Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hayvan Refahı

Kapsül Haber Ajansı - Hayvan Refahı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hayvan Refahı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kümes Hayvancılığında Bitki Bazlı Performans Dönem Haber

Kümes Hayvancılığında Bitki Bazlı Performans Dönem

Trouw Nutrition'ın Selko markası altında geliştirilen Fytera Perform, hayvanın bağırsağını güçlendirerek besinlerden daha iyi yararlanmasını sağlıyor. Ayrıca yem dönüşüm oranını iyileştiriyor ve stres koşullarına karşı direnci artırıyor. Üç farklı bitkiden elde edilen ve 15'ten fazla doğal bileşen içeren bu özel formül hem laboratuvar hem de saha çalışmalarında düşük kullanım dozlarında bile dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Trouw Nutrition, bitkilerin doğal gücünü bilimle buluşturan bu ürünüyle üreticilere maliyet avantajı sunarken, hayvan refahını ve sürdürülebilir üretimi destekleyen pratik bir çözüm sağlıyo r. Küresel ölçekte hızla değişen üretim koşulları, kümes hayvancılığı sektörünü verimlilik, sürdürülebilirlik, hayvan refahı, gıda güvenliği ve regülasyonlara uyum gibi çok boyutlu başlıkları aynı anda yönetmeye zorluyor. Geleneksel tek hedefe odaklanan besleme yaklaşımlarının yerini artık hayvanın biyolojik dayanıklılığını merkeze alan bilim temelli ve bütüncül çözümler alıyor. 'Geleceği Beslemek' misyonuyla sağlıklı çiftlik hayvanları yetiştirilmesine yönelik çalışmalar sürdüren Trouw Nutrition da bitki bazlı bilimsel yaklaşımlarla sektöre yön vermeye devam ediyor. Nutreco'nun İsviçre'de konumlanan ileri Ar-Ge merkezinde, Trouw Nutrition'ın yem katkı maddesi markası Selko çatısı altında geliştirilen Fytera Perform, bu yaklaşımın sektörde somut karşılık bulan öncü örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. PhytoComplex çözümleri modern v e bütüncül hayvan beslemenin temel taşlarından biri Günümüzde kümes hayvanı üreticilerinin çok daha karmaşık bir tabloyla karşı karşıya kaldıklarına dikkat çeken Trouw Nutrition Teknik Ticari Müdürü Marlien de Kock, "Üretimi maksimize etmeye odaklanan geleneksel yaklaşımlar artık tek başına yeterli değil. Sürdürülebilirlik hedefleri, yasal düzenlemeler, tüketici beklentileri ve hayvan refahı standartlarıyla birlikte ele alınmak zorunda. Bu noktada fitoteknoloji, hayvan sağlığını ve dayanıklılığını destekleyen güçlü bir çözüm alanı sunuyor. PhytoComplex çözümleri, bitkilerden elde edilen biyoaktif bileşiklerin doğal ve karmaşık yapısını koruyarak, tek bir aktif bileşenin izole edilmesine dayanan yaklaşımlardan ayrışıyor. Bitkilerin çevresel streslere karşı geliştirdiği zengin metabolit spektrumu, hayvan fizyolojisiyle karmaşık biyokimyasal sinyal yolları üzerinden etkileşime giriyo r. Bu biyolojik zekâdan yararlanan PhytoComplex yaklaşımı, patojenleri doğrudan hedeflemek yerine bağırsak sinyal yolları aracılığıyla bağışıklık fonksiyonunu, metabolizmayı ve stres yanıtını düzenleyen konakçı aracılı bir mekanizma sunuyor. Böylece hayvanın içsel direnci ve refahı desteklenirken, modern ve bütüncül hayvan beslemenin temel taşlarından biri ortaya çıkıyor" diye konuştu. Yem dönüşüm oranını yüzde 4,3 artırıyor Yenilikçi ürünleri Fytera Perform'un Trouw Nutrition ilkelerinin sahadaki karşılığını net biçimde ortaya koyduğunu söyleyen Marlien de Kock, "Doğanın karmaşıklığını korumak, belirli biyolojik mekanizmaları hedeflemek ve hayvan sağlığına ölçülebilir katkılar sağlamak bu yaklaşımın temelini oluşturuyor. Üç farklı bitkiden elde edilen ve 15'ten fazla hedeflenmiş fitoaktif bileşen içeren mikro kapsüllenmiş uçucu yağ karışım ı olan Fytera Perform'un etkileri hem laboratuvar hem de saha çalışmalarında bilimsel olarak doğrulandı. Yapılan araştırmalarda; bağırsak ve sistemik inflamasyonun azaldığı, yem dönüşüm oranının iyileştiği, bağırsak mukus tabakasının yapısal bütünlüğünün güçlendiği ve besin emiliminin desteklendiği ortaya kondu. Kontrollü bir karşılaştırma çalışmasında yalnızca ton başına 25 gram Fytera Perform kullanılan broilerlerde, yem dönüşüm oranında 4,3 puanlık iyileşme ve nihai canlı ağırlıkta 112 gramlık artış elde edildi. Bunun yanı sıra çalışma bize performans artışının, ölüm oranı ya da yem tüketimini etkilemeden sağlanabildiğini gösteriyor. Trouw Nutrition olarak bitki bazlı bilimsel çözümlerle hayvan sağlığını, üretici verimliliğini ve sürdürülebilirliği aynı potada buluşturuyor, hayvan beslenmesinin geleceği için yeni standartlar belirliyoruz" ifadelerini kullandı.

