Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Henkel

Kapsül Haber Ajansı - Henkel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Henkel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HENKEL Teknolojisi, Sagrada Familia'nın Merkezi Kulelerinin Tamamlanmasına Katkı Sağladı Haber

HENKEL Teknolojisi, Sagrada Familia'nın Merkezi Kulelerinin Tamamlanmasına Katkı Sağladı

Sagrada Familia’nın merkezi kulelerinin tamamlanması, bazilikanın tarihindeki en karmaşık yapısal mühendislik aşamasında tarihi bir dönüm noktası oldu. Henkel’in gelişmiş Loctite çözümü, bu zorlu mühendislik aşamasının başarıyla tamamlanmasında kritik rol oynadı. 10 yılı aşkın süredir devam eden iş birliği kapsamında Henkel; yalnızca yüksek performanslı yapısal yapıştırıcısı Loctite EA 9497 ile değil, standart gerekliliklerin ötesine geçen kapsamlı test ve doğrulama süreçleri, teknik uzmanlığı ve projenin ihtiyaçlarına göre esnek biçimde planlanan kesintisiz tedarik desteğiyle de projeye katkı sağladı. Henkel Yapıştırıcı Teknolojileri Başkan Yardımcısı Mark Dorn, “Bu proje, Henkel Yapıştırıcı Teknolojileri olarak yaptığımız işi en iyi şekilde yansıtıyor. Müşterilerimizle birlikte onların vizyonlarını gerçeğe dönüştürmek için çalışıyoruz. Sagrada Familia, doğru iş ortakları bir araya geldiğinde nelerin mümkün olabileceğini gösteriyor. En kritik noktalarda performans sunan çözümlerimizle bunu mümkün kılıyoruz. Henkel’in 150. yılında Sagrada Familia gibi bir projeye katkı sunmak da gerçek ilerlemenin ancak inovasyon ve iş birliği nesiller boyu sürdüğünde mümkün olduğuna dair güçlü bir gösterge oldu.” dedi. Taş ve çeliği bir araya getiren yapıştırıcı… Sagrada Familia’nın kulelerinin dikkat çekici görünümünün ardında, gözle görülmeyen ancak büyük öneme sahip bir unsur yer alıyor: Bu noktada kritik rolü ise taş ve çelik bileşenleri tek bir yapısal bütün olarak bir araya getiren yapıştırıcı üstleniyor. Sıvı halde uygulanan yapıştırıcı, yüzeylere uyum sağlayarak boşlukları dolduruyor ve taş ile çelik bileşenler arasında dayanıklı bir bağlantı oluşturuyor. Ardından yaklaşık 24 saat süren kürlenme sürecinde paneller, sabit sıcaklık koşullarında bekletiliyor. Gaudí’nin, kendi döneminin teknik imkânlarının çok ötesindeki vizyonunu hayata geçirmek amacıyla Sagrada Familia’da, geleneksel yöntemlere kıyasla inşaat süreçlerini 10 kata kadar hızlandıran modüler bir yapı yaklaşımı benimsendi. Henkel’in yapıştırıcı teknolojilerindeki uzmanlığı, bu yaklaşımın uygulanabilir olmasında önemli rol oynayarak taş ve çeliğin tek bir yapısal eleman gibi çalışmasını mümkün kıldı. Bu sayede yapım süresi kısalıp güvenlikten ve yapısal bütünlükten ödün verilmezken kuleler de Gaudí’nin ölümünün 100. yılında tamamlanmış oldu. Bugüne kadar projede toplam 24 ton Loctite yapıştırıcısı kullanıldı ve her panel için ortalama 30 kilogram yapıştırıcı uygulandı. Altı merkezi kulede toplam 826 panel ile 2.100'den fazla taş parça bulunuyor. Loctite EA 9497, zorlu koşullar için geliştirildi. Loctite EA 9497, son derece zorlu koşullar altında güvenilir performans sergileyerek yapısal sağlamlık ile esneklik arasında özenle dengelenmiş bir performans sunuyor. Akdeniz'e yaklaşık 2,5 kilometre uzaklıkta bulunan Sagrada Familia, korozyonu hızlandıran tuzlu deniz ortamına sürekli maruz kalıyor. Barselona'da yıl boyunca genellikle %65 ile %75 arasında seyreden yüksek nem oranı da çevresel etkileri daha da artırıyor. Kışın yaklaşık 5 derecenin, yazın ise 