Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hindistan

Kapsül Haber Ajansı - Hindistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hindistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kuru Meyve Sektörü 2026 Yılı Sonunda 2 Milyar Dolar İhracat Hedefliyor Haber

Kuru Meyve Sektörü 2026 Yılı Sonunda 2 Milyar Dolar İhracat Hedefliyor

Türk kuru meyve sektörü 2026 yılının ilk yarısında, 752 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koyarken bu ihracatın yüzde 62’sine denk gelen 465 milyon dolarlık büyük dilimini Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği gerçekleştirdi. Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirde dünya lideri olan Türkiye, 2026 yılı sonunda 2 milyar dolar kuru meyve ve mamulleri ihracatı hedefliyor. Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısıda Türkiye'nin, yalnızca üretim kapasitesiyle değil, kalite, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik alanındaki birikimiyle de küresel pazarlarda güvenilir tedarikçi olduğunun altını çizdi. Avrupa Birliği başta olmak üzere ihracat pazarlarında karbon ayak izi, pestisit kalıntısı, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim kriterlerinin her geçen gün daha belirleyici hale geldiğine dikkat çeken Gabay, "Artık uluslararası pazarlarda yalnızca kaliteli ürün üretmek yeterli olmuyor. Üretimin çevresel sorumluluk, gıda güvenliği ve izlenebilirlik ilkeleriyle desteklenmesi rekabetin temel unsuru haline geldi. Türk kuru meyve sektörü bu dönüşüme Tarım ve Orman Bakanlığı, üreticiler, ihracatçılar, tüccarlar, üniversiteler ve araştırma enstitüleriyle ortaklaşa uzun yıllardır yaptığı yatırımlarla hazır konumda. Dünya’nın her tarafında Türk kuru meyveleri gönül rahatlığıyla tüketiliyor" dedi. TURQUALITY Projesiyle Hindistan’da Türk kuru meyveleri tanıtılıyor Türk kuru meyvesinin küresel marka değerini artırmaya yönelik tanıtım çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini belirten Gabay, Hindistan'a yönelik sürdürdükleri TURQUALITY Projesiyle Hindistan pazarında büyümeyi hedeflediklerini vurguladı. Gabay şöyle devam etti: “Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri geleneksel pazarımız. AB pazarında güçlü konumumuzu korurken Uzak Doğu ve Güney Asya'da büyümeyi hedefliyoruz. Türk kuru meyvelerinde aflatoksin ve okratoksin oluşumunun önüne geçmek için Tarım ve Orman Bakanlığı ile iş birliği içinde üreticilere yönelik eğitimler düzenlediklerini, ekipman destekleriyle güvenilir üretimin yaygınlaştırılmasına katkı sunduklarını paylaşan EKMİB Başkanı Yusuf Gabay, “Kalite zincirinin her halkası aynı sorumluluğu taşımalı. Sektörün bugünkü başarısının altında ihracatçıların yıllardır kalite ve gıda güvenliği alanında yaptığı yatırımlar yatıyor. Üreticiden ihracatçıya, kamu kurumlarından tüm paydaşlara kadar değer zincirinin tamamının ortak hareket etmesiyle başarılı olabiliriz” ifadelerini kullandı. Üniversiteler ve TÜBİTAK’la iklim değişikliğine uyum projeleri yürütülüyor Üniversiteler, TÜBİTAK ve araştırma enstitüleriyle iklim değişikliğine uyum ve sürdürülebilir üretim alanlarında ortak projeler yürüttüklerini aktaran Gabay, bilim ve teknoloji temelli üretimin önümüzdeki dönemde sektörün rekabet gücünü belirleyecek en önemli unsur olacağını ifade etti. Kuru kayısıyı don vurdu, kuru incir ihracatı kuru kayısıyı geçti 2026 yılı ocak – haziran dönemi ihracat verilerini aktaran Başkan Gabay, “Çekirdeksiz kuru üzüm ihracatımız 215 milyon dolarla ilk sıradaki yerini korudu. Kuru incir ihracatımız 136 milyon dolar olurken, geçtiğimiz yıllarda ikinci sırada yer alan kuru kayısı ihracatımız bu yıl yaşadığımız don olayı sonrasında 60 milyon dolarda kaldı ve kuru incirin gerisine düştü” ifadelerini kullandı. Kuru meyve sektörü 2026 yıl sonunda 2 milyar dolar ihracat hedefliyor 2026 yılının ikinci yarısında çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirde rekolte artışlarıyla ihracatta toparlanma beklediklerinin altını çizen Gabay, kuru meyve sektörünün Türkiye genelinde 2 milyar dolar, Ege Bölgesi’nde de 1,2 milyar dolar ihracat hacmine ulaşmasını beklediklerini sözlerine ekledi. Kuru meyve ihracatında İngiltere zirvede Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 2026 yılının ilk yarısında 94 ülkeye 465 milyon dolarlık ihracat yaparken, İngiltere 81 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korudu. Almanya 55,2 milyon dolarlık ihracatla Amerika Birleşik Devletleri’ni geçerek ikinci sıraya yükselirken, ABD 54,8 milyon dolarlık Türk kuru meyveleri talebiyle zirvenin üçüncü basamağına tutundu. EKMİB üyeleri Fransa’ya 40,7 milyon dolarlık, İtalya’ya 30,5 milyon dolarlık kuru meyve ürünleri ihraç etti. EKMİB ilk beş ülkeye 262 milyon dolarlık kuru meyve ihraç ederken bu ülkeler toplam ihracattan yüzde 56 pay aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ali Taha Koç’a Dünya GSM Birliği’nde stratejik görev Haber

