Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hmi

Kapsül Haber Ajansı - Hmi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hmi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arçelik’ten Stratejik Teknoloji Hamlesi Haber

Arçelik’ten Stratejik Teknoloji Hamlesi

Arçelik ile Shanghai Jiao Tong Üniversitesi-Geleceğin Teknolojileri Global Enstitüsü arasındaki iş birliğinin imza töreni Çin’in Şanghay kentinde gerçekleştirildi. Törene Arçelik CEO’su Can Dinçer, Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nihat Bayız, Satın Alma, Tedarik Zinciri ve Dijitalden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Alp Karahasanoğlu ile Shanghai Jiao Tong Üniversitesi’nin üst düzey akademik temsilcileri katıldı. Shanghai Jiao Tong Üniversitesi-Geleceğin Teknolojileri Global Enstitüsü ile başlatılacak iş birliği kapsamında Arçelik, Çin’deki Wuxi Ar-Ge Merkezi’nin elektronik, gömülü yazılım ve dijital teknolojiler alanındaki yetkinliklerini daha ileri düzeye çıkaracak. İki kurum; akıllı ev teknolojileri, veri bilimi ve robotik başta olmak üzere birçok alanda ortak çalışmalar yürütecek. İş birliği ayrıca nesnelerin interneti (IoT), bağlantılı cihazlar, insan-makine etkileşimi (HMI), enerji verimliliği, sürdürülebilir teknolojiler, ileri malzemeler, sensörler ve dijital mühendislik alanlarını da kapsayacak. Global teknoloji ekosistemindeki varlığımızı stratejik iş birlikleriyle güçlendiriyoruz Arçelik CEO’su Can Dinçer, iş birliğinin şirketin global teknoloji ve inovasyon vizyonundaki önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Arçelik bugün yalnızca beyaz eşya ve tüketici elektroniği üreten bir şirket değil. 28 ar-ge ve tasarım ofisi, 2.000’den fazla araştırmacı, güçlü mühendislik yetkinliği ve 3.000’i aşan küresel patent portföyüyle dünyanın farklı coğrafyalarında teknoloji geliştiren global bir teknoloji şirketi. İTÜ ve ODTÜ başta olmak üzere Türkiye’de ve dünyada köklü üniversitelerle yürüttüğümüz işbirlikleri kapsamında, Shanghai Jiao Tong Üniversitesi-Geleceğin Teknolojileri Global Enstitüsü ile imzaladığımız bu protokol de global ar-ge ve inovasyon yaklaşımımızın önemli bir adımı. Bu iş birliğiyle ile Wuxi Ar-Ge Merkezimizin yetkinliklerini üniversitenin güçlü akademik birikimiyle buluşturacağız. Aynı zamanda bu iş birliği, üniversitedeki araştırmacıların akademik çalışmalarını gerçek endüstriyel ihtiyaçlarla buluşturmasına ve geliştirilen teknolojilerin uygulama potansiyelinin birlikte değerlendirilmesine de imkân sağlayacak. Teknolojide öncü olmanın, dünyanın farklı bölgelerindeki bilgi ve yetenekle buluşmaktan ve güçlü araştırma kurumlarıyla birlikte çalışmaktan geçtiğine inanıyoruz. Çin, sahip olduğu güçlü teknoloji, mühendislik ve insan kaynağı ekosistemiyle global stratejimizde önemli bir yere sahip. Shanghai Jiao Tong Üniversitesi-Geleceğin Teknolojileri Global Enstitüsü ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğini de Asya-Pasifik bölgesindeki inovasyon ağımızı güçlendiren ve Çin’in teknoloji ekosistemiyle bağlarımızı derinleştiren stratejik bir adım olarak görüyoruz. Türkiye’den Çin’e, Avrupa’dan dünyanın farklı coğrafyalarına uzanan Ar-Ge ağımız ve güçlü akademik iş birliklerimizle geleceğin teknolojilerinin geliştirilmesinde söz sahibi olmaya devam edeceğiz.” Arçelik Wuxi Ar-Ge Merkezi Çin’in Teknoloji Ekosistemiyle Bağları Güçlendirecek Arçelik, Shanghai Jiao Tong Üniversitesi-Geleceğin Teknolojileri Global Enstitüsü ile hayata geçirdiği iş birliğiyle Wuxi Ar-Ge Merkezi’ni Çin’in güçlü akademik ve teknoloji ekosistemiyle daha yakın çalışacak stratejik bir merkez olarak konumlandırmayı hedefliyor. İş birliği kapsamında ortak ar-ge projeleri ve lisansüstü çalışmalar ile araştırmacı ve öğrenci etkileşimini kapsayan farklı çalışma modelleri hayata geçirilecek. Böylece akademik bilgi ve araştırmaların teknoloji ve ürün geliştirme süreçlerine daha hızlı aktarılması amaçlanıyor. Ortak çalışmaların ilerleyen dönemde yeni teknolojilere, prototiplere ve ortak patent çalışmalarına uzanan somut çıktılara dönüşmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yiyecek İçecek Üretiminde Esnekliği ve Verimliliği Destekleyen Otomasyon Yaklaşımı Haber

Yiyecek İçecek Üretiminde Esnekliği ve Verimliliği Destekleyen Otomasyon Yaklaşımı

Yiyecek İçecek sektöründe tüketici beklentilerinin çeşitlenmesi, üretim hatlarında daha sık ürün ve format değişimini beraberinde getiriyor. Aynı hatta farklı ambalaj tiplerinin işlenebilmesi, hızlı reçete geçişleri, yüksek hijyen standartları ve üretim sürekliliği öncelikli ihtiyaç haline geliyor. Mitsubishi Electric, geliştirdiği otomasyon çözümleriyle Yiyecek İçecek sektörünün bu değişen ihtiyaçlarına yanıt verirken, makine üreticilerine farklı uygulamalarda aynı otomasyon mimarisiyle çalışma imkânı sunuyor. Aynı otomasyon mimarisi farklı üretim uygulamalarında kullanılabiliyor Yiyecek içecek üreticileri, aynı üretim hattında farklı ürün ve ambalaj formatlarını kısa sürelerde değiştirebilmeyi bekliyor. Ancak format değişimlerinin uzun sürmesi hem üretim planlamasını zorlaştırıyor hem de verimlilik üzerinde doğrudan etkili oluyor. Mitsubishi Electric'in reçete tabanlı kontrol yaklaşımı, farklı ürün senaryolarının tek sistem üzerinden kolaylıkla yönetilmesine olanak tanıyor. Böylece farklı gramajlar, ambalaj tipleri ve ürün çeşitleri arasında kısa sürede geçiş yapılabiliyor. Üretim hatlarının değişen taleplere hızlı uyum sağlaması destekleniyor ve duruş sürelerinin azaltılmasına da katkı sunuluyor. Mitsubishi Electric, süt ürünlerinden içecek üretimine kadar farklı yiyecek içecek uygulamalarında kendi otomasyon bileşenleriyle aynı otomasyon mimarisinin kullanılmasına imkân tanıyor. Böylece mevcut mühendislik deneyimi farklı projelerde de değerlendirilebiliyor, uygulamalar ihtiyaçlara göre ölçeklenebilir bir yapıyla geliştirilebiliyor. Tek tedarikçi yaklaşımı proje yönetimini kolaylaştırıyor Otomasyon projelerinde PLC, servo sistemleri, HMI, sürücüler ve endüstriyel robotlar gibi farklı bileşenlerin farklı üreticilerden temin edilmesi entegrasyon süreçlerini karmaşık hale getirebiliyor. Teknik destek süreçlerinde farklı tedarikçiler arasında koordinasyon sağlanması da proje sürelerini etkileyebiliyor. Mitsubishi Electric ise otomasyon bileşenlerini tek tedarikçi yaklaşımıyla sunuyor. Aynı otomasyon mimarisi üzerinde geliştirilen çözümler sayesinde sistem bileşenleri arasındaki koordinasyon desteklenirken, proje yönetimi ve teknik destek süreçlerinde tek iletişim noktasıyla etkin bir çalışma yapısı oluşturulabiliyor. Üretim tesislerinde devreye alma sürecinin uzaması, plansız duruşlar ve bakım operasyonları işletmeler açısından önemli maliyetler oluşturabiliyor. Bunun yanında gıda güvenliği ve izlenebilirlik gereklilikleri de otomasyon sistemlerinden kapsamlı yetkinlikler beklenmesine neden oluyor. Mitsubishi Electric'in otomasyon çözümleri hızlı devreye alma özellikleri, uzaktan teşhis ve destek imkânları ile kestirimci bakım yaklaşımı sayesinde üretim süreçlerinin etkin bir şekilde yönetilmesine katkı sağlıyor. Değişen sektör ihtiyaçlarına hızlı yanıt verebilmesini amaçlayan Mitsubishi Electric, yiyecek içecek sektörüne yönelik otomasyon yaklaşımıyla mühendislik süreçlerini kolaylaştırırken, esnek, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir üretim sistemlerinin geliştirilmesine katkı sunmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Endüstriyel Otomasyonda Yeni Dönemin Önceliği Veri Güvenliği Haber

