Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hayvancılık

Kapsül Haber Ajansı - Hayvancılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hayvancılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gaziantep Büyükşehir ile Meralarda Hayvanlar Temiz Suya Kavuşuyor Haber

Gaziantep Büyükşehir ile Meralarda Hayvanlar Temiz Suya Kavuşuyor

Tarım ve hayvancılığa verdiği destekleri kararlılıkla sürdüren Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, üreticiyi merkeze alan projelerini bir bir hayata geçiriyor. Meralarda üreticilerin suya erişimini kolaylaştırmak, hayvan sağlığı ve refahını artırmak amacıyla hayvancılıkla uğraşan üreticilere yönelik çalışmalar aralıksız devam ediyor. Uygulama kapsamında, yaz aylarında hayvanların sulama ihtiyacının karşılanmasının yanı sıra, kurulacak gölgelik alanlarla sıcaklık stresine bağlı et ve süt verimi kayıplarının azaltılması hedefleniyor. Sağlanan destekle birlikte hem hayvan refahının artırılması hem de üreticilerin verimliliği ve gelir düzeyinin yükseltilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında Nurdağı ilçesi İncirli Mahallesi’nde üreticilerle bir araya gelinerek, 150 metrekare büyüklüğünde metal gölgelik ile uzunluğu 240 santimetre, üst genişliği 46 santimetre, taban genişliği 32 santimetre ve derinliği 27 santimetre olan, galvanizli sacdan imal edilmiş seyyar sıvatlar dağıtıldı. Proje ile toplamda 210 adet seyyar metal sıvatın üreticilere ulaştırılması planlanıyor. ŞAHİN: HEP BİRLİKTE BUNU BAŞARACAĞIZ Dağıtım töreninde konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, deprem sonrası ağır hasar gören Nurdağı’na yapılan destekleri anlatarak şunları söyledi: “Bu hayvanların canı bize emanet. Bakın suya kavuştu. Bizim bu hayvancılık üzerindeki kaybı çok hızlı telafi etmemiz lazım. Tam tersi arttırmamız lazım. Azaltamayız. Siz benim hocamsınız. Ben lojistikçiyim, uygulamacıyım. Hızlı bir şekilde kendimizi toparlayalım ve hızlı bir şekilde çözelim. Bilimsel yaklaş, aklını kullan. Çok hızlı bir şekilde bizim bu ovayı, yeşil ovayı ekonomiye, aile ekonomisine çevirmemiz gerekiyor. Başını yastığa koyduğu zaman hiçbir tereddüt olmamalı. Aile ekonomisi güçlenmeli. Hep birlikte bunu başaracağız. Durmak yok, çalışmaya devam, durmak yok, yola devam diyorum.” ERCİYAS: DEPREM AFETİ SONRASI HER SEKTÖRDE İLÇEMİZ KALKINIYOR Nurdağı Kaymakamı Nurullah Cemil Erciyas ise konuşmasında asrın felaketi olarak nitelendirilen şiddetli depremler sonrası asrın birlikteliği sınavını en iyi Gaziantep’in verdiğini ifade ederek şöyle konuştu: “Sayın valimizin, Sayın başkanımızın önderliğinde Gaziantep Modeli ile herkes Gaziantepli hemşerilerimizin menfaati için canla başla çalışıyor. Biz de bu ekibin bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz. Deprem afeti sonrası her sektörde ilçemiz kalkınıyor. Eğitimden sağlığa, tarımdan sanayiye, bütün sektörlerde hem altyapıda hem üst yapıda çalışmalar hızlı bir şekilde devam ediyor. Bizler de burada karınca misali bütün bu çalışmalara katkı sunmaya devam edeceğiz.” Nurdağı Belediye Başkanı Mehmet Yıldırır, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin ilçede tarımla ilgili yaptığı çalışmalara değindi. Programda ayrıca İl Tarım ve Orman Müdürlü İbrahim Sağlam, AK Parti Nurdağı İlçe Başkanı Mustafa Yiğit, Gaziantep Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Cuma Yiğit, Nurdağı Ziraat Odası Başkanı Kemal Belpınar, Gaziantep Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Osman Türkman ve Nurdağı İncirli Mahallesi Muhtarı Ömer Dev projenin önemine dikkat çekerek teşekkür etti. Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanı Kenan Seçkin ise 2014 yılından bugüne kadar kurumun verdiği destekleri anlattı.

