Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hızlı Şarj

Kapsül Haber Ajansı - Hızlı Şarj haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hızlı Şarj haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Menzilin Arkasındaki Mühendislik: Audi e-tron Ailesi Haber

Menzilin Arkasındaki Mühendislik: Audi e-tron Ailesi

Tek şarjla daha uzun mesafeler kat edebilmek, elektrikli otomobillerin günlük kullanıma ve uzun yolculuklara uyumunda belirleyici unsurlardan biri. Ancak menzil performansını geliştirmek, bataryada depolanan enerjinin mümkün olduğunca verimli kullanılmasını gerektiriyor. Aerodinamik yapıdan elektrik motorunun verimliliğine, güç elektroniğinden bataryanın sıcaklık yönetimine ve yavaşlama sırasında enerjinin geri kazanılmasına kadar birçok unsur, aracın tek şarjla kat edebileceği mesafeyi birlikte belirliyor. Audi, e-tron ailesindeki farklı modellerde bu unsurları araçların karakterine ve kullanım amacına göre geliştirerek menzil ile sürüş performansı arasında denge kuruyor. Bu yaklaşımın önemli parçalarından biri, aracın hava direncini azaltan tasarım. Örneğin Audi A6 Sportback e-tron’un 0,21’lik hava sürtünme katsayısı, yüksek hızlarda enerji tüketimini etkileyen aerodinamik verimliliğin önemini ortaya koyuyor. Hava direnci A6 Sportback e-tron’un WLTP çevrimindeki enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor. Verimlilik, sürüş sırasında enerjinin yeniden kullanılmasını sağlayan sistemlerle de destekleniyor. A6 e-tron’un enerji geri kazanım sistemi, günlük sürüşte gerçekleşen frenleme işlemlerinin yaklaşık yüzde 95’ini karşılayabiliyor ve uygun koşullar altında 220 kW’a kadar geri kazanım gücü sunuyor. Böylece yavaşlama sırasında açığa çıkan enerjinin bir bölümü bataryaya aktarılıyor. Audi’nin elektrikli araçlar için geliştirdiği Premium Platform Electric (PPE), A6 e-tron ve Q6 e-tron modellerinde batarya, elektrik motorları ve güç elektroniğinin birlikte çalışmasını sağlayan altyapıyı oluşturuyor. Türkiye’de satışta olan Q6 SUV e-tron quattro ve Q6 Sportback e-tron quattro, 100 kWh brüt kapasiteli bataryalarıyla bu yaklaşımın örnekleri arasında yer alıyor. WLTP standardına göre her iki modelin menzil değerleri sırasıyla 543-644 km ve 570-661 km. PPE’nin yeniden geliştirilen batarya yapısı da verimliliğe katkı sağlıyor. Daha az sayıda modül ve bağlantı elemanıyla oluşturulan kompakt tasarım, bataryanın içinde daha az yer kaplamasına ve ağırlığının azaltılmasına yardımcı oluyor. Yeni fiber kompozit alt kaplama ise batarya ile dış ortam arasındaki ısı yalıtımını iyileştirerek bataryanın daha verimli biçimde ısıtılıp soğutulmasını sağlıyor. Uzun yolculukları destekleyen hızlı şarj teknolojisi Audi e-tron ailesi, menzilin yanı sıra yüksek hızlı şarj kapasitesiyle de elektrikli mobilitenin günlük kullanımına uyumunu güçlendiriyor. Audi’nin 2021 yılında dünya prömiyerini gerçekleştirdiği ve 2022’de Türkiye’de satışa sunduğu e-tron GT ile kullanmaya başladığı 800 volt mimarisi, bugün farklı platformlar üzerindeki modellerinde yer alıyor. Güncel e-tron GT ailesinde 320 kW’a kadar DC hızlı şarj desteği sunulurken, PPE üzerinde geliştirilen A6 ve Q6 e-tron ailelerinde bu değer veriyona bağlı olarak 270 kW’a kadar ulaşıyor. Bu teknoloji, uzun yolculuklarda kısa bir molasını yüzlerce kilometrelik ek menzile dönüştürebiliyor. Uygun yüksek güçlü DC şarj istasyonunda ve ideal koşullarda 10 dakikalık şarjla e-tron GT için WLTP’ye göre 285 kilometreye, A6 Sportback e-tron Performance için 315 kilometreye ve A6 Avant e-tron Performance için 300 kilometreye kadar ek menzil elde edilebiliyor. Aynı sürede Q6 SUV e-tron quattro 260 kilometreye, Q6 Sportback e-tron quattro ise 265 kilometreye kadar ek menzil kazanabiliyor. Q4 e-tron’daki güncellemeler ise verimlilik kazanımının tek bir parçadaki değişiklikle sınırlı olmadığını gösteriyor. Yeni APP350 elektrik motoru, güç elektroniğindeki silikon karbür yarı iletkenler, yazılım iyileştirmeleri ve aktarma organlarındaki sürtünmeyi azaltan düzenlemeler birlikte çalışıyor. Audi, bu geliştirmelerle önceki modele kıyasla yaklaşık yüzde 10 verimlilik artışı sağlandığını belirtiyor. Bu örnekler, Audi’nin elektrikli araç geliştirme yaklaşımında menzil performanısın tek bir teknik değere indirgemediğini; aerodinamiği, güç aktarımını, enerji yönetimini ve geri kazanım sistemlerini birlikte değerlendirdiğini ortaya koyuyor. Bu yaklaşımın farklı modellerdeki karşılığı ise menzil ve verimlilik testlerinde elde edilen sonuçlarda görülüyor. Farklı modellerden menzil ve verimlilik sonuçları A6 Sportback e-tron performance, Miko Marczyk’in Polonya’da gerçekleştirdiği özel sürüşte tek şarjla 1.338 kilometre yol katederek Guinness Dünya Rekoru kırdı. Edmunds’un ABD’de 2027 model yılı Audi Q6 e-tron ile gerçekleştirdiği testte araç, tek şarjla 337 mil, yaklaşık 542 kilometre yol aldı. Bu sonuç, aracın 301 millik EPA menzil tahminini 36 mil aştı. Türkiye’de satışa sunulan modellerin menzil standardı olan WLTP’den farklı bir ölçüm standartı olsa da EPA’nın tahminini yaklaşık yüzde 12 aşan bu sonuç, Q6 e-tron’un menzil ve verimlilik performanısını bağımsız bir testte de ortaya koydu. Q4 Sportback 45 e-tron, 2024 yılında AUTOBEST’in ECOBEST Challenge değerlendirmesinde gerçek kullanım menziliyle WLTP değerine en çok yaklaşan modeller arasında yer aldı. Test edilen araç, EcoC1 endeksinde yüzde 98,95’e ulaştı. Güncellenen Q4 e-tron’da ise motor, güç elektroniği, yazılım ve aktarma organlarında yapılan geliştirmelerle önceki modele kıyasla yaklaşık yüzde 10 verimlilik artışı sağlandı. Q4 Sportback e-tron performance, WLTP standardına göre Türkiye’de satışta olan versiyonunda 525-565 kilometre menzil sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Audi Q4 e-tron Türkiye’de Satışa Sunuldu Haber

