Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hidrojen

Kapsül Haber Ajansı - Hidrojen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hidrojen haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SİNTEK B.V. Avrupa’ya İthalatta Karbon Yetkisini Aldı Haber

SİNTEK B.V. Avrupa’ya İthalatta Karbon Yetkisini Aldı

Hollanda Emisyon Otoritesi tarafından “Yetkili CBAM Beyan Sahibi” statüsü verilen SINTEK B.V., Türkiye başta olmak üzere AB dışından tedarik ettiği CBAM kapsamındaki malzemeleri kendi adına ithal edebilecek ve yetkilendirmeden kaynaklanabilecek gümrük engellerinin önüne geçebilecek. SINTEK B.V., Hollanda Emisyon Otoritesinden (NEa) “Yetkili CBAM Beyan Sahibi” statüsü aldı. 7 Eylül 2026 tarihli kararla şirket; AB dışından tedarik ettiği CBAM kapsamındaki ürünleri kendi adına ithal etme, karbon beyanlarını sunma ve sertifika yükümlülüklerini doğrudan yürütme yetkisine sahip oldu. İLK YILLIK BEYANNAME 2027’DE SUNULACAK SINTEK B.V., 2026 yılında gerçekleştirdiği CBAM kapsamındaki ithalatlara ilişkin ilk doğrulanmış yıllık beyannamesini 30 Eylül 2027 tarihine kadar CBAM Sicili üzerinden sunacak. Beyannamede ithal edilen ürünlerin miktarı, bu ürünlerin üretiminden kaynaklanan gömülü emisyonlar ve teslim edilmesi gereken CBAM sertifikaları yer alacak. AVRUPA’DAKİ PROJELERİNDE İTHALAT SÜRECİNİ KENDİ ADINA YÖNETECEK Yeni sistemin ithalatçılara getirdiği yükümlülükler ile ilgili açıklamalarda bulunan SINTEK B.V. CEO’su İlker Bozkurt: “CBAM, Avrupa Birliği dışından ithal edilen ürünlerin üretim sürecinde ortaya çıkan karbon emisyonlarının hesaplanmasını, beyan edilmesini ve karşılığında karbon bedeli ödenmesini esas alıyor. Çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen sektörlerini kapsayan sistemle birlikte ithalatçıların ürün miktarının yanı sıra gömülü karbon emisyonlarını da bildirmesi ve bu emisyonlara karşılık gelen CBAM sertifikalarını teslim etmesi gerekiyor. Bu işlemlerin şirketler tarafından kendi adlarına yürütülebilmesi için ‘Yetkili CBAM Beyan Sahibi’ statüsüne sahip olunması zorunlu.” Alınan yetkinin SINTEK B.V.’nin Avrupa’daki operasyonları açısından önemine dikkat çeken Bozkurt: “SINTEK B.V. olarak bu sürecin gerektirdiği resmî yetkilendirmeyi tamamladık. Böylece Türkiye’den ve Avrupa Birliği dışındaki diğer ülkelerden tedarik ettiğimiz CBAM kapsamındaki ürünleri kendi adımıza ithal edebilecek; karbon beyanı ve sertifika yükümlülüklerini doğrudan yönetebileceğiz. Bu yetki, Avrupa’daki projelerimizde mevzuata uyumun yanı sıra tedarik sürekliliği ve operasyonel güvence açısından da önemli bir adım oldu” açıklamalarında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SİNTEK B.V. Avrupa’ya İthalatta Karbon Yetkisini Aldı Haber

