Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hizmet Sektörü

Kapsül Haber Ajansı - Hizmet Sektörü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hizmet Sektörü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ford Otosan’ın Güçlü Ekosistemi Sayesinde Türkiye Ekonomisi Kazanıyor Haber

Ford Otosan’ın Güçlü Ekosistemi Sayesinde Türkiye Ekonomisi Kazanıyor

Üretimden mühendisliğe, tedarik zincirinden bayilerine uzanan bu geniş etki alanı, Ford Otosan’ın sadece bir otomotiv şirketi değil, Türkiye ekonomisinin yaklaşık %1’ini temsil eden dev bir sanayi merkezi olduğunu ortaya koyuyor. Ford Otosan’ın yarattığı güçlü ekosistem sayesinde; üretimden istihdama, katma değerden makroekonomik ölçeğe kadar her alanda Türkiye ekonomisine rasyonel ve çok katmanlı bir katkı sağlanıyor. Türkiye’nin lider otomotiv şirketi Ford Otosan, üretimden ihracata, mühendislikten yan sanayiye uzanan kapsamlı ekosistemiyle Türkiye ekonomisinin en güçlü sanayi oyuncuları arasında yer alıyor. Türkiye otomotiv üretiminin yaklaşık 1/3’ünü gerçekleştiren Ford Otosan’ın yarattığı katma değer, yalnızca kendi faaliyetleriyle sınırlı kalmayarak tedarik zinciri, hizmet aldığı sektörler, çalışanları ve bayi ağı ve daha niceleri aracılığıyla ekonominin geneline yayılan çok boyutlu bir etki yaratıyor. Ford Otosan Ürettikçe Türkiye Üretiyor: 1 TL → 2,94 TL Sanayideki üretim çarklarını hareketlendiren Ford Otosan, tedarik zinciri ve yan sanayi üzerindeki etkisiyle toplam üretimi katlayarak büyütüyor. Şirketin gerçekleştirdiği her 1 TL’lik üretim, ekonominin genelinde toplam 2,94 TL’lik bir üretim hacmini tetikliyor. Bu veri, Ford Otosan’ın üretim gücünün sadece kendi fabrikalarıyla sınırlı kalmadığını, lojistikten metale, yazılımdan enerjiye kadar onlarca farklı sektörde üretimi büyüten bir "motor" vazifesi gördüğünü kanıtlıyor. Ekonomide Güçlü Kaldıraç Etkisi: 6,65 Katlık Katma Değer Ford Otosan’ın ekonomiye sağladığı en büyük katkılardan biri de yüksek katma değer yaratma kapasitesi. Şirketin GSYH’ye yaptığı her 1 TL’lik doğrudan katkı, ekosistemindeki çarpan etkisiyle Türkiye ekonomisine 6,65 TL olarak geri dönüyor. Bu kaldıraç etkisi, Ford Otosan’ın sanayide verimliliği artıran ve milli geliri besleyen stratejik bir güç olduğunu gösteriyor. İstihdamda 14 Katlık Dev Ekosistem İstihdam tarafındaki veriler, Ford Otosan’ın istihdam üzerindeki etkisini de net bir şekilde ortaya koyuyor. Ford Otosan bünyesinde yaratılan her 1 kişilik istihdam, Türkiye genelinde 14,47 kişilik bir iş gücü talebine karşılık geliyor. Tedarik zinciri ve hizmet sektörleri dahil edildiğinde toplamda 277 bin kişilik bir istihdam ağına dokunan şirket, Türkiye’nin en büyük istihdam platformlarından biri konumunda bulunuyor. Türkiye Ekonomisinin %1’i Ford Otosan Ekosistemiyle Şekilleniyor Ford Otosan, üretimden tedarik zincirine, istihdamdan yan sanayiye uzanan geniş faaliyet alanıyla Türkiye ekonomisi için önemli bir değer yaratıyor. Şirket, doğrudan ve dolaylı etkileriyle Türkiye’nin Gayrisafi Yurtiçi Hasılası’nın (GSYH) yaklaşık %1’ine karşılık gelen bir ekonomik büyüklüğü temsil ediyor. Ford Otosan’ın faaliyetleri; yalnızca kendi üretim hacmiyle