşturuyor. İhracatın sektörel dağılımı incelendiğinde, otomotiv endüstrisi 404,2 milyar TL ile öne çıkarken, savunma ve havacılık sanayii 245,1 milyar TL ile ikinci sırada yer aldı. İki sektör, ilk 100’de yer alan şirketlerin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 76,9’unu oluşturuyor. EN ÇOK PATENT ALAN ŞİRKET MERCEDES-BENZ TÜRK OLDU 2025 yılı TÜRKPATENT tescilli kesin patent sayılarına göre Mercedes-Benz Türk 105 patentle ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 98 patentle Tırsan Treyler yer alırken onu 82 patentle ASELSAN izledi. Savunma ve havacılık şirketlerinden TUSAŞ 66 patentle listenin dördüncü sırasında yer alırken, beşinci sırada ise 42 patentle ROKETSAN boy gösterdi. Araştırmaya göre ilk 10 şirketin toplam tescilli patent sayısı 527. İLAÇ SEKTÖRÜ MARKALAŞMAYA AĞIRLIĞINI KOYUYOR Bu yılki ilk 500 şirketin marka sayısı incelendiğinde listenin ilk beş sırasında ilaç sektörünün ağırlığı görülüyor. Abdi İbrahim İlaç Sanayi 163 marka ile birinci sırada yer alırken, ASELSAN 128 marka ile ikinci, World Medicine 125 marka ile üçüncü, Sanovel 122 marka ile dördüncü ve Ali Raif İlaç 119 marka ile beşinci sıradaki yerini alıyor. Listede yer alan ilk 10 şirketin toplam 967 markasının yüzde 66,08’inin ilaç sektöründeki şirketlere ait olduğu ortaya çıkıyor. TASARIM TESCİLİNDE MOBİLYA SEKTÖRÜ VARLIĞINI HİSSETTİRİYOR 2025 yılında tasarımlarını tescil eden şirketler incelendiğinde ilk 10 şirketin toplam 1.341 tasarımını tescil ettiği görülüyor. İlk 10 şirket arasında yer alan Doğanlar Mobilya, Çilek Mobilya ve Yataş toplam 667 tasarım tesciline ulaşırken, bu üç mobilya şirketinin listenin ilk 10’unda yer alan şirketlerin toplam 1.341 tasarım tescilinin yüzde 49,74’ünü oluşturduğu gözleniyor. Doğanlar Mobilya 328 tasarım tesciliyle listenin ilk sırasında yer alırken, Çilek Mobilya 209 tescille ikinci sırada yer alıyor. FAYDALI MODELDE TUSAŞ LİDER Faydalı model tescillerinde otomotiv sektörü ağırlığını ortaya koydu. İlk 10’da yer alan şirketlerin 4’ü otomotiv sektöründen olurken, MAN Türkiye, Koluman Otomotiv, TürkTraktör ve Oyak Renault toplam 68 faydalı modelle ilk 10’daki 182 tescilin yüzde 37,36’sını gerçekleştirdi. Sıralamanın zirvesinde 43 faydalı modelle TUSAŞ yer alırken, onu 38 faydalı modelle MAN Türkiye ve 35 faydalı modelle ASELSAN takip etti. İlk üç şirketin toplam 116 faydalı modeli, ilk 10 şirketin toplam faydalı modellerinin yüzde 63,74’ünü oluşturdu. BİTKİ ISLAHÇI HAKKI TESCİLLERİNDE ZİRVENİN SAHİBİ MULTİ TOHUM Bitki Islahçı Hakkı tescillerinde zirvenin sahibi Multi Tohum Tarım Sanayi Ticaret A.Ş. oldu. Şirket, 2025 yılında gerçekleştirdiği 5 tescille ilk sırada yer aldı. Onu 4 tescille Anamas Tarım takip ederken, Antalya Tarım ve İstanbul Tarım 2’şer tescille sıralamada yer aldı. Söz konusu dört şirket, 2025 yılında toplam 13 Bitki Islahçı Hakkı tesciline imza attı. AR-GE İSTİHDAMINDA ASLAN PAYI SAVUNMA VE HAVACILIKTA 2025 yılında Ar-Ge merkezlerinde çalışan personel sayısında savunma ve havacılık sanayii şirketleri öne çıkıyor. ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI, 22 bin 71 kişilik Ar-Ge istihdamıyla ilk 10 şirketin toplam 25 bin 513 kişilik istihdamının yüzde 86,51’ini oluşturdu. Ar-Ge merkezlerinde çalışan toplam personel sayısında 9 bin 691 kişiyle ASELSAN ilk sırada yer alırken, TUSAŞ 5 bin 100, ROKETSAN 3 bin 390, HAVELSAN 2 bin 169 ve TEI 1.721 kişiyle ilk beşte yer almayı başardı. Kadın Ar-Ge istihdamında da yine savunma ve havacılık sanayii şirketlerinin ağırlığı dikkat çekiyor. İlk 10 şirketin Ar-Ge merkezlerindeki kadın çalışan sayısı toplam 6 bin 65 kişi olurken, listenin ilk beş sırasında 2 bin 121 kadın çalışanıyla ASELSAN birinci, 1.190 kadın çalışanla TUSAŞ ikinci ve ROKETSAN 722 kadın çalışanla üçüncü oldu. Listede HAVELSAN 535 kadın çalışanla ve TEI 305 kadın çalışanla yer aldı. İlk beş şirketin toplam kadın Ar-Ge istihdamı 4 bin 873 kişiye ulaşırken, bu sayı ilk 10 şirketin toplam kadın Ar-Ge istihdamının yaklaşık yüzde 80,35’ini oluşturuyor. PROJE LİDERİ ASELSAN Bu yılki araştırmada proje üretme sayıları incelendiğinde ASELSAN 1.253 proje ile liste başındaki yerini alıyor. İkinci sırada 611 proje ile World Medicine, 263 proje ile de Deva Holding üçüncü oldu. Listenin dördüncü sırasında 200 proje ile Arçelik yer alırken, beşinci sırasında Vem İlaç olduğu görülüyor. Listenin ilk 10 sırasında yer alan şirketlerin toplam Ar-Ge proje sayısı 3.235 olurken, ilk 10’da 5 ilaç şirketinin yer alması dikkat çekiyor. İlaç şirketlerinin toplam proje sayısı 1.308’e ulaşarak ilk 10’daki projelerin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor. TASARIM MERKEZLERİ HARCAMALARINDA FLO İLK SIRADA Tasarım merkezi harcamalarında FLO Mağazacılık 434,8 milyon TL ile listenin zirvesinde yer aldı. Tasarım merkezi istihdamında da liderliğini sürdüren şirket, 173 çalışanla birinciliği kimseye kaptırmadı. Tasarım merkezlerinde hem harcama hem de istihdam sıralamalarında perakende, tekstil ve mobilya sektörlerinin ağırlığı dikkat çekti. Tasarım merkezleri harcamalarında moda ve perakende sektörünün güçlü temsili öne çıkarken, ilk beşte FLO Mağazacılık’ın yanı sıra BEYMEN, KOTON ve Ay Marka gibi Türkiye’nin önde gelen moda ve perakende markaları yer aldı. Tasarım harcamalarında ikinci sırada TUSAŞ Motor Sanayii 227,3 milyon TL ile yer alırken, BEYMEN 164,7 milyon TL ile üçüncü, KOTON 132,9 milyon TL ile dördüncü ve Ay Marka 123,2 milyon TL ile beşinci oldu. YÜKSELİŞE GEÇENLER Araştırma incelendiğinde dikkat çeken başlıklardan biri de sıçrama gösteren şirketler oldu. Bu anlamda Bimed Teknik Aletler 208 sıra, Trex Dijital 201, Mobiliva 188, Endüstriyel Elektrik Elektronik 173, Aymas Makina 168, Sun Chemical 153, IHI Dalgakıran Makina 139, Sirena Marine 137, Mamur Teknoloji 130 ve BVS Bülbüloğlu 128 basamak yükselerek dikkat çeken şirketler arasında yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HAVELSAN SUIT Ödülleri Sahiplerini Buldu Haber

HAVELSAN SUIT Ödülleri Sahiplerini Buldu