30 derecenin üzerine çıkan sıcaklık değişimleri, yapıda sürekli genleşme ve büzülme döngülerine neden oluyor. Buna ek olarak, bazilikanın yakınından geçen iki metro hattının oluşturduğu sürekli titreşimler de yapıyı etkiliyor. Olağanüstü dayanıklılık… Loctite EA 9497 ile yapıştırılan alanlar, metrekare başına 100.000 kişiye kadar eşdeğer yüke dayanabiliyor. Bu olağanüstü dayanım, kompleksin en yüksek yapısı olan İsa Mesih Kulesi'nin tepesinde yer alan haçın güvenle taşınmasında da kritik rol oynadı. Haçın yapısında yapıştırıcı kullanılmasa da dengesi onu taşıyan yapının sağlamlığına dayanıyor. Bu sayede Sagrada Familia, 172,5 metre yüksekliğe ulaşarak Almanya'daki Ulm Katedrali'ni geride bıraktı ve dünyanın en yüksek dini yapısı unvanını elde etti. Gaudí’nin mirasını yaşatan inovasyon… Henkel’in Sagrada Familia ile gerçekleştirdiği iş birliği, modern mühendisliğin 140 yılı aşkın süre önce temelleri atılan bir projeye nasıl kusursuz şekilde entegre edilebildiğini ortaya koydu. Bu iş birliği, Gaudí’nin özgün vizyonunu korurken, gelişmiş teknolojiler sayesinde bu vizyonun hayata geçirilmesini de mümkün kıldı. 150 yıllık inovasyon mirası… Bu önemli kilometre taşı, Henkel’in "Gelecek mi? Biz Hazırız!" mottosuyla kutladığı 150. yıl dönümü kapsamında, inovasyon alanındaki kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Sagrada Familia’da kullanılan Loctite teknolojisi ise Henkel’in geleceğe yön veren ve yüksek mühendislik gerektiren inşaat projelerinin hayata geçirilmesine katkı sağlama gücünü gözler önüne seriyor. LOCTITE®, ABD, Almanya ve diğer ülkelerde Henkel ve/veya iştiraklerinin tescilli ticari markasıdır. Henkel Hakkında Markaları, inovasyonları ve teknolojileri ile Henkel, endüstriyel ve tüketici iş birimlerinde, dünya genelindeki pazarlarda lider konumlara sahiptir. Henkel’in Yapıştırıcı Teknolojileri İş Birimi; yapıştırıcılar, yalıtım malzemeleri ve kaplamalar pazarlarında global bir liderdir. Tüketici Markaları İş Birimi, özellikle Çamaşır ve Ev Bakım ile Saç iş alanları olmak üzere, dünya genelinde pek çok pazar ve kategoride lider konumlarda bulunmaktadır. Henkel’in en büyük üç markası Loctite, Persil ve Schwarzkopf markalarıdır. 2025 mali yılında Henkel, yaklaşık 20,5 milyar Euro satış ve yaklaşık 3,0 milyar Euro düzeltilmiş faaliyet karı bildirmiştir. Henkel’in imtiyazlı hisse senetleri, Almanya DAX borsa endeksine kayıtlıdır. Sürdürülebilirlik, Henkel’in köklü geleneğinin önemli bir bileşenidir ve şirket somut hedefler doğrultusunda hayata geçirdiği net bir sürdürülebilirlik stratejisine sahiptir. 1876’da kurulmuş olan Henkel, bugün dünyanın dört bir yanında güçlü bir şirket kültürü ile bir araya gelen, ortak değerlerde birleşen ve “Pioneers at heart for the good of generations” (Gelecek Nesiller İçin İyiliğe Öncülük Ediyoruz) amacında buluşan yaklaşık 47.000 kişiyi istihdam etmektedir. Detaylı bilgi için www.henkel.com adresini ziyaret edebilirsiniz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Henkel Kocaeli GEBKİM Fabrikası’nı Karbon Nötr Üretime Geçirdi Haber

Henkel Kocaeli GEBKİM Fabrikası’nı Karbon Nötr Üretime Geçirdi

