Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hibe

Kapsül Haber Ajansı - Hibe haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hibe haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çiftçiden Alınan Mısır Silajları Hayvan Yetiştiricilerine Dağıtılıyor Haber

Çiftçiden Alınan Mısır Silajları Hayvan Yetiştiricilerine Dağıtılıyor

Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkent’te hayvancılığın geliştirilmesi ve değişen ekonomik koşullara karşı yetiştiricilere direnç kazandırılması amacıyla kırsal desteklerine devam ediyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi ile Kalecik Belediyesi’nin birlikte hayata geçirdiği ortak hizmet projesi kapsamında; Kalecik’teki üreticilerden alınan mısırlar, önce işlenip paketleme makinasından geçirilerek hayvan yetiştiriciliği yapan işletmelere yüzde 50 hibe ile ulaştırılacak. Hayvan besleme noktasında mısır silajının enerji ve protein bakımından çok öneme sahip olması üreticileri kaliteli ve güvenilir ürün üretmeye teşvik ediyor. Kalecik, Akyurt, Çubuk ve Elmadağ ilçelerinde hayvancılık yapan işletmecileri kapsayan ortak proje ile hayvancılık yapan üreticilerin girdi maliyetlerini düşürmek ve üretimlerine katkı sağlanması hedefleniyor. HEM ÇİFTÇİ HEM DE HAYVAN İŞLETMELERİ KAZANACAK Mısır silajı desteğinin özellikle milli ekonomiye katkı sağlamasında büyük öneme sahip olduğunu vurgulayan Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal, "Kalecik Belediyesi ile yürüttüğümüz proje kapsamında üreticilerimizin tarlalarını ziyarete geldik. Burada silajlık mısırlarını yerinde tespit ettik, gayet dolgun hamur kıvamında. Tam silaj pozisyonunda biçime başlandığını gördük. Yaklaşık 90 gün gibi bir sürede üretime kazandırılan ve milli ekonomiye katkı sağlayan bu mısır silajını hayvancılıkla uğraşan üreticilerimize vereceğiz. Bu manada iki yönlü katkı sağlayacağız. Hem üreten çiftçilerimiz bunu belediyeye verdiği için kazanacaklar hem de hayvancılık üretimi yapan çiftçilerimiz bu ürünü daha düzgün daha temiz elde ettikleri için bir kat daha katkı sağlayacaklar" dedi. “ÜRETİCİMİZ KAZANÇ TEMİN ETSİN DİYE EL BİRLİĞİ İLE ÇALIŞIYORUZ” Silaj ekiminin durma noktasına geldiğinin altını çizen Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, şöyle konuştu: “2024’tede aynı hizmeti vermiştik ve başarılı da olduk. Amacımız çiftçimizi motive etmek, katkı sunmak ve ürünlerin değerinde satılmasını sağlamak. Aldığımız ürünleri yüzde 50 hibe ile hayvan üreticilerine dağıtacağız. Silaj ekimi durma noktasına gelmişti. Büyükşehir elini çiftçinin üzerinden çekmedi. Üreticimiz kazanç temin etsin diye el birliği ile çalışıyoruz.” “SİZLERİN SAYESİNDE ÜRÜNÜMÜZ DEĞERLENİYOR” Mısır ekimi yapan çiftçi Mesut Gökgöz de silaj desteğinden duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi: “Büyükşehir Belediyesi ve Kalecik Belediyesi’nin bizlere verdiği cesaretle bu aşamalara geldik. Onlar bize üret dediler biz de elimizden geldiğince emek verdik ürettik. Sizlerin sayesinde ürünümüz değerleniyor. Biz bunları Nisan’ın 18’i gibi ektik bu zamana kadar suladık. Start verdik ve biçmeye başladık. Sayenizde kalkınacağız biz de üretmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB’den Kanola Tohumu Desteği  Haber

