Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hayatta Kalma

Kapsül Haber Ajansı - Hayatta Kalma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hayatta Kalma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Subnautica 2’nin Satışları 5 Milyonu Aştı Haber

Subnautica 2’nin Satışları 5 Milyonu Aştı

Unknown Worlds bugün yaptığı açıklamayla Subnautica 2 için ilk Erken Erişim güncellemesini yayınladığını açıkladı. Güncelleme, oyuncu geri bildirimleri doğrultusunda kilit oynanış sistemlerini genişletiyor ve oyunun erken safhalarındaki deneyimi iyileştiriyor. Bu güncelleme, 14 Mayıs’ta Erken Erişime çıkan Subnautica 2’nin haziran ayının başında toplamda 5 milyon satışı aşmasından kısa bir süre sonra oyuncularla buluşuyor. Unknown Worlds’ün "açık geliştirme" yaklaşımıyla geliştirilen Subnautica 2, Erken Erişim süreci boyunca oyuncu topluluğuyla birlikte şekilleniyor. Bu ilk güncelleme oyundaki kilit sistemlerin iyileştirilmesine, co-op oyun deneyiminin konforunu artırmaya ve oyunculara keşif, hayatta kalma ve oyundaki ilerleyişlerini kişiselleştirme gibi konularda daha fazla seçenek sunmaya odaklanıyor. Genişletilmiş Biomod’lar ve Yeni Biolab’ler Güncellemenin temel odak noktalarından biri, oyuncuların kendi yeteneklerini geliştirmek için yakınlarında bulunan yaratıkların özelliklerini geçici olarak ödünç almalarını sağlayan Biomod sistemi. Güncelleme aynı zamanda Coral Gardens ve Axum Ruins bölgelerine iki yeni Biolab ekleyerek, oyuncuların kilidini açabileceği Biomod sayısını dörtten altıya çıkarıyor. Bunun yanısıra oyuncular Bioscanner ile hedefleri tarayarak ilave pasif Biomod yuvalarının da kilidini açabiliyorlar. Daha İyi Co-Op Ses ve PDA Databank Kontrolleri Güncelleme ayrıca co-op modunda ses kayıtlarının işleyişini de iyileştiriyor. Ses kayıtları artık oyuncu tarafından alındığında otomatik olarak çalmayacak. Bunun yerine, oyuncuların dünyayı keşfederken yaratıkları taraması ve kayıtları toplaması ile genişleyen oyun için arşiv PDA Databank üzerinden manuel olarak oynatılabilecek. Bu değişiklik, co-op oyun seansları sırasında ses kayıtlarının diğer oyuncular için otomatik olarak çalınmasını önleyerek daha sorunsuz bir ortak deneyim sağlıyor. Keşif, Hayatta Kalma ve Üs Kurmaya Gelen Yenilikler Keşif ve hayatta kalma mekanikleri de güncellendi. Enkazlara ek rotalar ve oksijen kullanımı temelli bulmacalar eklendi. Oyuncular, yüzey ve üslerin içi de dahil olmak üzere, suyun dışında koşabilecekler. Üs kurma tarafındaki iyileştirmeler arasında Tadpole Dock ve Fabricator için daha iyi yerleştirme seçeneklerinin yanı sıra, özel bir depo binası da yer alıyor. Bunların yanı sıra güncelleme; görüntü işleme (rendering), yaratık davranışları ve kullanıcı arayüzü konularında da çeşitli iyileştirmeler içeriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Subnautica 2, 4 Milyon’dan Fazla Kopya Sattı Haber