Ali Taha Koç’a Dünya GSM Birliği’nde stratejik görev

Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Dünya GSM Birliği GSMA’nın Teknoloji Grubu Başkanı oldu. Ürün ve teknoloji mimarisi, şebeke evrimi, iş birliklerinin genişletilmesi, global standartlar ve çalışma gruplarının koordinasyonu gibi başlıklarda çalışmalar yürüterek Yönetim Kurulu’na destek veren GSMA Teknoloji Grubu, birlik bünyesinde önemli bir görev üstleniyor. Dr. Ali Taha Koç’un GSMA Teknoloji Grubu Başkanı seçilmesi, Turkcell’in GSMA Yönetim Kurulu üyeliğiyle güçlenen küresel temsilini daha da stratejik bir seviyeye taşıyor. Bu yeni görev, Türkiye’nin ve Turkcell’in mobil iletişim, dijital altyapı, yapay zekâ, siber güvenlik gibi alanlarda sektöre daha etkin katkı sunması açısından da büyük öneme sahip. “Türkiye’nin ve Turkcell’in teknoloji vizyonunu küresel ölçekte temsil ediyoruz” GSMA gibi dünya mobil iletişim sektörüne yön veren bir kuruluşta böylesine önemli bir görev daha üstlenmekten duyduğu gururu ifade eden Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç şunları söyledi: “GSMA, mobil iletişim sektörünün ortak aklı, ortak sesi ve en güçlü küresel buluşma platformu konumunda. Turkcell olarak GSMA ile 25 yılı aşkın süredir devam eden köklü bir iş birliğimiz var. Bu görevi hem Türkiye’nin hem de Turkcell’in teknoloji vizyonunu küresel ölçekte temsil etmek adına çok önemli bir fırsat ve sorumluluk olarak görüyoruz. Turkcell’in 32 yıllık liderlik birikimini, güçlü saha deneyimini, dijital servislerdeki uzmanlığını ve insan odaklı teknoloji yaklaşımını global ekosistemle paylaşmayı sürdüreceğiz. Amacımız, yapay zekâ, güvenlik, otonom şebekeler ve yeni nesil bağlantı teknolojileri gibi alanlarda sektörümüzün daha somut, uygulanabilir ve ortak fayda üreten sonuçlara ulaşmasını sağlamak.” “Türkiye, konumu ve potansiyeliyle global teknoloji ekosistemi içinde özel bir yere sahip” Turkcell’in GSMA çatısı altında politika, teknoloji ve strateji gibi çok geniş bir yelpazede aktif rol üstlendiğine de işaret eden Dr. Koç, “Türkiye; Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Kafkasya ve Orta Asya arasındaki köprü konumuyla ve genç nüfusuyla küresel teknoloji ekosistemi içinde çok özel bir yere sahip. Bu yeni dönemde de GSMA gündemine ve ülkemizin dijitalleşmesine ciddi katkılar sunmayı sürdüreceğiz. Bu vesileyle beni bu göreve layık gören GSMA yönetimine ve üyelerine teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. Hindistan’da düzenlenecek olan Teknoloji Grubu toplantılarına başkanlık edecek Dr. Ali Taha Koç, yeni görevi kapsamında 5 Ekim 2026’da Hindistan’ın Yeni Delhi kentinde düzenlenecek GSMA Teknoloji Grubu toplantılarına da başkanlık edecek. Toplantıda mobil iletişim sektörünün teknoloji yol haritası, güvenli ve sürdürülebilir dijital altyapılar, operatörler arası ortak çalışma alanları ve küresel ölçekte birlikte çalışabilirliği güçlendirecek başlıkların ele alınması planlanıyor. Güvenlikten iş birliğine kadar pek çok alanda sektörün gündemini belirliyor GSMA Teknoloji Grubu, yeni nesil şebeke mimarileri, ağ dilimleme (network slicing) ve bulut tabanlı teknoloji uygulamaları gibi alanlarda sektörün ortak standartlarını belirliyor. Grup ayrıca siber güvenlik, kullanıcı rızası yönetimi, kritik acil çağrı servisleri ve küresel ağ sertifikasyon süreçlerinde de bu standardizasyon çalışmalarını yürütüyor. Yapay zekâ odaklı otonom ağ yönetimi, gelişmiş bulut altyapıları ve büyük teknoloji şirketleriyle yürütülen teknoloji iş birlikleriyle mobil ekosistemin teknolojik dönüşümüne ve geleceğin dijital altyapı gündemine yön veriyor. Bu çalışmalar, 5G’nin yaygınlaşması ve 6G’ye hazırlık sürecinde mobil operatörlerin eşgüdüm içinde hareket etmesi açısından yol gösterici bir rol oynuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Grubu’nun Türkiye ve Orta Doğu Başkanlığı görevini Karin Gilges Devralıyor Haber

