Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hollanda

Kapsül Haber Ajansı - Hollanda haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hollanda haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Egeli Yaş Meyve Sebze Sektörü İhracatını 572 Milyon Dolara Taşıdı Haber

Egeli Yaş Meyve Sebze Sektörü İhracatını 572 Milyon Dolara Taşıdı

Egeli yaş meyve sebze ihracatçıları Japonya ve Güney Kore'ye düzenleyeceği ticaret heyetiyle Uzak Doğu açılımını hızlandırıyor. Sektör, Çin pazarının yeniden açılmasıyla Türk kirazı için önemli bir fırsat doğmasını bekliyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “2025 yılını sektörümüz adına başarılı bir yıl olarak değerlendiriyoruz. Üyelerimizin emeği ve alın teriyle, 128 ülkeye 1 milyar 231 milyon dolarlık yaş meyve, sebze ve mamulleri ihracatı gerçekleştirdik. Bu performansla Birliğimiz, Ege Bölgesi'nde bitkisel ürün ihracatının lideri konumunu korumuştur. Türkiye'nin toplam yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatının yaklaşık beşte biri Birliğimiz üyeleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Narenciyeden incire, üzümden salça ve turşuya kadar yüzü aşkın ürünümüz dünya pazarlarına ulaşmıştır. Bu tablo, Ege topraklarının bereketini ve üyelerimizin küresel rekabet gücünü açıkça ortaya koymaktadır. Üreticisinden ihracatçısına kadar bu zincirde emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” dedi. En fazla ihraç edilen ürünler kiraz, domates, mandalina ve şeftali 2026 yılına da güçlü bir başlangıç yaptıklarını vurgulayan Başkan Balık, 2025 yılının Ocak–Haziran döneminde 559 milyon dolar olan ihracatın 2026 yılının aynı döneminde 572 milyon dolara yükseldiğini söyledi. Cengiz Balık, “Küresel ekonomideki tüm belirsizliklere ve lojistik zorluklara rağmen elde edilen bu artış, sektörümüzün dayanıklılığının ve üyelerimizin azminin en somut göstergesidir. Bu dönemde yaş meyve ve sebze grubunda en fazla ihraç ettiğimiz ürünler kiraz, domates, mandalina ve şeftali olmuştur. Özellikle kirazda ulaştığımız kalite ve pazar çeşitliliği, Türk kirazını dünya sofralarının aranan ürünü haline getirmiştir. Meyve sebze mamulleri grubunda ise kuru domates, kornişon turşusu, biber turşusu, sebze konserveleri ve elma suyu ihracatımızın lokomotif ürünleri olmuştur.” diye konuştu. Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İngiltere ve Hollanda ilk beş ülke Başkan Balık, “En fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler sıralamasında Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İngiltere ve Hollanda ilk beş sırada yer almaktadır. Bu tablo, hem geleneksel pazarlarımızdaki güçlü konumumuzu koruduğumuzu hem de okyanus ötesi pazarlarda kalıcı bir varlık oluşturduğumuzu göstermektedir. Pazar çeşitlendirme stratejimiz kapsamında fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına ağırlık veriyoruz. 2025 yılı ve 2026 yılının ilk çeyreğinde fuar ve heyet katılımlarımız kesintisiz devam etmiştir. Birliğimizce yürütülen UR-GE projesi kapsamında İngiltere, Norveç ve Kanada'ya ticaret heyetleri düzenledik. Turkish Tastes Turquality projemiz kapsamında ise ürünlerimizin Amerika Birleşik Devletleri'nde prestijli ortamlarda tanıtılması için yoğun bir çalışma yürüttük.” dedi. Japonya ve Güney Kore’ye sektörel ticaret heyeti Pazar çeşitlendirmede bir sonraki adımın Uzak Doğu olacağı bilgisini veren Balık sözlerine şöyle devam etti: “20-29 Kasım 2026 tarihleri arasında Japonya ve Güney Kore'ye yönelik sektörel bir ticaret heyeti düzenleyeceğiz. Yüksek alım gücüne ve kaliteli ürüne değer veren tüketici profiline sahip bu iki önemli pazarda, üyelerimizin potansiyel alıcılarla ikili iş görüşmeleri gerçekleştirmesini ve ürünlerimizin tanıtımını en etkin şekilde yapmasını hedefliyoruz. Uzak Doğu pazarlarında kalıcı bir varlık oluşturmanın, sektörümüzün uzun vadeli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyoruz.” Çin makamlarının ülkemizden kiraz ithalatına yeniden izin vermesini bekliyoruz Kiraz özelinde önemli bir gelişmeyi de paylaşan Başkan Balık, Türkiye'den Çin Halk Cumhuriyeti'ne kiraz ihracatının yeniden başlatılmasına yönelik çalışmalar kapsamında şunları anlattı: “Çin Halk Cumhuriyeti Gümrükler Genel İdaresi'nden teknik uzmanlardan oluşan bir heyet, 22-28 Haziran 2026 tarihleri arasında ülkemizi ziyaret ederek kiraz bahçelerinde, paketleme tesislerinde ve soğuk işlem ile fumigasyon uygulama merkezlerinde incelemelerde bulunmuştur. Heyete, kirazımızın bahçeden sofraya uzanan izlenebilirlik süreci ve gıda güvenliği uygulamalarımız yerinde aktarılmıştır. Heyetin hazırlayacağı rapor doğrultusunda Çin makamlarının ülkemizden kiraz ithalatına yeniden izin vermesini bekliyoruz. Yılda yaklaşık 600 bin ton kiraz ithal eden ve dünyanın en büyük kiraz ithalatçısı konumundaki Çin pazarının açılması sürecinin olumlu sonuçlanmasının, Türk kirazına yepyeni bir ufuk açacağına inanıyoruz.” Cengiz Balık, “Bu güzel performansın asıl sahibi, üreticisinden ihracatçısına kadar emek veren tüm üyelerimizdir. Kendilerine, Birliğimizin değerli çalışanlarına, desteklerini her zaman yanımızda hissettiğimiz Ticaret Bakanlığımıza, Tarım ve Orman Bakanlığımıza, ve iş birliği yaptığımız tüm kurumlarımıza şükranlarımı sunuyorum.” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer Belediyesi’ne Avrupa’dan “Özel Takdir” ödülü Haber

