Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hayvancılık

Kapsül Haber Ajansı - Hayvancılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hayvancılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sürdürülebilir Enerji ve İklim İçin Ortak Akıl Buluştu Haber

Sürdürülebilir Enerji ve İklim İçin Ortak Akıl Buluştu

Muzaffer İzgü Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen programa Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay başta olmak üzere; Boğaziçi Üniversitesi’nden iklim bilimci Prof Dr Levent Kurnaz, İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, İlçe Tarım Müdürlüğü temsilcileri, TMMOB’a bağlı meslek odaları, İZSU, ESHOT, üniversitelerin öğretim üyeleri, kamu kurumlarının temsilcileri ve mahalle muhtarları katıldı. Çalıştay kapsamında, Karabağlar’ın mevcut durumu, iklim değişikliği ile mücadele ve uyum başlıkları, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, ulaşım, atık yönetimi ve tarım gibi alanlarda görüş alışverişinde bulunuldu. Katılımcıların öneri ve katkılarıyla SECAP sürecinin yol haritasının güçlendirilmesi hedefleniyor. Başkan Kınay’dan İklim Adaleti ve Dayanışma Vurgusu Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Başkan Helil Kınay, SECAP sürecinin yalnızca teknik bir planlama çalışması olmadığını vurguladı. “Bu mesele sadece karbon hesabı yapmak değil, bu kentte yaşayan insanların hayatını koruma meselesidir” diyen Kınay, iklim krizinin ertelenemez bir gerçek olduğunu ifade etti. Ancak sorunun yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacağını belirten Kınay, küresel ve ulusal politikaların da belirleyici olduğunu söyledi. Yaklaşık 500 bin nüfusuyla Karabağlar’ın sosyal ve ekonomik açıdan özel bir tabloya sahip olduğunu belirten Kınay; yaşlı yoksulluğu, genç işsizliği ve dezavantajlı grupların yoğunluğuna dikkat çekti. “Su krizini, sıcak hava dalgalarını konuşurken enerji faturasını ödeyemeyen yurttaşımızı unutamayız. İklim adaleti tam da burada başlıyor” dedi. Yerel yönetimlerin sınırlı yetki ve bütçelerine rağmen sorumluluk üstlenmek zorunda olduğunu vurgulayan Kınay, hazırlanan planların sahaya yansıtılacağını belirterek, dayanışma içinde dirençli bir Karabağlar inşa edeceklerini ifade etti. Prof. Dr. Levent Kurnaz: “Sürdürülebilir Enerji Hayat Meselesidir” Toplantıda söz alan Prof. Dr. Levent Kurnaz, sürdürülebilir enerjinin yalnızca teknik bir başlık olmadığını, doğrudan yaşam kalitesiyle ilişkili olduğunu söyledi. Enerji altyapısının özellikle artan sıcaklıklar karşısında dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini belirten Kurnaz, kesintisiz ve güvenli enerji arzının eğitimden sağlığa kadar birçok alanda belirleyici olduğunu ifade etti. Yerel coğrafya, iklim koşulları ve ekonomik yapının dikkate alınmasının önemine değinen Kurnaz, uzun vadeli planlama ve paydaşlar arası iş birliğinin sürdürülebilirliğin temel unsuru olduğunu vurguladı. Teknik Süreç Bilimsel Verilerle Yürütülüyor Toplantıda SECAP sürecine ilişkin sunumu gerçekleştiren İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğünden Çevre Mühendisi Selin Dönmez ise planın kapsamlı bir veri çalışmasına dayandığını belirtti. Dönmez, sera gazı envanterinin güncellendiğini, emisyon kaynaklarının detaylı şekilde analiz edildiğini ve azaltım hedeflerinin bilimsel veriler doğrultusunda belirlendiğini ifade etti. Envanter çalışmalarında doğrudan enerji tüketimlerinin yanı sıra ulaşım, atık yönetimi ve belediye faaliyetlerinden kaynaklanan dolaylı emisyonların da hesaplandığını vurgulayan Dönmez, böylece Karabağlar’ın karbon ayak izinin daha şeffaf ve ölçülebilir bir çerçevede ortaya konulduğunu söyledi. SECAP’ta Bütüncül ve Şeffaf Hesaplama Yaklaşımı Karabağlar Belediyesi tarafından hazırlanmakta olan SECAP, birçok yerel yönetim uygulamasından farklı olarak daha geniş kapsamlı ve bütüncül bir anlayışla ele alınıyor. Kurumsal sera gazı envanteri çalışmaları yürütülürken özellikle Kapsam 3 emisyonları geniş çerçevede değerlendiriliyor. Tıbbi atıklar, yangın tüpleri, geri dönüşüm ve diğer atık yönetimi süreçlerinden kaynaklanan dolaylı emisyonlar da hesaplamalara dahil ediliyor. Böylece yalnızca doğrudan enerji tüketimleri değil; belediye faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan bertaraf ve geri kazanım süreçlerinden kaynaklanan emisyonlar da analiz edilerek Karabağlar’ın iklim etkisinin daha gerçekçi ve kapsayıcı biçimde ortaya konulması hedefleniyor. Çalıştayda katılımcıların aktif katkı sunması amacıyla etkileşimli yöntemler uygulandı. “Neden Buradayız?” başlığı altında görüşler alınırken, “İlçemizi Tanıyalım” harita çalışması gerçekleştirildi. “Biz Ne Yapabiliriz?” bölümünde ise GZFT analizi yapıldı ve Katkı–İşbirliği Kartları ile öneriler toplandı. Altı ayrı masa oluşturularak atık, binalar ve enerji, su, ulaşım, sağlık, tarım, hayvancılık ve orman temalarında değerlendirmeler yapıldı. Program kapsamında katılımcılar değerlendirme formları da doldurdu. Meclis Üyesi Yeni: “Bu İlçede Hep Birlikte Değer Üreteceğiz” Çalıştayın kapanışında konuşan Meclis Üyesi Rahile Yeni, ilçede kalıcı ve güçlü bir değer yaratma hedefiyle çalıştıklarını belirtti. Yeni, sürecin ekip ruhuyla yürütüldüğünü vurgulayarak, “Bu ilçede bir katma değer oluşturmanın çabası içerisindeyiz ve bunu hep birlikte başaracağız” dedi. Kınay’dan Son Mesaj Programın sonunda yeniden söz alan Başkan Helil Kınay, çalıştayın masa başında kalmayacağını belirtti. “Birlikte öğreniyor, birlikte üretiyoruz” diyen Kınay, alınan kararların uygulamaya geçirileceğini ifade etti. “Burası küçük Türkiye, burası Karabağlar. İhtiyaç duyulan her projede birlikteyiz” sözleriyle konuşmasını tamamlayan Kınay, muhtarlara, meclis üyelerine ve belediye çalışanlarına teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gaziantep Büyükşehir’nden 1000 Tonu Aşan Yem Desteği Haber

