Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Horeca

Kapsül Haber Ajansı - Horeca haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Horeca haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Turkish Tastes, ABD’de Mutfak Profesyonellerine Ulaşıyor Haber

Turkish Tastes, ABD’de Mutfak Profesyonellerine Ulaşıyor

"Turkish Tastes” markası altında oluşturulan yemek tadım alanında Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 6 tarım ve gıda sektörünün ürünleri; Türk, Modern Amerikan ve Latin Amerikan mutfaklarında hazırlanan menülerle sektör profesyonellerinin beğenisine sunuldu. Başta Miami ve ABD Doğu Yakası olmak üzere Amerika kıtasının farklı bölgelerinden alıcıları, distribütörleri, şefleri ve restoran işletmecilerini buluşturan fuarda Turkish Tastes tadım alanı, Türk gıda ürünlerinin kullanım alanlarını doğrudan mutfak profesyonellerine anlatan bir tanıtım platformu oldu. Türk ürünlerine üç farklı mutfaktan yorum Etkinlik kapsamında üç farklı mutfak kültüründen esinlenen menüler canlı olarak hazırlandı. 2026 yılında Texas Chefs Association tarafından “Yılın Şefi” seçilen Şef Kubilay Önder Türk mutfağını, Şef Greg Matchett Modern Amerikan mutfağını, Şef Melissa Zuniga ise Latin Amerikan mutfağını yorumladı. Canlı yemek demolarında Türk gıda ürünlerinin farklı mutfak kültürleri, damak zevkleri ve menü konseptleri içerisindeki kullanım olanakları sektör profesyonellerine uygulamalı olarak gösterildi. Turkish Tastes tadım etkinliğini Türkiye Cumhuriyeti Washington Büyükelçisi Sedat Önal, Türkiye Cumhuriyeti Miami Başkonsolosu Yeşim Kebapçıoğlu ve Miami Ticaret Ataşesi Erdinç Erbay da ziyaret etti. Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde yürütülen Turkish Tastes Projesi ile ABD pazarına uzun vadeli bir bakış açısıyla yaklaştıklarını belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, projenin özellikle HoReCa sektörüne erişim açısından önemli bir zemin oluşturduğunu söyledi. Başkan Öztürk, “Amerika Birleşik Devletleri, dünya gıda ticaretinin en büyük ve rekabetin en yoğun olduğu pazarlardan biri. Böyle bir pazarda sürdürülebilir başarı elde etmek için kaliteli ürün sunmanın yanında o ürünün hikâyesini, kullanım alanlarını ve farklı mutfaklara nasıl entegre edilebileceğini de doğru anlatmamız gerekiyor. Turkish Tastes ile tam olarak bunu yapıyoruz. Türk gıda ürünlerini şeflere, satın almacılara, distribütörlere ve restoran profesyonellerine bu ürünlerle hangi menülerin oluşturulabileceğini uygulamalı olarak gösteriyoruz” dedi. Miami’de Türk ürünlerinin Türk mutfağının yanı sıra Modern Amerikan ve Latin Amerikan mutfakları içerisinde kullanıldığına dikkati çeken Öztürk şöyle devam etti: “Bir gıda ürününün uluslararası pazarlardaki gücünü artıran unsurlardan biri farklı mutfak kültürlerine uyum sağlayabilmesidir. Miami’de gerçekleştirdiğimiz canlı demolar da Türk gıda ürünlerinin yalnızca geleneksel Türk yemeklerinde değil, dünyanın farklı mutfaklarında rahatlıkla kullanılabileceğini ortaya koydu. Bu yaklaşım ürünlerimizin kullanım alanını genişletirken satın almacılar ve profesyonel mutfaklar açısından da yeni fırsatlar oluşturuyor.” “Hedefimiz sürdürülebilir ticari ilişkiler kurmak” Turkish Tastes Projesi’nin 2019 yılında başladığını ve ikinci dönem çalışmalarının devam ettiğini aktaran Öztürk, projenin tanıtım faaliyetlerinin ötesinde kalıcı ticari bağlantılar oluşturmayı hedeflediğini vurguladı. Öztürk, “Turquality Projemizin temel amacı Türk gıda ürünlerinin ABD’deki bilinirliğini artırmak, başta otel, restoran ve kafe sektörü olmak üzere profesyonel satın almacılarla uzun vadeli ilişkiler kurmak ve Türk mutfağının uluslararası gastronomi dünyasındaki görünürlüğünü güçlendirmek. ABD’de fuarlardan üniversitelere, şef organizasyonlarından gala yemeklerine ve üretim tesisi ziyaretlerine kadar birbirini tamamlayan çok geniş bir faaliyet zinciri oluşturduk. Her etkinliği bir öncekinin üzerine yeni bir temas ve yeni bir iş birliği alanı ekleyecek şekilde planlıyoruz” diye konuştu. New York’tan Miami’ye uzanan tanıtım zinciri Turkish Tastes Projesi kapsamında ABD’de bugüne kadar çok sayıda etkinliğe imza atıldı. Projenin önemli kilometre taşlarından biri 2022 yılında New York’ta düzenlenen Summer Fancy Food Show’da Turkish Tastes Referans Kitabı’nın lansmanı oldu. Ardından 16-19 Temmuz 2023 tarihlerinde New Orleans’ta Amerikan Aşçılık Federasyonu (ACF) Ulusal Kongresi’ne katılım sağlandı. 24 Şubat 2024’te Florida’da gala yemeği düzenlenirken, 18-21 Mayıs 2024 tarihlerinde Chicago’da NRA Show’a katılım gerçekleştirildi. 8 Haziran 2024’te Seattle’da Turkish Tastes Şef Yarışması düzenlendi, 24 Haziran 2024’te ise New York Türkevi’nde tadım ve tanıtım etkinliği gerçekleştirildi. Proje, akademi ve sektör arasındaki bağın güçlendirilmesine yönelik çalışmalarla da desteklendi. 3 Aralık 2024’te Las Vegas’ta University of Nevada, Las Vegas’ta (UNLV) seminer düzenlendi. 2024 yılının Ağustos-Aralık döneminde US Foods bünyesindeki şefler İzmir ve Manisa’daki üretim tesislerini ziyaret ederek Türk gıda ürünlerini kaynağında inceleme fırsatı buldu. 22 Şubat 2025’te Virginia’da gala yemeği gerçekleştirilirken, 2025 ve 2026 yıllarının Mayıs aylarında Chicago’da düzenlenen NRA Show’a Turkish Tastes standıyla katılım sağlanarak profesyonellere yönelik tadım etkinlikleri yapıldı. Aynı dönemde Ege İhracatçı Birlikleri tarafından gerçekleştirilen Türkiye milli katılım organizasyonu kapsamında New York’taki Summer Fancy Food Show’da Türk gıda ürünleriyle hazırlanan yemekler ziyaretçilere sunuldu; New York Türkevi’nde düzenlenen resepsiyonlarla sektör profesyonelleriyle temaslar güçlendirildi. Miami’deki Americas Food & Beverage Show kapsamında gerçekleştirilen son etkinlikle Turkish Tastes, Türk gıda ürünlerini ABD’nin farklı bölgelerindeki profesyonel mutfaklara ulaştırmaya yönelik çalışmalarına yeni bir halka ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Matlı Şirketler Grubu  Keskinoğlu ve Yörsan’la Foodist İstanbul’da Sektör Profesyonelleriyle Buluştu Haber

