Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hız

Kapsül Haber Ajansı - Hız haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hız haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TECNO ve Arm Güçlerini Birleştirdi Haber

TECNO ve Arm Güçlerini Birleştirdi

Akıllı telefon dünyasında yapay zeka artık sadece bir "özellik" olmaktan çıkıp, anlık bir deneyime dönüşüyor. Dünyanın önde gelen teknoloji markalarından TECNO, MWC 2026’da işlemci devi Arm ile yaptığı stratejik iş birliğini duyurarak, mobil yaratıcılıkta yeni bir sayfa açtı. Yeni nesil "Cihaz Üstü Üretken Yapay Zeka" teknolojisi, kullanıcıların internete ihtiyaç duymadan, saniyeler içinde görsel içerik üretmesine olanak tanıyor. Fotoğraf Çekerken "Gecikme" Tarih Oluyor Bugüne kadar yapay zeka ile fotoğraf düzenlemek ya da bir görsel oluşturmak için verilerin buluta gönderilmesi ve geri gelmesi bekleniyordu. TECNO ve Arm’ın geliştirdiği yeni sistem, tüm bu karmaşık işlemleri doğrudan telefonun içinde çözüyor. Bu sayede kullanıcılar, kamera vizörünü hareket ettirdikleri anda yapay zeka efektlerini saniyede 30 kare hızında, yani tamamen akıcı ve gerçek zamanlı olarak görebiliyor. İnternetsiz ve Kesintisiz Yaratıcılık TECNO’nun Edge AI stratejisinin bir parçası olan bu teknoloji, özellikle içerik üreticileri için büyük kolaylık sağlıyor. İnternet bağlantısının zayıf olduğu yerlerde bile çekim kalitesini anında iyileştiren, görüntü restorasyonu yapan ve sanatsal dokunuşlar ekleyen sistem, yüzde yüz cihaz üzerinde çalışarak tam gizlilik ve hız sunuyor. "İş İstasyonu Gücü Cebinize Giriyor" TECNO Görüntüleme Algoritmaları Başkanı Dr. Minjie Chen, bu yeniliğin temel amacını şu sözlerle özetliyor: "Yaratıcılık beklemez. Biz, kullanıcıların beklemeden üretmesini, denemesini ve hemen sonuç almasını istiyoruz." Arm Akıllı Telefon Segmenti Kıdemli Direktörü Steve Raphael ise akıllı telefonların artık hayatımızdaki en önemli yapay zeka cihazı haline geldiğini belirterek; bu iş birliğiyle profesyonel iş istasyonlarında yapılan işlemlerin artık her segmentteki akıllı telefonda mümkün olacağını vurguladı. Barcelona’da sergilenen bu teknoloji, mobil dünyanın "bulut odaklı" yapay zekadan, "cihaz odaklı" anlık yaratıcılığa geçtiğinin en somut kanıtı olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turkcell, 5G için Hazır Haber

