Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hizmet Kalitesi

Kapsül Haber Ajansı - Hizmet Kalitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hizmet Kalitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TAV Havalimanları İzmir’de 20. Yılını Kutluyor Haber

TAV Havalimanları İzmir’de 20. Yılını Kutluyor

Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye’nin dünyadaki lider markası TAV Havalimanları, İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndaki 20. yılını kutluyor. Şirket, 2006’da dış hatlar terminalinin işletmesini üstlenerek İzmir’deki faaliyetlerine başladı. Yaklaşık 250 milyon avroluk yatırımla hayata geçirdiği yeni iç hatlar terminalini 2014’te hizmete açarak faaliyetlerini genişletti. Havalimanının yıllık yolcu sayısı, TAV Havalimanları’nın İzmir’de faaliyete başladığı 2006’dan bu yana yaklaşık üç katına çıktı. İç ve dış hatlar terminallerinin toplam alanı 310 bin 978 metrekareye, havalimanının yıllık yolcu kapasitesi ise 35 milyona ulaştı. TAV Havalimanları’nın İzmir’deki 20. yılı; Havalimanı Mülki İdare Amirliği, DHMİ ve diğer kamu kurumlarının temsilcileri ile TAV Havalimanları, havayolları ve iş ortaklarının yöneticileri ve havalimanı çalışanlarının katıldığı törenle kutlandı. TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan, “Bugün İzmir’in kurtuluşunun 104. yıl dönümünü ve İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndaki 20. yılımızı birlikte kutlamanın gururunu yaşıyoruz. 2006’da 4,4 milyon yolcuya hizmet veren havalimanımız, 2025’te 12,6 milyon yolcuyu aştı. Dış Hatlar Terminali ile başlayan yolculuğumuzu, yaklaşık 250 milyon avroluk yatırımla hayata geçirdiğimiz yeni İç Hatlar Terminali ile ileri taşıdık. İki terminal için 416 milyon avro civarında yatırım gerçekleştirdik. Bugün 35 milyon yolcu kapasiteli modern altyapımız ve genişleyen uçuş ağımızla İzmir’in dünyayla bağlantılarını güçlendiriyoruz. Bu 20 yılda yatırımlarımızı yalnızca kapasite artışıyla sınırlı tutmadık; hizmet kalitesi, teknoloji, erişilebilirlik ve sürdürülebilirlik alanlarında da önemli projeler gerçekleştirdik. Güneş enerjisi yatırımımızla havalimanımızın enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 25’ini yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde de yolcularımıza en iyi seyahat deneyimini sunmak; İzmir’in turizmine, ekonomisine ve uluslararası bağlantılarına katkı sağlamak için tüm paydaşlarımızla birlikte çalışmayı sürdüreceğiz. Bu 20 yıllık başarıya sundukları destek ve katkılar için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımıza, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne, havayolu şirketlerimize, kamu kurumlarımıza, iş ortaklarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. En büyük teşekkürüm ise özverili çalışmalarıyla bu başarıyı mümkün kılan çalışma arkadaşlarımıza.” dedi. 416 milyon avroluk yatırımla kapasite 35 milyona ulaştı TAV Havalimanları, İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda dış hatlar terminalinin işletmesini 2006’da, iç hatlar terminalinin işletmesini ise 2012’de devraldı. Yaklaşık 250 milyon avroluk yatırımla hayata geçirdiği yeni iç hatlar terminalini 2014’te hizmete açan şirket, iki terminale bugüne kadar 416 milyon avro yatırım yaptı. İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nın işletme hakkı Aralık 2034’e kadar TAV Havalimanları’na ait. İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda bugün iç ve dış hatlar terminallerinin toplam alanı 310 bin 978 metrekareye, havalimanının yıllık yolcu kapasitesi ise 35 milyona ulaştı. İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nın 2006’da 4,4 milyon olan yıllık yolcu sayısı, 2025’te 12,6 milyona yükselerek yaklaşık üç katına çıktı. Havalimanının 2025’te hizmet verdiği yolcuların 5,1 milyonunu dış hat yolcuları oluşturdu. İzmir Adnan Menderes Havalimanı, 2006’dan Temmuz 2026 sonuna kadar yaklaşık 196 milyon yolcuya hizmet verirken 1,46 milyon uçuşa ev sahipliği yaptı. Sürdürülebilirlik yatırımları sürüyor İzmir Adnan Menderes Havalimanı, Havalimanı Karbon Akreditasyonu programının başladığı 2009’da Türkiye’den programa katılan ilk, Avrupa’dan ise ikinci havalimanı oldu. Karbon yönetimi çalışmalarını uluslararası standartlarda sürdüren havalimanı, 2016’da doğrudan emisyonlarını dengeleyerek ACA 3+ seviyesinde akreditasyon aldı ve karbon nötr oldu. Yeni iç hatlar terminali, çevresel performansıyla LEED Gümüş sertifikası alarak Türkiye’de bu sertifikaya sahip ilk havalimanı terminal binası oldu. TAV Havalimanları, İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarına devam ediyor. Bu kapsamda kapalı ve açık otopark alanlarına, 10 binden fazla panelden oluşan ve 5,9 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali kuruldu. Santralin yılda yaklaşık 10 milyon kWh elektrik üreterek havalimanının yıllık enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 25’ini karşılaması ve 4 bin 592 ton karbon emisyonunu önlemesi hedefleniyor. Hizmet kalitesi uluslararası ödüllerle tescillendi İzmir Adnan Menderes Havalimanı, 2026’da son 10 yılda yolcu deneyiminde gösterdiği istikrarlı başarıyla ACI World Genel Direktörü Mükemmellik Onur Listesi’ne Türkiye’den giren ilk iki havalimanından biri oldu. Havalimanı, 2025’te ACI World (Uluslararası Havalimanları Konseyi) tarafından Avrupa’nın En İyi Havalimanı, En Kolay Havalimanı Yolculuğu, En Keyifli Havalimanı ve En Temiz Havalimanı kategorilerinde ödüllendirildi. Havalimanı aynı yıl Skytrax tarafından Avrupa’nın En İyi Bölgesel Havalimanı seçildi. İzmir Adnan Menderes Havalimanı, dış hatlarda 34 havayoluyla 36 ülkedeki 79 destinasyona, iç hatlarda ise 26 destinasyona direkt uçuş imkânı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akaryakıt Maliyetlerindeki Dalgalanma Navlun Fiyatları Üzerindeki Baskıyı Artırıyor Haber