Akademik yıl boyunca devam eden program kapsamında yapılan 275 proje başvurusu arasından seçilen 80 proje, HAVELSAN bünyesinde başarıyla geliştirilerek tamamlandı. Bu süreçte HAVELSAN bünyesinden 60 gönüllü mentör, bilgi ve tecrübeleriyle genç mühendis adaylarına rehberlik etti. Sektörün ve ekosistemin değerli temsilcilerini bir araya getiren törene; HAVELSAN Genel Müdür Yardımcısı Kemal Kaptaner, HAVELSAN İnsan Kaynakları Direktörü Oğuzhan Coşkunyürek, HAVELSAN İç Denetim Başkanı Recep Biçer, SSTEK Genel Müdür Yardımcısı Alper Köse, SSB Akademi Öğrenme ve Gelişim Direktörü Kürşad Akpınar, Ankara TEKMER Genel Müdürü İmran Gürakan, Garaj X TEKMER Genel Müdürü Başak Özcan, Türkiye İş Bankası Ankara Girişimcilik Şubesi Müdürü Pınar Baran, THK Orion Tekmer Yöneticisi Ozan Koşar, TUSAŞ Teknoloji Yönetim Lideri Dr. Naime Akbaşoğlu Ünlü ve TUSAŞ Teknoloji Geliştirme Mühendisi Nisa Ay yer aldı. Dereceye Giren Projeler ve Mentörleri Törende, yıl boyunca yürüttükleri yenilikçi çalışmalarla dereceye giren projeler, öğrenciler ve projelere rehberlik eden HAVELSAN mentörleri ödüllerine kavuştu: Birincilik Ödülü: Proje Adı: Non-Invaziv Kan Glikozu İzleme ve Ölçüm Cihazı Öğrenciler: Samet Ayaz, İbrahim Ethem Demirel, Bedirhan Bergöz, Musa Çetiner (Gazi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği) İkincilik Ödülünü 2 farklı öğrenci grubu paylaştı; İkincilik Ödülü Proje Adı: DAB Fırsat Sinyalleri ile Yapay Zeka Destekli Otonom Konumlandırma Sistemi Öğrenciler: Mustafa Furkan Beker, Abdullah Tan (Medipol Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği) İkincilik Ödülü Proje Adı: İHA İletişim Protokolleri ile Link-16 Arasında Adaptör Katmanı Tasarımı Öğrenci: Berkant Ağur (Çukurova Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği) Üçüncülük Ödülü Proje Adı: İnfinite-Hil X1 Öğrenciler: Bilal Özkahraman, Azad Arıboğa, Mustafa Alan, Bilal Gökdere (Kocaeli Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği) Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Milgem’in 10 ve 11. Gemisinde Havelsan İmzası Haber

Milgem’in 10 ve 11. Gemisinde Havelsan İmzası

Yazılım tabanlı çözümleriyle yurt içinde ve yurt dışında kritik görevler üstlenen HAVELSAN, Türk savunma sanayisi bünyesinde geliştirilen platformların en kritik alt sistemlerine katkı sunmaya devam ediyor. Milli imkânlarla geliştirilen FLEETSTAR GVDS, denizaltılarda Denizaltı Bilgi Dağıtım Sistemi (DBDS) adıyla görev yapıyor. Modern deniz platformlarının dijital omurgasını oluşturan sistemler; sensörler, silahlar ve görev sistemleri arasındaki veri alışverişini yüksek güvenilirlikle yöneterek platformun etkin görev icrasına katkı sağlıyor. İlk GVDS teslimatını 16 yıl önce MİLGEM’in ilk gemisi olan TCG HEYBELİADA’ya gerçekleştiren HAVELSAN, aradan geçen sürede sistemlerini farklı sınıflardaki çok sayıda deniz platformuna entegre ederek önemli bir birikim oluşturdu. Son teslimat da MİLGEM projesinin 10 ve 11. gemisinde kullanılmak üzere başarıyla tamamladı. HAVELSAN, uzun yıllara dayanan tecrübesiyle sürdürdüğü çalışmalar kapsamında GVDS ve DBDS ürün ailesinde yeni bir teslimatını daha gerçekleştirmiş oldu. GVDS ve DBDS sistemleri, görev yaptıkları platformlarda kesintisiz olarak çalışıyor ve operasyonel faaliyetlerin sürdürülebilirliğinde kritik rol üstleniyor, elde edilen yüksek kullanılabilirlik oranları ürün ailesinin sahadaki başarısını ortaya koyuyor. HAVELSAN, bu alandaki üretim ve teslimat faaliyetlerini istikrarlı şekilde sürdürüyor ve Veri Dağıtım Sistemi teslimatlarına da başarıyla devam ediyor. DENİZ PLATFORMLARININ DİJİTAL OMURGASI Yoğun veri trafiği, yüksek operasyon temposu ve çevresel etkiler altında dahi görevini kesintisiz sürdürebilecek şekilde tasarlanan FLEETSTAR GVDS, deniz harekât ortamının zorlu koşullarında dahi üstün nitelikle çalışabiliyor. Bulunduğu platformun kalbi olarak nitelendiren bu sistem, ortak veri altyapısı üzerinde organize çalışmasına imkân sağlıyor. Platform içerisindeki kritik bilgilerin doğru zamanda ve doğru sistemlere ulaştırılması, sistemlerin temel görevleri arasında yer alıyor. HAVELSAN, GVDS/DBDS ürün ailesinde kullanılan elektronik kartların önemli bölümünü kendi imkânlarıyla geliştirirken, yazılım ve mekanik tasarım çalışmalarını tamamen özgün mühendislik kabiliyetleriyle yürütüyor. Uzun yıllardır farklı platformlarda görev yapan sistemler, elde ettikleri yüksek güvenilirlik performansıyla Türk Deniz Kuvvetleri ve kullanıcı kurumların operasyonel ihtiyaçlarına güçlü destek sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HAVELSAN Sualtı Aracı AVISTA'yı TEKNOFEST Mavi Vatan'da Tanıtacak Haber

HAVELSAN Sualtı Aracı AVISTA'yı TEKNOFEST Mavi Vatan'da Tanıtacak

HAVELSAN'dan yapılan açıklamaya göre, otonom insansız deniz araçları konusunda SANCAR ve RAFNAR ile önemli bir yetkinliğe ulaşan HAVELSAN, TEKNOFEST Mavi Vatan'da, AVISTA ismini verdiği öz kaynaklı yeni AR-GE projesini ilk kez tanıtacak. HAVELSAN, AVISTA projesi ile GNSS erişiminin bulunmadığı sualtı ortamlarında hassas konumlandırma, üç boyutlu sualtı haritalama, gemi karinası denetim sistemi, kritik sualtı yapılarının korunması ve entegre güvenlik yeteneklerinin milli imkanlarla geliştirilmesini hedefliyor. Sualtı sensörlerinin yüksek maliyetleri ve tedarik süreçlerinde karşılaşılan gümrük kısıtlamaları nedeniyle uygun maliyetli ve kolay erişilebilir sensörler kullanılarak platformlara akıl katan algoritmaların geliştirilmesi amacıyla ortaya çıkan AVISTA projesi, HAVELSAN'ın ÇAKA Dalış Yapabilen Hibrit İnsansız Deniz Aracı (H-İDA) projesinde de doğrudan kullanılacak yeteneklere altyapı oluşturacak. 6 serbestlik derecesine sahip uzaktan kumandalı sualtı aracını (ROV) geliştirme ve test platformu olarak kullanan HAVELSAN, AVISTA projesini platform bağımsız algoritmalar ve yazılım mimarisiyle geliştiriyor. Böylece, AVISTA'nın gelecekte farklı sualtı araçlarına entegre edilebilmesi ve ADVENT Savaş Yönetim Sistemi ile entegre çalışabilir yeteneği kazanması da hedefleniyor. Henüz bir AR-GE projesi olan AVISTA, bütünleşik sualtı konumlama sistemi, sualtı haritalama, gemi karina inceleme sistemi ve navigasyon koridoru oluşturucu yetkinlikleri ile sualtı arama kurtarma faaliyetleri, adli vaka incelemeleri, altyapı/enerji tesislerinin sualtı denetimleri ve liman/tesis güvenliği gibi sivil ve kamu güvenliği alanlarında da kullanılabilecek. Yakın zamanda deniz testlerine başlanması planlanan AVISTA projesinden elde edilecek yetkinlikler ADVENT MÜREN Savaş Yönetim Sistemi'nin sahip olacağı ASW, suüstü harbi, mayın harbi ve deniz yatağı harbi yetkinliklerine farklı seviyelerde katkıda bulunacak. HAVELSAN'ın sualtı teknolojileri alanında yeni ürün ve çözümleri 2027 yılı içinde kullanıma hazır hale getirmeyi hedefliyor. AVISTA, çocuklara da