Nilüfer Belediyesi’ne Avrupa’dan “Özel Takdir” ödülü

Nilüfer Belediyesi, Avrupa Kamu Yönetimi Enstitüsü (EIPA) tarafından iki yılda bir düzenlenen Avrupa Kamu Sektörü Ödülü (EPSA) 2025-2026 programında uluslararası bir başarıya imza attı. Nilüfer Belediyesi, “Benim Şehrim, Benim Geleceğim’den Birlikte Üret, Birlikte Yönet’e (My City, My Future to Co-Create, Co-Manage)” projesiyle “Özel Takdir (Special Recognition)” ödülünün sahibi oldu. 30 ÜLKEDEN 134 BAŞVURU ARASINDAN SEÇİLDİ Avrupa genelinde kamu yönetiminin tüm kademelerine yönelik düzenlenen EPSA, kamu sektöründe yenilikçi ve sürdürülebilir uygulamaları onurlandırıyor. Bu yıl 10’uncusu düzenlenen programda 30 ülkeden yapılan 134 başvuru titizlikle değerlendirildi ve yalnızca 24 proje ödül almaya hak kazandı. “Özel Takdir” kategorisinde ise önceki yıllarda uygulanmaya başlanan, zaman içinde gelişimini sürdüren ve kamu yönetiminde kalıcı etki oluşturan 15 proje ödüllendirildi. Nilüfer Belediyesi, bu kapsama giren kurumlar arasında yer alarak Türkiye’den ödül kazanan tek kurum oldu. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR: “BU BAŞARI ORTAK AKLIN ÜRÜNÜDÜR” Elde edilen uluslararası başarının kentteki ortak katılım anlayışının bir sonucu olduğunu belirten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Katılımcı demokrasi ve ortak akıl anlayışımızı her geçen gün güçlendirerek komşularımızın sesini stratejik kararlarımızın merkezine koyuyoruz. Avrupa ölçeğinde takdir toplayan bu model, halkımızla birlikte inşa ettiğimiz geleceğin en güçlü kanıtıdır. Elde ettiğimiz bu uluslararası başarı ve gurur tüm Nilüferlilerindir.” KATILIMCI YÖNETİM ANLAYIŞI STRATEJİK PLANA YANSIDI Nilüfer Belediyesi, 2021 yılında EPSA’da finale kalarak “İyi Uygulama Sertifikası” aldığı "Benim Şehrim, Benim Geleceğim" projesini geliştirerek süreci bir adım ileriye taşıdı. Ödüle konu olan çalışma, belediyenin 2025-2029 Stratejik Plan hazırlık sürecindeki katılımcı modeli temel alıyor. Mahalle buluşmaları, tematik çalıştaylar, odak grup toplantıları, dijital katılım araçları ve yapay zekâ destekli veri analiz yöntemleriyle yürütülen süreçte kent sakinleri, Mahalle Komiteleri ve paydaşlar doğrudan söz sahibi oldu. Elde edilen görüş ve öneriler, ilçenin 5 yıllık stratejik yol haritasının şekillenmesinde aktif rol oynadı. ÖDÜL TÖRENİ EYLÜL’DE HOLLANDA’DA Projenin ölçeklenebilirliği, kurumsallaşma düzeyi, sürdürülebilirliği ve Avrupa genelinde model oluşturma kapasitesinin dikkate alındığı değerlendirmenin ardından resmi ödül töreninin tarihi de netleşti. Nilüfer Belediyesi, ödülünü 23-25 Eylül 2026 tarihlerinde Hollanda'nın Maastricht kentinde düzenlenecek EPSA 2025-2026 Ödül Töreni’nde alacak. Avrupa’nın farklı ülkelerinden temsilcilerin katılacağı organizasyonda Nilüfer’in katılımcı yönetim modeli uluslararası platformda tanıtılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Artan Elektrik Tüketimi Konutlarda Güneş Enerjisi Sistemlerine Talebi Artırdı Haber

