Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hindistan

Kapsül Haber Ajansı - Hindistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hindistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hyundai Motor Company Yeni Yol Haritasını Açıkladı Haber

Hyundai Motor Company Yeni Yol Haritasını Açıkladı

Hyundai, 2030 yılına kadar 5,55 milyon adet global araç satışı hedeflerken aynı zamanda yüzde 6 pazar payına ulaşmayı planlıyor.Elektrikli araçların satış içerisindeki payı ise yüzde 23'ten 2030'da yüzde 60'a yükselecek.2030 yılına kadar 100'den fazla modeli yenilemeyi planlayan Hyundai, sadece önümüzdeki 8 ay içinde 7 yeni modelini satışa sunacak.Ayrıca, yine 2030’a kadar 18'den fazla yeni modelle farklı segmentlerde yer alacak.İlk Uzun Menzilli Elektrikli Araç (EREV) modelleri ise 2027 yılının ilk yarısından itibaren 900 km’nin üzerinde menzil hedefleyerek piyasaya sürülecek. Hyundai Motor Company, 2026 CEO Yatırımcı Günü'nde, markanın 2030 yılına kadar global satışlarda 5,55 milyon adede ulaşma hedefini güçlendirirken, aynı zamanda işletme genelinde karlılığı da artırmayı amaçladığını açıkladı. Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz, yeni yol haritasıyla ilgili, “Temellerimiz hiç bu kadar güçlü olmamıştı. Hyundai Motor Grubu, üçüncü büyük otomotiv grubu ve ikinci en karlı grup. Bu da bize yatırım yapabilme olanağı sağlıyor. 2030 yılına kadar 100'den fazla yeni modeli piyasaya sürerek faaliyet marjımızı yüzde 9'un üzerine çıkaracağız. Yeni teknolojileri ve fırsatları değerlendirmek adına ortaklıklardan yararlanarak robotlar ve robot taksiler üretirken; fiziksel bir yapay zeka şirketi haline gelmeyi hedefliyoruz” dedi. Hyundai, 2026 yılının ilk yarısında 2 milyon adet satış gerçekleştirerek, yıllık bazda yüzde 2,7 artışla 59,1 milyar Euro (95,2 trilyon KRW) gelir elde etti ve yüzde 5,6'lık bir faaliyet kar marjına ulaştı. Her Bölgede Yeni Bir Ürün Atağı Kuzey Amerika'da 58, Kore'de 49, Avrupa'da 41, Hindistan'da 26 ve Çin'de 22 modelin lansmanının gerçekleştirilmesi amaçlanırken; bu araçların çoğu yeni Elantra, IONIQ 3, Yeni Tucson ve Tucson Hybrid, SANTA FE EREV gibi tamamen yeni ürünlerden oluşacak. Hindistan için ise tamamen yeni bir A segmenti elektrikli SUV planlanırken aynı zamanda yeni bir global B segmenti SUV ve Avrupa için tamamen yeni bir B segmenti SUV tanıtılacak. Yeni TUCSON ve TUCSON Hybrid ise dördüncü çeyrekte bazı pazarlarda satışa sunularak Hyundai'nin ürün atağında bir dönüm noktası daha oluşturacak. Yeni SANTA FE EREV, 2027 yılının ilk yarısında piyasaya sürülecek ve elektrifikasyona yönelik farklı bir yaklaşımı temsil edecek. SANTA FE EREV'in, 900 km’den fazla toplam menzil sunması ve elektrikli araç benzeri günlük sürüş deneyimini, müşterilerin menzil ve şarj kaygılarını gidererek birleştirmesi bekleniyor. Yeni model, Amerika’daki Hyundai Motor Manufacturing Alabama fabrikasında üretilecek. Hyundai, ayrıca farklı pazarları da hedefliyor. Orta boy bir pikap da dahil olmak üzere yeni hafif ticari araçları da gündemine alan marka, yüksek performanslı N serisine de yeni modeller ekleyecek. Hyundai, 2030 yılına kadar yıllık 100.000 adet N modellerinden oluşan satış hedefine ulaşmayı hedefliyor. Yerel Ölçeklendirme ile Global Başarıya Ulaşma Hyundai, 2030 yılına kadar global üretim kapasitesine 1,27 milyon adet araç daha ekleyecek. Bu artışın 500.000 adedi Kuzey Amerika'da, 320.000 adedi Hindistan'da, 250.000 adedi montaj tesislerinde ve 200.000 adedi ise Kore'de gerçekleşecek. Bölgede 2030 yılına kadar 10'dan fazla hibrit model sunulacak ve hibritlerin satışlardaki payı yüzde 50'ye ulaşacak. Bu modeller Hyundai Motor Manufacturing Alabama ve Hyundai Motor Group Metaplant America'da üretilecek. Kuzey Amerika'daki toplam hibrit satışları ise bir milyon adedi geçti. Hyundai, Avrupa'da da pazarın yüzde 85'ini tamamen elektrikli bir portföy ile kapsayacak ve 5 adet tamamen yeni SUV ve hafif ticari araç sunacak. Hyundai, Avrupa'daki elektrikli araç satışlarını 2025'teki 116.000 adetten 2030 yılına kadar 420.000 adedin üzerine çıkarmayı hedefliyor. Türkiye’de üretimine geçtiğimiz günlerde başlanan IONIQ 3 ise Ekim ayında satışa çıkıyor ve 497 kilometreye kadar bir menzil sunuyor. Ayrıca, Hyundai Motor Grubu'nun yeni nesil bağlantılı araç bilgi-eğlence platformu Pleos Connect'i içeren Avrupa'daki ilk araç olma özelliğini taşıyor. Hyundai, Afrika, Orta Doğu ve Pakistan'da bulunan 8 fabrikadan oluşan ağının bir parçası olarak Suudi Arabistan ve Cezayir'de yeni montaj tesisleri kurarak bu pazarlara yatırım yapıyor. Stratejik Ortaklıklar İlk