ABB’den Kanola Tohumu Desteği 

Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkentli üreticileri ürün çeşitliliğini artıracak ve alternatif gelir kaynakları oluşturacak projeleri hayata geçirmeye devam ediyor. 2025-2026 yılında yüzde 50 hibe ile dağıtılan 1200 torba kanola tohumu, yaklaşık 24 bin dekar tarım arazisinde toprakla buluşurken hasat döneminde yapılan saha incelemelerinde de yüksek oranda verim değeri elde edildi. “ÇİFTÇİMİZ DEKAR BAŞINA 14 MİLYAR LİRA GELİRELDE ETTİ” Türkiye’de ilk defa belediye olarak kanola desteği yaptıklarının altını çizen ABB Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı Bitkisel Üretim Şube Müdürü Niyazi Zobu, “Polatlı, Sincan ve Haymana ilçelerimizde 2025 yılı eylül ayında kanola tohumu ekimini gerçekleştirdik. Kanola bitkisinin su tüketimi az olduğu için tercih ediliyor. Türkiye’de ilk defa bir belediye olarak bunun desteğini yaptık ve bugün de hasatlarını gerçekleştirdik. Maksimum üç kez sulamayla maksimum verim elde edebiliyorlar. Çiftçimiz dekar başına 14 bin lira gelir elde etti. Biz bu yıl için de ihalemizi gerçekleştirdik. İnşallah eylülün ilk haftası yüzde 50 hibe ile desteklerimizi gerçekleştireceğiz” dedi. 24 BİN DEKAR ALANDA KANOLA ÜRETİMİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ Kanola tohumu desteği kapsamında; 2025-2026 üretim sezonunda Polatlı, Sincan ve Haymana ilçelerinde toplam 443 üreticiye yüzde 50 hibe ile1200 torba kanola tohumu dağıtılırken Ankara genelinde de yaklaşık 24 bin dekar alanda kanola üretimi gerçekleştirildi. Üreticilerin tarlalarında gerçekleştirilen kontrollerle; bitki gelişimi, yetiştiricilik uygulamaları, verim ve ürün kalitesine ilişkin sonuçlar ekipler tarafından yerinde incelendi. DESTEĞİN BÜYÜK BÖLÜMÜ POLATLI'DA ÜRETİME DÖNÜŞTÜ Desteğin büyük bölümü407 üreticiye dağıtılan 1099 torba tohum ile yaklaşık 21 bin 980 dekarlık alanla Polatlı’da gerçekleşti. Sincan’da 25 üreticiye 66 torba tohum dağıtılarak yaklaşık 1320 dekar ve Haymana’da11 üreticiye 34 torba tohum dağıtılarak yaklaşık 680 dekar alanda kanola üretimi gerçekleştirildi. AMAÇ: ÜRÜN DESENİNİ ÇEŞİTLENDİRMEK VE KIRSAL EKONOMİYİ GÜÇLENDİRMEK Tarımsal destek programlarıyla üreticilerin girdi maliyetlerinin azaltılmasının yanı sıra Başkentin tarımsal ürün deseninin çeşitlendirilmesini, iklim ve piyasa koşullarına uygun alternatif ürünlerin yaygınlaştırılmasını ve kırsal ekonominin güçlendirilmesini hedefleniyor. Kanola gibi yağlı tohumlu bitkilerin üretiminin artırılması; üreticilere alternatif gelir kaynağı oluşturmasının yanı sıra bitkisel yağ üretiminde kullanılan hammaddenin yerli üretimle karşılanmasına ve tarımsal üretimde çeşitliliğin artırılmasına da katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Denizli Büyükşehir’den Üreticiye Can Suyu Haber

Denizli Büyükşehir’den Üreticiye Can Suyu

Denizli Büyükşehir Belediyesi, artan girdi maliyetleri karşısında zorlanan üreticilere can suyu olmaya devam ediyor. 10 bin 66 çiftçiye toplam 704 bin 880 litre mazot hibesi kapsayan dev projede dağıtım tüm hızıyla sürüyor. Tarımsal üretimi teşvik etmek ve kent genelinde sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak amacıyla Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde başlatılan “Üreticilere Mazot Desteği Projesi” sahadaki yoğun temposunu koruyor. 3 haftalık planlama doğrultusunda Beyağaç, Çameli, Bekilli, Baklan, Sarayköy, Kale ve Serinhisar ilçelerinde ilk etap dağıtımlarını tamamlayan ekipler, programın ikinci haftasında da çiftçilerle buluşacak. Sahada kesintisiz süren dağıtım takvimi doğrultusunda ekipler; 24 Ağustos Pazartesi Buldan, 25 Ağustos Tavas, 26 Ağustos Çal, 27 Ağustos Babadağ, 28 Ağustos’ta ise Çardak ve Bozkurt ilçelerindeki üreticilere akaryakıt desteklerini teslim edecek. Toprak boş kalmasın, üretici kazansın Tarımsal üretimin stratejik önemine dikkat çeken Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, "Çiftçimizin, üreticimizin alın terine sahip çıkmayı en temel görevimiz olarak görüyoruz. Artan mazot ve girdi maliyetlerinin toprağını işleyen hemşehrilerimizin belini bükmesine izin veremeyiz. Bu hibe desteğiyle amacımız; hem üreticimizin mali yükünü bir nebze olsun hafifletmek hem de Denizli’mizde bir karış dahi ekilmedik alan bırakmamaktır. Üreticimiz ürettikçe Denizli kazanacak, Türkiye kazanacak. Her zaman çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Öte yandan il genelindeki kapsamlı saha çalışması, 4 Eylül 2026 tarihinde Merkezefendi ve Pamukkale ilçelerinde gerçekleştirilecek final programıyla son bulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kooperatifler Gıda Sanayisinin Tedarik Gücünü Artırabilir Haber

