Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hepatit A Aşısı

Kapsül Haber Ajansı - Hepatit A Aşısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hepatit A Aşısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erişkinlerde Bu 6 Aşıya Dikkat! Haber

Erişkinlerde Bu 6 Aşıya Dikkat!

Acıbadem Fulya Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu “Oysa erişkin aşılamada en güncel yaklaşımlar; erişkin aşılamanın sağlıklı bir toplum için vazgeçilmez olduğunu göstermektedir. Çocukluk döneminin devamı olarak düzenli şekilde yapılacak erişkin yaş grubuna özgü aşılamalarla, önemli birçok hastalık önlenebilmekte, enfeksiyonlara karşı koruma sağlanarak, kişinin sağlıklı yaş alması mümkün olabilmektedir” diyor. Özellikle yaşlılıkta kronik hastalıkların da etkisiyle bağışıklık sisteminin zayıfladığını ve bulaşıcı hastalık riskinin arttığını vurgulayan Dr. Kuşoğlu “Bunun neticesinde erişkinler özellikle yaşlılıkta enfeksiyon hastalıklarını daha ağır geçirmekte hatta hayati riskleri artmaktadır. Aşılamada en güncel yaklaşımlar; bu nedenle özellikle de ileri yaştaki kişilerin aşıyla korunması gerektiğini göstermektedir” diye konuşuyor. Dr. Hülya Kuşoğlu, en güncel yaklaşımlara göre erişkinlerde mutlaka yapılması gereken aşıları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. Grip aşısı Son dönemde yaygın görülen ve yüksek ateş, kas eklem ağrısı, kuru öksürükle seyreden grip (influenza) akciğer ve kalp hastalıklarına yol açabilmektedir. Grip aşısı hastalanmadan yapıldığında enfeksiyonu tamamen önleyebilirken, pek çok kişide de sürecin hafif geçirilmesini sağlar. Dr. Öğretim Üyesi Kuşoğlu “Gripten korunmanın bilinen en etkin yolu aşıdır. Özellikle yüksek risk grubuna (65 yaş üzeri, hamileler, kronik hastalığı olanlar, 5 yaş altı, sağlık çalışanları vb) mutlaka yaptırılması gereken grip aşısı; hastane yatışı ve ölüm riskini azaltmaktadır” diyor. Zatürre aşıları Pnömokok olarak bilinen (Streptococcus pneumoniae) zatürre, akut menenjit ve sinüzitin en sık bakteriyel etkenidir. Pnömokok aşısı; kronik hastalığı olanlarla bakımevinde kalanlar başta olmak üzere risk grubundaki kişilere mutlaka yapılmalıdır. Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu şöyle diyor: “Ülkemizde konjuge 20 valanlı aşının kullanıma girmesi yani pnömokok bakterisinin 20 alt tipini içeren aşının bir defa uygulanması güncel tıp bilgisine göre bir ömür etkili olmaktadır. Önceden 5 yılda bir tekrarlanan aşı artık gerekli olmadığından uygulanmamaktadır. Daha önce hiç pnömokok aşısı yapılmamış kişilere tek doz 20 valanlı aşı yapılması yeterli olacaktır. Solunum yollarını saran RSV virüsünün neden olduğu zatüre hastalığı için de ülkemizde 60 yaş sonrası RSV aşıları uygulanmaktadır. RSV aşısı iki farklı özellikte aşı olarak üretilmektedir. İçinde adjuvan olmayan aşı gebelere de uygulanabilmektedir. Doktor önerisiyle gebelikte de yapılan aşı sayesinde yenidoğan bebek ilk altı ayında RSV virüsüne karşı anneden geçen koruyucu antikorlarla korunmuş olmaktadır. Bu aşı tek doz uygulanmaktadır.” Tetanoz-Difteri aşısı Çocukluk döneminde yapılmış olan bu aşı yıllar içerisinde antikorların azalması nedeniyle erişkinlerde tekrarlanmalıdır. Sağlıklı erişkinler her 10 yılda bir tetanoz-difteri aşısı olmalıdır. Gebelikte 27. ve 36. hafta arasında yapılması gereken bu aşı sayesinde yenidoğan tetanozu önlenmiş olur. Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu “Tetanoz bakterisi doğada çok yaygın halde olduğundan bahçede bile olan basit yaralanma, örneğin gül dikeni batmasıyla dahi tetanoz enfeksiyonu gelişebillir” diyor. Hepatit aşıları (Sarılık aşıları) Ülkemizde hepatit aşılarının çocukluk aşı takvimine girmesiyle birlikte Hepatit B ve Hepatit A hastalığı daha az görülmektedir. Ancak 1998’den önce doğmuş olan kişilerde aşı olmadığından erişkinler de Hepatit B ve Hepatit A için aşılanmalıdır. Hepatit B aşısı 6 ay içinde 3 doz, Hepatit A aşısı 6 ay içinde 2 doz olarak uygulanmaktadır. Hepatit A aşısı kirli su ve gıdalarla bulaşan, karaciğerde iltihap yapan bulaşıcı hastalıkları önlerken, Hepatit B aşısı ise siroz ve karaciğer kanserinden de korumaktadır. Zona aşısı Türkiye’de canlı olmayan Zona aşısı 2024’ten bu yana uygulanmaktadır. Ciltte içi sulu yaralara ve haftalarca hatta aylarca sürebilen şiddetli yaygın ağrılara neden olan zona virüsü, görme ve işitme kaybına da yol açabilmektedir. Zona aşısı 6 ay içinde toplam iki doz yapılmaktadır. Özellikle 50 yaş üzeri sağlıklı kişiler ya da 50 yaş altında bağışıklık sistemi zayıf olan veya kronik hastalığı olan kişilere uygulanabilmektedir. HPV aşısı İnsanların yüzde 85’i hayatlarının bir döneminde HPV virüsü ile enfekte olmaktadır. HPV insanda genital siğil, serviks kanseri, vajinal, vulvar, anal kanserler, baş boyun kanserleri vb yol açabilmektedir. Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu “Önceden 4 HPV virüsünü içeren aşı uygulanırken artık 9 HPV türünü içeren aşı uygulanmaktadır. Tercihen cinsel aktif olmadan önce tamamlanması istenen bu aşının cinsel aktivite başlaması sonrası da uygulanması önerilmektedir. Altı ay içinde 3 doz uygulanan bu aşı kadınlarda özellikle rahim ağzı kanserini önlemesi açısından kanseri engelleyen iki aşıdan biridir” diyor.

