Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hayvan Sevgisi

Kapsül Haber Ajansı - Hayvan Sevgisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hayvan Sevgisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kayseri’de ‘Küçük Dostlar Kedi Kasabası’ Ziyaretçi Akınına Uğruyor Haber

Kayseri’de ‘Küçük Dostlar Kedi Kasabası’ Ziyaretçi Akınına Uğruyor

Sıra dışı farklı projelere imza attıklarını belirten Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, "Hem Kayseri’de hem de Türkiye genelinde belediyecilik faaliyetlerinin her alanında en iyisini yapmaya gayret ediyoruz" dedi. Başkan Çolakbayrakdar, bu proje sayesinde çocukların hayvanlarla daha yakın ilişkiler kurarak onları daha iyi tanımalarının ve sevmelerinin sağlandığını vurguladı. Başkan Çolakbayrakdar, ayrıca hayvan fobisi olan bireylerin de bu mekân sayesinde korkularını yenip hayvan sevgisi geliştirebildiklerine dikkat çekerek, "Hemşehrilerimizin hizmetlerimize gösterdiği yoğun ilgiden dolayı teşekkür ediyorum" dedi. Tüm canlıların Kocasinan’da değerli ve önemli olduğuna dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar, “Kocasinan Belediyesi olarak sıra dışı farklı projeler yapıyoruz. Belediyelik faaliyetlerinin her alanında en iyisini yapıyor ve gayret ediyoruz. Her bir mahallemizde örnek işler gerçekleştiriyoruz. Yakut Mahalle’mize kazandırdığımız 10 bin metrekare yaşam alanı içerisinde yer alan ‘Küçük Dostlar Kedi Kasabası’nda 19 farklı çeşit kedi burada. Çocuklar ve gençler, buraya geldiği zaman kedilerle vakit geçirecekleri ortam bulunuyor. Özellikle yaratılmışın en şereflisi ‘Eşref-ı Mahlûk’ olan insana hizmet ediyoruz ama bununla birlikte çevremizi paylaştığımız Allah’ın can vermiş olduğu bütün mahlûkatı, Allah’ın şefkat nazarıyla onlara bakabilmenin yaklaşımı içerisindeyiz. Hz. Peygamberimizin (S.A.V) sahiplenmiş olduğu ‘Müezza’ isimli kedisi var. Peygamberimizin ümmeti olarak bu yaptığımız hizmet, şefkat göstermek adına örnek bir çalışmadır.” ifadelerini kullandı. Öte yandan Kocasinan Belediyesi Veteriner Müdürlüğü, yaklaşık 500 metrekarelik alana kurulan 'Küçük Dostlar Kedi Kasabası'nda kedilere 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet sunuyor. Kedilerin tedavi, beslenme ve barınma ihtiyaçlarının karşılandığı bu merkezde, alanında uzman veteriner hekimler gözetiminde tüm bakım hizmetleri sağlanıyor. Kasaba içerisinde steril kum havuzu, kedi oyun alanı, bungalov evler, kedi köprüsü, yapay çim, tünel, tırmanma parkuru, tırmalama ağacı, beslenme üniteleri ve toplu yaşam alanları gibi birçok donatı bulunuyor. Ayrıca, 'Küçük Dostlar Mahallesi' ve 'Tekir Parkı' gibi renkli mekânlar da yer alıyor. Kedi Kasabasında british shorthair, exotic shorthair, scottish fold, Ankara ve Van kedisi, tekir, bombay, Norveç orman kedisi, mavi Rus kedisi, İran kedisi, siyam, chinchilla ve bengal kedisi gibi 19 farklı tur kediye ev sahipliği yapıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çocuklukta Hayvana Şiddet Göz Ardı Edilmemeli! Haber

Çocuklukta Hayvana Şiddet Göz Ardı Edilmemeli!