IONIQ 5 Waymo robotaksiler dördüncü çeyrekte teslim edilecek. Gürcistan'daki HMGMA'da yerel bir tedarik zinciri kullanılarak monte edilen bu araçlar, üretim ve tasarımdan yazılım ve finansmana kadar grubun gücünden yararlanıyor. Bu araçlar, robotaksi hizmetlerinin 2027 gibi erken bir tarihte uluslararası alanda genişlemesini sağlayacak. Hyundai Motor Grubu'nun Motional şirketi de, bu yılın sonlarında sürücüsüz ticari hizmetine başladığında robotaksiye hazır IONIQ 5'i kullanacak. Hyundai ve Amazon, ortaklıklarını da dört alanda derinleştiriyor. Amazon Autos, 2027'nin başlarında ABD dışındaki ilk pazarı olan uluslararası alanda genişleyecek; Alexa Built-in, Hyundai ürün gamında kullanıma sunulacak, Genesis de bunu takip edecek; AWS, Hyundai'nin bulut ve yapay zeka yeteneklerini hızlandıracak. Hyundai’nin Boston Dynamics ile birlikte geliştirdiği üretim yapay zekâ robotları, ticarileşme yolunda hız kazanıyor. Gerçek çalışma ortamlarını simüle etmek için inşa edilen RMAC, üretim yapay zekâ robotlarını eğitiyor, gerçek dünya verilerini topluyor ve bir robotun üretim hattına ulaşmadan önce gerekli test ve doğrulama işlemlerini gerçekleştiriyor. Hyundai, 2028'den itibaren Hyundai Motor Group Metaplant America'da endüstriyel insansı robot Atlas'ı kullanıma sunmayı hedefliyor. Donanım Değerinden Yazılım Değerine Hyundai, yazılım tanımlı araç (SDV) yeteneklerini geliştirmek için bir veri çarkı oluşturuyor; burada veri toplama, veri analizi, yapay zeka ve hizmet geliştirme ve kablosuz (OTA) güncelleme dağıtımı, olumlu bir döngüyü tamamlıyor. Yenilenen Grandeur ile başlayarak, Pleos Connect bilgi-eğlence sistemini ve üretken yapay zeka ajanı Gleo AI'yı uyguluyor. Bu araçlardan elde edilen veriler, Gleo AI'yı geliştirmek ve yeni Pleos Connect özelliklerini geliştirmek için analiz ediliyor ve sonuçlar OTA güncellemeleri aracılığıyla müşterilere geri gönderiliyor. Otonom sürüş için de aynı döngü oluşturuluyor. Hyundai Motor Grubu, Hyundai, Kia, 42dot ve Motional tarafından elde edilen verilerin entegre edilebilmesi ve tek bir tutarlı standartta kullanılabilmesi için sensör mimarisini NVIDIA ekosistemi etrafında standartlaştırıyor. Otonom Sürüş İçin Aşamalı Bir Yol Haritası Hyundai, otonom sürüş yol haritasını aşamalar halinde belirledi. Bu yılın sonuna kadar, otonom sürüş yapay zekası Atria AI, bu tür modellerin en çok ihtiyaç duyduğu beklenmedik yol durumları hakkında veri toplamak için Güney Jeolla Eyaleti, Gwangju'da konuşlandırılacak. NVIDIA ile stratejik bir iş birliği kuran Hyundai, ilk seri üretim SDV modeline Seviye 2+ otonom sürüş teknolojisini 2028 yılında uygulayacak. Atria AI, kademeli olarak seri üretim araçlarına yaygınlaştırılacak ve Seviye 2+'dan Seviye 4'e kadar tam bir otonom sürüş yeteneği yelpazesi oluşturulacak. Hyundai Motor Grubu yılda 7 milyondan fazla araç satıyor ve bu filodan toplanan verilerin yapay zeka öğrenimini hızlandırması ve performansı hızla iyileştirmesi bekleniyor. Daha İyi Elektrikli Araçlar, Daha Düşük Maliyetler Hyundai, kendi hibrit sistemlerini bağımsız olarak geliştirdiği zamandan bugünkü küresel Elektrikli Global Modüler Platform'a (E-GMP) kadar elektrifikasyonda öncü oldu. Yıllar boyunca geliştirilen tasarım yeteneğinden yararlanan Hyundai, kendi batarya hücrelerini bağımsız olarak geliştirdi. Bu hücreler, şirketin daha önce kullandığı yüksek nikel içerikli hücrelere göre iki katından fazla güç sağlarken, şarj süresini de yüzde 40 oranında azaltıyor. Bu yüksek performanslı hücreler, 2027 yılının ilk yarısında piyasaya sürülecek olan EREV'de kullanılacak. Aynı zamanda, benzer bir elektrikli araca göre yarıdan daha az batarya kapasitesi kullanırken eşdeğer batarya performansı ve elektrikli araç sürüş dinamikleri sunacak. Gelecek yıl piyasaya sürülecek elektrikli araç modelleri ise, gerçek dünya sürüş koşullarında optimum performansı korurken batarya maliyetini yaklaşık yüzde 30 oranında azaltan orta nikel içerikli NCM hücreleri kullanacak. Hyundai, elektrikli araçlarının dayanıklılığını daha da güçlendirmek amacıyla, bulut tabanlı batarya yönetim sistemini (BMS) geliştirerek 2028 yılına kadar batarya ömrünü ortalama yüzde 20 oranında uzatmayı hedefliyor. Şirket ayrıca yeni, üst düzey bir güvenlik teknolojisi geliştirdi. Termal Kaçış Koruması (TRP), ısıyı dağıtmak üzere tasarlanmış bir batarya sistemi ve ısının yayılmasını önleyen hücreler arası bir bariyer yapısı kullanarak, batarya yangını durumunda ısı transferini bitişik hücrelere engelliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Orzax 2026'nın İlk Yarısında Büyümesini Sürdürdü Haber

