Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hindistan

Kapsül Haber Ajansı - Hindistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hindistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ege İhracatçı Birlikleri 10 Ticaret Müşaviriyle İhracatçıları Bir Araya Getirdi  Haber

Ege İhracatçı Birlikleri 10 Ticaret Müşaviriyle İhracatçıları Bir Araya Getirdi 

Ege İhracatçı Birlikleri’nin düzenlediği “Ticaret Müşavirleri Buluşması”nda 10 ticaret müşaviri Ege İhracatçı Birlikleri üyesi firmalarla 150’nin üzerine ikili iş görüşmesi gerçekleştirdiler. Ticaret müşavirleri görev yaptıkları 10 ülkeyle ilgili deneyimlerini, ülkelerin kültürlerini, pazarlarında popüler olan ürünleri, o ülkelerin önceliklerini ihracatçılara aktardılar. Türkiye’nin ve Ege İhracatçı Birliklerinin en çok ihracat yaptığı ülke olan Almanya’nın aralarında bulunduğu Çekya, Güney Sudan, Hindistan, İspanya, Japonya, Libya, Nijerya, Polonya ve Rusya Federasyonu’nda ticaret müşavirliği yapmış bürokratlarla görüşmelerin çok verimli geçtiğini ve üyelerinin organizasyondan mutlu ayrıldıklarını dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, ticaret müşavirlerine teşekkür etti. Ticaret müşavirleri ihracatımızın öncü gücü Türkiye’nin ihracat hedefine ulaşması için Ticaret Bakanlığımızın görevlendirmesiyle 115 ülkede 170 merkezde 235 ticaret müşavirinin görev yaptığını vurgulayan Öztürk, “Ticaret müşavirlerimiz görev yaptıkları ülkelerde ülkemizi temsil ederken büyük bir deneyim kazanıyorlar. O ülkelerle ilgili büyük bir bilgi birikimleri oluşuyor. Bu bilgilerin ihracatçılarımıza geçmesi için köprü görevi yaptık. Firmalarımız 10 ülkeyle ilgili bilgileri öğrendiler. Bu network alışverişinin ihracatımıza yansımalarını önümüzdeki zamanlarda göreceğimize inanıyoruz” şeklinde konuştu. Ege İhracatçı Birlikleri “Ticaret Müşavirleri Buluşması”nı İzmir’de üçüncü kez düzenledi. Ege İhracatçı Birlikleri 2027’nin başında başka ülkelerde ticaret müşavirliği yapmış ve yurda dönmüş isimlerle yeni bir ticaret müşavirleri buluşması gerçekleştirmek için çalışmalarına başladı. Ege İhracatçı Birlikleri’nin “Ticaret Müşavirleri Buluşması”nda İrem Ekmekçi Konuk, Berat Demirci Cörüt, Uğur Uzunay, Mustafa Furkan Albayrak, Savaş Tarhan, Güzide Zeynep Karahisarlı, Yusuf Yıldız, Erbay Ongun, Betül Buke Karaçin ve Mustafa Gökceoğlu deneyim paylaşımında bulunan ticaret müşavirleri oldu. Etkinliğe Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz’da katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Global Energy Monitor Raporu Kömür Enerjisindeki Çelişkiyi Ortaya Koydu Haber