sınırlı kalmayıp, birlikte çalıştığı tedarikçiler, iş ortakları ve desteklediği sektörler aracılığıyla ekonomide çarpan etkisi yaratan bir yapı ortaya koyuyor. Bu kapsamlı katkı, Ford Otosan’ın Türkiye’de sanayinin gelişimine, sürdürülebilir büyümeye ve istihdamın güçlenmesine olan uzun vadeli katkısını bir kez daha ortaya koyuyor. Güven Özyurt: “Sanayi, doğru kurgulandığında ekonominin tamamını büyüten bir güç haline gelir” Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt, Ford Otosan’ın ekonomik etkilerine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ford Otosan yalnızca bir otomotiv üreticisi değil; Türkiye’de değeri büyüten, üretimi çoğaltan ve dönüşümü hızlandıran rasyonel bir güçtür. Biz büyüdükçe sadece kendi ölçeğimiz genişlemiyor; Türkiye otomotiv sektörü derinleşiyor, tedarik sanayi güçleniyor, hizmet sektörü gelişiyor, ihracat artıyor, istihdam yayılıyor ve ekonomide çok katmanlı bir etki oluşuyor. Bu bize aynı zamanda sanayinin doğru kurgulandığında yalnızca üretim yapmadığını; kalkınma, rekabetçilik ve toplumsal fayda da ürettiğini gösteriyor. Biz bu ülkenin ve insanlarının potansiyeline güveniyoruz. Önümüzdeki dönemde de vites küçültmeden teknoloji geliştirmeye, üretmeye ve değer yaratmaya devam edeceğiz.” Çok Sektörlü Yayılım: Sanayiden Hizmetlere Ford Otosan’ın ekonomik etkisi, yalnızca kendi üretim hacmiyle sınırlı kalmıyor; etrafında oluşan geniş sanayi ve hizmet ekosistemi üzerinden ekonomide zincirleme bir büyüme yaratıyor. Ford Otosan kauçuk-plastik, metal, enerji, inşaat, tarım ve madencilik gibi birçok sektörde ekonomik aktiviteyi tetikliyor. Şirketin tedarik zinciri, hizmet aldığı sektörler ve yan sanayisinin kendi içinde büyümesiyle ve diğer sektörler ile ekonomik aktiviteleri zincirleme olarak dolaylı etki yaratıyor. Bu büyüklük, şirketi yalnızca üretim yapan bir sanayi kuruluşu değil; ekonomide geniş tabanlı büyüme yaratan bir “çarpan mekanizması” haline getiriyor. Bu çarpan mekanizması milli gelire katkı, istihdam, üretim ve ekonomik katma değer olarak karşımıza çıkıyor. Ford Otosan’ın Türkiye’ye Olan Katkıları Ekonomik Etki Analizi Araştırması ile de Doğrulandı Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Orhan Erem Ateşağaoğlu ve Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Özertan tarafından hazırlanan ekonomik etki analizi araştırması, Ford Otosan’ın Türkiye ekonomisinde yalnızca bir üretici olmadığını; sektörler arası etkileşimi güçlendiren ve ekonomik aktiviteyi zincirleme şekilde büyüten bir “ekosistem merkezi” olduğunu gösterdi. Onaylı 2024 finansal verileri ile yapılan araştırmada Ford Otosan’ın kauçuk-plastik sektöründen, elektrik- su- inşaat sektörüne, tarım madencilikten, fabrikasyon metal ürünlere kadar 12 farklı sektör ile girdi çıktı ilişkisi temel alınarak, şirketin Türkiye ekonomisine katkısı ve varlığı sebebi ile yarattığı katma değer doğrulandı. Çalışma, şirketin doğrudan üretim faaliyetlerinin ötesine geçen etkisini; yan sanayi, hizmetler ve tüketim üzerinden tetiklenen zincirleme ve dolaylı etkileri de merceğe aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnşaat Sektöründe Kasım Ayı Durgun Geçti Haber