Orzax 2026'nın İlk Yarısında Büyümesini Sürdürdü

22 yılı aşkın deneyimiyle gıda takviyesi sektöründe faaliyet gösteren Orzax, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Halka arzın ardından ilk kez finansal sonuçlarını kamuoyuyla paylaşan şirketin hasılatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36 artışla 4.525.914.424 milyar TL’ye yükseldi. Şirketin brüt kârı 2.963.470.934 milyar TL, FAVÖK’ü 1.368.699.000 milyar TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı yüzde 30 seviyesinde kaydedildi. Orzax, 2026 yılının ilk yarısını 306 milyon TL net kârla tamamladı. Güçlü pazar konumunu yatırımlarla destekliyor Türkiye genelinde yaklaşık 30 bin eczaneye ulaşan dağıtım ağı ve eczaneye ulaşan Orzax, mevcut pazar gücünü yeni kapasite ve uluslararası büyüme yatırımlarıyla destekliyor. Üretim kapasitesini 36 milyon kutu artırmaya yönelik yatırımlarını sürdüren şirket, ihracatın toplam gelirler içerisindeki payını 5 yıl içerisinde yüzde 35’e çıkarmayı hedefliyor. Orzax’ın uluslararası büyüme hedeflerini, küresel gıda takviyesi pazarındaki büyüme potansiyeli de destekliyor. Grand View Research verilerine göre, 2025 yılında 209,5 milyar dolar büyüklüğe ulaşan küresel besin takviyeleri pazarının, 2026-2033 döneminde yıllık bileşik yüzde 9,5 büyüme kaydetmesi bekleniyor. Bu büyüme potansiyeli doğrultusunda Orzax, küresel pazarlardaki varlığını güçlendirecek yatırımlarını da hızlandırıyor. Şirket, bugüne kadarki en büyük yurt dışı yatırımı olan 35 milyon Avroluk Kazakistan fabrikasının temelini Temmuz ayında attı. Yatırımın 25 milyon Avroluk bölümü EBRD finansmanıyla gerçekleştiriliyor. Şirket ayrıca Hindistan’ın Delhi eyaletinde kurduğu ORZAX LIFE SCIENCES PRIVATE LIMITED unvanlı bağlı ortaklığın kuruluş sürecini tamamlayarak Hindistan pazarında doğrudan faaliyet göstermek üzere önemli bir adım attı. Aynı zamanda Özbekistan’da da bağlı ortaklık kuruluşunu tamamladı. Yunus Emre Alimoğlu: “Küresel büyüme hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz” Orzax CEO’su Yunus Emre Alimoğlu, şirketin 2026 yılının ilk yarısına ilişkin performansını şöyle değerlendirdi: “2026 yılının ilk yarısında elde ettiğimiz 306 milyon TL net kar ve bir önceki yılın aynı dönemine göre yakaladığımız yüzde 52'lik net kar artışı, sürdürülebilir büyüme stratejimizin ve güçlü operasyonel yapımızın bir göstergesi oldu. Yıllık bazda hasılatımızı yüzde 36, esas faaliyet karımızı ise yüzde 24 artırarak temel iş kollarımızda güçlü ve kararlı adımlarla ilerlemeyi sürdürdük.” Alimoğlu: “Sürdürülebilir büyüme stratejimiz doğrultusunda, 2023–2027 döneminde yıllık bileşik yüzde 25 büyüme ve 2029 yılına kadar satışlarımızı 3 katına çıkararak 22 milyar TL ciroya ulaşma hedefimizle emin adımlarla ilerliyoruz. ABD, İngiltere, Almanya, Polonya ve Kazakistan gibi stratejik pazarlardaki varlığımızı güçlendirirken, Ar-Ge ve inovasyona verdiğimiz önemle yeni büyüme motorlarımızı da devreye alıyoruz. Türkiye'de izole edilen bakterilerden yerli probiyotik ham madde ve bitmiş ürün üretimi gerçekleştirerek hem ithalat bağımlılığını azaltmayı hem de global ölçekteki 70+ milyar dolarlık dev pazardan pay almayı amaçlıyoruz. Yatırımcılarımızın ve paydaşlarımızın desteğiyle, hem yurt içinde hem de küresel arenada değer yaratmaya kararlılıkla devam edeceğiz” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şişecam İlk Yarıda Verimlilik, Maliyet ve Finansman Yönetimi ile Operasyonel Çevikliğe Odaklandı Haber