Global Energy Monitor Raporu Kömür Enerjisindeki Çelişkiyi Ortaya Koydu

Dünyadaki kömür santrallerinin durumuna ilişkin en kapsamlı rapor olan ve bu yıl 11. kez yayımlanan “Yükseliş ve Çöküş 2026” raporuna göre, 2025 yılında küresel kömür kurulu gücü yüzde 3,5 arttı, ancak kömürden sağlanan elektrik üretimi yüzde 0,6 azaldı. Bu ayrışma, en belirgin şekilde kömürlü termik santrali inşaatlarının yüzde 95’inin gerçekleştiği Çin ve Hindistan'da görüldü. Buralarda rekor kıran rüzgar ve güneş enerjisi kapasite artışları, santral kurulumlarının son on yılın en yüksek seviyesine ulaşmasına rağmen kömürü devre dışı bırakarak yeni talebin neredeyse tamamını karşıladı. Rapora göre kömür kullanımında kalıcı bir dönüşüm başladı. En kirli fosil yakıt olan kömürden uzaklaşma eğiliminin, Hürmüz Boğazı’ndaki jeopolitik gelişmelerin yol açtığı kısa vadeli enerji piyasası dalgalanmalarından çok daha kalıcı olduğu vurgulanıyor. Latin Amerika 2025'te yeni kömür santrali inşa etmeme kararı alan bölge statüsüne ulaştı ve Güney Kore kömürü tamamen terk etme taahhüdünde bulundu. Global Energy Monitor’un Küresel Kömür Santrali Takip Sistemi Proje Yöneticisi Christine Shearer, şöyle konuştu: “2025 yılında dünya daha fazla kömür santrali inşa etti, ancak kömür kullanımını azalttı. Gelişmeler de tek bir bölgede yoğunlaştı; kömürlü termik santrali inşaatlarının %95’i şu anda Çin ve Hindistan’da gerçekleşiyor ve bu ülkeler bile kömürü yerinden edecek kadar hızlı bir şekilde güneş ve rüzgâr enerjisi tesisleri inşa ediyor. 2026’ya doğru ilerlerken karşımıza çıkan temel zorluk, alternatiflerin bulunmaması değil, enerji sistemleri kömürden giderek uzaklaşırken bile kömürü gerekli gören politikaların devam etmesidir.” Türkiye kömürü “zirvede” bırakmalı COP31’e ev sahipliği ve başkanlık yapacak Türkiye’de, 2015 yılında 70’in üzerinde olan kömürlü termik santrali projesinden geriye yalnızca Afşin ve Elbistan A kömürlü termik santraline eklenmek istenen iki ünite projesi kaldı. Bu projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararına yönelik açılan davada, bilirkişi heyeti, projenin kamu yararı taşımadığı sonucuna vardı. Şubat 2026’da sunulan ikinci bilirkişi raporu da projenin “uygun olmadığı” yönündeki değerlendirmeyi teyit etti. Sivil toplum örgütleri, COP31 Başkanı Türkiye’nin kömürü “zirvede” bırakarak değişimi evinde başlatmasını talep ediyor. Fosil Yakıtların Ötesi Ağı (Beyond Fossil Fuels) Kampanyacısı Duygu Kutluay şöyle konuştu: “Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacağı ve başkanlığını üstleneceği bir yılda hâlâ yeni kömürlü termik santrallerde ısrar etmesi son derece kaygı verici. Sadece iklim eylemi değil enerji güvenliği açısından da güçlü bir liderliğin gerektiği bu dönemde Türkiye, kömür başta olmak üzere fosil yakıtlardan uzaklaşmaya dair net planlar ortaya koyarak, doğayla uyumlu, toplumun parçası olarak yarar sağlayabileceği tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarına dair bir enerji sistemine dayalı enerji dönüşümünü planlamalı. Kamu kaynaklarıyla gerileyen bir sektörü ayakta tutmaya çalışmak bu dönüşümü sadece geciktiriyor ve kıymetli kamu kaynaklarının halkı desteklemek yerine şirketleri ayakta tutmaya çalışarak israf olmasına neden oluyor. Anlamlı bir COP başkanlığı için Türkiye’nin atacağı en net adım, kömürü zirvede bırakmak olacaktır.” Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe) Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Elif Cansu İlhan şöyle konuştu: “İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’na (COP) ilk kez başkanlık yapacak olması sebebiyle, uluslararası iklim gündeminde gözlerin Türkiye üzerinde olduğu bir yıldayız. Türkiye, kalan son termik santral projesi olan Afşin-Elbistan A’nın ek ünitelerini iptal ederek COP31 başkanlığına güçlü bir başlangıç yapabilir. Yeni kömür santrali projesi kalmaması önemli bir adım olsa da, ülkenin asıl ihtiyacı, devlet teşvikleriyle ayakta kalabilen ve yüksek arıza oranıyla çalışan termik santral filosu için kademeli bir kapatma programı. Adil geçiş ilkeleri çerçevesinde oluşturulacak bir kömürden çıkış programı, iklim hedefleri ve enerji güvenliği açısından öneminin yanında, kömür bölgelerinde istihdam ve kalkınmayı destekleyerek bölge halklarının refah düzeyini artırabilir ve ülke ekonomisini destekleyebilir.” 2025’in başlıca gelişmeleri şöyle: 2025’te dünya çapında kömürlü termik santrallerden elektrik üretimi gerilemesine rağmen toplam kömürlü termik santrali kurulu gücü artışını sürdürdü. Küresel kurulu güç %3,5 oranında artarken, kömürden üretilen elektrik %0,6 azaldı; bu durum, kurulu güç ile fiilî üretim arasındaki farkın giderek açıldığını ortaya koydu.Kömürden elektrik üretimindeki en belirgin düşüşler, yüksek düzeyde yeni kapasite devreye alınmasına rağmen Çin ve Hindistan’da gerçekleşti. Çin’de kömür kurulu gücü %6 artarken üretim %1,2 azaldı. Hindistan’da ise kurulu güç %3,8 artmasına rağmen üretim %2,9 geriledi. Her iki ülkede de rüzgâr ve güneş enerjisi, artan talebin büyük bölümünü karşılayarak kapasite artışı ile üretim düşüşü arasındaki farkın büyümesine katkı sağladı.Çin’de 2025 yılında yeni ve yeniden gündeme alınan kömürlü termik santrali projeleri toplam 161,7 GW ile tarihsel bir zirveye ulaştı. Ülkede proje aşamasında bulunan kömür kurulu gücü 500 GW’ın üzerinde.Hindistan’da 2025 yılında 27,9 GW yeni ve yeniden gündeme alınan kömürlü termik santrali projesi mevcut. Ülkede inşaat öncesi planlama aşamasında 107,3 GW, inşaat halinde ise 23,5 GW kurulu güç bulunuyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde kaydedilen rekor artışlar sonucunda toplam kurulu gücün yarısından fazlası fosil yakıt dışı kaynaklara kaymış olmakla birlikte, Hindistan hükümeti önümüzdeki yedi yıl içinde 100 GW ilave kömür kapasitesi hedefi belirledi.Küresel ölçekte 2025 yılında kapatılması planlanan kömürlü termik santral ünitelerinin yaklaşık %70’i planlandığı şekilde kapatılmadı. Bu oran, Avrupa Birliği’nde %69, ABD’de ise %59 seviyesinde. AB’de resmi kömürden çıkış taahhütleri sürmekle birlikte, gecikmeler büyük ölçüde 2022–2023 enerji krizi sırasında alınan erteleme kararlarının devamı niteliğinde. ABD’de ise santral kapatmalarının ertelenmesi, federal düzeyde alınan kararlarla eski kömürlü termik santrallerinin işletmede tutulmasına yönelik doğrudan müdahalelerle ilişkili.Çin ve Hindistan dışındaki kömürlü termik santrali inşaatları, 2025 yılında küresel inşaat kapasitesinin sadece %5'ine gerileyerek rekor seviyede düştü.Endonezya’da kömürlü termik santrali filosu 2025 yılında %7 oranında büyüdü; bu artışın yaklaşık dörtte biri nikel ve alüminyum işleme faaliyetlerine hizmet eden özel kömürlü termik santrallerinden kaynaklanıyor. Ülke ayrıca, toplam 11 GW düzeyindeki önerilen kurulu güç ile Çin ve Hindistan’ın ardından küresel ölçekte üçüncü sırada yer alıyor.Türkiye’de, ülkenin yaklaşan COP31 iklim konferansına ev sahipliği ve başkanlığı hazırlıkları sürerken, 2015 yılında 70’in üzerinde olan kömür santrali projesinden geriye yalnızca bir aktif proje kaldı.Hindistan dışındaki Güney Asya ülkelerinde kömür arzı büyük ölçüde ithalata bağımlı kalmaya devam ediyor. Pakistan, fosil yakıt piyasalarındaki dalgalanmalara karşı daha istikrarlı bir alternatif sunan dağıtık güneş enerjisini hızla yaygınlaştırırken; Bangladeş, fosil yakıt tedariki ve teknik altyapıya ilişkin sorunlarla karşı karşıya kaldı ve henüz kayda değer bir yenilenebilir enerji kapasitesi oluşturamadı.Endonezya dışındaki Güneydoğu Asya’da devreye alınan yeni kömür kurulu gücü üst üste üçüncü yıl düşüş gösterdi. Bununla birlikte, 2026 yılında beklenen gaz arz kesintileri bazı ülkeleri mevcut kömür kapasitesine daha fazla bağımlı hale getirme riski taşıyor.Afrika kıtasında ise kömür projeleri ağırlıklı olarak Zimbabve ve Zambiya’da yoğunlaşmakta olup, bu iki ülke bölgedeki yeni kömür projelerinin yaklaşık üçte ikisini oluşturuyor. Global Energy Monitor’un yanı sıra, raporun ortak yazarları arasında The Africa Just Transition Network (AJTN), ARAYARA International Institute, Bangladesh Working Group on Ecology and Development (BWGED), CEE Bankwatch Network, Beyond Fossil Fuels, Centre for Research on Energy and Clean Air (CREA), Chile Sustentable, Climate Action Network (CAN) Europe, Coastal Livelihood and Environmental Action Network (CLEAN), Dhoritri Rokhhay Amra (DHORA), E3G, The Institute of Lawyers for the Protection of the Environment (INSAPROMA), Kiko Network, POLEN Transiciones Justas, Policy Research Institute for Equitable Development (PRIED), Razom We Stand, Reclaim Finance, Solutions for Our Climate (SFOC), Trend Asia, and Waterkeepers Bangladesh (WKB) yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Özgür Oldu Haber

Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Özgür Oldu

Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı, kuru incir ve Antep fıstığının domine ettiği kuru meyve sektöründe hayati kararların alındığı Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanlığına oy birliğiyle Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şemsettin Özgür seçildi. Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu ilk toplantısını Ege İhracatçı Birlikleri’nde gerçekleştirdi Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Şemsettin Özgür, Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı seçilirken, Başkan Yardımcılıklarına Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Murat Bakır ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Birol Celep oy birliğiyle seçildiler. Önceliklerimiz tanıtım, kalite ve gıda güvenliğini artırmak Türk kuru meyvelerinin tanıtımı için TURQUALITY ve URGE Projelerine ağırlık vereceklerini, fuarlarda Türk kuru meyvelerinin daha görünür olması için birlik ve beraberlik içinde mesai vereceklerini dile getiren Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Özgür, hedef pazarlar olarak Çin ve Hindistan’a yoğunlaşacaklarını, odaklanacakları başlıklardan birisinin de kalite ve gıda güvenliğini arttırmak olacağını vurguladı. Kuru meyve sektöründeki sorunların çözümüne yönelik olarak İzmir, Gaziantep ve İstanbul’daki Kuru Meyve İhracatçı Birlikleri olarak ortak hareket edeceklerinin altını çizen Özgür, “Bu amaçla üretim bölgelerinin nabzını tutmak amacıyla Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Toplantılarını kuru meyve üretim bölgelerinde yapma konusunda da mutabık kaldık. Çekirdeksiz kuru üzüm ve kuru incirde aflatoksin, okratoksin oluşumunun önüne geçmek için Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, üreticiler, üniversiteler, araştırma enstitüleri, tüccarlar ve sektörün tüm paydaşlarıyla ortak projeler geliştireceğiz” ifadelerini kullandı. Türkiye’de 2025 yılında yaşanan iklim krizinin etkilerini 2025/26 kuru meyve ihraç sezonunda güçlü bir şekilde hissettiklerini aktaran Başkan Özgür kuru meyve sektörünün 2026 yılı ihracat performansı hakkında şöyle konuştu; “1 Ocak – 15 Mayıs 2026 döneminde 115 bin ton kuru meyve ihraç ettik ve 601 milyon 235 bin dolar dövizi ülkemize kazandırdık. 2025 yılının aynı döneminde ihracatımız 138 bin 220 ton karşılığı 678 milyon 848 bin dolar olmuştu. Miktar bazında yüzde 17, döviz getirisinde yüzde 11 kaybımız oldu. 2026 yılında iklim koşulları daha iyi seyir izlediği takdirde ihracattaki kayıplarımızı telafi edebiliriz. Yıllık 2 milyar dolar ihracat rakamına ulaşabiliriz.” Türkiye, 1 Ocak – 15 Mayıs 2026 tarihleri arasında 166 milyon dolarlık çekirdeksiz kuru üzüm ihraç ederken, kuru incir ihracatı 134 milyon dolar oldu. Kuru kayısı ihracatı 97 milyon dolar olarak kayıtlara geçerken, Antep fıstığından elde edilen döviz geliri 50,5 milyon dolar oldu. Badem ihracatı 38,5 milyon dolar, çam fıstığı ihracatı 14 milyon dolar, ceviz ihracatı 11,5 milyon dolar ve leblebi ihracatı 10 milyon dolar döviz kazandırdı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, EKMİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ferhat Şen, EKMİB Yönetim Kurulu Üyeleri Barış Bayhan, Nejat Almış, Miray Usta, Naci Çetin, Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yalçın Geyik ve GAİB Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Abdülkadir Çıkmaz, İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Semih Ergüder ve İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Çınar, Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Üyesi olarak görev yapacaklar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri 10 Ticaret Müşaviriyle İhracatçıları Bir Araya Getiriyor  Haber

Ege İhracatçı Birlikleri 10 Ticaret Müşaviriyle İhracatçıları Bir Araya Getiriyor 

Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’nin yıllık 50 milyar dolar ihracat yaptığı 10 ülkede 4 yıl ticaret müşavirliği yaptıktan sonra Ankara’da Ticaret Bakanlığı’ndaki görevlerine dönen 10 ticaret müşaviriyle ihracatçıları buluşturacak. Ticaret müşavirleri görev yaptıkları 10 ülkeyle ilgili deneyimlerini, pazar bilgisini ve o ülkelerin önceliklerini ihracatçılara aktaracak. Türkiye’nin ve Ege İhracatçı Birliklerinin en çok ihracat yaptığı ülke olan Almanya’nın yanında Çekya, Güney Sudan, Hindistan, İspanya, Japonya, Libya, Nijerya, Polonya ve Rusya Federasyonu’nda ticaret müşavirliği yapmış bürokratlar 21 Mayıs 2026 Perşembe günü WYNDHAM GRAND İZMİR ÖZDİLEK’te tam gün Ege İhracatçı Birlikleri üyeleriyle, “Ticaret Müşavirleri Buluşması” etkinliğinde ikili görüşmeler yapacaklar. Ticaret müşavirleri ihracatımızın öncü gücü Ticaret müşavirlerinin Türkiye’nin ihracat hedefine ulaşması için Ticaret Bakanlığımızın görevlendirmesiyle 4 yıl boyunca dünyanın dört bir tarafında ihracatımızın öncü gücü olarak görev yaptıklarının altını çizen Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, ticaret müşavirlerinin görev süreçlerindeki edindikleri kritik bilgileri ve deneyimlerini ihracatçı firmalara aktarmaları için köprü görevi üstleneceklerini vurguladı. İhracatçı firmaların ihracat yapmak istedikleri ülkelerle ilgili pazar analizleri için profesyonel danışmanlık hizmeti aldıklarına temas eden Öztürk, “Ticaret müşavirlerimiz görev yaptıkları ülkelerde gerek kamu gerek özel sektör gerekse sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle Türkiye'nin ihracatını arttırmak için yıllarca gece-gündüz yoğun bir mesai harcıyorlar. Ticaret müşavirlerimiz firmalarımızla yapacakları ikili görüşmelerde o ülkelerin ithalat verilerini, ithalatlarındaki önemli tedarikçilerini, Türkiye’nin güçlü olabileceği ürünleri, o ülkelerin iş yapma şekillerini, geleneklerini, etik değerlere yaklaşımlarını ihracatçılarımıza aktaracaklar. İhracatçılarımızı bu görüşmelere katılmaya davet ediyoruz” şeklinde konuştu. “Ticaret Müşavirleri Buluşması”nı en son 2023 yılı sonunda yaptıklarını vurgulayan Öztürk, önümüzdeki süreçte bu etkinlikleri yılda bir yapmak niyetinde olduklarını sözlerine ekledi. Ege İhracatçı Birlikleri’nin “Ticaret Müşavirleri Buluşması”nda ikili görüşme yapmak isteyen ihracatçı firma temsilcilerinin https://eib.li/77C85 linkinden kayıt yaptırmaları bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa'da Bosch'tan Sonra Bir Fabrikada Daha İşten Çıkarma! Çok Sayıda Mühendis İşsiz Kalacak Haber

Bursa'da Bosch'tan Sonra Bir Fabrikada Daha İşten Çıkarma! Çok Sayıda Mühendis İşsiz Kalacak

Bosch'un 2027 yılı sonuna kadar 1150 mavi yaka, 2030 yılına kadar ise 250 beyaz yaka çalışanla yollarını ayırmasının beklenmesi, Bursa'nın kalbi olan otomotiv sektöründe endişeyi artırırken, Bursa'daki bir başka dev Oyak Renault'ta 60 mühendisin işten çıkarılacağı yönündeki karar da kentteki sanayi çevrelerinde belirsizlik ve tedirginliği daha da derinleştirdi. MALİYET BASKISI HİNDİSTAN ROTASI Bursa otomotiv sanayisinde bir süredir devam eden maliyet artışları ve küresel pazar daralması, fabrikalarda zorunlu değişimleri de beraberinde getirdi. Bursada Bugün'ün edindiği bilgiye göre, Oyak Renault bünyesinde "satış sonrası mühendislik" biriminde görev yapan 60 mühendise, temmuz ayı sonu itibarıyla yolların ayrılacağı tebliğ edildi. HİNDİSTAN DAHA AZ MALİYETLİ GELDİ Bu kararın arkasındaki temel nedenin ise operasyonel maliyetleri düşürmek adına bu fonksiyonun Hindistan'a transfer edilmesi olduğu öne sürüldü. Hindistan'a kaydırılmasının sebebinin ise yıllık 1 milyon 200 bin dolarlık kar sağlaması olduğu öğrenildi. Öte yandan Renault Grubu'nun Türkiye'de mühendislik alanındaki yapılanmasına ilişkin 29 Nisan 2021 tarihinde yaptığı açıklama da yeniden gündeme geldi. O dönem Renault Grubu Satış Sonrasından Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Hakan Doğu, Türkiye'de kurulan mühendislik ekibine ilişkin değerlendirmesinde, "Bu gelişme, otomobil ve aksesuar dünyasında çalışan Türk tedarikçilerimizin uluslararası pazarlara açılmasında önemli bir fırsat olacaktır" ifadelerini kullanmıştı. İŞTEN ÇIKARMALAR DİĞER BİRİMLERE SIÇRAR MI? Şu an için resmi bir açıklama gelmemiş olsa da fabrikadaki kulis bilgileri durumun sadece 60 kişiyle sınırlı kalmayabileceğine işaret ediyor. İşten çıkarma sürecinin yalnızca bu birimle sınırlı kalmayabileceği, farklı fonksiyonlarda da benzer adımların atılabileceğine yönelik endişelerin çalışanlar arasında gündeme geldiği belirtiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pirelli 2027 Takvimi Hindistan’ı İki Fotoğrafçının Perspektifinden Sunacak Haber

Pirelli 2027 Takvimi Hindistan’ı İki Fotoğrafçının Perspektifinden Sunacak

Raghu Rai’nin yakın zamanda vefat etmesi, kendisini tanıma ve onunla çalışma fırsatı bulanlar ile ailesi için derin bir üzüntü yarattı. Raghu Rai, son üç ay boyunca takvim için Hindistan’a dair mirasını ve vizyonunu yansıtan özgün bir fotoğraf serisi üzerinde çalışmaya kendini adamıştı. Pirelli ve Rai ailesi, Raghu Rai’nin projesinin tamamlanması için birlikte çalışmaya kararlı. Rai’nin kızı, uluslararası alanda tanınan fotoğrafçı Avani Rai, babasının seriye dair niyetlerini hayata geçirmek üzere projeye dahil olma onurunu üstleniyor. Avani Rai konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Babamın Pirelli için ürettiği çalışmalar, Hindistan’a bir saygı duruşuydu. Onun uzun yıllara dayanan vizyonunu, ülkenin insanlarını ve çeşitliliğini daha çağdaş bir bakışla bir araya getiriyordu; bu her zaman derinden bağlı olduğu bir konuydu. Bunun tamamlanmadan kalması fikrine üzülüyorum. Bu projeyi hayata geçirmek benim için çok kişisel; adeta onun bakışına, Hindistan’ı kamerasıyla görme biçimine adım atmak gibi. Fotoğrafçılık bana ondan bir hediye. Sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir görme biçimi. Bu bağı sürdürmek, onun bir parçasını içimde yaşatmanın bir yolu gibi.” Pirelli, 2026 Cal™’ını da fotoğraflayan Sølve Sundsbø’yu 2027 Takvimi için yeniden davet etmekten memnuniyet duyduğunu açıkladı. Sundsbø’nun duyarlılığı ve yenilikçi estetiği ile Avani Rai’nin babasının çalışmalarına dair kişisel ve derin bilgisi, bu olağanüstü ülkeye iki farklı bakış açısı sunacak. Sundsbø ise konu ile ilgili:“Pirelli Takvimi’ne yeniden katkı sunmak büyük bir onur. Avani Rai ile birlikte çalışarak onun babasının mirasına saygı duruşunda bulunacak olmak ayrıca çok değerli. Hindistan’ı keşfetmek için olağanüstü bir fırsat. Bu işbirliğiyle hem ülkeyi hem de Raghu Rai’nin anısını en iyi şekilde onurlandırmak için elimizden geleni yapacağız.”dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Marble İzmir’e 50 Bini Aşkın Ziyaretçi Haber