İnşaat Sektöründe Kasım Ayı Durgun Geçti

Tüm endeksler yılın büyük bölümünde eşik değerin altında dalgalı bir seyir izledikten sonra son aylarda eşik değere doğru sınırlı bir toparlanma göstermiştir.​ Rapor, inşaat sektörünün kasım ayında önceki yılın aynı dönemine kı yasla daha olumlu bir noktaya geldiğini ancak iyileşmenin düşük oranlı ve kırılgan bir nitelik taşıdığını ortaya koymaktadır. Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye'de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içerisinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan öncü bir göstergedir. Hazır Beton Endeksi 2025 Ekim Ayı Raporu'na göre, tüm endeksler yılın büyük bölümünde eşik değerin altında dalgalı bir seyir izledikten sonra son aylarda eşik değere doğru sınırlı bir toparlanma göstermiştir. Kasım ayında endeks değerleri, bir önceki aya göre çok belirgin bir değişim göstermemiş, sevi yeler birbirine oldukça yakın gerçekleşmiştir. Güven Endeksi, yıl içinde gösterdiği düşük seviyelerden toparlanmış olsa bile hâlâ diğer alt endekslerin gerisinde kalmıştır. Faaliyet Endeksi yaz aylarında belirgin bir yükseliş kaydettikten sonra son aylarda eşik değerin hemen altında dengelenmiş durumdadır. Beklenti Endeksi ise yıl boyunca görece daha istikrarlı seyretmiş, son aylarda sınırlı bir artışla eşik değere yakınlaşmıştır. Tüm bunlara bakıldığında Hazır Beton Endeksi, alt endekslerdeki bu sınırlı toparlanmaya paralel olarak yataya yakın bir görünüm sergilemiş, kritik eşik seviyesine yaklaşmış ancak üzerine çıkamamıştır. Geride bıraktığımız kasım ayında Güven Endeksi hariç endekslerin tamamı, bir önceki aya kıyasla sınırlı da olsa artış göstermiştir, Faaliyet Endeksi yüzde 0,6 ile en güçlü artışı kaydederken, Hazır Beton Endeksi ile Beklenti Endeksi yüzde 0,3 oranında yü kselmiştir. Güven Endeksi ise diğerlerinden ayrışarak yüzde 0,1 oranında gerilemiş ve tek negatif endeks olmuştur. Tüm endekslerin hareketi, aktivitede ve beklentilerde temkinli bir iyileşmeye işaret ederken, özellikle Güven Endeksi'nde hafif bozulma sektörün temkinli duruşunun sürdüğünü göstermektedir. Bu tablo, inşaat sektörünün kasım ayında önceki yılın aynı dönemine kıyasla daha olumlu bir noktaya geldiğini ancak iyileşmenin düşük oranlı ve kırılgan bir nitelik taşıdığını ortaya koymaktadır. Raporun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, "Hazır Beton Endeksi, alt endekslerdeki bu sınırlı toparlanmaya paralel olarak yataya yakın bir görünüm sergilemiş, kritik eşik seviyesine yaklaşmış ancak üzerine çıkamamıştır. Rapor inşaat sektörünün kasım ayında önceki yılın aynı dönemine kıyasla daha olumlu bir noktaya geldiğini anc ak iyileşmenin düşük oranlı ve kırılgan bir nitelik taşıdığını ortaya koymaktadır." dedi. Ekonomik gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulunan THBB Başkanı Yavuz Işık, "TÜİK tarafından verilen kasım ayı Güven Endeksi sonuçları inşaat sektörüne ilişkin önemli ipuçları içermektedir. Kasım 2025'te inşaat sektörü Güven Endeksi 84,9'a yükselmiş olmakla birlikte hâlâ negatif sınırın altında kalarak görece zayıf bir güven seviyesine işaret etmektedir. Aynı ayda ekonomik Güven Endeksi 99,5'e, hizmet sektörü 111,8'e ve perakende ticaret sektörü 114,2'ye ulaşarak inşaata kıyasla çok daha yüksek güven düzeyleri sergilemiştir. Tüm sektör paydaşları içerisinde en düşük güven seviyesine sahip olan sektör inşaattır. Konut satış rakamları da bu durumu teyit etmektedir. TÜİK'in Konut Satış İstatistikleri bültenine göre Türkiye'de ekim 2025'te 164 bin 306 konut satılmıştır ve b u rakam 2025 yılının en yüksek aylık satışına işaret etmektedir. Kasım ayında konut satışlarının 141 bin 100 adetle geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,8 gerilemesi, satış ivmesinin yavaşladığını göstermektedir. Yıllık bazda bu hafif gerileme, hâlâ yüksek faiz haddi ve artan maliyetler nedeniyle talebin bir miktar baskılandığını, bundan sonraki dönemde satışların kredi koşulları ve gelir beklentilerindeki değişime duyarlı olacağını işaret etmektedir." dedi.

