Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hayvancılık

Kapsül Haber Ajansı - Hayvancılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hayvancılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YUM-BİR Başkanı İbrahim Afyon Kimdir? Türkiye Yumurta Sektörünün Deneyimli İsmi Haber

YUM-BİR Başkanı İbrahim Afyon Kimdir? Türkiye Yumurta Sektörünün Deneyimli İsmi

Birliğin Genel Başkanlığı görevini uzun yıllardır sürdüren İbrahim Afyon, hem üretici kimliği hem de sektörel temsil gücüyle Türkiye yumurta sektörünün öne çıkan isimleri arasında yer alıyor. Kayseri merkezli üretim faaliyetlerinden uluslararası sektörel organizasyonlara kadar geniş bir alanda görev üstlenen İbrahim Afyon, ihracatın geliştirilmesi, üreticilerin sorunlarının çözülmesi ve Türk yumurtasının dünya pazarındaki rekabet gücünün artırılması için yürüttüğü çalışmalarla tanınıyor. Peki, YUM-BİR Başkanı İbrahim Afyon kimdir? İşte iş dünyası ve tarım sektörünün yakından takip ettiği ismin kariyeri… İbrahim Afyon kimdir? İbrahim Afyon, 1968 yılında Kayseri'de doğdu. İlk eğitimini TED Kayseri Koleji'nde aldı. Ortaokul eğitimini Aydınlıkevler Ortaokulu'nda, lise eğitimini ise Kayseri Lisesi'nde tamamladı. Eğitim hayatının yanı sıra kuyumculuk alanında da mesleki eğitim aldı. Vatani görevini Ankara Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı'nda tamamlayan Afyon, askerlik hizmetinin ardından aile şirketinde çalışma hayatına başladı. 1989 yılında kardeşi Mustafa Afyon ile birlikte babaları Zeki Afyon'dan devraldıkları yumurta üretimi ve ticaret faaliyetlerini büyüterek Türkiye'nin önemli üretim organizasyonlarından birine dönüştürdü. Yumurta sektöründe 35 yılı aşan deneyim Yaklaşık otuz beş yılı aşkın süredir yumurta üretim sektöründe faaliyet gösteren İbrahim Afyon, üretimden pazarlamaya, ihracattan sektör temsilciliğine kadar birçok alanda aktif görev aldı. Kayseri merkezli ETAŞ Afyon Tavukçuluk Ltd. Şti. ortağı olan Afyon, modern üretim anlayışı, gıda güvenliği ve sürdürülebilir üretim ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Üretimin yalnızca iç pazara yönelik değil, uluslararası rekabet gücünü artıracak şekilde planlanması gerektiğini savunan Afyon, ihracat odaklı büyümenin sektör açısından stratejik önem taşıdığını vurguluyor. YUM-BİR Başkanı olarak görev yapıyor İbrahim Afyon, 2018 yılından bu yana Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) Genel Başkanlığı görevini yürütüyor. Türkiye genelindeki yumurta üreticilerini temsil eden YUM-BİR; üreticilerin haklarının korunması, sektörün sürdürülebilir büyümesi, biyogüvenlik uygulamalarının yaygınlaştırılması, ihracatın geliştirilmesi ve tüketicilerin güvenilir gıdaya erişiminin sağlanması amacıyla faaliyet gösteriyor. Başkanlık görevinde bulunan Afyon, sektörün karşı karşıya kaldığı maliyet artışları, üretim planlaması, hastalık riskleri ve uluslararası rekabet gibi konularda kamu kurumları