Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Havelsan

Kapsül Haber Ajansı - Havelsan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Havelsan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Link Savunma Sanayinde Stratejik Konumunu Güçlendirdi Haber

Link Savunma Sanayinde Stratejik Konumunu Güçlendirdi

Savunma ve kamu projelerinde büyümeyi hedefleyen Link’in Genel Müdürü Murat Pekmezyan, “HAVELSAN’ın yerli ve global pazardaki güçlü konumu göz önünde bulundurulduğunda, bu gelişme Link’in yerli teknoloji geliştirme kapasitesini, güçlü Ar-Ge altyapısını ve kritik projelerdeki yetkinliğini açık biçimde ortaya koymaktadır.” dedi. Güçlü bir Ar-Ge altyapısına sahip olan Link, savunma teknolojileri ekosisteminde kritik bir eşiği daha geride bıraktı. Link, HAVELSAN A.Ş. İş Ekosistemi kapsamında yürütülen denetim ve değerlendirme süreçlerini başarıyla tamamlayarak 18 Şubat 2026 tarihinde HAVELSAN’ın onaylı tedarikçi listesine dahil edildi. HAVELSAN tarafından hazırlanan raporda, Link’in idari uygulamalarda, teknik uygulamalarda ve kalite uygulamalarında yapılan incelemelerde başarılı düzeyde olduğu tespit edildi. Rapor, Link’in kurumsal yapısının, mühendislik disiplininin ve teknik kapasitesinin savunma sanayinin yüksek standartlarıyla uyumlu olduğunu ortaya koyuyor. “Uzun vadeli büyüme stratejimize katkı sağlayacak” Link’in konuya ilişkin Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Şirketimiz Link Bilgisayar Sistemleri Yazılımı ve Donanımı Sanayi ve Ticaret A.Ş., HAVELSAN A.Ş. İş Ekosistemi kapsamında gerçekleştirilen denetim ve değerlendirme süreçlerini başarıyla tamamlayarak HAVELSAN'ın onaylı tedarikçi listesine dahil edilmiştir. Bu gelişme, şirketimizin yazılım, sistem entegrasyonu ve dijital dönüşüm alanlarındaki teknik yetkinliğinin ve kurumsal kalite standartlarının önemli bir savunma teknolojileri kuruluşu tarafından onaylandığını göstermesi açısından önem taşımaktadır. Söz konusu gelişmenin, Şirketimizin kamu, savunma ve özel sektör projelerinde ileri teknoloji odaklı yazılım ve sistem çözümleri üretme vizyonu, uzun vadeli büyüme stratejileri ve teknoloji odaklı konumlanması açısından olumlu katkı sağlaması beklenmektedir.” “Kritik projelerdeki mühendislik yetkinliğimizin teyidi” Link Genel Müdürü Murat Pekmezyan, HAVELSAN İş Ekosistemi’ne dahil olmanın şirketin uzun vadeli stratejileri açısından önemli bir eşik olduğunu belirterek şunları söyledi: “HAVELSAN’ın yerli ve global pazardaki güçlü konumu dikkate alındığında, bu gelişmeyi yalnızca teknik bir yeterlilik süreci olarak görmüyoruz. Bu adım, Link’in yerli teknoloji geliştirme kabiliyeti, güçlü Ar-Ge altyapısı ve kritik projelerdeki mühendislik yetkinliğinin kurumsal ölçekte teyidi anlamına geliyor. Savunma teknolojileri gibi yüksek güvenlik, kalite ve sürdürülebilirlik standartları gerektiren bir alanda onaylı tedarikçi statüsü kazanmak; yazılım geliştirme, sistem entegrasyonu ve dijital dönüşüm alanlarındaki teknik derinliğimizin somut bir yansımasıdır.” “Global ölçekte teknoloji ortağı olmayı amaçlıyoruz” Bu gelişmenin Link’in ihracat ve ikiz dönüşüm odaklı büyüme vizyonuyla da örtüştüğünü vurgulayan Pekmezyan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son yıllarda klasik bir yazılım şirketinden, bulut, yapay zekâ, güvenlik ve sürdürülebilirlik platformları geliştiren çok katmanlı bir teknoloji yapısına dönüştük. Savunma ve kamu projelerinde elde ettiğimiz bu yetkinliği, yalnızca yerel ölçekte değil, uluslararası pazarlarda da değerlendirmeyi hedefliyoruz. Uzun vadeli büyüme stratejimiz doğrultusunda kamu, savunma ve özel sektörde yüksek katma değerli projelerde daha etkin rol alarak Link’i global ölçekte referans gösterilen bir teknoloji ortağı konumuna taşımayı amaçlıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DESAN’ın Malezya İçin İnşa Ettiği  İkinci Geminin Sac Kesme Töreni Gerçekleşti Haber