Yeni Audi Q4 e-tron Türkiye’de Satışa Sunuldu

Audi, Q4 e-tron’u kapsamlı bir ürün güncellemesiyle Türkiye’de kullanıcılarla buluşturuyor. SUV ve Sportback gövde seçeneklerine sahip model ailesinde daha verimli güç aktarma sistemi ve yükseltilen hızlı şarj kapasitesi, elektrikli sürüşün günlük yaşamda kullanımını kolaylaştırıyor. Yenilenen kokpit, geniş kabin yapısını gelişmiş ekran teknolojileri ve bağlantılı servislerle tamamlıyor. Kişiselleştirilebilir dijital ışık imzaları ise modelin Audi karakterini güçlendiriyor. Daha fazla menzil ve hızlı şarj Q4 e-tron ailesinde kullanılan yeni elektrik motoru ve geliştirilen güç elektroniği, verimliliği önceki modele kıyasla yaklaşık yüzde 10 artırıyor. Türkiye’de SUV ve Sportback gövde seçenekleriyle sunulan model ailesinde, versiyona göre farklı batarya kapasiteleri ve menzil değerleri bulunuyor. Q4 SUV e-tron, 63 kWh kapasiteli bataryasıyla 375-440 kilometre menzil sunuyor. 84 kWh bataryalı Q4 SUV e-tron performance’ta menzil 481-563 kilometreye ulaşırken, 82 kWh bataryalı Q4 SUV e-tron quattro performance 463-541 kilometre menzil sağlıyor. Sportback gövde seçeneğinde ise 63 kWh bataryalı Q4 Sportback e-tron 391-451 kilometre, 84 kWh bataryalı Q4 Sportback e-tron performance 503-576 kilometre ve 82 kWh bataryalı Q4 Sportback e-tron quattro performance 477-554 kilometri menzil sunuyor. quattro performance versiyonlarında maksimum DC hızlı şarj gücü 175 kW’tan 185 kW’a yükseltiliyor. e-tron ve e-tron quattro performance versiyonlarında batarya, uygun koşullarda yaklaşık 27 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80’e şarj edilebiliyor. Q4 Sportback e-tron quattro performance ise uygun koşullarda 10 dakikalık şarjla 185 kilometreye kadar menzil kazanabiliyor. İç mekânda daha gelişmiş dijital deneyim Yenilenen iç mekânın merkezinde, 11,9 inçlik gösterge panelini 12,8 inçlik MMI dokunmatik ekranla birleştiren panoramik ekran yer alıyor. Sürücü odaklı bu düzen, araç fonksiyonlarının ve dijital servislerin takibini kolaylaştırıyor. Opsiyonel 12 inçlik yolcu ekranı, bilgi ve eğlence deneyimini ön yolcuya da taşıyor. Opsiyonel olarak tercih edilebilen artırılmış gerçeklik özellikli Head-up gösterge ekranı ise navigasyon yönlendirmelerini ve belirli sürüş asistan sistemi bildirimlerini sürücünün görüş alanında, gerçek yol ortamıyla hizalanmış şekilde görüntülüyor. Android Automotive OS tabanlı bilgi-eğlence sistemi, Audi Application Store üzerinden üçüncü taraf uygulamalara akıllı telefon bağlantısına ihtiyaç duymadan harici bir Wi-Fi üzerinden erişim sağlıyor. Audi asistanı, birçok araç fonksiyonunu sesli komutlarla kontrol etmeye imkân tanırken, ChatGPT entegrasyonu tanımlı diller için kullanıcıların bilgi sorgulamasını ve sistemle daha doğal bir şekilde iletişim kurmasını sağlıyor. Yükselen orta konsol sportif atmosferi tamamlarken, opsiyonel ambiyans aydınlatma paketleri ve Sonos premium ses sistemi kabin deneyimini kişiselleştirmeye imkân tanıyor. Yenilenen tasarım ve dijital ışık teknolojileri Yeni Q4 e-tron’un dış tasarımında gövde rengiyle uyumlu Singleframe, kısa ön çıkıntılar ve kaslı yan paneller öne çıkıyor. Fonksiyonel hava girişleri, ön tekerleklerin çevresindeki hava akışını yönlendirerek aerodinamik verimliliğe katkı sağlıyor. Yeniden şekillendirilen arka spoyler ve difüzör sportif görünümü tamamlarken, üç yeni gövde rengi ve dört yeni jant tasarımı kişiselleştirme seçeneklerini genişletiyor. Dijital ışık teknolojileri de modelin tasarımında belirleyici bir rol üstleniyor. Donanıma bağlı olarak sunulan Matrix LED farlar ve ikinci nesil dijital OLED arka lambalarla dört farklı dijital ışık imzası seçilebiliyor. Opsiyonel yakınlık algılama sistemi ise araç dururken arkadan yaklaşan diğer yol kullanıcılarını uyarabiliyor. Böylece aydınlatma teknolojileri, tasarımın yanı sıra güvenliği de destekliyor. Konfor ve günlük kullanım kolaylığı Geniş diz mesafesi ve yaklaşık 25 litrelik saklama alanı, Q4 e-tron’un kabinini günlük ihtiyaçlara uygun hale getiriyor. Q4 SUV e-tron’da 515 litrelik bagaj hacmi, arka koltuklar katlandığında 1.487 litreye ulaşıyor. quattro çekişli versiyonlarda römork çekme kapasitesi 400 kilogram artırılarak 1.800 kilograma çıkarılıyor. Her biri 15 watt gücünde iki adet soğutmalı kablosuz telefon şarj alanı ve USB-C bağlantıları da sürücü ve yolcuların kullanımına sunuluyor. Bağlantılı araç hizmetleriyle daha verimli yolculuklar Yeni Q4 e-tron’un bağlantılı araç hizmetleri, rota planlamasından şarj duraklarının belirlenmesine ve bataryanın şarja hazırlanmasına kadar yolculuğun farklı aşamalarını destekliyor. myAudi uygulaması ve doğrudan araç üzerinden kullanılabilen e-tron rota planlayıcı, bataryanın şarj seviyesini ve trafik koşullarını dikkate alarak gerekli şarj duraklarını gerçek zamanlı verilerle hesaplıyor. Şarj sürelerini de yolculuk planına dahil ederek tahmini varış zamınını gösteren sistem, şarjda geçirilen süreyi azaltmak için hızlı şarj istasyonlarına öncelik veriyor. myAudi uygulamasında bulunan bir varış noktası doğrudan araca gönderilebiliyor ve araca binildiğinde navigasyon hedefi olarak kullanılabiliyor. Böylece rotalar ve birden fazla durak içeren yolculuklar, yola çıkmadan önce planlanabiliyor. Şarj sırasında bataryanın mevcut şarj seviyesi ve kalan şarj süresi takip edilebiliyor; yolculuğa devam etmek için gereken şarj seviyesine ulaşıldığında akıllı telefona anlık bildirim gönderilebiliyor. Batarya ön koşullandırma sistemi ise yüksek voltajlı bataryayı hızlı şarj öncesinde ideal sıcaklığa hazırlayarak şarj performansını destekliyor. e-tron rota planlayıcı kullanıldığında sistem, planlanan şarj durağına ulaşmadan önce bataryayı otomatik olarak ön koşullandırıyor. Sürücü, ihtiyaç halinde bu işlemi MMI menüsü üzerinden manuel olarak da başlatabiliyor. Dış sıcaklığa ve sürüş koşullarına göre değişen bu hazırlık sürecinin tamamlanması, uygun koşullarda maksimum şarj gücüne ulaşılmasına katkı sağlıyor. Q4 e-tron’dan harici cihazlara enerji desteği Yeni Q4 e-tron, çift yönlü şarj özelliğini destekleyen ilk Audi modeli olarak elektrik enerjisinin kullanım alanını genişletiyor. Araçtan cihaza enerji aktarımı (V2L) teknolojisi sayesinde yüksek voltajlı batarya, harici elektrikli cihazlara enerji sağlayabiliyor. Bagaj bölümündeki priz veya şarj portuna bağlanan adaptör aracılığıyla elektrikli bisikletler ve kamp ekipmanları araçtan beslenebiliyor. Bu özellik, Q4 e-tron’un açık hava aktivitelerinde de pratik bir enerji kaynağı olarak kullanılmasına imkan tanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai’nin İzmit’te Ürettiği İlk Elektriklisi IONIQ 3 Türkiye’deki Kullanıcılarla Buluşuyor Haber

Hyundai’nin İzmit’te Ürettiği İlk Elektriklisi IONIQ 3 Türkiye’deki Kullanıcılarla Buluşuyor