Kocaeli Büyükşehir'den Çiftçilere 3 Büyük Tarımsal Destek Daha Haber

Kocaeli Büyükşehir'den Çiftçilere 3 Büyük Tarımsal Destek Daha

Çiftçilere tarımsal desteklerini bu yıl da sürdüren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “Yem Bitkisi Tohumu”, “Zirai Gübre” ve “Doğal Salma Yumurta Tavukçuluğu” projeleri için talepleri almaya başlıyor. Bu önemli üç proje için başvurular 19 Ocak Pazartesi günü itibariyle yapılabilecek. BAŞVURULAR 19 OCAK PAZARTESİ GÜNÜ BAŞLIYOR Kocaeli Büyükşehir Belediyesi her yıl düzenli olarak hayata geçirdiği tarımsal ve hayvansal destek projelerini 2026 yılında da sürdürüyor. Yeni yılda da 3 büyük destekle üreticileri yalnız bırakmayan Büyükşehir, bu doğrultuda yüzde 50 hibeli, “Doğal Salma Yumurta Tavukçuluğu”, ilkbahar dönemi için “Yem Bitkisi Tohumu” ve “Zirai Gübre” desteği sağlayacak. Projeden yararlanmak isteyen üreticilerden başvurular 19 Ocak Pazartesi günü itibariyle alınmaya başlanıyor. İNSANA DOKUNAN PROJELER YÜZLERİ GÜLDÜRÜYOR “Üreticiyi yalnız bırakmayan belediyecilik” anlayışıyla hayata geçirilen projeler, Kocaeli’de tarım ve hayvancılığın sürdürülebilirliğini sağlamada kilit rol oynuyor. Büyükşehir Belediyesi, kırsalda üretimi destekleyerek hem çiftçinin emeğini koruyor hem de yerli üretimin devamlılığını sağlıyor. Kırsal kalkınmayı merkeze alan, üreticiyi ayakta tutan ve doğrudan insana dokunan projelerle çiftçilerin yükünü hafifleten Büyükşehir, peş peşe verdiği desteklerle üreticilerin yüzünü güldürmeye devam ediyor. YEM BİTKİSİ TOHUMU DESTEĞİ Büyükşehir Belediyesi’nin yıllardır başarıyla uyguladığı ilkbahar dönemi “Yem Bitkisi Tohumu” destekleme projesi, bu yıl da üreticilerle buluşuyor. Proje kapsamında çiftçilere yüzde 50 hibeli dane mısır, silajlık mısır, yonca tohumu ve mısır gübresi (15-15-15) desteği verilecek. Destekler 70 dekara kadar alanı kapsayacak. Bu proje ile sağlanan desteklerle hayvan yemi üreten çiftçilerin hem girdi maliyetleri düşüyor hem de hayvancılığın gelişmesine katkı sağlıyor. MEYVE, SEBZE VE FINDIK ÜRETİCİSİNE CAN SUYU Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin tarımı ayakta tutan önemli projelerinden biri olan “Zirai Gübre” destek projesi ile meyve, sebze ve fındık üreticilerine yüzde 50 hibeli zirai gübre (15-15-15) desteği sağlanacak. Her yıl düzenli olarak devam eden proje sayesinde üreticiler hem maliyet avantajı sağlıyor hem de verimli üretim yapma imkanı buluyor. YERLİ YUMURTA TAVUKÇULUĞU Kırsalda gelir çeşitliliğini artırmayı hedefleyen “Doğal Salma Yumurta Tavukçuluğu” projesi bu yıl yeniden üreticilerle buluşuyor. Proje kapsamında çiftçilere yüzde 50 hibeli tavuk, suluk, yemlik, folluk, yumurta öncesi yem ve yumurta yemi desteği verilecek. Büyükşehir’in bu desteği, özellikle küçük ölçekli üreticiler için önemli bir geçim kapısı oluşturuyor. BAŞVURULAR HANGİ TARİHLERİ KAPSIYOR? Desteklerden faydalanmak isteyen çiftçilerin, “Yem Bitkisi Tohumu” ve “Zirai Gübre” projeleri için 2026 yılı ÇKS belgeleriyle başvuruda bulunmaları gerekiyor. İzmit, Kartepe, Başiskele, Derince ve Körfez ilçelerindeki çiftçiler Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığına, Kandıra’daki çiftçiler ise Kandıra Belediyesi’nin yeni hizmet binasında bulunan Kocaeli Büyükşehir hizmet birimine 30 Ocak Cuma günü mesai bitimine kadar belgeleriyle müracaat edebilecek. Gebze, Darıca, Çayırova ve Dilovası’ndaki çiftçiler Büyükşehir Gebze Hizmet Binasına, Gölcük ilçesindeki üreticiler Gölcük Ziraat Odası’na 26-27 Ocak, Karamürsel ilçesindeki üreticiler ise Karamürsel KO-MEK binasında 22-23 Ocak tarihleri arasında talepte bulanabilecek. “Doğal Salma Yumurta Tavukçuluğu” projesi için ise başvurular sadece Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na, 30 Ocak Cuma günü mesai bitimine kadar yapılacak. Üreticilerden güncel hayvancılık işletme belgesi istenecek.

