Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hizmet İhracatı

Kapsül Haber Ajansı - Hizmet İhracatı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hizmet İhracatı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dijital Ödemeler Türkiye Ekonomisine Milyarlarca Liralık Katkı Sağlıyor Haber

Dijital Ödemeler Türkiye Ekonomisine Milyarlarca Liralık Katkı Sağlıyor

Mastercard’ın “Dijital Ödemelerin Türkiye’de Ekonomik Kalkınmaya Katkıları” raporu, dijital ödemelerin Türkiye ekonomisine sağladığı katkıyı verilerle ortaya koydu. Türkiye, 142 milyon kredi kartı ve ön ödemeli kartlar dahil 319 milyon banka kartıyla güçlü bir ödeme ekosistemine sahip. Avrupa Merkez Bankası’nın 2025 Haziran sonu verilerine göre Türkiye, kredi kartı sayısında İspanya’yı geride bırakarak Avrupa’nın en büyük pazarı oldu. Kartlarla yapılan yıllık ödemeler ise 2025’te 24,1 trilyon TL’ye ulaştı. Mastercard Türkiye Danışmanlık Hizmetleri tarafından hazırlanan rapor, dijital ödemelerin ekonomik etkisini üç ana başlıkta inceliyor: kayıt dışılığın azalmasıyla artan vergi gelirleri, hanehalkı tüketimine katkı ve turizm gelirlerini destekleyen hizmet ihracatı. Çalışma ayrıca nakit kullanımının kamu, banka, şirket ve tüketiciler üzerindeki maliyetini de inceliyor. Rapora göre Türkiye’de yüzde 69 seviyesindeki dijital ödeme penetrasyonunun olgun pazarlardaki yüzde 95 seviyesine yaklaşması, ekonomik katkıyı daha da artırma potansiyeli taşıyor. Bu hedef için kamu, bankalar, ödeme kuruluşları, ödeme şemaları ve fintekler dahil tüm ekosistem paydaşlarının iş birliği önem taşıyor. Onur Faydacı: “Dijital ödemeler ekonomik kalkınmanın itici gücü” Raporu değerlendiren Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı, “Türkiye, son 30 yılda dijital ödemelerde dünyada örnek gösterilen bir dönüşüm gerçekleştirdi. Güvenli, yenilikçi ve kapsayıcı çözümlerimizle bu ekosistemin gelişimine katkı sunmaktan gurur duyuyoruz. Rapor, dijital ödemelerin yalnızca bir ödeme yöntemi olmadığını; ekonomik büyümeden kayıtlı ekonominin güçlenmesine, turizm gelirlerinden işletme verimliliğine kadar kalkınmanın önemli bir itici gücü olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de dijital ödeme ekosistemini daha kapsayıcı hale getirmek ve yapay zekâ destekli ticaret gibi yeni nesil alanlarda Türkiye’nin öncü konumunu güçlendirmek için çalışacağız” dedi. Hanehalkı tüketimine yaklaşık 1,5 trilyon TL etki Rapora göre dijital ödemeler, hızlı ve alternatif ödeme deneyimiyle hanehalkı tüketimini destekliyor. Türkiye verilerine uyarlanan hesaplamaya göre dijital ödemelerin 2025’te hanehalkı tüketimine etkisi yaklaşık 1,5 trilyon TL oldu. En yüksek katkı 546 milyar TL ile seyahatte görülürken restoran sektörü 427 milyar TL ile ikinci sırada. Mobilya ve elektronik, giyim ve konaklama katkı sağlanan alanlar arasında yer aldı. Kartlı ödemelerin hanehalkı ödemelerindeki payı 2025’te bireysel kartlarda yüzde 54’e, ticari kartlar dahil yüzde 69’a ulaştı. Turizm gelirlerine 388 milyar TL destek Kartlı ödeme altyapısının