Henkel, Kocaeli’deki GEBKİM Yapıştırıcı Teknolojileri Fabrikası’nı karbon nötr hale getirdi. Bu önemli adım, şirketin 2045 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşma yolculuğunda önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Böylece daha önce karbon nötr üretime geçen İstanbul Tuzla Yapıştırıcı Teknolojileri Fabrikası ile beraber şirketin Türkiye’deki Yapıştırıcı Teknolojileri fabrikalarının tamamı karbon nötr hale gelmiş oldu. GEBKİM Fabrikası’nın yanı sıra Hindistan’daki Kurkumbh Tesisi’nin de karbon nötr olmasıyla birlikte, Henkel’in Hindistan, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’ndeki en büyük iki tesisi karbon nötr üretimle faaliyetlerini sürdürmeye başladı. Henkel, GEBKİM Fabrikası’nda doğal gazla çalışan kazan sisteminin yüksek verimli elektrikli kazan sistemiyle tamamen değiştirilmesini sağlayan önemli bir elektrifikasyon projesini hayata geçirdi. Bu dönüşüm sayesinde, tesisteki doğrudan fosil yakıt kullanımı tamamen ortadan kaldırılırken, Kapsam 1 emisyonları sıfıra indirildi ve yıllık yaklaşık 956 ton karbondioksit (CO₂) eşdeğeri emisyon azaltımı sağlandı. Ayrıca tesis bünyesinde üretilen güneş enerjisi ve Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikaları (I-REC) kombinasyonu sayesinde %100 yenilenebilir elektrik kullanımına geçildi. Böylece Kapsam 2 emisyonları da sıfırlanırken, yeni sistemin sağladığı yüksek verimlilik sayesinde toplam enerji tüketimi azaltılarak üretim kapasitesinin korunması mümkün oldu. Böylece GEBKİM Fabrikası, elektrifikasyon ve yenilenebilir enerji kullanımıyla Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını sıfırlayarak Henkel’in fosil yakıtsız üretimde küresel ölçekteki öncü tesislerinden biri haline geldi. Henkel Yapıştırıcı Teknolojileri IMEA Bölgesi Operasyonlar ve Tedarik Zincirinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Simon Ulmann, konuyla ilgili görüşlerini şu sözlerle ifade etti: "Henkel olarak, Türkiye’deki GEBKİM Fabrika’mızla birlikte Hindistan’daki Kurkumbh Tesislerimizde de karbon nötr üretime geçtik. IMEA bölgesindeki iki önemli tesisimizde karbon nötr üretime ulaşmamız, Henkel Yapıştırıcı Teknolojileri’nin küresel sürdürülebilirlik hedeflerini hayata geçirme yolunda önemli bir adım. Hedefimiz çok net: Tüm operasyonlarımızdaki fosil yakıtları sistematik olarak ortadan kaldırıyor ve bunları yenilenebilir enerjiyle çalışan elektrikli süreçlerle değiştiriyoruz. GEBKİM ve Kurkumbh Fabrikalarımızda elde ettiğimiz bu üretim başarısı, stratejimizi tesis düzeyinde somut sonuçlara dönüştürebildiğimizi gösteriyor ve net sıfır operasyonlara ulaşma yolculuğumuzu hızlandırıyor." Türk Henkel Yapıştırıcı Teknolojileri Başkanı ve Orta Doğu ve Afrika Bölgesi Operasyonlar Direktörü Mehmet Yılmaz ise, “GEBKİM Fabrika’mızın karbon nötr hale gelmesi, Henkel’in 2045 net sıfır emisyon hedefine ulaşma yolunda attığı kararlı adımlarda önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor. Daha önce de Tuzla Fabrika’mızda karbon nötr üretimi hayata geçirerek sürdürülebilirlik hedeflerimiz çerçevesinde önemli bir adım atmıştık. Böylece Türkiye’deki Yapıştırıcı Teknolojileri tesislerimizin tamamında karbon nötr üretime geçmiş olduk. GEBKİM Fabrika’mızdaki bu dönüşüm, elektrifikasyonun endüstriyel operasyonları temelden nasıl dönüştürebileceğini gösteren somut bir örnek oldu. Elektrikli sistemler ve yenilenebilir enerji kullanımına geçerek fosil yakıt kullanımını tamamen ortadan kaldırdık. Bu başarı, inovasyon, teknoloji, güçlü ekip çalışması ve kararlılığın birlikte neler başarabileceğini de ortaya koyuyor.” şeklinde konuştu. Henkel, elektrifikasyon ve yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırarak küresel üretim ağında karbonsuzlaşma dönüşümünü hızlandırıyor. Bu adımlar, şirketin operasyonları ve değer