Tekrarlayan ve kasıtlı hayvan şiddetinin özellikle çocuk ve ergenlerde önemli bir uyarı işareti olabileceğine dikkat çeken Klinik Psikolog Seren Doğantekin, “Özellikle çocuk ve ergenlerde hayvana zarar verme davranışı ‘çocukluk yaramazlığı’ olarak küçümsenmemeli. Bu davranış bazen çocuğun yaşadığı travma, şiddete tanıklık etme, şiddetin normalleştirildiği bir çevrede büyüme veya duygu ve davranışlarını düzenlemekte zorlanmasıyla ilişkili olabilir.” dedi. Hayvana yönelik şiddet ile kişilerarası şiddet arasında ilişki bulunduğunu dile getiren Doğantekin, çocukların hayvanlarla kurduğu sağlıklı ilişkilerin empati, sorumluluk ve bakım verme becerilerini destekleyebileceğini vurguladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Seren Doğantekin, 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü kapsamında hayvana yönelik şiddetin psikolojik ve sosyal açıdan hangi etkenlerle ilişkili olabileceği, insanlara yönelik şiddetle bağlantısı ve çocuklarda hayvanlara karşı sağlıklı bir yaklaşımın empati ve sorumluluk gelişimine katkısı hakkında açıklamalarda bulundu. Hayvana yönelik şiddet, güç ve kontrol kurmanın bir aracı olarak da kullanılabiliyor! Hayvana yönelik şiddeti tek bir psikolojik nedene bağlamanın doğru olmadığını ifade eden Klinik Psikolog Seren Doğantekin, “Araştırmalar; düşük empati, öfke kontrolünde güçlük, dürtüsellik, saldırgan davranış örüntüleri, şiddete maruz kalma veya şiddete tanıklık etme gibi pek çok etkenin rol oynayabileceğini gösteriyor.” dedi. Özellikle kişinin karşısındaki canlının acısını fark etme ve onun açısından değerlendirebilme kapasitesinin düşük olmasının, şiddet davranışının ortaya çıkmasını kolaylaştırabildiğini aktaran Doğantekin, “Bazı durumlarda şiddet, yalnızca öfkenin dışavurumu değildir; güç ve kontrol kurmanın bir aracı olarak da kullanılabilir. Özellikle aile veya partner şiddetinin bulunduğu ortamlarda hayvana zarar verme ya da zarar vermekle tehdit etmenin, diğer kişiyi korkutmak ve kontrol etmek amacıyla kullanılabildiğini gösteren çalışmalar bulunur.” şeklinde konuştu. Tekrarlayan ve kasıtlı hayvan şiddeti önemli bir uyarı işareti olabilir! Hayvana şiddeti yalnızca hayvana zarar veren tekil bir davranış olarak değerlendirmenin de eksik kalabileceğine işaret eden Doğantekin, “Özellikle tekrarlayan ve kasıtlı şiddet davranışları; kişinin öfke kontrolü, empati, dürtü kontrolü ve kişilerarası ilişkileri açısından değerlendirilmesi gereken önemli bir işaret olabilir.” dedi. Özellikle çocuk ve ergenlerde hayvana zarar verme davranışının ‘çocukluk yaramazlığı’ olarak küçümsenmemesi gerektiğini vurgulayan Doğantekin, “Bu davranış bazen çocuğun yaşadığı travma, şiddete tanıklık etme, şiddetin normalleştirildiği bir çevrede büyüme veya duygu ve davranışlarını düzenlemekte zorlanmasıyla ilişkili olabilir. Bu nedenle tekrarlayan ve kasıtlı hayvan şiddeti, çocuğun içinde bulunduğu çevrenin ve ruhsal durumunun değerlendirilmesini gerektiren