DESAN’ın Malezya İçin İnşa Ettiği İkinci Geminin Sac Kesme Töreni Gerçekleşti

MPMS 2, Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı için inşa edilen ilk gemiyle aynı teknik özelliklere sahip eş gemi olarak üretilecek; bununla birlikte ilave yeni yetenekler de kazanacak. Türk savunma sanayiinin yüksek teknoloji çözümleri ve DESAN’ın deneyimli teknik kadrosuyla Türkiye’de 24 ay içerisinde inşa edilecek 99 metre uzunluğundaki gemi, MPMS 1 ile birlikte Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı envanterindeki en büyük iki gemiden biri olacak; her iki geminin de 2027 yılı sonuna kadar teslim edilmesi planlanmaktadır. Dört adet hızlı müdahale botu ve iki adet dikey iniş-kalkış yapabilen İnsansız Hava Aracı, 11 ton kapasiteli helikopter platformu, revir / sağlık hizmetleri, 45 kişilik gözaltı kapasitesine sahip gemi, 70 personel, 30 yolcu kapasitesi ile 30 gün kesintisiz seyir yapabilecek. Türk Loydu tarafından sertifikalandırılacak projeye, ilk gemide olduğu gibi ASELSAN ve HAVELSAN başta olmak üzere Türk savunma sanayiinin öncü firmalarının katkılarıyla; silah sistemleri, elektronik ve muhabere sistemleri gibi ileri teknoloji bileşenleri entegre edilecek. İkinci gemide tüm bu unsurlara ilave olarak, DESAN tarafından inşa edilecek bir adet insansız/otonom su üstü aracı (Unmanned Surface Vehicle – USV) da proje kapsamında yer alacak ve DESAN’ın ilk İDA ihracı da gerçekleştirilmiş olacak. DESAN Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk İsmail Kaptanoğlu, yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bünyemizde faaliyet gösteren tersanelerimizde, bir yandan Hisar Sınıfı Açık Deniz Karakol Gemisi ve MPMS 1 projelerimizde üretim süreçleri yoğun bir tempoda sürdürülürken, bugün itibarıyla MPMS 2 projemizde de tüm ön hazırlık çalışmaları tamamlanmış ve fiili inşa aşamasına geçilmiştir. Denizlerdeki egemenlik haklarının korunmasına katkı sağlayacak bu platformların, planlanan takvimin önünde tamamlanarak teslim edilmesi temel önceliğimizdir. Üç adet 100 metrelik askeri geminin inşa faaliyetleri devam ederken, ticari gemi inşa ile tamir-bakım ve onarım faaliyetlerimiz de yüksek tempoda sürdürülmektedir. DESAN ve ATLAS Tersanelerimiz, güçlü altyapıları ve deneyimli kadrolarıyla askeri ve ticari gemi inşa ile tamir-bakım ve modernizasyon projelerinde ülkemize değer katmayı sürdürürken; bu son proje kapsamında yer alan insansız deniz aracı (İDA) entegrasyonu da ileri teknoloji kabiliyetlerimizi uluslararası arenada bir kez daha ortaya koyacaktır. MPMS-2 projesi; DESAN’ın küresel ölçekte büyüme vizyonunun, savunma sanayiindeki yetkinliğinin ve Güneydoğu Asya pazarındaki kalıcı iş birliği anlayışının en güçlü göstergelerinden biri olacaktır. Bu önemli projenin ülkemize ve kardeş ve müttefik Malezya’ya hayırlı olmasını temenni ediyoruz.” Sac Kesme Töreni Nedir? Sac kesme töreni, bir geminin inşa sürecindeki ilk resmi adım olarak anılır ve projenin başlangıcını simgeler. Törende, geminin gövdesinde kullanılacak ilk çelik levha kesilir. Bu sembolik etkinlik, yalnızca üretim sürecinin başlangıcı olarak değil, aynı zamanda projenin kilometre taşlarından biri olarak kabul edilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Hava Gücü TEKNOFEST’te Şekilleniyor Haber

Geleceğin Hava Gücü TEKNOFEST’te Şekilleniyor

Hem sivil hem de askeri alanlarda her geçen gün daha fazla önem kazanan sürü teknolojileri; afet yönetiminden arama kurtarmaya, çevresel gözlemden savunma uygulamalarına kadar geniş bir kullanım alanına sahip. Bu alandaki yazılım, algoritma ve otonom sistem geliştirme yetkinliklerini artırmayı hedefleyen yarışma, genç mühendis adaylarını geleceğin hava sistemlerini tasarlamaya davet ediyor. TEKNOFEST Sürü İHA Yarışması kapsamında takımlar, en az üç insansız hava aracından oluşan bir sürüyü tamamen otonom ve yarı otonom görev senaryoları altında başarıyla yönetmekle yükümlü olacak. Yarışmada her bir İHA’nın merkezi bir komuta bağlı kalmadan, kendi algılamaları ve sürü içi etkileşimleri doğrultusunda karar verebilme yeteneği ön plana çıkıyor. Gerçek zamanlı algılama, koordineli hareket kabiliyeti, sürü zekası ve dağıtık kontrol yaklaşımları gibi ileri seviye teknolojilerin ölçüleceği yarışma, geliştirilen yazılım ve algoritmaların gerçek saha koşullarındaki performansını ortaya koymayı amaçlıyor. Böylece yalnızca teorik değil, pratik açıdan da güçlü sistemlerin geliştirilmesi teşvik ediliyor. Sürü İHA Teknolojileri Geleceğin Hava Sistemlerini Şekillendiriyor Günlük yaşamdan savunma stratejilerine kadar geniş bir etki alanına sahip olan sürü İHA sistemleri; geniş alanların eş zamanlı taranması, karmaşık görevlerin koordineli biçimde yerine getirilmesi ve insan müdahalesine duyulan ihtiyacın azaltılması gibi avantajlarıyla öne çıkıyor. Yarışma, bu alanda geliştirilecek özgün çözümlerle Türkiye’nin teknoloji ekosistemine katkı sağlamayı ve genç yetenekleri sürü sistemleri konusunda uzmanlaşmaya teşvik etmeyi hedefliyor. TEKNOFEST atmosferinde projelerini sergileme fırsatı yakalayacak takımlar, aynı zamanda alanında uzman mühendisler ve sektör temsilcileriyle bir araya gelerek önemli bir deneyim kazanacak. Üniversiteliler ve Mezunlar Takım Halinde Katılabiliyor Yarışmaya Türkiye ve yurt dışında öğrenim gören tüm üniversite öğrencileri ile mezunlar katılabiliyor. Lisans, ön lisans, yüksek lisans, doktora ve açık öğretim öğrencilerine açık olan yarışmada takımlar en az üç, en fazla on kişiden oluşuyor. Disiplinler arası ekiplerin bir araya gelerek geliştireceği projeler, otonom sistemler alanında yenilikçi yaklaşımların önünü açmayı hedefliyor. Toplam 750 Bin TL Ödül! Yarışmada dereceye giren takımları büyük ödüller bekliyor. Birincilik ödülü 300 bin TL, ikincilik ödülü 250 bin TL, üçüncülük ödülü ise 200 bin TL olarak belirlendi. Maddi ödüllerin yanı sıra katılımcılar, geliştirdikleri projeleri ileri seviyeye taşıyabilecekleri güçlü bir teknik deneyim ve görünürlük de kazanmış olacak. TEKNOFEST 2026 Sürü İHA Yarışması’nda yer almak, sürü zekâsı ve otonom sistemler alanında yetkinlik kazanmak ve geleceğin hava teknolojilerinin geliştirilmesine katkı sunmak isteyen takımlar için başvurular 20 Şubat ‘a kadar devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dijital Birliğin "Kanatlı Askerleri" Sürü Halinde Sahaya Çıktı Haber