Artan Elektrik Tüketimi Konutlarda Güneş Enerjisi Sistemlerine Talebi Artırdı

Üçay Mühendislik İcra Kurulu Üyesi, Enerji Projeleri ve Yatırımlar Direktörü Oğuzhan Yıldız, Mesken GES sistemlerinin yüksek tüketimli konutlar için yalnızca tasarruf sağlayan bir çözüm değil, aynı zamanda uzun vadeli ve stratejik bir yatırım aracı haline geldiğini belirtti. Dünya genelinde yükselen enerji maliyetleri, mesken tipi güneş enerjisi sistemlerine ilgiyi hızla artırıyor. Özellikle elektrikli araç şarjı, ısı pompası, klima ve yoğun aydınlatma kullanımı nedeniyle elektrik tüketimi yüksek olan meskenlerde, konut sahipleri tüketimlerini çatılarında üretecekleri enerjiyle dengelemeye yöneliyor. Doğru projelendirilen Mesken GES sistemleriyle elektrik faturalarında önemli ölçüde tasarruf sağlanabildiğini belirten Üçay Mühendislik Enerji Projeleri ve Yatırımlar Direktörü Oğuzhan Yıldız, yatırımın geri dönüş süresinin; tüketim profili, çatı alanı, sistem gücü, bölgesel ışınım koşulları ve mahsuplaşma uygulamalarına göre değiştiğini ifade etti. Enerji sürekliliği ihtiyacı nedeniyle hibrit inverter ve batarya çözümlerine olan ilginin de son dönemde belirgin şekilde arttığını vurguladı. Keşiften devreye almaya kadar tüm süreç tek çatı altında yönetiliyor “Üçay Mühendislik olarak, Mesken GES projelerinde keşif, projelendirme, resmi başvurular, kurulum ve devreye alma süreçlerini uçtan uca yönetiyoruz” diyen Yıldız, sözlerine şöyle devam etti: “Mesken GES projelerinin ilk adımında; çatının yönü, eğimi, gölgelenme durumu, taşıyıcı sistem uygunluğu ve elektrik tüketim verilerini analiz ediyoruz. Bu analizlerin ardından ihtiyaca ve bütçeye en uygun sistemi tasarlıyoruz. Lisanssız elektrik üretimi kapsamındaki dağıtım şirketi başvurularını ise müşteriler adına yürütebiliyoruz. Böylece kullanıcılar teknik ve idari süreçlerle tek tek uğraşmadan, güvenli ve profesyonel bir hizmetle Mesken GES yatırımını hayata geçirebiliyor. Resmi süreçler ortalama 6 ay, kurulum ise genellikle 1 hafta sürüyor Mesken GES projelerinde çağrı mektubu alınması, statik projenin hazırlanması, belediyeden GES uygunluk onayının alınması, bağlantı anlaşmasının yapılması, montaj, itfaiye raporu, kabul ve devreye alma gibi birçok resmi adım bulunuyor. Bu süreçlerin tamamlanma süresi dağıtım bölgesine, belediye onaylarına ve proje kapsamına göre değişmekle birlikte ortalama 6 ay sürüyor. Fiziki kurulum ise sistem büyüklüğü ve saha koşullarına bağlı olarak çoğu projede yaklaşık 1 hafta içinde tamamlanabiliyor. Kurulum sonrasında kabul ve devreye alma işlemleri, dağıtım şirketi koordinasyonunda yürütülerek sistemin güvenli şekilde şebekeye bağlanması sağlanıyor.” Resmi süreçler tamamlanmadan yapılan kurulum, ağır yaptırımlara tabi tutuluyor Yatırımcıların dikkat etmesi gereken en kritik konulardan birinin mevzuata uygunluk olduğunu vurgulayan Yıldız, şunları söyledi: “2 Nisan 2026 tarihli ve 33212 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan EPDK yönetmelik değişikliğiyle; çağrı mektubu, bağlantı anlaşması ve kabul süreci tamamlanmadan kurulan üretim tesislerine yönelik yaptırımlar ağırlaştırıldı. Yönetmeliğin 37’nci maddesinin 13’üncü fıkrası uyarınca, bağlantı anlaşmasına çağrı mektubu veya bağlantı anlaşması bulunmadan ya da kabul işlemleri tamamlanmadan kurulup işletmeye alındığı tespit edilen üretim tesisleri, herhangi bir bildirime gerek kalmaksızın