Turkcell, 5G için Hazır

“Tıpkı Kartepe gibi Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısı ile donatan çok büyük bir ekibimiz var” diyen Koç şu mesajları verdi: “En geniş frekans portföyünün sahibi ve en fazla 5G yatırımı yapan şirket olarak, 1 Nisan’dan itibaren 81 ilde Turkcell gücünde 5G deneyimi yaşatacağız. Tüm hazırlıklar tamamlandı. Artık sadece söylemlerin değil yatırım gücü ve teknik kapasitenin de konuşacağı yerdeyiz. Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin oyun kurucusudur. Çekim gücü, altyapı, hız ve müşteri hizmetleri gibi alanlarda sektör ortalamalarının çok üzerinde bir deneyim sunuyoruz. Türkiye’yi ‘cepten alo’ ile tanıştıran şirket olarak 32 yıldır süren liderlik tecrübemizle, 5G dönüşümüne de biz öncülük edeceğiz.” Türkiye, 1 Nisan’da verilecek ilk 5G sinyali için gün sayarken Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Kocaeli Kartepe’deki 5G sahasını ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı ve fedakâr çalışmaları için saha ekibine teşekkür etti. “Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin her devrinde lider oldu” Turkcell’in, Türkiye’nin 5G dönüşümüne liderlik edeceğinin altını çizen Genel Müdür Koç, şu mesajları verdi: “Türkiye’de mobil iletişimin her döneminde sektör lideri olduk. 16 Ekim’deki ihalede, 1 milyar 224 milyon dolarlık teklifle Türkiye’nin en geniş frekans portföyünün sahibi olarak bu liderliği perçinledik. 700 MHz bant genişliğimiz sayesinde kırsal bölgelerden bina içlerine kadar güçlü ve dengeli bir kapsama sağlayacağız. 3,5 GHz bandındaki kapasitemizle de şehir merkezlerinde ve yoğun bölgelerde mobilde saniyede 1000 megabit ve üzeri seviyelere ulaşan performans sunacağız. 5G, üretimden ulaşıma, sağlıktan enerjiye kadar hayatın her alanında çok köklü bir dönüşümü tetikleyecek. 32 yıldır süren liderlik tecrübemizle ülkemizin bu dönüşümüne biz öncülük edeceğiz. Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin oyun kurucusudur. Bu konumun getirdiği sorumluluk ve vizyonla, 1 Nisan’dan itibaren 81 ilde Turkcell gücünde 5G deneyimi yaşatacağız.” “Artık yatırım gücü ve teknik kapasite konuşacak” Dr. Ali Taha Koç şöyle devam etti: “Bundan tam 32 yıl önce Türkiye’yi cepten ilk alo ile tanıştıran markayız. Bugün 5G’nin sağlayacağı olanakları ve arkasındaki teknolojiyi konuşuyoruz ama tüm bunları mümkün kılan, bu istasyonları kuran ekiplerimizin bilgisi ve alın teridir. Tıpkı Kartepe’de olduğu gibi Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısı ile donatan çok büyük bir ekibimiz var. Bugün itibarıyla 5G’ye hazırız. Artık sadece söylemlerin değil yatırım gücü ve teknik kapasitenin, yani kısacası ‘gerçeklerin’ konuşacağı yerdeyiz. Çekim gücü, altyapı, hız ve müşteri hizmetleri gibi alanlarda sektör ortalamalarının çok üzerinde bir deneyim sunuyoruz. Tüm hazırlıklar tamamlandı. 1 Nisan günü Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğunda yeni ve tarihi bir sayfa açılacak. Ve o sayfanın altında Turkcell imzası olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bitaksi, Yapay Zeka İle ‘Değişim Saati’ ve ‘Karşının Taksisi’ Sorununu Bitiriyor Haber