Şişecam İlk Yarıda Verimlilik, Maliyet ve Finansman Yönetimi ile Operasyonel Çevikliğe Odaklandı

Cam ve kimyasallar sektörlerinin küresel oyuncusu Şişecam, 2026 yılı ilk yarı finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, yılın ilk altı ayında 122 milyar TL net satış gerçekleştirirken, toplam satışları içinde uluslararası satışların payı yüzde 61 oldu. Aynı dönemde 12 milyar TL yatırım yapan Şişecam'ın ihracatı 464 milyon dolar olarak gerçekleşti. Şirket ilk altı ayda 2,8 milyon ton cam, 2,2 milyon ton soda külü ve 2 milyon ton endüstriyel hammadde üretti. Can Yücel: "Önceliğimiz verimlilik, maliyet ve finansman yönetimi ile operasyonel çeviklik oldu" Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, yılın ilk yarısını değerlendirirken şunları söyledi: "Küresel ekonomideki belirsizliklerin, enerji ve lojistik maliyetlerindeki dalgalanmaların devam ettiği bir dönemi geride bıraktık. Bu süreçte küresel üretim ağımız, güçlü müşteri portföyümüz ve çevik yönetim anlayışımız sayesinde operasyonel ve finansal performansımızı korurken yeni fırsatları değerlendirmeye de devam ettik. İlk yarıdaki önceliğimiz verimlilik artışı, maliyet ve finansman yönetimi ile operasyonel çeviklik oldu. Güçlü bilanço ve sağlıklı nakit akışı hedefimiz doğrultusunda nakit yaratımı ve likidite yönetimine öncelik verdik. İşletme sermayesi yönetiminde disiplinli yaklaşımımızı ve sadeleşme çalışmalarımızı sürdürdük. Fon kaynaklarımızı ve nakit varlıklarımızı en verimli şekilde yönetmeye odaklandık. Yılın ilk çeyreğinde yatırımcıların yoğun ilgisiyle tamamlanan Eurobond ihracımız ve uluslararası finans kuruluşlarıyla geliştirdiğimiz iş birlikleri; kısa-orta vadeli likidite yönetimimizi ve uzun vadeli hedeflerimizi desteklememize katkı sağladı." Tarsus yatırımıyla kaplamalı cam kapasitesi yüzde 17 arttı Şişecam, yılın ilk çeyreğinde Bulgaristan ve İtalya'daki düz cam tesislerinde devreye aldığı iki yeni kaplamalı cam hattı ile Avrupa'daki kaplama kapasitesini yaklaşık iki katına çıkararak katma değerli ürün portföyünü genişletti. Yılın ikinci çeyreğinde ise Tarsus’taki yeni kaplamalı cam hattını tamamlayan Şişecam; yıllık 7 milyon metrekare kapasiteli bu yeni yatırımla, toplam kaplamalı cam kapasitesini yüzde 17 artırarak yıllık 48,1 milyon metrekareye ulaştırdı. Şirket, yıl sonuna kadar Hindistan'da devreye alacağı yıllık 4,5 milyon metrekare kapasiteli yeni hattıyla bu alandaki küresel varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Dünyanın en büyük düz cam üretim komplekslerinden birini devreye aldı Şişecam, Tarsus'ta ilk çeyrekte devreye aldığı yeşil saha düz cam yatırımındaki TR9 hattını tamamlayarak, yıllık 432 bin ton brüt üretim kapasitesine ulaştı. Bu stratejik adımla Tarsus düz cam tesisi, dünyanın en büyük düz cam üretim komplekslerinden biri haline geldi. Ayrıca, Kuzey İtalya düz cam fabrikasında planlanan periyodik bakım ve soğuk tamir çalışmaları başarıyla tamamlandı ve üretim yeniden başladı. Şişecam, bu planlı duruş yönetimi sayesinde Avrupa’daki diğer üretim tesislerinin kapasite kullanım oranlarını dengeli bir şekilde optimize etmeyi başardı. Avrupa'daki ilk cam ambalaj tesisi Macaristan'da üretime hazırlanıyor Şişecam, Avrupa'daki ilk cam ambalaj üretim tesisi olan Macaristan yatırımında önemli bir aşamayı tamamladı. Şirket, yıllık brüt 198 bin ton kapasiteli ilk fırınını test üretimlerine başlamak üzere ateşledi. Tesisin tam kapasiteyle devreye alınmasıyla birlikte Avrupa pazarındaki operasyonel gücün ve tedarik kabiliyetinin daha da artırılması hedefleniyor. ABD'deki büyüme planlarında ilerleme Şişecam, ABD'deki doğal soda külü faaliyetlerini sürdürürken, aynı bölgede geliştirdiği Pasifik Soda yatırımında ise izin süreçlerinde son aşamaya geldi. Şirket, değişen piyasa koşullarını dikkate alarak yatırımın en uygun şartlarda ilerletilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Yenilenebilir enerji kapasitesi yıl sonunda 106 MW'a ulaşacak Karbonsuz üretim hedefi doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarına devam eden Şişecam, daha önce devreye aldığı 25 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi santrallerine Manisa'da kurulan 20 MW'lık yeni tesisi ekledi. Böylece şirketin toplam GES kurulu gücü 45 MW'a ulaştı. Yıl sonuna kadar Kars'ta devreye alınması planlanan 61 MW kapasiteli yeni yatırımla toplam kapasitenin 106 MW'a yükselmesi hedefleniyor. İhracat liderliği ve uluslararası başarılar Şişecam, 2025 yılında gerçekleştirdiği 938 milyon dolarlık ihracat performansıyla Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından bir kez daha sektörünün ihracat lideri seçildi. Şirket ayrıca, dünyada ilk kez dijital müzakere edilebilir enstrüman olarak yapılandırılan Working Capital Note işlemiyle GTR Awards 2025 kapsamında "En İyi İşlem" ödülüne layık görüldü. Kurumsal yönetim uygulamalarıyla World Finance tarafından Türkiye'nin en iyisi seçilen Şişecam, TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporunu bağımsız güvence sürecinden geçirerek yayımladı. "Uzun vadeli rekabet gücümüzü artıracak alanlara odaklanıyoruz" Yılın geri kalanına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Can Yücel şunları söyledi: "Değişen piyasa koşullarına uyum sağlamayı sürdürürken, uzun vadeli rekabet gücümüzü artıracak alanlara odaklanacağız. Verimlilik programlarımızı yaygınlaştıracak, katma değerli ürünlerin portföyümüzdeki payını artıracak, yeni pazarlardaki etkinliğimizi geliştirecek ve sürdürülebilirlik çalışmalarımızı ileri taşıyacağız. Aynı zamanda bilanço yapımızı daha da güçlendirmeye ve finansal dayanıklılığımızı korumaya devam edeceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Saat Markası Daniel Klein Group 100 Ülkeye Ulaşmayı Hedefliyor Haber

