Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hidrojen

Kapsül Haber Ajansı - Hidrojen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hidrojen haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ford Trucks’tan Türkiye’nin En Kapsamlı Ağır Ticari Yeşil Dönüşüm Planı    Haber

Ford Trucks’tan Türkiye’nin En Kapsamlı Ağır Ticari Yeşil Dönüşüm Planı  

Ford Otosan, bugün Türkiye’de ağır ticari araçlar için hem motor hem şanzıman geliştiren ve üreten tek üretici konumunda bulunuyor. Şirket, sahip olduğu bu yetkinliği yeni nesil güç aktarma teknolojileriyle genişleterek, ağır ticari araç üretiminde teknolojik derinliğini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini desteklerken Türkiye’de ağır ticari araç üretiminde teknoloji ve üretim sofistikasyonu açısından en ileri noktadaki konumunu daha da güçlendirmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda daha yüksek katma değerli üretim ve daha nitelikli istihdam yaratılması da bu dönüşümün temel hedefleri arasında yer alıyor. Türkiye’nin en kapsamlı ağır ticari yeşil dönüşüm planı Bu kapsamda, Euro-7 emisyon standartlarına uyum, sıfır emisyonlu araç üretimi ve Avrupa Birliği Doğrudan Görüş Regülasyonu’na uygun yeni kabin dönüşümünü içeren projeler için yapılan teşvik başvurusu uygun bulunarak Proje Bazlı Devlet Yardımı kapsamında desteklenmesine karar verildi. Proje Bazlı Devlet Yardımına konu tutar 31.389.000.000 TL olup, onaylanan teşvik çerçevesinde, söz konusu dönüşüm projeleri kapsamında 2031 yılı sonuna kadar ilgili yatırımların yapılması ve yaklaşık 500 kişilik ek istihdam sağlanması öngörülüyor. Yatırımların, pazarın gelişimi, teknolojik dönüşümün seyri ve altyapı hazırlıkları doğrultusunda 2026 ve izleyen yıllarda kademeli olarak gerçekleştirilmesi planlanıyor. Projelerin tamamına ilişkin nihai yatırım kararları ise devam eden fizibilite ve değerlendirme süreçlerine bağlı olarak şekillenecek. Emrah Duman: “Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz.” Ford Trucks Lideri Emrah Duman konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini uzun vadeli bir teknolojik dönüşüm vizyonuyla ele alıyoruz. Eskişehir’de planladığımız bu yatırım, farklı güç aktarma teknolojilerini aynı üretim ve mühendislik ekosistemi içinde geliştirebilen bir yapı oluşturma hedefimizin önemli bir parçası. Ağır ticari araçlarda dönüşüm aşamalı ilerleyen bir süreç. Elektrikli, hidrojenli ve gelişmiş içten yanmalı motor teknolojilerini birlikte ele alıyor, farklı kullanım ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştiriyoruz. Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın geleceğin taşımacılık ihtiyaçlarına hazır olmasını sağlıyor ve küresel rekabet gücünü destekliyor. Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Bu projeyi ilk aşamasından itibaren sahiplenerek destekleyen T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza teşekkür ederiz.” Yeni nesil güç aktarma teknolojileri aynı geliştirme altyapısında ele alınıyor. Ford Otosan Eskişehir Fabrikası’nda planlanan dönüşüm kapsamında; elektrikli kamyonlar, hidrojen bazlı güç sistemleri, Euro-7 uyumlu yeni nesil motorlar ve yeni kabin mimarileri birlikte ele alınıyor. Bu yapı, farklı teknolojilerin tek bir hatta toplanmasından ziyade, aynı üretim ve mühendislik altyapısı içinde esnek şekilde geliştirilebildiği ve ölçeklenebildiği bir model sunuyor. Bu yönüyle proje, Türkiye’de ağır ticari araç segmentinde yeni nesil güç aktarma teknolojilerinin birlikte ele alındığı en kapsamlı dönüşüm çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda Ford Trucks’ın kendi mühendislik gücüyle geliştirdiği teknolojilerin Avrupa pazarına güçlü şekilde sunulmasını destekliyor. Proje ile birlikte Ar-Ge kapasitesinin artırılması, yeni teknoloji alanlarında uzmanlık geliştirilmesi ve yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, Türkiye’de daha yüksek katma değerli üretimin yaygınlaşmasına katkı sağlarken Ford Trucks’ın küresel ölçekte daha güçlü bir oyuncu olmasını destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerji Sektöründe Dönüşüm Haberleri Neyi Gösteriyor? Haber

Enerji Sektöründe Dönüşüm Haberleri Neyi Gösteriyor?