bir uyarı işareti olarak ele alınmalı.” uyarısında bulundu. Hayvana yönelik şiddet ile kişilerarası şiddet arasında ilişki bulunuyor! Hayvana şiddet uygulayan kişilerin daha sonra insanlara yönelik şiddet uygulama olasılığının yüksek olduğunun bilindiğini hatırlatan Seren Doğantekin, şunları söyledi: “Bilimsel literatürde hayvana yönelik şiddet ile kişilerarası şiddet arasında dikkate değer bir ilişki bulunur. Çocukluk dönemindeki hayvan şiddetini inceleyen araştırmalar, bu davranış ile insanlara yönelik şiddet arasında anlamlı ilişkiler bildirmiştir. Daha geniş bir literatür taramasında incelenen 96 çalışmanın 94’ünde hayvan istismarı ile insanlara yönelik şiddet arasında bir tür ilişki bildirilmiştir; özellikle aile içi şiddet bağlamında iki şiddet türünün birlikte görülmesine ilişkin önemli bulgular vardır. Ancak bu bulguları ‘hayvana zarar veren herkes ileride insana zarar verir’ şeklinde yorumlamak doğru değildir. Burada söz konusu olan kesin bir neden-sonuç ilişkisi değil, risk faktörlerinin ve şiddet örüntülerinin birbiriyle kesişebilmesidir.” Hayvan sevgisinin temelinde, başka bir canlının yaşamına ve sınırlarına saygı duymak var! Çocukların hayvanlarla kurdukları sağlıklı ilişkinin yalnızca ‘hayvan sevgisi’ açısından değil; empati, sorumluluk alma, bakım verme ve başka bir canlının ihtiyaçlarını fark edebilme becerilerinin gelişmesi açısından değerli olduğuna dikkat çeken Doğantekin, “Çocukların evcil hayvanlarla kurduğu bağ üzerine yapılan araştırmalarda güçlü ve olumlu bağların empati, yaşam kalitesi ve bazı olumlu baş etme becerileriyle ilişkili olduğu görülür.” dedi. Ebeveynin hayvanlardan korkması durumunda ise çocuğa ‘hayvanlardan korkmamalısın’ mesajını vermekten çok, hayvana saygılı ve güvenli yaklaşmayı öğretmenin önemli olduğunun altını çizen Doğantekin, sözlerini şöyle tamamladı: “Çocuğun mutlaka bir hayvana dokunması, onu sevmesi ya da evde hayvan beslemesi gerekmez. Sokaktaki bir hayvana zarar vermemek, ihtiyaçlarını anlamaya çalışmak, uygun koşullarda su veya mama bırakmak ve hayvanların da korku, stres ve acı yaşayabilen canlılar olduğunu anlatmak dahi çocuğun merhamet ve sorumluluk anlayışını destekleyebilir. Burada ebeveynin model olması da oldukça önemlidir. Çocuklar yetişkinlerin yalnızca söylediklerini değil, davranışlarını da gözlemleyerek öğrenirler. Bu nedenle ebeveyn hayvandan korksa bile onu aşağılayan, tehdit eden ya da şiddeti normalleştiren ifadeler kullanmak yerine, ‘ben biraz korkuyorum ama ona zarar vermiyoruz, mesafemizi koruyoruz’ şeklinde bir tutum sergileyebilir. Böylece çocuk hem kendi sınırlarını korumayı hem de kendisinden daha savunmasız bir canlının sınırlarına saygı göstermeyi öğrenir. Hayvan sevgisinin temelinde de aslında yalnızca sevmek değil; başka bir canlının yaşamına, sınırlarına ve acısına saygı duyabilmek vardır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Hayvan Dostu Eczane” İyilik Hareketi Büyüyor Haber