Matlı Şirketler Grubu Keskinoğlu ve Yörsan’la Foodist İstanbul’da Sektör Profesyonelleriyle Buluştu

Matlı Şirketler Grubu, 1-4 Eylül 2026 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı’nda, bünyesinde bulunan Keskinoğlu ve Yörsan markalarıyla sektör profesyonelleriyle bir araya geldi. Topraktan sofraya uzanan entegre ekosistemiyle gıda sektöründe güçlü bir yapı oluşturan Matlı Şirketler Grubu, “Türkiye’nin Protein Merkezi” olma vizyonu doğrultusunda faaliyet gösteren Keskinoğlu ve Yörsan’ın sevilen ve yenilikçi ürünlerini fuar ziyaretçileriyle buluşturdu. Keskinoğlu ve Yörsan’dan Foodist’te güçlü birliktelik Matlı Şirketler Grubu’nun fuardaki standında Keskinoğlu ve Yörsan markaları öne çıktı. Türkiye gıda sektöründeki güçlü geçmişleri ve geniş ürün portföyleriyle faaliyet gösteren iki marka, yenilikçi ürünlerini sektör profesyonelleri ve ziyaretçilerin beğenisine sundu. Özellikle yeni ürünlerin gördüğü ilgi, Keskinoğlu ve Yörsan’ın değişen tüketici beklentilerine ve farklı kullanım alanlarına yönelik ürün geliştirme yaklaşımını ortaya koydu. Kalite ve güvenilir üretim anlayışını yenilikçi ürünlerle buluşturan Keskinoğlu ve Yörsan, Foodist İstanbul’da perakende, Horeca ve gıda hizmetleri sektörlerinin profesyonelleriyle bir araya geldi. Fuar boyunca gerçekleştirilen ürün tanıtımları ve görüşmelerle iki marka, mevcut iş ortaklarıyla ilişkilerini güçlendirirken farklı pazarlardan gelen profesyonellerle yeni iş bağlantıları kurma fırsatı yakaladı. 50’den fazla ülkeden sektör temsilcisinin, 2 binden fazla profesyonel yabancı alıcının ve 70 bini aşkın yerli ve yabancı ziyaretçinin buluştuğu Foodist İstanbul’da yerini alan Yörsan ve Keskinoğlu, Matlı Şirketler Grubu’nun Türkiye’nin Protein Merkezi olma vizyonunu uluslararası sektör profesyonelleriyle paylaşma fırsatı da buldu. Fuar, iki markanın mevcut iş birliklerini geliştirmesinin yanı sıra yeni ihracat ve ticaret fırsatlarının değerlendirilmesi açısından da önemli bir buluşma zemini oluşturdu. Matlı, yeni pazarlarda büyüme vizyonunu sürdürüyor Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Foodist İstanbul’un Türkiye’nin üretim gücünü ve gıda sektörünün uluslararası pazarlardaki potansiyelini ortaya koyan önemli organizasyonlardan biri olduğunu belirterek, şunları ifade etti: “Matlı Şirketler Grubu olarak, ‘Topraktan Sofraya Entegre Ekosistem’ anlayışımızla üretimin her aşamasında güçlü ve sürdürülebilir bir yapı oluşturuyoruz. Bugün Keskinoğlu ve Yörsan gibi Türkiye’nin güçlü markalarını aynı çatı altında buluştururken, ülkemizin protein üretimindeki gücünü daha geniş coğrafyalara taşıyoruz. Foodist İstanbul da bu vizyonumuzu sektör profesyonelleri ve uluslararası iş ortaklarımızla paylaşmak açısından son derece değerli bir platform oldu. ‘Türkiye’nin Protein Merkezi’ olma hedefimiz doğrultusunda üretim kapasitemizi, ürün çeşitliliğimizi ve ihracat gücümüzü geliştirirken, önümüzdeki dönemde özellikle Afrika ve Orta Doğu pazarlarını büyüme stratejimizin önemli odak alanları arasında konumlandırıyoruz. Bizim için gerçek başarı, yalnızca bir şirketin büyümesi değil; üreticiden çalışana, iş ortaklarımızdan müşterilerimize kadar bütün ekosistemin birlikte güçlenmesi ve birlikte ilerlemesidir. Bu nedenle her adımımızda sahayı dinleyen, değişimi zamanında başlatan ve ortaya çıkan değeri daha geniş bir çevreyle paylaşan bir anlayışla hareket ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kütahya Porselen, İş Ortakları İle ‘Yeni Ufuklar Zirvesi’nde Buluştu Haber

