Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hazır Giyim

Kapsül Haber Ajansı - Hazır Giyim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hazır Giyim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Hazır Giyim Sektörü Akıllı Üretime Hazırlanıyor Haber

Türk Hazır Giyim Sektörü Akıllı Üretime Hazırlanıyor

EHKİB bünyesinde faaliyet gösteren Yapay Zeka, Dijital Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Komitesi’nin çalışmaları sonucunda hayata geçirilen proje kapsamında hazır giyim firmalarının dijital altyapıları, üretim süreçleri, veri kullanım kapasiteleri ve yapay zekâ uygulamalarına hazırlık seviyelerinin analiz edilmesi; firmaların dijital olgunluk düzeylerine göre özel danışmanlık programlarının oluşturulması hedefleniyor. Bağcı: “Dijital dönüşümü sektörümüz için bir verimlilik ve rekabetçilik programı olarak görüyoruz” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, küresel hazır giyim sektöründe rekabet koşullarının hızla değiştiğini, fiyat kadar hız, esneklik, verimlilik, izlenebilirlik ve veri kullanım kabiliyetinin de belirleyici hale geldiğini söyledi. Bağcı, “Hazır giyim sektörü emek yoğun yapısıyla birlikte teknolojinin çok hızlı dönüştürdüğü sektörlerin başında geliyor. Artan üretim maliyetleri ve küresel rekabet nedeniyle verimlilik artık sektörümüz açısından bir tercih değil, zorunluluk. Dijital dönüşümü yalnızca yeni yazılımlar kullanmak ya da üretime yeni teknolojiler eklemek olarak değerlendirmiyoruz. Asıl dönüşüm; üretimden elde edilen veriyi doğru okuyabilmek, kayıpları ölçebilmek, maliyetleri gerçek zamanlı takip edebilmek ve bu verileri karar alma süreçlerine aktarabilmek. Birliğimiz bünyesinde oluşturduğumuz Yapay Zeka, Dijital Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Komitemiz sektörümüzün dönüşüm ihtiyaçlarını yakından takip ediyor. UR-GE projemizi de bu anlayışla kurguluyoruz.” dedi. Her firmaya aynı reçete yerine firmaya özel dijital dönüşüm yol haritası Başkan Bağcı, “İhtiyaç analizinin ardından firma özelinde SIRI Dijital Olgunluk Değerlendirmesi yapılacak. Firmaların dijital dönüşüm yolculuğuna nereden başlamaları gerektiğini gösteren değerlendirme ve yol haritası aracı olan SIRI kapsamında, her firma için dijital olgunluk değerlendirme raporu oluşturulacak. Firmalarımızın dijitalleşme konusunda aynı noktada olmadığının farkındayız. Bir firmamız üretim kayıtlarını ağırlıklı olarak Excel üzerinden takip ederken başka bir firmamız entegre sistemlerle üretim verisini anlık izleyebiliyor. Dolayısıyla herkese aynı çözümü sunmak yerine firmalarımızı dijital olgunluk seviyelerine göre gruplandırmayı hedefliyoruz. İhtiyaç analizi sonrasında her firmamız için kendi üretim yapısına, altyapısına ve önceliklerine uygun bir SIRI Dijital Dönüşüm ve Yapay Zekâ Yol Haritası oluşturulmasını planlıyoruz.” dedi. Proje kapsamında firmaların “başlangıç”, “orta” ve “ileri” olmak üzere üç farklı dijital olgunluk seviyesinde değerlendirilmesi öngörülüyor. Bu sınıflandırma doğrultusunda firmalara farklılaştırılmış danışmanlık programları sunulması planlanıyor. Tasarımdan kalite kontrole yapay zekâ kullanım alanları belirlenecek Hazır giyim sektöründe yapay zekânın yalnızca tasarım ve pazarlamada değil, üretimin birçok aşamasında önemli fırsatlar sunduğuna işaret eden Çağlar Bağcı, projenin temel hedeflerinden birinin firmalar için doğru yapay zekâ kullanım alanlarını belirlemek olduğunu dile getirdi. Bağcı, “Yapay zekâyı moda sektöründe yalnızca görsel veya tasarım üreten bir teknoloji olarak görmemeliyiz. Üretim planlama, talep tahmini, kalite kontrol, stok optimizasyonu, maliyet ve kârlılık analizi, termin yönetimi, satış ve pazarlama gibi çok geniş bir alanda kullanma potansiyelimiz bulunuyor. Ancak yapay zekâdan verim alabilmenin ön koşulu doğru ve kullanılabilir veriye sahip olmak. Bu nedenle önce firmalarımızın veri altyapısını ve süreçlerini analiz edeceğiz, ardından yapay zekânın hangi operasyonlarda gerçek anlamda değer yaratabileceğini ortaya koyacağız.” diye konuştu. “UR-GE desteği firmalarımızın dönüşüm maliyetini önemli ölçüde azaltıyor” Firmaların dijital dönüşüm süreçlerinde yatırım ve danışmanlık maliyetlerini de göz önünde bulundurduğuna işaret eden Başkan Bağcı, UR-GE projelerinin sunduğu destek mekanizmasının özellikle KOBİ niteliğindeki ihracatçı firmalar açısından önemli bir fırsat olduğunu vurguladı. Bağcı, “Firmalarımız doğal olarak projeye katılmadan önce sağlayacağı faydanın yanında maliyetini de değerlendiriyor. UR-GE’nin en önemli avantajlarından biri burada ortaya çıkıyor. Proje kapsamında gerçekleştirilecek ihtiyaç analizi, danışmanlık, eğitim ve yurt dışı pazarlama gibi destek kapsamındaki faaliyetlerin giderleri Ticaret Bakanlığımız tarafından yüzde 75 oranında destekleniyor. Dolayısıyla firmalarımız, tek başlarına gerçekleştirmeleri halinde çok daha yüksek bütçeler ayırmaları gereken çalışmalara UR-GE çatısı altında önemli bir maliyet avantajıyla erişebiliyor.” dedi. “Teknoloji yatırımı yapmadan önce doğru yatırımın ne olduğunu belirlemek gerekiyor” Projenin doğrudan makine veya yazılım yatırımı sağlamaktan ziyade firmaların doğru teknoloji yatırımlarına hazırlanmasına odaklanacağını aktaran EHKİB Yapay Zekâ, Dijitalleşme ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Ertan Aslan, yanlış veya ihtiyaçlarla örtüşmeyen teknoloji yatırımlarının firmalara ek maliyet oluşturabileceğine dikkat çekti. Aslan, “Firmalarımıza ‘şu makineyi alın, bu yazılımı kullanın’ demek yerine öncelikle hangi sorunu çözmeleri gerektiğini ortaya koymak istiyoruz. Mevcut sistemler daha verimli kullanılabilir mi, hangi süreçler dijitalleştirilmeli, hangi veriler toplanmalı, sistemler arasında nasıl entegrasyon kurulmalı, yapılacak yatırım ne kadar sürede geri dönecek? Bunların cevaplarını ortaya koyduktan sonra teknoloji yatırımına yönelmek çok daha sağlıklı. Firmalarımızın dijital dönüşüm bütçelerini doğru alanlara yönlendirmelerine rehberlik etmeyi amaçlıyoruz.” dedi. Dijital dönüşüm ihracatla buluşacak Projenin önemli ayaklarından birinin de yapay zekâ destekli hedef pazar ve potansiyel alıcı analizleri olacağını belirten Ertan Aslan, dijital dönüşümün şirket içi verimlilik artışıyla sınırlı tutulmayacağını kaydetti. Katılımcı firmaların ürün grupları, fiyat seviyeleri, üretim kapasiteleri, minimum sipariş miktarları, termin kabiliyetleri, sertifikaları, sürdürülebilirlik performansları ve üretim teknolojileri gibi kriterlerin analiz edilmesinin planlandığını aktaran Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dijitalleşmeyi ihracattan bağımsız düşünmüyoruz. Proje kapsamında firmalarımıza sunulacak danışmanlık hizmetleri çerçevesinde, yapay zekâ ve veri analitiği destekli yöntemlerden yararlanılarak her firmanın ürün grupları, üretim kapasitesi, fiyat seviyesi, minimum sipariş miktarı, termin kabiliyeti, sertifikaları, sürdürülebilirlik performansı ve üretim teknolojileri doğrultusunda hedef pazar ve potansiyel alıcı analizlerinin gerçekleştirilmesini planlıyoruz. Bu danışmanlık çalışmaları sonucunda her firma için bir ‘Dijital Tedarikçi Profili’ oluşturulmasını hedefliyoruz. Böylece üreticilerimizin yalnızca ne ürettiklerini değil; üretim kabiliyetlerini, hız ve esnekliklerini, sürdürülebilirlik performanslarını ve teknolojik altyapılarını da uluslararası alıcılara daha etkin biçimde anlatabilmelerine katkı sağlayacağız.” Uluslararası teknoloji merkezleri ve iyi uygulamalar incelenecek UR-GE Projesi kapsamında firmaların dünyadaki teknolojik gelişmeleri yerinde takip etmelerine yönelik faaliyetlerin de planlandığını ifade eden Ertan Aslan, akıllı üretim, dijitalleşme, yapay zekâ ve üretim teknolojileri alanındaki uluslararası fuarlar, teknoloji merkezleri ve başarılı uygulama örneklerinin incelenmesinin yurt dışı pazarlama faaliyetleri içerisinde değerlendirileceğini belirtti. Aslan sözlerini şöyle tamamladı: “Dünyada hazır giyim üretiminin nereye gittiğini, yapay zekânın fabrikalarda nasıl kullanıldığını, otomasyon ve veri analitiğinin üretim süreçlerini nasıl değiştirdiğini yerinde görmek son derece önemli. Projemizin sonunda firmalarımızın sadece daha fazla dijital araç kullanan değil; verisini yöneten, maliyetlerini ve kayıplarını ölçen, üretimini optimize eden, doğru teknoloji yatırımını planlayan ve yapay zekâyı doğru operasyonlara entegre edebilen işletmelere dönüşmesini hedefliyoruz. Türk hazır giyim sektörünün gelecekteki rekabet gücünün teknoloji, sürdürülebilirlik, tasarım ve yüksek katma değer ekseninde şekilleneceğine inanıyoruz.” Projede yer almak isteyen firmaların, “Katılımcı Şirket Talep Yazısı” formunu doldurup imzalı ve kaşeli halini firma imza sirküleri fotokopisi ile en geç 11 Eylül 2026 Cuma günü mesai bitimine kadar Birliğin konfeksiyon@eib.org.tr e-posta adresine iletmeleri gerekmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Hazır Giyim Sektörü Paris’te Gücünü Gösterecek Haber