SİNTEK B.V. Avrupa’ya İthalatta Karbon Yetkisini Aldı

SINTEK B.V., Hollanda Emisyon Otoritesinden (NEa) “Yetkili CBAM Beyan Sahibi” statüsü aldı. 7 Eylül 2026 tarihli kararla şirket; AB dışından tedarik ettiği CBAM kapsamındaki ürünleri kendi adına ithal etme, karbon beyanlarını sunma ve sertifika yükümlülüklerini doğrudan yürütme yetkisine sahip oldu. İLK YILLIK BEYANNAME 2027’DE SUNULACAK SINTEK B.V., 2026 yılında gerçekleştirdiği CBAM kapsamındaki ithalatlara ilişkin ilk doğrulanmış yıllık beyannamesini 30 Eylül 2027 tarihine kadar CBAM Sicili üzerinden sunacak. Beyannamede ithal edilen ürünlerin miktarı, bu ürünlerin üretiminden kaynaklanan gömülü emisyonlar ve teslim edilmesi gereken CBAM sertifikaları yer alacak. AVRUPA’DAKİ PROJELERİNDE İTHALAT SÜRECİNİ KENDİ ADINA YÖNETECEK Yeni sistemin ithalatçılara getirdiği yükümlülükler ile ilgili açıklamalarda bulunan SINTEK B.V. CEO’su İlker Bozkurt: “CBAM, Avrupa Birliği dışından ithal edilen ürünlerin üretim sürecinde ortaya çıkan karbon emisyonlarının hesaplanmasını, beyan edilmesini ve karşılığında karbon bedeli ödenmesini esas alıyor. Çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen sektörlerini kapsayan sistemle birlikte ithalatçıların ürün miktarının yanı sıra gömülü karbon emisyonlarını da bildirmesi ve bu emisyonlara karşılık gelen CBAM sertifikalarını teslim etmesi gerekiyor. Bu işlemlerin şirketler tarafından kendi adlarına yürütülebilmesi için ‘Yetkili CBAM Beyan Sahibi’ statüsüne sahip olunması zorunlu.” Alınan yetkinin SINTEK B.V.’nin Avrupa’daki operasyonları açısından önemine dikkat çeken Bozkurt: “SINTEK B.V. olarak bu sürecin gerektirdiği resmî yetkilendirmeyi tamamladık. Böylece Türkiye’den ve Avrupa Birliği dışındaki diğer ülkelerden tedarik ettiğimiz CBAM kapsamındaki ürünleri kendi adımıza ithal edebilecek; karbon beyanı ve sertifika yükümlülüklerini doğrudan yönetebileceğiz. Bu yetki, Avrupa’daki projelerimizde mevzuata uyumun yanı sıra tedarik sürekliliği ve operasyonel güvence açısından da önemli bir adım oldu” açıklamalarında bulundu. Sintek Group Hakkında Sintek Group, endüstriyel tesisler ve büyük ölçekli yatırım projelerine yönelik mühendislik, taahhüt ve proje yönetimi hizmetleri sunan bir şirketler grubudur. İnşaat, mekanik, elektrik, otomasyon ve altyapı uygulamalarını entegre bir yaklaşımla anahtar teslim olarak hayata geçirir. Başta sanayi, enerji, savunma sanayii ve üretim tesisleri olmak üzere farklı sektörlerde faaliyet göstererek yüksek standartlarda proje çözümleri geliştirir. Mühendislik odaklı yaklaşımı, zamanında teslim ve kalite odaklı uygulamalarıyla yatırım projelerinde çözüm ortağı olarak konumlanmaktadır. Türkiye'deki deneyimini uluslararası projelerle de destekleyerek faaliyet alanını sürekli genişletmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SINTEK B.V. Avrupa’ya İthalatta Karbon Yetkisini Aldı Haber