şebekeden ayrılıyor. Tespiti takip eden 60 gün içinde ekipmanların sökülerek parselden çıkarılması gerekiyor; tesisi kuran kişi ise 3 yıl boyunca yeniden başvuru yapamıyor. Ayrıca bu tesisler için kaçak kullanım bedeli tahakkuk ettiriliyor. Bu nedenle yatırımcıların, çalışacakları firmalara; kurulumun çağrı mektubu, proje onayı, bağlantı anlaşması ve kabul süreçleri tamamlanarak yapılıp yapılmayacağını mutlaka sorması gerekiyor. Piyasada “öztüketim” gerekçesiyle resmi süreçler tamamlanmadan kurulum teklif eden firmalarla karşılaşılabiliyor; ancak bu tür kurulumlar yatırımcıyı ciddi idari ve finansal risklerle karşı karşıya bırakabiliyor.” Avrupa’daki destek mekanizmaları mesken GES’i teşvik ediyor Avrupa’da mesken GES kullanımının oldukça yaygın olduğunu belirten Yıldız, sözlerine şöyle devam etti: “Avrupa’da mesken tipi güneş enerjisi sistemleri; doğrudan teşvikler, öngörülebilir alım tarifeleri, düşük faizli finansman modelleri, vergi avantajları ve sadeleştirilmiş başvuru süreçleri sayesinde geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştı. Ancak burada iki farklı ölçütü ayırt etmek gerekiyor: hane başına yaygınlık ve toplam pazar büyüklüğü. Hane başına yaygınlıkta Hollanda, açık ara Avrupa’nın lideri. Yerel şebeke işletmecisi Netbeheer Nederland ve CBS verilerine göre, 2025 itibarıyla Hollanda’daki hanelerin yaklaşık üçte biri (%34) çatısında güneş paneli bulunduruyor. Bu oran Almanya’daki hane oranının (yaklaşık %10) üç katından fazla. Buna karşılık toplam pazar büyüklüğünde -yani kurulu güç ve sistem sayısında- Almanya açık ara önde. Almanya’nın nüfusu ve konut stoku, Hollanda’nın çok üzerinde olduğu için daha düşük hane oranına rağmen mutlak rakamlarda Avrupa’nın en büyük mesken GES pazarı konumunda. “Teşviklerin sürekliliği en az varlığı kadar önemli” Avrupa örnekleri, teşviklerin sürekliliğinin de en az varlığı kadar önemli olduğunu gösteriyor. SolarPower Europe’un EU Solar Market Outlook 2025-2030 raporuna göre, konut çatı sistemlerinin AB genelindeki yeni kurulumlar içindeki payı, 2023’te %28 iken; İtalya, Hollanda, Avusturya ve Belçika gibi ülkelerde destek programlarının daraltılmasıyla birlikte 2025’te %14’e geriledi. Hollanda’da da uzun yıllardır uygulanan mahsuplaşma (saldering) teşvikinin 2031’e kadar kademeli olarak kaldırılması planlanıyor. Bu gelişmeler, yatırım maliyetini azaltan teşviklerin ve ihtiyaç fazlası üretim için öngörülebilir gelir modellerinin mesken tipi GES pazarının büyümesinde belirleyici olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.” “Avrupa’daki mesken GES büyümesi Türkiye için önemli bir referans” Türkiye’de mesken GES kapasite üst sınırının 2022 yılında 10 kW’tan 25 kW’a çıkarılmasının olumlu bir adım olduğunu belirten Yıldız, doğrudan devlet destekleri, düşük faizli finansman, vergi avantajları ve resmi süreçlerin sadeleştirilmesi gibi mekanizmalarla mesken tipi GES yatırımlarının çok daha geniş kitlelere ulaşabileceğini söyledi. Yıldız’a göre, Avrupa’daki mesken GES büyümesi Türkiye için önemli bir referans niteliği taşıyor. Benzer desteklerin hayata geçirilmesi halinde, yüksek tüketimli konutlarda Mesken GES kısa sürede standart bir enerji çözümüne dönüşerek Türkiye'de önemli bir pazarın önünü açabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’ye Mayıs Ayında 296 Milyon Dolarlık Uluslararası Doğrudan Yatırım Girişi Haber