Dijital Birliğin "Kanatlı Askerleri" Sürü Halinde Sahaya Çıktı

HAVELSAN, üst düzey sivil ve askeri heyetlerin gözlemciliğinde yapılan faaliyette, POYRAZ döner kanatlı dronlarla kabiliyet gösterimi gerçekleştirdi. POYRAZ dronlarından oluşan sürü, havalanıp gökyüzünde çeşitli formasyonları icra etti. Sonrasında sürüdeki kamikaze dronların belirlenen hedefe dalış yapıp patlamasıyla görev tamamlandı. Gerçekleştirilen faaliyet kapsamında, otonom sürü sistemlerinin dağıtık mimari yapısı ve operasyonel kabiliyetleri uçtan uca doğrulandı. Sürü, merkezi bir karar vericiye ihtiyaç duymadan, tamamen dağıtık mimari prensipleri doğrultusunda görev icra etti. Haberleşme altyapısında meydana gelen link kayıpları ve kısmi ağ kopuklukları, sistemin görev icrasını kesintiye uğratmadı. Sürü elemanları yerel algı, durum farkındalığı ve karar mekanizmaları sayesinde görev sürekliliğini koruyarak operasyonu başarıyla sürdürdü. Dinamik sürü yönetimi yetenekleri de gözlemlendi, eleman çıkarma ve ekleme kabiliyetine sahip sürü zekası sayesinde değişikliklere gerçek zamanlı olarak adapte olundu ve ölçeklenebilir, esnek ve görev odaklı yapı korundu. Kendini yapılandırıp göreve devam etti Senaryolar sırasında, anormal davranış sergileyen veya hata durumuna geçen sürü elemanlarının, sürü bütünlüğünü bozmadan otonom olarak sürüden ayrıldığı ve kalan elemanların görevlerine kesintisiz şekilde devam ettiği gösterildi. Bu kapsamda sistemin hata toleranslı ve kendini yeniden yapılandırabilen yapısı başarıyla test edildi. Sürü hareketi sırasında, sürü elemanları arasında karşılıklı etkileşim temelli çarpışmadan kaçınma algoritmaları aktif olarak çalıştırıldı, güvenli mesafe ve manevra kabiliyeti korunarak çarpışmasız ve stabil bir ilerleme sağlandı. Aynı zamanda uzlaşı tabanlı sürü hareketi ve formasyon kontrol algoritmaları sayesinde sürü, hedefe doğru koordine, senkronize ve formasyonlu bir şekilde ilerleyerek hedefe dalışını başarılı bir şekilde gerçekleştirdi. Belirlenen farklı hedeflere dalış gerçekleştiren alt sürü gruplarıyla farklı formasyon tiplerinde ve yüksek hızda bozulmadan dalış gerçekleştirilmesiyle sürü algoritma ve kontrol kabiliyetlerinin kararlılığı gösterildi. Farklı hedefler için alt sürülere bölündü Gözlemci İHA ve diğer sistemler tarafından tespit edilen hedef konum ve bilgilerini alıp, bu bilgiler doğrultusunda otonom sürü dalışı gerçekleştirme kabiliyetine sahip sürü zekası sayesinde, hedefe yaklaşma ve formasyonun korunması süreçleri, dağıtık kontrol algoritmaları ile otonom olarak yürütüldü. Hedef bölgesine ulaşılmasıyla birlikte senaryodaki sürü elemanları, önceden tanımlanmış görev kuralları, emniyet kısıtları ve yetkilendirme mantıkları çerçevesinde otonom hedef angajmanı gerçekleştirdi. Bu kapsamda, uygun koşulların sağlandığının algısal ve durumsal doğrulaması sonrasında, ilgili sürü elemanları hedefte mühimmat patlatma görevini otonom olarak icra etti, görev tamamlanma durumu sürü geneline ve üst seviye görev yöneticisine bildirildi. Süreç boyunca emniyet kilitleri ve görev sonlandırma koşulları aktif tutuldu. Ek olarak, ana sürünün alt sürülere otonom olarak ayrılması senaryosu icra edildi. Belirlenen farklı hedefler doğrultusunda sürü, birden fazla alt sürü grubuna bölündü, her bir alt sürü kendi hedefi için bağımsız ancak koordineli şekilde formasyonlu dalış ve görev icrası gerçekleştirdi. Alt sürüler, kendi içlerinde uzlaşı ve formasyon kontrolünü sürdürürken, üst seviye görev hedefleriyle uyumlu hareket etti. Faaliyette, HAVELSAN'ın dikey iniş kalkış yapabilen sabit kanatlı Otonom İnsansız Hava Aracı BULUT da şirketin iştiraklerinden ASISGUARD tarafından geliştirilen AGGÖZ GIMBAL 275 elektrooptik görüş sistemiyle görüntü aktarımı gerçekleştirdi. "Uzun süredir sahada testlerini yapmaktayız" HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, yaptığı değerlendirmede, birçok kabiliyetle modern harp sahasında geleceğin muharebe konseptlerinde oyun değiştirici bir rol üstelenmeye hazır olduklarını ortaya koyduklarını söyledi. Hem bu sistemlerin kullanımı hem de bu sistemlere karşı tedbirler noktasında geliştirme faaliyetlerinin sürdüğünü anlatan Nacar, şu değerlendirmelerde bulundu: "Farklı tiplerde akıllı sistemlerimizi ve yazılım kabiliyetlerimizi sahada daha fazla göstereceğiz. Seçkin, tecrübeli ve güçlü mühendislik altyapımız ile 'Dijital Birlik' konseptimiz içerisinde bulunan farklı tip insansız platformlarımızla daha geniş kapsama alanı içerisinde bu tip kamikaze sistemlerin yeteneklerini artırmaktayız. Canlı mühimmatlı gerçek ortam senaryosu ile ortaya koyduğumuz bu senaryoların uzun süredir sahada testlerini yapmaktayız. Tamamen milli imkanlar ve mühendislik kabiliyetlerimiz ile geliştirdiğimiz bu dağıtık mimariye sahip sürü zekası, tek bir yer kontrol istasyonu üzerinden tek kullanıcı ile komut almakta, görev esnasında kullanıcı bağımsız görev icrası gerçekleştirebilmektedir. Sistemlerimize taktik bir hava aracı olmaktan öteye geçirip hava sahası koordinasyon ve yönetimini ortaya koyan kritik bir harp yeteneği kazandırdık. Bu yoğun sürü ve eş zamanlı kullanım senaryoları ile tamamen platform sayısından bağımsız olarak her türlü görev konsepti kolaylıkla icra edilebilmektedir. Arka planda personel, eğitim ve araçları ile sahada sürekli kendini yenileyen yeni sistem ve birimlerinde oluşturulmasına yönelik kesintisiz çalışmalar yürütüyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PLASFED Üyelerinden Ankara Çıkarması Haber