Kütahya Porselen, İş Ortakları İle ‘Yeni Ufuklar Zirvesi’nde Buluştu

İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’nde Porselen Sofra Mutfak Eşyası sektöründe “İhracatını En Fazla Artıran Firma” kategorisinde birinci olan Kütahya Porselen, HoReCa ve ev grubuna yönelik yeni koleksiyonlarını da ilk kez iş ortaklarının beğenisine sundu. Kurucu Başkan Nafi Güral, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gülden Güral ve Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Dr. Tanzer Polat Yılmaz’ın katıldığı zirvede, markanın büyüme stratejisi ve gelecek vizyonu aktarıldı. Dr. Tanzer Polat Yılmaz: “Küresel Gücümüzü ve Dijital Yetkinliklerimizi İleri Taşıyoruz” 2026’nın markanın uluslararası gücünü pekiştirdiği bir yıl olduğunu belirten Dr. Tanzer Polat Yılmaz, “Yıl boyunca gastronomiden teknolojiye, iş dünyasından sosyal faydaya uzanan pek çok değerli platformda yer aldık. NATO Zirvesi’nden gastronomi dünyasının seçkin buluşmalarına kadar prestijli etkinliklerde ürünlerimizin kullanılması bizi ayrıca gururlandırdı” dedi. Dijital dönüşüm yatırımlarına da değinen Yılmaz, “360 derece yapay zekâ dönüşüm programımızla farklı kaynaklardaki verileri anlamlı içgörülere dönüştürerek süreçlerimizi daha verimli hale getiriyor ve karar alma mekanizmalarımızı güçlendiriyoruz. 3 boyutlu porselen kişiselleştirme platformumuzla ise kişiye özel ürün geliştirme sürecini dijitalleştirerek müşteri deneyiminde yeni bir dönem başlatıyoruz” diye konuştu. Kütahya Porselen’in Vizyoner Lideri Nafi Güral: “İş Ortaklarımızla Birlikte Geleceği Şekillendiriyoruz” Kurucu Başkan Nafi Güral, markanın başarısında uzun soluklu iş ortaklıklarının önemine dikkat çekerek, “Başarılarımızı yalnızca üretim ve ihracat gücümüzle değil, aynı hedef doğrultusunda ilerlediğimiz iş ortaklarımızla birlikte elde ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de değişen pazar koşullarını birlikte okuyarak, güven ve güçlü iletişim temelinde yeni fırsatlara odaklanacağız” dedi. Gülden Güral’ın Liderliğinde Kütahya Porselen’den Katma Değerli Üretim Vizyonu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gülden Güral, yüksek katma değerli üretimin gelecek dönem büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri olacağını belirterek, “Tasarım, inovasyon ve teknolojiyi üretim süreçlerimizle daha fazla buluşturarak küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü ileri taşımayı hedefliyoruz” dedi. Gastronomiden Sanata Yeni Ufuklar Şafak Tükle moderatörlüğündeki Gastronomide Yeni Ufuklar Paneli’nde şefler Sinem Çapraz ve Efe Anıl Çetin ile Jan Hellwege, Eda Tunalı ve Onur Işık; değişen tüketici beklentileri, tasarım ve gastronominin geleceğini değerlendirdi. Program, Kintsugi Atölyeleri ve Nükhet Duru’nun sahne aldığı gala gecesinin ardından showroom ziyaretleri ve iş toplantılarıyla sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bonna’nın Yeşil Dönüşüm Odaklı Ar-Ge Projesi TÜBİTAK Desteği Almaya Hak Kazandı Haber