Türk Hazır Giyim Sektörü Paris’te Gücünü Gösterecek

Dünya moda endüstrisinin önemli merkezlerinden Paris’te yılda iki kez düzenlenen Premiere Vision Paris; hazır giyimden kumaşa, iplikten deriye, aksesuardan tasarıma kadar moda endüstrisinin tüm bileşenlerini aynı çatı altında buluşturuyor. EHKİB, 19 Türk hazır giyim ihracatçısıyla fuarda yer alarak sektörün üretim kabiliyetini, tasarım gücünü, esnek üretim altyapısını ve sürdürülebilirlik alanındaki dönüşümünü uluslararası alıcılara tanıtacak. Bağcı: “Fransa dünyanın en büyük üçüncü giyim ithalatçısı” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, Avrupa Birliği’nin Türkiye hazır giyim sektörünün en önemli ihracat pazarı olduğunu, Fransa’nın ise sektör açısından stratejik ülkelerin başında geldiğini söyledi. Türkiye’nin Fransa’ya hazır giyim ihracatının 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 azalarak 468 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini paylaşan Bağcı, şöyle devam etti: “Fransa, Türkiye genelinde en fazla hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı gerçekleştirdiğimiz 6’ncı büyük pazar konumunda. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğimiz açısından ise Fransa 8’inci büyük ihracat pazarımız. Fransa 2025 yılında yaklaşık 30 milyar dolarlık hazır giyim ithalatı gerçekleştirdi. ABD ve Almanya’nın ardından dünyanın en büyük üçüncü giyim ithalatçısı konumunda bulunuyor. Türkiye ise Çin, Bangladeş ve İtalya’nın ardından Fransa’nın dördüncü büyük giyim tedarikçisi. Bu tablo, Fransa pazarının sektörümüz açısından taşıdığı potansiyeli açık şekilde ortaya koyuyor.” “Türkiye fuarın en güçlü katılımcı ülkeleri arasında” Premiere Vision Paris’in Türk moda endüstrisinin Avrupa’daki konumunu güçlendirmesi açısından kritik bir platform olduğunun altını çizen Bağcı, Türkiye’nin fuardaki güçlü varlığının uzun yıllara dayandığını dile getirdi. Bağcı, “Türkiye; yaklaşık 200 kumaş, hazır giyim, deri ve aksesuar üreticisiyle Premiere Vision Paris’e en fazla katılımcı gönderen ülkelerin başında geliyor. Bu güçlü katılım, Türk moda endüstrisinin küresel tedarik zincirindeki öneminin de göstergesi. Türkiye olarak Avrupa’ya coğrafi yakınlığımız, hızlı ve esnek üretim kabiliyetimiz, güçlü tekstil ve hazır giyim altyapımız, tasarım yetkinliğimiz ve sürdürülebilir üretime yönelik yatırımlarımızla rakiplerimizden ayrışıyoruz.” diye konuştu. “Fiyat rekabetinden katma değer rekabetine geçmek zorundayız” Türk hazır giyim sektörünün son yıllarda küresel pazarlarda yoğun bir rekabet ortamıyla karşı karşıya olduğuna işaret eden Bağcı, artan üretim maliyetleri nedeniyle Türkiye’nin özellikle fiyat odaklı siparişlerde Asyalı ve Kuzey Afrikalı rakipleriyle rekabet etmekte zorlandığını vurguladı. Bağcı sözlerini şöyle sürdürdü: “Hazır giyim sektörümüzün küresel rekabette yeniden ivme kazanması için fiyat rekabetinden ziyade tasarım, inovasyon, sürdürülebilirlik, dijitalleşme, hızlı teslimat ve yüksek katma değerli üretime odaklanması gerekiyor. Avrupa’nın yakın coğrafyadan tedarik eğilimi Türkiye açısından önemli bir fırsat. Bu avantajı kalıcı hale getirmek için müşterilerimizle doğrudan temasımızı artırmamız ve uluslararası fuarlarda güçlü şekilde yer almamız gerekiyor. Premiere Vision Paris’i bu açıdan yalnızca bir fuar değil, sektörümüzün Avrupa’daki mevcut müşterileriyle ilişkilerini geliştirdiği ve yeni iş bağlantıları kurduğu stratejik bir platform olarak görüyoruz.” Seyfeli: “Fransa pazarındaki payımızı korumak ve büyütmek istiyoruz” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Dış Pazar Komitesi Başkanı Seray Seyfeli ise Türk hazır giyim sektörünün son dönemde artan üretim maliyetleri nedeniyle geçmiş yıllardaki maliyet avantajını önemli ölçüde kaybettiğine dikkat çekti. Türkiye’nin Fransa pazarındaki güçlü konumunu korumasının sektör açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Seyfeli, “Fransa pazarında hemen arkamızda Hindistan, Vietnam ve Tunus gibi güçlü ihracatçı ülkeler bulunuyor. Bu ülkelere karşı mevcut konumumuzu korumak ve pazar payımızı artırmak için müşterilerimizle yakın temas halinde olmamız gerekiyor. Premiere Vision Paris gibi sektörün küresel ölçekte referans kabul edilen fuarlarına düzenli katılım sağlamamız bu nedenle çok önemli.” dedi. “Müşteriye yakın olmak her zamankinden daha önemli” Avrupalı markaların tedarik kararlarında fiyatın yanı sıra hız, esneklik, kalite, düşük adetli üretim kabiliyeti, sürdürülebilirlik ve izlenebilirlik kriterlerinin giderek daha belirleyici hale geldiğine işaret eden Seyfeli, Türkiye’nin bu alanlarda önemli avantajlara sahip olduğunu kaydetti. Seyfeli, “Avrupa pazarına yakınlığımız sektörümüzün en önemli avantajlarından biri. Ancak yalnızca coğrafi yakınlık yeterli değil. Alıcıların değişen beklentilerini yakından takip etmek, sürdürülebilir üretim altyapımızı geliştirmek, tasarım ve koleksiyon gücümüzü artırmak ve müşterilerimizle sürekli iletişim halinde olmak zorundayız. PV Paris bu anlamda sektörümüz için son derece değerli. EHKİB olarak fuara 19 firmamızla katılıyoruz. Firmalarımızın yeni müşterilere ulaşmasını sağlarken mevcut müşterileriyle ticari ilişkilerini güçlendirmelerini hedefliyoruz.” diye konuştu. 40 ülkeden yaklaşık 1.000 üretici Paris’te buluşacak Küresel moda endüstrisinin önemli buluşma noktalarından Premiere Vision Paris Fuarı, dünyanın dört bir yanından tekstil ve moda profesyonellerini bir araya getirecek. Fuar kapsamında iplik, kumaş, deri, hazır giyim, aksesuar ve tasarım başta olmak üzere moda endüstrisinin farklı alanlarında faaliyet gösteren 40 ülkeden yaklaşık 1.000 üreticinin koleksiyonlarını uluslararası alıcıların beğenisine sunması bekleniyor. Premiere Vision Paris’in Şubat 2026 edisyonunu yaklaşık 20 bin sektör profesyoneli ziyaret etmişti. Eylül buluşmasında da dünyanın önde gelen moda markalarının satın alma ekipleri, tasarımcılar, üreticiler, tedarikçiler ve sektör profesyonellerinin Paris’te bir araya gelmesi bekleniyor. EHKİB’den uluslararası pazarlarda kesintisiz tanıtım Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, Türk hazır giyim sektörünün uluslararası pazarlardaki görünürlüğünü artırmak, ihracatçıların yeni müşterilere ulaşmasını sağlamak ve mevcut pazarlardaki konumunu güçlendirmek amacıyla Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’na uzun yıllardır düzenli olarak milli katılım organizasyonu gerçekleştiriyor. EHKİB, 1-3 Eylül 2026 tarihlerindeki organizasyonla Premiere Vision Manufacturing Paris’e 21’inci kez milli katılım gerçekleştirerek Ege Bölgesi’nin tasarım, üretim, kalite ve sürdürülebilirlik kabiliyetini dünyanın önde gelen moda profesyonelleriyle buluşturacak. Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’na EHKİB milli katılımıyla katılan firmalar: AKÇAKAYA GROUP TEKSTİL BETA KONF. TEKSTİL BETOBE TEKSTİL BÜŞRA TRİKO TEKSTİL COLLETTİ TOROSAN DEMİRIŞIK TEKS. KONF. DND TEKSTİL FORMAL TRİKO TEKSTİL GÜLSEN TEKS. İYA TEKSTİL KREATEKS TEKSTİL MEBA DIŞ TİCARET TEKSTİL MERGÜ TEKSTİL KONF. MODALT TEKSTİL KONF. ÖZTEK HAZIR GİYİM RAL TEKSTİL RASA TEKSTİL SELEKSİYON TEKSTİL TEORI TOPTAN İMALAT İHR. TEKSTİL Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Endonezya Tekstilinin   Avrupa’ya Açılan Kapısı Oldu Haber