Elektrik fiyatlarındaki oynaklık, sanayide artan verimlilik baskısı ve iklim hedeflerinin sertleşmesi aynı tabloya işaret ediyor: enerji artık sadece bir maliyet kalemi değil, doğrudan rekabet gücünün parçası. Bu nedenle enerji sektöründe dönüşüm haberleri, klasik bir sektör gündeminin ötesine geçti. Bugün bu başlık altında yayımlanan her gelişme, yatırım kararlarından tedarik stratejilerine, kamu politikalarından şirket iletişimine kadar geniş bir etki alanı yaratıyor. Bu dönüşümün en dikkat çekici yönü, tek bir teknoloji ya da tek bir kaynak üzerinden ilerlememesi. Güneş ve rüzgar yatırımları büyürken, depolama çözümleri hız kazanıyor; doğal gazın sistemdeki dengeleme rolü sürerken, hidrojen ve karbon yönetimi daha fazla konuşuluyor. Dağıtık üretim yaygınlaşırken, iletim ve dağıtım altyapısının modernizasyonu da aynı anda zorunlu hale geliyor. Haber akışını doğru okumak için bu çok katmanlı yapıyı görmek gerekiyor. Enerji sektöründe dönüşüm haberleri neden kritik hale geldi Profesyonel okur açısından asıl mesele, hangi haberin kalıcı bir eğilime işaret ettiğini ayırt edebilmek. Yeni bir yatırım duyurusu tek başına anlamlı olabilir, ancak asıl değer, bunun düzenleyici çerçeveyle, finansman koşullarıyla ve talep görünümüyle birlikte okunmasında ortaya çıkıyor. Bir güneş enerjisi santrali yatırımı haberi, eğer şebeke bağlantı kapasitesi, depolama entegrasyonu veya sanayi tüketimi tarafındaki dönüşümle desteklenmiyorsa sınırlı kalabilir. Bu yüzden enerji haberlerinde artık kapasite artışı kadar sistem esnekliği de izleniyor. Kurulu güç artarken şebekenin bu üretimi ne kadar verimli taşıdığı, tüketim tarafında ne kadar yönetilebilir talep yaratıldığı ve arz güvenliğinin hangi araçlarla korunduğu daha belirleyici hale geliyor. Karar vericiler için önemli olan, manşetin arkasındaki sistem etkisini okuyabilmek. Yatırım dili değişiyor Enerji alanındaki kurumsal açıklamalarda birkaç yıl öncesine göre daha farklı bir dil öne çıkıyor. Eskiden yatırım haberleri ağırlıkla megavat ve bütçe büyüklüğü üzerinden aktarılırdı. Bugün ise yerli teknoloji katkısı, karbon azaltım etkisi, dijital izleme altyapısı, depolama kapasitesi ve finansman modeli de haberin ana unsurları arasına girmiş durumda. Bu değişim tesadüfi değil. Yatırımcılar artık yalnızca üretim kapasitesine değil, projenin dayanıklılığına ve gelecekteki regülasyonlara uyum kabiliyetine bakıyor. Bankalar ve fon sağlayıcılar da benzer bir hassasiyet taşıyor. Dolayısıyla haber dili, sektörün risk algısındaki değişimi de yansıtıyor. Dönüşümün merkezinde sadece yenilenebilir enerji yok Piyasada en görünür başlık yenilenebilir enerji olsa da, dönüşüm bununla sınırlı değil. Elektrik depolama, akıllı şebekeler, enerji verimliliği, elektrifikasyon, atık ısı geri kazanımı ve sanayide dijital enerji yönetimi aynı zincirin parçaları. Özellikle üretim yapan şirketler açısından enerji dönüşümü, yalnızca temiz enerji tedariki değil, operasyonel maliyetlerin daha öngörülebilir hale getirilmesi anlamına geliyor. Burada dikkat çeken nokta şu: Her sektörün dönüşüm hızı aynı değil. Çimento, demir-çelik, kimya ve seramik gibi enerji yoğun alanlarda geçiş daha karmaşık ilerliyor. Çünkü bu sektörler sadece elektrik tüketmiyor, aynı zamanda yüksek ısı ihtiyacı ve kesintisiz üretim zorunluluğu taşıyor. Bu nedenle enerji dönüşümüne dair haberlerde, sektör kırılımı olmadan yapılan genellemeler eksik kalabiliyor. Depolama ve şebeke haberleri neden daha çok öne çıkacak Yakın dönemde enerji gündeminde en fazla ağırlık kazanacak alanlardan biri depolama olacak. Bunun nedeni basit: üretimi artırmak tek başına yeterli değil, o üretimi doğru zamanda sisteme vermek gerekiyor. Rüzgarın ve güneşin değişken karakteri, depolama yatırımlarını stratejik hale getiriyor. Benzer biçimde şebeke yatırımları da daha fazla görünür olacak. İletim ve dağıtım hatlarının güçlendirilmesi, dijital izleme sistemleri, sayaç altyapısı ve esneklik mekanizmaları; sektör dönüşümünün sessiz ama belirleyici alanları arasında yer alıyor. Bu tür haberler ilk bakışta daha teknik görünebilir, ancak piyasa açısından etkileri son derece somut. Bağlantı kapasitesi olmayan bir sistemde yeni yatırım iştahı sınırlanır. Regülasyon, haber değerini doğrudan belirliyor Enerji piyasası, düzenleyici kararların en hızlı sonuç ürettiği alanlardan biri. Lisans süreçleri, teşvik modelleri, kapasite tahsisleri, bağlantı kriterleri, karbon düzenlemeleri ve tarife mekanizmaları sektörün yönünü doğrudan etkiliyor. Bu yüzden regülasyon haberleri, yalnızca kamu otoritesinin açıklamaları olarak değil, piyasa davranışını şekillendiren sinyaller olarak ele alınmalı. Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı, sınırda karbon düzenlemeleri ve sürdürülebilir finansman kriterleri gibi dış kaynaklı gelişmeler, Türkiye enerji piyasasını da giderek daha fazla etkiliyor. İhracatçı sanayi için enerji dönüşümü artık çevresel bir tercih değil, pazar erişimi meselesi. Bu nedenle enerji alanındaki haber değeri, çoğu zaman şirket bilançosu ve dış ticaret stratejisiyle birlikte okunmalı. Burada bir denge ihtiyacı da var. Hızlı dönüşüm beklentisi ile sistemin teknik ve finansal gerçekleri her zaman aynı çizgide ilerlemiyor. Kamu otoritesi için arz güvenliği, yatırımcı için öngörülebilirlik, sanayici için maliyet kontrolü öncelikli. Başarılı politika setleri bu üç ekseni birlikte yönetebildiği ölçüde etkili oluyor. Kurumlar için haber takibi artık stratejik istihbarat işlevi görüyor Enerji başlığında yayımlanan haberler artık sadece sektör profesyonellerini ilgilendirmiyor. Finans kuruluşları, sanayi şirketleri, organize sanayi bölgeleri, lojistik oyuncuları, gayrimenkul geliştiricileri ve teknoloji sağlayıcıları da bu akışı yakından izliyor. Çünkü enerji maliyeti, tedarik güvenliği ve karbon performansı birçok sektörde rekabet denklemine girmiş durumda. Bu noktada haber takibinin niteliği öne çıkıyor. Güncel bir yatırım açıklaması, yeni bir depolama düzenlemesi veya iletim altyapısına ilişkin bir karar; kurumsal planlama için erken sinyal taşıyabiliyor. Özellikle içerik üreten yayıncılar ve dijital medya tarafı için bu gelişmeleri doğru çerçeveyle sunmak kritik. Sadece hız değil, bağlam da gerekiyor. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörel odaklı yayın yapıları için burada açık bir alan bulunuyor. Çünkü enerji haberi, tek paragrafla geçiştirilecek bir duyuru formatından çıkmış durumda. Okur artık şirket açıklamasının ötesinde, bunun neden önemli olduğunu ve hangi iş sonuçlarını tetikleyebileceğini görmek istiyor. Enerji sektöründe dönüşüm haberleri nasıl okunmalı Bu başlık altındaki haberleri değerlendirirken üç temel soruya bakmak gerekiyor. İlk olarak, haber yeni kapasite mi yaratıyor yoksa mevcut sistemin verimliliğini mi artırıyor? İkinci olarak, bu gelişme kamu desteğine mi dayanıyor, yoksa piyasa koşullarında kendi ekonomik mantığını oluşturabiliyor mu? Üçüncü olarak ise, etkisi kısa vadeli mi kalacak, yoksa sektör standardını değiştirecek bir yön taşıyor mu? Bu çerçeve özellikle şirket açıklamaları için önemli. Her yatırım haberi aynı derecede dönüştürücü olmayabilir. Bazı projeler sembolik değer taşır, bazıları ise gerçekten piyasa yapısını değiştirir. Aynı şekilde her regülasyon da aynı etkiyi yaratmaz. Uygulama kapasitesi düşük bir düzenleme, güçlü bir niyet beyanı olsa bile sınırlı sonuç üretebilir. Burada verinin rolü de büyüyor. Haber metinlerinde sadece vaatlere değil, kurulu güç, üretim profili, yatırım takvimi, bağlantı yapısı, emisyon etkisi ve finansman bileşimi gibi göstergelere bakmak gerekiyor. Sektör profesyonelleri için gerçek ayrım, anlatı ile uygulanabilirlik arasındaki farkta ortaya çıkıyor. Önümüzdeki dönemde hangi başlıklar izlenecek Yakın vadede enerji dönüşüm gündeminde birkaç alan öne çıkmaya devam edecek. Batarya depolama yatırımları, elektrikli araç ekosisteminin şebeke üzerindeki etkisi, sanayide öz tüketim modelleri, çatı GES uygulamaları, karbon muhasebesi, yeşil hidrojen pilotları ve veri merkezi enerji talebi bunların başında geliyor. Ayrıca yapay zeka destekli enerji yönetimi ile tahminleme sistemleri de daha görünür hale gelecek. Bununla birlikte her yeni alanın aynı hızda ticarileşmeyeceği unutulmamalı. Bazı teknolojiler haber akışında güçlü bir yer bulsa da, ekonomik ölçek kazanması zaman alabilir. Bu nedenle sektör gündeminde heyecan kadar ayıklama refleksi de gerekiyor. Gerçek dönüşüm, yalnızca yenilikten değil, uygulanabilir modellerin çoğalmasından doğuyor. Enerji sektöründeki dönüşüm artık izlenen bir trend değil, kurumların doğrudan pozisyon aldığı bir gerçeklik. Bu alandaki haberleri doğru okumak, sadece gündemi takip etmek anlamına gelmiyor; yatırım iştahını, rekabet avantajını ve kurumsal hazırlık seviyesini daha sağlıklı yönetme imkanı sunuyor. Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olanlar, en çok haberi görenler değil, hangi haberin gerçekten yön değiştirici olduğunu erken anlayanlar olacak.