Türk Saat Markası Daniel Klein Group 100 Ülkeye Ulaşmayı Hedefliyor

En büyük yerli saat üreticisi Daniel Klein ihracat atağına kalktı Yan sanayi çeşitliliği ve nitelikli eleman nedeniyle Çin’deki fabrikalarında üretim yaptıklarını belirten Çevik, Türkiye dahil tüm dünyaya yılda 4 milyon adet den fazla saat satıldığını söyledi. Dünyaca ünlü birçok markanın da lisans hakkını elinde bulunduran şirketin, Türkiye genelinde de 2 bin bayisi olduğunu vurgulayan Çevik, “Türkiye’nin tüm illerinde olmayı bir yana bırakın hemen her ilçesinde ve kasabasında bayimiz var. Kâr marjını bayii ve müşteri dostu olarak belirleyerek herkesin kazanmasını tercih ettik” dedi. Çevik, bayii dostu yaklaşımı dünyada da ön plana çıkardıkları için 86 ülkeden 115 distribütöre ulaştıklarını, listeye başta Hindistan olmak üzere yeni ülkelerin de katıldığının altını çizdi. Toplam büyüklüğü 150 milyar dolar olan dünya saat pazarında açılacak olan yeni satış noktalarıyla ihracatı artırmayı hedeflediklerin belirten Çevik, “Biz tüm dünya insanları için ulaşılabilir fiyatlarda kaliteli, zengin renk ve modelde saatler üretiyoruz. Yeni nesil gençlerden beyaz yakalı çalışanlara kadar her kesime, makul kar oranlarını dikkate alarak satış yapıyoruz. Bu da hem iş ortaklarımızı hem müşterilerimizi hem de bizi mutlu ediyor. Tamamı Türk olan tasarım ekibimiz dünyada trend belirleyecek seviyede modeller üretiyor. Fabrikamız siparişleri zamanında yetiştirecek kapasitede” diye konuştu. 1993’den beri saat sektöründe olan Daniel Klein Group, Türkiye’nin toptan saat üretimi ve satışı konusunda lider şirketlerden. Daniel Klein Group Rusya, Afrika Kıtası, Orta Doğu, Balkanlar, Türkiye Cumhuriyetleri, Hindistan, Polonya gibi ülke ve kıtalarda kendi seğmentinde oyun kurucu olarak tanınıyor. SAAT SEKTÖRÜNÜN GİZLİ DEVİ BİN KİŞİYE İŞ SAĞLIYOR Sektör uzmanları tarafından saat dünyasının ‘gizli devi’ olarak tanımlanan Daniel Klein Group’un Başkanı Ercan Çevik, çekirdekten yetişen bir iş adamı olarak dikkat çekiyor. Aileden ticaretin içinde olan Çevik, 7 metrekare dükkanla başladığı ticaret hayatından bugünlere ulaştıklarını şu anda da bin kişilik çalışan sayısına ulaştıklarını söyledi. MİLLİ DURUŞUMUZU BOZMUYORUZ Çevik, “Milli duruşumuzu bozmadan ve taviz vermeden mikro ihracat ile başladığımız yolda bugün 86 ülkeye ihracat yapıyoruz. Bu bizim milli meselemiz. Ülkemize döviz gelmesinin yanı sıra Türk marklarını dünyanın dört bir yanına ihraç etmekten son derece gururluyuz. 2027’de hedefimiz yatırım ve ihracat atağı yaparak özellikle şirketimizin de ismi olan Daniel Klein markamızla en az 100 ülkeye ulaşmak. Yeni pazar ve destinasyon arayışımız devam ediyor. Aynı zaman da bu yıl ilk kez Hindistan’da hayata geçirdiğimiz kiosk ve corner çalışmalarımızı tüm ülkelerdeki distribütörlerimize teşvik edeceğiz. Bu şekilde 2027’den 2030 yılına kadar tüm dünyada Daniel Klein corner’ları oluşturmayı hedefliyoruz” dedi. HER ÜLKEYE ÖZEL ÜRETİM YAPABİLİYORUZ Çevik, Daniel Klen Group’un 6 markası ile yurtdışında bu derece sevilmesi ve güvenilmesinin ülkeye göre özel üretim yapıyor olması ve fiyat politikasından kaynaklandığını söyledi. Çevik, “Yaptığımız uluslararası bayi toplantılarında her ülke, model, renk, ölçü ve sayıya karar verip siparişini belirliyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TAFE ve DEUTZ AG Küresel Üretim Ortaklığını Güçlendiriyor Haber