“Hayvan Dostu Eczane” İyilik Hareketi Büyüyor

NaturalNest öncülüğünde 2024 yılında başlatılan “Hayvan Dostu Eczane” projesi, eczacıların toplumsal dayanışmadaki rolünü güçlendirirken, sokak hayvanlarının temel ihtiyaçlarına yönelik somut bir destek mekanizması oluşturmayı amaçlıyor. Proje kapsamında eczanelerin yalnızca sağlık hizmetinin sunulduğu noktalar değil, aynı zamanda ihtiyaç duyan canlılar için dayanışmanın görünür olduğu alanlar olması hedefleniyor. NaturalNest’in eczacılarla birlikte sürdürdüğü bu yaklaşım, markanın doğa ve tüm canlılarla kurduğu bağı toplumsal katkıyla buluşturuyor. Projenin yeni döneminde de eczacıların katılımıyla daha fazla noktada farkındalık oluşturulması ve hayvan sevgisinin günlük yaşamın bir parçası haline gelmesine katkı sunulması amaçlanıyor. Lansman programında proje kapsamında 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü için Yalova Barınağı’na yapılacak 1 ton mama bağışının sembolik teslimi gerçekleştirildi. Etkinlikte ayrıca proje paydaşlarına teşekkür plaketleri sunuldu ve eczacıların projeye katılım süreçlerine ilişkin detaylar paylaşıldı. Eczaneler, patili dostlar için güvenli birer destek noktası olacak “Hayvan Dostu Eczane” projesi, eczacıların sağlık alanındaki güvenilir konumunu toplumsal fayda odağında genişletiyor. Projenin yeni döneminde, eczacıların katılım süreçlerine ilişkin bilgilendirme yapılırken sokak hayvanlarının yaşam koşullarına katkı sunmayı amaçlayan dayanışma modelinin daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor. Proje kapsamında NaturalNest saha ekipleri tarafından Türkiye’nin farklı illerindeki 500 eczaneye “Hayvan Dostu Eczane” proje kitleri ulaştırılacak. Her kitte “Hayvan Dostu Eczane” sticker’ı, mama kabı ve 1 kg mama desteği yer alacak. Böylece proje kapsamında toplam 500 kg mama desteği sağlanarak sokak hayvanlarının beslenmesine katkıda bulunulacak. NaturalNest Ürün Müdürü Vijdan Çelik, projenin sürdürülebilirliğine dikkat çekerek, “NaturelNest olarak üretirken de büyürken de temel felsefemiz; doğadan aldığımız gücü doğaya ve yaşamın kendisine geri vermektir. Sağlığı bütüncül bir anlayışla ele alıyor; insanın, doğanın ve hayvanların sağlığını birbiriyle ayrılmaz bir zincir olarak görüyoruz. Bu felsefeden yola çıkarak sektör paydaşlarımız olan değerli eczacılarımızın da desteğini alarak projemizi sürdürmeye devam ediyoruz.” dedi. Projenin eczanelerde günlük yaşamın bir parçası haline geldiğini vurgulayan Etkin Eczacılık Dernek Başkanı Ecz. Erdal Akköse ise, “Eczanelerimizin kapısında bir kap temiz su ve mamanın eksik olmadığı, sokaktaki dostlarımızın güvenle sığınabileceği alanlar oluşturuyoruz. Can dostlarımız için kapılarımız da gönüllerimiz de her zaman açık kalacak” diye konuştu.” Pharmetic Girişimci Eczacılar Dernek Başkanı Ecz. Şule Dilek Yağcı da eczanelerin farkındalık oluşturmadaki rolüne işaret etti: “Eczanelerimizi toplumda hayvan sevgisi ve koruma bilincini artıran birer farkındalık merkezine dönüştürüyoruz. ‘Hayvan Dostu Eczane’ etiketi bizim için yalnızca bir sticker değil, eczanelerimizde yaşatılan bir kurum kültürü.” HAÇİKO (Hayvanları Çaresizlik ve İlgisizlikten Koruma) Dernek Başkanı Ömür Gedik ise şunları söyledi: “HAÇİKO olarak 10 dönümlük alanımızda 400-500 hayvanın bakımını üstlenirken Türkiye’nin dört bir yanındaki canlara da destek olmaya çalışıyoruz. Mahallelerimizin güven noktası olan eczanelerden yayılacak bu iyilik çağrısını çok değerli buluyoruz. Hayalimiz NaturalNest’in bu projeye olan desteğiyle daha fazla eczaneye ulaşmak. Çünkü hayvan sevgisinin ve onların karşılıksız sadakatinin en değerli ilaçlardan biri olduğuna inanıyoruz.” 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü vesilesiyle Yalova Barınağı’na gerçekleştirilecek 1 ton mama bağışı, projenin somut destek adımlarından biri olacak. NaturalNest, Etkin Eczacılık Derneği, Pharmetic Girişimci Eczacılar Derneği ve HAÇİKO’nun ortak çalışmasıyla hayata geçirilen proje, eczacıları ve hayvan dostlarını aynı dayanışma zemini üzerinde buluşturmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Royal Canin’den Veteriner Hekimlik Mesleğine ve Çocuklara Anlamlı Katkı Haber