Türkiye Endonezya Tekstilinin  Avrupa’ya Açılan Kapısı Oldu

Tasarımların, trendlerin ve markaların bir araya geldiği İstanbul Fashion Connection (IFCO), Endonezya tekstilinin Avrupa’ya açılan en önemli kapısı oldu. İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen IFCO kapsamında, Endonezya Uluslararası Mütevazı Moda Festivali’nin (IN2MOTIONFEST) tanıtımı yapıldı. 14–18 Ekim 2026 tarihleri arasında Cakarta’da düzenlenecek olan IN2MOTIONFEST 2026'nın en önemli tanıtım noktası olan IFCO’da Endonezya, ülke standı ile yer aldı. Endonezya’nın muhafazakâr giyim tarzını yansıtan son trend kreasyonların sergilendiği stant, Türk tekstilinin önemli isimlerinin buluşmasına sahne oldu. Endonezya Merkez Bankası (Bank Indonesia), Endonezya Moda Odası (IFC) ve Endonezya Muhafazakâr Yaratıcı Endüstrisi (IKRA) platformu aracılığıyla İstanbul’da gelen heyet üyeleri, Türkiye’nin kendileri için çok kıymetli olduğunu belirttiler. Endonezya Merkez Bankası yetkilisi Ndari Surjaningsihi, "İstanbul, tekstil ve hazır giyim endüstrisi açısından dünyadaki en iyi yerlerden biri" dedi. İki yıldır katıldıkları IFCO'nun kendileri için çok özel bir deneyim olduğunu belirten Surjaningsihi, “Endonezya, tasarım, üretim, islami finansman, dijitalleşme ve küresel pazarlara erişim dâhil tüm değer zincirini güçlendirerek dünyanın önde gelen mütevazı moda merkezlerinden biri olma vizyonunu sürdürüyor. Köklü geçmişi, endüstrisi ve Avrupa, Orta Doğu ile Orta Asya’ya açılan güçlü konumuyla Türkiye de, dünyanın önemli mütevazı moda merkezlerinden biri. Etkinliğin İstanbul’da gerçekleştirilmesi, müslüman ülkeler arasında daha kapsayıcı ve bağlantılı bir küresel mütevazı moda ekosistemi inşa etme hedefinin somut bir yansımasıdır” dedi. Endonezya Uluslararası Mütevazı Moda Festivali’nin (IN2MOTIONFEST) iki ülke arasındaki iş birliğini defilelerin ötesine taşıdığını da belirten Surjaningsihi, “Ticaret, yatırım, insan kaynağı geliştirme, tasarımcı değişimi ve endüstriyel ağların güçlendirilmesi gibi alanlarda somut adımların atılması hedefliyoruz. İki ülke sanayicileri arasında somut iş birliklerini artırmak mütevazı modanın küresel helal ekonomisinin büyümesine katkısını güçlendirmek ve Endonezya’yı dünyanın mütevazı moda endüstrisinde stratejik bir ortak haline getirmek istiyoruz” dedi. “TÜRKİYE AVRUPA PAZARINA AÇILAN KAPI” Endonezya Muhafazakâr Yaratıcı Endüstrisi (IKRA) Konseyi Temsilcisi Ali Charisma da, kendileri için Avrupa pazarına açılan bir kapı konumundaki Türkiye’nin çok önemli olduğunu belirterek, ”Endonezya ve Türkiye moda endüstrileri arasında daha güçlü iş birlikleri kurulmasını ve iki pazar için karşılıklı fayda sağlayacak fırsatların oluşturulmasını hedefliyoruz” dedi. RENKLİ DEFİLE Endonezya ekibi, AB ülkeleri, Birleşik Krallık, Rusya, Ukrayna ve ABD başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından alıcı firmalar ile ihracata yönelik katılımcıların bir araya geldiği IFCO’da bir de defileye imza attı. Endonezya’nın önde gelen moda tasarımcıları Febry Ferry Fabry, Boolao, Nissa Khoirina, Dama Kara, Eiwa ve Sofie yeni kreasyon ürünlerini düzenledikleri bir defile ile sergiledi. Türk mankenlerin katılımıyla gerçekleştirilen defile kapsamında katılımcı tasarımcılar, Endonezya'nın zengin geleneksel kumaş kültürü olan Wastra’dan ilham alan koleksiyonlarını sundu. Endonezya’nın geleneksel tekstil mirası ve çeşitliliğini modern muhafazakâr moda perspektifiyle yeniden yorumlayan tasarımlar, konukların beğenisini kazandı. Defileyi Endonezya Merkez Bankası yetkilisi Ndari Surjaningsih ile Endonezya İstanbul Konsolosluğu Ekonomik İşler Müşaviri Hannan Hadi de izledi. Defilenin sunumunu ise, projenin Endonezya - Türkiye arasındaki uluslararası yönetimini de yapan moda yazarı Ümit Temurçin gerçekleştirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sanayi ve Meslek Liseleri Güçbirliği Projesi Yeniden Başlıyor Haber

