Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hazır Giyim

Kapsül Haber Ajansı - Hazır Giyim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hazır Giyim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tekstilde hızlı moda rekabeti ve istihdamın geleceği masada Haber

Tekstilde hızlı moda rekabeti ve istihdamın geleceği masada

Teksif ile IndustriAll Avrupa arasındaki görüşmede, hızlı modanın yarattığı rekabet baskısı ve çalışanların yeşil ve dijital dönüşüme hazırlanması ele alındı. Aynı dönemde tamamlanan Stitch Together projesinde ise dönüşüm sürecinde eğitim, nitelikli istihdam ve işçi-işveren iş birliği öne çıktı. Tekstil ve hazır giyim sektöründe hızlı moda karşısında rekabetin nasıl sağlanacağı ve değişen üretim koşullarına çalışanların nasıl hazırlanacağı, Teksif’in Belçika’daki temaslarının ana gündemini oluşturdu. Sendikanın açıklamasına göre, 23 Ekim’de IndustriAll Avrupa ile yapılan toplantıda sürdürülebilir üretim ve çalışan hakları birlikte değerlendirildi. Teksif Genel Başkanı Ersin Çelik ve genel başkan yardımcıları Yavuz CANBAZ, İlhan ÖZAYDIN, Selçuk BOZKAYA ve Nihat ŞEKER, IndustriAll Avrupa Genel Sekreteri Judith Kirton-Darling ile bir araya geldi. Görüşmede hızlı modanın yarattığı haksız rekabet olarak nitelenen koşullar, nitelikli istihdam ve sektörün geleceği ele alındı. Dönüşümün odağında çalışanların becerileri var Toplantıda, çalışanların yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerine hazırlanması gündeme geldi. İşçi ve işveren temsilcileri arasındaki görüşme ve ortak çözüm mekanizmalarını ifade eden sosyal diyaloğun güçlendirilmesi de değerlendirilen başlıklar arasında yer aldı. IndustriAll Avrupa’nın Stitch Together projesine ilişkin açıklamasında da yeni teknolojiler, üretimin çevresel etkisinin azaltılması ve yeniden yapılanma süreçlerinde çalışanların karar mekanizmalarına erken aşamada katılması gerektiği vurgulandı. Kuruluş, dönüşümün çalışanlar açısından karşılık bulabilmesi için beceri geliştirme, eğitim ve nitelikli istihdama yatırım yapılmasını savundu. Türkiye’nin de katıldığı proje tamamlandı Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve IndustriAll Avrupa ile Avrupa Tekstil ve Hazır Giyim Konfederasyonu EURATEX’in yürüttüğü Stitch Together projesinin kapanış konferansı 22 Ekim’de düzenlendi. Türkiye’nin de dahil olduğu yedi ülkede işçi ve işveren kuruluşlarını buluşturan proje kapsamında araştırmalar, ulusal seminerler, çalıştaylar ve eylem planları üzerinde çalışıldı. Teksif’i proje çalışmalarında Uluslararası İlişkiler Sekreteri Şeyda Çelikel temsil etti. IndustriAll Avrupa, projenin ardından iş birliğinin şirket, sektör ve ülke düzeyinde kalıcı mekanizmalarla sürdürülmesi gerektiğini belirtti. Teksif’in ikili görüşmeye ilişkin açıklamasında ise yeni bir anlaşma, bütçelendirilmiş eğitim programı veya uygulama takvimi duyurulmadı.

Ege İhracatçı Birlikleri’nden 1 Milyar 705 Milyon Dolarlık İhracat Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nden 1 Milyar 705 Milyon Dolarlık İhracat

Eylül ayında Türkiye’nin ihracatı yüzde 15,4’lük yükselişle 22,5 milyar dolardan 26 milyar dolara ilerledi. Ege İhracatçı Birlikleri’nin ihracatı 9 aylık dönemde yüzde 6’lık artışla 13 milyar 690 milyon dolardan 14 milyar 482 milyon dolara çıktı. Egeli ihracatçıların son 1 yıllık dönemde ihracatı yüzde 4’lük büyümeyle 19 milyar 290 milyon dolara tırmandı. Tarım ürünleri ihracatındaki artış yüzde 18’e ulaştı Eylül ayında Ege İhracatçı Birlikleri’nin kayda aldığı tarım ürünleri ihracatı yüzde 18’lik artışla 644 milyon dolardan 761 milyon dolara yükseldi. Sanayi sektörlerinin ihracatı yüzde 5 gelişti ve 750 milyon dolardan 787 milyon dolara ilerledi. İhracatlarını yüzde 11 artıran maden ihracatçıları 157,7 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı zirveye çıktı Ege İhracatçı Birlikleri’nde zirve 9 yıl sonra el değiştirdi. Eylül ayında liderliği 193 milyon dolarlık ihracatla Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği elde etti. İkinciliği fotofiniş belirledi EİB’de 9 yıl zirvede yer alan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, eylül ayında 182 milyon 78 bin dolarlık ihracatla ikinci olurken, Ege Tütün İhracatçıları Birliği 182 milyon 63 bin dolarlık ihracatla üçüncü oldu. ETİB yüzde 68’lik ihracat artış hızıyla ihracat artış rekortmeni olarak öne çıktı. Ege Maden İhracatçıları Birliği ihracatını yüzde 11 geliştirerek 142,3 milyon dolardan 157,7 milyon dolara taşıdı ve dördüncü basamakta yer buldu. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği 109 milyon dolarlık, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği 106 milyon dolarlık ihracat performansıyla EİB’de eylül ayında 100 milyon dolar barajını geçen birlikler oldu. 2026/27 sezonuna giren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ihracatta yüzde 22’lik artış hızı yakaladı ve ihracatını 78 milyon dolardan 96 milyon dolara çıkardı. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği yüzde 13’lük gelişimle 89 milyon dolar ihracatı hanesine yazdırdı. Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 70 milyon dolarlık ihracatla eylül ayını geride bıraktı. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 24,1 milyon dolar, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 20,5 milyon dolar ve Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 12,5 milyon dolar ihracat performansı ortaya koydu. Avrupa Birliği’ne ihracat 807 milyon dolar Ege İhracatçı Birlikleri’nden eylül ayında en çok ihracat 807 milyon dolarla Avrupa Birliği üyesi ülkelere yapıldı. AB ülkelerine yapılan ihracat toplam ihracattan yüzde 47,4 pay aldı. Amerika kıtasına ihracat yüzde 18’lik artışla 187 milyon dolardan 221 milyon dolara çıkarken, Amerika kıtası EİB’nin ihracatında yüzde 13 ile temsil edildi. EİB’nin ihracatından yüzde 9 pay alan Uzakdoğu ülkelerine eylül ayında ihracat yüzde 43’lük artışla 108 milyon dolardan 155 milyon dolara ilerledi. Orta Doğu ülkelerine ihracat yüzde 12’lik azalışla 147 milyon dolardan 130 milyon dolara düşerken, Afrika kıtasına ihracat yüzde 11,5’luk kan kaybı yaşadı ve 127 milyon dolardan 112 milyon dolara indi. ABD, Almanya’yı geçti Eylül ayında EİB’den en çok ihracat yapılan ülke yüzde 28’lik artış ve 171 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri oldu. ABD, Almanya’yı geçerek zirveye çıktı. Ege İhracatçıların en büyük ihraç pazarı Almanya’ya eylül ayında yapılan ihracat yüzde 14’lük artışla 137 milyon dolardan 157 milyon dolara çıktı. Zirvenin üçüncü basamağında 92,5 milyon dolarlık taleple İtalya yer aldı. Ege Bölgesi’nden 2 milyar 611 milyon dolar ihracat Ege Bölgesi 2026 yılı Eylül ayında 2 milyar 611 milyon dolar ihracat yaparken, 2025 yılı eylül ayındaki 2 milyar 322 milyon dolar ihracatını yüzde 12,4 artırma başarısı gösterdi. İzmir, 2025 yılı eylül ayında 1 milyar 114 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı eylül ayında 1 milyar 235 milyon dolara taşıdı. Denizli, 2026 yılı eylül ayında ihracatını yüzde 22’lik artışla 393 milyon dolardan 479 milyon dolara çıkardı. Denizli bu başarısıyla Manisa’yı geçerek Ege Bölgesi’nde ikinci basamağa yükseldi. Manisa’nın ihracatı 456 milyon dolardan 436 milyon dolara gerilerken, Muğla ihracatını 110 milyon dolardan 145 milyon dolara ilerletti. Balıkesir, 2025 yılı eylül ayında 60,4 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı eylül ayında yüzde 86’lık rekor artışla 119 milyon dolara taşıdı ve eylül ayında ihracat artış rekortmeni oldu. Eylül ayında Aydın karnesinde 86 milyon dolar ihracat geliri yazarken, Afyonkarahisar 40 milyon dolar, Uşak 36,7 milyon dolar ve Kütahya 33,5 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdı. Öztürk: “Eylül performansı yılın son çeyreği için umut verdi” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 2026 yılı eylül ayında hem Türkiye genelinde hem de Ege İhracatçı Birlikleri özelinde çift haneli ihracat artış rakamlarına ulaşmanın 2026 yılı son çeyreği için umutlarını artırdığını dile getirdi. Küresel rekabetin her geçen gün daha da çetin bir hal aldığı, jeopolitik risklerin arttığı, Türkiye’de enflasyonla döviz kuru arasındaki makasın her geçen gün açıldığı ortamda ihracatçıların ülkeye döviz kazandırma çabalarının sürdüğüne işaret eden Öztürk; “İhracatçımızın bu azmi takdir edilmeli, finansmana erişim kolaylaştırıldığı takdirde 2026 yılı sonunda 20 milyar dolar dövizi ülkemize kazandırabiliriz. TCMB’nın döviz dönüşüm uygulamasında ihracatçıları mağdur etmeyecek bir altyapı kurgulanmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Moda Endüstrisi 2027 İçin İki Koldan Pazarlama Atağında Haber