Marble İzmir’e 50 Bini Aşkın Ziyaretçi

Marble İzmir, ortaya çıkardığı ticaret hacminin yanı sıra tasarım, sanat ve bilgi paylaşımını bir araya getiren yapısıyla dikkat çekti. Önümüzdeki yıl 13-16 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilecek 32. Marble İzmir için ise çalışmalar şimdiden başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından bu yıl 31. kez düzenlenen Marble İzmir, 14-17 Nisan tarihleri arasında dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini İzmir’de ağırladı. Marble İzmir, her yıl olduğu gibi bu yıl da hem sektöre hem de ekonomisine önemli katkılar sağladı. Türkiye’nin 41 ilinden, 28 farklı ülkeden katılımcıyla 150 bin metrekareyi aşan alanda gerçekleştirilen Marble İzmir’de, Ege Maden İhracatçıları Birliği ve İZFAŞ koordinasyonunda düzenlenen alım heyeti programları, B2B görüşmelerle farklı ülkelerden gelen alıcılar katılımcı firmalarla buluşturularak binlerce nitelikli iş görüşmesi yapıldı. Fuar hem mevcut ticari ilişkilerin güçlendirildiği hem de yeni pazarlara açılma fırsatlarının değerlendirildiği bir platform olarak öne çıktı. Gerçekleştirilen ticari görüşmelerin sektöre milyonlarca dolar hacminde katkı sunması öngörülüyor. Tasarım, sanat ve ticaret D-esign Arena’da buluştu D Holü, bu yıl "D-esign Arena" konseptiyle yeniden düzenlendi ve fuarın en dinamik alanlarından biri haline geldi. Tasarım, sanat ve ticaretin buluştuğu bu alanda mimar, akademisyen ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Marble Talks oturumları, iş görüşmeleri ve etkinlikler gerçekleştirildi. 31. yıla özel açılış performansı ve paneller büyük ilgi gördü. 50'yi aşkın uzman, deneyimlerini paylaştı. Heykel Çalıştayı'nda üretilen eserler fuar boyunca sergilendi ve İzmir’in çeşitli noktalarına yerleştirildi. 8. Uluslararası Doğal Taş Tasarım Yarışması'na 67 üniversiteden 724 proje katıldı, 19 tasarım finale kaldı ve ödüller sahiplerini buldu. “Gelecek yıl için çalışmalarımıza şimdiden başladık” Fuarın ardından değerlendirmede bulunan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Marble İzmir’in sektörle birlikte büyüyen güçlü yapısına dikkat çekerek, “Marble İzmir’i başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. 31 yıldır Marble İzmir sektörü büyütürken, sektör de fuarı büyütmeye devam ediyor. Türkiye’nin sahip olduğu doğal taş rezervleri, fuarı küresel ölçekte güçlü kılıyor. Yabancı katılımcı ve ziyaretçilerimizin, burada yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın dört bir yanından taş çeşitliliğini bir arada görme fırsatı bulduklarını ifade etmeleri bizim için büyük bir memnuniyet kaynağı. Bu yılki organizasyon, küresel ölçekte yaşanan zorluklara rağmen bir araya gelmenin ve iş birliği üretmenin her zamankinden daha önemli hale geldiğini bir kez daha gösterdi. Bine yakın katılımcı ve 50 bini aşkın ziyaretçiyle Marble İzmir, artık sadece bir ticaret platformu değil; fikirlerin buluştuğu, iş birliklerinin geliştiği ve sektörün geleceğinin şekillendiği güçlü bir buluşma noktası olduğunu bir kez daha kanıtladı. Marble İzmir gerçekten çok güçlü bir fuar ve bu güç, sektöre doğrudan yansıyor. Önümüzdeki yıl bu gücü daha da büyüterek sürdürmek istiyoruz. Gelecek yıl için çalışmalara şimdiden başladık” dedi. Nitelikli alıcı vurgusu TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ise Marble İzmir’in sektörel açıdan verimli geçtiğini belirterek, organizasyonun hem ulusal hem de uluslararası düzeyde güçlü bir iş birliğiyle yürütüldüğünü söyledi. Şimşek, “Türkiye ile ticaret yapmak isteyen herkes buradaydı. Yoğunluk vardı, ama daha önemlisi nitelikli bir katılım vardı. Aldığımız geri bildirimler de fuarın geçen seneye göre daha iyi geçtiğini gösteriyor. 2027’nin çok daha iyi olacağını düşünüyorum. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Dr. Cemil Tugay’a özellikle teşekkür etmek istiyorum. Fuara çok büyük destek veriyor. Aynı şekilde İZFAŞ Genel Müdürümüz Tuğçe Cumalıoğlu ile çok uyumlu bir çalışma yürütüyoruz. Bu güçlü iş birliği sayesinde fuar her yıl daha da gelişiyor” diye konuştu. Marble İzmir doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ediyor İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile yapılan iş birliği çerçevesinde fuarda yer alan Konfederasyon’un Onursal Başkanı Flavio Marabelli ise organizasyonun küresel ölçekteki konumuna dikkat çekerek, “Bu fuara en başından beri katılıyorum, hatta fuar şehir merkezindeyken de buradaydım. Bu özel ve harika fuar alanının kuruluşuna tanıklık ettim. Son katılımımdan beş yıl sonra yeniden burada olmak benim için önemli. Dünyada uluslararası durum oldukça karmaşık, ancak buna rağmen bu fuarda çok sayıda ziyaretçi gördüm ve Türk şirketlerinin katılımı oldukça başarılı ve memnuniyet vericiydi. Bu, fuarın doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ettiğinin göstergesi. Marble İzmir yalnızca Türkiye için değil, farklı coğrafyalar için de önemli bir platform” ifadelerini kullandı. “Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta” Fuara Hindistan’dan katılan Toshniwal Stones temsilcisi Akhil Toshniwal, Marble İzmir’in doğal taş sektöründeki güçlü konumuna ve uluslararası etkisine dikkat çekerek, “Bu yıl gerçekten çok iyi. Çok farklı ülkelerden çok sayıda insan görüyorum. Özellikle Orta Doğu’dan ve Rusya’dan yoğun katılım var. O kadar yoğunduk ki öğle yemeği yiyecek vaktimiz bile olmadı. Burada olduğumuz ve katıldığımız için çok mutluyuz. Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta. Çünkü herkes Türk taşıyla çalışıyor. Her yıl yeni mermerler ve yeni taşlar görüyoruz. Bu işi yapan herkesin Türkiye’ye, bu fuara gelmesi gerekir” dedi. “Marble İzmir bizim için vazgeçilmez bir buluşma noktası” Aslanlar Mermer temsilcisi Deniz Fazlılar ise fuarın hem ticari hem de marka değeri açısından önemini vurgulayarak, “İzmir firması olduğumuz için burada olmak bize ayrı bir avantaj sağladı. İzmir Fuarı bizim için hem satış hem prestij hem de tanıtım açısından çok önemli bir nokta. Yaklaşık 15 yıldır katılıyoruz, pandemi dışında her yıl buradayız ve genel olarak çok memnunuz. Bu yıla baktığımızda ziyaretçi sayısından çok niteliğin arttığını düşünüyoruz. Bu yıl gelenler daha net, ne istediğini bilen, daha hızlı karar alabilen ve işi sonuca götürebilen kişilerdi. Bu da özellikle bizim gibi butik çalışan ocaklar ve fabrikalar için büyük bir avantaj oldu” şeklinde konuştu. “23 yıldır, Marble İzmir’e geliyoruz” Mısır’dan fuara katılan Alex Tiles & Alex Marmo temsilcisi Yasser Rashed de “23 yıldır Marble İzmir’e geliyoruz. Bizim için burası dünyanın en iyi yerlerinden biri. Bu sektörde çalışan herkes için çok önemli olduğu için biz de her zaman burada olmayı tercih ediyoruz. Fuar, uluslararası ticaret açısından bize ve tüm katılımcılara önemli katkı sağlıyor. Burada çok farklı ülkelerden alıcılarla bir araya geliyoruz. Özellikle Orta Doğu’dan gelen ziyaretçiler için önemli bir buluşma noktası. Türk mermeri ve taş çeşitliliği bizim için çok değerli. Türkiye ve İzmir’in bu zenginliğini görmekten memnunuz. Burada kurduğumuz karşılıklı ilişkiler, ticaretimizi geliştiriyor, önümüzdeki yıllarda da burada olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch İnovasyon Gücünü Öne Çıkarıyor Haber