Subnautica 2, 4 Milyon’dan Fazla Kopya Sattı

Subnautica 2, piyasaya sürüldüğünde 1 milyon satış rakamını aşmış ve ilk 12 saat içinde 2 milyondan fazla kopya satmıştı. Oyun, piyasaya sürülmesinden sadece beş gün sonra dünya çapında 4 milyondan fazla kopya satmayı başardı ve Steam'deki eş zamanlı oyuncu sayısı 467.000'i geçti. Subnautica 2, an itibarıyla Steam'de 73.000'den fazla yorumda %91 olumlu değerlendirme oranıyla "Çok Olumlu" değerlendirme puanına sahip. Unknown Worlds ayrıca, Erken Erişim sürecinde gelecek güncellemelerin oyuncu geri bildirimlerine dayanacağının altını çizdi. Planlanan düzenlemeler arasında yaratıkların saldırganlığı ve tespit menzillerindeki değişikliklerin yanı sıra hayatta kalma araçlarında ve genel oyun deneyiminde iyileştirmeler yer alıyor. Subnautica 2'nin Baş Yapımcısı Fernando Melo, "Dünyanın dört bir yanındaki oyunculardan gelen olumlu tepkilere son derece minnettarız," dedi ve ekledi, "Erken Erişim’e çıkışımızla birlikte milyonlarca oyuncunun bu yepyeni dünyaya daldığını görmek, ekip için inanılmaz bir an oldu. Topluluk geri bildirimleriyle oyun deneyimini geliştirmeye devam edeceğimiz ve Subnautica 2'nin geleceğini onlarla şekillendireceğimiz için çok heyecanlıyız." Charlie Cleveland ve Max McGuire’ın kurduğu Unknown Worlds oyun stüdyosu tarafından geliştirilen Subnautica 2, su altı hayatta kalma türünün mihenk taşlarından biri olan ve tüm dünyada 18,5 milyon kopya satan Subnautica serisinin devam oyunu. Subnautica evreninde yer alan farklı bir gezegende geçen bu devam oyunu, yeni ekosistemler, Unreal Engine 5 ile güçlendirilmiş gelişmiş görseller ve seride ilk kez dört oyuncuya kadar isteğe bağlı iş birliği modu sunarak oyuncuların birlikte hayatta kalmasına ve keşfetmesine olanak tanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Panik Atak Fizyolojik Bir Yanıt Ve Kontrol Altına Alınabilir! Haber