Moda Endüstrisi 2027 İçin İki Koldan Pazarlama Atağında

Türkiye’nin istihdam ve ihracatta lokomotif sektörlerden biri olan Moda endüstrisi, 2027 yılı pazarlama çalışmalarına start verdi. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB), 2027 yılı ocak ayında ABD ve Fransa’da düzenlenecek PV moda fuarlarına Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştirmek için kolları sıvadı. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, 19-20 Ocak 2027 tarihlerinde gerçekleşecek olan Premiere Vision (PV) Manufacturing New York Fuarı ve 26-28 Ocak 2027 tarihleri arasında Fransa’da PV Paris Fuarı olacak. Bağcı: “2027 ve sonrasından umutluyuz” Emek yoğun bir sektör olan hazır giyim sektöründe maliyetler/enflasyondaki artış ile kurdaki artış oranı arasındaki dengenin çok önemli olduğunu dile getiren Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, 2027-2029 dönemi için açıklanan Orta Vadeli İstikrar Programı’nda 2027’de döviz kuru ile enflasyon arasındaki makasın daralacağını, 2028 ve 2029’da da kur artışının enflasyon ile neredeyse aynı düzeye geleceğinin öngörüldüğünü, bu tablonun gerçekleşmesi halinde ihracatçının en büyük rahatsızlıklarından olan maliyet-kur dengesi sorununun azalacağını bu sayede hazır giyim sektöründe bir rahatlama beklediklerini ve 2027 ve sonrasından umutlu olduklarını vurguladı. Dış taleple ilgili olarak İran-ABD arasında yakın zamanda olası bir anlaşmanın küresel piyasalar üzerinde olumlu bir etki yaratacağı tespitinde bulunan Bağcı, “Savaşın sona ermesi özellikle ana pazarımız Avrupa Birliği’nde talep yeniden canlanabilir. Diğer önemli pazarımız ABD’ye yönelik faaliyetlerimizin olumlu seyretmesi için de ABD tarafından getirilen yüzde 12,5 ek verginin kaldırılması kritik önemde, bununla ilgili üst düzeyde girişimlerde bulunulmasını ve sonuç alınmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Dünya hazır giyim talebinin 2027 yılında küresel ölçekte yukarı yönlü bir grafik çizmesinin beklendiğine dikkati çeken Bağcı, şöyle devam etti; “2027 yılında küresel hazır giyim pazarı beklentilerle uyumlu yukarı yönlü bir seyir izlerse tam bir "toparlanma ve büyüme yılı" olacak. Bu toparlanmadan Türk moda endüstrisinin daha fazla pay alması için Türk ihracatçı firmalarına 2027 yılı ocak ayında ABD ve Fransa’daki fuarlara yoğun katılım göstermelerini tavsiye ediyoruz.” Fuarlarda ikili iş görüşmeleri de organize ediyoruz Tüketicilerin çevre dostu, geri dönüştürülmüş materyallerden üretilen kıyafetleri daha fazla talep ettiği bilgisini veren EHKİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Dış Pazar Stratejileri Geliştirme Komitesi Başkanı Seray Seyfeli ABD’deki PV New York Fuarı’nda fuarla eş zamanlı olarak B2B organizasyonu gerçekleştireceklerini dile getirdi. Türk moda endüstrisinin 4 yıldır kan kaybettiğini vurgulayan Seyfeli, “2027 yılından itibaren ihracatımızda ibrenin yukarı yönlü olması için çaba göstereceğiz. Spor giyim ve uzun ömürlü ve kombin yapılabilen kapsül gardırop olarak nitelendirilen kıyafetlerin öne çıktığı bir yıl bekleniyor. Tüketicinin tercihlerini doğru okuyarak, Fransa ve ABD’den başlayarak 2027 yılında pazarlama faaliyetlerimizle sektörümüzün yanında olacağız” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı ABD’nin önemli hazır giyim fuarlarından biri olan Première Vision New York, her yıl Ocak ve temmuz aylarında olmak üzere iki edisyon halinde düzenleniyor. Fuar her yıl 2 binin üzerinde profesyonel tarafından ziyaret ediliyor. EHKİB, PV New York Fuarı’nın 2026 temmuz ayındaki ayağına 13 firmayla katılmıştı. Tekstil ve hazır giyim sektörünün önemli uluslararası buluşma noktalarından biri olan Première Vision Paris, yılda iki kez düzenlenerek iplik, kumaş, deri, hazır giyim, aksesuar ve tasarım sektörlerini bir araya getiriyor. 2026 yılı Eylül ayında 887 firmanın katıldığı fuar, yaklaşık 20.000 profesyonel tarafından ziyaret edildi. EHKİB, 1-3 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen fuara 19 firmayla katılım sağlamıştı. Fuarlara ilişkin detaylı bilgiye ve kayıt bağlantılarına EİB web sitesi duyurular bölümünden ulaşılabilmekte olup, sorularınız için konfeksiyon@eib.org.tr adresine mail atılabilmektedir. Murat Demircan