ile sektör arasında koordinasyon sağlayan isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Uluslararası platformlarda Türkiye'yi temsil ediyor İbrahim Afyon, yalnızca Türkiye'de değil uluslararası platformlarda da aktif görev üstleniyor. Dünya yumurta sektörünün en önemli organizasyonlarından biri olan World Egg Organization (WEO) bünyesinde YUM-BİR'i ülke temsilcisi olarak temsil eden Afyon, Türk yumurta sektörünün küresel pazarlardaki görünürlüğünün artırılması için çalışmalar yürütüyor. Daha önce üç dönem Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği yapan Afyon, yine üç dönem Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Sektör Kurulu Meclis Üyesi olarak görev aldı. Ayrıca Türkiye Kanatlı Tanıtım Grubu Meclis Başkan Yardımcılığı görevini üstlenerek "Turkish Poultry" markasının uluslararası fuarlarda tanıtılmasına katkı sundu. Kayseri iş dünyasında da önemli görevler üstleniyor Sektörel temsil görevlerinin yanında Kayseri iş dünyasında da aktif rol alan İbrahim Afyon, Kayseri Ticaret Odası Hayvancılık Komite Başkanlığı ve Kayseri Ticaret Odası Meclis Üyeliği görevlerinde bulundu. Halen Kayseri Ticaret Odası Yüksek İstişare Kurulu Üyesi olarak çalışmalarını sürdüren Afyon, aynı zamanda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Sektör Meclisi Üyesi olarak da görev yapıyor. Akademik dünyayla da iş birliği içinde çalışmalar yürüten Afyon, Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Birim Danışma Kurulu Üyesi olarak sektöre yönelik bilimsel çalışmalara katkı sağlıyor. YUM-BİR'in öncelikleri neler? İbrahim Afyon'un başkanlığındaki YUM-BİR, son yıllarda özellikle sürdürülebilir üretim, biyogüvenlik, ihracatın artırılması ve tüketici bilincinin geliştirilmesine odaklanıyor. Afyon, sektörün temel öncelikleri arasında üretimde verimliliğin artırılması, kaliteli ve güvenilir yumurta üretiminin desteklenmesi, üreticilerin rekabet gücünün korunması ve uluslararası pazarlarda Türkiye'nin payının büyütülmesinin yer aldığını belirtiyor. Ayrıca iklim değişikliği, yem maliyetleri ve üretim süreçlerinde yaşanan küresel gelişmeler karşısında sektörün dayanıklılığını artıracak politikaların önemine dikkat çekiyor. Aile yaşamı İbrahim Afyon, 1991 yılında evlendi. Bir erkek ve iki kız çocuğu babası olan Afyon, aile yaşamını sürdürürken üretim ve sektör temsilciliği görevlerini birlikte yürütüyor. Türkiye yumurta sektörünün öne çıkan isimlerinden biri Uzun yıllara dayanan üretim tecrübesi, ihracat odaklı yaklaşımı ve sektör temsilciliği görevleriyle İbrahim Afyon, Türkiye yumurta sektörünün öne çıkan isimleri arasında yer alıyor. YUM-BİR Genel Başkanı olarak üreticilerin sorunlarının çözümü, sektörün uluslararası rekabet gücünün artırılması ve güvenilir gıda üretiminin yaygınlaştırılması amacıyla çalışmalarını sürdüren Afyon, hem ulusal hem de uluslararası platformlarda Türk yumurta sektörünü temsil etmeye devam ediyor.