Royal Canin’den Veteriner Hekimlik Mesleğine ve Çocuklara Anlamlı Katkı

İnsan ve hayvan arasındaki bağın güçlenmesinin daha bilinçli ve duyarlı bir toplumun temelini oluşturduğuna inanan Royal Canin, sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında, çocuklarda hayvan sevgisi ve sorumluluk bilincini geliştirmeyi amaçlayan “VETMEN’in Maceraları” kitap serisine ücretsiz ve koşulsuz destek sağlayarak önemli bir sosyal sorumluluk projesine imza attı. Klinisyen Veteriner Hekimler Derneği adına Güldem Bektaş’ın yazdığı ve resimlediği kitap serisi, Royal Canin’in desteğiyle yeniden basılarak Türkiye’deki tüm kütüphaneler, Veteriner Hekim Odaları ve ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla paylaşıldı. Amaç: Çocuklarda hayvan sevgisi ve farkındalık oluşturmak “VETMEN’in Maceraları”, çocukların hayvanların ihtiyaçlarını daha yakından tanımasına, onların sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeleri için yapılabilecekleri öğrenmesine ve veteriner hekimlik mesleğinin önemini kavramasına katkı sunmayı amaçlıyor. Kitap serisi aynı zamanda, hayvan sevgisini artırmayı, çocuklara sorumluluk bilinci kazandırmayı, empati duygusunu güçlendirmeyi ve erken yaşta farkındalık oluşturmayı hedefleyen ilham verici bir içerik sunuyor. Royal Canin’den “VETMEN’in Maceraları”na ücretsiz ve koşulsuz destek Royal Canin’in ücretsiz ve koşulsuz desteğiyle yeniden basılan “VETMEN’in Maceraları”, ticari bir amaç taşımadan Türkiye genelinde geniş bir dağıtım ağıyla paylaşıldı. Seri; anne ve çocuklara yönelik faaliyet gösteren 25 sivil toplum kuruluşuna, Türkiye’deki tüm kütüphanelere, 70 veteriner hekim odasına, 500’e yakın veteriner hekim ve sektörel paydaşa ücretsiz ulaştırıldı.Böylece kitap, çocuklarda hayvan sevgisinin gelişmesine ve veteriner hekimlik mesleğine yönelik farkındalığın daha geniş kitlelere taşınmasına katkı sağladı. Minoa Etiler Alkent’te çocuklarla özel okuma günü Projenin dikkat çeken buluşmalarından biri ise İstanbul’daki Minoa Etiler Alkent’te gerçekleştirildi. Düzenlenen özel okuma gününde, kitabın çizeri ile KLİVET Başkanı Çağıl Çokcoşkun Yılmaz, çocuklarla bir araya gelerek keyifli bir okuma etkinliği gerçekleştirdi. Etkinlik boyunca çocuklar kitabın karakterlerini yakından tanıdı, veteriner hekimlik mesleği hakkında bilgi aldı, hayvanlarla doğru iletişim konusunda bilinçlendi, interaktif bir okuma deneyimi yaşadı. Etkinlik sırasında çalışmanın önemine dikkat çeken Klinisyen Veteriner Hekimler Derneği Başkanı Çağıl Çokcoşkun Yılmaz şu ifadeleri kullandı: “Veteriner hekimlik yalnızca hayvanları tedavi etmekten ibaret değildir. Bu meslek; hayvan sevgisini yaşamının merkezine koyan, öğrenmeyi hiç bırakmayan ve her canlıya değer veren insanların mesleğidir. Bazen bir minik patiyi iyileştirir, bazen bir çiftlikte birçok hayvanın sağlığını korur, bazen de insanların hayvan dostlarıyla daha sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmesine katkı sağlarız. Bu yönüyle veteriner hekimler, yaşamın her alanında sorumluluk üstlenen görünmez kahramanlardır.” “KLİVET olarak amacımız, çocukların hayvan sevgisini güçlendirmek, empati duygusunu geliştirmek ve gelecekte bu mesleğe ilgi duymalarına ilham vermektir. ‘VETMEN’in Maceraları’ serisi de bu anlayışın bir yansımasıdır. Veteriner hekimlik mesleğinin ve hayvan refahının çocuklara erken yaşta aktarılması, gelecekte daha bilinçli bir toplum için büyük önem taşıyor. Bu çalışma bu anlamda çok kıymetli bir adım.” Toplumsal fayda odaklı yaklaşım Royal Canin, kedi ve köpeklerin yalnızca beslenmesine değil, genel sağlık ve refahına katkı sunmanın yanı sıra insan-hayvan etkileşimini güçlendirmeyi hedefleyerek bu alanda projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Hayvanlar için daha iyi bir dünya hedefiyle hareket eden şirket, Kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarıyla, tüm canlılar için daha sağlıklı bir gezegen ve daha sürdürülebilir bir yaşam yaratma yolculuğunun parçası olmayı amaçlıyor. Eğitim programları, veteriner hekim destekleri ve bilinçlendirme çalışmalarıyla sektörde katma değer yaratan çalışmalara imza atan Royal Canin’in, “VETMEN’in Maceraları” kitabının yeniden basımı ve dağıtımına verdiği koşulsuz destek de bu yaklaşımın önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda değerlendirmede bulunan Royal Canin Avrasya Bölgesi Kurumsal İlişkiler Direktörü Tuba Güven Saraçoğlu proje ile ilgili şunları söyledi: “Çocukların erken yaşta hayvanlarla doğru ve sağlıklı bir bağ kurmasını destekleyen projeleri son derece değerli buluyoruz. ‘VETMEN’in Maceraları’, yalnızca bir hikâye serisi olmanın ötesinde; hayvanların ihtiyaçlarını anlamayı, empati geliştirmeyi ve sorumluluk bilincini güçlendirmeyi hedefleyen güçlü bir eğitim ve farkındalık çalışması. Bu yönüyle hem çocuklara hem de ailelere önemli bir katkı sunarken, insan-hayvan etkileşiminin doğru temeller üzerinde gelişmesine de destek oluyor. Çocuklarda erken yaşta hayvan sevgisinin gelişmesini desteklemek ve veteriner hekimlik mesleğine yönelik farkındalığı artırmak adına, bu anlamlı projeye katkı sunabilmiş olmaktan mutluluk duyuyoruz. Kurumsal sosyal sorumluluk yaklaşımımız doğrultusunda topluma değer yaratan benzer projelerde yer almaya devam edeceğiz. Royal Canin ve KLİVET iş birliğiyle hayata geçirilen “VETMEN’in Maceraları”, çocukların hayvanlarla daha bilinçli bir bağ kurmasına katkı sağlarken veteriner hekimlik mesleğinin toplumda daha yakından tanınmasına da destek oluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kediler ve Köpekler İçin Sağlıklı Beslenme ve Ayrıcalıklar Tek Çatı Altında Haber