Türkiye’de Tarım Teknolojilerinde Yerli Atılım: Fimaks Yem Otomasyon Merkezi Verimliliği Yeni Bir Seviyeye Taşıyor Haber

Türkiye’de Tarım Teknolojilerinde Yerli Atılım: Fimaks Yem Otomasyon Merkezi Verimliliği Yeni Bir Seviyeye Taşıyor

Türkiye’de hayvancılık sektöründe yükselen yem maliyetleri, nitelikli iş gücü eksikliği ve sürdürülebilir üretim ihtiyacı, teknoloji odaklı çözümleri zorunlu hale getiriyor. Bu dönüşümün dikkat çeken örneklerinden biri, Fimaks tarafından geliştirilen Yem Otomasyon Merkezi oldu. Fimaks’ın 50 yılı aşan makine ve mühendislik deneyimiyle hayata geçirilen sistem, yem yönetimini tek bir merkezden otomatik olarak kontrol ederek çiftliklerde üretim süreçlerini baştan sona yeniden yapılandırıyor. Yem hazırlamadan dağıtıma kadar tüm süreci kapsayan bu çözüm, hem maliyetleri düşürüyor hem de ölçülebilir verim artışı sağlıyor. Veriye Dayalı Verimlilik, Kalıcı Sürdürülebilirlik Yem Otomasyon Merkezi sayesinde besleme süreçleri merkezi bir yapıdan yönetilirken, iş gücü ihtiyacı minimum seviyeye indiriliyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde yem israfının azaltılması ve işçilik giderlerinin düşürülmesi, otomasyonu en hızlı geri dönüş sağlayan yatırımlar arasına taşıyor. Süt işletmelerinde rasyon kalitesinin standardize edilmesi, hayvan sağlığı ve süt verimi üzerinde doğrudan ve kalıcı etki yaratıyor. Bu yönüyle sistem, yalnızca görünen maliyetleri değil, üretimin tüm bileşenlerini kapsayan sürdürülebilir bir yapı sunuyor. Yem Yönetiminde Uçtan Uca Otomasyon Fimaks Yem Otomasyon Merkezi; kesif yem, kuru kaba yem, silaj ve yaş yemlerin tamamını entegre şekilde yönetebilen bir altyapıya sahip. Bunker sistemi ile yem lojistiği planlı ve kayıpsız biçimde yürütülürken, her gün aynı rasyon oranı ve miktarıyla yem hazırlığı yapılıyor. Bu standardizasyon, insan hatasını büyük ölçüde ortadan kaldırırken, hayvanların beslenme dengesini koruyarak süt verimini destekliyor. Sistem 7 gün 24 saat çalışabiliyor; günlük 2 ila 4 yemleme yapılabilirken, yem dağıtım robotu entegrasyonu ile bu sayı 6’ya kadar çıkabiliyor. Mesai öncesinde otomatik olarak hazırlanan TMR (Total Mixed Ration), operasyonel zaman kaybını da en aza indiriyor. Hızlı Geri Dönüş, Ölçülebilir Kazanç Fimaks