Bosch Grubu’nun Türkiye ve Orta Doğu Başkanlığı görevini Karin Gilges Devralıyor

Yaklaşık beş yıldır Bosch Grubu’nun Türkiye ve Orta Doğu Başkanlığı görevini sürdüren Daniel Korioth emekli oluyor ve 1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla görevi Karin Gilges devralıyor. Son dört yıldır Bosch Hindistan’da finanstan sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Gilges, daha önce Bursa’daki Güç Çözümleri tesisinde Fabrika Müdürü olarak görev almıştı. Bosch Grubu’nda yaklaşık 30 yıllık bir kariyere sahip olan Karin Gilges, bu sürede Çin ve Almanya başta olmak üzere mobilite ve sanayi teknolojileri sektörlerinde farklı sorumluluklar üstlendi. Bosch Hindistan’daki görevinin ardından Türkiye’ye dönmekten büyük heyecan duyduğunu belirten Gilges, Türkiye’nin iki kıtayı birbirine bağlayan ve dinamik yapısıyla büyük bir potansiyel barındırdığını ifade etti. Gilges sözlerine şöyle devam etti: “Bosch, yüzyılı aşkın bir süredir Türkiye’de ilerlemenin temel taşlarından biri olmuştur. Yetkin ve motive çalışanlarımızın vereceği destekle, Türkiye'nin geleceğine yönelik katkılarımızı daha da pekiştirme konusunda kararlıyım.” Daniel Korioth, yaklaşık 38 yılın ardından emekli oluyor Daniel Korioth, Bosch Grubu’nun Türkiye ve Orta Doğu Başkanı görevinden önce Macaristan ve Adriyatik Bölgesi Temsilcisi ve Bosch Macaristan Genel Müdürü olarak şirketin bölgedeki operasyonlarını yönetti. Kariyerinin önceki dönemlerinde ise İspanya, Arjantin, Almanya ve Brezilya’da üst düzey görevlerde bulundu. Korioth Türkiye’deki görev süresiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Burada, Bosch çalışanlarından çok ilham aldım ve onlar için ‘imkânsız’ diye bir kelime olmadığını gördüm. Son beş yıldır birlikte çalıştığım tüm Bosch Grubu Türkiye ailesine içtenlikle teşekkür ediyorum.” 100 yılı aşkındır Türkiye’de faaliyet gösteren Bosch, 2025 finansal yılı kapanış sonuçlarına göre 18 bini aşkın çalışanı, 5,2 milyar Euro toplam satış, 2,7 milyar Euro konsolide satış rakamıyla ülkenin önde gelen teknoloji ve servis sağlayıcılarından biri olarak mobilite, sanayi teknolojileri, enerji ve bina teknolojileri ve dayanıklı tüketim malları sektörlerinde faaliyet gösteriyor. Son 25 yılda Türkiye’ye 4,5 milyar Euro’nun üzerinde yatırım yapan Bosch’un, sadece geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği yatırım miktarı 139 milyon Euro’yu buldu. Bosch’un Türkiye’de, Kocaeli, Bursa, Manisa ve Tekirdağ’da fabrikaları ve T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tescilli 5 Ar-Ge ve 2 Tasarım Merkezi bulunuyor. Yaklaşık bin kişiye istihdam sağlayan bu merkezlerde 2025 yılında 68,5 milyon Euro tutarında Ar-Ge harcaması gerçekleşti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri 10 Ticaret Müşaviriyle İhracatçıları Bir Araya Getirdi  Haber