Metro Türkiye, 2040 Net Sıfır Hedefi Doğrultusunda İklim Aksiyonlarını Güçlendirdi Haber

Metro Türkiye, 2040 Net Sıfır Hedefi Doğrultusunda İklim Aksiyonlarını Güçlendirdi

GRI Standartları’na göre hazırlanan rapor, şirketin yıl boyunca yürüttüğü iklim aksiyonları, yerel üretim, sürdürülebilir balıkçılık, izlenebilirlik, hayvan refahı ve çalışan deneyimi gibi alanlarda elde ettiği sonuçları ortaya koyuyor. Türk mutfağının değerlerini koruma ve geleceğe aktarma misyonuyla faaliyetlerini sürdüren Metro Türkiye, sürdürülebilirlik performansını ve ekosistem üzerindeki etkilerini ortaya koyduğu beşinci Etki Raporu’nu yayımladı. 2016’da başlayan raporlama yolculuğunu 2020 itibarıyla Etki Raporu formatına taşıyan Metro Türkiye, 2024 boyunca attığı adımları, elde ettiği sonuçları ve uzun vadeli hedeflere yönelik ilerlemesini paydaşlarıyla şeffaf biçimde paylaştı. Rapor, şirketin iş yapış biçimini tanımlayan “Metro Usulü” anlayışının ve sorumlu çözüm ortağı yaklaşımının sürdürülebilirlik stratejisinin merkezinde daha da güçlendiğini gösteriyor. 2024 yılında sürdürülebilirlik stratejisini Müşteriler İçin Sorumlu Çözüm Ortağı, Sürdürülebilir Satın Alma, İklim Aksiyonları ve Sorumlu İşveren odak alanları çerçevesinde yürüten şirketin Etki Raporu'nun önceliklendirme analizine göre öne çıkan başlıklar ise yerel üretimin desteklenmesi, sürdürülebilir balıkçılık, sağlıklı ve kaliteli gıdaya erişim, sürdürülebilir ürün ve çözümler ile hayvan refahı oldu. Bu yaklaşım, hem perakende sektöründe hem yeme içme profesyonelleriyle kurulan ilişkilerde Metro Türkiye'yi daha sorumlu, daha kapsayıcı ve daha dayanıklı bir çözüm ortağı konumuna taşıdı. Antunes: Değer zinciri boyunca dönüşümün öncüsü olmayı sorumluluk olarak görüyoruz Metro Türkiye CEO’su David Antunes, iklim krizinin etkilerinin daha görünür hale geldiği bir dönemde dönüşümün yalnızca bir tercih değil, temel bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, “Metro Türkiye olarak yalnızca kendi operasyonlarımızda değil, tüm değer zincirimizde dönüşümün öncüsü olmayı sorumluluğumuz olarak görüyoruz. 2024 yılında yerel üreticilerden tedarik zincirimize, iklim aksiyonlarından sürdürülebilir ürünlere, sağlıklı gıdaya erişimden hayvan refahına kadar geniş bir çerçevede ilerlemeye devam ettik. Sorumlu çözüm ortağı yaklaşımımızla müşterilerimizin sürdürülebilir seçimler yapmasını kolaylaştırırken, 2040 yılında iklim nötr olma hedefimize doğru önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Bu yılki Etki Raporu, hem bugün yarattığımız etkiyi hem de geleceğe dair kararlılığımızı