Mavi’nin İlk Yarı Net Kârı 807 Milyon TL Oldu Haber

Mavi’nin İlk Yarı Net Kârı 807 Milyon TL Oldu

Türkiye’nin öncü jean ve hazır giyim markası Mavi, enflasyon muhasebesine göre düzenlenmiş 1 Şubat – 31 Temmuz 2026 tarihlerini kapsayan ilk 6 aylık finansal sonuçlarını açıkladı. Tüketici talebinin baskı altında kaldığı zorlu makroekonomik ortamda, konsolide gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %1,1 gerileyerek 25 milyar 832 milyon TL olarak gerçekleşti. Şirket, bu dönemde doğru planlama ve fiyatlama stratejisi ile brüt kâr marjını geçen yılın aynı dönemine göre 1,8 puan artırarak %53,1’e yükseltti. İlk yarıyı 4 milyar 679 milyon TL FAVÖK ve %18,1 FAVÖK marjı ile tamamlayan Mavi, 807 milyon TL net kâr elde etti.Faaliyetlerinden kâr ve güçlü nakit yaratmayı sürdürerek sağlam bilanço yapısını koruyan Mavi’nin net nakit pozisyonu ise 6 milyar 664 milyon TL olarak gerçekleşti. Yılın ilk yarısında Türkiye’de 7 mağazada metrekare büyümesi ve 14 mağazada yeni konsepte geçiş gerçekleştiren Mavi, ABD’de ise 4 yeni perakende mağaza açtı. Mavi bugün, dünyada 30 ülkede, 497 mağaza ve yaklaşık 4.000 satış noktasında müşterileriyle buluşuyor. Perakende, dijital ve omnichannel yatırımlarına hız kesmeden devam eden Şirket, ilk 6 ayda Türkiye’de perakende mağazalardaki satış adetlerini geçen yıl aynı döneme göre %4 artırdı. Yılın ilk yarısında kazanılan 682 bin yeni müşteri ile şirketin son bir yıldaki aktif müşteri sayısı 6,2 milyona ulaşırken, Mavi App kullanıcısı 5,7 milyon kişiye, Kartuş Genç üye sayısı ise 460 bine yükseldi. “Etkili stratejilerimizle, faaliyetlerimizden nakit ve kâr yaratmayı sürdürüyoruz” Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz, Mavi’nin 2026 yılı ilk yarı performansıyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “2026’nın il yarısında, pazar dinamiklerine uyum sağlayarak operasyonel gücümüzü ve verimliliğimizi artırmaya odaklandık. Güçlü bilanço yapımızı korurken, sürdürülebilir büyüme için yatırımlarımızı ve stratejik önceliklerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. ‘Doğru ürün, doğru fiyat, premium kalite’ üzerine kurguladığımız stratejimiz, esnek tedarik zincirimiz, etkin ve verimli planlama, disiplinli stok ve işletme sermayesi yönetimiyle brüt kâr marjımızı yukarı taşımaya,faaliyetlerimizden nakit ve net kâr yaratmaya devam ediyoruz. Türkiye jean pazarındaki liderliğimizi, toplam hazır giyim pazarında ilk üçteki yerimizi koruyoruz ve casual giyimdeki güçlü konumumuzu sürdürüyoruz. Denimde inovasyona ve fit çeşitliliğine yaptığımız yatırımlarla jean denince akla gelen ilk marka olmaya devam ediyoruz.” “Pazarlama yatırımlarımıza ve kesintisiz iletişime devam ediyoruz” “Uzun soluklu marka yüzlerimiz Kıvanç Tatlıtuğ ve Serenay Sarıkaya ile birlikte Mavi’nin premium marka algısını güçlendirmeye, ikonik jean’lerini ve marka duruşunu yeni hikâyelerle anlatmaya devam ettik. Gençlikle bağımızı, marka değerlerimizle örtüşen ve gençlere ilham veren yıldız sporculara sağladığımız destekle pekiştirdik. Azmi, kararlılığı ve duruşuyla Türk tenisinde yeni bir dönemi temsil eden Zeynep Sönmez’i vesahada gösterdiği başarılı performansın yanı sıra karizması, karakteri, çalışma disiplini ve kendine özgü stiliyle yeni nesil için rol model olan Kenan Yıldız’ı marka elçilerimiz arasına kattık.” “Uzun vadeli değer yaratma yaklaşımımız uluslararası ölçekte karşılık buluyor” “Mavi’de tüm adımlarımızı uzun vadeli değer yaratma odağında atıyor; insana yatırım yapmaya, çevresel etkimizi azaltmaya ve marka itibarımızı güçlendirmeye devam ediyoruz. 35. yılımızı kutladığımız 2026 yılının ilk yarısında da bu yaklaşımımızın ulusal ve uluslararası ölçekte karşılık bulmasından gurur duyduk. Extel EMEA Araştırması’nda üst üste üçüncü kez “Most Honored Company” seçilerek EMEA Bölgesi’nin En İtibarlı Şirketleri arasında yer aldık. Forbes Türkiye’nin En İyi İşverenleri listesinde 400 şirket arasında 4’üncü sıraya yükseldik. S&P Global Sustainability Yearbook 2026’ya Türkiye’den giren ilk ve tek hazır giyim markası olduk. Çevresel, sosyal ve yönetişim performansımızla, sorumlu yatırımcılar tarafından küresel ölçekte takip edilen FTSE4Good Endeks Serisi’ne dahil edildik.” “Yönetim Kurulu’muz ikinci kez hisse geri alım işlemleri başlatma kararı aldı” “Yönetim Kurulu’muz, tüm paydaşlarımızın menfaatlerinin korunması, sağlıklı fiyat oluşumunun ve pay fiyatı istikrarının desteklenmesi ve geri alınan payların iptal edilmesi suretiyle uzun vadeli hissedar değerine katkı sağlanması amacıyla yeniden bir hisse alım programı başlatmaya karar verdi. Program için 1 milyar TL fon ayırdık.” Mavi, 2026 yılı beklentilerini güncelledi, FAVÖK marjı hedefi korundu İlk 6 aylık finansal sonuçlar doğrultusunda 2026 yılı beklentilerini güncelleyen Mavi, yılı konsolide gelirlerde yatay ila düşük tek haneli daralmayla tamamlamayı öngörüyor. Mavi, %18 ± %0,5 FAVÖK marjı hedefini ve net nakit pozisyonunu koruma beklentisini sürdürüyor. Satış alanı büyümesinde 2026 yılında Türkiye’de 15 net yeni mağaza açılışı, 15 mağazada metrekare genişlemesi ve 30 mağazada yenileme; Kuzey Amerika’da ise 6 yeni mağaza açma hedeflerini koruyor. Cüneyt Yavuz, konsolide gelir beklentisindeki revizyonun güncellenen enflasyon varsayımı doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirtirken, Mavi’nin FAVÖK marjı, net nakit pozisyonu, yatırım harcamaları ve mağaza yatırımlarına ilişkin yıl sonu hedeflerini koruduğunun altını çizdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Hazır Giyim Sektörü Akıllı Üretime Hazırlanıyor Haber