Bonna’nın Yeşil Dönüşüm Odaklı Ar-Ge Projesi TÜBİTAK Desteği Almaya Hak Kazandı

Proje; porselen üretim süreçlerinde oluşan atıkların ve kullanım ömrünü tamamlamış porselen ürünlerin yeniden üretim döngüsüne kazandırılmasını, yüksek oranda geri dönüştürülmüş atık içeren ve pişirim sıcaklığı ile süresi optimize edilerek enerji etkin üretim sağlayan yeni nesil porselen teknolojilerinin geliştirilmesini hedefliyor. 2014 yılından bu yana geliştirdiği yenilikçi masaüstü çözümleriyle HoReCa sektörünün güvenilir iş ortaklarından biri olan Bonna, sürdürülebilir üretim yaklaşımını Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarıyla ileri taşımaya devam ediyor. Bu doğrultuda Bonna Sürdürülebilirlik Komitesi öncülüğünde hazırlanan Ar-Ge başvurusu, TÜBİTAK 1832 Sanayide Yeşil Dönüşüm 2025-3 Çağrısı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Projenin resmi adı “Yüksek Oranda Atık İçerikli, Düşük Sıcaklıkta Sinterlenen Yeni Nesil Sofra Eşyaları Üretim Teknolojisi” olarak belirlenirken, proje kapsamında porselen üretim süreçlerinde ortaya çıkan atıkların yanı sıra kullanım ömrünü tamamlamış porselen ürünlerin de yeniden üretime kazandırılmasına yönelik yenilikçi teknolojiler geliştirilecek. Bonna’nın projesi, standart bir Ar-Ge çalışmasının ötesinde, yeşil dönüşüm ve kaynak verimliliğini üretim teknolojisinin merkezine alan bir yaklaşım ortaya koyuyor. Geliştirilecek teknolojiyle, yüksek oranda geri dönüştürülmüş atık içeren ve pişirim sıcaklığı ile süresi optimize edilerek enerji etkin üretim sağlayan yeni nesil porselenlerin üretilmesi hedefleniyor. Bu doğrultuda proje; doğal kaynak ve hammadde kullanımının azaltılması, enerji verimliliğinin artırılması ve üretim süreçlerinin karbon ayak izinin düşürülmesi açısından önemli bir potansiyel taşıyor. Aynı zamanda, üretimden kaynaklanan porselen atıklarının yeniden değerlendirilerek ekonomik değer yaratması ve döngüsel ekonomi yaklaşımının üretim süreçlerine daha güçlü biçimde entegre edilmesi amaçlanıyor. Sürdürülebilirlik yaklaşımını Ar-Ge gücüyle büyütüyor Bonna’nın sürdürülebilirlik yaklaşımı yalnızca tek bir projeye değil, üretim süreçlerinin bütününe yayılan uzun vadeli bir dönüşüm vizyonuna dayanıyor. Şirket, kaynakların daha verimli kullanılmasını, atıkların azaltılmasını ve üretim süreçlerinin çevresel etkisinin düşürülmesini Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarıyla birlikte ele alıyor. TÜBİTAK desteği almaya hak kazanan proje de bu yaklaşımın önemli bir adımını oluşturuyor. Bonna, geliştireceği yeni nesil üretim teknolojileriyle daha az hammadde ve doğal kaynak kullanarak, daha düşük enerji tüketimiyle ve daha düşük çevresel etkiye sahip üretim modellerinin önünü açmayı hedefliyor. Bu yönüyle proje, Bonna’nın döngüsel ekonomi, kaynak ve enerji verimliliği ile düşük karbonlu üretim hedeflerinin Ar-Ge ve inovasyon kapasitesiyle somutlaştırıldığı önemli çalışmalardan biri olarak öne çıkıyor. “Sürdürülebilir üretimi Ar-Ge ve inovasyon gücümüzle ileri taşıyoruz” Bonna Genel Müdürü Erbil Aşkan, TÜBİTAK desteği almaya hak kazanan projenin şirketin sürdürülebilirlik vizyonunun önemli bir göstergesi olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, geleceğe yönelik iş modelimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Bonna Sürdürülebilirlik Komitesi öncülüğünde geliştirdiğimiz ve TÜBİTAK 1832 Sanayide Yeşil Dönüşüm Programı kapsamında desteklenmeye hak kazanan projemiz, bu yaklaşımımızı Ar-Ge ve inovasyon gücümüzle somut bir üretim teknolojisine dönüştürme hedefimizin önemli bir göstergesi. Porselen üretim süreçlerinde oluşan atıkları ve kullanım ömrünü tamamlamış porselen ürünleri yeniden üretim döngüsüne kazandırırken doğal kaynak ve hammadde kullanımını azaltmayı, enerji verimliliğimizi artırmayı ve karbon ayak izimizi düşürmeyi hedefliyoruz. Yüksek oranda geri dönüştürülmüş atık içeren ve pişirim sıcaklığı ile süresi optimize edilerek enerji etkin üretim sağlayan yeni nesil porselen teknolojileri geliştirmek, yalnızca üretim süreçlerimizi dönüştürmek açısından değil, sektörümüzde daha sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaşması açısından da önemli bir adım. Bonna olarak Ar-Ge yetkinliğimizi sürdürülebilirlik hedeflerimizle bir araya getirerek kaynakları daha verimli kullanan, döngüsel ekonomiyi destekleyen ve çevresel etkisi daha düşük üretim teknolojileri geliştirmeye odaklanıyoruz. ‘Yarına da kalsın’ anlayışımız doğrultusunda, üretimden toplumsal katkıya kadar attığımız her adımda daha sürdürülebilir bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gıda Sektörünün Geleceğine  Foodist İstanbul’da Yön Verilecek Haber