Gaziantep Büyükşehir’nden 1000 Tonu Aşan Yem Desteği

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinden etkilenen Nurdağı ve İslahiye ilçelerinde hayvansal üretimin yeniden güçlendirilmesi amacıyla Büyükşehir Belediyesi tarafından yem dağıtım töreni düzenlendi. Türkiye Tarım Kredi Kooperatifi Nurdağı Şubesi bahçesinde yapılan tören kapsamında, iki ilçede faaliyet gösteren toplam bin 806 üreticiye 1 milyon 26 bin 500 kilogram yem desteği verildi. Hayvancılık sektörünün güçlendirilmesi, üreticilerin desteklenmesi ve sürdürülebilir tarımsal üretimin devamlılığının sağlanması amacıyla destek programlarını kararlılıkla sürdüren Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmaya yönelik çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. HAYVANLARIN SAĞLIKLI GELİŞİMİ HEDEFLENİYOR Sağlanan destekle hayvanların bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, hastalıklara karşı dirençlerinin artırılması, doğum sonrası kuru madde tüketiminin desteklenmesi, sağmal hayvanlarda süt veriminin artırılması ve verim süresinin uzatılması hedefleniyor. Aynı zamanda yavru hayvanların sağlıklı gelişimine katkı sağlanması amaçlanıyor. Uygulanan destek modelinde yem desteği, yüzde 50 hibe ve yüzde 50 üretici katkı payı esasına göre gerçekleştirilecek. Hibe tutarları, üreticilerin Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından sunulan “Çiftçi Kartları”na tanımlanacak. ŞAHİN: BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ OLARAK BÜTÜN CANLARI BİR EMANET OLARAK GÖRÜYORUZ Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, törende yaptığı konuşmada kurum olarak tarıma desteğin sürdüğünü aktararak şunları söyledi: “İslahiye ve Nurdağı 25 yıldan beri dağ gibi arkamızda durdu. Ben 6 Şubat akşamını hatırlıyorum. Hayatımın en zor gecesinden bir tanesiydi. O gece yaşananları hep birlikte yaşadık. O gün gördüklerimi hiç unutmuyorum. Biz deprem değil gerçekten küçük kıyameti yaşadık. Ama el ele, omuz omuza verdik, bir olduk, diri olduk. Biz büyük milletiz. Büyükşehir Belediyesi olarak biz bütün canları bir emanet olarak görüyoruz. Bakın çok zor bir döneme şahitlik ediyoruz. Toprak meselesi, çiftçi meselesi İHA ve SİHA kadar önemli. Kendi kendimize yetmemiz lazım. O yüzden her bir çiftçimizin bir karış toprağını boşa bırakacak durumda değiliz. En önemli şey çiftçinin finansa ulaşması. Finansa ulaşmanız için çok önemli destekler verildi.” BU TOPRAKLARIN ÇOCUKLARI, İŞÇİSİ, ÇİFTÇİSİ, ESNAFI, SANAYİCİSİ ÇOK ÇALIŞMAK ZORUNDA Başkan Fatma Şahin konuşmasının devamında 2014 yılından itibaren hayvansal üretim için ihtiyaçlar doğrultusunda destek verildiğini aktararak sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Biz kendi şehrimizden sorumluyuz. iki buçuk milyonsak iki buçuk milyonun gıda ihtiyacını karşılayacak şekilde kendi kendimize yetmemiz lazım. Eğer kırsal rahat değilse, çiftçi mutlu değilse bu şehre yansıyor. Bu bir döngüsel sistem. O döngüsel sistemin, o çarkın en önemli anahtarı da sizsiniz. Bu toprakların çocukları, işçisi, çiftçisi, esnafı, sanayicisi çok çalışmak zorunda. Bizim elimizde ne varsa onu vermeye çalışıyoruz. Bu yıl biz Nurdağı ve İslahiye’nin depremden sonra oluşan bütün sorunlarından arınmış, daha dirençli, daha huzurlu, daha mutlu bir Nurdağı ve İslahiye’yi kavuşturmak dileğindeyiz.” Programda ayrıca İslahiye Kaymakamı Mehmet Soylu desteğin önemine dikkat çekerek Başkan Fatma Şahin’in konu hakkında duyarlılığı için teşekkür etti. Nurdağı Belediye Başkanı Mehmet Yıldırır, İl Tarım ve Orman Müdürlü İbrahim Sağlam, Nurdağı Ziraat Odası Başkanı Kemal Belpınar ve Gaziantep Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Osman Türkman da dağıtım töreninde destekler hakkında görüşlerini aktardı. Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanı Kenan Seçkin ise 2014 yılından bugüne kadar hayvancılık için veriler destekleri anlattı. Çiftçi Ramazan Kaçıkçı tüm üreticiler adına konuşma yaparak Başkan Fatma Şahin ve ekibine teşekkür etti. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, 2014–2025 yılları arasında toplam 19 bin 510 üreticiye 10 milyon 226 bin 150 kilogram yem desteği sağlayarak tarımsal üretime ve hayvancılığa güçlü bir katkı sundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası, KGF Tarım Kefalet Destek Programı ile Çiftçilere Çözüm Sunuyor Haber