ortaya koyuyor” dedi. Enerji tüketiminin %40’ı GES yatırımıyla sağlandı Güneş enerjisi sistemleri yatırımları 2023’te olduğu gibi 2024 yılında da kararlılıkla devam etti. Aralık 2024’e kadar geçen sürede mağazaların toplam 55.000 MWh elektrik enerjisi ihtiyacının 21.400 MWh’ı çatı GES’lerden karşılandı; böylece Metro Türkiye enerji tüketiminin yaklaşık %40’ını doğrudan yenilenebilir kaynaklardan sağlamış oldu. Bu dönüşüm, şirketin iklim hedefleriyle uyumlu olarak yenilenebilir enerji kullanımında önemli bir eşiğin aşılmasını sağladı. Yereli destekleme misyonuyla 740 Cİ tescilli ve aday ürün raflara taşındı Yerel üretimin sürdürülebilirliğine yönelik çalışmalar 2024 yılında da kesintisiz biçimde sürdü. 2012’den bu yana yürütülen Coğrafi İşaretli Ürünler projesi kapsamında mağaza raflarında yer alan coğrafi işaret tescilli ya da tescile aday ürün sayısı geçen yılki 560 seviyesinden 740’a ulaştı. “Yerelin İzinde” projesiyle yöresel tariflerin görünürlüğü artarken, üretici örgütleri ve kooperatiflerle yürütülen iş birlikleri sayesinde yerel ürünlerin değer zincirindeki payı güçlendirildi. Sağlıklı ve kaliteli gıdaya erişim için sürdürülebilir ürün portföyü genişletildi Metro Türkiye, sağlıklı, besleyici ve kaliteli ürünlere erişimi artırma hedefi doğrultusunda 2024 yılında sürdürülebilir ürün portföyünü önemli ölçüde genişletti. Bu yıl raflarda 493 sağlıklı ve besleyici Metro markalı ürün, 78 organik ürün ve 177 organik etiketli ürün yer aldı. Ürün içeriklerini iyileştirmeye yönelik çalışmalar kapsamında, 103 ürün daha az şeker, tuz ve yağ içerecek şekilde reformüle edildi, 48 ürünün koruyucu içeriği azaltıldı ve 18 ürünün yağ oranı düşürüldü. Ayrıca 69 Metro markalı üründe trans yağ tamamen kaldırılarak daha sağlıklı seçenekler sunuldu. Gıda kategorisindeki Metro markalı ürünlerin %27’sinin sağlıklı ve besleyici özelliklere sahip olması, şirketin ürün politikalarını sürdürülebilirlik ve kalite standartları doğrultusunda şekillendirdiğini bir kez daha ortaya koydu. Güvenli gıdanın ve sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla mağaza et üretimlerinde, tüm meyve sebzelerde, Metro markalı organik ürünlerde, Metro Premium markalı ballarda, tüm karkas, vakum etlerde ve kültür balıklarında, Metro markalı organik ürünlerin tamamında, kendi markalı 61 adet coğrafi işaretli üründe ve yine kendi markalı 12 zeytinyağı çeşidinde izlenebilirlik sunmaya devam etti. Bu yaklaşım, tüketicilere ürünlerinin kaynağına dair tam şeffaflık sunarken, gıda güvenliği standartlarını da üst seviyeye taşıdı. Sürdürülebilir balıkçılıkla deniz