Gıda Sektörünün Geleceğine Foodist İstanbul’da Yön Verilecek

Foodist İstanbul 2026, Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gıda sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getirecek; üreticileri, ihracatçıları, ulusal ve uluslararası satın alma yetkililerini aynı çatı altında buluşturarak Türkiye'nin gıda ihracatına yeni fırsatlar sunacak. 60 Ülkeden 2.000’in Üzerinde Karar Verici Foodist İstanbul’da Buluşacak Avrupa’dan Güney Amerika’ya, Kuzey Afrika’dan Güneydoğu Asya’ya uzanan uluslararası alım heyeti programı kapsamında 60 ülkeden 2.000’in üzerinde satın alma profesyoneli ve karar verici İstanbul’da ağırlanacak. İşlenmiş meyve ve kuruyemişten temel gıdalara, çikolata ve şekerlemelerden yağlara kadar fuarda sergilenen ana ürün kategorilerinde ticaret potansiyeli yüksek pazarlara odaklanan program; Türkiye’nin üretim ve ihracat gücünü dünyanın farklı bölgelerinden profesyonel alıcılarla buluşturacak. Uluslararası heyetler arasında gıda perakende ve dağıtım sektörünün önde gelen oyuncuları, global E-Ticaret ve Horeca firmaları yer alıyor. Türkiye’nin ihracat potansiyelinin en yüksek olduğu ABD, Kanada, İngiltere, İspanya, Almanya, Hollanda, Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Irak, Azerbaycan, Japonya, Güney Afrika ve Kolombiya’nın da aralarında bulunduğu 60 ülkeden satın alma profesyonelleri, Foodist İstanbul kapsamında yeni iş fırsatları için İstanbul’da bir araya gelecek. Bununla birlikte Türkiye’nin önde gelen gıda perakende zincirleri, e-ticaret platformları ve otel gruplarının satın alma profesyonelleri B2B Meeting Alanı’nda katılımcı firmalarla planlı ikili iş görüşmeleri gerçekleştirecekler. Böylece Foodist İstanbul, uluslararası pazarlara açılmak isteyen üretici ve ihracatçı firmalar için doğrudan ticari temas imkânı sunacak. Foodist Forum & Show Kitchen ile Sektörün Gündemi Sahneye Taşınıyor Fuarda dört gün boyunca düzenlenecek Foodist Forum & Show Kitchen etkinlikleriyle sektörün gündemi farklı başlıklarla sahneye taşınacak. Akademisyenler, kamu temsilcileri, sektör kuruluşları, üreticiler, ihracatçılar, horeca profesyonelleri ve şeflerin buluşacağı Foodist Forum & Show Kitchen, güncel gelişmelerle birlikte sektörün geleceğine ilişkin de yeni perspektiflerin ortaya konulduğu bir buluşma noktası olacak. Foodist Forum’da Gıda Sektörü Ele Alınacak Foodist Forum’un 13 oturumunda söz alacak 40 konuşmacı ile Türkiye’nin gıda ihracatından dijitalleşmeye, gıda güvenliğinden sürdürülebilirliğe, rejeneratif tarımdan gıda teknolojilerine kadar sektörün geleceğini şekillendiren önemli başlıklar ele alınacak. İlk Günün Gündeminde Gıda İhracatının Geleceği Var Foodist İstanbul’un 1 Eylül’de başlayacak etkinlik programında ilk günün öne çıkan başlığı ihracat vizyonu olacak. Başkanlar Oturumu’nda TİM, TGDF ve ihracatçı birliklerinin başkanları, Türkiye’nin gıda ihracatındaki mevcut konumunu ve küresel pazarlarda rekabet gücünü artırmak için atılması gereken adımları değerlendirecekler. İlk gün aynı zamanda gıda sektörünün küresel ticaretteki konumunun yanı sıra yeni pazar fırsatları ve ihracat stratejileri açısından da önemli mesajlara sahne olacak. 2 Eylül’de Dijitalleşme ve Değişen Tüketici Davranışları Gündemde Olacak Foodist Forum’un ikinci gününde odağa, gıda sektörünün hızla değişen rekabet dinamikleri alınacak. Tüketici alışkanlıkları başlığında NielsenIQ’dan Merve Gökmen, değişen tüketici davranışlarını ve pazar araştırmalarının sektöre sunduğu içgörüleri paylaşacak. “Dijital raflarda rekabet” oturumunda ise PTT AVM’den Hüseyin Tamalı ve Migros One’dan Arda Bayar, e-ticaretin ve algoritmaların alışveriş alışkanlıklarını nasıl dönüştürdüğünü OneIngage Strateji ve İç Görü Direktörü Tahir Emre Kaşlı moderatörlüğünde ele alacaklar. Günün bir diğer önemli gündemi ambalaj inovasyonu olacak. ASD Başkanı M. Zeki Sarıbekir, PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu ve Dr. Orhan Irmak; ambalajın yalnızca ürünü koruyan bir unsur olmaktan çıkarak marka, tüketici ve satış deneyiminin önemli bir parçasına dönüşümünü Xsights Pazar Araştırmaları Departmanı Lideri Yakup Peker moderatörlüğünde değerlendirecekler. Gıda güvenliği de yapay zekâ ve dijital teknolojiler perspektifinden ele alınacak. Prof. Dr. Osman Sağdıç, Dr. Hakan Başdoğan ve Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Gıda Kodeks ve Yem Mevzuatı Daire Başkanı Selim Kaplan; dijital izlenebilirlik ve yapay zekâ uygulamalarıyla birlikte gıda sektöründe ortaya çıkan yeni kalite standartlarını Doç.Dr. Necati Çetin’in moderasyonunda gündeme taşıyacaklar. 3 Eylül’de Sürdürülebilirlik ve Teknoloji Öne Çıkacak Foodist İstanbul’un üçüncü gününde sektörün geleceğini belirleyen iki temel başlık, sürdürülebilirlik ve teknoloji, farklı oturumlarla ele alınacak. “Sofrada Dönüşüm” oturumunda Nil Tibukoğlu, Sinem Topçu ve Aslıhan Denge; Semra Sevinç moderatörlüğünde gıda israfının azaltılması, sorumlu mutfaklar ve doğru bilginin tüketici davranışlarındaki rolü üzerine değerlendirmelerde bulunacaklar. “Geleceğin Gıdası” oturumunda ise Prof. Dr. Hami Alpas moderatörlüğünde rejeneratif tarım, Ar-Ge ve bitkisel üretimdeki inovasyonlar konuşulacak. HORECA sektörünün gündeminde ise artan maliyetlere rağmen kalite standartlarının nasıl korunabileceği olacak. Soner Kesgin, Umut Karakuş ve Tolga Atalay, “Maliyet Kıskacında Kalite” başlığı altında sektörün karşı karşıya olduğu zorlukları ve çözüm yollarını paylaşacaklar. Oturumu Defne Ertan Tüysüzoğlu modere edecek. Günün teknoloji başlığında ise TAT Gıda’dan Çiğdem Şahin; robotik, otomasyon ve dijital fabrikaların gıda üretimindeki dönüşümünü ele alacak. Foodist Show Kitchen’da Gastronomi Sahneye Taşınacak Foodist İstanbul’un etkinlik programının bir diğer önemli ayağını ise Foodist Show Kitchen oluşturacak. Dört gün boyunca 12 mutfak şovunda 37 şefin yer alacağı sahnede gastronomi, inovasyon ve sosyal katılım bir araya gelecek. Show Kitchen programında geleneksel Türk mutfağı da modern yorumlarla sahneye taşınacak. “Zeytinyağlılar” ve “Türk Kruvasanı: Tereyağlı Simit” gibi şovlar, geleneksel lezzetlerin çağdaş gastronomi anlayışıyla yeniden yorumlanmasına odaklanacak. Down Şefler Mutfakta Programın dikkat çeken başlıklarından biri de “Down Şefler Mutfakta” olacak. Sosyal kapsayıcılığın gastronomi üzerinden görünür kılınacağı oturumda Down sendromlu şefler mutfakta yer alarak gastronominin birleştirici ve kapsayıcı gücünü ortaya koyacak. “Gerçek Gıdanın Hikayesi” oturumunda ise gastronominin kaynağına, toprağa ve üretime odaklanılacak; iyi yemeğin hikâyesinin mutfaktan önce toprakta başladığı vurgulanacak. Foodist İstanbul’dan Gıda Sektörüne Sosyal Fayda Foodist Forum & Show Kitchen, sektörün gündemini konuşmanın yanı sıra toplumsal faydaya da katkı sağlayacak. Program boyunca katkı sunan konuşmacılar, şefler ve markalar adına Türkiye’nin 7 bölgesine yayılan TİDER Gıda Bankacılığı Ağı üzerinden ihtiyaç sahibi ailelerin temel gıda ve ihtiyaçlara erişimine destek olunacak. Bu yönüyle Foodist İstanbul, gıda sektörünün üretim, ticaret ve gastronomi eksenindeki gücünü sosyal dayanışmayla bir araya getirecek. İhracat vizyonundan dijital rekabete, gıda güvenliğinden sürdürülebilir tarıma, yapay zekâdan robotik üretime ve geleneksel gastronomiden sosyal kapsayıcılığa uzanan kapsamlı programıyla Foodist Forum & Show Kitchen, sektörün farklı paydaşlarını aynı platformda buluşturacak ve gıdanın geleceği dört gün boyunca İstanbul’da konuşulacak. Dünyanın en büyük üç gıda fuarından biri olma hedefiyle hazırlanan Foodist İstanbul 2026, 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi'nde Türkiye'nin üretim gücünü uluslararası ticaretle buluşturarak hem sektörün küresel görünürlüğünü artırmayı hem de gıda ihracatına uzun vadeli katkı sağlamayı amaçlıyor. Fuar gıda sektörünün bugünü değerlendirdiği, geleceği tartıştığı ve yeni iş birlikleri için bir araya geldiği sektörün buluşma noktası olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Camkurtaran Projesi ile Cam Atıklar Geri Dönüşüme Kazandırılıyor Haber