Kooperatifler Gıda Sanayisinin Tedarik Gücünü Artırabilir

TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası), gıda sektörünün güncel başlıklarını alanında uzman isimlerle ele aldığı Webinar Serisi’nin 10. yayınında kooperatifçiliği gündeme taşıdı. “İnsan Odaklı Bir Yol: Kooperatifçilik” başlığıyla gerçekleştirilen yayının konuğu, Hasat Türk Genel Yayın Yönetmeni ve AB Kooperatifçilik Uzmanı Erdem Ak oldu. Kooperatiflerin gıda sistemi içindeki konumunu üretim, tüketim, sürdürülebilirlik, gıda güvenliği, ölçek, pazarlama ve yönetim başlıkları üzerinden değerlendiren Ak, Türkiye’de kooperatifçiliğin geniş bir ortaklık ve faaliyet ağına sahip olduğuna dikkat çekti. Kooperatifleri ‘sosyal temelli ekonomik işletmeler’ olarak tanımlayan Ak, bu yapıların sosyal amaçlarının yanı sıra üretim, finans, pazarlama ve insan kaynağı gibi bütün işletme süreçlerini yönetmekle yükümlü olduğunu vurguladı. “Kooperatifler gıda sanayisinin doğal tedarik ortaklarıdır” Gıda üretiminin temel hammaddesinin bağdan, bahçeden, tarladan ve hayvancılık işletmelerinden geldiğine işaret eden Ak, tarım alanında faaliyet gösteren kooperatiflerin gıda sanayisiyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. Kooperatiflerin çok sayıda küçük üreticiyi ortak standartlar çevresinde buluşturduğunu belirten Ak, şu değerlendirmelerde bulundu: “Kooperatifler, gıda sanayisine hammadde sağlayan doğal tedarik ortaklarıdır. Ölçeğini ve kurumsal kapasitesini geliştiren kooperatifler ise üretim, pazarlama, ticaret ve ihracat süreçlerinde doğrudan sanayinin oyuncusu haline gelebiliyor. Bugün ülkemizde ve dünya pazarlarında öne çıkan örnekler, kooperatiflerin ürünü işleyerek markaya ve katma değere dönüştürebildiğini gösteriyor.” Gıda sanayicilerinin güvenilir ve kaynağı bilinen hammaddeye erişiminde kooperatiflerin önemli bir imkân sunduğunu kaydeden Ak, “Tek bir üreticiye bağlı yapılarda tedariğin kesintiye uğrama riski daha yüksek olabilir. Kooperatifler ise çok sayıda üreticiyi bir araya getirdikleri için daha sürdürülebilir bir yapı sunar” dedi. “Gıda güvenliği üretimden önce başlıyor” Kooperatiflerin gıda güvenliğindeki rolünü üretim öncesi, üretim süreci ve üretim sonrası olmak üzere üç aşamada ele alan Ak, gıda güvenliğinin uygun girdilerin seçilmesiyle başladığını söyledi. Yem, tohum ve gübre gibi girdilerin belirli standartlara uygun biçimde temin edilmesinin kooperatiflerin temel sorumlulukları arasında bulunduğunu belirten Ak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kooperatif, üreticiye girdiyi toplu biçimde sağlarken insan, hayvan, toplum ve çevre sağlığı açısından da sorumluluk üstlenir. Üretim aşamasında ise ortak bir kalite ve denetim sistemi kurar. Özellikle süt gibi çok sayıda küçük aile işletmesinden toplanan ürünlerde kaynağında kontrol büyük önem taşır.” Üretim sonrasında ambalajlama, muhafaza, depolama ve pazarlama süreçlerinin de gıda güvenliğinin parçası olduğunu belirten Ak, “Kooperatifler üretim öncesinden ürünün tüketiciye ulaşmasına kadar birbirini tamamlayan sorumluluklar üstlenebilir. Bu da sanayici açısından standardı belirli, izlenebilir ve güvenilir hammadde anlamına gelir” dedi. “Kooperatifler gıda sisteminin sürdürülebilirliğine katkı sağlıyor” Gıdada sürdürülebilirliğin bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini belirten Ak, kooperatiflerin üreticilerin ekonomik varlığını sürdürmesine, yerel üretim kapasitesinin korunmasına ve üretim ekosisteminin gelişmesine katkı sunduğunu söyledi. Kooperatifçiliğin gıda