Akaryakıt Maliyetlerindeki Dalgalanma Navlun Fiyatları Üzerindeki Baskıyı Artırıyor

Akaryakıt, döviz kuru, finansman, bakım, lastik ve amortisman giderlerindeki artış, taşımacılık sektörünün maliyet yapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Buna karşılık yoğun fiyat rekabeti, önceden imzalanan taşıma sözleşmeleri ve müşterilerin maliyet hassasiyeti, yükselen giderlerin navlun fiyatlarına aynı hızda yansıtılmasını zorlaştırıyor. Maliyetler ile taşıma fiyatları arasındaki makasın sıkışması, sektörde iş hacmi korunurken şirketlerin kar marjlarının daralmasına yol açıyor. Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) tarafından paylaşılan verilere göre, Türkiye sınır kapılarındaki akaryakıt fiyat artışı Mart 2026 itibarıyla yüzde 110 bandına ulaştı. Yine aynı verilere göre, uluslararası taşımacılıkta kullanılan bazı Ro-Ro hatlarındaki Yakıt Ayarlama Faktörü (BAF) bedelleri mart-mayıs döneminde yaklaşık yüzde 150 yükseldi. Akaryakıt maliyetlerinde kısa sürede yaşanan bu artışlar, özellikle önceden fiyatlandırılmış uluslararası taşıma sözleşmelerinin yönetimini zorlaştırırken taşımacılık şirketlerinin yanı sıra ihracat zinciri üzerinde de ilave baskı oluşturuyor. “Düşük marjlarla iş hacmini korumak sürdürülebilir değil” Sektörde maliyetlerin yükselmesine karşın taşıma fiyatlarının aynı hızda güncellenemediğine dikkat çeken Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, fiyat rekabetinin yalnızca şirketlerin karlılığını değil, hizmet kalitesinin ve operasyonel kapasitenin sürdürülebilirliğini de etkileyebileceğini belirtti. Akça, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Akaryakıt ve döviz kuru hareketleri başta olmak üzere finansman, bakım, lastik ve diğer operasyonel giderlerdeki değişimler, nakliye operasyonlarının planlanmasını ve fiyatlandırılmasını her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Ancak yoğun rekabet nedeniyle maliyet artışlarının taşıma fiyatlarına aynı ölçüde yansıtılamadığı dönemlerde şirketlerin marjları daralıyor. Müşteri ve iş hacmini korumak amacıyla sürekli düşük marjlarla çalışmak, uzun vadede sürdürülebilir bir model oluşturmuyor. Bu nedenle sektörde başarıyı yalnızca ciro veya taşınan yük miktarıyla değil sağlıklı karlılık, hizmet kalitesi ve operasyonel sürdürülebilirlikle birlikte değerlendirmek gerekiyor.” Maliyetlerdeki öngörülemezliğin bütçe ve fiyatlama süreçlerini zorlaştırdığını belirten Akça, değişen koşullara hızlı uyum sağlayabilen fiyatlandırma modellerinin önem kazandığını ifade etti. Akça, müşterilerle yapılan sözleşmelerde akaryakıt, kur ve diğer temel maliyet kalemlerindeki olağandışı değişimleri dikkate alan, şeffaf ve karşılıklı olarak öngörülebilir mekanizmaların geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Taşımacılıktaki maliyet baskısı ihracat zincirini de etkiliyor Taşımacılık maliyetlerinde yaşanan artışlar, yalnızca lojistik şirketlerinin finansal yapısını ilgilendirmiyor. Navlun maliyetlerinin yükselmesi; üreticilerin, ihracatçıların ve perakende şirketlerinin tedarik zinciri giderlerini de artırıyor. Maliyet artışlarının tamamen taşımacılık şirketleri tarafından üstlenilmesi lojistik hizmetlerinin sürdürülebilirliğini zorlarken, navlun fiyatlarına doğrudan yansıtılması ise ihracatçıların uluslararası pazarlardaki rekabet gücü üzerinde