Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hollanda

Kapsül Haber Ajansı - Hollanda haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hollanda haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YASED: Ocak Ayında Türkiye’ye 716 Milyon Dolar Değerinde Uluslararası Doğrudan Yatırım Geldi Haber

YASED: Ocak Ayında Türkiye’ye 716 Milyon Dolar Değerinde Uluslararası Doğrudan Yatırım Geldi

12 Mart 2026’da paylaşılan güncel resmi verilere göre, 2026 yılının Ocak ayında, Türkiye’ye, 716 milyon dolar değerinde UDY girişi gerçekleşti. Güncel bu istatistikle beraber 2003 yılından itibaren Türkiye’ye gelen UDY girişlerinin toplam değeri ise 289 milyar dolar düzeyine geldi. Ocak ayında gerçekleşen toplam UDY girişi 716 milyon dolar olarak hesaplanırken bu yatırımların 390 milyon doları yatırım sermayesi şeklindeydi. Ocak ayındaki toplam UDY’nin 417 milyon doları borçlanma araçları, 163 milyon doları yabancı uyruklulara gayrimenkul satışı yoluyla kaydedildi. Aynı ay içerisinde yatırım tasfiyelerinin 254 milyon dolar değerinde aşağı yöndeki etkisiyle, Ocak ayındaki toplam UDY girişi 716 milyon dolar oldu. En fazla yatırım teknik faaliyetler ile toptan ve perakende ticarette gerçekleşti 2026 yılının Ocak ayı içerisinde gerçekleşen 390 milyon dolar değerindeki yatırım sermayesi girişlerinde, 126 milyon dolarlık yatırım girişi ile mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetler, yüzde 32’lik bir pay aldı. Toptan ve perakende ticaret ve finans ve sigorta faaliyetleri sırasıyla yüzde 22 ve yüzde 9’luk paylarıyla aynı ay içerisinde gerçekleşen yatırım sermayesi girişlerinde öne çıkan diğer sektörler oldu. Ocak ayında en fazla uluslararası yatırım Almanya ve Hollanda’dan geldi 2003-2025 dönemi toplamında yüzde 59’luk pay sahibi olan Avrupa Birliği (AB-27) ülkeleri 2026’in birinci ayında yüzde 77’lik bir pay aldı. Aynı ay içerisinde AB-27 ülkeleri yüzde 77’lik paylarıyla Türkiye’ye en çok yatırım yapan bölge oldu. Ocak 2026’da ülkeler özelinde, Almanya yüzde 37 ile en büyük paya sahip olurken, onu yüzde 24 ile Hollanda, yüzde 8 ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yüzde 5 ile İsveç ve yüzde 4 ile İspanya takip etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cerebrum Tech, Koreli Teknoloji Devleriyle Stratejik İş Birliklerine İmza Attı Haber