Ege İhracatçı Birlikleri 10 Ticaret Müşaviriyle İhracatçıları Bir Araya Getirdi 

Ege İhracatçı Birlikleri’nin düzenlediği “Ticaret Müşavirleri Buluşması”nda 10 ticaret müşaviri Ege İhracatçı Birlikleri üyesi firmalarla 150’nin üzerine ikili iş görüşmesi gerçekleştirdiler. Ticaret müşavirleri görev yaptıkları 10 ülkeyle ilgili deneyimlerini, ülkelerin kültürlerini, pazarlarında popüler olan ürünleri, o ülkelerin önceliklerini ihracatçılara aktardılar. Türkiye’nin ve Ege İhracatçı Birliklerinin en çok ihracat yaptığı ülke olan Almanya’nın aralarında bulunduğu Çekya, Güney Sudan, Hindistan, İspanya, Japonya, Libya, Nijerya, Polonya ve Rusya Federasyonu’nda ticaret müşavirliği yapmış bürokratlarla görüşmelerin çok verimli geçtiğini ve üyelerinin organizasyondan mutlu ayrıldıklarını dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, ticaret müşavirlerine teşekkür etti. Ticaret müşavirleri ihracatımızın öncü gücü Türkiye’nin ihracat hedefine ulaşması için Ticaret Bakanlığımızın görevlendirmesiyle 115 ülkede 170 merkezde 235 ticaret müşavirinin görev yaptığını vurgulayan Öztürk, “Ticaret müşavirlerimiz görev yaptıkları ülkelerde ülkemizi temsil ederken büyük bir deneyim kazanıyorlar. O ülkelerle ilgili büyük bir bilgi birikimleri oluşuyor. Bu bilgilerin ihracatçılarımıza geçmesi için köprü görevi yaptık. Firmalarımız 10 ülkeyle ilgili bilgileri öğrendiler. Bu network alışverişinin ihracatımıza yansımalarını önümüzdeki zamanlarda göreceğimize inanıyoruz” şeklinde konuştu. Ege İhracatçı Birlikleri “Ticaret Müşavirleri Buluşması”nı İzmir’de üçüncü kez düzenledi. Ege İhracatçı Birlikleri 2027’nin başında başka ülkelerde ticaret müşavirliği yapmış ve yurda dönmüş isimlerle yeni bir ticaret müşavirleri buluşması gerçekleştirmek için çalışmalarına başladı. Ege İhracatçı Birlikleri’nin “Ticaret Müşavirleri Buluşması”nda İrem Ekmekçi Konuk, Berat Demirci Cörüt, Uğur Uzunay, Mustafa Furkan Albayrak, Savaş Tarhan, Güzide Zeynep Karahisarlı, Yusuf Yıldız, Erbay Ongun, Betül Buke Karaçin ve Mustafa Gökceoğlu deneyim paylaşımında bulunan ticaret müşavirleri oldu. Etkinliğe Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz’da katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Global Energy Monitor Raporu Kömür Enerjisindeki Çelişkiyi Ortaya Koydu Haber