baskı yaratabiliyor. Bu nedenle maliyet artışlarının tedarik zincirindeki taraflardan yalnızca birinin üzerinde bırakılmaması gerektiğine dikkat çeken Enes Akça, şöyle konuştu: “Lojistik, üretim ile pazar arasındaki stratejik bağlantıyı oluşturuyor. Taşıma operasyonlarının sürdürülebilirliği zayıfladığında bunun etkisi yalnızca lojistik şirketleriyle sınırlı kalmıyor; üretimden ihracata kadar bütün zincire yayılıyor. Bu nedenle maliyet ve risklerin üretici, müşteri ve lojistik hizmet sağlayıcı arasında şeffaf, ölçülebilir ve tarafların kontrol alanlarıyla uyumlu şekilde paylaşılması gerekiyor.” Verimlilik ve dijital planlama belirleyici olacak Artan maliyetler karşısında operasyonel verimliliğin şirketler açısından en önemli rekabet unsurlarından biri haline geldiğini söyleyen Akça, doğru kapasite kullanımı, rota planlaması, gerçek zamanlı raporlama ve ölçülebilir performans göstergelerinin kaynakların daha etkin kullanılmasına katkı sağladığını ifade etti. Akca Lojistik’te operasyonların belirlenen performans göstergeleri üzerinden düzenli olarak takip edildiğini, maliyet analizlerinin güncellediğini ve süreç iyileştirme çalışmalarına odaklandığını belirten Akça; teknolojiden süreçleri daha görünür ve yönetilebilir hale getirmek amacıyla istifade ettiklerini söyledi. WMS (Depo Yönetim Sistemi) - TMS (Nakliye Yönetim Sistemi) çözümlerinden eş zamanlı veri akışlarına, stok yönetiminden sistem entegrasyonlarına kadar kullanılan uygulamaların sahadaki kayıpların daha erken tespit edilmesine ve süreçlerin sürekli iyileştirilmesine katkı sağladığını ifade etti. Akça, “Teknoloji tek başına bütün maliyet sorunlarını çözmüyor elbette ancak veriyle desteklenen planlama, mevcut kaynakların çok daha verimli kullanılmasını sağlıyor. İzlenebilirlik ve anlık veri akışıyla beklemeleri, kapasite kayıplarını ve operasyonel sapmaları daha erken tespit edebiliyoruz. Böylece yalnızca maliyetleri kontrol etmekle kalmıyor, müşterilere daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir hizmet sunabiliyoruz.” diye konuştu. Sürücü açığı kapasite kullanımını zorlaştırıyor Sektörde maliyet baskısına eşlik eden diğer önemli sorunun deneyimli sürücü ve nitelikli operasyon personeli ihtiyacı olduğunu belirten Akça, insan kaynağına erişimde yaşanan güçlüğün mevcut filoların etkin kullanımını sınırlayabildiğini kaydetti. Deneyimli çalışanların sektörde tutulması kadar yeni sürücülerin yetiştirilmesinin de önem taşıdığını ifade eden Akça, dijitalleşen lojistik operasyonlarının sürücülerin yanı sıra veri analitiği, mühendislik, yazılım ve operasyon yönetimi gibi farklı alanlarda yetkin profesyonellere ihtiyaç duyduğunu söyledi. Akça sözlerini şöyle tamamladı: “Maliyetlerin yükseldiği, fiyat baskısının devam ettiği ve nitelikli insan kaynağına erişimin zorlaştığı bir ortamda rekabet yalnızca en düşük fiyatı sunmak üzerinden şekillenemez. Önümüzdeki dönemde finansal dayanıklılığını koruyan, risklerini doğru yöneten, operasyonlarını ölçülebilir hale getiren ve teknolojiyi ihtiyaçları doğrultusunda kullanan şirketler daha güçlü bir konuma gelecek. Lojistik sektörünün sürdürülebilirliği için fiyat, hizmet kalitesi ve sağlıklı karlılık arasında dengeli bir yapı kurulması gerekiyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Turistlerin Yeni Rotası Uzak Doğu Haber