SINTEK B.V. Avrupa’ya İthalatta Karbon Yetkisini Aldı

SINTEK B.V., Hollanda Emisyon Otoritesinden (NEa) “Yetkili CBAM Beyan Sahibi” statüsü aldı. 7 Eylül 2026 tarihli kararla şirket; AB dışından tedarik ettiği CBAM kapsamındaki ürünleri kendi adına ithal etme, karbon beyanlarını sunma ve sertifika yükümlülüklerini doğrudan yürütme yetkisine sahip oldu. İLK YILLIK BEYANNAME 2027’DE SUNULACAK SINTEK B.V., 2026 yılında gerçekleştirdiği CBAM kapsamındaki ithalatlara ilişkin ilk doğrulanmış yıllık beyannamesini 30 Eylül 2027 tarihine kadar CBAM Sicili üzerinden sunacak. Beyannamede ithal edilen ürünlerin miktarı, bu ürünlerin üretiminden kaynaklanan gömülü emisyonlar ve teslim edilmesi gereken CBAM sertifikaları yer alacak. AVRUPA’DAKİ PROJELERİNDE İTHALAT SÜRECİNİ KENDİ ADINA YÖNETECEK Yeni sistemin ithalatçılara getirdiği yükümlülükler ile ilgili açıklamalarda bulunan SINTEK B.V. CEO’su İlker Bozkurt: “CBAM, Avrupa Birliği dışından ithal edilen ürünlerin üretim sürecinde ortaya çıkan karbon emisyonlarının hesaplanmasını, beyan edilmesini ve karşılığında karbon bedeli ödenmesini esas alıyor. Çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen sektörlerini kapsayan sistemle birlikte ithalatçıların ürün miktarının yanı sıra gömülü karbon emisyonlarını da bildirmesi ve bu emisyonlara karşılık gelen CBAM sertifikalarını teslim etmesi gerekiyor. Bu işlemlerin şirketler tarafından kendi adlarına yürütülebilmesi için ‘Yetkili CBAM Beyan Sahibi’ statüsüne sahip olunması zorunlu.” Alınan yetkinin SINTEK B.V.’nin Avrupa’daki operasyonları açısından önemine dikkat çeken Bozkurt: “SINTEK B.V. olarak bu sürecin gerektirdiği resmî yetkilendirmeyi tamamladık. Böylece Türkiye’den ve Avrupa Birliği dışındaki diğer ülkelerden tedarik ettiğimiz CBAM kapsamındaki ürünleri kendi adımıza ithal edebilecek; karbon beyanı ve sertifika yükümlülüklerini doğrudan yönetebileceğiz. Bu yetki, Avrupa’daki projelerimizde mevzuata uyumun yanı sıra tedarik sürekliliği ve operasyonel güvence açısından da önemli bir adım oldu” açıklamalarında bulundu. Sintek Group Hakkında Sintek Group, endüstriyel tesisler ve büyük ölçekli yatırım projelerine yönelik mühendislik, taahhüt ve proje yönetimi hizmetleri sunan bir şirketler grubudur. İnşaat, mekanik, elektrik, otomasyon ve altyapı uygulamalarını entegre bir yaklaşımla anahtar teslim olarak hayata geçirir. Başta sanayi, enerji, savunma sanayii ve üretim tesisleri olmak üzere farklı sektörlerde faaliyet göstererek yüksek standartlarda proje çözümleri geliştirir. Mühendislik odaklı yaklaşımı, zamanında teslim ve kalite odaklı uygulamalarıyla yatırım projelerinde çözüm ortağı olarak konumlanmaktadır. Türkiye'deki deneyimini uluslararası projelerle de destekleyerek faaliyet alanını sürekli genişletmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai 2026 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı Haber