yaygınlığı, Türkiye’yi yabancı turistler için daha cazip hale getirirken harcamaları da kolaylaştırıyor. Turizm gelirleri 2000’de 7,6 milyar dolardan, 2025’te yaklaşık 8,5 katına çıkarak 65 milyar dolara yaklaşırken, kartlı ödemelerin turizm gelirlerindeki payı yüzde 15’ten yaklaşık yüzde 38’e çıktı. Rapora göre dijital ödemelerin 2025 yılında turizm gelirlerine 388 milyar TL, yani 9,8 milyar dolar katkı sağladı. Nakit kullanımının maliyeti öne çıkıyor Rapor, nakit kullanımının ekonomiye yüklediği maliyetleri de hesaplıyor. 2025’te banknot basımının TCMB’ye doğrudan maliyeti 4,4 milyar TL olarak tahmin edilirken, nakit dolaşımının bankalara maliyeti 65 milyar TL’yi aştı. Şirketler için nakit işletme maliyeti 34 milyar TL’ye yaklaşırken, tüketicilere yansıyan toplam maliyetin 8,1 milyar TL’yi geçtiği öngörülüyor. Dijital ödemelerin yaygınlaşması, bu maliyetleri azaltarak verimliliği artırabilir. Vergi gelirlerine 574 milyar TL katkı Dijital ödemeler satışların kayıt altına alınmasını sağlayarak şeffaflığı artırıyor ve vergi tahsilatını destekliyor. Rapora göre dijital ödemelerin 2025’te KDV, ÖTV, Kurumlar Vergisi veve Gelir Vergisi kalemlerine toplam katkısı 574 milyar TL’ye ulaştı. Bu tutar, Türkiye’nin toplam vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 5’ine denk geliyor. Kayıt dışılığı azaltıcı etki özellikle mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerde öne çıkıyor. Bu işletmelerde yapılan kartlı ödemeler, Türkiye’deki toplam kartlı ödemelerin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor. Yeni büyüme alanı: Yapay zekâ asistanlı ticeret Rapor, ödeme ekosistemindeki yeni dönüşüm alanlarından biri olarak yapay zekâ asistanlı ticarete dikkat çekiyor. Ürün arama, karşılaştırma, satın alma ve sonrası süreçleri yürüten yapay zekâ temsilcileri, ticarete yeni bir karar alma katmanı ekliyor. Mastercard; tokenizasyon, güvenilir temsilci doğrulama mekanizmaları ve yapay zekâ platformlarını bir araya getiren çözümleriyle bu işlemlerin güvenli ve ölçeklenebilir şekilde gerçekleşmesini hedefliyor. Türkiye’de finans kuruluşlarıyla yapay zekâ destekli alışveriş asistanı çözümleri geliştiren Mastercard, Türkiye’yi bu alanda stratejik öncelik olarak görüyor. Mastercard’dan 30 yıldır dijital dönüşüme destek Türkiye’de 30 yıldır faaliyet gösteren Mastercard, kart ürünlerinden dijital ödeme çözümlerine ve katma değerli servislere uzanan portföyüyle dönüşümü destekliyor. Masterpass, Türkiye’de 45 milyon kullanıcıya ulaşırken Mastercard, kart ürünleri ile Priceless ve MTR platformları aracılığıyla kart sahiplerine özel fayda ve deneyimler sunuyor. Tap on Phone ise Türkiye genelinde toplam 200 binden fazla terminale ulaşarak aylık 10 milyonun üzerinde işleme aracılık ediyor. Şirket; MasterKOBİ, toplu taşımada temassız ve mobil ödeme altyapısı, Mastercard Send ve siber güvenlik çözümleriyle ödeme ekosisteminin güvenli ve sürdürülebilir büyümesine katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mirsis, Londra Ofisiyle Avrupa’da Büyümesini Sürdürüyor Haber