Cerebrum Tech, Koreli Teknoloji Devleriyle Stratejik İş Birliklerine İmza Attı

Türkiye’nin yenilikçi teknoloji şirketlerinden Cerebrum Tech, Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Erkul’un Güney Kore’ye gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında, ülkenin önde gelen teknoloji ve enerji firmalarıyla bir dizi stratejik iş birliği mutabakatı imzaladı. Bu anlaşmalar, yapay zekâ, yarı iletken teknolojileri, enerji altyapıları ve endüstriyel inovasyon alanlarında Türkiye ile Kore arasındaki teknoloji köprüsünü daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Ziyaret kapsamında Cerebrum Tech, elektronik ve ileri teknoloji alanında Kore’nin önemli şirketlerinden Chemtronics, ülkenin lider enerji gruplarından GS Energy ve endüstriyel inovasyon devi WiTS ile masaya oturdu. İmzalanan anlaşmalar, ortak Ar-Ge projelerinin geliştirilmesi, endüstriyel yapay zekâ çözümlerinin entegrasyonu ve küresel pazarlar için yenilikçi teknolojiler üretilmesini kapsıyor. “Ortak akıl ve vizyon” Cerebrum Tech Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Erkul, imzalanan anlaşmaların her iki ülke için de büyük bir potansiyel taşıdığını belirtti. "Güney Kore, teknoloji ve inovasyon alanında dünyanın en dinamik ekosistemlerinden birine sahip. Cerebrum Tech olarak, bu ekosistemin önemli oyuncularıyla stratejik ortaklıklar kurarak küresel vizyonumuzu bir adım öteye taşıyoruz," diyen Erdem Erkul, sözlerine şöyle devam etti: "Bu iş birlikleri, sadece teknoloji transferi anlamına gelmiyor; aynı zamanda yapay zekâ, mobilite ve sürdürülebilir enerji gibi geleceği şekillendiren alanlarda ortak akıl ve vizyonla hareket etme kararlılığımızı gösteriyor. Türkiye’nin teknoloji üretimindeki yetkinliğini, Kore’nin global pazardaki deneyimiyle birleştirerek dünya çapında ses getirecek projelere imza atacağımıza inanıyorum." İki ülke arasındaki ilişkilere uzun yıllardır katkı sağlayan Erkul, aynı zamanda Kore Cumhuriyeti’nin Sivas Fahri Konsolosu olarak görev yapıyor. Erkul, geçmişte de Türkiye-Kore arasında çok sayıda Ar-Ge ve inovasyon projesine liderlik etmişti. Kilit oyuncuları bir araya getiren anlaşmalar Cerebrum Tech’in Kore’de gerçekleştirdiği stratejik iş birlikleri, farklı sektörlerdeki kilit oyuncuları bir araya getiriyor. Elektronik ve yarı iletken sektörünün öncülerinden Chemtronics ile yapılan anlaşma, yapay zekâ destekli endüstriyel çözümler, ileri malzeme teknolojileri ve ortak Ar-Ge projelerine odaklanıyor. Enerji ve altyapı alanında ise Kore’nin lider gruplarından GS Energy ile güçler birleştirildi. Bu iş birliği, özellikle elektrikli araç şarj altyapılarında yapay zekâ entegrasyonu ve akıllı enerji yönetimi sistemlerinin geliştirilmesini hedefliyor. Endüstriyel inovasyon ve otomotiv sektöründe faaliyet gösteren WiTS ile imzalanan mutabakat ise otomotiv odaklı Ar-Ge çalışmaları, mobilite çözümleri ve endüstriyel yapay zekâ uygulamaları alanlarında ortak projeler geliştirilmesini öngörüyor. Bu anlaşmalar, Cerebrum Tech’in Ankara, İstanbul, Seul, Londra, Silikon Vadisi ve Hollanda’daki ofisleri aracılığıyla yürüttüğü küresel genişleme stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Şirket, "bildiklerinin değil, bilmediklerinin peşinde olma" vizyonuyla, farklı coğrafyalardaki teknoloji liderleriyle iş birliği yaparak yenilikçi çözümler geliştirmeye devam etmeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SOBE Vakfı’ndan Kültürel Mirasta Kapsayıcı Adım: “İNCLUSION” Projesi Tamamlandı Haber