Kediler ve Köpekler İçin Sağlıklı Beslenme ve Ayrıcalıklar Tek Çatı Altında

Kedi ve köpeklerin sağlıklı bir yaşam sürmesini desteklemek amacıyla Royal Canin Türkiye, özel ayrıcalıklarını tanıtmak ve bilinçli beslenmenin önemine dikkat çekmek amacıyla yeni bir influencer kampanyası başlattı. Kampanya, Royal Canin Club üyelerine hem kişiselleştirilmiş beslenme desteği hem de avantajlı bir alışveriş deneyimi sunmayı hedefliyor. Royal Canin Club üyeleri, kampanya kapsamında ücretsiz veteriner hekim beslenme danışmanlığı alarak kedi ve köpeklerinin yaşına, ırkına ve yaşam tarzına uygun en doğru beslenme planını uzman desteği ile oluşturabiliyor. Ayrıca Club üyeleri, belirledikleri zaman aralığı ve ürün bilgisine göre otomatik ürün gönderimi ile düzenli olarak Royal Canin ürünlerini kapılarında teslim alabiliyor. Kampanya kapsamında üyelere ayrıca hediye yaş mama gönderimi yapılırken, her 5 siparişte 6. sipariş ücretsiz olarak sunuluyor. Üyeler, tüm bu ayrıcalıklara ek olarak yüzde 10 ek indirim fırsatından da yararlanabiliyor. Kampanya kapsamında Royal Canin, hayvan sevgisi ve bilinçli beslenmeye duyarlılıklarıyla öne çıkan influencer’larla iş birliği yapıyor. Aralarında oyuncu Fırat Albayram ve Tulu Erden, Başak Kablan, Kıvanç Ege Aydın, Senem Sarkanak, Duru Yamaner, Zeynep Kahraman Özgür ve Taha Şahin gibi isimlerin bulunduğu influencer’lar, sosyal medyada kendi takipçilerine Royal Canin Club ayrıcalıklarını tanıtarak kedi ve köpeklerin sağlıklı beslenmesine dikkat çekiyor. Royal Canin Club, kedi köpek sahiplerine sunduğu kişiselleştirilmiş beslenme ve avantajlı alışveriş deneyimiyle hem kedi ve köpeklerin hem de sahiplerinin yaşam kalitesini artırmayı sürdürüyor. Kampanya ve Club üyeliği detayları hakkında daha fazla bilgiye Royal Canin’in resmi web sitesi ve sosyal medya kanalları üzerinden ulaşılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Niloya Sürpriz Yumurta Müzikali ile 8 Farklı Şehirde 17 Seansla Sahnede Olacak Haber