YEO Teknoloji’den Romanya’da 54 MWp GES ve 80 MWh Depolama Yatırımı Haber

YEO Teknoloji’den Romanya’da 54 MWp GES ve 80 MWh Depolama Yatırımı

Yenilenebilir enerji projelerinde yatırımcı ve EPC (Mühendislik, Tedarik, Kurulum) kimliğiyle Romanya pazarının lider oyuncularından olan YEO Teknoloji, yeni bir projeye daha imza attığını duyurdu. YEO Teknoloji, Avrupa’daki iştiraki DEFIC Globe aracılığıyla Romanya’da üç ayrı sahada geliştirilen toplam 54 MWp kapasiteli güneş enerjisi santrali ve 80 MWh kapasiteli enerji depolama sistemlerini anahtar teslim olarak inşa ederek Enda Enerji’ye satacak. Anlaşma kapsamında; anahtar teslim inşaatın yanı sıra kapasite tahsisi, arazi edinimi, tüm izin ve ruhsat süreçleri ile geliştirme faaliyetlerini içeren sözleşme, santrallerin kurulum aşamasına gelmesiyle birlikte yürürlüğe girecek. Projenin toplam kontrat bedeli 47,3 milyon Euro olarak belirlendi. Bataryaları İstanbul’da üretilecek Anlaşma çerçevesinde santrallerin mühendislik hizmetleri, yüksek gerilim trafo merkezleri, enerji nakil hatları ve enerji depolama sistemlerinin anahtar teslim inşası YEO Teknoloji şirketleri tarafından gerçekleştirilecek. Projede kullanılacak enerji depolama sistemleri ise grup şirketi olan ve İstanbul’daki fabrikasında enerji depolama sistemleri üreten Reap Battery tarafından sağlanacak. Romanya’da portföyü güçleniyor YEO Teknoloji, geçtiğimiz hafta da Romanya’da geliştirilen (Dobrun & Sadova) iki güneş enerjisi santrali projesine ilişkin EPC hizmetlerini kapsayan 111,2 milyon dolarlık sözleşme imzalamıştı. YEO Teknoloji’nin Avrupa’daki iştiraki Defic Globe, söz konusu güneş enerjisi santrallerinin anahtar teslim inşasını üstlenirken aynı zamanda yatırımcı kimliğiye de yüzde 35 oranında ortağı olacak. Santraller Norveç’in en büyük yenilenebilir enerji sahasına sahip grubu Scatec ile gerçekleştirilecek. YEO Teknoloji’nin Avrupa’daki ilk yatırımı olan Romanya Caracal Güneş Enerjisi Santrali temiz enerji üretimine devam ediyor. Bu projede, şebeke esnekliğini desteklemek amacıyla Reap Battery tarafından geliştirilen enerji depolama sistemlerinin entegre edilmesi planlanıyor. Caracal projesine paralel olarak Bobiceşti, Turceni-Măceşu, Vâlcea, Caracal 2 Dobrun ve Sadova sahalarındaki yatırımlarla birlikte, YEO Teknoloji’nin Romanya’daki toplam güneş enerjisi portföyü 887 MWp seviyesine ulaşıyor. YEO Teknoloji, Romanya’da hem EPC yüklenicisi hem de Bağımsız Enerji Üreticisi (IPP) kimliğiyle, Defic Globe aracılığıyla uzun vadeli yatırımcı olarak konumlanıyor. 40 ülkede 400’den fazla proj 2004 yılında kurulan YEO Teknoloji, bugün mühendislik, teknoloji ve yenilenebilir enerji alanlarında 40’tan fazla ülkede 400’ün üzerinde projeyi başarıyla tamamlamış küresel bir oyuncu konumunda bulunuyor. Gelişmiş enerji depolama çözümlerinden elektrik şebekelerine, yüksek gerilim trafo merkezlerinden yenilenebilir enerji santrallerine, endüstriyel ve ticari tesislerden konutların enerji dönüşümüne ve hidrojen teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyor. YEO Teknoloji, 2030 yılına kadar 1 GW kurulu güç hedefi doğrultusunda yatırımlarını sürdürürken; güçlü EPC kabiliyetleri ve yatırımcı kimliğini birlikte kullanarak, Türkiye’de ve uluslararası pazarlarda sürdürülebilir ve dengeli büyüme stratejisini ‘Bizce Mümkün’ sloganıyla hayata geçirmeye devam ediyor.