zincirindeki karbon ayak izini azaltmayı hedefleyen net sıfır emisyon vizyonuna ulaşmasında kritik rol oynarken, müşterilerinin kendi sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına da katkı sağlıyor. Bu kilometre taşı, Henkel’in sürdürülebilir sanayi dönüşümüne öncülük etme kararlılığını bir kez daha ortaya koyarken, fosil yakıtsız üretimin farklı bölgelerde uygulanabilir ve ölçeklenebilir olduğunu da kanıtlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Henkel, 2045 Yılına Kadar Net Sıfır Emisyonlara Ulaşmayı Hedefliyor Haber

Henkel, 2045 Yılına Kadar Net Sıfır Emisyonlara Ulaşmayı Hedefliyor

Şirket, sürdürülebilirlik dönüşümünde stratejik bir eşik olarak, Mutlak Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı emisyonlarını 2030 yılına kadar (2021'e kıyasla) yüzde 42, Mutlak Kapsam 3 emisyonlarını ise yüzde 30 oranında düşürmeyi planlıyor. Yeni sürdürülebilirlik hedefleri, şirketin değer zinciri boyunca yarattığı etkiyi daha da hızlandırmaya yönelik stratejik bir kararı yansıtıyor. İklim odaklı çalışmaları, eşitliği ve sürdürülebilir tedarik zincirlerini bir araya getiren bütüncül bir yaklaşımla Henkel, yeni bir döngünün başlangıcına işaret ediyor. Henkel CEO’su Carsten Knobel görüşlerini şu sözlerle ifade etti: “Henkel, 150 yıldır sorumlu iş uygulamalarının güçlü iş performansıyla paralel ilerlediğini ortaya koymaktadır. Günümüzün zorlu ve değişken ortamında, sürdürülebilir bir geleceği şekillendirme konusunda net ve tutarlı bir duruş sergilemek her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Amaca yönelik büyüme gündemimiz doğrultusunda, şimdi yeni ve iddialı, aynı zamanda somut sürdürülebilirlik hedefleriyle bir sonraki adımı atıyoruz.” Net sıfıra ve döngüsel ekonomiye giden yolda ivme kazanmak Henkel, 2045 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşma kararlılığı doğrultusunda 2024 yılında Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi – Science Based Targets Initiative) tarafından onaylanan kapsamlı bir yol haritası belirlemiştir. Şirket, bir yandan enerji verimliliğini artırırken bir yandan da yenilenebilir enerji ve daha sürdürülebilir yakıtların kullanımını yaygınlaştırarak değer zinciri boyunca emisyonları önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor. Henkel, bu yolda önemli bir kilometre taşı olarak Mutlak Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı emisyonlarını 2030 yılına kadar (2021'e kıyasla) yüzde 42 oranında azaltmayı, Mutlak Kapsam 3 emisyonlarını ise yüzde 30 oranında düşürmeyi hedefliyor. Kapsam 1 ve 2 emisyonları, faaliyetlerimizden kaynaklanan doğrudan ve dolaylı emisyonları, Kapsam 3 emisyonları ise değer zincirinin yukarı ve aşağı yönlü aşamalarından kaynaklanan emisyonları ifade etmektedir. Bugüne kadar kaydedilen ilerleme, Henkel'in doğru yolda olduğunu gösteriyor: 2025 yılına kadar şirket, 2021 baz yılına kıyasla Kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarda yüzde 29'luk bir azalma sağlamış ve dünya çapında 37 tesiste karbon-nötr üretime geçmiştir. Bu bağlamda Henkel, dünya genelindeki faaliyetlerinde yenilenebilir elektriğin payını önemli ölçüde artırarak yüzde 97'ye çıkarmıştır. Bu sonuçlar, hem operasyonel iyileştirmelerin hem de tedarikçiler ve iş ortaklarıyla güçlenen iş birliğinin bir yansımasıdır. Henkel’in çevre koruma konusundaki çalışmalarının bir diğer önemli unsuru, döngüsel ekonomiyi destekleme konusundaki kararlılığıdır. Şirket, hem tüketici ürünleri ambalajlarında geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanım oranı hem de geri dönüşüme uygun olarak tasarlanan ambalajların payı için net hedefler belirlemiştir. 