Türkiye’ye Mayıs Ayında 296 Milyon Dolarlık Uluslararası Doğrudan Yatırım Girişi

13 Temmuz 2026’da paylaşılan güncel resmi verilere göre, 2026 yılının Mayıs ayında, Türkiye’ye, 296 milyon dolar değerinde UDY girişi gerçekleşti. Güncel bu istatistikle beraber, yılın ilk 5 ayında Türkiye’ye gelen toplam UDY miktarı, 4,0 milyar dolara ulaştı. Yılın ilk 5 ayında 2025’in aynı dönemine kıyasla yüzde 15’lik bir düşüş kaydedilirken 2003 yılından itibaren Türkiye’ye gelen UDY girişlerinin toplam değeri ise 292 milyar doları aştı. Mayıs ayında gerçekleşen toplam UDY girişi 296 milyon dolar olarak hesaplanırken bu yatırımların 239 milyon doları yatırım sermayesi şeklindeyken 184 milyon doları yabancı uyruklulara gayrimenkul satışı yoluyla kaydedildi. Aynı ay içerisinde yatırım tasfiyelerinin 46 milyon dolar, borçlanma araçlarının 81 milyon dolar değerinde aşağı yöndeki etkileriyle, Mayıs ayındaki toplam UDY girişi 296 milyon dolar oldu. En fazla yatırım bilgi ve iletişim sektöründe gerçekleşti 2026 yılının Mayıs ayı içerisinde gerçekleşen 239 milyon dolar değerindeki yatırım sermayesi girişlerinde, 57 milyon dolarlık yatırım girişi ile bilgi ve iletişim, yüzde 24’lik bir pay aldı. Toptan ve perakende ticaret ve mobilya imalatı ve başka yerde sınıflandırılmamış diğer imalat sanayii sırasıyla yüzde 13 ve yüzde 10’luk paylarıyla ay içerisinde gerçekleşen yatırım sermayesi girişlerinde öne çıkan diğer sektörler oldu. Yılın ilk 5 ayının toplamı değerlendirildiğinde ise en çok yatırım çeken sektörler 446 milyon dolarlık yatırım sermayesi girişi ile bilgi ve iletişim, 331 milyon dolarlık giriş ile toptan ve perakende ticaret, 255 milyon dolar ile finans, 205 milyon dolar ile kimyasalların imalatı, 201 milyon dolar ile elektronik ürünlerin imalatı olarak sıralandı. Mayıs ayında en fazla uluslararası yatırım ABD, Almanya ve Singapur’dan geldi 2003-2025 dönemi toplamında yüzde 59’luk pay sahibi olan Avrupa Birliği (AB-27) ülkeleri 2026’in 5’inci ayında yüzde 42’lik bir pay aldı. Mayıs 2026’da ülkeler özelinde, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yüzde 22 ile en büyük paya sahip olurken, onu yüzde 18 ile Almanya, yüzde 11 ile Singapur, yüzde 8 ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve yüzde 7 ile Hollanda takip etti. Yılın ilk 5 ayının toplamı değerlendirildiğinde ise en fazla yatırıma kaynak oluşturan üç ülke; 516 milyon dolar değerindeki yatırım ile Almanya, 502 milyon dolar ile ABD ve 280 milyon dolar ile Birleşik Krallık (BK) olarak sıralandı. UNCTAD’ın 2026 Dünya Yatırım Raporuna göre küresel UDY akışlarında yüzde 6’lık artış Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın (UNCTAD) 7 Temmuz 2026 tarihinde paylaştığı 2026 Dünya Yatırım Raporundan küresel değerlendirmelere de yer veren YASED’in hazırladığı Rakamlarla Uluslararası Doğrudan Yatırımlar Bültenine göre, küresel UDY’nin 2025 yılında yüzde 6 artışla 1,6 trilyon dolara ulaştığı belirtildi. UNCTAD’ın raporuna göre yüksek gelirli ekonomilerin 2025’te 1,1 trilyon dolar yatırım aldığı; iki yıl arasındaki artışın temel kaynağının da bu ülkelerin aldığı yatırımlardaki artış olduğu belirtildi. Raporda, mevcut makroekonomik zayıflıklar ve jeopolitik belirsizlikler nedeniyle küresel UDY’de 2025 yılında kaydedilen kırılgan büyümenin 2026 yılında sürdürülmesinin güç olduğu vurgulandı. Ayrıca 2026 yılında yatırımların ülkeler arasında dengeli dağılmak yerine belirli stratejik sektörlerde ve sınırlı sayıdaki ülkede yoğunlaşmasının beklendiği ifade edildi. Gelişmiş ekonomilerde seçici birleşme ve satın alma (M&A) işlemlerinin öne çıkacağı, gelişmekte olan ekonomilerde ise artan riskler ve zayıflayan sıfırdan yatırım eğilimi nedeniyle daha temkinli bir görünümün hakim olacağı öngörüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin; Turizm Çeşitliliği, Festival ve Spor Yarışmaları İle Konaklamada İlk Yarıda Geçen Yılı Yakaladı! Haber

Mersin; Turizm Çeşitliliği, Festival ve Spor Yarışmaları İle Konaklamada İlk Yarıda Geçen Yılı Yakaladı!