SOBE Vakfı’ndan Kültürel Mirasta Kapsayıcı Adım: “İNCLUSION” Projesi Tamamlandı

Erasmus+ programı tarafından desteklenen proje; Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA), Anadolu Üniversitesi, Artifactory (Yunanistan), Balkan Museum Network (Bosna-Hersek) ve SEALS (Hollanda) ortaklığında gerçekleştirildi. Ankara, Saraybosna ve Amsterdam’da gerçekleştirilen uluslararası toplantılar ve araştırma evreleriyle olgunlaştırılan proje kapsamında, kültürel öğelerin özel gereksinimli bireyler için dijital öykülerle nasıl daha erişilebilir kılınabileceğine dair alanında ilk olma özelliği taşıyan bir çalışma ortaya konuldu ve bir politika önerisi geliştirildi. Saha Çalışmaları ve Kullanıcı Deneyimi Proje sürecinde SOBE, çalışmanın daha etkili olması amacıyla deneysel saha ziyaretleri gerçekleştirdi. Otizmli bireyler ve aileleriyle birlikte Çatalhöyük ve Konya Arkeoloji Müzesi’ne düzenlenen ziyaretlerde, katılımcıların görüşleri ile müze çalışanları ve müzedeki materyallerle etkileşimleri gözlemlenerek doğrudan raporlandı. Elde edilen geri bildirimler doğrultusunda dijital hikâyeler, özel gereksinimli bireylerin bilişsel ve duyusal ihtiyaçlarına göre revize edildi. Böylece kapsayıcılık ilkesi, hedef kitlenin doğrudan katılımıyla şekillendirildi. Uluslararası Kapanış Konferansı Projenin nihai sonuçları ve akademik çıktıları, 10 Ocak tarihinde TÜBA başkanlığında Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen uluslararası kapanış konferansı ile kamuoyuna duyuruldu. Konferansta, kültürel miras alanında bilimsel bilgi ile politika ve uygulama arasındaki etkileşimi güçlendirmeye yönelik değerlendirmeler yapıldı. SOBE Vakfı adına sunulan iki bildiri, projenin özel eğitim ve müze pedagojisi alanındaki yenilikçi yaklaşımını akademik dünyaya aktardı. Hikayeler Paylaşıma Açılacak SOBE Vakfı Başkanı Mustafa Ak, vakfın vizyonunun yalnızca otizmli bireylere eğitim vermekle sınırlı olmadığını belirterek, özel gereksinimli bireylerin yaşam standartlarını iyileştiren politikalar üreten ve uluslararası iş birlikleri geliştiren bir kurum olduklarını ifade etti. İNCLUSION projesiyle, özel gereksinimli bireylerin toplumsal hayatın her alanında, özellikle kültürel mirasa erişimde daha görünür olmalarının hedeflendiğini vurguladı. Proje Yürütücüsü Dr. Ümit Savaş Taşkesen ise, farklı disiplinlerden gelen ortaklarla yürütülen iş birliğinin hem akademik hem uygulama düzeyinde önemli kazanımlar sağladığını belirtti ve elde edilen çıktılarının ilerleyen süreçte hayata geçirilecek yeni projeler için güçlü bir temel oluşturacağını ifade etti. Sürecin tamamlanmasının ardından proje kapsamında geliştirilen kapsayıcı dijital hikayeler ve eğitim materyallerinin geniş kitlelerin kullanımına sunulacağı bildirildi. Bu çıktılarla birlikte kültür profesyonellerine yönelik yeni bir istihdam alanı oluşturulması ve müzelerin herkes için daha erişilebilir hale gelmesine katkı sağlanması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai Hidrojendeki İddiasını 20 Milyon Kilometreyle Taçlandırdı Haber