Hyundai Motor Türkiye, elektrikli mobilite alanındaki yatırımlarını ve ürün gamını büyütmeye devam ediyor. Markanın İzmit fabrikasında üretilen ve tüketiciler tarafından merakla beklenen yeni modeli IONIQ 3, Türkiye’de satışa sunulurken aynı zamanda Hyundai’nin küresel elektrikli otomobil teknolojisini Türkiye’nin üretim gücüyle bir araya getiriyor. Hyundai’nin Türkiye’de ürettiği ilk tamamen elektrikli model olan IONIQ 3, marka için yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. İzmit fabrikasının elektrikli araç üretimine geçişinde önemli bir rol üstlenen model, Hyundai’nin Türkiye’ye yönelik uzun vadeli yatırımlarının ve ülkenin otomotiv üretimindeki stratejik konumunun somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. IONIQ ailesinin tasarım, teknoloji ve kullanıcı odaklı yaklaşımını kompakt hatchback segmentine taşıyan IONIQ 3; şehir içi kullanım kolaylığı, uzun yolculuklara uygun menzil seçenekleri ve ferah iç mekânıyla farklı beklentilere cevap veriyor. “Aero Hatch” tasarımıyla verimlilik ve ferahlık bir arada IONIQ 3, Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım dilini yeni “Aero Hatch” gövde formuyla buluşturuyor. Çeliğin şekillendirilmesinden ilham alan tasarım yaklaşımı, sade yüzeyler ve belirgin hatlarla güçlü bir görünüm oluşturuyor. Akıcı ön bölümden başlayan tavan çizgisi, yolcular için geniş bir baş mesafesi sağlayacak şekilde uzanıyor ve arka spoylere doğru alçalarak dinamik bir siluet oluşturuyor. Yaklaşık 0,263 Cd’lik sürtünme katsayısı, modelin aerodinamik verimliliğini destekliyor. IONIQ ailesine özgü piksel aydınlatmalar ve Mors alfabesinde “H” harfini simgeleyen dört nokta detayı, modelin tasarım kimliğini tamamlıyor. N-Line EVO seçeneği ise N Line tasarımına özgü sportif detaylarla daha dinamik bir görünüm sunuyor. Kompakt boyutlar, geniş yaşam alanı IONIQ 3, 4.155 mm uzunluk, 1.800 mm genişlik ve 1.505 mm yükseklik ölçülerine sahip. N Line gövde tasarımında uzunluk 4.170 mm’ye ulaşırken, 2.680 mm’lik dingil mesafesi ve düz zemin yapısı ön ve arka yolcular için ferah bir yaşam alanı oluşturuyor. “Yaşam Alanı” yaklaşımıyla tasarlanan iç mekânda, günlük kullanılan alanlar sıcak ve davetkâr bir yaşam alanı hissi verecek şekilde düzenleniyor. B-segment boyutlarında bir otomobil olan IONIQ 3, kullanıcılara C-segmente yakın bir iç hacim sunuyor. Açık orta konsol ve farklı saklama çözümleri, kullanıcıların kişisel eşyalarını kolayca yerleştirmelerine imkân tanıyor. Toplam 441 litrelik bagaj kapasitesi, aile kullanımından hafta sonu yolculuklarına kadar farklı ihtiyaçlara cevap veriyor. Bu hacme dâhil olan, bagaj tabanının altındaki 119 litrelik Megabox ek depolama alanı, yükleme alanının daha verimli kullanılmasını sağlıyor. İki batarya, dört donanım seçeneği Türkiye’de Select, Trend, Prime ve N-Line EVO olmak üzere dört donanım seviyesiyle satışa sunulan IONIQ 3, iki farklı batarya ve motor seçeneğiyle kullanıcıların ihtiyaçlarına göre tercih yapmalarına imkân tanıyor. Select donanımında yer alan 42,2 kWh kapasiteli LFP batarya, 343 km birleşik menzil sunuyor. Bu versiyonun elektrik motoru 107,8 kW (146,5 PS) maksimum güç üretiyor. Trend, Prime ve N-Line EVO donanımlarında ise 61 kWh kapasiteli NMC batarya ile 99,5 kW (135,2 PS) maksimum güç üreten elektrik motoru bulunuyor. Birleşik menzil değerleri Trend’de 482 km, Prime’da 476 km ve N-Line EVO’da 435 km olarak sunuluyor. Donanım Batarya Maksimum güç Birleşik menzil 0-100 (sn) Select 42,2 kWh 107,8 kW / 146,5 PS 343 km 8,7 Trend 61 kWh 99,5 kW / 135,2 PS 482 km 9,5 Prime 61 kWh 99,5 kW / 135,2 PS 476 km 9,5 N-Line EVO 61 kWh 99,5 kW / 135,2 PS 435 km 9,6 Önde konumlandırılan elektrik motoru ve önden çekiş sistemiyle geliştirilen IONIQ 3, her iki motor seçeneğinde 250 Nm maksimum tork sunuyor. Rejeneratif frenleme sistemi ise yavaşlama sırasında enerjinin geri kazanılmasına katkıda bulunarak elektrikli sürüş verimliliğini destekliyor. Günlük kullanıma uygun şarj teknolojileri Hyundai Motor Grubu’nun üstün teknolojisi üzerine geliştirilen IONIQ 3, 400 volt elektrik mimarisiyle verimlilik ve şarj performansını bir araya getiriyor. Uygun DC hızlı şarj istasyonlarında ve optimum koşullarda batarya doluluk seviyesi, 42,2 kWh bataryalı versiyonda yaklaşık 29 dakikada, 61 kWh bataryalı versiyonlarda ise yaklaşık 30 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80’e çıkarılabiliyor. Model ailesinde 11 kW AC şarjın yanı sıra 22 kW’a kadar AC şarj seçeneği de bulunuyor. Pleos Connect ile yeni nesil dijital deneyim IONIQ 3, Avrupa’da Pleos Connect bilgi-eğlence sistemini sunan ilk Hyundai modeli olarak öne çıkıyor. Android Automotive OS (AAOS) tabanlı sistem, araç fonksiyonlarına, navigasyona ve kişiselleştirme seçeneklerine kolay erişim sağlayan bir arayüz sunuyor. Model ailesinde 12,9 inç ve 14,6 inç ekran seçenekleri bulunurken, sürüşe ilişkin temel bilgiler sürücünün görüş alanına yerleştirilen ayrı dijital gösterge üzerinden takip edilebiliyor. Apple CarPlay ve Android Auto desteği, akıllı telefon bağlantısını tamamlıyor. Hyundai Dijital Anahtar 2, uyumlu akıllı telefonlarla araca erişim ve dijital anahtar paylaşımı sağlıyor. Entegre elektrikli araç rota planlayıcı ise yolculuk sırasında şarj duraklarının planlanmasına yardımcı oluyor. Bu özelliklerin sunulması donanım ve hizmet kapsamına göre değişiyor. V2L ile otomobilin enerjisi günlük hayata taşınıyor IONIQ 3’ün V2L (Vehicle-to-Load) teknolojisi, yüksek voltajlı bataryanın enerjisinin uyumlu elektrikli cihazları çalıştırmak için kullanılmasına imkân tanıyor. Donanıma bağlı olarak sunulan iç ve dış V2L çözümleri; dizüstü bilgisayar, elektrikli bisiklet ve kamp ekipmanları gibi cihazlar için farklı kullanım olanakları sağlıyor. Hyundai SmartSense ile gelişmiş sürüş desteği IONIQ 3, Hyundai SmartSense güvenlik ve sürüş destek teknolojileriyle şehir içi ve uzun yol kullanımında sürücüye yardımcı oluyor. Model ailesinde donanıma bağlı olarak sunulan teknolojiler arasında; Çevre Görüş Monitörü (SVM)Kör Nokta Görüntü Monitörü (BVM) yer alıyor.Ön Çarpışma Önleme Asistanı 2 (FCA 2)Kör Nokta Çarpışma Önleme Asistanı (BCA)Şerit Takip Asistanı 2 (LFA 2) Sürüş ve park manevralarında çevrenin daha kolay takip edilmesini sağlayan bu sistemler, günlük kullanım konforunu ve güvenliğini destekliyor. Hyundai IONIQ 3, İzmit’teki üretim gücünü aerodinamik tasarımı, verimli elektrikli sürüşü ve kullanıcı odaklı teknolojileriyle bir araya getiriyor. Hyundai’nin Türkiye’deki üretim yolculuğunda yeni bir dönemi temsil eden model, markanın elektrifikasyon vizyonunu günlük yaşamın ihtiyaçlarına uygun bir otomobilde somutlaştırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai, STARIA Cargo İle Elektrikli Hafif Ticari Araç Segmentinde Yeni Bir Standart Belirliyor Haber