Narlı, “Turizmin çeşitliliği, Kültür Yolu Festivali ve spor yarışmaları, ilk yarıda Mersin’e olan ilgiyi artırdı. Bu dönemde BN Hotel Thermal & Wellness olarak dünya turizminin nabzını tutan ITB Berlin’e katılmamızın yanı sıra Hollanda ve Almanya’da acentalar ile bir araya gelerek Mersin’in ve termal turizmin dünyaya tanıtılmasında öncü rol aldık” dedi. Termalin iyileştirici gücünü modern konaklama anlayışıyla Mersin turizmine kazandıran BN Hotel Thermal & Wellness’ın İcra Kurulu Başkanı Yusuf Narlı, bölgesel turizm sektörü açısından yılın ilk yarısını değerlendirdi. Turizm sektöründe ilk 6 ayın jeopolitik gerilimlerin baskın olduğu bir dönemi ifade ettiğini kaydeden Narlı, “Yılın ilk yarısında yaşanan savaş gündemi ile birlikte güvenlik endişesinin ortaya çıkması, enerji maliyetlerinin artması ve iklimin mevsim normallerinin üzerinde yağışlı geçmesi, sektör genelinde ürün tedariğindeki maliyetleri artırdı. Ancak barış anlaşmasının imzalanması ile ikinci 6 ayda Türkiye turizminde yoğun döneme gireceğimizi düşünüyorum” dedi. “Mersin’in turizmdeki yıldızı her geçen yıl daha çok parlıyor” Mersin ise sadece deniz turizmi ile değil, turizmdeki çeşitliliği ile de ön planda olan bir kent olarak olumsuz gündemden sınırlı olarak etkilendiğini kaydeden Narlı, kentte 2026’nın ilk yarısındaki geceleme sayısının geçen yılın ilk 6 ayındaki gibi yaklaşık 800 bine ulaştığını kaydetti. Narlı, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Çukurova Uluslararası Havalimanı başta olmak üzere ulaşım altyapısındaki gelişmeler, termal, kongre, deniz, kültür, inanç ve gastronomi turizmiyle öne çıkan Mersin’in turizmde yıldızını parlatırken; bu yıl hem 9-17 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Mersin Kültür Yolu Festivali hem de Haziran ayında gerçekleştirilen spor müsabakaları kentin tanıtımında etkin rol aldı. Geçen yıl uluslararası organizasyonlarla paralimpik sporlarda dünyadan katılımcı ve ziyaretçileri ağırlayan Mersin, 15-22 Haziran tarihleri arasında Dünya Bedensel Engelliler Gençlik Oyunları’na ev sahipliği yaptı. 26 Haziran-4 Temmuz'da ise Görme Engelliler Avrupa Halter Şampiyonası'na da ev sahipliği yapacak olan Mersin, 5 kıtadan onlarca ülkenin katıldığı bu organizasyonlarla dünya arenasında giderek daha çok adını duyuruyor.” “Kur dengesi ve vergi desteği, turizmin rekabetçi olmasını destekler” Narlı, yılın ilk 6 ayında BN Hotel Thermal & Wellness olarak yoğun bir dönem geçirdiklerini ve Gaziantep, Adana ve Mersin başta olmak üzere ağırlıkla yerli pazardan misafir ağırladıklarını kaydetti. Böyle bir dönemde turizmde daha rekabetçi olabilmek için kur dengesinin sağlanmış olmasının önem taşıdığına dikkat çeken Narlı, “Bir tarafta kurun sabite yakın kalması bir tarafta maliyetlerin artması dış pazarda pahalı bir ülke algısı yaratmıştır. Kamu tarafında turizmcilerin vergi konusunda desteklenmeleri faydalı olacaktır” değerlendirmesinde bulundu. “Dünyada tanıtım atağı başlattık, yapay zeka teknolojisiyle ilk yaz sezonu tanıtım filmimizi çektik” Türkiye turizminin daha rekabetçi olabilmesi için tanıtıma ağırlık vermesi gerektiğini belirten Narlı, “Termal turizmi tanıtmak adına bu yıl Mart, Nisan ve Mayıs aylarında Hollanda’da ve Almanya’da acentalar ile bir araya gelerek Mersin’in ve otelimizin tanıtımını yaptık. Ayrıca dünyanın en büyük turizm fuarı olan Almanya’da gerçekleştirilen ITB Fuarı’na katılarak otelimizin ve bölgemizin tanıtımını yaptık” diye konuştu. Teknolojiye ve dijitalleşmeye ayak uydurarak dijital pazarlamaya her yıl daha fazla bütçe ayırdıklarını ifade eden Narlı, “Yapay zeka teknolojisinden yararlanarak yaz sezonuna yönelik ilk tanıtım filmimizi çektik ve sonuçtan çok memnun kaldık” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mayıs’ta Kimya Sektörü İhracatı 3 Milyar Dolara Yaklaştı Haber