Bosch İnovasyon Gücünü Öne Çıkarıyor

Bosch Grubu, jeopolitik gerilimler ve ticaret engelleri karşısında 2026 mali yılında küresel pazarlardaki büyüme beklentilerini gerçekleştirmek için inovasyon gücünden yararlanmayı hedefliyor. Geleceğin önemli alanlarına yönelik gerekli ön yatırımların önceki yılların yüksek seviyesinde kalması planlanıyor. Sadece 2025 yılında Bosch, araştırma ve geliştirmeye ve sermaye harcamalarına yaklaşık 12 milyar Euro ayırdı. Teknoloji ve hizmet tedarikçisi, 2026 yılı için yüzde 2-5 arasında ciro artışı ve yüzde 4-6 arasında faaliyetlerden gelen FVÖK marjı planlıyor. Şirketin yıllık rakamlarına atıfta bulunan Bosch Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Stefan Hartung, “Küresel bir teknoloji lideri olarak, otomasyon, dijitalleşme, elektrifikasyon ve yapay zeka trendlerini şekillendirmeye kararlıyız, çünkü bu aynı zamanda işimizde kârlı büyümenin de önünü açıyor. Başlattığımız yapısal önlemlerin maliyet düşürücü etkileri ve tüm iş alanlarındaki inovasyonlar bunun için önemli bir ön koşuldur,” dedi. İnovasyon gücü söz konusu olduğunda, Bosch dünyanın en güçlü sanayi şirketlerinden ve Avrupa'nın en üretken patent başvuru sahiplerinden biri olarak öne çıkıyor. Bosch, 2025 yılında yaklaşık 6.300 patent tescil ettirdi ve bir kez daha Almanya'da lider oldu. Önemli zorluklara rağmen Bosch, 2025 mali yılında bir önceki yıla göre hafif bir artışla (2024: 90,3 milyar Euro) 91 milyar Euro ciro elde etmeyi başardı. Kur etkilerinden arındırıldıktan sonra bu, yüzde 4,1'lik bir büyümeyi ifade ediyor. Yüzde 2 olan faaliyetlerden gelen FVÖK marjı, bir önceki yılın rakamının (2024: yüzde 3,5) altında kaldı. Gelecekteki sürdürülebilirliği artırmak için gerekli yapısal ve personel düzenlemeleri, 2,7 milyar Euro’luk bir seviyede finansal sonuç üzerinde önemli bir olumsuz etki yarattı. Strateji 2030: büyümeyi artırmak için inovasyon ve farklılaşma Olumsuz bir küresel ekonomik ortamda başarılı bir iş gelişimi elde etmek için şirketin maliyetlerini rekabetçi bir seviyede tutması gerekiyor. Almanya'da etkilenen tüm Mobilite lokasyonlarında istihdam azaltılması konusunda çalışan temsilcileriyle yapılan görüşmelerin sonuçlanmasıyla Bosch, artan fiyat baskısı karşısında gelecekteki rekabet konumunu iyileştiriyor. Hartung, “Müzakereler kolay değildi, ancak her iki taraf da belirgin bir sorumluluk duygusu sergiledi” dedi. "Şimdi üzerinde anlaşılan önlemleri hem hızlı ve tutarlı bir şekilde hem de mümkün olduğunca sosyal açıdan kabul edilebilir bir şekilde uyguluyoruz." Otomotiv endüstrisinde Çin şu anda fiyat seviyeleri için standardı belirliyor. Bu nedenle Hartung, inovasyon liderliğinin genişletilmesini, özellikle otomotiv pazarında işi genişletmek ve şirketin Strateji 2030 hedefini uygulamak için önemli bir başarı faktörü olarak görüyor. Bu strateji, Bosch'un kilit pazarlarında ilk üç tedarikçiden biri olmasını öngörüyor. Ticaret engelleri ve farklı kullanıcı beklentileri şu anda bölgesel olarak uyarlanmış çözümler için hem bir zorluk hem de bir fırsat. "Uluslararası rekabette mesele sadece maliyetler değil, her şeyden önce kendimizi farklılaştırmaktır" diyen Hartung, Bosch'un küresel ayak izine atıfta bulunarak bunu bir rekabet avantajı olarak gördüğünü belirtti. Hartung ayrıca "Tekliflerimizi ve tedarik zincirlerimizi bölgesel koşullara uyarlayabilir ve aynı zamanda küresel düzeyde kalite sunabiliriz." diyerek sözlerini tamamladı. Ekonomik görünüm 2026: geleceğin önemli alanları için finansman yaratma Bosch, 2025'in zayıf ekonomik seyrinin mevcut mali yılda da devam edeceğine inanıyor. Öncelikle jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan yüksek belirsizlik seviyeleri, büyük ölçüde dirençli bir özel sektör ve artan mali harcamalarla dengeleniyor. Ancak fiyat ve rekabet baskısı yüksekliğini koruyor. Buna rağmen Bosch, kur etkilerinden arındırıldıktan sonra yılın ilk çeyreğinde satışlarını bir önceki yılın aynı dönemine göre artırmayı başardı. Bosch, küresel ekonomi için yalnızca yüzde 2,5-3'lük ılımlı bir büyüme bekliyor. Bosch yönetim kurulu üyesi ve finans direktörü Markus Forschner, “Kârlı büyümenin temeli rekabet gücümüzdür - bu yüzden onu daha da artırmak için çok çalışıyoruz” dedi. "Bu, yaklaşan zorluklar karşısında direncimizi güçlendiriyor ve aynı zamanda geleceğe yönelik yatırım kapasitemizi artırıyor." Stratejik fırsatlar ve finansal bir önlem olarak Bosch, kapsamını buna göre genişletiyor: Yıl içinde tahvil gibi finansal araçları daha esnek bir şekilde ihraç edebilmek için şirket, ilk kez mevcut mali yılın ilk yarısı için ara konsolide mali tablolar ve bir ara grup yönetim raporu yayınlayacak. Bu noktada Forschner şunları söyledi: “Bu, halihazırda işimizi kendi kaynaklarımızdan finanse etme konusunda güçlü bir kapasitemiz olmasına rağmen, sermaye piyasalarına erişim yeteneğimizi artırıyor.” Sensör teknolojisi: otomasyon ve robotik, satışları güvence altına alıyor