Yem Sektöründe Yeni Dönem: Üretimden Çok Verimlilik Öne Çıkıyor Haber

Yem Sektöründe Yeni Dönem: Üretimden Çok Verimlilik Öne Çıkıyor

Hayvancılıkta üretim maliyetlerinin en büyük bölümünü oluşturan yem giderleri, küresel emtia piyasalarındaki dalgalanmalar ve ithalata bağımlı hammaddeler nedeniyle sektörün en önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), yem maliyetlerinin birçok hayvansal üretim modelinde toplam üretim giderlerinin yüzde 60 ila 70'ine ulaştığını ortaya koyuyor. Bu tablo, sektörde verimlilik odaklı besleme çözümlerini her zamankinden daha kritik hale getiriyor. Trouw Nutrition Türkiye Ülke Müdürü Gonca Altıntaş, sürdürülebilir büyümenin anahtarının kaliteli besleme ve yemden maksimum fayda sağlayan teknolojiler olduğunu vurguluyor. Hammadde baskısına karşı verim odaklı üretimin önemi artıyor Yem sektöründe asıl rekabetin hammadde fiyatlarının yanında o hammaddeden elde edilen verimde yaşandığına dikkat çeken Gonca Altıntaş, “Türkiye'de karma yem üretimi her yıl yüksek hacmini korurken, üretimde kullanılan mısır, soya küspesi ve yağlı tohum türevlerinde ithalata olan bağımlılık devam ediyor. TÜRKİYEM-BİR ve TÜİK verileri de sektörün hammadde tarafında dışa bağımlılığın maliyetler üzerinde önemli bir baskı oluşturduğunu gösteriyor. Bu nedenle aynı miktardaki yemle daha yüksek canlı ağırlık artışı, daha iyi süt verimi ve daha yüksek yem dönüşüm oranı elde etmek üreticinin rekabet gücünü doğrudan artırıyor. Küresel piyasalarda yaşanan belirsizlikler de alternatif hammadde kullanımını destekleyen bilimsel besleme yaklaşımlarının önemini daha da artırıyor. Trouw Nutrition olarak geliştirdiğimiz besleme programları, premiks ve yem katkısı çözümleriyle üreticilerimizin maliyet baskısını daha etkin yönetmelerine ve değişen piyasa koşullarına daha güçlü uyum sağlamalarına katkı sunuyoruz” diye konuştu. Türkiye'de yıllık karma yem üretimi 30 milyon tonun üzerinde Hayvancılıkta sürdürülebilirliğin en önemli göstergelerinden birinin yemden yararlanma verimi olduğunu söyleyen Altıntaş, “Türkiye'de yıllık karma yem üretimi 30 milyon tonun üzerinde seyrediyor. Ancak kullanılan her kilogram yemin daha etkin değerlendirilmesi, üretim maliyetlerini aşağı çekerken doğal kaynakların daha verimli kullanılmasını da sağlıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün sürdürülebilir hayvancılık çalışmalarında da yem verimliliğinin, sera gazı emisyonlarının azaltılması açısından en önemli başlıklardan biri olduğu belirtiliyor. Bu yaklaşım karbon ayak izinin azaltılmasına ve atık miktarının düşürülmesine de katkı veriyor. Biz de Trouw Nutrition olarak kaliteyi laboratuvar analizlerinin ötesinde ele alıyoruz. Hayvan performansı, hammadde optimizasyonu, sindirilebilirlik ve üreticiye sağlanan ekonomik katkıyı birlikte değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı. Trouw Nutrition’ın global bilgi birikimi yerel ihtiyaçlarla buluşuyor Türkiye yem sektörünün önümüzdeki dönemde de büyümesini sürdüreceğine dikkat çeken Altıntaş, sözlerini şöyle noktaladı: “Bu büyümenin temelinde kaliteli besleme uygulamaları yer alacak. Veri odaklı karar alma süreçleri, alternatif hammadde stratejileri, doğru premiks çözümleri ve bilimsel besleme uygulamaları üreticilerin rekabet gücünü belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Tam da bu noktada Trouw Nutrition Türkiye olarak global bilgi birikimimizi yerel ihtiyaçlarla buluşturuyoruz. Her işletmenin üretim koşullarına uygun çözümler geliştiriyoruz. Hedefimiz, üreticilerimizin uzun vadeli verimlilik, kârlılık ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlayarak sektörün geleceğine değer katmak." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Van'ın Gastronomi Mirası Lezzet Noktalarında Yaşatılıyor Haber