Türk Turistlerin Yeni Rotası Uzak Doğu

Konaklamadan ulaşıma, rehberlikten çevre gezilerine kadar tatilin farklı aşamalarını tek programda buluşturan; ek harcamaları azaltan ve bütçe planlamasını kolaylaştıran kapsamlı tur paketleri bu nedenle daha fazla ilgi görüyor. Coral Travel Türkiye Genel Müdürü Mehmet Kamçı, premium yaklaşımının yalnızca konaklama standardıyla tanımlanmadığını belirterek şunları söylüyor: “Premium ifadesi bizim için yalnızca otel kategorisini anlatmıyor; seyahatin uçtan uca doğru planlanması ve nitelikli bir deneyim sunulması anlamına geliyor. Misafirlerimize sadece bir seyahat değil, baştan sona konforla örülmüş bir yaşam deneyimi sunuyoruz. Rotaların oluşturulmasından şehirlerde geçirilecek süreye, otel ve araç seçiminden rehber atamalarına kadar tüm kararları yıllar içinde edindiğimiz deneyim ve misafirlerimizden aldığımız geri bildirimler doğrultusunda veriyoruz. Amacımız, misafirimizin turu satın alırken gördüğü fiyatın seyahatin gerçek ve toplam maliyeti olması.” Turistler yeni deneyimler arayışında 2026 yılında Coral Travel’ın premium ürünlerinde İspanya-Endülüs, Bernina Treni ile İsviçre Alpleri, İskandinavya ve Fiyortlar ile İtalya Çizme rotası gibi Avrupa’nın ikonik kentlerinin yanı sıra oldu Bali, Singapur, Japonya, Güney Kore, Güney Afrika, Tayland, ABD ve Özbekistan gibi uzak ve egzotik rotalar öne çıktı. Bu tablo, Türk turistlerin bir yandan klasik Avrupa rotalarına ilgisini sürdürürken bir yandan ve deneyim odaklı destinasyonlara da yöneldiğini gösteriyor. Japonya, Güney Kore ve Sri Lanka Türk turistlerin ilgisinin arttığı destinasyonlar arasında öne çıktı. Japonya'ya olan talep geçen yıla göre yüzde 70, Güney Kore'ye olan talep ise yüzde 50 arttı. Yeni deneyimler sunan bu rotaların yanı sıra Azerbaycan, diğer Türk Cumhuriyetleri ve Gürcistan gibi yakın coğrafyalar da ürün çeşitliliğini güçlendiriyor. Ekrandan rotaya: Set-jetting seyahat tercihlerinde güçleniyor Premium seyahatin deneyim boyutunu besleyen yeni eğilimlerden biri de film ve dizilerde görülen lokasyonlardan ilhamla seyahat planlama anlamına gelen “set-jetting”. 18 ülkede 24 bin yetişkinle gerçekleştirilen Unpack ’26 araştırmasına göre Z ve Y kuşağı seyahatseverlerin yüzde 81’i tatil planlarını film ve televizyon yapımlarında gördükleri lokasyonlardan hareketle oluşturuyor. Küresel seyahatseverlerin yüzde 53’ü ise ekranlardan ilham alan seyahatlere ilgisinin son bir yılda arttığını belirtiyor. Christopher Nolan’ın Homeros’un destanından uyarladığı The Odyssey de bu eğilimin 2026’daki dikkat çekici örneklerinden biri oldu. Filmin Peloponez başta olmak üzere Yunanistan’daki çekim noktalarının yanı sıra Sicilya, Fas ve İskoçya gibi lokasyonları yeniden seyahat gündemine taşıması, sinema ile destinasyon keşfi arasındaki bağı güçlendirdi. Altı yeni deneyim rotası sunulacak Coral Travel, önümüzdeki dönemde premium tur ağını farklı coğrafyalarda yeni programlarla genişletmeye hazırlanıyor. Portföye eklenmesi planlanan rotalar arasında Yangtze Nehri’nde Büyük Çin; Kızıl Nehir’den Mekong’a Vietnam; Asya’nın ödüllü egzotik adası Phu Quoc; Okyanusun İncisi Zanzibar; Güney Afrika-Botsvana-Victoria Şelaleleri ve Kahire’den Abu Simbel’e Mısır’ın Altın Rotası bulunuyor. Yüzde 97,8 memnuniyet Coral Travel verilerine göre 2026’da bugüne kadar premium turlarla seyahat eden misafirlerin memnuniyet oranı yüzde 97,8 olarak gerçekleşti. Artan rekabet ortamında uzun vadeli marka değerinin yalnızca fiyat avantajıyla değil; güven, memnuniyet ve tekrar seyahat eden sadık misafirlerle oluşturulabileceği yaklaşımını benimseyen Coral Travel, premium tur programlarını konfor, hizmet kalitesi ve maliyet öngörülebilirliği ekseninde şekillendiriyor. Avrupa rotalarında merkezi konumdaki 4 yıldızlı oteller, uzak destinasyonlarda ise bölgenin özelliklerine göre seçilen 4 ve 5 yıldızlı tesislerin tercih edildiğini belirten Mehmet Kamçı, “Premium turlar ilk bakışta standart ürünlerden bir miktar daha yüksek fiyatlı görünebilir. Ancak standart bir turun fiyatına ekstra turlar, giriş ücretleri ve şehir vergileri gibi dahil olmayan kalemler eklendiğinde toplam maliyet farkı önemli ölçüde azalıyor. Bizim için mesele yalnızca bir kez tur satmak değil; misafirimizin satın alma aşamasından eve dönüşüne kadar iyi bir deneyim yaşamasını ve sonraki seyahatlerinde de bizi tercih etmesini sağlamak” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otel-Tatil Köyü Şikayetleri Bir Ayda Yüzde 168 Arttı Haber