Hyundai Hidrojendeki İddiasını 20 Milyon Kilometreyle Taçlandırdı

Hyundai, XCIENT Fuel Cell Class-8 ağır ticari kamyon filosunun Avrupa genelinde 20 milyon kilometrelik sürüş mesafesine ulaştığını duyurdu. İsviçre, Almanya, Fransa, Hollanda ve Avusturya’da faaliyet gösteren toplam 165 araçla beş yılda elde edilen bu başarı, hidrojen yakıt hücreli elektrikli araçların (FCEV) ticari taşımacılıkta içten yanmalı motorların (ICE) yerini alma potansiyelini gözler önüne seriyor. Chul Youn Park, Hyundai Küresel Ticari ve Hafif Ticari Araçlar İş Birimi Başkanı konuyla ilgili “Hyundai, lojistik, dağıtım ve kentsel kamu hizmetleri gibi çeşitli alanlarda hidrojen yakıt hücreli kamyonları devreye almak için küresel iş ortaklarıyla birlikte çalışarak egzoz kaynaklı karbon emisyonlarını azaltıyor. İsviçre’de başlattığımız ilk operasyonların ardından Avrupa’nın farklı bölgelerine genişledik ve Kuzey Amerika’da da somut ilerleme kaydettik. Hidrojenli ticari araçlarımız, daha gelişmiş bir gelecek için mobilite çözümleri sunarak hidrojen ekosisteminin oluşmasına katkı sağlıyor ve küresel etkisini büyütmeye devam ediyor” dedi. Avrupa’da Genişleme: Hidrojen Mobilitesi ile Daha Temiz Lojistik İlk olarak Ekim 2020’de İsviçre’de kullanıma sunulan XCIENT Fuel Cell kamyonları, Haziran 2024 itibarıyla yalnızca bu ülkede 10 milyon kilometrelik toplam sürüş mesafesine ulaşmıştı. Araçların istikrarlı performansı, yeni bölgelere ve farklı kullanım alanlarına genişlemenin önünü açtı. Bugün gıda ve içecek lojistiği, süpermarket dağıtımı ve çöp kamyonu ile vinçli araç gibi özel uygulamalar da bu kapsamda yer alıyor. Öne çıkan operasyonel kullanım alanları: İsviçre: Gıda, içecek ve tekstil lojistiğiAlmanya: Süpermarket zincirleri, tekstil firmaları ve büyük filo operatörleri için lojistik çözümleriFransa: Büyük perakende zincirlerine yönelik lojistik faaliyetleri ile elektrikli güç çıkışlı (ePTO) çöp ve vinçli araç uygulamalarıHollanda: İnşaat malzemeleri dağıtıcısı için brandalı kamyon kullanımıAvusturya: Bir süpermarket zincirinin operasyonlarına entegre edilen soğutmalı kamyon Geleneksel dizel kamyon filolarıyla karşılaştırıldığında, XCIENT Fuel Cell araçlar egzozdan kaynaklanan karbon emisyonlarında önemli ölçüde azalma sağlıyor. Hyundai, inovasyon çalışmalarını sürdürerek 2025 yılında geliştirilmiş hidrojen yakıt hücresi sistemine sahip yeni XCIENT Fuel Cell kamyonunu tanıttı. Araç, 2021’den bu yana farklı iklim ve kullanım koşullarında kapsamlı testlerden geçirilerek liman taşımacılığı ve orta mesafe lojistik dahil olmak üzere çeşitli müşteri ihtiyaçlarına uygunluğu doğrulandı. Filo operatörleriyle sürdürülen yakın iş birliği sayesinde model, farklı sürüş gereksinimlerine başarıyla uyum sağlıyor. Kuzey Amerika’da XCIENT Fuel Cell Kamyonları XCIENT Fuel Cell kamyonları, Avrupa’nın yanı sıra Kuzey Amerika’da da Hyundai’nin hidrojen mobilitesindeki teknolojik liderliğini ortaya koymaya devam ediyor.Bölgede şu anda toplam 63 XCIENT Fuel Cell kamyonu aktif olarak çalışıyor ve 2023’teki lansmandan bu yana yaklaşık 1,6 milyon kilometrelik toplam sürüş mesafesine ulaştı. Araçların faaliyet gösterdiği başlıca noktalar: Kaliforniya, ABD – NorCAL ZERO Projesi: Kuzey Amerika’daki en büyük hidrojen kamyonu konuşlandırması kapsamında Oakland Limanı’nda 30 XCIENT Fuel Cell kamyonu hizmet veriyor. Georgia, ABD – HTWO Logistics: Hyundai Metaplant America’da GLOVIS America iş birliğiyle yürütülen HTWO Logistics girişimi kapsamında 21 XCIENT Fuel Cell kamyonu lojistik operasyonları destekliyor. British Columbia, Kanada – BC Hydrogen Ports Projesi: Eyaletin denizcilik ve taşımacılık sektörlerinde hidrojen ve yakıt hücresi teknolojilerini benimsemeye yönelik ilk büyük girişimi. XCIENT Fuel Cell kamyonlarının farklı lojistik ortamlarında kanıtlanmış performansı, gerçek dünya ticari kullanım kabiliyetini ortaya koyarken Hyundai’nin küresel hidrojen enerjisi dönüşümüne öncülük eden liderliğini de pekiştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Balık İhracatı 2026 Yılına Rekorla Girdi Haber