TAFE ve DEUTZ AG Küresel Üretim Ortaklığını Güçlendiriyor

Yeni tesis, TAFE'nin küresel üretim kapasitesini ve ileri üretim teknolojilerindeki yetkinliğini artırırken, şirketin uluslararası pazarlara yönelik motor üretim kabiliyetini de önemli ölçüde güçlendirecek. Endüstri 4.0 tabanlı üretim altyapısı, tam entegre dijital üretim yönetim sistemi (MES) ve gelişmiş kalite kontrol süreçleriyle donatılan tesiste, DEUTZ lisanslı 2,2 ve 2,9 litrelik motorlar hem Hindistan hem de uluslararası pazarlar için üretilecek. Yıllık 35 bin motor ve 50 bin alt montaj üretim kapasitesine sahip tesis, TAFE ile DEUTZ arasındaki ilk üretim iş birliği olma özelliğini de taşıyor. Açılışta konuşan TAFE Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Mallika Srinivasan, şunları söyledi: "TAFE'nin büyüme yolculuğunda önemli bir dönüm noktasına tanıklık ediyoruz. TAFE ve Amalgamations Group birlikte, 2030 yılına kadar yıllık motor üretim kapasitesini 400 binden 550 bine çıkarmayı hedefleyen, Hindistan'ın en büyük motor üretim ekosistemlerinden birini oluşturuyor. Avrupa'nın önde gelen motor üreticilerinden ve dizel motor teknolojisinin öncülerinden biri olan DEUTZ ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, Alman mühendisliğinin hassasiyetini Hindistan'ın güçlü üretim altyapısıyla buluşturuyor." TAFE Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Lakshmi Venu ise şöyle konuştu: "TAFE Motors-DEUTZ üretim tesisi, gelişmiş üretim teknolojilerine, güçlü kalite sistemlerine ve sürekli yetkinlik geliştirmeye yaptığımız yatırımların somut bir göstergesidir. Bu sayede hem Hindistan'daki hem de uluslararası pazarlardaki değişen ihtiyaçlara daha hızlı yanıt verebileceğiz. Çalışanlarının yüzde 40'ını kadınların oluşturduğu tesisimiz, toplumsal cinsiyet eşitliği hedeflerimize katkı sağlamaya da devam ediyor." TAFE CEO'su Sandeep Sinha ise şunları söyledi: "TAFE-DEUTZ üretim tesisi; üretim, test ve lojistik süreçlerinde yüksek seviyede otomasyonun yanı sıra kritik montaj operasyonlarında görüntü işleme sistemleri, robotlar ve kolaboratif robotlardan (cobot) yararlanarak dünya standartlarında ürünleri yüksek hacimlerde üretebilme kabiliyetimizi ortaya koyuyor. Hindistan ve uluslararası pazarlardaki müşterilerimize üstün değer sunacak dünya standartlarında bir üretim platformu oluşturuyoruz. Ayrıca tesisimiz, küresel kalite standartlarını güvence altına almak amacıyla tam dijital izlenebilirlik sağlayan son teknoloji motor test merkezi ve gelişmiş kalite laboratuvarıyla donatıldı." DEUTZ CEO'su Dr. Sebastian Schulte ise şu değerlendirmede bulundu:
 "Alwar'daki yeni DEUTZ motor montaj hattının açılışı, TAFE ile yürüttüğümüz iş birliği açısından önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Bu yatırım, ortak vizyonumuzu üretime dönüştürme konusunda her iki ekibin ortaya koyduğu güçlü iş birliğinin ve kararlılığının somut bir göstergesidir." Bu yeni yatırımla küresel üretim ağını daha da güçlendiren TAFE, ileri mühendislik, dijital üretim teknolojileri ve uluslararası iş birliklerindeki yetkinliklerini geliştirmeyi sürdürüyor. Şirket, daha güçlü ve teknolojik açıdan daha gelişmiş üretim altyapısıyla dünya genelindeki müşterilerine daha etkin hizmet sunmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Škoda, İlk 6 Ayda Rekor Satış Performansına İmza Attı Haber