Otel-Tatil Köyü Şikayetleri Bir Ayda Yüzde 168 Arttı

Zincir otellerde artış yüzde 109, otel pazarlama sitelerinde yüzde 92, villa-ev pazarlama sitelerinde yüzde 90 olurken, tur operatörleri ve tatil pazarlama şirketlerine yönelik şikayetler yüzde 50 yükseldi. Şikayetlerde hijyen ve hizmet kalitesinden rezervasyon iptallerine, ücret iadelerinden gerçeği yansıtmayan ilanlara kadar birçok sorun öne çıktı. Yaz sezonunun yoğunlaşmasıyla birlikte tatil planları tüketiciler için pek çok sorunu da beraberinde getirdi. Çözüm platformu Şikayetvar’ın verileri, hazirandan temmuza geçişte tatil sektörünün farklı alanlarında şikayetlerin belirgin biçimde yükseldiğini ortaya koydu. En dikkat çekici artış otel-tatil köyü kategorisinde gerçekleşti. Haziran ayında 560 olan şikayet sayısı temmuzda bin 500’e yükseldi. Böylece bu kategoride yalnızca bir ayda 940 ek şikayet kaydedilirken artış oranı yüzde 168’e ulaştı. İncelenen diğer tatil kategorilerinde de benzer bir tablo görüldü. Zincir otellere yönelik şikayetler 215’ten 450’ye çıkarak yüzde 109 arttı. Otel pazarlama sitelerinde şikayet sayısı 630’dan bin 208’e yükseldi ve yüzde 92 artış kaydedildi. Villa-ev pazarlama sitelerine yönelik şikayetler 136’dan 259’a çıkarak yüzde 90 yükselirken, tur operatörleri ve tatil pazarlama şirketlerine ilişkin şikayet sayısı 997’den bin 495’e ulaştı. Bu kategorideki artış yüzde 50 olarak gerçekleşti. Beş kategorinin toplamına bakıldığında ise haziran ayında 2 bin 538 olan şikayet sayısının temmuzda 4 bin 912’ye yükseldiği görülüyor. Böylece incelenen beş tatil kategorisinde şikayet hacmi bir ayda yaklaşık yüzde 94 arttı. Otellerde hijyen ve hizmet kalitesi şikayetleri öne çıktı Otel-tatil köyü kategorisinde tüketicilerin dile getirdiği sorunların başında temizlik ve hijyen problemleri geliyor. Odaların yeterince temizlenmemesi, nevresim ve banyoların hijyen standartlarını karşılamaması, ortak alan ve havuz temizliği, kötü koku ve haşere şikayetleri tüketicilerin paylaşımlarında öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Yemeklerin kalitesi ve çeşitliliğinin beklentiyi karşılamaması da sık dile getirilen sorunlardan biri oldu. Özellikle “her şey dahil” konseptiyle hizmet veren tesislerde yemek çeşitliliğinin yetersiz olması, yiyeceklerin kalitesi, restoranlardaki hijyen ve yoğunluk tüketicilerin tepki gösterdiği konular arasında yer aldı. Tüketiciler ayrıca rezervasyon veya tanıtım sırasında sunulan hizmetlerle tatil sırasında karşılaştıkları koşulların uyuşmadığını belirtti. Klima, sıcak su ve oda donanımlarındaki teknik sorunlar; vaat edilen tesis olanaklarının kullanılamaması; personelin ilgisizliği ve yaşanan sorunlara çözüm bulunamaması da şikayetlerde öne çıktı. Tatilini erken sonlandırmak isteyen bazı tüketiciler ise ücret iadesi süreçlerinde sorun yaşadıklarını aktardı. Zincir otellerde fiyat-hizmet dengesi sorgulanıyor Şikayet sayısının bir ayda yüzde 109 arttığı zincir otel kategorisinde oda temizliği, genel hijyen ve teknik aksaklıklar ön plana çıktı. Klima, sıcak su ve oda ekipmanlarında yaşanan sorunların yanı sıra