 Van'ın Gastronomi Mirası Lezzet Noktalarında Yaşatılıyor

Binlerce yıllık geçmişi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Van, tarih boyunca oluşan birikiminin yansıdığı zengin gastronomisiyle kültürüyle de öne çıkıyor. Van Gölü havzası, yüksek yaylalar, zengin bitki örtüsü ve yerel üretim pratikleriyle şekillenen Van mutfağı; otlu peynir, bal, kaymak, murtuğa, kavut, keledoş, kurut aşı, inci kefali ve yöresel et yemekleriyle ziyaretçilere özgün bir gastronomi deneyimi sunuyor. Festival kapsamında ziyaretçilere sunulan 27 Lezzet Noktası seçkisi ise kentin mutfak değerlerini sürdürülebilir biçimde tanıtmayı ve yerel işletmelerin görünürlüğünü yıl boyunca artırmayı amaçlıyor. “EVLERDE YAŞATILAN GELENEKSEL YEMEKLER RESTORAN MENÜLERİNE TAŞINIYOR” Festivalin ev sahibi olan televizyon programcısı ve akademisyen Asuman Kerkez, Van mutfağının yalnızca yemeklerden ibaret olmadığını, binlerce yıllık üretim kültürünün günümüze uzanan güçlü bir mirasını taşıdığını söyledi. Urartu medeniyetinin bölgenin tarım ve üretim anlayışına önemli katkılar sunduğunu belirten Kerkez, zengin tahıl çeşitliliği, kişniş ve tarhun gibi aromatik otlar, Norduz kuzusu ve süt ürünlerinin Van'ın mutfak kimliğini şekillendiren temel değerler arasında yer aldığını ifade etti. Van denildiğinde ilk olarak kahvaltının akla geldiğini ancak kentin mutfağının çok daha fazla lezzet sunduğunu vurgulayan Kerkez, ziyaretçilere otlu peynir, cacık, keledoş, pekmezli kavut ve Erciş üzümünü tatmadan şehirden ayrılmamalarını tavsiye etti. Lezzet Noktası projesinin evlerde yaşatılan geleneksel yemeklerin restoran menülerine taşınarak daha geniş kitlelerle buluşmasına katkı sağladığını belirten Kerkez, projenin işletmeleri geliştirdiğini ve Van'ın gastronomi değerinin Türkiye'nin farklı noktalarından gelen ziyaretçilere ulaşmasını kolaylaştırdığını dile getirdi. LEZZET NOKTALARI PROJESİ İLE ZİYARETÇİLER DOĞAL ÜRÜNLERLE BULUŞUYOR Lezzet Noktası seçkisinde yer alan Balcı Behçet, 1964 yılından bu yana Van'ın kahvaltı kültürünü yaşatan işletmeler arasında bulunuyor. İşletme sahibi Behçet Öndül, Van kahvaltısının vazgeçilmez ürünlerinden biri olan balı Hakkari, Bitlis, Şirvan ve çevredeki köylerden özel olarak temin ettiklerini söyledi. Karakovan, sepet balı ve süzme bal çeşitlerini ziyaretçilerine sunduklarını belirten Öndül, festivalin Van'a ve çevre illere önemli bir hareketlilik kazandırdığını, şehir dışından gelen ziyaretçilerin bölgenin doğal ürünlerini yakından tanıma fırsatı bulduğunu ifade etti. 51 YILDIR ÖZEL LEZZETLER SUNAN İŞLETME LEZZET NOKTASI SEÇKİSİNDE YERİNİ ALDI Doğu Kebap da 51 yıllık gastronomi birikimiyle Lezzet Noktası seçkisinde yer alan bir diğer işletme olarak öne çıkıyor. İşletme sahibi ve kebap ustası Cevdet Diler, Van kahvaltısının yanı sıra inci kefali ve yöresel kebabın kentte denenmesi gereken lezzetleri arasında bulunduğunu belirtti. Van'ın zengin bitki örtüsüne sahip yaylalarında beslenen hayvanlardan elde edilen etlerin kebaba kendine özgü bir tat kazandırdığını söyleyen Diler, bölgenin doğal ürünleri ve hayvancılık kültürünün Van mutfağının zenginliğinde önemli bir rol oynadığını ifade etti. KULLANILAN ÜRÜNLER YEREL ÜRETİCİLERDEN TEMİN EDİLİYOR Şehr-i Van Sofrası'nın kurucusu ve işletmecisi Hamza Kurt, Van'a gelen ziyaretçilere Van kahvaltısı, coğrafi işaretli keledoş ve Norduz kuzusundan hazırlanan kuzu sırtını tatmalarını tavsiye etti. Bölgenin endemik otları, Norduz kuzusu, otlu peyniri, murtuğası, kavutu, reçelleri ve ceviziyle özgün bir mutfak kültürüne sahip olduğunu belirten Kurt, işletmede kullanılan ürünleri Van'ın ilçelerinden ve yerel üreticilerden temin ettiklerini söyledi. Kurt, ürünleri doğrudan çiftçiden sofraya taşıdıklarını belirterek, Lezzet Noktası projesinin Van'ın yöresel yemeklerinin tanıtılmasına, işletmelerin tercih edilmesine ve şehir ekonomisinin desteklenmesine katkı sunduğunu dile getirdi. 27 LEZZET NOKTASI VAN’IN YÖRESEL LEZZETLERİNİ DAHA GENİŞ KİTLELERE ULAŞTIRACAK Van Kültür Yolu Festivali kapsamında oluşturulan 27 Lezzet Noktası, kentin köklü mutfak kültürünü ziyaretçilerle bir araya getirirken, uzun yıllardır üretim geleneğini sürdüren aile işletmelerini ve yerel üreticileri de görünür kılıyor. Festival boyunca yoğun ilgi gören gastronomi rotası, Van'ın gastronomi kimliğinin daha geniş kitlelere ulaşmasına, geleneksel tariflerin korunmasına ve şehir ekonomisinin canlanmasına yıl boyunca katkı sağlayacak. Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin şehirlerin mutfak kültürünü ve yerel lezzetlerini öne çıkaran gastronomi yolculuğu ise 18-26 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek Konya Kültür Yolu Festivali ile devam edecek. Festival kapsamında oluşturulacak Lezzet Noktaları, Konya'nın köklü mutfak mirasını ve yöresel lezzetlerini ziyaretçilerle buluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı Kimdir? Bursa İş Dünyasının Tanınan İsmi Başkanlığa Hazırlanıyor Haber