Türkiye’nin Balık İhracatı 2026 Yılına Rekorla Girdi

Balık, 2026 yılı ocak ayında ihracatını en fazla artıran 5 ürün grubundan biri olurken, gıda ihracatının yıldızı oldu. Balık ihracatı miktar bazında yüzde 4’lük artışla 21 bin 978 tondan, 22 bin 935 tona ilerledi. Yüksek protein deposu Omega-3 yağ asitleriyle sağlıklı bir yaşamın anahtarı olan balık, yüksek protein içeriyor. Balığı protein miktarı açısından düzenli tüketmek, kas kütlesini artırmaktan kalp sağlığını korumaya kadar birçok fayda sağlıyor. Türkiye’nin zengin deniz ürünleri çeşitliliği, sağlıklı bir yaşam sürdürmeyi kolaylaştırır. Türkiye’nin ihraç ettiği her üç balıktan ikisine imza attıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türk su ürünleri sektörünün 2025 yılını 2 milyar 243 milyon dolarlık performansla geride bıraktığını, 2026 yılına çok başarılı bir giriş yaptıklarını, 2,5 milyar dolar ihracat hedefini aşacak bir ihracat seyri ortaya koyduklarını vurguladı. Orkinos ihracatında üç haneli artış Su ürünleri ihracatında levrek ihracatının yüzde 27’lik artışla 48 milyon dolardan 60,7 milyon dolara çıkarak liderliğini sürdürdüğü bilgisini veren Girit, “Çipura ihracatımız 38 milyon dolardan 46 milyon dolara yükseldi. En belirgin artış orkinosta oldu. Orkinos ihracatı yüzde 122’lik üç haneli artışla 18,5 milyon dolardan 41 milyon dolara fırladı. Türk somonundaki artışımız 2026 yılında da sürdü ve yüzde 39’luk gelişimle 23 milyon dolardan 32 milyon dolara çıktı. Diğer su ürünleri ihracatımız 14,8 milyon dolardan 16 milyon dolara yükselirken, alabalık ihracatımız 8,7 milyon dolarla sabit kaldı. Kaya levreği ihracatımız yüzde 44’lük artışla 1,7 milyon dolardan 2,5 milyon dolara çıktı” şeklinde konuştu. Su ürünleri ihracatında aslan payı Egeli balıkçıların Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin, 2025 yılı ocak ayında 95,7 milyon dolar olan ihracatının 2026 yılı ocak ayında yüzde 27 geliştiği bilgisini veren Başkan Girit sözlerini şöyle tamamladı; “2026 yılı Ocak ayında ihracatımızı 121,5 milyon dolara ulaştırdık ve su ürünleri ihracatından aslan payını aldık. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimiz 46 milyon dolarlık levrek ihraç ederken, ikinci sırada 36 milyon dolarla çipura, 13,7 milyon dolarla Türk somonu yer aldı.” Rusya Federasyonu ve Japonya arasındaki yarışı fotofiniş belirledi 2026 yılı ocak ayında su ürünleri ihracatında Rusya Federasyonu 31,3 milyon dolarla ilk sıradaki yerini korurken, orkinos talebiyle öne çıkan Japonya’ya ihracatımız yüzde 120’lik artışla 12 milyon dolardan 31 milyon dolara çıktı. Japonya su ürünleri ihraç ettiğimiz ülkeler sıralamasında 4 basamak yükselirken, Rusya ile Japonya arasında liderliği fotofiniş belirledi. İtalya 22,4 milyon dolarlık Türk su ürünleri talep ederken, Hollanda’ya su ürünleri ihracatımız yüzde 24’lük artışla 14,8 milyon dolardan 18,3 milyon dolara çıktı. Beşinci sıradaki Yunanistan’a su ürünleri ihracatımız yüzde 21’lik yükselişle 15 milyon dolardan 18,2 milyon dolara ilerledi. Bu ülkeleri İngiltere, Güney Kore, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ve İspanya takip etti. Türkiye ocak ayında 55 ülkeye su ürünleri ihraç etti. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin en çok balık ihraç ettiği ülke 17,8 milyon dolarla İtalya olurken, İtalya’yı 17,2 milyon dolarla Yunanistan ve 15,7 milyon dolarla İngiltere izledi. Ege Bölgesi’nden balık ihraç edilen ülke sayısı 46 oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Tahsilat Zorluğu 100 Üzerinden 47,2 İle “Yüksek” Seviyeye Ulaştı Haber