Global Energy Monitor Raporu Kömür Enerjisindeki Çelişkiyi Ortaya Koydu

Dünyadaki kömür santrallerinin durumuna ilişkin en kapsamlı rapor olan ve bu yıl 11. kez yayımlanan “Yükseliş ve Çöküş 2026” raporuna göre, 2025 yılında küresel kömür kurulu gücü yüzde 3,5 arttı, ancak kömürden sağlanan elektrik üretimi yüzde 0,6 azaldı. Bu ayrışma, en belirgin şekilde kömürlü termik santrali inşaatlarının yüzde 95’inin gerçekleştiği Çin ve Hindistan'da görüldü. Buralarda rekor kıran rüzgar ve güneş enerjisi kapasite artışları, santral kurulumlarının son on yılın en yüksek seviyesine ulaşmasına rağmen kömürü devre dışı bırakarak yeni talebin neredeyse tamamını karşıladı. Rapora göre kömür kullanımında kalıcı bir dönüşüm başladı. En kirli fosil yakıt olan kömürden uzaklaşma eğiliminin, Hürmüz Boğazı’ndaki jeopolitik gelişmelerin yol açtığı kısa vadeli enerji piyasası dalgalanmalarından çok daha kalıcı olduğu vurgulanıyor. Latin Amerika 2025'te yeni kömür santrali inşa etmeme kararı alan bölge statüsüne ulaştı ve Güney Kore kömürü tamamen terk etme taahhüdünde bulundu. Global Energy Monitor’un Küresel Kömür Santrali Takip Sistemi Proje Yöneticisi Christine Shearer, şöyle konuştu: “2025 yılında dünya daha fazla kömür santrali inşa etti, ancak kömür kullanımını azalttı. Gelişmeler de tek bir bölgede yoğunlaştı; kömürlü termik santrali inşaatlarının %95’i şu anda Çin ve Hindistan’da gerçekleşiyor ve bu ülkeler bile kömürü yerinden edecek kadar hızlı bir şekilde güneş ve rüzgâr enerjisi tesisleri inşa ediyor. 2026’ya doğru ilerlerken karşımıza çıkan temel zorluk, alternatiflerin bulunmaması değil, enerji sistemleri kömürden giderek uzaklaşırken bile kömürü gerekli gören politikaların devam etmesidir.” Türkiye kömürü “zirvede” bırakmalı COP31’e ev sahipliği ve başkanlık yapacak Türkiye’de, 2015 yılında 70’in üzerinde olan kömürlü termik santrali projesinden geriye yalnızca Afşin ve Elbistan A kömürlü termik santraline eklenmek istenen iki ünite projesi kaldı. Bu projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararına yönelik açılan davada, bilirkişi heyeti, projenin kamu yararı taşımadığı sonucuna vardı. Şubat 2026’da sunulan ikinci bilirkişi raporu da projenin “uygun olmadığı” yönündeki değerlendirmeyi teyit etti. Sivil toplum örgütleri, COP31 Başkanı Türkiye’nin kömürü “zirvede” bırakarak değişimi evinde başlatmasını talep ediyor. Fosil Yakıtların Ötesi Ağı (Beyond Fossil Fuels) Kampanyacısı Duygu Kutluay şöyle konuştu: “Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacağı ve başkanlığını üstleneceği bir yılda hâlâ yeni kömürlü termik santrallerde ısrar etmesi son derece kaygı verici. Sadece iklim eylemi değil enerji güvenliği açısından da güçlü bir liderliğin gerektiği bu dönemde Türkiye, kömür başta olmak üzere fosil yakıtlardan uzaklaşmaya dair net planlar ortaya koyarak, doğayla uyumlu, toplumun parçası olarak yarar sağlayabileceği tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarına dair bir enerji sistemine dayalı enerji dönüşümünü planlamalı. Kamu kaynaklarıyla gerileyen bir sektörü ayakta tutmaya çalışmak bu dönüşümü sadece geciktiriyor ve kıymetli kamu kaynaklarının halkı desteklemek yerine şirketleri ayakta tutmaya çalışarak israf olmasına neden oluyor. Anlamlı bir COP başkanlığı için Türkiye’nin atacağı en net adım, kömürü zirvede bırakmak olacaktır.” Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe) Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Elif Cansu İlhan şöyle konuştu: “İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’na (COP) ilk kez başkanlık yapacak olması sebebiyle, uluslararası iklim gündeminde gözlerin Türkiye üzerinde olduğu bir yıldayız. Türkiye, kalan son termik santral projesi olan Afşin-Elbistan A’nın ek ünitelerini iptal ederek COP31 başkanlığına güçlü bir başlangıç yapabilir. Yeni kömür santrali projesi kalmaması önemli bir adım olsa da, ülkenin asıl ihtiyacı, devlet teşvikleriyle ayakta kalabilen ve yüksek arıza oranıyla çalışan termik santral filosu için kademeli bir kapatma programı. Adil geçiş ilkeleri çerçevesinde oluşturulacak bir kömürden çıkış programı, iklim hedefleri ve enerji güvenliği açısından öneminin yanında, kömür bölgelerinde istihdam ve kalkınmayı destekleyerek bölge halklarının refah düzeyini artırabilir ve ülke ekonomisini destekleyebilir.” 2025’in başlıca gelişmeleri şöyle: 2025’te dünya çapında kömürlü termik santrallerden elektrik üretimi gerilemesine rağmen toplam kömürlü termik santrali kurulu gücü artışını sürdürdü. Küresel kurulu güç %3,5 oranında artarken, kömürden üretilen elektrik %0,6 azaldı; bu durum, kurulu güç ile fiilî üretim arasındaki farkın giderek açıldığını ortaya koydu.Kömürden elektrik üretimindeki en belirgin düşüşler, yüksek düzeyde yeni kapasite devreye alınmasına rağmen Çin ve Hindistan’da gerçekleşti. Çin’de kömür kurulu gücü %6 artarken üretim %1,2 azaldı. Hindistan’da ise kurulu güç %3,8 artmasına rağmen üretim %2,9 geriledi. Her iki ülkede de rüzgâr ve güneş enerjisi, artan talebin büyük bölümünü karşılayarak kapasite artışı ile üretim düşüşü arasındaki farkın büyümesine katkı sağladı.Çin’de 2025 yılında yeni ve yeniden gündeme alınan kömürlü termik santrali projeleri toplam 161,7 GW ile tarihsel bir zirveye ulaştı. Ülkede proje aşamasında bulunan kömür kurulu gücü 500 GW’ın üzerinde.Hindistan’da 2025 yılında 27,9 GW yeni ve yeniden gündeme alınan kömürlü termik santrali projesi mevcut. Ülkede inşaat öncesi planlama aşamasında 107,3 GW, inşaat halinde ise 23,5 GW kurulu güç bulunuyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde kaydedilen rekor artışlar sonucunda toplam kurulu gücün yarısından fazlası fosil yakıt dışı kaynaklara kaymış olmakla birlikte, Hindistan hükümeti önümüzdeki yedi yıl içinde 100 GW ilave kömür kapasitesi hedefi belirledi.Küresel ölçekte 2025 yılında kapatılması planlanan kömürlü termik santral ünitelerinin yaklaşık %70’i planlandığı şekilde kapatılmadı. Bu oran, Avrupa Birliği’nde %69, ABD’de ise %59 seviyesinde. AB’de resmi kömürden çıkış taahhütleri sürmekle birlikte, gecikmeler büyük ölçüde 2022–2023 enerji krizi sırasında alınan erteleme kararlarının devamı niteliğinde. ABD’de ise santral kapatmalarının ertelenmesi, federal düzeyde alınan kararlarla eski kömürlü termik santrallerinin işletmede tutulmasına yönelik doğrudan müdahalelerle ilişkili.Çin ve Hindistan dışındaki kömürlü termik santrali inşaatları, 2025 yılında küresel inşaat kapasitesinin sadece %5'ine gerileyerek rekor seviyede düştü.Endonezya’da kömürlü termik santrali filosu 2025 yılında %7 oranında büyüdü; bu artışın yaklaşık dörtte biri nikel ve alüminyum işleme faaliyetlerine hizmet eden özel kömürlü termik santrallerinden kaynaklanıyor. Ülke ayrıca, toplam 11 GW düzeyindeki önerilen kurulu güç ile Çin ve Hindistan’ın ardından küresel ölçekte üçüncü sırada yer alıyor.Türkiye’de, ülkenin yaklaşan COP31 iklim konferansına ev sahipliği ve başkanlığı hazırlıkları sürerken, 2015 yılında 70’in üzerinde olan kömür santrali projesinden geriye yalnızca bir aktif proje kaldı.Hindistan dışındaki Güney Asya ülkelerinde kömür arzı büyük ölçüde ithalata bağımlı kalmaya devam ediyor. Pakistan, fosil yakıt piyasalarındaki dalgalanmalara karşı daha istikrarlı bir alternatif sunan dağıtık güneş enerjisini hızla yaygınlaştırırken; Bangladeş, fosil yakıt tedariki ve teknik altyapıya ilişkin sorunlarla karşı karşıya kaldı ve henüz kayda değer bir yenilenebilir enerji kapasitesi oluşturamadı.Endonezya dışındaki Güneydoğu Asya’da devreye alınan yeni kömür kurulu gücü üst üste üçüncü yıl düşüş gösterdi. Bununla birlikte, 2026 yılında beklenen gaz arz kesintileri bazı ülkeleri mevcut kömür kapasitesine daha fazla bağımlı hale getirme riski taşıyor.Afrika kıtasında ise kömür projeleri ağırlıklı olarak Zimbabve ve Zambiya’da yoğunlaşmakta olup, bu iki ülke bölgedeki yeni kömür projelerinin yaklaşık üçte ikisini oluşturuyor. Global Energy Monitor’un yanı sıra, raporun ortak yazarları arasında The Africa Just Transition Network (AJTN), ARAYARA International Institute, Bangladesh Working Group on Ecology and Development (BWGED), CEE Bankwatch Network, Beyond Fossil Fuels, Centre for Research on Energy and Clean Air (CREA), Chile Sustentable, Climate Action Network (CAN) Europe, Coastal Livelihood and Environmental Action Network (CLEAN), Dhoritri Rokhhay Amra (DHORA), E3G, The Institute of Lawyers for the Protection of the Environment (INSAPROMA), Kiko Network, POLEN Transiciones Justas, Policy Research Institute for Equitable Development (PRIED), Razom We Stand, Reclaim Finance, Solutions for Our Climate (SFOC), Trend Asia, and Waterkeepers Bangladesh (WKB) yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Özgür Oldu Haber

Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Özgür Oldu

Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı, kuru incir ve Antep fıstığının domine ettiği kuru meyve sektöründe hayati kararların alındığı Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanlığına oy birliğiyle Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şemsettin Özgür seçildi. Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu ilk toplantısını Ege İhracatçı Birlikleri’nde gerçekleştirdi Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Şemsettin Özgür, Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı seçilirken, Başkan Yardımcılıklarına Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Murat Bakır ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Birol Celep oy birliğiyle seçildiler. Önceliklerimiz tanıtım, kalite ve gıda güvenliğini artırmak Türk kuru meyvelerinin tanıtımı için TURQUALITY ve URGE Projelerine ağırlık vereceklerini, fuarlarda Türk kuru meyvelerinin daha görünür olması için birlik ve beraberlik içinde mesai vereceklerini dile getiren Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Özgür, hedef pazarlar olarak Çin ve Hindistan’a yoğunlaşacaklarını, odaklanacakları başlıklardan birisinin de kalite ve gıda güvenliğini arttırmak olacağını vurguladı. Kuru meyve sektöründeki sorunların çözümüne yönelik olarak İzmir, Gaziantep ve İstanbul’daki Kuru Meyve İhracatçı Birlikleri olarak ortak hareket edeceklerinin altını çizen Özgür, “Bu amaçla üretim bölgelerinin nabzını tutmak amacıyla Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Toplantılarını kuru meyve üretim bölgelerinde yapma konusunda da mutabık kaldık. Çekirdeksiz kuru üzüm ve kuru incirde aflatoksin, okratoksin oluşumunun önüne geçmek için Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, üreticiler, üniversiteler, araştırma enstitüleri, tüccarlar ve sektörün tüm paydaşlarıyla ortak projeler geliştireceğiz” ifadelerini kullandı. Türkiye’de 2025 yılında yaşanan iklim krizinin etkilerini 2025/26 kuru meyve ihraç sezonunda güçlü bir şekilde hissettiklerini aktaran Başkan Özgür kuru meyve sektörünün 2026 yılı ihracat performansı hakkında şöyle konuştu; “1 Ocak – 15 Mayıs 2026 döneminde 115 bin ton kuru meyve ihraç ettik ve 601 milyon 235 bin dolar dövizi ülkemize kazandırdık. 2025 yılının aynı döneminde ihracatımız 138 bin 220 ton karşılığı 678 milyon 848 bin dolar olmuştu. Miktar bazında yüzde 17, döviz getirisinde yüzde 11 kaybımız oldu. 2026 yılında iklim koşulları daha iyi seyir izlediği takdirde ihracattaki kayıplarımızı telafi edebiliriz. Yıllık 2 milyar dolar ihracat rakamına ulaşabiliriz.” Türkiye, 1 Ocak – 15 Mayıs 2026 tarihleri arasında 166 milyon dolarlık çekirdeksiz kuru üzüm ihraç ederken, kuru incir ihracatı 134 milyon dolar oldu. Kuru kayısı ihracatı 97 milyon dolar olarak kayıtlara geçerken, Antep fıstığından elde edilen döviz geliri 50,5 milyon dolar oldu. Badem ihracatı 38,5 milyon dolar, çam fıstığı ihracatı 14 milyon dolar, ceviz ihracatı 11,5 milyon dolar ve leblebi ihracatı 10 milyon dolar döviz kazandırdı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, EKMİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ferhat Şen, EKMİB Yönetim Kurulu Üyeleri Barış Bayhan, Nejat Almış, Miray Usta, Naci Çetin, Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yalçın Geyik ve GAİB Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Abdülkadir Çıkmaz, İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Semih Ergüder ve İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Çınar, Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Üyesi olarak görev yapacaklar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri 10 Ticaret Müşaviriyle İhracatçıları Bir Araya Getiriyor  Haber