İş Bankası, KGF Tarım Kefalet Destek Programı ile Çiftçilere Çözüm Sunuyor

Tarımı stratejik sektörlerden biri olarak gören İş Bankası, bu yaklaşımla teknoloji, finans ve tarımı buluşturarak çiftçileri tüm üretim süreçleri boyunca destekliyor. Son olarak finansal anlamda üreticileri desteklemek üzere Kredi Garanti Fonu (KGF) iş birliğine giden Banka, Tarım Kefalet Destek Programını hizmete sundu. Üreticilere finansmana kolay erişim imkânı sunarken sektör için sürdürülebilir bir finans modeli oluşturan KGF Tarım Kefalet Destek Programı ile tarımda verimliliğin artışına; modern, sürdürülebilir üretim tekniklerinin yaygınlaşmasına katkı sağlanması amaçlanıyor. Programdan, tarım (bitkisel üretim ve hayvancılık) sektöründe faaliyet gösteren üreticiler yararlanabilecek olup tohumdan gübreye, traktörden tarım makine ekipman ve tarımsal arazi alımlarına kadar tüm finansman ihtiyaçlarını karşılayabileceklerdir. “Ülkemizin tarımsal kalkınmasını desteklemeye devam edeceğiz” İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, programın, sektörün finansman ihtiyacını karşılayabilecek ve ülkemizdeki sürdürülebilir tarım üretimini güçlendirecek kritik bir rol üstleneceğini belirterek şöyle konuştu: “Tarım hem dünyada hem de ülkemizde hayati öneme sahip. Bu nedenle gıda güvenliğini ve kırsal kalkınmayı sağlamaya yönelik her çaba çok kıymetli. KGF iş birliğiyle uygulamaya sunduğumuz Tarım Kefalet Destek Programının, tarım üreticilerinin finansmana erişimi için önemli bir hamle olduğuna inanıyoruz. Bu program ile çiftçilerimizi desteklerken; ülkemiz tarımının sürdürülebilir gelişimine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Ülkemizin dört bir yanında açtığımız tarım ihtisas şubelerimizle, çiftçilere yönelik zirai okuryazarlık eğitimlerimizle, teknolojik ve finansal çözümlerimizle ülkemizin tarımsal kalkınmasını desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HEPA Türkiye, AGROEXPO 2026 Fuarı’nda Macaristan Ülke Pavilyonu ile Yer Aldı Haber

HEPA Türkiye, AGROEXPO 2026 Fuarı’nda Macaristan Ülke Pavilyonu ile Yer Aldı

HEPA Türkiye, AGROEXPO Fuarı kapsamında; tarım teknolojileri, hayvancılık ekipmanları ve sürdürülebilir üretim çözümleri alanlarında yenilikçi ürün ve hizmetler sunan 8 Macar firma ile Macaristan Ülke Pavilyonu çatısı altında fuarda yer aldı. Beş gün süren etkinlik boyunca yaklaşık 100 ikili iş görüşmesi (B2B) gerçekleştirildi; 10’un üzerinde somut iş birliği fırsatı oluşturuldu ve Türkiye ile Macaristan arasında uzun vadeli yeni ticari ortaklıkların temelleri atıldı. Macar firmaların özellikle dijital tarım teknolojileri, verimlilik artırıcı çözümler ve sürdürülebilir hayvancılık uygulamalarına yönelik yenilikçi yaklaşımları, uluslararası ve Türk sektör temsilcileri tarafından yoğun ilgi gördü. Gerçekleştirilen görüşmelerde yalnızca kısa vadeli ticari temaslar değil; teknoloji transferi, distribütörlük anlaşmaları ve ortak yatırım potansiyelleri de kapsamlı şekilde değerlendirildi. AGROEXPO 2026, küresel ölçekte artan gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim ve iklim odaklı tarım dönüşümü gibi stratejik başlıklar çerçevesinde, Türkiye ile Macaristan arasında sektör bazlı iş birliklerinin güçlendirilmesine önemli katkı sağladı. Fuar süresince kurulan temaslar, etkinliğin ardından da aktif şekilde sürdürülmekte olup, önümüzdeki dönemde somut başarılara dönüşmesi hedeflenmektedir. HEPA Türkiye, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin derinleştirilmesi ve katma değerli iş birliklerinin artırılması yönündeki çalışmalarına kararlılıkla devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir'de Çiftçiye Buzağı Kiti ve Dezenfektan Desteği Haber