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı Kimdir? Bursa İş Dünyasının Tanınan İsmi Başkanlığa Hazırlanıyor

Bursa'nın köklü sanayi ve ticaret kuruluşlarından birinin temsilcisi olan Özer Matlı, iş dünyasındaki deneyimi, sanayi yatırımları ve sivil toplum kuruluşlarındaki aktif görevleriyle BTSO başkanlığı için adı öne çıkan isimler arasında bulunuyor. Bursa ekonomisinin geleceğinin şekilleneceği yeni dönemde adaylık hazırlıklarını sürdüren Özer Matlı'nın kariyeri, sanayicilik anlayışı ve iş dünyasındaki çalışmaları kamuoyunda merak edilen başlıklar arasında yer alıyor. Özer Matlı kimdir? Özer Matlı, Bursa'nın köklü sanayi ve iş dünyası ailelerinden birinin temsilcisi olarak uzun yıllardır üretim, sanayi ve tarıma dayalı sanayi alanlarında faaliyet gösteriyor. Eğitim hayatının ardından aile şirketlerinde aktif görev üstlenen Matlı, zaman içerisinde yöneticilik sorumluluğunu üstlenerek şirketlerin büyüme süreçlerinde önemli rol oynadı. Özellikle yem sanayi, tarım, hayvancılık, gıda ve üretim alanlarında faaliyet gösteren Matlı Grubu'nun yönetiminde yer alan Özer Matlı, sanayi yatırımlarıyla birlikte Bursa ekonomisine katkı sağlayan isimler arasında gösteriliyor. Üretim odaklı yaklaşımı ve yatırım vizyonuyla dikkat çeken Matlı, Bursa'nın sanayi kültürünün gelişmesine yönelik birçok projede de aktif görev aldı. İş dünyasında uzun yıllara dayanan yönetim deneyimi Özer Matlı, yalnızca özel sektördeki yatırımlarıyla değil, aynı zamanda iş dünyasının temsil edildiği kurumlarda üstlendiği görevlerle de öne çıkıyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde uzun yıllardır çeşitli görevlerde bulunan Matlı, meclis çalışmaları ve komisyon faaliyetleri içerisinde aktif rol üstlenirken, Bursa iş dünyasının beklenti ve taleplerinin ortak platformlarda dile getirilmesine katkı sundu. Sanayiciler ve yatırımcılarla kurduğu güçlü iletişim sayesinde üretim, ihracat, istihdam ve yatırım konularında yürütülen çalışmalarda etkin rol oynayan Matlı, Bursa'nın ekonomik gelişimine yönelik birçok projeye destek verdi. Bursa ekonomisinin güçlü markalarından birinin temsilcisi Özer Matlı'nın yönetiminde görev aldığı Matlı Grubu, Türkiye'nin tarım ve hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren önemli sanayi kuruluşları arasında yer alıyor. Yem üretimi başta olmak üzere gıda ve tarım sanayisinde gerçekleştirdiği yatırımlarla büyüyen grup, yüksek üretim kapasitesi ve ihracat odaklı yapısıyla hem Bursa hem de Türkiye ekonomisine katkı sağlamayı sürdürüyor. Sanayi yatırımlarında sürdürülebilir büyüme, teknoloji kullanımı ve verimlilik odaklı yaklaşımı benimseyen Matlı, üretimin güçlenmesini ekonomik kalkınmanın temel unsurlarından biri olarak değerlendiriyor. BTSO başkan adaylığı iş dünyasında yakından takip ediliyor Bursa Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri öncesinde adı başkan adayları arasında öne çıkan Özer Matlı'nın, iş dünyasının farklı kesimleriyle gerçekleştirdiği temaslarını sürdürdüğü belirtiliyor. BTSO'nun yeni dönemde sanayi, ihracat, dijital dönüşüm, yeşil mutabakat, finansmana erişim ve küresel rekabet gibi başlıklarda daha etkin çalışmalar yürütmesi gerektiğine yönelik değerlendirmelerin seçim sürecinde öne çıkması bekleniyor. Özer Matlı'nın da bu başlıklarda hazırladığı vizyon doğrultusunda Bursa iş dünyasının beklentilerine yönelik projelerini kamuoyuyla paylaşması bekleniyor. Üretim, ihracat ve sürdürülebilir büyüme ön planda olacak Bursa, Türkiye'nin üretim ve ihracat üssü konumundaki şehirleri arasında yer alırken, BTSO'nun yeni dönem yönetiminin sanayicilerin rekabet gücünü artıracak politikalar geliştirmesi büyük önem taşıyor. Özer Matlı'nın sanayi geçmişi ve üretim odaklı yönetim anlayışının özellikle dijital dönüşüm, yüksek katma değerli üretim, teknoloji yatırımları, yeşil dönüşüm ve uluslararası pazarlara erişim gibi alanlarda yeni projelerin geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor. İş dünyasının farklı sektörlerinden gelen talepler doğrultusunda ortak akıl kültürünü güçlendiren bir yönetim anlayışının da seçim sürecinde öne çıkan başlıklar arasında yer alacağı değerlendiriliyor. Sivil toplum ve iş dünyasında aktif rol üstleniyor Özer Matlı, iş hayatının yanı sıra Bursa iş dünyasını temsil eden çeşitli platformlarda da aktif görevler üstleniyor. Sanayi, ticaret ve üretim odaklı çalışmalarda yer alan Matlı, sektör temsilcileriyle yürüttüğü istişare süreçleriyle dikkat çekiyor. Bursa'nın ekonomik gelişimine katkı sağlayacak projelerde aktif rol alan Matlı, kent ekonomisinin büyümesi, ihracatın artırılması ve yatırım ortamının güçlendirilmesine yönelik çalışmaları destekleyen isimler arasında yer alıyor. BTSO seçimlerinde dikkat çeken adaylardan biri Bursa Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerine yönelik hazırlıklar sürerken, Özer Matlı'nın başkan adaylığı iş dünyasında yakından takip edilen gelişmeler arasında bulunuyor. Üretim odaklı iş deneyimi, sanayi yatırımları, kurumsal yöneticilik tecrübesi ve Bursa iş dünyasıyla kurduğu güçlü ilişkilerle öne çıkan Özer Matlı'nın, önümüzdeki süreçte açıklayacağı projeler ve seçim vizyonunun BTSO üyeleri tarafından yakından izlenmesi bekleniyor.