Bitaksi, Yapay Zeka İle ‘Değişim Saati’ ve ‘Karşının Taksisi’ Sorununu Bitiriyor

12 yıl boyunca oluşan yolculuk verileriyle geliştirilen “Yeni Akıllı Eşleştirme Modülü”, çağrıları trafik ve sürücü davranış verilerini analiz ederek en hızlı ulaşabilecek sürücülerle buluşturuyor. Türkiye’nin lider dijital ulaşım platformu ve alanında Türkiye’nin ilk yerel girişimi olan Bitaksi, şehir içi ulaşımı büyük hacimli veriler ve yapay zeka ile çalışan sistemlerle yönetiyor. Platformun her ay milyonlarca yolculuğa ev sahipliği yapması ve İstanbul’daki taksi şoförlerinin %90’ının Bitaksi kullanması, 13 yıl içinde şehir içi hareketliliğe ilişkin güçlü bir veri zemini oluştururken; bu ölçek, çağrı-sürücü eşleşmesini daha verimli hale getiren yapay zeka destekli mekanizmaları da besliyor. Bu yapı, Bitaksi’nin kullanıcı deneyiminde sağladığı performansın da temelini oluşturuyor. Bağımsız araştırma sonuçlarına göre Bitaksi, dijital taksi platformları arasında en çok kullanılan ve ilk akla gelen uygulama olurken, kullanıcı memnuniyeti ise %94 seviyesinde. “Yeni Akıllı Eşleştirme Modülü” çağrı sürecini veriye dayalı olarak yönetiyor Bitaksi’nin 13 yıl boyunca biriken yolculuk verileri, yapay zeka altyapısını besleyen temel kaynaklardan biri olarak kullanılıyor. Bu yapı üzerine geliştirilen Akıllı Eşleştirme Modülü, trafik akışı ve sürücü davranışlarına ilişkin verileri gerçek zamanlı analiz ederek çağrı sürecini yönetiyor. Kullanıcı çağrı başlattığında sistem devreye giriyor. Sürücünün alışkın olduğu güzergahlar, geçmiş yolculuk davranışları, trafik akışına verdiği tepkiler, iptal eğilimi ve memnuniyet puanı gibi değişkenler milisaniyeler içinde analiz ediliyor. Analiz sonucunda çağrının en hızlı şekilde karşılanabileceği sürücüler belirleniyor. Sistem, çağrının yanıt alma olasılığını artırmak için bazı çağrıları aynı anda birden fazla sürücüye gösterebiliyor. Bazı çağrılar ise farklı sürücü gruplarına dinamik şekilde yönlendirilebiliyor. Bu yapı, eşleşmenin daha hızlı gerçekleşmesini destekliyor. Sistemin arka planında çalışan bu yaklaşımın, Bitaksi’nin reklam kampanyalarında yer alan “En yakın taksi Bitaksi” söyleminin de temelini oluşturduğunu belirten Bitaksi CEO’su Kaan Sancaklı, “‘En yakın taksi’ yaklaşımını yalnızca fiziksel mesafe üzerinden tanımlamıyoruz. Bizim için ‘en yakın’; çağrıya en hızlı yanıt verebilecek, kullanıcı ihtiyacına en uygun şekilde eşleşebilecek sürücünün belirlenmesi anlamına geliyor. Bu nedenle hız, uygunluk ve doğru eşleşme kriterlerini birlikte değerlendiriyoruz,” dedi. Hız ve güven, standartlarla destekleniyor Araştırmalara göre kullanıcıların bir taksi uygulamasında ilk beklentisinin güven ve hız olduğu görülüyor. Bitaksi, çağrı sürecinin yanıt alabilir olmasına ve yolculuğun sorunsuz başlamasına odaklanıyor. Sürücü yönetimi, yolculuk sonrası yapılan değerlendirmeler üzerinden yürütülüyor. Her iki yolculuktan biri kullanıcılar tarafından puanlanıyor. Bu geri bildirimler doğrultusunda sürücüler ödüllendiriliyor; belirlenen standartları karşılamayanlar sistemden çıkarılıyor. Bu süreç, Bitaksi’nin kullanıcılar tarafından verilen 5 üzerinden 4,91 sürücü memnuniyet puanına ulaşmasında etkili oluyor. ‘2026’da Bitaksi daha da yakın olacak’ 2026’da çağrı deneyimini daha da tutarlı ve öngörülebilir hale getirmeye odaklandıklarını vurgulayan Bitaksi CEO’su Kaan Sancaklı, “Bitaksi’nin çalışma prensibinin temelini oluşturan ‘En yakın taksi’ yaklaşımını, 2026’da büyüyen veri hacmimiz ve gelişmiş yapay zeka modellerimizle daha hassas ve hızlı çalışır hale getireceğiz. Şehir içi akışı okuma kapasitemizdeki bu güçlenme sayesinde, çağrıların en hızlı ulaşabilecek sürücüyle buluşmasını daha istikrarlı ve öngörülebilir bir deneyime dönüştürmeyi hedefliyoruz. Böylece Bitaksi olarak kullanıcılarımıza ‘daha da yakın’ olmayı sürdüreceğiz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rüzgâr ve Güneş Projelerinde Yatırıma Dönüş Hız Kazanıyor Haber