Türk Hazır Giyim Sektörü Akıllı Üretime Hazırlanıyor

EHKİB bünyesinde faaliyet gösteren Yapay Zeka, Dijital Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Komitesi’nin çalışmaları sonucunda hayata geçirilen proje kapsamında hazır giyim firmalarının dijital altyapıları, üretim süreçleri, veri kullanım kapasiteleri ve yapay zekâ uygulamalarına hazırlık seviyelerinin analiz edilmesi; firmaların dijital olgunluk düzeylerine göre özel danışmanlık programlarının oluşturulması hedefleniyor. Bağcı: “Dijital dönüşümü sektörümüz için bir verimlilik ve rekabetçilik programı olarak görüyoruz” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, küresel hazır giyim sektöründe rekabet koşullarının hızla değiştiğini, fiyat kadar hız, esneklik, verimlilik, izlenebilirlik ve veri kullanım kabiliyetinin de belirleyici hale geldiğini söyledi. Bağcı, “Hazır giyim sektörü emek yoğun yapısıyla birlikte teknolojinin çok hızlı dönüştürdüğü sektörlerin başında geliyor. Artan üretim maliyetleri ve küresel rekabet nedeniyle verimlilik artık sektörümüz açısından bir tercih değil, zorunluluk. Dijital dönüşümü yalnızca yeni yazılımlar kullanmak ya da üretime yeni teknolojiler eklemek olarak değerlendirmiyoruz. Asıl dönüşüm; üretimden elde edilen veriyi doğru okuyabilmek, kayıpları ölçebilmek, maliyetleri gerçek zamanlı takip edebilmek ve bu verileri karar alma süreçlerine aktarabilmek. Birliğimiz bünyesinde oluşturduğumuz Yapay Zeka, Dijital Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Komitemiz sektörümüzün dönüşüm ihtiyaçlarını yakından takip ediyor. UR-GE projemizi de bu anlayışla kurguluyoruz.” dedi. Her firmaya aynı reçete yerine firmaya özel dijital dönüşüm yol haritası Başkan Bağcı, “İhtiyaç analizinin ardından firma özelinde SIRI Dijital Olgunluk Değerlendirmesi yapılacak. Firmaların dijital dönüşüm yolculuğuna nereden başlamaları gerektiğini gösteren değerlendirme ve yol haritası aracı olan SIRI kapsamında, her firma için dijital olgunluk değerlendirme raporu oluşturulacak. Firmalarımızın dijitalleşme konusunda aynı noktada olmadığının farkındayız. Bir firmamız üretim kayıtlarını ağırlıklı olarak Excel üzerinden takip ederken başka bir firmamız entegre sistemlerle üretim verisini anlık izleyebiliyor. Dolayısıyla herkese aynı çözümü sunmak yerine firmalarımızı dijital olgunluk seviyelerine göre gruplandırmayı hedefliyoruz. İhtiyaç analizi sonrasında her firmamız için kendi üretim yapısına, altyapısına ve önceliklerine uygun bir SIRI Dijital Dönüşüm ve Yapay Zekâ Yol Haritası oluşturulmasını planlıyoruz.” dedi. Proje kapsamında firmaların “başlangıç”, “orta” ve “ileri” olmak üzere üç farklı dijital olgunluk seviyesinde değerlendirilmesi öngörülüyor. Bu sınıflandırma doğrultusunda firmalara farklılaştırılmış danışmanlık programları sunulması planlanıyor. Tasarımdan kalite kontrole yapay zekâ kullanım alanları belirlenecek Hazır giyim sektöründe yapay zekânın yalnızca tasarım ve pazarlamada değil, üretimin birçok aşamasında önemli fırsatlar sunduğuna işaret eden Çağlar Bağcı, projenin temel hedeflerinden birinin firmalar için doğru yapay zekâ kullanım alanlarını belirlemek olduğunu dile getirdi. Bağcı, “Yapay zekâyı moda sektöründe yalnızca görsel veya tasarım üreten bir teknoloji olarak görmemeliyiz. Üretim planlama, talep tahmini, kalite kontrol, stok optimizasyonu, maliyet ve kârlılık analizi, termin yönetimi, satış ve pazarlama gibi çok geniş bir alanda kullanma potansiyelimiz bulunuyor. Ancak yapay zekâdan verim alabilmenin ön koşulu doğru ve kullanılabilir veriye sahip olmak. Bu nedenle önce firmalarımızın veri altyapısını ve süreçlerini analiz edeceğiz, ardından yapay zekânın hangi operasyonlarda gerçek anlamda değer yaratabileceğini ortaya koyacağız.” diye konuştu. “UR-GE desteği firmalarımızın dönüşüm maliyetini önemli ölçüde azaltıyor” Firmaların dijital dönüşüm süreçlerinde yatırım ve danışmanlık maliyetlerini de göz önünde bulundurduğuna işaret eden Başkan Bağcı, UR-GE projelerinin sunduğu destek mekanizmasının özellikle KOBİ niteliğindeki ihracatçı firmalar açısından önemli bir fırsat olduğunu vurguladı. Bağcı, “Firmalarımız doğal olarak projeye katılmadan önce sağlayacağı faydanın yanında maliyetini de değerlendiriyor. UR-GE’nin en önemli avantajlarından biri burada ortaya çıkıyor. Proje kapsamında gerçekleştirilecek ihtiyaç analizi, danışmanlık, eğitim ve yurt dışı pazarlama gibi destek kapsamındaki faaliyetlerin giderleri Ticaret Bakanlığımız tarafından yüzde 75 oranında destekleniyor. Dolayısıyla firmalarımız, tek başlarına gerçekleştirmeleri halinde çok daha yüksek bütçeler ayırmaları gereken çalışmalara UR-GE çatısı altında önemli bir maliyet avantajıyla erişebiliyor.” dedi. “Teknoloji yatırımı yapmadan önce doğru yatırımın ne olduğunu belirlemek gerekiyor” Projenin doğrudan makine veya yazılım yatırımı sağlamaktan ziyade firmaların doğru teknoloji yatırımlarına hazırlanmasına odaklanacağını aktaran EHKİB Yapay Zekâ, Dijitalleşme ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Ertan Aslan, yanlış veya ihtiyaçlarla örtüşmeyen teknoloji yatırımlarının firmalara ek maliyet oluşturabileceğine dikkat çekti. Aslan, “Firmalarımıza ‘şu makineyi alın, bu yazılımı kullanın’ demek yerine öncelikle hangi sorunu çözmeleri gerektiğini ortaya koymak istiyoruz. Mevcut sistemler daha verimli kullanılabilir mi, hangi süreçler dijitalleştirilmeli, hangi veriler toplanmalı, sistemler arasında nasıl entegrasyon kurulmalı, yapılacak yatırım ne kadar sürede geri dönecek? Bunların cevaplarını ortaya koyduktan sonra teknoloji yatırımına yönelmek çok daha sağlıklı. Firmalarımızın dijital dönüşüm bütçelerini doğru alanlara yönlendirmelerine rehberlik etmeyi amaçlıyoruz.” dedi. Dijital dönüşüm ihracatla buluşacak Projenin önemli ayaklarından birinin de yapay zekâ destekli hedef pazar ve potansiyel alıcı analizleri olacağını belirten Ertan Aslan, dijital dönüşümün şirket içi verimlilik artışıyla sınırlı tutulmayacağını kaydetti. Katılımcı firmaların ürün grupları, fiyat seviyeleri, üretim kapasiteleri, minimum sipariş miktarları, termin kabiliyetleri, sertifikaları, sürdürülebilirlik performansları ve üretim teknolojileri gibi kriterlerin analiz edilmesinin planlandığını aktaran Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dijitalleşmeyi ihracattan bağımsız düşünmüyoruz. Proje kapsamında firmalarımıza sunulacak danışmanlık hizmetleri çerçevesinde, yapay zekâ ve veri analitiği destekli yöntemlerden yararlanılarak her firmanın ürün grupları, üretim kapasitesi, fiyat seviyesi, minimum sipariş miktarı, termin kabiliyeti, sertifikaları, sürdürülebilirlik performansı ve üretim teknolojileri doğrultusunda hedef pazar ve potansiyel alıcı analizlerinin gerçekleştirilmesini planlıyoruz. Bu danışmanlık çalışmaları sonucunda her firma için bir ‘Dijital Tedarikçi Profili’ oluşturulmasını hedefliyoruz. Böylece üreticilerimizin yalnızca ne ürettiklerini değil; üretim kabiliyetlerini, hız ve esnekliklerini, sürdürülebilirlik performanslarını ve teknolojik altyapılarını da uluslararası alıcılara daha etkin biçimde anlatabilmelerine katkı sağlayacağız.” Uluslararası teknoloji merkezleri ve iyi uygulamalar incelenecek UR-GE Projesi kapsamında firmaların dünyadaki teknolojik gelişmeleri yerinde takip etmelerine yönelik faaliyetlerin de planlandığını ifade eden Ertan Aslan, akıllı üretim, dijitalleşme, yapay zekâ ve üretim teknolojileri alanındaki uluslararası fuarlar, teknoloji merkezleri ve başarılı uygulama örneklerinin incelenmesinin yurt dışı pazarlama faaliyetleri içerisinde değerlendirileceğini belirtti. Aslan sözlerini şöyle tamamladı: “Dünyada hazır giyim üretiminin nereye gittiğini, yapay zekânın fabrikalarda nasıl kullanıldığını, otomasyon ve veri analitiğinin üretim süreçlerini nasıl değiştirdiğini yerinde görmek son derece önemli. Projemizin sonunda firmalarımızın sadece daha fazla dijital araç kullanan değil; verisini yöneten, maliyetlerini ve kayıplarını ölçen, üretimini optimize eden, doğru teknoloji yatırımını planlayan ve yapay zekâyı doğru operasyonlara entegre edebilen işletmelere dönüşmesini hedefliyoruz. Türk hazır giyim sektörünün gelecekteki rekabet gücünün teknoloji, sürdürülebilirlik, tasarım ve yüksek katma değer ekseninde şekilleneceğine inanıyoruz.” Projede yer almak isteyen firmaların, “Katılımcı Şirket Talep Yazısı” formunu doldurup imzalı ve kaşeli halini firma imza sirküleri fotokopisi ile en geç 11 Eylül 2026 Cuma günü mesai bitimine kadar Birliğin konfeksiyon@eib.org.tr e-posta adresine iletmeleri gerekmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Hazır Giyim Sektörü Paris’te Gücünü Gösterecek Haber