Hyundai, STARIA Cargo İle Elektrikli Hafif Ticari Araç Segmentinde Yeni Bir Standart Belirliyor

Hyundai Motor Avrupa, işletmeler ve profesyonel kullanıcılar için gelişmiş elektrikli performansı günlük kullanım kolaylığıyla birleştirmek üzere tasarlanan tamamen elektrikli hafif ticari araç STARIA Cargo’yu tanıtıyor. Avrupalı müşterilerin beklentilerini karşılamak üzere geliştirilen STARIA Cargo, 450 kilometreye varan WLTP menzili sunuyor. 800 voltluk elektrik mimarisi sayesinde yüzde 10’dan yüzde 80’e 20 dakikada şarj olarak segmentinde öncü bir performans sergiliyor. 160 kW (218 PS) gücündeki elektrik motoru güçlü bir performans sunarken, 1.040 kg taşıma kapasitesi, 2.000 kg çekme kapasitesi ve üç paletlik yük alanı çok çeşitli profesyonel kullanım ihtiyaçlarını karşılıyor. Kapsamlı Hyundai SmartSense sürüş destek teknolojileri de günlük kullanımda güveni ve kolaylığı artırıyor. Hyundai’nin kendini kanıtlamış elektrikli araç teknolojisini binek otomobil benzeri sürüş özellikleri ve konforla birleştiren STARIA Cargo, günlük ticari operasyonların gereksinimlerini karşılamak ve profesyonel kullanıcılar için elektrikli mobiliteye geçişi daha pratik hale getirmek üzere tasarlandı. Hyundai Motor Avrupa Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, “İşletmeler, elektrifikasyon ile verimlilik arasında seçim yapmak zorunda kalmamalı. STARIA Cargo’yu tam da bu nedenle geliştirdik. Model, 450 km menzili ve 800 voltluk mimarisinin sağladığı ultra hızlı şarjı, profesyonel müşterilerin her gün ihtiyaç duyduğu taşıma, çekme ve yük alanı kapasitesiyle birleştiriyor. Sonuç, Avrupalı kullanıcıların ihtiyaçları etrafında şekillenen tamamen elektrikli bir hafif ticari araç” dedi. Hyundai STARIA Cargo’nun öne çıkan özellikleri: Daha yüksek operasyonel verimlilik için ultra hızlı şarj: 800 voltluk mimari, yüzde 10’dan yüzde 80’e 20 dakikada şarj imkânı sunarak aracın kullanım dışı kaldığı süreyi en aza indiriyor ve kullanım verimliliğini artırıyor.Üst düzey elektrikli performans: 450 km’ye varan menzil (WLTP), 160 kW (218 PS) güç ve 2.000 kg çekme kapasitesi, işletmelerin ihtiyaçlarını taviz vermeden karşılıyor.Avrupa’daki ticari kullanıma özel tasarım: N1 tip onayına sahip üç koltuklu panelvan; geniş yük alanına kolay erişim, düşük yükleme yüksekliği ve günlük kullanımda dayanıklılık sunuyor.Yandan yükleme imkânı ve üç Euro palet kapasitesi sunan geniş yük alanı, gerçek lojistik ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlandı.Kapsamlı Hyundai SmartSense güvenlik sistemleri, şehir içi ve otoyol sürüşlerinde sürücünün güvenini destekliyor.Dijital kokpite sahip gelişmiş ccNC bilgi-eğlence sistemi, işletmeler ve profesyoneller için sezgisel kullanım ve bağlantı özellikleri sunuyor.Araçtan elektrikli cihazlara enerji aktarımı (V2L) özelliği, mobil çalışma imkânı ve çalışma sahasında ek esneklik sağlıyor. STARIA Cargo’yu elektrikli hafif ticari araç segmentinde güçlü bir seçenek haline getiren nedir? STARIA Cargo, Hyundai’nin kendini kanıtlamış elektrikli araç teknolojisini profesyonel kullanıma yönelik geliştirilen yeteneklerle birleştiriyor. Modelin sunduğu avantajlar, günlük ticari operasyonları doğrudan etkileyen beş alana odaklanıyor: MenzilŞarj hızıYük taşıma kapasitesiPerformansSürüş destek sistemleri STARIA Cargo ne kadar hızlı şarj oluyor? Şarj hızı, hafif ticari araç kullanıcıları için kritik bir unsur. STARIA Cargo’nun 800 voltluk elektrik mimarisi, ideal DC ultra hızlı şarj koşullarında bataryanın yüzde 10’dan yüzde 80’e yalnızca 20 dakikada şarj edilmesini sağlıyor. Bu özellik, elektrikli hafif ticari araç segmentinde yeni bir standart belirliyor. STARIA Cargo’nun yüksek menziliyle birlikte aracın kullanım dışı kaldığı süreyi en aza indiriyor ve işletmelerin verimliliğini artırmasına yardımcı oluyor. İşletme tesislerinde ve gece boyunca şarj için sunulan 11 kW araç içi AC şarj ünitesi ise günlük kullanım için ideal bir çözüm oluşturuyor. STARIA Cargo zorlu profesyonel kullanım ihtiyaçlarını nasıl karşılıyor? STARIA Cargo, geniş yük kapasitesini kolay erişimle birleştiren, N1 tip onayına sahip üç koltuklu bir panelvan olarak pazara sunuluyor. Model, 1.040 kg taşıma kapasitesi, 2.000 kg frenli römork çekme kapasitesi ve üç paletlik yük alanı sunuyor. Her iki yandaki sürgülü kapılar yük alanına iki taraftan erişim sağlarken, arkadan erişim ve düşük yükleme yüksekliği günlük operasyonlarda yükleme ve boşaltmayı kolaylaştırıyor. Çelik bir bölme, kabini yük bölümünden ayırırken geniş açılan arka kapılar yük alanına kolay erişim sunuyor. Profesyonel kullanım için tasarlanan STARIA Cargo, yük altında da güçlü performans sergiliyor. Elektrikli güç aktarma sistemi, sessiz çalışma ve düşük titreşim sağlayarak uzun çalışma saatlerinde ve sık dur-kalk yapılan sürüşlerde sürücü konforunu artırıyor. Hyundai ayrıca STARIA Cargo için üç yıllık garanti paketi sunarak profesyonel müşterilere ek güvence sağlıyor ve aracın ilk kullanım yıllarında daha fazla öngörülebilirlik sunuyor. STARIA Cargo hangi donanım seçeneklerini sunuyor? Hyundai, Avrupa genelindeki yerel işletme müşterilerinin ihtiyaçlarına uygun dönüşüm çözümleri sunmak için iş ortaklarıyla çalışıyor. Şirket, gelecekte Avrupa’nın farklı pazarlarında Hyundai bayileri aracılığıyla sunulabilecek standartlaştırılmış dönüşüm çözümlerini de değerlendiriyor. Böylece müşterilere daha tutarlı ve kolay bir deneyim sunulması hedefleniyor. Konuyla ilgili daha fazla bilgi ilerleyen dönemde paylaşılacak. STARIA Cargo nasıl bir performans sunuyor? STARIA Cargo, 160 kW (218 PS) gücünde bir elektrik motoruyla donatılıyor. 350 Nm torkla birlikte hem şehir içinde hem de otoyolda güven veren bir performans sunuyor. Uygun koşullarda 184 km/saate ulaşan maksimum hızı da modelin güçlü sürüş performansını vurguluyor. STARIA’nın binek versiyonunun mimarisinden geliştirilen panelvan, binek otomobil benzeri sürüş özellikleri ve konfor sunuyor. STARIA Cargo’nun yetenekleri hız ve hızlanmanın ötesine geçiyor. Zorlu profesyonel kullanım için tasarlanan model, yük taşıma ve çekme kapasitesini elektrikli güç aktarma sisteminin akıcı ve rafine karakteriyle birleştiriyor. Ağır yük taşırken veya römork çekerken bile güven veren performans, hızlı tepki veren hızlanma ve binek otomobil benzeri konfor sunuyor. STARIA Cargo’nun, 1.040 kg’lık maksimum yükünü taşırken dahi teknik olarak 2.000 kg’a kadar römork çekebilmesi, profesyonel kullanıcılara olağanüstü esneklik sağlıyor. STARIA Cargo güvenliği ve sürücünün güvenini nasıl destekliyor? STARIA Cargo, her koşulda güvenli kullanımı desteklemek üzere tasarlanan kapsamlı Hyundai SmartSense güvenlik ve gelişmiş sürüş destek sistemleriyle donatılıyor. Önden Çarpışma Önleme Asistanı, Şeritte Kalma Asistanı, Şerit Takip Asistanı, Dur-Kalk Özellikli Akıllı Hız Sabitleyici, Kör Nokta Çarpışma Önleme Asistanı, geri görüş kamerası ile ön ve arka park sensörleri standart olarak sunuluyor. STARIA Cargo teknolojiyi günlük profesyonel kullanıma nasıl entegre ediyor? STARIA Cargo, 12,3 inç dokunmatik ekran ve dijital gösterge panelini içeren Hyundai’nin Bağlantılı Araç Navigasyon Kokpiti (ccNC) ile donatılıyor. Sistem, temel araç işlevlerine sezgisel erişim sağlıyor. Bağlantılı özellikler; uzaktan araç yönetimi, şarj durumunun takibi ve iklimlendirme kontrolünü destekliyor. Araçtan elektrikli cihazlara enerji aktarımı (V2L) özelliği, 3,5 kW gücüyle hem araç dışında hem de yük alanındaki iç priz üzerinden kullanılabiliyor. Kullanıcıların harici elektrikli cihazlara doğrudan araçtan enerji sağlamasına olanak tanıyan bu özellik, günlük kullanım esnekliğini artırıyor. STARIA Cargo, Paris Otomobil Fuarı’nda yer alacak. STARIA Cargo, Paris Otomobil Fuarı’nın basın gününde tanıtılarak basın mensuplarına Hyundai’nin yeni tamamen elektrikli hafif ticari aracını yakından deneyimleme fırsatı sunacak. STARIA Cargo ne zaman satışa sunulacak? STARIA Cargo, pazara bağlı olarak 2026 yılının ikinci yarısında satışa sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEMSA, Avrupa’daki Rekorların Ardından Midibüste de Pazar Liderliğini Pekiştirdi Haber