Camkurtaran Projesi ile Cam Atıklar Geri Dönüşüme Kazandırılıyor

ÇEVKO Vakfı, sürdürülebilir bir gelecek için önemli bir projeyi hayata geçirdi. Cam ambalaj atıklarının kaynağında etkin şekilde ayrı biriktirilmesi, toplanması ve geri dönüşüme kazandırılması amacıyla başlatılan ve sürdürülebilir atık yönetimine katkı sunan Camkurtaran Projesi, ilk etapta Pendik’te belirlenen alışveriş merkezlerinde yer alan kafe ve restoranlara odaklanıyor. Camda Sıfır Atık yaklaşımını desteklemek, geri dönüşüm oranlarını artırmak ve işletmelerde çevre bilincini güçlendirmek amacıyla geliştirilen proje kapsamında, Pendik’te seçilen alışveriş merkezleri içinde yer alan kafe ve restoranlar gibi ev dışı cam ambalaj tüketiminin yoğun olduğu alanlarda özel bir toplama modeli uygulanıyor. Mete İmer: “Camkurtaran, yerel ölçekte başlayıp yaygın etki hedefleyen bir sosyal dönüşüm modelidir” Camkurtaran Projesi’nin bir atık toplama çalışmasının çok ötesinde, sürdürülebilir davranış değişikliği hedefleyen bir sosyal dönüşüm modeli niteliği taşıdığını söyleyen ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, “Cam, kalitesinden ödün vermeden defalarca geri dönüştürülebilen çok değerli bir ambalaj malzemesi. Camkurtaran Projesi ile cam ambalaj atıklarının doğru noktada, doğru yöntemle ve doğru iş birlikleriyle toplanmasını amaçlıyoruz. ÇEVKO Vakfı olarak hayata geçirdiğimiz bu çalışma, kafe ve restoran gibi HORECA noktalarında farkındalığı artırırken, cam ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması ve geri dönüşüme kazandırılması açısından da örnek bir model oluşturacak. Hedefimiz, Pendik’te başlayan bu yaklaşımın ilerleyen dönemde daha geniş alanlara yayılmasıdır” şeklinde konuştu. Cam Ambalaj Atıkları Çöp Değil, Geri Kazanılabilir Bir Değerdir Günlük yaşamda ve özellikle yeme-içme sektöründe yoğun olarak kullanılan cam şişe ve kavanozların çöpe gitmesini önlemeyi amaçlayan Camkurtaran Projesi, kaynağında ayrı biriktirme ve toplama ayırma yaklaşımını temel alıyor. Proje, cam ambalaj atıklarının en yoğun olduğu kafe ve restoranlardan başlayarak daha etkin, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir toplama modeli oluşturmayı hedefliyor. Projenin ilk uygulama alanları arasında Viaport, Neomarin, MarinTürk ve Pendorya içerisinde yer alan restoran ve kafeteryalar yer alıyor. İlk aşamada yaklaşık 167 işletmenin kapsama alınması planlanan çalışmada, sahaya ayrı toplama konteynerleri yerleştirilmesine başlandı. Ayrıca bilgilendirme ekipleri kafe, restoran ve lokantaları ziyaret ederek işletmelere proje süreci, cam ambalaj atıklarının ayrı toplanması ve toplama ekipmanlarının kullanımı hakkında bilgi verdi. İşletmelere Yerinde Bilgilendirme ve Toplama Ekipmanı Desteği Proje kapsamında belirlenen bölgelerde yer alan kafe ve restoran işletmeleri ve AVM yönetimleri bilgilendirme ekipleri tarafından birebir ziyaret edildi. Ziyaretlerde, işletmelere cam ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanmasının önemi anlatılırken; toplama süreci, ekipman kullanımı ve uygulama adımları hakkında bilgi verildi. Sahaya yerleştirilen geri dönüşüm konteynerleri ve işletmelere sağlanacak toplama ekipmanlarıyla cam ambalaj atıklarının düzenli olarak toplanması sağlanacak. Toplanan cam ambalaj atıkları, belirlenen periyotlarla geri dönüşüm tesislerine ulaştırılarak yeniden ekonomiye kazandırılacak. Camkurtaran Projesi Sürdürülebilir Gelecek İçin Örnek Bir Model Sunuyor Camkurtaran Projesi, cam ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanarak geri dönüşüm sürecine kazandırılmasını ve döngüsel ekonomiye katkı sağlamasını hedefliyor. Bu sayede enerji tasarrufuna, doğal kaynakların korunmasına, karbon emisyonlarının azaltılmasına ve çevresel sürdürülebilirliğe destek olunurken; işletmelerin çevresel sorumluluk bilincinin güçlendirilmesi ve geri dönüşüm süreçlerine aktif katılımının artırılması amaçlanıyor. ÇEVKO Vakfı tarafından yürütülen Camkurtaran Projesi, cam ambalaj geri dönüşümünde örnek bir uygulama modeli olarak dikkat çekiyor ve sürdürülebilir şehircilik çalışmalarına katkı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İşletmeler, İhtiyaçlarını Karşılayan Fintech Çözümlere Yöneliyor Haber