İzmir'de Çiftçiye Buzağı Kiti ve Dezenfektan Desteği

Büyükbaş hayvancılıkla geçimini sağlayan 3 bin 500 çiftçiye bağışıklığı güçlendirecek ürünlerin yer aldığı buzağı kiti ve dezenfektan dağıtımı yapıldı. Kınık’tan başlayan dağıtımlar diğer ilçelerde devam ederken, çiftçiler hastalıklara karşı bilgilendirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, artan girdi maliyetlerinin yanı sıra şap hastalığı ve buzağı ölümleriyle mücadele eden çiftçileri yalnız bırakmadı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, kentin et ve süt varlığını tehdit eden hastalıklarla mücadele için büyükbaş hayvancılığın yoğun olduğu ilçelerdeki çiftçilere dezenfektan ve buzağı kiti desteğinde bulundu. Kınık’ta başlatılan dağıtımlarda buzağıların hijyenini ve bağışıklığını artırmaya yönelik hazırlanan paketler çiftçilere ulaştırıldı. Hazırlanan kitlerde biberon, emzik, göbek klipsi, bağışıklık sistemini destekleyici ağız pastası, sağım öncesi ve sonrası meme daldırma kabı, meme dezenfektanı, kova ve toz dezenfektana yer verildi. Türkiye’nin süt üretiminde lider kenti İzmir’de, Beydağ, Bayındır, Ödemiş, Tire, Kiraz başta olmak üzere büyükbaş hayvancılığın yoğun olduğu ilçelerdeki toplam 3 bin 500 çiftçiye buzağı kiti desteği sağlandı. Buzağı ölümleri Türkiye’de yüzde 20 oranında Uygulama hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, şap hastalığı ve buzağı ölümlerine dikkat çekerek, “Şap hastalığı, çift tırnaklılarda görülen son derece bulaşıcı bir hastalıktır. Et ve süt ürünlerinde düşüşlere ve ciddi ticari kısıtlamalara neden olmaktadır. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak, öncelikli hedefimiz, ülkemizde ve ilimizde yoğun olarak görülen şap hastalığına karşı bir önlem almaktı. Bunun dışında, buzağı kayıpları ise ülkemizin en büyük problemlerinden birisi. Buzağı kayıplarında ölüm oranı dünyada yüzde 3-4’lerdeyken Türkiye’de bu oran maalesef yüzde 15-20’lerde. Bu oranın bu kadar yüksek olmasının en önemli sebeplerinden birisi, buzağıların doğduktan sonra bakımlarının yeterince hijyenik ortamlarda yapılmaması ve bağışıklık sistemlerinde eksiklikler olması” diye konuştu. “Buzağı kitinin yanında çiftçiyi hastalıklara karşı eğitiyoruz” İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın talimatıyla şap hastalığı ve buzağı ölümlerine karşı hızlı bir önlem aldıklarını ifade eden Bülent Üngür, “Hazırladığımız buzağı kitlerini ve toz dezenfektanlarını üreticilerimize ulaştırmak için dağıtıma başladık. İzmir’de yaklaşık 1 milyon civarında büyükbaş hayvan var. Büyükbaş hayvan varlığıyla Türkiye’nin lider şehirlerinden biri olan İzmir’imizde, özellikle et ve süt veriminde düşüşe yol açan bu hastalığa karşı önlem almamız gerekiyor. Bundan dolayı da Kınık ilçemizde başladığımız buzağı kiti dağıtımına İzmir’in diğer ilçelerinde de devam edeceğiz. Buzağı kitiyle birlikte, çiftçilerimizi bu konuda eğitiyoruz ve bilgilendiriyoruz. Hazırladığımız broşürlerle de buzağı kiti içeriğinin nasıl kullanılacağına dair bilgilendirme yapıyoruz” dedi. “Üretim yapmak şu an zor” Kınık Osmaniye Mahalle Muhtarı Gülşen Pınar ise yapılan çalışmadan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Çok iyi bir çalışma oldu. Şap hastalığı oldukça yaygın. Bu nedenle köylerimiz ve hayvan yetiştiricilerimiz için çok faydalı oldu, teşekkür ediyoruz. Desteklerin özellikle küçük üreticilere yönelik olması çok daha anlamlı. Üretim yapmak artık oldukça zor, her şey çok pahalı. Şap hastalığı da ilerlemiş durumda. Bu destekler gerçekten çok iyi oldu” dedi. “Şap şu an her tarafımızı sardı” Kınık Kocaömer Mahalle Muhtarı Hasan Yıldız da desteklerden memnuniyet duyduklarını belirterek, “Çok güzel destekler. Daha önce de arı desteği almıştım, bu desteklerin devam etmesini istiyoruz. Şap hastalığı şu an her tarafı sarmış durumda. Bu hizmet tam zamanında yapıldı. Hayvan giriş çıkışları da denetlenirse hastalığın önüne geçmek daha kolay olur. Sıkıntıların geçeceğine inanıyoruz. Hizmetler güzel, devamını diliyoruz” dedi. “Süt ucuz, yem pahalı; bir de hastalık çıktı” Kınıklı üretici Özcan Doğan çiftçinin içinde bulunduğu tabloya dikkat çekerek, “Biz çok memnun kaldık, teşekkür ederiz. Keşke herkes çiftçisine böyle sahip çıksa. Hayvancılık iyi değil, kötü gidiyoruz. Süt bugün çok ucuz, yem pahalı. Masraf çok. Bununla beraber bir de hastalık çıktı. Şu an hayvanlarımız hazır yiyor, dışarı salamıyoruz. Meralarımız var ama şap hastalığından dolayı dışarı salamıyoruz. İşin içinden çıkamıyoruz. Tarım Bakanımız görmüyor mu bu durumları? Büyükşehir’in verdiği bu kitler çok güzel” ifadelerini kullandı. “Bu yardımları bekliyordum” Dağıtılan kitlerin üretici için önemli bir maliyeti önlediğini söyleyen Özcan Doğan, “Biz bunları veterinerden parayla alsak çok büyük para. Bu yardımları bekliyordum. Ne yapalım elimiz kolumuz bağlı. Süt zaten para etmiyor. Hayvancılık bitti. Kınık’ın Kocaömer Mahallesi’nde 3 kişi kaldık” diye konuştu. “Destekler çok iyi” Muzaffer Çimen ise “Bizim sıkıntımız sütün para etmemesi, yemin pahalı olması. Buna bir çözüm getirilmesi lazım. Bu destekler çok iyi” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gaziantep Büyükşehir ile Meralarda Hayvanlar Temiz Suya Kavuşuyor Haber