TEMSA, Avrupa’daki Rekorların Ardından Midibüste de Pazar Liderliğini Pekiştirdi

Otobüs endüstrisinin küresel ölçekteki buluşma noktalarından FIAA 2026, 22-24 Eylül tarihleri arasında İspanya’nın başkenti Madrid’de düzenlendi. Avrupa’daki güçlü büyümesini müşteri odaklı yaklaşımı ve pazarların değişen ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği yeni nesil araçlarla sürdüren TEMSA, FIAA 2026’da yenilenen Prestij ile tamamen elektrikli Avenue Neo 9e modellerini sergiledi. Bugüne kadar yaklaşık 19 bin aracı dünyanın 70 farklı ülkesine ihraç eden TEMSA, Avrupa pazarındaki güçlü konumunu ve bölgeye yönelik ürün stratejisini de katılımcılarla paylaştı. 2025 yılında Avrupa pazarlarında satış rekoru kırmıştı Geçtiğimiz yıl ortaya koyduğu güçlü performansla, Fransa, İngiltere, İrlanda, Yunanistan ve Belçika gibi kilit pazarlarda tarihinin en yüksek satış rakamlarına ulaşan TEMSA, şehirlerarası otobüs segmentindeki başarısını midibüs pazarına da taşıdı. TEMSA’nın 2025’te pazara sunduğu yenilenen Prestij, gördüğü güçlü taleple birlikte 2026’nın ilk sonuçlarına göre Avrupa midibüs pazarında yüzde 30’un üzerinde paya ulaşarak segment liderliğini pekiştirdi. Midi segmentinde oyunun kurallarını yeniden yazıyoruz FIAA 2026 kapsamında değerlendirmelerde bulunan TEMSA CEO’su Evren Güzel, “Güçlü mühendislik ve üretim yetkinliğimizi Avrupa’nın gelişen mobilite ihtiyaçlarıyla buluşturuyoruz. Bugün 70 ülkede yollarda olan araçlarımız ve 10 milyar kilometreyi aşan saha deneyimimiz, bu anlayışımızın en güçlü göstergelerinden biri. İspanya ise Avrupa’daki büyümemizin önemli bir parçasını oluşturuyor. Burada edindiğimiz deneyimi, komşu pazarlarda büyümemizi destekleyecek önemli bir avantaj olarak değerlendiriyoruz. Bu anlayış doğrultusunda Avrupa’daki toplam satış hacmimizi pandemi öncesi döneme kıyasla iki katına yükselttik. Geçtiğimiz yıl piyasaya sürdüğümüz yenilenen Prestij ile midi segmentinde oyunun kurallarını yeniden yazıyoruz. 2026 yılının ilk sonuçlarına göre, midi pazarında %30’u aşan pazar payıyla Avrupa’nın lideri konumundayız. Büyümemizin temel dinamiğini oluşturan midibüs segmentindeki bu başarımızı hem Avrupa hem de İspanya’da coach pazarının ilk 10 oyuncusu arasında yer alarak güçlendiriyoruz” dedi. Elektrifikasyon dönüşümü pazar dinamiklerini etkiliyor Avrupa’daki elektrifikasyon dönüşümüne de değinen Güzel, “2026’nın ilk yarısında şehir içi otobüs pazarı %50 büyürken, yeni tescil edilen şehir içi otobüslerin %60’tan fazlası elektrikli oldu. Bu dönüşüm, otobüs üreticileri ve toplu taşıma operatörleri için yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyor. Bölgede artık tek bir müşteri beklentisinden söz etmemiz mümkün değil. Her ülke; regülasyonlar, altyapı, kullanım alışkanlıkları ve elektrifikasyonun ilerleme hızı açısından farklılık gösteriyor. TEMSA olarak, bu çeşitliliği ürün ve teknoloji kabiliyetlerimizle karşılamaya odaklanıyoruz. Böylece her pazara aynı formülü uygulamak yerine, pazarların kendine özgü ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştirmeye çalışıyoruz” diye konuştu. 5 milyon kilometrelik deneyimden yeni nesil elektrikli otobüse: Avenue Neo 9e FIAA 2026’da sergilenen elektrikli Avenue Neo 9e, 9 metrelik kompakt yapısıyla dikkat çekiyor. 75 kişiye kadar yolcu kapasitesi ve 600 kilometreye kadar menziliyle öne çıkan araçta 300 kW DC hızlı şarj ile 75 dakikada tam şarj imkânı bulunurken, gelişmiş güvenlik teknolojileri de operasyonel verimlilik ve kullanıcı deneyimini destekliyor. Avenue Neo 9e’nin temelinde ise TEMSA’nın saha deneyimi bulunuyor. Modelin geliştirilmesinde referans alınan MD9 Electricity, 2016’dan bu yana farklı coğrafyalarda 5 milyon kilometrenin üzerinde yol kat ederek, TEMSA mühendislerine önemli bir operasyonel deneyim kazandırdı. 22 bin satış adedine ulaşan güçlü miras: Prestij Fuarda ziyaretçilerin beğenisine sunulan Prestij ise TEMSA’nın midibüs alanındaki köklü deneyimini yeni nesil ürün anlayışıyla yeniden yorumluyor. İlk üretimi 1992 yılında gerçekleştirilen Prestij, bugüne kadar 22 bin adetlik satış başarısına ulaşarak TEMSA’nın sembollerinden biri haline geldi. 2025 yılında yenilenen tasarımıyla pazara sunulan Prestij; turizm taşımacılığından havalimanı transferlerine, personel ve okul taşımacılığından kurumsal filolara kadar pek çok farklı kullanım alanında tercih ediliyor. Yenilenen Prestij; modern tasarımı, gelişmiş güvenlik teknolojileri ve sürücü-yolcu deneyimini odağına alan iç mekanıyla yeni bir standart ortaya koyuyor. Aracın 29 farklı dil seçeneği ise uluslararası pazarlarda kullanım kolaylığı sağlıyor. Prestij, üç yıl/sınırsız kilometre garanti sunarak müşteri memnuniyetini daha da güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni BMW 7 Serisi Neue Klasse Teknolojileriyle Türkiye’de Satışa Sunuldu Haber