Bosch Geleceğe Yönelik Rotasını Belirledi Haber

Bosch Geleceğe Yönelik Rotasını Belirledi

Bosch Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Stefan Hartung, ön kapanış rakamlarına ilişkin değerlendirmesinde, “Ekonomik gerçeklik sonuçlarımıza yansıdı. 2025 Bosch için, zorlu ve zaman zaman can sıkan bir yıl oldu.” dedi. Hartung sözlerini şöyle sürdürdü: “Olumsuz koşullara rağmen, büyüme stratejimiz üzerinde sistematik bir şekilde çalışmaya devam ediyoruz. Bu, rekabet gücümüzü artırmamızı da gerektiriyor. Şimdi geleceğe yönelik rotamızı belirliyoruz.” Bosch 2030 Stratejisi kapsamında, küresel varlığından, güçlü markasından ve teknolojik uzmanlığından faydalanmaya devam etmeyi planlıyor. Bosch, mevcut ekonomik ortamda rekabetin daha da yoğunlaşmasını beklerken, faaliyet gösterdiği pazarlarda belirgin bir toparlanmanın 2027’den önce gerçekleşmesini öngörmüyor. Şirketin uzun vadeli hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir büyüme için yıllık yüzde 6–8 satış artışı ve en az yüzde 7 marj seviyesi stratejik referans olarak korunuyor; mevcut koşullar altında bu hedef marja en erken 2027 yılında ulaşılması öngörülüyor. Rekabet gücü: Maliyet açığını kapatmak, yatırım kapasitesini güçlendirmek 2030 Stratejisi kapsamında Bosch, maliyet yapısını dönüştürmeye ve yatırım kapasitesini güvence altına almaya odaklanıyor. Strateji, şirketin dünyanın tüm bölgelerindeki kilit pazarlarda ilk üç tedarikçiden biri olma hedefini desteklerken, rekabetçi maliyet seviyeleri ile hedeflenen kar marjına ulaşma ve talep odaklı kapasite yönetimini zorunlu kılıyor. Hartung, “Malzeme maliyetlerimize yönelik üzerinde çok çalışıyor üretkenliğimizi artırmak için yapay zekayı daha yoğun bir şekilde kullanıyor ve her yatırımı eskisinden daha dikkatli değerlendiriyoruz.” dedi. “Ancak uzun vadede rekabet gücümüzü ve yatırım kapasitemizi güvence altına almak için personel giderlerimizi azaltmak ve organizasyonumuzu daha verimli hale getirmek için çok daha fazlasını yapmamız gerekiyor.” Elektromobiliteye geçiş ve küresel otomotiv sektöründeki son derece yüksek fiyat ve rekabet baskısı, yalnızca Mobilite faaliyet alanında hedef marja kıyasla, yıllık yaklaşık 2,5 milyar Euro’luk bir maliyet açığı yaratırken, bu tablo Bosch’un geçtiğimiz yıl yaklaşık 13.000 pozisyonda yeniden yapılanma ihtiyacı açıklamasına yol açmıştı. Hartung, bu adımların şirketin uzun vadeli rekabet gücünü ve yatırım kapasitesini korumaya yönelik zorunlu ancak sorumlu kararlar olduğunu vurguladı. Bosch'un kaçınılmaz olan bu tedbirleri, çalışan temsilcileriyle yakın istişare içinde ve başlangıçta şirket için yüksek maliyetlere yol açsa bile sosyal açıdan mümkün olduğunca kabul edilebilir bir şekilde uygulamayı hedeflediğini belirtti. 2030 Stratejisi: İnovasyonlar ve satın almalar iş fırsatları yaratacak Bosch olumsuz koşullara rağmen, birçok pazar segmentinde işlerin yeniden canlanması için önemli büyüme fırsatları görüyor. Hartung, “Yazılım odaklı mobilite gibi kritik alanlardaki piyasa ivmesinin başlangıçta sınırlı olacağını, ancak özellikle önümüzdeki on yıl içerisinde önemli ölçüde hızlanmasını bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Bosch, 2025 yılında akıllı sürücü destek sistemleri ve sensör teknolojisi gibi alanlarda güçlü bir sipariş ivmesi yakalayarak otonom sürüş çözümleri için 11 milyar Euro tutarında sipariş aldı. HVAC (Isıtma, Havalandırma, İklimlendirme) çözümlerinde gerçekleştirilen satın almanın etkisiyle, Bosch Home Comfort’un orta vadede satış gelirlerinin yaklaşık iki katına çıkararak 8 milyar Euro seviyesine ulaşması öngörülüyor. İşkolu, şimdiden konut ve hafif ticari binalarda ısıtma, havalandırma ve soğutma pazarında dünyanın en büyük tedarikçilerinden biri konumunda. Elektrikli El Aletleri iş kolunda ise, pazara çıkış süresi ortalama iki ay kısaltılırken, 2027’ye kadar yaklaşık 2.000 yeni ürününün piyasaya sunulması planlanıyor. Şirket ayrıca 2027 sonuna kadar yapay zekaya toplam 2,5 milyar Euro yatırım yapmayı hedefliyor. Teknolojiye duyulan mesafe, Avrupa’nın refah ve rekabet gücünü riske atıyor Bosch’a göre Avrupa, bölgesel rekabet gücü açısından güçlü bir potansiyele sahip olsa da bu potansiyelin hayata geçmesi toplumun ve politika yapıcıların teknolojiye yönelik şüpheciliğini aşmasına bağlı. Son Bosch Tech Compass araştırmasına göre Almanya’da teknolojik ilerlemenin olumlu etkilerine inananların oranı üçte ikinin altında, Fransa’da ise bu oran daha düşük seviyelerde. Hartung, “Bu oldukça endişe verici bir durum. Bir ülke, bir toplum, küresel rekabette ancak teknolojik ilerleme için yeterli istek varsa hayatta kalabilir.” dedi. Bosch, hidrojen ve yapay zeka gibi alanlarda daha cesur adımlar atılması gerektiğini vurgularken, 2018’den bu yana yalnızca yapay zeka alanında 2.000’in üzerinde patent başvurusu ile bu dönüşümde aktif rol üstleniyor. 2025’teki gelişmeler: Küresel ekonomi sektör satışlarını yavaşlatıyor Bosch'un faaliyet gösterdiği çeşitli odak pazarlarındaki zorlu küresel koşullar, 2025 yılında iş kolları bazında satış performansını doğrudan etkiledi. Mobilite faaliyet alanında, satış gelirleri 56 milyar Euro ile bir önceki yıla göre nominal olarak %0,3, kur etkilerinden arındırıldığında %3,1 artış gösterdi. Sanayi Teknolojileri faaliyet alanı 6,5 milyar Euro satış geliri elde ederken, kur etkilerinden arındırılmış büyüme %3,2 oldu. Dayanıklı Tüketim Malları faaliyet alanında satışlar, 19,9 milyar Euro ile nominal olarak %1,9 düşerken, kur etkilerinden arındırıldığında %4 artış kaydedildi. Enerji ve Bina Teknolojileri faaliyet alanı ise, 8,4 milyar Euro satış geliriyle nominal olarak %12,3, kur etkilerinden arındırıldığında %15,3 büyüme göstererek diğer faaliyet alanlarından ayrıştı. Bölgesel bazda Avrupa’da satış gelirleri 44,2 milyar Euro ile nominal olarak %0,6 düşerken, kur etkilerinden arındırıldığında %1,5 artış kaydedildi. Amerika’da satışlar 18,5 milyar Euro ile kur etkilerinden arındırıldığında %9,2, Asya Pasifik’te ise 28,3 milyar Euro ile kurdan arındırılmış %5,6 büyüme gösterdi. Bosch Grubu Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Direktörü Markus Forschner, görünümü şu sözlerle değerlendirdi: “Zayıf küresel ekonomik ortamın etkilerini net biçimde hissettik. Buna rağmen attığımız adımlar, maliyet ve rekabet pozisyonumuzu güçlendirmeyi hedefliyor. Bu iyileşmelerin marjlara olumlu yansımasını kademeli olarak göreceğiz; %7’lik hedef marjımıza en erken 2027’de ulaşmayı öngörüyoruz.” 2025 yılını 412.400 çalışanla tamamlayan Bosch’ta, küresel çalışan sayısı bir önceki yıla göre yaklaşık 5.400 kişi (%1) azaldı. En fazla düşüşün yaşandığı Almanya’da sayı yaklaşık 6.500 (yaklaşık yüzde 5) kişi azalarak 123.100 çalışana geriledi. 2026 yılı için Bosch, küresel ekonominin %2,3 büyümesini beklerken, rekabet ve fiyat baskısının süreceğini öngörüyor. Şirket, 2030 Stratejisi kapsamında yürüttüğü dönüşüm adımlarını uzun vadeli büyüme ve dayanıklılığın temel unsuru olarak konumlandırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünya Ekonomik Forumu’ndan Kıvanç Zaimler’e Küresel Liderlik Görevi Haber