Rüzgâr ve Güneş Projelerinde Yatırıma Dönüş Hız Kazanıyor

Özellikle izin süreçlerini tamamlamış ve uzun süredir hazırlığı yapılan rüzgâr projelerinin 2026 yılı itibarıyla sahada karşılık bulması öngörülürken; yatırım süreçlerinde zaman yönetimi ve sahadaki uygulama disiplininin sektör açısından belirleyici hale geldiği görülüyor. 2025 yılı ile 2026’nın ilk çeyreği, izin süreçlerindeki iyileştirmeler açısından bugüne kadarki en yapıcı dönemler arasında yer alıyor. Geride kalan iki kritik düzenleme ve uygulamada yapılması öngörülen sadeleştirmelerle, bugün ortalama 5,4 yıl olan yatırıma geçiş sürelerinin orta vadede 15–18 ay bandına çekilmesi mümkün hale gelebilecektir. Bu kapsamda ARI-ES Enerji, 2026 yılına yönelik beklentilerini Türkiye’nin 2035 yenilenebilir enerji hedefleri çerçevesinde değerlendiriyor. Türkiye’nin rüzgâr ve güneş enerjisinde toplam 120 bin MW kurulu güce ulaşma hedefi doğrultusunda, yatırım süreçlerinde zaman yönetimi ve sahadaki uygulama kalitesinin belirleyici hale geldiğini vurgulayan ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, yatırımların hız kaybetmeden devreye alınmasının sektörün gücünü ve yatırım iştahını koruması açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Arıcı, önümüzdeki dönemde devreye alma performansının sektörün ana gündem başlıklarından biri olacağını ifade ediyor. Rüzgâr ve güneş enerjisi alanında proje geliştirme, mühendislik ve uygulama süreçlerinde faaliyet gösteren ARI-ES Enerji; özellikle izin süreçlerini tamamlamış projelerin sahaya taşınması, devreye alma yönetimi ve uygulama kalitesi konularında uzmanlaşıyor. Farklı ölçeklerdeki yenilenebilir enerji yatırımlarında saha deneyimi ve zaman yönetimi odaklı yaklaşımıyla öne çıkan şirket; 15.000 MW işletmedeki, 25.000 MW izin süreçlerindeki toplam 40.000 MW’lık yenilenebilir enerji portföyünün (rüzgâr + güneş) yüzde 25’ine karşılık gelen 10.000 MW’lık bölümünde, rüzgâr projeleri olmak üzere aktif olarak proje geliştirme süreçlerini yürütüyor. Bu portföy içerisinde, rüzgâr enerjisine dayalı 25.000 MW’lık RES portföyünün 20.000 MW’lık bölümünde edinilen saha tecrübesinin, 2026 yılı itibarıyla rüzgâr yatırımlarının daha hızlı ve öngörülebilir şekilde devreye alınmasına katkı sağlayacağı değerlendiriliyor. ARI-ES Enerji’nin rüzgâr enerjisine dayalı 25.000 MW’lık RES portföyünün önemli bir bölümünün 2026 yılı itibarıyla sahaya taşınması öngörülürken; bu süreçte devreye alma aşamaları ve zaman planlamasının belirleyici olduğu görülüyor. Mevcut proje stoğunun fiili yatırıma dönüşmesi, rüzgâr enerjisinde yatırım temposunun korunması ve sektör genelindeki uygulama performansı açısından kritik önem taşıyor. TEK BİR MEGAVATI BİLE KAYBETME LÜKSÜMÜZ YOK Rüzgâr enerjisinde bugüne kadar oluşan proje birikiminin artık sahada karşılık bulması gerektiğini vurgulayan ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı şunları söyledi: “Türkiye’de rüzgâr enerjisinde ciddi bir proje birikimi oluştu. Bugün yaklaşık 15 bin MW seviyesindeki kurulu güç, güçlü bir ekosisteme işaret ediyor. Ancak bu birikimin gerçek karşılığı, projelerin sahaya ne kadar hızlı ve sağlıklı taşındığıyla ölçülecek. Rüzgâr projelerinde yatırıma geçiş sürelerinin kısaltılması ve tek bir megavatın bile sahada kaybedilmemesi, sektör açısından kritik önemde.” 2035 HEDEFLERİ HIZ VE UYGULAMA KALİTESİNİ ÖNE ÇIKARIYOR Türkiye’nin 2035 yılına kadar rüzgâr ve güneş enerjisinde toplam 120 bin MW kurulu güce ulaşma hedefi, her yıl ortalama 7,5–8 bin MW yeni kapasitenin devreye alınmasını gerektiriyor. Bu ölçekte bir dönüşümün yalnızca yeni projelerin geliştirilmesiyle değil; yatırım süreçlerinin etkin yönetilmesi ve sahadaki uygulama kalitesinin artırılmasıyla mümkün olabileceğini vurgulayan Arıcı, önümüzdeki dönemde hız, zaman yönetimi ve devreye alma performansının sektör açısından belirleyici başlıklar olacağını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026 Rüzgâr ve Güneş Yatırımlarının Sahada Karşılık Bulduğu Yıl Olacak Haber