Sanayi ve Meslek Liseleri Güçbirliği Projesi Yeniden Başlıyor

2019 yılında EGSD ve EHKİB iş birliğiyle başlatılan “Sanayi ve Meslek Liseleri Güçbirliği Projesi”, 2026-2027 eğitim öğretim yılında daha sistemli ve sürdürülebilir bir mentorlük modeliyle devam edecek. Projenin temel amacı, öğrencilerin yalnızca okulda aldıkları teorik eğitimle değil, sektörün ihtiyacı olan yetkinlikler ile tanışmalarını sağlamak. Öğrencilerin hazır giyim ve tekstil sektörünü yakından tanımaları, farklı meslekleri ve kariyer olanaklarını görmeleri, firmaların çalışma ortamını deneyimlemeleri ve eğitimlerini sektörün ihtiyaçlarıyla buluşturmaları hedefleniyor. “Öğrenci sektörü tanımadan doğru bir tercih yapamaz” Projenin ilk döneminde İzmir kent merkezinde Moda Tasarım Teknolojileri Alanı bulunan mesleki ve teknik Anadolu liseleri ziyaret edilmiş, sektörün öğrenciler tarafından daha yakından tanınması için çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmişti. Bu kapsamda 10 mesleki ve teknik Anadolu lisesi proje kapsamına alınırken, üye 40 firma ile okullar eşleştirildi. Firma temsilcileri ve okul yönetimleri arasında doğrudan iletişim kurulması sağlandı. Öğrenciler ve öğretmenler firmalara teknik geziler gerçekleştirirken, okulların derslerde ihtiyaç duyduğu kumaş ve aksesuar malzemeleri de sektör temsilcileri tarafından karşılandı. Kariyer günlerinde okulları ziyaret eden sektör temsilcileri, sektörü anlatarak öğrencilerin alan tercihlerini bilinçli şekilde yapmalarına katkı sundu. EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akçakaya, projenin temelinde, sektörün kendi geleceğine sahip çıkmasının bulunduğunu belirterek şunları söyledi: “Biz bu projeye sadece okullara destek olalım diye başlamıyoruz. Gençlerimizin sektörü tanımasını istiyoruz. Bir öğrenci çalışacağı ortamı, yaptığı işin nereye dokunduğunu ve önünde nasıl bir kariyer olduğunu gördüğünde mesleğine bakışı da değişiyor. Biz sanayiciler olarak gençlerin sektörümüzü tercih etmelerini bekliyoruz. Bu nedenle sektörümüzün geleceği için meslek liseleriyle daha yakın çalışmayı çok önemsiyoruz.” Akçakaya, projenin gönüllülük esasına dayanmasının da önemli olduğunu vurgulayarak, “Her firmanın yapabileceği katkı farklı olabilir. Önemli olan bu desteğin süreklilik kazanması” dedi. “Meslek lisesi öğrencisi sektörün en büyük potansiyellerinden biri” EHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Çağlar Bağcı, hazır giyim sektörünün güçlü üretim altyapısının devamlılığı için gençlerin sektöre kazandırılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Bağcı: “Sektör olarak bugün nitelikli insan kaynağı konusunda yaşadığımız sıkıntıyı yarının da sorunu haline getirmemeliyiz. Bunun yolu da gençlerle daha okul sıralarındayken buluşmaktan geçiyor. Meslek lisesinde okuyan bir öğrencinin fabrikayı, tasarım ofisini, üretim sürecini görmesi; orada çalışan insanlarla konuşması çok kıymetli. Çünkü mesleğini tanıyan genç, geleceğiyle ilgili kararını da daha bilinçli veriyor. Projenin başında tüm okulları ziyaret ettik, öğretmenlerimiz büyük özveri ve istekle çalışıyorlar onlara şükran borçluyuz. Sanayicinin okulla kurduğu bağ ne kadar güçlü olursa, eğitimdeki ihtiyaçları ve sektördeki değişimi de o kadar doğru anlatabiliriz. Bu nedenle okul-sanayi iş birliğini bir proje dönemiyle sınırlı görmüyoruz” dedi. “Gençlerimize sektörün geleceğinde yerleri olduğunu göstermek istiyoruz” ETHİB Sanayi- Üniversite İş Birliği Eğitim Komitesi Başkanı Tevfik Aksu ise projenin yalnızca öğrencilere yönelik bir destek çalışması olarak değil, sektör ile gençler arasında uzun vadeli bir bağ kurulması açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Aksu, “Proje kapsamında belirlediğimiz 10 meslek lisesini düzenli olarak ziyaret ederek, her bir okulun ihtiyaçlarını yakından takip etmek ve gönüllü olarak okulu sahiplenen firmalarımızın desteğiyle bu ihtiyaçlara birlikte çözüm üretmek istiyoruz. Öğrencilerin tekstil ve hazır giyim sektörünü yakından tanımalarını, sektöre ilişkin farkındalık kazanmalarını ve aidiyet duygusu geliştirmelerini sağlayacak çalışmaların okullarımızda hayata geçirilmesini önemsiyoruz. Gençlerimizin tekstil ve hazır giyimin geçmişten bugüne devam eden, kendilerine farklı kariyer fırsatları sunabilecek ve gelecekte de ihtiyaç duyulacak bir sektör olduğunu görmelerini istiyoruz. Onlara, sektörün kendilerini önemsediğini ve eğitim hayatları boyunca yanlarında olduğunu hissettirebilirsek, bu projenin en önemli amacına ulaşmış olacağız” dedi. “Mentorlük modelini kalıcı hale getirmek istiyoruz” EHKİB Eğitim Komitesi Başkanı Mehmet Peköz ise yeni dönemde projenin daha düzenli bir iletişim ve takip sistemiyle yürütüleceğini belirterek, okullar ile firmaların yalnızca belirli dönemlerde değil, eğitim yılı boyunca iletişim halinde olmasını hedeflediklerini söyledi. Peköz , “Geçmiş yıllarda çok güzel çalışmalar yaptık. Şimdi bu deneyimi daha sistemli bir yapıya taşımak istiyoruz. Güncel iletişim grupları oluşturulacak ve ihtiyaçlar doğrudan ilgili firmalara aktarılacak. Böylece okulların ihtiyaçlarının daha hızlı çözüme kavuşacağına inanıyoruz ” dedi. “Eğitim sadece okulda verilen bir şey değil” EGSD Eğitim Komitesi Başkanı Zeynep San ise sektörün öğrencilerle doğrudan temasın önemine dikkat çekti. San, “Bir öğrencinin bir fabrikaya girip üretimin nasıl yapıldığını görmesi ya da sektörde yıllardır çalışan bir kişinin kendi deneyimini anlatması, bazen saatlerce anlatılabilecek bir konuyu birkaç dakikada anlaşılır hale getiriyor. Bu nedenle sektör temsilcilerinin okullara girmesi ve öğrencilerin de işletmeleri görmesi çok değerli.” diye konuştu. San, geleceğe dönük yeni fikirlerin de proje kapsamında değerlendirilmesini istediklerini belirterek, “Örneğin okullarda bir moda kütüphanesi oluşturulması, öğrencilerin güncel tasarım ve üretim kaynaklarına ulaşabilmesi gibi fikirleri de konuşuyoruz. Burada önemli olan, okulların gerçek ihtiyacını dinlemek ve sektör olarak buna birlikte çözüm üretmek” dedi. Proje kapsamında ; EGSD, EHKİB ve ETHİB Eğitim Komiteleri, projenin yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir çalışma olarak değil, İzmir'de tekstil ve hazır giyim sektörünün geleceği ile mesleki eğitim arasında kalıcı bir köprü kurulması açısından değerlendirilmesini amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mavi FTSE4Good Sürdürülebilirlik Endeksi’ne Girmeye Hak Kazandı Haber