Yeni BMW 7 Serisi Neue Klasse Teknolojileriyle Türkiye’de Satışa Sunuldu

BMW’nin Neue Klasse vizyonunun lüks sınıftaki ilk temsilcisi olan Yeni BMW 7 Serisi, Eylül ayı itibarıyla Türkiye’de satışa sunuldu. İlk neslinden bu yana inovasyon ve teknoloji alanındaki öncü karakteriyle BMW’nin amiral gemisi olan 7 Serisi, Neue Klasse tasarım dilini dijital teknolojiler, elektrikli mobilite ve yüksek performansla bir araya getirerek lüks sedan segmentinde yeni bir dönem açıyor. Yeni BMW 7 Serisi’nin öne çıkan özellikleri arasında BMW İşletim Sistemi X ve sürücü odaklı tasarıma sahip BMW Panoramic iDrive’ın yanı sıra A sütunundan A sütununa ön camın genişliği boyunca uzanan projeksiyon yüzeyiyle sürüş bilgilerini sürücünün görüş alanına taşıyan BMW Panoramic Vision yer alıyor. 8K çözünürlüklü Theatre Screen, 700’e varan kişiselleştirme seçeneği ve ilk kez sunulan BMW Ön Yolcu Multimedya Ekranı da modelin dikkat çeken yenilikleri arasında bulunurken, Executive Lounge donanımları arka koltuk konforunu yeniden tanımlıyor. Yeni BMW Lüks Sınıf Tasarımının Prömiyeri BMW Iconic Glow aydınlatmalı böbrek ızgaralar ve BMW Individual kristal farlar, otomobilin ön yüzünde bütünleşerek Yeni BMW 7 Serisi’ne görsel açıdan etkileyici bir görünüm kazandırıyor. Yandan bakıldığında sadeleştirilmiş yüzeyler ve karakteristik çizgiler şık bir silüet oluştururken, arka tasarım yenilenen stopların net hatlarıyla şekilleniyor. BMW Individual Iconic Glow Kristal Ön Farlar; kristal cam öğeleri ve elmas kesimli yapıları sayesinde ışığı çok sayıda yüzeyde yansıtarak benzersiz bir görünüm sunuyor. Aynı zamanda viraj aydınlatması ve 600 metreye kadar aydınlatma menzili sağlayan matrix uzun farlarla sürüş güvenliğini üst seviyeye taşıyor. Ceremonial Dinamik Zemin Aydınlatması, kapı eşiklerine entegre edilen 194 binden fazla piksele sahip LED aydınlatmaların animasyon moduna göre değişen koreografisiyle otomobile binme anını kişiselleştirilmiş bir deneyime dönüştürüyor. Benzinli mild hibrit ve tamamen elektrikli motor seçeneklerini aynı ürün gamında sunan Yeni BMW 7 Serisi, Türkiye’de BMW 740 xDrive, BMW i7 60 xDrive ve BMW i7 M70 xDrive olmak üzere üç farklı versiyonla satışa sunuluyor. Kullanıcıların kişisel zevklerini ve karakterlerini otomobillerine yansıtabilmeleri için Pure Excellence ve M Excellence olmak üzere iki farklı tasarım paketi sunuluyor. Saf Zarafetin Yorumu: Pure Excellence Pure Excellence tasarım paketi; mat krom cam çıtaları, krom kapı altı çıtaları, yeni gövde renkleri ve 20 ila 22 inç aralığında jant seçenekleri ile zarafetin en saf halini temsil ediyor. İç mekânda ise aydınlatmalı kapı eşikleri, yüksek kaliteli Merino deri döşemeler ve açık gözenekli parlak ahşap/meşe kaplamalar lüks bir ambiyans yaratıyor. Daha sportif ve dinamik: M Excellence M Excellence tasarım paketi ise Yeni BMW 7 Serisi’nin daha dinamik ve güçlü karakterini yansıtıyor. 21 ve 22 inç jant seçeneklerine ek olarak parlak siyah cam çıtaları, parlak siyah BMW M tasarımlı ön ve arka tamponlar, arka spoiler ve mavi kaliperli M Sport fren diskleri dış tasarımda sportif görünümü güçlendiriyor. İç mekânda yer alan M tasarımlı aydınlatmalı kapı eşikleri, deri direksiyon ve karbon fiber iç kaplamalar ise otomobilin performans odaklı karakterini tamamlıyor. Üç Motor Seçeneği, Üç Ayrı Karakter Yeni BMW 7 Serisi’nin içten yanmalı motor seçeneği olan Yeni BMW 740 xDrive, 3.0 litrelik mild hibrit benzinli motoruyla 400 beygir güç ve 580 Nm tork üretiyor. Dört tekerlekten çekiş sistemine sahip otomobil, 0-100 km/s hızlanmasını 5,1 saniyede tamamlarken 250 km/s maksimum hıza ulaşıyor. 540 litrelik bagaj hacmiyle günlük kullanım ve uzun yol ihtiyaçlarına da cevap vermeyi hedefliyor. Yeni BMW 740 xDrive; Pure Excellence tasarım paketiyle 21.526.200 TL, sportif tasarım öğelerini öne çıkaran M Excellence paketiyle ise 22.966.800 TL liste fiyatına sahip. Geleceğin mobilite vizyonunu bugüne taşıyan tamamen elektrikli model ailesinde ise Yeni BMW i7 60 xDrive, 544 beygir güç ve 745 Nm tork sunuyor. Model, 0-100 km/s hızlanmasını 4,8 saniyede gerçekleştirirken WLTP ölçümlerine göre 608 ila 727 kilometre arasında menzil vadediyor. 112,5 kWh net batarya kapasitesine sahip i7 60 xDrive, 250 kW DC hızlı şarj desteğiyle yüzde 10’dan yüzde 80’e 28 dakikada şarj edilebiliyor. BMW’nin verilerine göre 10 dakikalık yüksek güçlü şarj, 202 ila 252 kilometre arasında ek menzil sağlayabiliyor. Yeni BMW i7 60 xDrive Pure Excellence tasarım paketiyle 14.370.400 TL, M Excellence paketiyle 15.136.900 TL fiyatıyla Borusan Otomotiv Yetkili Satıcıları’ndaki yerini aldı. Serinin performans zirvesinde ise BMW i7 M70 xDrive yer alıyor. 680 beygir güç ve 1.015 Nm maksimum tork üreten elektrikli amiral gemisi, 0-100 km/s hızlanmasını yalnızca 3,8 saniyede tamamlıyor. 250 km/s maksimum hıza ulaşabilen model, 112,4 kWh kapasiteli bataryasıyla WLTP ölçümlerine göre 601 ila 686 kilometre arasında menzil sunuyor. Performansını tasarım detaylarıyla da vurgulayan BMW i7 M70 xDrive; M Sport Pro tasarım unsurlarının yanında BMW Iconic Glow aydınlatmalı böbrek ızgaraları, C sütunundaki M logoları, M tasarımlı ayna kapakları ve siyah kaliperli fren diskleriyle serinin diğer üyelerinden ayrışıyor. Adaptif M Şasi Kontrol Professsional ve Launch Control gibi performans odaklı sürüş teknolojilerini de standart olarak sunan BMW i7 M70 xDrive, elektrikli mobilitenin sunduğu anlık performansı lüks sedan segmentinin konfor ve teknolojileriyle bir araya getiriyor. Yeni BMW i7 M70 xDrive modeli ise 16.000.000 TL’lik satış fiyatına sahip. Konfor Odaklı Gelişmiş Sürüş Teknolojileri Yeni BMW 7 Serisi, konfor ve dijital teknolojilerin yanı sıra gelişmiş sürüş destek sistemleriyle de öne çıkıyor. Integral Aktif Direksiyon, arka tekerlekleri 3,5 dereceye varan açıyla yönlendirerek düşük hızlarda manevra kabiliyetini, yüksek hızlarda ise sürüş stabilitesini artırıyor. Park Asistanı Professional ise My BMW App üzerinden otomobilin yaklaşık 6 metre mesafeden ileri veya geri hareket ettirilmesine imkân tanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