Türk Hazır Giyim Sektörü Paris’te Gücünü Gösterecek

Dünya moda endüstrisinin önemli merkezlerinden Paris’te yılda iki kez düzenlenen Premiere Vision Paris; hazır giyimden kumaşa, iplikten deriye, aksesuardan tasarıma kadar moda endüstrisinin tüm bileşenlerini aynı çatı altında buluşturuyor. EHKİB, 19 Türk hazır giyim ihracatçısıyla fuarda yer alarak sektörün üretim kabiliyetini, tasarım gücünü, esnek üretim altyapısını ve sürdürülebilirlik alanındaki dönüşümünü uluslararası alıcılara tanıtacak. Bağcı: “Fransa dünyanın en büyük üçüncü giyim ithalatçısı” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, Avrupa Birliği’nin Türkiye hazır giyim sektörünün en önemli ihracat pazarı olduğunu, Fransa’nın ise sektör açısından stratejik ülkelerin başında geldiğini söyledi. Türkiye’nin Fransa’ya hazır giyim ihracatının 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 azalarak 468 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini paylaşan Bağcı, şöyle devam etti: “Fransa, Türkiye genelinde en fazla hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı gerçekleştirdiğimiz 6’ncı büyük pazar konumunda. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğimiz açısından ise Fransa 8’inci büyük ihracat pazarımız. Fransa 2025 yılında yaklaşık 30 milyar dolarlık hazır giyim ithalatı gerçekleştirdi. ABD ve Almanya’nın ardından dünyanın en büyük üçüncü giyim ithalatçısı konumunda bulunuyor. Türkiye ise Çin, Bangladeş ve İtalya’nın ardından Fransa’nın dördüncü büyük giyim tedarikçisi. Bu tablo, Fransa pazarının sektörümüz açısından taşıdığı potansiyeli açık şekilde ortaya koyuyor.” “Türkiye fuarın en güçlü katılımcı ülkeleri arasında” Premiere Vision Paris’in Türk moda endüstrisinin Avrupa’daki konumunu güçlendirmesi açısından kritik bir platform olduğunun altını çizen Bağcı, Türkiye’nin fuardaki güçlü varlığının uzun yıllara dayandığını dile getirdi. Bağcı, “Türkiye; yaklaşık 200 kumaş, hazır giyim, deri ve aksesuar üreticisiyle Premiere Vision Paris’e en fazla katılımcı gönderen ülkelerin başında geliyor. Bu güçlü katılım, Türk moda endüstrisinin küresel tedarik zincirindeki öneminin de göstergesi. Türkiye olarak Avrupa’ya coğrafi yakınlığımız, hızlı ve esnek üretim kabiliyetimiz, güçlü tekstil ve hazır giyim altyapımız, tasarım yetkinliğimiz ve sürdürülebilir üretime yönelik yatırımlarımızla rakiplerimizden ayrışıyoruz.” diye konuştu. “Fiyat rekabetinden katma değer rekabetine geçmek zorundayız” Türk hazır giyim sektörünün son yıllarda küresel pazarlarda yoğun bir rekabet ortamıyla karşı karşıya olduğuna işaret eden Bağcı, artan üretim maliyetleri nedeniyle Türkiye’nin özellikle fiyat odaklı siparişlerde Asyalı ve Kuzey Afrikalı rakipleriyle rekabet etmekte zorlandığını vurguladı. Bağcı sözlerini şöyle sürdürdü: “Hazır giyim sektörümüzün küresel rekabette yeniden ivme kazanması için fiyat rekabetinden ziyade tasarım, inovasyon, sürdürülebilirlik, dijitalleşme, hızlı teslimat ve yüksek katma değerli üretime odaklanması gerekiyor. Avrupa’nın yakın coğrafyadan tedarik eğilimi Türkiye açısından önemli bir fırsat. Bu avantajı kalıcı hale getirmek için müşterilerimizle doğrudan temasımızı artırmamız ve uluslararası fuarlarda güçlü şekilde yer almamız gerekiyor. Premiere Vision Paris’i bu açıdan yalnızca bir fuar değil, sektörümüzün Avrupa’daki mevcut müşterileriyle ilişkilerini geliştirdiği ve yeni iş bağlantıları kurduğu stratejik bir platform olarak görüyoruz.” Seyfeli: “Fransa pazarındaki payımızı korumak ve büyütmek istiyoruz” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Dış Pazar Komitesi Başkanı Seray Seyfeli ise Türk hazır giyim sektörünün son dönemde artan üretim maliyetleri nedeniyle geçmiş yıllardaki maliyet avantajını önemli ölçüde kaybettiğine dikkat çekti. Türkiye’nin Fransa pazarındaki güçlü konumunu korumasının sektör açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Seyfeli, “Fransa pazarında hemen arkamızda Hindistan, Vietnam ve Tunus gibi güçlü ihracatçı ülkeler bulunuyor. Bu ülkelere karşı mevcut konumumuzu korumak ve pazar payımızı artırmak için müşterilerimizle yakın temas halinde olmamız gerekiyor. Premiere Vision Paris gibi sektörün küresel ölçekte referans kabul edilen fuarlarına düzenli katılım sağlamamız bu nedenle çok önemli.” dedi. “Müşteriye yakın olmak her zamankinden daha önemli” Avrupalı markaların tedarik kararlarında fiyatın yanı sıra hız, esneklik, kalite, düşük adetli üretim kabiliyeti, sürdürülebilirlik ve izlenebilirlik kriterlerinin giderek daha belirleyici hale geldiğine işaret eden Seyfeli, Türkiye’nin bu alanlarda önemli avantajlara sahip olduğunu kaydetti. Seyfeli, “Avrupa pazarına yakınlığımız sektörümüzün en önemli avantajlarından biri. Ancak yalnızca coğrafi yakınlık yeterli değil. Alıcıların değişen beklentilerini yakından takip etmek, sürdürülebilir üretim altyapımızı geliştirmek, tasarım ve koleksiyon gücümüzü artırmak ve müşterilerimizle sürekli iletişim halinde olmak zorundayız. PV Paris bu anlamda sektörümüz için son derece değerli. EHKİB olarak fuara 19 firmamızla katılıyoruz. Firmalarımızın yeni müşterilere ulaşmasını sağlarken mevcut müşterileriyle ticari ilişkilerini güçlendirmelerini hedefliyoruz.” diye konuştu. 