İşletmeler, İhtiyaçlarını Karşılayan Fintech Çözümlere Yöneliyor

Türkiye’nin uçtan uca tahsilatta, inovatif fintech çözümleriyle hızla büyüyen şirketlerinden Pluspay, sahadan aldığı geri bildirimlerle ödeme sistemlerine tailored (terzi usulü) esnek yaklaşımlar geliştiriyor. Pluspay CEO’su Girayhan Koç, ”Beklentileri iyi analiz ederek ekonomik faaliyetin en canlı olduğu kesimleri fintech çözümlerimizle buluşturuyoruz. Ödeme dünyasında sınırları kaldırarak standartları ileriye taşıyoruz” dedi. Son yıllarda hızla gelişen fintech çözümleri, işletmelere finansal süreçlerini daha hızlı ve verimli yönetme fırsatı sunuyor. Geleneksel finansal sistemlerde krediye erişim, ödeme süreçleri ve muhasebe yönetimi zaman alıcı ve maliyetli olabilirken, dijital çözümler bu süreçleri kolaylaştırıyor. Sahadan aldığı geri bildirimlerle ödeme sistemlerine terzi usulü esnek yaklaşımlar geliştiren Pluspay’in CEO’su Girayhan Koç, “En iyi çözümü, en kolay kullanım şekliyle sunmayı hedefleyen felsefemiz sayesinde, her geçen gün üye işyeri ve partner firma sayımızı artırarak ilerlemeye devam ediyoruz” dedi. Fintech çözümleri, işletmeler için en büyük avantaj Ödeme dünyasında sınırları kaldıran ve standardı ileriye taşıyan öncü rol üstlendiklerini belirten Koç, “Mobil, sanal ya da fiziki POS alternatifleri, QR kod ile ödeme, mobil cüzdan entegrasyonu ya da online krediye erişim gibi fintech araçları, işletmelerin pazardaki rekabet gücünü artırıyor. Özellikle ödeme süreçlerinin güvenli ve hızlı olması son derece hayati. İşletmeler, en büyük avantajı teknolojiyle gelen verimlilikten sağlayabildiklerini anladılar. O nedenle ihtiyaçlarına uygun çözüm neredeyse onu arayıp buluyorlar. Bu bir bakıma fintech ekosisteminin gelişimi için de dinamo rolü oynuyor” şeklinde konuştu. Yasal uyumluluk, güvenlik ve hız bir arada Pluspay’in tahsilatta uçtan uca tek hesap, tek ekran, tek nokta geçidi stratejisini anlatan Koç, “HORECA (Otel, Restoran, Kafe) sektöründeki işletmelerden, lojistik ve saha operasyonlarındaki ekiplere, tüm Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler’e kadar geniş bir kesime hitap ediyoruz. Beklentileri yılların deneyimi ve sahadan aldığımız geri bildirimlerle iyi analiz ediyoruz. BKM TechPOS ile tüm banka kartları geçerli Bankaların ve ödeme cihazı (POS/ÖKC) üreticilerinin Bankalararası Kart Merkezi (BKM) üzerinden tek bir altyapı ile karşılıklı çalışmasını sağlayan bir entegrasyon sistemi olan BKM TechPOS kapsamında olmamız sayesinde tüm banka kartlarından ödeme alabiliyoruz. BKM TechPOS entegrasyonu ile tüm bankalardan tahsilat, taksit, kampanya tanımları, dijital slip, tek bir uygulama üzerinden kullanılabiliyor. Bu, hem işletmeler hem de tüketiciler için ödeme deneyimini büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Tek oran ve aidatsız cihazlar Üye işyerlerimize tek oran sunuyor ve yıllık teminat bedeli almıyoruz. Cihaz kullanımını aylık fiyatlandırıyor, ayrılık durumunda herhangi bir bedel almıyoruz. Fiyatlama politikamız proje isteklerine göre daha avantajlı seviyelere de gelebiliyor. Tüm yemek kartlarıyla entegrasyon imkanı Sipariş yöneten yazılımlara entegrasyonumuz sayesinde geniş bir kapsam alanına sahibiz. Bir restoran Pluspay’le çalışmak istediğinde neredeyse sipariş yöneten yazılımların yarısıyla işbirliğimiz olduğu için hemen çalışmaya başlayabiliyoruz. Pazara hakim, POS cihazlarına entegre tüm yemek kartlarıyla entegrasyon sağlıyoruz. Farklı donanım ve POS seçenekleri E-Fatura POS, Sanal POS, Cepte POS ya da EFT POS gibi çoklu POS seçeneklerinin yanı sıra ihtiyaca uygun donanım alternatifleri de sunuyoruz. Kiosk, mini, tablet ya da Pos Lite gibi farklı donanımlarla da tüm bu hizmetlerimizi ihtiyaca uygun şekilde esnek hale getiriyoruz. Üye işyeri yönetim paneli Üye işyerlerine sunduğumuz yönetim paneli ile hizmet verdiğimiz noktalar şube yönetimi, personel yönetimi, cihaz yönetimi gibi yeteneklere kavuşmaktadır. Bununla birlikte sipariş, tahsilat, iptal, iade gibi ödemeye konu tüm aksiyonlar tek bir ekranda kayıt altına alınmakta. Ayrıca sistem, valörlü çalışmak isteyen üye işyerlerinin bekleyen valörlerini gördüğü ve finansal akışını yönettiği ekranlara da sahip. Her işlem için oluşan faturaların görüntülendiği ve KDV raporu gibi muhasebesel raporları da üreten yönetim paneli rutin muhasebe operasyonlarında da üye işyerlerimize büyük kolaylık sağlamaktadır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bonna Üst Üste Üçüncü Kez İhracat Şampiyonu Haber