atölyeyle tanıtılacak HAVELSAN, TEKNOFEST Mavi Vatan'da bu yıl çocuklara özel olarak insansız deniz araçları (İDA) atölyesi de düzenliyor. Bu atölyede çocuklar, SANCAR İDA ile AVISTA İDA'nın özelliklerini keşfedecek ve keyifli bir yarışma ile insansız deniz aracı maketlerinin hareket kabiliyetini deneyimleyecek. Öte yandan, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı komuta kademesine ve ilgili personeline HAVELSAN'ın mevcut ve yeni sualtı yetenekleri de anlatılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kurumları Yapay Zekaya Taşıyacak Millî Platform Göreve Hazır Haber

Kurumları Yapay Zekaya Taşıyacak Millî Platform Göreve Hazır

Türk savunma sanayisinde yazılım tabanlı çözümler geliştiren HAVELSAN, yapay zeka odaklı ürünlerine bir yenisini ekledi. ORION, kurumların dağınık verilerini tek bir platformda bir araya getiren, veriyi güvenli biçimde yöneten, analiz ve raporlama süreçlerini hızlandıran ve yapay zeka çalışmalarına hazır hale getiren yerli ve ölçeklenebilir bir büyük veri yönetim platformu olarak tasarlandı. Platform, kurumların farklı sistemlerde bulunan büyük miktardaki verilerini tek bir platform üzerinden toplamasını, saklamasını, işlemesini ve analiz etmesini sağlıyor. Kurumların sahip olduğu hem yapılandırılmış hem de yapılandırılmamış veriyi daha erişilebilir, yönetilebilir, kullanılabilir ve üzerinde analiz yapılmasına hazır hale getirerek veriye dayalı karar alma süreçlerini etkin şekilde artırmayı hedefliyor. Açık kaynak bileşenler üzerine kurulan ORION, kurumların bütün büyük veri süreçlerini tek bir platformdan yönetmeyi amaçlıyor. Dağınık veriler ortaklaşıyor, süreçler hızlanıyor Kurumların veri kaynaklarında veri tabanları, kurumsal uygulamalar, belgeler, sensörler, güvenlik ekipmanları, üretim makinaları ve benzeri onlarca farklı dijital sistem üzerinden farklı format ve yapılarda sürekli olarak veri üretiliyor. Ancak bu veriler çoğu zaman birbirinden bağımsız ortamlarda tutulduğu için bütüncül biçimde kullanılamıyor, analiz ve raporlama süreçleri uzun sürebiliyor. ORION, farklı kaynaklarda bulunan bu verileri ortak bir yapı altında bir araya getirerek kurumların veriden daha hızlı ve etkili biçimde yararlanmasını sağlıyor. Platform, verinin yalnızca saklanmasına değil, kullanım için hazırlanmasına da odaklanıyor. Farklı kaynaklardan alınan veriler ORION üzerinde düzenlenebilir, işlenebilir, aranabilir ve analiz edilebilir hale getiriliyor. Böylece kullanıcılar ihtiyaç duydukları bilgiye daha kısa sürede ulaşabiliyor, raporlama, araştırma, analiz ve karar destek süreçlerini daha verimli biçimde yürütebiliyor. ORION, yüksek miktarda veri üreten veya farklı sistemlerdeki verilerini ortak bir yapıda yönetmek isteyen kamu kurumları ve özel sektör kuruluşları tarafından kullanılabilecek. Kamu, savunma, finans, enerji, telekomünikasyon, ulaşım, sağlık, sanayi ve araştırma gibi farklı alanlarda katkı sağlayacak platform, kurumların ihtiyaçlarına, veri hacmine ve kullanıcı sayısına göre ölçeklenebilecek şekilde yapılandırılabiliyor. Bu sayede yatayda ve dikeyde genişleme imkanı bulunuyor. Yurt dışı bağımlılığa karşı veri egemenliği ORION’un öne çıkan özelliklerinden birini