40 ülkeden yaklaşık 1.000 üretici Paris’te buluşacak Küresel moda endüstrisinin önemli buluşma noktalarından Premiere Vision Paris Fuarı, dünyanın dört bir yanından tekstil ve moda profesyonellerini bir araya getirecek. Fuar kapsamında iplik, kumaş, deri, hazır giyim, aksesuar ve tasarım başta olmak üzere moda endüstrisinin farklı alanlarında faaliyet gösteren 40 ülkeden yaklaşık 1.000 üreticinin koleksiyonlarını uluslararası alıcıların beğenisine sunması bekleniyor. Premiere Vision Paris’in Şubat 2026 edisyonunu yaklaşık 20 bin sektör profesyoneli ziyaret etmişti. Eylül buluşmasında da dünyanın önde gelen moda markalarının satın alma ekipleri, tasarımcılar, üreticiler, tedarikçiler ve sektör profesyonellerinin Paris’te bir araya gelmesi bekleniyor. EHKİB’den uluslararası pazarlarda kesintisiz tanıtım Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, Türk hazır giyim sektörünün uluslararası pazarlardaki görünürlüğünü artırmak, ihracatçıların yeni müşterilere ulaşmasını sağlamak ve mevcut pazarlardaki konumunu güçlendirmek amacıyla Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’na uzun yıllardır düzenli olarak milli katılım organizasyonu gerçekleştiriyor. EHKİB, 1-3 Eylül 2026 tarihlerindeki organizasyonla Premiere Vision Manufacturing Paris’e 21’inci kez milli katılım gerçekleştirerek Ege Bölgesi’nin tasarım, üretim, kalite ve sürdürülebilirlik kabiliyetini dünyanın önde gelen moda profesyonelleriyle buluşturacak. Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’na EHKİB milli katılımıyla katılan firmalar: AKÇAKAYA GROUP TEKSTİL BETA KONF. TEKSTİL BETOBE TEKSTİL BÜŞRA TRİKO TEKSTİL COLLETTİ TOROSAN DEMİRIŞIK TEKS. KONF. DND TEKSTİL FORMAL TRİKO TEKSTİL GÜLSEN TEKS. İYA TEKSTİL KREATEKS TEKSTİL MEBA DIŞ TİCARET TEKSTİL MERGÜ TEKSTİL KONF. MODALT TEKSTİL KONF. ÖZTEK HAZIR GİYİM RAL TEKSTİL RASA TEKSTİL SELEKSİYON TEKSTİL TEORI TOPTAN İMALAT İHR. TEKSTİL Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Endonezya Tekstilinin   Avrupa’ya Açılan Kapısı Oldu Haber

Türkiye Endonezya Tekstilinin  Avrupa’ya Açılan Kapısı Oldu

Tasarımların, trendlerin ve markaların bir araya geldiği İstanbul Fashion Connection (IFCO), Endonezya tekstilinin Avrupa’ya açılan en önemli kapısı oldu. İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen IFCO kapsamında, Endonezya Uluslararası Mütevazı Moda Festivali’nin (IN2MOTIONFEST) tanıtımı yapıldı. 14–18 Ekim 2026 tarihleri arasında Cakarta’da düzenlenecek olan IN2MOTIONFEST 2026'nın en önemli tanıtım noktası olan IFCO’da Endonezya, ülke standı ile yer aldı. Endonezya’nın muhafazakâr giyim tarzını yansıtan son trend kreasyonların sergilendiği stant, Türk tekstilinin önemli isimlerinin buluşmasına sahne oldu. Endonezya Merkez Bankası (Bank Indonesia), Endonezya Moda Odası (IFC) ve Endonezya Muhafazakâr Yaratıcı Endüstrisi (IKRA) platformu aracılığıyla İstanbul’da gelen heyet üyeleri, Türkiye’nin kendileri için çok kıymetli olduğunu belirttiler. Endonezya Merkez Bankası yetkilisi Ndari Surjaningsihi, "İstanbul, tekstil ve hazır giyim endüstrisi açısından dünyadaki en iyi yerlerden biri" dedi. İki yıldır katıldıkları IFCO'nun kendileri için çok özel bir deneyim olduğunu belirten Surjaningsihi, “Endonezya, tasarım, üretim, islami finansman, dijitalleşme ve küresel pazarlara erişim dâhil tüm değer zincirini güçlendirerek dünyanın önde gelen mütevazı moda merkezlerinden biri olma vizyonunu sürdürüyor. Köklü geçmişi, endüstrisi ve Avrupa, Orta Doğu ile Orta Asya’ya açılan güçlü konumuyla Türkiye de, dünyanın önemli mütevazı moda merkezlerinden biri. Etkinliğin İstanbul’da gerçekleştirilmesi, müslüman ülkeler arasında daha kapsayıcı ve bağlantılı bir küresel mütevazı moda ekosistemi inşa etme hedefinin somut bir yansımasıdır” dedi. Endonezya Uluslararası Mütevazı Moda Festivali’nin (IN2MOTIONFEST) iki ülke arasındaki iş birliğini defilelerin ötesine taşıdığını da belirten Surjaningsihi, “Ticaret, yatırım, insan kaynağı geliştirme, tasarımcı değişimi ve endüstriyel ağların güçlendirilmesi gibi alanlarda somut adımların atılması hedefliyoruz. İki ülke sanayicileri arasında somut iş birliklerini artırmak mütevazı modanın küresel helal ekonomisinin büyümesine katkısını güçlendirmek ve Endonezya’yı dünyanın mütevazı moda endüstrisinde stratejik bir ortak haline getirmek istiyoruz” dedi. “TÜRKİYE AVRUPA PAZARINA AÇILAN KAPI” Endonezya Muhafazakâr Yaratıcı Endüstrisi (IKRA) Konseyi Temsilcisi Ali Charisma da, kendileri için Avrupa pazarına açılan bir kapı konumundaki Türkiye’nin çok önemli olduğunu belirterek, ”Endonezya ve Türkiye moda endüstrileri arasında daha güçlü iş birlikleri kurulmasını ve iki pazar için karşılıklı fayda sağlayacak fırsatların oluşturulmasını hedefliyoruz” dedi. RENKLİ DEFİLE Endonezya ekibi, AB ülkeleri, Birleşik Krallık, Rusya, Ukrayna ve ABD başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından alıcı firmalar ile ihracata yönelik katılımcıların bir araya geldiği IFCO’da bir de defileye imza attı. Endonezya’nın önde gelen moda tasarımcıları Febry Ferry Fabry, Boolao, Nissa Khoirina, Dama Kara, Eiwa ve Sofie yeni kreasyon ürünlerini düzenledikleri bir defile ile sergiledi. Türk mankenlerin katılımıyla gerçekleştirilen defile kapsamında katılımcı tasarımcılar, Endonezya'nın zengin geleneksel kumaş kültürü olan Wastra’dan ilham alan koleksiyonlarını sundu. Endonezya’nın geleneksel tekstil mirası ve çeşitliliğini modern muhafazakâr moda perspektifiyle yeniden yorumlayan tasarımlar, konukların beğenisini kazandı. Defileyi Endonezya Merkez Bankası yetkilisi Ndari Surjaningsih ile Endonezya İstanbul Konsolosluğu Ekonomik İşler Müşaviri Hannan Hadi de izledi. Defilenin sunumunu ise, projenin Endonezya - Türkiye arasındaki uluslararası yönetimini de yapan moda yazarı Ümit Temurçin gerçekleştirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sanayi ve Meslek Liseleri Güçbirliği Projesi Yeniden Başlıyor Haber