PLASFED Üyelerinden Ankara Çıkarması

Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED), Türkiye sanayisinin stratejik geleceğine ışık tutan kapsamlı bir program kapsamında Ankara’da iki gün süren yoğun bir dizi temas gerçekleştirdi. Savunma sanayi, yüksek teknoloji, sanayi politikaları ve ticaret başlıklarının odağında şekillenen programda; savunma sanayinin öncü kuruluşları TUSAŞ, HAVELSAN ve ASELSAN ile sanayi ve ticaret dünyasının çatı kurumları TOBB, ASO ve ATO ziyaret edildi. Program boyunca yerli ve milli üretim anlayışı, güçlü tedarik zincirleri, Ar-Ge odaklı büyüme ve sürdürülebilir sanayi politikaları öne çıktı. PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz başkanlığında gerçekleştirilen Ankara programı, federasyonun sanayinin tüm bileşenlerini kapsayan bütüncül yaklaşımını ve yüksek temsil kabiliyetini bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’nin savunma ve teknoloji alanındaki dönüşümünün merkezinde yer alan kurumlarla yapılan görüşmelerde; sektörler arası iş birliği imkanları, sanayinin geleceği ve üretim ekosisteminin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Program kapsamında savunma sanayinin küresel ölçekte başarılarıyla öne çıkan üç öncü kurumu TUSAŞ, HAVELSAN ve ASELSAN’a gerçekleştirilen ziyaretler, PLASFED’in yüksek katma değerli üretim ve stratejik sektörlerle kurduğu güçlü bağın somut bir göstergesi oldu. Ziyaretlerin ardından ev sahibi kurumların yönetimlerine PLASFED tarafından günün anısına plaket takdim edildi. “Savunma sanayimiz göz bebeğimiz” Ziyaretlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, savunma sanayinin Türkiye’nin sanayi ve teknoloji yolculuğundaki kritik rolüne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Savunma sanayimiz, bugün yalnızca teknolojik kapasitesiyle değil, yerli ve milli üretim anlayışıyla da Türkiye’nin göz bebeğidir. TUSAŞ, HAVELSAN ve ASELSAN; ülkemizin mühendislik gücünü, Ar-Ge yetkinliğini ve sanayi vizyonunu dünyaya gösteren öncü kuruluşlardır. PLASFED olarak, bu güçlü ekosistemin bir parçası olmaktan ve sanayimizin tüm bileşenleriyle birlikte üretim gücünü büyütmekten büyük gurur duyuyoruz.” Karadeniz, sanayi kuruluşları, odalar ve çatı kurumlarla kurulan temasların, sektörler arası iş birliğini güçlendirdiğini ve üretim ekosisteminin sürdürülebilir şekilde gelişmesine katkı sunduğunu vurguladı. Anıtkabir ile başlayan anlamlı program PLASFED heyeti, Ankara programına Anıtkabir ziyareti ile başladı. Yoğun katılımla gerçekleştirilen ziyarette, PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine çelenk sundu. Saygı duruşunun ardından Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Karadeniz, Cumhuriyetin çağdaşlaşma ve kalkınma hedefleri doğrultusunda üretimi ve sanayiyi merkeze alan bir anlayışla çalışmayı sürdüreceklerini ifade etti. PLASFED heyetinde; BAPSİD Başkanı Mehmet Hakan Atalay, KAYPİDER Başkanı Yunus Tarla, DEPSİAD Başkanı Ömer Özkul ile çok sayıda PLASFED Yönetim Kurulu üyesi ve delegesi yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HAVELSAN ve Kredi Kayıt Bürosundan Stratejik Teknoloji İşbirliği Haber