kurumların mevcut sistemleriyle birlikte çalışabilmesi oluşturuyor. Platform, kurumların halihazırda kullandığı veri kaynakları ve uygulamalarla entegre edilerek mevcut yatırımların korunmasına yardımcı oluyor. Bu da platforma geçişi kolaylaştıran önemli bir etken olarak dikkati çekiyor. Platform, kurumların kendi veri merkezlerinde ve kapalı ağlarında çalıştırılabiliyor. Bu sayede verilerin kurum sınırları içinde tutulması, erişim yetkilerinin kontrol edilmesi ve kritik veriler üzerindeki kurumsal sahipliğin korunması destekleniyor. Büyük veri alanında benzer hizmetler sunan platformların (yaygın olanların neredeyse tamamı yabancı firmalardan oluşmaktadır) genel yaklaşımı, verileri kurumun kendi sunucu altyapısında değil, üçüncü parti bulut ortamlarında tutulmak şeklinde kendisini gösteriyor. Bu durum da veri egemenliğini riske atan bir sonuç olarak değerlendiriliyor. ORION "on-premises first/ önce kurum içi" yaklaşımıyla bu noktada farklılık sağlıyor. Yapay zeka çalışmalarına altyapı ORION, yapay zeka ve ileri analitik çalışmalarına temel oluşturuyor. Yapay zeka uygulamalarının sağlıklı sonuçlar üretebilmesi için verilerin düzenli, erişilebilir ve işlenebilir olması gerekiyor. Bu noktada verinin yapay zeka katmanına düzenlenmiş, doğru ve güncel akmasını sağlamak üzere ORION devreye giriyor. Açık kaynak teknolojilerden yararlanan ORION, bu teknolojileri kurumların ayrı ayrı yönetmek zorunda kalmayacağı bütünleşik bir platform altında ve kullanımı kolay bir şekilde sunuyor. Bu yaklaşım sayesinde kurumların belirli bir üreticiye bağımlılığının azaltılması, lisans maliyetlerinin düşürülmesi, ihtiyaçlara göre uyarlanabilen, sürdürülebilir ve esnek bir veri altyapısının oluşturulması hedefleniyor. Bu mimari, Kamuda Açık Kaynak Kodlu Yazılım Kullanımı Genelgesi'ni de destekliyor. İlk görevi Türkçe için olacak ORION, Türkçenin geçmişten bugüne tüm yazılı, sözlü ve görsel birikimini dijital ortama taşımak ve yapay zeka ile analiz etmek amacıyla Türk Dil Kurumu ile HAVELSAN arasında yürütülecek dijitalleşme projesinde de kullanılacak. Bu sayede Türk dilinin doğuşundan bu yana ortaya konan tüm metinler ve sözlü kaynaklar veri tabanına aktarılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

STM'nin Malezya Korvet Projesi'nde Üçüncü Gemi de Suyla Buluştu Haber

STM'nin Malezya Korvet Projesi'nde Üçüncü Gemi de Suyla Buluştu

Türkiye'nin denizlerdeki mühendislik gücü STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., ihracat başarılarına bir yenisini daha ekledi. STM ana yükleniciliğinde, Malezya Kraliyet Donanması için LMS Batch-2 (Littoral Mission Ship Batch-2 / Kıyı Görev Gemisi Faz-2) Programı kapsamında inşa edilen üç korvetin sonuncusu TUNKU OSMAN JEWA, 9 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul Denizcilik Tersanesi'nde düzenlenen törenle denize indirildi. Böylece proje kapsamındaki üç korvetin tamamı başarıyla denize indirilmiş oldu. Törene; Malezya Kedah Sultanı Al Aminul Karim Sultan Sallehuddin Ibni Almarhum Sultan Badlishah, Kedah Sultanesi Sultanah Maliha binti Almarhum Tengku Ariff, Malezya Genelkurmay Başkanı General Datuk Haji Malek Razak bin Sulaiman, T.C. Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker, SSB Başkan Yardımcısı ve STM Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İhsan Kaya, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Koramiral Datuk Badarudin bin Taha, STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz ile her iki ülkenin askerî delegasyonları ve savunma sanayii firmalarının temsilcileri katıldı. Şeker: “Yaklaşık 50 Türk Şirketinin Teknolojisi Malezya Korvetlerinde” T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker yaptığı konuşmada, Türkiye’nin askeri gemi ekosistemine dikkat çekerek şunları söyledi: Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonu doğrultusunda Türkiye, yıllara yayılan kararlılık, yatırım ve inovasyon sayesinde güçlü ve yetkin bir savunma sanayii ekosistemi inşa etmiştir. Bugün Türkiye, kendi savaş gemilerini bağımsız olarak tasarlayabilen, inşa edebilen ve sistem entegrasyonunu gerçekleştirebilen dünyadaki sayılı ülkeler arasında yer almaktadır. STM ana yükleniciliğinde yürütülen bu projede gemiler, ASELSAN, HAVELSAN ve ROKETSAN başta olmak üzere yaklaşık 50 Türk savunma sanayii şirketi tarafından geliştirilen ileri teknoloji sistemlerle donatılmaktadır. İnşallah gelecek yıl teslim edeceğimiz üç korvet, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri'ne uzun yıllar başarıyla hizmet edecek; aynı zamanda Türkiye ile Malezya arasındaki güçlü dostluğun ve stratejik ortaklığın kalıcı sembolleri olacaktır.” Malezya Genelkurmay Başkanı: “Bu Korvetler Denizlerimizi Koruma Kabiliyetimizi Güçlendirecek” Malezya Genelkurmay Başkanı General Datuk Haji Malek Razak bin Sulaiman, Malezya’nın bir deniz ülkesi olduğuna ve denizlerin ülkenin güvenliği açısından taşıdığı stratejik öneme değinerek şu mesajları verdi: “Bu korvetler, yaşlanan gemilerimizin kademeli olarak yenilenmesine katkı sağlayacak ve giderek daha karmaşık hâle gelen harekât ortamında Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri’nin denizlerimizi koruma kabiliyetini güçlendirecektir. Bu programın ilerleme hızı, Malezya ile Türkiye arasındaki ortaklığın gücünü ortaya koyarken savunma alanındaki iş birliğimizi daha da ileri taşıyacak yeni fırsatlara da işaret etmektedir. STM’ye, İstanbul Tersanesine, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri Proje Ekibine ve projede görev alan tüm emekçilere teşekkür ediyorum. Denize indirme bir kilometre taşıdır, yolculuğun sonu değildir. Bu ivmeyi sürdürmeli ve tüm gemileri 2027 yılı sonuna kadar teslim etmeliyiz.” Güleryüz: “Üç Korvet Dört Ayda Denize İndirildi” Törende açılış konuşmasını yapan STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, Türkiye ile Malezya arasındaki stratejik iş birliğinin en somut örneklerinden birini başarıyla hayata geçirdiklerini belirterek şunları söyledi: "Türkiye ile Malezya arasındaki ilk devletten devlete (G2G) savunma ticareti anlaşması ve ülkemizin Asya-Pasifik bölgesine gerçekleştirdiği ilk korvet ihracatı olan bu proje kapsamında, bugün üçüncü ve son gemimiz TUNKU OSMAN JEWA'yı da denize indirmenin gururunu yaşıyoruz. Böylece yalnızca dört ay içerisinde üç korveti başarıyla denize indirerek projemizde önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktık. Denize