Mavi FTSE4Good Sürdürülebilirlik Endeksi’ne Girmeye Hak Kazandı

London Stock Exchange Group’a (LSEG) bağlı olan ve toplam 47 gelişmiş ve gelişmekte olan piyasada 8.500’den fazla şirketi değerlendiren FTSE Russell’ın, 2001 yılında oluşturduğu FTSE4Good, dünyanın en eski ve en yerleşik çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) odaklı hisse senedi endeks ailelerinden biri olarak kabul ediliyor. Endekse dahil olabilen şirketlerin, yalnızca kamuya açık kaynaklardan elde edilen veriler üzerinden 14 tema ve ortalama 125 gösterge doğrultusunda yapılan bağımsız değerlendirmede, belirlenen standartları karşılayabilmesi gerekiyor. FTSE4Good Emerging Index listesinde 23 farklı pazardan 1.023 şirket bulunuyor. “Sürdürülebilirlik yolculuğumuza kararlılıkla ve emin adımlarla devam ediyoruz” Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Sürdürülebilirlik, özellikle son 6 yıldır şirket stratejimizin temel yapıtaşı konumunda. Kaliteyle sürdürülebilir büyüme üzerine kurduğumuz; İnsan, Çevre, Toplum ve Denim’i odağına alan All Blue stratejimiz kapsamında sürdürülebilirliği şirket kültürüne, vizyonumuza, iş yapış şekillerine, ürünlere ve büyüme hedeflerimize entegre etmek üzere önemli yol aldık. Yolculuğumuzda en başından beri, dünyanın öncü jean ve lifestyle markalarından biri olmanın verdiği sorumlulukla, uzun vadeli değer yaratma hedefiyle hareket ediyoruz. İnovasyon, tasarım, dijitalleşme ve müşteri odaklı yaklaşımımızla desteklediğimiz sürdürülebilirlik çalışmalarımızın, FTSE4Good Sürdürülebilirlik Endeksi ile birlikte global arenada bir kez daha başarıyla taçlandırılmış olmasından mutluluk duyuyoruz. Bu yıl FTSE4Good Emerging Index’e girmeye hak kazanmamız, sürdürülebilirlik performansımızın uluslararası ölçekte bağımsız ve güvenilir bir metodoloji ile bir kez daha onaylanması anlamına geliyor. Sektörümüzdeki öncü rolümüze işaret eden bu güzel gelişme; TIME Sürdürülebilir Büyüme araştırmasında dünyanın en iyi ikinci şirketi ve moda sektörünün lideri olmak ya da CDP’den son üç yıldır üst üste double A notu alarak global iklim liderleri arasında yer almak gibi; bizi hem gururlandırıyor hem de bu alandaki kararlılığımızı ortaya koyuyor. FTSE4Good endeksleri, ESG uygulamaları ortaya koyan şirketlerin performansının ölçülmesi, sorumlu yatırım fonları başta olmak üzere çeşitli yatırım ürünlerinin oluşturulması ve değerlendirilmesi amacıyla geniş bir yatırımcı kitlesi tarafından referans olarak kullanılıyor. Mavi’nin de bu endekste yer almasının da, uluslararası yatırımcılar nezdindeki güvenilirliğimizi daha da pekiştireceğine inanıyorum. Bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarıma; bize güvenen yatırımcılarımıza, iş ortaklarımıza ve müşterilerimize teşekkür ediyorum.” Global sürdürülebilirlik liderleri arasındaki yerini güçlendiriyor Mavi, bu yılın başında, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak amacıyla iş dünyasının işleyişini değiştirmeyi hedefleyen dünyanın en büyük çevre raporlama platformu CDP’nin (Carbon Disclosure Project) İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programlarının her birinden A notu alarak, üçüncü kez üst üste çift A notuyla CDP’nin global iklim liderleri arasına girmeye hak kazandı. TIME Dergisi ve küresel veri analizi platformu Statista tarafından hazırlanan “World’s Best Companies - Sustainable Growth” isimli araştırmada, önceki yıla göre altı basamak yükselerek, sürdürülebilir büyümede dünyanın en iyi 2’nci şirketi seçildi ve global hazır giyim sektöründeki liderliğini sürdürdü. S&P Global tarafından 9.200 şirketin değerlendirildiği Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi (Corporate Sustainability Assessment – CSA) kapsamında gösterdiği güçlü performans ile “The Sustainability Yearbook 2026”ya girmeye hak kazandı. Paris İklim Anlaşması’yla uyumlu şekilde belirlediği kısa dönem emisyon azaltım hedeflerinin ardından, 2025’te net zero emisyon azaltım hedefleri de, Science Based Targets initiative (SBTi) tarafından onaylandı. Bu gelişme, markanın sürdürülebilirlik çalışmalarının bilim temelli ve titizlikle yürütüldüğünün önemli bir göstergesi oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koton, Zorlu Piyasa Koşullarına Rağmen Dirençli Performansını Sürdürdü  Haber