sisteminin geleceği açısından stratejik değer taşıdığını ifade eden Ak, “Sürdürülebilirlik, tek bir işletmenin faaliyetini sürdürmesinin ötesinde sosyal, ekonomik ve çevresel koşulların birlikte gözetilmesini gerektiriyor. Kooperatifler de bu dengenin sağlanmasında önemli bir rol üstleniyor” dedi. Tarım kooperatiflerinde havza ölçeği önerisi Türkiye’deki tarım ve gıda kooperatiflerinin temel sorunlarından birinin ölçek olduğunu belirten Ak, küçük coğrafi alanlarla sınırlı kalan yapıların günümüz rekabet koşullarında yeterli üretim ve pazarlama gücüne ulaşmakta zorlandığını ifade etti. Benzer ürünlerin yetiştirildiği köylerdeki üreticilerin ilçe veya havza ölçeğinde bir araya gelmesinin daha doğru bir model oluşturacağını belirten Ak, şunları söyledi: “Bir köydeki 20, 30 ya da 50 üreticinin kuracağı süt veya tarımsal kalkınma kooperatifinin güçlü bir ekonomik karşılık oluşturması zor. Mümkünse köyler bütünü, ilçe veya aynı ürün deseninin bulunduğu havza ölçeğinde yapılanmak gerekiyor. Mevcut küçük kooperatiflerin ortak bir çatı altında toplanması da üretim miktarının artmasını, kalite standardının kurulmasını ve pazarlama sorunlarının aşılmasını sağlayabilir.” Ölçek ekonomisinin girdi temininde de önemli olduğunu vurgulayan Ak, yüzlerce üreticinin bir araya gelmesiyle yem, tohum ve gübre gibi girdilerin daha uygun koşullarda satın alınabileceğini söyledi. Ak, “Ölçek büyüdükçe kooperatifin hem satın alma gücü hem de pazara düzenli ürün sunma kapasitesi artar” ifadelerini kullandı. “Hibe can suyu olabilir ancak kalıcı başarı planlamayla gelir” Kooperatiflerin sosyal amaçları bulunsa da ekonomik faaliyet yürüten birer işletme olduğunu hatırlatan Ak, iyi niyetin tek başına sürdürülebilir bir yapı kurmaya yetmediğini dile getirdi. Üretim miktarı, maliyet, insan kaynağı, satış kanalları ve risklerin faaliyete başlanmadan belirlenmesi gerektiğini kaydeden Ak, şöyle konuştu: “Kooperatifin ne üreteceğini, ne kadar üreteceğini, hangi kaynakla çalışacağını ve ürününü kime satacağını bilmesi gerekir. Günlük, haftalık ve aylık giderler, ihtiyaç duyulan sermaye, üretim standardı ve satış kanalları planlanmalıdır. Bu sorular cevaplanmadan işe başlandığında bir süre sonra dışarıdan destek beklentisi ortaya çıkıyor.” Hibe ve bağışların da kuruluş aşamasında katkı sağlayabileceğini ifade eden Ak, kooperatiflerin uzun vadede kendi ekonomik faaliyetleriyle ayakta kalması gerektiğinin altını çizdi: “Hibe başlangıçta can suyu olabilir. Ancak ticari faaliyet yalnızca hibe ve bağışlarla sürdürülemez. Kooperatifin özerk ve bağımsız kalabilmesi için düzenli gelir üretmesi, planlama yapması ve işletme disipliniyle hareket etmesi gerekir.” “Gıda sanayicisi kooperatiflerle daha fazla iş birliği yapmalı” Kooperatiflerin sosyal adalet, gelir dağılımı, gıdaya erişim, gıda güvenliği ve gıda güvencesi gibi alanlarda önemli işlevler üstlenebildiğini belirten Erdem Ak, gıda sanayisinin kooperatiflerle kuracağı ilişkinin bütün gıda sistemine katkı sağlayacağını söyledi. Ak, “Birincil tarımsal üretimi yapanlarla bu ürünleri gıdaya dönüştüren sanayiciler aynı sistemin içindedir. Gıda sanayicisinin kooperatiflerle daha yakın temas kurması, gerektiğinde onlara öncülük etmesi, paydaşlık kurması ve ortak projeler geliştirmesi gerekiyor. Tedarik, alım-satım, çözüm ve proje ortaklığı üzerinden kurulacak yakınlaşmanın hem taraflara hem de ülkemize katkı sağlayacaktır” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ŞARA Teknoloji, Moldova'nın Enerji Geleceğini İnşa Ediyor Haber