Panik Atak Fizyolojik Bir Yanıt Ve Kontrol Altına Alınabilir!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Emine Yağmur Zorbozan, panik bozukluğun ortaya çıkma mekanizması ve tehlikeli bir durum olup olmadığı hakkında açıklamalarda bulundu. Vücutta olanlar, hayatta kalmaya yönelik fizyolojik tepkiler! Panik bozukluğun halk arasında panik atak olarak da bilinen bir anksiyete krizi olduğunu dile getiren Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Sebebi de kafamızda dolaşan olumsuz otomatik düşünceler, tehlike algısı gibi birtakım nedenlerdir.” dedi. Vücutta, bir tehlike ile karşılaşıldığında böbrek üstü bezlerinden adrenalin adı verilen bir hormon salgılandığını aktaran Dr. Zorbozan, “Doğada bir yırtıcı ile karşılaştığınızı düşünün, o yırtıcıdan kaçmanız gerekecek. Böbrek üstü bezlerinizden adrenalin salgılanıyor. Yırtıcıdan kaçmak için ne olması gerekiyor? Hızlı koşmanız gerekiyor. Öncelikle kollarınıza ve bacaklarınıza yoğun bir kan pompalanması gerekiyor. Bu kanı pompalayan organımız da kalbimiz. Kanı temizleyen organımız da akciğerlerimizdir. Dolayısıyla kalbinizde ciddi bir çarpıntı başlıyor. Sonrasında kanı temizlemek için sık nefes alıp vermeye başlıyorsunuz. Etrafı daha iyi görebilmek için gözbebekleriniz büyüyor. Kanın gittiği yerlerde, kollarda, bacaklarda uyuşma, karıncalanma, titreme gibi belirtiler ortaya çıkıyor. Bütün bunlar adrenalin etkisiyle olan, hayatta kalmak için oluşturduğumuz bir fizyolojik mekanizmadır.” açıklamasını yaptı. Panik bozukluktan kimse ölmez! Doğadaki süreçte bunlar yaşanırken, panik atakta da tam olarak aynı şeylerin yaşandığını ifade eden Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Zihnimizi bir deniz gibi düşünebiliriz; bu denizin içinde pek çok düşünce yüzüp durur. Ancak ‘burada kalp krizi geçirip öleceğim’, ‘başıma bir iş gelecek’ ya da ‘sevdiklerime bir şey olacak’ gibi otomatik ve olumsuz bir düşünce, bilinçli zihin tarafından yakalanır. Bu düşüncenin ardından böbreküstü bezlerinden adrenalin salgılanır ve kişi, tıpkı doğada bir yırtıcıdan kaçıyormuşçasına tepkiler vermeye başlar.” dedi. Panik bozuklukla ilgili bazı önemli noktalara değinen Dr. Zorbozan, “Birinci söyleyeceğim şey şu, adrenalinin ömrü iki dakikadır. Yani iki dakika sonra vücuttan parçalanıp gidecek bir şey. Bir diğeri, adrenalin hayatta kalma hormonudur. Dolayısıyla panik bozukluktan kimse ölmez. Hatta biz kalbi duranlara, ölümle burun buruna gelen insanlara adrenalin yapıyoruz. Adrenalin tam aksine sizi hayatta tutmak için salgılanan bir hormon. Panik bozukluktan ötürü vücudumuzda gerçekleşen her şey sağlıklı tepkilerdir. Sağlığınıza herhangi bir zarar vermesi mümkün değil.” şeklinde konuştu. Panik atak tek başına bir hastalık değil, bir belirti! Panik bozuklukla nasıl baş edileceği konusunda önerilerde bulunan Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Öncelikle bunun fizyolojik bir yanıt olduğunu bileceğiz ve panik bozukluktan ötürü kalp krizi geçirmeyeceğimizi, ölmeyeceğimizi, bayılmayacağımızı kabul edeceğiz.” dedi. Doğada bir yırtıcıdan kaçarken bayılmanın olası bir durum olmadığının altını çizen Dr. Zorbozan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bilinç kaybı, delirme gibi semptomların olması mümkün değil. Öncelikle bu bilinci oturtacağız. Sonrasında da derin nefes alarak adrenalin yanıtını baskılamamız gerekiyor. 3-6-3 kuralı bu gibi durumlarda uygulanabilir. 3 saniye boyunca derin bir nefes alıp, 6 saniye boyunca nefesinizi tutuyorsunuz, sonrasında bu nefesi 3 saniyede veriyorsunuz. Bunu birkaç kez tekrarladığınızda vücuttaki parasempatik sinir sistemi aktive olur ve adrenalin yanıtı baskılanır. Panik nöbetlerle bireysel olarak baş etmekte zorlanıyorsanız ilaç tedavisi de panik nöbetin tedavisinde kullanılabilir. Panik atak tek başına bir hastalık değil, aslında bir belirtidir. Yaygın anksiyete bozukluğunda, depresyonda, obsesif kompulsif bozukluklarda, başka bir takım ruhsal hastalıklarda da görülebilir.”