Koton, Zorlu Piyasa Koşullarına Rağmen Dirençli Performansını Sürdürdü 

Yurt içinde uygulanan dezenflasyon programı ve sıkı para politikası koşullarının tüketici talebini sınırlandırmaya devam ettiği ve döviz kurlarının enflasyon artışının belirgin ölçüde altında seyrettiği yılın ilk yarısında, Koton’un konsolide satışları yaklaşık 18 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Satın alma maliyetlerini enflasyonun altında tutmayı başaran ve stok yönetimindeki etkinliğini artıran Koton, jeopolitik gerilimlerin maliyetler üzerindeki olumsuz etkilerine rağmen brüt kâr marjını yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine kıyasla 0,5 puan artırarak %54,7 seviyesine taşıdı. Enflasyonist baskıların ve enflasyonun üzerinde artan kira giderlerinin etkisi altındaki bu dönemde faaliyet giderleri etkin şekilde yönetildi. Kur farkı gelirlerindeki önemli gerilemeye karşın, disiplinli gider yönetimi sayesinde FAVÖK marjı dirençli kalarak %21,4 seviyesinde gerçekleşti. Koton, bu dönemde stoklarını yıllık bazda %15 ve finansman giderlerini %27 azaltarak yaklaşık 1,8 milyar TL seviyesinde güçlü serbest nakit akışı yarattı. Yurt İçi Mağazacılıkta Sektöre Paralel, Yurt Dışı Mağazacılıkta ise %10 Reel Büyüme Gerçekleşti Yurt içinde tüketici talebindeki zayıflığın yılın ilk yarısında artarak devam etmesi, hazır giyim sektörünü baskı altında tutarken, Koton’un yurt içi mağazacılık satışları sektöre paralel bir performans sergiledi. Yurt dışı mağazacılık satışları ise, faaliyet gösterilen coğrafyalardaki jeopolitik çatışmaların olumsuz etkilerine rağmen, yeni açılan mağazaların ve operasyonel iyileştirmelerin katkısıyla yılın ilk yarısında %10 reel büyüme kaydetti. Bu dönemde yurt dışı operasyonlarının brüt kâr marjı da yıllık bazda 11 puan arttı. Körfez Bölgesi’nde Toplam Satışlar ABD Doları Bazında %99 Büyüdü Apparel Group ortaklığıyla yönetilen Körfez Bölgesi’nde, Temmuz 2026 itibarıyla yıl başından bu yana 6 yeni mağaza daha açıldı. Bölgede yaşanan çatışmaların olumsuz etkilerine rağmen, LFL mağazacılık satışları yılın ilk yarısında ABD Doları bazında %4,7, dönüşüm programı ve yeni açılan mağazaların katkısıyla toplamda ise yıllık bazda %99 büyüdü. Koton’un Mağaza Sayısı 466’ya Ulaştı Koton, 2026 yılının ilk yarısında 11 yeni mağaza açılışı ve 11 mağaza kapanışı gerçekleştirdi. Temmuz ve Ağustos ayının ilk yarısında yurt dışındaki yeni açılışların katkısıyla toplam mağaza sayısı 466’ya yükseldi. Şirket, yılın ikinci yarısında uluslararası büyümesini hızlandırarak özellikle yurt dışı pazarlardaki mağaza yatırımlarına ağırlık vermeyi planlıyor. Koton Club 10 Milyon Üyeyi Aştı, Omnichannel Dönüşüm Tamamlandı Koton’un müşteri sadakat programı Koton Club’ın yurt içindeki üye sayısı Temmuz 2026 itibarıyla 10 milyonu aştı. Programın, yurt dışında CIS Bölgesi ve Sırbistan’ın ardından, yılın ikinci yarısında Gürcistan ve Fas’ta da devreye alınması planlanıyor. Omnichannel stratejisi kapsamında yurt içinde mağaza stoklarının e-ticaret kanalıyla entegrasyonu tamamlandı. Temmuz ayında Gebze’deki e-ticaret deposunun kapatılmasıyla stokların daha etkin yönetilerek operasyonel verimliliğin artırılması ve müşteri taleplerine daha hızlı yanıt verilmesi hedefleniyor. CEO Dr. A. Bülent Sabuncu’nun Değerlendirmeleri Koton CEO’su Dr. A. Bülent Sabuncu, şirketin 2026 yılı ilk yarı performansı ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “2026 yılına, Türkiye’de enflasyonun ve buna bağlı olarak finansman maliyetlerinin kademeli olarak gerileyeceği ve faaliyet ortamının yıl içinde öngörülebilirliğinin artacağı beklentisiyle başlamıştık. Ancak ilk çeyrek sonunda Ortadoğu’da başlayan jeopolitik gerilim ve CIS Bölgesi’nde devam eden çatışma ortamının etkisiyle küresel ve yurt içi piyasalarda artan dalgalanmalar, faaliyet ortamının yılın başında öngördüğümüzden daha zorlu ve belirsiz hale gelmesine neden oldu. Türkiye’de dezenflasyon programı ve sıkı para politikası da tüketici talebi üzerindeki baskısını sürdürürken, küresel çatışmaların etkisiyle maliyetler ve finansman giderlerinde artışlar gerçekleşti. Bu zorlu ortamda, güçlü operasyonel çevikliğimiz ve finansal disiplinimiz sayesinde dirençli bir performans sergiledik. Etkin stok ve işletme sermayesi yönetimi ile disiplinli gider kontrolü sayesinde operasyonel karlılığımızı ve nakit yaratma gücümüzü korurken, yüksek faiz ortamında finansman giderlerimizi azaltmayı başardık. Yurt içinde sektöre paralel bir performans gösterirken, yurt dışında enflasyonun altında artan döviz kurlarına rağmen reel büyümemizi hızlandırarak büyüme stratejimizi kararlılıkla sürdürdük. Yılın ilk yarısında yaşanan makroekonomik gelişmeler ve T.C. Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyonu beklentisindeki yukarı yönlü güncelleme doğrultusunda, yıl sonu beklentilerimizi güncelliyoruz. Yıl sonu satış büyüme beklentimizi yatay – düşük tek haneli büyüme olarak yeniliyoruz. Bu yıl içinde açmayı planladığımız bazı yeni mağaza açılışlarını bir sonraki yıla erteliyoruz ve yıl sonu net mağaza artış beklentimizi 5’in üzerinde olacak şekilde güncelliyoruz. Kar marjları, net finansal borçluluğun FAVÖK’e ve yatırım harcamalarının satışa oranları beklentilerimizi ise koruyoruz. Önümüzdeki dönemde uzun vadeli büyüme stratejimiz doğrultusunda operasyonel verimlilik ve finansal disiplin odağımızı korurken, faaliyetlerimizi ve müşteri deneyimimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Brand Finance tarafından Türkiye’nin en değerli 35. markası olarak gösterilmemiz, Koton’un güçlü marka konumunun ve uzun vadeli değer yaratma potansiyelinin önemli bir göstergesi olurken, önümüzdeki dönemde de bu değeri daha da ileri taşımaya odaklanacağız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri İhracat Rekorlarını Otomatiğe Bağladı Haber