Balya Desteği İçin Başvurular  Devam Ediyor Haber

Balya Desteği İçin Başvurular  Devam Ediyor

Belediyeye ait tarım arazilerinde üretilen saman balyaları, Tepebaşı ve Odunpazarı ilçelerinde faaliyet gösteren büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiricilerine destek olarak ücretsiz dağıtılacak. Üreticilerin yanında olmayı sürdüren Büyükşehir Belediyesi, bu destekle hem üretim maliyetlerini azaltmayı hem de hayvancılığın sürdürülebilirliğine katkı sunmayı hedefliyor. BAŞVURULAR 17 TEMMUZ'A KADAR SÜRECEK Balya desteğinden yararlanmak isteyen üreticiler, 6-17 Temmuz 2026 tarihleri arasında başvurularını gerçekleştirebilecek. Başvurular; Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Tepebaşı Ziraat Odası, Odunpazarı Ziraat Odası üzerinden ve basvuru.eskisehir.bel.tr adresinden yapılabilecek. Destekten faydalanmak isteyen üreticilerin, Tepebaşı veya Odunpazarı ilçelerinde büyükbaş ya da küçükbaş hayvancılık işletmesine sahip olmaları ve başvuru sırasında güncel Hayvan İşletme Tescil Belgesini ibraz etmeleri gerekiyor. Başvurular ayrıca basvuru.eskisehir.bel.tr adresi üzerinden de gerçekleştirilebiliyor. "ÜRETENİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDİYORUZ" Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, üreticilere yönelik desteklerin artarak süreceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Üretenin yanında olmaya, kırsalda emeği büyütmeye devam ediyoruz. Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık yapan üreticilerimize balya desteği sağlayarak yem maliyetlerini azaltmayı, üretimin sürdürülebilirliğine katkı sunmayı hedefliyoruz. Tepebaşı ve Odunpazarı ilçelerimizde alın teriyle üretmeye devam eden tüm üreticilerimizi başvuru yapmaya davet ediyorum." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

98 Farklı Projeyle 1,5 Milyarlık Büyük Dönüşüm Haber

98 Farklı Projeyle 1,5 Milyarlık Büyük Dönüşüm

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, küresel ölçekte güvenlik sorunu haline gelen tarım krizine karşı geliştirdiği desteklerle kentin verimini artırırken, kırsaldan kente göçün de önüne geçiyor. 21. yüzyılın en stratejik alanı olan tarım, Kocaeli’de büyük bir ivme kazanmış durumda. Verilen desteklerle çiftçinin yüzü gülerken, toprak yeniden nefes alıyor, üretim artıyor ve pazarlar yerli ürünlerle dolup taşıyor. Büyükşehir’in tarıma verdiği güçlü destek, üreticinin pazarda daha görünür olmasını sağlarken, kent ekonomisine de doğrudan katkı sunuyor. 98 FARKLI PROJE HAYATA GEÇİRİLDİ Sanayi kenti kimliğinin yanında tarım ve hayvancılığı da stratejik kalkınma alanlarından biri olarak gören Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, son 7 yılda üreticinin yanında olmaya devam etti. Bu kapsamda tarımsal üretimin kesintisiz sürmesi, kırsal kalkınmanın güçlenmesi ve çiftçilerin gelir seviyesinin artırılması amacıyla 2019-2026 yılları arasında 98 farklı proje hayata geçirildi. Bu projelerin toplam büyüklüğü 1 milyar 530 milyon liraya ulaştı. Mazottan gübreye, yem bitkisinden modern seralara, sulama yatırımlarından sözleşmeli üretime kadar uzanan desteklerle yalnızca üretim maliyetleri azaltılmadı, tarımın geleceğine yön verecek kalıcı yatırımlar da gerçekleştirildi. ÜRETİCİNİN HER ADIMINDA BÜYÜKŞEHİR DESTEĞİ Büyükşehir Belediyesi, üretimin en temel girdilerini destekleyerek binlerce çiftçiye nefes oldu. Bu kapsamda 18 bin 653 üreticiye tamamı hibe olmak üzere 7 milyon 600 bin litre mazot, 13 bin 242 üreticiye yüzde 50 hibeli 11 bin 700 ton kompoze gübre, yaklaşık 7 bin 500 üreticiye ise yüzde 50 hibeli 10 bin 35 ton yem bitkisi tohumu desteği sağlandı. Arpa, buğday, tritikale, yulaf, yonca, dane ve silajlık mısır, yem bezelyesi ile süt otu tohumlarından oluşan destek paketleri sayesinde üreticiler hem maliyet avantajı elde etti hem de ara vermeden üretime devam etti. 525 MİLYON LİRALIK DEV SULAMA HAMLESİ Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin tarıma yaptığı en büyük yatırımlardan biri de sulama altyapısı oldu. Üç etap halinde yürütülen tarımsal sulama projeleri kapsamında kilometrelerce iletim hattı, hidrant sistemleri, terfi merkezleri ve su depoları inşa edildi. Toplam 525 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen proje sayesinde modern sulama altyapısı kırsala taşınırken, su kaynaklarının daha verimli kullanılması sağlandı. Bu yatırım yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin tarımsal üretimini güvence altına alan stratejik projelerden biri olarak öne çıktı. MODERN SERALARLA ÜRETİM DÖRT MEVSİME YAYILDI Kırsal kalkınmanın önemli ayaklarından biri olan örtü altı üretim de Büyükşehir’in destekleriyle güç kazandı. “Modern Sera Yapımı Destek Projesi” kapsamında 207 üreticiye yüzde 50 hibeli modern sera kuruldu. Ayrıca 903 üreticiye toplam 2 bin 234 top sera naylonu desteği verildi. Yaklaşık 110 milyon liralık yatırımla gerçekleştirilen projeler sayesinde üreticiler dört mevsim üretim yapma imkânına kavuşurken, verimlilikte de önemli artış sağlandı. TABİP İLE KATMA DEĞERİ YÜKSEK ÜRETİM Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, yalnızca mevcut üretimi desteklemekle kalmadı, çiftçiyi yüksek katma değer sağlayan ürünlerle de buluşturdu. 2020 yılında hayata geçirilen Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Projesi (TABİP) kapsamında yaklaşık 700 dekarlık alana; 5,5 milyon biberiye, tıbbi nane ve oğul otu fidesi dikildi. Üreticilere çapa motoru, ilaçlama makinesi, gübre, mazot ve yem bitkisi tohumu desteği verilirken, alım garantili sözleşmeli üretim modeliyle ürünlerin pazarlanması da güvence altına alındı. Bugüne kadar 80,5 milyon liralık destek verilen projede 2024 yılında 160 ton, 2025 yılında ise 176 ton ürün hasadı gerçekleştirildi. HAYVANCILIKTAN ARICILIĞA KADAR GENİŞ DESTEK AĞI Bitkisel üretimin yanında hayvancılık da kapsamlı desteklerle güçlendirildi. “Doğal Salma Yumurta Tavukçuluğu Projesi” kapsamında 310 üreticiye 76 bin yerli tavuk, 10 bin paket yem ve 2 bin takım kümes ekipmanı desteği verildi. Küçükbaş hayvancılıkta 389 damızlık koç, manda yetiştiriciliğinde ise 37 damızlık manda üreticilere teslim edildi. Arıcılık projeleri kapsamında ise yaklaşık 900 üretici; kovan altlığı, ruşet kovan, bal dinlendirme kazanı, fondan şeker ve beyaz toz şeker desteklerinden yararlandı. MEYVECİLİKTEN KOOPERATİFE KAPSAMLI DESTEK Büyükşehir Belediyesi meyvecilik, sebzecilik ve alternatif ürün yetiştiriciliğine yönelik projeleri de eş zamanlı yürüttü. Üreticilere 55 bin ceviz, 33 bin 600 Trabzon hurması, 10 bin kivi, 4 bin ahududu, 4 bin böğürtlen ve 3 bin yaban mersini fidanı ulaştırıldı. Sebze yetiştiriciliği projelerinde yüz binlerce fide ve tohum desteği sağlanırken, kooperatiflere makine ekipman desteği, süt soğutma tankları, selektör makineleri ve modern tarım ekipmanları kazandırıldı. Ücretsiz toprak, su, yaprak ve süt analizleriyle üreticilerin bilinçli üretim yapması desteklenirken, Çiftçi Şenlikleri ve Tarım Çalıştayları ile Kocaeli tarımına bilgi ve teknoloji de kazandırıldı. KOCAELİ’DE TARIMIN YENİ HİKÂYESİ YAZILDI 7 yılda hayata geçirilen 98 proje, Kocaeli’de tarım ve hayvancılığın gelişimine yeni bir ivme kazandırdı. Mazottan gübreye, yem bitkisinden modern seralara, sulama yatırımlarından hayvancılığa, meyvecilikten tıbbi aromatik bitki üretimine kadar uzanan desteklerle hem üretici güçlendi hem de kırsalda üretim sürdürülebilir hale geldi. Yaklaşık 1 milyar 530 milyon liralık yatırımla şekillenen bu model, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin üretimi önceleyen belediyecilik anlayışının en somut örneklerinden biri olarak öne çıkarken, Kocaeli’yi tarım ve kırsal kalkınma alanında Türkiye’nin örnek şehirlerinden biri haline getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Keskinoğlu,  Bandırma’da Damızlık Yetiştiricileri ile Bir Araya Geldi Haber