2030 yılına kadar, geri dönüştürülmüş malzemelerin payının mevcut yüzde 28 seviyesinden en az yüzde 35'e ulaşması planlanmaktadır. Buna ek olarak Henkel, 2030 yılına kadar ambalajlarının yüzde 100’ünü geri dönüşüme uygun olarak tasarlamayı hedefliyor. Bu oran bugün yüzde 88 seviyesindedir. Global ölçekte çalışan eşitliğinin geliştirilmesi Henkel fırsat eşitliği, kapsayıcı bir iş yeri ortamı ve adil ücret konusundaki taahhüdünü bir kez daha teyit etmektedir. Şirket, 2030 yılına kadar tüm yönetim kademelerinde her iki cinsiyetin de yüzde 45'in üzerinde bir oranda temsil edilmesiyle, yönetimde global cinsiyet dengesini sağlamayı hedefliyor. 2025 yılı sonu itibarıyla, yönetim kademelerindeki kadın çalışan oranının yüzde 43'ün üzerine çıkmasıyla önemli bir kilometre taşına ulaşılmış ve somut bir etki elde edilmiştir. Buna ek olarak Henkel, 2030 yılına kadar global ölçekte ücret eşitliğine ulaşmayı* da hedefliyor. Her iki hedef de, yerel yasalara uyumlu ve bölgesel olarak uyarlanmış yaklaşımlar doğrultusunda hayata geçirilmektedir. Henkel'in kaydettiği ilerleme, uluslararası ölçekte kabul görmüş sürdürülebilirlik derecelendirmeleriyle de teyit ediliyor. 2025 CDP değerlendirmesinde Henkel, iklim kategorisinde ilk kez “A” notunu aldı. Henkel ayrıca, son EcoVadis derecelendirmesinde performansını daha da iyileştirerek bir kez daha Altın Madalya ile ödüllendirilmiştir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Divan Grubu’nda Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörlüğü'ne Didem Nurcan Atandı Haber

Divan Grubu’nda Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörlüğü'ne Didem Nurcan Atandı

70 yıllık köklü geçmişiyle gastronomi, otelcilik ve yeme-içme sektörlerinde Türkiye’nin öncü markaları arasında yer alan Divan Grubu, pazarlama ve kurumsal iletişim organizasyonundaki yeni dönem yapılanması kapsamında üst düzey bir kurum içi atama gerçekleştirdi. Divan Grubu bünyesinde Yeme – İçme – Perakende Pazarlama Müdürü olarak görev yapan Didem Nurcan, 1 Mayıs 2026 itibarıyla Divan Grubu Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü olarak atandı. Pazarlama kariyeri boyunca FMCG, e-ticaret, perakende ve hizmet sektörlerinde global ve lokal ölçekte farklı markalarla çalışan Didem Nurcan; stratejik bakış açısı, analitik yaklaşımı ve tüketici odaklı marka yönetimi deneyimiyle öne çıkıyor. Yeni görevinde Divan Grubu’nun pazarlama ve kurumsal iletişim stratejilerine liderlik edecek olan Nurcan, markanın büyüme yolculuğu ve deneyim odaklı iletişim vizyonuna katkı sağlamayı sürdürecek. Didem Nurcan Hakkında Kabataş Erkek Lisesi’nin ardından İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Didem Nurcan, kariyer yolculuğuna Koç Grubu’nda Yönetici Adayı Programı ile başladı. Profesyonel kariyerine Henkel’de devam eden Nurcan, talep planlama alanında başladığı görevine ilerleyen dönemde pazarlama fonksiyonunda devam ederek farklı kategorilerde marka yönetimi sorumlulukları üstlendi. Ardından Komili ve Kırlangıç markalarında görev aldı; marka konumlaması, portföy yönetimi, dijital pazarlama ve tüketici iletişimi alanlarında çalıştı. 