2026 Rüzgâr ve Güneş Yatırımlarının Sahada Karşılık Bulduğu Yıl Olacak

Bu kapsamda ARI-ES Enerji, 2026 yılına yönelik beklentilerini Türkiye’nin 2035 yenilenebilir enerji hedefleri çerçevesinde değerlendiriyor. Türkiye’nin rüzgâr ve güneş enerjisinde toplam 120 bin MW kurulu güce ulaşma hedefi doğrultusunda, yatırım süreçlerinde zaman yönetimi ve sahadaki uygulama kalitesinin belirleyici hale geldiğini vurgulayan ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, yatırımların hız kaybetmeden devreye alınmasının sektörün gücünü ve yatırım iştahını koruması açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Arıcı, önümüzdeki dönemde devreye alma performansının sektörün ana gündem başlıklarından biri olacağını ifade ediyor. Rüzgâr ve güneş enerjisi alanında proje geliştirme, mühendislik ve uygulama süreçlerinde faaliyet gösteren ARI-ES Enerji; özellikle izin süreçlerini tamamlamış projelerin sahaya taşınması, devreye alma yönetimi ve uygulama kalitesi konularında uzmanlaşıyor. Farklı ölçeklerdeki yenilenebilir enerji yatırımlarında saha deneyimi ve zaman yönetimi odaklı yaklaşımıyla öne çıkan şirket; 15.000 MW işletmedeki, 25.000 MW izin süreçlerindeki toplam 40.000 MW’lık yenilenebilir enerji portföyünün (rüzgâr + güneş) yüzde 25’ine karşılık gelen 10.000 MW’lık bölümünde, rüzgâr projeleri olmak üzere aktif olarak proje geliştirme süreçlerini yürütüyor. Bu portföy içerisinde, rüzgâr enerjisine dayalı 25.000 MW’lık RES portföyünün 20.000 MW’lık bölümünde edinilen saha tecrübesinin, 2026 yılı itibarıyla rüzgâr yatırımlarının daha hızlı ve öngörülebilir şekilde devreye alınmasına katkı sağlayacağı değerlendiriliyor. ARI-ES Enerji’nin rüzgâr enerjisine dayalı 25.000 MW’lık RES portföyünün önemli bir bölümünün 2026 yılı itibarıyla sahaya taşınması öngörülürken; bu süreçte devreye alma aşamaları ve zaman planlamasının belirleyici olduğu görülüyor. Mevcut proje stoğunun fiili yatırıma dönüşmesi, rüzgâr enerjisinde yatırım temposunun korunması ve sektör genelindeki uygulama performansı açısından kritik önem taşıyor. TEK BİR MEGAVATI BİLE KAYBETME LÜKSÜMÜZ YOK Rüzgâr enerjisinde bugüne kadar oluşan proje birikiminin artık sahada karşılık bulması gerektiğini vurgulayan ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı şunları söyledi: “Türkiye’de rüzgâr enerjisinde ciddi bir proje birikimi oluştu. Bugün yaklaşık 15 bin MW seviyesindeki kurulu güç, güçlü bir ekosisteme işaret ediyor. Ancak bu birikimin gerçek karşılığı, projelerin sahaya ne kadar hızlı ve sağlıklı taşındığıyla ölçülecek. Rüzgâr projelerinde yatırıma geçiş sürelerinin kısaltılması ve tek bir megavatın bile sahada kaybedilmemesi, sektör açısından kritik önemde.” 2035 HEDEFLERİ HIZ VE UYGULAMA KALİTESİNİ ÖNE ÇIKARIYOR Türkiye’nin 2035 yılına kadar rüzgâr ve güneş enerjisinde toplam 120 bin MW kurulu güce ulaşma hedefi, her yıl ortalama 7,5–8 bin MW yeni kapasitenin devreye alınmasını gerektiriyor. Bu ölçekte bir dönüşümün yalnızca yeni projelerin geliştirilmesiyle değil; yatırım süreçlerinin etkin yönetilmesi ve sahadaki uygulama kalitesinin artırılmasıyla mümkün olabileceğini vurgulayan Arıcı, önümüzdeki dönemde hız, zaman yönetimi ve devreye alma performansının sektör açısından belirleyici başlıklar olacağını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone’dan Mağazada 5G Deneyimi  Haber