Ege İhracatçı Birlikleri İhracat Rekorlarını Otomatiğe Bağladı

Ege İhracatçı Birlikleri temmuz ayında ihracatını yüzde 7’lik artışla 1 milyar 634 milyon dolardan 1 milyar 746 milyon dolara taşıdı ve aylık bazda tarihinin en yüksek ihracat rakamına imza attı. EİB’nin bundan önceki rekoru geçen haziran ayındaki 1 milyar 743 milyon dolardı. EİB böylelikle iki ay üst üste ihracat rekoru kırma başarısı gösterdi. Ege İhracatçı Birlikleri’nin sanayi ürünleri ihracatı yüzde 4’lük artışla 880 milyon dolardan 911 milyon dolara çıkarken, tarım sektörlerinin ihracatı yüzde 5’lik yükselişle 647,5 milyon dolardan 677,5 milyon dolara ilerledi. Madencilik sektörü yüzde 47’lik rekor artışla ihracatını 106,8 milyon dolardan 157 milyon doların üzerine taşıdı. Demir ve demirdışı metaller zirvedeki yerini korudu Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, temmuz ayında 221,5 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korurken, 7 aylık dönemde 1 milyar 530 milyon dolarlık, son bir yıllık dönemde 2 milyar 603 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koydu. Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı 2 milyar dolara koşuyor Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği 191,8 milyon dolarlık ihracatla zirve takibini sürdürdü. 2026 yılı ocak – temmuz döneminde 1 milyar 141 milyon dolarlık ihracata imza atan ESÜHMİB son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde14’lük artışla 1 milyar 993 milyon dolara taşıdı ve ağustos ayında yıllık ihracatının 2 milyar doları aşacağının sinyalini verdi. Maden ihracatında 1,5 milyar dolar hedefi 5 ay önce aşıldı Temmuz ayında yüzde 47’lik ihracat artışıyla EİB çatısı altında ihracat artış rekortmeni olan Ege Maden İhracatçıları Birliği 157,1 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. EMİB, son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde 11’lik artışla 1 milyar 519 milyon dolara çıkardı ve 2026 yılı sonu için belirlediği 1,5 milyar dolar ihracat hedefine 5 ay önce ulaşma başarısı gösterdi. Hazır giyim sektörü ihracat artışını 3 aya taşıdı Mayıs ve haziran aylarında ihracatını artırma başarısı gösteren Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, temmuz ayında da ihracatını yüzde 1 artırdı ve 129,6 milyon dolar dövizi hanesine yazdırdı. EHKİB’in ihracat artış serisi 3 aya ulaştı. Taze meyve sebze ihracatı uçuşa geçti Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2025 yılı temmuz ayında 94,5 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı temmuz ayında yüzde 32’lik artışla 124,8 milyon dolara ilerletti. Bu artışta taze meyve sebze ihracatındaki yüzde 193’lük artış etkili oldu. Tütün ihracatı yatay bir seyir izledi Temmuz ayında Tütün Araştırmaları Bilimsel İş Birliği Merkezi (CORESTA)’nin 65’inci Zirai Kimyasal Analiz Alt Grup Toplantısı’nda 17 farklı ülkeden gelen bilim insanlarını Türkiye’de ağırlayan Ege Tütün İhracatçıları Birliği 106,4 milyon dolarlık ihracata imza atarken 2025 yılı temmuz ayındaki performansını tekrarladı. ETİB’in son 1 yıllık dönemde ihracatı yüzde 3’lük artışla 1 milyar 1 milyon dolardan 1 milyar 29 milyon dolara çıktı. Hububat bakliyat yağlı tohumlar ihracatı 89,3 milyon dolar Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, temmuz ayında gerçekleştirdiği ihracatla 89 milyon 270 bin dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı Kuru meyve ihracatı 1 milyar doların üzerinde tutunuyor Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirimizi dünyanın dört bir tarafına ulaştıran Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, iklim krizi ve rekolte düşüşlerine rağmen temmuz ayında 73 milyon doarlık ihracat başarısı ortaya koydu. EKMİB son 1 yıllık dönemde 1 milyar 13 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi ve 1 milyar doların üzerinde tutunmayı başardı. Mobilya kâğıt ve orman ürünlerinde ibre yukarı yönlü 2026 yılında fuarlar, ticaret heyetleri, tasarım yarışmalarıyla arı gibi çalışan Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği temmuz ayında ihracatını yüzde 15’lik artışla 63,3 milyon dolardan 72,6 milyon dolara yükseltti Tekstil sektörü ihracatını yüzde 15 artırdı Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği temmuz ayında ihracatını yüzde 15’lik artışla 33,7 milyon dolardan 38,8 milyon dolara ilerletti. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin ihracattaki kan kaybı temmuz ayında da sürdü. Temmuz ayında ihracatı yüzde 49 düşen EZZİB 17 milyon 558 bin dolarlık ihracat yaparken, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 17 milyon 442 bin dolarlık ihracata imza attı. Ege Bölgesi’nin ihracatı 3 milyar doları aştı Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Ege Bölgesi’nin temmuz ayındaki ihracatı yüzde 6’lık artışla 2 milyar 838 milyon dolardan 3 milyar 6 milyon dolara çıktı ve 3 milyar doları aştı. İzmir, 1 milyar 714 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi ihracatının yüzde 57’sini tek başına gerçekleştirirken İzmir’de kurulu iki serbest bölge İzmir’in ihracatına 295 milyon dolarlık katkı sağladılar. Denizli ihracatını yüzde 17 artırarak 416 milyon dolardın 483,8 milyon dolara çıkardı ve bu başarısıyla Manisa’yı geride bırakarak Ege Bölgesi’nde en çok ihracat yapan ikinci il konumuna yükseldi. Manisa’nın ihracatı yüzde 21’lik azalışla 445,8 milyon dolardan 353,3 milyon dolara geriledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'nin Temmuz Ayı İhracatı 25,6 Milyar Dolar Oldu Haber

Türkiye'nin Temmuz Ayı İhracatı 25,6 Milyar Dolar Oldu

Türkiye temmuz ayını 25,6 milyar dolarlık ihracatla tamamladı. 2026'da yedi aylık ihracat 161,6 milyar dolar olurken, son 12 aylık ihracat ise, 278,6 milyar dolara yaklaştı. Temmuz ayı ihracat verileri Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe tarafından İstanbul'da açıklandı. TİM Başkanı Mustafa Gültepe, büyük bölümü pariteden kaynaklanmakla birlikte 2026'nın ilk yarısını yüzde 3,6'lık ihracat artışı ile kapattıklarını hatırlattı. Tüm zorluklara rağmen ikinci yarıya da artışla başlamanın önemli olduğunu belirten Gültepe, şöyle devam etti: Temmuz ayında ihracat yüzde 2,9 arttı “Genel Ticaret Sistemi (GTS) kayıtlarına göre, temmuz ayında yüzde 2,9 artışla, 25,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Böylece bugüne kadarki en yüksek temmuz ayı ihracatına imza attık. Aynı zamanda, Aralık 2025'ten sonra en yüksek ikinci aylık ihracat hacmimize ulaştık. Ocak-Temmuz dönemindeki ihracat 161,6 milyar dolara, son 12 aylık ihracat ise 278,6 milyar dolara yaklaştı. Hem yedi aylık hem de 12 aylık ihracatta yüzde 3,4 artıdayız. Temmuzda 19 sektörümüzün ihracatı artarken, yedisinde düşüş oldu. Sektörler sıralamasında otomotiv 3,6 milyar dolarla liderliğini sürdürdü. Otomotivi, 3 milyar dolarla kimyevi maddeler, 1,8 milyar dolarla elektrik-elektronik, 1 milyar 580 milyon dolarla hazır giyim ve 1,4 milyar dolarla demir ve demir dışı metaller sektörümüz takip etti. Otomotiv ve kimyevi maddeler, temmuzda da ilk iki sırayı paylaştı. Ancak ihracatımızda lokomotif güç olan iki sektörümüzün geçen ay daraldığını görüyoruz. Temmuz ayında otomotiv ihracatımız yüzde 6,5, kimyevi maddeler ihracatımız ise yüzde 11,4 düştü. En çok ihracat artışı olan sektörlerimiz ise yaş meyve ve sebze, demir ve demir dışı metaller ile elektrik ve elektronik şeklinde sıralandı. Yaş meyve sebzede yüzde 144, demir ve demir dışı metallerde yüzde 18,4, elektrik-elektronikte ise yüzde 15,4 artış kaydettik. Geçen ay 47 ilimiz ihracatını artırdı. Bin 108 firmamız ilk kez ihracat yaptı. Bu firmalarımızın ihracatımıza katkısı 166 milyon doları aştı. İlk yarıdaki ihracat artışında önemli payı bulunan parite ise hazirandan sonra temmuzda da ihracatımızı negatif etkiledi. Geçen ay, parite nedeniyle yaklaşık 290 milyon dolarlık kayıp yaşadık.” “Üç yıldır yüksek maliyet sorunuyla mücadele ediyoruz” Mustafa Gültepe, yılın ikinci yarısına artışla başlamanın önemli olduğunu, ancak ihracatta elde edilen sınırlı artışların işlerin yolunda gittiğini göstermediğinin altını çizdi. Gültepe, sözlerini şöyle sürdürdü: “İhracatımızdaki her artış bizi motive ediyor; daha yüksek hedeflere ulaşma azmimizi güçlendiriyor. Ama bir gerçeği de unutmuyoruz. Üç yıldır yüksek maliyet sorunuyla mücadele ediyoruz. Birçok sektörümüzün rekabetçiliği zayıflıyor. İhracat cazibesini kaybediyor. İlk kez ihracat yapan firma sayısı azalıyor. İhracatı tüm sektörlerimize ve tabana yayamıyoruz. Küresel ihracattan aldığımız pay düşüyor. Sanayimiz üç yıldır güç kaybediyor. Erken sanayisizleşme riski büyüyor. Böyle bir dönemde uygun maliyetle finansmana erişimde de zorlanıyoruz. Reeskont kredisinde limit 5 milyar liraya çıkarıldı. Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ancak bu kredilerde çok büyük yığılma var. Piyasadan borçlanmanın maliyeti ise yüzde 45-50'den başlıyor. Öte yandan, Merkez Bankasının yüzde 3'lük döviz dönüşüm desteğinin süresini 6 ay daha uzatmasını memnuniyetle karşıladık. Karar için Merkez Bankası Yönetimine teşekkür ediyorum. Ekim ayında sektörler özelinde yapılacak değerlendirmeyi de merakla bekliyoruz.” “Dünyada benzeri görülmemiş bir korumacılık dalgası yükseliyor” Mustafa Gültepe, dünyada benzeri görülmemiş bir korumacılık dalgasının yükseldiğini, hızla serbest ticaretten uzaklaşıldığını vurguladı. ABD'nin geçen hafta açıkladığı tarifelerden de görüldüğü üzere gümrük duvarlarının her geçen gün daha da yükseldiğini belirten Gültepe, “Biz tüm zorluklara rağmen üretmeye, ihracat yapmaya, firmalarımız için yeni pazarlar aramaya devam ediyoruz. Temmuz ayında TİM ve ihracatçı birlikleri olarak 2 ticaret heyeti, 17 fuar katılımı ve bir Ur-Ge faaliyeti gerçekleştirdik. Ağustos'ta Brezilya, Polonya ve Suriye'de heyetler düzenleyeceğiz.” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri İhracatçıları Çin Pazarına Hazırlıyor Haber