2015 yılında katıldığı Anadolu Efes’te yurt içi ve yurt dışı organizasyonlarda farklı pazarlama rollerini üstlenen Nurcan; global markalar, premium portföy yönetimi ve entegre iletişim stratejileri alanlarında görev aldı. Kariyerine daha sonra Amazon’da e-ticaret ve dijital büyüme odağında devam eden Nurcan, 2023 yılından bu yana Divan Grubu’nun yeme-içme alanındaki marka yolculuğuna katkı sağlıyor. Farklı sektörlerde edindiği deneyimi stratejik pazarlama yaklaşımıyla bir araya getiren Nurcan, yeni görevinde Divan Grubu’nun farklı iş alanlarını kapsayan pazarlama ve kurumsal iletişim stratejilerine liderlik edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Henkel 2025’te 20,5 Milyar Euro Satış Rakamına Ulaştı  Haber

Henkel 2025’te 20,5 Milyar Euro Satış Rakamına Ulaştı 

Henkel CEO'su Carsten Knobel, "Süregelen zorlu ekonomik koşullara rağmen, 2025'te Henkel’i başarıyla ileriye taşıdık. Önemli hedeflere ulaştık, hatta bu hedefleri aştık ve şirketimizin dönüşümünü sürdürdük. Satışlarımızda organik artış sağladık ve şirketimizin kârlılığını önemli ölçüde yükselttik. Ayrıca, son üç ay boyunca, iş birimlerimizi güçlendirmek ve büyüme potansiyellerini artırmak amacıyla, her iki iş biriminde toplam satış miktarı yaklaşık 1,2 milyar Euro'ya ulaşan satın almalar üzerinde anlaşmaya vardık.” şeklinde konuştu. Stratejik Gündemin Tutarlı Bir Şekilde Uygulanması Aktif portföy yönetimi kapsamında Henkel, bir yandan bazı faaliyetlerini durdurarak veya elden çıkararak, bir yandan da yeni satın almalarla portföyünü daha da geliştirmiştir. Hedef odaklı satın almalar yoluyla portföyünü genişletmek, Henkel'in büyüme gündeminin önemli bir parçasıdır. 2025 yılında Henkel, ATP Adhesive Systems AG'yi satın almak için bir anlaşmaya imza atmıştır. Henkel, Şubat 2026'da Hollanda merkezli Stahl Group'u satın almaya da onay vermiştir. Ayrıca Henkel, Mart ayı başında Kuzey Amerika'nın önde gelen tüketici saç bakım ve şekillendirme markalarından biri olan “Not Your Mother's”ı satın almak için bir anlaşma imzalamıştır. Halen olağan sonuçlandırma süreçlerine ve rekabet otoritelerinin onayına tabi olan bu işlemler, toplamda yaklaşık 1,2 milyar Euro'luk ek satış hacmi oluşturmakta olup, dünya lideri Yapıştırıcı Teknolojileri ve Tüketici Markaları iş birimlerinin büyüme potansiyelini daha da artıracaktır. Henkel, 2025 yılında da önemli trendleri ele alan ve müşteriler ve tüketiciler için değer yaratan çok sayıda inovasyonu piyasaya sundu. Bunun bir örneği, Schwarzkopf'un yeni Creme Supreme saç boyasıdır. Henkel, profesyonel kuaför uygulamalarından esinlenerek, mikro bağlar yardımıyla saç yapısını güçlendiren ve besleyen yeni bir teknoloji ile Creme Supreme'i geliştirmiştir. “House of Hair” (Saç Evi) konsepti de Saç kategorisinde yenilikler geliştirmede önemli bir rol oynamaktadır. Mart 2025'ten bu yana Henkel, saç kozmetiği alanındaki başlıca faaliyetleri olan araştırma ve geliştirme, test kuaförleri, pazarlama ve Saç Akademisi’ni Almanya'nın Hamburg kentindeki tek bir tesiste toplamıştır. Burada, 300'den fazla uzman, yenilikçi ürünler geliştirmek için birlikte çalışmaktadır. İnovasyon, Yapıştırıcı Teknolojileri İş Birimi için de temel bir başarı faktörüdür. Son teknolojiye sahip araştırma ve inovasyon merkezlerinden oluşan ağın genişletilmesi temel odak alanlarından biridir. Bu tür “Inspiration Centers” (İlham Merkezleri) bir süredir Düsseldorf'ta, Hindistan'ın Mumbai kentinde ve ABD'nin New Jersey şehrinde faaliyet göstermektedir. 