Vodafone’dan Mağazada 5G Deneyimi 

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, 5G yolunda müşterilerine yeni deneyimler yaşatmaya devam ediyor. 5G teknolojisindeki global deneyimini Türkiye’ye taşıyan şirket, Ankara Kızılay Caddesi (Gama İş Merkezi), İstanbul İstiklal Caddesi (Ankara İş Hanı Yanı) ve İstanbul Bağdat Caddesi (Suadiye) mağazalarında, dileyen herkese 5G farkını deneyimletiyor. Ziyaretçiler, bu mağazalarda yer alan özel 5G deneyim alanlarında hız, oyun, video ve indirme gibi farklı kullanım senaryoları üzerinden 5G deneyimi yaşayabiliyor. Tüm deneyimler, BTK test izni kapsamında sağlanan 5G test sinyali üzerinden gerçekleştiriliyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: “Vodafone olarak, 5 kıtadaki 5G tecrübemizle Türkiye’yi 5G ile buluşturmaya dünden hazırız. 5G teknolojisindeki bu global deneyimimizi Türkiye’de gerçek kullanıcı deneyimine dönüştürüyor, müşterilerimizi 5G’nin sunduğu yeni nesil deneyimlere hazırlıyoruz. Mağazalarımızı da 5G’ye hazırladık. Müşterilerimiz de 5G’ye hazır olsun diye, Vodafone 5G’nin eşzamanlı bağlantı teknolojisini kullanarak Ankara ve İstanbul’daki seçili mağazalarımızda ziyaretçilere 5G farkını sadece anlatmıyor, aynı zamanda deneyimletiyoruz. Amacımız, 5G’nin faydalarını somut ve anlaşılır hale getirmek. 5G farkını merak eden herkesi mağazalarımızdaki deneyim alanlarına bekliyoruz.” Farklı senaryolarda 5G deneyimi Vodafone mağazalarında yer alan 5G deneyim alanlarında ziyaretçilere özel cihazda oyun oynatılarak 5G’nin düşük gecikme avantajı deneyimletiliyor. Müşteriler ayrıca, yüksek çözünürlüklü video izleme ve büyük boyutlu dosya indirme senaryolarıyla 10 kata kadar daha hızlı indirme deneyimi yaşayabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yatırım Yoluyla Vatandaşlık Alırken Yapılan En Büyük 5 Hata Haber