Hijyen ve Aşı Hayat Kurtarıyor!  Haber

Hijyen ve Aşı Hayat Kurtarıyor! 

Viral hepatitlerin, dışkı-ağız ile kan ve vücut sıvıları yoluyla bulaştığını ifade eden Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, “B, C ve D virüsleri ile oluşan sarılıklar kronikleşebilir. Bu oran, B virüsü için yüzde 5-10, C virüsü için yüzde 80 kadardır.” dedi. Hepatit A ve B aşılarının yüksek koruma sağladığına vurgu yapan Dr. Mamçu, risk grubundaki kişilerin mutlaka aşılanmasını önerdi. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, hepatitin nedenleri, bulaşma yolları, belirtileri, kronikleşme riskleri, tedavi ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi. Viral hepatitler, dışkı–ağız yolu ile kan ve vücut sıvıları yoluyla bulaşıyor! Hepatitin karaciğerin iltihaplanması olarak bilinen bir hastalık olduğunu hatırlatan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Bu hastalık; virüsler, alkol tüketimi, bazı ilaçlar veya bağışıklık sistemi problemleri gibi çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir.” dedi. Viral hepatit yapan virüslerin, Hepatit A, B, C, D, E harfleri ile isimlendirildiğini aktaran Dr. Mamçu, “Viral hepatitler başlıca iki yolla bulaşır. İlki dışkı–ağız yoludur. Hepatit A ve Hepatit E virüsleri bu yolla bulaşır. Virüs taşıyan dışkı ile kirlenmiş su ve besin maddelerinin (sebze ve meyveler) ağızdan alınması suretiyle enfeksiyon gelişir. Virüsle kirlenmiş yüzeylere temas etmiş ellerin ağıza değdirilmesi de kişisel bulaşmada çok önemlidir. Diğer bulaş yolu da kan ve vücut sıvılarıdır. Hepatit B, Hepatit C ve Hepatit D virüsleri bu yolla bulaşır. Bu virüsleri taşıyan kişiler ile korunmasız cinsel temas, ortak enjektör, jilet, diş fırçası kullanımı, akupunktur, diş tedavisi veya sağlık çalışanlarında iğne batması başlıca bulaşma yoludur. Hastalığın, bu virüsleri taşıyan anneden bebeğe geçişi de mümkündür.” açıklamasını yaptı. B, C ve D virüslerinde kronikleşme riski yüksek! Hepatit virüslerinin belirti ve klinik tablolar açısından belirgin bir fark göstermemekle beraber, etkiledikleri yaş grupları, kuluçka süreleri, iyileşme şekilleri ve kronikleşme açısından fark gösterdiğini kaydeden Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Kuluçka süreleri A virüsü için 15-45 gün, B ve C virüsü için 30-180 gündür.” dedi. Hastaların yarısından fazlasında hastalık sırasında gözlerde ve ciltte sarılığın hiç olmaması ya da çok hafif olmasının mümkün olduğuna dikkat çeken Dr. Mamçu sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu nedenle pek çok kişi sarılık hastalığı geçirdiğini fark edemez. Çocuklarda belirtiler daha hafif ve kısa süreli olduğundan, özellikle küçük yaş grubundaki çocuklarda hastalık teşhis edilmeden geçebilir. Hastaların bir kısmında ise kuluçka süresini takiben halsizlik, iştahsızlık, mide bulantısı, karnın sağ üst kadranında ağrı, derinin ve gözakının sararması ve idrarın koyulaşması ile başlar. Kısa süren ateş olabilir. Bulaşıcı sarılık genellikle 4-6 haftalık bir hastalıktır. A ve E virüsü ile olanlar sonunda şifa ile sonlanır ve kronikleşme göstermez. B, C ve D virüsleri ile oluşan sarılıklar kronikleşebilir. Bu oran, B virüsü için yüzde 5-10, C virüsü için yüzde 80 kadardır.” Hepatit A ve E, gıda hijyeni ve genel hijyenin iyi olmadığı koşullarda daha kolay bulaşıyor! Hangi risk faktörlerinin hepatit bulaşma olasılığını artırdığına değinen Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Hepatit A ve E, el yıkama kurallarına uyulmadığı, gıda hijyeninin iyi