HAVELSAN ve Kredi Kayıt Bürosundan Stratejik Teknoloji İşbirliği

İşbirliği kapsamında, HAVELSAN'ın geliştirdiği MAIN Yapay Zeka Platformu başta olmak üzere çeşitli yazılım ve teknoloji çözümleri, KKB'nin yerli ve güvenli bulut altyapısı Kloudeks üzerinden kurumlara hizmet olarak sunulacak. KKB'nin TIER IV sertifikalı, yüksek güvenlikli veri merkezinde hayata geçirilen Kloudeks bulut altyapısı, HAVELSAN'ın yapay zeka, iş zekası, veri tabanı, kurumsal kaynak yönetimi, siber güvenlik ve DevOps çözümleriyle entegre şekilde çalışacak. İşbirliği protokolü, HAVELSAN Teknoloji Kampüsü'nde düzenlenen törende, HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar ve KKB Genel Müdürü Gökhan Şahin tarafından imzalandı. KKB Genel Müdürü Gökhan Şahin, "Veri güvenliği, yüksek erişilebilirlik ve en iyi uygulama prensipleriyle geliştirdiğimiz Kloudeks ile işletmelere yerli ve sürdürülebilir bir teknoloji altyapısı sunuyoruz. HAVELSAN ile gerçekleştirdiğimiz bu işbirliğiyle, yapay zekadan siber güvenliğe kadar geniş bir yelpazede hizmetleri uçtan uca sunacağız. Kloudeks, tüm verileri Türkiye sınırları içinde tutarken, işletmelerin dijital dönüşümünü hızlandıran bir güven platformu olacak." ifadesini kullandı. HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar da işbirliğinin finans sektöründe veri güvenliğine katkı sağlayacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Üretken yapay zeka platformumuz MAIN başta olmak üzere, verilerin güvenli şekilde üretilmesini ve yönetilmesini sağlayan sistemlerimizi Kloudeks'in güvenli bulut altyapısında finans sektörüne sunacağız. HAVELSAN'ın 43 yıllık tecrübesiyle geliştirdiği askeri güvenlik yazılımlarının finans sektöründe de önemli bir referans olacağına inanıyoruz." Nacar, işbirliğinin bankacılık ve finans sektöründe yerli teknolojilerin kullanımını artıracağını, HAVELSAN'ın ülke içi veri üretimi ve korunmasına yönelik çözüm geliştirme vizyonunun bu anlaşmayla güçlendiğini ifade etti. KBB, 1995 yılında 9 bankanın ortaklığıyla kuruldu. 30 yıllık deneyimiyle finans sektörüne güvenli veri paylaşımı, dijital dönüşüm ve AR-GE desteği sağlayan KKB, 200'ün üzerinde üyeye hizmet veriyor. Kloudeks, KKB tarafından geliştirilen yerli ve güvenli bulut hizmetleri markası olarak öne çıkıyor, özellikle bilgi sistemleri ve veri gizliliği gereksinimleri yüksek sektörler için tasarlanmış entegre çözümler sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Savunma Gücüne Yön Veren Teknolojiler Sahneye Çıktı Haber