Ege İhracatçı Birlikleri İhracatçıları Çin Pazarına Hazırlıyor

24 Temmuz 2026 Cuma günü saat 10.00’da Ege İhracatçı Birlikleri hizmet binası 7. Kat Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek toplantıya, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü E-İhracat, Dijital Pazarlama, Davranışsal Kamu Politikaları ve Yeni Nesil Teknolojiler Dairesi Başkanı Hasan Önal katılacak. Önal, e-ihracat politikaları, e-ihracata yönelik devlet destekleri ve sınır ötesi e-ticaret uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunacak. Program kapsamında ayrıca milli katılım organizasyonu Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği tarafından yürütülen 9. Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nın (CIIE) sunduğu ticari fırsatlar, organizasyon süreci ve katılım koşulları hakkında ihracatçılara bilgi verilecek. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Çin; 5 trilyon dolara ulaşan ticaret hacmi, 1,5 milyarlık nüfusu ve hızla genişleyen orta ve üst gelir grubuyla Türk ürünleri için büyük bir pazar potansiyeli sunuyor. Ülkede yaklaşık 300 milyon tüketicinin Avrupa standartlarına yakın bir yaşam ve tüketim düzeyine sahip olması, özellikle kaliteli ve katma değerli ürünlerimiz açısından önemli fırsatlar barındırıyor. Son dönemde Çin’den Türkiye’ye gelen ticaret heyetlerinin sayısındaki artış ve CIIE yönetiminin Türk ihracatçılarına yönelik daveti, ülkemize duyulan ilginin açık bir göstergesi. Bu ilgiyi kalıcı ticari ilişkilere ve daha yüksek ihracat rakamlarına dönüştürmek istiyoruz.” dedi. Çin’in e-ticaret ekosistemi ihracatçılara anlatılacak Muhammet Öztürk, Çin’in geniş tüketici kitlesi, gelişmiş dijital altyapısı ve yüksek ithalat kapasitesiyle Türk ihracatçıları açısından önemli olduğunu söyledi. Öztürk, “Çin, dünyanın en büyük ithalat pazarlarından biri olmasının yanında dünyanın en gelişmiş e-ticaret ekosistemlerinden birine sahip. Düzenleyeceğimiz toplantıyla ihracatçılarımıza Çin pazarına ilişkin kapsamlı ve doğrudan bilgi sunmayı hedefliyoruz. Ticaret Bakanlığımızın sunduğu destekler firmalarımızın bu yolculukta daha güçlü adımlar atmasına katkı sağlıyor. Hasan Önal’ın katılımıyla gerçekleştirilecek toplantımızda firmalarımız, e-ihracat politikaları ve destek mekanizmaları hakkında en güncel bilgileri doğrudan edinme fırsatı bulacak.” dedi. Türkiye, son yıllarda varlığını istikrarlı biçimde güçlendiriyor Başkan Öztürk, “CIIE, küresel ölçekte en önemli ve prestijli ithalat fuarlarından biri. Türkiye, son yıllarda varlığını istikrarlı biçimde güçlendiriyor. Ege İhracatçı Birlikleri olarak 2026 yılında dokuzuncusu düzenlenecek fuarın Türkiye milli katılım organizasyonunu üstleniyor, ihracatçılarımızın Çinli alıcılarla buluşmasına ve pazarda kalıcı bağlantılar kurmasına öncülük ediyoruz. 2026’nın Ocak-Haziran döneminde Çin’e Türkiye geneli ihracatımız yüzde 32 artışla 1 milyar 808 milyon dolara ulaştı. Çin ile olan 41,6 milyar dolarlık ticaret açığımızı daha dengeli bir yapıya kavuşturma hedefimiz doğrultusunda CIIE’yi önemli bir buluşma noktası olarak değerlendiriyoruz.” diye konuştu. “Şanghay’da daha güçlü bir Türkiye varlığı hedefliyoruz” Geçmiş yıllarda fuara katılan Türk firmalarının önemli iş bağlantıları kurduğuna dikkati çeken Öztürk, 9. Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda daha geniş bir katılımla güçlü bir Türkiye varlığı oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Muhammet Öztürk, “Türkiye; kaliteli üretimi, güçlü tedarik altyapısı, rekabetçi ürünleri ve geniş ürün çeşitliliğiyle Çin pazarında daha fazla pay alabilecek potansiyele sahip. Özellikle gıda, tarım ürünleri, doğal taş, tekstil, hazır giyim, mobilya, kozmetik ve sağlıklı yaşam ürünlerinde önemli fırsatlar görüyoruz. Amacımız firmalarımızı Çin pazarına hazırlamak, doğru alıcılarla buluşturmak ve ülkemizin Çin’e ihracatını sürdürülebilir biçimde artırmak. İhracatçılarımızı hem 24 Temmuz’daki toplantımıza hem de CIIE çatısı altında yer almaya davet ediyoruz.” dedi. Toplantıda ihracatçılara Çin pazarındaki güncel eğilimler, dijital satış kanalları, e-ihracat destekleri, sınır ötesi e-ticaret uygulamaları ile CIIE’nin organizasyon ve katılım süreçleri hakkında ayrıntılı bilgi aktarılacak. Katılımcılar, merak ettikleri konuları doğrudan uzmanlara yöneltme imkânı da bulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.