yemek ve içecek hizmetlerinin kalite açısından beklentiyi karşılamaması tüketicilerin dile getirdiği başlıca konular arasında yer aldı. Şikayetlerde, satın alınan oda veya hizmet ile tesiste sunulan hizmet arasında farklılık bulunduğuna yönelik bildirimler de dikkat çekti. Personelin tutumu, ek ücret talepleri ve ücret iadesi süreçlerinde yaşanan sorunlar da tüketicilerin gündemindeydi. Özellikle yüksek fiyat ödenen tesislerde beklenti ile sunulan hizmet arasındaki fark şikayetlerin önemli nedenlerinden biri olarak öne çıktı. Rezervasyon var, otelde kayıt yok Otel pazarlama sitelerine yönelik şikayetlerde ise sorunların odağı konaklama deneyiminden çok rezervasyon ve ödeme süreçleri oldu. Kategoride şikayetler hazirandan temmuza yüzde 92 artarak 1.208’e ulaştı. Tüketicilerin öne çıkardığı başlıca sorunlar arasında ödeme yapılmasına ve rezervasyon onayı alınmasına rağmen kaydın otel sisteminde görünmemesi, otelin rezervasyonu kabul etmemesi veya rezervasyonun sonradan iptal edilmesi yer aldı. İptal edilen rezervasyonların ücretinin zamanında iade edilmemesi, çift ya da hatalı tahsilatlar, ücretsiz iptal koşullarına ilişkin anlaşmazlıklar ve müşteri hizmetlerine ulaşmakta yaşanan güçlükler de şikayetlerde öne çıktı. Bazı tüketiciler satış sırasında gördükleri fiyat ile ödeme aşamasında ya da sonrasında karşılaştıkları tutarların farklı olduğunu belirtti. Villa tatilinde ilan ile gerçek arasındaki fark tepki çekti Villa-ev pazarlama sitelerinde şikayet sayısı bir ayda yüzde 90 artarak 259’a çıktı. Bu kategoride özellikle ilanlarda gösterilen özelliklerle tüketicilerin tatil yerine gittiklerinde karşılaştıkları koşulların uyuşmaması dikkat çekti. Fotoğrafların, konumun, manzaranın, tesis özelliklerinin veya villanın kapasitesinin ilanda sunulandan farklı olduğu yönündeki şikayetlerin yanı sıra sahte ilan ve kapora dolandırıcılığı iddiaları da tüketicilerin paylaşımlarında yer aldı. Rezervasyonun tek taraflı iptal edilmesi, farklı bir tesise yönlendirilme, kapora veya rezervasyon bedelinin iade edilmemesi, sonradan ek ücret talep edilmesi ve platform ya da tesis yetkililerine ulaşılamaması da bu kategoride öne çıkan sorunlar arasında bulunuyor. Tur operatörlerinde şikayet sayısı bin 500’e yaklaştı Tur operatörleri ve tatil pazarlama şirketleri kategorisinde şikayetler yüzde 50 artarak 997’den bin 495’e yükseldi. Böylece kategori, temmuz ayında şikayet hacmi en yüksek alanlardan biri oldu. Tüketiciler tur veya rezervasyonların firma tarafından iptal edilmesi ya da değiştirilmesi, iptal sonrası ücret iadelerinin gecikmesi, satın alınan otel yerine farklı veya daha düşük standartta bir tesise yönlendirilme gibi sorunları gündeme taşıdı. Satış sırasında vaat edilen hizmetlerin veya tur programının değiştirilmesi, müşteri hizmetlerinden çözüm alınamaması, fiyat farkları ve ek ücret talepleri de öne çıkan diğer başlıklar oldu. Paket turlarda ise ulaşım, rehberlik hizmetleri, otel seçimi ve program organizasyonuna ilişkin sorunlar tüketicilerin şikayetlerine yansıdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