Küresel Tahsilat Zorluğu 100 Üzerinden 47,2 İle “Yüksek” Seviyeye Ulaştı

Allianz Trade, Tahsilat Zorluğu Skoru ve Derecelendirmesi (Collection Complexity Score and Rating) Raporunun 4’üncü baskısını yayınladı. Rapor, küresel GSYİH ve ticaretin yüzde 90'ını temsil eden 52 ülke ekonomisinde şirketlerin alacaklarını tahsil etmesinin ne kadar kolay veya zor olduğuna dair net bir değerlendirme sunuyor. Ticari alacak sigortası alanında dünya lideri olan Allianz Trade'e göre, küresel tahsilat zorluğu 100 üzerinden 47,2 ile “yüksek” seviyeye ulaştı. Türkiye’de uluslararası tahsilat zorluklarında son dört yılda iyileşme kaydedildi Allianz Trade’in raporuna göre; 2022 yılında borç tahsilatının en zor yapıldığı ülkeler arasında 13’üncü sırada yer alan Türkiye, 2026 değerlendirmesinde 52 ülke arasında 27’nci sıraya düştü. 2022 yılında uluslararası tahsilat zorluğunun “çok yüksek” olduğu Türkiye’de son dört yılda mahkeme süreçleri ve iflas düzenlemelerinde kaydedilen iyileşmelerle tahsilat zorlukları “yüksek” dereceye geriledi. Uluslararası tahsilat zorlukları bakımından uzun alacak vadeleri gibi ödemelere ilişkin sıkıntılar Türkiye’de en önemli sorun olarak öne çıkıyor. Öte yandan raporda, Türk şirketlerin en çok ihracat yaptığı 20 ülke arasında alacaklarını en zor tahsil ettikleri ülkeler Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Çin olarak öne çıkıyor. Küresel tahsilat zorluğu biraz azalıyor, ancak borç tahsilatı şirketler için başlıca sorunlardan biri olmaya devam ediyor Raporun tahsilat zorluğu skoru dört dereceden oluşuyor: 40’ın altında “Belirgin”, 40 ile 50 arasında “Yüksek”, 50 ile 60 arasında “Çok Yüksek” ve 60'ın üzerinde “Ciddi”. Küresel ortalamanın 47,2 olduğu ve 100 üzerinden 49 olan 2022 raporuna göre biraz daha düşük olduğu da raporda verilen bilgiler arasında yer alıyor. Rapora göre risk dağılımı da daha dar bir alana yayıldı. Tahsilat zorluğunun 2022'deki yüzde 16'ya karşı yüzde 15 olarak “ciddi” ve 2022'deki yüzde 29'a karşı yüzde 21 ile “çok yüksek” derecede olduğu ülke sayısının toplam içindeki oranı azalırken, 2022'deki yüzde 24'e karşı yüzde 29 ile “yüksek” ve 2022'deki yüzde 31'e karşı yüzde 35 ile “belirgin” derecede olduğu ülke oranında artış kaydedildi. Ancak, dünya çapında ticari iflasların yüksek seviyelerde seyretmesi ve değişen ticaret akışları, korumacı devlet politikaları, jeopolitik gerilimler ve artan dijital riskler nedeniyle küresel parçalanmanın derinleşmesiyle birlikte alacak tahsilatının şirketler, özellikle de ihracatçılar için giderek daha da zorlaştığına da raporda dikkat çekildi. Allianz Trade Yönetim Kurulu, Kredi İstihbaratı, Reasürans ve Kefaletten Sorumlu Üyesi Fabrice Desnos şu değerlendirmede bulundu: “Uluslararası ticari alacaklarının yüzde 48'inin, tahsilat zorluğu “Çok Yüksek” (%22’si) veya “Ciddi” (%26’sı) düzeyde olan ülkelerde bulunduğunu tahmin ediyoruz. 