Hyundai 2026 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

Hyundai, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmaları, elde ettiği başarıları, hedefleri ve gelecek planlarını kapsayan 2026 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Hyundai, 2003 yılından bu yana her yıl yayımladığı sürdürülebilirlik raporuyla finansal ve finansal olmayan performansını yatırımcılar, müşteriler ve diğer küresel paydaşlarıyla şeffaf bir şekilde paylaşmayı sürdürüyor. Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz, rapora ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Hyundai olarak ilerlemenin kendiliğinden gerçekleşeceğini hiçbir zaman varsaymıyoruz. İlerleme, her yıl kararlı ve istikrarlı adımlarla elde edilir. Sürdürülebilirlik, yüksek teknoloji odaklı mobilite şirketine dönüşümümüzün temel yapı taşlarından biridir. Bu rapor, 2025 yılı boyunca ekiplerimizin ortaya koyduğu çalışmaları, kaydettiğimiz ilerlemeyi ve önümüzde duran hedefleri ortaya koyuyor. Bugüne kadar kat ettiğimiz yoldan gurur duyarken, ulaşmamız gereken hedeflerin de farkındayız. Bu yıl ve sonrasında da daha fazlasını başarmaya devam edeceğiz”. 2026 Sürdürülebilirlik Raporu, Çevre (Environment), Sosyallik (Social) ve Yönetim (Governance) olmak üzere üç ana bölümden oluşuyor. Çevre alanındaki çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Raporun çevre bölümünde, Hyundai’nin yenilenebilir enerjiye geçiş sürecinde kaydettiği önemli ilerlemelere yer veriliyor. Öne çıkan gelişmeler arasında: Avrupa, Kuzey Amerika ve Hindistan’daki tüm operasyonlarda kullanılan elektriğin yüzde 100’ünün yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanmasını ifade eden RE100 hedefinin gerçekleştirilmesi,ABD’nin Georgia eyaletinde kurulan Hyundai Motor Group Metaplant America (HMGMA) tesisinde 147 MW kapasiteli güneş enerjisi elektrik satın alma anlaşmasının (PPA) imzalanması,Döngüsel ekonomiyi desteklemek amacıyla kullanım ömrünü tamamlamış bataryaların geri dönüşümüne yönelik gelişmiş bir sistemin kurulması yer alıyor. Raporda ayrıca Hyundai Motor Grubu’nun entegre hidrojen değer zincirini genişletmeye yönelik çalışmaları ile yeni nesil elektrifikasyon stratejileri de detaylı şekilde aktarılıyor. Şirket, biyolojik çeşitlilik risklerini daha etkin yönetebilmek amacıyla Doğa ile İlgili Finansal Beyanlar Görev Gücü (TNFD) çerçevesini de süreçlerine entegre ederek faaliyetlerinin çevresel etkisini en aza indirmeyi hedefliyor. Sosyal sorumluluk ve tedarik zinciri yönetiminde önemli adımlar Raporda sosyal sorumluluk başlığı altında ürün güvenliği, çalışan gelişimi ve iş sağlığı-güvenliği alanındaki çalışmalar öne çıkıyor. Başlıca gelişmeler şunlar: ABD’deki Insurance Institute for Highway Safety (IIHS) tarafından 16 Hyundai modeline Top Safety Pick (TSP) ve Top Safety Pick+ (TSP+) güvenlik derecelendirmelerinin verilmesi İş sağlığı ve güvenliği standartlarını daha da ileri taşımak amacıyla 2030 İş Güvenliği Yönetim Stratejisi (Together for BAROZERO) programının hayata geçirilmesi ve bu alandaki yatırımların artırılması. Şirket ayrıca, otomotiv sektörünün elektrifikasyon ve yapay zekâ odaklı dönüşüm sürecine çalışanların uyumunu desteklemek amacıyla “Just Transition” programını hayata geçirdi. Program kapsamında çalışanlara eğitim ve gelişim fırsatları sunuluyor. Kurumsal yönetim yapısı güçleniyor Raporda, Hyundai yönetim kurulunun çeşitliliğini ve bağımsızlığını artırmaya yönelik çalışmaları da yer alıyor. Öne çıkan uygulamalar arasında: Yönetim Kurulu karar alma süreçlerinde şeffaflığı artırmak amacıyla Baş Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi (Lead Independent Director) sisteminin uygulanmaya başlanması,Toplam 12 kişilik yönetim kurulunda dört kadın ve üç uluslararası üyenin görev almasıyla çeşitlilik ve kapsayıcı liderlik anlayışının güçlendirilmesi bulunuyor. Raporda ayrıca hissedar değerini artırmaya yönelik sorumlu yönetim anlayışı ile proaktif risk yönetimi uygulamaları da detaylandırılıyor. Bu kapsamda: 2025-2027 döneminde en az yüzde 35 Toplam Hissedar Getirisi (TSR) hedefleyen Value-up Programı,Yapay zekâ teknolojilerinin etik ve sorumlu kullanımını yönlendirmek amacıyla geliştirilen AI Governance Framework (Yapay Zekâ Yönetim Çerçevesi) öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Not: Hyundai’nin yurt dışı operasyonlarında yenilenebilir enerji kullanım oranı, Yenilenebilir Enerji Sertifikaları (REC) ve Elektrik Satın Alma Anlaşmaları (PPA) gibi uygulamalar sayesinde 2025 yılı itibarıyla yüzde 76 seviyesine ulaştı. Sürdürülebilirlik raporuna erişim artık daha kolay Hyundai Motor, sürdürülebilirlik çalışmalarının daha geniş kitleler tarafından kolayca takip edilebilmesi amacıyla bu yıl ana raporun yanında ayrı bir Özet Rapor da yayımladı. Özet raporda iklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi ve şirketin temel sürdürülebilirlik performans göstergeleri sade ve anlaşılır bir şekilde sunuluyor. 2026 Hyundai Motor Sürdürülebilirlik Raporu ve Özet Rapor, Hyundai resmi internet sitesindeki sürdürülebilirlik sayfasından incelenebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Üretim Power MBA’de 5. Dönem Tamamlandı Haber