Mirsis, Londra Ofisiyle Avrupa’da Büyümesini Sürdürüyor

Güçlü altyapısı ve yenilikçi çözümleriyle 18 yıldır bankacılık, finans ve sigorta başta olmak üzere farklı sektörlerdeki ulusal ve uluslararası müşterilerine ihtiyaca dayalı özelleştirilmiş çözümler sunan Mirsis, Avrupa yapılanmasını Londra ofisiyle güçlendirdi. Mirsis’in Avrupa pazarına açılmasını ve uluslararası iş bağlantıları geliştirmesini desteklemek amacıyla Londra Ofisi’ni YTÜ Yıldız Teknopark Londra Uluslararası Teknoloji Pazarlama Ofisi (UTPO) içinde konumlandırdıklarını söyleyen Mirsis Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Gül Düzgider “Bir süredir projeler yürüttüğümüz İngiltere’de ofis açarak küresel finans ve inovasyon alanında öncü bir şehir olan Londra üzerinden Avrupa ve Körfez ülkelerinde yeni bir büyüme rotası oluşturmayı hedefledik. Berlin’deki satış ve pazarlama ekibimizle koordineli bir şekilde çalışacak olan Londra ofisimizde özellikle KOBİ finansmanını teknoloji ve veri yoluyla daha erişilebilir hale getirmeye odaklanacağız. 2024 yılında Bakü’de açtığımız ilk yurtdışı ofisimizin Türki Cumhuriyetlerde sigorta sektöründe yakaladığı büyüme potansiyelini, bu kez Avrupa’da ticari bankacılık alanında görmeyi hedefliyoruz” dedi. Ar-Ge yatırımlarıyla desteklenen küresel büyüme Mirsis’in uluslararası büyüme stratejisinin arkasında güçlü Ar-Ge yatırımları ve yenilikçi teknoloji geliştirme yaklaşımı yer alıyor. 2019 yılından bu yana Yerinde Ar-Ge Merkezi bünyesinde 50’den fazla Ar-Ge mühendisi ve uzmanıyla TÜBİTAK destekli ve uluslararası konsorsiyumlu Ar-Ge çalışmaları yürüttüklerini belirten Düzgider, “2025 yılında bir çalışmamız Avrupa ülkelerindeki sanayi ve araştırma kuruluşlarının rekabet gücünü artırmayı hedefleyen uluslararası iş birliği platformu Eureka’dan onay aldı. Yapay zekâ alanında liderliğini üstlendiğimiz projelerimizi bir adım ileriye taşıyan bu gelişmeyle, bankacılık sektörüne yönelik geliştirdiğimiz ürünümüzü kısa sürede ticarileştirmeyi hedefliyoruz. Bu projenin hem sektöre hem de yurtdışı hizmet ihracatı ile ülkemize önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” dedi. Mirsis 2008 yılında alanında uzman iki girişimci, Gül Düzgider ve Ece Kutlucan tarafından kuruldu. Bugün 350’ye yakın çalışanı ile özel yazılım geliştirme, teknoloji dönüşümü, proje yönetimi ve donanım bakımı alanlarında Türkiye’nin önde gelen bankaları ve sigorta şirketlerinin yanı sıra özel sektördeki yerli ve yabancı ortaklı birçok şirkete uçtan uca hizmet sunuyor. Ar-Ge merkezinde yeni teknolojiler kullanarak yaşamı kolaylaştıran, ekonomiyi gözeten ve katma değeri yüksek ürün ve hizmetler geliştirmeye odaklanan Mirsis; yenilikçi çözümleriyle farklı sektörlerden müşterilerin ihtiyaçlarına hızlı yanıt veriyor. İlk yurt dışı ofisini 2024 yılında Bakü’de açan Mirsis teknoloji ve insan kaynakları alanında sunduğu yenilikçi çözümlerle dünya genelinde dokuz ülkede hizmet veriyor. Mirsis, grup şirketleri Miera Bilgi Teknolojileri ile bilgi güvenliği ve sistem altyapı danışmanlığı, Odak Kariyer ve İnsan Kaynakları ile de insan kaynakları alanlarında hizmet sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Küresel Rekabet Potansiyeli Çok Büyük Haber