Yatırım Yoluyla Vatandaşlık Alırken Yapılan En Büyük 5 Hata

Avukat Özge Özmen Korkut, bu konuda şu bilgileri verdi: HER ÜLKENİN VATANDAŞLIĞI HERKESE UYMAYABİLİR Her vatandaşlık programı herkes için aynı zannediliyor. Oysaki, vatandaşlık programları tamamen kişiye özgüdür. Kişilerin aile yapısı, bütçeleri ve seyahat tercihleriyle birebir bağlantılı konulardır. Dolayısıyla bu süreç tamamen kişiye özgüdür. SÜREÇ HUKUKİDİR, DOĞRU ARACI KURUMLA ÇALIŞIN Yetkisiz aracılarla çalışmak sürecin sonunda ciddi problemleri beraberinde getirebilir. Çünkü bu süreç tamamen hukuki bir süreçtir. Dolayısıyla herhangi bir evrak eksikliği sizin vatandaşlık programınızın sonlanmasına ya da reddedilmesine neden olabilir. VERGİ VE HUKUKİ YÜKÜMLÜLÜKLERİ DİKKATE ALIN Kişiler genellikle sadece bütçeye bakarak bir programa başvuruda bulunmakta. Ancak önemli olan bir ülkenin vatandaşı olduğunuzda o ülkenin vergisine ve hukuki sorumluluklarına tabi olacağınızı bilmek ve bunları önceden öğrenmek gerek. Size ekstra yük getiriyorsa belki de sizin için uygun bir ülke değildir. ACELE EDİP HUKUKİ SÜRECİ YOK SAYMAYIN Hız için hukuki süreci tamamen yok saymayın. Maalesef kişiler ‘en çabuk hangisi olur’ şeklinde bir taleple geliyorlar. Ancak en hızlı olan en iyi olan demek değildir. Size uygun programın hukuki prosedürlerinin yerine getirilerek tüm süreçlerin doğru işletilerek yapılması gerekir. Unutmayın bir vatandaşlık programı tamamen hukuki bir süreçtir. Yani burada yapılan bir hata sizin tüm sürecinizin yok olmasına sebebiyet verir. BUGÜN CAZİP OLAN BİR ÜLKE YARIN OLMAYABİLİR Bugün cazip olan bir ülke yarın o koşullardan mahrum kalabilir. Bir ülkenin uluslararası arenadaki durumu, oradaki konumu oldukça önemli. Yani bir vatandaşlık programı seçerken her şeyin kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi sonra kararın verilmesi gerekmekte.