UGREEN, Geleceğin Şarj ve Akıllı Ev Çözümleriyle IFA 2026’da Haber

UGREEN, Geleceğin Şarj ve Akıllı Ev Çözümleriyle IFA 2026’da

Teknolojiyi modern yaşamın ihtiyaçlarına göre tasarlayan UGREEN, bu yıl da IFA 2026'da yerini aldı. Fuarda ilk defa iki farklı holde sarj çözümlerinden kulaklıklara, mobil& IT aksesuarlarından akıllı takip cihazlarına kadar geniş ürün portföyü sergileyen marka, teknoloji tutkunlarına "Smarter Living Starts Here" (Daha Akıllı Bir Yaşam Burada Başlıyor) vizyonunu sunuyor. Aynı zamanda IFA 2026'nın ‘Resmi Şarj Partneri’ unvanını üstlenen UGREEN, fuar alanındaki 5 farklı stratejik noktada kurduğu şarj istasyonlarıyla katılımcıların kesintisiz bir fuar deneyimi yaşamasını sağlıyor. Fuarda ilk kez sergilenen ürünler arasında, aktif mikro pompalı sıvı soğutma teknolojisine sahip dünyanın ilk Qi2 25W manyetik powerbank’inin öncülük ettiği yeni MagFlow serisi yer alıyor. UGREEN’in yeni MagFlow serisi, kablosuz şarj teknolojisinin en önemli sorunlarından biri olan ısınmaya odaklanıyor. Aşırı sıcaklık; şarj gücünün otomatik olarak düşmesine, şarj süresinin uzamasına ve pil sağlığının olumsuz etkilenmesine neden olabiliyor. UGREEN, aktif soğutma teknolojilerini pasif ısı dağıtım yapılarıyla bir araya getirerek sıcaklığı kontrol altında tutmayı hedefliyor. Powerbank’lerde sıvı soğutma dönemi: MagFlow Pro Manyetik Powerbank 10000mAh 25W Serinin amiral gemisi modeli, UGREEN’in CryoPulse™ mikro pompalı sıvı soğutma teknolojisine sahip. Yüksek performanslı sistemlerde yaygın olarak kullanılan sıvı soğutma teknolojisi, böylece ilk kez bir powerbank’te kullanılıyor. Mikro pompalı sıvı soğutma sistemi, VC bakır ısı dağıtım folyosu ve birbirinden ayrılmış şarj bileşenleri, cihazda ısı birikiminin azaltılmasına yardımcı oluyor. ThermalGuard™ teknolojisi şarj gücünü sıcaklığa göre otomatik olarak ayarlarken şeffaf pencere, soğutucu sıvının dolaşımının izlenebilmesini sağlıyor. UGREEN’in gerçekleştirdiği testlerde iPhone 17 Pro Max’in ulaştığı en yüksek sıcaklığın, 48°C olarak kabul edilen sektör referansının 10°C’ye kadar altında kaldığı belirtiliyor. Qi2 teknolojisiyle 25W’a kadar kablosuz şarj sunan ürün, dahili kablosu üzerinden maksimum 45W kablolu çıkışı da destekliyor. UGREEN’in testlerine göre iPhone 17 Pro Max, kablosuz olarak 40 dakikada yüzde 50 şarj seviyesine ulaşabiliyor. ATL yüksek yoğunluklu pil hücreleri ve Dymondcell™ 2.0 koruma teknolojisi güvenliği desteklerken akıllı ekran, şarj durumunun gerçek zamanlı olarak takip edilmesine imkân tanıyor. Üç Apple cihazına aynı anda hızlı şarj: MagFlow Pro 3’ü 1 Arada Manyetik Kablosuz Şarj Standı 25W Çalışma masası için geliştirilen şarj standı; iPhone, Apple Watch ve AirPods’u aynı anda şarj edebiliyor. Ürünün TEC Aktif Soğutma Sistemi, TEC modülünü 15 dB veya altında çalışan ultra sessiz bir fanla bir araya getiriyor. UGREEN’in testlerinde soğutma sistemi açıkken manyetik yüzeyin merkezindeki sıcaklığın yaklaşık 11°C seviyesinde ölçüldüğü belirtiliyor. Stant, iPhone’lara 25W’a kadar şarj gücü sunarken MFW sertifikalı modülü sayesinde Apple Watch’u da tam hızda şarj edebiliyor. UGREEN’in verilerine göre iPhone 17 Pro Max 26 dakikada, Apple Watch Series 11 ise 19 dakikada yüzde 50 şarj seviyesine ulaşıyor. Üründe yer alan ekran; şarj gücü, sıcaklık ve soğutma modu bilgilerini gösteriyor. Katlanabilir tasarımla iki cihaz bir arada şarj oluyor: MagFlow 2’si 1 Arada Katlanabilir Manyetik Kablosuz Şarj Cihazı 25W Katlandığında 60 × 72 × 27 mm boyutlarına ulaşan cihaz, cepte veya çantada kolaylıkla taşınabiliyor. Açıldığında iPhone’u 25W’a, AirPods’u ise 5W’a kadar güçle aynı anda şarj edebiliyor. ThermalGuard™ teknolojisi, şarj sırasında sıcaklığı otomatik olarak kontrol ediyor. Daha geniş ve kaymayı önleyen kulaklık şarj alanı, kulaklığın yüzeye kolayca yerleştirilmesini sağlarken cam yüzeyi daha konforlu bir kullanım deneyimi sunuyor. Avrupa ile eş zamanlı olarak tanıtılan serinin, yıl sonuna doğru Türkiye'deki teknoloji tutkunlarıyla da buluşması planlanıyor. Türkiye’nin Favorisi Nexode Pro ve Yepyeni Ekosistem Ürünleri de Sahnede UGREEN, IFA 2026’da sadece MagFlow serisiyle değil, halihazırda Türkiye pazarında en çok tercih edilen ürün grubu olan Nexode Pro serisinin en yeni üyeleriyle de ziyaretçilerin karşısına çıkıyor. Apple, Samsung ve diğer tüm global markalarla tam uyumlu çalışan seri, fuarın en çok ilgi gören donanımları arasında yer alıyor. Marka ayrıca, yakın zamanda Türkiye pazarına giriş yapacak olan ve yüksek ses kalitesiyle öne çıkan yeni kulaklık modellerini IFA'da sergiliyor. Teknoloji ekosistemini her geçen gün genişleten UGREEN, veri yönetimini kolaylaştıran NAS (Ağa Bağlı Depolama) sistemleri ve Akıllı Ev (Home AI) çözümleriyle de modern yaşam alanlarını dönüştürmeye hazırlandığının sinyallerini veriyor. UGREEN ürünlerini Türkiye pazarındaki kullanıcılarla başarıyla buluşturan Boğaziçi Bilişim ve Dağıtım, her geçen gün genişleyen bu yenilikçi portföyle teknolojiyi erişilebilir kılmaya devam ediyor. Boğaziçi Bilişim ve Dağıtım A.Ş. Hakkında Boğaziçi Bilişim ve Dağıtım A.Ş., Philips, Dyson, UGREEN, Peaq, Koenic ve ISY gibi global markaların Türkiye'deki temsilciliğini üstlenen, tüketici elektroniği sektörünün lider iş ortaklarından biridir. Temelleri 1915 yılına uzanan Tecde Grup bünyesinde faaliyet gösteren şirket; bağlantı elemanları, bilgi teknolojileri, tüketici elektroniği, inşaat, gayrimenkul ve enerji alanlarındaki 19 şirketten oluşan grubun bir parçasıdır.  Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Audi Q6 e-tron Gerçek Menzil Testinde Beklentileri Aştı Haber