Keskinoğlu, Bandırma’da Damızlık Yetiştiricileri ile Bir Araya Geldi

Sektör paydaşlarını bir araya getiren toplantıda biyogüvenlik uygulamaları, sürdürülebilir üretim ve sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmeler paylaşılırken, canlı üretim zincirinin tüm halkalarında verimliliği artırarak Türkiye'nin hayvansal protein üretimindeki gücünü daha da ileri taşımaya yönelik hedefler ele alındı ve bu doğrultuda hayata geçirilmesi gereken uygulamalar ve ortak çalışma alanları masaya yatırıldı. Toplantı, Keskinoğlu Canlı Faaliyetler Genel Müdür Yardımcısı Güven Atlı’nın açılış konuşmasıyla başladı. Damızlık faaliyetlerinde kısa sürede elde edilen başarıların temelinde karşılıklı güven ve güçlü iş birliğinin yer aldığını vurgulayan Atlı, yetiştiricilerle kurulan ilişkinin sadece ticari değil, aynı zamanda ortak hedeflere dayanan bir çalışma kültürünün sonucu olduğunu ifade etti. “Biz sizlere inanıyoruz ve sizleri Keskinoğlu ekibinin bir parçası olarak görüyoruz” diyen Atlı, sahada elde edilen başarıların en önemli nedeninin bu güven ortamı olduğunu belirtti. Matlı çatısı altında üretim faaliyetlerinin kesintisiz şekilde sürdüğünü kaydeden Atlı, “Damızlık üretimi, ülkemizin sürdürülebilir hayvancılık altyapısının güçlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu stratejik önemin bilinciyle, damızlık üretim kapasitemizi artırmaya ve sektörümüzün gelişimine katkı sağlayacak yatırımlarımızı sürdürmeye; ülkemiz için üretmeye, değer oluşturmaya ve bunu sizlerle birlikte gerçekleştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. Açılış konuşmasının ardından Matlı Şirketler Grubu’nun faaliyet alanları ve gelecek vizyonuna ilişkin bilgi paylaşımının yapıldığı programın devamında, H&N firmasından Teknik Veteriner Hekim Fernando Carrasquer Puyal, “Yumurtacı Damızlıkta Biyogüvenlik” başlıklı sunumuyla katılımcılarla bir araya geldi. Puyal, biyogüvenliğin kanatlı sektöründeki kritik rolüne dikkat çekerek işletmelerde uygulanması gereken temel kurallar ve hastalık risklerinin azaltılmasına yönelik önlemler hakkında bilgi verdi. Toplantının bir sonraki bölümünde ise Aviagen Teknik Müdürü Kifag Abutumeh, “Etlik Damızlık Yetiştiriciliğinde Biyogüvenlik” konulu bir sunum gerçekleştirdi. Abutumeh, biyogüvenlik uygulamalarının sürü sağlığının korunması, üretim verimliliğinin artırılması ve sürdürülebilir yetiştiricilik açısından taşıdığı önemi katılımcılarla paylaştı. Yetiştiricilerin görüş ve önerilerinin de ele alınarak karşılıklı değerlendirmelerin yapıldığı toplantı, konuşmacılara plaket takdimi ve katılımcılara hediyelerinin verilmesinin ardından sona erdi. Keskinoğlu, canlı üretim alanındaki büyümesini yeni yatırımlarla desteklemeye devam ederken, damızlık faaliyetlerinin geliştirilmesi, biyogüvenlik standartlarının yükseltilmesi ve üretim verimliliğinin artırılması yönünde çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Üretim altyapısından yetiştirici destek programlarına kadar birçok alanda yatırımlarını sürdüren şirket, sektörün gelişimine katkı sağlamayı hedefliyor. Üreticileriyle ve sektör paydaşlarıyla güçlü iş birlikleri kurarak sürdürülebilir ve rekabetçi bir üretim modeli oluştururken, canlı üretimde verimliliği artıracak uygulamaları ve bilgi paylaşımını destekleyen organizasyonları da hayat geçiriyor ve Türkiye'nin hayvansal protein üretimindeki gücüne katkı sağlamaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Trakya’nın Gücüne Güç Katacak Stratejik İşbirliği Haber

Trakya’nın Gücüne Güç Katacak Stratejik İşbirliği

Encümen toplantısında üye belediyelerin hizmet kapasitesini güçlendirecek ve bölgesel kalkınmaya katkı sunacak projeler ele alındı. Toplantının ardından Trakya Belediyeler Birliği ile Trakya Kalkınma Ajansı arasında imzalanan işbirliği protokolüyle, üye belediyelerin Avrupa Birliği hibe programları ile ulusal ve uluslararası fon kaynaklarından daha etkin yararlanmasının önü açıldı. BELEDİYELERİN PROJE KAPASİTESİ GÜÇLENECEK Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin ile Trakya Belediyeler Birliği ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer tarafından imzalanan protokol kapsamında, üye belediyelerin proje üretme kapasitelerinin artırılması, fon kaynaklarına erişimlerinin kolaylaştırılması ve bölgesel kalkınmaya yönelik ortak projelerin geliştirilmesi amaçlanıyor. FON KAYNAKLARINA ERİŞİM GÜÇLENECEK İşbirliği çerçevesinde sosyal ve ekonomik kalkınma, tarım, hayvancılık, turizm, kültür, iklim değişikliği, doğal afetler, sürdürülebilir enerji ve sanayi altyapısı gibi birçok stratejik alanda ortak çalışmalar yürütülebilecek. Ayrıca ulusal ve uluslararası fon çağrılarının düzenli olarak takip edilmesi, belediyelerin bu süreçler hakkında bilgilendirilmesi ve uygun paydaşlarla eşleştirilmesi sağlanacak. GÜÇLÜ İŞBİRLİĞİ, GÜÇLÜ TRAKYA Toplantının ardından değerlendirmelerde bulunan Candan Başkan, “Trakya Belediyeler Birliği olarak Trakya’mızı güçlendirecek çalışmalarımıza devam ediyoruz. Trakya Kalkınma Ajansı ile imzaladığımız işbirliği protokolü sayesinde üye belediyelerimizin Avrupa Birliği hibe programları ve desteklerinden daha etkin yararlanabilmeleri için önemli bir adım attık. Güçlü işbirliği ve ortak akıl ile ‘Hep Birlikte Daha Güçlü Trakya’ vizyonuyla bölgemiz için çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.