Enerjisa Üretim Power MBA’de 5. Dönem Tamamlandı

Enerji dönüşümünün hız kazandığı, yeni teknolojilerin ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımların sektör dinamiklerini yeniden tanımladığı bir dönemde Enerjisa Üretim, geliştirdiği yenilikçi projeler ve uzmanlık birikimiyle sektöre yön vermeyi sürdürüyor. Şirket, Power MBA Profesyonel Gelişim Programı ile sektörün ihtiyaç duyduğu liderlik, uzmanlık ve stratejik bakış açısının güçlenmesine katkı sunarak sektörün dönüşümünü desteklemeye devam ediyor. Disiplinler arası bir gelişim yolculuğu Sabancı Üniversitesi EDU iş birliğiyle hayata geçirilen ve bu yıl beşinci dönemini tamamlayan Power MBA Programı, enerji sektörünün dönüşen ihtiyaçlarına yanıt verecek yetkinlikleri geliştirmeyi amaçlayan kapsamlı yapısıyla öne çıktı. 24 farklı kurumdan 48 profesyoneli ortak bir gelişim platformunda buluşturan program, toplam 120 saatlik eğitim içeriğiyle katılımcılara enerji sektörünün teknik, finansal, stratejik ve sürdürülebilirlik boyutlarını bütüncül bir perspektifle değerlendirme imkânı sundu. Kamu ve özel sektörden geniş bir katılımcı profiline sahip olan programda; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, EPİAŞ, TEİAŞ, DSİ gibi kurumların yanı sıra enerji, sanayi ve finans alanlarında faaliyet gösteren birçok şirketten profesyoneller yer aldı. Kamu ve özel sektörden geniş bir katılımcı profiline sahip olan ve 39 mezun veren programda; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, EPİAŞ, TEİAŞ, DSİ gibi kurumların yanı sıra enerji, sanayi ve finans alanlarında faaliyet gösteren birçok şirketten profesyoneller yer aldı. Enerjisa Üretim çalışanlarının da dahil olduğu program, farklı disiplinlerden uzmanları, ortak bir öğrenme ve deneyim paylaşımı platformunda buluşturdu. 4 Modül ve 44 Eğitmenle Güçlenen Program Dört modülden oluşan Power MBA programı, enerji arz ve talebi, enerji yönetimi, proje finansmanı, enerji piyasaları, sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, enerji depolama teknolojileri, hidrojen, dijitalleşme, yapay zekâ uygulamaları, siber güvenlik, portföy yönetimi ve yetenek yönetimi gibi enerji sektörünün yeni dönem öncelikleri arasında yer alan kritik başlıklara odaklandı. Program boyunca katılımcılar, enerji sektörünün önde gelen akademisyenleri, sektör profesyonelleri ve Enerjisa Üretim liderleri dahil olmak üzere toplam 44 eğitmen tarafından eğitim alma fırsatı yakaladı. Bu dönem programa eklenen EDU Session oturumlarıyla, katılımcılar moderatör eşliğinde enerji sektörüne ilişkin güncel konuları ve program boyunca ele alınan başlıkları daha serbest ve etkileşimli bir ortamda değerlendirme imkânı buldu. Programın ayrılmaz bir parçası olan Reflection Session’larda ise katılımcıların eğitimlerden elde ettikleri kazanımları değerlendirmeleri, içgörülerini paylaşmaları ve farklı bakış açıları geliştirmeleri desteklendi. Power MBA kapsamında gerçekleştirilen networking etkinlikleri, vaka çalışmaları ve Bandırma Enerji Üssü teknik gezisi gibi uygulamalı deneyimler ise katılımcıların teorik bilgilerini sahadaki uygulamalarla birleştirmelerine olanak sağladı. “Enerji dönüşümünün merkezinde yetkinlik ve gelişim var” Power MBA’in, aynı zamanda enerji ekosistemine değer katacak liderlerin yetişmesine katkı sunan güçlü bir yetkinlik kazanım platformu olduğunu belirten Enerjisa Üretim İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Gürkale “Enerji sektörü bugün teknolojik bir dönüşüm yaşarken aynı zamanda yeni yetkinlikler, yeni liderlik anlayışları ve disiplinler arası iş birlikleri gerektiren kapsamlı bir değişimden geçiyor. Power MBA programımızla beş yıldır sektörün farklı paydaşlarını aynı gelişim yolculuğunda bir araya getiriyor, bilgi paylaşımını ve ortak öğrenme kültürünü güçlendiriyoruz. Bu yıl başarıyla tamamlanan programımız, farklı kurum ve uzmanlık alanlarından profesyoneller arasında güçlü bir etkileşim ortamı oluştururken, katılımcıların stratejik bakış açılarını ve liderlik yetkinliklerini geliştirmelerine katkı sağladı. Teknik uzmanlığı bütüncül bir sektör perspektifiyle buluşturan bu güçlü topluluğun, Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümünde önemli roller üstleneceğine inanıyoruz. Enerji sektörünün geleceğinde fark yaratacak olanın, teknik bilginin yanı sıra, farklı bakış açılarını bir araya getirerek değer üretebilen insanlar olduğuna inanıyor; bu alandaki yatırımlarımızı sürdürmeye devam ediyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Ventures Kritik Mineral Kaynaklarını Yapay Zekâyla Keşfeden Atana Elements’e Yatırım Yaptı Haber

Borusan Ventures Kritik Mineral Kaynaklarını Yapay Zekâyla Keşfeden Atana Elements’e Yatırım Yaptı