2022 ile karşılaştırıldığında, +1 puan sınırlı bir artış anlamına geliyor olsa da küresel ticaretin genişlemesi nedeniyle mutlak değer olarak bakıldığında 1,1 trilyon ABD dolarına ulaşan önemli bir rakama tekabül ediyor. İflaslar, hâlâ tüm bölgelerde tahsilat zorluğunun başlıca nedenlerinden biri. Orta Doğu'da tahsilat zorluğunun ana nedeni olarak yerel ödeme uygulamaları öne çıkarken, Batı Avrupa'da mahkeme süreçleriyle ilgili karmaşıklıklar Orta Doğu, Afrika ve Latin Amerika'ya göre daha az yaşanıyor. Bu yapısal faktörler nedeniyle, uluslararası alacak tahsilatı dünya çapında zor bir süreç olmaya devam ediyor.” Suudi Arabistan, Meksika ve Birleşik Arap Emirlikleri, borç tahsilatı açısından en zor pazarlar Raporda; yerel ödeme uygulamaları, mahkeme süreçleri ve iflas düzenlemeleri dikkate alındığında, Almanya, Hollanda ve Portekiz'in uluslararası borçların en kolay tahsil edildiği üç ülke olduğu, Suudi Arabistan, Meksika ve BAE'nin ise en zorlu ülkeler olmaya devam ettiği belirtiliyor. Allianz Trade Grup Alacak ve Tahsilat Müdürü Pascal Personne bu durumu şöyle açıklıyor: “Uluslararası borç tahsilatı, Suudi Arabistan’da Almanya'ya göre neredeyse üç kat daha zor… Ancak, uluslararası tahsilat açısından Almanya’da da hiç zorluk olmadığı söylenemez. Bu bağlamda, gelişmiş ekonomiler ile gelişmekte olan pazarlar arasında hâlâ fark olsa da özellikle de Asya'da bu fark zamanla giderek azalıyor. Çoğu gelişmiş ekonomide “belirgin” bir düzeyde tahsilat zorluğu var. Tahsilatın ortalama olarak en zor olduğu iki bölge ise Orta Doğu ve Afrika.” Yeni Nesil Ticaret Merkezlerinde iş yapmak seçicilik gerektiriyor Raporda yer verilen bilgilere göre; küresel ticaret sistemindeki yapısal değişimlerle birlikte yeni ticaret merkezleri yeni ticaret rotalarının bağlantı noktaları haline geliyor ve ayrıca yeni üretim merkezleri de ortaya çıkıyor. Ancak, bu pazarlar cazip olmalarına rağmen, söz konusu pazarlara ihracat yapanlar için mevcut ülke risklerine ek olarak alacak tahsilatı zorluklarının da devam ettiği raporda belirtiliyor. Allianz Trade İflas Araştırmaları Baş Analisti Maxime Lemerle jeopolitik gelişmeler, korumacılık politikaları ve iklim değişikliğinin etkileriyle bölünmüş bir dünyada, küresel ticaretin kendine yeni yollar oluşturduğunu söylüyor. “BAE, Vietnam ve Malezya gibi yükselen “Yeni Nesil Ticaret Merkezleri”, ortalama 62 puanlık “Ciddi” düzeyde tahsilat zorluğuna sahip. Bu pazarlar mevcut bağlamda giderek daha kritik hale gelirken söz konusu pazarlarda iş yapmayı ve ticaretini artırmayı düşünenlerin seçici davranması ve sıkı alacak takibinin yapıldığı, iyi bir kredi yönetimi anlayışına sahip olması gerekiyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rönesans Holding’den Hollanda’da Tarihi İşlem Haber