tarafından paylaşılan verilere göre otomasyon sistemi, hatalı yükleme kaynaklı maliyet kayıplarını yüzde 80’e varan oranlarda azaltabiliyor. Nitelikli iş gücü ihtiyacının ortadan kalkması ve sistemin yalnızca traktör kullanabilen tek bir operatörle yönetilebilmesi, işçilik maliyetlerinde ciddi tasarruf sağlıyor. Yatırımın geri dönüş süresi (ROI), işletme ölçeğine bağlı olarak 3 ila 5 yıl arasında değişirken, yem maliyetinin yüksek olduğu besi işletmelerinde bu sürenin daha da kısaldığı belirtiliyor. Çiftlik büyüdükçe, otomasyonun finansal etkisi de katlanarak artıyor. Sahadan Gelen Sonuçlar: Yüzde 10’a Varan Verim Artışı Sistem halihazırda Bandırma, Lüleburgaz, Konya Ilgın ve Adıyaman olmak üzere dört farklı çiftlikte aktif olarak kullanılıyor. Kurulan ilk iki tesiste, otomasyon sonrasında süt veriminde yaklaşık yüzde 10 artış kaydedildi. Birinci çiftlikte günlük ortalama süt verimi 35 litreden 38–39 litre seviyelerine yükselirken, ikinci çiftlikte bu rakam 38 litreden 43 litre bandına ulaştı. Fimaks, iki yeni çiftlik için kurulum anlaşmalarının tamamlandığını ve sisteme olan ilginin hızla arttığını belirtiyor. Satın alma kararlarında öne çıkan temel nedenler ise işçi bulma zorluğu ve insan kaynaklı hataların önlenmesi olarak öne çıkıyor. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelere Özel Tasarım Fimaks Yem Otomasyon Merkezi, 200 ila 1500 baş hayvan kapasitesine sahip küçük ve orta ölçekli işletmeler için geliştirildi. Her çiftlik standart bir ürünle değil, ihtiyaca özel bir proje anlayışıyla ele alınıyor. Bu yaklaşım, otomasyon teknolojisinin yalnızca büyük ölçekli işletmelere özgü bir yatırım olmasının önüne geçiyor. Ar-Ge ve Robotik Gelecek Vizyonu Fimaks, Yem Otomasyon Merkezi’ni şirketin Ar-Ge yatırımlarında stratejik bir konuma yerleştiriyor. Yem dağıtım robotu tarafında geliştirmelerin son aşamaya geldiği ve kısa süre içinde bir çiftlikte aktif olarak devreye alınacağı ifade ediliyor. Şirket, otomasyon yatırımı yapan çiftliklerin robotik çözümlere de yüksek ilgi gösterdiğini belirtirken, çiftlik yönetimini dijitalleştirecek yeni otomasyon ve robotik sistemler üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Trouw Nutrition, Sıfır Emisyonlu Fabrikasının Temelini Attı Haber