ekosistemini koruyor Deniz ekosistemlerini koruma ve balık popülasyonlarının sürdürülebilirliğini destekleme hedefi doğrultusunda Metro Türkiye, 2024 yılında müşterilerine izlenebilir, sorumlu ve güvenilir balık ürünleri sunma amacıyla Metro markalı balıkların %73’ünü, diğer balık ürünlerinin ise %64’ünü sürdürülebilirlik sertifikasına sahip kaynaklardan tedarik etti. Denetimlerle hayvan refahını ve gıda güvenilirliğini sağlıyor Hayvanların sağlıklı, güvenli ve doğal yaşam koşullarında yetişmesini önemseyen Metro Türkiye, hayvan refahı konusunda ulusal ve uluslararası standartların ötesine geçen uygulamaları hayata geçirmeye 2024 yılında da devam etti. 2012'den bu yana tüm kırmızı ve kanatlı et tedarikçilerinde düzenli hayvan refahı denetimleri gerçekleştiren şirketin Metro markalı tüm taze ve dondurulmuş et ürünleri, %100 hayvan sağlığı ve refahı standartlarına uygun şekilde üretiliyor. Bu yaklaşım, hem ürün güvenilirliğini hem de hayvanların yaşam koşullarının iyileştirilmesini güvence altına alıyor. 2.530 ton gıda atığı yeniden değerlendirildi Gıda atığını kaynağında önlemeye yönelik çalışmalarını 2024 yılında güçlendiren Metro Türkiye, hem çevresel hem de sosyal alanda önemli sonuçlar elde etti. Yıl boyunca toplam 2.862 ton gıda atığı oluşurken, bunun 2.530 tonunu yeniden değerlendirmeyi başaran şirket, doğal kaynakların korunmasına ve ihtiyaç sahiplerine erişimin desteklenmesine güçlü bir katkı sundu. Bu kapsamda, 1.017 ton gıda, gıda bankalarına bağışlanarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılırken 222 ton ürün Fazla iş birliğiyle yeniden satışa sunuldu. 140 ton gıdanın hayvan yemine dönüştürülmesi, 942 ton ürünün hayvan barınaklarına iletilmesi, 209 ton ürünün ise kompostlama yoluyla döngüsel ekonomiye kazandırılması sağlandı. Sorumlu işveren yaklaşımıyla eşitlikçi ve kapsayıcı çalışma kültürü Metro Türkiye, sorumlu işveren anlayışı doğrultusunda sosyal sürdürülebilirliği eşitlik ve kapsayıcılık odağında ele almayı sürdürdü. Çalışanlarının kendilerini güvende, değerli ve mutlu hissettikleri bir iş ortamı yaratmayı temel bir kurum değeri olarak benimseyen şirket, tüm çalışanlarını işinin ve geleceğinin doğal bir paydaşı olarak konumlandırıyor. Çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık ilkelerini işe alımdan kariyer yolculuğunun her aşamasına entegre eden Metro Türkiye, kadınların ve gençlerin iş hayatına katılımını destekleyen uygulamalarıyla çalışan memnuniyetini odağına alırken, kapsayıcı kurum kültürünü uzun vadeli ve sürdürülebilir başarısının ayrılmaz bir parçası olarak görüyor.