Türkiye’nin Küresel Rekabet Potansiyeli Çok Büyük

Her üç şirketten biri yabancı dilde CX hizmeti sunarken, yapay zekâ entegrasyonu ve teknolojik yatırımlar sayesinde müşteri memnuniyeti sadakate dönüşüyor; sektör, küresel rekabetin yeni kurallarını yazıyor. Türkiye’nin müşteri deneyimi yönetimi alanındaki teknolojik üstünlüğü ve yapay zekâ yatırımları, markaların rekabetteki standartlarını yukarı taşırken diğer yandan da ekosistemi Avrupa’ya hizmet sunan bir ihracat merkezi haline getiriyor. Bugün yabancı dilde hizmet veren müşteri iletişim merkezi temsilcisi sayısı yaklaşık 11 bine ulaşırken bu sayı, ekosistemdeki çalışanların yüzde 6’sını oluşturuyor. Avrupa bölgesinde yabancı dilde hizmet sunulan ülkelerin başında Almanya, Hollanda ve İngiltere gelirken, Türkiye de bu alandaki nitelikli insan kaynağı ve yatırımları ile “hizmet ihracatı” sunan bir güç olarak konumlanıyor. “Mükemmel müşteri deneyimi, verim ve kaliteyi yukarı taşırken kaynakların israf edilmemesi anlamına da geliyor” Müşteri deneyimi yönetiminin günümüz rekabetçi pazarında şirketler için hayati önem taşıdığını belirten MDYD Yönetim Kurulu Başkanı Banu Hızlı, “Bugün gelinen noktada ürün ve hizmetler arasındaki fark çok azaldı. Artık farkı yaratan unsur, markanın müşteriye yaşattığı deneyim oluyor. Dernek olarak Türkiye’yi müşteri deneyimi yönetimi dendiğinde ilk akla gelen ülke haline getirmek gibi bir misyon üstlenmiş durumdayız. Bunun için Türkiye’nin müşteri deneyimi yönetimi alanında bir hub haline gelmesi için uluslararası derneklerle iş birliği yapıyor, özellikle Almanya gibi ülkelerdeki iş gücü ve know-how eksikliğini Türkiye’nin gelişmiş ürün ve hizmetleriyle kapatma potansiyelini değerlendiriyoruz. Çünkü mükemmel müşteri deneyimi, verim ve kaliteyi yukarı taşırken kaynakların israf edilmemesi anlamına da geliyor. Bu da pek çok açıdan ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Bu yüzden iş gücüne ihtiyacı olan bir ülkeye bu hizmeti sunmak bizim için çok değerli çünkü onların sorunu bizim için bir fırsat olabiliyor” dedi. Teknolojik dönüşüm, insan gücünü katma değerli alanlara yönlendiriyor Yapay zekâ teknolojilerinin günümüzde her alanda olduğu gibi müşteri deneyimi yönetimi stratejilerinin merkezinde yer aldığına değinen Hızlı, şu ayrıntıları paylaştı: ”Yapay zekâ müşteriyle temas noktasında insanın yerine geçerek sorunları çözerken diğer yandan da hizmeti sunan insanı güçlendirerek bilgiye erişmesini daha kolay hale getiriyor. Ekosistemde görev alan yüz binlerce çalışanın arkasındaki planlama, kalitenin ölçülmesi ve proaktif aksiyonların alınmasında da yapay zekâ öncü bir rol üstleniyor. Diğer yandan günümüzde deneyimlenen birçok yapay zekâ uygulaması eski teknolojiye dayalı ancak gelecekte insan gibi düşünebilen ve aksiyon alabilen yeni nesil yapay zekâ sistemleri hayatımıza daha fazla girecek. Bu teknolojik dönüşüm de istihdamı azaltmak yerine insan gücünü daha katma değerli alanlara yönlendirecek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TP Türkiye, Üst Üste Altıncı Kez Hizmet İhracatında Bilişim 500’ün Zirvesinde Haber