Trouw Nutrition, Sıfır Emisyonlu Fabrikasının Temelini Attı

Nutreco çatısı altında dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de hayvancılık sektörünün gelişimine yön veren Trouw Nutrition, Türkiye'yi bölgesel üretim ve inovasyon üssü yapacak yeni fabrikasının temellerini attı. Ankara Polatlı Organize Sanayi Bölgesi'nde yükselmeye başlayan yeni üretim tesisi, Türkiye'yi yüksek teknolojili, sürdürülebilir yem katkı üretiminde bölgesel bir merkez haline getirecek. "Türkiye'yi stratejik bir köprü olarak konumlandıracağız" Kapsamlı fizibilite çalışmaları sonucunda alınan yatırım kararına ilişkin değerlendirmede bulunan Trouw Nutrition Türkiye Ülke Müdürü Gonca Altıntaş, "Fabrikamızın temellerini attığımız Polatlı OSB'nin stratejik konumu, lojistik süreçleri verimli bir şekilde yönetmemizi sağlayacak. Bu sayede Türkiye geneline ve Orta Asya ile Kafkasya'daki komşu pazarlara hızlı ve sürdürülebilir erişim sağlayabileceğiz. Hâlihazırda inşaat aşamasında olan tesisimiz, Trouw Nutrition'ın bölgesel büyüme hedeflerinde kritik bir rol oynayacak. Türkiye'yi yeni ihracat pazarlarına açılan stratejik bir köprü olarak konumlandıracak" dedi. Türkiye'nin dinamik nüfusunu, stratejik konumunu ve hayvancılıktaki güçlü potansiyelini küresel ölçekte önemli avantaj olarak gördüklerine dikkat çeken Altıntaş, "Tesisimizdeki tüm üretim süreçleri tam otomasyonla yönetilecek. Böylece ürün homojenliğini üst seviyeye çıkaracağız. Bu yatırım, Trouw Nutrition'ın Türkiye'ye duyduğu güvenin açık bir göstergesi" diye konuştu. Fosil yakıt kullanımı ortadan kalkıyor Yeni tesisleriyle Türkiye'deki yerli üretimi güçlendirme konusunda katkı sağlayacaklarını belirten Altıntaş, "Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) raporları, iklim değişikliği ve artan maliyetler nedeniyle hayvancılık sektörünün sürdürülebilirlik baskısıyla karşı karşıya kalacağını gösteriyor. Türk hayvancılığının karşı karşıya olduğu temel zorluklar göz önüne alındığında bu yatırımın stratejik önemi daha da netleşiyor Fabrikamız faaliyete geçtiğinde yalnızca kapasiteyi artırmakla kalmayacak aynı zamanda dijital çözümler, yapay zekâ destekli sistemler ve ileri otomasyon teknolojileriyle Ar-Ge ve inovasyon kabiliyetimizi güçlendirecek. Tesisimiz, 400 kWp'lik güneş enerjisi santrali, ısı geri kazanım sistemleri ve yüksek verimli HVAC altyapısıyla kendi enerjisini üretecek. Böylece doğalgaz ve dizel gibi fosil yakıtların kullanımını ortadan kaldırarak sıfır toz ve sıfır karbon emisyon hedeflerine katkıda bulunacak" ifadelerini kullandı. Tam otomatik üretim hatlarıyla donatılacak Yeni fabrikalarında Endüstri 4.0 düzeyinde tasarlanmış tam otomatik üretim hatlarının bulunacağını söyleyen Altıntaş, sözlerini şöyle noktaladı: "Sensörler ve akıllı kontrol üniteleri aracılığıyla ham madde akışından paketlemeye kadar tüm süreçleri veri odaklı karar mekanizmalarıyla yöneteceğiz. Fabrikamızdaki MES (Manufacturing Execution System) sistemi, üretim verilerini bulut tabanlı bir ağ üzerinden entegre biçimde izleyerek gerçek zamanlı olarak optimize edecek. Bu sayede formülasyon, stok yönetimi, kalite kontrol ve verimlilik analizleri tek bir platformda yürütülecek; üretimin her adımı ölçülebilir, izlenebilir ve raporlanabilir hale gelecek. Sürdürülebilir başarı, yaşamın tüm unsurlarını korumakla mümkündür. Polatlı'daki yeni tesisimiz, Trouw Nutrition'ın bölgesel büyüme stratejisinde kilit bir rol oynayacak; Türkiye'yi yeni ihracat pazarlarına açılan stratejik bir köprü haline getirirken, hayvancılık sektöründe kalite ve sürdürülebilirlik standartlarını yeniden tanımlayacak." Yaptıkları yatırımın sürdürülebilir büyümeye yönelik uzun vadeli taahhütlerinin bir yansıması olduğuna vurgu yapan Trouw Nutrition CEO'su Eduardo Alberto, ise şu değerlendirmede bulundu: "Bu yeni tesis yalnızca kapasite artışı anlamına gelmiyor. Türkiye'nin kıtalar arası köprü konumuna ve sürdürülebilir hayvan beslenmesinde yenilik merkezi olma potansiyeline duyduğumuz inancı da gösteriyor. Küresel uzmanlığımızı yerel ortaklıklarla birleştirerek gıda üretiminin dayanıklılığına ve geleceğine yatırım yapıyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Biyoteknoloji ile 122 Yaşına Kadar Yaşamak Mümkün Haber