Škoda, İlk 6 Ayda Rekor Satış Performansına İmza Attı

Yılın ilk altı ayında Škoda’nın cirosu yüzde 6.3 artışla 16 milyar euroya yükselirken, faaliyet kârı da aynı oranda artarak 1.4 milyar euro olarak gerçekleşti. Yüzde 8.5 seviyesindeki satış kârlılığı korunurken, net nakit akışı ise yüzde 14.3 artışla 1.7 milyar euroya ulaştı. Elektrikli araçlarda rekor büyüme Škoda’nın elektrikli dönüşümü yılın ilk yarısında hız kazandı. Tam elektrikli Elroq ve Enyaq modellerinin teslimatları yüzde 48.3 artarak 108 bin 200 adede yükseldi. Şarj edilebilir hibrit modellerin satışları ise yüzde 11.8 artışla 24 bin 100 adet oldu Böylece marka, yılın ilk yarısında toplam 132 bin 300 elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araç sattı. Avrupa’da satılan Škoda modellerinin yüzde 27.7’sini elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçlar oluştururken, her dört müşteriden birinden fazlası elektrikli veya şarj edilebilir hibrit bir model tercih etti. Bu performansla Škoda, Avrupa’nın en çok elektrikli araç satan dördüncü markası konumuna yükseldi. Škoda’nın global ürün adedi 14’e ulaştı Tam elektrikli Elroq, Avrupa’da en çok tercih edilen üçüncü elektrikli otomobil olurken, Almanya ve Danimarka’da elektrikli araç pazarının lideri konumuna ulaştı. Çek Cumhuriyeti’nde ikinci sırada yer alan model, Avusturya, Estonya, İsviçre ve Hollanda’da da ilk üç içerisinde yer aldı. Elroq’un global teslimatları 59 bin 900 adede ulaştı. Enyaq ise dünya genelinde 48 bin 300 müşteriye teslim edildi. Avrupa’da en çok satılan dördüncü elektrikli model olan Enyaq, Çek Cumhuriyeti’nde lider olurken Avusturya, Estonya, Slovakya, İsviçre ve Birleşik Krallık’ta ilk üç içerisinde yer aldı. Ayrıca Škoda, yılın ilk yarısında tanıttığı tamamen elektrikli Epiq ve yedi koltuklu yeni amiral gemisi Peaq ile elektrikli ürün gamını iki katına çıkardı. İki model için 30 binin üzerinde sipariş alan Škoda, Epiq’in seri üretimine İspanya’nın Pamplona kentindeki Volkswagen Navarra fabrikasında başladı. Peaq’in üretimi için ise Mladá Boleslav fabrikasında yeni kapasite oluşturuldu. Böylece Škoda’nın küresel model gamı 14 modele ulaştı. Farklı pazarlarda güçlü büyüme performansı Škoda’nın en büyük pazarı Almanya’da teslimatlar yüzde 19.6 artışla 120 bin 400 adede ulaşırken, marka ülkenin en çok satan ikinci otomobil markası oldu. Diğer önemli pazarlarda da büyüme devam etti. Çek Cumhuriyeti’nde teslimatlar yüzde 6.9 artışla 48 bin 900, Birleşik Krallık’ta yüzde 6.6 artışla 46 bin 600 ve Hindistan’da yüzde 7.4 artışla 35 bin 700 adede yükseldi. Polonya’da ise yüzde 14.2’lik artışla 34 bin 500 araç teslim edildi. Škoda ayrıca Fransa’da yüzde 9.3, İtalya’da yüzde 10.7, Avusturya’da yüzde 16.6 ve İspanya’da yüzde 9.5 büyüme kaydederek Avrupa’nın farklı pazarlarında güçlü performansını sürdürdü. Model bazında ise Octavia 96 bin 500 adetle markanın en çok tercih edilen modeli olmayı sürdürürken, onu 74 bin 600 adetle Kodiaq, 65 bin 400 adetle Kamiq ve 61 bin 900 adetle Fabia takip etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuru Meyve Sektörü 2026 Yılı Sonunda 2 Milyar Dolar İhracat Hedefliyor Haber