2025 yılında Henkel, Asya-Pasifik bölgesi için Şanghay'da 60 milyon Euro yatırımla bir başka “Inspiration Center” daha açmıştır. Bu merkezde 500'den fazla araştırmacı ve geliştirici, çok çeşitli sektörlerden müşterilerle çalışmaktadır. Henkel ayrıca dijitalleşme alanındaki ilerlemelerini daha da ileriye taşıdı. Yapay zekâ, şirketin gelecekte nasıl faaliyet göstereceği üzerinde önemli bir etkiye sahip olacak. Henkel, hem endüstriyel hem de tüketici ürünleri iş birimlerinde birçok uygulamada yapay zekâ teknolojilerini kullanmaktadır. 2025 yılında Henkel, şirketin ilk yapay zekâ destekli TV reklamını Almanya’da yayınlayarak Persil'in ikonik Beyaz Kadın (White Lady) karakterini yeni bir çağa taşıdı. AI, yapıştırıcı geliştirme laboratuvarlarındaki süreçlerin otomasyonunda da kullanılmaktadır. Batarya üretiminde Henkel, yapay zeka destekli simülasyonlar ve yenilikçi debonding (kontrollü ayrılma) çözümleri kullanarak müşterilerinin geliştirme sürelerini ve maliyetlerini azaltmalarına, aynı zamanda performansı optimize etmelerine yardımcı olmaktadır. Henkel, 150 Yıllık Başarılı Geçmişini Kutluyor Carsten Knobel görüşlerini, "Şimdi, 150. yıl dönümümüzü kutlayacağımız heyecan verici bir yıl olan 2026'ya odaklanıyoruz. Elbette mirasımızla gurur duyuyoruz. Ancak bu, yerimizde saymak için bir gerekçe değildir. Aksine bu, önümüzdeki yol için bir motivasyon kaynağıdır. Geleceğe hazırız. Dün olduğu gibi bugün de, gelecek nesiller için ileriye dönük ürünler ve çözümler geliştirmek hedefiyle öncü ruhumuzdan ilham alacağız. Bu ise, amacımızla tam bir uyum içindedir: Pioneers at heart for the good of generations. (Gelecek nesiller için iyiliğe öncülük ediyoruz)” sözleriyle özetledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek Haber

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek

Araştırma, yapay zeka çağında geleceğin liderlerini ayıracak en kritik unsurun insan muhakemesi, eleştirel düşünme ve etik karar alma becerileri olduğunu ortaya koyuyor. Yapay zekanın iş dünyasında hızla yaygınlaştığı bir dönemde yayımlanan “Artırılmış Liderlik: Yeni Nesil Zeka Çağında Liderlik” başlıklı rapor, üretken yapay zeka araçlarının verimlilik ve yaratıcılığı artırma potansiyeline sahip olduğunu kabul ederken, bu araçlara aşırı bağımlılığın işverenlerin en çok değer verdiği yetkinlikleri zayıflatabileceğine dikkat çekiyor. Rapora göre yapay zeka, bir “otopilot” değil; teknolojinin insan içgörüsünü güçlendiren bir “yardımcı pilot” olarak konumlandırılması gerektiği aktarılıyor. Rapor, Uluslararası İşletme Okulları Birliği CEMS’in kurumsal ve akademik partnerleri konumundaki çok uluslu şirketler ile önde gelen uluslararası üniversitelerin üst düzey temsilcilerinin katkılarıyla hazırlandı. Çalışma, yapay zekanın hakim olduğu bir dünyada liderlik anlayışının nasıl dönüşmesi gerektiğine ışık tutuyor. Uzmanlar, artık “Yapay zeka işimi elimden alacak mı?” sorusu yerine, “Yapay zeka işimi daha iyi yapmama nasıl katkı sağlar?” sorusunun sorulması gerektiğini vurguluyor. Geleceğin liderleri için en büyük risk: Aşırı bağımlılık uyarısı Raporda, yapay zekanın bir ekip arkadaşı ya da meslektaş olmadığı ve insan muhakemesinin yerini alamayacağı vurgulanıyor. Geleceğin liderleri için asıl riskin, teknolojik rehavet ve yapay zekaya aşırı bağımlılık olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre, düşünme ve karar alma süreçlerini tamamen yapay zekaya devretmek, uzun vadede bireysel yetkinliklerin aşınmasına yol açabilir. Liderler, eğitimciler ve genç profesyoneller için yol haritası: “Önce düşün, sonra prompt ( yönerge) yaz” CEMS raporu, iş dünyası