olmadığı, tuvalet temizliğinin yeterince yapılmadığı koşullarda daha kolay bulaşır. Özellikle ilkokullarda toplu yaşanılan yerlerde salgınlar yapar.” dedi. Dr. Mamçu, Hepatit B ve C virüsünün bulaşma riskinin ise sağlık personelinde, virüsü taşıyan kişilerin aile fertlerinde, kan transfüzyonu yapılan kişilerde, damar yolundan ilaç bağımlılarında, diş tedavisi görenlerde, hemodiyaliz hastalarında ve çok eşli ilişki yaşayanlarda daha fazla olduğunu aktardı. Belirtilerin erken fark edilmesi yayılımın önlenmesi açısından çok önemli! Hepatitten şüphelenilmesi veya belirti görülmesi durumunda, sağlık kuruluşunda yapılacak virüse özgü kan testleri ile tanı konulduğunu dile getiren Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Belirtilerin erken fark edilmesi ve hastaların tanınması sağlam kişilere bulaşmayı engellemek ve yayılımın önlenmesi açısından çok önemlidir.” dedi. Hepatit B ve C için mevcut tedavi yöntemlerinden bahseden Dr. Mamçu, “Hepatit B ve C virüsünün çoğalmasını durduran veya yavaşlatan, karaciğerin iltihaplanmasını ve hasarını azaltan ilaçlar kullanılır. Bunlar en az 1 yıl ve genellikle daha uzun süre günde bir kez hap olarak alınır. Kronik Hepatit B enfeksiyonu tedavisinde hastanın durumuna ve virüsün yaygınlığına göre tedavi seçenekleri değişebilir. Takip ve tedavide en kritik nokta doğru hekim tarafından doğru zamanda ve doğru ilaç(lar) ile tedaviye başlanması ve hastaların izlenmesidir. Gastroenteroloji veya Enfeksiyon Hastalıkları klinikleri kronik hepatit hastalarını izler. Burada yapılan değerlendirme sonrası güncel kılavuzlara uygun olarak tedavi kararı verilir.” şeklinde konuştu. Risk grubundaki kişilerin aşılanmaları en önemli tedbir! Hepatit A ve B aşılarının koruyuculuklarının son derece yüksek olduğunu vurgulayan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Risk grubundaki kişilerin mutlaka aşılanmaları en önemli tedbirdir.” dedi. Virüsün bulaşma yoluna göre hijyen önlemlerinin de alınmasını öneren Dr. Mamçu, “Temizliğinden emin olunmayan çiğ gıda ve su tüketiminden kaçınmak, sık sık el yıkamak ve güvenli cinsel ilişki kurmak bulaşmayı önlemek açısından yeterlidir. Hepatit B ve C için bir başkasına ait kan ve vücut sıvılarına doğrudan temastan kaçınmak gerekir.” uyarısında bulundu. Hepatit B aşısı ömür boyu koruma sağlıyor! T.C. Sağlık Bakanlığı Bebek ve Çocuk Dönemi Aşı Takvimine göre Hepatit B aşısının doğumda, Hepatit A aşısının ise 18 aylıkken yapıldığını kaydeden Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Her iki aşı da ücretsizdir. Hepatit B aşısı güvenli olup ömür boyu koruma sağlar.” dedi. Çocukluk çağında aşılanmamış ve yüksek bulaşma riski taşıyan kişilere de aşı önerildiğini ifade eden Dr. Mamçu, sözlerini şöyle tamamladı: “Hepatit A aşısı olmayan erişkinlerde hijyen açısından riskli bölgelere seyahat öncesi aşı yapılmalıdır. Aşı öncesi antikor testiyle bağışıklık durumu kontrol edilebilir. Hepatit C, E ve D için aşı bulunmaz. Hepatit B ve Hepatit C virüsü ile yaşayan kişiler, kan ve diğer vücut sıvıları ile hastalığı başkalarına bulaştırabileceğini bilmeli. Kan vermemeli ve korunmasız olarak (kondom kullanmadan) bağışık olmayan veya aşılanmamış kişilerle cinsel ilişkiye girmemeliler. Panik göstermemeli, fakat düzenli doktor kontrolünde olmalılar. Her 6-12 ayda bir karaciğer fonksiyon testlerini yaptırmalılar. Alkol almaktan kaçınmalı, herhangi bir nedenle ilaç almak zorunda kalırsa bunu doktora danışmalılar.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.