Gaziantep Büyükşehir ile Meralarda Hayvanlar Temiz Suya Kavuşuyor

Tarım ve hayvancılığa verdiği destekleri kararlılıkla sürdüren Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, üreticiyi merkeze alan projelerini bir bir hayata geçiriyor. Meralarda üreticilerin suya erişimini kolaylaştırmak, hayvan sağlığı ve refahını artırmak amacıyla hayvancılıkla uğraşan üreticilere yönelik çalışmalar aralıksız devam ediyor. Uygulama kapsamında, yaz aylarında hayvanların sulama ihtiyacının karşılanmasının yanı sıra, kurulacak gölgelik alanlarla sıcaklık stresine bağlı et ve süt verimi kayıplarının azaltılması hedefleniyor. Sağlanan destekle birlikte hem hayvan refahının artırılması hem de üreticilerin verimliliği ve gelir düzeyinin yükseltilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında Nurdağı ilçesi İncirli Mahallesi’nde üreticilerle bir araya gelinerek, 150 metrekare büyüklüğünde metal gölgelik ile uzunluğu 240 santimetre, üst genişliği 46 santimetre, taban genişliği 32 santimetre ve derinliği 27 santimetre olan, galvanizli sacdan imal edilmiş seyyar sıvatlar dağıtıldı. Proje ile toplamda 210 adet seyyar metal sıvatın üreticilere ulaştırılması planlanıyor. ŞAHİN: HEP BİRLİKTE BUNU BAŞARACAĞIZ Dağıtım töreninde konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, deprem sonrası ağır hasar gören Nurdağı’na yapılan destekleri anlatarak şunları söyledi: “Bu hayvanların canı bize emanet. Bakın suya kavuştu. Bizim bu hayvancılık üzerindeki kaybı çok hızlı telafi etmemiz lazım. Tam tersi arttırmamız lazım. Azaltamayız. Siz benim hocamsınız. Ben lojistikçiyim, uygulamacıyım. Hızlı bir şekilde kendimizi toparlayalım ve hızlı bir şekilde çözelim. Bilimsel yaklaş, aklını kullan. Çok hızlı bir şekilde bizim bu ovayı, yeşil ovayı ekonomiye, aile ekonomisine çevirmemiz gerekiyor. Başını yastığa koyduğu zaman hiçbir tereddüt olmamalı. Aile ekonomisi güçlenmeli. Hep birlikte bunu başaracağız. Durmak yok, çalışmaya devam, durmak yok, yola devam diyorum.” ERCİYAS: DEPREM AFETİ SONRASI HER SEKTÖRDE İLÇEMİZ KALKINIYOR Nurdağı Kaymakamı Nurullah Cemil Erciyas ise konuşmasında asrın felaketi olarak nitelendirilen şiddetli depremler sonrası asrın birlikteliği sınavını en iyi Gaziantep’in verdiğini ifade ederek şöyle konuştu: “Sayın valimizin, Sayın başkanımızın önderliğinde Gaziantep Modeli ile herkes Gaziantepli hemşerilerimizin menfaati için canla başla çalışıyor. Biz de bu ekibin bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz. Deprem afeti sonrası her sektörde ilçemiz kalkınıyor. Eğitimden sağlığa, tarımdan sanayiye, bütün sektörlerde hem altyapıda hem üst yapıda çalışmalar hızlı bir şekilde devam ediyor. Bizler de burada karınca misali bütün bu çalışmalara katkı sunmaya devam edeceğiz.” Nurdağı Belediye Başkanı Mehmet Yıldırır, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin ilçede tarımla ilgili yaptığı çalışmalara değindi. Programda ayrıca İl Tarım ve Orman Müdürlü İbrahim Sağlam, AK Parti Nurdağı İlçe Başkanı Mustafa Yiğit, Gaziantep Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Cuma Yiğit, Nurdağı Ziraat Odası Başkanı Kemal Belpınar, Gaziantep Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Osman Türkman ve Nurdağı İncirli Mahallesi Muhtarı Ömer Dev projenin önemine dikkat çekerek teşekkür etti. Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanı Kenan Seçkin ise 2014 yılından bugüne kadar kurumun verdiği destekleri anlattı.