indirme safhasının tamamlanmasıyla birlikte artık donatım, sistem entegrasyonu ile liman ve seyir kabul testleri aşamasına geçiyoruz. Aynı kararlılık ve titizlikle çalışmalarımızı sürdürerek, üç gemiyi de 2027 yılı içerisinde Malezya Kraliyet Donanması'na teslim etmeyi hedefliyoruz." TUNKU OSMAN JEWA Proje kapsamında inşa edilen gemiler, isimlerini Malezya tarihine ve savunmasına önemli katkılar sunmuş şahsiyetlerden alıyor. İlk gemi, "Prens-Amiral" unvanıyla tanınan TUNKU LAKSAMANA ABDUL JALIL'in; ikinci gemi, Selangor'un denizcilik ve bölgesel ticaret tarihinde önemli bir yere sahip RAJA LAUT'un adını taşıyor. Denize indirilen üçüncü gemiye ise Malezya'nın üçüncü Genelkurmay Başkanı olan General (E) Tan Sri Tunku Osman Tunku Mohammad Jewa'nın adı verildi. STM LMS Batch-II Gemi Özellikleri Türk Deniz Kuvvetleri ve T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) öncülüğünde geliştirilen MİLGEM projesi ile dünyada kendi savaş gemisini tasarlayıp üretebilen 10 ülkeden biri konumuna gelen Türkiye, bugün SSB'nin ihracat vizyonu ile Türkiye ekonomisine katkı sunarken, dost-kardeş ülkelerin savunma kapasitelerini de geliştiriyor. Bu çerçevede, Türkiye ve Malezya arasında ‘Savunma Ürünleri Tedarikine İlişkin G2G Mutabakat Muhtırası İmza Töreni ve Malezya Kraliyet Donanması için tedarik edilecek ‘Kıyı Görev Gemisi (LMS) Batch 2 Projesi Kabul Mektubu (LoA) Teslim Töreni, 10 Haziran’da Ankara’da gerçekleştirildi. Gemilerin sac kesim töreni 4 Aralık 2024'te, blok koyma töreni ise 8 Nisan 2025 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Projenin ilk gemisi 24 Mayıs 2026'da, ikinci gemisi 7 Haziran 2026'da, üçüncü ve son gemisi ise 9 Ağustos 2026 tarihinde düzenlenen törenlerle denize indirildi. STM tarafından Malezya Kraliyet Donanması'nın gereksinimlerini karşılayacak şekilde tasarlanmış ve özelleştirilmiş üç korvet, Kıyı Görev Gemisi İkinci Seri (LMSB2) Projesi kapsamında Türkiye'de İstanbul Denizcilik Tersanesi’nde inşa ediliyor. STM, tasarımdan performansa, inşadan gemilerin teslimine kadar projenin tüm aşamalarından sorumlu ana yüklenici oldu. STM, gemi tasarımı, proje yönetimi, inşaat yönetimi, malzeme/sistem tedariki, entegrasyon tasarımı ve montajı, testler ve Entegre Lojistik Destek (ELD) faaliyetleri ile projeye ilişkin tasarım ve ELD dokümanlarının hazırlanmasını üstleniyor. Proje kapsamında, gemilerin inşası ve donatımı Türkiye'de, Türk savunma sanayii şirketlerinin yoğun katılımı ile gerçekleştiriliyor. STM ana yükleniciliğinde inşa edilen gemilerde, ASELSAN tarafından geliştirilen, 30 mm MUHAFIZ (Smash) Uzaktan Komutalı Stabilize Top Sistemi, CENK 3D Arama Radarı, ARES 2D Su Üstü Radar ED sistemi, Akrep Atış Kontrol Radarı, Chaff Aldatma Sistemi, Dost-Düşman Tanıma Sistemi IFF ve diğer elektronik sensörler; ROKETSAN tarafından geliştirilen ATMACA Gemisavar Füzesi, HAVELSAN tarafından geliştirilen Savaş Yönetim Sistemi (SYS) ve 76 mm top atış kontrol sistemi yer alacak. 99,56 metre boya, 2500 ton deplasmana sahip olacak gemiler, 26 knot maksimum hıza, helikopter iniş platformuna ve 111 kişilik personel kapasitesine sahip olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.