Aç Kalan Sokak Hayvanları Daha Agresifleşir! Haber

Aç Kalan Sokak Hayvanları Daha Agresifleşir!

Sokaklarda kemirgen (fare, sıçan) ve haşere (hamam böceği, sinek, kene vb.) popülasyonunun artmasının, şehir ekolojisi ve halk sağlığı açısından çok iyi bilinen ve bilimsel olarak açıklanmış bir durum olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Çevreli, “Artışın temel nedenleri arasında yaşam alanlarının bozulması, inşaat faaliyetleri, altyapı kazıları, ağaçlık ve yeşil alanların azalması bulunmaktadır.” diye konuştu. Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, İstanbul Valiliği’nin kamusal alanlarda köpeklerin kontrolsüz beslenmelerini yasaklayan genelgesini değerlendirdi. Tek yönlü bir yasaklama yerine, bütüncül bir yaklaşım gerekiyor Sokak hayvanlarına yönelik besleme yasaklarının, toplum sağlığı, hayvan refahı ve kentsel ekoloji açısından çok boyutlu sonuçlar doğuran düzenlemeler olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Bu nedenle tek yönlü bir yasaklama yerine, bilimsel verilere dayanan bütüncül bir yaklaşım gerekmektedir. Bilimsel araştırmalar, düzenli beslenemeyen hayvanlarda stres hormonlarının yükseldiğini, agresyonun arttığını ve hastalık riskinin çoğaldığını göstermektedir. Bu durum, toplum açısından daha tehlikeli sonuçlara yol açabilir.” dedi. Besleme yasağı popülasyonu azaltmaz Sokak hayvanlarının bulundukları alanı koruma ve bu alanı dış tehditlere karşı savunma eğiliminde olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Sokak köpeklerinde bu davranış, alan düzeninin korunması, yabancı sürülerin girişinin engellenmesi ve ekolojik dengenin sürdürülmesi açısından önemli bir rol oynar. Popülasyonun ani şekilde aç bırakılıp alandan uzaklaştırılması; yeni grupların alana girmesine (boş alan etkisi), popülasyon döngüsünün kontrolsüz şekilde devam etmesine yol açar. Bu nedenle besleme yasağı popülasyonu azaltmaz, aksine dengesiz ve öngörülemez hale getirir.” diye konuştu. Sokak köpekleri yeni besin kaynakları arayacak Besleme noktalarının tamamen yasaklanmasının, hayvanların yeni besin kaynakları aramak için çöp konteynerlerine yönelmesine, trafik riskinin artmasına, insanlarla kontrolsüz karşılaşmaların çoğalmasına neden olacağını da ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Bu da sokak hayvanı–insan temasını azaltmak yerine artırarak, halk sağlığı açısından etkili bir çözüm sunmamaktadır.” ifadesinde bulundu. Kemirgen ve haşerelerin artmasının nedenleri neler? Sokaklarda kemirgen (fare, sıçan) ve haşere (hamam böceği, sinek, kene vb.) popülasyonunun artmasının, şehir ekolojisi ve halk sağlığı açısından çok iyi bilinen ve bilimsel olarak açıklanmış bir durum olduğunu da söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Artışın temel nedenleri arasında yaşam alanlarının bozulması, inşaat faaliyetleri, altyapı kazıları, ağaçlık ve yeşil alanların azalması bulunmaktadır. Doğal alanı bozulan kemirgen ve böcekler, besin ve barınak bulmak için yerleşim alanlarına yönelir. Düzensiz ilaçlama, yanlış kimyasal kullanımı, sadece bazı bölgelerin ilaçlanması, açıkta bırakılan çöpler, düzenli toplanmayan organik atıklar ve kapaksız veya kırık çöp kutuları haşere popülasyonunun kontrolsüz şekilde bir bölgede azalırken diğer bölgede artmasına neden olabilir.” şeklinde konuştu. Popülasyonu yok etmek değil, sağlıklı şekilde yönetmek gerekir Besleme yasakları sonucu sokak hayvanı sayısında azalma olacağının öngörüldüğüne işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, şöyle devam etti: “Bu durum gerçekleştiğinde ortaya çıkabilecek durumlardan birisi zoonotik hastalık riskinin artması diğeri ise ekolojik boşluk etkisinin ortaya çıkmasıdır. Şehirlerde kedilerin popülasyonunun azalması kemirgen ve haşere sayısını katlanarak artırır. Bu da zoonotik hastalıkların yayılma riskini ciddi şekilde artırır. Sokak köpekleri kemirgenlerle rekabet eder, çöplük ve açık alanlarda fare popülasyonunu baskılar. Bu durum; Leptospiroz, hantavirüs gibi kemirgen kaynaklı zoonozları azaltabilir. Köpeklerin tamamen ortadan kaldırılması fare ve çöpteki haşerelerin artırmasına neden olur (ekolojik boşluk etkisi). Popülasyonu yok etmek değil, sağlıklı şekilde yönetmek çevresel riskleri minimize eder.” Bütün hayvanlar eşit doğar! Toplumun her bireyinin, hayvanların korunmasına ilişkin kanuni yükümlülüklere uygun davranmakla yükümlü olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Bütün hayvanlar eşit doğar ve yaşamak herkes kadar onların da hakkıdır. Bu hak kanunla korunur, vicdanla güçlenir.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Süt Sektörü Ulusal Süt Zirvesi’nde Buluşuyor  Haber