Kocaeli Büyükşehir'den Çiftçilere 3 Büyük Tarımsal Destek Daha Haber

Kocaeli Büyükşehir'den Çiftçilere 3 Büyük Tarımsal Destek Daha

Çiftçilere tarımsal desteklerini bu yıl da sürdüren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “Yem Bitkisi Tohumu”, “Zirai Gübre” ve “Doğal Salma Yumurta Tavukçuluğu” projeleri için talepleri almaya başlıyor. Bu önemli üç proje için başvurular 19 Ocak Pazartesi günü itibariyle yapılabilecek. BAŞVURULAR 19 OCAK PAZARTESİ GÜNÜ BAŞLIYOR Kocaeli Büyükşehir Belediyesi her yıl düzenli olarak hayata geçirdiği tarımsal ve hayvansal destek projelerini 2026 yılında da sürdürüyor. Yeni yılda da 3 büyük destekle üreticileri yalnız bırakmayan Büyükşehir, bu doğrultuda yüzde 50 hibeli, “Doğal Salma Yumurta Tavukçuluğu”, ilkbahar dönemi için “Yem Bitkisi Tohumu” ve “Zirai Gübre” desteği sağlayacak. Projeden yararlanmak isteyen üreticilerden başvurular 19 Ocak Pazartesi günü itibariyle alınmaya başlanıyor. İNSANA DOKUNAN PROJELER YÜZLERİ GÜLDÜRÜYOR “Üreticiyi yalnız bırakmayan belediyecilik” anlayışıyla hayata geçirilen projeler, Kocaeli’de tarım ve hayvancılığın sürdürülebilirliğini sağlamada kilit rol oynuyor. Büyükşehir Belediyesi, kırsalda üretimi destekleyerek hem çiftçinin emeğini koruyor hem de yerli üretimin devamlılığını sağlıyor. Kırsal kalkınmayı merkeze alan, üreticiyi ayakta tutan ve doğrudan insana dokunan projelerle çiftçilerin yükünü hafifleten Büyükşehir, peş peşe verdiği desteklerle üreticilerin yüzünü güldürmeye devam ediyor. YEM BİTKİSİ TOHUMU DESTEĞİ Büyükşehir Belediyesi’nin yıllardır başarıyla uyguladığı ilkbahar dönemi “Yem Bitkisi Tohumu” destekleme projesi, bu yıl da üreticilerle buluşuyor. Proje kapsamında çiftçilere yüzde 50 hibeli dane mısır, silajlık mısır, yonca tohumu ve mısır gübresi (15-15-15) desteği verilecek. Destekler 70 dekara kadar alanı kapsayacak. Bu proje ile sağlanan desteklerle hayvan yemi üreten çiftçilerin hem girdi maliyetleri düşüyor hem de hayvancılığın gelişmesine katkı sağlıyor. MEYVE, SEBZE VE FINDIK ÜRETİCİSİNE CAN SUYU Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin tarımı ayakta tutan önemli projelerinden biri olan “Zirai Gübre” destek projesi ile meyve, sebze ve fındık üreticilerine yüzde 50 hibeli zirai gübre (15-15-15) desteği sağlanacak. Her yıl düzenli olarak devam eden proje sayesinde üreticiler hem maliyet avantajı sağlıyor hem de verimli üretim yapma imkanı buluyor. YERLİ YUMURTA TAVUKÇULUĞU Kırsalda gelir çeşitliliğini artırmayı hedefleyen “Doğal Salma Yumurta Tavukçuluğu” projesi bu yıl yeniden üreticilerle buluşuyor. Proje kapsamında çiftçilere yüzde 50 hibeli tavuk, suluk, yemlik, folluk, yumurta öncesi yem ve yumurta yemi desteği verilecek. Büyükşehir’in bu desteği, özellikle küçük ölçekli üreticiler için önemli bir geçim kapısı oluşturuyor. BAŞVURULAR HANGİ TARİHLERİ KAPSIYOR? Desteklerden faydalanmak isteyen çiftçilerin, “Yem Bitkisi Tohumu” ve “Zirai Gübre” projeleri için 2026 yılı ÇKS belgeleriyle başvuruda bulunmaları gerekiyor. İzmit, Kartepe, Başiskele, Derince ve Körfez ilçelerindeki çiftçiler Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığına, Kandıra’daki çiftçiler ise Kandıra Belediyesi’nin yeni hizmet binasında bulunan Kocaeli Büyükşehir hizmet birimine 30 Ocak Cuma günü mesai bitimine kadar belgeleriyle müracaat edebilecek. Gebze, Darıca, Çayırova ve Dilovası’ndaki çiftçiler Büyükşehir Gebze Hizmet Binasına, Gölcük ilçesindeki üreticiler Gölcük Ziraat Odası’na 26-27 Ocak, Karamürsel ilçesindeki üreticiler ise Karamürsel KO-MEK binasında 22-23 Ocak tarihleri arasında talepte bulanabilecek. “Doğal Salma Yumurta Tavukçuluğu” projesi için ise başvurular sadece Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na, 30 Ocak Cuma günü mesai bitimine kadar yapılacak. Üreticilerden güncel hayvancılık işletme belgesi istenecek.