Biyoteknoloji ile 122 Yaşına Kadar Yaşamak Mümkün

Yaklaşık 2,7 milyon metrekare alanda ve 4,5 milyar dolar yatırımla kurulan Biyoteknoloji Vadisi, Türkiye’nin bilim ve teknoloji odaklı kalkınma hedeflerinde stratejik bir rol üstleniyor. Araştırma, üretim, girişimcilik ve sanayi iş birliğini aynı yapıda bir araya getiren vadi; ulusal biyoteknoloji kapasitesini güçlendirmeyi amaçlıyor. Biyoteknoloji Sanayicileri Derneği (BİYOSAD) ve Biyoteknoloji İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (BİOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ercan Varlıbaş, Türkiye’nin ekonomik büyüklükte 22., biyoteknolojide ise 48. sırada olduğuna dikkat çekerek, “Bu tabloyu değiştirmek için Türkiye’yi 10 yıl içinde biyoteknolojide ilk 10 ülke arasına taşımayı hedefliyoruz” dedi. Varlıbaş, vadinin yalnızca üretim ve Ar-Ge alanı değil, ulusal inovasyon politikalarının hayata geçirileceği bütünleşik bir ekosistem olduğunu vurguladı. “Biyoteknoloji Vadisi, Türkiye’nin bilim temelli büyüme sürecine yön verecek. Yerli ve yabancı yatırımcılarla ekosistemi güçlendirerek bilimi toplumsal yaşamın ana damarına taşımayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. Projenin hedefleri arasında 20 bin istihdam, 15 milyar dolarlık ihracat ve 300 start-up’ın desteklenmesi bulunuyor. “BİYOTEKNOLOJİ ZENGİNLİK, SAĞLIK VE UZUN ÖMÜR DEMEK” Türkiye ve dünyadan bilim insanlarının katıldığı 2. Uluslararası Sürdürülebilirlik için Biyoteknoloji Çözümleri Kongresi (Biotech4SUS), Gebze Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Kongrede konuşan Dr. Ercan Varlıbaş, biyoteknolojiyi “zenginlik, sağlık ve uzun ömür” kavramlarıyla tanımladı. Varlıbaş, biyoteknolojinin yalnızca bir bilim alanı değil, aynı zamanda ekonomik kalkınmanın lokomotifi olduğunu belirterek, “Dünyada resmi kayıtlara göre 122 yaşına kadar yaşayan insanlar var. Biyoteknoloji, sağlıklı ve stressiz yaşam süresini uzatmayı mümkün kılıyor” dedi. Biyoteknolojinin tarım, sağlık, gıda ve hayvancılık gibi stratejik sektörlerde dönüştürücü etki yaratacağını vurgulayan Varlıbaş, “Bu alan, Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme stratejisinde kilit rol üstlenecek” ifadelerini kullandı. “BİYOTEKNOLOJİ, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN KALBİDİR” Dr. Ercan Varlıbaş, Türkiye’nin biyoteknoloji alanındaki atılımının artık yalnızca sanayi ölçeğinde değil, bir bilim politikası ekseninde ilerlediğini vurgulayarak, “Biyoteknoloji doğayı kopyalayan değil, doğayla iş birliği yapan bir bilimdir. Bugün iklim değişikliği, gıda güvenliği, sağlık ve enerji verimliliği gibi konuların tümünde çözümün adresi biyoteknolojidir. BİYOSAD olarak kamu, sanayi ve üniversiteleri aynı masada buluşturuyoruz. Amacımız yalnızca üretmek değil; bilimin etik, çevreci ve sürdürülebilir bir zeminde büyümesini sağlamak. Türkiye’yi yalnızca biyoteknolojik ürünlerde değil, bilimsel kalite ve sürdürülebilirlikte de bir referans ülke haline getirmeye kararlıyız.” İfadelerini kullandı. Dr. Ercan Varlıbaş konuşmasında ayrıca Biyoteknoloji Vadisi’nin yalnızca ulusal değil, uluslararası ölçekte de etki yaratmayı hedeflediğine dikkat çekti. Dr. Varlıbaş, “Türkiye artık bu alanda aktif rol alıyor. Kore ve Tayvan’da temaslarımız oldu, Boston’da iki kongreye katıldık. Gelecek yıl San Diego’da Türkiye Pavilyonu’nu kuruyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, Sağlık ve Ticaret Bakanlıkları da bizimle olacak” dedi. “YERLİ İLAÇ TÜRKİYE’NİN BİLİMSEL BAĞIMSIZLIĞI AÇISINDAN KRİTİK BİR DÖNÜM NOKTASI” Yerli biyoteknolojik ilaç üretiminde Türkiye’nin geldiği noktanın önemine dikkat çeken Dr. Ercan Varlıbaş,” 5 yıl önce İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi ile başlatılan, VSY Biotechnology tarafından fonlanan yeni biyoteknolojik ilaç molekülü projesinin laboratuvar aşamalarında başarılı sonuçlara ulaştı. Molekülümüz izole edildi, tanımlandı ve ön klinik testlerde güvenilirlik ve etkinlik açısından son derece umut verici sonuçlar verdi. İnsan fazı klinik çalışmalar da olumlu sonuçlanırsa, üretimi Biyoteknoloji Vadisi’nde gerçekleştireceğiz. Kendi molekülünü geliştiren bir ülke yalnızca sağlıkta değil, bilimde de bağımsız olur. Bizim hedefimiz, Türkiye’yi ilacını geliştiren, teknolojisini üreten ve bilgisini ihraç eden bir ülke haline getirmek. Bu süreç Türkiye’nin bilimsel bağımsızlığı açısından kritik bir dönüm noktası olacaktır” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Su Krizi Masaya Yatırıldı Haber