ŞARA Teknoloji, Moldova'nın Enerji Geleceğini İnşa Ediyor

İmza törenine; Moldova Cumhuriyeti Enerji Bakanı Dorin Junghietu, S.E. "Moldelectrica" Genel Müdürü Sergiu Carmanschi, ŞARA Teknoloji Genel Müdürü Kerem Onar ve EBRD Moldova Bankacılık Birimi Başkanı Giuseppe Grimaldi katıldı. Moldelectrica (Moldova Elektrik İletim Sistemi Operatörü) ile imzalanan 17.567.731,78 Euro (yaklaşık 945.870.000 TL) tutarındaki sözleşme çerçevesinde yürütülecek proje, Moldova'nın Avrupa enerji pazarına entegrasyonunda kritik bir rol oynayacak. Sözleşme büyüklüğü, ŞA-RA Enerji'nin 2025 yılı hasılatının yaklaşık %13'ü seviyesindedir. Projenin 2028 yılında tamamlanması planlanıyor. ŞARA Teknoloji, Moldova'nın enerji altyapısını modernize etme hedeflerine önemli bir katkı sağlamaya hazırlanıyor. Proje, Avrupa Bankası için Yeniden İnşa ve Kalkınma (EBRD), Avrupa Yatırım Bankası (EIB) ve Avrupa Birliği Komşuluk Yatırım Platformu tarafından finansman desteği almaktadır. ŞA-RA Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mertay Türk, projeyle ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Balti-Suceava 400 kV Enerji İletim Hattı Projesi, yalnızca Moldova'nın enerji altyapısını güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda bölgenin enerji arz güvenliğine stratejik bir katkı sunacaktır. Türkiye'deki başarılı projelerimizin tecrübesini uluslararası standartlarla birleştirerek, Doğu Avrupa'nın enerji geleceğine yönelik önemli bir adım atıyoruz. ŞARA Teknoloji olarak, bu tür stratejik projelerde sadece bugünün değil, yarının enerji ihtiyaçlarına yanıt vermek için çalışıyoruz. Balti-Suceava Hattı, Moldova'nın Avrupa enerji pazarına entegrasyonunda ve bölgesel istikrarın sağlanmasında önemli bir rol oynayacaktır." Moldova'nın “Dayanıklılık Hattı” Balti-Suceava 400 kV Enerji İletim Hattı Projesi, Moldova Enerji Bakanlığı tarafından "Linia Rezilienței" (Dayanıklılık Hattı) olarak adlandırılmıştır. Bu isim, projenin Moldova'nın enerji güvenliğini ve dayanıklılığını artırmadaki stratejik önemini yansıtmaktadır. Proje, Moldelectrica'nın işveren olarak görev aldığı ve ŞARA Teknoloji - ŞA-RA Enerji iş ortaklığının uluslararası ihale sonucunda yüklenici olarak seçildiği bir EPC (Tasarım, Tedarik, İnşaat, Test ve Devreye Alma) projesidir. Yaklaşık 48 kilometrelik hat uzunluğu ile Moldova'nın kuzey bölgesini Romanya'nın elektrik sistemine bağlayacak olan bu proje, 17.567.731,78 Euro sözleşme bedeli ile 2028 yılında tamamlanması hedeflenmiştir. Balti-Suceava hattı, Glodeni, Fălești, Bălți ve Râșcani ilçelerinin 12 kırsal yerleşim alanından geçerek, Moldova'nın enerji haritasını kalıcı olarak değiştirecek olan üç stratejik enerji iletim hattından biridir. Kapsamlı Altyapı Kurulumu ŞARA Teknoloji - ŞA-RA Enerji iş ortaklığı tarafından yürütülecek proje, kapsamlı bir enerji iletim altyapısı kurulumunu içermektedir. Yaklaşık 48 kilometrelik 400 kV enerji iletim hattının tasarımı ve inşası, direk temelleri, çelik yapılar ve montaj işlerini kapsayan iletim hattı inşası çalışmaları gerçekleştirilecektir. Projeye dahil edilen malzemelerin tedariki kapsamında, iletkenler, izolatörler ve koruma sistemlerinin tedariki ve montajı yapılacak; topraklama ve koruma sistemlerinin kurulması sağlanacaktır. Yeni altyapının Moldelectrica'nın operasyonel mimarisi ile entegrasyonu, teknik, çevresel ve güvenlik standartlarına uygunluk sağlama çalışmaları ve test ile devreye alma işlemleri de proje kapsamında yer almaktadır. Proje kapsamında, Bălți trafo merkezinin modernizasyonu da gerçekleştirilecek olup, toplam proje değeri yaklaşık 77 milyon euro olarak belirlenmiştir. Enerji Güvenliğinin Güçlendirilmesi Balti-Suceava 400 kV Enerji İletim Hattı, Moldova'nın enerji güvenliğini birden fazla yönden güçlendirecektir. Proje, Romanya ve Avrupa enerji pazarı ile bağlantı kurarak sınır ötesi enerji alışverişi kapasitesini artıracak; tek bir enerji kaynağına bağımlılığın azaltılması yoluyla sistem dayanıklılığını önemli ölçüde iyileştirecektir. Elektrik iletim ağının yönetiminde daha fazla seçenek sunacak olan operasyonel esneklik sağlanırken, kriz durumlarında sistem tepkisinin iyileştirilmesi ile acil durum müdahale kapasitesi geliştirilecektir. Moldova Enerji Bakanı Dorin Junghietu'nun vurguladığı üzere, bu proje yalnızca altyapı değil; daha fazla güvenlik, daha fazla pazar rekabeti ve vatandaşlar ile ekonomi için daha fazla seçenek anlamına gelmektedir. Uluslararası Finansman Desteği Proje, Avrupa Birliği'nin Growth Plan kapsamında desteklenmektedir ve çok katmanlı bir finansman yapısına sahiptir. Avrupa Birliği tarafından 15,4 milyon euro hibe sağlanırken, EBRD ve EIB destekleyici finansman sağlamaktadır. Toplam proje maliyeti yaklaşık 77 milyon euro olarak belirlenmiş olup, AB hibesi projenin yaklaşık yüzde 20'sini karşılamaktadır. Avrupa Birliği Büyükelçisi Iwona Piórko, AB'nin desteğinin önemini vurgulamış ve "Avrupa Birliği, bu ulusal öneme sahip projeyi desteklemekten gurur duyuyor. 15,4 milyon euro hibe ile EBRD ve EIB'nin yanı sıra, insanların günlük yaşamında gerçek faydalar yaratıyoruz" ifadelerini kullanmıştır. Bu finansman yapısı, projenin uluslararası düzeyde desteklenen ve stratejik öneme sahip bir yatırım olduğunun açık göstergesidir. ŞARA Teknoloji’den Avrupa'da Stratejik Konumlanma ŞARA Teknoloji, Balti-Suceava projesiyle, Avrupa enerji pazarında stratejik bir konuma yerleşiyor. Şirket, Türkiye'deki başarılı enerji altyapı projelerinin tecrübesini, uluslararası standartlarla birleştirerek, Moldova gibi stratejik ülkelerde enerji güvenliğine katkı sağlamaktadır. Bu proje, ŞARA Teknoloji'nin uluslararası rekabet gücünü Avrupa enerji pazarında güvenilir bir ortak olarak konumlandırırken; yüksek gerilim enerji iletim hatları tasarımı ve inşasında öncü rol oynamasını pekiştirmektedir. Doğu Avrupa enerji güvenliğine stratejik katkı sağlayan bu proje, aynı zamanda Avrupa enerji pazarına entegrasyon yoluyla bölgesel istikrarın sağlanması ve sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleştirilmesi yönünde de önemli bir adımdır. Moldova'nın Enerji Geleceğine Yatırım Balti-Suceava 400 kV Enerji İletim Hattı Projesi, Moldova'nın enerji bağımsızlığı ve Avrupa entegrasyonu yolunda stratejik bir adımdır. ŞARA Teknoloji'nin liderliğinde yürütülecek bu proje, sadece bir altyapı yatırımı değil, bölgesel enerji güvenliğini ve ekonomik kalkınmayı destekleyen bir stratejik hamle olacaktır. Proje tamamlandığında, Moldova Romanya ve Avrupa enerji pazarı ile doğrudan bağlantı kurabilecek; enerji arz güvenliğini önemli ölçüde artıracak ve bölgesel enerji ticaretinde aktif rol oynayabilecektir. ŞARA Teknoloji, bu stratejik projede, Türkiye'nin enerji sektöründeki başarısını uluslararası arenaya taşıyor ve Moldova'nın enerji geleceğini güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İETT’de Bulunmuş Eşyalar Müzayede Satışa Çıktı Haber