Bosch, mikroelektronik ve sensör teknolojisinde çok sayıda inovasyonu ileriye taşıyor. “Yaşam için teknoloji"ye olan tutarlı odaklanmasının önemli bir büyüme ivmesi sağlamasını bekliyor. Uzmanlar, küresel sensör pazarının 2031 yılına kadar 440 milyar ABD dolarından fazla bir değere ulaşabileceğini öngörüyor. Bosch, bu potansiyel büyümeden faydalanacak: Bosch’un sensörleri robotikte giderek daha önemli bir rol oynuyor. Örneğin BMI5 sensör platformu, yapay ortamları son derece gerçekçi bir şekilde yaratıyor ve robotların zorlu koşullar altında bile yollarını bulmalarına yardımcı oluyor. Bugüne kadarki en güçlü sensör çözümü olan bu ürünle Bosch, hızla büyüyen segment için kendini iyi konumlanmış olarak görüyor. Otomatik sürüş alanında, ataletsel sensörler geleceğin önemli bir bileşeni olarak kabul ediliyor ve ek satış potansiyeli sunuyor. Bu sensörler, kamera veya GPS sinyalleri mevcut olmadığında bile otomobillerin nerede olduklarına dair farkındalıklarını sürdürmelerini sağlıyor. Hartung, “Bu sensörler, otonom bir otomobil için insan iç kulağındaki denge duyusu gibi çalışıyor” dedi. Analistlere göre, otomotiv uygulamalarındaki akıllı sensörler pazarı önümüzdeki on yılın ortasına kadar neredeyse ikiye katlanarak 80 milyar ABD dolarını aşacak. Mobilite alanındaki inovasyonlar: algoritmalar ve güç aktarma organları büyümeyi artırıyor Bosch, otomotiv yazılım pazarının 2030 yılına kadar yaklaşık 200 milyar Euro değerinde olmasını bekliyor. Sonuç olarak, Bosch yönetim kurulu başkanı Hartung, yazılım tanımlı mobilitede büyük büyüme fırsatları görüyor. Hartung, “Bosch bu alanda ön saflarda yer alıyor ve şimdi kelimenin tam anlamıyla yapay zekayı sürücünün görüş alanına taşıyor” dedi. Yeni Bosch AI Extension Platformu, bir iç algılama çözümüyle birlikte sürüşü son derece kişiselleştirilmiş bir deneyime dönüştüren, yapay zeka özellikli yüksek performanslı bir bilgisayardır. “Araç direksiyonda kimin olduğunu tanıyor ve başka yolcu olup olmadığını algılıyor, ardından dış aynalardan ve araç yol tutuşundan bir kaza durumunda optimize edilmiş hava yastığı açılımına kadar her şeyi ayarlıyor.” Akıllı sürücü destek çözümlerindeki ürün inovasyonları da dünyanın tüm bölgelerinde yeni işler yaratıyor: sensör teknolojileri ve merkezi araç bilgisayarlarıyla birlikte Bosch, 2025 yılında 10 milyar Euro değerinde sipariş aldı. Hartung, elektromobilite ile büyüyen işle ilgili olarak, “Elbette geleceğin otomobillerinin sadece algoritmalara değil, aynı zamanda güç aktarma organlarına da ihtiyacı olacak” dedi. "Yalnızca bu yıl, elektrikli sürüş için 7 milyondan fazla çözüm ve bileşen teslim edeceğiz." Sadece birkaç hafta önce Bosch, Hindistan'da Tata AutoComp Systems ile bir ortak girişim duyurdu. Yılın ortasından itibaren, Hindistan pazarında elektrikli aksların ve motorların geliştirilmesi, üretimi ve satışına odaklanacak. Tüketim malları ve hizmetleri alanındaki inovasyonlar: Yapay zeka işi ileri taşıyor Yapay zeka, hizmet ve ürün işinde de önemli büyüme fırsatları sağlıyor. Örneğin, yapay zeka tabanlı bir ses işlevine sahip yeni bir fırın modeli, BSH Ev Aletleri için yeni satış potansiyeli sağlıyor. Harici hoparlör veya ek uygulamalar gerekmiyor. Genel olarak, lüks ve premium segmentteki ev aletleri ile dünya çapındaki işin, özellikle Kuzey Amerika'da büyümeye devam etmesi bekleniyor. Pazar uzmanları, ev aletlerinin küresel satışlarının 2030 yılına kadar yaklaşık 5 milyar adede ulaşacağını tahmin ediyor. Yapay zeka kullanımı, Elektrikli El Aletleri bölümündeki ürün inovasyonlarını da yönlendiriyor. Yılın başından bu yana, Expert ürün serisindeki ilk 30 alet piyasaya sürüldü ve profesyonel elektrikli el aletleri için yeni standartlar belirledi. Bunlar arasında, farklı duvar türlerindeki nesneleri bulan ve ilk kez Bosch radar teknolojisini yapay zeka nesne algılama ile birlikte kullanan yeni bir duvar tarayıcı da bulunuyor. Bosch'un hizmet işi de yapay zekadan faydalanıyor: Bosch Global Service Solutions bölümü de yapay zeka tabanlı uygulamalar sayesinde 2030 yılına kadar ortalama çift haneli satış büyümesi bekliyor. Hizmet portföyü, eCall ve arıza yardımı gibi dijital mobilite hizmetleri için çözümlerin yanı sıra filo operatörleri ve lojistik sağlayıcıları için teklifler içeriyor. 2025 yılı Ar-Ge verileri Ar-Ge oranı, satışların yüzde 8,7'si olarak gerçekleşti (2024: yüzde 8,6). Araştırma ve geliştirme harcamaları 7,9 milyar Euro’ya ulaştı. Bosch, elektromobilite, yarı iletkenler ve son teknoloji fren kontrol sistemleri gibi alanlara önemli ön yatırımlar yaptı. 2025 mali yılı: çalışan sayısının gelişimi 2025 yılı sonunda Bosch Grubu'nun dünya çapındaki çalışan sayısı 412.774 olarak gerçekleşti (2024: 417.859), bu da yaklaşık yüzde 1'lik (5.085 çalışan) bir azalmaya tekabül ediyor. Bu durum en çok Mobilite iş sektörünü ve bölgesel olarak Almanya'yı etkiledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Ticaret Zirvesi Mersin’de Haber