Türkiye’nin Savunma Gücüne Yön Veren Teknolojiler Sahneye Çıktı

T.C. İçişleri Bakanlığı, T.C. Milli Savunma Bakanlığı ve T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı’nın destekleriyle Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği - MÜSİAD Ankara Şubesi tarafından organize edilen MRBS, savunma sanayiindeki yerli ve milli üreticilerimizin çözümlerini tanıtma aynı zamanda dost ve müttefik ülkelerle iş birliği fırsatları imkanı sundu. MRBS’nin açışını; T.C. Milli Savunma Bakan Yardımcısı Bilal Durdalı, T.C. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök, T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker, MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir ve MÜSİAD Ankara Başkanı Fatih Bilal Yülek gerçekleştirdi. Radar teknolojilerinde yaşanan hızlı ilerleme vatan savunmamız için yeni fırsatlar sunuyor T.C. Milli Savunma Bakan Yardımcısı Bilal Durdalı, MRBS’de şunları söyledi: “Askerî Radar ve Sınır Güvenliği Zirvesi, savunma sanayiimizin yükselen gücüyle, adeta eşgüdüm içinde, giderek güçleniyor. Gerek son derece net bir odak noktasına sahip olması gerekse de ilgili literatür ve tartışmaların artmasına katkısı itibariyle bu zirveyi son derece kıymetli bir çalışma olarak görüyorum. Ülkemiz, pek çok farklı risk ve tehdide karşı tüm imkânlarını en verimli şekilde kullanmak durumunda. Bu anlamda sınırlarımızın korunması ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi, sadece askerî bir gereklilik değil, aynı zamanda ulusal güvenliğimizin teminatıdır. Radar teknolojilerinde yaşanan hızlı ilerleme, sınır güvenliği ve vatan savunmamız için yeni fırsatlar sunmaktadır. Yüksek çözünürlüklü izleme sistemleri, insanlı-insansız hava araçlarına karşı etkin çözümler ve yapay zekâ destekli analizler, artık modern güvenlik stratejilerinin ayrılmaz parçaları olmuştur. Bu gelişmeler, sınırlarımızın sadece korunmasını değil aynı zamanda sürekli gözetim ve caydırıcılık fonksiyonlarını da pekiştirmektedir. Özellikle çevre coğrafyamızda vuku bulan hadiseler sınır güvenliğini, gündemimizin önemli bir parçası haline getirmiştir. Sınır güvenliğimiz; karada, denizde ve havada, millî savunma sanayimizin son teknoloji ürünleriyle en üst düzeyde korunmakta olup, ortaya koyduğumuz yüksek etkililik sayesinde bu ürünler pek çok ülkenin dikkatini çekmekte ve uluslararası alanda ilgi görmektedir. Savunma sanayimizin bu tür ihtisas faaliyetlerinde yer alması, bizim Bakanlık olarak özellikle takip ettiğimiz bir husustur. Sahada geleceği şekillendiren yeni teknolojilerle yetenek kazanılmasının, temin ve takibinin sağlanmasının kritik olduğunu düşünüyoruz.Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve teşviki ile son yıllarda, bilhassa Savunma Sanayii alanında büyük atılımlar gerçekleştirildi, yerlilik ve millîlik oranımız çok büyük oranda arttı. Gerçekleştirilen politika ve uygulamalar çerçevesinde, ülkenin sivil sektörlerle entegre olmuş, savunma, havacılık ve uzay sanayinin, tedarik makamlarımızca ilan edilen teknoloji alanlarında sürdürülebilir gelişme içerisinde, küresel rekabet gücüne sahip bir sektör konumuna gelebileceğini öngörüyoruz.” “Hayata geçirilen sıkı tedbirlerle, ülkemiz düzensiz göçe hedef ve transit göç rotası olmaktan çıkmıştır” T.C. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök ise şunlara dikkat çekti: “Düzensiz göç ile mücadelede, ülke içerisinde yapılan operasyonların yanı sıra, etkili sınır güvenlik tedbirleride büyük bir önem taşımaktadır. Sınır güvenliği dediğimiz bir ülkenin bağımsızlığının, egemenliğinin ve iç istikrarının en temel unsurlarındandır. Sınırlar; milletimizin güvenliğini, refahını ve geleceğini koruyan stratejik hatlarımızdır. Hızla değişen dünyada; terör, düzensiz göç, kaçakçılık ve siber tehditler gibi çok boyutlu riskler ülkeler için birer sıralama oluşturmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonuyla şekillenen “yerli ve milli savunma sanayi hamlesi” artık sadece bir hedef değil, aynı zamanda somut bir gerçekliktir. Türk silahlı kuvvetlerimiz, emniyet teşkilatımız ülkemiz sınırlarını korumak için 7-24 saat görev yapan İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı olarak biz de sınırlarımızdaki fiziki güvenlik ve teknolojik tedbirleri en üst düzeye çıkarmak için gece-gündüz kararlılıkla çalışmaktayız. Başkanlığımız Sınır Yönetimi Genel Müdürlüğümüzce; sınır güvenliğinde etkinliğin artırılması amacıyla, güvenlik duvarı/fiziki engel sistemi ve devriye yolu, termal kamera, aydınlatma sistemi, gözetleme kulesi, elektro optik kule, keşif gözetleme aracları ve drone başta olmak üzere, teknolojik güvenlik sistemlerinin kurulumuna yönelik birçok önemli yatırım, proje ve faaliyet birlikte hayata geçirilmiştir. Sınır güvenliğinde kullanılan bu teknolojiler ve entegre sistemler, sınır ihlallerini anlık olarak tespit edebilmekte ve güvenlik güçlerine anında müdahale imkânı sunabilmektedir. Bu sayede, sınır güvenliğimiz yüksek bir hassasiyetle sağlanmaktadır. Hayata geçirilen sıkı tedbirlerle, ülkemiz düzensiz göçe hedef ve transit göç rotası olmaktan çıkmıştır. Diğer taraftan risk analizi süreçlerini daha da geliştiriyoruz. UKORAM yani Ulusal Koordinasyon ve Ortak Risk Analizi Merkezi ile Türkiye’nin sınır yönetimi alanındaki kapasitemizi artırıyoruz. Bu zirvede bir araya gelmemizin temel amacı yeni teknolojileri, yeni fikirleri ve yeni iş birliği modellerini konuşmak; daha güvenli bir gelecek için ortak aklı inşa edebilmektir. “ Yeni tehditleri sahadan öğrenip hızla çözüm geliştiriyoruz T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker ise MRBS’de şunları söyledi: “7 komşumuz var 3 bin kilometre yaygın kara sınırımız, aynı zamanda 6 bin kilometrenin üzerinde bir kıyı şeridine sahibiz. Ve bir ülkenin yaşayabileceği bütün tehditleri sahada yaşıyoruz. Drone teknolojisiyle artık kritik tesisler de tehdit altında. Tehditler sürekli gelişiyor ve tehdit unsurları da teknolojiden faydalanıyor. Sahada sürekli var olmanız gerekiyor ve yeni teknolojilere yatırım yapmanız gerekiyor. Sahada emniyet güçlerimize ve silahlı kuvvetlerimize bu yeni teknolojileri teslim etmemiz gerekiyor. Sahaya koyduğumuz çözümlerin ve teknolojilerin maliyet-etkin olması da çok önemli. Sahada olmamız, sahadaki bilgi akışında bizi çok avantajlı kılıyor. Yeni tehditleri sahadan çok hızlı öğreniyor, bu da bizim yeni teknoloji geliştirmemize fırsat sağlıyor. Bu tarz güvenlikle ilgili projelerimizde daha çevik yaklaşımlara geçmiş durumdayız. Silahlı kuvvetlerimizle beraber sahadan ihtiyaçları alıp firmalarımızla birlikte çözümleri geliştirme, oluşturulan prototipleri de sahaya götürüp deneyerek aslında uygulamaya başladığımız