Borusan Grubu’nun kurumsal girişim sermayesi şirketi Borusan Ventures, kritik mineral keşfini yapay zekâyla hızlandıran Atana Elements’e yatırım yaptı. Lowercarbon Capital liderliğinde gerçekleşen 27,5 milyon dolarlık tohum turuna Borusan Ventures’ın yanı sıra Earthshot Ventures, Overture Ventures, Redwoods Climate Capital, Sunna Ventures, Verve Ventures, Volta Energy Technologies ve WovenEarth de katıldı. Defne Kocabıyık Narter: Atana’nın büyüme yolculuğunda stratejik bir iş ortağı olacağız Borusan Ventures Kurucusu ve Başkanı Defne Kocabıyık Narter, yatırımla ilgili şunları söyledi: “Kritik mineraller, enerji dönüşümünün ve ileri teknoloji sanayilerinin en stratejik girdileri arasında yer alıyor. Atana, derin jeoloji uzmanlığını yapay zekâ destekli keşif teknolojileriyle birleştirerek bu alanda önemli bir dönüşüme öncülük ediyor. Borusan olarak, grup şirketlerimizden Borusan Cat aracılığıyla 5 ülkede madencilik ekosisteminin aktif bir parçasıyız ve sektöre dair güçlü bir bilgi birikimine sahibiz. Bu deneyimimiz ve küresel ağımızla, Atana Elements’in büyüme yolculuğunda yalnızca bir yatırımcı değil, aynı zamanda katma değer yaratan stratejik bir iş ortağı olacağımıza inanıyoruz.” Atana Elements’in Kurucusu ve CEO’su Tom Wilson ise şu ifadeleri kullandı: “Dünya, kritik minerallere daha hızlı ve güvenli coğrafyalardan ihtiyaç duyuyor. Atana Elements’in yaklaşımı salt teorik değil; son teknolojiyle güçlendirilmiş, deneyimli bir operasyon ekibinin öncülük ettiği, petrol ve gaz disiplinini yapay zekâyla buluşturan gerçek bir keşif modeli. Tescilli yöntemlerimizle normalde 5-10 yıl sürecek hedeflere 22 ayda ulaşabildik.” Silikon Vadisi merkezli Borusan Ventures, ABD ve Avrupa’da enerji, mobilite, lojistik, tedarik zinciri ve endüstriyel teknolojiler gibi alanlardaki erken aşama girişimlere yatırım yapıyor. Borusan Ventures, Borusan Grubu’nun 82 yıllık endüstriyel deneyiminden yararlanarak global başarı ve uzun vadeli etki hedeflediği girişimlere stratejik destek sağlıyor, yeni pazarlara erişim imkânı sunarak büyüme fırsatları yaratıyor. Atana, yapay zekâyla kritik mineral keşfini hızlandırıyor Önümüzdeki on yılda lityum başta olmak üzere kritik minerallere olan talebin mevcut rezervlerin üç katına çıkması ve sektöre 250 milyar dolarlık yeni yatırım yapılması bekleniyor. Tedarik zinciri kırılganlıkları ve ihracat kısıtlamaları sebebiyle Batılı hükümetlerin alternatif arayışları sürerken, Atana Elements, yapay zekâ teknolojisiyle kritik mineral keşif süreçlerini hızlandırıyor. Atana Elements, lityum, bakır, uranyum, hidrojen ve helyum gibi kritik mineralleri içeren akışkan mineral sistemlerinin keşfine odaklanıyor. Şirketin kurucu ekibi BP, Hess, Rio Tinto ve ExxonMobil gibi sektör liderlerinde edinilmiş derin teknik uzmanlığı, jeo-uzamsal veri bilimi ve yapay zekâ destekli analizlerle bir araya getirerek geleneksel yöntemlere kıyasla çok daha hızlı ve maliyet etkin keşif süreçleri yürütüyor. Şirket bugün ABD ve Avrupa'da toplamda 100 milyon tonun üzerinde Lityum Karbonat Eşdeğeri (LCE) potansiyeli öngörülen sahalarda hak sahibi konumunda. Atana Elements, 2025 yılında küresel ölçekte ilk 10 arasında gösterilen bir lityum tuzlu su kaynağını keşfederek yaklaşık üç yıl içinde 5 kata yakın yatırım getirisi yaratmayı başardı. Şirketin en önemli farkı, geleneksel olarak 5–10 yıl sürebilen mineral keşif süreçlerini yapay zekâ platformu sayesinde yaklaşık 22 aya kadar indirebilmesi. Bu yaklaşım, kritik mineral keşfini daha hızlı, daha öngörülebilir ve daha sermaye verimli hale getirerek sektörün dönüşümüne öncülük ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch’tan Win Eurasia Fuarı’nda Güçlü Katılım Haber