Ege İhracatçı Birlikleri 10 Ticaret Müşaviriyle İhracatçıları Bir Araya Getiriyor 

Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’nin yıllık 50 milyar dolar ihracat yaptığı 10 ülkede 4 yıl ticaret müşavirliği yaptıktan sonra Ankara’da Ticaret Bakanlığı’ndaki görevlerine dönen 10 ticaret müşaviriyle ihracatçıları buluşturacak. Ticaret müşavirleri görev yaptıkları 10 ülkeyle ilgili deneyimlerini, pazar bilgisini ve o ülkelerin önceliklerini ihracatçılara aktaracak. Türkiye’nin ve Ege İhracatçı Birliklerinin en çok ihracat yaptığı ülke olan Almanya’nın yanında Çekya, Güney Sudan, Hindistan, İspanya, Japonya, Libya, Nijerya, Polonya ve Rusya Federasyonu’nda ticaret müşavirliği yapmış bürokratlar 21 Mayıs 2026 Perşembe günü WYNDHAM GRAND İZMİR ÖZDİLEK’te tam gün Ege İhracatçı Birlikleri üyeleriyle, “Ticaret Müşavirleri Buluşması” etkinliğinde ikili görüşmeler yapacaklar. Ticaret müşavirleri ihracatımızın öncü gücü Ticaret müşavirlerinin Türkiye’nin ihracat hedefine ulaşması için Ticaret Bakanlığımızın görevlendirmesiyle 4 yıl boyunca dünyanın dört bir tarafında ihracatımızın öncü gücü olarak görev yaptıklarının altını çizen Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, ticaret müşavirlerinin görev süreçlerindeki edindikleri kritik bilgileri ve deneyimlerini ihracatçı firmalara aktarmaları için köprü görevi üstleneceklerini vurguladı. İhracatçı firmaların ihracat yapmak istedikleri ülkelerle ilgili pazar analizleri için profesyonel danışmanlık hizmeti aldıklarına temas eden Öztürk, “Ticaret müşavirlerimiz görev yaptıkları ülkelerde gerek kamu gerek özel sektör gerekse sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle Türkiye'nin ihracatını arttırmak için yıllarca gece-gündüz yoğun bir mesai harcıyorlar. Ticaret müşavirlerimiz firmalarımızla yapacakları ikili görüşmelerde o ülkelerin ithalat verilerini, ithalatlarındaki önemli tedarikçilerini, Türkiye’nin güçlü olabileceği ürünleri, o ülkelerin iş yapma şekillerini, geleneklerini, etik değerlere yaklaşımlarını ihracatçılarımıza aktaracaklar. İhracatçılarımızı bu görüşmelere katılmaya davet ediyoruz” şeklinde konuştu. “Ticaret Müşavirleri Buluşması”nı en son 2023 yılı sonunda yaptıklarını vurgulayan Öztürk, önümüzdeki süreçte bu etkinlikleri yılda bir yapmak niyetinde olduklarını sözlerine ekledi. Ege İhracatçı Birlikleri’nin “Ticaret Müşavirleri Buluşması”nda ikili görüşme yapmak isteyen ihracatçı firma temsilcilerinin https://eib.li/77C85 linkinden kayıt yaptırmaları bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa'da Bosch'tan Sonra Bir Fabrikada Daha İşten Çıkarma! Çok Sayıda Mühendis İşsiz Kalacak Haber

Bursa'da Bosch'tan Sonra Bir Fabrikada Daha İşten Çıkarma! Çok Sayıda Mühendis İşsiz Kalacak