İETT’de Bulunmuş Eşyalar Müzayede Satışa Çıktı

40 BİN EŞYA SAHİBİNE ULAŞTI Bulunmuş eşyalar; İETT Bulunmuş Eşya Yönergesi kapsamında kayıt altına alınarak sahiplerine ulaştırılmaya çalışılıyor. Sahibi bulunamayan eşyalar ise ilgili yönerge hükümleri doğrultusunda değerlendirilerek gerekli durumlarda hibe, imha veya satış işlemleri gerçekleştiriliyor. Bu doğrulduda İETT, bu yıl unutulan 40 bin eşyayı sahibine ulaştırdı. Muhafaza süresi dolan kullanılmamış giyim ürünleri, çanta, kitap, kırtasiye ve benzeri malzemeler ise ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne devredildi. 20 FARKLI GRUPTA KAYIP EŞYA Elektronik ve elektrikli eşyalar ise teknik inceleme ve değerlendirme süreçlerinin tamamlanmasının ardından ihale komisyonu nezaretinde açık artırma usulüyle satışa çıkartıldı. 20 farklı grupta satışa sunulan eşyalar arasında balık oltası ve davul fırın gibi çok çeşitli eşyalara yoğun ilgi oldu. Tarihi Karaköy Gar Binasında düzenlenen açık artırmada 7 bin 443 adet eşyanın satışı toplam 1 milyon 366 bin TL olarak gerçekleşti. Kaybettiğiniz eşyanızı bulmak için ne yapabilirsiniz? Otobüs, Metrobüs, durak ve istasyonlarında, unuttuğunuz ve kaybettiğinizi düşündüğünüz eşyalarınız için aynı gün hattın bağlı olduğu işletme amirliğine gidebilir veya ALO153 ile iletişime geçebilirsiniz. Diğer günlerde ise www.iett.istanbul adresinde bulunan kayıp eşya formunu doldurabilir, e-devlet üzerinden www.turkiye.gov.tr adresinden kayıp eşya başvurusu oluşturabilir ya da 0212 372 32 43’ü arayarak kaybettiğiniz eşyaları sorgulayabilirsiniz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kocaeli’de “Süt Otu” Hasadı Başladı Haber