Mayıs’ta Kimya Sektörü İhracatı 3 Milyar Dolara Yaklaştı

Türkiye'nin en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektörü olan kimya, mayıs ayında yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracata imza attı. Kimya sektörünün ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,9 artarken, genel ihracattan aldığı pay yüzde 15,3’e yükseldi. Sektörün Ocak-Mayıs dönemindeki ihracatı ise yüzde 5,3 artışla 13,8 milyar dolara ulaştı. V. İbrahim Aracı: “Kimya sektörü ihracatın itici gücü olmaya devam ediyor” İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, Mayıs ayı ihracat rakamlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Mayıs ayında kimya sektörümüzün yüzde 6,9 oranında artış kaydederek yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracata ulaşması, sektörümüzün dayanıklılığını ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü bir kez daha gösterdi. Kimya sektörü olarak ülkemizin en büyük ihracatçı sektörlerinden biri olmanın sorumluluğuyla üretmeye, yatırım yapmaya ve ihracatımızı artırmaya devam ediyoruz. Sektörümüz, Ocak-Mayıs döneminde yaklaşık 14 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken, bu dönemde ihracatını yüzde 5,3 artırmayı başardı. Küresel ticarette belirsizliklerin, korumacılık eğilimlerinin ve jeopolitik gelişmelerin yoğun olarak yaşandığı bir dönemde elde ettiğimiz bu performansı son derece değerli buluyoruz. İKMİB olarak katma değerli üretimin artırılması, yeşil dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması, yeni pazarlara erişimin güçlendirilmesi ve sektörümüze yönelik uluslararası yatırımların ülkemize kazandırılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Mayıs ayında dünyanın önde gelen iki önemli fuarı Interpack 2026 ve PLMA’s World of Private Label Fuarı 2026’nın milli katılım organizasyonlarını başarıyla tamamladık. Önümüzdeki aylarda yine fuar milli katılım organizasyonlarımıza, ticaret ve alım heyeti etkinliklerimize devam edeceğiz. Kimya sektörümüzün güçlü üretim altyapısı ve ihracatçılarımızın dinamizminin yanı sıra Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan desteklerle birlikte, sektörümüzün Türkiye'nin ihracat hedeflerine en yüksek katkıyı sunmaya devam edeceğine inanıyoruz.” Mayıs ayında en çok “mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünler” ihracatı gerçekleştirildi Mayıs ayında kimyevi maddeler ve mamulleri ürün gruplarında mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünler 960 milyon 95 bin dolarla kimya ihracatında ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 872 milyon 781 bin dolarlık ihracatla plastikler ve mamulleri ihracatı yer alırken, anorganik kimyasallar ihracatı 204 milyon 566 bin dolarla üçüncü sırada yer aldı. ‘Anorganik kimyasallar’ı takiben ilk onda yer alan diğer sektörler ise; ‘uçucu yağlar, kozmetikler ve sabun’, ‘eczacılık ürünleri’, ‘boya, vernik, mürekkep ve müstahzarları’, ‘kauçuk, kauçuk eşya’, ‘muhtelif kimyasal maddeler’, ‘organik kimyasallar’ ve ‘yıkama müstahzarları’ oldu. İspanya mayıs ayında en çok ihracat yapılan ülke oldu Mayıs ayında en çok ihracat yapılan ülke 273 milyon dolar ile İspanya oldu. Mayıs ayında en çok ihracat yapılan ilk on ülke İspanya, İtalya, Hollanda, Fas, ABD, Almanya, Romanya, Ukrayna, Rusya ve İngiltere oldu. Mayıs ayında ilk 20 ülke arasında en çok artış yüzde 204,81 ile Fas’ta oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’den Interpack 2026 ve PLMA 2026 Fuarlarına Güçlü Çıkarma Haber