Baran: İşverenler İstihdamı Yük Olarak Değil, Yatırım Olarak Görmeli Haber

Baran: İşverenler İstihdamı Yük Olarak Değil, Yatırım Olarak Görmeli

ATO Başkanı Gürsel Baran yazılı bir açıklama yaparak, geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen ve TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesi beklenen "Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nde işverenler üzerindeki sosyal güvenlik yüklerini artırmaya yönelik düzenlemelerin yer aldığını belirtti. Baran, söz konusu düzenlemelerin ekonomi üzerinde olumsuz etki yaratabileceğini ifade ederek, "İstihdamı zorlaştıran, üretimi ve ticareti ağırlaştıran düzenlemelerden, yüklerden kaçınmalıyız. Devletimizin güçlü olması, özel sektörümüzün güçlü olmasıyla mümkün. Devlete vergisini, primini düzenli ödeyen işletmelerin yükünün arttığı değil, teşvik edildiği bir sistem hepimizin ortak çıkarına olacaktır. Mevcut kanun teklifinde yer alan düzenlemeler Meclis aşamasında yeniden değerlendirilmeli" dedi. Baran, kanun teklifinde yer alan düzenlemeyle, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranının işveren hissesinin yüzde 11'den yüzde 12'ye yükseltilmesinin öngörüldüğünü belirterek, "Ayrıca kanun teklifiyle, genç girişimcilere sağlanan Bağ-Kur prim desteğinin kaldırılması, uzun vadeli sigorta kolları prim oranının artırılması söz konusu. Diğer yandan Bağ-Kur sigortalılık süreleri durdurulanların ihya prim oranının yüzde 45'e yükseltilmesi öngörülüyor. En küçüğünden en büyüğüne hemen her işletmenin finansmana erişiminin zorlaştığı, dezenflasyon sürecinin devam ettiği bir ekonomik konjonktürde istihdam üzerine ek yük getiren bu düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. İşverenlerin istihdamı, yük olarak değil, yatırım olarak gördüğü bir sistem kurmalıyız" dedi. -HİZMET SEKTÖRÜ GÖRMEZDEN GELİNMEMELİ- Baran, kanun teklifinde imalat dışı sektörlerde işverenlere Hazine tarafından sağlanan 4 puanlık işveren prim teşvikinin 2 puana düşürülmesine de yer verildiğini belirterek, istihdam deposu durumundaki ticaret dünyasının, hizmet sektörünün bu düzenlemeden olumsuz etkileneceğini kaydetti. Baran, "Bir süre önce, istihdamı artırmak üzere 5 puan olarak uygulanan işveren prim desteği, ihtiyacı olan sektörlere aktarılmak üzere 4 puana düşürülmüştü. Mevcut kanun teklifinde yer alan düzenlemede ise imalat sektöründe bu oranın korunması, diğer sektörlerde 2 puana düşürülmesi öngörülüyor. Burada her ne kadar üretimin olumsuz etkilenmemesi yönünde bir hassasiyet gösterilse de, ülkemizde gayrisafi yurtiçi hasılaya en fazla katkı ve istihdam sağlayan sektörlerin başında gelen ticaret ve hizmet sektörünün bu düzenlemeden olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz. Bu düzenlemenin ticaret ve hizmet sektöründeki işletmelerin yükünü artıracağı, istihdamı azaltacağı, kayıt dışı çalışmaya yol açacağı kanaatindeyiz. Dolayısıyla da kanun teklifinde yer alan bu düzenlemelerin ekonominin ve iş dünyasının gerçekleriyle tam örtüşmediğini düşünüyoruz." dedi. -200 MİLYAR LİRALIK EK İSTİHDAM YÜKÜ - Baran, imalat sektörü dışındaki sektörlerde işveren prim teşvikinin yüzde 2 olarak uygulanması ve işveren prim oranlarının artırılması durumunda, iş dünyasına getireceği maliyete de değinerek, "İmalat sektörü dışındaki sektörlerde bu desteğin 2 puana düşürülmesinin işverenlere 97,6 milyar liralık, yine işveren sigorta primlerindeki artışların da 111 milyar liraya yakın ek yük yaratacağı belirtiliyor. Kanun teklifinin yasalaşması durumunda iş dünyasına yaklaşık 200 milyar liralık ek istihdam yükü söz konusu olacak." dedi.