Rönesans Holding’den Hollanda’da Tarihi İşlem

Amsterdam’ın simgelerinden Johan Cruijff ArenA’nın hemen yanında konumlanan Eleven Square, Amsterdam’ın en yüksek konut kulesi projesi olmaya hazırlanıyor. Kentin yeni yaşam merkezlerinden biri olarak geliştirilen projedeki satın alma, Hollanda konut piyasasında konut sayısı açısından rekor niteliği taşıyor. Amsterdam’ın en yüksek konut kulesi 145 metre yüksekliğiyle Amsterdam’ın en yüksek konut kulesi olacak Eleven Square, kentin siluetine yeni bir simge kazandıracak. Yaklaşık 170 bin metrekarelik toplam alanıyla 28 futbol sahasına eşdeğer büyüklüğe sahip proje, 250’ye 150 metre büyüklüğünde benzersiz bir alanda geliştiriliyor. Toplam 1.100 konutun yer alacağı Eleven Square, çalışma alanları, kültür, spor ve eğlence merkezi gibi alanlar sunuyor. Kentin referans noktalarında Ballast Nedam imzası Ballast Nedam, başta Hollanda olmak üzere Avrupa’nın kalbinde sürdürülebilir yaşam alanları ve altyapı projeleri hayata geçirmeye devam ediyor. Eleven Square’in komşusu olan 1993–1996 yılları arasında inşa edilen Avrupa'nın en ikonik stadyumlarından Johan Cruijff Arena da Ballast Nedam imzası taşıyor. Kanal projeleri ile Hollanda’nın sular altında kalmasını önleyici çalışmalar yürüten Ballast Nedam, ülkenin konut ihtiyacına modüler yapılar ile daha hızlı, daha sürdürülebilir ve daha ekonomik çözümler sunuyor. Ballast Nedam, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından WHO Sağlıklı Şehirler’in bir parçası olacak Cartesius Utrecht ile Hollanda'nın en sağlıklı mahallesine imza atıyor. Brabant Heeze’de geliştirilen ve yüzde 95’ten fazlası ahşap ve saman gibi doğal malzemelerden oluşan Green House ve e enerji pozitif yaşam alanı projesi Horizons gibi projeler ise iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlayan örnek çalışmalar arasında yer alıyor. Tünel ve yol gibi altyapı projelerinde uzmanlığıyla öne çıkan Ballast Nedam’ın, Hollanda genelinde 40’tan fazla tünelde imzası bulunuyor. Ülkenin en uzun kara tüneli Gaasperdammertunnel ve batırma tüneli Maasdeltatunnel, şirketin porföyünde öne çıkan altyapı projeleri arasında yer alıyor. Ballast Nedam, Lüksemburg’ta yer alan Avrupa Yatırım Bankası’nın genel merkezinin genişletilmesi projesini üstlenerek, Avrupa’nın en önemli binalarından birini daha tamamlamaya hazırlanıyor. Amsterdam’ın konut ihtiyacına katkı sunacak Eleven Square’in hayata geçmesi, ilk kez konut edinecekler ve öğrenciler için farklı alternatiflerin yanı sıra Hollanda’nın yıllık 100 bin adet olan konut ihtiyacına da önemli katkı sunacak. Amsterdam Belediyesi tarafından hazır hale getirilen proje alanında, konut kulelerinin inşaatına 2026 yılının ikinci çeyreğinde başlanması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.