Dünya Ekonomik Forumu’ndan Kıvanç Zaimler’e Küresel Liderlik Görevi

Kıvanç Zaimler, yeni rolü kapsamında, Advanced Energy Solutions platformunun stratejik gündeminin belirlenmesine, küresel önceliklerin şekillendirilmesine ve ileri enerji çözümlerinin dünya genelinde hızla ve etkin biçimde ölçeklenmesine yönelik çalışmalara liderlik edecek. Enerji ve iklim teknolojilerinde dönüşüm niteliği taşıyan alanlara odaklanan Advanced Energy Solutions; temiz yakıtlar, hidrojen, yeni nesil nükleer teknolojiler, enerji ve karbon depolama gibi başlıklarda, küresel ekosistemin en yenilikçi şirketlerini ve vizyoner liderlerini bir araya getiriyor. Platform, bu teknolojilerin yaygınlaşma süresini onlarca yıldan yıllara indirmeyi hedeflerken; teknoloji geliştiriciler, enerji üreticileri, yatırımcılar ve kamu arasında güçlü bir iş birliği zemini oluşturuyor. İleri enerji çözümlerinin küresel ölçekte hızla ölçeklenmesi, yatırım ortamının güçlendirilmesi ve enerji dönüşümünün ekonomik, teknolojik ve toplumsal boyutlarıyla ele alınması, platformun yeni dönemdeki öncelikleri arasında yer alıyor. Sabancı Holding CEO’luğu görevinin yanında, ulusal ve uluslararası pek çok stratejik platformda aktif roller üstlenen Kıvanç Zaimler; Advanced Energy Solutions Eş Başkanlığı’nın yanı sıra Dünya Enerji Konseyi Türkiye Başkan Yardımcılığı, IICEC (İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi) Yönetim Kurulu Üyeliği, SHURA Enerji Dönüşüm Merkezi Danışma Kurulu Üyeliği gibi önemli sorumluluklar taşıyor. COP İklim Zirveleri ve Dünya Ekonomik Forumu gibi küresel platformlarda Türkiye’yi ve Sabancı Topluluğu’nu temsil eden Kıvanç Zaimler, enerji dönüşümü ve iklim politikalarına ilişkin uluslararası karar alma süreçlerine katkı sunmaya devam ediyor. TÜRKİYE’Yİ SADECE SABANCI HOLDİNG TEMSİL EDİYOR Advanced Energy Solutions bünyesinde, enerji ve iklim teknolojileri alanında faaliyet gösteren 20 uluslararası şirket yer alıyor. Platformda Türkiye’yi temsil eden tek şirket olan Sabancı Holding, yenilebilir enerji üretimi ve enerji dağıtımı iş kollarındaki tecrübelerinin yanı sıra ileri güneş ve rüzgâr teknolojileri, enerji depolama, füzyon gibi yeni nesil alanlardaki yetkinliklerini de küresel paydaşlarla paylaşarak Türkiye’nin bu alandaki vizyonunu uluslararası arenaya taşıyacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai, Hidrojen Yakıt Hücresi için Kore’de Yeni Bir Tesis Kuruyor Haber

Hyundai, Hidrojen Yakıt Hücresi için Kore’de Yeni Bir Tesis Kuruyor

Hyundai, Güney Kore’nin Ulsan kentinde yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisinin temel atma törenini düzenledi. Bu adım, ülkeyi enerji dönüşümünde küresel bir lider haline getirme hedefinin önemli bir parçası olarak görülüyor. Yeni tesis, daha önce içten yanmalı motor şanzımanı üreten fabrikanın bulunduğu 43.000 metrekarelik alanda kurulacak. Bu seçim, Hyundai’nin geleceğin mobilitesine geçişini sembolik biçimde temsil ediyor. 2027’de tamamlanması planlanan tesis, kimyasal işleme ve montaj operasyonlarını entegre ederek yılda 30.000 yakıt hücresi ünitesi üretecek. Tesis, Hyundai Motor Grup’un “Hydrogen for Humanity (İnsanlık İçin Hidrojen)” anlamına gelen HTWO markası altında faaliyet gösterecek. Yaklaşık 675 milyon dolarlık yatırım değerine sahip tesis, binek otomobiller, ticari kamyonlar, otobüsler, iş makineleri ve deniz taşıtları gibi çeşitli mobilite uygulamaları için yeni nesil hidrojen yakıt hücreleri ve elektrolizörler üretecek. Temel Teknolojilerde İlerleme Tesis, iki temel ürün aracılığıyla Hyundai Motor Grup’u küresel hidrojen teknolojisinde ön safa taşımayı hedefliyor: Yeni nesil hidrojen yakıt hücresi: Hyundai, mevcut modellere kıyasla daha yüksek güç çıkışı ve dayanıklılık sunarken, maliyet rekabetçiliğiyle küresel pazarda liderlik hedefliyor. Yakıt hücreleri, hidrojen ve oksijen arasındaki elektrokimyasal reaksiyonlarla elektrik üreten sistemlerdir ve araçlarda jeneratör görevi görür.PEM elektrolizörler: Kore’de ilk kez üretilecek yüksek verimli polimer elektrolit membran (PEM) elektrolizörleri, sudan karbon emisyonu olmadan yüksek saflıkta hidrojen üretebilen sistemlerdir. Bu teknoloji, küresel net sıfır hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacak. Hyundai, yaklaşık 30 yıllık yakıt hücresi geliştirme tecrübesi sayesinde elektrolizör bileşenlerinde %90 oranında yerelleştirme sağlamıştır. Şirket, elektrolizör yığını geliştirmiş ve 2025 Şubat ayında tamamlanan 1 MW’lık konteyner tipi bir sistem şu anda günde 300 kg’dan fazla yüksek saflıkta hidrojen üretmektedir. Ayrıca Jeju Adası’nda 5 MW sınıfı büyük ölçekli bir proje geliştirilmekte olup, tam kapsamlı bir yeşil hidrojen ekosistemi kurmayı hedeflemektedir. Gelişmiş Üretim Platformu Hyundai, Ulsan’daki yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisini, insan odaklı üretim uzmanlığından elde ettiği birikimle geliştirilmiş ileri bir üretim platformu olarak işletmeyi planlıyor. Tesis, iş gücü yükünü azaltmak ve operasyonel verimliliği artırmak için robotik teknolojilerden yoğun şekilde yararlanacak. Ayrıca gelişmiş izleme sistemleriyle en küçük güvenlik riskleri bile tespit edilerek çalışanların güvenliği ön planda tutulacak. Hidrojen Ekosistemini Genişletmek Üretilen yakıt hücreleri, binek otomobillerden ağır ticari kamyonlara, otobüslerden iş makinelerine ve deniz araçlarına kadar çok çeşitli uygulamalara göre optimize edilecek. Hyundai Motor Grup, yakıt hücrelerinin ötesinde hidrojen değer zincirinin tamamını kapsayan çözümler geliştiriyor. Üretimden depolamaya, taşımadan kullanıma kadar her aşamada kamu kurumları, küresel şirketler ve araştırma kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışıyor. Temel atma töreni, hükümet, yerel otoriteler ve endüstri paydaşları arasında iş birliği platformu oluşturmayı amaçlayarak hidrojen ekonomisini hızlandırmak için birleşik bir yaklaşımı güçlendirdi. Hyundai Motor, karbon nötrlüğünü destekleyecek stratejik ortaklıklarını genişletmeyi ve küresel hidrojen liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor. Törende katılımcılar, çok nesilli yakıt hücreleri ve elektrolizörleri, ayrıca hidrojenle çalışan yeni nesil NEXO SUV, kamyonlar, ekskavatörler, gemiler, traktörler ve forkliftler gibi birçok hidrojenli aracı yakından inceleme fırsatı buldu. Yeni tesisin, pazar büyümesine paralel olarak üretim ölçeğini artırması, küresel hidrojen ekosisteminin genişlemesine ve altyapı gelişimine önemli katkı sağlaması bekleniyor. Törende ayrıca Hyundai Motor Grup ile Koreli otobüs üreticisi KGM Commercial arasında yakıt hücresi tedarikine ilişkin bir mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşma, tesisin Kore’nin hidrojen ekosisteminin gelişiminde oynayacağı kritik rolü bir kez daha vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Volvo Elektrikli Tırları 250 Milyon Kilometreyi Aştı: 213.000 Ton CO2 Azaltımı! Haber