Garanti BBVA, İthalat Akreditif Başvurusunu Dijitale Taşıdı Haber

Garanti BBVA, İthalat Akreditif Başvurusunu Dijitale Taşıdı

Garanti BBVA, dış ticaret yapan müşterilerinin işlemlerini daha hızlı, pratik ve kullanıcı dostu bir deneyimle yönetebilmeleri için İthalat Akreditif Başvurusunu dijital kanallarına taşıdı. Böylece müşteriler, Garanti BBVA Mobil ve İnternet Bankacılığı üzerinden istedikleri anda başvuru yapabiliyor; başvuru formunu doldurup gerekli bilgileri ileterek süreci uzaktan başlatabiliyor. İthalat akreditifi, uluslararası ticarette ödeme güvenliğini sağlayan ve bankalar tarafından verilen bir ödeme garantisi niteliği taşıyor. Garanti BBVA, ithalat akreditifi işlem başlatma adımlarını dijital ortama taşıyarak bu güvence mekanizmasına erişimi kolaylaştırıyor. “Müşterimiz, işlemi istediği an istediği yerden başlatabiliyor” Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran, konuya ilişkin şunları söyledi: “Dış ticarette hız ve güven kadar erişilebilirlik de kritik. Garanti BBVA olarak biz erişilebilirliğe yalnızca bireysel değil tüzel bankacılık alanında da büyük önem veriyoruz. Bu sayede; hız, kolaylık, maliyet avantajı ve sürdürülebilirlik gibi çok yönlü kazanımlar sunabiliyoruz. Dış ticaretle uğraşan müşterilerimiz, artık ithalat akreditif başvurularını şubeye gitmeden, istedikleri an istedikleri yerden dijital kanallarımız üzerinden başlatabiliyor. Böylece zamandan ve operasyonel efordan tasarruf ederken, sürecin kontrolünü de kendi ellerinde tutuyorlar.”

Kayseri Büyükşehir'den Yeni Adrenalin Merkezi Haber

Kayseri Büyükşehir'den Yeni Adrenalin Merkezi

Kayseri'nin spor altyapısına önemli bir katkı sağlayan Türkiye'nin 2. BMX parkuru, Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi'nde bisiklet severlerin ve profesyonel sporcuların hizmetine sunuldu. İç Anadolu Bölgesi'nde tek olan BMX parkuru, bisiklet sporuna olan katkılarıyla bilinen Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın vizyonu doğrultusunda inşa edildi. Parkurda, 6 ve 9 metrelik rampalar, başlangıç tepesinden yüksek hızlarla inen sürücüler için büyük bir adrenalin ve heyecan yaşatacak. Ayrıca step up, berms, çiftler, silindir ve panettone gibi özel parkur engelleriyle sporcuların yeteneklerini zorlayacak ve geliştirecek. Profesyonel Eğitim ve Yarış Fırsatları Kayseri Büyükşehir Belediyesi Spor A.Ş. bünyesindeki BMX Spor Okulu, genç sporculara hız, cesaret ve özgüven kazandırmayı hedefliyor. BMX parkurunda, profesyonel antrenörler eşliğinde yapılan antrenmanlar sayesinde çocuklar sadece pedal çevirmeyi değil, aynı zamanda mücadele etmeyi, denge kurmayı ve hedefe odaklanmayı öğreniyor. Katılımcılar her antrenmanda daha yükseğe çıkıyor, her turda bir adım daha ileriye gidiyor. Uluslararası Organizasyonlar İçin Hazır Kayseri’nin yeni BMX parkuru, yalnızca yerel sporcular için değil, aynı zamanda uluslararası yarışmalar ve organizasyonlar için de büyük bir fırsat sunuyor. Uluslararası Bisikletçiler Birliği (UCI) standartlarına uygun şekilde tasarlanan bu parkur, Kayseri'yi ulusal ve uluslararası bisiklet yarışlarının düzenleneceği önemli bir merkez haline getirecek. BMX parkuru, gençlerin adrenalin dolu bir deneyim yaşarken aynı zamanda sağlıklı yaşamı da hayatlarına dâhil etmelerini sağlayacak. Herkesin katılabileceği antrenmanlar ve yarışlarla dolu bir sezon için BMX Spor Okulu'na kayıtlar alınıyor. Bisiklet tutkunları, kaykaycılar ve profesyonel sporcular, bu eşsiz parkurda enerjilerini sonuna kadar kullanacak. Detaylar ve BMX Spor Okulu'na kayıtlar için sporaskayseri.com.tr adresi ziyaret edilebilecek. Büyükşehir Belediyesi, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetiminde güçlü bir vizyonla, Altın Bayrak Ödüllü Avrupa Spor Şehri olan ve Dünya Spor Başkenti adayı Kayseri’yi, spor alanında emin adımlarla zirveye taşıyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.