Kuru Meyve Sektörü 2026 Yılı Sonunda 2 Milyar Dolar İhracat Hedefliyor

Türk kuru meyve sektörü 2026 yılının ilk yarısında, 752 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koyarken bu ihracatın yüzde 62’sine denk gelen 465 milyon dolarlık büyük dilimini Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği gerçekleştirdi. Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirde dünya lideri olan Türkiye, 2026 yılı sonunda 2 milyar dolar kuru meyve ve mamulleri ihracatı hedefliyor. Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısıda Türkiye'nin, yalnızca üretim kapasitesiyle değil, kalite, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik alanındaki birikimiyle de küresel pazarlarda güvenilir tedarikçi olduğunun altını çizdi. Avrupa Birliği başta olmak üzere ihracat pazarlarında karbon ayak izi, pestisit kalıntısı, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim kriterlerinin her geçen gün daha belirleyici hale geldiğine dikkat çeken Gabay, "Artık uluslararası pazarlarda yalnızca kaliteli ürün üretmek yeterli olmuyor. Üretimin çevresel sorumluluk, gıda güvenliği ve izlenebilirlik ilkeleriyle desteklenmesi rekabetin temel unsuru haline geldi. Türk kuru meyve sektörü bu dönüşüme Tarım ve Orman Bakanlığı, üreticiler, ihracatçılar, tüccarlar, üniversiteler ve araştırma enstitüleriyle ortaklaşa uzun yıllardır yaptığı yatırımlarla hazır konumda. Dünya’nın her tarafında Türk kuru meyveleri gönül rahatlığıyla tüketiliyor" dedi. TURQUALITY Projesiyle Hindistan’da Türk kuru meyveleri tanıtılıyor Türk kuru meyvesinin küresel marka değerini artırmaya yönelik tanıtım çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini belirten Gabay, Hindistan'a yönelik sürdürdükleri TURQUALITY Projesiyle Hindistan pazarında büyümeyi hedeflediklerini vurguladı. Gabay şöyle devam etti: “Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri geleneksel pazarımız. AB pazarında güçlü konumumuzu korurken Uzak Doğu ve Güney Asya'da büyümeyi hedefliyoruz. Türk kuru meyvelerinde aflatoksin ve okratoksin oluşumunun önüne geçmek için Tarım ve Orman Bakanlığı ile iş birliği içinde üreticilere yönelik eğitimler düzenlediklerini, ekipman destekleriyle güvenilir üretimin yaygınlaştırılmasına katkı sunduklarını paylaşan EKMİB Başkanı Yusuf Gabay, “Kalite zincirinin her halkası aynı sorumluluğu taşımalı. Sektörün bugünkü başarısının altında ihracatçıların yıllardır kalite ve gıda güvenliği alanında yaptığı yatırımlar yatıyor. Üreticiden ihracatçıya, kamu kurumlarından tüm paydaşlara kadar değer zincirinin tamamının ortak hareket etmesiyle başarılı olabiliriz” ifadelerini kullandı. Üniversiteler ve TÜBİTAK’la iklim değişikliğine uyum projeleri yürütülüyor Üniversiteler, TÜBİTAK ve araştırma enstitüleriyle iklim değişikliğine uyum ve sürdürülebilir üretim alanlarında ortak projeler yürüttüklerini aktaran Gabay, bilim ve teknoloji temelli üretimin önümüzdeki dönemde sektörün rekabet gücünü belirleyecek en önemli unsur olacağını ifade etti. Kuru kayısıyı don vurdu, kuru incir ihracatı kuru kayısıyı geçti 2026 yılı ocak – haziran dönemi ihracat verilerini aktaran Başkan Gabay, “Çekirdeksiz kuru üzüm ihracatımız 215 milyon dolarla ilk sıradaki yerini korudu. Kuru incir ihracatımız 136 milyon dolar olurken, geçtiğimiz yıllarda ikinci sırada yer alan kuru kayısı ihracatımız bu yıl yaşadığımız don olayı sonrasında 60 milyon dolarda kaldı ve kuru incirin gerisine düştü” ifadelerini kullandı. Kuru meyve sektörü 2026 yıl sonunda 2 milyar dolar ihracat hedefliyor 2026 yılının ikinci yarısında çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirde rekolte artışlarıyla ihracatta toparlanma beklediklerinin altını çizen Gabay, kuru meyve sektörünün Türkiye genelinde 2 milyar dolar, Ege Bölgesi’nde de 1,2 milyar dolar ihracat hacmine ulaşmasını beklediklerini sözlerine ekledi. Kuru meyve ihracatında İngiltere zirvede Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 2026 yılının ilk yarısında 94 ülkeye 465 milyon dolarlık ihracat yaparken, İngiltere 81 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korudu. Almanya 55,2 milyon dolarlık ihracatla Amerika Birleşik Devletleri’ni geçerek ikinci sıraya yükselirken, ABD 54,8 milyon dolarlık Türk kuru meyveleri talebiyle zirvenin üçüncü basamağına tutundu. EKMİB üyeleri Fransa’ya 40,7 milyon dolarlık, İtalya’ya 30,5 milyon dolarlık kuru meyve ürünleri ihraç etti. EKMİB ilk beş ülkeye 262 milyon dolarlık kuru meyve ihraç ederken bu ülkeler toplam ihracattan yüzde 56 pay aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.