Volvo Elektrikli Tırları 250 Milyon Kilometreyi Aştı: 213.000 Ton CO2 Azaltımı!

GÖTEBORG, İSVEÇ – Kamyon sektörünün elektrifikasyonunda liderliğini sürdüren Volvo Trucks, önemli bir kilometre taşını duyurdu. Şirketin ilk modellerini piyasaya sürdüğü 2019 yılından bu yana, elektrikli tırları dünya genelinde ticari trafikte 250 milyon kilometreden fazla yol kat etti. Bu başarı, karayolu taşımacılığının iklim üzerindeki etkisini azaltma çabalarında somut bir ilerlemeyi temsil ediyor. Dizel Tüketimi ve Emisyon Tasarrufu Bu mesafenin dizel yakıtla kat edilmesi durumunda 78 milyon litreden fazla dizel tüketimi gerekecekti. Elektrikli tırların kullanımı sayesinde egzoz borusundan kaynaklanan karbon dioksit emisyonları 213.000 ton azaltıldı. Volvo Trucks Başkanı Roger Alm, bu gelişmeyi memnuniyetle karşıladığını belirterek, "Taşımacılık şirketlerinin elektrikli tır kullanmanın faydalarını günlük operasyonlarında nasıl benimsediğini görmek harika. Elektrikli tırlar emisyonları azaltıyor ve sürücüler için daha konforlu ve sessiz bir çalışma ortamı sağlıyor," dedi. Ancak Alm, elektrifikasyon geçişinin hala çok yavaş ilerlediğini vurguladı ve ekledi: "Tüm taşımacılık şirketleri için taşımacılığı karbonsuzlaştırmayı kârlı hale getirecek pazar koşullarından yoksunuz. Yollarda daha fazla elektrikli tır görmek istiyorsak bu değişmeli." Küresel Liderlik ve Gelecek Planları Volvo, bu segmentte lider konumda olup, 50 ülkedeki müşterilere 5.700'den fazla elektrikli tır teslim etti. Büyük Piyasalar: Volvo'nun elektrikli tırları için en büyük pazarlar Almanya, Hollanda, Norveç, İsveç ve ABD'dir. Geniş Ürün Yelpazesi: Şirketin elektrikli tır portföyü, şehir içi dağıtımdan atık yönetimine, bölgesel taşımacılıktan inşaata kadar geniş bir uygulama yelpazesinin ihtiyaçlarını karşılayan sekiz modelden oluşuyor (FL Electric, FE Electric, FM Electric, FH Electric, VNR Electric vb.). Menzil Artışı: Volvo, 2026 yılında tek şarjla 600 km'ye kadar menzil sunan elektrikli bir ağır hizmet tırı piyasaya sürmeyi planlıyor. Volvo Trucks, karbonsuzlaştırma stratejisinde akülü-elektrikli ve yakıt hücreli elektrikli tırların yanı sıra, biyogaz ve hidrojen dahil olmak üzere yenilenebilir yakıtlarla çalışan içten yanmalı motorlara da yer veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akfen Yenilenebilir Enerji Sponsorluğundaki Hidroana, Shell Eco-marathon’da Dereceye Girdi Haber

Akfen Yenilenebilir Enerji Sponsorluğundaki Hidroana, Shell Eco-marathon’da Dereceye Girdi