Bosch'un 2027 yılı sonuna kadar 1150 mavi yaka, 2030 yılına kadar ise 250 beyaz yaka çalışanla yollarını ayırmasının beklenmesi, Bursa'nın kalbi olan otomotiv sektöründe endişeyi artırırken, Bursa'daki bir başka dev Oyak Renault'ta 60 mühendisin işten çıkarılacağı yönündeki karar da kentteki sanayi çevrelerinde belirsizlik ve tedirginliği daha da derinleştirdi. MALİYET BASKISI HİNDİSTAN ROTASI Bursa otomotiv sanayisinde bir süredir devam eden maliyet artışları ve küresel pazar daralması, fabrikalarda zorunlu değişimleri de beraberinde getirdi. Bursada Bugün'ün edindiği bilgiye göre, Oyak Renault bünyesinde "satış sonrası mühendislik" biriminde görev yapan 60 mühendise, temmuz ayı sonu itibarıyla yolların ayrılacağı tebliğ edildi. HİNDİSTAN DAHA AZ MALİYETLİ GELDİ Bu kararın arkasındaki temel nedenin ise operasyonel maliyetleri düşürmek adına bu fonksiyonun Hindistan'a transfer edilmesi olduğu öne sürüldü. Hindistan'a kaydırılmasının sebebinin ise yıllık 1 milyon 200 bin dolarlık kar sağlaması olduğu öğrenildi. Öte yandan Renault Grubu'nun Türkiye'de mühendislik alanındaki yapılanmasına ilişkin 29 Nisan 2021 tarihinde yaptığı açıklama da yeniden gündeme geldi. O dönem Renault Grubu Satış Sonrasından Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Hakan Doğu, Türkiye'de kurulan mühendislik ekibine ilişkin değerlendirmesinde, "Bu gelişme, otomobil ve aksesuar dünyasında çalışan Türk tedarikçilerimizin uluslararası pazarlara açılmasında önemli bir fırsat olacaktır" ifadelerini kullanmıştı. İŞTEN ÇIKARMALAR DİĞER BİRİMLERE SIÇRAR MI? Şu an için resmi bir açıklama gelmemiş olsa da fabrikadaki kulis bilgileri durumun sadece 60 kişiyle sınırlı kalmayabileceğine işaret ediyor. İşten çıkarma sürecinin yalnızca bu birimle sınırlı kalmayabileceği, farklı fonksiyonlarda da benzer adımların atılabileceğine yönelik endişelerin çalışanlar arasında gündeme geldiği belirtiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pirelli 2027 Takvimi Hindistan’ı İki Fotoğrafçının Perspektifinden Sunacak Haber

Pirelli 2027 Takvimi Hindistan’ı İki Fotoğrafçının Perspektifinden Sunacak

Raghu Rai’nin yakın zamanda vefat etmesi, kendisini tanıma ve onunla çalışma fırsatı bulanlar ile ailesi için derin bir üzüntü yarattı. Raghu Rai, son üç ay boyunca takvim için Hindistan’a dair mirasını ve vizyonunu yansıtan özgün bir fotoğraf serisi üzerinde çalışmaya kendini adamıştı. Pirelli ve Rai ailesi, Raghu Rai’nin projesinin tamamlanması için birlikte çalışmaya kararlı. Rai’nin kızı, uluslararası alanda tanınan fotoğrafçı Avani Rai, babasının seriye dair niyetlerini hayata geçirmek üzere projeye dahil olma onurunu üstleniyor. Avani Rai konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Babamın Pirelli için ürettiği çalışmalar, Hindistan’a bir saygı duruşuydu. Onun uzun yıllara dayanan vizyonunu, ülkenin insanlarını ve çeşitliliğini daha çağdaş bir bakışla bir araya getiriyordu; bu her zaman derinden bağlı olduğu bir konuydu. Bunun tamamlanmadan kalması fikrine üzülüyorum. Bu projeyi hayata geçirmek benim için çok kişisel; adeta onun bakışına, Hindistan’ı kamerasıyla görme biçimine adım atmak gibi. Fotoğrafçılık bana ondan bir hediye. Sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir görme biçimi. Bu bağı sürdürmek, onun bir parçasını içimde yaşatmanın bir yolu gibi.” Pirelli, 2026 Cal™’ını da fotoğraflayan Sølve Sundsbø’yu 2027 Takvimi için yeniden davet etmekten memnuniyet duyduğunu açıkladı. Sundsbø’nun duyarlılığı ve yenilikçi estetiği ile Avani Rai’nin babasının çalışmalarına dair kişisel ve derin bilgisi, bu olağanüstü ülkeye iki farklı bakış açısı sunacak. Sundsbø ise konu ile ilgili:“Pirelli Takvimi’ne yeniden katkı sunmak büyük bir onur. Avani Rai ile birlikte çalışarak onun babasının mirasına saygı duruşunda bulunacak olmak ayrıca çok değerli. Hindistan’ı keşfetmek için olağanüstü bir fırsat. Bu işbirliğiyle hem ülkeyi hem de Raghu Rai’nin anısını en iyi şekilde onurlandırmak için elimizden geleni yapacağız.”dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.