Küresel Ticaret Zirvesi Mersin’de

TURAB’tan yapılan açıklamada küresel ticaret zirvesi ile Mersin’i küresel ticaretin aktif merkezlerinden biri haline getirmeye hazırlandıkları belirtildi. TURAB tarafından düzenlenen “Küresel Ticaretin Yeni Ufukları: Türk-Arap ve AB İş Dünyası için Fırsatlar ve Yönelimler” Zirvesi, 15 Nisan 2026 tarihinde Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirilecek kapsamlı programıyla uluslararası iş dünyasını bir araya getirmeye hazırlanıyor. Üst Düzey Katılım Sağlandı Programın saat 10:00’da başlayacak açılış bölümünde TURAB Genel Başkanı Fahri Kuş’un yanı sıra, Ticaret Bakanlığı Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürü Raif Can ile Dış Temsilcilikler Daire Başkanı Evren Subaşı’nın yer alacağı bildirildi. Açılışta, Türkiye’nin yurt dışı ticaret teşkilatı, ticaret müşavirlikleri ve küresel ticaret ağlarına ilişkin kapsamlı bir sunum yapılacağı ifade edilirken, Mersin Valisi Atilla Toros’un da programa teşrif etmesinin beklendiği kaydedildi . Dokuz Ülke İçin Ayrı Ayrı Ticaret Masası Zirve kapsamında ABD, Polonya, Hindistan, Güney Afrika, Tunus, Gana, Fildişi Sahili, Sırbistan ve Bosna Hersek olmak üzere 9 ülkeye yönelik özel oturumlar gerçekleştirilecek. Her ülke için ayrı panel düzenleneceği programda, ticaret müşavirleri, sektör temsilcileri ve uluslararası iş geliştirme uzmanlarının sahadaki deneyimlerini paylaşacağı belirtildi. ABD panelinin hibrit bağlantı ile yapılacağı, diğer ülke sunumlarının ise deneyim ve beklenti odaklı olarak gerçekleştirileceği ifade edilirken, moderatörlüğü TURAB Genel Sekreteri Yasemin Taş’ın üstleneceği bildirildi . Panel yapısının klasik sunum formatından farklı olarak tasarlandığına dikkat çekilen programda, bazı ülke oturumlarının eski ticaret müşavirleri, bazı sunumların ise pazara giriş ve büyüme stratejileri uzmanları tarafından gerçekleştirileceği belirtildi. Bu yaklaşımın, katılımcılara doğrudan uygulanabilir ticaret bilgisi sunmayı hedeflediği vurgulandı . Hazırlanan ülke analiz raporunda da Mersin’in lojistik altyapısı, üretim kapasitesi ve dış pazarlara erişim gücünün ön plana çıkarıldığı, panelin bu potansiyeli somut ticari iş birliklerine dönüştürmeyi amaçladığı ifade edildi. Raporda, organizasyonun ticaret heyetlerinin oluşturulması ve yatırım temaslarının başlatılması açısından kritik bir rol üstleneceği kaydedildi . Zirveye Yoğun İlgi Kayıtlar Doldu Etkinliğe yönelik ilginin yüksek olduğu, kayıtlı katılımcı sayısının arttığına dikkat çeken aöıklamada Adana, Nevşehir ve Kocaeli gibi farklı illerden yatırımcıların programa dahil olduğu, Mersin genelinde ise yoğun bir katılım beklendiği ifade edildi . Mersin Ticaretinin Yeni Eşiği Panel sonunda yapılacak genel değerlendirme oturumunda, ülke bazlı ticari eşleşmeler, B2B heyet planları ve detaylı ülke raporlarının paylaşılacağı belirtildi. Yetkililer, etkinliğin ardından Mersin merkezli yeni ticaret ağlarının oluşmasının ve uluslararası iş birliklerinin hız kazanmasının beklendiğini ifade etti . Genel değerlendirmelerde ise Mersin’in yalnızca bir liman kenti değil; üretim, depolama, işleme ve dağıtım kapasitesi yüksek çok boyutlu bir ticaret merkezi olduğuna dikkat çekilirken, bu panelin kenti küresel ticaret ağlarına daha güçlü şekilde entegre edecek önemli bir eşik olduğu vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.