TP Türkiye, Üst Üste Altıncı Kez Hizmet İhracatında Bilişim 500’ün Zirvesinde

Dijital iş hizmetlerinin küresel liderlerinden TP, Türkiye’de üstün müşteri deneyimi, çok dilli hizmet modeli ve operasyonel mükemmellik alanlarında kazandığı uluslararası ödüllerle, başarılarını taçlandırmaya devam ediyor. Bu kapsamda TP Türkiye, bilişim sektörünün en prestijli araştırmalarından Bilişim 500’de “Hizmet İhracatı” kategorisinde üst üste altıncı kez zirvede yer aldı. “Çok dilli hizmet gücümüzle Türkiye’den dünyaya değer ihraç ediyoruz” Layık görülen ödüllerle ilgili bir değerlendirme yapan TP Türkiye ve Azerbaycan CEO’su Tülay Doğrular, “Çok dilli hizmetlerde 2012 yılında attığımız adımları bugün Avrupa’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Uzak Doğu’ya uzanan güçlü bir hizmet ağına dönüştürdük. ‘Hizmet İhracatı’ kategorisinde altı yıl üst üste birinci olmak, yıllar içinde oluşturduğumuz istikrarlı ve sürdürülebilir yapının en somut göstergesi. Bu sonuç; ekiplerimizin uzmanlığının, güçlü operasyon modelimizin ve teknoloji yatırımlarımızın ortak başarısı. Türkiye’nin genç ve eğitimli insan kaynağını küresel markalarla buluştururken ülkemizin yüksek katma değerli hizmet ihracatındaki konumunu da güçlendiriyoruz. Bugün müşteri deneyimi; veriyi doğru okumayı, teknolojiyi akıllı kullanmayı ve her temasta insani bağı korumayı gerektiriyor. TP Türkiye olarak yapay zekânın hızını ve ölçeklenebilirliğini, insanın yaratıcılığı ve duygusal zekâsıyla bir araya getiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin coğrafi avantajından, insan kaynağından ve gelişen teknoloji ekosisteminden güç alarak ülkemizi yeni nesil müşteri deneyimi hizmetlerinde daha ileriye taşımayı sürdüreceğiz” dedi. TP Türkiye, 20’den Fazla Dilde Dünyaya Hizmet Sunuyor TP Türkiye bugün, 10 binden fazla etkileşim uzmanıyla 160’tan fazla markanın çözüm ortağı olarak faaliyet gösteriyor. Başta Türkçe, Almanca, İngilizce, Felemenkçe ve Arapça olmak üzere 20’den fazla dilde hizmet veren şirket; Avrupa’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Uzak Doğu’ya uzanan geniş bir coğrafyaya Türkiye’den erişiyor. Perakende ve e-ticaretten seyahat ve konaklamaya, teknoloji ve tüketici elektroniğinden medya, enerji, otomotiv ve bankacılığa kadar farklı sektörlerdeki markalara hizmet sunan TP Türkiye, çok dilli operasyon kapasitesiyle Türkiye’nin hizmet ihracatında yarattığı değeri büyütüyor. Şirketin “Hizmet İhracatı” kategorisinde altı yıldır kesintisiz biçimde sürdürdüğü liderlik, bu alanda oluşturduğu ölçeğin ve kalıcı hizmet modelinin güçlü bir sonucu olarak öne çıkıyor. TP Türkiye’nin hizmet ihracatındaki büyümesini, müşteri deneyimini dönüştüren teknoloji yatırımları da destekliyor. Yapay zekânın sağladığı hız ve verimliliği duygusal zekâyla birleştiren TP; bu yaklaşımı TP.ai çözümleriyle uçtan uca yönetiyor. Şirket gerçek zamanlı veri akışı sayesinde müşteri etkileşimlerini anlık olarak izliyor, geri bildirimleri hızla değerlendiriyor ve kişiselleştirilmiş deneyimler geliştiriyor. Doğru konumlandırılan yapay zekâ çözümleriyle çağrı işleme sürelerinde yüzde 25’e, e-posta yanıtlama sürelerinde yüzde 20’ye varan azalma sağlanırken, müşteri ihtiyaçlarının doğru karşılanmasında yüzde 90’a, satışa dönüşümde ise yüzde 35’e ulaşan iyileşmeler elde ediliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TP Türkiye, Bölgesel Hizmet Üssü Olma Yolculuğunu Yeni Yatırımlarıyla Güçlendiriyor Haber

TP Türkiye, Bölgesel Hizmet Üssü Olma Yolculuğunu Yeni Yatırımlarıyla Güçlendiriyor