Su Krizi Masaya Yatırıldı

İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu'nun (İEKKK) 139'uncu toplantısı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın ev sahipliğinde Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde (AASSM) yapıldı. İEKKK Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer'in açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Dalya Hazar, geçtiğimiz 10-11 Ekim'de yapılan Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Su Yönetim ve Kuraklıkla Mücadele Stratejileri Paneli, İzmir İş Kadınları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Özden Erten, Medsparc Uluslararası İş Zirvesi hakkında kurul üyelerine bilgi verdi. Son olarak İzmir Ticaret Odası Genel Koordinatörü Pınar Barış Karayılanoğlu ise İzmir Meets Teknoloji ve İnovasyon 2025 ile ilgili sunum yaptı. İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, baraj dolulukları hakkında bilgi verirken, Tahtalı Barajı'nda da suyun bitme noktasına geldiğini kaydetti. Erdoğan, suyla ilgili planlarını hiç yağış olmayacak gibi yaptıklarını ifade etti. Toplantıda mevcut kurulun ve çalışma grubu üyelerinin bir yıl daha çalışmalarına devam etmesi kararlaştırıldı. Başkan Tugay kuraklıkla mücadelede planlamaya işaret etti Toplantının açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, iklim krizi ve kuraklıkla mücadelede bilinçli su tüketiminin önemine vurgu yaptı. Suyun tarım ve özellikle İzmir'de büyükbaş hayvancılıkta fazla kullanıldığına dikkat çeken Başkan Tugay, “Hayvancılık bu kadar yoğun ve kontrolsüz şekilde yapıldığında bu bölgenin su kaynağını da, toprağını da maalesef yok ediyor. İzmir böyle bir sıkıntı yaşıyor. Alternatif gelir ve geçim kaynakları sunulmadıkça bunu yapmayın demek çok kolay bir şey değil. Tarım dışında suyun sanayide kullanımı yüzde 20 civarında. Geri kalan miktar da evlerde kullanılıyor. Biz tasarruftan bahsettiğimizde şehirde yaşayan insanların evlerinde yaptığı tasarruftan bahsediyoruz ama aslında gerçek tasarruf tarım ve hayvancılıkta olmalı. En acil ne yapılması gerekir diye düşünüyorsak bu alandaki tüketimi planlamak olmalı” dedi. “Yeni barajlar yapılmalı” Yeraltı ve yerüstü suları ile deniz suyunun arıtılması konularına değinen Başkan Tugay, “Deniz suyunun arıtılması maliyeti nedeniyle hep geleceğe ertelenen bir konu oldu. Bugünkü teknolojide üretilen su çok yüksek maliyetli olduğu için 4,5 milyon nüfuslu bir şehre bu şekilde su yetiştirebilmeniz gerçekten çok zor. En az 3 noktada proje yapalım, bir de Manisa ile ortak yapalım diye de konuştuk. Bu gelecekte mutlaka yapılacaktır. İzmir'in 30-40 yıllık su ihtiyacını karşılamak için 2000'li yılların başında 3 baraj planlanmış. Bu barajlardan sadece Gördes yapılmış. Maalesef bu barajda da su tutulamıyor. Balıkesir'de yapılması planlanan Düvertepe ve Başlamış barajlarından biri yapılmış olsaydı şimdi kentimizin su sorunu olmayacaktı. Çünkü bu bölge çok daha yoğun yağış alıyor. Düvertepe Barajı'nın mümkün olan en kısa zamanda yapılması gerekiyor. Bunun yanı sıra ikinci olarak yapılabilecek şey tarımda su tüketimini azaltmayı sağlayacak önlemler almak. Bununla ilgili büyükşehir belediyelerinin yetkisi yok. Karar alamıyoruz, yaptırımımız olamıyor. Yapacağımız şey su kaynaklarını daha akılcı kullanmak, kayıp kaçakları olabildiğince azaltmak” dedi. “Su kayıp kaçak oranında İzmir Türkiye'nin en düşük şehirlerinden” Türkiye'de su kayıp kaçak oranı en düşük şehirlerden birinin İzmir olduğunu kaydeden Başkan Tugay, “Altyapı ile ilgili yoğun çalışmalar yapıyoruz. Her yere su götürüyoruz. Kayıp kaçak oranı merkezde, suyun daha yoğun kullanıldığı yerde çok düşük, yüzde 24'lerde. Bazı çevre ilçelerde, köylerde biraz daha yüksek oranlar var ama o bölgelerde yoğun bir şekilde şebeke yeniliyoruz” diye konuştu. “İnovasyonu anlayış ve kültür olarak benimsemeliyiz” İngiltere'de belediye başkanları ve belediye yetkilileri için özel olarak tasarlanmış ilk profesyonel liderlik ve yönetim programı olan Bloomberg LSE Avrupa Şehir Liderliği Girişimi'nin eğitim programına katıldığını belirten Başkan Tugay, programda inovasyon ve yerel demokrasi uygulamalarının görüşüldüğünü söyledi. İnovasyonun önemine değinen Başkan Tugay, “Hepimiz inovasyon kültürünün içinde olmak zorundayız. Bunu anlayış ve kültür olarak yerleştiremeyenler geri kalmaya mahkumlar ya da yeterince gelişememeye mahkumlar. İnovasyon yaptığınız işi daha iyi yapmak için ne yenilik yapmak gerektiğini keşfetme işi. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin yönetişim şeklinde radikal değişiklikler yapacağız. Büyükşehir çalışanlarının inovasyon kültürünün bir parçası olması için çalışacağız” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Denizli'de Hayvancılığa Büyük Destek Haber