sigortaladim.com “Türkiye’nin En İyi Dijital Sigorta Pazaryeri” Seçildi Haber

sigortaladim.com “Türkiye’nin En İyi Dijital Sigorta Pazaryeri” Seçildi

Başta trafik, kasko, DASK, konut ve sağlık sigortası branşları olmak üzere bireysel ve kurumsal müşterilerin bütçe ve ihtiyaçlarına en uygun sigorta tekliflerini 20’nin üzerinde sigorta şirketi üzerinden karşılaştırmalı olarak sunan sigortaladim.com, “Türkiye’nin En İyi Dijital Sigorta Pazaryeri” ödülüne layık görüldü. Global Brands Magazine tarafından her yıl düzenlenen ve farklı ülkelerden şirketlerin bağımsız bir araştırma kuruluşu tarafından hizmet kalitesi, performans başarısı, müşteri odaklı yaklaşım ve marka yönetimi gibi kriterler doğrultusunda değerlendirildiği programda sigortaladim.com, geçtiğimiz yıl da “Türkiye’nin Lider Sigorta Platformu” ödülünü kazanmıştı. Sigorta süreçlerini daha hızlı, kolay ve erişilebilir hale getirmeye yönelik dijital çözümler sunan platform, yapay zekâ destekli çözümleri ve sigorta ekosistemine katkı sağlayan projeleriyle dijital sigortacılık alanındaki konumunu uluslararası ölçekte bir kez daha ödülle taçlandırdı. “Sigorta süreçlerini daha sade ve erişilebilir hale getirmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan sigortaladim.com Genel Müdürü Orçun Kızıltepe, “Kullanıcılarımızın bize duyduğu güven ve iş ortaklarımızla birlikte ortaya koyduğumuz çalışmalar, sigortaladim.com’un büyüme yolculuğunun en önemli yapı taşlarını oluşturuyor. Geliştirdiğimiz ürünlerden hayata geçirdiğimiz iş birliklerine kadar attığımız her adımda kullanıcılarımızın ihtiyaçlarını merkeze alıyor, sigorta süreçlerini mümkün olduğunca sade ve pratik hale getirmeyi amaçlıyoruz. Bugün 2,2 milyonun üzerinde müşteriye hizmet veren ve yılda ortalama 4 milyon ziyaretçiye ulaşan güçlü bir dijital ekosistem olarak, kullanıcılarımıza sunduğumuz değeri sürekli geliştirmeye odaklanıyoruz. Global Brands Magazine tarafından ikinci kez ödüle layık görülmek, kullanıcılarımıza sunduğumuz değerin ve iş ortaklarımızla birlikte oluşturduğumuz ekosistemin uluslararası ölçekte takdir görmesi açısından bizim için son derece anlamlı. Önümüzdeki dönemde de sigorta deneyimini daha hızlı, daha kişiselleştirilmiş ve daha erişilebilir hale getirecek yenilikçi çözümler geliştirmeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çırağan Sarayı'nın Bahçelerinde Boğaz’a Karşı Lüks Piknik Geleneği  Haber