Bonna Üst Üste Üçüncü Kez İhracat Şampiyonu

Marka, ihracatını artırarak 2025 yılında da Porselen Sofra Mutfak Eşyası kategorisinde liderliğini sürdürdü ve üçüncü kez ihracat şampiyonu oldu. 6 kıtada 100’ü aşkın ülkede faaliyet gösteren Bonna, toplam satışlarında ihracatın payını yüzde 28’e çıkararak global gücünü pekiştirdi. 2014 yılından bugüne HoReCa sektörüne özel çözümleriyle öne çıkan, gastronomi profesyonellerine kaliteli ve estetik sunum ekipmanları sunan Bonna, ihracattaki istikrarlı yükselişini sürdürerek bir kez daha sektörünün zirvesinde yer aldı. Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği (ÇCSİB) tarafından düzenlenen İhracatın Şampiyonları Ödülleri’nde, Porselen Sofra Mutfak Eşyası kategorisinde “En Fazla İhracat Gerçekleştiren Firma” olarak birincilik ödülüne layık görülen Bonna, ihracat şampiyonluğunu pekiştirdi. Bonna, ihracattaki başarısını 2025 yılında da ileri taşıdı. Geçtiğimiz yıllara kıyasla ihracat oranını artırarak büyümesini sürdüren marka, global pazarlardaki etkinliğini güçlendirdi. 2025 yılı itibarıyla Bonna’nın ihracatta öne çıkan ilk 10 pazarı; İspanya, Rusya, İsveç, Almanya, İtalya, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Amerika Birleşik Devletleri, Yunanistan ve Meksika oldu. Bu geniş coğrafi dağılım, markanın farklı pazarlardaki güçlü konumunu ve sürdürülebilir büyüme stratejisini ortaya koyuyor. İhracattaki payını artırarak toplam satışlarının yüzde 28’ini ihracattan elde eden Bonna, aynı kategoride üst üste üçüncü kez bu ödülü kazanmanın da gururunu yaşıyor. “Sektöre değer katmaya ve global ölçekte büyümeye devam edeceğiz” Bonna Genel Müdürü Erbil Aşkan, elde edilen başarıya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “İhracattaki istikrarlı büyümemizi sürdürerek bir kez daha sektörümüzün lideri olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Toplam satışlarımız içinde ihracatın payını yüzde 28’e çıkararak, global pazarlardaki gücümüzü daha da pekiştirdik. Bugün ürünlerimizin dünyanın dört bir yanında, yaratıcı şeflerin sunumlarında yer alması bizim için en büyük motivasyon kaynağı. Önümüzdeki dönemde de inovasyon odağımızı koruyarak, HoReCa sektörüne değer katmaya ve global ölçekte büyümeye devam edeceğiz.” Bonna, önceki yıllarda da aynı kategoride elde ettiği derecelerle ihracattaki başarısını istikrarlı şekilde sürdürmüş; uluslararası pazarlarda kazandığı güçlü konumunu her yıl daha da ileri taşımayı başarmıştı. 2025 yılında elde ettiği bu yeni başarıyla birlikte marka, ihracat şampiyonluğunu pekiştirerek global büyüme yolculuğuna hız kesmeden devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.