Kocaeli’de “Süt Otu” Hasadı Başladı

Desteklerden memnun olan çiftçiler, bu desteklerin sürmesi halinde üretmeye devam edeceklerini belirtti. ÇİFTÇİNİN YÜZÜ BÜYÜKŞEHİR’LE GÜLÜYOR Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, tarım ve hayvancılığı geliştirmek amacıyla hayata geçirdiği “Yem Bitkisi Tohumu Destekleme Projesi” kapsamında sonbahar döneminde 3 bin 950 çiftçiye yüzde 75 hibeli yaklaşık bin 420 ton yem bitkisi tohumu desteği sağladı. Destek kapsamında üreticilere 22 bin paket arpa, 9 bin 200 paket süt otu ve 5 bin 400 paket yem bezelyesi tohumu çiftçilere dağıtıldı. Destekten yararlanan çiftçiler, süt otunun hasadına başladı. 45 BİN DEKAR ALAN DESTEKLENDİ Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, tarım ve hayvancılığa yönelik verdiği desteklerle üreticilerin yüzünü güldürmeye devam ediyor. Çiftçileri katma değeri yüksek ürünler yetiştirmeye teşvik eden Büyükşehir Belediyesi bu kapsamda 9 bin 200 paket süt otu tohumu desteği sundu. Sağlanan destekle 45 bin dekar alana süt otu ekimi yapıldı. ET VE SÜT ÜRETİMİ ARTIYOR Kocaeli’de hayvanların yem ihtiyacını karşılamak için kullanılan, aynı zamanda et ile süt verimini artırmak amacıyla ekilen süt otu (Ryegrass) bitkisi, hem verim hem de kalite açısından önemli avantajlar sunuyor. Yonca ve mısır silajına alternatif olarak yerli ve milli tohumdan ekilen süt otu, yüksek enerji verimi ve protein oranıyla hayvanlarda et ve süt üretimini artırıyor. İlkbahar ve sonbaharda her türlü toprağa ekimi yapılan süt otu, yoncaya göre daha az sulama gerektirirken, yılda 5 kez hasat edilebilmesiyle çiftçilere ekonomik fayda sağlıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bu desteği, bölge hayvancılığının gelişmesine ve sürdürülebilir tarımın güçlenmesine önemli katkı sunuyor. BALYALAMA MAKİNELERİYLE HASATTA BÜYÜK KOLAYLIK Süt otu hasadının başlamasıyla birlikte üreticiler, tarlalarda biçilen yem bitkilerini Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle çiftçilere kazandırılan balyalama makineleriyle değerlendiriyor. Kurutulan otları kısa sürede balya haline getiren makineler, hem iş gücü ihtiyacını azaltıyor hem de üreticilerin yem hazırlama maliyetlerini düşürerek tarımsal üretime katkı sağlıyor. ÇİFTÇİ DOSTU BAŞKANA TEŞEKKÜR Destekten yararlanan çiftçiler, ektikleri süt otunun yeterli olgunluğa ulaşmasının ardından hasat mesaisine başladı. Bu yıl süt otunun kaliteli ve verimli olması üreticileri sevindirdi. Çiftçiler, tarımsal desteklerle her zaman yanlarında olan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a teşekkür ediyor. Üreticiler, “çiftçi dostu” olarak nitelendirdikleri Başkan Büyükakın’dan desteklerin devam etmesini istedi. ÜRETİCİLER, HASADIN BEREKETLİ GEÇMESİNDEN MEMNUN İzmit Yenice Mahallesi’nde çiftçilik yapan Ercan Sarı, Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen desteklerin üretim maliyetlerini düşürdüğünü ve çiftçiye önemli katkılar sunduğunu söyledi. Verimin yüksek olmasından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getiren Sarı, yem bitkilerinin işlenmesi ve bağlanması için gerekli ekipman desteğinin de sağlandığını belirterek, Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği aracılığıyla bölgedeki üreticilere balyalama makinesi ile hizmet verildiğini söyledi. “80 BİN YERİNE 20 BİN ÖDEDİK” Desteklerin her geçen yıl arttığını dile getiren Sarı, bu yıl gübre maliyetleri nedeniyle bazı desteklerde hibe oranının yüzde 75'e çıkarıldığını belirterek, “Yonca tohumu desteğinden de yararlandım. 70 dönümlük alan için 350 kilogram yonca tohumu aldım. Bu tohumu piyasadan alsaydım yaklaşık 80 bin lira ödemem gerekecekti. Destek sayesinde ödediğim tutar 20 bin liranın bile altında kaldı” dedi. “EKİPMAN DESTEĞİ MALİYETLERİ AZALTIYOR” Tarımsal desteklerin çiftçinin üretim gücünü artırdığını vurgulayan Sarı, “Çiftçi bazen ekmek istediği ürünü tohum maliyeti nedeniyle ekemiyor. Belediye desteği sayesinde tohumunu alıp üretimine devam edebiliyor. Ayrıca yem bitkilerinin işlenmesi konusunda verilen ekipman desteği de maliyetleri azaltıyor” ifadelerini kullandı. “DESTEKLER GENÇLERİ TEŞVİK EDİYOR” Süt otu hasadının başlamasıyla birlikte üreticilerden olumlu geri dönüşler aldıklarını belirten Sarı, köylerde yapılan sohbetlerde Büyükşehir Belediyesinin tarımsal desteklerinin sıkça gündeme geldiğini söyledi. Desteklerin kırsal kalkınmaya katkı sunduğunu ifade eden Sarı, genç girişimcilere ve kadın üreticilere yönelik desteklerin de tarım ve hayvancılığa ilgiyi artırdığını dile getirdi. Ercan Sarı, kendisi ve çiftçiler adına verdiği desteklerden dolayı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a teşekkür etti. “BÜYÜKŞEHİR’İN DESTEĞİYLE ÜRETİMDE VERİM ARTTI” Kandıra Sepetçi Mahallesi Muhtarı ve üretici Yasin Çelik, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanan tarımsal desteklerin üreticilere önemli katkılar sunduğunu belirtti. Tarım ve hayvancılıkla uğraştıklarını ifade eden Çelik, süt otu hasadı gerçekleştirdiklerini söyledi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin çiftçilere yönelik yem bitkisi ve makine-ekipman desteklerinin üretime olumlu yansıdığını vurgulayan Çelik, belediyenin uzun süredir üreticilerin yanında olduğunu dile getirdi. Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen yem bitkisi desteğinin yanı sıra son iki yıldır makine ve ekipman alanında da önemli oranlarda destek sağlandığını belirten Çelik, bu uygulamaların çiftçilere ciddi fayda sağladığını ifade etti. “MALİYETLER YARI YARIYA DÜŞTÜ” Destek kapsamında temin edilen balya makinesinin üretim süreçlerini kolaylaştırdığını söyleyen Çelik, daha önce hava şartları nedeniyle otların kurutulması aşamasında sıkıntılar yaşadıklarını ancak makine sayesinde bu sorunun büyük ölçüde ortadan kalktığını kaydetti. Çelik ayrıca işçilik maliyetlerinin yaklaşık yüzde 50-60 oranında azaldığını söyledi. “BALYA MAKİNESİ BÜYÜK KOLAYLIK” Balya makinesinin zaman açısından da büyük avantaj sağladığını aktaran Çelik, otun biçiminden balya haline getirilmesine kadar geçen sürenin daha önce 8-10 gün sürdüğünü, makine sayesinde bu sürenin 3-4 güne kadar düştüğünü ifade etti. Böylece üreticilerin yaklaşık bir haftalık zaman kazancı elde ettiğini belirtti. “BAŞKANIMIZA TEŞEKKÜR EDİYORUZ” Başkan Tahir Büyükakın’ın öncülüğünde üreticilere önemli katkılar sunulduğunu ve Büyükşehir’in her konuda çiftçilerin yanında olduğunu vurgulayan Çelik, sağlanan desteklerin üreticiler için adeta can suyu niteliğinde olduğunu dile getirdi. Tarımsal desteklerin üretimin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığına dikkati çeken Yasin Çelik, zor şartlarda üretim yapmaya çalışan çiftçiler için bu desteklerin işleri kolaylaştırdığını ifade ederek, Başkan Büyükakın’a teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB’den Çiftçilere Yazlık Fide Desteği  Haber