bir modeli işletiyoruz ki bu artık kaçınılmaz. Çünkü sahadaki tehdit değişimiyle klasik yaklaşımlarla mücadele etmememiz gerekiyor. Geçen ay içerisinde 200 km’lik sismik sensörlerden, drone’lardan ve elektronik sistemlerden oluşan bir sistemi sahaya kurduk ve emniyet güçlerimizin kullanımına sunduk. Tabii burada sahaya sunduğumuz ürün sayısı arttıkça bunların entegre olması ve beraber çalışması önem arz etmeye başlıyor. Müşterek Resim adlı projemizi de bu adla yürütüyoruz. Tüm sistemleri aynı anda yürütmek için birbirine entegre ediyoruz. Bir diğer önemli unsur da yapay zekayı sahada kullanıyoruz. Kullanıcılarımızın hayatını kolaylaştıracak çözümleri de yapay zekayla getiriyoruz. Sensörlerimiz çok fazla sürekli veri akıyor ve görüntü geliyor ancak operatörlerin saatlerce bunları izlemesi ve onlardan bir tehdit görmesi artık belli bir süre sonra zorlaşıyor. İşte burada nesne tanıma gibi çözümler oluşturuyoruz. Olay tahmini gibi oto-optimizasyon gibi yapay zekayla ilgili unsurları da sahaya kurmaya devam ediyoruz. Yine geniş alan gözetlemeyle ilgili yeni kurduğumuz bir sistemle 38 km’lik bir alanın tüm verilerini toplayabiliyoruz. Balon sistemleri kurduk sahaya denemeler yapıyoruz. Yine önemli bir diğer projemiz MÜB Projesi, yıllar içerisinde yüze yakın Modüler Üs Bölgeleri kurduk ve bunların terörle mücadelede bize çok fayda sağladığına inanıyorum. Bu bizim bölgede alan hakimiyetini ele geçirmemizi sağladı. Kıyılarımıza yönelik de birçok proje hayata geçirdik, Sahil Güvenlik Komutanlığımızın ihtiyaçlarına yönelik İnsansız Deniz Araçlarını - İDA da yakın zamanda sahaya vermiş olacağız. Bir taraftan da İnsansız Kara Araçlarımız (İKA) var. Bunlar depremde kurtarma faaliyetlerin de bile kullanıldı. Şimdi sahada farklı görevler alacak İKA’larımız da yavaş yavaş envantere giriyor. Özellikle değişik konseptler altında İKA’larımız kullanılacak, ana konseptlerden biri sınırda devriye görevi olacak. İKA’lar hem personelin can güvenliği hem de uzun süre orada kalması yerine İKA’lar bu görevi üstlenecek.” “Savunma sanayiinde yerlilik, Türkiye’nin stratejik bağımsızlık sigortasıdır” MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir: “Askeri Radar ve Sınır Güvenliği Zirvesi – MRBS, yalnızca bir ihtisas etkinliği değil; Türkiye’nin stratejik vizyonunun ve yerli üretim kararlılığının sahneye çıktığı bir buluşmadır. Savunma sanayiinde yerlilik, Türkiye’nin stratejik bağımsızlık sigortasıdır. Bugün Türkiye, savunma sanayinde dünyada kendi ekosistemini kurabilen az sayıdaki ülkeden biri haline gelmiştir. Türkiye, son 20 yılda savunma sanayisinde yaptığı atılımlarla bu alandaki dışa bağımlılığı önemli ölçüde azaltmış ve yerlilik oranını yüzde 80 seviyelerine dek çıkarmıştır. Bu sayededir ki, ürettiğimiz İHA ve SİHA’lar, milli yazılımlar, zırhlı araçlar ve savunma teknolojileri ile günümüzde sadece bölgesel değil, küresel ölçekte güç sahibi olan bir aktör haline geldik. Türk savunma sanayiinin imzası, Afrika’dan Asya’ya, Balkanlar’dan Orta Doğu’ya kadar 180’den fazla ülkeye ulaşmış durumdadır. Sadece 2025’in ilk sekiz ayında 5,4 milyar doları aşan ihracat rakamı, bu yükselişin en somut göstergesidir. Bu başarılar, yalnızca savunma alanında değil, ekonomide de büyük bir dönüşümün kapısını aralamıştır bizlere... Savunma sektörü; imalat sanayisinden yazılıma, lojistikten enerjiye kadar birçok sektörü doğrudan etkileyen bir kaldıraç görevi görmektedir. Bu nedenle, savunma sektörüne yapılacak her bir yatırım, esasen ülkemizin ekonomik bağımsızlığına da yapılmış olacaktır." Özdemir sözlerine şöyle devam etti: “Bugün MÜSİAD çatısı altında savunma alanında üretim yapan yüzlerce üyemiz var. KOBİ ölçeğinden sanayi devlerine kadar geniş bir ekosistemin parçasıyız. Bu ekosistem, büyük ana yüklenicilerle entegre çalışan bir milli tedarik zinciri anlamına geliyor. Her bir KOBİ’miz, mühendisinden teknisyenine, yazılım geliştiricisinden malzeme üreticisine kadar bu zincirin stratejik bir halkasıdır. Biz bu süreci, “yerli üretim” kavramını bir slogan olarak değil, Türkiye’nin geleceğini inşa eden bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bugün sınırlar sadece haritalarda çizilmiyor; siber uzayda, verilerde, algoritmalarda yeniden tanımlanıyor. Güvenliğin yeni boyutu, bilgiyle başlıyor; yazılımla, yapay zekâyla ve dijital sistemlerle korunuyor. Bu nedenle MRBS 2025’te yapay zekâ destekli radar sistemleri, siber güvenlik çözümleri, yüksek performanslı haberleşme teknolojileri ve enerji verimli savunma altyapıları ön planda olacak.” Ülkemizin milli savunma kapasitesine katkı sağlamayı asli görevlerimizden biri olarak görüyoruz Zirve’nin açışında konuşan MÜSİAD Ankara Başkanı Fatih Bilal Yülek, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını hatırlatarak, “Türkiye’ye insani sebeblerle olduğunu söyleyerek ambargo uygulayan Batılı ülkeler her türlü silahı İsrail’e tedarik etmek konusunda tereddüt etmedi. Bunlar da bize göstermektedir ki devletimizin ekonomik ve askeri gücünün savunma sanayii ile de desteklenmesi bir zaruriyettir. MÜSİAD Ankara olarak 2018 yılından bu yana bu zirveyi düzenliyor olmamız, aslında bu bakışın ve kararlı bir mücadelenin ürünüdür. Bizler, sadece ticareti değil, aynı zamanda ülkemizin güvenlik ihtiyaçlarına, stratejik hedeflerine ve milli savunma kapasitesine katkı sağlamayı asli görevlerimizden biri olarak görüyoruz” diye konuştu. Yülek sözlerine şöyle devam etti: “Sınır güvenliği artık yalnızca ülkelerin sınır hatlarını fiziki olarak korumakla sınırlı değildir. Küresel ölçekte göç hareketleri, terör örgütlerinin faaliyetleri, organize suç ve kaçakçılık şebekeleri, hibrit savaş yöntemleri ve siber tehditler gibi çok boyutlu riskler, sınır güvenliğini uluslararası bir mesele haline getirmiştir. Gelecek on yıllar, güvenlikte teknoloji üstünlüğünün belirleyici olacağı yıllar olacaktır. Savaş ve güvenlik alanında klasik yöntemlerin yerini; insansız sistemler, yapay zekâ tabanlı karar destek mekanizmaları, uzay tabanlı izleme ve erken uyarı sistemleri alacaktır. Türkiye bu süreçte, güçlü bir vizyonla ilerlemek zorundadır. Bizler de iş dünyası temsilcileri olarak, ülkemizin bu vizyona katkı sunmaya devam edeceğiz.” Yerli ve milli teknolojilerin sergilendiği MRBS’de, T.C. İçişleri Bakanlığı ve T.C. Milli Savunma Bakanlığı’nın standları yer alacak. Ayrıca TUSAŞ, Sinerji Yüksek Teknoloji A.Ş., AVAS Metal, BMC, ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN, STM, ASFAT, Meteksan Savunma, FOTONİKS, Gürbağ Savunma gibi savunma sanayisinin güçlü temsilcileri yerini aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Forte Havelsan İle Sunucu Çözümlerinde Anlaştı Haber