Çok dilli operasyon kapasitesi ve ülke geneline yayılan esnek çalışma modeliyle şirket, farklı bölgelerdeki yetenek potansiyelini müşteri deneyimi alanında stratejik bir değere dönüştürüyor. İnsan odağını teknolojiyle buluşturan TP Türkiye; istihdam, bölgesel kalkınma ve hizmet ihracatı ekseninde Türkiye’nin dijital iş hizmetler alanındaki konumuna katkı sunmayı sürdürüyor. Dijital iş hizmetlerinde küresel liderlerden TP Türkiye, Türkiye’deki operasyonel gücünü yeni lokasyon yatırımları ve bölgesel yapılanmasıyla büyütmeye devam ediyor. İstanbul, İzmir, Balıkesir, Diyarbakır ve Adana’daki operasyon merkezlerinin yanı sıra Gümüşhane’de hayata geçirdiği yeni merkeziyle hizmet ağını genişleten TP Türkiye, Azerbaycan operasyonlarının da TP Türkiye yönetimine bağlanmasıyla bölgenin müşteri deneyimi ve dijital iş hizmetleri üslerinden biri haline geliyor. Gümüşhane’de Yeni İstihdam Alanı Oluşturdu TP Türkiye’nin bölgesel büyüme vizyonunun en güncel adımlarından biri, Gümüşhane’de açılan yeni hizmet merkezi oldu. Yerel protokol, kamu kurumlarının temsilcileri ve merkezin ilk stratejik iş ortağı olan Türk Hava Yolları’nın çağrı ve müşteri ilişkileri yöneticilerinin katılımıyla resmi açılışı gerçekleştirilen Gümüşhane merkezi; şehrin ekonomik potansiyeline katkı sunmayı, genç yetenekler için yeni kariyer fırsatları oluşturmayı ve bölgesel kalkınmayı desteklemeyi hedefliyor. TP Türkiye, Azerbaycan ile Bölgesel Gücünü Artırdı TP’nin küresel ölçekte gerçekleşen Majorel satın almasının ardından Azerbaycan’daki lokasyonun “TP Azerbaycan” adıyla küresel yapının bir parçası haline gelmesi ve yönetiminin TP Türkiye’ye bağlanması, şirketin bölgesel büyüme stratejisinde önemli bir adım oldu. Yaklaşık 500 çalışanıyla 5 farklı dilde; hava yolu, e-ticaret, turizm ve ulaşım gibi yüksek hacimli sektörlerde hizmet sunan TP Azerbaycan, TP Türkiye’nin çok dilli hizmet kapasitesini ve yakın coğrafyadaki operasyonel gücünü desteklemeye başladı. Bu yapılanmayla TP Türkiye, yalnızca Türkiye’deki hizmet ağını değil, yakın coğrafyadaki stratejik konumunu da güçlendirdi. Azerbaycan operasyonu; bölgedeki iş ortaklarına daha entegre, çok dilli ve yüksek standartlarda müşteri deneyimi çözümleri sunulmasına katkı sağlarken, TP Türkiye’nin Avrupa ve yakın coğrafyadaki rolünü daha da görünür kıldı. “Bölgenin Müşteri Deneyimi Dönüşümüne Liderlik Etmeyi Hedefliyoruz” TP Türkiye ve Azerbaycan CEO’su Tülay Doğrular, şirketin yeni lokasyonlar ve bölgesel yapılanmayla güçlenen büyüme vizyonuna ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “TP Türkiye olarak büyüme yolculuğumuzu yalnızca yeni merkezler açmak ya da operasyonel kapasitemizi artırmak olarak görmüyoruz. Bizim için asıl değer; bulunduğumuz şehirlerde istihdama katkı sağlamak, genç yeteneklere yeni kariyer yolları açmak ve Türkiye’nin farklı bölgelerindeki potansiyeli iş dünyasına kazandırmak. Gümüşhane’de hayata geçirdiğimiz yeni merkezimiz, bu vizyonun çok somut bir göstergesi. Aynı şekilde TP Azerbaycan’ın TP Türkiye çatısı altındaki yapılanması da bölgesel gücümüzü pekiştirerek bizi yakın coğrafyanın önemli müşteri deneyimi ve dijital iş hizmetleri merkezlerinden biri haline getiriyor. Güçlü operasyonel altyapımız, çok dilli hizmet kapasitemiz ve insanı merkeze alan teknoloji yaklaşımımızla hem Türkiye ekonomisine hem istihdama hem de bölgenin müşteri deneyimi dönüşümüne katkı sunmaya devam edeceğiz.” Türkiye’nin 81 İline Yayılan Esnek Çalışma Modeli TP Türkiye, operasyon merkezlerinin yanı sıra esnek çalışma modeliyle Türkiye’nin farklı şehirlerindeki yeteneklere de ulaşabiliyor. Çalışanlarının yüzde 70’ini evden çalışma modeliyle istihdam eden şirket, 76 ildeki aktif çalışanlarıyla Türkiye’nin yüzde 94’üne ulaşan bir iş gücü ağıyla faaliyet gösteriyor. Son 5 yılda çalışan sayısını 2,5 kat artıran TP Türkiye, genç ve dinamik yetenek ekosistemiyle istihdama güçlü katkı sağlıyor. TP Türkiye’nin çalışan profilinde genç yetenekler de önemli bir yer tutuyor. Çalışanlarının yüzde 60’ını Z kuşağı oluşturan şirket, dijital refleksi güçlü, hızlı öğrenen ve değişime kolay uyum sağlayan ekip yapısıyla müşteri deneyimi alanındaki dönüşümünü destekliyor. Kadın çalışan oranının yüzde 68 seviyesinde olması ise TP Türkiye’nin kapsayıcı ve çeşitlilikten beslenen kurum kültürünü ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.