İBB’den Çiftçilere Yazlık Fide Desteği 

Bu kapsamda İBB’nin Çatalca Subaşı Köyü Mahallesi’nde gerçekleşen fide dağıtım programa; İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, Çatalca Ziraat Odası Başkanı Seyit Çetin, meclis üyeleri, muhtarlar, İBB bürokratları, siyasi parti temsilcileri, kooperatif ve sivil toplum kuruluşu yöneticileri ile çiftçiler katıldı. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, program öncesinde Dünya Çiftçiler Günü’ne özel Çatalca’da tarım araçlarıyla yapılan kortej geçişine de katıldı. Nuri Aslan, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Milli ekonominin temeli tarımdır” sözünün yazdığı pankartı taşıyan tarım aracına bindi ve Çatalca halkını selamladı. ÇİFTÇİLER: İBB’NİN DESTEĞİYLE ÜRETMEYE DEVAM EDİYORUZ Çatalca Belediyesi Çocuk Korusu performansı ve Çatalca Belediyesi Halk oyunları gösterisiyle başlayan fide dağıtım töreninde ilk sözü çiftçiler aldı. Üretici Sevil Yılmaz, “İBB’nin hayata geçirdiği tarımsal destek projeleri sayesinde bugün Çatalca’da daha umutlu bir üretim sezonu geçiriyoruz. Verilen fide, tohum, mazot, gübre ve yan destekleri üretim maliyetlerimizi hafifletti. Bu sayede bizler de üretmeye devam ediyoruz.” dedi. Söz alan bir diğer çiftçi Onur Demir, “Biz çiftçiler için üretim emek ve sabır işidir. İBB’nin yaptığı tarımsal destekler sayesinde üretmeye devam ediyor, toprağımızı boş bırakmıyoruz ve ülke ekonomisine katkıda bulunuyoruz.” diye konuştu. Daha sonra kürsüye gelen Çatalca Ziraat Odası Başkanı Seyit Çetin, “İBB’nin fide destekleri üreticimizin yükünü hafifleten, üretime moral veren önemli bir katkıdır. Başta İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu olmak üzere başkanvekilimiz Nuri Aslan’a ve emeği geçen Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığına teşekkür ediyorum.” dedi. ERHAN GÜZEL: DESTEKLER ÜRETİCİYE CAN SUYU OLDU Dünya Çiftçiler Günü’nü kutlayan Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, “Tarım yalnızca kırsalın değil, şehirlerin de geleceğidir. Tarım; gıda güvenliğidir, bağımsızlıktır, stratejik güçtür. Çatalca İstanbul’un en bereketli tarım topraklarıdır. İstanbul’un üretim merkezidir. Gıda güvenliğinin sigortasıdır.” dedi. Güzel, “İstanbul’da çiftçinin sesini yeniden duyan, üreticinin elinden tutan, ‘Bu kentin bereketi topraktadır’ diyerek tarımı yeniden ayağa kaldıran bir anlayış başladı. Ekrem Başkan’ımız göreve gelir gelmez İstanbul’un kırsalını yeniden ayağa kaldıracak tarımsal destekleri hayata geçirdi. Verilen destekler yıllardır yalnız bırakılan üreticimize adeta can suyu oldu.” ifadelerini kullandı. NURİ ASLAN: TÜM DESTEKLERİMİZİ HİBE OLARAK VERİYORUZ İBB’nin çiftçilere yönelik yaptığı çalışmalara değinen İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, “Ayçiçeği, mısır, buğday, arpa, yulaf tohumu, yazlık ve kışlık sebze fidesi gibi üretimin temel girdilerini ücretsiz olarak dağıttık. Mazot desteğini doğrudan çiftçimizin traktör deposuna ulaştırarak Türkiye’de bir ilke imza attık. Gübre, malç naylonu, damla sulama hortumu desteği ile üreticimizin maliyetlerini düşürdük. Hayvancılık ve arıcılık yapan üreticilerimize yem desteği verdik. Kentin dört bir yanında yerel üretimin ve gıda egemenliğinin güçlenmesi için projeler gerçekleştirdik. Tüm desteklerimizi hibe olarak veriyoruz.” dedi. “ÇALIŞMALARIMIZ HER YIL DAHA DA GÜÇLENEREK SÜRÜYOR” Başkanvekili Aslan, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal desteklerimiz hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda, ilk kez 2020 yılında yazlık sebze fidesi desteğiyle başlattığımız çalışmalarımızı her yıl daha da güçlendirerek sürüyor ve sürmeye devam edecek. 2026 yılı itibarıyla silajlık mısır tohumu, yağlık ayçiçeği tohumu, kuru fasulye ve nohut tohumu desteklerimizi tamamladık. Ayrıca mazot desteğimizin de 18 Mayıs tarihinde tamamlanacağını belirtmek isterim. Yazlık sebze üretimi yapan çiftçilerimizin yükünü; domates, biber, patlıcan, hıyar, kabak ve karpuz fidelerinden oluşan desteklerimizle hafifletmeye devam ediyoruz.” diye konuştu. “66 BİN 654 ÜRETİCİYE DESTEK OLDUK” Çiftçilere verilen desteklerin ayrıntılarına değinen Nuri Aslan, “Bugüne kadar toplam 10 bin 697 çiftçimize, 31 milyon 415 bin 331 adet yazlık sebze fidesi desteği sağladık. 2026 yılında ise 3 bin 34 çiftçimize 6 milyon 435 bin 458 adet fide desteği vererek üreticilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz. Desteklerimize başladığımız 2020 yılı ile 2025 yılı arasında 66 bin 654 üreticiye toplam 666 milyon milyonu aşan desteği sağladık. Bu yıl da toplamda 11 bin 500’ün üzerinde üreticimize 220 milyon TL’ye yakın destek vereceğiz.” İfadelerini kullandı. Çatalcalı üreticilerin İBB Başkanvekili Nuri Aslan’a kendi ürettikleri ürünlerden oluşan sepeti takdim etmesinin ardından kayıt yaptıran üreticilere üzerinde “para ile satılamaz” yazan fidelerin dağıtımı yapıldı. Tören, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.