ve eğitim ekosistemi için net bir yol haritası sunuyor. Buna göre liderlerin, yapay zeka araçlarını yalnızca kullanmakla kalmayıp bu teknolojilerin nasıl çalıştığını ve hangi sınırlara sahip olduğunu da anlaması gerekiyor. Karar alma süreçlerinde insan muhakemesini merkeze almak, yapay zekadan alınan çıktıları eleştirel bir süzgeçten geçirmek ve düşünceyi önce yapılandırmak, etkili liderliğin temel unsurları arasında yer alıyor. Eğitimciler açısından rapor, öğrencilerin önce kendi fikirlerini geliştirmelerini; üretken yapay zekayı ise bu fikirleri sorgulamak ve derinleştirmek için kullanmalarını öneriyor. Kariyerinin başındaki profesyoneller için ise yapay zekanın sunduğu yanıtları sorgulamak, farklı bakış açılarını karşılaştırmak ve soruları yeniden çerçevelemek önem taşıyor. CEMS’in bu çerçevede öne çıkardığı yaklaşım net: Yapay zeka çağında fark yaratmanın anahtarı, önce düşünmek, sonra prompt yazmak. “İşletme eğitimiyle yapay zeka ve teknoloji bilincini şekillendiriyoruz” Koç Üniversitesi İşletme Enstitüsü CEMS MIM Akademik Direktörü Dr. Öğretim Üyesi Eda Aksoy araştırmanın bulgularını yorumladı: “Bu rapor, yapay zekanın iş dünyasındaki yansımalarını rakamlarla ortaya koyarken, bazı temel soruların bugün her zamankinden daha önemli olduğunu hatırlatıyor: Bu dönüşümde insanı nereye koyuyoruz? Sanayi devriminden başlayarak her teknolojik kırılma üretimi dönüştürdü; ancak aynı zamanda ‘anlamlı iş’ sunabilme ve ‘insan onuru’nu koruma hedeflerinden uzaklaşıldığında, insan gücünün araçsallaşması ve işin insansızlaşması risklerinin ne kadar büyük sorunlara yol açabileceğini de gösterdi. Yapay zekayı ne kendiliğinden tüm sorunları çözecek sihirli bir değnek, ne de başlı başına bir tehdit olarak görmeliyiz. Eğer yapay zekayı rutin işleri devralan, insanların ise yaratıcılık, iş birliği, empati ve stratejik düşünmeye daha çok zaman ayırabildiği bir düzeni kurmak için kullanırsak, işin insani tarafını da güçlendiren stratejik bir kaldıraç haline getirebiliriz. Bunu başarabilmek için gerekli kurumsal değerleri, vizyonu ve kararlılığı ortaya koyarak bu dönüşümü yönetmek ise iş dünyasının liderlerine düşüyor. Koç Üniversitesi olarak öğrencilerimizi, yapay zekayı yalnızca kullanan değil, tarihsel, örgütsel ve etik boyutlarını sorgulayarak sorumlu biçimde yöneten genç liderler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz. Bu yaklaşımı, CEMS ağındaki Akdeniz okullarını dönüşümlü olarak buluşturan ve İstanbul’da ev sahipliğini yaptığımız Marenostrum 2025’te hayata geçirdik. Öğrencilerimiz Beko, Henkel ve Kearney gibi kurumsal ortaklarımızla gerçek iş vakaları üzerinde çalışarak hem yapay zeka becerilerini geliştirdiler hem de bu teknolojiyi ekip çalışması, liderlik ve karar alma süreçlerine nasıl sorumlu ve insan odaklı biçimde entegre edebileceklerini deneyimleme fırsatı buldular.” CEMS İcra Direktörü Nicole de Fontaines, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: Yapay zeka sorumlu biçimde kullanıldığında insan potansiyelini ve yaratıcılığı güçlendirebilir. Ancak aşırı bağımlılık, kopukluk ve amaç duygusunun zayıflaması gibi riskler barındırıyor. Bu nedenle CEMS olarak mezun profilimizi, dijital yetkinliğin yanı sıra etik muhakeme ve öz liderliği merkeze alacak şekilde yeniden tanımladık. Amacımız, mezunlarımızın teknolojiyi eleştirel bir bakışla kullanarak insan odaklı ve sorumlu liderler olarak öne çıkmasını sağlamak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.