HİSÇED’den Turizm ve Hizmet Sektörüne Güçlü Destek Haber

HİSÇED’den Turizm ve Hizmet Sektörüne Güçlü Destek

Dernek üyelerine ve sektöre değer katmak için çeşitli eğitim programlar ve etkinlikler düzenleyen HİSÇED, dayanışma ve birlikte üretme ruhuyla büyümeye devam ediyor. HİSÇED Başkanı Gülper Ergün, sektörlere yenilikçi fikirler kazandırmak adına kapsamlı bir şekilde çalışmalarını sürdürdüklerini aktardı. Bornova’dan başlayan yolculuk Türkiye’ye yayılıyor Turizm ve hizmet sektöründe görev yapan çalışanların mesleki gelişimlerini desteklemek, sosyal dayanışmalarını güçlendirmek ve sektöre değer katmak amacıyla faaliyetlerini sürdüren HİSÇED, kısa sürede güçlü bir topluluk bilinci oluşturmayı başardı. Dernek; eğitim, kültür-sanat ve girişimcilik alanında yürüttüğü projelerle çalışanların hem profesyonel hem de sosyal yaşamlarına değer katıyor. Bugüne kadar birçok proje imza attıklarını belirten Ergün, “Yeni dönemde bu vizyonumuzu daha ileriye taşıyacak adımlar atacağız. Kültür-sanat etkinliklerimiz, gönüllülük projelerimiz ve girişimcilik desteklerimizle, Bornova’dan başlayarak İzmir’e ve ardından Türkiye’nin dört bir yanına yayılan bir etki yaratmak istiyoruz. Önümüzdeki dönemde hem sektöre yön verecek projelerimiz hem de çalışanların sosyal hayatlarına değer katacak etkinliklerimizle farkındalık yaratmaya devam edeceğiz.” dedi. Bornova Kültür Adası ve Afet Acil Gıda Müdahale projelerini gerçekleştiren, halk eğitim ve meslek okulları ile ortak eğitimler düzenleyen ve Uluslararası Urla Gastronomi Film Festivali’ni düzenleyen HİSÇED, yeni dönemde de eğitim programları, festivaller, sektörel paneller ve dayanışma projeleriyle hem İzmir’e hem de Türkiye’ye katkı sunmaya devam edecek.

HİSÇED, Hizmet Sektöründe Farkındalık ve Gelişim Yaratıyor Haber

HİSÇED, Hizmet Sektöründe Farkındalık ve Gelişim Yaratıyor

Başkanlığını Gülper Ergün’ün üstlendiği dernek, eğitim programlarından sosyal projelere, kültür-sanat etkinliklerinden girişimcilik çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede hizmet veriyor. Yönetim ekibiyle birlikte güçlü bir vizyon ortaya koyan HİSÇED, kısa sürede sektörde önemli bir farkındalık yaratmayı başardı. Eğitim ve Etkinliklerle Sektöre Katkı Dernek üyelerine ve sektöre değer katmak için çeşitli eğitim programlar ve etkinlikler düzenleyen HİSÇED, yenilikçi yaklaşımları benimseyerek, sektördeki güncel gelişmeleri takip edip sektörün ileri seviyelere taşınması için eğitimler düzenliyor. Dernek bu eğitimler ile hem mesleki bilgi ve becerilerin güçlendirilmesini sağlamayı hem de sektör çalışanlarının kariyer ilerlemelerine destek olmayı hedefliyor. Bornova Kültür Adası Projesi ve Afet Acil Gıda Müdahale projesi, sektör çalışanlarına akademi projesi ve sektör çalışanlarının sertifikalandırılması için halk eğitim ve meslek okulları ile ortak eğitimler düzenleyen HİSÇED, hizmet sektörü çalışanlarının sadece mesleki değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel açıdan da güçlenmesini hedefliyor. HİSÇED sektöre verdiği destekleri 23-25 Mayıs tarihleri arasında Urla’da gerçekleştirilen gastronomi ile sinemayı yaratıcı bir zeminde buluşturan Uluslararası Urla Gastronomi Film Festivali ile de sürdürdü. HİSÇED, önümüzdeki dönemde de yeni eğitim programları, festivaller, sektörel paneller ve dayanışma projeleriyle hem İzmir’e hem de Türkiye’ye katkı sunmaya devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.