Forte Havelsan İle Sunucu Çözümlerinde Anlaştı

Forte Bilgi İletişim Teknolojileri ve Savunma Sanayi A.Ş., projeye ilişkin gerçekleştirilen Sunucu Tedariki ihalesinde en iyi teklifi vererek birinci oldu. Sürecin ardından Forte, projenin ana yüklenicisi HAVELSAN A.Ş. ile sözleşme imzaladı. Savunma sanayiinde donanım, sistem ve yazılım alanlarında geliştirdiği yenilikçi çözümlerle öne çıkan Forte Bilgi ve İletişim Teknolojileri A.Ş. (Forte Teknoloji), Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden yaptığı açıklamada “Şirketimiz, TSK Bulut Bilişim Sistemi Projesi Faz-1 Sunucu Tedariki ihalesinde en iyi teklifi vererek ihaleyi kazanmış ve HAVELSAN A.Ş. ile sözleşme imzalamıştır. Sözleşme bedeli, KDV hariç 1 milyon 580 bin Amerikan dolarıdır. Kamuoyuna ve pay sahiplerimizin bilgisine sunarız” şeklinde açıklandı... Türkiye’nin Pentagon’u olarak nitelendirilen Ay Yıldız Projesi kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bilişim altyapısı da yerli ve milli çözümlerle yeniden yapılandırılıyor. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından yürütülen ve HAVELSAN’ın ana yüklenici olarak belirlendiği TSK Bulut Bilişim Sistemi Projesi Faz-1 kapsamında açılan Sunucu Tedariki ihalesini en iyi teklifi vererek kazanan Forte Bilgi İletişim Teknolojileri A.Ş., HAVELSAN ile sözleşme imzaladı. Proje kapsamında, TSK’nın stratejik ve taktiksel bilişim kabiliyetlerini artıracak, hızlı, esnek ve sürekli çalışabilir bir özel bulut altyapısı kurulması hedefleniyor. Forte’nin üstlendiği sunucu tedariği, sistemin omurgasını oluşturan altyapının oluşturulmasında kritik bir rol üstlenecek. Bu iş birliği, Forte’nin teknoloji gücünü bir kez daha ortaya koyarken, Türkiye’nin dijital savunma vizyonuna da güçlü bir katkı sunuyor.

THY’den HAVELSAN’a Yeni Simülatör Siparişi Haber

THY’den HAVELSAN’a Yeni Simülatör Siparişi

Türk Hava Yolları, 2026 yılı ocak ayında teslimatı planlanan yeni bir Boeing 737 MAX Tam Uçuş Simülatörü için HAVELSAN’a sipariş verdi. HAVELSAN ile Türk Hava Yolları arasında yapılan anlaşma kapsamında, 2018 yılında üç adet A320NEO/CEO, iki adet B737 MAX tiplerinde beş Tam Uçuş Simülatörü (FFS) ile altı adet Uçuş Eğitim Cihazı (FTD) olmak üzere toplam on bir adet eğitim cihazının siparişi verilmişti. Bugün itibarıyla, iki adet B737 MAX, iki adet A320NEO/CEO ile 2016 yılında alınmış ilk HAVELSAN üretimi simülatör olan bir adet B737NG simülatörü, EASA Level D sertifikası ile bayrak taşıyıcının eğitim merkezlerinde başarıyla kullanılıyor. HAVELSAN üretimi olan ve bir önceki anlaşma kapsamında siparişi verilen bir adet A320NEO/CEO simülatörünün de bu yıl sonuna kadar teslim alınması planlanıyor. Verilen bu yeni B737 MAX Tam Uçuş Simülatörü siparişi ile Türk Hava Yolları operasyonlarında kullanılan üçüncü B737 MAX simülatörü ve toplamda yedinci HAVELSAN simülatörü olacak. Bu yeni sipariş HAVELSAN’a B737 MAX pilot eğitimi çözümlerinde duyulan güvenin açık bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat; “Bu ek sipariş, HAVELSAN ile stratejik iş birliğimizi daha da ileri taşıyor ve dünya standartlarında pilot eğitimine verdiğimiz önemi açıkça ortaya koyuyor. Simülatör sayımızı artırmanın yanında, ileri teknoloji ve güvenilir sistemlerle eğitim altyapımızı güçlendirerek pilotlarımızın, Türk Hava Yolları’nın dünyaca bilinen yüksek güvenlik ve hizmet standartlarını sürdürmelerini sağlıyoruz.” dedi. HAVELSAN Genel Müdürü Dr. Mehmet Akif Nacar ise anlaşmayı şu şekilde değerlendirdi: “Türk Hava Yolları ile olan iş birliğimizi üçüncü B737 MAX Tam Uçuş Simülatörü siparişiyle bir kez daha güçlendirmiş olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Dünyanın önde gelen havayollarından olan Türk Hava Yolları’nın sürdürdüğü bu güven, yetkinliğimizin ve daima mükemmeli arayan anlayışımızın güçlü bir göstergesidir.” Simülasyon sektöründe güçlü bir konuma sahip olan HAVELSAN, hem yurt içinde hem de uluslararası alanda uçuş simülatörü eğitim cihazlarına yönelik ihtiyaçları karşılamaya ve müşterilerine gelişmiş çözümler sunmaya devam ediyor. HAVELSAN, ürün portföyünü ve sunduğu özgün çözümleri tanıtmak üzere yeni havayolu şirketleri ve eğitim merkezi işletmecileriyle aktif temaslarını sürdürüyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.