   Peş Peşe Depremler Sonrası Ebeveynlere Önemli Uyarılar Haber

  Peş Peşe Depremler Sonrası Ebeveynlere Önemli Uyarılar

Nev Sağlık Grubu Klinik Psikoloji Bölümü’nden Psikolog Helin Ezgi Deniz, depremlerin özellikle çocuklar ve gençler üzerindeki psikolojik etkilerine dikkat çekerek, “Her deprem aynı etkiyi yaratmaz” dedi. “Çocuklar için güven duygusu evin sağlamlığıyla başlar” Deniz, “Deprem, yetişkinler için bile sarsıcı bir deneyimken, çocuklar ve gençler için çok daha derin bir anlam taşır. Onların dünyasında güven duygusu; evin sağlamlığı, çevrenin öngörülebilirliği, hayatın belli bir ritimde akmasıyla beslenir. Bir deprem, işte o güvenin temelini sallayan, “Ev dediğim yer beni her zaman korumayabilir” gerçeğini acı bir şekilde hatırlatan bir olaydır. Ama burada önemli bir ayrım var: Her deprem aynı psikolojik etkiyi yaratmaz” dedi. “Büyük ve yıkıcı depremler travma riski taşır” Helin Ezgi Deniz, büyük, yıkıcı, can kaybı riski taşıyan depremlerin çocuklar ve gençler için travma açısından yüksek riskli olduğunu belirtti. Deniz, “Özellikle ölüm tehdidi algısının çok net olduğu, enkaz görüntülerinin yaşandığı ya da yakınlarının kaybedildiği durumlar, beynin hayatta kalma merkezini tetikler. Olay bitse bile tetikte olma hali, kabuslar, yoğun kaygı ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) belirtileri uzun süre devam edebilir. Bu tür durumlarda iyileşme süreci daha uzun ve çoğu zaman profesyonel destek gerektirir” ifadelerinde bulundu. “Hissedilen ama yıkıma yol açmayan depremler daha çok kısa süreli korku yaratır” Deniz, “Çocuk ya da genç, birkaç gün uyumakta zorlanabilir, sallantı hissi yaşamaya devam edebilir, ani seslere irkilebilir. Ama ölüm tehlikesi yaşanmadığı ve sonrasında güven duygusu yeniden sağlandığı sürece bu tepkiler genellikle kısa sürede azalır” dedi. “Ebeveynlerin tutumu belirleyici” Deniz, yetişkinlerin tepkisinin çocukların psikolojik etkilenmesinde büyük rol oynadığını vurgulayarak, “Yıkım olmayan bir depremde ebeveynlerin aşırı panik tepkisi göstermesi, olayı dramatize etmesi; çocuktaki hafif korkuyu gereksiz yere kalıcı bir kaygıya dönüştürebilir. Tam tersine, sakin ve güven verici bir tavır; ‘Artık olmayacak’ gibi gerçek dışı sözler yerine, ‘Şu anda güvendeyiz, seni korumak için buradayız’ gibi hem gerçekçi hem koruyucu cümleler, psikolojik iyileşmeyi destekler” diye konuştu. “Depreme hazırlık, psikolojik dayanıklılığı artırır” Helin Ezgi Deniz, dayanıklılığın depremden önce inşa edildiğini ifade ederek, ailelerin çocuk ve gençlerle birlikte hazırlık yapmasının önemine değindi: “Deprem çantası hazırlamak, oturdukları binanın güvenliğini kontrol ettirmek, ailece deprem tatbikatı yapmak ve ‘Deprem olursa nerede buluşacağız, nasıl iletişim kuracağız?’ gibi konuları netleştirmek çok kıymetlidir. Bu tür hazırlıklar, gençlere ‘Ben pasif bir kurban değilim, bir planım var’ hissini verir.” “Oyun, sanat ve spor iyileştirir” Deprem sonrası toparlanma sürecinde rutinlerin korunması, sevilen eşyaların ve tanıdık yüzlerin çocuklara iyi geldiği belirtildi. “Bazı çocuklar yaşadıkları korkuyu oyunlarında ya da resimlerinde tekrar tekrar canlandırabilir; bu onların olayı anlamlandırma çabasıdır ve genellikle sağlıklı bir iyileşme sürecinin parçasıdır.” “Asıl kalıcı olan bazen korku değil, güven hissidir” Helin Ezgi Deniz, çocukların doğru destekle yüksek bir toparlanma kapasitesine sahip olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Her deprem bir iz bırakır ama bu izin travmaya dönüşüp dönüşmeyeceği; yaşanan olayın şiddeti, tehdit algısı, öncesindeki hazırlık düzeyi ve sonrasında sağlanan güven ortamıyla doğrudan ilgilidir. Çocuklar ve gençler, destek gördüklerinde ve ne yapacaklarını bildiklerinde olağanüstü bir toparlanma kapasitesine sahiptir. Bazen bir sarsıntının ardından en kalıcı olan şey korku değil, ‘Beni koruyan ve ne yapacağını bilen insanlar var’ hissidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.