Çırağan Sarayı'nın Bahçelerinde Boğaz’a Karşı Lüks Piknik Geleneği 

Boğaz'ın kıyısında, renkli bir konseptle sunulan, Çırağan Sarayı'nın tarihi atmosferiyle bütünleşen lüks piknik deneyimi, konukları tarihle iç içe, zarif ve keyifli bir gastronomi yolculuğuna çıkarıyor. Özenle seçilmiş lezzetlerden oluşan menülerin eşsiz sunumu, şehirde keyifli bir deneyim yaşamak isteyenler için muhteşem bir seçenek sunuyor. Sarayın tarihi atmosferini modern gastronomiyle buluşturan bu özel deneyim, misafirleri açık havada zarif ve çok katmanlı bir lezzet yolculuğuna davet ediyor. Boğaz’ın ferah esintisi eşliğinde, saray bahçelerinde rengarenk bir konseptle sunulan piknik deneyimi; tarihle iç içe, rafine ve keyifli bir sofra etrafında buluşma fırsatı sunarken, her detayında saray mutfağının incelikli yaklaşımını hissettiriyor. Saray Bahçesinde Göz Alıcı Bir Sofra, Benzersiz Lezzetler Çırağan Sarayı’nın ihtişamlı bahçelerinde kurulan bu deneyimde misafirlere üç farklı menü alternatifi sunuluyor. Menülerin her biri, özel tarifler ve özenle seçilmiş malzemelerle hazırlanmış, sofistike bir açık hava sofrası vadediyor. Menülerin ortak noktası ise taze malzemeler, dengeli tabaklar ve paylaşım odaklı bir sunum yaklaşımı. Peynir ve şarküteri tabaklarından mevsim salatalarına, focaccia ve deniz ürünlerine uzanan seçenekler hem hafif hem doyurucu bir akış yaratıyor. Izgara sebzeler, arancini, mini empanada, tavuk şiş ve farklı sıcak atıştırmalıklara ek olarak istiridye, karides ve lakerda gibi deniz ürünleri de öne çıkıyor. Nefis sandviçler, saray pastanesinde yapılan çeşit çeşit artizan ekmekler, kruvasanlar ve grisini çeşitlerinin yanı sıra mini paçanga böreği, mini etli burger gibi atıştırmalıklar, Boğaz’ın büyüleyici silueti eşliğinde doyumsuz bir gurme piknik deneyimi yaşatıyor. Daha geleneksel tatlar tercih edenler için ise peynir çeşitleri, simit sandviçler ve sıcak lezzetler menüde yer alıyor. Kaymaklı menemen, kavurmalı börek, sucuk, paçanga ve mücver gibi klasikler; günün her saatine uygun, tanıdık ve keyifli bir alternatif sunuyor. Piknik menüsünde yer alan tatlılardan; sarayın baklava odasında özel baklava şefleri tarafından hazırlanan baklavalar, lokumlar, el yapımı saray sarması, yaz meyveli kekler, yeşil çaylı ve ahududulu muffin, meyveli tartlar ve çikolatalı mus, Antep fıstıklı sarma, üzümlü cevizli muffin ve taptaze meyveler; konukları Boğaz’ın büyüleyici manzarası eşliğinde unutulmaz anılara dönüşen bir tatlı şölenine davet ediyor. Özel Anlar İçin Eşsiz Bir Atmosfer Enfes saray lezzetleriyle dolup taşan bir piknik sefasında, Çırağan Sarayı ekibinin benzersiz hizmet kalitesi ile sunulan bu deneyim; özel kutlamalar, doğum günleri ve aile buluşmaları gibi etkinlikler için benzersiz bir konsept olarak öne çıkıyor. Lüks piknik deneyimi, minimum 6 kişilik rezervasyonlar için olup, her menü çeşitli içecek paketleriyle zenginleştirilebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fırat EDAŞ'tan Performans Değerlendirme ve Ödüllendirme Haber

Fırat EDAŞ'tan Performans Değerlendirme ve Ödüllendirme

Doğu Anadolu Bölgesi’nde elektrik dağıtım hizmeti sunan Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. (Fırat EDAŞ), sorumluluk alanında bulunan Elazığ, Malatya, Bingöl ve Tunceli illerindeki yürüttüğü faaliyetlere ilişkin 2025 yılı ilçe performanslarını değerlendirdiği toplantıyı Elazığ’da gerçekleştirdi. İl ve ilçe yöneticilerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, 2025 yılına ait operasyonel veriler kapsamlı şekilde incelenerek, hizmet kalitesi, operasyonel verimlilik ve saha performansı gibi kritik göstergeler üzerinden yapılan değerlendirmeler doğrultusunda başarılı olan ilçeler ödüllendirildi. Aksa Elektrik Dağıtım Operasyonları Genel Müdürü Alper Erbaş, Aksa Elektrik Dağıtım Operasyonları Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Çakmak ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fırat Doğan’ın katılım sağladığı ödül töreninde 142 çalışan, gösterdikleri performans doğrultusunda ödüle layık görüldü. Saha operasyonlarındaki başarının sürdürülebilirliği açısından ekiplerin rolüne dikkat çekilen tören kapsamında, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na (TEGV) bağış yapılarak çocukların eğitimine destek sağlandı. Bu yaklaşım, Fırat EDAŞ’ın sahadaki başarısı ile sosyal sorumluluğu birlikte ele alan bütüncül yönetim anlayışının bir yansıması olarak öne çıktı. Şirket, önümüzdeki dönemde de veri odaklı yönetim anlayışıyla operasyonel verimliliği artırmaya ve paydaşlarına kesintisiz, kaliteli enerji hizmeti sunmaya odaklanmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.