Türkiye’de Tarım Teknolojilerinde Yerli Atılım: Fimaks Yem Otomasyon Merkezi Verimliliği Yeni Bir Seviyeye Taşıyor Haber

Türkiye’de Tarım Teknolojilerinde Yerli Atılım: Fimaks Yem Otomasyon Merkezi Verimliliği Yeni Bir Seviyeye Taşıyor

Türkiye’de hayvancılık sektöründe yükselen yem maliyetleri, nitelikli iş gücü eksikliği ve sürdürülebilir üretim ihtiyacı, teknoloji odaklı çözümleri zorunlu hale getiriyor. Bu dönüşümün dikkat çeken örneklerinden biri, Fimaks tarafından geliştirilen Yem Otomasyon Merkezi oldu. Fimaks’ın 50 yılı aşan makine ve mühendislik deneyimiyle hayata geçirilen sistem, yem yönetimini tek bir merkezden otomatik olarak kontrol ederek çiftliklerde üretim süreçlerini baştan sona yeniden yapılandırıyor. Yem hazırlamadan dağıtıma kadar tüm süreci kapsayan bu çözüm, hem maliyetleri düşürüyor hem de ölçülebilir verim artışı sağlıyor. Veriye Dayalı Verimlilik, Kalıcı Sürdürülebilirlik Yem Otomasyon Merkezi sayesinde besleme süreçleri merkezi bir yapıdan yönetilirken, iş gücü ihtiyacı minimum seviyeye indiriliyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde yem israfının azaltılması ve işçilik giderlerinin düşürülmesi, otomasyonu en hızlı geri dönüş sağlayan yatırımlar arasına taşıyor. Süt işletmelerinde rasyon kalitesinin standardize edilmesi, hayvan sağlığı ve süt verimi üzerinde doğrudan ve kalıcı etki yaratıyor. Bu yönüyle sistem, yalnızca görünen maliyetleri değil, üretimin tüm bileşenlerini kapsayan sürdürülebilir bir yapı sunuyor. Yem Yönetiminde Uçtan Uca Otomasyon Fimaks Yem Otomasyon Merkezi; kesif yem, kuru kaba yem, silaj ve yaş yemlerin tamamını entegre şekilde yönetebilen bir altyapıya sahip. Bunker sistemi ile yem lojistiği planlı ve kayıpsız biçimde yürütülürken, her gün aynı rasyon oranı ve miktarıyla yem hazırlığı yapılıyor. Bu standardizasyon, insan hatasını büyük ölçüde ortadan kaldırırken, hayvanların beslenme dengesini koruyarak süt verimini destekliyor. Sistem 7 gün 24 saat çalışabiliyor; günlük 2 ila 4 yemleme yapılabilirken, yem dağıtım robotu entegrasyonu ile bu sayı 6’ya kadar çıkabiliyor. Mesai öncesinde otomatik olarak hazırlanan TMR (Total Mixed Ration), operasyonel zaman kaybını da en aza indiriyor. Hızlı Geri Dönüş, Ölçülebilir Kazanç Fimaks tarafından paylaşılan verilere göre otomasyon sistemi, hatalı yükleme kaynaklı maliyet kayıplarını yüzde 80’e varan oranlarda azaltabiliyor. Nitelikli iş gücü ihtiyacının ortadan kalkması ve sistemin yalnızca traktör kullanabilen tek bir operatörle yönetilebilmesi, işçilik maliyetlerinde ciddi tasarruf sağlıyor. Yatırımın geri dönüş süresi (ROI), işletme ölçeğine bağlı olarak 3 ila 5 yıl arasında değişirken, yem maliyetinin yüksek olduğu besi işletmelerinde bu sürenin daha da kısaldığı belirtiliyor. Çiftlik büyüdükçe, otomasyonun finansal etkisi de katlanarak artıyor. Sahadan Gelen Sonuçlar: Yüzde 10’a Varan Verim Artışı Sistem halihazırda Bandırma, Lüleburgaz, Konya Ilgın ve Adıyaman olmak üzere dört farklı çiftlikte aktif olarak kullanılıyor. Kurulan ilk iki tesiste, otomasyon sonrasında süt veriminde yaklaşık yüzde 10 artış kaydedildi. Birinci çiftlikte günlük ortalama süt verimi 35 litreden 38–39 litre seviyelerine yükselirken, ikinci çiftlikte bu rakam 38 litreden 43 litre bandına ulaştı. Fimaks, iki yeni çiftlik için kurulum anlaşmalarının tamamlandığını ve sisteme olan ilginin hızla arttığını belirtiyor. Satın alma kararlarında öne çıkan temel nedenler ise işçi bulma zorluğu ve insan kaynaklı hataların önlenmesi olarak öne çıkıyor. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelere Özel Tasarım Fimaks Yem Otomasyon Merkezi, 200 ila 1500 baş hayvan kapasitesine sahip küçük ve orta ölçekli işletmeler için geliştirildi. Her çiftlik standart bir ürünle değil, ihtiyaca özel bir proje anlayışıyla ele alınıyor. Bu yaklaşım, otomasyon teknolojisinin yalnızca büyük ölçekli işletmelere özgü bir yatırım olmasının önüne geçiyor. Ar-Ge ve Robotik Gelecek Vizyonu Fimaks, Yem Otomasyon Merkezi’ni şirketin Ar-Ge yatırımlarında stratejik bir konuma yerleştiriyor. Yem dağıtım robotu tarafında geliştirmelerin son aşamaya geldiği ve kısa süre içinde bir çiftlikte aktif olarak devreye alınacağı ifade ediliyor. Şirket, otomasyon yatırımı yapan çiftliklerin robotik çözümlere de yüksek ilgi gösterdiğini belirtirken, çiftlik yönetimini dijitalleştirecek yeni otomasyon ve robotik sistemler üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Trouw Nutrition, Sıfır Emisyonlu Fabrikasının Temelini Attı Haber