Türkiye’den Interpack 2026 ve PLMA 2026 Fuarlarına Güçlü Çıkarma

İKMİB tarafından düzenlenen milli katılım organizasyonları kapsamında Türk firmaları ambalaj, private label, kozmetik, temizlik, gıda ve plastik sektörlerindeki ürün ve üretim gücünü uluslararası alıcılara tanıtma fırsatı buldu. Interpack 2026’ya Türkiye’den 286 Firma Katıldı 7-13 Mayıs 2026 tarihleri arasında Almanya’nın Düsseldorf şehrinde düzenlenen ve ambalaj sektöründe dünyanın en önemli fuarlarından biri olarak kabul edilen Interpack 2026’nın Türkiye milli katılım organizasyonu bu yıl üçüncü kez İKMİB tarafından gerçekleştirildi. Milli katılım organizasyonu kapsamında 43 firma fuarda yer aldı. 243 bireysel katılımcı ile birlikte Türkiye toplam 286 firma ile fuara katılarak en fazla katılımcıya sahip dördüncü ülke oldu. 169 ülkeden 170 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırlayan fuarda, 55 ülkeden 2 bin 866 firma katılımcı olarak yer aldı. Fuar süresince Türk firmaları plastik, karton, metal ve benzeri ambalaj ürünleri ile ambalaj ve paketleme makinelerini sergileyerek sektörün üretim ve ihracat kapasitesini uluslararası pazarlara tanıttı. Fuar kapsamında T.C. Düsseldorf Başkonsolosu Ali İhsan İzbul, T.C. Düsseldorf Ticaret Ataşeleri Pınar Aslan ve Dilara Zümreoğlu Tek ile İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, İKMİB Denetim Kurulu Üyesi Hakan Özhuy ve İKMİB GYK Üyesi Hakan Dirgeme, Türk pavilyonunu ziyaret ederek katılımcı firmalarla bir araya geldi. PLMA 2026’da 146 Türk Firması Yer Aldı Private label sektörünün dünyanın en önemli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen PLMA 2026 ise 19-20 Mayıs 2026 tarihlerinde Hollanda’nın Amsterdam şehrinde gerçekleştirildi. İKMİB, fuarın Türkiye milli iştirak organizasyonunu bu yıl 16’ncı kez düzenledi. Milli katılım organizasyonu kapsamında 94 firma yer alırken, 52 bireysel katılımcı ile birlikte Türkiye toplam 146 firma ile fuarda temsil edildi. 18 binin üzerinde ziyaretçi ve 3 bin 300’den fazla katılımcı firmanın yer aldığı fuarda Türk firmaları kozmetik, temizlik, gıda ve plastik sektörlerindeki ürünlerini sergiledi. Fuar boyunca İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, önetim Kurulu Üyeleri M. İmer Özer ve Ender Sedat Çelik ile TİM Delegeleri Sevim Öztaşkın, Hakan Hatipoğlu ve Özgür Öztürk milli katılım kapsamında yer alan firmaları stantlarında ziyaret ederek başarı dileklerini iletti. Ayrıca T.C. Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan, T.C. Amsterdam Başkonsolosu Mahmut Burak Ersoy, T.C. Lahey Ticaret Müşaviri Ömer İlhan ve T.C. Amsterdam Ticaret Ataşesi Kutgün Sinal da fuara katılarak Türk firmalarıyla bir araya geldi. İbrahim Aracı: “Türk firmalarımız küresel pazarlarda güçlü konumunu pekiştiriyor” İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, Interpack 2026 ve PLMA 2026 fuarlarına yönelik değerlendirmesinde, Türk firmalarının uluslararası fuarlarda gösterdiği güçlü katılımın sektör ihracatına önemli katkı sunduğunu belirterek şunları söyledi: “Ambalaj ve private label sektörleri, katma değerli üretim ve ihracat açısından ülkemiz için stratejik öneme sahip alanlar arasında yer alıyor. Dünyanın en önemli fuarlarından olan Interpack ve PLMA’da firmalarımızın yoğun ilgi görmesi, Türk üreticisinin kalite, üretim kapasitesi ve rekabet gücünü bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’nin her iki fuarda da yüksek katılım sayılarıyla öne çıkması sektörümüz açısından son derece değerli. İKMİB olarak firmalarımızın küresel pazarlardaki etkinliğini artırmak, yeni iş birlikleri geliştirmelerine katkı sunmak ve ihracatımızı daha ileri taşımak amacıyla milli katılım organizasyonlarımızı sürdürüyoruz. Özellikle ambalaj sektöründe Avrupa başta olmak üzere hedef pazarlardaki büyüme ivmesinin önümüzdeki dönemde de devam edeceğine inanıyoruz.” Ambalaj Sektörü İhracatında Avrupa Pazarı Öne Çıkıyor Türk ambalaj sektörünün ihracat performansı son yıllarda istikrarlı büyümesini sürdürürken, plastik ambalaj ihracatı sektörün en büyük kalemini oluşturmaya devam ediyor. 2021-2025 döneminde plastik ambalaj ihracatı yaklaşık 4,14 milyar dolardan 4,34 milyar dolara yükseldi. Ambalaj sektörünün 2025 yılı toplam ihracatı 7,29 milyar dolar olarak gerçekleşirken, bunun 4,32 milyar dolarlık kısmını İKMİB kapsamındaki plastik ambalaj ürünleri oluşturdu. Böylece plastik ambalaj ürünleri, toplam ambalaj sektörü ihracatının yüzde 59,2’sini oluşturdu. Sektörün en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülkeler arasında İngiltere, Almanya, ABD, İtalya ve Irak öne çıkarken, ihracatın ağırlıklı olarak Avrupa pazarına yöneldiği görülüyor. İngiltere ve Almanya sektörün en önemli pazarları arasında yer alırken, ABD pazarında son yıllarda artış eğilimi dikkat çekiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geotekstil Teknolojisi Yerinde İncelendi    Haber

Geotekstil Teknolojisi Yerinde İncelendi  

YENİLİKÇİ ÇÖZÜMLER MASAYA YATIRILDI Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen “İzmit Körfezi Dip Çamurunun Temizlenmesi Projesi” tüm hızıyla sürerken, projede kullanılan küresel teknolojileri yerinde incelemek amacıyla Hollanda’ya önemli bir teknik gezi gerçekleştirildi. Teknoloji çözüm ortağının ev sahipliğinde düzenlenen programda İzmit Körfezi’ni geleceğe taşıyacak yenilikçi çözümler ve küresel standartlar masaya yatırıldı. DİP ÇAMURU PROJESİ HOLLANDA’DA BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ Teknik temaslar kapsamında Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı heyeti, İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi’nin kapsamı, hedefleri ve bugüne kadar elde edilen başarılı sonuçlara ilişkin detaylı bir sunum gerçekleştirdi. Bilgi ve deneyim paylaşımının ön plana çıktığı görüşmelerde, Kocaeli’de yürütülen çevre odaklı çalışmalar uluslararası platformda büyük takdir topladı. GEOTEKSTİL TÜP TEKNOLOJİSİ YERİNDE İNCELENDİ Ziyaretin en önemli başlıklarından birini, projede hayati bir rol oynayan geotekstil tüplerin üretim süreçleri oluşturdu. Teknolojiyi yerinde gözlemleyen heyet, daha sonra aynı yöntem ve teknoloji kullanılarak Hollanda’da başarıyla tamamlanmış olan saha uygulamalarını yerinde inceledi. Büyükşehir heyeti, İzmit Körfezi’ni sürdürülebilir bir ekosisteme kavuşturmak adına dünyadaki en yenilikçi ve modern teknolojilerin kente entegre edilmesine kararlılıkla devam edeceğini vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.