Bosch’tan Win Eurasia Fuarı’nda Güçlü Katılım

Bosch Üretim Çözümleri (BMG), Bosch’un küresel üretim uzmanlığını Türkiye’deki mühendislik gücüyle birleştirerek ileri mühendislik, dijital mühendislik, akıllı otomasyon ve uçtan uca hizmet yetkinliklerini sektörle buluşturuyor. Mobilite, sensör ve elektronik, batarya, hidrojen, tüketici ürünleri, enerji ve HVAC gibi çok çeşitli sektörler için üretim süreçlerine yönelik müşteriye özel çözümler geliştiren BMG, fuar ziyaretçilerine geleceğin fabrikasına yönelik teknolojileri yakından inceleyebilecekleri interaktif bir stant deneyimi sunmaya hazırlanıyor. BMG standında, cobotlar, batarya, hidrojen, görüntü işleme sistemleri ve akıllı üretim teknolojileri öne çıkarken, ziyaretçiler insan-makine iş birliği, operatör yönlendirme ve akıllı denetim sistemlerinin esnek otomasyonu nasıl desteklediğini bizzat deneyimleme fırsatı bulacak. Bosch Rexroth, Türkiye’deki 50 Yıllık Hareket ve Kontrol Deneyimini Sergiliyor Bosch Rexroth, hareket ve kontrol teknolojilerindeki 50 yıllık uzmanlığını, yerel mühendislik bilgi birikimi ve güçlü hizmet ağıyla harmanlayarak sergileyecek. Yarım asırlık varlığıyla global hareket ve kontrol teknolojilerini Türkiye sanayisinin farklı sektörleriyle buluşturan Bosch Rexroth, fuarda fabrika otomasyonu, montaj teknolojileri, hidrolik çözümler ve mobil elektronik alanlarındaki uygulamalarını ziyaretçilerle buluşturacak. Bosch Rexroth, bu çözümlerle üretimde daha yüksek verimlilik, esneklik, bağlantılı sistemler ve dijital dönüşüm alanlarındaki yetkinliklerini ortaya koyarken, geleceğin üretim ve makine teknolojilerine yönelik yaklaşımını sergileyecek. Bosch Rexroth Türkiye’nin Certified Excellence Partner ağı, fuar boyunca stant programında sunumlarıyla yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zeren Energy, ETCSEE 2026’nın Altın Sponsoru Oldu Haber

Zeren Energy, ETCSEE 2026’nın Altın Sponsoru Oldu

Zeren Group iştiraklerinden, Avrupa doğal gaz piyasalarının aktif ticaret oyuncusu olan Zeren Energy, Avrupa’nın prestijli enerji ticaret buluşması olan ETCSEE (Energy Central South Trading Eastern Europe) 2026’da altın sponsor olarak yer alıyor. Zeren Energy, ETCSEE 2026 kapsamında sektörün önde gelen ticaret temsilcileri, enerji ve doğalgaz ticareti yöneticileri ile bir araya gelerek; bilgi paylaşımını güçlendirmeyi, iş birliklerini artırmayı ve enerji ticaretinin geleceğine katkı sunmayı hedefliyor. Organizasyonun öğle yemeğine ev sahipliği yapan Zeren Energy, misafirleriyle sıcak bir ortamda bir araya gelecek. İki gün sürecek ETCSEE konferansı; elektrik ve doğalgaz piyasalarındaki güncel gelişmelerden, piyasa denetimine ve yenilenebilir enerjiye kadar geniş bir gündemi kapsıyor. 50’den fazla üst düzey konuşmacı ve 650’nin üzerinde katılımcıyı bir araya getiren etkinlikte, 2026 yılına kadar enerji piyasalarını şekillendirecek düzenleyici dönüm noktaları ele alınacak. Paralel oturumlarda bölgesel piyasa entegrasyonu, yenilenebilir ve LNG odaklı fiyat dinamikleri, altyapı kısıtları ve Rus doğalgazı sonrası dönemde arz güvenliği gibi kritik konular kapsamlı şekilde değerlendirilecek. Ayrıca yapay zeka ve dijitalleşmenin enerji ticaretine etkileri, REMIT çerçevesinde ticaret sonrası dönüşüm, depolama esnekliği ve sınır ötesi entegrasyon gibi başlıklar da konferansın öne çıkan gündemleri arasında yer alıyor. Konferansın ikinci gününde ise Güneydoğu Avrupa elektrik piyasası trendleri, yeşil gazlar, biyometan ve hidrojen düzenlemeleri ile karbon piyasalarındaki gelişmeler mercek altına alınacak. CBAM ve ETS kapsamında yürütülecek tartışmalar, sektörün dönüşüm sürecine ışık tutacak. Her yıl düzenlenen Ticaret Ağı Oluşturma Gecesi ise katılımcılara müzik, yemek ve güçlü iş bağlantıları kurma imkanı sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford Trucks’tan Türkiye’nin En Kapsamlı Ağır Ticari Yeşil Dönüşüm Planı    Haber