Endüstriyel Otomasyonda Yeni Dönemin Önceliği Veri Güvenliği

Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte üretim tesisleri, enerji altyapıları ve kritik endüstriyel sistemler her zamankinden daha fazla veri üretirken, bu verilerin güvenliği de operasyonların sürdürülebilirliği açısından stratejik bir öncelik haline geliyor. Endüstriyel otomasyon ve dijital dönüşüm alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Mitsubishi Electric, Mitsubishi Electric Iconics Digital Solutions teknolojilerinde benimsediği "Görünmeyeni Görünür Kılmak" yaklaşımıyla işletmelerin operasyonel verilerini anlamlı içgörülere dönüştürürken, uluslararası güvenlik standartlarına dayanan güvenlik mimarisiyle bu verilerin korunmasını önceliklendiriyor. Endüstriyel tesislerde bilgi teknolojileri (IT) ile operasyonel teknolojilerin (OT) giderek daha fazla entegre olması, üretim sistemlerinin siber tehditlere karşı daha dirençli olmasını zorunlu kılıyor. Bu doğrultuda Mitsubishi Electric, dijital çözümlerini geliştirirken uluslararası güvenlik standartlarını esas alan kapsamlı bir güvenlik yaklaşımı benimsiyor. Güvenlik, Tasarımın İlk Aşamasından İtibaren Başlıyor Mitsubishi Electric'in endüstriyel yazılım platformlarında güvenlik, ürün yaşam döngüsünün her aşamasına entegre ediliyor. Yazılım geliştirme süreçlerinde birim testleri, entegrasyon testleri, sistem testleri ve performans testlerinin yanı sıra güvenlik değerlendirmeleri de düzenli olarak gerçekleştiriliyor. Her yeni özellik, yetkisiz erişim, zafiyet ve erişim kontrolü açısından ayrıca test edilerek olası risklerin daha ürün kullanıma sunulmadan önce minimize edilmesine destek oluyor. Şirket ayrıca geliştirme süreçlerinde tehdit modellemelerini sürekli güncelleyerek değişen siber risklere karşı proaktif bir yaklaşım sergiliyor. Kod güvenliği, yetkilendirme mekanizmaları ve dijital koruma yöntemleriyle desteklenen bu yapı sayesinde kritik endüstriyel sistemlerin güvenilirliği artırılıyor. Kritik Operasyonlar İçin Çok Katmanlı Koruma Mitsubishi Electric'in güvenlik yaklaşımı yalnızca yazılım geliştirme süreciyle sınırlı kalmıyor. Çözümler, güçlü şifreleme teknolojileri, sertifika tabanlı kimlik doğrulama, şifrelenmiş parola yönetimi ve ayrıntılı erişim yetkilendirme mekanizmalarıyla destekleniyor. Platformlarda kullanılan OPC Unified Architecture (OPC UA) güvenlik modeli sayesinde sistemler arasındaki iletişim güvenli biçimde şifrelenirken, veri aktarımı da uluslararası güvenlik standartlarına uygun şekilde korunuyor. Böylece üretim tesislerinde, enerji altyapıları ve kritik operasyonlarda hem veri bütünlüğü hem de iletişim güvenliği sağlanıyor. Güvenlik Sürekli Güncellenen Bir Süreç Siber tehditlerin sürekli değişen yapısı nedeniyle sistemin tüm yaşam döngüsü boyunca yönetilmesi gerekiyor. Mitsubishi Electric, tespit edilen güvenlik açıklarına öncelikli olarak yama (patch) geliştirilmesini sağlarken bağımsız siber güvenlik araştırmacılarıyla iş birliği yaparak yeni zafiyetlerin hızlı şekilde giderilmesine yönelik süreçler yürütüyor. Ayrıca kullanıcıların güncel güvenlik yamalarına erişebilmesi ve olası riskler hakkında bilgilendirilmesi için düzenli güvenlik duyuruları yayımlıyor. Uluslararası Standartlarla Belgelenen Güvenlik Yaklaşımı Mitsubishi Electric'in güvenlik yaklaşımı uluslararası sertifikalarla da destekleniyor. Şirket, bilgi güvenliği yönetim sistemi alanındaki ISO/IEC 27001:2022 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi Sertifikasının yanı sıra, endüstriyel otomasyon sistemlerinde güvenli ürün geliştirme süreçlerini kapsayan IEC 62443-4-1 -Uluslararası Siber Güvenlik standartlarına da sahip. Bu sertifikalar, güvenliğin yalnızca nihai üründe değil, tüm geliştirme ve tedarik zinciri süreçlerinde sistematik olarak yönetildiğini ortaya koyuyor. Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri SCADA ve HMI Ürün Müdürü Burcu Çöpür konuya ilişkin “Dijital dönüşüm artık hayatımızın merkezinde yer alıyor. İşletmeler için veriye erişmenin yanında bu veriyi güvenli şekilde yönetebilmek de kritik önem taşıyor. Uluslararası standartlara uygun olarak geliştirdiğimiz otomasyon ve yazılım çözümlerimizle müşterilerimizin operasyonel sürekliliğini desteklerken, üretim verilerinin bütünlüğünü ve sistem güvenliğini de korumayı hedefliyoruz. Mitsubishi Electric olarak işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerini daha güvenli ve sürdürülebilir şekilde yönetmelerine katkı sağlamaya devam edeceğiz." açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.