Niloya Sürpriz Yumurta Müzikali ile 8 Farklı Şehirde 17 Seansla Sahnede Olacak

Çizgi kahramanlar, renkli sahne gösterileri ve hafızalara kazınan neşeli müzikleri eşliğinde Kasım ayı b oyunca 8 farklı şehirde 17 seansla gerçekleştireceği müzikalleri ile sevenlerine unutulmaz bir deneyim sunacak. TRT Çocuk ekranlarında ve 6 Milyon aboneyi aşan YouTube kanalında yepyeni maceralarını paylaşan Niloya, eğitici ve öğretici içerikleri ile 7'den 70'e herkesin büyük beğenisini kazanmaya devam ediyor. Her ay farklı şehirlerdeki müzikalleri ve gösterileri aracılığıyla yaklaşık 1,2 milyon çocuğa mutluluk dünyasının kapılarını açan Niloya ve arkadaşları, İstanbul'dan başlayarak sırasıyla Kocaeli, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Batman ve İzmir olmak üzere 8 ilde Türkiye'yi karış karış dolaşmaya devam ediyor. Çocuklara doğru beslenme, kişisel bakım, çevre bilinci ve hayvan sevgisi gibi hayati konularda eğitici ve öğretici mesajlar aşılayan çizgi kahramanlar, Kasım ayında da hayranlarıyla buluşmaya hazırlanıyor. Bu kapsamda 8 farklı şehrinde sahne alacak olan Niloya ve arkadaşları, 17 seansla minik dostları ile eğlence dolu anlar paylaşacak. Müzikal Gösteriler İstanbul'da Başlayıp İzmir'de Son Buluyor Çizgi kahramanlar 12 Kasım Çarşamba günü İstanbul Kadıköy Eğitim Sahnesi'nde, 13 Kasım Perşembe ise Mall of İstanbul MOİ Sahne'de 12.00 ve 14.00 seanslarında izleyici karşısına çıkacak. İstanbul'un ardından 14 Kasım Cuma günü Kocaeli Başiskele'de 15.30 ve 19.00 saatlerinde sahne alacak. 15 Kasım Cumartesi günü Gaziantep Şehit Kamil Kültür Merkezi'nde 15.00'te ve 16 Kasım Pazar günü Şanlıurfa Urfa City AVM'de 14.00'te çocuklar Niloya ile doyasıya eğlenecek. 17 K asım Pazartesi günü Diyarbakır Sezai Karakoç Kültür Merkezi'nde 12.00 ve 19.00'da 18 Kasım Salı günü Mardin Artuklu Üniversitesi AKM Salonu'nda 12.00 ve 19.00'da sahne alacak olan Niloya'nın bölgedeki son durağı, 19 Kasım Çarşamba günü saat 12.30 ve 19.00'da Batman İl Kültür Merkezi olacak. Niloya'nın Kasım ayı müzikalleri, 30 Kasım Pazar günü İzmir Perla Sahnesi'nde 13.00, 15.00 ve 16.30 saatlerinde verilecek seanslarla sona erecek. Beklemedikleri Bir Cevap ile Karşılaşacaklar Çocukların psikolojik gelişimini olumlu yönde etkilemek ve katkıda bulunmak amacı ile senaryosu psikologlar ve pedagogların görüşleri ile hazırlanan Niloya, müzikaliyle hayranlarına bambaşka bir deneyim yaşatacak. Niloya ile arkadaşı Mete tesadüfen buldukları ve yumurta olduğundan emin oldukları renkli bir sürprizle karşılaşırlar. Buldukları şeyin neyi n yumurtası olduğunu bulmak için eğlenceli ve maceralı bir yolculuğa çıkarlar. Günün sonunda ise beklemedikleri bir cevap ile karşılaşırlar. Tarih Şehir Mekan Saatler 12 Kasım Çarşamba İstanbul Kadıköy Eğitim Sahnesi 12.00 ve 14.00 13 Kasım Perşembe İstanbul Mall of İstanbul MOİ Sahne 12.00 ve 14.00 14 Kasım Cuma Kocaeli Başiskele Türkiye Yüzyılı Gençlik Merkezi 15.30 ve 19.00 15 Kasım Cumartesi Gaziantep Şehit Kâmil Kültür Merkezi 15.00 16 Kasım Pazar Şanlıurfa Urfa City AVM 14.00 /p> 17 Kasım Pazartesi Diyarbakır Sezai Karakoç Kültür Merkezi 12.00 ve 19.00 18 Kasım Salı Mardin Artuklu Üniversitesi AKM Salonu 12.00 ve 19.00 19 Kasım Çarşamba Batman İl Kültür Merkezi 12.30 ve 19.00 30 Kasım Pazar İzmir Perla Sahnesi 13.00, 15.00 ve 16.30

Hayvanlarla Etkileşim Psikolojiyi Güçlendiriyor! Haber

Hayvanlarla Etkileşim Psikolojiyi Güçlendiriyor!