Ford Trucks’tan Türkiye’nin En Kapsamlı Ağır Ticari Yeşil Dönüşüm Planı  

Ford Otosan, bugün Türkiye’de ağır ticari araçlar için hem motor hem şanzıman geliştiren ve üreten tek üretici konumunda bulunuyor. Şirket, sahip olduğu bu yetkinliği yeni nesil güç aktarma teknolojileriyle genişleterek, ağır ticari araç üretiminde teknolojik derinliğini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini desteklerken Türkiye’de ağır ticari araç üretiminde teknoloji ve üretim sofistikasyonu açısından en ileri noktadaki konumunu daha da güçlendirmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda daha yüksek katma değerli üretim ve daha nitelikli istihdam yaratılması da bu dönüşümün temel hedefleri arasında yer alıyor. Türkiye’nin en kapsamlı ağır ticari yeşil dönüşüm planı Bu kapsamda, Euro-7 emisyon standartlarına uyum, sıfır emisyonlu araç üretimi ve Avrupa Birliği Doğrudan Görüş Regülasyonu’na uygun yeni kabin dönüşümünü içeren projeler için yapılan teşvik başvurusu uygun bulunarak Proje Bazlı Devlet Yardımı kapsamında desteklenmesine karar verildi. Proje Bazlı Devlet Yardımına konu tutar 31.389.000.000 TL olup, onaylanan teşvik çerçevesinde, söz konusu dönüşüm projeleri kapsamında 2031 yılı sonuna kadar ilgili yatırımların yapılması ve yaklaşık 500 kişilik ek istihdam sağlanması öngörülüyor. Yatırımların, pazarın gelişimi, teknolojik dönüşümün seyri ve altyapı hazırlıkları doğrultusunda 2026 ve izleyen yıllarda kademeli olarak gerçekleştirilmesi planlanıyor. Projelerin tamamına ilişkin nihai yatırım kararları ise devam eden fizibilite ve değerlendirme süreçlerine bağlı olarak şekillenecek. Emrah Duman: “Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz.” Ford Trucks Lideri Emrah Duman konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini uzun vadeli bir teknolojik dönüşüm vizyonuyla ele alıyoruz. Eskişehir’de planladığımız bu yatırım, farklı güç aktarma teknolojilerini aynı üretim ve mühendislik ekosistemi içinde geliştirebilen bir yapı oluşturma hedefimizin önemli bir parçası. Ağır ticari araçlarda dönüşüm aşamalı ilerleyen bir süreç. Elektrikli, hidrojenli ve gelişmiş içten yanmalı motor teknolojilerini birlikte ele alıyor, farklı kullanım ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştiriyoruz. Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın geleceğin taşımacılık ihtiyaçlarına hazır olmasını sağlıyor ve küresel rekabet gücünü destekliyor. Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Bu projeyi ilk aşamasından itibaren sahiplenerek destekleyen T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza teşekkür ederiz.” Yeni nesil güç aktarma teknolojileri aynı geliştirme altyapısında ele alınıyor. Ford Otosan Eskişehir Fabrikası’nda planlanan dönüşüm kapsamında; elektrikli kamyonlar, hidrojen bazlı güç sistemleri, Euro-7 uyumlu yeni nesil motorlar ve yeni kabin mimarileri birlikte ele alınıyor. Bu yapı, farklı teknolojilerin tek bir hatta toplanmasından ziyade, aynı üretim ve mühendislik altyapısı içinde esnek şekilde geliştirilebildiği ve ölçeklenebildiği bir model sunuyor. Bu yönüyle proje, Türkiye’de ağır ticari araç segmentinde yeni nesil güç aktarma teknolojilerinin birlikte ele alındığı en kapsamlı dönüşüm çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda Ford Trucks’ın kendi mühendislik gücüyle geliştirdiği teknolojilerin Avrupa pazarına güçlü şekilde sunulmasını destekliyor. Proje ile birlikte Ar-Ge kapasitesinin artırılması, yeni teknoloji alanlarında uzmanlık geliştirilmesi ve yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, Türkiye’de daha yüksek katma değerli üretimin yaygınlaşmasına katkı sağlarken Ford Trucks’ın küresel ölçekte daha güçlü bir oyuncu olmasını destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.