Sanayi ve Meslek Liseleri Güçbirliği Projesi Yeniden Başlıyor

2019 yılında EGSD ve EHKİB iş birliğiyle başlatılan “Sanayi ve Meslek Liseleri Güçbirliği Projesi”, 2026-2027 eğitim öğretim yılında daha sistemli ve sürdürülebilir bir mentorlük modeliyle devam edecek. Projenin temel amacı, öğrencilerin yalnızca okulda aldıkları teorik eğitimle değil, sektörün ihtiyacı olan yetkinlikler ile tanışmalarını sağlamak. Öğrencilerin hazır giyim ve tekstil sektörünü yakından tanımaları, farklı meslekleri ve kariyer olanaklarını görmeleri, firmaların çalışma ortamını deneyimlemeleri ve eğitimlerini sektörün ihtiyaçlarıyla buluşturmaları hedefleniyor. “Öğrenci sektörü tanımadan doğru bir tercih yapamaz” Projenin ilk döneminde İzmir kent merkezinde Moda Tasarım Teknolojileri Alanı bulunan mesleki ve teknik Anadolu liseleri ziyaret edilmiş, sektörün öğrenciler tarafından daha yakından tanınması için çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmişti. Bu kapsamda 10 mesleki ve teknik Anadolu lisesi proje kapsamına alınırken, üye 40 firma ile okullar eşleştirildi. Firma temsilcileri ve okul yönetimleri arasında doğrudan iletişim kurulması sağlandı. Öğrenciler ve öğretmenler firmalara teknik geziler gerçekleştirirken, okulların derslerde ihtiyaç duyduğu kumaş ve aksesuar malzemeleri de sektör temsilcileri tarafından karşılandı. Kariyer günlerinde okulları ziyaret eden sektör temsilcileri, sektörü anlatarak öğrencilerin alan tercihlerini bilinçli şekilde yapmalarına katkı sundu. EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akçakaya, projenin temelinde, sektörün kendi geleceğine sahip çıkmasının bulunduğunu belirterek şunları söyledi: “Biz bu projeye sadece okullara destek olalım diye başlamıyoruz. Gençlerimizin sektörü tanımasını istiyoruz. Bir öğrenci çalışacağı ortamı, yaptığı işin nereye dokunduğunu ve önünde nasıl bir kariyer olduğunu gördüğünde mesleğine bakışı da değişiyor. Biz sanayiciler olarak gençlerin sektörümüzü tercih etmelerini bekliyoruz. Bu nedenle sektörümüzün geleceği için meslek liseleriyle daha yakın çalışmayı çok önemsiyoruz.” Akçakaya, projenin gönüllülük esasına dayanmasının da önemli olduğunu vurgulayarak, “Her firmanın yapabileceği katkı farklı olabilir. Önemli olan bu desteğin süreklilik kazanması” dedi. “Meslek lisesi öğrencisi sektörün en büyük potansiyellerinden biri” EHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Çağlar Bağcı, hazır giyim sektörünün güçlü üretim altyapısının devamlılığı için gençlerin sektöre kazandırılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Bağcı: “Sektör olarak bugün nitelikli insan kaynağı konusunda yaşadığımız sıkıntıyı yarının da sorunu haline getirmemeliyiz. Bunun yolu da gençlerle daha okul sıralarındayken buluşmaktan geçiyor. Meslek lisesinde okuyan bir öğrencinin fabrikayı, tasarım ofisini, üretim sürecini görmesi; orada çalışan insanlarla konuşması çok kıymetli. Çünkü mesleğini tanıyan genç, geleceğiyle ilgili kararını da daha bilinçli veriyor. Projenin başında tüm okulları ziyaret ettik, öğretmenlerimiz büyük özveri ve istekle çalışıyorlar onlara şükran borçluyuz. Sanayicinin okulla kurduğu bağ ne kadar güçlü olursa, eğitimdeki ihtiyaçları ve sektördeki değişimi de o kadar doğru anlatabiliriz. Bu nedenle okul-sanayi iş birliğini bir proje dönemiyle sınırlı görmüyoruz” dedi. “Gençlerimize sektörün geleceğinde yerleri olduğunu göstermek istiyoruz” ETHİB Sanayi- Üniversite İş Birliği Eğitim Komitesi Başkanı Tevfik Aksu ise projenin yalnızca öğrencilere yönelik bir destek çalışması olarak değil, sektör ile gençler arasında uzun vadeli bir bağ kurulması açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Aksu, “Proje kapsamında belirlediğimiz 10 meslek lisesini düzenli olarak ziyaret ederek, her bir okulun ihtiyaçlarını yakından takip etmek ve gönüllü olarak okulu sahiplenen firmalarımızın desteğiyle bu ihtiyaçlara birlikte çözüm üretmek istiyoruz. Öğrencilerin tekstil ve hazır giyim sektörünü yakından tanımalarını, sektöre ilişkin farkındalık kazanmalarını ve aidiyet duygusu geliştirmelerini sağlayacak çalışmaların okullarımızda hayata geçirilmesini önemsiyoruz. Gençlerimizin tekstil ve hazır giyimin geçmişten bugüne devam eden, kendilerine farklı kariyer fırsatları sunabilecek ve gelecekte de ihtiyaç duyulacak bir sektör olduğunu görmelerini istiyoruz. Onlara, sektörün kendilerini önemsediğini ve eğitim hayatları boyunca yanlarında olduğunu hissettirebilirsek, bu projenin en önemli amacına ulaşmış olacağız” dedi. “Mentorlük modelini kalıcı hale getirmek istiyoruz” EHKİB Eğitim Komitesi Başkanı Mehmet Peköz ise yeni dönemde projenin daha düzenli bir iletişim ve takip sistemiyle yürütüleceğini belirterek, okullar ile firmaların yalnızca belirli dönemlerde değil, eğitim yılı boyunca iletişim halinde olmasını hedeflediklerini söyledi. Peköz , “Geçmiş yıllarda çok güzel çalışmalar yaptık. Şimdi bu deneyimi daha sistemli bir yapıya taşımak istiyoruz. Güncel iletişim grupları oluşturulacak ve ihtiyaçlar doğrudan ilgili firmalara aktarılacak. Böylece okulların ihtiyaçlarının daha hızlı çözüme kavuşacağına inanıyoruz ” dedi. “Eğitim sadece okulda verilen bir şey değil” EGSD Eğitim Komitesi Başkanı Zeynep San ise sektörün öğrencilerle doğrudan temasın önemine dikkat çekti. San, “Bir öğrencinin bir fabrikaya girip üretimin nasıl yapıldığını görmesi ya da sektörde yıllardır çalışan bir kişinin kendi deneyimini anlatması, bazen saatlerce anlatılabilecek bir konuyu birkaç dakikada anlaşılır hale getiriyor. Bu nedenle sektör temsilcilerinin okullara girmesi ve öğrencilerin de işletmeleri görmesi çok değerli.” diye konuştu. San, geleceğe dönük yeni fikirlerin de proje kapsamında değerlendirilmesini istediklerini belirterek, “Örneğin okullarda bir moda kütüphanesi oluşturulması, öğrencilerin güncel tasarım ve üretim kaynaklarına ulaşabilmesi gibi fikirleri de konuşuyoruz. Burada önemli olan, okulların gerçek ihtiyacını dinlemek ve sektör olarak buna birlikte çözüm üretmek” dedi. Proje kapsamında ; EGSD, EHKİB ve ETHİB Eğitim Komiteleri, projenin yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir çalışma olarak değil, İzmir'de tekstil ve hazır giyim sektörünün geleceği ile mesleki eğitim arasında kalıcı bir köprü kurulması açısından değerlendirilmesini amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mavi FTSE4Good Sürdürülebilirlik Endeksi’ne Girmeye Hak Kazandı Haber