Evcil hayvanlarla vakit geçirmenin stres hormonlarını azaltırken mutluluk hormonlarını artırdığını dile getiren Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bir kediyi okşamak kalp atış hızını düzenleyerek kişiye sakinlik hissi verebilir. Bununla birlikte hayvanlarla etkileşim içinde olmak, yalnızlık duygusunu azaltarak depresyon belirtilerini hafifletebilir.” dedi. Hayvanların özellikle çocuklarda empati ve sosyal becerileri geliştirirken, yaşlılarda yalnızlık hissini azaltıp zihinsel sağlığı desteklediğini vurgulayan Aydın, hayvan destekli terapilerin depresyon, kaygı bozukluğu, otizm ve TSSB gibi pek çok psikiyatrik rahatsızlıkta olumlu etkiler gösterdiğini açıkladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, hayvanlarla kurulan duygusal bağın çocuklardan yaşlılara kadar her yaş grubunda ruh sağlığını nasıl etkilediği ve hayvan destekli terapilerin psikolojik rahatsızlıklarda nasıl rol oynadığı hakkında bilgi verdi. Hayvanlar, koşulsuz sevgiyle travma sonrası güven duygusunu yeniden kazandırıyor! Bilimsel araştırmaların, hayvanlarla vakit geçirmenin stres hormonu olan kortizol seviyelerini düşürdüğünü ve mutluluk hormonu olarak bilinen oksitosin salgısını artırdığını gösterdiğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bu duruma örnek olarak, bir kediyi okşamak kalp atış hızını düzenleyerek kişiye sakinlik hissi verebilir. Bununla birlikte hayvanlarla etkileşim içinde olmak, yalnızlık duygusunu azaltarak depresyon belirtilerini hafifletebilir.” dedi. Kişinin yalnız olmadığını ve yalnızlıkla beraber gelebilen değersizlik ya da sevilmeme duygularıyla daha rahat baş edebileceğini aktaran Aydın, “Özellikle terapi köpekleri veya kedileri, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) yaşayan bireylerde güven duygusunu yeniden inşa etmeye yardımcı olur. Yardımcı olmasının nedenleri incelendiğinde, bu hayvanlar koşulsuz sevgi ve güven duygusu sunar. Travmatik deneyimler yaşayan kişiler, insan ilişkilerinde güven sorunu yaşayabilir ve tehdit algıları artabilir. Ancak hayvanlar, yargılamadan ve beklentisiz bir şekilde bireylere eşlik eder, bu da kişinin yeniden güven hissini deneyimlemesine olanak tanır.” şeklinde konuştu. Hayvanlarla iletişim, sözel olmayan duyguları anlamayı sağlıyor! Hayvanların, insanların duygularını anlamlandırmasına ve yönetmesine yardımcı olabileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bir kişi stresli veya üzgün olduğunda evcil hayvanıyla vakit geçirmek, ona koşulsuz sevgi sunan bir dostla birlikte olmanın huzurunu yaşamasını sağlar. Bu, özellikle öfke kontrolü veya kaygı bozukluğu yaşayan bireylerde, duygusal tepkileri daha iyi yönetmelerine yardımcı olabilir.” dedi. Çocuklar ve ergenler üzerinde yapılan araştırmalara değinen Aydın, “Hayvanlarla vakit geçiren bireylerin empati becerilerinin geliştiğini ve stres karşısında daha sağduyulu tepkiler verdiklerini ortaya koyan araştırmalar var. Birey, hayvanın duygularını anlamaya ve onun ihtiyaçlarını gözetmeye başlar. Empati, bir başkasının duygu ve ihtiyaçlarını fark edebilme ve onlara uygun şekilde yanıt verebilme becerisidir. Hayvanlarla kurulan bağ, insanların bu yeteneğini geliştirmesine yardımcı olur çünkü hayvanlar konuşarak kendilerini ifade edemezler. Onların ruh hallerini vücut dilleri, yüz ifadeleri ve hareketleriyle anlamak gerekir.” açıklamasını yaptı. Hayvanlarla büyüyen çocuklar başkalarının duygularını anlamada daha başarılı olabilir! Bir çocuğun evcil bir hayvanla büyüdüğünde, sorumluluk duygusu, empati ve sosyal beceriler kazandığını vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bir çocuğun her gün köpeği beslemesi, ona düzenli bakım sağlaması gerektiğini öğrenmesine yardımcı olur. Ayrıca, hayvanlarla büyüyen çocuklar, duygusal ifadelerini daha iyi tanıyabilir ve başkalarının duygularını anlamada daha başarılı olabilirler. Hayvanlarla oyun oynayan çocukların sosyal ilişkilerinde daha girişken ve uyumlu oldukları da bilimsel çalışmalarla desteklenmiştir.” dedi. Hayvanlarla kurulan duygusal bağ, iyileşme sürecine katkı sağlıyor! Yaşlı bireyler içinse evcil hayvanların, hem fiziksel hem de duygusal olarak büyük bir destek kaynağı olabildiklerine işaret eden Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bir kedi veya köpekle vakit geçirmek, yalnızlık hissini azaltırken zihinsel sağlığı da destekler. Örneğin, Alzheimer hastası bireylerde terapi hayvanlarıyla yapılan çalışmalar, kişideki anksiyeteyi azalttığını ve bilişsel işlevlerini desteklediğini gösteriyor. Evcil hayvanlar, yaşlıların günlük rutinlerini korumalarına yardımcı olarak onlara bir amaç hissi kazandırır ve sosyal etkileşimlerini artırır. Böylece yaşlılık sürecinin daha sağlıklı geçirilmesi katkıda bulunurlar.” dedi. Hayvan destekli terapilerin hangi psikiyatrik rahatsızlıklarda daha sık kullanıldığına da değinen Aydın, sözlerini şöyle tamamladı: “Hayvan destekli terapiler, özellikle depresyon, kaygı bozuklukları, otizm spektrum bozukluğu ve TSSB gibi rahatsızlıklarda sıkça kullanılır. Örneğin, savaş travması geçirmiş bir gazinin terapi köpeğiyle geçirdiği süre sonunda panik ataklarının azaldığı ve sosyal hayata daha kolay adapte olduğu görülmüştür. Bir vakada, ağır depresyon teşhisi konmuş bir bireyin, at destekli terapiye başladıktan sonra günlük rutinlerine daha kolay dönebildiğini ve kendisini daha güvende hissettiğini gözlemlemiştik. Kısaca hayvanların bireylere duygusal bağ sunmaları iyileşme sürecine katkıda bulunur.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.