Denizli'de Hayvancılığa Büyük Destek

Arsa bağışı, Büyükşehir Belediyesi’nde düzenlenen protokol ile resmiyet kazandı. Protokole, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ve hayırsever iş insanı Mustafa Gümüş’ün yanı sıra Çivril Belediye Başkanı Semih Dere, Denizli Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Necdet Bardan, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Yücel Arazsu, Emlak ve İstimlak Daire Başkanı Hasan Tuğrul Özkan ve beraberindekiler katıldı. Büyükşehir her zaman üreticinin yanında Tesisin, hayvancılık sektörüne büyük katkı sağlayacağını belirten Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, yatırımın hem üretici maliyetlerini düşüreceğini hem de verimliliği artıracağını söyledi. Başkan Çavuşoğlu,“Daha önce sözünü verdiğimiz Flake Üretim Tesisi için ilk adımı atıyoruz. Çivril ilçemiz Kıralan Mahallesi’nde, kıymetli hemşehrimiz Mustafa Gümüş’ün Büyükşehir Belediyemize bağışladığı 11 bin 326 metrekarelik alanda hayvancılığımıza büyük katkı sağlayacak modern bir tesis kuruyoruz. Bu yatırım, üreticimizin girdi maliyetlerini azaltacak, verimliliği artıracaktır. Katkılarından dolayı hayırseverimize teşekkür ediyor, tesisimizin şehrimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. Flake Üretim Tesisi Flake Üretim Tesisi’nde, arpa ve mısır gibi tahılların buharla yüksek basınç altında pişirilip ezilmesi ve ardından kurutulması yöntemiyle yem üretimi yapacağı bildirildi. Bu yöntemle üretilen flake yemlerin, yüksek sindirilebilirliğe sahip olduğu ve hayvanların yem tüketimini artırarak süt ve besi verimini yükselttiği kaydedildi. Saatte 3 ton mısır ve 4 ton arpa işleme kapasitesine sahip olacak tesis sayesinde üreticiler, kendi yetiştirdikleri ürünlerden yüksek verimlilikte yem elde edebilecek.

Kocaeli'nde Büyükşehir’den üreticiye yüzde 50 hibeli gübre Haber

Kocaeli'nde Büyükşehir’den üreticiye yüzde 50 hibeli gübre

AMAÇ MALİYETİ AZALTIP VERİMİ ARTIRMAK Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimin kesintisiz devam etmesi ve bölgedeki çiftçilerin kalkınmasına katkıda bulunmak amacıyla çeşitli tarım destek programları sunmaya devam ediyor. Tarım ve hayvancılık alanında yapılan bu tür desteklerle çiftçilerin üretim maliyetlerinin azaltılması ve verimliliğin artırılması hedefleniyor. Büyükşehir, her yıl olduğu gibi 2025 yılında da çiftçilere her alanda desteğini esirgemiyor. YÜZDE 50 HİBELİ 15-15-15 KOMPOZE GÜBRE Bu doğrultuda 2025 yılı için sebze yetiştiriciliği yapan çiftçilere büyük bir destek daha sunan Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli'ndeki açıkta ve örtü altında (serada) sebze yetiştiriciliği yapan çiftçilere yüzde 50 hibeli 15-15-15 kompoze gübre desteği verecek. Gübretaş marka kompoze gübre desteğinden yararlanmak isteyen çiftçilerin, 2025 yılı güncel ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) belgeleriyle belirlenen tarihler arasında başvuru noktalarına talepte bulunması gerekiyor. GÜBRELER SEBZE ALANINA GÖRE VERİLECEK Gübre desteği ÇKS belgelerindeki sebze alanına göre verilecek. Üreticiler, 2 dekar sebze alanı için 50 kilogramdan oluşan bir paket gübre alabilecek. Başvuruların ardından yapılacak değerlendirme sonucunda, gübrelerin yüzde 50 ücretlerini yatıracakları tarih hakkında çiftçilere SMS ile bilgilendirme yapılacak. Çiftçiler, ödemelerini yaptıktan sonra gübrelerini teslim alabilecek. BAŞVURU TARİHLERİ VE YERLERİ İzmit, Körfez, Derince, Kartepe, Başiskele ve Gölcük ilçelerindeki çiftçiler, Büyükşehir Muhtarlık İşleri Dairesi Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğüne, Gebze, Darıca, Dilovası ve Çayırova’daki üreticiler Gebze Ziraat Odası’na, Kandıra ilçesindeki çiftçiler de Kandıra Belediyesi’ndeki Büyükşehir Çiftçi Başvuru Merkezine, 25-28 Mart tarihleri arasında mesai saatleri içinde talepte bulunabilecek. Karamürsel ilçesindeki üreticiler ise 27-28 Mart tarihinde, Karamürsel’deki KO-MEK hizmet binasında başvuruda bulunabilecek.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.