Mavi FTSE4Good Sürdürülebilirlik Endeksi’ne Girmeye Hak Kazandı

London Stock Exchange Group’a (LSEG) bağlı olan ve toplam 47 gelişmiş ve gelişmekte olan piyasada 8.500’den fazla şirketi değerlendiren FTSE Russell’ın, 2001 yılında oluşturduğu FTSE4Good, dünyanın en eski ve en yerleşik çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) odaklı hisse senedi endeks ailelerinden biri olarak kabul ediliyor. Endekse dahil olabilen şirketlerin, yalnızca kamuya açık kaynaklardan elde edilen veriler üzerinden 14 tema ve ortalama 125 gösterge doğrultusunda yapılan bağımsız değerlendirmede, belirlenen standartları karşılayabilmesi gerekiyor. FTSE4Good Emerging Index listesinde 23 farklı pazardan 1.023 şirket bulunuyor. “Sürdürülebilirlik yolculuğumuza kararlılıkla ve emin adımlarla devam ediyoruz” Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Sürdürülebilirlik, özellikle son 6 yıldır şirket stratejimizin temel yapıtaşı konumunda. Kaliteyle sürdürülebilir büyüme üzerine kurduğumuz; İnsan, Çevre, Toplum ve Denim’i odağına alan All Blue stratejimiz kapsamında sürdürülebilirliği şirket kültürüne, vizyonumuza, iş yapış şekillerine, ürünlere ve büyüme hedeflerimize entegre etmek üzere önemli yol aldık. Yolculuğumuzda en başından beri, dünyanın öncü jean ve lifestyle markalarından biri olmanın verdiği sorumlulukla, uzun vadeli değer yaratma hedefiyle hareket ediyoruz. İnovasyon, tasarım, dijitalleşme ve müşteri odaklı yaklaşımımızla desteklediğimiz sürdürülebilirlik çalışmalarımızın, FTSE4Good Sürdürülebilirlik Endeksi ile birlikte global arenada bir kez daha başarıyla taçlandırılmış olmasından mutluluk duyuyoruz. Bu yıl FTSE4Good Emerging Index’e girmeye hak kazanmamız, sürdürülebilirlik performansımızın uluslararası ölçekte bağımsız ve güvenilir bir metodoloji ile bir kez daha onaylanması anlamına geliyor. Sektörümüzdeki öncü rolümüze işaret eden bu güzel gelişme; TIME Sürdürülebilir Büyüme araştırmasında dünyanın en iyi ikinci şirketi ve moda sektörünün lideri olmak ya da CDP’den son üç yıldır üst üste double A notu alarak global iklim liderleri arasında yer almak gibi; bizi hem gururlandırıyor hem de bu alandaki kararlılığımızı ortaya koyuyor. FTSE4Good endeksleri, ESG uygulamaları ortaya koyan şirketlerin performansının ölçülmesi, sorumlu yatırım fonları başta olmak üzere çeşitli yatırım ürünlerinin oluşturulması ve değerlendirilmesi amacıyla geniş bir yatırımcı kitlesi tarafından referans olarak kullanılıyor. Mavi’nin de bu endekste yer almasının da, uluslararası yatırımcılar nezdindeki güvenilirliğimizi daha da pekiştireceğine inanıyorum. Bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarıma; bize güvenen yatırımcılarımıza, iş ortaklarımıza ve müşterilerimize teşekkür ediyorum.” Global sürdürülebilirlik liderleri arasındaki yerini güçlendiriyor Mavi, bu yılın başında, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak amacıyla iş dünyasının işleyişini değiştirmeyi hedefleyen dünyanın en büyük çevre raporlama platformu CDP’nin (Carbon Disclosure Project) İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programlarının her birinden A notu alarak, üçüncü kez üst üste çift A notuyla CDP’nin global iklim liderleri arasına girmeye hak kazandı. TIME Dergisi ve küresel veri analizi platformu Statista tarafından hazırlanan “World’s Best Companies - Sustainable Growth” isimli araştırmada, önceki yıla göre altı basamak yükselerek, sürdürülebilir büyümede dünyanın en iyi 2’nci şirketi seçildi ve global hazır giyim sektöründeki liderliğini sürdürdü. S&P Global tarafından 9.200 şirketin değerlendirildiği Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi (Corporate Sustainability Assessment – CSA) kapsamında gösterdiği güçlü performans ile “The Sustainability Yearbook 2026”ya girmeye hak kazandı. Paris İklim Anlaşması’yla uyumlu şekilde belirlediği kısa dönem emisyon azaltım hedeflerinin ardından, 2025’te net zero emisyon azaltım hedefleri de, Science Based Targets initiative (SBTi) tarafından onaylandı. Bu gelişme, markanın sürdürülebilirlik çalışmalarının bilim temelli ve titizlikle yürütüldüğünün önemli bir göstergesi oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.