Audi Q6 e-tron Gerçek Menzil Testinde Beklentileri Aştı

Premium Platform Electric (PPE) üzerinde yükselen Audi Q6 e-tron, otomotiv değerlendirme ve araç araştırma platformu Edmunds’un elektrikli araç menzil testinde resmi EPA tahmininin üzerine çıktı. Günlük kullanıma yakın koşullarda gerçekleştirilen testi 337 mil, yaklaşık 542 kilometreyle tamamlayan Q6 e-tron, resmi menzil değerini 36 mil, başka bir ifadeyle yaklaşık 58 kilometre aşmayı başardı. Audi Q6 e-tron için EPA test standardına göre açıklanan 301 millik menzil, yaklaşık 484 kilometreye karşılık geliyor. Edmunds testinde elde edilen 337 millik sonuç ise Q6 e-tron’un resmi tahminin yaklaşık yüzde 12 üzerine çıktığını gösteriyor. Edmunds, bu sonucun Q6 e-tron’u bugüne kadar test ettiği daha uzun menzilli premium elektrikli SUV modelleri arasına yerleştirdiğini belirtti. Elde edilen sonuç, Q6 e-tron’un uzun yolculuklarda şarj planlamasını kolaylaştırabilecek ve günlük kullanımda menzil kaygısının azaltılmasına katkı sağlayabilecek potansiyelini de ortaya koydu. Gerçek kullanım menzilinin sıcaklık, hız, yol profili, iklimlendirme kullanımı ve sürüş tarzı gibi koşullara bağlı olarak değişebileceği de vurgulandı. Günlük kullanımı temel alan menzil testi Edmunds EV Range Test, elektrikli otomobillerin gerçek kullanıma yakın koşullardaki menzil ve enerji tüketim performansını ölçmeyi amaçlıyor. Test, yalnızca sabit hızda gerçekleştirilen bir otoyol sürüşü yerine şehir içi ve otoyol etaplarını bir araya getiren standartlaştırılmış bir rotada uygulanıyor. Test rotasının yüzde 60’ını dur-kalk trafiğinin de bulunduğu şehir içi yollar, yüzde 40’ını ise otoyol sürüşü oluşturuyor. Ortalama hızın yaklaşık 40 mil/sa, başka bir ifadeyle 64 km/sa seviyesinde tutulduğu testte araç, en verimli sürüş modunda kullanılıyor. Belirlenen hız sınırlarına bağlı kalınırken iklimlendirme sistemi otomatik modda yaklaşık 22 santigrat dereceye ayarlanıyor. Bu yöntem, farklı sürüş koşullarını aynı rota içinde bir araya getirerek elektrikli otomobillerin günlük kullanımdaki menzil ve tüketim performansına daha yakın bir tablo oluşturmayı hedefliyor. Resmi değerden yaklaşık yüzde 16 daha verimli Q6 e-tron’un testte ortaya koyduğu enerji verimliliği de menzil sonucu kadar dikkat çekti. Aracın EPA standardına göre açıklanan enerji tüketim değeri 100 milde 35 kWh, metrik karşılığıyla yaklaşık 21,7 kWh/100 km seviyesindeyken Edmunds testinde 100 milde 29,3 kWh, yaklaşık 18,2 kWh/100 km tüketim ölçüldü. Böylece Q6 e-tron, resmi değerine göre yaklaşık yüzde 16 daha düşük enerji tüketimi kaydetti. Araç, test koşullarında tükettiği her bir kilovatsaat enerjiyle yaklaşık 3,4 mil, başka bir ifadeyle 5,5 kilometre yol kat etti. Elde edilen verimlilik, kullanım koşullarına bağlı olarak şarj maliyetlerinin ve uzun yolculuklarda ihtiyaç duyulan şarj molalarının azaltılmasına katkı sağlayabiliyor. Çift motorlu quattro versiyon test edildi Edmunds’un test ettiği 2027 model yılına ait Audi Q6 e-tron, ön ve arka akslarında konumlandırılan iki elektrik motoruyla quattro dört tekerlekten çekiş sunuyor. 20 inç jantlarla teste katılan araçta 100 kWh brüt, 94,4 kWh kullanılabilir kapasiteli yüksek voltajlı batarya yer alıyor. Güç-aktarma sistemi 315 kW’a eşdeğer 422 HP güç üretirken kalkış kontrolü devreye alındığında güç kısa süreli olarak 340 kW’a eşdeğer 456 HP’ye kadar yükseliyor. PPE’nin sağladığı 800 voltluk elektrik mimarisi, 270 kW’a kadar DC hızlı şarj gücünü destekliyor. Uygun bir yüksek güçlü şarj istasyonunda batarya doluluk seviyesi yaklaşık 21 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80’e çıkarılabiliyor. Audi Q6 e-tron; 4.771 milimetre uzunluğu, 1.939 milimetre genişliği, 1.692 milimetre yüksekliği ve 2.888 milimetrelik aks mesafesiyle geniş iç mekanını dengeli ve atletik SUV oranlarıyla bir araya getiriyor. PPE ile yüksek menzil ve kısa şarj molaları Audi’nin elektrikli mobilite ürün atağında yeni bir dönemi temsil eden Q6 e-tron, elektrikli araçlar için özel olarak geliştirilen Premium Platform Electric üzerinde yükseliyor. Platform; yüksek voltajlı batarya, elektrik motorları, güç elektroniği ve termal yönetim sistemlerinin birlikte çalışmasını sağlayarak menzil, performans ve şarj hızı arasında dengeli bir yapı oluşturuyor. Q6 e-tron’un enerji geri kazanım sistemi, yavaşlama ve frenleme sırasında açığa çıkan enerjiyi yeniden bataryaya aktarabiliyor. Geri kazanım seviyesi sürüş koşullarına göre otomatik olarak belirlenebildiği gibi direksiyon simidindeki kulakçıklar üzerinden manuel olarak da ayarlanabiliyor. Modeldeki frenleme işlemlerinin yaklaşık yüzde 95’i sürtünme frenlerine ihtiyaç duyulmadan enerji geri kazanımı yoluyla gerçekleştirilebiliyor. 800 voltluk mimari ve yüksek şarj kapasitesi, Q6 e-tron’un özellikle uzun yolculuklardaki kullanım konforunu destekliyor. Yüksek menzil ile kısa şarj sürelerinin bir araya gelmesi, elektrikli mobilitenin günlük kullanıma ve uzun mesafeli yolculuklara uyumunu güçlendiriyor. Türkiye’de SUV ve Sportback gövde seçenekleriyle satışta Audi Q6 e-tron model ailesi, Türkiye’de SUV ve Sportback gövde seçenekleriyle satışa sunuluyor. Her iki gövde tipinde de sunulan quattro dört tekerlekten çekiş sistemi, elektrikli sürüş performansını farklı yol ve hava koşullarında yüksek çekiş kabiliyetiyle bir araya getiriyor. Türkiye’de sunulan Q6 SUV e-tron quattro, 100 kWh brüt ve 94,9 kWh net kapasiteli yüksek voltajlı bataryasıyla WLTP standardına göre 641 kilometreye varan menzil sağlıyor. 315 kW (428 PS) sistem gücüne sahip model, 0’dan 100 km/sa hıza 5,4 saniyede ulaşıyor. 270 kW’a kadar DC hızlı şarj kapasitesi sayesinde uygun bir HPC istasyonunda yaklaşık 10 dakikada 260 kilometreye kadar ek menzil sağlayacak enerji bataryaya aktarılabiliyor. Bataryanın yüzde 10’dan yüzde 80 doluluk seviyesine ulaşması ise yaklaşık 21 dakika sürüyor. Sportif tavan çizgisi ve dinamik siluetiyle ayrışan Q6 Sportback e-tron ise Q6 e-tron ailesinin teknolojik özelliklerini daha progresif bir tasarım karakteriyle buluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.