Süt Sektörü Ulusal Süt Zirvesi’nde Buluşuyor 

Yıl sonu itibariyle toplam ihracatın 550 milyon doların üzerine çıkması bekleniyor. Bu tabloyu daha ileri taşımak hedefiyle, Ulusal Süt Konseyi (USK) tarafından düzenlenecek olan Ulusal Süt Zirvesi, bu yıl 20–23 Kasım 2025 tarihleri arasında Antalya Susesi Luxury Resort’ta gerçekleştirilecek. T.C. Tarım ve Orman Bakanı Sn. İbrahim Yumaklı, T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Sn. Volkan Ağar’ın açılış konuşmalarıyla başlayacak olan zirvede sektörün geleceği, üretim teknolojilerinden ticaret politikalarına, markalaşmadan sürdürülebilirliğe uzanan geniş bir perspektifle değerlendirilecek. 2009 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren Ulusal Süt Konseyi (USK), bu yıl düzenleyeceği Ulusal Süt Zirvesi ile sektörde yepyeni bir dönemin başlangıcına imza atacak. Üç gün boyunca sürecek zirvede, süt üreticilerinden sanayicilere, yem ve perakende sektöründen, kamu temsilcileri ve sektör tedarikçilerine kadar süt sektörünün tüm paydaşları bir araya gelecek. “Yerel Güç, Küresel Vizyon” temasıyla gerçekleştirilecek Zirve, Türkiye süt endüstrisinin geleceğine yön verecek kapsamlı bir programla, sektörün tüm bileşenlerini aynı çatı altında buluşturacak. Ulusal Süt Konseyi Sektörün Geleceğine Yön Veriyor Ulusal Süt Zirvesi; bilgi paylaşımı, yeni iş birlikleri ve uluslararası bağlantılarla, Türkiye’yi süt ürünleri ihracatında bölgesel bir merkez haline getirme hedefinde önemli bir adım olacağını belirten Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Can; “Zirve programı kapsamında alanında uzman akademisyenler, kamu temsilcileri ve sektörün öncü markalarının yöneticileri üç gün boyunca aynı sahneyi paylaşacak. Süt değer zincirinden regülasyon ve kalite süreçlerine, markalaşmadan küresel rekabete kadar birçok başlık, sektörün deneyimli isimleri tarafından ele alınacak. Katılımcılar, paneller, interaktif oturumlar ve özel forumlarla hem bilgi paylaşımında bulunacak hem de sektörde yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirme imkânı bulacak.” dedi. “Süt Sektörünün Geleceğini Ortak Akılla Şekillendiriyoruz” Süt, ülkemizin tarımsal üretim gücünün ve kırsal kalkınmanın en önemli dinamiklerinden biri olduğunu belirten Can; “Bu anlayışla, sektörün tüm paydaşlarını ortak hedefler doğrultusunda buluşturuyoruz. Ulusal Süt Konseyi olarak 2009 yılından bu yana, sektörün sürdürülebilir büyümesi, üretici refahının artırılması ve tüketiciye güvenli, kaliteli süt ürünleri ulaştırılması adına çok yönlü çalışmalar yürütüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye, süt üretiminde istikrarlı büyümesini sürdürürken, ihracatta da bölgesinin önemli bir aktörü olmasını hedefliyoruz. Ulusal Süt Zirvesi’ni bu potansiyeli daha ileri taşımak, sektörün tüm paydaşlarını aynı hedef doğrultusunda bir araya getirmek için düzenliyoruz. Etkinlik süresince geleceğin üretim teknolojilerinden ticaret politikalarına, markalaşmadan sürdürülebilirliğe kadar geniş bir yelpazede konular ele alınacak. Sektörün gündeminde dijital dönüşüm, verimlilik, çevreye duyarlı üretim, kadın üreticilerin sektördeki rolü, hayvan refahı, iklim değişikliğinin etkileri ve yeni nesil beslenme trendleri yer alacak. Biz bu zirveyi yalnızca bir buluşma noktası olarak değil, aynı zamanda sektörümüzün geleceğini şekillendirecek bir vizyon platformu olarak görüyoruz. Ulusal Süt Zirvesi’nde kurulacak iş birlikleri ve ortaya çıkacak fikirlerin, Türkiye’yi süt ve süt ürünleri ihracatında bölgesel bir merkez haline getirme hedefimize güçlü bir ivme kazandıracağına inanıyoruz.” açıklamalarında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.