Akfen Yenilenebilir Enerji, alternatif enerjili araç projelerine destek olarak geleceğe katkı sağlamaya devam ediyor. Eskişehir Teknik Üniversitesi Multi-disipliner Mühendislik Fakültesi lisans öğrencilerinden oluşan, hidrojen ile araç üreten Hidroana ekibi, Akfen Yenilenebilir Enerji sponsorluğunda katıldıkları Shell – Eco Marathon’da Avrupa 9.su oldu. Bu yıl 40’ıncısı düzenlenen, Polonya’nın Kamien Slaski pistinde gerçekleştirilen Avrupa’nın en prestijli alternatif enerjili araç yarışlarından biri olan Shell Eco-marathon Europe, kıtanın dört bir yanından gelen takımları bir araya getirdi. Yarışta iki farklı araç tipi - Urban ve Prototip - ve bunların altında hidrojen, batarya elektrik ve içten yanmalı olmak üzere üç ayrı kategori yer aldı. Hidroana ekibi, prototip hidrojen kategorisinde yarışarak Avrupa 9’uncusu oldu ve bu kategoride sıralamaya giren tek Türk takımı olma başarısını gösterdi. Türkiye’den toplam üç takımın katıldığı yarışta elde edilen bu derece, hem üniversite hem de ülke adına önemli bir gurur kaynağı oldu. Tamamı gönüllü mühendislik öğrencilerinden oluşan Hidroana ekibi; Malzeme Bilimi ve Mühendisliği, Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği, Kimya Mühendisliği ve Makine Mühendisliği bölümlerinden öğrencileri bir araya getirerek disiplinler arası bir çalışma ortamı yaratıyor. Ekip, bugüne kadar geliştirdiği hidrojen yakıtlı araçlarla ulusal ve uluslararası yarışmalarda Türkiye’yi başarıyla temsil etti. Akfen Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Mustafa Kemal Güngör, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Hidrojen enerjisi, geleceğin ulaşım teknolojilerinde kilit rol oynayacak temiz bir enerji kaynağı. Hidroana gibi öncü ve vizyoner ekiplerin çalışmalarına destek vermek, hem genç mühendis adaylarının gelişimine katkı sağlıyor hem de Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecine ivme kazandırıyor. Bu başarı, gençlerimizin potansiyelinin ve ülkemizin mühendislik gücünün en somut göstergelerinden biridir.” AKFEN YENİLENEBİLİR ENERJİ’DEN HİDROJENDE ÖNCÜLÜK VİZYONU Akfen Yenilenebilir Enerji, hidrojen teknolojilerini yalnızca desteklediği projelerle değil, yürüttüğü yenilikçi Ar-Ge çalışmalarıyla da önceliklendiriyor. Şirketin proje koordinatörlüğünü üstlendiği ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen Mobil Hidrojen Dolum İstasyonu (HYDROMOD) Projesi, hidrojenin güvenli, esnek ve yaygın kullanımına yönelik modüler dolum istasyonları geliştirmeyi hedefliyor. Türkiye ve Güney Kore’den alanında uzman kuruluşların iş birliğiyle yürütülen bu proje, temiz mobilite altyapısının yaygınlaşmasına ve iklim nötrlüğü hedeflerine doğrudan katkı sunarken, Akfen Yenilenebilir Enerji’ye hidrojen ekosisteminde öncü bir rol kazandırıyor. Akfen Yenilenebilir Enerji, yenilikçi ve çevre dostu teknolojilerin gelişimine destek olmaya önümüzdeki dönemde de devam edecek. idroana ekibi ise kazandıkları bu başarı ile Türkiye’de hidrojen enerjili araç projelerinin öncüsü olarak, geleceğin ulaşım çözümlerine ilham vermeyi sürdürüyor.

VINSSEN, Denizcilikte Hidrojen Çağını Başlatıyor Haber

VINSSEN, Denizcilikte Hidrojen Çağını Başlatıyor

Şirket, hem ulusal hem de uluslararası alanda hidrojen yakıt hücresi projelerini aktif olarak ilerletiyor ve denizcilikte hidrojenle ilgili net yasal standartların yokluğuna rağmen, düzenleyici test ortamlarını kullanarak teknoloji doğrulama ve titiz sertifikasyon süreçlerini sistematik olarak yürütüyor. RINA'dan Alınan Tip Onayı, Güveni Artırıyor RINA'dan alınan bu son Tip Onayı, çevre dostu gemiler için hidrojen yakıt hücresi teknolojisine olan uluslararası güveni güçlendirmenin yanı sıra, tam ticarileşmeye doğru önemli bir adımı işaret ediyor. Bu dönüm noktası, şirketin denizcilik karbon emisyonlarını azaltmak için hidrojen yakıt hücrelerini temel bir çözüm olarak teşvik etme taahhüdünü yansıtıyor. Zorlu Testlerden Başarıyla Geçti Sertifikasyon süreci, VINSSEN'in başarıyla geçtiği IEC standartlarına dayalı performans ve çevresel testleri içeriyordu. Titreşim testi, sistemin belirli frekans ve hızlanma koşulları altında dayanıklılığını doğruladı. Ayrıca, dielektrik dayanım testi, sistemin yalıtım arızası olmadan yüksek gerilime dayanabileceğini göstererek, gerekli tüm standartları karşıladığını kanıtladı. Bu zorlu testler başarıyla tamamlanarak, VINSSEN'in denizcilik ve gemi inşa uygulamaları için yakıt hücresi modülünün güvenilirliği ve güvenliği onaylandı. Geleceğe Yönelik İnovasyonlar: VINSSEN, 150kW yüksek çıkışlı yakıt hücresi istifi ve reforme edilmiş gaz (yüzde 75 hidrojen ve yüzde 25 nitrojen) kullanan gemi içi yakıt hücresi güç üretim sistemi dahil olmak üzere, yeni nesil hidrojen yakıt hücresi çözümlerinin geliştirilmesini hızlandırmayı planlıyor. Bu yenilikler, MW sınıfı hidrojen yakıt hücresi sistemlerinin daha büyük gemilere uygulanabilirliğini artıracak. VINSSEN'den Açıklama: Bir VINSSEN temsilcisi, "Bu Tip Onayı, MW sınıfı denizcilik hidrojen yakıt hücresi sistemlerinin ticarileştirilmesi için önemli bir dönüm noktasıdır. Sürekli teknolojik yenilik ve küresel sertifikasyon arayışıyla denizcilik pazarına liderlik etmeye devam edeceğiz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.