Trouw Nutrition, Sıfır Emisyonlu Fabrikasının Temelini Attı

Nutreco çatısı altında dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de hayvancılık sektörünün gelişimine yön veren Trouw Nutrition, Türkiye'yi bölgesel üretim ve inovasyon üssü yapacak yeni fabrikasının temellerini attı. Ankara Polatlı Organize Sanayi Bölgesi'nde yükselmeye başlayan yeni üretim tesisi, Türkiye'yi yüksek teknolojili, sürdürülebilir yem katkı üretiminde bölgesel bir merkez haline getirecek. "Türkiye'yi stratejik bir köprü olarak konumlandıracağız" Kapsamlı fizibilite çalışmaları sonucunda alınan yatırım kararına ilişkin değerlendirmede bulunan Trouw Nutrition Türkiye Ülke Müdürü Gonca Altıntaş, "Fabrikamızın temellerini attığımız Polatlı OSB'nin stratejik konumu, lojistik süreçleri verimli bir şekilde yönetmemizi sağlayacak. Bu sayede Türkiye geneline ve Orta Asya ile Kafkasya'daki komşu pazarlara hızlı ve sürdürülebilir erişim sağlayabileceğiz. Hâlihazırda inşaat aşamasında olan tesisimiz, Trouw Nutrition'ın bölgesel büyüme hedeflerinde kritik bir rol oynayacak. Türkiye'yi yeni ihracat pazarlarına açılan stratejik bir köprü olarak konumlandıracak" dedi. Türkiye'nin dinamik nüfusunu, stratejik konumunu ve hayvancılıktaki güçlü potansiyelini küresel ölçekte önemli avantaj olarak gördüklerine dikkat çeken Altıntaş, "Tesisimizdeki tüm üretim süreçleri tam otomasyonla yönetilecek. Böylece ürün homojenliğini üst seviyeye çıkaracağız. Bu yatırım, Trouw Nutrition'ın Türkiye'ye duyduğu güvenin açık bir göstergesi" diye konuştu. Fosil yakıt kullanımı ortadan kalkıyor Yeni tesisleriyle Türkiye'deki yerli üretimi güçlendirme konusunda katkı sağlayacaklarını belirten Altıntaş, "Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) raporları, iklim değişikliği ve artan maliyetler nedeniyle hayvancılık sektörünün sürdürülebilirlik baskısıyla karşı karşıya kalacağını gösteriyor. Türk hayvancılığının karşı karşıya olduğu temel zorluklar göz önüne alındığında bu yatırımın stratejik önemi daha da netleşiyor Fabrikamız faaliyete geçtiğinde yalnızca kapasiteyi artırmakla kalmayacak aynı zamanda dijital çözümler, yapay zekâ destekli sistemler ve ileri otomasyon teknolojileriyle Ar-Ge ve inovasyon kabiliyetimizi güçlendirecek. Tesisimiz, 400 kWp'lik güneş enerjisi santrali, ısı geri kazanım sistemleri ve yüksek verimli HVAC altyapısıyla kendi enerjisini üretecek. Böylece doğalgaz ve dizel gibi fosil yakıtların kullanımını ortadan kaldırarak sıfır toz ve sıfır karbon emisyon hedeflerine katkıda bulunacak" ifadelerini kullandı. Tam otomatik üretim hatlarıyla donatılacak Yeni fabrikalarında Endüstri 4.0 düzeyinde tasarlanmış tam otomatik üretim hatlarının bulunacağını söyleyen Altıntaş, sözlerini şöyle noktaladı: "Sensörler ve akıllı kontrol üniteleri aracılığıyla ham madde akışından paketlemeye kadar tüm süreçleri veri odaklı karar mekanizmalarıyla yöneteceğiz. Fabrikamızdaki MES (Manufacturing Execution System) sistemi, üretim verilerini bulut tabanlı bir ağ üzerinden entegre biçimde izleyerek gerçek zamanlı olarak optimize edecek. Bu sayede formülasyon, stok yönetimi, kalite kontrol ve verimlilik analizleri tek bir platformda yürütülecek; üretimin her adımı ölçülebilir, izlenebilir ve raporlanabilir hale gelecek. Sürdürülebilir başarı, yaşamın tüm unsurlarını korumakla mümkündür. Polatlı'daki yeni tesisimiz, Trouw Nutrition'ın bölgesel büyüme stratejisinde kilit bir rol oynayacak; Türkiye'yi yeni ihracat pazarlarına açılan stratejik bir köprü haline getirirken, hayvancılık sektöründe kalite ve sürdürülebilirlik standartlarını yeniden tanımlayacak." Yaptıkları yatırımın sürdürülebilir büyümeye yönelik uzun vadeli taahhütlerinin bir yansıması olduğuna vurgu yapan Trouw Nutrition CEO'su Eduardo Alberto, ise şu değerlendirmede bulundu: "Bu yeni tesis yalnızca kapasite artışı anlamına gelmiyor. Türkiye'nin kıtalar arası köprü konumuna ve sürdürülebilir hayvan beslenmesinde yenilik merkezi olma potansiyeline duyduğumuz inancı da gösteriyor. Küresel uzmanlığımızı yerel ortaklıklarla birleştirerek gıda üretiminin dayanıklılığına ve geleceğine yatırım yapıyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.